<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kolon Kanseri | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kolon-kanseri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kolon-kanseri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Apr 2026 10:08:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Kolon Kanseri | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kolon-kanseri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hastaya Özel Tümör Kopyasıyla Laboratuvarda En Etkili İlaç Belirleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hastaya-ozel-tumor-kopyasiyla-laboratuvarda-en-etkili-ilac-belirleniyor-624357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:08:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastaya]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kopyasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvarda]]></category>
		<category><![CDATA[laç]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[Organoid]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde “deneme-yanılma” dönemi yavaş yavaş kapanıyor. Şu sıralar özellikle kolon kanserinde yapılan araştırmalar umut vaat ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaya-ozel-tumor-kopyasiyla-laboratuvarda-en-etkili-ilac-belirleniyor-624357">Hastaya Özel Tümör Kopyasıyla Laboratuvarda En Etkili İlaç Belirleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kanser tedavisinde “deneme-yanılma” dönemi yavaş yavaş kapanıyor. Şu sıralar özellikle kolon kanserinde yapılan araştırmalar umut vaat ediyor. Kolon kanserinde hastadan alınan tümör dokusu laboratuvarda kopyalanarak üç boyutlu bir “organoid” modeli oluşturuluyor ve hedefe yönelik ilaçlar bu model üzerinde deneniyor. Böylece her hastaya özel en etkili tedavi seçeneği, tedaviye başlanmadan önce belirlenebiliyor. Yapay zekâ destekli bu yeni yaklaşım, hem dünyada hem Türkiye’de öncü ve ilk olma özelliği taşıyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Bilişimi ve Biyoistatistik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uğur Sezerman liderliğinde yürütülen proje, Organoid alanındaki çalışmalarıyla tanınan İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi Baş Araştırmacısı ve bir organoid firması kurucusu Prof. Dr. Esra Erdal iş birliğiyle, kolon kanserinde kişiye özel tedaviyi somut bir laboratuvar modeline taşıyor. Proje kapsamında geliştirilen sistemle, yaklaşık 6 hafta gibi kısa bir sürede hastanın tümörüne en etkili ilacın belirlenmesi hedefleniyor.</strong></em></p>
<p>Bioinformatik alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Uğur Sezerman, kanserde artık çok katmanlı veri analizinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Tümörün dijital ve biyolojik haritasını çıkardıklarına dikkat çeken Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Bioinformatik; tıbbi verileri bilgisayar tabanlı yaklaşımlarla analiz ederek tanı ve tedavide kullanılacak yöntemler geliştiren bir alan. Günümüzde DNA dizileme teknolojileri sayesinde elimizde çok büyük miktarda veri var. Özellikle kanserde, tümör dokusunu ve kandan elde edilen DNA’yı dizileyerek tümöre özgü somatik varyasyonları tespit edebiliyoruz” diyor.</p>
<p>Bu analizler sayesinde tümörün hangi genetik değişimlerle tetiklendiği, hangi sinyal mekanizmaları üzerinden büyüdüğü ortaya konuyor. Ancak tümör tek tip bir yapı değil. Heterojen, yani farklı klonlardan oluşan karmaşık bir yapı. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Tümör içindeki farklı klonları ve her birinin ‘driver’ dediğimiz tetikleyici mekanizmalarını belirleyebiliyoruz. Böylece tümördeki çeşitliliği yakalamış oluyoruz” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b>Sadece DNA Yetmiyor: Çok Katmanlı “Omik” Analiz</b></p>
<p>Kolon kanseriyle ilgili yürüttükleri proje yalnızca DNA dizilemesiyle sınırlı değil. Transkriptom analizleriyle hangi genin ne kadar üretildiği ölçülüyor; sağlıklı ve tümör dokusu karşılaştırılıyor. Epigenetik mekanizmalar da incelenerek hangi genlerin aktif, hangilerinin baskılanmış olduğu ortaya konuyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Tümörün genetik yapısından hücre içinde üretilen proteinlere ve metabolik ürünlere kadar çok sayıda biyolojik veriyi, yani ‘omik veri’yi bir araya getirerek hastanın tümörünün detaylı bir modelini oluşturuyoruz. Bu kadar büyük ve karmaşık veriyi insanın tek başına analiz etmesi mümkün olmadığı için yapay zekâdan yararlanıyoruz. Bu analizlerin ardından geliştirdiğimiz PANACEA yöntemi devreye giriyor. Ağ temelli algoritmalarla tümörün tetikleyici genleri ve ilaçlarla hedef alınan genler haritalanıyor. Amaç; tüm tetikleyici mekanizmaları aynı anda susturabilecek en uygun ilaç ya da ilaç kombinasyonunu belirlemek” diyor. </p>
<p><b>Laboratuvarda “Mini Organlar” Oluşturuluyor</b></p>
<p>Prof. Dr. Uğur Sezerman laboratuvar ortamında üretilen organoidlerin çok önemli olduğunu vurguluyor: “Hastadan alınan dokudan laboratuvar ortamında üretilen, üç boyutlu ve gerçek organa biyolojik olarak oldukça benzeyen mini doku modellerine ‘organoid’ diyoruz. Bu yapılar, tümörün hücresel mimarisini ve biyolojik davranışını büyük ölçüde taklit eder. Bu sayede ilaçlar, doğrudan hastanın tümörünün kopyası üzerinde denenebilir. Böylece hayvan deneylerine de ihtiyaç kalmaz”…</p>
<p><b>Kolon Kanseri Çalışması Dünyada ve Türkiye’de Bir İlk</b></p>
<p>Kolon kanseriyle ilgili yürütülen yeni projede, kolon kanseri hastasından alınan dokudan kişiye özel bir organoid oluşturulacak. Önce yapay zekâ ile tümörün tetikleyici mekanizmaları belirlenecek, ardından bu mekanizmaları hedefleyen ilaç adayları seçilecek. Bu ilaçlar, kök hücre ve organoid teknolojileri laboratuvarında üretilecek organoid modelleri üzerinde test edilecek.</p>
<p>Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Organoidler özellikle kolon kanserinde kanseri mimik edecek şekilde başarıyla üretilebiliyor; ancak bizim farkımız, kişinin kanser mekanizmasını aydınlatıp doğrudan hedefe yönelik ilaçların bu model üzerinde denenmesini sağlamak. Yüzlerce ilaç denemektense, birkaç deneyle hızlı bir şekilde organoid tümör üzerinde hastaya uygun tedaviyi belirlemenin mümkün olduğu bu yöntem dünyada da bir ilk. Omik verilerden hastanın dirençli olduğu ilaçları da, geliştirdiğimiz yapay zeka yöntemleri ile belirliyoruz. Böylece hastanın yanıt verebileceği ilaçlar ile deneme yapılmasını sağlayarak hem ekonomik yükü hafifletiyor hem de denemelerin hızlanması açısından sürece önemli katkıda bulunuyoruz” diyor.  </p>
<p>Bu çalışma sayesinde yaklaşık 6 hafta içinde hangi ilacın etkili olduğu belirlenecek ve sonuç doğrudan klinisyene bildirilecek. Sonrasında da hekim, en etkili tedaviyi hastaya uygulayacak. Bu tedavilerin rutine girebilmesi için tabii ki uluslararası kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç olacak.</p>
<p><b>İlk Aşamada Son Evre Hastalarda Uygulanacak</b></p>
<p>Organoidlerin ilaç denemelerinde kullanımı FDA tarafından da onaylanmış durumda. Bu yaklaşım, deney hayvanı kullanımını önemli ölçüde azaltma potansiyeli de taşıyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Organoid üzerinde deneyeceğimiz ve çalışan tedavinin, gerçek tümörde de çalışmasını hedefliyoruz. Bu model sayesinde hayvan deneylerine ihtiyaç büyük ölçüde ortadan kalkabilir” diyor.</p>
<p>Çalışma ilk etapta, mevcut tüm tedavileri almış ve yanıt alınamamış son evre kolon kanseri hastalarında uygulanacak. Ancak hedef çok daha büyük. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Yöntemler geliştikçe bunu son aşamadaki hastalarda değil, hastaya ilk tanı konduğu anda uygulayabileceğiz. Böylece hasta zaman kaybetmeyecek; gereksiz ve etkisiz tedavilerle maddi ve biyolojik yük altına girmeyecek. Kolon kanserinin tüm alt türlerinde uygulanabilecek olan bu yöntem, tamamen kişiye özel bir yaklaşım sunuyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b>2 Yılda 30 Hasta, 5 Yılda Klinik Rutine Girebilir</b></p>
<p>TEYDEB onayı alan proje kapsamında iki yıl içinde 30 hasta üzerinde uygulama tamamlanacak. Ardından yöntemin diğer kanser türlerinde, özellikle meme kanserinde uygulanması planlanıyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Kanser ciddi bir yara. Gereksiz ve etkisiz tedaviler hastanın en değerli şeyi olan zamanını alıyor. Artık tıbbın özüne gidip, hastalık yoktur hasta vardır yaklaşımıyla hastalığın tetikleyici mekanizmasını bulup onu hedefleyen çözümler üretmek zorundayız. Tıpta bu yaklaşımın 5 yıl içinde çok daha yaygın hale geleceğine inanıyorum. Kanserde yeni dönem artık çok net: Tümörü tam olarak anlamadan tedaviye başlanmamalı. İlaç hastaya verilmeden önce, laboratuvarda oluşturulan tümörün kopyasında denenmeli<strong>”</strong> diyor.</p>
<p>Kolon kanseriyle başlayan bu çalışma; gelecekte diğer kanserlerde olduğu gibi ülseratif kolit, irritabl bağırsak sendromu gibi hastalıklarda da organoid modelleri üzerinden kişiye özel tedavilerin geliştirilmesinin önünü açabilir… </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaya-ozel-tumor-kopyasiyla-laboratuvarda-en-etkili-ilac-belirleniyor-624357">Hastaya Özel Tümör Kopyasıyla Laboratuvarda En Etkili İlaç Belirleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon Kanserinin 6 Belirtisi İle Karşılaşmadan Önlem Alın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinin-6-belirtisi-ile-karsilasmadan-onlem-alin-622962</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 08:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alın]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaşmadan]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanseri, kansere bağlı ölümler arasında da üst sıralarda yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinin-6-belirtisi-ile-karsilasmadan-onlem-alin-622962">Kolon Kanserinin 6 Belirtisi İle Karşılaşmadan Önlem Alın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanseri, kansere bağlı ölümler arasında da üst sıralarda yer alıyor. En sık 50 yaş ve üzerindeki kişilerde görülse de son yıllarda gençlerde de artış gösteriyor. Kalın bağırsağın iç yüzeyinde başlayan bu hastalık, genellikle “polip” adı verilen küçük oluşumlarla başlıyor ve yıllar içinde kansere dönüşebiliyor. Her iki cinsiyette de görülen ve çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyen kolon kanseri erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebiliyor. Memorial Dicle Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Doç. Dr. Remzi Beştaş, kolon kanserinde düzenli tarama testleri ve erken tanın önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kolon kanseri dünyada en sık görülen kanserlerden biri</strong></p>
<p>Kolorektal kanserler dünya genelinde en sık görülen üçüncü kanser türü olup, kansere bağlı ölümler arasında ikinci sırada yer almaktadır. En sık görülme yaşı 50 yaş ve üzeri olsa da son yıllarda genç yaş gruplarında da görülmeye başlanmıştır. Ancak bu hastalığın önemli bir özelliği bulunmaktadır. Kolon kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli tarama programlarına katılım ve toplumda farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Kolon kanseri erken dönemde belirti vermeyebilir</strong></p>
<p>Kolorektal kanserler sinsi seyirli hastalıklar arasında yer alır ve erken evrelerde herhangi bir belirti vermeyebilir. Hastalık ilerledikçe bazı belirtiler ortaya çıkabilir.</p>
<ol>
<li>Dışkıda kan görülmesi, </li>
<li>Uzun süre devam eden kabızlık veya ishal, </li>
<li>Tuvalet alışkanlıklarında değişiklik, </li>
<li>Karın ağrısı ve şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı,</li>
<li>Sürekli yorgunluk ve halsizlik, </li>
<li>Dışkı şeklinde değişiklik ve demir eksikliğine bağlı </li>
</ol>
<p>Bu belirtilerden biri veya birkaçının görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir gastroenteroloji uzmanına başvurmak erken tanı açısından büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Bazı risk faktörleri kolon kanseri riskini artırıyor</strong></p>
<p>50 yaş ve üzeri olmak, ailede kolon kanseri öyküsü bulunması, fazla kırmızı et tüketimi ve liften fakir beslenme gibi sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı, obezite, sigara ve alkol kullanımı ile inflamatuvar bağırsak hastalıkları kolon kanseri riskini artırabilmektedir. Bu risk faktörlerine sahip kişilerin kolon kanseri tarama programlarına daha dikkatli şekilde katılması ve düzenli kontrollerini yaptırması önerilmektedir.</p>
<p><strong>Tarama testleri kanseri ortaya çıkmadan önleyebilir</strong></p>
<p>Kolon kanserinde en önemli basamak erken tanıdır. Kolonoskopi ile bağırsakta oluşabilecek poliplerin tespit edilmesi ve çıkarılması sayesinde kanser gelişimi daha ortaya çıkmadan önlenebilir. Kolon kanseri için önerilen tarama yaşı genellikle 45 olarak kabul edilmektedir. Tarama yöntemleri arasında 10 yılda bir kolonoskopi, yılda bir gaitada gizli kan testi, üç yılda bir gaita DNA testi ve beş yılda bir BT kolonoskopi yer almaktadır. Aile öyküsü bulunan veya yüksek risk grubunda yer alan kişilerde tarama daha erken yaşlarda ve daha sık aralıklarla yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kolon kanseri riskini azaltabilir</strong></p>
<p>Kolon kanseri riskini azaltmak için yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler oldukça etkili olabilir.</p>
<ul>
<li>Lif açısından zengin sebze ve meyve tüketmek, </li>
<li>Kırmızı ve işlenmiş et tüketimini azaltmak, </li>
<li>Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kiloyu korumak, </li>
<li>Sigara ve alkolden uzak durmak </li>
<li>Düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek kolon kanseri riskini azaltmaya yardımcı olur.</li>
</ul>
<p>Dünya genelinde Mart ayı Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul edilmektedir ve mavi kurdele ile simgelenmektedir. Bu ay boyunca hastalık hakkında farkındalık oluşturulması ve bireylerin tarama testlerine yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Çünkü kolon kanseri erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebilen bir hastalık olarak öne çıkmaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinin-6-belirtisi-ile-karsilasmadan-onlem-alin-622962">Kolon Kanserinin 6 Belirtisi İle Karşılaşmadan Önlem Alın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon Kanseri Riskini Artıran Bu Faktörlere Dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-riskini-artiran-bu-faktorlere-dikkat-622505</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 08:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıran]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[faktörlere]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622505</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolon kanseri (kolorektal kanserler), özellikle beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları nedeniyle son yıllarda sık görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-riskini-artiran-bu-faktorlere-dikkat-622505">Kolon Kanseri Riskini Artıran Bu Faktörlere Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolon kanseri (kolorektal kanserler), özellikle beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları nedeniyle son yıllarda sık görülüyor. Dünya genelinde en sık tanı alan üçüncü kanser türü ve kansere bağlı ölümlerin en sık ikinci nedeni olan kolon kanserinin, ülkemizde ve dünyada 45 yaş altında görülme sıklığı giderek artıyor. Ancak teşhis ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde yaşam kalitesi ve süresi artırılabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Halit Karaca, kolon kanseri ile ilgili önemli bilgiler verdi.</p>
<p>Toplumdaki kolon kanseri vakalarının % 70’i farklı zamanlarda ve öngörülemez şekilde ortaya çıkmaktadır. Kalıtsal genetik mutasyonlara sahip durumlar, vakaların % 3-5’ini oluşturmaktadır. Hastaların yaklaşık % 20- 25’inde güçlü bir aile öyküsü bulunmaktadır. Yani kalıtsal bir mutasyon nedeniyle kolon kanseri ortaya çıkmaktadır. </p>
<p><strong>Kolon kanseri riskini artıran nedenler</strong></p>
<ul>
<li>Yaş: Kalıtsal genetik nedenli vakaların dışındaki kolon kanserinde tanı konulan ortalama yaş 65’in üzerindedir.</li>
<li>Aile öyküsü: Ailede kolon kanseri vakasının olması, kişinin de bu hastalığa yakalanma riskini artırır. Kalıtsal kolon kanseri ile ilgili mutasyonlar yani HNPCC, FAP ve Peutz-Jegher polipozisi gibi, kolon kanseri riskini artıran genetik durumlardır.</li>
<li>Kolonoskopi taramasında belirlenen adenomlar: Kanser riski en yüksek seviyede polipler de (villöz adenomlar, tübülo-villöz adenomlar) görülmektedir.</li>
<li>İltihaplı bağırsak hastalığı öyküsü: Ülseratif kolitin, iltihabi bağırsak hastalığı tanısından sonraki ilk 10 ila 20 yıl içinde tahmini yıllık kanser görülme sıklığı % 0,5’dir. Bundan sonra yılda ise % 1’e yükselmektedir. Crohn hastalığı, ileokolik bölgede mevcutsa kanser riskini artabilir. </li>
<li>Çevre ve yaşam tarzı: Aşırı alkol tüketimi, sigara tiryakiliği, obezite, işlenmiş raf ömrü uzun gıdalar, insülin direnci, aşırı radyasyon maruziyeti ve bağışıklık sisteminin baskılanması riski artırmaktadır.</li>
</ul>
<p> <strong>Erken teşhisle yaşam süresi uzuyor</strong></p>
<p>Kolon kanserinde klinik muayeneler ve tarama yoluyla erken teşhis, görüntülemedeki gelişmelerle daha doğru evre belirleme, cerrahi tekniklerdeki iyileşmenin yanı sıra kemoterapi ve radyasyondaki ilerlemeler sayesinde yaşam süresi uzamaktadır. Özellikle doğru planlanan kemoterapi, yeni nesil akıllı ilaçlar ve immunoterapiler sayesinde vücudun diğer bölgelerine yayılan kanserli hücrelerle mücadelenin başarısı artmaktadır. </p>
<p><strong>Amaç kanserli hücreleri yok etmek</strong></p>
<p>Kolon kanseri için uygulanan kemoterapi, vücuttaki hızlı büyüyen kanser hücrelerini yok etmeyi amaçlamaktadır. Bu ilaçlar genellikle damar yoluyla ya da tablet şeklinde ağızdan alınmaktadır. Kolon kanseri tedavisinde kemoterapi genellikle cerrahi, radyoterapi, hedefli tedavi (akıllı ilaçlar) veya immünoterapi gibi diğer tedavilere ek olarak kullanılır. Kemoterapi, iyileşme şansını artırmak ya da kanserin tekrarlama riskini azaltmak, belirtileri hafifletmek veya kanser hastalarının daha uzun ve daha kaliteli bir yaşam sürmelerine yardımcı olmak için kullanılır. Kemoterapi, cerrahi öncesi ya da sonrasında hastalarında sağ kalım oranını yükseltmektedir. Hastaların 4’te 3’ünün ameliyat sayesinde ek tedavi ile nüks oranları azalırken genel sağ kalımı iyileştirme çabası, kolon kanseri tedavisinin evriminde önemli bir adım olmuştur.</p>
<p><strong>Tekrarlama riskine karşı kemoterapi</strong></p>
<p>Kolon kanseri ameliyatından sonra, varsa kalan kanserli hücreleri yok etmek ve tekrarlama riskini azaltmak için genellikle adjuvan kemoterapi olarak adlandırılan tedavi önerilir. Adjuvan kemoterapiye çoğunlukla kolon kanseri ameliyatından sonraki 8 hafta içinde başlanmaktadır. Ameliyattan sonra kansere dair hiçbir kanıt kalmasa bile, kanserin tekrarlama veya vücudun diğer bölgelerine yayılma (metastaz) riski yüksekse, adjuvan kemoterapi yine de önerilebilir.</p>
<ul>
<li>Kolon kanserinin bulunduğu bölgenin yakınındaki lenf düğümlerinde kanser hücreleri varsa</li>
<li>Kalın bağırsakta kanser bölgesinde perforasyon adı verilen bir yırtık oluşmuşsa</li>
<li>Kanser hücreleri, hızlı büyüyen ve yayılan, az farklılaşmış veya yüksek dereceli kanser hücreleri olarak adlandırılan türdense</li>
<li>Kanser bağırsakta tıkanıklığa yani obstrüksiyona neden oluyorsa risk artabilmektedir. </li>
</ul>
<p>Bu durumda kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanarak başarı şansı artırılmaktadır.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-riskini-artiran-bu-faktorlere-dikkat-622505">Kolon Kanseri Riskini Artıran Bu Faktörlere Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kolon Kanserinde Yeni Çağ: Tümör Laboratuvarda Kopyalanıyor, En Etkili İlaç Kopya Üzerinde Denenerek Hastaya Veriliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yeni-cag-tumor-laboratuvarda-kopyalaniyor-en-etkili-ilac-kopya-uzerinde-denenerek-hastaya-veriliyor-620984</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çağ]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kopyalanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvarda]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[Organoid]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde “deneme-yanılma” dönemi yavaş yavaş kapanıyor. Şu sıralar özellikle kolon kanserinde yapılan araştırmalar umut vaat ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yeni-cag-tumor-laboratuvarda-kopyalaniyor-en-etkili-ilac-kopya-uzerinde-denenerek-hastaya-veriliyor-620984">&#8220;Kolon Kanserinde Yeni Çağ: Tümör Laboratuvarda Kopyalanıyor, En Etkili İlaç Kopya Üzerinde Denenerek Hastaya Veriliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kanser tedavisinde “deneme-yanılma” dönemi yavaş yavaş kapanıyor. Şu sıralar özellikle kolon kanserinde yapılan araştırmalar umut vaat ediyor. Kolon kanserinde hastadan alınan tümör dokusu laboratuvarda kopyalanarak üç boyutlu bir “organoid” modeli oluşturuluyor ve hedefe yönelik ilaçlar bu model üzerinde deneniyor. Böylece her hastaya özel en etkili tedavi seçeneği, tedaviye başlanmadan önce belirlenebiliyor. Yapay zekâ destekli bu yeni yaklaşım, hem dünyada hem Türkiye’de öncü ve ilk olma özelliği taşıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Bilişimi ve Biyoistatistik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uğur Sezerman liderliğinde İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi’nden Baş Araştırmacı Prof. Dr. Esra Erdal iş birliğiyle yürütülen proje, kolon kanserinde kişiye özel tedaviyi somut bir laboratuvar modeline taşıyor. Proje kapsamında geliştirilen sistemle, yaklaşık 6 hafta gibi kısa bir sürede hastanın tümörüne en etkili ilacın belirlenmesi hedefleniyor.</strong></em></p>
<p>Bioinformatik alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Uğur Sezerman, kanserde artık çok katmanlı veri analizinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Tümörün dijital ve biyolojik haritasını çıkardıklarına dikkat çeken Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Bioinformatik; tıbbi verileri bilgisayar tabanlı yaklaşımlarla analiz ederek tanı ve tedavide kullanılacak yöntemler geliştiren bir alan. Günümüzde DNA dizileme teknolojileri sayesinde elimizde çok büyük miktarda veri var. Özellikle kanserde, tümör dokusunu ve kandan elde edilen DNA’yı dizileyerek tümöre özgü somatik varyasyonları tespit edebiliyoruz” diyor.</p>
<p>Bu analizler sayesinde tümörün hangi genetik değişimlerle tetiklendiği, hangi sinyal mekanizmaları üzerinden büyüdüğü ortaya konuyor. Ancak tümör tek tip bir yapı değil. Heterojen, yani farklı klonlardan oluşan karmaşık bir yapı. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Tümör içindeki farklı klonları ve her birinin ‘driver’ dediğimiz tetikleyici mekanizmalarını belirleyebiliyoruz. Böylece tümördeki çeşitliliği yakalamış oluyoruz” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b>Sadece DNA Yetmiyor: Çok Katmanlı “Omik” Analiz</b></p>
<p>Kolon kanseriyle ilgili yürüttükleri proje yalnızca DNA dizilemesiyle sınırlı değil. Transkriptom analizleriyle hangi genin ne kadar üretildiği ölçülüyor; sağlıklı ve tümör dokusu karşılaştırılıyor. Epigenetik mekanizmalar da incelenerek hangi genlerin aktif, hangilerinin baskılanmış olduğu ortaya konuyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Tümörün genetik yapısından hücre içinde üretilen proteinlere ve metabolik ürünlere kadar çok sayıda biyolojik veriyi, yani ‘omik veri’yi bir araya getirerek hastanın tümörünün detaylı bir modelini oluşturuyoruz. Bu kadar büyük ve karmaşık veriyi insanın tek başına analiz etmesi mümkün olmadığı için yapay zekâdan yararlanıyoruz. Bu analizlerin ardından geliştirdiğimiz PANACEA yöntemi devreye giriyor. Ağ temelli algoritmalarla tümörün tetikleyici genleri ve ilaçlarla hedef alınan genler haritalanıyor. Amaç; tüm tetikleyici mekanizmaları aynı anda susturabilecek en uygun ilaç ya da ilaç kombinasyonunu belirlemek” diyor. </p>
<p><b>Laboratuvarda “Mini Organlar” Oluşturuluyor</b></p>
<p>Prof. Dr. Uğur Sezerman laboratuvar ortamında üretilen organoidlerin çok önemli olduğunu vurguluyor: “Hastadan alınan dokudan laboratuvar ortamında üretilen, üç boyutlu ve gerçek organa biyolojik olarak oldukça benzeyen mini doku modellerine ‘organoid’ diyoruz. Bu yapılar, tümörün hücresel mimarisini ve biyolojik davranışını büyük ölçüde taklit eder. Bu sayede ilaçlar, doğrudan hastanın tümörünün kopyası üzerinde denenebilir. Böylece hayvan deneylerine de ihtiyaç kalmaz”…</p>
<p><b>Kolon Kanseri Çalışması Dünyada ve Türkiye’de Bir İlk</b></p>
<p>Kolon kanseriyle ilgili yürütülen yeni projede, kolon kanseri hastasından alınan dokudan kişiye özel bir organoid oluşturulacak. Önce yapay zekâ ile tümörün tetikleyici mekanizmaları belirlenecek, ardından bu mekanizmaları hedefleyen ilaç adayları seçilecek. Bu ilaçlar, kök hücre ve organoid teknolojileri laboratuvarında üretilecek organoid modelleri üzerinde test edilecek.</p>
<p>Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Organoidler özellikle kolon kanserinde kanseri mimik edecek şekilde başarıyla üretilebiliyor; ancak bizim farkımız, kişinin kanser mekanizmasını aydınlatıp doğrudan hedefe yönelik ilaçların bu model üzerinde denenmesini sağlamak. Yüzlerce ilaç denemektense, birkaç deneyle hızlı bir şekilde organoid tümör üzerinde hastaya uygun tedaviyi belirlemenin mümkün olduğu bu yöntem dünyada da bir ilk. Omik verilerden hastanın dirençli olduğu ilaçları da, geliştirdiğimiz yapay zeka yöntemleri ile belirliyoruz. Böylece hastanın yanıt verebileceği ilaçlar ile deneme yapılmasını sağlayarak hem ekonomik yükü hafifletiyor hem de denemelerin hızlanması açısından sürece önemli katkıda bulunuyoruz” diyor.  </p>
<p>Bu çalışma sayesinde yaklaşık 6 hafta içinde hangi ilacın etkili olduğu belirlenecek ve sonuç doğrudan klinisyene bildirilecek. Sonrasında da hekim, en etkili tedaviyi hastaya uygulayacak. Bu tedavilerin rutine girebilmesi için tabii ki uluslararası kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç olacak.</p>
<p><b>İlk Aşamada Son Evre Hastalarda Uygulanacak</b></p>
<p>Organoidlerin ilaç denemelerinde kullanımı FDA tarafından da onaylanmış durumda. Bu yaklaşım, deney hayvanı kullanımını önemli ölçüde azaltma potansiyeli de taşıyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Organoid üzerinde deneyeceğimiz ve çalışan tedavinin, gerçek tümörde de çalışmasını hedefliyoruz. Bu model sayesinde hayvan deneylerine ihtiyaç büyük ölçüde ortadan kalkabilir” diyor.</p>
<p>Çalışma ilk etapta, mevcut tüm tedavileri almış ve yanıt alınamamış son evre kolon kanseri hastalarında uygulanacak. Ancak hedef çok daha büyük. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Yöntemler geliştikçe bunu son aşamadaki hastalarda değil, hastaya ilk tanı konduğu anda uygulayabileceğiz. Böylece hasta zaman kaybetmeyecek; gereksiz ve etkisiz tedavilerle maddi ve biyolojik yük altına girmeyecek. Kolon kanserinin tüm alt türlerinde uygulanabilecek olan bu yöntem, tamamen kişiye özel bir yaklaşım sunuyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b>2 Yılda 30 Hasta, 5 Yılda Klinik Rutine Girebilir</b></p>
<p>TEYDEB onayı alan proje kapsamında iki yıl içinde 30 hasta üzerinde uygulama tamamlanacak. Ardından yöntemin diğer kanser türlerinde, özellikle meme kanserinde uygulanması planlanıyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Kanser ciddi bir yara. Gereksiz ve etkisiz tedaviler hastanın en değerli şeyi olan zamanını alıyor. Artık tıbbın özüne gidip, hastalık yoktur hasta vardır yaklaşımıyla hastalığın tetikleyici mekanizmasını bulup onu hedefleyen çözümler üretmek zorundayız. Tıpta bu yaklaşımın 5 yıl içinde çok daha yaygın hale geleceğine inanıyorum. Kanserde yeni dönem artık çok net: Tümörü tam olarak anlamadan tedaviye başlanmamalı. İlaç hastaya verilmeden önce, laboratuvarda oluşturulan tümörün kopyasında denenmeli<strong>”</strong> diyor.</p>
<p>Kolon kanseriyle başlayan bu çalışma; gelecekte diğer kanserlerde olduğu gibi ülseratif kolit, irritabl bağırsak sendromu gibi hastalıklarda da organoid modelleri üzerinden kişiye özel tedavilerin geliştirilmesinin önünü açabilir… </p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yeni-cag-tumor-laboratuvarda-kopyalaniyor-en-etkili-ilac-kopya-uzerinde-denenerek-hastaya-veriliyor-620984">&#8220;Kolon Kanserinde Yeni Çağ: Tümör Laboratuvarda Kopyalanıyor, En Etkili İlaç Kopya Üzerinde Denenerek Hastaya Veriliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memorial Hastanelerinde Kolon Kanseri Farkındalığı İçin &#8220;Mavi Gün&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/memorial-hastanelerinde-kolon-kanseri-farkindaligi-icin-mavi-gun-620458</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 09:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastanelerinde]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[memorial]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Memorial Sağlık Grubu, kolon kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “Kolon Kanseri İçin Mavi Gün” etkinliklerini düzenledi. İlk kez gerçekleştirilen çalışma kapsamında, farklı şehirlerdeki hastanelerinde eş zamanlı farkındalık buluşmaları yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memorial-hastanelerinde-kolon-kanseri-farkindaligi-icin-mavi-gun-620458">Memorial Hastanelerinde Kolon Kanseri Farkındalığı İçin &#8220;Mavi Gün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Memorial Sağlık Grubu, kolon kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “Kolon Kanseri İçin Mavi Gün” etkinliklerini düzenledi. İlk kez gerçekleştirilen çalışma kapsamında, farklı şehirlerdeki hastanelerinde eş zamanlı farkındalık buluşmaları yapıldı.</strong></p>
<p>Memorial Sağlık Grubu, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum, Diyarbakır ve Kayseri’deki hastanelerinde kolon kanseri farkındalığına dikkat çekmek amacıyla “Kolon Kanseri İçin Mavi Gün” etkinlikleri düzenledi. Farklı şehirlerde eş zamanlı gerçekleştirilen etkinliklerde hastalar, hekimler ve sağlık çalışanları bir araya geldi.</p>
<p>Mavi konseptli alanlar, farkındalık stantları, bilgilendirme etkinlikleri ve hasta hikâyeleri ile kolon kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekildi. Gün boyunca hastane alanlarında kurulan bilgilendirme noktalarında ziyaretçilere kolon kanseri hakkında bilgi verilirken, farkındalık dövizleri ve mavi temalı etkinliklerle konuya dikkat çekildi. Katılımcılar doktorlarla bir araya gelerek kolon kanserine ilişkin merak ettikleri sorulara yanıt bulma fırsatı da yakaladı.</p>
<p>Etkinlikler kapsamında sanat ve medya dünyasından isimler de farkındalık çalışmalarına destek verdi. Memorial Bahçelievler Hastanesi’ndeki etkinliğe katılan Ece Vahapoğlu, kendi deneyimlerinden yola çıkarak kolon kanseri farkındalığının önemine dikkat çekti. Memorial Bahçelievler Hastanesi’ne Ece Vahapoğlu’nun yanı sıra Şebnem Özinal, Memorial Şişli Hastanesi için ise Selin Türkmen, Memorial Göztepe Hastanesi’ndeki etkinliğe Seren Fosforoğlu, Müge Ulusoy ve Ayşen İnci, Memorial Ataşehir Hastanesi’ndeki etkinliğe ise Şahika Ercümen ve Demirhan Demircioğlu katıldı.</p>
<p><strong>Memorial Sağlık Grubu Genel Müdürü Bora Uludüz, </strong>“Mavi Gün” etkinlikleriyle kolon kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi:<strong> </strong></p>
<p>“Kolon kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan kanser türlerinden biri. Bu nedenle toplumda farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor. Memorial olarak bu bilinçle ‘Kolon Kanseri İçin Mavi Gün’ etkinliklerini hastanelerimizde ilk kez hayata geçiriyoruz. Hekimlerimiz, sağlık çalışanlarımız ve toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren bu tür çalışmalarla kolon kanseri konusunda farkındalığı güçlendirmeyi ve erken teşhisin önemine dikkat çekmeyi hedefliyoruz. Memorial Sağlık Grubu olarak toplum sağlığını destekleyen farkındalık ve bilgilendirme çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de sürdürmeye devam edeceğiz.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/memorial-hastanelerinde-kolon-kanseri-farkindaligi-icin-mavi-gun-620458">Memorial Hastanelerinde Kolon Kanseri Farkındalığı İçin &#8220;Mavi Gün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Atalay]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[düşüyor]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kanserle]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada kanserle mücadelede erken tanı ve korunma çalışmaları sürerken kolorektal kanserin görülme oranı artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072">Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm dünyada kanserle mücadelede erken tanı ve korunma çalışmaları sürerken kolorektal kanserin görülme oranı artıyor. ABD’de yayımlanan bir araştırma, kolon kanserinin 50 yaş altındaki kişilerde kanser kaynaklı ölümlerde ilk sıraya yükseldiğini gösteriyor. Günümüzde 30 ve 40’lı yaşlarda kolorektal kanser vakalarını daha sık gördüklerini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay, “Ne yazık ki vakalar artıyor ve birçok hasta bize geç evrede başvuruyor. Kolon kanserinin genç yaşlarda daha sık görülmesinin nedeni tam olarak bilinmese de kötü beslenme, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve obezite gibi alışkanlıkların risk faktörleri arasında yer aldığı düşünülüyor” dedi.</strong></p>
<p>Stresin kolon sağlığı üzerinde önemli etkileri olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay, “Yoğun stres bağışıklık sistemini zayıflatarak vücudu hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirebiliyor. Aynı zamanda bağırsak düzenini etkileyerek bağırsak florasında değişikliklere yol açabiliyor ve bu durum kolon kanseri riskini artırabiliyor. Özellikle konserve ve tütsülenmiş gıdalar, aşırı yağlı beslenme ve fazla kırmızı et tüketimi de bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle dengeli beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak, düzenli hareket etmek ve stresi mümkün olduğunca azaltmak kolon kanserine karşı alınabilecek önemli önlemler arasında yer alıyor” dedi.</p>
<p><strong>Kolon kanserlerinin yüzde 90’ı poliplerden gelişiyor</strong></p>
<p>Günümüzde kolon kanseri taramaları için önerilen yaşın 50’den 40’a düştüğünün altını çizen Atalay, “Kolon kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ı poliplerden gelişiyor. Polipten kansere giden süreç genellikle 5 ila 10 yıl sürebiliyor. Bu bizim için çok önemli bir bilgi. Çünkü birçok kanserde hastalığın nasıl geliştiği net olarak bilinmezken kolon kanserinde süreç daha öngörülebilir. Kolonoskopi ile erken dönemde yapılan taramalar ve poliplerin temizlenmesi, kanser gelişimini önlemede önemli bir fırsat sunuyor” dedi.</p>
<p><strong>Erken tanı ile kemoterapiye bile gerek kalmayabilir</strong></p>
<p>Kolon kanserinde erken dönemde genellikle belirti görülmediğini vurgulayan Atalay, “Hastalar çoğunlukla karın ağrısı, şişkinlik, makattan kanama, kilo kaybı ve kansızlık gibi şikâyetlerle bize başvuruyor. Ancak bu belirtiler ortaya çıktığında hastalık çoğu zaman ilerlemiş oluyor. Oysa kolon kanseri erken evrede yakalandığında tedavi başarısı oldukça yüksek. Erken dönemde yapılan cerrahi çoğu zaman yeterli oluyor hatta kemoterapi ya da radyoterapi gibi ek tedavilere ihtiyaç duyulmayabiliyor. Ayrıca hastalıktan tamamen kurtulma ihtimali yüksek, tekrarlama riski de daha düşük seyrediyor” dedi.</p>
<p><strong>Mide ve pankreas kanserlerine göre tedavide başarı oranı daha yüksek</strong></p>
<p>Kolon kanserinde ameliyatın tedavide önemli bir rolü olduğunu dile getiren Atalay, “Hastalık başka organlara yayılmış olsa bile bazı hastalarda tümör cerrahi olarak çıkarılabiliyor ve bu sayede hastalıktan tamamen kurtulma şansı artıyor. Bu durum mide, pankreas gibi kanserler için geçerli değil. Bu vesileyle özellikle şunu vurgulamak isterim; kolon kanseri tedavi edilebilir bir hastalık. Geç evrede bile cerrahi ile tamamen iyileşme sağlanabilir, bu yüzden hastaların tedaviyi reddetmemesi çok kıymetli” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072">Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 07:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[10]]></category>
		<category><![CDATA[ailede]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[taramalara]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olan kolon kanserinde eğer aile hikayesi varsa taramaların ortalama risk grubuna göre 10 yıl daha erken başlatılması gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728">Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olan kolon kanserinde eğer aile hikayesi varsa taramaların ortalama risk grubuna göre 10 yıl daha erken başlatılması gerekiyor. Düzenli taramalar sayesinde risk grubunda olunsa da kolon kanseri erken dönemde saptanabiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Mürşit Dinçer, kolon kanserinin tanı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Polipler henüz kansere dönüşmeden çıkarılabilir</strong></p>
<p>Kolon kanseri (kolorektal kanserler), dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alır ve kansere bağlı yaşam kayıplarının önemli bir bölümünden sorumludur. Hastalık çoğunlukla kalın bağırsağın veya rektumun mukozasından gelişmektedir. Birçok vakada süreç, başlangıçta iyi huylu olan adenomatöz poliplerin yıllar içerisinde kötü huylu olan malign lezyonlara dönüşüm göstermesi ile ilerlemektedir. Bu dönüşümün uzun bir zaman diliminde gerçekleşmesi ise kolon kanserinin erken tanı ve önleme açısından önemli bir fırsat sunmasına olanak sağlar. Düzenli tarama programları sayesinde polipler henüz kansere dönüşmeden tespit edilip çıkarılabilir.</p>
<p><strong>50 yaş altı kolon kanserindeki artış dikkat çekiyor</strong></p>
<p>Son yıllarda kolon kanseri görülme sıklığında dikkat çekici bir artış gözlenmektedir. Bu artış özellikle 50 yaş altındaki bireylerde daha belirgin haldedir. Batı tipi beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşması, işlenmiş ve rafine gıdaların daha fazla tüketilmesi, liften fakir diyetler, obezite görülme sıklığındaki artış ve fiziksel aktivitenin azalması bu yükselişte önemli rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra bağırsak mikrobiyotasında meydana gelen değişiklikler, yaşam süresinin uzaması ve tanı yöntemlerinin gelişmesi de bildirilen vaka sayılarının artmasına katkıda bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Baba 50 yaşında tanı almışsa çocuk 40 yaşında taramalara başlamalı</strong></p>
<p>Kolon kanseri, düzenli tarama programları sayesinde erken evrede saptanabilen ve hatta polip aşamasında önlenebilen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Ortalama risk grubunda yer alan bireylerde tarama programlarına genellikle 45 yaşında başlanması önerilmektedir. Gaitada gizli kan testi yılda bir veya iki yılda bir uygulanabilmekte, kolonoskopi ise yaklaşık 10 yılda bir yapılması önerilen ve tanı açısından altın standart olarak kabul edilen yöntemlerden biri olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p>Aile öyküsü bulunanlar, daha önce polip saptananlar veya inflamatuar bağırsak hastalığı olan bireyler yüksek risk grubunda yer almakta; bu kişilerde taramaların daha erken yaşta başlatılması ve daha sık aralıklarla yapılması önerilmektedir. Ailede kolon kanseri kaç yaşında saptanmışsa bu yaştan 10 yaş önce tarama programlarına başlamak gerekir. Örneğin; anne ya da baba 50 yaşında kolon kanseri tanısı almışsa çocukları 40 yaşında taramalara başlamalıdır.</p>
<p><strong>Fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimine dikkat!</strong></p>
<p>Beslenme alışkanlıkları kolon kanseri gelişiminde önemli rol oynar. Lif açısından zengin beslenme, bağırsak geçiş süresini kısaltmakta ve potansiyel kanserojen maddelerin bağırsak mukozası ile temas süresini azaltmaktadır. Ayrıca lifli gıdaların bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkilediği ve inflamasyonu azaltabildiği gösterilmektedir. İşlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis gibi), aşırı kırmızı et tüketimi ve yüksek oranda rafine şeker içeren gıdaların ise risk artışı ile ilişkilendirildiği belirtilmektedir. Buna karşılık tam tahıllar, sebzeler (özellikle turpgiller), meyveler, baklagiller ve fermente süt ürünleri bağırsak sağlığını destekleyen besinler arasında yer almaktadır.</p>
<p><strong>Değiştirilebilir faktörlere dikkat ederek kanser riskini azaltın</strong></p>
<p>Kolon kanseri açısından risk faktörleri değiştirilemeyen ve değiştirilebilir faktörler olarak iki ana grupta toplanmaktadır. İleri yaş, ailede kolon kanseri öyküsü bulunması, kalıtsal kanser sendromları ve inflamatuar bağırsak hastalıkları başlıca değiştirilemeyen risk faktörleridir. Buna karşılık obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı, fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimi ile liften fakir beslenme önlenebilir ya da azaltılabilir risk faktörleri arasındadır. Kolon kanseri büyük ölçüde önlenebilir ve erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı yüksek olan bir hastalıktır. Bu anlamda toplumda farkındalığın artırılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi, düzenli fiziksel aktivite ve uygun yaşta başlatılan tarama programlarının yaygınlaştırılması önemlidir.</p>
<p><strong>Doğru zamanda cerrahi müdahale kolon kanserinde hayat kurtarıyor</strong></p>
<p>Erken evrede tespit edilen tümörlerde, kanserli bağırsak bölgesi çıkarılıp ve çevresindeki lenf düğümleri temizlenebilir. Cerrahi sırasında kullanılan yöntemler hastanın durumuna ve tümörün yerine göre değişir. Açık cerrahi yöntemlerinin yanı sıra laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri de yaygın şekilde uygulanır. Laparoskopik ve robotik yöntemler, karın bölgesinde küçük kesilerle operasyon yapılmasını sağlar bu da iyileşme süresini kısaltır ve hastaların günlük yaşama dönüşünü hızlandırır. Gerekli görüldüğünde hastalığın evresine göre cerrahi öncesi veya sonrası kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilir. Kolon kanserinde her kanser türünde olduğu gibi kişiye özel tedavi planları hazırlanır. Düzenli takipler ile cerrahi sonrası hastalığın tekrarlama riski izlenir ve koruyucu önlemler alınır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-618728">Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-2-618343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinlerde]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Özlem Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Tarama Programı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-2-618343">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.9 milyon, ülkemizde ise 20 bini aşkın kişinin bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor. Üstelik eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserine, günümüzde 40’lı yaşlarda, hatta genç erişkinlerde daha sık rastlanıyor. Son yıllarda obezitenin artması, hareketsiz bir yaşam sürülmesi ve fast food tipi beslenmenin bu artışta etkili olduğu belirtiliyor. Kolon kanseri en yaygın görülen kanserler arasında 3’üncü sırada yer alırken, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında da 2’inci sıraya yükseliyor. En ölümcül kanserlerde üst sıralarda yer almasının sebebi ise genellikle ileri aşamaya kadar belirti vermeden sinsice ilerlemesi!<strong> </strong>Bu nedenle tarama programı kritik önem taşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,</strong> kolon kanserinin önemli bir bölümünün aslında tarama programı ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle önlenebildiğine dikkat çekerek,  “Kolon kanseri tedavi edilmediğinde veya ileri evrede tanı aldığında yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır.  Bununla birlikte, bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir” diyor. </p>
<p><strong>Her iki yılda bir tarama testi şart! </strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu nedenle düzenli yapılan tarama programının kolon kanserinde yaşamsal önem taşıdığını belirterek, şu bilgileri veriyor: “Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı; 50–70 yaş aralığında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi şeklindedir. Hiçbir şikayet olmasa bile tarama yaptırmak; dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik ve demir eksikliği anemisi gibi bulguları önemsemek,  hayat kurtarır.”  Prof. Dr. Özlem Sönmez, sağlıklı beslenmenin, düzenli hareket etmenin, ideal kiloyu korumanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın ise kolon kanseri riskini azaltmanın temel taşlarını oluşturduğunu vurguluyor.</p>
<p><strong>En yaygın nedeni polipler! </strong></p>
<p>Kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini döşeyen hücrelerde gelişen kötü huylu tümörler olan kolon kanseri, “kolorektal kanser” başlığı altında rektum kanseriyle birlikte değerlendiriliyor. İlerleyen yaş, aile öyküsü, erkek olmak, kalıtsal sendromlar (Lynch sendromu, ailesel adenomatöz polipozis) veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi kronik inflamasyon ve  radyasyona maruz kalmak, kolon kanseri için değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor.   En yaygın görülen ve önlenebilir riskler arasında ise “Obezite, hareketsiz yaşam, kırmızı ile işlenmiş etten zengin ve liften fakir beslenme, sigara ile alkol kullanımı” yer alıyor. Ancak, kolon kanserinin yaklaşık yüzde 90 gibi önemli bir oranından polipler sorumlu oluyor. Polip olarak başlayan iyi huylu lezyonların bir bölümü yıllar içinde genetik ve epigenetik değişiklikler sonucu kansere dönüşüyor. Bu nedenle, poliplerin tarama kolonoskopisiyle saptanıp çıkarılması, kanser gelişimini önleyebilen temel yaklaşımı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Ailede öyküsünde risk yaklaşık 4 kat artıyor! </strong></p>
<p>Yapılan çalışmalara göre; birinci derece akrabasında (anne, baba, kardeş) kolorektal kanser öyküsü olan kişilerde risk genel nüfusa göre yaklaşık 2–4 kat artıyor. Akrabanın genç yaşta tanı alması ve ailede bir kişiden fazla görülmesi riski daha da yükseltiyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>risk grubunda olan kişilerin taramalara daha erken yaşta başlamaları gerektiğini belirterek, “Kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce (hangisi daha erkense) başlamaları gerekmektedir.   Bulgulara göre hastalar genellikle 5 yılda bir izlenmektedir. Şüpheli semptom varlığında ise yaş beklenmeden değerlendirme yapılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Bu sorunlarda zaman kaybetmeyin! </strong></p>
<p>Kolon kanseri ve kanser öncülü polipler uzun süre belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinde en sık görülen belirtileri “Dışkılama alışkanlığında değişiklik (ishal-kabızlıkta yeni başlayan veya kalıcı değişim), dışkıda kan/ makattan kanama, nedensiz demir eksikliği anemisi, karın ağrısı–şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik” olarak sıralıyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>bu belirtilerin özellikle 40 yaş üstünde veya aile öyküsü olanlarda “basit bir sorun” gibi görülmeden hızlıca hekime başvurmayı gerektirdiğini vurguluyor</p>
<p><strong>Erken evrede tam şifa mümkün!</strong></p>
<p>Doğru zamanda yapılan tarama ve zamanında cerrahi, hastalığın doğal seyrini kökten değiştirebiliyor, gecikme ise tedaviyi daha karmaşık hale getiriyor. <strong> </strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, erken evrede yakalanan kolon kanserinde tam şifanın mümkün olduğunu vurguluyor. Tedavinin omurgasını genellikle cerrahi yöntemin oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Özlem Sönmez, sözlerine şöyle devam ediyor: “Patolojiye<strong> </strong>ve evresine göre bazı hastalarda ek tedaviler, özellikle lenf nodu tutulumu gibi risk faktörleri varsa, kemoterapi planlanmaktadır. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan immünoterapi ilaçları, özellikle bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda 2017 yılından itibaren kullanılmaktadır ve tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar da yaklaşık 2000’li yıllardan bu yana uygun hastalarda kullanılarak tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-2-618343">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-618101</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinlerde]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Özlem Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[Tarama Programı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-618101">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.9 milyon, ülkemizde ise 20 bini aşkın kişinin bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor. Üstelik eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserine, günümüzde 40’lı yaşlarda, hatta genç erişkinlerde daha sık rastlanıyor. Son yıllarda obezitenin artması, hareketsiz bir yaşam sürülmesi ve fast food tipi beslenmenin bu artışta etkili olduğu belirtiliyor. Kolon kanseri en yaygın görülen kanserler arasında 3’üncü sırada yer alırken, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında da 2’inci sıraya yükseliyor. En ölümcül kanserlerde üst sıralarda yer almasının sebebi ise genellikle ileri aşamaya kadar belirti vermeden sinsice ilerlemesi!<strong> </strong>Bu nedenle tarama programı kritik önem taşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,</strong> kolon kanserinin önemli bir bölümünün aslında tarama programı ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle önlenebildiğine dikkat çekerek,  “Kolon kanseri tedavi edilmediğinde veya ileri evrede tanı aldığında yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır.  Bununla birlikte, bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir” diyor. </p>
<p><strong>Her iki yılda bir tarama testi şart! </strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu nedenle düzenli yapılan tarama programının kolon kanserinde yaşamsal önem taşıdığını belirterek, şu bilgileri veriyor: “Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı; 50–70 yaş aralığında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi şeklindedir. Hiçbir şikayet olmasa bile tarama yaptırmak; dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik ve demir eksikliği anemisi gibi bulguları önemsemek,  hayat kurtarır.”  Prof. Dr. Özlem Sönmez, sağlıklı beslenmenin, düzenli hareket etmenin, ideal kiloyu korumanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın ise kolon kanseri riskini azaltmanın temel taşlarını oluşturduğunu vurguluyor.</p>
<p><strong>En yaygın nedeni polipler! </strong></p>
<p>Kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini döşeyen hücrelerde gelişen kötü huylu tümörler olan kolon kanseri, “kolorektal kanser” başlığı altında rektum kanseriyle birlikte değerlendiriliyor. İlerleyen yaş, aile öyküsü, erkek olmak, kalıtsal sendromlar (Lynch sendromu, ailesel adenomatöz polipozis) veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi kronik inflamasyon ve  radyasyona maruz kalmak, kolon kanseri için değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor.   En yaygın görülen ve önlenebilir riskler arasında ise “Obezite, hareketsiz yaşam, kırmızı ile işlenmiş etten zengin ve liften fakir beslenme, sigara ile alkol kullanımı” yer alıyor. Ancak, kolon kanserinin yaklaşık yüzde 90 gibi önemli bir oranından polipler sorumlu oluyor. Polip olarak başlayan iyi huylu lezyonların bir bölümü yıllar içinde genetik ve epigenetik değişiklikler sonucu kansere dönüşüyor. Bu nedenle, poliplerin tarama kolonoskopisiyle saptanıp çıkarılması, kanser gelişimini önleyebilen temel yaklaşımı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Ailede öyküsünde risk yaklaşık 4 kat artıyor! </strong></p>
<p>Yapılan çalışmalara göre; birinci derece akrabasında (anne, baba, kardeş) kolorektal kanser öyküsü olan kişilerde risk genel nüfusa göre yaklaşık 2–4 kat artıyor. Akrabanın genç yaşta tanı alması ve ailede bir kişiden fazla görülmesi riski daha da yükseltiyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>risk grubunda olan kişilerin taramalara daha erken yaşta başlamaları gerektiğini belirterek, “Kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce (hangisi daha erkense) başlamaları gerekmektedir.   Bulgulara göre hastalar genellikle 5 yılda bir izlenmektedir. Şüpheli semptom varlığında ise yaş beklenmeden değerlendirme yapılmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Bu sorunlarda zaman kaybetmeyin! </strong></p>
<p>Kolon kanseri ve kanser öncülü polipler uzun süre belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinde en sık görülen belirtileri “Dışkılama alışkanlığında değişiklik (ishal-kabızlıkta yeni başlayan veya kalıcı değişim), dışkıda kan/ makattan kanama, nedensiz demir eksikliği anemisi, karın ağrısı–şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik” olarak sıralıyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez,<strong> </strong>bu belirtilerin özellikle 40 yaş üstünde veya aile öyküsü olanlarda “basit bir sorun” gibi görülmeden hızlıca hekime başvurmayı gerektirdiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>Erken evrede tam şifa mümkün!</strong></p>
<p>Doğru zamanda yapılan tarama ve zamanında cerrahi, hastalığın doğal seyrini kökten değiştirebiliyor, gecikme ise tedaviyi daha karmaşık hale getiriyor. <strong> </strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, erken evrede yakalanan kolon kanserinde tam şifanın mümkün olduğunu vurguluyor. Tedavinin omurgasını genellikle cerrahi yöntemin oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Özlem Sönmez, sözlerine şöyle devam ediyor: “Patolojiye<strong> </strong>ve evresine göre bazı hastalarda ek tedaviler, özellikle lenf nodu tutulumu gibi risk faktörleri varsa, kemoterapi planlanmaktadır. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan immünoterapi ilaçları, özellikle bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda 2017 yılından itibaren kullanılmaktadır ve tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar da yaklaşık 2000’li yıllardan bu yana uygun hastalarda kullanılarak tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanseri-artik-genc-eriskinlerde-de-goruluyor-618101">Kolon kanseri artık genç erişkinlerde de görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-617482</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 08:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[dokusunda]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sert]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 Kanser İstatistikleri Raporu’na göre kanser tanısı alan her 10 kişiden 7’si en az 5 yıl yaşamını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-617482">Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 Kanser İstatistikleri Raporu’na göre kanser tanısı alan her 10 kişiden 7’si en az 5 yıl yaşamını sürdürüyor. Bu oran, kanser tedavisinde önemli bir eşiğin aşıldığını gösterirken; aynı dönemde özellikle genç yaş grubunda kolon kanseri vakalarının artması dikkat çekiyor. Son bilimsel çalışmalar, bağırsak dokusunda meydana gelen sertleşmenin, kanser gelişiminde genetikten bağımsız erken bir uyarı mekanizması olabileceğine işaret ediyor. Güncel veriler ise kanserin yalnızca genetik bir hastalık olmadığını; erken tanı, doku yapısı ve yaşam tarzının da hastalığın gelişiminde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kolon kanserinde son ve yeni bilimsel yaklaşımlara ilişkin bilgiler verdi. </p>
<p><strong>Kanser artık sadece genetik bir hastalık değil</strong></p>
<p>Kanser uzun yıllar ağırlıklı olarak genetik mutasyonlar üzerinden tanımlandı. Ancak güncel bilimsel veriler, genetik testleri normal olan bireylerde de kanser gelişebildiğini göstermektedir. Bu durum, kanserin yalnızca genetik değil; hücrenin bulunduğu doku ortamıyla da yakından ilişkili bir hastalık olduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Genç yaşta kolon kanseri görülme sıklığı artıyor</strong></p>
<p>Kolon kanseri ileri yaş hastalığı olarak bilinmekle birlikte, 50 yaş altı bireylerde görülme sıklığında artış izlenmektedir. Genç hastaların önemli bir bölümünde kalıtsal genetik risk faktörleri saptanmamaktadır. Bu tablo, kolon kanserinin başlangıcında genetikten bağımsız biyolojik süreçlerin etkili olabileceğini düşündürür. Son 30 yıla bakıldığında yıllık artış oranı yüzde 0,5 ile 2,4 arasında değişmiş durumda. Mevcut eğilimin sürmesi halinde 2030 yılına kadar bu artışın yüzde 124’e ulaşması beklenmektedir. Örneğin; vakaların önemli bir bölümünde “Lynch sendromu” gibi kalıtsal genetik mutasyonlar saptanmamıştır. Bu durum, kolon kanserinin yalnızca genetik faktörlerle açıklanamayacağını gösterir.</p>
<p><strong>Bağırsak duvarındaki sertleşme erken bir uyarı olabilir</strong></p>
<p>Son çalışmalar, genç kolon kanseri hastalarında bağırsak duvarının normalden daha sert olduğunu göstermektedir. Üstelik bu sertliğin yalnızca tümörlü alanlarda değil, henüz normal görünümlü dokularda olduğu da tespit edildi. Elde edilen bulgulara bakıldığında kanser gelişiminin önce bağırsak dokusunda yapısal değişiklikler başlattığı net bir şekilde saptanmıştır. <strong> </strong></p>
<p><strong>Kanserin fiziği, genetiği kadar belirleyici</strong></p>
<p>Hücrelerin yalnızca kimyasal sinyallere değil, içinde bulundukları dokunun sertliğine de yanıt vermektedir. Bağırsak duvarındaki sertleşmenin, hücrelerde kontrolsüz çoğalmayı tetikleyen sinyal yollarını aktive edebilir. Bu mekanizma, genetik bir bozukluk olmaksızın da kanser sürecinin başlatabilir.</p>
<p><strong>Gelecekte kolon kanserinde tarama yaklaşımları değişebilir</strong></p>
<p>Kanser tedavisinde son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Erken tanı uygulamaları, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde sağkalım oranlarında belirgin artış sağlandı. Buna karşın kanser tanısı alan kişi sayısındaki artış, önleyici yaklaşımların güçlendirilmesini ve risk faktörlerinin daha fazla önemsenmesini gerekli kıldı.</p>
<p>Elde edilen bilimsel veriler, tarama yöntemlerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Gelecekte kolonoskopi uygulamalarında yalnızca poliplerin değil, bağırsak duvarı sertliğinin de değerlendirilmesi mümkün olabilecek. Bu da doku sertliğindeki artışın, kanser oluşmadan çok önce saptanabilmesini ve erken bir uyarı işareti olarak kullanılabilmesini sağlayabilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-617482">Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon Kanserinde 7 Risk Faktörüne Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-7-risk-faktorune-dikkat-616897</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 09:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[faktörüne]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kanserler]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kolorektal Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616897</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler dünyada ve ülkemizde de sık görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-7-risk-faktorune-dikkat-616897">Kolon Kanserinde 7 Risk Faktörüne Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanserler dünyada ve ülkemizde de sık görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Genetik faktörler, obezite, düzensiz beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı gibi faktörler kolorektal kanserlere zemin hazırlayabiliyor. 45 yaş üzerinde, her iki cinsiyette de daha sık görülmeye başlayan bu kanserler, kalın bağırsağın iç yüzeyinde gelişen poliplerin zamanla kanserleşmesi ile ortaya çıkıyor. Kolonoskopisi ile erken teşhis edilebilen kolon kanseri ilk 5 yıllık süreçte sağ kalımı % 90 oranında artırabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Erdem Akbal, 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında kolon kanserinin nedenleri, erken teşhisin önemi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Kolon (kalın bağırsak) kanseri, tüm dünya ile birlikte ülkemizde de hem erkeklerde hem kadınlarda en sık görülen kanserler arasında üçüncü sırada, kansere bağlı ölümler açısından ise ikinci sarıda gelmektedir. Kolon kanserinin dünyada görülme sıklığı incelendiğinde tüm dünyada  artış eğiliminde olduğu belirlenmiştir. Ancak bununla birlikte erken tanı ve tarama programlarının yaygınlaştırılması da hastalığın tedavisinde önemli oranda artış olduğu ortaya çıkmıştır. Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğu adenomatöz poliplerden gelişmektedir. Adenom–karsinom sekansı olarak tanımlanan bu süreç genellikle 5–10 yıllık bir zaman dilimini kapsar. Bu biyolojik süreç, hastalığın tarama programları ile erken evrede saptanmasına ve hatta premalign lezyon aşamasında önlenmesine olanak tanımaktadır.</p>
<p><strong>Tarama 45 yaş sonrası olarak güncellendi</strong></p>
<p>Kalın bağırsak ve rektum kanserleri ailesel, genetik geçişli ve rastlantısal olarak üç sebeple ortaya çıkmaktadır. Kromozom bozukluğu, genetik yapıdaki yapısal ve kimyasal değişimler de kanser sürecinin sebepleri arasında yer almaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda kolon kanserinin görülme yaşının giderek daha erken yaş gruplarına kaydığını ortaya koymuştur. Bu nedenle birçok uluslararası kılavuz, ortalama riskli bireylerde tarama başlangıç yaşını 45 olarak güncellemiştir. Bu yaklaşım, erken başlangıçlı kolorektal kanser vakalarındaki artışa karşı koruyucu bir strateji olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p><strong>Ailenizde kalın bağırsak kanseri varsa…</strong></p>
<p>Kolon kanseri gelişiminde genetik ve çevresel faktörler birlikte rol oynamaktadır. Ailesinde birden fazla kalın bağırsak kanseri olan, kolonoskopide 1 cm’den büyük, yüksek derecede farklılaşma gösteren polip bulunanların diğer aile bireylerinde de kanser riskinin arttığı göstermektedir. Kolorektal kanserini artıran başlıca sebepler şunlardır;</p>
<ol>
<li>45 yaş ve üzeri olmak</li>
<li>Ailede kolorektal kanser öyküsü</li>
<li>Obezite ve metabolik sendrom</li>
<li>Sedanter yaşam tarzı</li>
<li>Liften fakir, kırmızı ve işlenmiş etten zengin beslenme</li>
<li>Sigara ve aşırı alkol tüketimi</li>
<li>İnflamatuvar bağırsak hastalıkları</li>
</ol>
<p><strong>Kolorektal kanserler belirti vermeden ilerliyor</strong></p>
<p>Kolorektal kanserler çoğu zaman erken evrede hiçbir belirti vermeden seyretmektedir. Semptomlar genellikle hastalık ilerlediğinde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle tarama programlarının semptomdan bağımsız olarak yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. İleri evredeki kolorektal kanserin belirtileri şunlardır;</p>
<ul>
<li>Dışkılama alışkanlığında değişiklik</li>
<li>Rektal kanama</li>
<li>Demir eksikliği anemisi</li>
<li>Karın ağrısı</li>
<li>Açıklanamayan kilo kaybı</li>
</ul>
<p><strong>Kolonoskopi teşhis ve tedavide önemli kolaylık sağlıyor</strong></p>
<p>Kolonoskopi, kolorektal kanser taramasında altın standart yöntem olarak kabul edilmektedir. Kononoskopi, tanının yanı sıra tedavi ve iyileşmede de hasta için önemli bir avantaj sağlamaktadır. Çünkü aynı işlem sırasında poliplerin çıkarılabilmesi, kolon kanserini önleyici etkisinin temelini oluşturmaktadır. Normal bir kolonoskopi sonrası ortalama riskli bireylerde genellikle 10 yıl arayla tekrar önerilmektedir. Ancak bu süre, bireysel risk faktörlerine ve saptanan lezyonların özelliklerine göre değişiklik de gösterebilmektedir.</p>
<p><strong>Belirti yoksa da taramalarınızı yaptırın</strong></p>
<p>Erken evrede saptanan kolorektal kanserlerinde 5 yıllık sağ kalım oranları %90’ın üzerindeyken, ileri evrede saptanan ve tedavisine başlanan hastalıkta bu oran %15’lere kadar düşebilmektedir. Bu nedenle tarama programları ve toplum farkındalığı hayati önem taşımaktadır. Çünkü bilinirlik ile kolon kanserini önlenebilir ve erken tanı ile yüksek oranda tedavi edilebilir bir hastalık olduğu bilinmesi gerekir. Ailesinde kanser öyküsü olan bireylerin hiçbir belirti beklemeden, hekim önerisi doğrultusunda kolonoskopi yaptırması, 45 yaşını dolduran her bireyin ise tarama programına katılması yaşam kurtarıcıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-7-risk-faktorune-dikkat-616897">Kolon Kanserinde 7 Risk Faktörüne Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>45 yaş üzerine kolonoskopi uyarısı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/45-yas-uzerine-kolonoskopi-uyarisi-602635</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 11:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[45]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kolonoskopi]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, kolon kanserinde erken tanının önemi, kolonoskopinin hayati rolü ve yaşam tarzı faktörleriyle korunmanın mümkün olduğu hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/45-yas-uzerine-kolonoskopi-uyarisi-602635">45 yaş üzerine kolonoskopi uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve<strong> </strong>Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, kolon kanserinde erken tanının önemi, kolonoskopinin hayati rolü ve yaşam tarzı faktörleriyle korunmanın mümkün olduğu hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Kolon kanseri tedavisi mümkün olan ancak düzenli takip gerektiren bir hastalık! </strong></p>
<p>Kolon kanserinin günümüzde en çok karşılaşılan üçüncü kanser çeşidi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Yaygın olarak görülmesi nedeniyle takip edilmesi gerekir.” dedi.</p>
<p>Kolon kanserinin tedavisi mümkün olan bir hastalık olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Atamer, “45 yaşın üzerindeki herkesin mutlaka kolonoskopi yaptırması gerekir. Ancak ailesinde özellikle birinci derece akrabalarında kolon kanseri olan kişiler, akrabalarının kolon kanserine yakalandığı yaşın on yıl gerisinden başlayarak düzenli olarak kolonoskopi yaptırmaları önerilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kolon kanserleri genellikle belirti vermeden ilerliyor! </strong></p>
<p>Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Kolonoskopi yapılarak düzenli takip edilen kişilerde hastalığı erken yakalamak mümkündür.” dedi.</p>
<p>Kolon kanserinin genellikle belirti vermediğini hatırlatan Prof. Dr. Atamer, “Kanserler polip olarak başlar. Bu nedenle kolonoskopi yapıldığında polip aşamasındayken yakalanırsa polibi çıkartmak suretiyle hastalığı önlemek mümkün. Çünkü kolon kanserleri genellikle sinsi seyreder. Sol kolon tarafını tutan kanserler kanamayla erken belirti verdiğinde doktora gelinir. Ancak sağ tarafı tutan kolon kanserleri geç belirti verir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kolonoskopi, kolon kanserinin ortaya çıkarılmasında altın standart! </strong></p>
<p>Kolon kanserinin sadece genetik faktörlere bağlı olarak oluşmadığının altını çizen Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Beslenme alışkanlıkları, özellikle sigara ve alkol tüketimi de riski artırır.” dedi.</p>
<p>Kırmızı et tüketimi, şarküteri ürünleri, yağlı gıda tüketimi, aşırı kilo ve hareketsizliğin kolon kanserinin gelişmesinde rol oynadığını aktaran Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Özellikle yanmış et ürünleri kolon kanserleri oluşma riskini artırır. Bu nedenle yanmış gıdalardan uzak durmakta fayda var. Kolon kanserinden korunmak için özellikle düzenli egzersiz, kilo kontrolü, sigara ve alkolden uzak durmak ve yanmış gıdalardan kaçınmak önemlidir. Ayrıca Akdeniz diyeti dediğimiz bol lifli gıdalar ile sebze tüketilmesinde fayda vardır. Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmasa dahi 45 yaşını geçen her bireyin kolonoskopi yaptırmasında fayda vardır ve hâlâ günümüzde kolonoskopi kolon kanserinin ortaya çıkarılmasında altın standart olarak rol oynar.</p>
<p>Kolonoskopiyi erteleyen ya da yaptırmaktan çekinen bireylere özellikle belirtmek gerekir ki kolonoskopi genellikle anestezi altında, tam uyutarak yapıldığı için hasta hiçbir şey hissetmez.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/45-yas-uzerine-kolonoskopi-uyarisi-602635">45 yaş üzerine kolonoskopi uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
