<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kemirgenler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kemirgenler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kemirgenler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 09:33:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>kemirgenler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kemirgenler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hantavirüsün insandan insana yayılım riski düşük</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hantavirusun-insandan-insana-yayilim-riski-dusuk-634635</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 09:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Alan]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hantavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[hantavirüsün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[insana]]></category>
		<category><![CDATA[insandan]]></category>
		<category><![CDATA[kemirgenler]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[Vaka]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yayılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, "Hantavirüsün bulaşma dinamikleri nedeniyle geniş çaplı bir pandemi oluşturma riski düşük.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hantavirusun-insandan-insana-yayilim-riski-dusuk-634635">Hantavirüsün insandan insana yayılım riski düşük</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, &#8220;Hantavirüsün bulaşma dinamikleri nedeniyle geniş çaplı bir pandemi oluşturma riski düşük. Virüsün esas olarak kemirgenler aracılığıyla bulaşması ve insandan insana yayılımın son derece sınırlı olması nedeniyle pandemi beklemiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Hastanelerinden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Hantavirüsler, kemirgenler ve bazı böcekçil hayvanlar aracılığıyla taşınan, zarflı RNA yapısına sahip virüslerdir. Bunyaviridae ailesi içerisinde yer alan bu virüs grubu, farklı türleriyle insanlarda çeşitli hastalıklara yol açabilmektedir. Bugüne kadar en az 40 hantavirüs türü tanımlanmış olup bunların en az 22&#8217;sinin insanlarda hastalık yapabildiği biliniyor. Her hantavirüs tipi genellikle belirli bir kemirici türü ile ilişkilidir ve virüs doğada bu hayvanlar arasında dolaşımını sürdürür” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Sönmnezoğlu, &#8220;Virüs adını, ilk kez izole edildiği Hantaan Nehri&#8217;nden alıyor. 1978 yılında Ho Wang Lee tarafından Kore&#8217;de bu nehir çevresinde yaşayan bir kemiriciden izole edilerek bilim dünyasına kazandırılmıştır. Bu keşif, hastalığın nedeninin anlaşılmasında önemli bir dönüm noktası olmuştur. Hantavirüs yeni bir virüs değil. Hastalık ilk olarak Kore Savaşı sırasında dikkat çekiyor. O dönemde Amerikan askerleri arasında yüksek ateş, şiddetli kanamalar ve böbrek yetmezliği ile seyreden vakalar görülüyor ve hastalık &#8216;Kore Kanamalı Ateşi&#8217; olarak adlandırılıyor. Amerikan ordusu 1951-1952 yılları arasında 3500&#8217;den fazla vaka ve yaklaşık 400 ölüm kaydetmiş. Savaş sonrası asker hareketliliği ve lojistik faaliyetler nedeniyle hastalığın belirtileri dünyanın farklı bölgelerinde de görülmeye başlanmış&#8221; dedi.</p>
<p>‘BÖBREK YETMEZLİĞİ GÖRÜLEBİLİR’</p>
<p>Prof. Dr. Sönmnezoğlu,&#8221;Hantavirüsler, coğrafi dağılımına ve virüs tipine bağlı olarak iki ana klinik tabloya neden olur; Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu (HCPS). Daha çok Amerika kıtasında görülür. Akciğer tutulumu ön plandadır. Hastalık ani başlangıçlı olup hızla ağırlaşabilir. Öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi ve dolaşım yetmezliği gelişebilir. Bu formun ölüm oranı oldukça yüksektir. Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş (HFRS) ise Avrupa ve Asya&#8217;da yaygındır. Böbrek tutulumu ile karakterizedir. Hastalarda düşük tansiyon, kanama eğilimi ve böbrek yetmezliği görülebilir. Türkiye&#8217;de bildirilen vakalar genellikle bu klinik tablo ile uyumludur&#8221; diye konuştu.</p>
<p>‘ÇİFTÇİLİK VE ORMANCILIK GİBİ FAALİYETLER BULAŞ RİSKİNİ ARTIRIR’</p>
<p>Hantavirüslerin çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaştığını söyleyen Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, &#8220;Enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğü ile çevreye yayılan virüs, kuruyarak havaya karışabilir ve solunum yoluyla insanlara geçebilir. Kontamine partiküllerin solunması, kemirgen atıklarıyla temas, nadiren kemirgen ısırıkları ile bulaşabilir. Kapalı ve yetersiz havalandırılan alanların temizlenmesi, kemirgen istilasına uğramış ortamlarda bulunmak, çiftçilik ve ormancılık gibi faaliyetler bulaş riskini artırır. Genel olarak hantavirüsler insanlar arasında bulaşmaz. Ancak Amerika kıtasında görülen Andes virüsü için nadir de olsa insandan insana bulaş bildirilmiştir. Bu bulaşın genellikle aynı evde yaşayan kişiler veya yakın temaslılar arasında, uzun süreli temas sonucu gerçekleştiği belirtilmektedir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8216;BELİRTİLER 1 İLA 8 HAFTA İÇİNDE ORTAYA ÇIKAR&#8217;</p>
<p>Prof. Dr. Sönmezoğlu, &#8220;Belirtiler genellikle virüse maruz kalındıktan sonra 1 ila 8 hafta içinde ortaya çıkar. Erken dönem belirtileri; ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, karın ağrısı, bulantı ve kusma. İleri dönem belirtileri; HCPS&#8217;de: öksürük, nefes darlığı, akciğer ödemi. HFRS&#8217;de: düşük tansiyon, kanama bozuklukları, böbrek yetmezliği. Hastalık bazı hastalarda hızla ağırlaşarak hayati risk oluşturabilir. Hantavirüs enfeksiyonunun erken tanısı, belirtilerin diğer birçok hastalıkla benzerlik göstermesi nedeniyle zor olabilir. Bu nedenle hastanın öyküsü büyük önem taşır. Özellikle kemirgen teması, mesleki riskler ve seyahat geçmişi sorgulanmalıdır. Tanı yöntemleri olarak serolojik testler (IgM ve IgG antikorlarının tespiti), PCR ile viral RNA&#8217;nın gösterilmesi kullanılır. Laboratuvar çalışmaları yüksek biyogüvenlik önlemleri gerektirir&#8221; dedi.</p>
<p>&#8216;DÜNYA GENELİNDE HER YIL BİNLERCE VAKAYA NEDEN OLUR&#8217;</p>
<p>Prof. Dr. Sönmezoğlu, &#8220;Hantavirüs enfeksiyonu için onaylanmış spesifik bir antiviral tedavi veya aşı bulunmuyor. Tedavi tamamen destekleyicidir. Solunum desteği, sıvı ve elektrolit dengesi, böbrek fonksiyonlarının izlenmesi, gerekli durumlarda yoğun bakım desteği yapılır. Erken dönemde uygun tıbbi müdahale, özellikle ağır vakalarda hayatta kalma şansını artırır. Hantavirüs enfeksiyonları nadir görülmekle birlikte dünya genelinde her yıl binlerce vakaya neden olur. Yıllık tahmini vaka sayısı; 10.000 &#8211; 100.000 civarındadır. Vakaların büyük çoğunluğu Asya ve Avrupa&#8217;da görülür. Amerika kıtasında daha az vaka olmasına rağmen hastalık daha ağır seyreder. Ölüm oranları  Avrupa ve Asya&#8217;da yüzde 1 &#8211; yüzde 15, Amerika kıtasında yüzde 20 &#8211; yüzde 50 arasındadır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Sönmezoğlu, &#8220;Hantavirüs enfeksiyonları dünya genelinde farklı bölgelerde görülüyor. Çin en yüksek vaka sayısına sahip ülke. Güney Kore düzenli olarak vaka bildiriliyor. Kuzey ve Orta Avrupa&#8217;da her yıl binlerce vaka görülüyor. Güney Amerika daha az vaka ancak daha yüksek ölüm oranına sahip. Türkiye&#8217;de hantavirüs vakaları 2009 yılından bu yana bildiriliyor. 2009-2025 yılları arasında yıllık vaka sayıları 4 ile 58 arasında değişmiş. Türkiye&#8217;de görülen vakalar genellikle böbrek tutulumu ile seyreden HFRS formundadır. Hantavirüs enfeksiyonu açısından risk altında olan gruplar; çiftçiler, orman işçileri, depo, ahır ve kapalı alan çalışanları, kemirgenlerle temas riski olanlardır. Ayrıca uzun süre kapalı kalmış alanları temizleyen kişiler de risk grubunda yer alır&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8216;KORUNMANIN EN ETKİLİ YOLU KEMİRGENLERLE TEMASI AZALTMAKTIR&#8217;</p>
<p>Prof. Dr. Sönmezoğlu, &#8220;Yaşam alanlarının temiz tutulmalıdır. Kemirgen girişleri engellenmelidir. Gıdalar güvenli şekilde saklanmalıdır. Temizlik sırasında toz oluşumu önlenmelidir. Kirli alanlar temizlenmeden önce nemlendirilmelidir. El hijyenine dikkat edilmelidir&#8221; dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hantavirusun-insandan-insana-yayilim-riski-dusuk-634635">Hantavirüsün insandan insana yayılım riski düşük</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğal alanı bozulan kemirgenler, yerleşim yerlerine yöneliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogal-alani-bozulan-kemirgenler-yerlesim-yerlerine-yoneliyor-595367</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 07:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bozulan]]></category>
		<category><![CDATA[çöp]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[haşere]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[kemirgen]]></category>
		<category><![CDATA[kemirgenler]]></category>
		<category><![CDATA[Popülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[yerlerine]]></category>
		<category><![CDATA[yerleşim]]></category>
		<category><![CDATA[yöneliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595367</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, İstanbul Valiliği’nin kamusal alanlarda köpeklerin kontrolsüz beslenmelerini yasaklayan genelgesini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-alani-bozulan-kemirgenler-yerlesim-yerlerine-yoneliyor-595367">Doğal alanı bozulan kemirgenler, yerleşim yerlerine yöneliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, İstanbul Valiliği’nin kamusal alanlarda köpeklerin kontrolsüz beslenmelerini yasaklayan genelgesini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Tek yönlü bir yasaklama yerine, bütüncül bir yaklaşım gerekiyor</strong></p>
<p>Sokak hayvanlarına yönelik besleme yasaklarının, toplum sağlığı, hayvan refahı ve kentsel ekoloji açısından çok boyutlu sonuçlar doğuran düzenlemeler olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bu nedenle tek yönlü bir yasaklama yerine, bilimsel verilere dayanan bütüncül bir yaklaşım gerekmektedir. Bilimsel araştırmalar, düzenli beslenemeyen hayvanlarda stres hormonlarının yükseldiğini, agresyonun arttığını<strong> </strong>ve<strong> </strong>hastalık riskinin çoğaldığını göstermektedir. Bu durum, toplum açısından daha tehlikeli sonuçlara yol açabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Besleme yasağı popülasyonu azaltmaz</strong></p>
<p>Sokak hayvanlarının bulundukları alanı koruma ve bu alanı dış tehditlere karşı savunma eğiliminde olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Sokak köpeklerinde bu davranış, alan düzeninin korunması, yabancı sürülerin girişinin engellenmesi ve ekolojik dengenin sürdürülmesi açısından önemli bir rol oynar. Popülasyonun ani şekilde aç bırakılıp alandan uzaklaştırılması; yeni grupların alana girmesine (boş alan etkisi), popülasyon döngüsünün kontrolsüz şekilde devam etmesine<br /> yol açar. Bu nedenle besleme yasağı popülasyonu azaltmaz, aksine dengesiz ve öngörülemez hale getirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sokak köpekleri yeni besin kaynakları arayacak</strong></p>
<p>Besleme noktalarının tamamen yasaklanmasının, hayvanların yeni besin kaynakları aramak için çöp konteynerlerine yönelmesine<strong>, </strong>trafik riskinin artmasına<strong>,</strong> insanlarla kontrolsüz karşılaşmaların çoğalmasına<strong> </strong>neden olacağını da ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bu da sokak hayvanı–insan temasını azaltmak yerine artırarak, halk sağlığı açısından etkili bir çözüm sunmamaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kemirgen ve haşerelerin artmasının nedenleri neler?</strong></p>
<p>Sokaklarda kemirgen (fare, sıçan)<strong> </strong>ve<strong> </strong>haşere (hamam böceği, sinek, kene vb.) popülasyonunun artmasının, şehir ekolojisi ve halk sağlığı açısından çok iyi bilinen ve bilimsel olarak açıklanmış bir durum olduğunu da söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Artışın temel nedenleri arasında yaşam alanlarının bozulması, inşaat faaliyetleri, altyapı kazıları, ağaçlık ve yeşil alanların azalması bulunmaktadır. Doğal alanı bozulan kemirgen ve böcekler, besin ve barınak bulmak için yerleşim alanlarına yönelir. Düzensiz ilaçlama, yanlış kimyasal kullanımı, sadece bazı bölgelerin ilaçlanması, açıkta bırakılan çöpler, düzenli toplanmayan organik atıklar ve kapaksız veya kırık çöp kutuları haşere popülasyonunun kontrolsüz şekilde bir bölgede azalırken diğer bölgede artmasına neden olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Popülasyonu yok etmek değil, sağlıklı şekilde yönetmek gerekir</strong></p>
<p>Besleme yasakları sonucu sokak hayvanı sayısında azalma olacağının öngörüldüğüne işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu durum gerçekleştiğinde ortaya çıkabilecek durumlardan birisi zoonotik hastalık riskinin artması diğeri ise ekolojik boşluk etkisinin ortaya çıkmasıdır. Şehirlerde kedilerin popülasyonunun azalması kemirgen ve haşere sayısını katlanarak artırır. Bu da zoonotik hastalıkların yayılma riskini ciddi şekilde artırır. Sokak köpekleri kemirgenlerle rekabet eder, çöplük ve açık alanlarda fare popülasyonunu baskılar. Bu durum; Leptospiroz, hantavirüs gibi kemirgen kaynaklı zoonozları azaltabilir. Köpeklerin tamamen ortadan kaldırılması fare ve çöpteki haşerelerin artırmasına neden olur (ekolojik boşluk etkisi). Popülasyonu yok etmek değil, sağlıklı şekilde yönetmek çevresel riskleri minimize eder.”</p>
<p><strong>Bütün hayvanlar eşit doğar!</strong></p>
<p>Toplumun her bireyinin, hayvanların korunmasına ilişkin kanuni yükümlülüklere uygun davranmakla yükümlü olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bütün hayvanlar eşit doğar ve yaşamak herkes kadar onların da hakkıdır. Bu hak kanunla korunur, vicdanla güçlenir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-alani-bozulan-kemirgenler-yerlesim-yerlerine-yoneliyor-595367">Doğal alanı bozulan kemirgenler, yerleşim yerlerine yöneliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
