<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kimi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kimi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kimi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Mar 2026 08:22:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Kimi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kimi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üniversitelerde Geleceğin Yetkinliklerine Uygun Eğitim Modeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universitelerde-gelecegin-yetkinliklerine-uygun-egitim-modeli-621318</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[Kimi]]></category>
		<category><![CDATA[modeli]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencinin]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerde]]></category>
		<category><![CDATA[uygun]]></category>
		<category><![CDATA[yetkinliklerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada eğitim anlayışı hızla değişiyor. Artık konu yalnızca öğrenciye destek vermek değil; eğitimi öğrencilerin farklı ihtiyaçlarını, öğrenme biçimlerini ve gelecek hedeflerini dikkate alarak yeniden ele almak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universitelerde-gelecegin-yetkinliklerine-uygun-egitim-modeli-621318">Üniversitelerde Geleceğin Yetkinliklerine Uygun Eğitim Modeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada eğitim anlayışı hızla değişiyor. Artık konu yalnızca öğrenciye destek vermek değil; eğitimi öğrencilerin farklı ihtiyaçlarını, öğrenme biçimlerini ve gelecek hedeflerini dikkate alarak yeniden ele almak. Uluslararası çalışmalar, üniversitelerde öğrenciden tek bir kalıba uymasının beklendiği yaklaşımların yanında, öğrencilerin farklılıklarını merkeze alan daha esnek ve kapsayıcı bir anlayışın güç kazandığını gösteriyor.</p>
<p>World Economic Forum’un yayımladığı rapora göre önümüzdeki dönemde analitik düşünme, problem çözme, yaratıcılık, teknolojiyi doğru kullanabilme ve yaşam boyu öğrenme becerileri daha da önem kazanacak. Bu tablo, öğrencinin ilgi alanlarını keşfedebileceği, farklı alanlarda kendini geliştirebileceği daha zengin eğitim ortamlarının önemini ortaya koyuyor.</p>
<p>Bu yaklaşımın Türkiye’deki savunucularından biri olan Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ece Ceylan Baba’ya göre yükseköğretimde bakış açısı da bu yönde değişiyor. Artık asıl soru, öğrenciyi mevcut yapıya nasıl uyduracağımız değil; öğrencinin kendi geleceğini planlayabileceği bir eğitim ortamını nasıl güçlendireceğimiz.</p>
<p>Yeni dönemde üniversiteler, bilgi aktarmanın ötesinde, öğrencinin yeteneklerini ortaya çıkaran ve onu hayata ve iş dünyasına hazırlayan yapılar olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>HER ÖĞRENCİ AYNI DEĞİL</strong></p>
<p>Üniversite hayatının en temel gerçeği, öğrencilerin birbirinden farklı olmasıdır. Kimisi dinleyerek daha iyi öğrenir, kimisi yazarak; kimisi yalnızca derslerine odaklanır, kimisi eğitimini çalışarak sürdürür. Öğrencilerin sosyal koşulları, ilgi alanları ve beklentileri de bu farklılığı belirleyen önemli unsurlar arasındadır.</p>
<p>Prof. Dr. Ece Ceylan Baba bu durumu şöyle ifade ediyor: “Bazı öğrenciler düşüncelerini konuşarak daha iyi aktarır, bazıları yazılı anlatımda daha başarılıdır. Kimi yalnızca akademik çalışmaya odaklanır, kimi eğitimini çalışarak sürdürür. Bu farklılıklar istisna değil, üniversite hayatının doğal bir parçasıdır. Eğitim sistemi de bu gerçeği dikkate almalıdır.”</p>
<p>Bu yaklaşım, öğrencinin yalnızca bilgiyi alan değil, öğrenme sürecine aktif olarak katılan bir özne olduğu üniversite anlayışını güçlendiriyor. Öğrencinin kendini sürecin parçası olarak gördüğü ortamlarda motivasyonun ve akademik katılımın daha güçlü olduğu görülüyor.</p>
<p><strong>YÜKSEKÖĞRETİMDE YETKİNLİKLERİN ARTAN ÖNEMİ</strong></p>
<p>OECD ve World Economic Forum verileri, iş dünyasının beklentilerinin hızla değiştiğini ortaya koyuyor. Günümüzde yalnızca meslek bilgisine sahip olmak yeterli görülmüyor; farklı alanlarda düşünebilen, değişen koşullara uyum sağlayabilen, teknolojiyi etkin kullanan ve öğrenmeye açık bireyler öne çıkıyor. Bu tablo, üniversitelerin öğrencileri bu becerilerle desteklemesinin önemini daha da görünür hale getiriyor.</p>
<p>Bu becerilerin gelişmesi, öğrencinin eğitimle gerçek hayat arasında anlamlı bir bağ kurmasını da kolaylaştırıyor. Böylece öğrenme sürecine katılım ve motivasyon daha güçlü hale geliyor.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ece Ceylan Baba’ya göre bu durum, yükseköğretimde eğitimin gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda ele alınmasını gerekli kılıyor. Baba, “Asıl rekabet avantajı, bireyin değişime uyum sağlayabilme ve yeni değerler üretebilme gücüdür. Öğrenci, hangi seçeneklerin önünde olduğunu bildiğinde öğrenme daha güçlü hale gelir. Esneklik eğitimin kalitesini düşürmez; aksine eğitimi daha sağlam kılar” diyor.</p>
<p><strong>KİŞİSELLEŞTİRİLEBİLİR AKADEMİK YAPILAR</strong></p>
<p>Geleceğini planlayabilen bir öğrenci için üniversitenin yol gösterici ve esnek bir yapıya sahip olması giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu anlayış, öğrencinin sorumluluk almasını ve kendi akademik yolunu bilinçli biçimde şekillendirmesini destekliyor.</p>
<p>Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, “Beklentiler açık olduğunda ve kurallar net biçimde belirlendiğinde esneklik kaliteyi zayıflatmaz. Aksine öğrencinin sorumluluk almasını ve bilinçli tercihler yapmasını sağlar” değerlendirmesinde bulunuyor.</p>
<p><strong>ANAHTAR KELİME: AİT HİSSETMEK</strong></p>
<p>Veriler, üniversiteyi bırakma nedenleri arasında bireysel ve sosyal etkenlerin yanı sıra, öğrencinin kendini üniversiteye ait hissedememesinin de önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Üniversiteyle güçlü bir bağ kuramayan öğrencilerin eğitim sürecinden kopma riskinin daha yüksek olduğu görülüyor. Buna karşılık, öğrencinin kendini üniversiteye ait hissettiği ortamlarda hem akademik başarının hem de motivasyonun arttığı dikkat çekiyor.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ece Ceylan Baba’ya göre aidiyet, başarının sonucu değil, temelidir: “Aidiyet, başarıdan sonra ortaya çıkan bir duygu değildir. Öğrenci kendini sistemin dışında değil, onun doğal bir parçası olarak gördüğünde öğrenme kalıcı hale gelir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universitelerde-gelecegin-yetkinliklerine-uygun-egitim-modeli-621318">Üniversitelerde Geleceğin Yetkinliklerine Uygun Eğitim Modeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İtfaiyecilerin ramazan geleneği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/itfaiyecilerin-ramazan-gelenegi-619063</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 07:29:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ekip]]></category>
		<category><![CDATA[geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kimi]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[tfaiyecilerin]]></category>
		<category><![CDATA[yapıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619063</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda ekip ruhu yalnızca sahada değil, her alanda kendini gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/itfaiyecilerin-ramazan-gelenegi-619063">İtfaiyecilerin ramazan geleneği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda ekip ruhu yalnızca sahada değil, her alanda kendini gösteriyor. Ramazan ayı nedeniyle kurulan iftar sofrası için kimi çorba yapıyor, kimi salata hazırlıyor. Birbirinden lezzetli yemekler, tüm ekibin katkısıyla hazırlanıyor. Ateş savaşçıları sofralarını imece usulü kurarken, bir ihbar geldiğinde ise tüm ekip tereddüt etmeden sofradan kalkıp göreve koşuyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı personeli, ramazan ayında iftar sofralarını dayanışma ve ekip ruhuyla hazırlıyor. İmece usulü kurulan sofrada kimi çorba pişiriyor, kimi salata doğuruyor, kimi de pilav yapıyor. Ateş savaşçıları bir yandan yemeklerini hazırlarken bir yandan da olası ihbarlara karşı her an tetikte bekliyor. Tüm ekibin katkısı ile iftar için hazırlanan sofrada hep birlikte dualar okunduktan sonra oruçlar açılıyor.</p>
<p><strong>Hiçbir özel an görevlerinin önüne geçemiyor</strong></p>
<p>Torbalı Çaybaşı İtfaiye Grubu’nda da itfaiye personeli bereketli ramazan sofralarında bir araya geliyor. Ancak hiçbir özel an onların görevinin önüne geçemiyor. Toplam 280 itfaiye personelinin görev yaptığı birimde ekipler iftar saatinde bile olası bir ihbara karşı tetikte bekliyor. Güney Bölge Amiri Türkay Kaptan İzmir İtfaiyesi’nin 7 gün 24 saat görev başında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı olarak insanların canını ve malını korumak için çalışıyoruz. Ramazan ayında iftar anında bile vaka çıkabiliyor. Böyle anlarda ekiplerimiz bir dakika bile durmadan görevine koşuyor. Döndüklerinde iftarlarına devam ediyorlar. Açlık ya da susuzluk bizim için önemli değil. Önceliğimiz her zaman yurttaşların can güvenliği.”</p>
<p><strong>İhbar geldiğinde yemek tereddütsüzce bırakılıyor</strong></p>
<p>Güney Bölge Amirliği’nde İkinci Posta Gruplar Amiri olarak görev yapan Uğur Şahin ise bölgenin kırsal yapısı nedeniyle özellikle arazi ve ot yangınlarının sık yaşandığını belirtti. Şahin, “Ramazan ayında yemeklerimizi genellikle arkadaşlarla imece usulü yapıyoruz. Ancak yemek sırasında vaka geldiğinde herkes yemeğini bırakıp araçlara koşuyor. Bir dakika içerisinde tüm personel hazırlanıp araçlara biniyor ve çıkış yapıyoruz. Bizim için önce can ve mal kurtarmak geliyor” diye konuştu.</p>
<p>14 yıldır görev yapan İtfaiye Çavuşu Uğur Ayvaz’ın elinin lezzeti, ekip arkadaşları arasında dillere destan. Ayvaz, iftar için herkesin yemek yaptığını, kim ne isterse onu hazırladığını belirtti.</p>
<p><strong>Görev bitince oruçlar açılıyor</strong></p>
<p>19 yıllık itfaiye eri Ramazan Karakoç, görev sırasında iftar saatine denk gelen vakaların sık yaşandığını belirterek şunları söyledi: “Benim gibi birçok arkadaşım oruçlu. Hepimiz 24 saat görev başındayız. İzmir’de milyonlarca insanın canına ve malına zarar gelmesin diye tetikte bekliyoruz. Bazen ihbarlar tam iftar saatine denk geliyor. Olaya gittiğimiz zaman önceliğimiz yangını söndürmek ve yurttaşların canını kurtarmak oluyor. Önce işimizi yapıyoruz, ardından su veya ayran ile iftarımızı açıyoruz. Yangını tamamen kontrol altına aldığımızda grubumuza dönerek yemeğimizi yiyoruz.”</p>
<p><strong>“Açlık ve susuzluğu düşünmüyoruz”</strong></p>
<p>9 ay önce göreve başlayan itfaiye eri Gül Akın ise görev sırasında açlık ve susuzluğu düşünmediklerini ifade ederek şöyle konuştu: “Bizim özel günlerimiz, bayramlarımız olmuyor. Her zaman görevimizin başındayız. Birinin canının yanmaması, kimsenin burnunun kanamaması için elimizden geleni yapıyoruz. İftar yapmadan yangına ya da başka bir olaya gittiğimiz zaman o an aklıma ne açlık ne de susuzluk geliyor. Aklımdaki tek şey tehlikede olan insanlar oluyor.”</p>
<p><strong>Hazırlanan yemekler ekibin beğenisini topladı</strong></p>
<p>İki yıldır itfaiye eri olarak görev yapan Batuhan Olgun da ramazan ayında yemeklerini çoğu zaman kendilerinin hazırladığını belirterek, “Burada yemeğimizi kendimiz hazırlıyoruz ya da bazen dışarıdan alıyoruz. Güzel yemekler yapıyoruz ama vaka geldiğinde her şeyi bırakıp göreve koşuyoruz. Çünkü önceliğimiz bu. Bugün yaptığımız yemekler ve özellikle çorba çok güzeldi” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/itfaiyecilerin-ramazan-gelenegi-619063">İtfaiyecilerin ramazan geleneği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kitaplar da sevdaya dahil&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kitaplar-da-sevdaya-dahil-583509</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 13:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çift]]></category>
		<category><![CDATA[dahil]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[Kimi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[sevdaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583509</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda bu yıl kitapların yanı sıra insana dair hikâyeler de dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kitaplar-da-sevdaya-dahil-583509">&#8220;Kitaplar da sevdaya dahil&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda bu yıl kitapların yanı sıra insana dair hikâyeler de dikkat çekiyor. Fuarda, kimi çift birlikte kitap seçiyor, kimileri imza sıralarında tanışıyor. Birbirine roman hediye eden, aynı satırlarda buluşan, kitapların arasında el ele dolaşırken gülümseyen yüzler fuarın sıcak atmosferine ayrı bir renk katıyor.</p>
<p><b>SEVGİ RÜZGARININ ESTİĞİ FUAR</b></p>
<p>Kocaeli Kitap Fuarı yalnızca yazarların değil, kalplerin de buluştuğu bir yer haline geliyor. Kimi bir şiir kitabının arasında, kimiyse fantastik bir romanın satırlarında ortak hikâye buluyor. Birbirinin elini tutan, gözlerinde aynı ışığı taşıyan çiftler dolaşıyor koridorlarda. Kimi yeni evli, kimi yılların sevgilisi, kimiyse kitaplarla tanışmış, kitaplarla sevdalanmış… Fuar, edebiyatın birleştirici gücünü her yaştan ziyaretçide hissettiriyor.</p>
<p><b>BİRLİKTE OKUMANIN GÜCÜ</b></p>
<p>Genç bir çift aynı kitabı birlikte okumak için plan yaparken, yaşlı bir çift sahaflarda yıllar önce okudukları romanın yeni baskısına rastlayıp gülümsüyor. Her biri kendi hikâyesini kitapların arasında yeniden yazıyor. Çünkü fuar, sadece kitapların değil, aşıkların buluştuğu yer ama aynı zamanda yeni aşklara da yelken açan o değerli anın mekanı.</p>
<p><b>“SEVDİĞİM BİRİYLE SEVDİĞİM İŞİ YAPMAK”</b></p>
<p>Fuar alanında yan yana yürüyen genç bir çift, ellerinde poşet dolusu kitaplarla geziyor. Çift, kitap fuarının onlar için sadece bir etkinlik değil, ortak bir heyecan olduğunu söylüyor. “Sevdiğim biriyle sevdiğim fuarı gezmek çok değerli,” diyerek fuarı ne kadar beğendiklerini dile getiriyorlar. Attila İlhan’ın dediği gibi “Ayrılık sevdaya dahil”, ama Kocaeli Kitap Fuarı’nda görüyoruz ki “Kitaplar da sevdaya dahil.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kitaplar-da-sevdaya-dahil-583509">&#8220;Kitaplar da sevdaya dahil&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
