<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kesişiminde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kesisiminde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kesisiminde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2026 08:00:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>kesişiminde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kesisiminde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tarih, coğrafya ve kimliğin kesişiminde: &#8220;Kuzey Kafkasya Halkları&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarih-cografya-ve-kimligin-kesisiminde-kuzey-kafkasya-halklari-629281</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 08:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[dağ]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[halkları]]></category>
		<category><![CDATA[kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[kesişiminde]]></category>
		<category><![CDATA[kimliğin]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629281</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Kuzey Kafkasya Halkları” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarih-cografya-ve-kimligin-kesisiminde-kuzey-kafkasya-halklari-629281">Tarih, coğrafya ve kimliğin kesişiminde: &#8220;Kuzey Kafkasya Halkları&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), <em>“Kuzey Kafkasya Halkları”</em> adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Okan Yeşilot ve Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu’nun editörlüğünü yaptığı bu çalışma, bölgeyi yalnızca siyasi tarih ekseninde değil, coğrafi koşulların toplumsal yapıya etkisinden kültürel ve kimlik inşasına, demografik dinamiklerden ekonomik yapılara, dil ve etnisite ilişkilerinden güncel sorunlara kadar uzanan geniş ve disiplinler arası bir perspektifle ele alıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong>VBKY’nin tarih kitaplığı, <em>“Kuzey Kafkasya Halkları” </em>adlı eserle genişlemeye devam ediyor.  Karadeniz’in kuzeydoğusundaki Taman Yarımadası’ndan, Hazar Denizi’nin batısındaki Apşeron Yarımadası’na kadar uzanan dağ silsilesi Kafkas Dağları olarak adlandırılır. Coğrafi ve siyasi açıdan Kuzey ve Güney olmak üzere iki ana bölgeye ayrılan Kafkasya’nın güneyinde Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan; kuzeyinde ise günümüzde Rusya Federasyonu sınırları içinde yer alan yedi özerk cumhuriyet bulunur. Sarp dağlar, derin vadiler ve geniş düzlüklerle şekillenen bu geniş coğrafya, tarih boyunca çok sayıda etnik grubun ortaya çıkmasına zemin hazırlamış; farklı diller konuşan topluluklar arasında, coğrafi koşulların da etkisiyle belirgin ayrışmalar ve özgün kültürel yapılar oluşmuştur. Bununla birlikte sosyal, siyasi ve ekonomik hareketlilik, halklar arasındaki etkileşimi artırmış ve zamanla benzer sosyokültürel yapıların gelişmesine katkı sağlamıştır. Zengin tarihî birikimi ve dil çeşitliliğiyle öne çıkan Kuzey Kafkasya’da Abhazlar, Çerkezler, Lezgiler, Avarlar, Darginler, Laklar, Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Kumuklar, Karaçay-Malkarlar, Nogaylar, Kalmuklar, Dağ Yahudileri ve daha pek çok halk birlikte yaşamaktadır. Okan Yeşilot ve Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu’nun editörlüğünde<strong> </strong>alanında uzman araştırmacıların makalelerinden oluşan <em>“Kuzey Kafkasya Halkları”</em>, bölgeyi yalnızca siyasi tarih çerçevesinde ele almakla kalmıyor; coğrafi koşulların toplumsal yapıya etkisinden kültürel ve kimlik inşasına, demografik dinamiklerden ekonomik yapılara, dil ve etnisite ilişkilerinden güncel meselelere kadar uzanan geniş ve disiplinler arası bir bakış sunuyor.</p>
<p><strong>Kitaptan: </strong></p>
<p><strong> </strong><em>“Kafkasya, 16 ve 17. yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu ile Safeviler arasında, 18. yüzyılın ortalarından itibaren Çarlık Rusya’nın da dâhil olduğu bir mücade­le sahası haline gelmiştir. 19. yüzyıldan itibaren ise artık Rusya etkili bir şekilde bölgede söz sahibi olmaya başlamıştır. Çarlık Rusya ve Sovyetler döneminde Ku­zey Kafkasya’da, siyasi, etnik, demografik, dil, din, kültür ve edebiyat alanlarında önemli değişimler yaşanmıştır. SSCB’nin dağılmasından sonra Güney Kafkasya’da Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan bağımsız cumhuriyetler olarak ortaya çıkar­ken, Kuzey Kafkasya’da ise Rusya Federasyonu’na bağlı özerk cumhuriyetler yeni sistem içerisindeki yerlerini almışlardır. Çok sayıda dilin konuşulduğu, zengin bir tarih ve kültüre sahip olan Kuzey Kafkasya’da Türk kökenli ve Kafkasya’nın yerlisi halklar yaşamaktadır. Bunlar; Ab­hazlar, Çerkezler, Lezgiler (Agullar, Rutullar, Tabasaranlar, Tsahurlar vd.), Avarlar, Darginler, Laklar (Gazikumuklar), Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Kumuklar, Kara­çay-Malkarlılar, Nogaylar, Kalmuklar, Dağ Yahudileri vd. şeklinde zikredilebilir. Editoryal olarak hazırlanan bu eserde, Kuzey Kafkasya halkları ayrı ayrı uzmanlar tarafından kaleme alınmış ve sadece siyasi tarih açısından değil, kültür, kimlik, nüfus, ekonomi, dil ve halkların problemleri yönüyle de incelenmiştir.”</em></p>
<p><em> </em><strong>Editörler Hakkında;</strong></p>
<p><em><strong> </strong></em><strong>Okan Yeşilot:</strong></p>
<p><strong> </strong>Giresun’un Piraziz ilçesinde doğdu. İlkokulu Gökçeali’de, ortaokul ve liseyi Samsun Ladik Akpınar Öğretmen Lisesi’nde bitirdi. 1988 yılında kazandığı Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği Bölümünden 1992 yılında mezun oldu. Yüksek lisansını Prof. Dr. Nesrin Sarıahmetoğlu danışmanlığında “Hacı Zeynelabidin Tagiyev’in Hayatı ve Faaliyetleri” adlı teziyle yaptı. Doktorasını Prof. Dr. Abdülkadir Donuk danışmanlığında “Hasan Melikzade Zerdabi&#8217;nin Hayatı ve Faaliyetleri” adlı teziyle tamamladı. 1995-96 yıllarında Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesi’nde misafir öğretim elemanı olarak bulundu. 1997-98 yıllarında Uluslararası Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde öğretim görevliliği yaptı. 2008 yılında Marmara Üniversitesi’nde doçent unvanı aldı, 2014 yılında da aynı üniversitede profesörlüğe atandı. Hâlen Marmara Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nde öğretim üyesi ve Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü müdürü olarak görev yapmaktadır. Yayımlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: Şah’ın Ülkesinde (2014), Hacı Zeynelabidin Tagiyev (2015), Ateş Çemberinde Azerbaycan (2022).</p>
<p><strong>Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu:</strong></p>
<p>1986 yılında Kastamonu’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini orada tamamladı. 2009 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans derecesini 2014 yılında Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde alan Çaycıoğlu, doktora derecesini ise aynı enstitüde “Rusya’nın Kafkasya Siyaseti: General Paskeviç’in Başkomutanlığı Dönemi (1827-1831)” başlıklı tezle almaya hak kazandı (2018). Gürcistan ve Rusya’da yabancı dil eğitimi aldı, Rus ve Gürcü arşivlerinde araştırmalar yaptı, ulusal ve uluslararası etkinliklere katıldı. Mart 2023’ten itibaren Genel Türk Tarihi alanında doçent unvanı alan Çaycıoğlu, hâlihazırda Marmara Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nde öğretim üyesidir. Yayımlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: <em>Osmanlı İmparatorluğu’nun Lezgilerle İlişkileri (1578-1732) </em>(İstanbul, 2025) ve <em>Rusya’nın Kafkasya Siyaseti </em>(Ankara, 2025)<strong> </strong></p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Kuzey Kafkasya Halkları     </strong></p>
<p><strong>Editörler: Okan Yeşilot, Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu   </strong></p>
<p><strong>Kategori: Tarih</strong></p>
<p><strong>Kapak Görseli: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Elif Uzunağaç</strong></p>
<p><strong>Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya  </strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Ali Kılıç</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Ömer Uzunağaç</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 576</strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarih-cografya-ve-kimligin-kesisiminde-kuzey-kafkasya-halklari-629281">Tarih, coğrafya ve kimliğin kesişiminde: &#8220;Kuzey Kafkasya Halkları&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuzla-Battalgazi kesişiminde kavşak çalışması başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuzla-battalgazi-kesisiminde-kavsak-calismasi-basladi-628126</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[kavşak]]></category>
		<category><![CDATA[kesişiminde]]></category>
		<category><![CDATA[tuzla-battalgazi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Darıca Tuzla Caddesi ile Battalgazi Caddesi’nin kesişiminde hayata geçireceği yeni kavşak düzenlemesi için çalışmalara başladı. Yapılacak düzenlemelerle hem araç hem de yaya güvenliği artırılacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuzla-battalgazi-kesisiminde-kavsak-calismasi-basladi-628126">Tuzla-Battalgazi kesişiminde kavşak çalışması başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Darıca Tuzla Caddesi ile Battalgazi Caddesi’nin kesişiminde hayata geçireceği yeni kavşak düzenlemesi için çalışmalara başladı. Yapılacak düzenlemelerle hem araç hem de yaya güvenliği artırılacak.</p>
<p><b>2 BİN TON ASFALT KULLANILACAK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Darıca Tuzla Caddesi ile Battalgazi Caddesi’nin kesişiminde hayata geçireceği yeni kavşak düzenlemesi kapsamında terasman kazı çalışmalarına başladı. 2 bin ton asfalt seriminin gerçekleşeceği projede 1.500 metrekarelik alanda yaya kaldırımı imalatı da yapılacak.</p>
<p><b>TRAFO KÖŞKLERİ DEPLASE EDİLECEK</b></p>
<p>Yol ve Bakım Dairesi tarafından yürütülen çalışmalar titizlikle yürütülürken proje alanında bulunan mevcut trafo köşkleri, kavşak düzenlemesine uygun şekilde yeniden konumlandırılıyor. Bu kapsamda 2 adet trafo köşkünün deplasesi yapılacak. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte enerji hatları da yeni düzene uygun hale getirilecek.</p>
<p><b>KAVŞAK DAHA AYDINLIK VE ESTETİK OLACAK</b></p>
<p>Kavşak alanının gece görüşünü ve estetik görünümünü artırmak amacıyla 19 adet aydınlatma direği montajı gerçekleştirilecek. Yeni aydınlatma sistemiyle birlikte kavşak, sürücüler ve yayalar için daha güvenli hale gelecek.</p>
<p><b>BÖLGERE TRAFİK RAHATLAYACAK</b></p>
<p>Çalışmalar tamamlandığında Battalgazi Caddesi’nden gelen araçlar, yeni yapılacak dönel ada etrafından dolaşıma katılacak. Tuzla Caddesi üzerinde oluşturulacak erken dönüş cepleri sayesinde kavşakta bekleme süreleri azalacak ve trafik akışı daha düzenli hale gelecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuzla-battalgazi-kesisiminde-kavsak-calismasi-basladi-628126">Tuzla-Battalgazi kesişiminde kavşak çalışması başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borusan Contemporary&#8217;de Bilim ve Tarih Disiplinleri Kesişiminde, Görsel ve Düşünsel Yeni Deneyimler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/borusan-contemporaryde-bilim-ve-tarih-disiplinleri-kesisiminde-gorsel-ve-dusunsel-yeni-deneyimler-405044</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 08:24:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[borusan]]></category>
		<category><![CDATA[contemporaryde]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimler]]></category>
		<category><![CDATA[disiplinleri]]></category>
		<category><![CDATA[düşünsel]]></category>
		<category><![CDATA[görsel]]></category>
		<category><![CDATA[kesişiminde]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405044</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borusan Contemporary, kültür sanat sezonunu iki yeni sergi ile karşılıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusan-contemporaryde-bilim-ve-tarih-disiplinleri-kesisiminde-gorsel-ve-dusunsel-yeni-deneyimler-405044">Borusan Contemporary&#8217;de Bilim ve Tarih Disiplinleri Kesişiminde, Görsel ve Düşünsel Yeni Deneyimler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Borusan Contemporary, yeni kültür sanat sezonu için hazırladığı sergilerle,  sanatseverleri çok katmanlı bir sanat deneyimine davet ediyor. </p>
<p> </p>
<p>90’li yılların sonundan bu yana sürdürdüğü sanat pratiğiyle, güncel sanata yön veren akımlar içerisinde anılan Britanyalı sanatçı Mat Collishaw, yeni solo sergisi <em><strong>Aritmi</strong></em> ile, sanat, bilim ve tarih disiplinlerinin perspektifinden önermeleri, yapay zekâ teknolojileriyle birleştiriyor. Sanat ve bilim alanından iki önemli isim olan Albrecht Dürer ve Ernst Haeckel’ın çalışmalarını referans alan Collishaw, doğanın bozulmakta olan ritmini görselleştiriyor. <em><strong>Aritmi</strong>,</em> Dürer gibi Rönesans sanatçılarının dünyaya olan bakışımızı geliştirmek için son derece önemli olduğuna inandıkları ampirik yöntem ve doğa gözlemi kavramlarını gündeme getiriyor. Tıpkı Dürer gibi, Collishaw da yaklaşmakta olan felaketle ilgileniyor.</p>
<p> </p>
<p>Sergi kapsamında sergilenen <em><strong>Sonuna Dek</strong></em> başlıklı video çalışması, 19. yüzyılın kolonyal dünyasında bitkilerin denizaşırı taşınmasını sağlayan ve bir terraryum formu olan Wardian Kutuları’ndan yola çıkıyor. Samuel Barber’ın <em>Adagio For Strings</em> eseri eşliğinde akan videoda doğanın yıkımı ve yeniden canlanışı dramatik bir biçimde birbirini izliyor.  </p>
<p> </p>
<p><em><strong>Melez Gücü</strong></em> animasyon videosu ise doğa/kültür ikiliğini ele alırken, vahşi yaşamın Londra Ulusal Galerisi’ni, dolayısıyla insanın doğaya alternatif olarak ürettiği “kültürü” ele geçirişini çarpıcı bir biçimde görselleştiriyor.  </p>
<p> <strong> </strong></p>
<p><strong>Mat Collishaw sergideki yeni eserlerinde İstanbul Boğazı’nı referans alıyor</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Collishaw’un <em><strong>Pandora</strong></em><strong> </strong>isimli çalışması ise İstanbul Boğazı’ndan ilham alıyor. Sanatçı, Haeckel’ın deniz yaratıkları illüstrasyonlarıyla Albrecht Dürer’in <em>Mahşerin Dört Atlısı</em> adlı ahşap baskısını yapay zekâ yardımıyla dönüştürerek özgün bir ilüstrasyon üretiyor. Sanatçının imza işi olan zoetrop formatında kurguladığı çarpıcı enstalasyonu <em><strong>Çınlayan Sirenler</strong></em> ise denizanası türlerinin doğal ritimleri dışındaki aşırı çoğalmalarını vurguluyor;  bu istilacı canlıları  doğanın zekâsını sembolize eden kapana kısılmış ahtapot ile karşılaştırıyor.</p>
<p> </p>
<p>Mat Collishaw, felsefe ve bilim tarihini katederek doğayla bağ kurmak için kuramların yanı sıra duyuların ve hayal gücünün gerekliliğini vurguluyor. <em><strong>Aritmi</strong></em>, teknolojinin yardımıyla doğaya ve doğayla ilişkimize dair yeni görme yollarını araştırıyor. </p>
<p> </p>
<p>Mat Collishaw Borusan Contemporary’de düzenlenecek yeni sergisi <em><strong>Aritmi</strong></em> hakkında şunları söylüyor: “İklim değişikliğinin gezegenin çehresini ve ekolojisini dramatik bir şekilde dönüştürdüğüne dair belirgin emareleri ve Borusan Contemporary&#8217;nin İstanbul Boğazı&#8217;nın kıyısındaki istisnai konumunu dikkate alan bir sergi oluşturmaya çalıştım. Dünyanın içine düştüğü vahamete ilişkin bilgi eksikliği bulunmuyor, ancak çözüm kısmında bir sorun olduğu aşikâr. <em><strong>Aritmi</strong></em>’deki çalışmalarımda çözülmemiş bilmeceleri çağrıştıran bir dizi nakış sunacağım: rahatsız edici kayıtsızlığa karşı münferit ses, dijital/genetik kodun akıl almaz karmaşıklığı, dünyanın ekolojisini dengelemenin Sisifosvari külfeti ve nihayetinde insanın Herkül’ü andıran kibri. Bu sergide, içinde bulunduğumuz zor duruma ne yazık ki bir çözüm sunulmayacak, sadece içinde beceriksizce yönümüzü bulmaya çalıştığımız bilmecelerin yansıması parıldayacak.”</p>
<p> </p>
<p>Borusan Contemporary müdürü Dr. Kumru Eren ise yeni geçici sergileri hakkında şunları ifade ediyor: “Mat Collishaw’u on yıllık bir aradan sonra, aralarında Borusan Contemporary siparişiyle bir zoetrop formunda üretilen mekâna özgü yerleştirmesinin de bulunduğu özel bir seçkiyle İstanbul’da ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Collishaw doğanın düzensizleşen kalp atışını, bilimlerin katettiği izlekten, yapay zekâ teknolojileri aracılığıyla görselleştirdi. <em><strong>Aritmi</strong></em>, Mat Collishaw’un <em>summa</em>’sı; doğayı, bilimi, tarihi, çok disiplinli düşünen bir sanatçının adeta eskiz defteri. Melankoliden, iklim dekadansına uzanan insanlık durumunun, şaşırtıcı ve büyüleyici bir portresi…”</p>
<p> </p>
<p><strong>Dijital Mitolojiler Yeni Medya Sanatının farklı üretim olanaklarını inceliyor</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Necmi Sönmez küratörlüğünde, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan bir seçki sunan <em><strong>Dijital Mitolojiler</strong></em>, Yeni Medya Sanatının farklı üretim olanaklarıyla şekillenen deneysel yaklaşımlarını ön plana çıkarıyor. Artık güncel yaşamın bir parçası olan “dijital tecrübeler”, 2000’li yıllardan itibaren yaratıcı sanatçılar için daha önce mümkün olmayan birçok araştırmanın kapılarını araladılar. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu bu tür araştırmalar üzerine yönelen karakteriyle dijital imge üretiminin altını çizdiği “yeni görselliğin” izini sürmektedir. Sergi bu görselliğin gündeme getirdiği imgeleri karşılaştırmalara dayanan bir yaklaşımla büyüteç altına alıyor. Yeni Medya Sanatı örneği olan neon heykeller, video yerleştirmeler ve manipüle edilmiş fotoğraflar, klasik üretim teknikleriyle şekillenmiş kolaj, tuval, kâğıt çalışmalarıyla bir araya geldiklerinde “hareketli imge” ile “duran imge” arasındaki farklılıklar, eşzamanlı olarak belirgin bir hal alıyor. <em><strong>Dijital Mitolojiler</strong></em> kapsamında, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan daha önce sergilenmemiş dört yeni eser de izleyiciyle buluşacak.</p>
<p> </p>
<p><strong>Mat Collishaw hakkında</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Mat Collishaw çağdaş Britanya sanatının en önemli ve ilginç isimlerinden biridir. Collishaw, Goldsmiths Üniversitesinde aldığı eğitimin ardından Genç İngiliz Sanatçıları (Young British Artists) hareketine dahil oldu. Damien Hirst’ün 1988’de düzenlediği Freeze sergisine ve 1997’deki provokatif ‘Sensation’ gösterisine katılan 16 genç sanatçıdan biriydi.   </p>
<p> </p>
<p>Collishaw 30 yıllık kariyeri boyunca insan bilinçaltının doğası üzerine kafa yordu ve onu çeşitli ifade araçlarıyla etkilemenin yollarını aradı. Sanatçı, optik yanılsamalar, projeksiyonlar ve hareketli heykellerle seyircileri hem doğrudan hem de bilmeden meşgul eden eserler ve senaryolar yarattı. Collishaw’un çalışmaları bizi temel psikoloji, tarih, sosyoloji ve bilimle ilgili sorular hakkında düşünmeye teşvik eder. Her bir eserinin zenginliği ve görsel çekiciliğinin ardında, imgeler ve çağdaş teknoloji yoluyla günümüz dünyasını nasıl algıladığımız ve ondan nasıl etkilendiğimiz hakkında derin bir keşif vardır. Davranış kontrolü, programlama ve zamansal gerçekliğe ilişkin sorular seyirci deneyiminde önemli bir yer tutar.   </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Alice Sharp hakkında</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>2009 yılında kurmuş olduğu, bir sanat ve çevre örgütü olan Invisible Dust’ın sanat yöneticisidir. Invisible Dust, iklim değişikliği ile başa çıkmak için daha geniş bir anlayış ve farkındalık yaratmada sanatın rolünü ve “görünmeyeni görünür kılmanın” önemini savunarak, çevre ve iklim konularında sanatçılarla bilim insanları arasında uluslararası iş birliklerine öncülük etmiştir. Invisible Dust projeleri arasında 2018 yılında Margaret Atwood ile “Under Her Eye”, 2022/23 yıllarında Dryden Goodwin ile “Breathe”, 2023 Mayıs’ında “Sea Change” ve Amy Jeffs ile Ben Okri’nin kaleminden gezegenin geleceği hakkında anlatılan “Forecast” öyküleri sayılabilir. Alice halen Oulu AB Kültür Başkenti 26 için Climate Clock’un küratörlüğünü yapmaktadır.   </p>
<p> </p>
<p>Alice, aralarında Elizabeth Price, Wangechi Mutu, Jeremy Deller, Fei Jun, Joan Jonas ve Cornelia Parker’ın da bulunduğu birçok önemli bilim insanı ve sanatçı ile çalışmıştır. Birleşik Krallık’ı temsil eden seçkin bir sanat ve iklim konuşmacısıdır: Dünya çapında 85.000 izleyici toplayan Insider Magazine etkinliğinde, 2020’de Davos’ta ve 2023’te British Council vasıtasıyla Birleşmiş Milletler Gelişim Programı için Yunanistan ve Romanya’da konuşmacı olarak bulunmuştur. Alice’in bağımsız olarak küratörlüğünü üstlendiği sergiler arasında: 2008 yılında Antony Gormely ve Yinka Shonibare ile Fourth Plinth ve 2010 yılında Nevin Aladağ, Zineb Sedira, Olaf Nicolai, Mike Nelson ve Nasan Tur’un da dahil olduğu 16 sanatçı ile Türk göçünün çağdaş sanat üzerindeki yansımalarını araştıran Journeys With No Return (Dönüşü Olmayan Yolculuklar) bulunur. Bu proje, İstanbul’da Akbank Kültür Merkezi’nin yanı sıra Berlin ve Londra’da izleyicilerle buluşmuştur </p>
<p><strong>Borusan Contemporary hakkında</strong></p>
<p>Borusan Contemporary, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan beslenen sergiler, etkinlikler ve eğitim programlarına yer veren, sipariş yoluyla yeni sanat üretimlerini ve sanat yazarlığını destekleyen çok platformlu bir güncel sanat kurumudur. </p>
<p>Kurumun 2011’den bu yana yürüttüğü faaliyetlerin belirleyici özelliği, fotoğraf, video, ses, ışık, yazılım, veri gibi teknolojilere sanat pratiğinde yer veren uluslararası sanatçılara ve en geniş tanımıyla yeni medya sanatına odaklanmasıdır.</p>
<p>Sergiler ve etkinlikler, Borusan Holding’in merkez ofisi olan Perili Köşk’te gerçekleştirilmektedir. Bu konumlandırma sayesinde ofis ortamı içinde özgün bir sanat merkezi yaratılarak, iş dünyası için yenilikçi ve yaratıcı bir model oluşturulmuştur. </p>
<p>Programın çoğu Borusan Holding ofislerinin de bulunduğu, İstanbul&#8217;daki Perili Köşk’te gerçekleşir ve bu da özünde ofis ortamında hayat bulan benzersiz bir müze yaratır. Galeri, ofis alanları, cafe, Artstore ve Boğazın nefes kesici manzarasına hakim açık hava terasları da dahil olmak üzere tüm bina hafta sonları genel ziyarete açıktır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusan-contemporaryde-bilim-ve-tarih-disiplinleri-kesisiminde-gorsel-ve-dusunsel-yeni-deneyimler-405044">Borusan Contemporary&#8217;de Bilim ve Tarih Disiplinleri Kesişiminde, Görsel ve Düşünsel Yeni Deneyimler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
