<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kimyasallar | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kimyasallar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kimyasallar</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 11:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Kimyasallar | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kimyasallar</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kimyasallar Yerine Doğa: Tarımda Mantar Devrimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kimyasallar-yerine-doga-tarimda-mantar-devrimi-634875</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 11:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[Kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[mantar]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tarımda]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[yerine]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım, artan nüfus ve iklim değişikliği gibi küresel zorluklar karşısında her zamankinden daha sürdürülebilir ve çevre dostu çözümlere ihtiyaç duyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kimyasallar-yerine-doga-tarimda-mantar-devrimi-634875">Kimyasallar Yerine Doğa: Tarımda Mantar Devrimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Tarım, artan nüfus ve iklim değişikliği gibi küresel zorluklar karşısında her zamankinden daha sürdürülebilir ve çevre dostu çözümlere ihtiyaç duyuyor. Geleneksel tarım yöntemlerinde yaygın olarak kullanılan kimyasallar kısa vadede verimi artırsa da uzun vadede toprak sağlığına, su kaynaklarına ve insan yaşamına zarar verebiliyor. Bu nedenle bilim insanları, doğayla uyumlu alternatif yöntemler geliştirmeye odaklanıyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Bu yaklaşımlardan biri de Acıbadem Üniversitesi Medikal Biyoteknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar’ın araştırmacı olarak yer aldığı uluslararası çalışmada ele alındı. Joint Genome Institute destekli projenin ilk bilimsel yayını olma özelliğini taşıyan çalışma, dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden Nature Microbiology’de yayımlandı. Araştırma, tarımda kimyasallara alternatif olarak mantarların kullanımını bilimsel temellerle yeniden değerlendiriyor…</strong></em></p>
<p>Tarımın geleceğini doğayla uyumlu yöntemlerde arayan bu kapsamlı araştırma, özellikle “Trichoderma” adı verilen faydalı mantarların sürdürülebilir tarımdaki rolünü ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, “Biz bu çalışmada, doğada zaten bulunan ve toprağa fayda sağlayan mantarların tarımda nasıl daha etkili kullanılabileceğini inceledik. Amacımız, ekosistem dengesini gözeterek bitkileri daha doğal yollarla koruyabilmek” diyor.</p>
<p>Bu faydalı mantarların, bitkilerin ekolojik ortamında yer alarak onları zararlı mikroorganizmalara karşı koruduğunu belirten Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, “Bu mantarlar hem hastalık yapan etkenlerle mücadele ediyor hem de bitkinin daha sağlıklı büyümesine katkı sağlıyor. Böylece daha az kimyasal kullanarak verimli üretim yapmak mümkün hale geliyor” ifadelerini kullanıyor…</p>
<p><strong>Hedef, Doğaya Zarar Vermeden Üretimi Artırmak</strong></p>
<p>Araştırmanın yalnızca verim artışıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, “Toprağa verilen kimyasallar zamanla suya, havaya ve dolaylı olarak insan sağlığına da zarar verebiliyor. Bizim üzerinde durduğumuz yöntem ise doğaya zarar vermeden üretimi artırmayı hedefliyor. Yani hem çevre korunuyor hem de daha sağlıklı gıdaya ulaşmak mümkün oluyor” diyor.</p>
<p>Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, elde edilen bulguların tarımda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın önünü açabileceğini de ifade ediyor: “Gelecekte tarımda doğayla uyumlu yöntemlerin daha fazla yer bulacağını düşünüyoruz. Bu tür faydalı mantarlar da bu dönüşümün önemli bir parçası olacak”…</p>
<p>Dünya genelinde her yıl milyonlarca ton kimyasal pestisit kullanımı, toprağı, su kaynaklarını ve ekosistemi tehdit ediyor. Bu durum, insan sağlığını da doğrudan etkileyen bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, biyolojik mücadele yöntemlerinin tarımda giderek daha fazla önem kazandığını ve doğa temelli çözümlerin uzun vadede daha sürdürülebilir sonuçlar sunduğunu vurguluyor. Doğanın kendi mekanizmalarına dayanan biyolojik çözümlerin önemine dikkat çeken çalışma, mantarların tarımda aktif birer “doğal müttefik” olarak kullanılabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p><b><strong> Tarımda Kimyasal Yerine Biyolojik Güç: Trichoderma Mantarı</strong></b></p>
<p>Trichoderma, doğada yaygın olarak bulunan ve bitki kökleriyle etkileşime girerek büyümeyi destekleyen bir mantar cinsi olarak biliniyor. Ancak bu geniş ailenin yalnızca küçük bir bölümü bugüne kadar tarımda kullanıldı. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, Trichoderma türlerinin çeşitliliğinin ve işlevlerinin henüz tam olarak keşfedilmediğini, bu nedenle daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor. Araştırma kapsamında, Trichoderma’nın 500’ü aşkın türüne dair bilgi eksikliği ilk kez bu ölçekte ele alındı. Uluslararası ekip, 37 farklı Trichoderma alt türünü genomik, ekolojik ve fizyolojik açıdan analiz ederek, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı “fenogenomik” çalışmalardan birini gerçekleştirdi. 140’tan fazla özellik ölçülerek, makine öğrenmesi yöntemleriyle gen-fenotip ilişkileri haritalandı.</p>
<p><b><strong>Mantarlar Nasıl Çalışıyor?</strong></b></p>
<p>Araştırma bulgularına göre Trichoderma’nın kökeni 66 ila 100 milyon yıl öncesine, yani Geç Kretase dönemine uzanıyor. Bu dönem, çiçekli bitkilerin yayılmaya başladığı ve ekosistemlerin dönüşüm geçirdiği bir zaman dilimi olarak biliniyor. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, bu evrimsel sürecin mantarların farklı çevresel koşullara uyum sağlamasında kritik rol oynadığını belirtiyor. Çalışma, bu mantarların aslında toprakta değil, ağaç yüzeyleri ve orman ekosistemlerinde evrimleştiğini ortaya koyarak, tarımda kullanım biçimlerine dair önemli bir bakış açısı sunuyor.</p>
<p>Araştırmada elde edilen en dikkat çekici bulgulardan biri, Trichoderma türlerinin diğer mantarları hedef alarak onları baskılayabilme yeteneği oldu. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, bu özelliğin tarımda biyolojik mücadele açısından büyük bir avantaj sağladığını ifade ediyor. Bu özellik, bitkilerde hastalığa neden olan patojen mantarların doğal yollarla kontrol altına alınmasını sağlıyor. Çalışmada incelenen alt türlerinin bitki büyümesini desteklediği; kök gelişimi, biyokütle artışı ve stres toleransını artırdığı belirlendi.</p>
<p><b>Ancak araştırma yalnızca umut verici sonuçlar değil, aynı zamanda önemli uyarılar da içeriyor. Bazı Trichoderma türlerinin bitkilere zarar verebildiği ve hatta belirli koşullarda insan sağlığı açısından risk oluşturabileceği ortaya kondu. Özellikle bazı türlerin bağışıklığı zayıf bireylerde enfeksiyona neden olabileceği vurgulandı.</b></p>
<p>Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, bu nedenle tarımda kullanılacak mikroorganizmaların dikkatle seçilmesi ve kapsamlı biyogüvenlik değerlendirmelerinden geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Tarımda kullanılacak biyolojik ajanların tür bazında dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><b> <strong>Doğayla Uyumlu, Kimyasallardan Uzak Tarım</strong></b></p>
<p>Araştırma, sürdürülebilir tarımın yalnızca kimyasallardan uzaklaşmak değil, doğayı bütüncül olarak anlamakla mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Prof. Dr. Günseli Bayram Akçapınar, Trichoderma gibi mikroorganizmaların doğru kullanılması halinde hem üretim verimliliğinin hem de ekosistem sağlığının birlikte korunabileceğini vurguluyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kimyasallar-yerine-doga-tarimda-mantar-devrimi-634875">Kimyasallar Yerine Doğa: Tarımda Mantar Devrimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güzel koku hijyen göstergesi değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guzel-koku-hijyen-gostergesi-degil-603190</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 11:37:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Dilek Leyla Mamçu]]></category>
		<category><![CDATA[göstergesi]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[Kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yüzey]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603190</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, temizlik kimyasallarının yanlış ve gereksiz kullanımının insan sağlığına ve çevreye zararları ile doğru ve bilinçli temizlik alışkanlıklarının önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzel-koku-hijyen-gostergesi-degil-603190">Güzel koku hijyen göstergesi değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, temizlik kimyasallarının yanlış ve gereksiz kullanımının insan sağlığına ve çevreye zararları ile doğru ve bilinçli temizlik alışkanlıklarının önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yanlış kullanılan temizlik kimyasalları sağlığa zarar veriyor!</strong></p>
<p>Ev temizliğinde sık kullanılan yüzey temizleyicileri ve dezenfektanların, çamaşır suyu (sodyum hipoklorit), amonyak, alkoller, kuaterner amonyum bileşikleri ve sentetik kokular gibi kimyasallar içerdiğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu maddeler mikropları öldürürken, yanlış veya sık kullanıldığında insan sağlığına da zarar verebilir.” dedi.</p>
<p>Özellikle solunum yolu ile alınan zararlı maddelerin çeşitli sağlık sorunlarına yol açabildiğine işaret eden Dr. Mamçu, “Temizlik sırasında aerosol haline gelen kimyasallar, havada askıda kalan partiküller olarak solunabilir ve bu durum, solunum sisteminde irritasyona, alerjik reaksiyonlara ve hatta astım gibi nezle-boğaz hastalıklarına sebep olabilir. Ayrıca, temizlik kimyasallarının göz irritasyonu üzerindeki etkileri de araştırmalara konu olmuştur. Birçok kimyasal, doğrudan gözle temas ettiğinde yanma, sulanma veya kızarıklık gibi belirtilere neden olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Güzel koku olması, yüzeyin daha hijyenik olduğu anlamına gelmez!</strong></p>
<p>Temizlik maddelerinin kokusunun genellikle parfüm ve uçucu kimyasallardan geldiğini hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Koku olması, yüzeyin daha hijyenik olduğu anlamına gelmez.” dedi.</p>
<p>Bazı ürünlerin mikropları öldürmeden sadece kokuyu bastırdığını ifade eden Dr. Mamçu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Güçlü koku daha fazla kimyasal solunması demektir. Bu kimyasallar, cilt irritasyonlarından solunum problemlerine kadar geniş bir sağlık spektrumunda olumsuz etkilere neden olabilir. Özellikle çocukların ve hamile kadınların kimyasallara maruz kalma riski, bu maddelerin cinsiyet bazında farklı etkileri ve çevresel etkileri, bilinçli tüketim gerekliliğini daha da ön plana çıkarıyor. </p>
<p>Özellikle çamaşır suyu, asitli ürünler gibi başka temizleyicilerle asla karıştırılmamalı. Zehirli gaz açığa çıkabilir. Gerçek hijyen; doğru ürünün doğru miktarda ve doğru süre uygulanması ile sağlanır.”</p>
<p><strong>Temizlik sırasında ortamın havalandırılması şart!</strong></p>
<p>Masalar, tezgâhlar ve çalışma yüzeylerinin temiz ve dezenfekte edilmiş olmasının bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için son derece önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Temizlik malzemelerinin kullanımı esnasında havaya salınan kimyasalların solunmaması ve sonrasında ortamın havalandırılması yararlı olacaktır.” dedi.</p>
<p>Sprey formdaki ürünlerin kapalı alanlarda kullanımının ise daha tehlikeli olduğunu kaydeden Dr. Mamçu, “Temizlik yaparken daha az kimyasal madde solumak için uygun havalandırma yapmak büyük önem taşır. Bu amaçla pencerelerin ve kapıların mutlaka açılması gerekir. İyi bir havalandırma, odanın havasındaki toksik maddelerin en aza indirilmesine yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Temizlik kimyasalları hassas gruplarda sağlık sorunlarına neden olabiliyor!</strong></p>
<p>Çocuklar, hamileler, yaşlılar ve alerjik bünyelerin bu kimyasallardan nasıl etkilendiğine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Çocukların solunum yolları daha hassastır. Yüzeylere temas edip ellerini ağızlarına götürebilirler. Kimyasalların bazıları hamilelerde hormonal dengeyi etkileyebilir. Yaşlıların akciğer kapasitesi ve bağışıklık sistemi daha zayıf olabilir. Alerjik bünyeler ve astımlılarda burun akıntısı, hırıltılı solunum görülebilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p>Dr. Mamçu, Temizlik sonrası geçmeyen öksürük, nefes almakta zorlanma, baş dönmesi veya mide bulantısı, gözlerde şiddetli yanma, ciltte kızarıklık, kaşıntı veya yanma hissi, astım veya alerji belirtilerinde artış ortaya çıkmasının kullanılan ürüne bağlı olabileceğini hatırlattı. </p>
<p><strong>Gereksiz antibakteriyel ürün kullanımı, sağlık sorunlarına ve çevre kirliliğine yol açıyor! </strong></p>
<p>Antibakteriyel ürünlerin gereksiz kullanımının ne gibi sağlık ve çevre sorunları ortaya çıkarabileceği hakkında bilgi veren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Dirençli bakterilerin gelişmesi, bağışıklık sisteminin bozulması, cilt florasının bozulması gibi sağlık sorunlarına ve kimyasalların suya karışarak çevre kirliliği oluşturmasına neden olur.” dedi.</p>
<p>Temizlik ürünlerinin içerisinde yer alan zararlı kimyasallardan korunmak için önerilerde bulunan Dr. Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Temizlik ürünlerinin etiketlerini doğru okumak çok önemlidir. Hangi ürünün hangi içeriklerle temas etmemesi gerektiği hakkında bilgi sahibi olmak kimyasal reaksiyonla ortaya çıkabilecek olumsuz etkileri minimize eder. Kimyasal içeriği azaltılmış veya tamamen doğal ürünler tercih edilebilir. Evde sirke, karbonat ve limon gibi malzemelerle doğal temizlik ürünleri yapılabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzel-koku-hijyen-gostergesi-degil-603190">Güzel koku hijyen göstergesi değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
