<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kaynaklı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kaynakli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kaynakli</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Mar 2026 10:00:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kaynaklı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kaynakli</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, 1990-2024</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-623278</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[1990]]></category>
		<category><![CDATA[1990-2024]]></category>
		<category><![CDATA[2024 Yılında]]></category>
		<category><![CDATA[artarak]]></category>
		<category><![CDATA[emisyon]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadarı]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[sera]]></category>
		<category><![CDATA[Sera Gazı]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623278</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplam sera gazı emisyonu 2024 yılında 584,5 Mt CO2 eşdeğeri oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-623278">Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, 1990-2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplam sera gazı emisyonu 2024 yılında 584,5 Mt CO2 eşdeğeri oldu</strong></p>
<p>Sera gazı envanteri sonuçlarına göre, 2024 yılı toplam sera gazı emisyonu bir önceki yıla göre %5,3 artarak 584,5 milyon ton (Mt) CO2 eşdeğeri (eşd.) olarak hesaplandı. Kişi başı toplam sera gazı emisyonu 1990 yılında 4,2 ton CO2 eşd., 2023 yılında 6,5 ton CO2 eşd. ve 2024 yılında 6,8 ton CO2 eşd. olarak hesaplandı.</p>
<p><strong>Toplam ve kişi başı sera gazı emisyonu, 1990-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-0-Qjxah36G.png"/></p>
<p><strong>Sektörlere göre emisyon miktarında enerji sektörü ilk sırada yer aldı</strong></p>
<p>Toplam sera gazı emisyonlarında 2024 yılında CO2 eşd. olarak en büyük payı %71,8 ile enerji kaynaklı emisyonlar alırken bunu sırasıyla %12,9 ile endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı, %12,6 ile tarım ve %2,6 ile atık sektörü takip etti.(1)</p>
<p>Enerji sektörü emisyonları 2024 yılında, 1990 yılına göre %192,3 artarken, bir önceki yıla göre %5,6 artarak 419,9 Mt CO2 eşd. olarak hesaplandı. Endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı emisyonları 1990 yılına göre %227,6 artmakla beraber bir önceki yıla göre %7 artarak 75,7 Mt CO2 eşd. olarak hesaplandı.</p>
<p>Tarım sektörü emisyonları 2024 yılında, 1990 yılına göre %41,8, bir önceki yıla göre ise %2,4 artarak 73,5 Mt CO2 eşd. olarak hesaplandı. Atık sektörü emisyonları ise 1990 yılına göre %49,7 artarken bir önceki yıla göre %3,9 artarak 15,4 Mt CO2 eşd. olarak hesaplandı.</p>
<p><strong>Sektörlere göre sera gazı emisyonları, 1990-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-1-yCt4K4yh.png"/></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-2-VRxGM3HY.png"/></p>
<p><strong>CO2 emisyonlarındaki en büyük payı enerji kaynaklı emisyonlar oluşturdu</strong></p>
<p>Toplam CO2 emisyonlarının 2024 yılında %34,2 kadarı çevrim ve enerji alt kategorisinden kaynaklı olmak üzere %85,9 kadarı enerji sektöründen, %13,7 kadarı endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı sektöründen, %0,3 kadarı ise tarım ve atık sektörlerinden kaynaklandı.(1)</p>
<p>Toplam CH4 emisyonlarının 2024 yılında %53,6 kadarı enterik fermentasyon kaynaklı olmak üzere %62,0 kadarı tarım sektöründen, %19,5 kadarı ise enerji sektöründen ve %18,5 kadarı atık sektöründen kaynaklandı.(1)</p>
<p>Toplam N2O emisyonlarının 2024 yılında %65,6 kadarı tarımsal topraklar kaynaklı olmak üzere %77,8 kadarı tarım sektöründen, %11,4 kadarı enerji sektöründen, %6,4 kadarı atık sektöründen ve %4,5 kadarı ise endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı sektöründen kaynaklandı.(1)</p>
<p><strong>Gazlara göre sera gazı emisyonları, 1990-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-3-MBgMnBl6.png"/><br /> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-623278">Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, 1990-2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Körfezi&#8217;nde yine dış kaynaklı kirlilik alarmı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezinde-yine-dis-kaynakli-kirlilik-alarmi-622622</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 18:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[kirlilik]]></category>
		<category><![CDATA[körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[yine]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622622</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir Körfezi’nde bugün yapılan rutin dron taramaları kapsamında kasım ayından bu yana sekizinci kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezinde-yine-dis-kaynakli-kirlilik-alarmi-622622">İzmir Körfezi&#8217;nde yine dış kaynaklı kirlilik alarmı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir Körfezi’nde bugün yapılan rutin dron taramaları kapsamında kasım ayından bu yana sekizinci kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildi. Kaydedilen görüntülerde Alsancak Limanı civarında mazot ve yağ türevi atıklara rastlandı. Mart ayı başında benzer şekilde tespit edilen kirliliğin ardından, aynı ay içerisinde farklı bir bölgede ikinci kez benzer durum yaşandı.</p>
<p>İzmir Körfezi’nde havadan görüntüleme yöntemiyle rutin olarak tarama yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından son aylarda sürekli tekrarlanan dış kaynaklı kirlilik görüntülerine yeniden rastlandı. Alsancak Limanı civarında deniz yüzeyinde mazot ve yağ türevi atık tespit eden Büyükşehir Belediyesi yetkilileri bu durumun kasım ayından bu yana sekizinci kez yaşandığını belirtti.</p>
<p>Durum hemen rapor edilerek körfezde dış kaynaklı kirlilik riskinin süreklilik arz ettiği ve daha etkin önleyici tedbirlere ihtiyaç duyulduğu dile getirildi. Tespit edilen mazot ve yağ türevi atıkların; deniz ekosistemi üzerinde olumsuz etkiler yarattığı, su kalitesini düşürdüğü  ve deniz canlılarının yaşam alanlarını tehdit ettiğine dikkat çekildi. Hazırlanan raporda “Bu tür kirlilikler, uzun vadede körfezin doğal dengesine zarar vererek geri dönüşü zor çevresel sonuçlara yol açabilmektedir. İzmir Körfezi’nin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için denetim faaliyetlerinin artırılması, kirliliğe neden olan unsurların kaynağında tespit edilmesi ve ilgili kurumlarca gerekli yaptırımların kararlılıkla uygulanması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, denizcilik faaliyetlerinde bulunan tüm paydaşların çevresel sorumluluk bilinciyle hareket etmesi, benzer olayların önlenmesinde kritik rol oynamaktadır” denildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezinde-yine-dis-kaynakli-kirlilik-alarmi-622622">İzmir Körfezi&#8217;nde yine dış kaynaklı kirlilik alarmı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Plazma Kaynaklı Tedaviler Hayat Kurtarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/plazma-kaynakli-tedaviler-hayat-kurtariyor-581846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 08:11:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[plazma]]></category>
		<category><![CDATA[takeda]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581846</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Daha Sağlıklı, Daha Parlak Bir Gelecek” misyonuyla hastalarının yaşam kalitesini artırmak için yenilikçi tedaviler geliştiren Takeda bugün 80’den fazla ülkede 50 bini aşkın çalışanıyla Gastroenteroloji, Hematoloji, İmmünoloji, Nadir Genetik Hastalıklar, Nörobilim, Onkoloji, Plazma Kaynaklı Tedaviler ve Aşı alanlarında faaliyet gösteriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plazma-kaynakli-tedaviler-hayat-kurtariyor-581846">Plazma Kaynaklı Tedaviler Hayat Kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Daha Sağlıklı, Daha Parlak Bir Gelecek” misyonuyla hastalarının yaşam kalitesini artırmak için yenilikçi tedaviler geliştiren Takeda bugün 80’den fazla ülkede 50 bini aşkın çalışanıyla Gastroenteroloji, Hematoloji, İmmünoloji, Nadir Genetik Hastalıklar, Nörobilim, Onkoloji, Plazma Kaynaklı Tedaviler ve Aşı alanlarında faaliyet gösteriyor. 244 yıllık köklü geçmişinin son 80 yılında uzmanlaştığı bu alanların yanında, plazma kaynaklı tedavilerde de önemli atılımlar yaparak küresel deneyimi ve liderliğiyle, plazmanın dönüştürücü gücünü en ileri teknolojilerle bir araya getiriyor ve bu alanda da hastalar için yenilikçi tedaviler sunuyor.</p>
<p>Kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositler çıkarıldıktan sonra kalan kanın berrak, saman renkli sıvı kısmı olan plazma, yüzyılı aşkın süredir nadir, karmaşık hastalıklar için hayati önem taşıyan bir tedavi olarak kullanılıyor. İnsan vücudunun enfeksiyonlarla savaşabilmesi için gerekli antikorlar ve kanamaları  durdurabilmesi için gerekli pıhtılaşma faktörleri gibi kritik işlevlere sahip plazma proteinlerinin yetersizliği, yaşamı tehdit eden tıbbi durumlara neden oluyor.[2] </p>
<p>Takeda, plazmaya olan bu ihtiyacı karşılamak için kademeli iyileştirmelerle yetinmeyip, plazmayı yeniden hayal ederek çok daha geniş ve sürdürülebilir çözümler geliştiriyor. Takeda’nın dünya çapındaki plazma bağış ağını oluşturan BioLife Plazma Hizmetleri, ABD ve Avrupa’da 260’tan fazla yüksek teknolojideki tesiste faaliyet gösteriyor. Dünya standartlarında bağış güvenliği ile yüksek kalitedeki merkezlerinde, plazma bağışı ile yaşam kurtarmaya ve iyileştirme sürecine katkı sunma fırsatı veriyor.[3]</p>
<p>Kaynak plazma toplama konusunda küresel bilinci artırmak, plazma protein tedavileri ve nadir hastalıklar hakkındaki anlayışı artırmak amacıyla her yıl Ekim ayının ilk haftasında düzenlenen Uluslararası Plazma Farkındalık Haftası (IPAW)[4] ile ilgili açıklamada bulunan <strong>Takeda Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mahir Kula</strong> şunları söyledi:</p>
<p><em><strong>“ Son 20 yılda, daha fazla nadir hastalığın teşhis edilmesi, hasta sayısının artması, bakım standartlarının yükselmesi ve tedaviye erişim imkânlarının genişlemesi nedeniyle plazmadan elde edilen tedavilere olan küresel talep hızla artıyor</strong>.[3] </em></p>
<p><em><strong>Bu bağlamda</strong> <strong>IPAW; 2013 yılından bu yana Plazma Protein Tedavileri Derneği (PPTA) ve üye şirketlerinin, plazma bağışının önemine yönelik farkındalığı artırmak için yürüttükleri koordineli ve ortak bir girişim olarak hayata geçiyor.[5]</strong> <strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>Biz de Takeda olarak, plazma alanında bütüncül bir yaklaşım benimsiyor, sektör standartlarını yeniden şekillendirirken verimliliği en üst düzeye çıkarmak için çalışıyoruz. Bilimsel gelişmelerin yanı sıra veri ve teknolojinin gücünden yararlanarak uçtan uca inovasyon odağında sürdürülebilir büyümeyi destekliyor, plazma kaynaklı tedaviler ile hastalara yenilikçi ve etkili tedavi seçenekleri sunuyoruz.”</strong></em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plazma-kaynakli-tedaviler-hayat-kurtariyor-581846">Plazma Kaynaklı Tedaviler Hayat Kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son 2 gündeki 9 orman yangınından 8&#8217;i insan kaynaklı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/son-2-gundeki-9-orman-yanginindan-8i-insan-kaynakli-549619</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 14:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gündeki]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[yangınından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549619</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, hafta sonu kentin birçok noktasında etkili olan orman yangınlarına karşı aralıksız mücadele verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/son-2-gundeki-9-orman-yanginindan-8i-insan-kaynakli-549619">Son 2 gündeki 9 orman yangınından 8&#8217;i insan kaynaklı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, hafta sonu kentin birçok noktasında etkili olan orman yangınlarına karşı aralıksız mücadele verdi. İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın vardiyalı çalışan tüm personeli göreve çağrılarak yaklaşık 24 saat boyunca sahada alevlere karşı ter döktü. Son iki günde yerleşim yerlerini de etkileyen 9 orman yangınının 8&#8217;inin insan kaynaklı olduğu belirlendi. Büyükşehir belediyesinin tüm birimleri yangını önlemek ve yaraları sarmak için sahada çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, günlerdir kenti etkileyen orman yangınlarına karşı mücadele ediyor. Dün Menderes Kuyucak ile Seferihisar Orhanlı Mahallesi arasında sebebi henüz belirlenemeyen nedenle saat 13.00 sıralarında çıkan yangın fırtına nedeniyle hızlanarak Ürkmez, Payamlı, Doğanbey, Cumhuriyet, Ömür Beldesi, Doğankent, Banksis, Akarca bölgelerini etkiledi. Payamlı ve Doğanbey köyü tahliye edildi. Doğankent Sitesi ve Orhanlı Mahallesi başta olmak üzere bölgede 160’a yakın ev yangından hasar gördü. Bölge genelinde söndürme çalışmaları hava desteği ile sürüyor. Seferihisar Kavakdere mevkisinde sabah 05.00’te çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Havadan müdahale sürüyor. İzmir İtfaiyesi raporlarına göre son iki günde çıkan 9 orman yangınından 8’inin insan kaynaklı olduğu belirtildi.</p>
<p><strong>Rüzgar çalışmaları etkiledi</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Yaşar Korkmaz, Menderes&#8217;te başlayan orman yangınlarının 24&#8217;üncü saate girdiğini söyledi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin hava araçları ile ormanlık bölgelerde çalışmalarını sürdürdüğünü açıklayan Yaşar Korkmaz, “Biz de yerleşim yerlerini emniyete aldık. 24 saat içerisinde çok zorlu çalışmalar oldu. Rüzgarın hızı zaman zaman 75 kilometreye kadar çıktı. Bu rüzgar çalışmalarımızı olumsuz etkiledi. Yangının hızlı şekilde ilerlemesine neden oldu. Yangını kontrol altına almak için stratejilerimizi oluşturuyoruz ama rüzgarın sık sık yön değiştirmesi nedeniyle alevler farklı noktalara sıçradı” dedi.</p>
<p><strong>Evler hasar gördü</strong></p>
<p>Dün Menderes Kuyucak&#8217;ta başlayan yangının ardından, kentin farklı noktalarında da büyük yangınların meydana geldiğini ifade eden Korkmaz, “Yazlık sitelerin güvenliğini aldık. Çok fazla etkilenen yerler oldu. 20&#8217;si tamamen yanarken, 80&#8217;e yakın evde hasar oluştu. Diğer kentlerden desteğe gelen itfaiye ekiplerine teşekkür ediyorum” diye konuştu. Küçük ihmallerin büyük sonuçlar doğurduğunu ve yurttaşların çok dikkatli olması gerektiğini ifade eden Korkmaz, “Lütfen sigaranızı çevreye atmayın. Kaynak yaparken yanınızda su bulundurun veya kaynak yapmayın. Sıcaklığın 40 santigrat derecelere vardığı şu günlerde kaynak, son derece tehlikeli. İki günde dokuz orman yangını çıktı. Bunlardan 8&#8217;i insan kaynaklı. İçler acısı görüntülerin nedeni, dikkatsizlik. İçimiz yanıyor. Lütfen herkes birbirini kontrol etsin. Şu görüntüler içimizi yakıyor. Sigara, mangal, kontrolsüz ateş&#8230; Lütfen yakmayın” diye konuştu. </p>
<p><strong>Küçük dikkatsizlikler büyük felaketlere gebe</strong></p>
<p>İtfaiye Yangın ve Acil Müdahale Şube Müdürü Aydın Mutlu da Cumhuriyet Mahallesi&#8217;ni etkileyen yangını kontrol altına almak için yoğun mücadele verdiklerini belirterek, “Yangın sitelere kadar geldi. Biz burada evlere zarar gelmesin diye yoğun mücadele verdik. Ancak 4 ev, hasar aldı. Gece yanan ve kontrol altına aldığımız yerleri, yeniden dolaşıyoruz. Tütmeler olan yerlerde soğutma çalışmalarımız sürüyor. Farklı kentlerden gelen itfaiye ekiplerini, riskli yerlere konuşlandırdık. Bu sürede İzmir İtfaiyesinin tüm çalışanları göreve çağrıldı. Elimizdeki tüm yedek araçlarla yangınlara müdahale ettik. Ona rağmen ciddi sonuçlarla karşı karşıya kaldık. Herkesin yangın riskine karşı çok duyarlı olması gerekiyor. Ufak bir kıvılcımın yol açtığı afeti görüyorsunuz. Son 5 günde çok fazla ve aynı anda çıkan yangınlar var. Aynı anda yangın çıkınca itfaiyenin de gücü bölünüyor. O nedenle herkesin yangın çıkmaması için çok dikkatli olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Özdere Gençlik Kampı yurttaşlara açıldı</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na 20 kişilik Sosyal İnceleme Ekibi bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Hasar gören evleri belirlemek için çalışma yürüten ekipler ayrıca yangından etkilenen yurttaşları İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Özdere Gençlik Kampı&#8217;na yerleştirdi. Yine Seferihisar Belediyesi&#8217;nin Ürkmez Ek Hizmet Binası’nda kurulan ikram aracı ile bölgede çalışanların ve yurttaşların gıda, su ihtiyacını karşıladı. Büyükşehir ekipleri ayrıca yurttaşlara psikososyal destek de veriyor.</p>
<p><strong>Hayvanlar tedavi altına alındı</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı da yangın bölgesinde hayvanları alevlerin arasından kurtarmak için mücadele verdi. Orhanlı ve Payamlı bölgesinde 6 hayvan nakil aracı, 2 kamyon, 23 personel ile 250 kanatlı hayvan, 7 köpek, 1 kaplumbağa, 4 küçükbaş hayvanı tahliye etti. Yine yangından kurtarılan yaralı hayvanlar, Fuar Küçük Hayvan Polikliniği, Pako Sokak Hayvanları Yaşam Kampüsü gibi tesislerde tedavi edildi. Yeniköy bölgesinde kurulan geçici tahliye noktasında, 1 mobil klinik ile sağlık hizmeti sunuldu. Burada yangından kurtarılan canlılara ilk müdahale gerçekleştirildi. Kurtarılan ördek, kaplumbağa ve kertenkelelerin tedavisi yapıldı.</p>
<p><strong>Diğer illerden destek geldi</strong></p>
<p>Kayseri, Ankara, Eskişehir, İstanbul, Aydın, Muğla ve Denizli Büyükşehir belediyeleri yangına 19 arazöz, 6 tanker, 5 hizmet aracı, bir bakım aracı ve 80 personelle destek verdi. Menderes, Menemen, Torbalı, Gaziemir, Bornova, Buca, Karabağlar, Karşıyaka, Beydağ, Balçova belediyeleri 21 su tankeri ve 3 iş makinesi ile yangınla mücadeleye katıldı. Denizli, Aydın, Muğla, Kayseri, Ankara, Eskişehir Büyükşehir belediyeleri ilave araçlarla destek vermek üzere bugün bölgeye geldi.</p>
<p><strong>Büyükşehir tüm birimleriyle sahada</strong></p>
<p>İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekiplerinin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi birimleri de araç ve personel desteği ile sahada çalışmalarını sürdürüyor. İZSU Genel Müdürlüğü de 43 araç 100 personel ile Doğanbey yangınına müdahale etti. İZSU bünyesinde Afet ve Acil Durum Yönetim Birimi kapsamında oluşturulan Arama ve Kurtarma Ekibi de ilk sınavını başarı ile verdi. İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan yangınlara müdahale eğitimi alan 18 kişi liderliğinde 39 kişilik Arama Kurtarma Ekibi İzmir itfaiyesi öncülüğünde Doğanbey ve Ürkmez arıtma tesisleri bölgesinde soğutma çalışmalarına aralıksız ve dönüşümlü olarak destek sağladı.</p>
<p><strong>Dün çıkan 9 yangın söndürüldü</strong></p>
<p>İzmir İtfaiyesi ekipleri dün (29 Haziran Çarşamba) Buca, Güzelbahçe, Bergama, Torbalı, Aliağa, Mordoğan, Dikili, Çeşme ve Tire’de olmak üzere 8 ilçede çıkan yangınlara hızla müdahale ederek söndürdü. Buca Beyazevler’de dün 15.30’da çıkan yangın akşam 21.30’da kontrol altına alındı. Yapılan ilk tespitlerde 17 aracın zarar gördüğü, bir binanın tamamen yandığı belirlendi. Güzelbahçe İstikbal Caddesi köpek çiftliği yanında başlayan geniş otlak alandaki yangın kısa sürede söndürüldü. Torbalı Kazım Karabekir Mahallesi’nde dün gece saatlerinde plastik fabrikası bahçesinde başlayan ot yangını itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde söndürüldü, yangının fabrikaya sıçraması engellendi. Mordoğan Beylikbağı mevkiinde dün akşam saatlerinde başlayan ot –makilik alan yangını ekiplerin hızlı müdahalesi ile kısa sürede kontrol altına alındı, mahsur kalan üç yurttaş kurtarıldı. Dikili Salihler mevkiinde dün akşam saatlerinde başlayan orman yangını itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile kısa sürede kontrol altına alındı. Çeşme Alaçatı Port karşısında dün akşam saatlerinde başlayan yangın kısa sürede kontrol altına alındı. Tire Alacalı mevkiinde akşam saati başlayan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile gece saatine doğru söndürüldü.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/son-2-gundeki-9-orman-yanginindan-8i-insan-kaynakli-549619">Son 2 gündeki 9 orman yangınından 8&#8217;i insan kaynaklı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kene kaynaklı hastalıklar artmaya başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kene-kaynakli-hastaliklar-artmaya-basladi-545355</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 13:34:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artmaya]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[kene]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545355</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keneler zorunlu kan emici artropodlar olup, dünyanın her bölgesinde gözlenmektedirler. Özellikle bahar ve yaz aylarında aktif hale geçerler.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kene-kaynakli-hastaliklar-artmaya-basladi-545355">Kene kaynaklı hastalıklar artmaya başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keneler zorunlu kan emici artropodlar olup, dünyanın her bölgesinde gözlenmektedirler. Özellikle bahar ve yaz aylarında aktif hale geçerler. Türkiye, iklim ve coğrafi olarak kenelerin yaşamına elverişlidir. Türkiye’nin yaklaşık 30 kene türüne ev sahipliği yaptığı tespit edilmiştir. Ülkemizde, kenelerden insana bulaşabilen en önemli hastalık Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)’dir. Ortaya çıkan vakaların çoğu Tokat, Sivas, Çorum ve Erzurum’da görülmektedir.  Kırım Kongo Kanamalı Ateşi dışında Lyme hastalığı da kenelerden insana bulaşabilir.</p>
<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi virüsü infekte kenelerin kanı ve diğer vücut sıvıları ile temasla (insana tutunması) bulaşabilir. Hastalığın kuluçka süresi ortalama 1-3 gün kadardır ve belirtiler; yüksek ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, bulantı- kusma ve karın ağrısıdır. Hastalık ilerlemesiyle birlikte deride ve iç organlarda kanamalar meydana gelir. Ağır olgular ölümle sonuçlanabilir. Ülkemizde çoğu olgu genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşılan Tokat, Sivas, Çorum, Erzurum illerinde görülmektedir. </p>
<p><strong>Kene tutulmasından nasıl korunulur?</strong></p>
<p>Kene tutulmasından korunmanın en önemli yolu, kırsal alana çıkarken kıyafetlerimize dikkat etmektir. Özellikle uzun kollu ve açık renkli kıyafetler tercih edilmeli. Kenelerin vücudumuza ulaşmaması için pantolon paçaları çorabın içine sokulmalı, özellikle bitki boylarının yüksek olduğu bölgelerde dikkatli olunmalıdır. Kene olup olmadığının tespiti için vücudun düzenli olarak mutlaka kontrol edilmesi gerekmektedir. Vücut mutlaka kontrol edilmeli. Kırsal alana çıkarken uzun kollu, açık renkli kıyafetler giyilmeli. Kenelerden kurtulmak için böcek kovucu spreylerde tercih edilebilir.  </p>
<p><strong>Öküz gözü şeklinde kızarıklık varsa dikkat</strong></p>
<p>Türkiye’de kene kaynaklı görülen bir diğer hastalık ise Lyme hastalığıdır. <em>Borrelia burgdorferi</em> bakterisinin neden olduğu hastalığın belirtileri hastalığın evresine göre değişmektedir. Erken dönem belirtileri arasında en dikkat çekeni kenenin ısırdığı yerde öküz gözü şeklinde bir kızarıklığın olmasıdır. Diğer belirtileri ise ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, yorgunluktur. Geç dönemde ise; eklem iltihabı, sinir sistemi tutulumu, kalp sorunları yer almaktadır. Ancak bu hastalık nadiren görülmektedir. </p>
<p><strong>Vücudunuzda kene varsa mutlaka sağlık kuruluşuna gidin</strong></p>
<p>Keneden kaynaklı hastalıklarda en temel yanlış kenenin vücuttan çıkarılması sırasında kullanılan yöntemlerdir. Özellikle kenenin üzerine alkol, kolonya dökmek, yakmak ya da sigara bastırmak ciddi risklere neden olmaktadır. Yapılan bu işlemler kenenin kusmasına ve enfekte materyali insan vücuduna aktarmasına neden olmaktadır. Vücutta kene görülmesi durumunda yapılacak en doğru yaklaşım en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesidir. Kenenin vücuttan çıkarılmasından sonraki 10 günlük süreçte takibi yapılmalıdır.  </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kene-kaynakli-hastaliklar-artmaya-basladi-545355">Kene kaynaklı hastalıklar artmaya başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçeriden gelen siber tehditlere dikkat: Çalışan kaynaklı kötü niyetli eylemler Türkiye&#8217;deki şirketlerin %29&#8217;unu etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iceriden-gelen-siber-tehditlere-dikkat-calisan-kaynakli-kotu-niyetli-eylemler-turkiyedeki-sirketlerin-29unu-etkiliyor-435118</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:32:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[eylemler]]></category>
		<category><![CDATA[gelen]]></category>
		<category><![CDATA[içeriden]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>
		<category><![CDATA[niyetli]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[tehditlere]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki]]></category>
		<category><![CDATA[unu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435118</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan faktörünün sebep olduğu siber olaylar genellikle çalışanların yaptığı hatalara dayanıyor. Bu konuda önemli bir detay olan personelin olası kasıtlı kötü niyetli davranışları göz ardı ediliyor. Kaspersky’nin yaptığı en son araştırmaya göre, son iki yılda Türkiye’deki kurumların %73'ünün farklı şekillerde siber olaylarla karşılaştığını ve bunların %29'unun çalışanların kasıtlı davranışlarından kaynaklandığını ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iceriden-gelen-siber-tehditlere-dikkat-calisan-kaynakli-kotu-niyetli-eylemler-turkiyedeki-sirketlerin-29unu-etkiliyor-435118">İçeriden gelen siber tehditlere dikkat: Çalışan kaynaklı kötü niyetli eylemler Türkiye&#8217;deki şirketlerin %29&#8217;unu etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan faktörünün sebep olduğu siber olaylar genellikle çalışanların yaptığı hatalara dayanıyor. Bu konuda önemli bir detay olan personelin olası kasıtlı kötü niyetli davranışları göz ardı ediliyor. Kaspersky’nin yaptığı en son araştırmaya göre, son iki yılda Türkiye’deki kurumların %73&#8217;ünün farklı şekillerde siber olaylarla karşılaştığını ve bunların %29&#8217;unun çalışanların kasıtlı davranışlarından kaynaklandığını ortaya koyuyor.</strong></p>
<p>Kurum içinde gerçekleşen tehditlerin kasıtsız ve kasıtlı olmak üzere iki ana türü kaynağı bulunuyor. Kasıtsız veya kazara meydana gelen tehditler, kimlik avı ve diğer sosyal mühendislik yöntemlerine kanmak veya hassas ve gizli bilgileri yanlış kişiye göndermek gibi çalışan hataları olarak gözleniyor. </p>
<p>Buna karşılık kasıtlı tehditler, işverenlerinin sistemlerine kasıtlı olarak giren kötü niyetli kişiler tarafından içerden gerçekleştiriliyor. Bu genellikle hassas verilerin satışından maddi kazanç elde etmek veya şirketten intikam almak için yapılıyor. Kötü niyetli içeridekiler bir kurumun düzenli iş operasyonlarını aksatmayı veya durdurmayı, BT zayıflıklarını ortaya çıkarmayı ve gizli bilgileri elde etmeyi amaçlıyor. </p>
<p>Kurum içindeki kötü niyetli kişiler ise tüm çalışanlar arasında siber olaylara neden olabilecek en tehlikeli gruplar olarak tanımlanıyor.  Bu kişilerin eylemlerinden kaynaklanan tehditler aşağıdaki faktörler nedeniyle daha da karmaşık hale geliyor:</p>
<ul>
<li>Kullandığı bilgi güvenliği araçlarının detayları da dahil olmak üzere bir kuruluşun altyapısı ve süreçleri hakkında özel bilgiye sahipler.</li>
<li>Şirket ağının içindedirler ve kimlik avı, güvenlik duvarı saldırıları gibi yollarla dışarıdan şirkete nüfuz etmeleri gerekmez.</li>
<li>Kurum içinde meslektaşları ve arkadaşları vardır. Bu nedenle sosyal mühendislik tekniklerini kullanmaları çok daha kolaydır.</li>
<li>Kuruma zarar vermek adına yüksek motivasyona sahiptir.</li>
</ul>
<p><strong> </strong>İç tehditler ve işletmelerin savunma stratejileri</p>
<p>Çalışanların işverene karşı kötü niyetli eylemlerde bulunmasının ana nedenlerinden biri finansal kazanç elde etmek. Genellikle bu, hassas bilgileri üçüncü bir tarafa satmak amacıyla çalmak anlamına geliyor. Rakipler veya hatta siber suçluların işletmelere saldırmak için veri satın aldığı karanlık ağda bunları açık artırmaya koyabiliyor. </p>
<p>Çalışanlar işten çıkarıldığında da intikam amacıyla kötü niyetli davranışlar sergilenebiliyor. Bunu da diğer çalışanlarla olan bağlantıları aracılığıyla kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. Ancak yaşanacak en kötü senaryo, kurumun kurumsal sistemlere erişim yetkisini kaldırmamış olması nedeniyle eski çalışanın hala iş hesabına uzaktan giriş yapabilmesi durumunda gerçekleşiyor.</p>
<p>Çalışanlar, işlerinden memnun olmadıklarında veya kendilerine bekledikleri adil zammı veya hak ettikleri terfiyi vermeyen bir işverenden öç almak için de kasıtlı ve zarar verici kötü niyetli davranışlar ortaya koyabiliyor.</p>
<p>Bir diğer farklı kötü niyetli eylem türü, içerden bir veya daha fazla kişinin, organizasyonun güvenliğini veya istikrarını tehlikeye atmak amacıyla harici bir aktörle bilinçli olarak iş birliği yapması durumunda ortaya çıkıyor. Bu vakalar sıklıkla, özellikle siber suçluların, farklı türde saldırılar gerçekleştirmek üzere bir veya daha fazla içeriden kişiyi kandırma veya işe alma yoluyla anlaşmasını temel alıyor. Saldırganlar, rakip firmalar veya diğer ilgili taraflar gibi üçüncü tarafların, örgütün hassas, gizli veya kritik verilerini elde etmek, manipüle etmek veya sızdırmak için içeriden personelle gizlice işbirliği yaptığı durumlar da söz konusu olabiliyor. Bu tür eylemler, genellikle organizasyonun itibarına, finansal durumuna veya operasyonel etkinliğine ciddi zararlar vererek, uzun vadeli olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.</p>
<p>Kaspersky Bilgi Güvenliği Başkanı Alexey Vovk, şunları söylüyor: <em>&#8220;Kötü niyetli aktörler, büyük işletmelerde ya da küçük işletmelerde her yerde bulunabilir. Bunu asla bilemezsiniz. İşte bu yüzden işletmeler, tehditlere karşı koruma sağlamak için güncel, dayanıklı ve şeffaf bir BT güvenlik sistemini oluşturmalı; etkili güvenlik çözümleri, akıllı güvenlik protokolleri ve hem BT personeli hem de BT olmayan personel için eğitim programlarını birleştirmelidir. Bunlara ek olarak, organizasyonun altyapısını koruyacak ürünlerin ve çözümlerin uygulanması hayati önem taşır. Örneğin Kaspersky Endpoint Detection and Response Optimum, gelişmiş anomali kontrolü içerir. Bu da şirket içindeki çalışan bir içeriden ya da organizasyon dışındaki bir saldırgan tarafından gerçekleştirilen şüpheli ve potansiyel olarak tehlikeli faaliyetleri tespit etmeye ve önlemeye yardımcı olur.&#8221; </em></p>
<p><strong>Kaspersky, kurum içinden gelen tehditlerle mücadele etmeniz için şunları öneriyor:</strong></p>
<ul>
<li>Çalışanlar arasında farkındalığı artırmak ve kasıtlı bilgi güvenliği politikası ihlallerini önlemek için siber güvenlik eğitimleri uygulayın. Çalışanların bilgi güvenliği farkındalığını artırmak için onları güvenli internet davranışlarını öğreten Kaspersky Automated Security Awareness Platform eğitim programı bu iş için idealdir.</li>
<li>BT güvenlik uzmanları için uygun eğitim programlarına yatırım yapın. Kaspersky Cybersecurity for IT Online eğitimi, BT yöneticileri için BT güvenliğiyle ilgili basit ama etkili en iyi uygulamaların ve basit olay müdahale senaryolarının oluşturulmasına yardımcı olur. Kaspersky Expert Training, bilgi güvenliği ekibinizi tehdit yönetimi ve tehditleri azaltma konusunda en son bilgi ve becerilerle donatır.</li>
<li>Kaspersky Endpoint Security for Business Advanced, Kaspersky Total Security for Business ve Kaspersky Endpoint Detection and Response Optimum tarafından sunulan gelişmiş anomali kontrolü özelliği, çalışanlar tarafından veya bir saldırganın sistemin kontrolünü ele geçirmesi durumunda potansiyel olarak tehlike ortaya koyan faaliyetlerin önlenmesine yardımcı olur.</li>
</ul>
<ul>
<li>Kişisel cihazların ve üçüncü parti uygulama ve hizmetlerin kullanımını kontrol edin ve sınırlayın. Kaspersky Endpoint Security for Business ve Kaspersky Endpoint Security Cloud, istenmeyen uygulamaların, web sitelerinin ve çevre birimlerinin kullanımını sınırlayan uygulama, web ve cihaz kontrolleri sunarak, çalışanların veri aktarmak için şirket tarafından onaylanmayan cihazları, uygulamaları veya hizmetleri kullandığı durumlarda bile bulaşma risklerini önemli ölçüde azaltır. </li>
<li>Yönetici haklarının yalnızca iş için gerekli olan seçeneklerle sınırlandırılmasına izin veren ürünler kullanın. Kaspersky Endpoint Security for Business, Kaspersky Security Center yönetim konsolu öğelerine rol tabanlı erişim sunar. Böylece tüm yöneticilerin güvenlik işlevleri üzerinde tam kontrole ihtiyacı olmaz. </li>
<li>Kaspersky Security for Internet Gateway, ağ içindeki uç noktalarda türüne, platformun koruma durumuna ve kullanıcı davranışına bakılmaksızın istenmeyen veri iletimini önlemek için içerik filtreleme özelliğine sahiptir.</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iceriden-gelen-siber-tehditlere-dikkat-calisan-kaynakli-kotu-niyetli-eylemler-turkiyedeki-sirketlerin-29unu-etkiliyor-435118">İçeriden gelen siber tehditlere dikkat: Çalışan kaynaklı kötü niyetli eylemler Türkiye&#8217;deki şirketlerin %29&#8217;unu etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hubtic şirketlerin lojistik kaynaklı emisyonlarını ölçüp raporlayacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hubtic-sirketlerin-lojistik-kaynakli-emisyonlarini-olcup-raporlayacak-425524</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 07:23:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[emisyonlarını]]></category>
		<category><![CDATA[hubtic]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[lojistik]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüp]]></category>
		<category><![CDATA[raporlayacak]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital lojistik şirketi Hubtic, şirketlerin lojistik faaliyetlerinden kaynaklanan karbon emisyonlarının izlenmesi, ölçülmesi ve raporlanması için İngiltere merkezli teknoloji şirketi Pledge ile iş birliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hubtic-sirketlerin-lojistik-kaynakli-emisyonlarini-olcup-raporlayacak-425524">Hubtic şirketlerin lojistik kaynaklı emisyonlarını ölçüp raporlayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hubtic ile Pledge, Kapsam 3 emisyonları kapsamında iş birliği yaptı</p>
<p>Hubtic şirketlerin lojistik kaynaklı</p>
<p>emisyonlarını ölçüp raporlayacak</p>
<p>Dijital lojistik şirketi Hubtic, şirketlerin lojistik faaliyetlerinden kaynaklanan karbon</p>
<p>emisyonlarının izlenmesi, ölçülmesi ve raporlanması için İngiltere merkezli teknoloji şirketi</p>
<p>Pledge ile iş birliği yaptı. Kara yolu, deniz yolu ve Ro-Ro taşımacılıkta bu hizmeti sunmaya</p>
<p>başladıklarını söyleyen Hubtic CEO’su Abdullah Cansu, “Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında</p>
<p>şirketler artık sürdürülebilirliği odağına alan ve bu alandaki faaliyetlerini raporlayabilen</p>
<p>tedarikçileri tercih edecek. Biz de bu iş birliği ile şirketleri hem çevreci taşımacılık tiplerine</p>
<p>yönlendiriyoruz hem de Kapsam 3 emisyonları sürecini onlar adına yönetiyoruz” dedi.</p>
<p>Dijital lojistik şirketi Hubtic, hizmet verdiği her ölçekten şirketin karbon emisyonu ölçümlerine</p>
<p>yönelik süreçleri yönetmek üzere İngiltere merkezli teknoloji şirketi Pledge ile iş birliği yaptı. İş</p>
<p>birliği kapsamında Hubtic, müşterilerinin kara yolu, deniz yolu ve Ro-Ro taşımacılık esnasında</p>
<p>oluşan emisyonlarının izlenmesi, ölçülmesi ve raporlanmasını sağlayacak.</p>
<p>Abdullah Cansu: “Emisyonların raporlanması ihracatçılar ve tedarikçiler için kritik önemde”</p>
<p>Hubtic CEO’su Abdullah Cansu, Pledge ile yaptıkları iş birliği hakkında bilgi verdi. Özellikle Avrupa</p>
<p>Yeşil Mutabakatı’nın (AYM) çevresel yönetim ve ticaret anlayışını yeniden şekillendirdiğini</p>
<p>söyleyen Cansu, “Avrupa’nın karbon nötr kıta olmasını hedefleyen AYM, iklim krizinin etkilerini</p>
<p>giderek daha şiddetli hissettiğimiz günümüzde kritik öneme sahip. Öte yandan bu mutabakat,</p>
<p>ticareti de yeniden şekillendirecek. Çünkü Avrupa’daki şirketler artık sürdürülebilirliği odağına</p>
<p>alan ve bu alandaki faaliyetlerini raporlayabilen tedarikçileri tercih edecek. Dolayısıyla karbon</p>
<p>emisyonlarının raporlanması hem Avrupa’ya direkt ihracat yapan şirketleri hem de bu ihracatçı</p>
<p>şirketlerin tedarikçisi olan KOBİ’leri ilgilendiriyor. Biz de müşterilerimizin Kapsam 3 emisyonlarını</p>
<p>onlar adına izlemek, ölçmek ve raporlamak için bu alanda çözümler sunan teknoloji şirketi Pledge</p>
<p>ile iş birliği yaptık” dedi.</p>
<p>David de Picciotto: “Emisyon raporlamadaki karmaşık süreçlere rehberlik ediyoruz”</p>
<p>Pledge CEO’su ve Kurucu Ortağı David de Picciotto ise “İşletmelerin tedarik zinciri karbon</p>
<p>emisyonları raporlama konusundaki karmaşık süreçlerine rehberlik etmek ve Kurumsal</p>
<p>Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) yükümlülüklerini yerine getirmelerine yardımcı olmak</p>
<p>için Hubtic ile birlikte çalışmaktan heyecan duyuyoruz. Pledge olarak, daha sürdürülebilir bir </p>
<p>tedarik zinciri oluşturmak için ihtiyaç duyulan ürün ve hizmetleri sunuyoruz. Hubtic&#8217;in Pledge ile iş</p>
<p>birliği yapması da çevresel sorumluluğa olan bağlılıklarının ve ürünümüzün gücünün bir kanıtı”</p>
<p>diye konuştu.</p>
<p>Uluslararası standartlara uygun raporlama</p>
<p>İş birliği kapsamında Hubtic&#8217;in müşterileri lojistik faaliyetlerinden kaynaklanan karbon emisyonları</p>
<p>hakkında ISO14083 uyumlu ve Küresel Lojistik Emisyon Konseyi (GLEC) akrediteli uluslararası</p>
<p>standartlara uygun raporlama yapabilecek. Bu da Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi</p>
<p>(CSRD) yükümlülüklerine uyum sağlamalarına yardımcı olacak.</p>
<p>Hubtic bu hizmeti, taşıma esnasında anlık olarak verebildiği gibi geçmiş döneme ait taşımaların</p>
<p>karbon emisyonlarını da hesaplayabiliyor. Geçmişe yönelik hesaplamalar için şirketlerin Hubtic ile</p>
<p>yükün alındığı ve teslim edildiği adres bilgileri, ürün ağırlığı, taşımacılık yöntemi gibi bilgileri</p>
<p>paylaşmaları yeterli oluyor.</p>
<p>Kapsam 3 nedir?</p>
<p>Sera Gazı Protokolü’ne (GHG Protocol) göre, bir kurumun sera gazı emisyonları üç kapsamda</p>
<p>sınıflandırılıyor. Kapsam 1 kurumun kendi faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonları, Kapsam 2</p>
<p>enerji kaynaklı emisyonları, Kapsam 3 ise diğer tüm dolaylı emisyonları kapsıyor. Ürün ve</p>
<p>hizmetlerin tedariki, nakliyesi, iş seyahatleri gibi süreçler Kapsam 3 emisyonları içerisinde</p>
<p>değerlendiriliyor ve bu sınıf, takibi en zor emisyonlar olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hubtic-sirketlerin-lojistik-kaynakli-emisyonlarini-olcup-raporlayacak-425524">Hubtic şirketlerin lojistik kaynaklı emisyonlarını ölçüp raporlayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cuba Grubu Kaynaklı Fidye Yazılımı, Yeni Kötü Amaçlı Yazılımlar Yayıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cuba-grubu-kaynakli-fidye-yazilimi-yeni-kotu-amacli-yazilimlar-yayiyor-404137</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 10:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amaçlı]]></category>
		<category><![CDATA[cuba]]></category>
		<category><![CDATA[fidye]]></category>
		<category><![CDATA[grubu]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>
		<category><![CDATA[yayıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yazılımı]]></category>
		<category><![CDATA[yazılımlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404137</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, Cuba olarak bilinen tanınmış fidye yazılımı grubunun faaliyetlerine ilişkin yeni araştırmasını açıkladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cuba-grubu-kaynakli-fidye-yazilimi-yeni-kotu-amacli-yazilimlar-yayiyor-404137">Cuba Grubu Kaynaklı Fidye Yazılımı, Yeni Kötü Amaçlı Yazılımlar Yayıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky, Cuba olarak bilinen tanınmış fidye yazılımı grubunun faaliyetlerine ilişkin yeni araştırmasını açıkladı. Bu siber suç çetesi, yakın zamanda gelişmiş tespitlerden kaçan zararlı yazılımlar yaymaya devam etti ve dünya genelindeki kuruluşları hedef alarak arkasında çeşitli sektörlerde güvenliği ihlal edilmiş şirketlerden oluşan bir iz bıraktı.</p>
<p>Kaspersky, Aralık 2022&#8217;de müşterilerinden birinin sisteminde şüpheli bir olay tespit etti ve ardından üç şüpheli dosyayı ortaya çıkardı. Bu dosyalar, BUGHATCH olarak da bilinen komar65 kütüphanesinin yüklenmesine yol açan bir dizi eylemi tetikliyordu.</p>
<p>BUGHATCH, bellekte konuşlandırılan sofistike bir arka kapıya karşılık geliyor. Bu arka kapı çeşitli işlevler içeren Windows API&#8217;sini kullanarak kendisine tahsis edilen bellek alanında gömülü bir kabuk kodu bloğu çalıştırıyor. Daha sonra bir komuta kontrol (C2) sunucusuna bağlanarak sıradaki talimatları bekliyor. Bu yolla Cobalt Strike Beacon ve Metasploit gibi yazılımları indirmek için komutlar alabiliyor. Saldırıda Veeamp&#8217;ın kullanılması, Cuba’nın bu işe dahil olduğu ihtimalini artırıyor.</p>
<p>Özellikle PDB dosyası, Rusça &#8220;sivrisinek&#8221; anlamına gelen &#8220;komar&#8221; klasörüne atıfta bulunarak grup içinde Rusça konuşan üyelerin olası varlığına işaret ediyor. Kaspersky tarafından yapılan ileri analizler, Cuba grubu tarafından dağıtılan ve zararlı yazılımın işlevselliğini artıran ek modülleri de ortaya çıkardı. Bu modüllerden biri, HTTP POST istekleri aracılığıyla bir sunucuya gönderilen sistem bilgilerini toplamaktan sorumluydu.</p>
<p>Araştırmalarını derinleştiren Kaspersky, VirusTotal&#8217;de Cuba grubuna atfedilen yeni kötü amaçlı yazılım örnekleri ortaya çıkardı. Bu örneklerden bazıları diğer güvenlik sağlayıcıları tarafından tespit edilmekten kurtulmayı başarmıştı. Bu örnekler, antivirüs tespitinden kaçmak için şifrelenmiş veriler kullanan BURNTCIGAR kötü amaçlı yazılımının yinelemelerini temsil ediyor.</p>
<p>Kaspersky Siber Güvenlik Uzmanı <strong>Gleb Ivanov</strong>, şunları söyledi: <em>&#8220;Bulgularımız, en son raporlara ve tehdit istihbaratına erişimin öneminin altını çiziyor. Cuba gibi fidye yazılımı çeteleri evrim geçirip taktiklerini geliştirdikçe, potansiyel saldırıları etkili bir şekilde azaltmak için bunların kullandıkları taktiklerin önüne geçmek çok önemli. Siber tehditlerin sürekli değiştiği bir ortamda, yeni ortaya çıkan siber suçlulara karşı en büyük savunmamız bilgi olacaktır.&#8221;</em></p>
<p><strong>Derleme Zaman Damgasını Değiştiriyor!</strong></p>
<p>Cuba, ek kütüphanelere ihtiyaç duymadan çalışabilmesi nedeniyle tespit edilmesi zor olan tek dosyalı bir fidye yazılımı türü oluşuyla dikkat çekiyor. Rusça konuşan bu grup, Kuzey Amerika, Avrupa, Okyanusya ve Asya&#8217;da perakende, finans, lojistik, hükümet ve üretim gibi sektörleri hedef alan geniş erişim ağıyla tanınıyor. Halka açık ve tescilli araçların bir karışımını kullanıyor, araç setlerini düzenli olarak güncelliyor ve BYOVD (Bring Your Own Vulnerable Driver) gibi taktiklerden yardım alıyor. Operasyonların ayırt edici özelliklerinden biri de araştırmacıları yanıltmak için derleme zaman damgalarını değiştirmesi.</p>
<p>Örneğin 2020&#8217;de bulunan bazı örneklerin derleme tarihi 4 Haziran 2020 iken, daha yeni sürümlerdeki zaman damgaları 19 Haziran 1992&#8217;den kalma gibi gösteriliyor. Grubun benzersiz yaklaşımları sadece verileri şifrelemeyi değil, aynı zamanda finansal belgeler, banka kayıtları, şirket hesapları ve kaynak kodu gibi hassas bilgileri elde etmek üzere saldırıların uyarlanmasını da içeriyor. Yazılım geliştirme firmaları özellikle risk altında bulunuyor. Grup dinamik yapısını koruyor ve tekniklerini sürekli olarak geliştiriyor.</p>
<p>Raporun tamamını Securelist.com adresinde bulabilirsiniz.</p>
<p>Kaspersky, kuruluşlarınızı fidye yazılımlarına karşı korumaya yardımcı olacak en iyi uygulamaları şöyle sıralıyor:</p>
<ul>
<li>
<p><b>Saldırganların güvenlik açıklarından yararlanmasını ve ağınıza sızmasını önlemek için kullandığınız tüm cihazlardaki yazılımları her zaman güncel tutun.</b></p>
</li>
<li>
<p><b>Savunma stratejinizi yanal hareketleri ve internete veri sızıntısını tespit etmeye odaklayın. Siber suçluların ağınıza bağlantılarını tespit etmek için giden yöndeki trafiğe özellikle dikkat edin. Davetsiz misafirlerin kurcalayamayacağı çevrimdışı yedeklemeler oluşturun. Gerektiğinde veya acil bir durumda bunlara hızlı bir şekilde erişebildiğinizden emin olun.</b></p>
</li>
<li>
<p><b>Tüm uç noktalar için fidye yazılımı korumasını etkinleştirin. Bilgisayarları ve sunucuları fidye yazılımlarına ve diğer kötü amaçlı yazılım türlerine karşı koruyan, açıkları önleyen ve önceden yüklenmiş güvenlik çözümleriyle uyumlu olan ücretsiz  Kaspersky Anti-Ransomware Tool for Business ürününü kullanabilirsiniz.</b></p>
</li>
<li>
<p><b>Anti-APT ve EDR çözümleri kurarak gelişmiş tehdit keşfi ve tespiti, soruşturma ve olayların zamanında düzeltilmesi için gerekli yetenekleri ortamınıza dahil edin. SOC ekibinize en son tehdit istihbaratına erişimini sağlayın ve profesyonel eğitimlerle ekibinizin becerilerini düzenli olarak artırın. Yukarıdakilerin tümü Kaspersky Expert Security framework üzerinde mevcuttur.</b></p>
</li>
<li>SOC ekibinizin en son tehdit istihbaratına (TI) erişimini sağlayın. Kaspersky Tehdit İstihbaratı Portalı, Kaspersky ekibinin 20 yılı aşkın süredir topladığı siber saldırı verilerini ve içgörülerini sağlayan tehdit istihbaratı için tek bir ortak erişim noktasıdır. Kaspersky, işletmelerin bu zor zamanlarda etkili savunmalar sağlamasına yardımcı olmak için, devam eden siber saldırılar ve tehditler hakkında bağımsız, sürekli güncellenen ve küresel kaynaklı bilgilere ücretsiz olarak erişebileceğini duyurdu. Teklife buradan erişim talep edebilirsiniz.</li>
</ul>
<p><strong>Kaspersky hakkında</strong></p>
<p>Kaspersky, 1997 yılında kurulmuş küresel bir siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketidir. Kaspersky&#8217;nin derin tehdit istihbaratı ve güvenlik uzmanlığı, dünya genelinde işletmeleri, kritik altyapıları, hükümetleri ve tüketicileri korumak için sürekli olarak yenilikçi çözümlere ve hizmetlere dönüşmektedir. Şirketin kapsamlı güvenlik portföyü, gelişmiş ve gelişen dijital tehditlerle mücadele etmek için önde gelen uç nokta koruması, özel güvenlik ürünleri ve hizmetleri ile Siber Bağışıklık çözümlerini içeriyor. 400 milyondan fazla kullanıcı Kaspersky teknolojileri tarafından korunmaktadır ve şirket 220.000&#8217;den fazla kurumsal müşterinin kendileri için en önemli olanı korumalarına yardımcı oluyor. kaspersky.com adresinden daha fazla bilgi edinin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cuba-grubu-kaynakli-fidye-yazilimi-yeni-kotu-amacli-yazilimlar-yayiyor-404137">Cuba Grubu Kaynaklı Fidye Yazılımı, Yeni Kötü Amaçlı Yazılımlar Yayıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Değişikliğinde Yaşanan Isı Artışının En Önemli Nedeni İnsan Kaynaklı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikliginde-yasanan-isi-artisinin-en-onemli-nedeni-insan-kaynakli-373143</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 May 2023 11:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artışının]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373143</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi’nin düzenlediği seminerde iklim değişiminin tarımsal üretim sistemlerine etkileri değerlendirildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikliginde-yasanan-isi-artisinin-en-onemli-nedeni-insan-kaynakli-373143">İklim Değişikliğinde Yaşanan Isı Artışının En Önemli Nedeni İnsan Kaynaklı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi’nin düzenlediği seminerde iklim değişiminin tarımsal üretim sistemlerine etkileri değerlendirildi</p>
<p><em><strong>Sabancı Üniversitesi’nin düzenlediği “Teknolojinin Gücüyle Geleceğe” Webinar Serisi’nin 2023 programının ikinci semineri “İklim Değişiminin Tarımsal Üretim Sistemlerine Etkileri” teması ve Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Levent Öztürk’ün katılımıyla gerçekleşti.</strong></em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Sabancı Üniversitesi’nin kamu ve özel sektör yöneticilerini bilim ve teknoloji ile buluşturmak amacıyla düzenlediği <strong>“Teknolojinin Gücüyle Geleceğe”</strong> Webinar Serisi’nin 2023 programının ikincisi 4 Mayıs Perşembe günü gerçekleşti. Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Dekanı <strong>Erkay Savaş</strong>’ın açılış konuşmasını yaptığı seminere Sabancı Üniversitesi MDBF Öğretim Üyesi Levent Öztürk konuşmacı olarak katıldı. <strong>“İklim Değişiminin Tarımsal Üretim Sistemlerine Etkileri”</strong> temalı seminerde, iklim değişiminin tarımsal üretim sistemlerine etkilerine güncel örneklerle ışık tutuldu.</p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkay Savaş,</strong> “Dünyada sıcaklıklar artarken, havadaki karbondioksit miktarı artıyor. Bunun tabii ki üzerimizde çeşit çeşit etkileri var. Bunlardan biri de tarımsal üretime etkileri. Tarımsal sistemlerimizi değiştirmemiz gerekiyor mu? İyi yönde mi etkileyecek kötü yönde mi etkileyecek bunları konuşmamız ve üzerine düşünmemiz gerekiyor” dedi. </p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi MDBF Öğretim Üyesi Levent Öztürk, </strong>1968 yılının insanlı uzay ziyaretlerinin başlangıcı ve uzaydan çekilen dünya fotoğrafının birçok hareketin de öncüsü olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: </p>
<p>“Ben bir biyolojik terimle başlamak istiyorum. “Taşıma kapasitesi” bir biyolojik terimdir. Her türlü ortam, her türlü ekosistemin bir taşıma kapasitesi var. O ortamda bir organizmadan ve bir ekosistemden bahsettiğimizde hep bir taşıma kapasitesinden söz ederiz. Bu bir petri kabı kadar küçük olabilir veya içinde tüm canlılarla birlikte yer alan bir gezegen kadar da büyük olabilir. Peki gezegenin taşıma kapasitesi insanlar için ne kadar? Aslında bu soruyu sadece ben değil Birleşmiş Milletler bile sormuş ki önceden önlem alalım diye. Yapılan çeşitli araştırmaların sonunda ‘Dünya’nın kaynakları sınırlı olsa olsa 4 milyar insan yaşayabilir’ derken, optimist olanlar ‘16 milyar insan rahat rahat yaşar bu gezegende’ diyor. Dünya’nın taşıma kapasitesi yaklaşık 10 milyar diyebiliriz. Peki bu 10 milyar insana ne zaman ulaşacağız? Değişik hesaplama yöntemleriyle 2050 ile 2060’ların ortasında bir yerde dünyanın, gezegenimizin taşıma kapasitesine erişeceğini biliyoruz.”</p>
<p><strong>DOĞAL FAKTÖRLER DÜNYADAKİ ISI DEĞİŞİMİNİ ANLATAMIYOR</strong></p>
<p>Şu anda 8 milyar civarında olan dünya nüfusunun çevreye etkilerinin olduğuna dikkat çeken <strong>Levent Öztürk,</strong> “Dünya ısınıyor. Peki bu ısı artışının sebebi nedir?” diyerek, şöyle devam etti: </p>
<p>“Sebebine baktığımızda bunun aslında doğal sebepleri olabilir. Mesela Dünya’nın güneş etrafındaki çizdiği yörünge. Yaklaşıyor, uzaklaşıyor kısmen değişebiliyor yıllar içerisinde ama o kadar da etkili olmadığını görüyoruz. Başka ne olabilir? Mesela güneşteki değişen olaylar; güneş fırtınaları. Bunun da etkisinin ama çok ciddi anlamda bu gözlemlerin tarif etmediğini görüyoruz. Başka doğal etmenler çok büyük olanlardan mesela volkanik aktiviteler. Volkanik aktiviteler yani küresel ısınmayı bir kenara bırakın aslında soğumaya bile neden olabiliyor. Çünkü çıkarttığı kükürt ve diğer partiküllerin atmosferde soğuma etkisi bile yaptığı biliniyor. Bunların hepsini toplasanız bile tüm natural faktörler dünyadaki ısı değişimini bize anlatamıyor. </p>
<p>Sera gazları neredeyse bizim şu anda yaşadığımız son yüzyıl içerisindeki bir derecelik artışı çok iyi tarif edebiliyor. Demek ki sorumlusu biziz. İnsan kaynaklı ve en büyük bunu açıklayan nedense sera gazları. Sera gazları içerisinde en büyük etkiye sahip olan karbondioksit. Son yüzyılda hiç görmediğimiz şekilde arttı. 280’lerden şu anda bugün itibariyle 421 ppm’e kadar artmış durumda karbondioksit. Ve bunun ne yaptığını da artık iyi biliyoruz artık. Güneşten gelen enerji aslında bir şekilde Infrared radyasyon olarak uzaya geri yansıyacağına bu karbondioksit ve diğer yanındaki sera gazları sayesinde tutularak atmosferin ısınmasına neden oluyor. Sadece karbondioksit artacak olsaydı aslında bitkiler bundan çok mutlu olacaktı. Fakat iklim değişikliği öyle bir şey ki sadece karbondioksit artışıyla gelmiyor. Bunun yanında yağışlardaki düzensizlikler, kuraklıklar, yüksek sıcaklıklar asıl sorunlar bunlardan kaynaklanıyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikliginde-yasanan-isi-artisinin-en-onemli-nedeni-insan-kaynakli-373143">İklim Değişikliğinde Yaşanan Isı Artışının En Önemli Nedeni İnsan Kaynaklı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk ve Japon bilim insanlarından eklembacaklı kaynaklı hastalıklara karşı ortak mücadele</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-ve-japon-bilim-insanlarindan-eklembacakli-kaynakli-hastaliklara-karsi-ortak-mucadele-361507</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 10:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[eklembacaklı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklara]]></category>
		<category><![CDATA[insanlarından]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararasılaşma çalışmalarına her gün yenisini ekleyen Ege Üniversitesi, iş birliği ağını genişletmeyi sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ve-japon-bilim-insanlarindan-eklembacakli-kaynakli-hastaliklara-karsi-ortak-mucadele-361507">Türk ve Japon bilim insanlarından eklembacaklı kaynaklı hastalıklara karşı ortak mücadele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararasılaşma çalışmalarına her gün yenisini ekleyen Ege Üniversitesi, iş birliği ağını genişletmeyi sürdürüyor.   </p>
<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Parazitoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Yusuf Özbel ve Prof. Dr. Seray Töz’ün sorumluluğunda, gerçekleştirilen “Kum Sineği ve Sivrisinek ile Bulaşan Enfeksiyonlar Başta Olmak Üzere İhmal Edilen Tropikal Hastalıkların Kontrolünde Tek Sağlık Yaklaşımı” Japonya SATREPS Hibe Projesi, Türkiye ve Japonya ortaklığında yürütülecek. Türkiye’den Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ile Ege Üniversitesi; Japonya’dan ise JICA (Japan International Cooperation Agency), AMED (Japan Agency for Medical Research and Development) ve Tokyo Üniversitesi ortaklığında yürütülecek proje ile eklembacaklılardan kaynaklı hastalıklarla mücadelede önemli adımlar atılacak.</p>
<p>Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak benimsediğimiz değerler, ürettiğimiz bilim ve yetiştirdiğimiz nitelikli insan gücüyle, tüm insanlığı etkisi altına alan çevresel sorunların çözümünde aktif rol almayı kendimize her zaman amaç edindik. Bu anlamda uluslararası nitelikte bu projenin bir parçası olmak bizler için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı. Bölgenin ve ülkenin en önemli sağlık üslerinden biri olan Ege Üniversitesi Hastanesi çatısı altında topluma, uluslararası standartlarda kaliteli sağlık hizmeti sunulmasının yanı sıra yine Üniversitemizin farklı akademik birimlerinde yürütülen multidisipliner çalışmalarla da literatüre ciddi katkılar sağlanıyor. Prof. Dr. Yusuf Özbel ve Prof. Dr. Seray Töz hocalarımızın sorumluluğunda yürütülecek olan bu proje ile eklembacaklılardan insanlara bulaşan hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için katkı sağlanacak. Tüm proje ekibini kutluyorum” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İklim değişikliği ile eklembacaklı sayısı da artıyor”</strong></p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Özbel, “Günümüzde bilimsel başarıların interdisipliner çalışma metodolojisine bağlı olduğu gerçeğiyle toplum sağlığını korumak için üniversitemizde pek çok özgün proje hayata geçiriliyor.  Japonya’nın Uluslararası İş birliği Ajansı ile Japonya Tıbbi Araştırma ve Geliştirme Ajansı tarafından desteklenen, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Tokyo Üniversitesi ve Ege Üniversitesinin bilimsel desteği ile yürütülecek projemiz de bu kapsamda yapılan projelerden birisi. Her yıl dünyanın birçok ülkesinden verilen çok sayıda teklifler içinden seçilerek desteklenmeye hak kazanan ve paydaşı olduğumuz bu projeyle iklim değişikliği nedeniyle ülkemizde ve birçok ülkede artacağı düşünülen çeşitli eklembacaklılar (sivrisinek, yakarca, kene) ile bulaşan Şark Çıbanı ve Batı Nil Ateşi gibi hastalıklarla mücadelede önemli bir adım atılacak. Bunun yanı sıra bu hastalıkların daha yaygın olarak görüldüğü 5 ilimizde bulunan İl Halk Sağlığı Laboratuvarlarına ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Parazitoloji Anabilim Dalı’mızdaki laboratuvara yeni donanımların sağlanması da söz konusu olacak” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Her iki ülke arasında deneyim paylaşımı olacak”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Töz, “Bu projede hem hastalar hem hastalık yapıcı etkenler (parazit, virüs gibi) hem de hastalığı bulaştıran eklembacaklılar üzerinde yapılacak bilimsel araştırmalar ile halen var olan hastalıkla mücadele rehberleri geliştirilecek. Aynı zamanda üniversitemizdeki ve S.B. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’müzdeki araştırıcı ve öğrenciler ile Japonya’daki araştırıcı ve öğrencilerin karşılıklı olarak her iki ülkedeki eğitimlerinin sağlanması ve deneyimlerinin paylaşılması mümkün olacak. Bu hastalıklarla ilgili tüm parametrelerin ele alınacağı bilimsel araştırmaların düzeyine bakacak olursak; hasta başında hızlı bir şekilde yapılabilecek yeni tanı testlerinin oluşturulması, hastalık taşıyan eklembacaklılardaki hastalık etkenlerinin saptanacağı yöntemlerin geliştirilmesi ve insektisitlere karşı direnç durumunun belirlenmesi, bu hastalıkların yayılımlarını gösteren haritalar hazırlanarak coğrafi bilgi sistemlerine dayalı riskli alanların ortaya konulması ve böylece erken uyarı sistemlerinin oluşturulması planlanıyor. Türkiye ile Japonya’daki ilgili kurumları, üniversiteleri ve araştırıcıları bir araya getirerek söz konusu hastalıkların görüldüğü diğer ülkelere de örnek olabilecek çalışmaların yapılmasına olanak sağlayan Japonya Hükümetine, Japon Uluslararası İşbirliği Ajansına, Japon Tıbbi Araştırma ve Geliştirme Ajansı’na, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’na, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’ne ve çalışmaya katkı sağlayan her iki ülkedeki bilim insanlarına teşekkür ediyoruz” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ve-japon-bilim-insanlarindan-eklembacakli-kaynakli-hastaliklara-karsi-ortak-mucadele-361507">Türk ve Japon bilim insanlarından eklembacaklı kaynaklı hastalıklara karşı ortak mücadele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Kazandağ: Deprem sonrası diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının görülme sıklığı arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kazandag-deprem-sonrasi-dis-kaynakli-olmayan-dis-agrilarinin-gorulme-sikligi-artti-358550</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 08:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrılarının]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[görülme]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[kazandağ]]></category>
		<category><![CDATA[olmayan]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[şıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremin insanlardaki ağız ve diş sağlığını da etkileyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Meriç Karapınar Kazandağ, “Gerek deprem bölgesinden gelen hastalarımızda gerekse genel popülasyonda, diş kaynaklı olmayan, başka nedenlere bağlı olan diş ağrılarının görülme sıklığının arttığını gözlemliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kazandag-deprem-sonrasi-dis-kaynakli-olmayan-dis-agrilarinin-gorulme-sikligi-artti-358550">Prof. Dr. Kazandağ: Deprem sonrası diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının görülme sıklığı arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Depremin insanlardaki ağız ve diş sağlığını da etkileyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Meriç Karapınar Kazandağ, “Gerek deprem bölgesinden gelen hastalarımızda gerekse genel popülasyonda, diş kaynaklı olmayan, başka nedenlere bağlı olan diş ağrılarının görülme sıklığının arttığını gözlemliyoruz. Diş hastalıklarından kaynaklanmayan diş ağrıları nedeniyle dişlerini çektiren birçok hastaya rastlıyoruz” dedi.  </p>
<p>Deprem felaketinin her alanda olduğu gibi ağız ve diş sağlığı konusunda da etkilerinin olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Meriç Karapınar Kazandağ, 20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Haftası’na özel bilgilendirmelerde bulundu. </p>
<p><strong>“Ağrının Kaynağını Doğru Teşhis Etmek Çok Önemlidir” </strong></p>
<p>Ağız ve diş sağlığının Türkiye’deki durumuyla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kazandağ, “Türkiye özelinde değerlendirecek olursak, insanlarımız genellikle dişlerini fırçalıyor; ancak arayüz temizliği henüz yaygınlaşmadı. Bu nedenle dişlerin arayüzlerinden başlayan çürükleri ve diş eti hastalıklarını halen sıklıkla gözlemliyoruz. Dişlerin birbirine bakan yüzeylerini normal diş fırçası ile temizlemek oldukça güçtür. Bu amaçla üretilmiş diş ipleri ve arayüz fırçaları bulunuyor. Bunları kullanarak ilave bir temizlik yapılmalı. 6 ayda bir diş hekimine giderek diş taşı temizliği yaptırmayan herkes ağız ve diş sağlığı sorunu yaşayabilir” dedi. </p>
<p>Yapılan çalışmaların, insanların yüzde 66&#8217;sının son 6 ay içerisinde ağrı hissettiklerini gösterdiğini belirten Kazandağ, “Bu ağrıların yüzde 12&#8217;si diş ağrısı olarak karşımıza çıkıyor. Ağrının kaynağını doğru teşhis etmek çok önemlidir” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Detaylı Muayeneyi Endodonti Uzmanı Yapar”</strong></p>
<p>Diş ağrısına dişlerden kaynaklanan ve kaynaklanmayan durumların sebep olabileceğine işaret eden Prof. Dr. Meriç Karapınar Kazandağ, “Hastalar diş ağrılarının yanı sıra diş kaynaklı olmayan ağrılar, en çok da çene eklemi ve çiğneme kaslarından kaynaklanan ağrılarla da diş hekimine başvuruyor. Diş ağrısına birçok etken neden olabileceği için diş hekimlerinin tedaviye başlamadan önce hastayı çok dikkatli dinlemeleri ve detaylı bir muayene yapmaları gerekir. Çeşitli uzmanların çalıştığı merkezlerde diş ağrısına dair bu detaylı muayeneyi genellikle endodonti uzmanları yaparlar” dedi.  </p>
<p><strong>“100 Diş Ağrısından 3’ünün Sebebi Diş Değil” </strong></p>
<p>Diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının deprem felaketinden sonra artabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Kazandağ, konuyla ilgili şöyle konuştu: </p>
<p>“Endodonti bölümlerine yönlendirilen 100 hastadan yaklaşık 3 tanesi dişten kaynaklanmayan nedenle ağrı çekiyor. Ancak son günlerde, ülkemizin yaşadığı deprem felaketi sonrasında, gerek deprem bölgesinden gelen hastalarımızda gerekse genel popülasyonda, diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının görülme sıklığının arttığını gözlemliyoruz. Bu konuda yapılmış bir çalışma henüz yayınlanmadı; ancak, endodonti uzmanı bir diş hekimi olarak  deprem sırasında ortaya çıkan fiziksel ve psikolojik yaralanmaların bu artışa olabileceğini düşünüyorum. Deprem felaketi hepimizi çok üzdü, çok fazla canımızı yitirdik, çok sayıda yaralımız var. Baş-boyun yaralanmaları yaşayan, uzuvlarını kaybeden, iç organları zarar gören hastalarımız oldu. Bu fiziksel yaralanmalar sinir zedelenmelerine yol açıyor. Sinirler de merkezi sinir sisteminde bazı verileri karıştırabiliyor. Bazen periferik sinirlerde karıştırmalar, bazen de merkezi sinir sisteminde yanılsamalar olabiliyor. Bunların neticesinde hastalar gerçekte dişlerden kaynaklanmayan ağrıları sanki diş ağrıları gibi algılayabiliyor.” </p>
<p><strong>“Kaygı Bozuklukları da Diş Ağrısı Yanılsamasını Ortaya Çıkarır” </strong></p>
<p>Prof. Dr. Kazandağ, detaylı muayene yapıldıktan sonra ağrının diş kaynaklı olmadığı ortaya çıkarsa ‘ne yapılmalı’ sorusuna ise şu cevabı verdi: </p>
<p>“Çiğneme kaslarının yaralanmasından veya diş sıkma alışkanlığından kaynaklandığını düşünüyorsak bu konuda uzmanlaşmış diş hekimlerine yönlendiriyoruz. Sinirlerin travma veya enfeksiyon sonucu zarar gördüğünü ve nedenin diş ile ilgili olduğunu düşünüyorsak diş hekimleri olarak biz tedavi ediyoruz, aksi takdirde ‘Nöroloji uzmanına’ yönlendiriyoruz. Sinüslerin enfeksiyonu veya alerjik nedenlerle ortaya çıkan diş ağrılarını, ‘KBB uzmanına’ yönlendiriyoruz. Daha nadir olarak kalp, göğüs, boğaz, boyun, kafa ve yüzdeki yapılardan kaynaklanan ağrılar da dişlere yansıyor olabilir. Böyle bir olasılık düşündüğümüzde, gerekli değerlendirmelerin ve varsa yönlendirmelerin yapılması için öncelikle ‘Ağrı uzmanına’ yönlendiriyoruz. Bazı kişiler de ise ‘Somatoform bozukluklar’ veya ‘kaygı bozuklukları’ gibi nedenlerle bozulmuş algılarının bir yansıması olarak ‘psikojenik diş ağrısı’ hissedebiliyorlar. Psikolojik travma sonrası da ortaya çıkabilen bu tip durumlarda hastalarımızı bir ‘Psikiyatri uzmanına’ yönlendiriyoruz.” </p>
<p><strong>“Bu Şekilde Dişlerini Kaybeden Birçok Hastaya Rastlıyoruz” </strong></p>
<p>Diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının doğru teşhis edilmesinin çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Kazandağ, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Diş kaynaklı olmayan diş ağrıları doğru teşhis edilemediğinde hastalar, kanal tedavisi veya ağrı geçmeyince diş çekimi gibi gereksiz müdahalelere maruz kalmış oluyor. Bu yüzden hastalara, diş hekimlerine gidip muayene olmalarını, dişlerinin çekilmesi için ısrar etmek yerine başka uzmanlardan da yardım istemelerini önerebilirim. Hastalar, diş ağrısı olduğunda ısrarcı oluyor. Yapılan muayeneler sonucunda diş ağrısı olduğu kesinleşmese bile hasta büyük ısrarlar neticesinde kanal tedavisi yaptırıyor. Kanal tedavisinden sonra bir hafta 10 güne arası ağrılar genellikle geçiyor. Fakat bir süre sonra tekrar başlıyor. Bu durumda hasta, ben bu ağrıya dayanamıyorum, dişimin çekilmesini istiyorum gibi bir taleple gelebiliyor. Israrlar devam edince diş çekiliyor ve bir süre sonra bu bir kısır döngüye giriyor. Ağrı, bir sonraki dişe atlamış oluyor; o dişe kanal tedavisi yapılıyor ve diş çekiliyor. Bu bir döngü şeklinde devam ediyor. Bu şekilde dişlerini kaybeden birçok hastaya rastlıyoruz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kazandag-deprem-sonrasi-dis-kaynakli-olmayan-dis-agrilarinin-gorulme-sikligi-artti-358550">Prof. Dr. Kazandağ: Deprem sonrası diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının görülme sıklığı arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkent EDAŞ yoğun kar kaynaklı afet riskine karşı teyakkuzda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskent-edas-yogun-kar-kaynakli-afet-riskine-karsi-teyakkuzda-348978</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2023 10:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkent]]></category>
		<category><![CDATA[edaş]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[riskine]]></category>
		<category><![CDATA[teyakkuzda]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. (Başkent EDAŞ) hizmet bölgesi içindeki illerde etkili olabilecek yoğun kar yağışı ve sıcaklık düşüşlerinin, enerji nakil hatlarını olumsuz etkilememesi ve afet kaynaklı oluşabilecek arızaların en kısa sürede giderilmesi için tüm gücüyle çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskent-edas-yogun-kar-kaynakli-afet-riskine-karsi-teyakkuzda-348978">Başkent EDAŞ yoğun kar kaynaklı afet riskine karşı teyakkuzda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. (Başkent EDAŞ) hizmet bölgesi içindeki illerde etkili olabilecek yoğun kar yağışı ve sıcaklık düşüşlerinin, enerji nakil hatlarını olumsuz etkilememesi ve afet kaynaklı oluşabilecek arızaların en kısa sürede giderilmesi için tüm gücüyle çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Son yıllarda olduğu gibi Batı Karadeniz’de yaşanması beklenen yoğun kar yağışı ve fırtınaya yönelik olarak Başkent EDAŞ, yıl boyunca yatırım ve bakım çalışmalarını sürdürdü. Son olarak şirket, bölgede görev yapan 545 arıza, onarım ve bakım çalışanına ek olarak diğer bölgelerde çalışan 115 destek personelini kriz durumunda önceden tespit edilen noktalara hızlıca intikali için teyakkuz durumuna getirdi. Böylece destek ekipleriyle birlikte afetle mücadele edecek elektrik dağıtım çalışan sayısı toplamda 1115’e ulaştı.</p>
<p><strong> Paletli araç, vinç, kepçe, jeneratör, İHA&#8217;lar göreve hazır</strong></p>
<p>Yoğun kar yağışı neticesinde, iletim hatlarına giden güzergâhlarda kullanılmak üzere 5 adet kepçe ve vinç hazır tutulurken, kepçelerin açamayacağı rotalar için kullanılacak 5 adet paletli kar aracı ve 413 adet 4 çeker pick-up aracın bakımları tamamlandı. İlave olarak 57 adet 4 çeker araç bölgeye gönderilmek üzere hazırlandı.</p>
<p>Sarp arazilerde oluşabilecek iletken kopuğu ve direk hasarlarının, derin karın etkisiyle personelce gezilerek tespit edilemeyeceği bölgelerde kullanılmak üzere, mevcut 11 adet İnsansız Hava Aracı’na (İHA) ek olarak 3 adet İHA daha operatörleriyle birlikte bölgeye sevk edildi. Söz konusu İHA&#8217;lar, iletim hatlarının üzerinde uçarak nokta atışı görüntülü tespit ve optimum müdahale zamanlaması ile arıza tespiti için kullanılacak.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin ilk Yüksek Gerilim Jeneratörü bölgede</strong></p>
<p>Bölgede tutulan çok sayıda jeneratöre ek olarak içlerinde Türkiye’nin ilk Yüksek Gerilim (YG) jeneratörü de olmak üzere çok sayıda jeneratör bölgede görev yapmak için hazırlandı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de ilk kez Enerjisa Dağıtım Şirketleri tarafından geliştirilerek Başkent EDAŞ bölgesinde hizmete alınan 15.000 ila 20.000 nüfuslu bir ilçenin enerjisini tek başına sağlayabilecek kabiliyetteki 2 MVA&#8217;lık Yüksek Gerilim (YG) Jeneratörü bölgedeki lojistik merkezine ulaştırıldı.</p>
<p><strong>Yerel yönetimler ve medya ile istişare</strong></p>
<p>Afet senaryosunun gerçekleşmesi durumunda, oluşabilecek iletişim kopukluklarının engellenmesi amacıyla yerel yönetim ve basın bilgilendirmeleri gerçekleştirilerek süreçle ilgili istişarelerde bulunuldu. </p>
<p>Muhtarlarımızın ilgi ve talepleri doğrultusunda oluşturulan 0 (312) 573 65 55 Muhtar WhatsApp Hattı  devreye alınarak; olası kriz durumundaki arızalara müdahale için yapılacak iş birlikleri ve kullanılabilecek kanallara bir yenisi daha eklendi.</p>
<p><strong>Destek ekipleri harekete geçmeye hazır</strong></p>
<p>Ayedaş ve Toroslar EDAŞ ile birlikte Enerjisa Enerji’nin 3 elektrik dağıtım şirketinden biri olan Başkent EDAŞ, Ankara, Bartın, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale ve Zonguldak illerinde hizmet veriyor. </p>
<p>Hizmet verdiği illerden birinde, yoğun kar, fırtına ya da sel gibi olağanüstü afetlere işaret eden meteoroloji tahminlerinin oluşması durumunda şirket, hizmet verdiği diğer illerden veya diğer Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden destek ekiplerini teyakkuza geçirebiliyor. </p>
<p>Söz konusu meteorolojik tahminlerin gerçekleşmeye başlamasıyla Başkent EDAŞ, kesintisiz enerji için söz konusu destek ekiplerini ilgili araç ve ekipmanlarıyla en hızlı şekilde afet bölgesine intikal ettirebiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskent-edas-yogun-kar-kaynakli-afet-riskine-karsi-teyakkuzda-348978">Başkent EDAŞ yoğun kar kaynaklı afet riskine karşı teyakkuzda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
