<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>keyfiniz | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/keyfiniz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/keyfiniz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 09:28:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>keyfiniz | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/keyfiniz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yazın doğa keyfiniz kabusa dönüşmesin! Keneye dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazin-doga-keyfiniz-kabusa-donusmesin-keneye-dikkat-639053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşmesin]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kabusa]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kene]]></category>
		<category><![CDATA[keneye]]></category>
		<category><![CDATA[keyfiniz]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[temas]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yazın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=639053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte piknik, kamp, tarım ve doğa aktiviteleri yoğunlaşırken, açık alanlarda kene tutunmasına bağlı olarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski de artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-doga-keyfiniz-kabusa-donusmesin-keneye-dikkat-639053">Yazın doğa keyfiniz kabusa dönüşmesin! Keneye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte piknik, kamp, tarım ve doğa aktiviteleri yoğunlaşırken, açık alanlarda kene tutunmasına bağlı olarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski de artıyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilara Akman</strong>, özellikle kırsal, çayırlık ve ormanlık alanlarda daha sık görülen kene tutunmasının erken fark edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirterek “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, enfekte kenelerin insan vücuduna tutunmasıyla bulaşsa da, yine kenelerin enfekte ettiği hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas ya da hastaların kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas sonucu da bulaşabilmektedir. Özellikle bahar ve yaz aylarında doğayla temas arttığından bu konuda doğru bilgilenme hayati önem taşımaktadır” diyor.  </p>
<p>Hastalığın genellikle kene tutunmasından 1-3 gün sonra, en geç 10 gün içinde belirti verdiğini belirten Dr. Akman “İlk bulgular ani başlayan yüksek ateş, halsizlik, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı ve ishal şeklindedir. İlerleyen dönemde ciltte morluklar, burun veya diş eti kanaması, idrar ya da dışkıda kanama gibi bulgular ortaya çıkabilir. Özellikle ateşle birlikte yaygın vücut ağrısı ve kanama bulguları olan hastalarda KKKA mutlaka akla getirilmelidir” diyor. Erken tanı ve doğru tedavinin hayat kurtarıcı olduğunu vurgulayan Dr. Akman, KKKA hastalığının belirtilerini ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı ihmale gelmez kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Açık alanlarda koruyucu kıyafet giyin</strong></p>
<p>Piknik, kamp, doğa yürüyüşü veya tarla-bahçe işleri sırasında mümkün olduğunca uzun kollu giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalıdır. Açık renkli kıyafetler kullanılması, kenelerin daha kolay fark edilmesini sağlar.<strong> </strong></p>
<p><strong>Kene kovucu ürünlerden yararlanın</strong></p>
<p>Cilde veya kıyafetlere uygulanabilen, Sağlık Bakanlığı onaylı kene kovucu ürünler özellikle riskli bölgelerde koruyucu olabilir. Ancak bu ürünlerin kullanım talimatlarına uygun uygulanması gerekir.</p>
<p><strong> Doğadan döndükten sonra mutlaka vücut kontrolü yapın</strong></p>
<p>Kene genellikle saçlı deri, kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası gibi fark edilmesi zor alanlara tutunmakla birlikte vücudun her yerinde olabilir. Açık alandan dönüşte, kişinin hem kendisini hem de çocuklarını tüm kıyafetlerini çıkararak dikkatlice kontrol etmesi büyük önem taşır. Kene vücuttan ne kadar kısa sürede uzaklaştırılırsa hastalık riski o kadar azalır.</p>
<p><strong> Keneyi yanlış yöntemlerle çıkarmaya çalışmayın</strong></p>
<p>Kenenin üzerine kolonya, sigara, sabun, deterjan veya kimyasal madde dökmek son derece yanlış bir uygulamadır. Bu uygulamalar kenenin strese girerek taşıdığı virüsü daha fazla salgılamasına neden olabilir ve bulaş riskini artırabilir. </p>
<p><strong> Keneye çıplak elle temas etmeyin</strong></p>
<p>Kene ezilmemeli, çıplak elle tutulmamalıdır. Çünkü virüs, ezilen kenenin vücut sıvılarıyla temas sonrası da bulaşabilir. Bir cımbız veya kene kartı yardımıyla, kenenin vücuda girdiği en yakın noktadan (baş kısmından) tutularak tek hamlede dik bir şekilde çekilmelidir. Eğer kişi kendine güvenemiyorsa, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.</p>
<p><strong>Hayvan teması sırasında da dikkatli olun</strong></p>
<p>Sadece kene değil, enfekte hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas da hastalık bulaşına neden olabilir. Özellikle hayvancılıkla uğraşan kişilerin eldiven ve koruyucu ekipman kullanması büyük önem taşır.</p>
<p><strong>Kene tutunmasından sonra 10 gün belirtilere dikkat edin</strong></p>
<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilara Akman, kene tutunması durumunda kişinin ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı veya kanama bulguları açısından dikkatli olması gerektiğini belirterek şöyle diyor: “Özellikle ilk 10 gün kritik önem taşır. Herhangi bir şikayet gelişmesi halinde mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, tedavisi ihmal edildiğinde ağır sonuçlara yol açabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Tüm tedavi yöntemlerine rağmen bazen ağır vakalar kaybedilebildiği için, korunma önlemleri kritik önem taşımaktadır. Doğru bilgi, erken farkındalık ve basit korunma yollarıyla hastalık büyük ölçüde önlenebilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-doga-keyfiniz-kabusa-donusmesin-keneye-dikkat-639053">Yazın doğa keyfiniz kabusa dönüşmesin! Keneye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balık keyfiniz kabusa dönüşmesin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/balik-keyfiniz-kabusa-donusmesin-526861</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 May 2025 13:13:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşmesin]]></category>
		<category><![CDATA[kabusa]]></category>
		<category><![CDATA[keyfiniz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=526861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balık, yüksek biyolojik değere sahip proteinleri, omega-3 yağ asitleri (özellikle EPA ve DHA), D vitamini ve iyot gibi önemli mikro besinleri içeren değerli bir hayvansal besin kaynağıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balik-keyfiniz-kabusa-donusmesin-526861">Balık keyfiniz kabusa dönüşmesin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Balık, yüksek biyolojik değere sahip proteinleri, omega-3 yağ asitleri (özellikle EPA ve DHA), D vitamini ve iyot gibi önemli mikro besinleri içeren değerli bir hayvansal besin kaynağıdır. Ancak bazı bireylerde bağışıklık sistemi tarafından alerjen olarak tanımlanarak ciddi reaksiyonlara yol açabilir. Balık alerjisi çocuklukta başlayabileceği gibi, erişkinlikte de gelişebilir ve genellikle yaşam boyu sürebilir. Bu durumda, bireylerin balığın sağladığı temel besin öğelerini başka kaynaklardan karşılaması, dengeli bir diyet sürdürebilmesi ve çapraz temaslardan korunması son derece önemlidir.</em></p>
<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü&#8217;nden Dyt. Beste Mum, balık alerjisi olan bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için dikkat etmeleri gereken noktalara dair açıklamalarda bulundu.</strong></p>
<p><strong>Protein Açığını Karşılamak Mümkün</strong></p>
<p>Balık, yüksek kaliteli protein içermektedir. Ancak balık tüketemeyen bireyler için alternatifler mevcuttur. Tavuk, hindi, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi hayvansal kaynaklar ile birlikte mercimek, nohut, kuru fasulye, bezelye, soya ürünleri ve tam tahıllar da yeterli proteini sağlayabilir. Özellikle yumurta ve süt ürünleri, balık proteinine yakın biyoyararlanım sağlar.</p>
<p><strong>Omega-3 Yağ Asitleri Bitkisel Kaynaklardan Sağlanabilir</strong></p>
<p>Bitkisel kaynaklı omega-3’ler, alfa-linolenik asit (ALA) formundadır. Ceviz, keten tohumu, chia tohumu, semizotu, kenevir tohumu ve kanola yağı ALA yönünden zengindir. Ayrıca mikroalglerden elde edilen takviyeler, doğrudan EPA ve DHA içerdiğinden balıktaki omega-3’e alternatif olarak düşünülebilir.</p>
<p><strong>Balık Alerjisi Olan Bireyler Nasıl Dengeli Beslenebilir?</strong></p>
<p>Balık alerjisi olan bireyler için protein, sağlıklı yağlar, vitamin ve mineraller açısından zengin, dengeli bir beslenme planı oluşturulması önemlidir. Protein için yumurta, süt ürünleri ve baklagiller; omega-3 için bitkisel kaynaklar ve mikroalg takviyeleri; D vitamini için yumurta sarısı, güçlendirilmiş süt ürünleri ve güneş ışığı; iyot içinse iyotlu tuz önerilir. Diyet, bireyin yaşına, cinsiyetine ve sağlık durumuna göre kişiselleştirilmelidir.</p>
<p><strong>Balık Yağı Takviyelerine Dikkat</strong></p>
<p>Balık alerjisi olan bireylerin balık yağı içeren takviyelerden kaçınması gerekir. Balık yağı takviyeleri, ciddi alerjik reaksiyonlara yol açabilir.  Ürün etiketlerinde &#8220;fish oil&#8221;, &#8220;marine oil&#8221;, &#8220;omega-3 from fish&#8221;, &#8220;cod liver oil&#8221; gibi ibarelere dikkat edilmeli, ambalaj üzerindeki alerjen uyarıları kontrol edilmelidir.</p>
<p><strong>Çocuklarda Gelişim Desteklenmeli</strong></p>
<p>Çocuklarda büyüme ve gelişme desteklenmeli; protein, D vitamini, omega-3, çinko ve iyot eksiklikleri önlenmelidir. Yumurtanın diyet içinde yeri önemlidir. Ayrıca süt ürünleri, kuru baklagiller, tahıllar ve ceviz gibi yağlı tohumlar uygun şekilde diyete entegre edilmelidir. Gerekli durumlarda D vitamini ve omega-3 takviyesi düşünülebilir; doktor ve diyetisyen kontrolünde verilmelidir.</p>
<p><strong>Dışarıda Yemek Yerken Çapraz Temas Riski Göz Ardı Edilmemeli</strong></p>
<p>Menülerde balık içerip içermediği net olmayan ürünler mutlaka sorgulanmalıdır. Özellikle Asya mutfağında kullanılan balık sosu, hamsi içeren salata sosları, bazı çorbalar ve kızartma yağlarında daha önce balık pişirilmiş olabilir. Bu nedenle “balık alerjim var, kesinlikle tüketmemem gerekiyor” uyarısı net bir şekilde yapılmalı; çapraz kontaminasyon riski sorulmalıdır.</p>
<p><strong>Alternatif Protein ve Deniz Ürünleri Kaynakları</strong></p>
<p>Balık alerjisi genellikle kabuklu deniz ürünlerine karşı da duyarlılık gösterebilir, bu nedenle deniz ürünleri tamamen diyet dışı bırakılabilir. Bitkisel protein alternatifleri olarak mercimek, nohut, kuru fasulye, soya, kinoa, tofu, tempeh, ceviz, chia ve keten tohumu gibi kaynaklar önerilir</p>
<p><strong>Bağışıklığı Destekleyen Beslenme Planı</strong></p>
<p>Bağışıklık sistemi için antioksidanlardan zengin, yeterli protein ve omega-3 içeren bir beslenme planı önerilir. C vitamini (narenciye, kivi, biber), E vitamini (badem, ay çekirdeği), A vitamini (havuç, ıspanak), çinko (kabak çekirdeği, kırmızı et), selenyum (yumurta, tam tahıllar) ve probiyotik kaynakları (yoğurt, kefir) diyette yer almalıdır.</p>
<p><strong>Bitkisel Omega-3’ün Dönüşüm Oranı Düşük</strong></p>
<p>Bitkisel omega-3’ler (ALA), vücutta EPA ve DHA&#8217;ya düşük oranda dönüşür (yaklaşık %5-10). Bu nedenle, özellikle çocuklar, gebeler ve kalp hastalığı riski taşıyan bireylerde mikroalg kaynaklı EPA-DHA takviyesi düşünülebilir. Takviye gereksinimi bireysel değerlendirme ile belirlenmelidir.</p>
<p><strong>Balık Alerjisi Olan Bireyin Günlük Beslenmede Yer Alması Gereken Besin Grupları</strong></p>
<p>Balık alerjisi olan bireylerin günlük menüsünde mutlaka yer alması gereken temel besin grupları şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Protein:</strong> Yumurta, süt ürünleri, baklagiller</li>
<li><strong>Yağlar:</strong> Zeytinyağı, ceviz, chia, keten tohumu</li>
<li><strong>Tam tahıllar:</strong> Bulgur, esmer pirinç, yulaf</li>
<li><strong>Meyve-sebze:</strong> Renkli sebzeler, turunçgiller, yeşil yapraklılar</li>
<li><strong>Takviye gerekirse:</strong> D vitamini, omega-3 (mikroalg bazlı), iyot</li>
</ul>
<p>Menü bireyselleştirilmeli ve gıda çeşitliliği sağlanmalıdır.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balik-keyfiniz-kabusa-donusmesin-526861">Balık keyfiniz kabusa dönüşmesin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
