<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kimliği | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kimligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kimligi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Feb 2026 07:33:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>kimliği | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kimligi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bornova&#8217;nın tarihi kimliği için yol haritası hazır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovanin-tarihi-kimligi-icin-yol-haritasi-hazir-610738</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 07:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[Bornova Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesinden]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[mimar]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610738</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi’nin, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) desteğiyle yürüttüğü “Bornova Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı’na Esas Mekânsal Analizler ile Kentsel Tasarım Rehberi Hazırlanması” projesi tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovanin-tarihi-kimligi-icin-yol-haritasi-hazir-610738">Bornova&#8217;nın tarihi kimliği için yol haritası hazır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi’nin, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) desteğiyle yürüttüğü “Bornova Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı’na Esas Mekânsal Analizler ile Kentsel Tasarım Rehberi Hazırlanması” projesi tamamlandı. Altı ay süren çalışmanın analiz ve final rapor sunumu, Bornova Belediyesi Nevzat Kavalar Kültür Merkezi Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıyla paylaşıldı.</p>
<p><b>Akademik birikimle Bornova’nın hafızası kayıt altına alındı</b></p>
<p>Toplantıda, projeye katkı sunan akademisyenler alanla ilgili değerlendirmelerini paylaştı. Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Şehir Plancısı Prof. Dr. Emine İpek Özbek, Bornova Kentsel Sit Alanı’nın özgünlüğüne dikkat çekerek, “Burası çok özel bir bölge. Önerilerimizin hayata geçirilmesiyle Bornova’nın tarihi kimliği daha da güçlenecek” dedi.</p>
<p><b>Levanten mirası Bornova’nın zenginliği</b></p>
<p>Yine aynı fakülteden Restoratör ve Mimar Prof. Dr. Nezihat Köşklük Kahya, bölgede yer alan yapı tipolojilerini anlatarak,“Fransız, İtalyan ve İngiliz Levantenlerin izlerini taşıyan çok farklı yapı türleri var. Bu çeşitlilik Bornova’nın kültürel zenginliğini temsil ediyor” ifadelerini kullandı.<b> </b></p>
<p><b>Levanten Kentinden Türk Kentine Dönüşüm</b></p>
<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden Sanat Tarihçisi Doç. Dr. Şakir Çakmak, Bornova’nın tarihsel dönüşüm sürecini anlatarak,</p>
<p>“Bornova, Levanten kimliğinden cami, hamam, medrese ve darülkurra yapılarıyla Türk kent kimliğine evrildi. Bornova Belediyesi’nin hayata geçirdiği Bornova Miras Projesi bu açıdan çok kıymetli” dedi.</p>
<p><b>“Bornova’nın yeşil kimliği yeniden güçlendirilmeli”</b></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Peyzaj Mimarı Öğr. Gör. Hüseyin Ünüvar, Peyzaj Değerlendirme Raporu’nu sunarak koruma ve geliştirme önerilerini paylaştı. Ünüvar, kurakçıl bitkilerin ve gölge sağlayan ağaçların artırılması gerektiğini vurgulayarak, “Bornova’nın yeşil kimliği yeniden güçlendirilmeli” dedi.</p>
<p><b>“Bu veriler yol gösterici olacak”</b></p>
<p>Yapılan sunumların ardından konuşan Bornova Belediyesi Başkan Yardımcısı Özlem Ayan, projenin önemine dikkat çekerek, “Birlikte çalıştığımız ve öğrendiğimiz çok değerli bir süreç oldu. Ortaya konan analizler ve öneriler önümüzdeki dönem çalışmalarımız için yol gösterici olacak. Emek veren herkese çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Tarihi Büyük Çarşı’da uygulama başlıyor </b></p>
<p>Bornova Belediyesi Başkan Yardımcısı Ersel Tanrıöver ise Kentsel Sit Alanı’ndaki uygulamaların Tarihi Büyük Çarşı bölgesinden başlayacağını açıkladı. Tanrıöver, yapı cepheleri, aydınlatma ve çevre düzenlemelerine ilişkin projelerin hazır olduğunu ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne gerekli başvuruların yapıldığını belirtti.</p>
<p><b>Koruma amaçlı imar planına rehber olacak</b></p>
<p>Projenin yürütücü ekibinde Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden Sosyolog, Prof. Dr. Şehriban Kaya ile İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden  Şehir Plancısı ve CBS Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Umut Erdem’in de yer aldığı altı ay süren çalışma kapsamında hazırlanan Mekânsal Analiz Raporu ve Kentsel Tasarım Rehberi, Bornova Kentsel Sit Alanı’nın korunmasına yönelik önemli veriler içeriyor. Çalışmada alanın tarihsel gelişimi, yapı dokusu, açık alan sistemi, ulaşım ve kamusal kullanım ilişkileri ayrıntılı biçimde ele alınırken; kültür rotaları, tarihi odakların güçlendirilmesi, tabela ve cephe düzenlemeleri, yaya öncelikli ulaşım, trafik sakinleştirme ve bisiklet kullanımı gibi başlıklarda yönlendirici ilkeler belirlendi. Rehberin, Koruma Amaçlı İmar Planı’nın güncellenmesi sürecinde temel bir referans doküman olarak kullanılması hedefleniyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovanin-tarihi-kimligi-icin-yol-haritasi-hazir-610738">Bornova&#8217;nın tarihi kimliği için yol haritası hazır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de distopyada kadın kimliği tartışıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-distopyada-kadin-kimligi-tartisildi-604520</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:35:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[distopyada]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[tartışıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Felsefe Buluşmaları’na konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Berfin Kart Tepe, “Feminist Etik Bakışla Distopyalarda Kadın” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-distopyada-kadin-kimligi-tartisildi-604520">Nilüfer&#8217;de distopyada kadın kimliği tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Felsefe Buluşmaları’na konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Berfin Kart Tepe, “Feminist Etik Bakışla Distopyalarda Kadın” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Nilüfer Felsefe Buluşmaları”na Prof. Dr. Berfin Kart Tepe konuk oldu. Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen Ocak ayı söyleşisinde, “Feminist Etik Bakışla Distopyalarda Kadın” başlığı ele alındı.<br />Yoğun katılımın olduğu söyleşide distopya edebiyatı ve sineması feminist etik perspektifiyle değerlendirildi. Kadın temsilleri, beden politikaları ve iktidar ilişkilerinin felsefi bir boyutta tartışıldığı etkinlikte Prof. Dr. Tepe, distopik anlatıların yalnızca karanlık birer gelecek kurgusu olmadığını vurguladı. Margaret Atwood’un eserlerinden güncel örneklere uzanan söyleşide; kadın deneyimlerinin hangi toplumsal normlar ve sessizlikler üzerinden inşa edildiği, direnç ve dönüşüm imkânlarının hangi noktalarda ortaya çıktığı konuşuldu. Programın son bölümünde de katılımcılar, merak ettikleri soruları yönelttiler.</p>
<p>Nilüfer Felsefe Buluşmaları’nın bir sonraki programında da değerli bir isim ağırlanacak. Prof. Dr. Solmaz Zelyut, “Yapay Zekâ ve İnsan” konusunda söyleşi gerçekleştirecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-distopyada-kadin-kimligi-tartisildi-604520">Nilüfer&#8217;de distopyada kadın kimliği tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk dilinin kimliği tehlikede!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-kimligi-tehlikede-530659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 May 2025 16:01:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[dilinin]]></category>
		<category><![CDATA[kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTOMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, 13 Mayıs Türk Dil Bayramı dolayısıyla, dilin bir toplumun kültürü ve kimliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-kimligi-tehlikede-530659">Türk dilinin kimliği tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTOMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, 13 Mayıs Türk Dil Bayramı dolayısıyla, dilin bir toplumun kültürü ve kimliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekti</p>
<p><strong>Milli kimliği oluşturan kültür, dil vasıtasıyla gelecek kuşaklara taşınır</strong></p>
<p>Dilin, bir toplumun kültürü ve kimliği bakımından son derece büyük bir öneme sahip olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Milli kimliği oluşturan kültür, düşünce tarzı gibi değerler dil vasıtasıyla gelecek kuşaklara taşınır. Bu itibarla kültürel hafızanın oluşması, korunması ve toplumu bir arada tutması yönüyle dilin rolü büyüktür.” dedi.</p>
<p><strong>Düşünce ve ifade gücünü korumak ancak dilin korunmasıyla mümkün </strong></p>
<p>“Dil, milletin hafızası, kimliği ve düşünmenin aracı olması dolayısıyla korunmalıdır.” diyen Öğr. Gör. Selçuk Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dilini koruyamayan bir millet, zamanla kültürel köklerini ve hafızasını da kaybetmeye başlar ki bu milli kimlik için varoluşsal bir tehdit sayılır. Ayrıca düşünce ve ifade gücünü korumak ancak dilin korunmasıyla mümkün olabilir.”</p>
<p><strong>Yabancı dillerin etkisi, kullanılan kelime zenginliğinin kaybolmasına neden oluyor</strong></p>
<p>Dilimizin bugün karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin yozlaşma ve derinliğini kaybetme sorunu olduğunu dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Bu durum, özellikle İngilizce olmak üzere yabancı dillerin etkisi, kullanılan kelime zenginliğinin kaybolması şeklinde açıklanabilir. Günlük yaşamın çeşitli alanlarında dilimizde karşılığı olan kelimelerin özellikle İngilizceleri kullanılmaktadır. Oysa örneğin, peak yapmak yerine zirve yapmak; meeting yerine toplantı, focuslanmak yerine odaklanmayı kullanmamız gerekir. Ayrıca marka ve mağaza isimlerinde de bilinçsizce İngilizce sözcüklerin kullanımı toplum nezdinde Türkçe’mizin saygınlığını düşürmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Türk Dil Kurumu’nun yaptığı değişikliklerin hem olumlu hem de olumsuz etkileri olabiliyor</strong></p>
<p>Türk Dil Kurumu’nun yaptığı değişikliklerin hem olumlu hem de olumsuz etkileri olabildiğine işaret eden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Dili daha arı ve duru bir kıvama getirme çabaları milletçe kimi kelimelerde kabul görmüş ve bu durum dilin doğal bir sürecinin bir yansıması olarak görülmüştür. Kimi ifade ve sözcükler ise tutarsız ve yetersiz bulunarak karşılık bulamamış ve reddedilmiştir. Ayrıca TDK teknik ve bilimsel terimlere karşılık gelen Türkçe sözcükler üreterek dilin zenginleşerek güçlenmesini sağlamıştır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dil kısaldıkça anlam daralıyor</strong></p>
<p>Günümüzde özellikle genç kuşakların sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla her gün yüzlerce kelimeyi nasıl ve ne kadar doğru olduğuna bakmaksızın kontrolsüz ve bilinçsiz bir şekilde kullanabildiğini anlatan Öğr. Gör. Selçuk Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Asıl endişe edilmesi gereken ise bu durumun gelecekte dilimizi, hatta düşünce biçimimizi dönüştürebilecek bir tehdit olmasıdır. Dil kısaldıkça anlam daralmaktadır. ‘nbr’, ‘tmm’, ‘slm’ gibi kısaltmaların dilde bu kadar yaygınlaşması aslında yazı dilinin sadeleşmesi değil; aksine daraltılmasıdır. Kısaltmalar, ifadelerin uyumunu, kelimelerin incelik ve ruhunu alıp götürmektedir.”</p>
<p><strong>Dilde emoji ve kısaltmalar analitik ve derin düşünme alışkanlığından uzaklaştırıyor</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan dilin gündelik dile hem de edebi dile sızma tehlikesinin ciddi ve gittikçe büyüyen bir problem olduğunu da dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Sosyal medya dili genellikle hızlı, tepkisel ve derinlikten uzaktır. İnsanlar artık duygularını ‘çok mutluyum, harika&#8230;’” yerine sadece ‘J ’ ya da ‘yess’, ‘ohh’gibi emoji ve sözcüklerle ifade ediyor. Bu durum ise kişiyi uzun vadede analitik ve derin düşünme alışkanlığından uzaklaştırabiliyor. Kelime zenginliğini eriterek ifade kabiliyetini zayıflatıyor. Bu sığlık ise maalesef toplumda iletişim ahlakı ve sohbet kültürünü tehdit etmektedir. Edebiyatta ise bu durum içtenlik görüntüsüyle gelen bir kirlilik ve belirsizlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin küçük harflerle yazılmış cümleler, noktalama işareti kullanılmadan yapılan anlatımlar ‘sıra dışı’ sayılıyor. Ayrıca sosyal medya dili hızlı bir şekilde kullanılıp atılan ve unutulan içerikler üretir. Bu durumun edebiyata da sirayet etmesi, derinliği olmayan ama ‘trend olan’ yazıların yazılmasını ön plana çıkaracaktır.”</p>
<p><strong>Yabancı dilin etkisi kültürel bir kimlik sorunu</strong></p>
<p>Yabancı dillerden, özellikle İngilizceden gelen kelimelerin Türkçeye etkisinin artık sadece bir dil sorunu değil, kültürel bir kimlik sorunu olduğunu da kaydeden Duman, “Fakat bu kelimelerin Türkçeye girmesi dilin tabiatı gereği karşı konulamaz bir durumdur. Burada önemli olan bu kelimelerin doğal bir ihtiyaç olarak dilimizdeki boşlukları doldurup doldurmadığıdır. Örneğin: ‘kontrol etmek’ varken ‘check etmek’; ‘son tarih’ varken ‘deadline’ kullanmak kompleks ve gösteriş merakı olarak değerlendirilebilir.” dedi.</p>
<p>Plaza dilinin de özellikle beyaz yakalı tabakası içinde türemiş, yarı İngilizce, yarı Türkçe bir iletişim aracı olduğunu da ifade eden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Net düşüncenin sonucu net konuşmadır. Hâlbuki bu tarz karma(şık) diller ise düşünceyi sisli ve belirsiz bir hale getirir. Bu dil, bilgi aktarımından ziyade statü ve ‘elitlik’ göstermek için kullanılır. Yani samimiyetin yerini gösteriş ve sunilik alır. Bu durum ise zamanla kendi kültüründen ve kimliğinden uzaklaşmaya kadar gidebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dilin yozlaşması…</strong></p>
<p>Dilin yozlaşmasının sadece kurumların ya da ilim adamlarının değil, hepimizin bir varoluş meselesi olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Birey olarak, dilimizi doğru ve özenle kullanmaya dikkat ederek yeni nesle örnek olmalıyız. Dil kullanımında karşılaştığımız yanlışlıkları uygun bir dille düzeltip doğrusunu göstererek bu bilincin gelişmesini sağlayabiliriz. Günlük, deneme gibi yazılar yazarak yazın sahasına katkıda bulunabiliriz.” şeklinde sözlerine son verdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-kimligi-tehlikede-530659">Türk dilinin kimliği tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
