<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kaynak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kaynak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kaynak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Apr 2026 09:29:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kaynak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kaynak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Makineler sanal güvenlik açıkları gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-624339</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:29:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[açıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[çoğu]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[makine]]></category>
		<category><![CDATA[makineler]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624339</guid>

					<description><![CDATA[<p> Bulut sanal makineler hız, ölçek ve esneklik sunuyor ancak kendi başlarına bırakıldıklarında risk oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-624339">Makineler sanal güvenlik açıkları gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>  <strong>Bulut sanal makineler hız, ölçek ve esneklik sunuyor ancak kendi başlarına bırakıldıklarında risk oluşturuyor. Amazon Web Services’in  2000’lerin ortasında S3 ve ardından EC2 hizmetlerini devreye alması, modern bulut depolama ve bilgi işlem dönemini başlatmıştı. Bugün ise iş yüklerini buluta taşımayan veya taşımayı planlamayan çok az kurum bulunuyor. Bazıları tamamen bulutta, bazıları ise çoklu bulut kurulumlarında bulut iş yüklerini şirket içi kaynaklarla eşleştirerek çalışıyor. </strong></p>
<p><strong>Tüm bu yapılar içinde öne çıkan ortak sorun ise aynı: Sanal makine (VM) yayılması. Yani, zamanla kendi başına bırakılan sanal makinelerin kontrolsüz şekilde çoğalması. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET sanal makinelerdeki güvenlik açıklarını mercek altına aldı.</strong></p>
<p><strong> </strong>Bulut servis sağlayıcıları yeni sanal makinelerin oluşturulmasını kolaylaştırıyor ancak bu devreden çıkarılması çoğu zaman aynı hızla yapılmıyor. Çoklu bulut ortamlarında bu durum, güvenlik operasyonlarının dışında kalan iş yüklerinin artmasına neden oluyor. Genel bulut hizmeti sağlayıcıları       </p>
<p>(CSP) temel koruma sağlasa da işletim sistemi güncellemeleri, izleme ve erişim politikalarının güncellenmesi müşteriye ait sorumluluklar arasında yer alıyor. Bu nedenle sanal makinelerin fark edilmeden “kontrolden çıkma” riski artıyor.</p>
<p>Bulut görünürlüğü ise birçok kuruluş için kalıcı bir sorun. Kuruluşların yalnızca yüzde 23’ü tüm iş yüklerine kapsamlı şekilde hâkim olduklarını belirtiyor. VM filolarının kontrolsüz büyümesi bu sorunu daha da derinleştiriyor. Yanlış yapılandırılmış depolama alanları ve açık API’ler ihlallerde öne çıkarken, sanal makine kötüye kullanımı genellikle fark edilmesi zor bir şekilde gerçekleşiyor. Bir makine öğrenimi mühendisi için hazırlanan ve geniş okuma, yazma erişimi verilen bir VM, proje sona erdikten sonra çoğu kez olduğu gibi kendi haline bırakılabiliyor. Bu ise saldırganlar için önemli bir fırsat alanı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Terk edilmiş sanal makineler ciddi risk taşıyor</strong></p>
<p>Terk edilen bir VM, yalnızca kullanılmayan bir kaynak değil; aynı zamanda kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebilecek bir varlık. VM’ler aynı sanal özel bulut  (VPC)  veya sanal ağ  (VNet) içinde kısıtlama olmadan iletişim kurabildiğinden, bir VM komşu örnekleri inceleyebilir, veri tabanlarına erişebilir ve izinleri kötüye kullanabilir. Ağ mikro-bölümlendirme çoğu zaman zor olduğu için bu risk büyüyor. Hibrit kimlikli hibrit ortamlarda karmaşıklık daha da artıyor.</p>
<p>Geçmiş saldırı örnekleri de bu riski doğruluyor. Bir saldırı kampanyasında tehdit aktörleri, dâhili RDP ile AWS EC2 örnekleri arasında hareket etmiş, sızdırdıkları veriyi sanal makinelere taşımış ve fidye yazılımı yaymıştı. İzleme sistemleri bunu tespit etmiş olsa da otomatik yanıt mekanizması olmadığından saldırı devam etmişti. Başka örneklerde ise ele geçirilen hesaplar üzerinden kısa ömürlü VM’ler saldırı altyapısı olarak kullanıldı.</p>
<p><strong>Yayılmayla mücadelede zorluklar</strong></p>
<p>BT ve güvenlik ekipleri genellikle küçük ve yoğun bir iş yüküne sahip. Platform bağımlı karmaşık ürünler, sanal makine yayılması gibi gözden kaçan risklerin yönetimini daha da zorlaştırıyor. Bir olay kimlik suistimalini içeriyorsa, sahte bir VM üzerinden yapılan işlemler normal görünebilir. Bu nedenle, anormallikleri tespit edebilmek için VM içindeki faaliyetlerin kimliğin genel ortamda yaptıklarıyla ilişkilendirilmesi gerekiyor. Entra ID ve Active Directory entegrasyonu bu süreçte kritik önem taşıyor.</p>
<p>Hız da bir diğer önemli konu. Güvenliği ihlal edilen bir iş yükü, şirket içi kaynaklara kısa sürede ulaşabilir. Yanal hareket başlamadan VM’nin otomatik olarak izole edilmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada yapay zekâ destekli korelasyon ve çalışma zamanı algılama teknolojileri devreye giriyor. Yakın dönem anketlerine göre, her üç KOBİ’den biri saldırı sonrası para cezası aldı. NIST 800-53 ve PCI DSS 4.0 gibi çerçeveler, bulut iş yükü güvenliği konusunda giderek daha spesifik hale geliyor.</p>
<p><strong>Bulut ve şirket içi ortamlar için büyük resim</strong></p>
<p>IBM’in bir raporuna göre ihlallerin yüzde 30’u birden fazla ortamı etkiledi. İhlallerde maliyetler, saldırganların sisteme eriştiği süreyle doğrudan ilişkili. Görünürlüğü sınırlı olan kuruluşlar, çoğu kez müşteri şikâyeti gibi dış sinyallerle ihlali fark ediyor ve bu süre içinde saldırgan haftalar boyunca erişim sağlayabiliyor.</p>
<p>Sanal makineler bulutun en eski ve en sık kullanılan kaynakları arasında yer alıyor. VM yayılması sessizce ilerliyor ve çoğu kez sorun ortaya çıktıktan sonra fark ediliyor. Korunmasız iş yükleri kimlik taşıyor ve ortamlarda geleneksel güvenlik denetimlerinin yakalayamayacağı trafik modelleriyle iletişim kuruyor.</p>
<p>Bu nedenle her kuruluşun, tüm bulut platformlarındaki VM filolarını envantere dahil etmesi, izinleri gözden geçirmesi ve gereksiz erişim açıklıklarına karşı kontroller yapması gerekiyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-624339">Makineler sanal güvenlik açıkları gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSU&#8217;dan Stratejik Su Yönetimi Hamlesi: Yuvacık&#8217;ta Savaklanan Su Sapanca Gölü&#8217;ne Geri Kazandırılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isudan-stratejik-su-yonetimi-hamlesi-yuvacikta-savaklanan-su-sapanca-golune-geri-kazandiriliyor-624237</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 16:18:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[hamlesi]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[sapanca]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvacık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624237</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, kuraklık riskine karşı geliştirdiği entegre su yönetimi yaklaşımı kapsamında yine örnek bir uygulamayı daha devreye aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isudan-stratejik-su-yonetimi-hamlesi-yuvacikta-savaklanan-su-sapanca-golune-geri-kazandiriliyor-624237">İSU&#8217;dan Stratejik Su Yönetimi Hamlesi: Yuvacık&#8217;ta Savaklanan Su Sapanca Gölü&#8217;ne Geri Kazandırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, kuraklık riskine karşı geliştirdiği entegre su yönetimi yaklaşımı kapsamında yine örnek bir uygulamayı daha devreye aldı. Tam doluluk seviyesine ulaşan Yuvacık Barajı’nda salınan su artık kayıp olarak değerlendirilmiyor; kontrollü şekilde yeniden Sapanca Gölü’ne salınıyor.</p>
<p>SÜRDÜRÜLEBİLİR SU YÖNETİMİNDE ÖRNEK MODEL<br />İSU Genel Müdürlüğü, iklim değişikliği ve azalan yağış rejimlerine karşı geliştirdiği örnek projelerle su kaynaklarını koruma ve çeşitlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Yuvacık Barajı’ndan savaklanan suyun Sapanca Gölü’ne geri kazandırılması uygulaması da bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Gerçekleştirilen çalışma ile Sapanca Gölü’nün su seviyesine katkı sağlanırken, kentin içme suyu arz güvenliği de daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Bu sayede, mevcut verilere göre Yuvacık Barajı’nda yaklaşık 49 milyon 570 bin metreküp su bulunurken, Sapanca Gölü’nün seviyesi 29,28 metre olarak ölçüldü. Hayata geçirilen geri basım uygulaması sayesinde milyonlarca metreküp su sistem içerisinde tutuluyor ve etkin şekilde yeniden değerlendiriliyor.</p>
<p>MİLYONLARCA METREKÜP SU KAZANILIYOR<br />Uygulama kapsamında Yuvacık Barajı’ndan savaklanan su, Sapanca Terfi Merkezi’nde yapılan teknik düzenlemeyle mevcut terfi istasyonu ve boru hattı üzerindeki tüm vanalar ve ekipmanlar tersine çevrilerek Sapanca Gölü’ne su aktarılmaya başlanmıştır. Balaban Deresi ve Yuvacık Barajı’nı besleyen birçok dere üzerinden daha önce Yuvacık Arıtma Tesisi’ne yönlendirilen su ise dere hattı aracılığıyla Sapanca Gölü’ne ulaştırılarak doğal su döngüsüne yeniden kazandırılıyor.</p>
<p>SU KAYBI ÖNLENİYOR, REZERVLER GÜÇLENİYOR<br />Barajın maksimum seviyeye ulaşmasıyla birlikte oluşan savak suyu, bu sistem sayesinde doğrudan kaybedilmek yerine yeniden değerlendirilerek bölgesel su rezervlerine katkı sağlıyor. Böylece hem kaynak verimliliği artırılıyor hem de olası kurak dönemler için stratejik bir su birikimi oluşturuluyor.</p>
<p>HER DAMLA SU KORUMA ALTINDA<br />İSU Genel Müdürlüğü, “suyun her damlasını koruma” anlayışıyla yürüttüğü yatırımlar ve operasyonel uygulamalarla mevcut kaynakları en verimli şekilde değerlendirmeyi hedefliyor. Kurum, bu tür yenilikçi çözümlerle hem bugünün ihtiyaçlarını karşılamayı hem de gelecek nesillere güçlü su kaynakları bırakmayı amaçlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isudan-stratejik-su-yonetimi-hamlesi-yuvacikta-savaklanan-su-sapanca-golune-geri-kazandiriliyor-624237">İSU&#8217;dan Stratejik Su Yönetimi Hamlesi: Yuvacık&#8217;ta Savaklanan Su Sapanca Gölü&#8217;ne Geri Kazandırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da sıfır atık bilinci küçük yaşta başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-sifir-atik-bilinci-kucuk-yasta-basliyor-623909</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:32:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Atık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623909</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında ilkokul öğrencilerine yönelik düzenlediği “İklim Değişikliği ve Sıfır Atık” eğitimleriyle çocuklara çevre bilinci kazandırıyor. Okulda verilen eğitimler de öğrencilere uygulamalı olarak atık yönetimi ve kaynakların verimli kullanımı anlatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-sifir-atik-bilinci-kucuk-yasta-basliyor-623909">Bayraklı&#8217;da sıfır atık bilinci küçük yaşta başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında ilkokul öğrencilerine yönelik düzenlediği “İklim Değişikliği ve Sıfır Atık” eğitimleriyle çocuklara çevre bilinci kazandırıyor. Okulda verilen eğitimler de öğrencilere uygulamalı olarak atık yönetimi ve kaynakların verimli kullanımı anlatıldı.</p>
<p>Bayraklı Belediyesi, çevre dostu nesiller yetiştirmek amacıyla farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile TEMA Vakfı iş birliğinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de desteğiyle Manavkuyu Mahallesi’ndeki Ömer Özkan İlkokulu’nda eğitim programı gerçekleştirildi.</p>
<p>UYGULAMALI EĞİTİMLE KALICI ÖĞRENME</p>
<p>Eğitim programında öğrencilere; iklim değişikliğinin nedenleri, doğal kaynakların tasarruflu kullanımı ve geri dönüşümün önemi aktarıldı. Sıfır atık yaklaşımının yalnızca geri dönüşümden ibaret olmadığı vurgulanırken; atıksız yaşam, israfın önlenmesi ve kaynak verimliliği konuları uygulamalı örneklerle anlatıldı.</p>
<p>Öğrenciler, evde ve okulda oluşan ambalaj atıkları başta olmak üzere pil, elektronik atık ve bitkisel yağ gibi çevreye zarar veren atıkların nasıl ayrıştırılması gerektiğini uygulamalı olarak öğrendi.</p>
<p>SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM ALIŞKANLIKLARI ANLATILDI</p>
<p>Eğitimlerde, bireysel alışkanlıkların iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolüne dikkat çekildi. Tek kullanımlık ürünler yerine yeniden kullanılabilir alternatiflerin tercih edilmesi ve gıda israfının önlenmesi konularında öğrencilere önemli bilgiler verildi.</p>
<p>“DAHA TEMİZ GELECEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”</p>
<p>Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, çevre koruma çalışmalarının öncelikli hizmetler arasında yer aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Doğal kaynaklarımızın korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele için atık oluşumunun azaltılmasını temel politika olarak benimsiyoruz. Atıkların kaynağında ayrı toplanması ve bu konuda eğitimlerle farkındalık oluşturulması büyük önem taşıyor. Bireysel katkı, toplumsal dönüşümün anahtarıdır. Daha temiz ve yaşanabilir bir gelecek için tüm vatandaşlarımızı sıfır atık bilinciyle hareket etmeye davet ediyorum” dedi.</p>
<p>Öte yandan 2025 yılında Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanan Bayraklı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü; ilçe genelinde ambalaj, cam, pil, ilaç, elektronik ve tekstil atıklarının düzenli toplanmasını sağlıyor. Geri dönüşüm kumbaralarıyla vatandaşların atıkları ayrıştırması teşvik edilerek çevre kirliliğinin azaltılması ve doğal kaynakların korunmasına katkı sunmaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-sifir-atik-bilinci-kucuk-yasta-basliyor-623909">Bayraklı&#8217;da sıfır atık bilinci küçük yaşta başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vestel-teknolojileriyle-son-bir-yilda-44-milyon-litre-su-tasarrufu-saglandi-622104</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 13:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[44]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşık]]></category>
		<category><![CDATA[Çamaşır Makineleri]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[litre]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Su Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojileriyle]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[veriler]]></category>
		<category><![CDATA[vestel]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622104</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vestel-teknolojileriyle-son-bir-yilda-44-milyon-litre-su-tasarrufu-saglandi-622104">Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Vestel Global Pazarlama &#038; Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu </strong>22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, “Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz.</p>
<p>Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz.</p>
<p>Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki yaratabileceğini ortaya koyuyor” dedi.</p>
<p><strong>17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu</strong></p>
<p>Vestel’in paylaştığı verilere göre akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor.</p>
<p>Vestel, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Yeni nesil dönüşüm sürüyor</strong></p>
<p>Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine Vestel’in son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor.</p>
<p>Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor.</p>
<p><strong>‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi</strong></p>
<p>Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde Vestel’in akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Otomatik yük algılama ile gereksiz tüketime son</strong></p>
<p>Vestel çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor.</p>
<p>Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vestel-teknolojileriyle-son-bir-yilda-44-milyon-litre-su-tasarrufu-saglandi-622104">Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky: macOs Kullanıcılarını Etkileyen Kritik Güvenlik Açığı Tespit Edildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-macos-kullanicilarini-etkileyen-kritik-guvenlik-acigi-tespit-edildi-616873</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 09:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[açığı]]></category>
		<category><![CDATA[dosya]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyen]]></category>
		<category><![CDATA[görsel]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[komut]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcılarını]]></category>
		<category><![CDATA[macos]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaygın olarak kullanılan açık kaynaklı meta veri aracındaki zafiyet, özel hazırlanmış görsel dosyaları aracılığıyla rastgele kod çalıştırılmasına imkân tanıyor; yama yayımlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-macos-kullanicilarini-etkileyen-kritik-guvenlik-acigi-tespit-edildi-616873">Kaspersky: macOs Kullanıcılarını Etkileyen Kritik Güvenlik Açığı Tespit Edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yaygın olarak kullanılan açık kaynaklı meta veri aracındaki zafiyet, özel hazırlanmış görsel dosyaları aracılığıyla rastgele kod çalıştırılmasına imkân tanıyor; yama yayımlandı.</em></p>
<p>Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT), dünya çapında görsel, video ve PDF dosyalarındaki meta verileri okumak ve düzenlemek için kullanılan açık kaynaklı ExifTool yazılımında bir komut enjeksiyonu güvenlik açığı (CVE-2026-3102) tespit etti. ExifTool’un 13.49 ve önceki sürümlerini çalıştıran macOS sistemlerini etkileyen bu kusur, bir saldırganın bir görsel dosyasının meta verilerine gizli talimatlar yerleştirerek hedef sistemde rastgele komutlar yürütmesine imkan tanıyor. Projenin geliştiricisi Phil Harvey, 7 Şubat&#8217;ta yayınlanan 13.50 sürümüyle söz konusu açığı giderdi.</p>
<p>Güvenlik açığı, ExifTool’un macOS üzerinde belirli meta veri etiketlerini işleme biçimindeki yetersiz girdi temizleme (input sanitization) prosedürlerinden kaynaklanıyor. Bir saldırgan, kötü amaçlı komutlar içeren &#8220;silahlandırılmış&#8221; bir PNG dosyası oluşturabiliyor ve bu dosya ExifTool tarafından işlendiği anda komutlar hedef sistemde otomatik olarak çalışıyor. İstismar süreci oldukça düşük karmaşıklığa sahip: İlk komut silahlandırılmış görseli oluşturuyor, ikinci komut ise hedef sistemdeki yürütme sürecini tetikliyor.</p>
<p>Bu açık istismar edildiğinde, tehdit aktörleri tehlikeye atılmış makineye ek kötü amaçlı yazılım (payload) indirme, bunları çalıştırma veya sistemde depolanan görseller ve PDF&#8217;ler de dahil olmak üzere hassas verileri ele geçirme yetkisine sahip olabiliyor.</p>
<p>Görsel, ses, video ve PDF meta verilerini okuma, yazma ve işleme yeteneğine sahip olan ExifTool; dijital iş akışlarında, adli bilişim analizlerinde ve kütüphane arşivleme süreçlerinde yaygın olarak kullanılıyor. Tipik Açık Kaynak İstihbaratı (OSINT) faaliyetleri arasında; çekim tarihlerinin/konumlarının çıkarılması, düzenleme yazılımlarının tespiti, yan dosyaların (sidecar) eşleştirilmesi ve sürümler arası meta veri farklılıklarının karşılaştırılması yer alıyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi&#8217;nden Güvenlik Araştırmacısı</strong> <strong>Lucas Tay</strong>, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu: &#8220;<em>Bu güvenlik açığını dikkat çekici kılan unsur, belirli bir komut satırı kullanıldığında istismarının ne kadar basit olduğu ile ExifTool&#8217;un profesyonel iş akışlarına ne kadar derinlemesine entegre olduğu arasındaki tezatlıktır. macOS üzerinde ExifTool çalıştıran herkes 13.50 sürümüne güncellemeli; ayrıca otomatik veri hatları (pipeline) kullanan ekipler, betiklerinin hangi sürümü çağırdığını mutlaka doğrulamalıdır.&#8221;</em></p>
<p>CVE-2026-3102’ye karşı korunmak için Kaspersky, ExifTool’un 13.50 veya daha yeni bir sürüme güncellenmesini öneriyor. macOS üzerinde yamalanmamış sürümlerle güvenilir olmayan kaynaklardan gelen görsel dosyalarının işlenmemesi tavsiye ediliyor. Ayrıca ExifTool’u çağıran otomatik iş akışları ve betiklerin gözden geçirilerek yamalı sürüme referans verdiklerinin teyit edilmesi gerekiyor. İş süreçlerinde açık kaynak bileşenlere yer veren kurumlar ise yazılım tedarik zincirlerindeki zafiyetleri sürekli izlemek amacıyla Kaspersky’nin Open Source Software Threats Data Feed çözümünden yararlanabiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-macos-kullanicilarini-etkileyen-kritik-guvenlik-acigi-tespit-edildi-616873">Kaspersky: macOs Kullanıcılarını Etkileyen Kritik Güvenlik Açığı Tespit Edildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD-İsrail ile İran Savaşı&#8217;nda ne oluyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/abd-israil-ile-iran-savasinda-ne-oluyor-616825</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 07:49:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[abd-i]]></category>
		<category><![CDATA[kapasite]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[ran]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[srail]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, ABD-İsrail bloğunun İran’a yönelik saldırı kapasitesini ve bölgedeki güç dengesini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abd-israil-ile-iran-savasinda-ne-oluyor-616825">ABD-İsrail ile İran Savaşı&#8217;nda ne oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, ABD-İsrail bloğunun İran’a yönelik saldırı kapasitesini ve bölgedeki güç dengesini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Herkesi bir vuruşta öldürmüşler</strong></p>
<p>Bir ülkenin güvenlik mimarisinin yalnızca belirli isimleri hedef alarak çökertilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Bir ülkenin güvenlik mimarisini çökertmek özellikle beklenene hazırlıklı bir halefiyet sistemi oluşturan ülkelerde kişileri öldürmekle mümkün olmaz. Nitekim İran açısından bu savaş sürpriz değil; hazırlıkları da var. Ancak, yapılan saldırı ABD-İsrail blokunun teknik ve askeri kapasitesinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Ortada aşırı dengesiz bir durum var. Herkesi bir vuruşta öldürmüşler. Arzu ettikleri kişi koltuğu alana kadar da gelen herkesi bertaraf edebilecek bir teknik istihbarat kapasiteleri olduğu görünüyor.” dedi.</p>
<p><strong>Ciddi bir güç asimetrisi var</strong></p>
<p>Ortada ciddi bir güç asimetrisi bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kaynak, “Gerek diasporada gerekse ülke içinde mevcut rejimi devirmeden İran’ın makus talihini değiştiremeyeceklerini düşünen muhalif kesimlerin sağladığı insani istihbarat kapasiteleri (humint) var. Şurası net: Hiçbir rejim dışarıdan gelen böylesine güçlü bir baskıya içeride tam bir dayanışma olmadan karşı koyamaz. Ulusal dayanışma ise on binlerce muhalifi öldürmek yoluyla sağlanmaz; aksine direnişi kırar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Her iki ülkede de seçimler yaklaşıyor, savaşın etkisini göreceğiz</strong></p>
<p>İran’ın askeri kapasite açısından ABD-İsrail bloğuna karşı doğrudan bir savaşı kazanamayacağını öngörebilecek deneyime sahip olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kaynak, “İran devleti bu bloka karşı askeri bir savaşı kazanamayacağını bilecek kadar tecrübeli. Özellikle sosyal medya üzerinden gelişen kamuoyu desteğini kazanmak adına ‘savaş sonrası iletişim savaşına’ hazırlanıyorlar. Orada şimdilik kuvvetliler ama algoritmaları değiştirmek hala ABD/İsrail tarafının inisiyatifinde. Her iki ülkede de seçimler yaklaşıyor, savaşın etkisini göreceğiz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yaşanmakta olan şeyin gücünü küçümseme lüksümüz yok</strong></p>
<p>Toplumsal algının önemine de vurgu yapan Prof. Dr.  Kaynak, “Bize düşen şey de net: Yankı odalarımızda birbirimizin fikirlerini duyarak yaşanmakta olan şeyin gücünü küçümseme lüksümüz yok. Bu, hazırlıksız yakalanmamıza neden olabilir. Gözlüksüz bakma pratiğimizi geliştirmek durumundayız.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abd-israil-ile-iran-savasinda-ne-oluyor-616825">ABD-İsrail ile İran Savaşı&#8217;nda ne oluyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay: Birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazırız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-birden-fazla-yangin-ucagi-kiralamaya-haziriz-613912</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 18:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[birden]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dirençli]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kiralamaya]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[uçağı]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613912</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı’nda afetlere dirençli kent hedefiyle yapılan çalışmalara değindi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-birden-fazla-yangin-ucagi-kiralamaya-haziriz-613912">Başkan Tugay: Birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazırız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı’nda afetlere dirençli kent hedefiyle yapılan çalışmalara değindi. İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alacaklarını, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya da hazır olduklarını belirten Başkan Tugay, “Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım” dedi.</p>
<p>Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı, Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilçe belediye başkanlarının da katıldığı programda, hem farklı il ve ilçe belediyelerinin hem de çeşitli sivil toplum kuruluşlarının arama kurtarma ekiplerine ait stantlar da kuruldu. Başkan Tugay, stantları tek tek ziyaret ederek arama kurtarma ekipmanları ve bu konuda yapılan çalışmalara ilişkin fikir alışverişinde bulundu. Program, ilçe belediye başkanları, akademisyenler, AKUT kurucusu Nasuh Mahruki ve gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sunumlarıyla devam etti.</p>
<p><strong>Türkiye’de örnek model</strong></p>
<p>Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, “İlk defa İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alıyoruz. Kendimiz kırsal alanda, yamaçlarda, ormanlık alanlardaki yangınlara müdahale edebilir hale geleceğiz. Genelde aşırı sıcak, kuru ve rüzgarlı havada elektrik hatlarından çıkan ve yayılan yangınların söndürülmesi ancak havadan müdahale ile mümkün. Yangının yayılmaması için de ormanlık alanlarda yangına dirençli ağaç plantasyonuna ihtiyaç var. Bunlar maalesef yetkimiz dışında. Eğer izin verilme ihtimali varsa İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya, yangınlarda bunları kullandırmaya hazırız. Nasıl Orman Bakanlığı kiralıyorsa biz de kiralayabiliriz. İzmir için bunu yaparız. Başka şeylerden feragat eder kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım” diye konuştu. Köylere yangın tankeri dağıttıklarını söyleyen Tugay, “Vatandaşlarımız yakınlarında çıkan yangına erken müdahale ediyorlar ve pek çok yangını söndürüyorlar” dedi.</p>
<p><strong>“Depremler oluyor”</strong></p>
<p>Başkan Tugay, 30 Ekim’de İzmir’de yıkımlara neden olan depremi ve 6 Şubat depremini hatırlatarak “Acı deneyimleri olan bir ülkeyiz. Hem İzmir hem de Türkiye’nin büyük kısmı hareketli yer tabakasını üzerinde. Bunu ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım’ diyen herkes bilmeli. Deprem gerçeği ile birlikte yaşayan bir ülke olarak her şeyi buna göre düzenlememiz lazım” ifadelerini kullandı.</p>
<p> <strong>Deprem master planı ve mikro bölgeleme çalışmaları</strong></p>
<p>Başkan Tugay, en öncelikli görevin riskli alanları, binaları saptamak olduğunu belirterek “Biz şehrimizi afetler açısından dirençli, risklerin azaltıldığı, mümkünse tamamen ortadan kaldırıldığı bir kent haline getirmek için yoğun çaba gösteriyoruz” dedi.</p>
<p>Deprem master planı çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir’in bir proje kapsamında hazırlanmış sınırlı bir deprem master planı vardı ama şu anda iki üniversitemizle, dış paydaşlarla yoğun şekilde yeni bir plan yapıyoruz. Depremle ilgili riskleri ortaya koyacağımız ve deprem anında, sonrasında yapılacak her şeyi anlatacağımız bir plan çalışması bu. Öte yandan İzmir’de hem yapı stoku çalışmalarına, hem zemini incelediğimiz mikrobölgeleme çalışmasına devam ediyoruz.”</p>
<p><strong>“İzmir’in tamamında mikrobölgeleme çalışmasını yapmayı planlıyoruz”</strong></p>
<p>Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlandığını dile getiren Başkan Tugay, “Şu anda Karşıyaka’da da mikrobölgeleme çalışması büyük ölçüde tamamlandı. Arkasından Bayraklı ve Konak’ta yapılacak ve diğer ilçelerde tamamlanacak. İzmir’in tamamında bu çalışmayı yapmayı planlıyoruz. Risk saptamaya yönelik bina tarama çalışması da aynı şekilde kent geneline yayılacak. Bornova ve Bayraklı’da tamamlandı. Karşıyaka’daki tarama devam ediyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var”</strong></p>
<p>Riskli binaların dönüştürülmesi gerektiğinden söz eden Tugay, “Bunu hangi kaynakla yapacağız? Tüm vatandaşlardan vergi toplayan devlet buna kaynak ayırabilir mi? Dünya Bankası gibi kaynak ayırmaya hazır bazı kurumların kredilerini kullanırken, ayrımcılık yapmama şansı var mıdır? Kentsel dönüşüm konusunda inanın çok çalışıyoruz. Bir noktaya geldiğimizde kaynak ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor. Kaynağı kendi imkanlarımızla sağlamaya çalışıyoruz, çalışırız ama sınırlı olacağı kesin. Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var. Bu haksızlığa kesinlikle ‘evet’ dememesine ihtiyacımız var. Deprem master planını sene sonuna kadar tamamlayacağımızı tekrar söylüyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Türkiye’nin problemi”</strong></p>
<p>Şehirlerin altyapısının ani ve yoğun yağışlara hazırlıklı olmadığını da dile getiren Başkan Tugay, “Bu Türkiye’nin problemi. Türkiye’nin tamamında bu ölçüde yağışlara hazırlıklı altyapı oluşmamış. Pek çok noktada dere taşkınlarından kaynaklı su baskınları var. Dereler kapatılmış, görmezden gelinmiş ya da dar geçişli, kapalı dereler haline getirilmiş. Bazılarının yolları değiştirilmiş. Aşırı yağışta bu taşkınlar bu nedenle oluyor. ‘İklim krizi var’ diyorsanız aşırı yağışların her zaman olacağını unutmayalım. Dere yatağını da şehrin altyapısını da ona göre yapacağız. Bazı yerleri yıkmamız, bazı binaları ortadan kaldırmamız, her şeyi olması gereken şekle getirmemiz gerekiyor. Bunu yapmazsak önümüzdeki yıllarda yeni problemler yaşayacağımız çok açık” diye belirtti.</p>
<p><strong>“Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük”</strong></p>
<p>Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da afetlerin günümüz dünyasının en büyük tehdidi olduğunu belirterek “Afetler hayatın gerçeği. İklim değişikliğinin negatif etkilerini en çok hissettiğimiz yer Batı Anadolu kıyıları. Kuraklıkla, orman yangınlarıyla, zamansız ve yoğun yağışlarla oluşan su ve sel baskınlarıyla, depremlerle iç içe yaşıyoruz. Yerel yönetimlerin bu konuda kesinlikle aktif çalışması ve rol alması gerek. Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük. Siyasi ayrım gözetilmeden afete hazırlık durumlarında iş birliği ve koordinasyonun tesis edilmesi elzem. Depremde, selde, orman yangınlarında, kuraklıkta, gıda krizinde, su krizinde hiçbirimiz sorumluluktan kaçamayız. Bugünden hazırlanmak zorundayız. Depremlerden etkilenen en kırılgan grup; engelliler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar. Oradaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmalıyız. Buna toplamda ‘dirençli kent’ diyoruz. Dirençli kent derken de dirençli altyapı, dirençli kurum kapasitesi, afetlere dirençli belediyeyi söylüyoruz. Birlik olarak koordinasyonu sağlamak için çalışıyoruz” diye konuştu.  </p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ve Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki afetlere dirençli kentlere ilişkin sunum yaptı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-birden-fazla-yangin-ucagi-kiralamaya-haziriz-613912">Başkan Tugay: Birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazırız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VakıfBank&#8217;ın aktif büyüklüğü 5,4 trilyon TL&#8217;ye ulaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakifbankin-aktif-buyuklugu-54-trilyon-tlye-ulasti-611983</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 20:32:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2025 Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklüğü]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[krediler]]></category>
		<category><![CDATA[mevduat]]></category>
		<category><![CDATA[Milyar Tl]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[tl]]></category>
		<category><![CDATA[trilyon]]></category>
		<category><![CDATA[vakıfbank]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak milli ekonomiye kesintisiz desteğini sürdüren VakıfBank, 2025 yılının son çeyreğinde de sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbankin-aktif-buyuklugu-54-trilyon-tlye-ulasti-611983">VakıfBank&#8217;ın aktif büyüklüğü 5,4 trilyon TL&#8217;ye ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak milli ekonomiye kesintisiz desteğini sürdüren VakıfBank, 2025 yılının son çeyreğinde de sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi. Krediler, mevduat ve özkaynaklardaki dengeli artışla bilanço yapısını sağlamlaştırırken, yıl boyunca reel sektör ve hane halkına yönelik finansman desteğini kesintisiz biçimde sürdürdü.</p>
<p><strong>Güçlü ve istikrarlı büyümeye devam edeceğiz</strong></p>
<p>2025 yılı dördüncü çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih şunları söyledi:</p>
<p>“2025 yılını, aktif büyüklüğümüzü yüzde 34 artırarak 5,4 trilyon TL seviyesine taşıdığımız, güçlü büyümeyle nakdi ve gayrinakdi kredilerimizi 3,8 trilyon TL’ye yükselttiğimiz ve kârlılığımızı önemli ölçüde artırdığımız bir dönem olarak tamamladık. Hem çeyrek hem de yıllık bazda kaydettiğimiz sürdürülebilir büyüme, aynı zamanda Bankamızın sağlam bilanço yapısının da somut bir göstergesidir. Krediler aracılığıyla üretimi, ihracatı ve istihdamı desteklemeyi sürdürürken, mevduat tabanımızı güçlendirdik ve yurt dışı kaynak temininde etkin bir performans sergiledik. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızla milli ekonomiye katkı sağlamaya devam edeceğiz.”</p>
<p>2025 yılına ilişkin ortaya konan performansın VakıfBank’ın sürdürülebilir büyüme yaklaşımını teyit ettiğini vurgulayan Üstünsalih, “2025 yılının son çeyreğinde kârlılık performansımızda güçlü bir ivme yakaladık. Son çeyrek kârımız<strong> </strong>28 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Yıllık kârımızı<strong> </strong>ise yüzde 73,5 artışla 70 milyar TL seviyesine çıkardık. Bu güçlü performans, özkaynaklarımıza da doğrudan yansıdı ve özkaynak büyüklüğümüz yıllık yüzde 47 artışla 322 milyar TL’yi aştı.</p>
<p>Mevduat tarafında da istikrarlı büyümemizi sürdürdük. 2025 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla toplam mevduatımız yıllık bazda yüzde 36 artışla 3,4 trilyon TL’ye ulaşırken, Türk lirası mevduatımız yüzde 31 artışla 2,5 trilyon TL oldu” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sektöre yön veren ürün ve hizmet yelpazesi</strong></p>
<p>Bir sonraki bankacılık anlayışıyla sektöre yön veren ürün ve hizmet çeşitliliğini her geçen gün zenginleştirmeye devam ettiklerini kaydeden Üstünsalih, tüm segmentler için etkin çözümler üretmeyi VakıfBank’ın temel önceliklerinden biri olarak gördüklerini ifade etti. “Mevduat ve kredi ürünlerinden ödeme sistemlerine, dijital bankacılık hizmetlerinden proje desteklerine kadar tüm paydaşlarımızın daima yanında oluyoruz. Genişlemeye devam eden müşteri tabanımızın tüm bankacılık ihtiyaçlarını etkin şekilde karşıladığımız gibi üretime, istihdama ve dış ticarete olan odağımızı da sürdürüyoruz. VakıfBank Finans Grubu şirketlerimizin faaliyetleriyle finansal kapsayıcılığımızı güçlendirmeye de devam ediyoruz” diyen Üstünsalih,</p>
<p>“Yanı sıra yurt dışından kaynak getirme konusunda sektör liderliğimizi sürdürüyoruz. Yurtdışı havale akımlarına dayalı borçlanma araçları başta olmak üzere yurt dışı kaynak temininde en aktif bankalardan biri olmaya devam ediyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 500 milyon ABD doları tutarındaki ihraçla bugüne kadar bankacılık sektöründe gerçekleştirilen ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihraçları arasında en düşük getiri oranına ulaştık. 2025 yılı itibarıyla uluslararası piyasalardan toplam 12,8 milyar dolar yeni kaynak temin ettik” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>VakıfBank’ın konsolide olmayan 31 Aralık 2025 tarihli bilançosunun öne çıkan finansal göstergeleri</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td>Vergi Öncesi Kâr             </p>
</td>
<td>96.101 milyon TL</p>
<p> </p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>Net Kâr</p>
</td>
<td>70.050 milyon TL</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>Toplam Aktifler</p>
</td>
<td>5.388 milyar TL</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>Toplam Nakdi-Gayrinakdi Krediler</p>
</td>
<td>3.827 milyar TL</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>Nakdi Krediler</p>
</td>
<td>2.925 milyar TL</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>Gayrinakdi Krediler</p>
</td>
<td>901.978 milyon TL</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>Toplam Mevduat</p>
</td>
<td>3.449 milyar TL</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>Öz Kaynaklar</p>
</td>
<td>322.380 milyon TL</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>Alınan Krediler</p>
</td>
<td>463.928 milyon TL</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>İhraç Edilen Menkul Kıymetler</p>
</td>
<td>311.833 milyon TL </p>
<p> </p>
<p> </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbankin-aktif-buyuklugu-54-trilyon-tlye-ulasti-611983">VakıfBank&#8217;ın aktif büyüklüğü 5,4 trilyon TL&#8217;ye ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Bankası 4,6 Trilyon TL&#8217;ye Ulaşan Aktif Büyüklüğüyle &#8220;Türkiye&#8217;nin En Büyük Özel Bankası&#8221; Konumunu Sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/is-bankasi-46-trilyon-tlye-ulasan-aktif-buyukluguyle-turkiyenin-en-buyuk-ozel-bankasi-konumunu-surduruyor-611548</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2026 08:10:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklüğüyle]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[tl]]></category>
		<category><![CDATA[trilyon]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşan]]></category>
		<category><![CDATA[vapur]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611548</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İş Bankası, 2025 yılında toplam 67,4 milyar TL düzeyinde net kâr elde ederken özkaynak büyüklüğünü 428 milyar TL’ye, aktif büyüklüğünü 4,6 trilyon TL'ye yükselterek "Türkiye'nin en büyük özel bankası" olmaya devam etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-bankasi-46-trilyon-tlye-ulasan-aktif-buyukluguyle-turkiyenin-en-buyuk-ozel-bankasi-konumunu-surduruyor-611548">İş Bankası 4,6 Trilyon TL&#8217;ye Ulaşan Aktif Büyüklüğüyle &#8220;Türkiye&#8217;nin En Büyük Özel Bankası&#8221; Konumunu Sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılsonu itibarıyla Bankanın ekonomiye sağladığı kaynak tutarı 2,4 trilyon TL’si nakdi, 896,6 milyar TL’si gayrinakdi krediler olmak üzere 3,3 trilyon TL’ye yükseldi. Güçlü sermaye yapısını koruyan İş Bankası’nın sermaye yeterlilik oranı %18,5 seviyesinde gerçekleşti. </p>
<p>Yaygın fiziksel ve dijital dağıtım ağı ile tasarruf sahiplerinin öncelikli tercihi olmaya devam eden İş Bankası’nın toplam mevduat hacmi 2025 yılı sonunda 3,1 trilyon TL’ye ulaştı. Banka hem mevduat hacmi hem de ülke ekonomisine sağladığı kaynak ile özel bankalar arasındaki liderliğini sürdürdü. </p>
<p>İş Bankası, 2026 yılının ilk ayında uluslararası piyasalarda Türkiye’den yapılan ilk sermaye nitelikli ihraç olma özelliğini taşıyan başarılı bir Eurotahvil ihracı gerçekleştirdi. Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye ve Bankamıza duyduğu güveni bir kez daha teyit eden bu katkı sermaye nitelikli işlem, 500 milyon ABD Doları tutarında, 11 yıl vadeli ve altıncı yılda erken geri ödeme opsiyonlu olarak yapıldı ve geniş bir coğrafyaya yayılan farklı yatırımcı gruplarından güçlü talep gördü. Ayrıca, Banka sürdürülebilir finansman alanındaki öncü rolüyle uluslararası piyasalarda ilk mavi tahvil ihracını da gerçekleştirdi. 50 milyon ABD Doları tutarında, 5 yıl vadeli ihraçtan sağlanan kaynak ile denizlerimizin ve su kaynaklarımızın korunmasına ve biyoçeşitliliğin artırılmasına destek sunulacak.</p>
<p><strong>“2025’te de ekonominin stratejik alanlarını desteklemeye devam ettik”</strong></p>
<p>İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, 2025 yılsonu finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, ikinci yüzyılının ilk yılını da başarılı bir performansla geride bırakan Bankanın yeşil dönüşüm, yapay zeka ve girişimcilik alanındaki faaliyetleri, yeni nesil iştirakleri, kültür-sanat, çevre ve eğitim odaklı projeleriyle ekonominin ve toplumsal yaşamın stratejik alanlarını desteklemeye devam ettiğini belirtti. Geleceğin Bankası vizyonuyla ulusal ve uluslararası ekonomiye uzun vadeli değer yaratma sorumluluğunu yerine getirme konusundaki kararlılıklarını vurgulayan Hakan Aran, “Finansal açıdan yaratacağımız sinerjiyi, özellikle ikinci yüzyılımızda en geniş coğrafyada en fazla müşteriye dokunan bankalardan biri olma hedefimiz için önemsiyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada ve her alandaki oyuncuları yol arkadaşı olarak görüyor ve tesis ettiğimiz iş birliktelikleri ile küresel ölçekte de fark yaratacağımızın, global bir oyuncu olabileceğimizin farkındalığıyla hareket ediyoruz.” diye konuştu.</p>
<p>Aynı zamanda afet durumlarında deniz üzerinde kesintisiz hizmet vererek bankacılık işlemlerinin sürdürülmesini hedefleyen ve geçtiğimiz yıl sonunda hayata geçirilen İş Vapur projesine de değinen Aran, “İş Vapur, Bankamızın kurulduğu ilk yıllarda kuruluş yıl dönümünü kutladığı, bu anlamda Banka tarihinde özel bir yeri olan Şirket-i Hayriye filosundaki 66 numaralı Boğaziçi Vapuru&#8217;ndan ilham alınarak sıfırdan inşa edilmesiyle de özel bir önem taşıyor. İş Vapur ile karayolu erişiminin kısıtlanabileceği deprem ve başka afet durumlarında denizden gezici hizmet vererek bankacılık hizmetlerinin mümkün olduğunca kesintisiz devamını sağlamayı hedefledik. Normal zamanlarda ise yeni nesil bir deneyim ile şube olarak işlev görecek olan İş Vapur’u, olağanüstü durumlarda yiyecek, barınma imkanı sunabilecek şekilde tasarladık” dedi. </p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-bankasi-46-trilyon-tlye-ulasan-aktif-buyukluguyle-turkiyenin-en-buyuk-ozel-bankasi-konumunu-surduruyor-611548">İş Bankası 4,6 Trilyon TL&#8217;ye Ulaşan Aktif Büyüklüğüyle &#8220;Türkiye&#8217;nin En Büyük Özel Bankası&#8221; Konumunu Sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tahtalı yükselişe geçti, gece kesintileri sona erdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tahtali-yukselise-gecti-gece-kesintileri-sona-erdi-611311</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 07:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[baraj]]></category>
		<category><![CDATA[barajı]]></category>
		<category><![CDATA[dere]]></category>
		<category><![CDATA[erdi]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[geçti]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kesintileri]]></category>
		<category><![CDATA[sona]]></category>
		<category><![CDATA[tahtalı]]></category>
		<category><![CDATA[Tahtalı Barajı]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yükselişe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611311</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de son bir aydır etkili olan yağışlarla birlikte Tahtalı Barajı’nı besleyen havzada su akışı yeniden hız kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tahtali-yukselise-gecti-gece-kesintileri-sona-erdi-611311">Tahtalı yükselişe geçti, gece kesintileri sona erdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de son bir aydır etkili olan yağışlarla birlikte Tahtalı Barajı’nı besleyen havzada su akışı yeniden hız kazandı. Kent merkezine ocak ayından bu yana düşen yağış miktarı metrekareye toplam 330 kilogram oldu. 30 Aralık 2025’te yüzde 0,13 olan Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı, son yağışların ardından yüzde 14,88’e yükseldi. İZSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025 tarihinden bu yana 13 ilçede gece 23.00–05.00 saatleri arasında uygulanan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin bugünden itibaren sona erdiği belirtildi.</p>
<p>Kent genelinde aralıklarla etkisini sürdüren sağanak yağışlar, İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı Havzası’nda hareketliliği artırdı. Kent merkezine ocak ayından bu yana düşen yağış miktarı metrekareye toplam 330 kilogram oldu. 30 Aralık 2025’te yüzde 0,13 olan Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı, son yağışların ardından yüzde 14,88’e yükseldi. Diğer barajlarda da su seviyelerinde artış gözlenirken, barajlardaki bu yükseliş kent genelinde su arzının daha sağlıklı şekilde yönetilmesine olanak sağladı. İZSU Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, İzmir’de kuraklık nedeniyle 6 Ağustos 2025 tarihinden bu yana 13 ilçede (Karabağlar, Konak, Bornova, Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe, Buca, Gaziemir, Karşıyaka, Çiğli, Bayraklı, Menemen ve Menderes) gece 23.00–05.00 saatleri arasında uygulanan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin bu gece itibarıyla sona ereceği bildirildi. Yetkililer, barajlardaki su seviyesi kritik seviyelere gelmediği sürece planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin planlanmadığını söyledi. </p>
<p><strong>Tahtalı’yı besleyen dereler yeniden canlandı</strong><br />Yağışlarla birlikte Tahtalı Barajı havzasında yer alan Küner Çayı, Sarıçay, Tahtalı Çayı, Küner Deresi, Yeni Köy Deresi ve Dereköy Deresi’nde akışın arttığı gözlendi. Uzun süredir düşük debiyle akan dere yataklarının yeniden suyla buluşması, baraj açısından umut verici bir tablo ortaya koydu. Tahtalı Havzası’na düşen yağışlar yalnızca baraj doluluk oranları açısından değil, yer altı su kaynaklarının beslenmesi ve İzmir’in uzun vadeli su güvenliğinin sağlanması bakımından da büyük önem taşıyor. </p>
<p><strong>Diğer barajlar da yükselişte</strong><br />Son yağışlar, kent genelindeki diğer barajlarda da su seviyelerinin artmasını sağladı. 30 Aralık 2025’te doluluk oranı yüzde 2,38 olan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nın doluluk oranı yüzde 45,94’e yükseldi. Aynı tarihte doluluk oranı yüzde 0,00 olan Balçova Barajı yüzde 44,91’e ulaştı. Ürkmez Barajı’nın doluluk oranı yüzde 6,68’den yüzde 45,05’e çıkarken, yüzde 0,00 seviyesinde bulunan Gördes Barajı yüzde 6,42 doluluk oranına yükseldi. Güzelhisar Barajı’nda ise doluluk oranı yüzde 46,45’ten yüzde 54,22’ye ulaştı.</p>
<p><strong>Tasarruf, alt yapı ve kaynak yönetimi birlikte yürütüldü</strong><br />2021 yılında Tahtalı Barajı’na yıllık 150 milyon metreküp su gelirken, bu miktar 2022’de 83 milyon metreküpe, 2023’te 47 milyon metreküpe, 2024’te 42 milyon metreküpe, 2025’te ise 28 milyon metreküpe geriledi. Yalnızca yeni kaynaklara odaklanmak yerine mevcut kaynakların korunmasına yönelik çalışmalarını da sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, hayata geçirilen uygulamalar sayesinde kentin su ihtiyacının yüzde 28’ini karşılamayı başardı. Bu uygulamalar arasında Gördes Barajı’nın ölü hacminden su alınması, 20 yıldır su alınmayan hattın onarılarak Güzelhisar Barajı’ndan şehre su getirilmesi, yer altı kuyularının yenilenerek verimlerinin artırılması gibi çalışmalar önemli bir su kazanımı sağladı. Bunun yanında altyapı yenileme, aktif kaçak tespiti ve basınç yönetimi çalışmaları sonucunda İzmir kent merkezinde kayıp-kaçak oranı yüzde 27,17’den yüzde 24,80’e düşürüldü. Sadece bir yıl içinde sağlanan yüzde 2,37’lik bu düşüş, yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyun sistemde kalmasını sağladı. Elde edilen tasarruf miktarı, on binlerce hanenin yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor. Ayrıca vatandaşların yaptığı tasarrufta bu mücadelede önemli bir rol oynadı.</p>
<p><strong>Su tarifeleri değişmedi</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nce yüksek enflasyon nedeniyle yaşanan ekonomik zorlukları göz önünde bulundurularak, vatandaşların alım gücünü korumak amacıyla ocak ayında planlanan su zammı yapılmadı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tahtali-yukselise-gecti-gece-kesintileri-sona-erdi-611311">Tahtalı yükselişe geçti, gece kesintileri sona erdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenmede Büyük Değişim: Karbonhidrat Gitti, Protein Geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beslenmede-buyuk-degisim-karbonhidrat-gitti-protein-geldi-608265</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 08:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[gitti]]></category>
		<category><![CDATA[karbonhidrat]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Murat Baş]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608265</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı tarafından 7 Ocak 2026 tarihinde açıklanan 2025–2030 Amerikan Beslenme Rehberi, uzun yıllardır uygulanan klasik besin piramidini önemli ölçüde değiştirerek kamuoyunun ve bilim dünyasının gündemine oturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenmede-buyuk-degisim-karbonhidrat-gitti-protein-geldi-608265">Beslenmede Büyük Değişim: Karbonhidrat Gitti, Protein Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı tarafından 7 Ocak 2026 tarihinde açıklanan 2025–2030 Amerikan Beslenme Rehberi, uzun yıllardır uygulanan klasik besin piramidini önemli ölçüde değiştirerek kamuoyunun ve bilim dünyasının gündemine oturdu. Karbonhidratların geri plana çekildiği, protein ve yağ tüketiminin daha görünür hale geldiği yeni piramit modeli, obezite ve metabolik hastalıklarla mücadelede farklı bir yaklaşımı temsil ederken, beraberinde pek çok tartışmayı da gündeme getirdi.</strong></em></p>
<p><em><strong>Yeni rehber, şekerli içeceklerin, yüksek sodyum içeren ürünlerin ve ultra-işlenmiş gıdaların sınırlandırılmasını güçlü biçimde vurgularken; protein tüketiminin artırılması, doymuş yağlara yönelik söylemin yumuşatılması ve alkolle ilgili belirsiz ifadeler nedeniyle temkinli yorumlanması gereken bir çerçeve sunuyor. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, yeni beslenme piramidinin beslenme biliminde yaşanan dönüşümün bir yansıması olduğunu belirterek, “Bu rehber, tek başına bir devrim değil; beslenme alanında süregelen arayışın ve değişen önceliklerin bir sonucu olarak okunmalı” değerlendirmesinde bulunuyor. </strong></em></p>
<p><strong>Protein Vurgusu Güçleniyor, Kaynak Tartışması Sürüyor</strong></p>
<p>Yeni rehber, günlük protein alımını artırmayı ve hayvansal protein kaynaklarını önceki dönemlere kıyasla daha olumlu bir çerçevede sunmayı öneriyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu yaklaşımın belirli risk grupları için anlamlı olduğunu ancak genel nüfus için dikkatle ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Kas kaybı, yaşlanma ve metabolik sağlık açısından protein alımının önemi giderek artıyor. Ancak burada miktar kadar, proteinin hangi kaynaktan sağlandığı da büyük önem taşıyor. Bitkisel proteinler, deniz ürünleri ve yağsız hayvansal kaynaklar önceliklendirilmeden yapılan artışlar, uzun vadede kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturabilir”… Prof. Dr. Murat Baş’a göre “daha fazla protein” mesajı, kişisel sağlık durumu ve yaşam tarzı dikkate alınmadan genelleştirilmemeli.</p>
<p><strong>Doymuş Yağ ve Kolesterol: Sınırlar Korunuyor, Sorular Artıyor</strong></p>
<p>Yeni rehber, doymuş yağlara yönelik dili yumuşatırken günlük enerjinin yüzde 10’undan fazlasının doymuş yağdan gelmemesi önerisini sürdürüyor. Bununla birlikte tam yağlı süt ürünleri ve kırmızı etin daha görünür hale gelmesi, uygulamada nasıl bir denge kurulacağı sorusunu gündeme getiriyor. Bu noktada yanlış algı riskine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Son yıllarda kolesterol ve yağ konusundaki bilimsel yaklaşımlar değişti. Ancak bu durum, doymuş yağın tamamen zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Kalp-damar hastalıkları hâlâ önemli bir halk sağlığı sorunu. Yağın kaynağı, tüketim miktarı, lif alımı ve bireysel yatkınlık birlikte değerlendirilmediğinde, rehber yanlış yorumlanabilir” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Yeni piramitte tahıl grubu alt sıralara çekilirken, özellikle rafine karbonhidratların sınırlandırılması hedefleniyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu yaklaşımın temel olarak olumlu olduğunu ancak önemli bir ayrım yapılması gerektiğini belirtiyor: “Rafine edilmiş tahılların azaltılması, kan şekeri kontrolü ve kilo yönetimi açısından yerinde bir adım. Ancak tam tahıllar, lif ve mikro besin öğeleri bakımından önemli bir kaynaktır. Bu besinlerin gereksiz yere kısıtlanması sindirim sistemi sağlığı ve kalp-damar riski açısından sorun yaratabilir. Mesele tahılı tamamen azaltmak değil, doğru tahılı doğru miktarda tüketmektir”…</p>
<p><strong>Ultra-İşlenmiş Gıdalarda Net Mesaj</strong></p>
<p>Rehberin en geniş bilimsel uzlaşı sağlanan yönü, ultra-işlenmiş gıdalara karşı ortaya koyduğu net tutum oldu. Şekerli içeceklerin, aşırı sodyum içeren ürünlerin ve yüksek derecede işlenmiş gıdaların sınırlandırılması, kalp hastalığı, diyabet ve obezite ile mücadelede temel hedefler arasında yer alıyor. Prof. Dr. Murat Baş bu başlığı rehberin en güçlü yönü olarak değerlendirerek, “ABD’nin kendi yarattığı bir beslenme kültürünü yeniden sorgulaması önemli bir kırılma noktası. Ultra-işlenmiş gıdalarla kronik hastalıklar arasındaki ilişki artık açık biçimde ortaya konmuş durumda. Bu konuda verilen mesajlar bilimsel olarak son derece yerinde” ifadelerini kullanıyor. Ancak Prof. Dr. Murat Baş, her işlenmiş gıdanın aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini, bazı zenginleştirilmiş ürünlerin dezavantajlı gruplar için koruyucu rol oynayabildiğini de ekliyor. </p>
<p>Yeni rehber, önceki dönemlerde yer alan net tüketim sınırlarını kaldırarak yalnızca “daha az alkol, daha iyi sağlık” ifadesine yer veriyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu yaklaşımın halk sağlığı açısından riskli olabileceğine dikkat çekiyor: “Davranış değişikliği için net sınırlar ve açık mesajlar önemlidir. Alkol tüketimi konusunda belirsiz ifadeler, yanlış yorumlara ve rehberin etkisinin azalmasına yol açabilir”…</p>
<p><strong>Genel Değerlendirme: Tek Bir Piramit Yeterli Değil</strong></p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş’a göre yeni Amerikan Beslenme Rehberi, beslenme bilimindeki temel tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. “Ne kadar protein, hangi protein, ne kadar yağ, ne kadar işlenmişlik fazla?” sorularının hâlâ net yanıtları bulunmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş, “Sağlıklı beslenme, tek bir piramit ya da tek bir modelle tanımlanamaz. Genel beslenme örüntüsü, yaşam tarzı, fiziksel aktivite düzeyi ve bireysel riskler birlikte ele alınmalıdır. Bu rehber, önemli mesajlar içeriyor; ancak her birey için birebir uygulanacak bir reçete olarak görülmemelidir. Sonuç olarak yeni Amerikan Beslenme Rehberi, şeker ve ultra-işlenmiş gıdaların azaltılması konusunda güçlü ve bilimsel açıdan sağlam bir çerçeve sunarken; protein, doymuş yağ ve alkol başlıklarında daha dikkatli ve kişiselleştirilmiş yorumlara ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Sağlıklı beslenmenin anahtarı, tek bir piramitte değil; dengeli, çeşitli ve bireye özgü bir beslenme yaklaşımında yatıyor” şeklinde sözlerini tamamlıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenmede-buyuk-degisim-karbonhidrat-gitti-protein-geldi-608265">Beslenmede Büyük Değişim: Karbonhidrat Gitti, Protein Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurumların %88&#8217;i SOC Kurulumunda Dış Kaynak veya Hibrit Modelleri Tercih Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurumlarin-%88i-soc-kurulumunda-dis-kaynak-veya-hibrit-modelleri-tercih-ediyor-608225</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 08:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[88]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hibrit]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kurulumunda]]></category>
		<category><![CDATA[kurumların]]></category>
		<category><![CDATA[operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[soc]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından yürütülen güncel bir araştırmaya göre, şirketlerin büyük bir çoğunluğu Güvenlik Operasyon Merkezlerini (SOC) kurarken en azından belirli süreçlerde dış kaynak kullanmayı tercih ediyor; bu noktada Hizmet Olarak SOC (SOCaaS) modeline yönelik ciddi bir eğilim göze çarpıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurumlarin-%88i-soc-kurulumunda-dis-kaynak-veya-hibrit-modelleri-tercih-ediyor-608225">Kurumların %88&#8217;i SOC Kurulumunda Dış Kaynak veya Hibrit Modelleri Tercih Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky tarafından yürütülen güncel bir araştırmaya göre, şirketlerin büyük bir çoğunluğu Güvenlik Operasyon Merkezlerini (SOC) kurarken en azından belirli süreçlerde dış kaynak kullanmayı tercih ediyor; bu noktada Hizmet Olarak SOC (SOCaaS) modeline yönelik ciddi bir eğilim göze çarpıyor. Bu stratejik hamle, kurumların 7/24 kesintisiz koruma sağlamasına, yasal düzenlemelere uyum göstermesine ve genellikle kurum içi imkanlarla karşılanması güç olan ileri düzey siber güvenlik çözümleri ile uzman iş gücüne erişmesine olanak tanıyor.</strong></p>
<p>Siber tehditlerin giderek daha karmaşık hale gelmesiyle birlikte, kurumlar Güvenlik Operasyon Merkezlerini nasıl yapılandıracaklarını ve yöneteceklerini yeniden değerlendiriyor. Bu doğrultuda Kaspersky, SOC planlama ve uygulama süreçlerine ilişkin temel motivasyonları, stratejik hedefleri ve potansiyel zorlukları ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir küresel araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçları, Türkiye’deki şirketlerin %59’unun SOC yetkinliklerinin bir bölümünü dış kaynak kullanımıyla yürütmeyi planladığını ve kurum içi kabiliyetleri dış uzmanlıkla birleştiren hibrit modelleri benimsediğini gösteriyor. Katılımcıların %29’u ise SOC-as-a-Service (SOCaaS) modelini tamamen hayata geçirmeye hazır olduklarını belirtiyor. Buna karşılık, SOC’u tamamen kurum içinde kurmayı planlayanların oranı yalnızca %12 seviyesinde kalıyor. Bu tablo, 7/24 izleme gereksinimini karşılamanın ve nitelikli uzmanları bünyede tutmanın giderek daha zor hale geldiğini açıkça ortaya koyuyor.</p>
<p> <img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/kurumlarin-88i-soc-kurulumunda-dis-kaynak-veya-hibrit-modelleri-tercih-ediyor-0-kFbpr4Zv.jpg"/></p>
<p> </p>
<p>SOC dış kaynak kullanımı, kuruluşların belirli SOC fonksiyonlarını veya tüm operasyonel döngüyü güvenilir bir üçüncü taraf sağlayıcıya devretmesini mümkün kılıyor. Bu kapsamda sunulan hizmetler arasında şunlar yer alıyor:</p>
<ul>
<li>SOC tasarımı ve mimarisinin oluşturulması</li>
<li>SOC teknolojilerinin kurulumu ve bakımı</li>
<li>Harici güvenlik analistleri tarafından izleme ve analiz</li>
<li>Danışmanlık ve eğitim hizmetleri</li>
<li>Tehditlerin tespiti, incelenmesi ve müdahalenin 7/24 esasına göre tamamen sağlayıcı tarafından yürütüldüğü uçtan uca SOCaaS hizmetleri</li>
</ul>
<p>Şirketler, stratejik sorumlulukları kurum içinde tutmayı tercih ederken; operasyonel ve ileri teknik iş yükleri için harici ekiplerden ve gelişmiş teknolojilerden yararlanmayı öne çıkarıyor. SOC fonksiyonlarını dış kaynakla yürütmeyi planlayan kuruluşlar arasında üçüncü taraflara en sık devredilen alanlar; çözüm kurulumu ve devreye alma (%63), çözüm geliştirme ve sağlama (%58) ile SOC tasarımı (%47) olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Harici SOC uzmanlarıyla çalışılırken, belirli rollerin güçlendirilmesine yönelik net bir tercih de dikkat çekiyor. Birinci seviye analistler (%77) ve ikinci seviye analistler (%68), dış uzmanlardan en fazla talep gören roller arasında yer alıyor. Bu veriler, şirketlerin tehdit izleme ve müdahale gibi ön saflarda yer alan operasyonel güvenlik görevlerine öncelik verdiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Kuruluşlar neden SOC dış kaynak kullanımını tercih ediyor?</strong></p>
<p>SOC dış kaynak kullanımının en önemli gerekçesi, %52 oranıyla 7/24 kesintisiz güvenlik ihtiyacı olarak öne çıkıyor. Bu gereksinim, çoğu kurum içi ekibin tek başına sürdürebilmesinin zor olduğu bir operasyonel yük oluşturuyor. İkinci önemli motivasyon ise, iç IT güvenlik ekiplerinin üzerindeki iş yükünü azaltmak (%48) ve bu ekiplerin daha stratejik alanlara odaklanabilmesini sağlamak.</p>
<p>Bunun yanı sıra, ileri seviye çözümlere ve teknolojilere erişim (%37) ile regülasyonlara ve standartlara uyumun sağlanmasında harici uzman desteği (%49) de dış kaynak kullanımını teşvik eden önemli faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, XDR, MDR, MXDR gibi gelişmiş güvenlik teknolojileri ve uzmanlık bilgisinin kurumlar açısından ne denli kritik olduğunu ortaya koyuyor.<br /> Bütçe optimizasyonu ise yalnızca %34’lük bir kesim için öncelikli bir unsur olarak öne çıkıyor; bu da SOC dış kaynak kullanımının temel değer önerisinin maliyet avantajından ziyade daha güçlü bir güvenlik seviyesi sunduğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Güvenlik Operasyon Merkezi Başkanı Sergey Soldatov </strong>konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “<em>SOC fonksiyonlarının kısmen ya da tamamen dış kaynak kullanımıyla yürütülmesine yönelik eğilim, esas olarak operasyonel odağın güçlendirilmesi ve stratejik çevikliğin artırılması ihtiyacından kaynaklanıyor. Rutin ve teknik işlerin dış kaynaklara devredilmesi sayesinde kuruluşlar, stratejik karar alma ve karmaşık tehditlere yönelik yanıtların koordinasyonu gibi yüksek katma değerli faaliyetlere odaklanabiliyor. Bu yaklaşım aynı zamanda kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayarak önemli maliyet avantajları da yaratıyor. Sonuç olarak bu model, SOC’u iş sürekliliğine doğrudan katkı sunan stratejik bir yetkinliğe dönüştürüyor</em>.”</p>
<p>SOC kurmayı planlayan kuruluşlar için Kaspersky’nin önerileri ise şöyle:</p>
<ul>
<li>Güvenlik operasyonlarınızı ilk aşamadan itibaren doğru şekilde yapılandırmak veya mevcut yapınızı geliştirmek için Kaspersky SOC Consulting hizmetlerinden yararlanın. Kapsamlı danışmanlık hizmetlerimiz, sağlam bir SOC inşa etmenize ve süreçlerinizi optimize etmenize yardımcı olur.</li>
<li>Gelişmiş yapay zekâ yetkinlikleriyle desteklenen Kaspersky SIEM ile güvenlik performansınızı artırın. Bu çözüm, tüm BT altyapınız genelindeki log verilerini toplayarak analiz eder ve saklar; bağlamsal zenginleştirme ve aksiyona dönüştürülebilir tehdit istihbaratı sunar.</li>
<li>Her ölçekten ve sektörden kuruluş için EDR ve XDR yetkinlikleri sunan Kaspersky Next ürün ailesiyle, gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, inceleme ve müdahale kabiliyetleri elde edin.</li>
<li>En güncel Kaspersky Threat Intelligence ile kurumunuzu hedef alan siber tehditlere ilişkin derinlemesine ve bağlamsal içgörüler edinin. Bu istihbarat, olay yönetimi döngüsünün tamamında risklerin zamanında tespit edilmesini sağlar.</li>
</ul>
<p>SOC’unuzu kurmak ve güçlendirmek için Kaspersky’nin sunduğu çözümler ve hizmetler hakkında daha fazla bilgi almak için lütfen bu bağlantıyı ziyaret edin.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurumlarin-%88i-soc-kurulumunda-dis-kaynak-veya-hibrit-modelleri-tercih-ediyor-608225">Kurumların %88&#8217;i SOC Kurulumunda Dış Kaynak veya Hibrit Modelleri Tercih Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SÜT-D İklim Değişikliği Mücadelemizde Temiz Enerji Lokomotifiyle Hızımızı Artıralım Çağrısı Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sut-d-iklim-degisikligi-mucadelemizde-temiz-enerji-lokomotifiyle-hizimizi-artiralim-cagrisi-yapti-608002</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 07:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[emisyon]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[karaosmanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[lokomotifiyle]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelemizde]]></category>
		<category><![CDATA[ska]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[süt-d]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Uluslararası Temiz Enerji Günü açıklamasında enerjinin değişmek için dönüşüm yolunda adil ve kapsayıcı bir geçiş için iklim değişikliği mücadelesindeki kritik konuma dikkat çekerek  temiz enerji lokomotifiyle hızımızı artıralım çağrısı yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sut-d-iklim-degisikligi-mucadelemizde-temiz-enerji-lokomotifiyle-hizimizi-artiralim-cagrisi-yapti-608002">SÜT-D İklim Değişikliği Mücadelemizde Temiz Enerji Lokomotifiyle Hızımızı Artıralım Çağrısı Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Uluslararası Temiz Enerji Günü açıklamasında</strong> <strong>enerjinin değişmek için dönüşüm yolunda adil ve kapsayıcı bir geçiş için iklim değişikliği mücadelesindeki kritik konuma dikkat çekerek  temiz enerji lokomotifiyle hızımızı artıralım çağrısı yaptı.</strong></p>
<p>Temiz enerjiye adil ve kapsayıcı bir geçiş için farkındalığı artırma ve harekete geçme çağrı günü olan 26 Ocak Uluslararası Temiz Enerji Günü’nde İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ) Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu insan ve gezegen yararına temiz enerji için yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı, enerji verimliliği uygulamaları ve mevcut en temiz enerji teknolojileri ile iklim değişikliği mücadelemizde kimseyi geride bırakmadan temiz enerji lokomotifiyle hızımızı artıralım çağrısı yaptı. </p>
<p><strong>İklim Dostu, Erişilebilir ve Temiz Enerji</strong></p>
<p>2015’te  Birleşmiş Milletler(BM) 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı(SKA) ile 2030’a dek Aşırı yoksulluğu sona erdirme; Eşitsizlik ve adaletsizlik ile mücadele; İklim değişikliğini düzeltme için “Harekete Geç” diyerek çıktığımız yolda küresel başarımız düşük. SKA7: Erişilebilir ve Temiz Enerji ile SKA13:İklim Eylemi bugün kritik önemli.BM verisine göre 750 milyon insanın enerjiye erişimi yokken, yılda pişirme kirletici emisyonlarıyla 3,2 milyon erken ölüme, fosil kökenli hava kirliliğiyle 6 milyon ölüme, küresel sera gazı salımlarının yüzde 75’inden fazlasına da fosil kökenli yakmayla sebep olunuyor. Diğer yanda yenilenebilir kaynaklı kurulu enerji yatırımları gelişmekte olan ülkelerde her yıl artarak kişi başına 155 Watt’tan  341 Watt değerine ulaşsa da yeterli değil. Bu yatırımlarda her 1 dolar, fosil kaynaklı yatırımlara göre 3 misli istihdam yaratsa da, kademeli iyileşmeler olsa da   SKA 7’nin “Herkes için uygun fiyatlı, karşılanabilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye erişimi sağlama” hedeflerine ulaşmak mümkün değil. 2030’a dek yatırımların yılda 4 trilyon dolar’a ulaşması gerekiyor  bilgisini veren  SÜT-D Başkanı Prof.Dr. Filiz Karaosmanoğlu iklim dostu temiz enerjiye insan ve gezegenin erişim hakkı var dedi.</p>
<p><strong>Ülkemizin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi için Enerji </strong></p>
<p>Prof. Karaosmanoğlu “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2025 Kasım sonu verisine göre kurulu gücümüzde %26,5’i hidrolik enerji, %19,7’si doğal gaz, %18’i kömür, %11,9’u rüzgâr, %20,3’ü güneş, %1,4’ü jeotermal ve %2,1’i ise diğer kaynaklar yer alırken güneş ve rüzgârın payı üçte bir oranı ile yerli-temiz enerji için kazandığımız hızın ivmesinin artarak 2035’te dört katına çıkmasını bekliyoruz.Türkiye İstatistik Kurumu en son verisine göre ülkemizde 2023’te enerji:73,8; tarım:12,0; endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı:11,0; atık:2,3 yüzde oranlarında emisyona neden olurken toplam karbondioksit emisyonunda enerjinin payı ise yüzde 87,4 idi” sayılarına dikkat çekerek  ülkemizin ikliim değişikliği mücadelesi için en iyi enerji yönetimi şart vurgusu yaptı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Enerjisini En İyi Yöneten İklimini de En İyi Yönetir</strong></p>
<p>Türkiye Uzun Dönemli İklim Stratejisi ile  yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı, enerji verimliliği uygulamaları ve mevcut en temiz enerji teknolojileri tartışılamaz gereği ortaya konuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve sürdürülebilirlik odaklı eğitim, araştırma, proje gücünü ortaya koyarak “2048 Karbon Nötr İTÜ” hedefiyle ilerleyen İTÜ ana desteğinde  4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde“Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temalı 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde enerji masada olacak.  Ev sahibi olduğumuz BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı(COP31; 9-20 Kasım 2026) öncesinde konusunun ilki ve teki paydaş platformu zirvemizde mevzuatı ilerleyen Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ile Karbon Piyasası öncelikli başlıklar olacağını, SKA7 ve SKA13’ün irdeleneceğini ifade eden Dr. Karaosmanoğlu SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödül başvurusu sürüyor dedi. </p>
<p><strong>Temiz Enerji Lokomotifi </strong></p>
<p>Dr. Karaosmanoğlu güzelim ülkemizin yeşili, mavisi, yenilenebilir kaynak yüksek teknik potansiyeli, iklim dostu temiz enerji yatırımları için bizimle. İklim değişikliği mücadelemizde temiz enerji lokomotifiyle hızımızı artıralım çağrısı yaparak Uluslararası Temiz Enerji Günü kutlamasını sundu. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sut-d-iklim-degisikligi-mucadelemizde-temiz-enerji-lokomotifiyle-hizimizi-artiralim-cagrisi-yapti-608002">SÜT-D İklim Değişikliği Mücadelemizde Temiz Enerji Lokomotifiyle Hızımızı Artıralım Çağrısı Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Konferansı&#8217;nda kentlerin su yönetimi masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/su-konferansinda-kentlerin-su-yonetimi-masaya-yatirildi-604890</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 13:35:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barajı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[Elibol]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kentlerin]]></category>
		<category><![CDATA[konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[Su Verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604890</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de düzenlenen Su Konferansı kapsamındaki “Kentlerde Su” başlıklı oturumda, iklim değişikliği, kuraklık ve artan nüfus baskısı altında kentlerin su yönetimi tüm yönleriyle ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/su-konferansinda-kentlerin-su-yonetimi-masaya-yatirildi-604890">Su Konferansı&#8217;nda kentlerin su yönetimi masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de düzenlenen Su Konferansı kapsamındaki “Kentlerde Su” başlıklı oturumda, iklim değişikliği, kuraklık ve artan nüfus baskısı altında kentlerin su yönetimi tüm yönleriyle ele alındı. Oturumda konuşan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Bugün kentte sağlanan suyun yaklaşık yüzde 30’u, aldığımız tasarruf önlemleri sayesinde mümkün oldu. Attığımız adımlardan biri bile geç atılsaydı, Tahtalı Barajı’ndaki su tamamen tükenebilirdi” dedi.</p>
<p>Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Borsası ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından düzenlenen Su Konferansı kapsamında gerçekleştirilen “Kentlerde Su” başlıklı oturumda, artan kuraklık, azalan yağışlar ve nüfus baskısı altında kentlerin su yönetimi masaya yatırıldı. Oturumda, ulusal su verimliliği politikaları, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve İzmir’in mevcut su arzına ilişkin çarpıcı veriler paylaşıldı. Oturumun moderatörlüğünü İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Gündüz üstlendi. Panelde, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, Swissotel Büyük Efes İzmir Genel Müdürü Rıza Elibol ile Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><strong>Erdoğan : İzmir’de suyun yüzde 74’ü kuyulardan karşılanıyor</strong></p>
<p>İzmir’in mevcut su arz tablosunu çarpıcı verilerle ortaya koyan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “İzmir’de ortalama su ihtiyacı saniyede 7 bin 500 litre. Sabah ve akşam saatlerinde bu ihtiyaç 8 bin 500-9 bin litre/saniye seviyelerine çıkıyor. Günlük ortalamayı sağlamak yetmiyor, pik saatlerde de bu debiyi verebilmek gerekiyor. Gördes ve Balçova barajları yüzde 0, Tahtalı Barajı yüzde 1, Kutlu Aktaş Barajı yüzde 4, Ürkmez Barajı yüzde 7 seviyesinde. Özel sektör işletmesindeki Güzelhisar Barajı’nda doluluk oranı yüzde 41. İzmir diğer büyük kentlere göre barajlara erişimde dezavantajlı bir konumda. İstanbul’da içme suyunun yüzde 98’i, Ankara’da ise yüzde 99’u barajlardan sağlanıyor. İzmir’de bu oran yüzde 26’ya düştü. Kentin suyunun yüzde 74’ü kuyulardan karşılanıyor” dedi.</p>
<p><strong>Kayıp-kaçakta düşüş, kaynakta artış</strong></p>
<p>İZSU’nun kayıp-kaçakla mücadelede önemli bir ilerleme kaydettiğini vurgulayan Erdoğan, kent genelinde kayıp-kaçak oranının yüzde 25,80, kent merkezinde ise yüzde 24,80 seviyesine düşürüldüğünü söyledi. Son bir yılda yaklaşık yüzde 2,3’lük bir iyileşme sağlandığını aktaran Erdoğan, gece saatlerinde yapılan kontrollü kesintilerin bu sonuçta etkili olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Yer altı kaynakları kritik rol oynuyor</strong></p>
<p>Erdoğan, İzmir kent merkezinin yaklaşık üçte birinin Sarıkız–Göksu kaynakları ve Halkapınar kuyularından beslendiğini belirtti. Bu bölgelerde açılan ve yenilenen kuyularla 6,6 milyon metreküp ilave içme suyu sağlandığını kaydeden Erdoğan, Halkapınar’da terfi kapasitesinin 1.000 litreden 1.500 litre/saniyeye çıkarıldığını, bu sayede buradan alınan suyun yüzde 55 artırıldığını söyledi.</p>
<p><strong>Alınan önlemler Tahtalı’yı kurtardı</strong></p>
<p>Kuraklık riskinin erken öngörüldüğünü ifade eden Erdoğan, nisan ayı itibarıyla park-bahçe aboneliklerinin iptal edildiğini, kademesiz aboneliklerin tamamında kademeli tarife sistemine geçildiğini ve yaz aylarında gece kesintilerinin uygulamaya alındığını belirtti. Bu önlemler sayesinde 14,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandığını vurgulayan Erdoğan, 2024 ve 2025 Ağustos ayları karşılaştırıldığında kent merkezinde yüzde 16 daha az su tüketildiğini söyledi. Erdoğan, “Bugün kentte sağlanan suyun yaklaşık yüzde 30’u, bu önlemler sayesinde mümkün oldu. Bu adımlardan biri bile geç atılsaydı, Tahtalı Barajı’ndaki su tamamen tükenebilirdi” dedi.</p>
<p><strong>Korkmaz: Artık nüfustan kaynağa doğru düşünmeliyiz</strong></p>
<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz ise iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışları ve yağışlardaki azalışın, yüzyılın sonuna doğru su kaynaklarında çok ciddi azalmalar yaratacağını vurguladı. Bu nedenle su yönetiminde bakış açısının değişmesi gerektiğini ifade eden Korkmaz, “Artık sadece kaynaktan nüfusa değil, nüfustan kaynağa doğru da düşünmek zorundayız. Kentsel su yönetimi kaynağın korunmasıyla başlar. Su kayıplarının azaltılması, atık suyun geri kazanımı, gri su ve yağmur suyu sistemleri tek bir çatı altında toplanarak ulusal politikalara entegre edildi. Bu kapsamda hazırlanan Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ulusal bir yol haritası oldu” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Güneş: Kentleri betonlaştırarak suya ulaşamayız</strong></p>
<p>Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, kentlerde yaşanan su sorunlarının yalnızca iklim değişikliğiyle değil, yanlış şehircilik ve planlama tercihleriyle de doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Güneş, “Bu süreci konuşurken, yaptığımız hatalara da dürüstçe bakmamız gerekiyor. Kentleri betonlaştırdık; yağmurun toprağın derinlerine inmesini engelleyen, su geçirmez yüzeyler oluşturduk. Betonlaşma yağışların yüzeyde kalmasına neden oluyor. Bu durum sel ve taşkın riskini artırıyor. Aynı zamanda toprağın yeterince beslenememesi nedeniyle yer altı su kaynaklarını zayıflatıyor. Yağan yağmur ya yüzeyde akıp gidiyor ya da hızla buharlaşıyor. Toprak suyla buluşamadığı için kuruyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Elibol: Turizmde suyu korumanın yolu misafiri sürecin parçası yapmaktan geçiyor</strong></p>
<p>Swissotel Büyük Efes İzmir Genel Müdürü Rıza Elibol ise konuşmasında turizm sektöründe su tüketiminin yalnızca tesis yönetimiyle değil, oteli kullanan herkesin davranışlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Su verimliliğinde en kritik unsurun misafir davranışları olduğunu vurgulayan Elibol, yalnızca bilgilendirmenin yeterli olmadığını, teşvik mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda otelde uygulamaya aldıkları modeli paylaşan Elibol, “Misafirlerimizden rica ediyoruz; odalarında havlu ve çarşaf değişimini kart sistemiyle kendileri belirlesinler. Bir adım daha ileri gittik. Misafirlerimize şunu söylüyoruz: Eğer bugün odanızın temizlenmesini istemezseniz, size 10 Euro karşılığı puan veriyoruz. Bu puanları yalnızca bizim otelimizde değil, ACCOR grubunun dünya genelindeki 5 bin otelinde kullanabiliyorlar” diye konuştu. Elibol, turizm sektörünün su verimliliği konusunda kent genelindeki politikalarla uyumlu hareket etmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurguladı.</p>
<p><strong>İslamoğlu: Biz yeni bir şey yaratmıyoruz</strong></p>
<p>Doğa ve çevre programları yapımcısı Güven İslamoğlu, kapanış konuşmasında su krizinin yalnızca teknik bir altyapı meselesi olarak ele alınamayacağını vurguladı. Sorunun çok daha derin ve bütüncül bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten İslamoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Biz sürekli sudan konuşuyoruz ama havadan, oksijenden konuşmuyoruz. Oysa solunum, su kadar hayati. Yakın bir gelecekte soluyacak temiz oksijen bulamama riskiyle karşı karşıyayız. Gezegenin dengesi bozuluyor ve bu denge suyla, havayla, toprakla birlikte ele alınmak zorunda. Bu gezegen canlı bir gezegen. Dünyanın ağırlığı sabit; suyu da, minerali de belli. Uzaydan yeni bir su gelmediği sürece elimizdeki kaynak bu. Olan şey sadece dönüşüm. Karbon dönüşüyor, su dönüşüyor. Biz yeni bir şey yaratmıyoruz. Bugün konuştuğumuz yüzde 0,3’lük oranlar tesadüf değil. Bunlar gezegenin ayakta kalmasını sağlayan değerler. Bu denge bozulduğunda mesele sadece susuzluk olmaz; mesele yaşamın kendisi olur.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/su-konferansinda-kentlerin-su-yonetimi-masaya-yatirildi-604890">Su Konferansı&#8217;nda kentlerin su yönetimi masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TP Türkiye, İnsan Kaynakları ve İş Gücü Yönetiminde Dış Kaynak Hizmetlerini Daha Kapsamlı ve Kurumsal Bir Yapıya Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tp-turkiye-insan-kaynaklari-ve-is-gucu-yonetiminde-dis-kaynak-hizmetlerini-daha-kapsamli-ve-kurumsal-bir-yapiya-tasiyor-604476</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[nsan]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[tp]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604476</guid>

					<description><![CDATA[<p>TP Türkiye, uzun yıllardır sürdürdüğü insan kaynakları süreçlerindeki dış kaynak hizmetlerini, artık daha kapsamlı, kurumsal ve ölçeklenebilir bir modele dönüştürüyor. Maliyet avantajı, yasal uyumluluk ve operasyonel esneklik sağlayan bu uçtan uca yapı; işe alımdan, saha ve bordrolamaya kadar tüm süreçleri kapsıyor ve şirketlerin değişen iş gücü ihtiyaçlarına daha stratejik çözümler sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tp-turkiye-insan-kaynaklari-ve-is-gucu-yonetiminde-dis-kaynak-hizmetlerini-daha-kapsamli-ve-kurumsal-bir-yapiya-tasiyor-604476">TP Türkiye, İnsan Kaynakları ve İş Gücü Yönetiminde Dış Kaynak Hizmetlerini Daha Kapsamlı ve Kurumsal Bir Yapıya Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP, insan kaynakları süreçlerindeki operasyonel uzmanlığını bugüne kadar birçok sektörde başarıyla uyguladı. Şimdi bu tecrübeyi, Dış Kaynak İnsan Kaynakları Hizmetleri (HRO) başlığı altında daha sistematik ve bütünsel bir yaklaşımla şirketlerin hizmetine sunuyor.</p>
<p>Yeni yapılanma, farklı sektörlerden işletmelere esnek kapasite yönetimi, mevzuat uyumu ve operasyonel verimlilik gibi kritik avantajlar sağlarken; TP Türkiye, bu süreçlerde sadece hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda stratejik bir iş ortağı olarak konumlanıyor.</p>
<p>İşe alım çözümleri kapsamında TP Türkiye; aday bulma, ön değerlendirme, mülakat süreçlerinin yönetimi, profil doğrulama ve referans kontrolleri gibi uçtan uca seçme ve yerleştirme hizmetlerini sürdürüyor. Dış kaynak kullanımında ise müşteri şirketlerin ihtiyaç duyduğu iş gücü, TP bordrosunda istihdam edilerek tüm yasal ve idari süreçler TP’nin uzman ekipleri tarafından yönetiliyor. Operasyonel sevk ve idare ise müşteri kontrolünde ilerliyor. Bu model, hem esneklik hem de mevzuat uyumluluğu açısından şirketlere ciddi avantaj sağlıyor. Çalışan ve iş ortağı şirket arasında sürekli iletişim sağlanarak sürecin kesintisiz, sağlıklı ve yüksek memnuniyetle ilerlemesi güvence altına alınıyor.</p>
<p>HRO yapılanması kapsamında TP Türkiye, ofis rolleriyle sınırlı kalmayan; sahada yaygın organizasyon gerektiren iş gücü ihtiyaçlarına da uçtan uca çözümler sunuyor. 81 ilde yönetilebilen saha operasyonları ile perakende satış ve uygulama yönetimi, deneyimsel aktivasyonlar ve saha ekiplerinin işe alımı, eğitimi ve yönetimi tek çatı altında yürütülüyor. Bu kapsamda; FMCG, zincir mağazalar, teknoloji, kozmetik, sağlık, telekom, e-ticaret, otomotiv, finans, sigorta, enerji, eğitim, dijital platformlar, turizm ve hizmet sektörlerinde faaaliyet gösteren iş ortaklarımıza destek veriliyor. Sahadan gelen veriler online/offline raporlama sistemleriyle takip edilerek denetimler, KPI ölçümleri, heatmap ve davranışsal analizler ile yönetime periyodik raporlar sağlanıyor.</p>
<p>Konuya ilişkin açıklamada bulunan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP olarak yıllardır büyük ölçekli iş gücü yönetimi konusunda güçlü bir uzmanlık geliştirdik. Bu deneyimi artık daha kurumsal bir hizmet çerçevesinde yapılandırarak, şirketlere uçtan uca HR çözümleri sunuyoruz. Hedefimiz; operasyonel yükü azaltan, maliyet avantajı sağlayan ve şirketleri daha çevik hâle getiren güçlü bir iş ortağı olmak” dedi.</p>
<p>Doğrular açıklamasında ayrıca şu ifadeleri kullandı:<br /> “HRO yapılanmamız sadece operasyonel süreçleri üstlenen bir yapı değil; aynı zamanda iş gücünün geleceğini, öne çıkacak becerileri ve rekabet avantajlarını birlikte tasarladığımız bir yol arkadaşlığı modeli. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni müşteri kümelerini kapsayan ölçeklenebilir bir HRO ekosistemi kurmayı, dijital işe alım, saha ve bordro yönetimi teknolojilerini sürekli geliştirmeyi ve şirketlerin tüm HR operasyonlarını tek elden, bütüncül bir yaklaşımla yönetecek 360° dış kaynak modelimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.”</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tp-turkiye-insan-kaynaklari-ve-is-gucu-yonetiminde-dis-kaynak-hizmetlerini-daha-kapsamli-ve-kurumsal-bir-yapiya-tasiyor-604476">TP Türkiye, İnsan Kaynakları ve İş Gücü Yönetiminde Dış Kaynak Hizmetlerini Daha Kapsamlı ve Kurumsal Bir Yapıya Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savunma Sanayi Haberleri İçin Güvenilir Kaynak &#124; HighDefence</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/savunma-sanayi-haberleri-icin-guvenilir-kaynak-highdefence-604245</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 15:27:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[güvenilir]]></category>
		<category><![CDATA[haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[highdefence]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[savunma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye ve dünyadan en güncel savunma sanayi haberleri, askeri teknoloji gelişmeleri ve sektör analizleri HighDefence’te.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/savunma-sanayi-haberleri-icin-guvenilir-kaynak-highdefence-604245">Savunma Sanayi Haberleri İçin Güvenilir Kaynak | HighDefence</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Savunma sanayi haberleri alanında doğru ve hızlı bilgiye ulaşmak, sektör profesyonelleri için kritik öneme sahiptir. HighDefence, Türkiye ve dünya savunma sanayisindeki güncel gelişmeleri tarafsız ve analitik bir bakış açısıyla okuyucularına sunan güçlü bir haber platformudur. Kara, hava, deniz ve siber güvenlik başlıklarında yayımlanan içerikler; savunma teknolojileri, askeri projeler ve stratejik hamleleri kapsamlı biçimde ele alır. Savunma sanayisine ilgi duyan herkes için HighDefence, güvenilir bir referans noktasıdır. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/savunma-sanayi-haberleri-icin-guvenilir-kaynak-highdefence-604245">Savunma Sanayi Haberleri İçin Güvenilir Kaynak | HighDefence</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: &#8220;Trump tüm dünyada bir sadakat ve itaat düzeni kurmak istiyor!&#8221;Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: &#8220;Trump tüm dünyada bir sadakat ve itaat düzeni kurmak istiyor!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-deniz-ulke-kaynak-trump-tum-dunyada-bir-sadakat-ve-itaat-duzeni-kurmak-istiyorprof-dr-deniz-ulke-kaynak-trump-tum-dunyada-bir-sadakat-ve-itaat-duzeni-kurmak-istiyor-603403</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 09:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Maduro]]></category>
		<category><![CDATA[monroe]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[trump]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, ABD’nin sivil-askerî hedefleri vurup Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i ülke dışına çıkardığını açıkladığı ve ABD Başkanı Trump’ın “narko-terörizm” suçlamasıyla yargılama kararını doğruladığı operasyonu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-deniz-ulke-kaynak-trump-tum-dunyada-bir-sadakat-ve-itaat-duzeni-kurmak-istiyorprof-dr-deniz-ulke-kaynak-trump-tum-dunyada-bir-sadakat-ve-itaat-duzeni-kurmak-istiyor-603403">Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: &#8220;Trump tüm dünyada bir sadakat ve itaat düzeni kurmak istiyor!&#8221;Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: &#8220;Trump tüm dünyada bir sadakat ve itaat düzeni kurmak istiyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, ABD’nin sivil-askerî hedefleri vurup Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i ülke dışına çıkardığını açıkladığı ve ABD Başkanı Trump’ın “narko-terörizm” suçlamasıyla yargılama kararını doğruladığı operasyonu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Nicholas Maduro son kurban mı?</strong></p>
<p>“Venezuela başlangıç mı, son mu?” sorusunu sorarak analizine başlayan Prof. Dr. Kaynak, “Tarihin yeni bir ‘ABD eliyle özgürleştirilme(!)’ anındayız. Göründüğü kadarıyla büyük şey­tanlardan bir tanesi daha etkisiz hale getirilmiş durumda. Amerikan askeri ve istihbarı gücünün düşmanlarına korku saldığı kusursuz bir operas­yonla yatağından alınan Venezuela Devlet Başka­nı Nicholas Maduro şimdilik son kurban. Üzerine giydirilmiş eşofmanı ve elleri kelepçeli fotoğ­rafıyla dünya medyasına servis edilmiş görüntüsü içler acısı. Kuşkusuz Maduro’nun otoriterliği, kö­tü yönetimi, narkotik trafiğiyle ilişkisi ya da meş­ruiyeti konusunda uluslararası kamuoyunda her zaman tartışmalı bir kanaat vardı. Ancak ABD bas­kısı karşısındaki dik tutumunun küresel kamuo­yunda belli bir sempati uyandırdığı da bir gerçek.” dedi.</p>
<p><strong>Venezuela devlet başkanının bir dış gücün askeri müdahalesi ile derdest edilmesi</strong></p>
<p>Venezuela devlet başkanının kendi evinde bir dış gücün askeri müdahalesi ile derdest edilmesi durumu kamuoyu nezdinde eleştirilse de devletler düzleminde yalnızca “endişeliyiz”, “kaygıyla izli­yoruz”, “kınıyoruz” türünden tepkiler gelmesinin dik­katlerden kaçmadığına işaret eden Prof. Dr. Kaynak, “İnsanların büyük kötüye karşı çıkan küçük kötülere yani kötünün iyisine yönel­meleri şaşırtıcı değil; peki ya devletler? Onlar ne­den görece sessiz bir bekleyiş içerisindeler? Dip­lomasiye ne oldu? Uluslararası kurumlar, hukuk, normlar, küresel etik nerelerde? Isaiah Berlin ‘seçimlerimiz iyi ile kötü arasın­da değil kötü ile daha az kötü arasındadır’ derken, özgürlük ya da ahlak kavramlarının soyut idealler olarak değil somut tehdit ve zorunluluklar içeri­sinde anlam kazandığını söyler. Bu nedenle siyasal aktörler genellikle doğru olanı değil, daha az yıkı­cı olanı seçmeye meyillidirler. Kısaca siyasette se­çimler doğruyu aramaz; daha az yıpratacak, daha güvende hissettirecek ve daha düşük maliyetli se­çenek bulunur ve o, ‘doğru’ olarak yapılandırılır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Siyasi aktörler rasyonel hesaplar yap­mak durumunda</strong></p>
<p>Uluslararası ilişkiler sisteminin dinamiğinin de ço­ğunlukla böyle şekillendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kaynak, “Halklar duygularla yön bulurken, siyasi aktörler rasyonel hesaplar yap­mak durumundadır. Tarihsel hafızada yüklü olan darbeler, CIA operasyonları, kukla rejimler, adam kaçırmalar, infazlar, potansiyel ekonomik yıkım­lar da göz önüne alındığında özellikle misilleme kabiliyeti olmayan devletlerin tepkisizliği daha ra­hat anlaşılabilir. Üstelik karşınızda kuralsız hare­ket edebilen, norm dışı davranan bir siyasi anlayış varsa, tepkisellikten çok analitik yaklaşım önem kazanır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Bolivar’dan Maduro’ya…</strong></p>
<p>Yalnızca Venezuela’nın değil, tüm Latin Ame­rika tarihinin büyük kahramanı, kurtarıcı lide­ri Simon Bolivar’ın, 1829’da İngiliz diplomat Patri­ck Campbell’e yazdığı mektupta “Amerika Birleşik Devletleri’nin kaderi, Ameri­kan kıtasını özgürlük adına felaketlere boğmak gibi görünüyor.” dediğini hatırlatan Prof. Dr. Kaynak, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bolivar, İspanyol sömürgeciliğine karşı verdi­ği savaştan zaferle çıkan ‘Gran Colombia’ hal­kını bir bütün halinde tutabilmek adına büyük mücadele vermişti ama kaybedenlerdendi. Yor­gun ve hasta bir adam olarak sona eren yaşamı­nı ‘sanki denizi sürmüş gibiyim’ (he arado en al mar) diyerek tanımlamıştı. Günümüzde Venezu­ela, Kolombiya, Ekvador ve Panama adında farklı devletlerin bulunduğu bu coğrafyanın tamamın­da ABD’ye yönelik olumlu ve olumsuz duygular bir arada bulunuyor. Trump yönetimi 1823 yılına atıfla yeniden şe­killendirdikleri Monroe doktrinini çerçevesin­de Venezuela’dan Panama’ya uzanan geniş bir hat üzerinde yeniden hak iddia ediyor. Monroe dokt­rininin ilan edildiği yıllarda ABD henüz gencecik bir devlet olsa da genişlemeye meyilli olduğu an­laşılıyordu. Tüm Amerika kıtasını bir bütün ola­rak ele alıyor, özellikle ABD’nin arka bahçesi say­dıkları Latin Amerika’yı açıkça sahipleniyorlardı. Trump’ın 2017’den bu yana savunduğu ulusal gü­venlik stratejisinde yer alan Batı yarıküre ifadesi ise Monroe ruhunun bir yansıması; ama tıpkısının aynısı değil.”</p>
<p><strong>Monroe’dan Donroe’ya uzanan yol</strong></p>
<p>Trump’ın Kanada ve Grönland üzerinden ku­zey rotasına ve Arktik bölgesine uzanan taleple­ri, güneyde Karayip denizinin bütününe, Küba ve Meksika dahil tüm orta Amerika’ya büyük bir bas­kı şeklinde yansıdığını anlatan Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, şunları söyledi:</p>
<p>“O ülkelerden gelişlere karşı duvarlar ve sert göç politikaları üzerinden şekille­nen sınır politikası, ABD’nin o ülkelere giriş kapı­sını ise açık tutuyor. Davetsiz misafirin talebi biz­zat evin sahibi olmak olduğundan askeri araçlarla da destekleniyor. Trump yönetimi tüm Amerikan havzasını gü­venlik, ticaret ve deniz yolları açısından ayrılmaz bir bütün olarak görüyor. Bu nedenle Panama ka­nalı, Karayipler&#8217;deki deniz geçiş yolları ve Meksi­ka körfezi hayati çıkar alanları olarak belirlenmiş durumda. Çin ve Rusya’nın özellikle Obama dö­neminden bu yana bölgeye derin bir giriş yapmış olması onlar açısından büyük bir ihanet. Hızlı bir temizlik gerektiğini düşünüyorlar. Bu yeni yak­laşıma kimileri Donroe adını veriyor. Donald’nın doktrini olarak tanımlanan bu kavram kanımca aynı zamanda bir başka anlama da geliyor. Ma­lum, Don kavramı mafya babaları için kullanılıyor. Trump da kendisine Don denilmesinden rahatsız değil, hatta seviyor!”</p>
<p><strong>Çin oyuna dahil olacak mı?</strong></p>
<p>Monroe’dan Donroe’ye geçişte değişen bazı şey­lerin genel stratejinin nüanslarını oluşturduğunu da ifade eden Prof. Dr. Kaynak, “Mon­roe Avrupa’ya karşıydı; Donroe Çin ve Rusya’yı he­def alıyor. Monroe savunmacıydı; Donroe saldır­gan. Monroe Amerikan havzasını bir nüfuz alanı olarak görüyordu; Donroe ise kaynakların mülki­yeti bana ait olmalı, oraları ben yöneteceğim diyor. Trump’ın sadece Amerikan kıtasında değil tüm dünyada bir sadakat ve itaat düzeni kurmak iste­diği ortada. Tetikçisi İsrail’le birlikte ortalığı ka­osa boğmuş durumdalar. Rusya zaten bu küresel mafyatik oyunun içinde. Çin’in oyuna nasıl dahil olacağını, ‘Don’lar düzeninin nasıl bir dünya inşa edeceğini ise birlikte göreceğiz.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-deniz-ulke-kaynak-trump-tum-dunyada-bir-sadakat-ve-itaat-duzeni-kurmak-istiyorprof-dr-deniz-ulke-kaynak-trump-tum-dunyada-bir-sadakat-ve-itaat-duzeni-kurmak-istiyor-603403">Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: &#8220;Trump tüm dünyada bir sadakat ve itaat düzeni kurmak istiyor!&#8221;Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: &#8220;Trump tüm dünyada bir sadakat ve itaat düzeni kurmak istiyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KONYARAY Banliyö Hattı&#8217;nda Ray Birleştirme Kaynak Programı Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konyaray-banliyo-hattinda-ray-birlestirme-kaynak-programi-yapildi-603196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 11:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[banliyö]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[birleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[hattı]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[konyaray]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ray]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılacak KONYARAY Banliyö Hattı Projesi’nde önemli bir aşama daha tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konyaray-banliyo-hattinda-ray-birlestirme-kaynak-programi-yapildi-603196">KONYARAY Banliyö Hattı&#8217;nda Ray Birleştirme Kaynak Programı Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılacak KONYARAY Banliyö Hattı Projesi’nde önemli bir aşama daha tamamlandı. KONYARAY Banliyö Hattında Ray Birleştirme Kaynak Programına katılan TCDD Genel Müdürü Veysi Kurt, “Bu projemiz 14 istasyondan oluşuyor. Yüzde 80&#8217;ini tamamlamış durumdayız. İnşallah bu senenin Haziran ayına kadar altyapımızı ve üst yapımızı tamamlayacağız. Sinyalizasyon çalışmamıza devam ediyoruz. Önümüzdeki yıl tamamlayarak Büyükşehir Belediyemizin iş birliği ile projemizi gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Meram Gar’dan başlayıp Pınarbaşı’na kadar gidecek 23 kilometrelik hattımızda çalışmalar kesintisiz bir şekilde devam ediyor. KONYARAY’ı 2027 yılında işletmeye açmayı planlıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Konya’ya yapılan tüm yatırımlardan dolayı teşekkür ediyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na ve TCDD Genel Müdürümüze çok teşekkür ediyorum” dedi. AK Parti Konya Milletvekilleri Mustafa Hakan Özer ve Mehmet Baykan ile AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, projede emeği geçenlere teşekkür etti. Konya Valisi İbrahim Akın, “Yapılan bu hizmetler bugün insanlarımızın ve şehirlerimizin en önemli konusu olan şehir içi trafikte hızı, erişimi ve ulaşımı sağlama noktasında güçlü bir destek verecek” ifadelerini kullandı. </strong></p>
<hr/>
<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılacak KONYARAY Banliyö Hattında Ray Birleştirme Kaynak Programı yapıldı.</p>
<p>Konya tarihinin en önemli ulaşım yatırımlarından biri olan KONYARAY Banliyö Hattı Ray Birleştirme Kaynak Törenine; Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekilleri Mehmet Baykan, Mustafa Hakan Özer, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen ile TCDD Genel Müdürü Veysi Kurt katıldı.</p>
<p><strong>“YÜZDE 80&#8217;İNİ TAMAMLAMIŞ DURUMDAYIZ”</strong></p>
<p>TCDD Genel Müdürü Veysi Kurt, şehir içinin omurgasını teşkil eden KONYARAY projesinin önemli bir seviyeye geldiğini ifade ederek, “Konya’nın hem ulusal hem uluslararası projelere bağlantısını kurarken aynı şekilde şehir içi ulaşımını da eksiksiz olarak raylı sistemlerle bağlıyoruz. KONYARAY sadece ana omurgayı teşkil etmiyor, aynı şekilde Konya&#8217;nın diğer raylı sistemlerle bağlantısını da tesis ediyor. Meram Gar ve Selçuklu Gar, havaalanı ve Organize Sanayi Bölgelerimizle de bağlantıyı sağlıyor. Bu projemiz 14 istasyondan oluşuyor. Yüzde 80&#8217;ini tamamlamış durumdayız. İnşallah bu senenin Haziran ayına kadar altyapımızı ve üst yapımızı tamamlayacağız. Sinyalizasyon çalışmamıza devam ediyoruz. Önümüzdeki yıl tamamlayarak Büyükşehir Belediyemizin iş birliği ile projemizi gerçekleştirmiş olacağız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu’na, Valimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, milletvekillerimize çok teşekkür ediyoruz. Çok büyük bir koordinasyon ve iş birliği içerisinde yürüyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“YEREL YÖNETİM VE MERKEZİ YÖNETİMİN EN GÜZEL ÇALIŞMA ÖRNEKLERİNDEN BİRİNİ GERÇEKLEŞTİRMİŞ OLUYORUZ”</strong></p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, büyükşehirlerin en büyük probleminin trafik sorununu olduğunu ve bunu çözmek üzere raylı sistem yatırımlarına kesintisiz şekilde devam ettiklerini dile getirdi. </p>
<p>KONYARAY’da önemli bir aşamanın tamamlanmasına şahitlik ettiklerini kaydeden Başkan Altay, “İlk ray kaynağını gerçekleştirmiş olduk. Meram Gar’dan başlayıp, Pınarbaşı’na kadar gidecek 23 kilometrelik hattımızda çalışmalar kesintisiz bir şekilde devam ediyor. KONYARAY tamamlandığında trafikten kesintisiz bir şekilde burada raylı sistem çalışmalarına devam edeceğiz. Büyükşehir Belediyemizin araçlarını temin ettiği, Devlet Demiryolları’nın altyapı, sinyalizasyon ve elektrifikasyon işlerini yaptığı ortak bir çalışma. Yerel yönetim ve merkezi yönetimin en güzel çalışma örneklerinden birini burada gerçekleştirmiş oluyoruz” dedi.</p>
<p><strong>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE BAKAN URALOĞLU’NA TEŞEKKÜR ETTİ</strong></p>
<p>KONYARAY’ı 2026 sonunda tamamlamayı ve 2027 yılında işletmeye açmayı planladıklarını vurgulayan Başkan Altay, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Konya’ya yapılan tüm yatırımlardan dolayı teşekkür ediyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na ve TCDD Genel Müdürümüze çok teşekkür ediyorum. Hangi işle ilgili gitsek çok sıcak bir karşılama ve beklentimizin üzerinde bir ilgiyle karşılanıyoruz. Sayın Genel Müdürümüz bugün de kendisi gelerek, ekibiyle birlikte bu ilk kaynağı gerçekleştirdi. Yüklenici firmamıza ve TCDD’nin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Bugün bizi yalnız bırakmayan Sayın Valimize, İl Başkanımıza ve Milletvekillerimize de teşekkür ediyorum. Konya’mıza hayırlı, uğurlu olsun” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>“KONYA’MIZI DEMİR AĞLARLA ÖRÜYORUZ” </strong></p>
<p>AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, KONYARAY Banliyö Hattı’nın önemli bir aşamaya gelmesine şahitlik ettiklerini belirterek, “Bir yandan tramvay hattı bir yandan banliyö hattı bir yandan yüksek hızlı tren. Tam anlamıyla baktığınız zaman Konya’mızı demir ağlarla örüyoruz. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza, TCDD Genel Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“AK PARTİ İKTİDARLARI ÇALIŞIYOR, ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR”</strong></p>
<p>AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, Konya’nın Devlet Demir Yolları’nın ana noktalarından birisi olduğunu aktararak, “Demir yolu yolcuğu Konya’da bir kültür, bir yaşam biçimi. Devlet Demir Yolları’mız da Konya’mıza bu alanda çok önemli yatırımlar yapıyor. Şehirde trafik yoğunluğunun azalmasına katkı sağlayacak bir yatırımın çalışmasındayız. Konforlu alanlarda eleştiriler yapılırken AK Parti iktidarları çalışıyor, üretmeye devam ediyor. Yakın zamanda banliyö hattının devreye alınmasıyla birlikte şehir trafik yoğunluğunu azaltıcı adımlardan bir tanesi daha atılmış olacak. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.</p>
<p><strong>“KONYA TÜRKİYE YÜZYILININ ÖNEMLİ ŞEHİRLERDEN BİRİSİ OLACAK”</strong></p>
<p>AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, Konya için tarihi günlerden bir tanesine daha şahitlik ettiklerini belirterek, “KONYARAY şehir trafiğine önemli bir katkı sağlayacak. Bununla birlikte şehrin farklı noktalarında raylı sistemle ilgili önemli çalışmalar devam ediyor. Tüm bunlar yerel yönetimlerde Büyükşehir Belediyemiz ile bakanlığımızın ortak çalışmalarının bir vesilesi. İnşallah tüm projeler bittiğinde Konya Türkiye Yüzyılı’nın önemli şehirlerden birisi olacak. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza, genel müdürümüze ve Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyor, hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p><strong>“GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİYLE ŞEHİR İÇİ ULAŞIMDA ÖNEMLİ BİR MESAFE KAT EDİLİYOR”</strong></p>
<p>Konya Valisi İbrahim Akın da “Bugün şehirlerimizin en önemli meselelerinden biri hiç şüphesiz ulaşım. Konya’mız hızlı tren hattıyla şehirlerarası ulaşımda önemli bir mesafe kat etmişti. Bugün de Devlet Demir Yolları’mızın ve Büyükşehir Belediyemizin güçlü iş birliğiyle şehir içi ulaşımda da önemli bir mesafe kat ediliyor. Hep birlikte ray bağlantılarının kaynağını gerçekleştirdik. Projemiz çok hızlı bir şekilde ilerliyor. İnşallah Başkanımızın da ifade ettiği üzere önümüzdeki yıl hizmete alınacak. Yapılan bu hizmetler bugün insanlarımızın ve şehirlerimizin en önemli konusu olan şehir içi trafikte hızı, erişimi ve ulaşımı sağlama noktasında güçlü bir destek verecek. Şehrimizdeki bu ulaşım altyapısının bu noktaya gelmesinde emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza, Devlet Demir Yolları Genel Müdürümüze ve Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ekibine çok teşekkür ediyorum” cümlelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konyaray-banliyo-hattinda-ray-birlestirme-kaynak-programi-yapildi-603196">KONYARAY Banliyö Hattı&#8217;nda Ray Birleştirme Kaynak Programı Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Finansal Uyuşmazlıklara &#8220;Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi&#8221; Önerisi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/finansal-uyusmazliklara-helallesme-uzlastirma-endeksi-onerisi-601265</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 08:21:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arabuluculuk]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[helalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[reel]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşmazlıklara]]></category>
		<category><![CDATA[uzlaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından merhum Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan anısına “İsraftan Verimliliğe” temasıyla düzenlenen sempozyumda gerçekleştirilen sunumda, finansal uyuşmazlıkların yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ölçekte ciddi bir kaynak israfına yol açtığı vurgulandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finansal-uyusmazliklara-helallesme-uzlastirma-endeksi-onerisi-601265">Finansal Uyuşmazlıklara &#8220;Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi&#8221; Önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından merhum Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan anısına “İsraftan Verimliliğe” temasıyla düzenlenen sempozyumda gerçekleştirilen sunumda, finansal uyuşmazlıkların yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ölçekte ciddi bir kaynak israfına yol açtığı vurgulandı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA), İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve İskenderun Teknik Üniversitesi gibi önemli paydaşların desteklediği ve NP Sağlık Yerleşkesi (Ümraniye) İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, “Finansal Anlaşmazlıkların Çözümünde Uzlaştırma Endeksi: İsraftan Verimliliğe Yenilikçi Bir Yaklaşım” başlıklı sunum gerçekleştirildi.</p>
<p>İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, Prof. Dr. Nazif Çalış ve Ekonomi ve Finans ABD Öğr. Gör. Durmuş Baysal’ın yürüttüğü “Finansal Anlaşmazlıkların Çözümünde Uzlaştırma Endeksi” çalışması kapsamında şu ifadelere yer verildi:</p>
<p><strong>İsraf sadece harcama değil, disiplinden uzaklaşmaktır…</strong></p>
<p>İsraf kavramının yalnızca gereğinden fazla harcama olarak değil; meşru, makul ve ölçülü davranış sınırlarının dışına çıkılması ve disiplinli kaynak kullanımından uzaklaşılması olarak ele alınması gerektiği ifade edildi. Bu bağlamda, modern toplumlarda fizikî ve beşerî kaynakların verimsiz kullanımının toplumsal refahı azaltan önemli maliyetler doğurduğu dile getirildi.</p>
<p>Borçlu ve alacaklı arasındaki uyuşmazlıkların, dava süreçleri, icra masrafları ve bilirkişi giderleri gibi doğrudan maliyetlerin yanı sıra; itibar kaybı, ticari faaliyetlerde aksama ve sosyal gerilimler gibi dolaylı maliyetler de ürettiği belirtilerek, bu tür uyuşmazlıkların hızlı ve adil biçimde çözümlenmesinin kamu kaynaklarının daha verimli alanlara yönlendirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.</p>
<p>Sunumda ayrıca, Anadolu’nun kadim helalleşme kültürünün finansal bir göstergeye dönüştürülmesi önerisi detaylandırılarak, oluşturulacak Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi’nin tarafların parasal değerlerin zaman içindeki reel değişimini daha hakkaniyetli biçimde değerlendirebilmesine imkân tanıyacağı belirtildi.</p>
<p><strong>Endeksin sadece enflasyona değil, çok yönlü bir portföye dayanması gerekiyor…</strong></p>
<p>Endeksin yalnızca enflasyon göstergesine değil; altın fiyatları, reel efektif döviz kuru, deflatör, TÜFE, asgari ücret, konut fiyat endeksi ve Brent Petrol fiyatı gibi çok boyutlu göstergelerden oluşan bir portföye dayanması gerektiği ifade edildi. Bu yaklaşımın, gecikme bedellerinin yetersiz kaldığı durumlarda daha adil ve hakkaniyete dayalı bir alternatif sunduğu vurgulandı.</p>
<p><strong>Anadolu’nun kadim &#8220;helalleşme&#8221; kültüründen uzlaştırmaya…</strong></p>
<p>Anadolu’nun kadim “helalleşme” kültürünün bir finansal göstergeye dönüştürülmesi önerisi kapsamında, literatüre kazandırılması hedeflenen “Reconciliation Index (Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi)” kavramı detaylandırıldı. Bu çerçevede, kadim kültür ve medeniyetimizde helalleşme kültürü olarak ifade edilen uzlaşı temelli yaklaşımın, günümüz literatüründe Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi biçiminde kavramsallaştırılabileceği vurgulandı. Böyle bir endeksin oluşturulmasının, tarafların uyuşmazlığa konu parasal değerlerin zaman içindeki reel değişimini daha adil ve hakkaniyetli biçimde değerlendirebilmesine imkân tanıyacağı ifade edildi.</p>
<p><strong>AYM kararı ve endeks…</strong></p>
<p>Sunumda hukuki gelişmelere de atıfta bulunularak, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 8 Temmuz 2025 tarihli kararına dikkat çekildi ve önerilen endeks yaklaşımının mevcut yasal ihtiyaçla örtüştüğü ifade edildi. Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesi’nin yüksek enflasyonun alacakların reel değerini aşındırdığını tespit ettiği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin alacakların reel değerini koruyacak bir yasal düzenlemeyi altı ay içinde hayata geçirmesine hükmettiği hatırlatıldı. Uzlaştırma Endeksi yaklaşımının hem ekonomik gerçekliği yansıtan hem de toplumsal adalet algısını güçlendiren yenilikçi bir çözüm alternatifi olarak bu arayışlara önemli katkı sunabileceği vurgulandı.</p>
<p><strong>Arabuluculuk ile Entegre Model</strong></p>
<p>Önerilen modelin mevcut arabuluculuk sistemiyle entegre edilmesinin verimliliği artıracağı ifade edilerek, arabuluculuk sürecinin helalleşme kültürünün kurumsallaşmış bir biçimi olduğu vurgulandı. Bu çerçevede geliştirilecek Uzlaştırma Endeksi’nin, arabuluculuk sürecine teknik ve nesnel bir altyapı sunacağı belirtildi. Söz konusu şeffaf mekanizmanın, adalet algısını güçlendireceği; şiddet, aile içi huzursuzluklar ve toplumsal güven kaybı gibi sosyal risklerin azaltılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.</p>
<p><strong>Uzlaştırma (Helalleşme) Endeksi, arabuluculuk sürecine teknik ve nesnel bir altyapı sunacak</strong></p>
<p>Kadim kültür ve medeniyetimizde “helalleşme kültürü” olarak ifade edilen uzlaşı temelli yaklaşımın, günümüz literatüründe hem Helalleşme (Uzlaştırma Endeksi) hem de modern arabuluculuk pratikleriyle ortak bir zeminde buluştuğu vurgulanarak değerlendirmeler şu ifadelerle tamamlandı:</p>
<p>“Arabuluculuk, tarafların karşılıklı rıza ve iyi niyet çerçevesinde çözüme ulaşmasını hedefleyen bir süreç olarak, helalleşme kültürünün kurumsallaşmış ve hukuki çerçeveye oturtulmuş biçimi niteliğinde değerlendirilebilir. Bu bağlamda geliştirilecek bir Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi, arabuluculuk sürecine teknik ve nesnel bir altyapı sunarak, uyuşmazlığa konu parasal değerlerin zaman içindeki reel değişiminin daha şeffaf ve adil biçimde değerlendirilmesine imkân sağlayabilir. Böylece hem geleneksel helalleşme anlayışı hem de modern arabuluculuk uygulamaları, ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede bütünleştirilmiş olacaktır. Nitekim arabuluculuk kurumu, finansal uyuşmazlıkların çözümünde hem ekonomik hem de toplumsal açıdan israfı azaltan, verimliliği ise artıran önemli bir mekanizma olarak öne çıkmaktadır. Uzlaştırma Endeksi yaklaşımı hem ekonomik hem de toplumsal düzeyde uzlaşı kültürünün güçlendirilmesine hizmet ederken, verimlilik ilkesi ile geleneksel uzlaşı anlayışı arasında doğrudan bir köprü kurmaktadır. Son olarak, Uzlaştırma (Helalleşme) Endeksi’nin mevcut arabuluculuk sistemiyle entegre edilmesinin; adalet algısını güçlendireceği, toplumsal güveni artıracağı ve finansal uyuşmazlıklardan kaynaklanan ekonomik ve sosyal israfı azaltacağı değerlendirildi.</p>
<p>Söz konusu yaklaşımın pratiğe aktarılmış hâli ise <em>https://www.helallesmeendeksi.com </em>adresi üzerinden erişime açılarak, ilgililerin konuya ilişkin uygulamalı bilgi edinmesine imkân sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finansal-uyusmazliklara-helallesme-uzlastirma-endeksi-onerisi-601265">Finansal Uyuşmazlıklara &#8220;Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi&#8221; Önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VakıfBank&#8217;tan bir yeni kredi daha: VakıfBank, Asya Altyapı Yatırım Bankası&#8217;ndan 10 yıl vadeli 300 milyon dolarlık fonlama sağladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-bir-yeni-kredi-daha-vakifbank-asya-altyapi-yatirim-bankasindan-10-yil-vadeli-300-milyon-dolarlik-fonlama-sagladi-601038</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 16:04:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[asya]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[fonlama]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[tutarında]]></category>
		<category><![CDATA[vakıfbank]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601038</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası sermaye piyasalarında Türkiye’nin lider bankası VakıfBank, çeşitlendirilmiş fonlama stratejisi kapsamında ilklere imza atmaya ve ülkemize yurt dışından uygun maliyetli kaynak getirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-bir-yeni-kredi-daha-vakifbank-asya-altyapi-yatirim-bankasindan-10-yil-vadeli-300-milyon-dolarlik-fonlama-sagladi-601038">VakıfBank&#8217;tan bir yeni kredi daha: VakıfBank, Asya Altyapı Yatırım Bankası&#8217;ndan 10 yıl vadeli 300 milyon dolarlık fonlama sağladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası sermaye piyasalarında Türkiye’nin lider bankası VakıfBank, çeşitlendirilmiş fonlama stratejisi kapsamında ilklere imza atmaya ve ülkemize yurt dışından uygun maliyetli kaynak getirmeye devam ediyor. Türk bankacılık sektöründe çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla imzalanan en yüksek tutarlı kredi olma özelliği taşıyan ve 1,5 milyar Euro tutarındaki işlemin Dünya Bankası İcra Kurulu’nda onaylanmasının ardından, VakıfBank şimdi de Asya Altyapı Yatırım Bankası ile ilk iş birliğini hayata geçiriyor. İmzalanan kredi anlaşması ile 10 yıl vadeli 300 milyon dolar tutarındaki kaynak depremden etkilenen bölgelerde konut ve sosyal altyapının inşası ile KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönlendirilerek bu alanlardaki finansman ihtiyacına uluslararası bir çözüm getiriyor.</p>
<p><strong>Asya Altyapı Yatırım Bankası ile gerçekleştirilen ilk fonlama işlemi</strong></p>
<p>Tarihi işlemle ilgili değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, milli ekonominin hedefleri doğrultusunda üstlendikleri sorumluluğu yerine getirmek için adanmış bir şekilde faaliyet gösterdiklerine vurgu yaparak “Uluslararası fonların ülkemize kazandırılması için bütün enstrümanları etkin şekilde kullanıyoruz. VakıfBank ile Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) arasında gerçekleştirilen bu ilk fonlama işlemi, çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla iş birliklerimizi coğrafi olarak çeşitlendirdiğimiz ve derinleştirdiğimiz önemli bir adım niteliği taşıyor” dedi. Bu işlemin Türkiye ekonomisine duyulan güvenin yanı sıra VakıfBank’ın çok uluslu kalkınma kuruluşları nezdindeki güçlü konumunun açık bir göstergesi olduğunu belirten Üstünsalih, sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“2025 yılının başından itibaren yurt dışı fonlama stratejimizde, çok uluslu kalkınma bankalarıyla ilişkilerimizi derinleştirmeyi ve yeni iş birlikleri geliştirmeyi önceliklendirdik. Mayıs ayında Çin Kalkınma Bankası ile gerçekleştirdiğimiz 4 milyar RMB (Yuan) tutarındaki kredi anlaşmasıyla, uzun bir aradan sonra iş birliği içerisinde bulunduğu tek Türk bankası olduk. Ardından Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) İcra Kurulu, 1,5 milyar Euro tutarında ve 10 yıl vadeli krediyi onayladı. Böylelikle Türk bankacılık sektöründe çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemi hayata geçiriyoruz.” </p>
<p><strong>Krediyi deprem bölgesine ve KOBİ’lerin gelişimine aktaracağız</strong></p>
<p>Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile gerçekleştirdiğimiz 300 milyon dolar tutarındaki bu yeni iş birliğiyle birlikte, çok uluslu kalkınma kuruluşlarından toplamda 3 milyar dolara yakın yeni kaynak temin ettiklerini belirten Üstünsalih, “Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan sağladığımız söz konusu fonlama ile bir yandan depremden etkilenen bölgelerde konut ve sosyal altyapının yeniden inşasına katkı sağlayacak projeleri, diğer yandan da KOBİ’lerin yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi gibi iklim dostu yatırımlarını desteklemeyi hedefliyoruz. Yurt dışından sağladığımız uygun maliyetli ve uzun vadeli kaynakları reel sektöre yönlendirirken, ilave döviz geliri üretme potansiyeli sunan verimlilik odaklı yatırım kredilerine öncelik vererek Türkiye ekonomisine katma değer sağlamaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-bir-yeni-kredi-daha-vakifbank-asya-altyapi-yatirim-bankasindan-10-yil-vadeli-300-milyon-dolarlik-fonlama-sagladi-601038">VakıfBank&#8217;tan bir yeni kredi daha: VakıfBank, Asya Altyapı Yatırım Bankası&#8217;ndan 10 yıl vadeli 300 milyon dolarlık fonlama sağladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepe Tramvay Hattı&#8217;nda raylar kaynak ile birleşiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepe-tramvay-hattinda-raylar-kaynak-ile-birlesiyor-600388</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 10:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birleşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[hattı]]></category>
		<category><![CDATA[kartepe]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[ray]]></category>
		<category><![CDATA[raylar]]></category>
		<category><![CDATA[tramvay]]></category>
		<category><![CDATA[Tramvay Hattı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600388</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, raylı sistem ağını bu kez “Kartepe Tramvay Hattı” ile güçlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepe-tramvay-hattinda-raylar-kaynak-ile-birlesiyor-600388">Kartepe Tramvay Hattı&#8217;nda raylar kaynak ile birleşiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, raylı sistem ağını bu kez “Kartepe Tramvay Hattı” ile güçlendiriyor. Kenti demir ağlarla ören Büyükşehir, bu hatta döşenen raylarda kaynak işlemlerine başladı.</p>
<p><b>KARTEPE TRAMVAYI’NDA İLK KAYNAK GERÇEKLEŞTİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, şehir içi ulaşımı daha erişilebilir, konforlu ve düzenli hale getirmek amacıyla raylı sistem çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Otogar’dan Alikahya’ya uzanan hattın ardından Kartepe yönüne ilerleyecek yeni tramvay hattında yoğun bir çalışma süreci yürütülüyor. Kartepe Nesibe Aydın Okulları bölgesine kadar uzanacak hatta ray döşeme çalışmaları devam ederken, bir yandan da döşenen rayların kaynak işlemleri başladı.</p>
<p><b>ÇALIŞMALAR EŞ ZAMANLI SÜRDÜRÜLÜYOR</b></p>
<p>İzmit ile Kartepe’yi raylarla birbirine bağlayacak olan “Kartepe Tramvay Hattı Projesi” kapsamında ray döşeme çalışmaları planlanan takvim çerçevesinde devam ediyor. Çalışmalar, Vatan Caddesi-Sakıp Sabancı Caddesi kesişiminden başlayarak Bağımsızlık Caddesi&#8217;ne kadar uzanıyor. Proje güzergâhı üzerinde döşenen raylar gerekli ayarlamalar yapıldıktan sonra Alüminotermit (Termit) kaynağı yöntemi ile birleştiriliyor.</p>
<p><b>STADYUMDAN KARTEPE’YE 2 DURAK</b></p>
<p>Kocaeli Stadyumu’ndan Kartepe Nesibe Aydın Okulları bölgesine kadar uzanacak yeni tramvay hattı 1.4 kilometre ve 2 durak olarak planlandı. Belediye kampüsünün yer aldığı EDOK Komutanlığı’nda ve Nesibe Aydın Okullarının olduğu bölgede yer alacak duraklar tamamlandığında Kocaeli’de tramvay hattı 18,7 kilometrelik bir mesafeye sahip olacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepe-tramvay-hattinda-raylar-kaynak-ile-birlesiyor-600388">Kartepe Tramvay Hattı&#8217;nda raylar kaynak ile birleşiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Verimliliğin yakıtı anlamdır!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-verimliligin-yakiti-anlamdir-600259</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 09:35:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600259</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından merhum Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan anısına "İsraftan Verimliliğe" temasıyla düzenlenen “2. Tasarruf ve İsraf Sempozyumu,” NP Sağlık Yerleşkesi (Ümraniye) İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-verimliligin-yakiti-anlamdir-600259">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Verimliliğin yakıtı anlamdır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından merhum Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan anısına<strong> </strong>&#8220;İsraftan Verimliliğe&#8221; temasıyla<strong> </strong>düzenlenen “2. Tasarruf ve İsraf Sempozyumu,” NP Sağlık Yerleşkesi (Ümraniye) İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA), İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve İskenderun Teknik Üniversitesi gibi önemli paydaşların desteklediği sempozyum, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel ve Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın açılış konuşmalarıyla başladı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Tarhan: “Kaynak yönetimindeki en büyük belirleyici akıl değil, duygulardır.”</strong></p>
<p>Sempozyum Onursal Başkanı, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, israf ve verimlilik meselesinin yalnızca iktisadi değil, aynı zamanda psikolojik, sosyolojik ve kültürel boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tarhan, “İnsan Homo Economicus değil, Homo Psychologicus’tur. Kaynak yönetimindeki en büyük belirleyici akıl değil, duygulardır.” dedi.</p>
<p>Sempozyumun bu yılki ana temasının verimlilik olarak belirlenmesinin bilinçli bir tercih olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, kuşaklar arası farklara dikkat çekerek, “Geçmiş kuşaklar yokluk içinde olgunlaşıyordu. Bugünün kuşakları ise varlık içinde olgunlaşmak zorunda. Bu çok daha zordur. Çünkü varlık, insanda algı körlüğü oluşturuyor. Her şeyin kolay elde edildiği, her şeyin garanti olduğu duygusu kaynak yönetimini zayıflatıyor. Bu durum özellikle gelecek nesiller için ciddi bir tehlikedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ekonomi ile psikoloji arasındaki ilişki var</strong></p>
<p>Ekonomi ile psikoloji arasındaki ilişkinin bilimsel olarak 2000’li yıllarda net biçimde ortaya konduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, bir psikoloğun Nobel İktisat Ödülü almasının bu dönüşümün simgesi olduğunu belirterek, “Davranış İktisadı böyle doğdu. İnsan yalnızca rasyonel bir varlık değildir. İnsan karar verirken takdir edilme arzusu, beğenilme ihtiyacı ve duygusal boşluklarıyla hareket eder” ifadelerini kullandı.</p>
<p>İnsan davranışlarında israfa yol açan pek çok örnek bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişi ihtiyacından değil, alkış almak için yatırım yapabiliyor. Boş bir çerçeveye yüz bin dolar veriliyor. On binlerce dolarlık saatler, çantalar sosyal medyada sergileniyor. Üstelik bunu yaparken yoksulluğa karşı bir rahatsızlık hissi de oluşmuyor. Utanma duygusu kaybolmuş durumda. Bunların tamamı psikolojik faktörlerdir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Verimliliğin temelinde anlam ve amaç var</strong></p>
<p>Toplumların “yüksek güvenli” ve “düşük güvenli” olarak ikiye ayrıldığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Yüksek güvenli toplumlarda güç kişilerde değil, kurallardadır. İstişare vardır, öngörülebilirlik vardır. Böyle toplumlarda orta ve uzun vadeli kaynak yönetimi sağlıklı yapılabilir” dedi.</p>
<p>Verimliliğin temelinde anlam ve amaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Verimliliğin yakıtı anlamdır. Anlamı olmayan bir insan kaynağı verimli kullanamaz. İstekle ihtiyaç arasındaki farkı ayırt edemeyen kişi israf eder” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Haz mutluluğu satın alınabilir ama geçici…</strong></p>
<p>Haz ve anlam kavramlarını nörobilim üzerinden açıklayan Prof. Dr. Tarhan, “Dopamin haz hormonudur, serotonin ise anlam hormonudur. Haz mutluluğu satın alınabilir ama geçicidir. Anlam mutluluğu ise emek ister yatırım ister ve kalıcıdır. Aristoteles bunu 2500 yıl önce söylemişti; bugün nörobilim bunu doğruluyor” dedi.</p>
<p>Haz odaklı yaşamın duyguları regüle edememeye yol açtığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Canı istediği için alışveriş yapan, öfkesini tüketimle telafi eden, bugünü düşünerek harcayan kişi kaynak yönetemez. Oysa beynin ön bölgesindeki karar mekanizması ‘Bu bir ihtiyaç mı?’ sorusunu sordurur. Bunu yapabilen insan anlam peşindedir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Bir çocuk 10 yaşına kadar bütçe yönetimini öğrenirse, zamanını ve ilişkilerini de daha iyi yönetir”</strong></p>
<p>Kaynak yönetiminin yalnızca finansal alanla sınırlı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Hayatın kendisi bir çeşit kaynak yönetimidir. Psikolojik sermaye, sosyal sermaye, zaman ve ilişkiler de kaynaklardır” dedi.</p>
<p>Bu bağlamda çocuklara erken yaşta bütçe yönetimi öğretilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Bir çocuk 10 yaşına kadar bütçe yönetimini öğrenirse, zamanını ve ilişkilerini de daha iyi yönetir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Görünür olmanın kutsallaştırıldığı bir çağdayız”</strong></p>
<p>Dijitalleşme ve sosyal medyanın tüketimi küresel ölçekte teşvik ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Görünür olmanın kutsallaştırıldığı bir çağdayız. Beğeni kültürü, kozmetik ve estetik sektörlerini aşırı biçimde büyüttü. İhtiyaç olmadığı halde harcamalar artıyor. Bu sistem bir süre sonra tembel toplumlar üretir. Roma’nın çöküşü de böyle olmuştur” dedi.</p>
<p>Konuşmasının sonunda sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu konuya sahip çıktığı için Prof. Dr. Mehmet Zelka hocamıza, katkı sunan tüm akademisyenlere teşekkür ediyorum. İnşallah bu sempozyumu önümüzdeki yıllarda da aynı kararlılıkla sürdürürüz” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Duruel: “Bugün israf; kaynakların adaletsiz, bilinçsiz ve sürdürülemez biçimde kullanılmasıdır”</strong></p>
<p>İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, açılışta yaptığı konuşmada “Böylesine anlamlı, çok katmanlı ve geleceğe dair güçlü bir farkındalık zemini oluşturan bu sempozyumda bulunmaktan büyük bir onur duyuyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Modern dünyada israfın yalnızca fazla harcama anlamına gelmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Duruel, “Bugün israf; kaynakların adaletsiz, bilinçsiz ve sürdürülemez biçimde kullanılmasıdır. Bu durum yalnızca ekonomik yapıları değil, insanın doğayla, toplumla ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi de doğrudan etkilemektedir” dedi.</p>
<p><strong>Artan tüketim mutluluk üretmiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Duruel, tüketim ekonomisinin yalnızca maddi kaynakları değil, insan ilişkilerini ve ruhsal dengeyi de tükettiğini vurgulayarak, “Psikoloji, sosyoloji ve iktisadın kesişim noktasındaki araştırmalar, artan tüketimin mutluluk üretmediğini; aksine tatminsizlik, yalnızlık ve stres gibi sorunları derinleştirdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu tablo, israfın aynı zamanda insani bir mesele olduğunu göstermektedir” şeklinde konuştu.</p>
<p>İsrafın güçlü bir ideolojik arka planı bulunduğuna işaret eden Prof. Dr. Duruel, mevcut küresel sistemde tüketimin bir ihtiyaçtan çok yaşam tarzı ve değer ölçüsüne dönüştüğünü belirtti. Prof. Dr. Duruel, “Bireyin varlığı sahip oldukları üzerinden tanımlanmaya başlanmıştır. Bu anlayış ekonomik eşitsizlikleri derinleştirirken, ahlaki ve kültürel bir aşınmayı da beraberinde getirmektedir” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Kapitalist sistemin sürekliliği için tüketimi zorunlu kıldığını ifade eden Prof. Dr. Duruel, “Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve OECD raporları dünyada her yıl üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin israf edildiğini ortaya koyuyor. Buna karşın yüz milyonlarca insan temel gıdaya ve temiz suya erişimde ciddi sorunlar yaşıyor. Yüksek gelirli ülkelerde kişi başına düşen tüketim, gezegenin ekolojik sınırlarını zorlayan bir noktaya ulaşmış durumda. Bu tablo bize sorunun kaynak yetersizliği değil, kaynakların yönetimi ve paylaşımındaki adaletsizlik olduğunu açıkça göstermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Bu yılki sempozyum odağını “verimliliği inşa etmek” sorusuna yöneltti</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yıl düzenlenen birinci sempozyumun güçlü bir zihinsel altyapı oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Duruel, bu yılki sempozyumun ise odağını “israfı tanımlamak” yerine “verimliliği inşa etmek” sorusuna yönelttiğini ifade ederek, “Bu yaklaşım yalnızca teknik bir dönüşümü değil; zihniyet, değer ve yönetim anlayışında köklü bir değişimi de beraberinde getirmektedir” dedi.</p>
<p>Program kapsamında ele alınan üretimde israf, yalın üretim sistemleri, kamu ekonomisinde verimlilik ve pazarlamada sadeleşme başlıklarının önemine değinen Prof. Dr. Duruel, Japonya, Almanya ve İskandinav ülkelerinin uygulamalarını örnek göstererek, “Verimlilik ancak bilimsel yaklaşım, etik değerler ve uzun vadeli bir bakış açısıyla mümkün olabilir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Sempozyumun, merhum Prof. Dr. Nazif Gürdoğan’ın anısına ithaf edilmesinin ayrıca anlamlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Duruel, “Kıymetli hocamız akademik hayatı boyunca bilginin yalnızca üretilen değil, hikmetle buluşturulması gereken bir değer olduğunu bizlere hatırlatmıştır.” diye konuştu.</p>
<p>İskenderun Teknik Üniversitesi olarak üniversitelerin yalnızca bilgi üreten değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk üstlenen kurumlar olduğuna inandıklarını belirten Prof. Dr. Duruel, “Kaynağı korumak geleceği gözetmektir. Bugünü yönetirken yarını hesaba katmaktır. Bu anlayış hem evrensel etik ilkelerle hem de kadim değer dünyamızla uyumludur” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Zelka: “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,5 milyar ton gıda israf ediliyor”</strong></p>
<p>Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka, sempozyumun ilk kez geçen yıl, üniversitenin Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın fikir ve destekleriyle hayata geçirildiğini hatırlattı. İsrafın yalnızca maddi kaynaklarla sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Zelka, “İsrafın kalbi, aklı, ömrü ve hatta nefesi kapsayan bir boyutu vardır. Bu nedenle konuya sadece iktisadi açıdan bakmak yetersiz kalır.” dedi.</p>
<p>“Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,5 milyar ton gıda israf ediliyor. Türkiye’de ise bu rakam 8,7 milyon tonu aşıyor.” diyen Prof. Dr. Zelka, israfın gelişmiş ve az gelişmiş ülkelerde benzer oranlarda yaşandığını, gelişmiş ülkelerde israf oranının yüzde 56, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 44 seviyesinde olduğunu kaydetti.</p>
<p>Doğal kaynakların hızla tükendiğine de değinen Prof. Dr. Zelka, “İnsanlık 2025 yılına ait doğal kaynakları yılın ilk yedi ayında tüketmiş durumda. Kalan süreçte ise gelecek nesillerden borç alıyoruz” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Zelka, bu durumun ekonomik dengeleri bozduğunu, enflasyon, sosyal adaletsizlik ve ahlaki aşınma gibi sorunları beraberinde getirdiğini söyledi.</p>
<p><strong>İsrafla mücadele yalnızca hükümet politikalarıyla sınırlı kalmamalı</strong></p>
<p>İsrafla mücadelenin yalnızca hükümet politikalarıyla sınırlı kalamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Zelka, bireysel sorumluluğun da büyük önem taşıdığını belirtti.</p>
<p>İngiltere’de Leeds Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya atıfta bulunan Prof. Dr. Zelka, “İngiltere’de de Atık ve Kaynakları Eylem Programı diye bir program hazırlanmış. Neden? İngiltere’de 30 milyona yakın açlık çeken kimse var. 9.5 milyon ton gıda israfı var. Bu 9.5 milyon tonun sadece 8.5 milyon tonu olumlu şekilde kullanılırsa, israftan kurtarılması halinde açlık diye bir şey kalmayacaktır.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Zelka, dünyada israf edilen kaynakların yalnızca yüzde 25’inin verimli kullanılması halinde açlık sorununun büyük ölçüde ortadan kalkabileceğini ifade ederek, her gün binlerce insanın açlıktan hayatını kaybettiğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Uzlaştırma (Helalleşme) Endeksi önerisi</strong></p>
<p>Ekonomi, çevre bilimleri, sosyoloji, kamu yönetimi ve mühendislik gibi birçok farklı disiplinden uzmanı bir araya getiren etkinlikte, israfın bireysel, kurumsal ve toplumsal boyutları kapsamlı olarak ele alındı. Programda, tasarruf kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çözüm odaklı yaklaşımlar sunuldu ve alanında yetkin birçok akademisyen sunum yaptı.</p>
<p>Sempozyumda, İskenderun Teknik Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğr. Gör. Durmuş Baysal tarafından hazırlanan çalışma, borçlu ve alacaklı arasındaki güven bunalımını, toplumun köklerinde yer alan &#8220;helalleşme kültürü&#8221; üzerinden çözmeyi teklif eden Uzlaştırma (Helalleşme) Endeksi konusunda bir sunum da gerçekleştirdi.</p>
<p>ÜÜ TV’den canlı yayınlanan sempozyum kapsamında iki ayrı oturum gerçekleştirildi. Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Prof. Dr. Sırrı Akbaba oturum başkanlığında gerçekleştirilen ilk oturumda; Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) Kurucusu “Prof.Dr. Aziz Akgül “İsraf Bir İnsanlık Suçudur”, Bartın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Said Ceyhan, “Bartın Üniversitesi Sürdürülebilir Enerji Verimliliği Projesi Uygulaması ve Etkileri”, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Doç. Dr. Özgun Burak Kaymakçı, “Üretimin Karmaşıklığı ve Tüketimin Dolaysızlığı Arasındaki Çelişki: Niçin Tüketiyoruz?” İskenderun Teknik Ünv. Ekonomi ve Finans ABD Öğr. Gör. Durmuş Baysal, Prof. Dr. Nazif Çalış ve Prof. Dr. Mehmet Duruel ise çalışmaları olan “Finansal Anlaşmazlıkların Çözümünde Uzlaştırma Endeksi”ni sundu.</p>
<p>Öğleden sonraki oturum ise Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümünden Prof. Dr. İsmail Barış’ın oturum başkanlığında gerçekleşti. Düzce Üniversitesi-İşletme Fakültesi Prof. Dr. Abdulvahap Baydaş, “Pazarlamada Yeni Bir Yaklaşım: Gönüllü Sade Hayat”, İstanbul Üniversitesi-İktisat Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Saraç “İslam İktisadı Perspektifinden Tasarruf Eğilimi: Temel İlkeler ve Ekonomik Sonuçları”, İstanbul Üniversitesi- İktisat Fakültesi Prof. Dr. Naci Tolga Saruç, “Davranışsal Maliye ve Tasarruf Eğilimleri”, Kocaeli üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin YardımcI ve Prof. Dr. İsmail Barış, “Osmanlı Esnaf Loncalarının İsrafı Önlemede Rolü”, Yalova Üniversitesi- İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Hacı Yunus Taş, İstanbul Medeniyet Üniversitesi- Yüksek Lisans Öğrencisi Nurefşan Taş “Modern Tüketim Tuzağında Tasarruf Bilinci: Üniversite Örneğinde Bir Araştırma”, Yalova Üniversitesi-İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Selami Özcan “Üretimde İsraf Kaynakları ve Tam Zamanında Üretim (JIT)” başlıklı sunum yaptı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-verimliligin-yakiti-anlamdir-600259">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Verimliliğin yakıtı anlamdır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de Su Konseyi kuruluyor, Gri Su dönemi başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-su-konseyi-kuruluyor-gri-su-donemi-basliyor-600013</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 18:17:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Gri Su]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kurul]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600013</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) yılın son toplantısında kentin su geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, temiz su kaynaklarının korunması ve suyun verimli kullanımı için kapsamlı adımlar atacaklarını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-su-konseyi-kuruluyor-gri-su-donemi-basliyor-600013">İzmir&#8217;de Su Konseyi kuruluyor, Gri Su dönemi başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) yılın son toplantısında kentin su geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, temiz su kaynaklarının korunması ve suyun verimli kullanımı için kapsamlı adımlar atacaklarını duyurdu. Başkan Tugay, kentin tüm paydaşlarını bir araya getirecek Su Konseyi’nin kurulacağını belirterek, su yönetiminde ortak akıl ve katılımcı bir model hedeflediklerini ifade etti. Ayrıca suyun yeniden kullanımını esas alan gri su projesi sayesinde İzmir’de kullanılan suyun yaklaşık yüzde 30’unun geri kazanılabileceğini açıkladı.</p>
<p>İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu, 141’inci toplantısıyla 2025 yılının son buluşmasını gerçekleştirdi. Toplantı öncesinde İEKKK üyeleri tarafından yeni yıl pastası kesilerek, 2026’ya ilişkin iyi dilekler paylaşıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “İzmir için yeni başlangıçların yaşanacağı bir yıl olacağını düşünüyorum. İyi ki böyle bir kurulumuz var. 2026, umduğumuzdan çok daha iyi olsun. Hep birlikte iyi olacağımız bir yıl diliyorum” dedi. İEKKK Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer ise, “Yeni yıl hepimiz için sağlıklı, başarılı ve bir önceki yıldan daha verimli çalışabildiğimiz bir yıl olsun” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kent gündemindeki konular ele alındı</p>
<p>Toplantıda kentin gündeminde yer alan su yönetimi, trafik, Kordon ve kentsel dönüşüm başta olmak üzere planlanan çalışmalar ele alındı. Değerlendirmelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, hem yeni su kaynaklarının oluşturulması hem de suyun verimli kullanılması amacıyla, kentin her kesiminden temsilcinin katılımıyla Su Konseyi kurulacağını müjdeledi. Başkan Tugay ayrıca, suyun yeniden kullanımını sağlayacak gri su dönüşümüne ilişkin yürütülen çalışmaları da aktararak, ilk etapta uygulamanın İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait tesislerde hayata geçirileceğini ifade etti.</p>
<p><strong>Kentte kullanılan suyun yüzde 30&#8217;u gri sudan karşılanacak</strong></p>
<p>Planlı, akılcı ve kararlı bir anlayışla çalışılması gerektiğini vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, gri su dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Tugay, su yönetiminde ortak aklın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:</p>
<p>“İzmir’de ne kadar taraf varsa bir araya gelelim, su konusunda konuşalım, plan yapalım ve uygulayalım. Bu noktada sanayicilerimiz çok önemli. Özellikle suyun yeniden kullanımı konusunda en yüksek potansiyel sanayi alanında bulunuyor. Sanayinin bu sürece mutlaka katılması gerekiyor. Kendi tesislerimizde ve belediyemize ait binalarda hızlı bir gri su dönüşümü için çalışmalar yürütüyoruz. Lavabo ve duşlardan gelen suların sterilize edilerek yeniden kullanılmasını sağlayacak sistemler üzerinde çalışıyoruz. Birkaç ay içinde büyük ölçekli binalarımızın önemli bir bölümünde bu dönüşümü hayata geçireceğiz. Aynı zamanda kurum bünyesinde bir deneyim ve uygulama odağı oluşturacağız. Bu ekip, öncelikle belediyenin diğer tesisleri, ardından kamu kurumları ve nihayetinde tüm kent için gri su dönüşümüne yönelik çalışmalar yürütecek. En kolay, en hızlı, en pratik, en doğru ve en ekonomik yöntemleri belirleyeceğiz. Geri kazanılan bu sular; peyzaj sulamasında, rezervuar kullanımında, kent temizliğinde ve yangın söndürmede değerlendirilebilecek. Yürütülecek hızlı ve kapsamlı çalışmalar sayesinde İzmir’de kullanılan suyun yaklaşık yüzde 30’unu gri su dönüşümü ile elde edebileceğiz.”</p>
<p><strong>“Havzadan su aktarımı dediğimiz bir gerçek var”</strong></p>
<p>Temiz su kaynaklarının korunması ve artırılması için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Tugay, yeraltı su rezervlerinin tamamının haritalandırılması ve etkin bir takip mekanizmasının kurulmasının en öncelikli başlıklardan biri olduğunu vurguladı. İzmir dışından kente su taşınmasına yönelik projelerin daha erken bir takvime çekilmesi için çaba göstereceklerini ifade eden Başkan Tugay, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen tartışmalara da açıklık getirdi. Başkan Tugay “Bazen ‘İzmir’in suyu Manisa’dan geliyor’ şeklinde konuşmalar yapılıyor. Oysa İstanbul’un suyu nereden geliyor diye sorgulanıyor mu? İstanbul’un suyu Batı Karadeniz’den geliyor, yaklaşık 10 şehirden sağlanıyor. Ankara’nın suyu da yine Batı Karadeniz’den geliyor. Bu durum, ‘havza aktarımı’ olarak tanımlanan bir uygulamadır. Bizler bir havza içindeysek, o havzanın bir bölümünden başka bir bölümüne su aktarımı yapılması mecburen olacaktır” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Kordon yeniden tasarlanacak</strong></p>
<p>İzmir’in simge alanlarından Kordon için yeni bir tasarım sürecinin başlatılacağını açıklayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, alanın daha işlevsel ve nitelikli hale getirileceğini belirtti. Başkan Tugay, Kordon’da yol, kaldırım ve peyzaj kullanımının bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınacağını ifade eden Başkan Tugay, “Kordon’un yolunu, kaldırımını ve peyzaj kullanım şeklini yeniden tasarlayacağımız bir süreci başlatıyoruz. Şehrimizin mimarlarının, tasarımcılarının, sivil toplum kuruluşlarının, esnafının ve o bölgede yaşayan yurttaşlarımızın dahil olacağı ortak bir tasarım çalışması yapılacak. Bu süreç sonunda Kordon, daha fonksiyonel bir alan haline gelecek. Bu çalışmayı sizlerin de katkısıyla hayata geçireceğiz. Kordon’u hep birlikte güzelleştirmek için herkesi bu sürece katılmaya davet ediyorum” dedi. </p>
<p><strong>Ulaşım Master Planı hazırlanıyor</strong></p>
<p>Trafiğin kentin en acil başlıklarından biri olduğunu belirten Başkan Tugay, yeni bir Ulaşım Master Planı çalışmasının başlatıldığını açıkladı. Başkan Tugay, araç sayısının son bir yılda yüzde 8 arttığını, ancak asıl sorunun plansız yoğun yapılaşma ve önceki master planın yeterince uygulanamaması olduğunu ifade etti. Yeni planın kapsamlı olacağını vurgulayan Tugay, ulaşıma yönelik tüm yatırımların bu plan doğrultusunda hayata geçirileceğini söyledi. Kent genelinde kavşak, alt ve üst geçit ile bağlantı yolları çalışmalarının sürdüğünü belirten Tugay, metro, raylı sistem ve toplu ulaşım yatırımlarının öncelikli olduğunu, İzmir’de özel araç yerine modern ve konforlu toplu ulaşımın esas alınacağını dile getirdi.</p>
<p><strong>İzmir’in gastronomisi tanıtılacak</strong></p>
<p>Önümüzdeki döneme yönelik yol haritasını belirlemek amacıyla Turizm Konseyi toplantısı yapılacağını belirten Başkan Tugay, yılda iki ya da üç ayda bir, öncelikle Avrupa başkentlerinde olmak üzere 2-3 gün sürecek İzmir gastronomisi tanıtım etkinlikleri düzenleneceğini açıkladı. Başkan Tugay, bu etkinliklerin fuar katılımı şeklinde olmayacağını, kent merkezlerinde kurulacak büyük çadırlarda ağırlıklı olarak gastronominin anlatılacağını ve İzmir’in turistik ve tarihi özelliklerinin de tanıtılacağını ifade etti. Çalışma kapsamında önemli gastronomi ve turizm temsilcilerinin desteğinin alındığını da sözlerine ekleyen Başkan Tugay, ses getiren bir iş planladıklarını söyledi.</p>
<p><strong>“Eski yapıları dönüştüreceğiz”</strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle Deprem Master Planı çalışmalarına başlandığını hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, mikro bölgeleme ve bina tarama çalışmalarının Karşıyaka’da sürdüğünü, ardından Konak’ta devam edeceğini belirtti. Bayraklı ve Bornova’da bu çalışmaların daha önce tamamlandığını ifade eden Başkan Tugay, tüm kentin bir iki yıl içinde taranarak eski yapıların dönüştürülmesi için yoğun çaba gösterileceğini, yeni rezerv alanların belirlenmesine yönelik çalışmaların ise hem Bakanlık hem de belediye tarafından yürütüldüğünü söyledi.</p>
<p><strong>Maraton İzmir ele alındı</strong></p>
<p>Toplantıda İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Berkhan Alptekin, Maraton İzmir’in 2025 yılında izin alınamadığı için yapılamadığını, 2026 yılı için de henüz onay alınmadığını belirterek organizasyonun İzmir’e kattığı değeri aktardı. Alptekin, parkurun eğimi ve deniz kenarında yer almasıyla dünyadaki sayılı parkurlardan biri olduğunu ifade etti. Başkan Tugay, Maraton İzmir’in her yıl katılımı artan, uluslararası tanınırlığa sahip ve kolay elde edilemeyecek bir marka olduğunu vurgulayarak, kısa süreli yol kapatmalarının kenti olumsuz etkilemeyeceğini ve organizasyonun sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Alp Avni Yelkenbiçer, Maraton İzmir’in hem lojistik açıdan hem de parkurun başladığı noktada bitmesi nedeniyle önemli avantajlara sahip olduğunu belirterek organizasyonun devam etmesi gerektiğini ifade etti. Kurul üyeleri de Maraton İzmir’in sürdürülmesi konusunda görüş birliğine vardı.</p>
<p><strong>“Yaratıcı ekonomi anlamında İzmir, çok güçlü bir potansiyele sahip”</strong></p>
<p>Toplantıda İzmir Ekonomi Üniversitesi Yaratıcı Ekonomi Araştırma ve Uygulama Merkezi Direktörü Dr. Gözde Çeviker tarafından “Create in İzmir ve EXPO” başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Çeviker, Create in İzmir’in yaratıcı endüstrilerin gelişimini desteklemek amacıyla kurulan ve yaratıcı girişimcilik odağında çalışan bir dijital hub olduğunu belirtti. Create in İzmir’in temel hedeflerine değinen Çeviker, “Yaratıcı üretime ekonomik değer kazandıran kamu, sanayi, akademi ve yaratıcı sektörler arasında düzenli, sürdürülebilir ve ölçeklenebilir iş birlikleri kurarak bölgemizde yaratıcı ekonomiyi geliştirmeyi amaçlıyoruz. Yaratıcı ekonomi açısından İzmir çok güçlü bir potansiyele sahip. Kent, yaratıcı ekonomi merkezlerinden biri olabilecek nitelikleri barındırıyor. Uzun süredir İzmir’in yaratıcı kent olması yönünde birçok çalışma yürütülüyor ancak bunun sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesi gerekiyor. Hem Create in İzmir’i hem de Create in İzmir ve EXPO’yu bu amaca hizmet edecek şekilde tasarladık” dedi. Yaratıcı endüstri alanında yürütülen çalışmalara da değinen Çeviker, “Bu çalışmalarla İzmir’i, Türkiye’de yaratıcı endüstri ve inovasyonun güçlü merkezlerinden biri haline getirebileceğimize inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi çalışmaları anlatıldı</strong></p>
<p>Toplantıda İzmir Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yavuz tarafından “İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi” başlıklı sunum gerçekleştirildi. Dr. Yavuz, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’nın çevresel konuları muhasebe, finansman ve iş dünyasıyla ilişkilendirmesiyle birlikte bu merkezin bir gereklilik haline geldiğini ifade etti. Dr. Yavuz, Avrupa Birliği’nin 1 Ocak 2026 itibarıyla Yeşil Mutabakat kapsamında sınırda karbon vergisi uygulamasını bazı sektörlerde hayata geçireceğini hatırlatarak, dış ticaretinin yarısından fazlasını Avrupa ile gerçekleştiren Türkiye için bu sürece uyum sağlamanın büyük önem taşıdığını vurguladı. İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi ile bölgede başta sanayi ve tarım olmak üzere tüm sektörlerde sürdürülebilir üretim, endüstriyel simbiyoz ve dijital dönüşüm uygulamalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik teknik destek ve danışmanlık hizmeti sunulması hedefleniyor.</p>
<p><strong>Gri Su dönüşümü nedir?</strong></p>
<p>Günümüzde evsel atık sular; siyah ve gri su olmak üzere ikili ya da sarı, kahverengi ve gri su olarak üçlü şekilde sınıflandırılıyor. Gri su, evsel kullanımdan kaynaklanan yıkama sularını kapsayan, tuvalet kullanımından kaynaklanan atıklar dışındaki tüm evsel atık suları ifade ediyor. Gri su; siyah su olarak kabul edilen tuvalet atıkları ve çöp öğütücülerinden çıkan gıda atıkları hariç olmak üzere, duşlar, el yıkama lavaboları, çamaşırhaneler, çamaşır makineleri ve mutfaklardan kaynaklanan evsel atık sulardan oluşuyor. Lavabo, duş ve küvetlerden gelen, fosseptik içermeyen bu sular, evsel atık suyun en az kirli olan bölümünü oluşturuyor ve yeniden kullanım amacıyla kolaylıkla arıtılabiliyor. Arıtma işlemi tamamlanarak kullanıma hazır hale getirilen gri su; otel, okul, hastane, toplu konutlar ve endüstriyel tesisler başta olmak üzere birçok alanda değerlendiriliyor. Bu alanlarda geri kazanılan su, temizlik ve dezenfeksiyon çalışmalarında kullanılabildiği gibi peyzaj ve tarımsal sulama amacıyla da kullanılabiliyor. Bazı bölgelerde ise geri kazanılan gri su, yangın riskine karşı yangın hidrantlarında depolanarak, yangın söndürme amacıyla da değerlendirilebiliyor. Bu uygulamalar sayesinde hem su kaynaklarının korunması hem de sürdürülebilir su yönetimine katkı sağlanması hedefleniyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-su-konseyi-kuruluyor-gri-su-donemi-basliyor-600013">İzmir&#8217;de Su Konseyi kuruluyor, Gri Su dönemi başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Gururla, umutla ve kararlılıkla İzmir&#8217;in geleceğini inşa ediyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gururla-umutla-ve-kararlilikla-izmirin-gelecegini-insa-ediyoruz-598516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 11:05:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğini]]></category>
		<category><![CDATA[gururla]]></category>
		<category><![CDATA[hattı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kararlılıkla]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kilometre]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[umutla]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur Suyu]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598516</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün Konak, Bayraklı ve Karabağlar ilçelerindeki toplam 3 milyar liralık altyapı yatırımlarının temeli törenle atıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gururla-umutla-ve-kararlilikla-izmirin-gelecegini-insa-ediyoruz-598516">&#8220;Gururla, umutla ve kararlılıkla İzmir&#8217;in geleceğini inşa ediyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün Konak, Bayraklı ve Karabağlar ilçelerindeki toplam 3 milyar liralık altyapı yatırımlarının temeli törenle atıldı. Şiddetli yağışlara karşı dirençli, koku ve taşkın sorunları büyük ölçüde çözülen yeni bir İzmir için tarihi dönüşüm resmen başladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay törende, “Gururla, umutla ve kararlılıkla İzmir’in geleceğini inşa ediyoruz. İyi ki birlikteyiz. İyi ki İzmir için çalışıyoruz” diye konuştu.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün Konak, Bayraklı, Karabağlar ve Alsancak’a yapılacak toplam 3 milyar liralık altyapı yatırımlarının temeli Tarihi Havagazı Fabrikası’nda törenle atıldı. İzmir’in altyapısında tarihi bir dönüşümün başlangıcı olacak Dünya Bankası finansmanı ile hayata geçirilen Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamındaki çalışmalar ile İZSU’nun öz kaynaklarıyla yürüttüğü Alsancak Yağmur Suyu Ayrıştırma Projesi için toplu temel atma töreni düzenlendi.</p>
<p>Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve muhtarlar katıldı. Programda İZSU Genel Müdür Yardımcısı Onur Demirci Alsancak bölgesinden canlı yayına bağlandı ve projenin temeli atıldı.</p>
<p><strong>Tugay: Tarih yazıyoruz</strong></p>
<p>Gurur, umut ve kızgınlığı bir arada yaşadığını belirterek sözlerine başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Önce gurur&#8230; Gerçekten çok içten bir gurur duyuyorum. Çünkü çalışma arkadaşlarımızın bugün yaptığı işlerin İzmir’in tarihine geçeceğini biliyorum. İZSU tarih yazıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarih yazıyor. İlçe belediyelerimiz tarih yazıyor. Bugün atılan bu adımlar, sadece bugünün değil, geleceğin İzmir’ini inşa ediyor. Belki değerini ilerleyen yıllarda çok daha iyi anlayacağız ama şundan eminim: İzmir’i daha sağlam, daha dirençli, daha yaşanabilir bir şehir yapmak için tarihi bir yol yürüyoruz. Bu da benim için tarifsiz bir gurur kaynağı. Sonra umut&#8230; Umudum çok büyük. Çünkü biliyorum ki hepinizden aldığımız güçle, sizin desteğinizle İzmir’i çok daha ileriye taşıyacağız. Bir karar verdik: Bu kentin tüm zorluklarından çıkacağız ve Türkiye’ye değil, dünyaya örnek gösterilecek bir başarı hikâyesi yazacağız. Bu iddiayı taşıyan biziz. Bu umudu büyüten yine biziz. Bugün burada olanlar da, sahada çalışan ama şu an burada olamayan binlerce arkadaşımız da. Hepsi İzmir’e güven veren insanlar. Bu yüzden umudum sonsuz. Son olarak biraz kızgınlık… Kızgınlığım, yaptığımız iyi işlere destek olmak yerine, her fırsatta bunları çarpıtmaya çalışanlara. Gerçekleri eğip bükerek, sosyal medyada su şişeleriyle, göz boyayan gösterilerle algı yaratmaya çalışanlara. Bu şehirde yıllarca hiçbir katkı sunmayıp, yapılan her iyi işe nasıl çelme takarız diye uğraşanlara. Evet, onlara karşı kızgınım. Ama bu kızgınlık bizi yolumuzdan döndüren bir öfke değil; tam tersine, daha doğru, daha dürüst, daha sağlam işler yapma kararlılığımızı güçlendiren bir duygu. Sonuç olarak bugün burada hissettiğim şey çok net. Gururla, umutla ve kararlılıkla İzmir’in geleceğini inşa ediyoruz. İyi ki birlikteyiz. İyi ki İzmir için çalışıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tugay: Göz boyamak için değil, görevimizi yapmak için çalışıyoruz</strong></p>
<p>İZSU Genel Müdürlüğü’nün son 20 ayda atık su projeleri için 5 milyar 300 milyon TL’lik kaynak kullandığını, yağmur suyu projeleri için de 1 milyar 600 milyon TL’lik yatırım kararı alındığını ifade eden Başkan Cemil Tugay, “Sadece İZSU’nun yaptığı yatırımların toplamı 20 milyar TL’yi buldu. Bu kaynaklar tamamen kendi imkânlarımızla, tasarruf ederek ve kuruş hesabı yaparak kullanıldı. Belediye ve büyükşehir belediyeleri dahil olmak üzere, yatırım için ayrılan kaynak ortalama 1,6 milyar TL civarında” dedi.</p>
<p><strong>Tugay: Kayıp kacak oranları düştü</strong></p>
<p>İZSU’nun içme suyundaki kayıp-kaçak oranını yüzde 27’den yüzde 25’e düşürdüğünü ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “İzmir gibi büyük ve karmaşık bir şehirde kayıp-kaçağı azaltmak kolay bir iş değildir. Fakat 20 ayda 650 kilometrelik yenileme yapmak ve Fatih Mahallesi’ndeki 140 kilometrelik hattı devreye alarak içme suyu kaynak kapasitemizi güçlendirmek, gerçekten büyük bir başarıdır. Bugün Türkiye’nin en iyi seviyelerinden biri olan yüzde 25’lik kayıp-kaçak oranına ulaşmış durumdayız. Ama burada durmayacağız. Hedefimiz bellidir: Daha da aşağı çekmek” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tugay: Krediler 2-3 yıldır bekletiliyor</strong></p>
<p>İzmir’in Türkiye’nin en pahalı suyunu kullandığı yönünde manipülasyon yapıldığını belirten Başkan Tugay, “Bu kesinlikle yalan. Gerçeği yansıtmayan bir iddia. Sürekli aşağı doğru iniyoruz ve söz verdiğimiz gibi ülkenin en uygun su tarifesine sahip illerden biri olma yolunda ilerliyoruz. Dikkatli olmamızın tek sebebi, yatırımları aksatmamak ve dış kaynak desteklerini doğru yönetmek. Şimdi gelelim asıl meseleye. Dış finansman anlaşmalarımız hazır, kredi sözleşmelerimiz imzalı. Uluslararası yatırım bankaları İzmir’e güveniyor. Üstelik bu krediler. Çok uzun vadeli, ilk ödemesi 3–5 yıl sonra başlayan, 15–20 yıl geri ödemeli, çok düşük faizli, yani tam anlamıyla yatırım odaklı, ülke ekonomisi için bile örnek niteliğinde krediler. Ama onay verilmiyor. İzmir’in alacağı bu finansman, yalnızca İzmir için değil, Türkiye için bir kaynak. Çünkü aynı bankalar bu koşulları her belediyeye sunmuyor. Talep eden herkes bu şartlarda kredi alamıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, uluslararası alanda güven kazanmış, kredibilitesi yüksek bir kurum olduğu için bu fırsat doğdu. Peki neden onaylanmıyor? Bu gerçekten anlaşılır gibi değil. ‘SGK borcunuz var’ deniyor. Ama bu krediler 2–3 yıldır bekletiliyor. O dönem böyle bir şart yoktu. Sonradan adeta önümüze ek bir engel koymak istercesine bu kriter getirildi. Üstelik SGK borcu dediğiniz şey yapılandırılabilir, çözülebilir; bunun bahanesi olamaz. Kaldı ki devletin kasasından tek kuruş çıkmıyor. Hazine garantisi istenmiyor. Sadece, ‘İzmir bu krediyi kendi gücüyle alabilir’ deniyor. Buna rağmen onay verilmemesi İzmir’e değil, Türkiye’ye yapılmış bir kötülüktür. Bu kaynağın heba edilmesidir. Dileğimiz şudur: Bu anlayış değişsin. Hiçbir belediyeye siyasi fark gözetilerek engel çıkarılmasın” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tugay: Rağmen belediyeciliği yapıyoruz</strong></p>
<p>İzmir’de afet riskini azaltmak, altyapıyı güçlendirmek, suyu ve çevreyi korumak gibi birçok başlıkta yerel yönetimin taşıdığı yükün merkezi yönetim tarafından paylaşılmadığını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay “Masasına dosyalarımızı koyduğumuz bakanlıklar kendi partilerinin belediyelerine bol keseden kaynak ayırırken, onay verirken, bizlere aylarca, yıllarca sessiz kalıyor. Destek mekanizmaları işletilmiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi çok uzun bir süredir ‘rağmen belediyeciliği’ yapıyor. Engellere rağmen, görmezden gelmelere rağmen başarıyoruz biz neyi başarıyorsak. İzmir bu ülkenin en çok üreten, en çok vergi veren kentlerinden biridir. Sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle Türkiye’nin yükünü taşıyan güçlü bir kenttir. Ancak merkezden kente geri dönen yatırımlarda aynı karşılığı göremiyoruz. İzmir, merkezi hükümete 40 verip 1 alan şehir. Bu kent bugün bu altyapıya kavuşuyorsa, bu doğrudan İzmir’in kendi gücü, kendi iradesi, kendi karakteri. İzmir halkı vekillerini su şişeleriyle, posterlerle, şov peşinde görmek istemiyor artık. Ankara’da, bakanlıklarda, mecliste, İzmir’in hakkını ararken görmek istiyor. Umarım sorumluluk hatırlatma gafletinde bulunan bu arkadaşlar, kendilerine o koltukları kimlerin verdiğini de hatırlarlar. Umarım, ilgili bakanlıklar onay vermediği için İzmir’in 40 milyar lirayı aşan yatırımdan mahrum bırakılmasına her İzmirli gibi karşı çıkarlar” dedi.</p>
<p><strong>Mutlu: Bu proje İzmir’in geleceğine duyulan güvenin somut bir göstergesidir</strong></p>
<p>Yapılan çalışmanın İzmir için atılmış sıradan bir adım olmadığının altını çizen Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ise şunları kaydetti:</p>
<p>“Altyapı yatırımlarının her zaman zorlu olduğunu hepimiz biliriz. Bu çalışmalar görünmez; sonuçları yıllar sonra hissedilir. Yapım sürecinde yollar kazılır, trafik etkilenir, vatandaş sabır göstermek zorunda kalır. Yani gerçekten meşakkatli bir süreçtir. Ancak tüm bu zorlukları göze alarak İzmir’i dirençli bir kent haline getirmek için yola çıkan başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay olmak üzere, tüm ekiplere yürekten teşekkür ediyorum. Bu projenin bir diğer önemli yönü de uluslararası finansmanla yürütülüyor olması. Bu durum bize şunu gösteriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, uluslararası standartlarda proje üreten ve bu standartlarda kredi bulabilen güçlü bir kurumdur. İzmir’in geleceğine yapılan yatırım sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da karşılık bulmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, bugün başlattığımız iş sadece bir altyapı projesi değil, İzmir’in geleceğine duyulan güvenin somut bir göstergesidir.”</p>
<p><strong>Kınay: Yağmurla, suyla barışık bir şehir olmanın rahatlığını hissedeceğiz</strong></p>
<p>Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay bir kenti ayakta tutan asıl omurganın altyapı olduğuna dikkat çekti. Yapılan yatırımın özellikle suyun her damlasının ayrı bir değer taşıdığı, iklim krizinin yağış rejiminden baraj doluluklarına kadar her alanı etkilediği bir dönemde, İzmir için son derece kıymetli olduğunu vurgulayan Kınay, “Biz burada birkaç cümleyle projeyi anlatıyoruz ama sahada yürütülen çalışmalar sayesinde bu kentte hepimiz daha sağlıklı koşullarda yaşayacağız. Yağmurla, suyla barışık bir şehir olmanın rahatlığını hissedeceğiz. Her yağmurda endişelenmek yerine, güvenli altyapının verdiği huzuru yaşayacağız. Bu projede emeği geçen herkese başta Büyükşehir Belediye Başkanımıza, İZSU yönetimine, mühendislerimize, sahadaki tüm emekçilerimize ve destek veren tüm kurumlara gönülden teşekkür ediyorum. Hep birlikte daha sağlıklı, daha dirençli, daha yaşanabilir bir İzmir için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Erdoğan: İzmir’de de birleşik sistemin getirdiği baskı var</strong></p>
<p>Projenin detaylarını haritalarla tek tek anlatan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Bugün Avrupa’nın birçok kentinde olduğu gibi İzmir’de de birleşik sistemin getirdiği baskı var. Özellikle kent merkezinde iki önemli sorun yaşıyoruz: yoğun yağışlarda taşkın riski ve yaz aylarında oluşan koku problemi. Aslında İzmir, 20 yılı aşkın süredir bu birleşik sistemin baskısı altında. Biz bugün temelini attığımız yatırımla kent merkezini birleşik sistemden ayrıştıracağız. Böylece İzmir’in en yoğun yerleşim alanlarında yıllardır yaşanan taşkın sorunları büyük oranda çözüme kavuşacak. Yani bu projeler kanalın yükünü alacak. Taşmaları engelleyecek” dedi.</p>
<p><strong>Yağmur suyu hatlarında tarihi artış</strong></p>
<p>Yağmur suyu projelerinin diğer etaplarında da önemli ilerlemeler kaydedildiğine değinen İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Çok kısa zamanda LOT 5, LOT 6 ve LOT 7 bölgelerini tamamlamayı hedefliyoruz. Kent genelinde bugüne kadar yapılan tüm zamanların yağmur suyu imalatı 620 kilometre idi. Yeni projelerle bunun yüzde 25’i kadar ek yağmur suyu hattı İzmir’e kazandırılmış oldu. Bu rakam, kent altyapısı açısından tarihi bir artış anlamına geliyor. Bu projeyi hayata geçirirken en büyük paydaşlarımızdan biri İlbank oldu. Başta Genel Müdür olmak üzere tüm yöneticilerine ve proje ekibine teşekkür ediyoruz. Dünya Bankası ile ilk büyük ölçekli ortak çalışmamızda, uzun soluklu ve titiz bir hazırlık süreci yürütüldü; kendilerinin katkısı çok kıymetli. Elbette bu çalışmalar tek başına gerçekleşmedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tüm birimlerinin, saha ekiplerimizin, mühendislerimizin ve emekçilerimizin katkılarıyla bu projeler hayata geçirildi. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Ayrıca süreç boyunca daima yanımızda olan ve sahadaki ihtiyaçları birebir ileten muhtarlarımıza, bugün burada bulunan meclis üyelerine ve tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz. Amacımız, İzmir’in hak ettiği modern altyapıyı sağlamak, kentimizi iklim krizine dayanıklı, güvenli ve yaşanabilir bir şehir olarak geleceğe taşımaktır. Bu hedef doğrultusunda büyük bir özveriyle çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kent merkezinde 100 kilometreyi aşkın altyapı yenilenecek</strong></p>
<p>Temeli atılan projelerle İzmir’in en yoğun yerleşim bölgelerinde yağmur suyu ve kanalizasyon hatları tamamen ayrıştırılacak. Konak, Bayraklı ve Karabağlar’da birleşik sistem sona ererken, ömrünü tamamlamış borular modern hatlarla değiştirilecek.</p>
<p>Yatırımlar kapsamında:</p>
<p>•Konak – Bayraklı hattında 2,4 km yağmur suyu, 6,6 km atık su hattı</p>
<p>•Alsancak Liman bölgesinde 8,4 km yağmur suyu, 8 km atık su hattı ve 3 yağmur suyu terfi merkezi</p>
<p>•Konak – Karabağlar mahallelerinde 30 km’ye yakın atık su ve 29 km yağmur suyu hattı yeniden yapılacak.</p>
<p><strong>Alsancak’a 250 milyon liralık ek yatırım</strong></p>
<p>İZSU’nun öz kaynaklarıyla yürüttüğü Alsancak, Kültür ve Mimar Sinan mahallelerindeki taşkın ve koku kontrol projesinde de çalışmalar devam ediyor. 250 milyon liralık yatırım kapsamında bölgede 1 kilometre atık su, 6 kilometre yağmur suyu hattı ve 5 terfi merkezi inşa ediliyor. Projenin yüzde 25’inin tamamlandı.</p>
<p><strong>2027’de tamamlanacak: İzmir altyapıda devrimi yaşıyor</strong></p>
<p>TEFWER kapsamındaki imalatların 2027 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Çalışmaların bitmesiyle İzmir; yağmur sularını ve atık suyu tamamen ayrıştıran, şiddetli yağışlara daha dirençli, koku ve taşkın sorunlarını büyük ölçüde çözmüş bir kent haline gelecek.</p>
<p>Törene katılan vatandaşlar ve muhtarlar, yapılan yatırımlar için teşekkür ederken, yıllardır yaşanan taşkınların artık tarihe karışacağına dair memnuniyetlerini dile getirdi.</p>
<p><strong>İZSU’dan 20 ayda 11 milyar liralık yatırım</strong></p>
<p>20 aylık dönemde İZSU Genel Müdürlüğü, içme suyu projelerine 3.7 milyar TL, atık su projelerine 5.3 milyar TL, yağmur suyu projelerine 1.6 milyar TL ve yenilenebilir enerji yatırımlarına 360 milyon TL olmak üzere 11 milyar TL’lik yatırım yaptı. 650 kilometre içme suyu şebekesi yenilendi. 140 yeni sondaj kuyusu açıldı ve kentin su kaynak kapasitesi güçlendirildi. Kayıp–kaçak oranı yüzde 26,8’den yüzde 25 seviyesinin altına indirildi. İzmir bu oranla Türkiye’de kayıp–kaçak oranı en düşük ilk 5 kent arasına girdi.<br />Menemen İçme Suyu Projesi tamamlandı. Gaziemir–Sarnıç hattında altyapı yenileme çalışmaları başladı. Halkapınar iletim hatları ve 7 bin 000 metreküplük yeni içme suyu deposunu tamamlandı. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin 4’üncü fazı, Torbalı Atıksu Arıtma Tesisi ile Yazıbaşı–Ayrancılar Atıksu Arıtma Tesisi’nin 2. Etabı tamamlandı. Bu üç büyük hamle ile arıtma kapasitesi günlük 271 bin metreküp artırıldı.  İzmir’in toplam arıtma kapasitesi yaklaşık yüzde 28 büyüdü. 152 kilometre yeni atık su hattı ve 68 kilometre yeni yağmur suyu hattı yapıldı. Bu yıl 750 bin ton dip çamuru taraması yapıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gururla-umutla-ve-kararlilikla-izmirin-gelecegini-insa-ediyoruz-598516">&#8220;Gururla, umutla ve kararlılıkla İzmir&#8217;in geleceğini inşa ediyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>QNB Türkiye, Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları&#8217;nda Antalya Reel Sektör Temsilcileri İle Bir Araya Geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-dijital-kopru-anadolu-bulusmalarinda-antalya-reel-sektor-temsilcileri-ile-bir-araya-geldi-595926</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 08:25:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[qnb]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595926</guid>

					<description><![CDATA[<p>QNB Türkiye “QNB Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları” kapsamında Antalya’da reel sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan’ın katılımıyla düzenlenen panelde, dijitalleşmenin hızlandığı çağda yeni finansman ihtiyaçları ile yeşil dönüşümün ticaret üzerindeki etkileri ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-dijital-kopru-anadolu-bulusmalarinda-antalya-reel-sektor-temsilcileri-ile-bir-araya-geldi-595926">QNB Türkiye, Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları&#8217;nda Antalya Reel Sektör Temsilcileri İle Bir Araya Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>QNB Türkiye “QNB Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları” kapsamında Antalya’da reel sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan’ın katılımıyla düzenlenen panelde, dijitalleşmenin hızlandığı çağda yeni finansman ihtiyaçları ile yeşil dönüşümün ticaret üzerindeki etkileri ele alındı.</strong></p>
<p>QNB Türkiye’nin reel sektör temsilcilerini bir araya getirdiği “QNB Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları”nın 18’incisi Antalya’da gerçekleştirildi. Panelde; dijitalleşme, değişen finansman ihtiyaçları, yeşil dönüşümün ticaret üzerindeki etkileri ve güncel ekonomik gelişmeler ele alındı. Reel sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği panelde dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı güncel eğilimler değerlendirilerek ticaretteki bu dönüşümün iş dünyasına etkilerine dair görüşler paylaşıldı.</p>
<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman paneldeki konuşmasında dijitalleşmenin önemini şu sözlerle vurguladı:</p>
<p>“Antalya, Türkiye ekonomisinin en güçlü lokomotiflerinden biri. Turizm, tarım, sanayi ve ticareti aynı anda büyütebilen nadir şehirlerdeniz. ‘Bacasız sanayi’ dediğimiz turizm sektörünün ağırlığı oldukça yüksek. Bugün dünyada havayolu ile doğrudan en çok ziyaretçi alan şehirler arasında yer alıyoruz. 250 milyonun üzerindeki konaklama ve yüksek ortalama kalış süresiyle Türkiye&#8217;nin turizm gelirlerinin önemli bir bölümünü Antalya sağlıyor. Biz gelen turist sayısından çok, kişi başına elde edilen gelire ve ziyaretçinin şehirde geçirdiği süreye odaklanıyoruz. Ziyaretçi adedi artışı olmadan gelir artışı sağlayabilen bir kentiz ve stratejilerimizi bunun üzerine kuruyoruz.</p>
<p>Antalya’nın yaklaşık 17 milyar dolarlık turizm ihracatının yanında yaklaşık 500 milyon dolarlık sanayi ihracatı var. Ayrıca Ticaret ve Sanayi Odamıza kayıtlı 2 bin 200 bilişim firmamız bulunuyor. Turizm teknolojileri ihraç eden, bireysel seyahat planlamasını dijitalleştiren güçlü bir ekosistem oluşturduk. Tanıtım ve pazarlamadan satış modellerine kadar her aşamada dijitalleşme, işimizi kolaylaştıran ve maliyetleri azaltan önemli bir unsur haline geldi.</p>
<p>Ancak tüm bu başarıya rağmen finansal sürdürülebilirlik kritik. Tarımda ise örtü altı üretimde Türkiye’nin yaklaşık yüzde 50’sini karşılayan bir kent olarak daha güçlü destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz.</p>
<p>Antalya’nın potansiyeli çok yüksek; doğru finansman, dijitalleşme ve stratejik planlama ile bu potansiyeli tüm Türkiye ekonomisine yayılan daha güçlü bir değere dönüştürebiliriz.”</p>
<p><strong>Ömür Tan: “Uluslararası ticarette rekabet etmek isteyen işletmeler için yeşil dönüşüm artık kaçınılmaz”</strong></p>
<p>Panelde konuşan QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Antalya’da reel sektörün önde gelen temsilcileriyle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Saha ziyaretlerimizde turizm, sanayi ve tarım başta olmak üzere pek çok alanda son derece verimli sohbetler gerçekleştirdik. 2017’den bu yana düzenlediğimiz QNB Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları’nın 18’incisini burada yapmak, bölgenin potansiyelini ve dinamizmini bir kez daha yakından görmemizi sağladı.</p>
<p>Bu buluşmaların felsefesi bankamızın DNA’sıyla tamamen örtüşüyor: müşterilerimizi anlamak, dinlemek ve onların ihtiyaçlarına uygun çözümler üretmek. 17 milyon kişinin üzerinde turist ağırlayan Antalya bizim için çok değerli; ancak şehrin yalnızca turizmde değil, tarımda, ticarette, teknolojide ve sanayide de büyük fırsatlar barındırdığını görüyoruz. Bu entegre ekonomik model, Türkiye’nin geleceğinde kritik bir rol oynuyor.</p>
<p>Sektör temsilcilerimizin taleplerini dinlediğimizde üç ana başlık öne çıkıyor: finansman, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik. Dijitalleşme, özellikle satışın zorlaştığı dönemlerde maliyet avantajı sağlayarak işletmelerin nakit akışlarını daha etkin yönetilmesine imkân tanıyor. QNB Dijital Köprü, Türkiye’nin en büyük Kobi platformlarından biri olarak, sunduğu çok çeşitli ürün ve hizmetlerle firmaların dijital dönüşüm yolcuklarında ihtiyaç duydukları kaynaklara erişimi kolaylaştırıyor. </p>
<p>Sürdürülebilirlik ise artık sadece çevreyi koruma ya da bir imaj meselesi değil; doğrudan maliyet ve rekabet avantajı sağlayan stratejik bir unsur. İhracatımızın büyük bölümü Avrupa’ya yapılıyor ve uluslararası ticarette belirlenen karbon sınırlamalarının dışında kalma, rekabet edememek anlamına geliyor. Bu nedenle teknolojiye yatırım yapmak ve karbon ayak izini azaltmak zorundayız. Biz de bu çerçevede mavi tahvil, sürdürülebilir kredi ürünleri ve karbon azaltımındaki iyileşmeye göre faizi düşen yeşil kredi gibi ürünlerle firmalarımızı destekliyoruz.</p>
<p>Bugün proje finansmanı kredilerimizin yaklaşık yüzde 37’si sürdürülebilir kaynaklardan oluşuyor ve toptan fonlama kaynaklarımızın yaklaşık yüzde 30’unu sürdürülebilirlik taahhütlü kaynaklardan sağlıyoruz. Bu güçlü kaynak yapısı, firmalarımızın yeşil dönüşümünü destekleme kararlılığımızı pekiştiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel rekabette geri kalmamak için bu dönüşümün vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz.</p>
<p>QNB Türkiye olarak her zaman olduğu gibi iş insanlarımızın yanında olmaya ve Türkiye ekonomisini bütün gücümüzle desteklemeye devam edeceğiz.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-turkiye-dijital-kopru-anadolu-bulusmalarinda-antalya-reel-sektor-temsilcileri-ile-bir-araya-geldi-595926">QNB Türkiye, Dijital Köprü Anadolu Buluşmaları&#8217;nda Antalya Reel Sektör Temsilcileri İle Bir Araya Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VakıfBank&#8217;tan 900 milyon doların üzerinde Sürdürülebilirlik Temalı Sendikasyon Kredisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-900-milyon-dolarin-uzerinde-surdurulebilirlik-temali-sendikasyon-kredisi-594810</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:31:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[900]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[doların]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[sendikasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik Temalı]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[temalı]]></category>
		<category><![CDATA[vakıfbank]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594810</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank, uluslararası piyasalardaki güçlü konumunu bir kez daha teyit ederek, 29 ülkeden 55 bankanın katılımıyla 618 milyon dolar ve 252,2 milyon Euro olmak üzere iki dilimden oluşan toplam 900 milyon ABD doları üzerinde sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi temin etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-900-milyon-dolarin-uzerinde-surdurulebilirlik-temali-sendikasyon-kredisi-594810">VakıfBank&#8217;tan 900 milyon doların üzerinde Sürdürülebilirlik Temalı Sendikasyon Kredisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>VakıfBank, uluslararası piyasalardaki güçlü konumunu bir kez daha teyit ederek, 29 ülkeden 55 bankanın katılımıyla 618 milyon dolar ve 252,2 milyon Euro olmak üzere iki dilimden oluşan toplam 900 milyon ABD doları üzerinde sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi temin etti. 367 gün vadeli kredinin maliyeti; dolar dilimi için SOFR+%1,50; Euro için Euribor+%1,25 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p>Sendikasyon işlemiyle ilgili açıklama yapan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “29 ülkeden 55 bankanın katılımıyla, üstelik son 10 yılın en yüksek katılımcı sayısına ulaşarak gerçekleştirdiğimiz bu sendikasyon işleminin Bankamızın uluslararası piyasalardaki güçlü konumu kadar Türkiye ekonomisine duyulan güvenin de çok açık bir göstergesidir. Ülkemiz ve Bankamıza olan güvenin bir göstergesi olarak her yeni işlemde büyüyen bir ilgi görüyoruz. Malta, Mısır ve Polonya gibi uzun süredir sendikasyonlarımıza katılmayan ülkelerden bu işleme gelen ilgi, geniş muhabir ağımızla kurduğumuz kalıcı ve güvene dayalı ilişkilerin bir sonucudur” sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Sağlam bilanço yapımız, istikrarlı performansımız ve kaynak çeşitlendirmeye yönelik stratejimizle küresel yatırımcıların artan desteğini görmeye devam ediyoruz. Sürdürülebilirlik temalı bu işlemi yüzde 100’ün üzerinde yenileme oranıyla tamamlamamız hem Bankamızın hem de ülkemizin geleceğine duyulan inancın güçlü bir teyididir. Çeşitlendirdiğimiz kaynak yapımızda payı azalsa da sendikasyon kredileri önemli bir kaynak olmaya devam ediyor. Bugün itibarıyla sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi bakiyemiz 2 milyar dolara ulaşmış durumda. Önümüzdeki dönemde de yurt dışı kaynak temininde özellikle sürdürülebilir temalı fonlara olan ilgimizi korurken yatırımcı tabanını genişletmeye devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>15 yeni banka sendikasyona katıldı</strong></p>
<p>Bu işlemle birlikte VakıfBank, son 10 yılın en yüksek katılımcı banka sayısına ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Sendikasyona 55 banka katılım sağlarken, geçen yıl kasım ayındaki sendikasyona göre 15 yeni banka bu işleme dahil oldu.</p>
<p>VakıfBank, 2024 ve 2025 yıllarında uluslararası fonlama tarafında oldukça aktif bir dönem geçirdi. 2025 yılının başından bu yana yurt dışı piyasalardan sağlanan yeni kaynak tutarı 12,5 milyar ABD dolarına ulaştı. Kaynak çeşitlendirme stratejisi sayesinde sendikasyon kredilerinin toplam yurt dışı fonlama içindeki payı yüzde 10’un altına geriledi. VakıfBank, yılın ikinci sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisini yüzde 100’ün üzerinde yenileme oranı ile tamamlayarak toplam sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredi bakiyesini yaklaşık 2 milyar dolara çıkardı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-900-milyon-dolarin-uzerinde-surdurulebilirlik-temali-sendikasyon-kredisi-594810">VakıfBank&#8217;tan 900 milyon doların üzerinde Sürdürülebilirlik Temalı Sendikasyon Kredisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akciğer Kanseri Riskini Artıran 6 Faktöre Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akciger-kanseri-riskini-artiran-6-faktore-dikkat-592168</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 08:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[artıran]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[faktöre]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Vaka]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592168</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akciğer kanseri hem ülkemizde hem de dünyada en sık görülen ve en fazla yaşam kaybına neden olan kanser türü olarak önemini koruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akciger-kanseri-riskini-artiran-6-faktore-dikkat-592168">Akciğer Kanseri Riskini Artıran 6 Faktöre Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akciğer kanseri hem ülkemizde hem de dünyada en sık görülen ve en fazla yaşam kaybına neden olan kanser türü olarak önemini koruyor. Artan çevresel risk faktörleri, sigara kullanımı ve geç belirti vermesi nedeniyle hastalık toplum sağlığı açısından kritik bir konumda bulunuyor. 2025 yılında tanı ve tedavide yaşanan gelişmeler ise pek çok hasta için yeni bir umut döneminin başlangıcını işaret ediyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Günü” kapsamında hastalıkla ilgili güncel verileri ve yeni tedavi yaklaşımlarını paylaştı.</p>
<p><strong>Her yıl 2.5 milyon kişi akciğer kanserine yakalanıyor </strong></p>
<p>Akciğer kanseri, dünya genelinde hala en sık görülen ve en çok can kaybına neden olan kanser türüdür. 2022 yılı verilerine göre her yıl dünyada yaklaşık 2.5 milyon kişi bu hastalığa yakalanmakta ve bu, tüm kanser vakalarının yüzde 12’sine denk gelmektedir. Aynı yıl içinde ise 1.8 milyon kişi akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bu da kansere bağlı yaşam kayıplarının neredeyse beşte birinin tek başına bu hastalıktan kaynaklandığını ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Ülkemizde her yıl 41 bin yeni vaka</strong></p>
<p>Ülkemizde de tablo dünya ile paralellik göstermektedir. 2022 verilerine göre ülkemizde her yıl yaklaşık 41 bin yeni akciğer kanseri vakası tespit edildi ve akciğer kanseri Türkiye’de en sık görülen kanser konumunda. Aynı yıl 38 bin 500 kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi. Yani ülkemizde kansere bağlı her üç ölümden biri akciğer kanserinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p><strong>Çevresel faktörler genetikten çok daha baskın</strong></p>
<p>Genetik yatkınlık bazı kişilerde önemli rol oynasa da toplam risk durumuna bakıldığında çevresel faktörler çok daha baskın durumdadır. Akciğer kanserinin artık çoğunlukla çevresel nedenlerle ortaya çıktığı söylenebilir.</p>
<ol>
<li>Sigara: Vakaların yaklaşık yüzde 70’i sigaraya bağlı</li>
<li>Hava kirliliği: PM2.5 her 10 µg arttığında ölüm riski yüzde 8 artıyor</li>
<li>Radon gazı: Sigara içmeyenlerde en önemli risk faktörü</li>
<li>Mesleki maruziyetler: Asbest, silika, dizel egzozu, kaynak dumanı</li>
<li>Pasif içicilik </li>
<li>Geçmişte akciğer hastalığı öyküsü olması</li>
</ol>
<p><strong>Kadınlarda neden akciğer kanseri artıyor?</strong></p>
<p>Erkeklerde yeni vaka sayısı son yıllarda azalma eğilimindeyken, kadınlarda dikkat çekici bir artış söz konusu. Kadınlarda özellikle “adenokarsinom” adı verilen alt tip daha sık görülmekte ve bu tip, hiç sigara içmemiş kişilerde görülen akciğer kanserlerinin büyük kısmını oluşturmaktadır. </p>
<p>Akciğer kanseri erkeklerde daha sık görülse de kadınlardaki artışın da önemsenmesi gerekmektedir. Artan sigara kullanımı, ev içi duman ve yemek buharı, odun veya kömür sobası dumanı, pasif içicilik, hormonların hücresel dönüşüme etkisi, genetik yatkınlıkların çevresel faktörlerle birleşmesi bunun en önemli nedenleri arasındadır. Kısacası kadınlar hiç sigara içmeseler bile akciğer kanserine yakalanma riskleri erkeklere göre bir miktar daha yüksek olmaktadır.</p>
<p><strong>E-sigara zararsız değil!</strong></p>
<p>Elektronik sigaraların ise sanıldığı kadar masum olmadığının bilinmesi gerekmektedir. 2025’te yapılan geniş analizlerde e-sigara kullanan kişilerde kanserle ilişkili biyobelirteçlerin yükseldiği tespit edilmiştir. Nikotin bağımlılık yapmakta ve gençlerde geleneksel sigaraya başlama oranını 3 kat artırmaktadır. Akciğer kanserinin yaklaşık yüzde 70’i sigaradan kaynaklanmaktadır. Sigarayı tamamen hayatımızdan çıkardığımızda, akciğer kanseri neredeyse yok olacak denilebilir.</p>
<p><strong>Akciğer kanserinde erken tanı için bu belirtileri önemseyin!</strong></p>
<p>Özellikle 40 yaş üzeri ve sigara içen kişilerde düzenli kontroller önemlidir. 50 yaş üzeri ve sigara içmiş kişilerde yıllık düşük doz akciğer tomografisi taraması erken teşhis sağlar. Akciğer kanseri çoğu zaman uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Yine de bu uyarı işaretleri ciddiye alınmalıdır:</p>
<ul>
<li>Geçmeyen öksürük</li>
<li>Kanlı balgam</li>
<li>Nefes darlığı</li>
<li>Göğüs ağrısı</li>
<li>İştahsızlık, kilo kaybı</li>
<li>Ses kısıklığı</li>
<li>Tekrarlayan zatürre</li>
</ul>
<p><strong>Akciğer kanserinde tedavi yaklaşımlarını değiştiren yıl 2025</strong></p>
<p>2025, akciğer kanseri tedavisinde önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Hedefe yönelik tedavilerde taletrectinib, ROS1 pozitif ve beyne yayılmış hastalarda etkili sonuçlar verirken; datopotamab deruxtecan EGFR mutasyonlu hastalarda tümör hücrelerini doğrudan hedef alan yapısıyla daha az yan etkiyle yüksek başarı sağladı. İmmünoterapi, artık yalnızca ileri evre hastalarda değil, ameliyat öncesi ve sonrası dönemde de kullanılmaya başlanarak tedavi sürecinde yeni bir standart haline geldi. </p>
<p>Cerrahi alanda kapalı yöntem VATS tekniğinin yaygınlaşması, hastalara daha hızlı iyileşme ve daha az ağrı avantajı sundu. Tanıda önem kazanan sıvı biyopsi testleri, kanda dolaşan tümör DNA’sını tespit ederek hastalığın tekrarlamasını çok daha erken belirleme imkânı sağladı. Yıllardır sınırlı seçeneklerin bulunduğu küçük hücreli akciğer kanserinde ise tarlatamab isimli ilaç, daha önce tedavi seçeneği kalmamış hastalarda bile tümörü küçülterek dikkat çekici bir ilerleme sundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akciger-kanseri-riskini-artiran-6-faktore-dikkat-592168">Akciğer Kanseri Riskini Artıran 6 Faktöre Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber güvenlik olmadan endüstri sürdürülebilir değil</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlik-olmadan-endustri-surdurulebilir-degil-586868</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 09:31:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[endüstri]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İhlal]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[olmadan]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[savunma]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[üreticiler]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586868</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde üretim tesisleri artık arızalı makineler nedeniyle değil, siber saldırılar nedeniyle duruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlik-olmadan-endustri-surdurulebilir-degil-586868">Siber güvenlik olmadan endüstri sürdürülebilir değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günümüzde üretim tesisleri artık arızalı makineler nedeniyle değil, siber saldırılar nedeniyle duruyor. Fidye yazılımları ve veri ihlalleri, üretim hatlarını sekteye uğratıyor; tedarik zincirlerini zorluyor ve marka güvenini sarsıyor.  </strong></p>
<p>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, üretim sektöründe siber güvenliğin artık bir teknoloji sorunu değil, üretim hatlarını durdurabilen, tedarik zincirini sekteye uğratan, yatırımcıların ve müşterilerin güvenini sarsabilen bir iş riski olduğunun altını çizdi.  Son dönemde otomotiv sektöründe yaşanan olaylar da bu gerçeği gözler önüne seriyor. Stellantis’in veri ihlali açıklaması ve Jaguar Land Rover’ın siber saldırı nedeniyle dört haftalık üretim duruşu, sınırlı kaynaklara sahip küçük ve orta ölçekli üreticiler için ciddi bir uyarı niteliğinde. Siber güvenliği yalnızca yasal uyumluluk gerekliliklerini karşılamak için uygulamak artık yeterli değil. Günümüzün sofistike saldırganları, kimlik avı, sistem izinsiz girişleri ve güvenliği ihlal edilmiş yazılımlar gibi yöntemlerle üreticileri hedef alıyor. Üretim ihlallerinin yüzde 85’i bu tür saldırılardan kaynaklanıyor. Bu nedenle siber güvenlik, yönetişim, kültür ve kaynak yönetimiyle bütünleşik bir strateji olarak ele alınmalı.</p>
<p><strong>Siber güvenlik, diğer stratejik iş riskleri gibi ele alınmalı</strong></p>
<p>Üreticiler genellikle yıllarca, bazen on yıllarca dayanacak şekilde tasarlanmış operasyonel teknolojilerle çalışıyor. Bu sistemler finansal amortismanlarını aşmış olsa da değiştirme masrafları ve kesintiler genellikle yükseltmeleri geciktiriyor. Bir zamanlar son teknoloji olan bu cihazlar modern siber saldırılara karşı savunmasız hâle geliyor ve kuruluşun saldırı yüzeyini genişletiyor. Küçük üreticiler için kritik soru, bir siber olayın potansiyel finansal ve operasyonel etkisinin, eskiyen teknolojinin güncellenmesi veya değiştirilmesinin maliyetinden ne zaman daha ağır basacağıdır.</p>
<p><strong>Güvenlik açıklarını engellemek için neler yapılabilir?</strong></p>
<p>Kimlik avı e-postaları, çalınan kimlik bilgileri ve güvenliği ihlal edilmiş üçüncü taraf yazılımlar, siber suçluların kullandığı ön kapılardır. Üreticiler özellikle savunmasızdır çünkü saldırganlar, fabrikaların kesintiye tahammül edemeyeceğini bilir. Tedarik zincirleri saldırı yüzeyini genişletir. BT ekipleri yetersiz kalır; KOBİ üreticileri nadiren 7/24 izleme için gerekli kaynaklara sahiptir ve hızlı müdahale yetenekleri için gerekli uzmanlıktan yoksundur. Fikri mülkiyet değerlidir; tasarımlar, formüller ve prototipler casusluk veya hırsızlık için kazançlı hedeflerdir. Üreticiler, önce önleme odaklı BT stratejisi, temel savunma önlemlerinin ötesine geçmelidir. Saldırıları engellemek yeterli değildir; üreticiler, tehditleri operasyonları kesintiye uğratmadan önce öngörmeli ve etkisiz hâle getirmelidir.</p>
<p><strong>Eyleme geçirilebilir tehdit istihbaratı</strong>: Fidye yazılımı taktikleri, tedarik zinciri güvenlik açıkları ve kalıcı tehditler hakkında ayrıntılı bilgiler dâhil olmak üzere mevcut tehdit ortamına ilişkin gerçek dünya verileri, ekiplerin gerçekten önemli olan konulara öncelik vermelerini sağlar.</p>
<p><strong>Sürekli izleme</strong>: Uç noktalar, sunucular ve bulut uygulamaları arasındaki etkinlikleri ilişkilendirmek, izinsiz girişi gösterebilecek anormallikleri tespit etmeye yardımcı olur. İzleme, normal BT altyapısının ötesine geçmeli ve teknik olarak mümkünse operasyonel teknolojiyi de kapsamalıdır. BT ve OT izlemeyi tek bir platformda birleştirmek, tehditlerin görünürlüğünü ve tehditleri tahmin etme ve önleme yeteneğini artırır.</p>
<p><strong>Bölümleme ve erişim kontrolü</strong>: Net sistem sınırları ve operasyonel teknolojinin bölümlenmesi, sıkı kimlik yönetimi ve çok faktörlü kimlik doğrulama, saldırganların yanal olarak hareket etmesini engeller.</p>
<p><strong>Güvenlik açığı yönetimi</strong>: Tüm cihaz ve makinelerde otomatik yama ve ürün yazılımı güncellemeleri, saldırganların potansiyel olarak yararlanabileceği boşlukları kapatır.</p>
<p><strong>Yedekleme ve kurtarma</strong>: Tesis dışında depolanan çevrimdışı yedeklemeler ve test edilmiş geri yükleme prosedürleri, kesinti süresini en aza indirerek fidye yazılımının üretimi rehin almasını engeller.</p>
<p>İstihbarat, izleme ve Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR) gibi modern yanıt yeteneklerini bir araya getirmek, küçük ve orta ölçekli işletmelerdeki yalın BT ekiplerinin tam bir güvenlik operasyon merkezi kurmadan sağlam savunmalar sürdürmelerini sağlar.</p>
<p><strong>XDR ile BT savunmasını genişletme</strong></p>
<p>Geleneksel uç nokta koruması tek başına yeterli değildir. XDR, cihazlar, sunucular ve bulut sistemleri genelinde algılama ve yanıtı birleştirerek bir saldırının devam ettiğini işaret edebilecek çeşitli farklı kaynaklardan gelen verilerin bütünsel bir görünümünü sağlar. Bu, Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) hizmetleriyle daha da ileriye götürülebilir. Bu hizmetler sayesinde, küçük BT ekipleri bile 7/24 uzman gözetimi, daha hızlı kontrol ve daha az kör nokta elde ederek fabrikaların ve işletmelerin çalışır durumda kalmasını sağlayan öncelikli önleme yaklaşımını benimseyebilir.</p>
<p><strong>Siber dayanıklılık için iş gerekçesi</strong></p>
<p>Siber saldırılar soyut riskler değildir; operasyonel maliyetlerdir. IBM&#8217;in 2025 Veri İhlali Maliyetleri raporuna göre, ortalama endüstriyel ihlal maliyeti yaklaşık 5 milyon dolardır ancak asıl zarar üretimdeki aksaklıklar, kaçırılan sözleşmeler ve azalan müşteri güveninden kaynaklanmaktadır. Siber güvenliği bir iş riski olarak ele almak, büyümeyi, itibarı ve dayanıklılığı korur. Şirketler eski teknolojinin değiştirilmesini sadece teknik bir yükseltme olarak değil, potansiyel siber olayların iş üzerindeki etkisini azaltmak için stratejik bir hamle olarak değerlendirmelidir. Siber saldırıların maliyeti artmaya devam ederken kuruluşlar siber güvenliği doğrudan operasyonel süreklilik ve finansal dayanıklılıkla ilişkilendiren bütünsel bir bakış açısı benimsemekten fayda sağlar.</p>
<p>Üretim sektöründe, siber güvenlik ekipleri yalnızca siber riskleri azaltmaya odaklanmakla kalmamalı, işletme için potansiyel aksaklıkları ve ekonomik sonuçları en aza indirecek önlemleri önceliklendirmelidir. Siber dayanıklılık, riski tamamen ortadan kaldırmak anlamına gelmez. Kabul edilebilir risk için net bir eşik belirlemek ve baskı altında operasyonların devam etmesini sağlayacak kadar güçlü BT savunmaları oluşturmak anlamına gelir. Endüstri 4.0&#8217;da en akıllı fabrikalar sadece en otomatik olanlar değil, aynı zamanda en siber dayanıklı olanlar da olmalıdır. Siber güvenlik olmadan inovasyon, başka bir deyişle iş riski demektir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlik-olmadan-endustri-surdurulebilir-degil-586868">Siber güvenlik olmadan endüstri sürdürülebilir değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası&#8217;nın aktifleri 190 milyar TL&#8217;yi aştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-kalkinma-ve-yatirim-bankasinin-aktifleri-190-milyar-tlyi-asti-586364</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 12:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aktifleri]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[öztop]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizin]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586364</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2025 yılının ilk dokuz ayına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kalkinma-ve-yatirim-bankasinin-aktifleri-190-milyar-tlyi-asti-586364">Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası&#8217;nın aktifleri 190 milyar TL&#8217;yi aştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2025 yılının ilk dokuz ayına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Banka, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde aktiflerini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artırarak 190,7 milyar TL’ye yükseltti </p>
<p>Kredi hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artışla 116,4 milyar TL seviyesine ulaşırken, aktif kalitesinin önemli bir göstergesi olan brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranı ise yüzde 0,51 düzeyinde seyretti. Bankanın ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 34,5 seviyesinde gerçekleşirken, net kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 47 artışla 6,4 milyar TL’ye yükseldi. </p>
<p><strong>Uluslararası iş birlikleriyle Türkiye ekonomisine katkımızı sürdürüyoruz</strong></p>
<p>2025 yılının üçüncü çeyreğinde uluslararası finans kuruluşlarıyla güçlü iş birliklerini sürdürdüklerini belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası, Çin Kalkınma Bankası, Japon Uluslararası İşbirliği Bankası ve diğer önde gelen finans kuruluşlarıyla yürüttüğümüz çalışmalar doğrultusunda ülkemize kaynak temin etmeye devam ettik. Mayıs ayında Dünya Bankası ile imzaladığımız 500 milyon ABD doları tutarında finansman anlaşmasıyla, depremlerden etkilenen 11 il ile komşu 7 ilde kayıtlı istihdamın artırılmasına yönelik önemli bir adım attık. Ağustos ve Eylül aylarında ise Asya Altyapı Yatırım Bankası ve Çin Kalkınma Bankası ile toplam 400 milyon ABD doları tutarında yeni finansman anlaşmaları gerçekleştirdik. Bu kaynaklarla ülkemizin yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve reel sektörün finansmana erişim süreçlerine katkı sağlamaya devam ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Yatırım bankacılığı faaliyetleriyle ülkemizin yatırım ekosistemine katkı sağlıyoruz</strong></p>
<p>Yatırım bankacılığı faaliyetlerimiz kapsamında kamu kurumları ve özel sektör firmalarına değer kattıklarını vurgulayan Öztop, “Birleşme ve satın alma danışmanlığı hizmetlerimizle ülkemizin yatırım ekosistemine katkı sağlamaya devam ettik. Teknoloji, start-up, gıda, döngüsel ekonomi ve turizm gibi stratejik alanlarda faaliyet gösteren firmalara danışmanlık hizmeti sunarken, turizm ve sağlık tesisi projeleri ile sosyal ve ekonomik etkisi yüksek yatırımlara da finansal danışmanlık desteğimizi sürdürdük” dedi. Sermaye piyasaları alanında önde gelen kuruluşların halka arz ve sukuk ihraçlarını başarı ile gerçekleştirdiklerinin altını çizen Öztop, kurumsal yatırımcılara, kamu kurumlarına ve reel sektöre yönelik yatırım bankacılığı kapsamında ürün ve hizmetleri çeşitlendirmek ve bankanın piyasadaki öncü rolünü pekiştirmek amacıyla çalışmalara hız kesmeden devam ettiklerini belirtti.</p>
<p><strong>Girişimcilik ekosistemine stratejik yatırımlarla destek veriyoruz</strong></p>
<p>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, girişimcilik ekosisteminin gelişimine verdikleri önemi vurgulayarak şunları söyledi: “2025 yılının dokuz aylık sürecinde Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla stratejik yatırımlar gerçekleştirdik. Yılın üçüncü çeyreği itibarıyla; Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altında 39 doğrudan yatırım için 29 milyon ABD doları, 8 fon yatırımı için 27,5 milyon ABD doları ve 440 TÜBİTAK BiGG girişimi için yaklaşık 11,6 milyon ABD doları olmak üzere toplamda 68,1 milyon ABD doları kaynak aktarımı sağladık. Yılın son çeyreğinde de hem doğrudan yatırımlar hem de fon yatırımlarıyla girişimcilik ekosistemimizi desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.”</p>
<p><strong> Sürdürülebilir kalkınma misyonumuzla çevresel ve toplumsal etkimizi derinleştiriyoruz</strong></p>
<p>Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yatırımlarına devam ettiklerini belirten Öztop, “Sürdürülebilirlik temalı kredi portföyümüz toplam portföyümüzün yüzde 96’sını oluşturuyor. Temin ettiğimiz kaynakların yüzde 61’ini yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerine yönlendirerek ülkemizin yeşil dönüşümüne katkı sağlıyoruz. Türkiye’deki yenilenebilir enerji yatırımlarının yaklaşık %7,3’ü Bankamız tarafından finanse edilirken, bu projeler aracılığıyla 4,2 milyon ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına destek olduk. Bununla birlikte, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu Sürdürülebilirlik Raporumuz ve GRI standartlarına uygun olarak hazırlanan 2024 yılı Entegre Raporumuz kamuoyu ile paylaşılmış, çevresel ve sosyal etki yönetimi sistem ve performansımızı içeren Etki Prensipleri ile uyumlu ülkemizin dördüncü Etki Raporu yayımlanmıştır. Ayrıca PCAF (Partnership for Carbon Accounting Financials) üyesi olan ilk kamu bankası olarak, Kapsam 3 emisyonlarını PCAF metodolojisine göre hesaplayarak ve uluslararası standartlarda ölçümleyerek karbon yönetiminde öncülük etmeye ve finans sektörüne örnek olmaya devam ediyoruz. Tüm bu çalışmalar, sürdürülebilir kalkınma vizyonumuzu yalnızca bir hedef değil, stratejik bir sorumluluk olarak benimsediğimizin göstergesidir” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kalkinma-ve-yatirim-bankasinin-aktifleri-190-milyar-tlyi-asti-586364">Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası&#8217;nın aktifleri 190 milyar TL&#8217;yi aştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanlış atık yönetimi, gezegenin en büyük tehdidi haline geldi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yanlis-atik-yonetimi-gezegenin-en-buyuk-tehdidi-haline-geldi-585789</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[gezegenin]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585789</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, dünyayı bekleyen çevresel riskleri anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yanlis-atik-yonetimi-gezegenin-en-buyuk-tehdidi-haline-geldi-585789">Yanlış atık yönetimi, gezegenin en büyük tehdidi haline geldi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, dünyayı bekleyen çevresel riskleri anlattı.</p>
<p><strong>Çevre sağlığı önemli ve hassas bir konu!</strong></p>
<p>Çevre sağlığının uzun yıllardır gündemde olması, pek çok bilimsel ve teknolojik gelişme sayesinde bu alandaki bilgimizin artmasına rağmen hala önemli ve hassas bir konu olma özelliğini koruduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Günümüzde atık suların arıtılmasından, suyun dezenfeksiyonuna, atık yönetiminden kirlilik izleme teknolojilerine kadar pek çok gelişim gösteren alan maalesef nüfus artışı ve üretim süreçlerinden çıkan pek çok atıkla başa çıkmakta zorlanmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Güncel sorunlar, hava, su ve toprak kirliliği…</strong></p>
<p>Günümüzde farklı bölgelerde farklı çevresel sorunların kendini gösterdiğine işaret eden Dr. Adiller, “Sanayi bölgeleri ve yoğun nüfusa sahip şehirlerde hava kirliliği, su kirliliği, yanlış atık yönetiminden kaynaklı toprak kirliliği yoğun bir şekilde görülürken, bir yandan da iklim değişikliği su ve toprak gibi doğal kaynakları baskı altına almaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çevre kirliliği ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor!</strong></p>
<p>Çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini de değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, şöyle devam etti:</p>
<p>“Aslında çevresel anlamda her türlü kirliliğin kısa ve uzun vadeli etkileri bulunduğu gibi doğrudan ve dolaylı etkileri bulunmaktadır. Hava, su ya da toprakta bulunan kirleticilerin bazıları kısa süreli anlık sağlık sorunları yaratırken bazıları uzun sürede kendini göstermekte ve ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Ayrıca bir çevre bileşeninde kendini gösteren kirlilik bir diğerinde bozulmaya yol açmakta ve beklenmedik sonuçlar doğurabilmektedir. Örneğin içerisinde zararlı maddeler bulunan bir su ile sulanan bitkiler gıda güvenliği riski oluşturabilmektedir.”</p>
<p><strong>Bir kot pantolon üretiminde 3 bin 781 litre su tüketiliyor</strong></p>
<p>Bireylerin günlük yaşamda alabileceği önlemlere de işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Bireyler günlük hayatlarında öncelikle çevre sağlığını koruma amaçlı önlemler almalıdırlar. Çünkü her ne kadar tüketiciler doğrudan çevreyi kirletmese de çevreyi kirleten üreticilerden aldıkları ürünlerle ya da fazla tüketimleri sonuçlarında ortaya çıkan atıklarla çevre kirliliğine ortak olmaktadırlar. Bu yüzdende her tüketici aldığı herhangi bir ürününün -ne kadar masum olursa olsun- üretim sürecinin çevreye zararı olduğunun bilincinde olmalıdır. Çünkü üretim sürecinde ortaya çıkan atıklar ne kadar doğru biçimde yönetilirse yönetilsin, her üretim sürecinde ortaya çıkan atık ya da kullanılan doğal kaynak çevrede bir iz bırakmaktadır. Bunun en önemli örneklerinden biri de su tüketimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin Birleşmiş Milletler Çevre Programı UNEP verilerine göre bir kot pantolon üretiminde 3 bin 781 litre su tüketilmektedir. Su sıkıntısı yaşadığımız bu günlerde bunun aslında hayatımız için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebiliriz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Türkiye hızla “su fakiri” ülke olmaya doğru gidiyor</strong></p>
<p>Su kıtlığına dikkat çeken Dr. Adiller, şöyle devam etti:</p>
<p>“Su canlı hayatı için en temel ihtiyaçlardan biridir. Ve bu kadar önemli olan bir ihtiyaç maalesef ülkemizde ve içinde bulunduğumuz coğrafyada iklim değişikliği etkisiyle giderek azalmaktadır. Ortadoğu ve Akdeniz ülkeleri iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkemiz su kaynakları açısından değerlendirildiğinde su stresi yaşayan ülkeler kategorisinde yer almakta ve hızla su fakiri ülke olma yolundadır. Bu noktada bizlere düşen doğrudan ve dolaylı olarak kullandığımız su miktarını azaltmaya çalışmaktır. Genellikle su tasarrufu denince akla diş fırçalarken musluğu kapatma önerisi gelmektedir. Ancak bu öneri çok kısıtlı bir tasarruf sağlamaktadır. Bireysel olarak kullandığımız su doğrudan ve dolaylı kullanım olarak 2 sınıfa ayrılır. Doğrudan kullandığımız su günlük ihtiyaçlarımız için musluğumuzdan tükettiğimiz suyu tarif etmektedir. Dolaylı kullandığımız su ise, tüm ihtiyaçlarımızın üretim süreçleri için harcanan su miktarını ifade etmektedir. Günümüzde büyük şehirde yaşayan bir kişinin doğrudan su tüketimi kabaca günlük 200 litre seviyesindedir. Ancak aynı kişinin ortalama günlük dolaylı su tüketimi 4 bin litrenin üzerinde olabilir. Örneğin satın aldığınız bir akıllı telefonun üretim süreçlerinde 12 bin litreden fazla su tüketilmektedir. Bu açıdan bakıldığında tüketim alışkanlığını değiştirmek yılda milyonlarca litre su tasarrufuna sebep olabilir.”</p>
<p><strong>Enerji tasarrufu da doğanın korunmasında önemli bir unsur</strong></p>
<p> Enerji tasarrufuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, şunları söyledi:</p>
<p>“Enerji tasarrufu da benzer şekilde doğanın korunmasında ve sürdürülebilirlik konusunda bir diğer önemli unsurdur. Dünyanın pek çok ülkesinde yenilenebilir enerji yatırımları yapılsa da günümüzde hala enerji önemli bir oranda doğalgaz ya da kömür gibi fosil kaynaklar yardımıyla gerçekleştirilmektedir. Fosil yakıtlar yardımıyla üretilen bu enerjinin bedeli ne kadar önlem alınıyor olsa da hava kirliliği, karbon emisyonları ve hatta asit yağmurları olmaktadır. Hava kirliliğine bağlı ortaya çıkan hastalıklar, karbon emisyonlarındaki artıştan etkisini arttıran iklim değişikliği ve asit yağmurlarından kaynaklanan tarımsal verim kaybının bedeli ekolojik açıdan ve halk sağlığı açısından büyük olmaktadır. Ayrıca bu durumun geri çevrilmesi için ekonomik bedeller de ödenmektedir.”</p>
<p><strong>Araştırmalar kanımızda bile mikro boyutta plastik kalıntıları olduğunu gösteriyor</strong></p>
<p>Atık yönetiminde bireylerin sorumluluğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Dünyamızda hiçbir madde sınırsız değildir. Bunun yanı sıra bir madde bir anda yok olmaz. Üretim süreçlerinde kullanılan pek çok hammadde doğadan farklı şekillerde elde edilir ve doğadan elde edilen bu maddelerin bir rezerv miktarı vardır. Bu noktada ürünlerin kullanım ömürlerini doldurduktan sonra geri dönüştürülerek doğadan alınan hammadde miktarının azaltılması hem bu rezervleri korumakta hem de bu rezervlerin doğadan elde edilme süreçlerinde ortaya çıkabilecek kirlilik risklerini ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca bu ürünlerin geri dönüştürülmemesi ve atık haline dönüşmesi ciddi bir çevre sağlığı sorunu yaratmaktadır. Atıkların geri dönüştürülmediği her senaryoda bu atıklar ya yakılarak atmosfere karışarak ya da toprağın altında uzun yıllar boyunca bozulmadan kalacaklardır. Daha kötü şekilde yönetilmeleri bu atıkların sulara ve toprağa karışarak çevreye ve canlılara daha fazla zarar vermesine yol açacaktır. Örneklendirecek olursak günümüzde plastik tüketimi sonucunda ortaya çıkan atıkların doğru şekilde yönetilmemesi okyanuslarda ülkemiz yüzölçümünden daha büyük plastik atık adaları oluşmasına sebep olmuştur. Ayrıca yapılan araştırmalar kanımızda bile mikro boyutta plastik kalıntıları olduğunu göstermektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Devlet ve toplum el ele vermeli</strong></p>
<p>Çevre sağlığının korunmasında devletlerin ve yerel yönetimlerin öncelikli adımlarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Günümüzde eşiğinde bulunduğumuz çevresel felaket ancak devlet, yerel yönetim ve halkın tam katılımlı çevreci bir yaklaşım benimsemesiyle mümkündür. Öncelikle devlet ve yerel yönetimlere düşen ilk görev kamu ve özel kurumlarda tam çevreci bir yaklaşım sergilenmesini sağlamaktır. Bu çevreci yaklaşımı sağlarken alanın uzmanlarının gerektiği noktalarda istihdam edilmesi, özellikle kamu ve özel sektörde sürdürülebilirlik ve çevre koruma ile ilgili konumlarda çevre mühendisleri ve çevre sağlığı teknikerlerinin istihdamının arttırılması ülke genelinde bu konudaki bilinci ve işlevselliği arttıracaktır. Ayrıca vatandaşların çevre bilincini ve ekolojik okuryazarlık seviyelerinin yükseltilmesi konusunda da çalışmalar yapılmasını desteklemek gerekmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çözüm fırsatı için geleceği beklemeyelim!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Hava, su ve toprak kirliliği temel çevresel sorunlar olarak görülse de bu sorunların hayatın her bölümüne yansıması pek çok ciddi çevresel, yaşamsal, ekonomik ve sosyolojik sorun yaratmaktadır. Su stresi yaşadığımız günlerde su kaynaklarımızı kirletmemiz bizi su fakiri haline getirir. Suyu ve toprağı kirletmemiz kısa vadede gıda güvenliğini riske atar, uzun vadede ise toprak kaynaklarımıza zarar vererek tarımsal verimliliği düşürür ve kıtlığa sebep olabilir. Dünyanın farklı ülkelerinde geçmişte yaşanan pek çok çevresel felaket ülkemiz ve içerisinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanabilir. Çözüm fırsatı için geleceği beklemeyelim, gelecek nesiller için temiz bir çevre bırakmayı bile düşünmeye gerek yok. Günümüz nesli bile çok uzak olmayan bir gelecekte çevresel risklerle ciddi boyutta karşı karşıya gelebilir. O yüzden sorunun çözümü için yarını bile beklemeden bugünden çalışmaya başlamalıyız.” şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yanlis-atik-yonetimi-gezegenin-en-buyuk-tehdidi-haline-geldi-585789">Yanlış atık yönetimi, gezegenin en büyük tehdidi haline geldi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ING Leasing, uluslararası kredi fonu GGF ile finansman anlaşması imzaladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ing-leasing-uluslararasi-kredi-fonu-ggf-ile-finansman-anlasmasi-imzaladi-583998</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 11:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[destekleme]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[fonu]]></category>
		<category><![CDATA[ggf]]></category>
		<category><![CDATA[ing]]></category>
		<category><![CDATA[Ing Leasing]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[leasing]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583998</guid>

					<description><![CDATA[<p>ING Türkiye’nin iştiraki olarak faaliyet gösteren ING Leasing, KOBİ’lerin dijital dönüşümlerine katkı sağlayan çevre dostu yatırımlarını desteklemek amacıyla uluslararası kredi fonu Green for Growth Fund S.A. (GGF) ile Finance in Motion danışmanlığında finansman anlaşmasına imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ing-leasing-uluslararasi-kredi-fonu-ggf-ile-finansman-anlasmasi-imzaladi-583998">ING Leasing, uluslararası kredi fonu GGF ile finansman anlaşması imzaladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ING Türkiye’nin iştiraki olarak faaliyet gösteren ING Leasing, KOBİ’lerin dijital dönüşümlerine katkı sağlayan çevre dostu yatırımlarını desteklemek amacıyla uluslararası kredi fonu Green for Growth Fund S.A. (GGF) ile Finance in Motion danışmanlığında finansman anlaşmasına imza attı. İki yıl geri ödemesiz, toplam beş yıl vadeli 20 milyon Euro tutarındaki bu kaynak ile ING Leasing, Türkiye sanayisinin enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklemeyi hedefliyor. Sürdürülebilirlik ve dijitalleşme vizyonu doğrultusunda KOBİ’lerin daha verimli, çevreye duyarlı ve rekabetçi olmalarına katkı sağlayacak yatırımları desteklemeyi önceliklendiren ING Leasing, bu kaynak ile KOBİ’lerin enerji verimliliğini artıracak yatırımlarına finansman sağlayacak. ING Leasing’in uluslararası finans dünyasındaki güvenilir ve stratejik konumunu güçlendirmeyi de amaçlayan anlaşmanın imza törenine, ING Türkiye Genel Müdürü Onur Gül ve GGF’nin fon danışmanı Finance in Motion’un Bölge Direktörü Burcu Karpuz katılım gösterdi.     </p>
<p><strong>Onur Gül: Bu anlaşma uluslararası finans kuruluşlarının ING Leasing ve ülkemize olan güvenini gösteriyor.</strong></p>
<p>İş birliği ile ilgili görüşlerini aktaran <strong>ING Leasing Genel Müdürü Onur Gül</strong>, “ING Türkiye’nin stratejisiyle uyumlu şekilde müşterilerimizin iş ve özel hayatlarında bir adım önde olmalarına imkân sağlamak için global ağımızdan da aldığımız güç ile onların ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyoruz. KOBİ’lerimiz için dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımları artık uzun vadeli rekabetin temel şartı. Bu doğrultuda, GGF ile imzaladığımız bu anlaşma ile hem çevre dostu hem de teknoloji odaklı yatırımlar için kaynak sağlayarak ülkemizin dönüşüm sürecine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Bununla birlikte, uluslararası bir finansal kurumdan fonlama sağlamaktan gurur duyuyoruz. Bu iş birliği, uluslararası finans kuruluşlarının ING Leasing ve ülkemize olan güvenini de ortaya koyuyor. Bu işlemi aynı sektörde güven ve istikrarı güçlendiren, ING Leasing’in uluslararası finans ekosistemindeki etkinliğini de ortaya koyan bir adım olarak konumluyoruz. Uluslararası kaynaklara erişimi olan, güvenilir ve stratejik bir iş ortağı olarak müşterilerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Simon Gupta: ING Leasing ile gerçekleştirdiğimiz stratejik ortaklıkla Türkiye&#8217;de sürdürülebilir ekonomik dönüşümü destekliyoruz. </strong></p>
<p>Alman Kalkınma Bankası ile Avrupa Yatırım Bankası tarafından hayata geçirilen ve Avrupa Birliği, Almanya ve uluslararası finans kuruluşlarının stratejik yatırımlarıyla desteklenen GGF, Türkiye dahil olmak üzere Güneydoğu Avrupa Bölgesi’nde enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarına finansman sağlıyor. <strong>GGF Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Simon</strong> <strong>Gupta</strong> ise konuyla ilgili şunları söyledi: “ING Leasing ile gerçekleştirmiş olduğumuz stratejik ortaklık aracılığıyla Türkiye&#8217;de sürdürülebilir ekonomik dönüşümü desteklemeye devam ediyoruz. Sürdürülebilirlik teması altında GGF kredisi ile yerel işletmelerin rekabet gücünü artırmayı ve ülkenin düşük karbonlu ve dijital olarak etkinleştirilmiş bir ekonomiye geçişini hızlandırmayı hedefliyoruz. Ayrıca, danışmanımız Finance in Motion&#8217;a bu etkili ortaklığı yapılandırma ve destekleme konusundaki özverili çabaları için teşekkür etmek istiyorum.”</p>
<p>İş birliği ile ilgili olarak <strong>Finance in Motion GGF Fon Direktörü Borislav Kostadinov</strong> ise, “Türkiye&#8217;deki KOBİ&#8217;ler arasında enerji verimliliğini ve sürdürülebilirliği artıracak yatırımları desteklemek amacıyla ING Leasing ile güçlerimizi birleştirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu ortaklık, işletmelerin daha dirençli ve geleceğe hazır hale gelmelerini sağlama konusundaki ortak kararlılığımızın altını çiziyor&#8221; açıklamasında bulundu. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ing-leasing-uluslararasi-kredi-fonu-ggf-ile-finansman-anlasmasi-imzaladi-583998">ING Leasing, uluslararası kredi fonu GGF ile finansman anlaşması imzaladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınavlara Hazırlanan Öğrencilere Belediye&#8217;den Kaynak Desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinavlara-hazirlanan-ogrencilere-belediyeden-kaynak-destegi-583144</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 13:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanan]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[sınavlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, öğrencilerin eğitim yolculuğuna desteğini sürdürüyor. Cumhuriyet Eğitim Merkezi’nde LGS ve YKS hazırlığı yapan öğrenciler ile ilkokul ders destek kurslarına katılan miniklere, Süreyyapaşa Vakfı iş birliğiyle TYT-AYT, LGS ve ilkokul düzeyine uygun konu anlatım ve soru bankası setleri dağıtıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinavlara-hazirlanan-ogrencilere-belediyeden-kaynak-destegi-583144">Sınavlara Hazırlanan Öğrencilere Belediye&#8217;den Kaynak Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, öğrencilerin eğitim yolculuğuna desteğini sürdürüyor. Cumhuriyet Eğitim Merkezi’nde LGS ve YKS hazırlığı yapan öğrenciler ile ilkokul ders destek kurslarına katılan miniklere, Süreyyapaşa Vakfı iş birliğiyle TYT-AYT, LGS ve ilkokul düzeyine uygun konu anlatım ve soru bankası setleri dağıtıldı.</p>
<p>Toplam 160 öğrenciye ulaştırılan eğitim setlerinde her bir öğrenciye 5 soru bankası ve 5 konu anlatım kitabı olmak üzere 10 kitaptan oluşan kitaplar teslim edildi. Böylece 1600 kitap Maltepeli öğrencilerin eğitim hayatına kazandırılmış oldu.</p>
<p>Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen de öğrencileri ziyaret ederek başarı dileklerini iletti. Sınava hazırlanan gençlere ücretsiz kurslar, çalışma alanları ve burs imkânları sunan Maltepe Belediyesi, kitap desteğiyle de öğrencilerin yanında olmaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinavlara-hazirlanan-ogrencilere-belediyeden-kaynak-destegi-583144">Sınavlara Hazırlanan Öğrencilere Belediye&#8217;den Kaynak Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VakıfBank&#8217;tan 500 milyon dolar tutarında ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikte tahvil ihracı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-500-milyon-dolar-tutarinda-ilave-ana-sermayeye-dahil-edilebilir-nitelikte-tahvil-ihraci-580484</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 08:21:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[başarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[ihracı]]></category>
		<category><![CDATA[ilave]]></category>
		<category><![CDATA[işlem]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[sermaye]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[tutarında]]></category>
		<category><![CDATA[vadeli]]></category>
		<category><![CDATA[vakıfbank]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başarıyla tamamladıkları ilave ana sermaye ihracına ilişkin değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “2025 yılının başından itibaren gerçekleştirdiğimiz yurtdışı fonlamaların ardından, 500 milyon dolar tutarında ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihracını başarıyla tamamladık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-500-milyon-dolar-tutarinda-ilave-ana-sermayeye-dahil-edilebilir-nitelikte-tahvil-ihraci-580484">VakıfBank&#8217;tan 500 milyon dolar tutarında ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikte tahvil ihracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başarıyla tamamladıkları ilave ana sermaye ihracına ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih</strong>, “2025 yılının başından itibaren gerçekleştirdiğimiz yurtdışı fonlamaların ardından, 500 milyon dolar tutarında ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihracını başarıyla tamamladık. Söz konusu ihraç vadesiz olup 5,25 yılın sonunda erken itfa opsiyonu bulunmaktadır. Yapmış olduğumuz yılın ikinci Eurobond ihracına uluslararası yatırımcılardan gelen yoğun ilgi sayesinde, işlem büyüklüğünün neredeyse 3 katına ulaşan güçlü bir talep topladık. İngiltere, Kıta Avrupası, Orta Doğu, Asya ve Amerika başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden 80’e yakın yatırımcıdan gelen talep, bankamızın uluslararası sermaye piyasalarındaki itibarı ve gücünün açık bir göstergesidir. Yatırımcı ilgisi sayesinde, işlemin getirisi ilk fiyat beklentisine kıyasla 42,5 baz puan iyileşerek %8,20 seviyesinde gerçekleşmiş ve böylece bugüne kadar bankacılık sektöründe gerçekleştirilen ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihraçları arasında en düşük getiri oranına ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Sermaye rasyolarımıza 80 baz puanlık pozitif katkı”</strong></p>
<p>Başarıyla tamamladıkları işlemin sermaye rasyoları üzerindeki etkisini değerlendiren Üstünsalih sözlerine şöyle devam etti: “Söz konusu 500 milyon dolar tutarındaki ana sermayeye dahil edilebilir nitelikteki tahvil ihracı sermaye rasyolarımıza 80 baz puan pozitif katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin en büyük ikinci bankası olarak, uluslararası sermaye piyasalarındaki güçlü konumumuzu kullanarak çeşitlendirdiğimiz kaynak yapısını, seçici kredi politikamız doğrultusunda; ihracat, yatırım ve istihdama öncelik veren kurumsal, ticari ve KOBİ segmentindeki müşterilerimizi desteklemeye devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>“2025 yılının başından itibaren 10 milyar doların üzerinde yeni kaynak” </strong></p>
<p>VakıfBank’ın yılbaşından itibaren hem kaynak yapısını çeşitlendirdiği hem de uzun vadeli uygun maliyetli olarak gerçekleştirdiği yeni fonlama işlemlerinin önemini vurgulayan VakıfBank Genel Müdürü Üstünsalih:</p>
<p>“2025 yılının başından itibaren etkin bilanço yönetimimiz kapsamında yurtdışı kaynak maliyetimizi en optimum seviyeye getirmeyi ve pasiflerimizin ortalama vadesini artırarak bilançomuzu güçlendirmeyi hedefledik. Bu kapsamda Şubat ayında, kurumsal nitelikli yatırımcılarla 700 milyon dolar tutarında en uzun vadeli ve en büyük tutarlı DPR seküritizasyon işleminin ardından, Mayıs ayında imzaladığımız 3 yıl vadeli, 4 milyar RMB tutarındaki Çin Kalkınma Bankası kredisi ile yılın ilk yarısını başarıyla tamamladık. Yılın ikinci yarısında da etkin bilanço yönetim stratejimiz doğrultusunda, Temmuz ayında 750 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli sürdürülebilir eurobond ihracı ile toplam sürdürülebilir eurobond ihraç portföy büyüklüğümüzü 3.3 milyar dolar seviyesine taşıyarak, sürdürülebilir eurobond portföyü en büyük banka olduk. Eylül ayında tamamladığımız 500 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli Banka tarihinin ilk murabaha işleminin ardından, başarıyla gerçekleştirdiğimiz ana tahvil ihracı ile de stratejimizle uyumlu olarak bilançomuzu güçlendirmeye devam ettik.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-500-milyon-dolar-tutarinda-ilave-ana-sermayeye-dahil-edilebilir-nitelikte-tahvil-ihraci-580484">VakıfBank&#8217;tan 500 milyon dolar tutarında ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikte tahvil ihracı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni fikirlere açık çalışma ortamı, çalışan mutluluğunda önemli rol oynuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-fikirlere-acik-calisma-ortami-calisan-mutlulugunda-onemli-rol-oynuyor-578915</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 16:06:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan Mutluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[faktör]]></category>
		<category><![CDATA[fikirlere]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğunda]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578915</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın aralarında bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilen çalışmada işyerinde çalışan mutluluğu ve çalışanların iş yaşamındaki öznel iyi oluşunu belirleyen iş yeri koşulları araştırıldı. Turizm sektörü çalışanları ile yapılan araştırmada yenilikçi iklim, çalışanların öznel iyi oluşunu artıran anlamlı bir motivasyon kaynağı ve önemli bir faktör olarak öne çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-fikirlere-acik-calisma-ortami-calisan-mutlulugunda-onemli-rol-oynuyor-578915">Yeni fikirlere açık çalışma ortamı, çalışan mutluluğunda önemli rol oynuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın aralarında bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilen çalışmada işyerinde çalışan mutluluğu ve çalışanların iş yaşamındaki öznel iyi oluşunu belirleyen iş yeri koşulları araştırıldı. Turizm sektörü çalışanları ile yapılan araştırmada yenilikçi iklim, çalışanların öznel iyi oluşunu artıran anlamlı bir motivasyon kaynağı ve önemli bir faktör olarak öne çıktı. Araştırmaya göre, yeni fikirlere açık, kaynak sağlayan bir çalışma ortamı, çalışanların işte yaşadıkları olumsuz duyguları dengelemesine ve olumlu duygusal deneyimlerini güçlendirmesine yardımcı oluyor.</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın aralarında bulunduğu araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen Çalışan Mutluluğu Araştırması’nda çalışanların iş yaşamındaki öznel iyi oluşunu belirleyen işyeri koşullarının belirlenmesi amaçlandı.</p>
<p><b>İş yerindeki faktörler çalışan mutluluğunu nasıl şekillendiriyor?</b></p>
<p>Turizm sektöründe çalışan 62 kişiyle gerçekleştirilen araştırmayı gerçekleştirilen ekipte Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın yanı sıra Doç. Dr. Nihan Birincioğlu, Doç. Dr. Hüseyin Çiçeklioğlu ve Phd İlker Çitli yer aldı. Çalışmada, çalışanların öznel iyi oluşunu etkileyen örgütsel kaynaklar ve tehdit unsurları, Pozitif Psikoloji ve İş Talepleri–Kaynakları (JD-R) modeli çerçevesinde ele alındı. Araştırma, yenilikçi iklim, psikolojik güvenlik ve iş güvencesizliği gibi faktörlerin çalışan mutluluğunu nasıl şekillendirdiğini ortaya koyarak, iş yaşamındaki çalışan deneyimlerinin çok boyutlu yönlerini gözler önüne serdi.</p>
<p><b>İş yerindeki mutluluk sadece bireysel bir mesele değil</b></p>
<p>İş yerindeki mutluluğun sadece çalışana bağlı olmadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Çalıştığımız kurumun iklimi, yöneticilerimizin tutumu ve iş güvenliğimiz gibi birçok dış faktör, hissettiklerimizi şekillendirir. Biz de bu araştırmada hem çalışanları güçlendiren kaynaklara hem de onları zorlayan tehditlere odaklandık. Amacımız, iş yerindeki mutluluğu sadece bireysel bir mesele olarak değil, içinde bulunduğumuz örgütsel çevrenin bir sonucu olarak da değerlendirmekti. Bu çalışma, yenilikçi iklim ve psikolojik güvenlik gibi destekleyici kaynakların iyi oluşu nasıl güçlendirdiğini, iş güvencesizliği gibi bir tehdidin ise onu nasıl zayıflattığını ortaya koymayı amaçladı” diye konuştu.</p>
<p><b>İşte öznel iyi oluş: İşten duyulan ‘hissedilen tatmin’</b></p>
<p>İş hayatının birbiriyle iç içe geçmiş bir sürü duyguyla dolu olduğunu, bazen aynı anda hem çok mutlu hem de biraz gergin hissedilen anların olduğunu kaydeden Uzunkoca, “İşte tam da bu karmaşık duyguları anlayabilmek için, biz araştırmamızda çalışanların işte öznel iyi oluşunu ve bunu etkileyen iş ortamı dinamiklerini ele aldık. Peki, bu ne demek? Basitleştirmek gerekirse, işte öznel iyi oluş, işimizden duyduğumuz ‘hissedilen tatmin’dir. Yalnızca &#8220;İşimi seviyorum&#8221; demek değil, iş günümüzü şekillendiren tüm o olumlu ve olumsuz duyguların toplamı ve bunlara dair genel yargımızdır. Öznel iyi oluşun en ilginç yanı, duygularımızın birbiriyle yarışmıyor oluşu. Örneğin terfi aldığınızda kendinizi inanılmaz mutlu, gururlu ve heyecanlı hissedebilirsiniz ama aynı zamanda da yeni sorumluluklarınız nedeniyle içinizde bir endişe de hissedebilirsiniz. Bu çok normal.  Olumlu duygularınız yüksekken, olumsuz olanlar da aynı anda var olabilir. Önemli olan, bu duyguların genel dengesidir” dedi.</p>
<p><b>Olumlu, olumsuz duygular ve iş tatmini birlikte ele alındı</b></p>
<p>Araştırmada çalışan mutluluğuna tek bir soruyla (&#8220;Mutlu musun?&#8221;) cevap aramadıklarını, bunun yerine, üç önemli bileşeni birlikte değerlendirdiklerini belirten Uzunkoca, bunları heyecan, ilham, gurur gibi işteki olumlu duygular; sinir, tedirginlik, sıkıntı, korku gibi işteki olumsuz duygular ve işe dair duyulan genel memnuniyet yani iş tatmini şeklinde ele aldıklarını, bu üçlüyü bir arada ölçerek, çalışanların iş yaşamlarına dair dengeli kapsamlı ve gerçekçi bir fotoğraf elde ettiklerini söyledi.</p>
<p><b>Üç temel faktör incelendi</b></p>
<p>Araştırma kapsamında işyerinde yeni fikirlere açık olan ve bu fikirler için kaynak sağlayan “yenilikçi iklim”, tüm ekip üyelerinin kendilerini güvende hissederek düşüncelerini, endişelerini ve fikirlerini paylaşabildiği bir ortam olarak tanımlanan “psikolojik güvenlik” ve çalışanları zorlayan en önemli tehditlerden biri olan “iş güvencesizliği” olmak üzere üç faktör incelendi.</p>
<p><b>Yenilikçi iklim, anlamlı bir motivasyon kaynağı</b></p>
<p>Araştırmanın öne çıkan bulgusunun yenilikçi iklim olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Yenilikçi iklim, çalışanların öznel iyi oluşunu artıran anlamlı bir motivasyon kaynağı ve önemli bir faktör olarak öne çıktı.  Yeni fikirlere açık, kaynak sağlayan bir çalışma ortamının, çalışanların işte yaşadıkları olumsuz duyguları dengelemesine ve olumlu duygusal deneyimlerini güçlendirmesine yardımcı olduğunu bulduk” dedi.</p>
<p><b>Psikolojik güvenlik, kalkan görevi üstleniyor olabilir</b></p>
<p>Beklentilerinin aksine psikolojik güvenliğin öznel iyi oluş üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi gözlemlenmediğini söyleyen Uzunkoca, “Bunun birkaç nedeni olabilir: Psikolojik güvenliğin asıl etkisi, öğrenme ve iş birliği gibi takım düzeyindeki davranışsal sonuçlarda görülebilir ve bireysel duygusal durumları doğrudan etkilemeyebilir. Bununla birlikte psikolojik güvenlik, yüksek stresli ortamlarda bir &#8220;tampon&#8221; işlevi görüyor olabilir; yani her durumda doğrudan mutluluk getiren bir kaynaktan ziyade, kötü şeyler olmasını engelleyen bir kalkan görevi üstleniyor olabilir” diye konuştu.</p>
<p><b>İş yeri koşulları çalışan mutluluğunu şekillendirmede önemli </b></p>
<p>Araştırmada incelenen yenilikçi iklim, psikolojik güvenlik ve iş güvencesizliği şeklindeki bu üç değişkenin çalışanların işyerindeki öznel iyi oluşunun yaklaşık yüzde 22.4&#8217;ünü açıkladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Sosyal bilimlerde, öznel iyi oluş gibi çok boyutlu ve karmaşık bir yapı için bu, pratik açıdan anlamlı açıklayıcı bir güce işaret etmektedir ve iş yeri koşullarının çalışan mutluluğunu şekillendirmede dikkate değer bir rol oynadığını göstermektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>İnsan kaynakları ve yönetim ekiplerine ışık tutacak</b></p>
<p>İşte öznel iyi oluşun iyimserlik gibi kişisel kaynaklar ve aile desteği gibi iş dışı etkenlerden de etkilendiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Ancak bu alanlar üzerinde kurumların doğrudan müdahale kapasitesi sınırlıyken, yenilikçi iklim gibi işyeri faktörleri yöneticilerin geliştirebileceği ve iyileştirebileceği alanlardır. Dolayısıyla araştırmamız, insan kaynakları ve yönetim ekiplerinin çalışanların öznel iyi oluşunu artırmak için etkili biçimde yön verebilecekleri kritik alanlara ışık tutmaktadır” dedi.</p>
<p><b>İş güvencesizliğinin etkisi anlamlılık sınırında kaldı</b></p>
<p>Araştırmada iş güvencesizliğinin öznel iyi oluş üzerindeki negatif etkisinin, istatistiksel olarak anlamlılık sınırında (p=.050) kaldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca<b>, “</b>Oysa araştırmada iş güvencesizliği, çalışan mutluluğu üzerinde negatif bir etki eğilimi göstermiş, fakat bu bulgu istatistiksel olarak sınırda kalmıştır. Teorik beklentilerimizle uyumlu olan bu bulgu, ilişkinin hiç olmadığı anlamına gelmemektedir. Bu durum bağlamsal faktörlerden kaynaklanabilir. Örneğin, çalışanların işsiz kalma tehdidini nasıl algıladıkları, kişisel finansal durumları ya da kendilerini ne kadar istihdam edilebilir hissettikleri, iş güvencesizliği ile mutluluk arasındaki ilişkinin daha sınırlı görünmesine yol açmış olabilir” dedi.</p>
<p>Söz konusu araştırma Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Corvinus Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Yönetim Akademisi Derneği (TAOM) Konferansı’nda, “Workplace Drivers of Subjective Well-Being” başlıklı çalışmada uluslararası akademik toplulukla paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-fikirlere-acik-calisma-ortami-calisan-mutlulugunda-onemli-rol-oynuyor-578915">Yeni fikirlere açık çalışma ortamı, çalışan mutluluğunda önemli rol oynuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tülin Kaynak, “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tulin-kaynak-icimize-yolculuk-ile-fmv-galeri-isik-tesvikiyede-578290</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kadir Toprakkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2025 22:11:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çimize]]></category>
		<category><![CDATA[fmv]]></category>
		<category><![CDATA[galeri]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[otomatik]]></category>
		<category><![CDATA[taslak]]></category>
		<category><![CDATA[tülin]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ressam Tülin Kaynak, son dönem çalışmalarından bir kesit sunan, İstanbul’daki 18. kişisel sergisi “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de sanatseverlerle buluştu. Kurgusunu İpek Yeğinsü’nün üstlendiği sergide Kaynak, her bir izleyiciyi soyut kompozisyonlar üzerinden kendi içsel yolculuğunu deneyimlemeye davet ediyor. Tülin Kaynak, sanatıyla kurduğu ilişkiyi şu sözlerle ifade ediyor: “Resimlerimde insanlar düşüncelere dalıp, farklı bir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tulin-kaynak-icimize-yolculuk-ile-fmv-galeri-isik-tesvikiyede-578290">Tülin Kaynak, “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ressam Tülin Kaynak, son dönem çalışmalarından bir kesit sunan, İstanbul’daki 18. kişisel sergisi “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de sanatseverlerle buluştu. Kurgusunu İpek Yeğinsü’nün üstlendiği sergide Kaynak, her bir izleyiciyi soyut kompozisyonlar üzerinden kendi içsel yolculuğunu deneyimlemeye davet ediyor.</p>
<p>Tülin Kaynak, sanatıyla kurduğu ilişkiyi şu sözlerle ifade ediyor: “Resimlerimde insanlar düşüncelere dalıp, farklı bir dünyaya girsinler istiyorum. Yönlendirmeyi sevmiyorum. Özgürlük o kadar güzel ki… Hiç değilse eserlerimde o duyguyu hissetsinler istiyorum. Dünyamızda tam anlamıyla özgür olmak mümkün değil. Kurallar ve ortam… Resim ise farklı ve özgür olabildiğimiz bir alan.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-578296" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin9.webp" alt="Tülin Kaynak, “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de!" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin9.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin9-600x338.webp 600w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin9-400x225.webp 400w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin9-540x304.webp 540w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>RESİMLERİMDE FARKLI BİR EVREN YARATMAYA ÇALIŞIYORUM</p>
<p>Düşünce yelpazemiz geniş ve ben bunu renklerle anlatmaya çalışıyorum. Bana bu kadar renk bile yetersiz geliyor. Başka renklerin de var olduğunu ama bizim bunları göremediğimizi düşünüyorum sık sık. Beyin; çözemediğimiz, harika bir organımız. Tüm evren onun içinde. Resimlerimde kuralsız, sevgi dolu ve farklı bir evren yaratmaya çalışıyorum. Değerli olan tek şey sezgi. Ben de resmimi sevgi ve içgüdülerimle, mümkün olan başka bir dünyanın izlerini daha açık ifade edebilme umuduyla yapıyorum.”</p>
<p>Tülin Kaynak’ın “İçimize Yolculuk” sergisi, 6 Ekim’e kadar hafta içi her gün 10.00-20.00, cumartesi günleri ise 10.00-18.00 saatleri arasında görülebilir.</p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-578293" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/tulin5.webp" alt="Tülin Kaynak, “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de!" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/tulin5.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/tulin5-600x338.webp 600w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/tulin5-400x225.webp 400w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/tulin5-540x304.webp 540w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>TÜLİN KAYNAK HAKKINDA…</p>
<p>Tülin Kaynak (d. 1956), İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Kurumsal hayatın ardından atıldığı otuz yılı aşan sanat yaşamına, Amerikalı mozaik sanatçısı Sonia King’den aldığı mozaik ve seramik dersleriyle başladı. 2005-2011 yılları arasında resim çalışmalarına Mehmet Güleryüz, Mehmet Güreli, Selahattin Yıldırım ve Nilgün Sabar atölyelerinde devam etti. Kaynak’ın eserleri New York, Paris, Tokyo, Forli, Venedik ve Londra’nın aralarında bulunduğu pek çok uluslararası sergi ve müzede yer aldı. Ayrıca, aralarında UNICEF’in de bulunduğu birçok kuruluşla sosyal sorumluluk alanında iş birliklerini sürdürüyor.</p>
<div class="mceTemp"></div>
<figure id="attachment_578294" aria-describedby="caption-attachment-578294" style="width: 800px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-578294" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin7.webp" alt="Tülin Kaynak, “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de!" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin7.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin7-600x338.webp 600w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin7-400x225.webp 400w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin7-540x304.webp 540w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-578294" class="wp-caption-text">Tülin Kaynak, “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de!</figcaption></figure>
<figure id="attachment_578295" aria-describedby="caption-attachment-578295" style="width: 800px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-578295" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin8.webp" alt="Tülin Kaynak, “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de!" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin8.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin8-600x338.webp 600w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin8-400x225.webp 400w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/Tulin8-540x304.webp 540w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption id="caption-attachment-578295" class="wp-caption-text">Tülin Kaynak, “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de!</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tulin-kaynak-icimize-yolculuk-ile-fmv-galeri-isik-tesvikiyede-578290">Tülin Kaynak, “İçimize Yolculuk” ile FMV Galeri Işık Teşvikiye’de!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSU, Kocaeli’ye 9 Milyon Metreküplük Yeni Su Kaynağı Sağladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isu-kocaeliye-9-milyon-metrekupluk-yeni-su-kaynagi-sagladi-574635</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 15:34:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[İçme Suyu]]></category>
		<category><![CDATA[kaynağı]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[metre]]></category>
		<category><![CDATA[metreküplük]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, kuraklıkla mücadelede proaktif su yönetimi anlayışıyla önemli bir adım daha attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-kocaeliye-9-milyon-metrekupluk-yeni-su-kaynagi-sagladi-574635">İSU, Kocaeli’ye 9 Milyon Metreküplük Yeni Su Kaynağı Sağladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başiskele ilçesinin üst kotlarındaki doğal kaynak sularını içme suyu şebekesine kazandırmayı hedefleyen yeni proje kapsamında, yılda 9 milyon metreküplük ek su kapasitesi sağlanacak. Bu stratejik hamleyle Yuvacık Barajı’nın yükü azalırken, Kocaeli’nin içme suyu arz güvenliği güçleniyor.</p>
<p><strong>YUVACIK BARAJI’NIN YÜKÜ AZALIYOR</strong></p>
<p>Küresel iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskısını azaltmak amacıyla uzun süredir sürdürülebilir su yönetimi çalışmaları yürüten İSU, Kocaeli’nin günlük 650 bin metreküplük içme suyu ihtiyacının yalnızca 270 bin metreküpünü Yuvacık Barajı’ndan karşılıyor. Geri kalan ihtiyaç ise alternatif kaynaklarla temin ediliyor. Bu başarıda arıtma tesisleri, içme suyu kuyuları, depo yatırımları, kaptaj çalışmaları, SCADA destekli otomasyon sistemleri ve kayıp-kaçakla mücadele projeleri etkili rol oynuyor.</p>
<p><strong>YILLIK 9 MİLYON METREKÜPLÜK YENİ KAYNAK</strong></p>
<p>Başiskele Yuvacık bölgesinde yürütülen proje kapsamında, baraj havzası dışında kalan doğal kaynak suları modern altyapı sistemleriyle şebekeye entegre ediliyor. Toplam 25 bin 692 metre uzunluğundaki içme suyu hattının 11 bin 586 metresi tamamlandı. Hat; duktil ve çelik borulardan oluşurken, altyapıya 6 adet prekast maslak yapısı ve 50 metreküplük içme suyu deposu da dahil edildi.</p>
<p><strong>GELECEĞİN SU POLİTİKASI BUGÜNDEN ŞEKİLLENİYOR</strong></p>
<p>İSU Genel Müdürlüğü, suyun stratejik ve ikamesi olmayan bir kaynak olduğu bilinciyle yerel kaynakları koruma ve verimli kullanma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Kurum, iklim değişikliğine karşı direnç oluşturan projeleriyle hem çevreyi koruyor hem de toplumda tasarruf bilinci oluşturuyor. Su temininden arıtmaya, iletim hatlarından otomasyon sistemlerine kadar tüm süreçler entegre biçimde yönetiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-kocaeliye-9-milyon-metrekupluk-yeni-su-kaynagi-sagladi-574635">İSU, Kocaeli’ye 9 Milyon Metreküplük Yeni Su Kaynağı Sağladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSU&#8217;dan Yuvacık Barajı&#8217;na 9 Milyon Metreküplük Yeni Kaynak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isudan-yuvacik-barajina-9-milyon-metrekupluk-yeni-kaynak-574488</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 09:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barajı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[İçme Suyu]]></category>
		<category><![CDATA[isu]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[metre]]></category>
		<category><![CDATA[metreküp]]></category>
		<category><![CDATA[metreküplük]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[yuvacık]]></category>
		<category><![CDATA[Yuvacık Barajı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574488</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, kuraklıkla mücadelede proaktif su yönetimi vizyonuyla yeni bir stratejik adımı daha hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isudan-yuvacik-barajina-9-milyon-metrekupluk-yeni-kaynak-574488">İSU&#8217;dan Yuvacık Barajı&#8217;na 9 Milyon Metreküplük Yeni Kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, kuraklıkla mücadelede proaktif su yönetimi vizyonuyla yeni bir stratejik adımı daha hayata geçiriyor. Başiskele’nin üst kotlarındaki doğal kaynak sularını içme suyu şebekesine kazandırmayı amaçlayan İSU, gerçekleştirdiği bu çalışmayla yılda 9 milyon metreküp ek su kapasitesi hedefliyor. 25 bin 692 metrelik yeni hat çalışmasıyla Yuvacık Barajı’nın yükü azalırken Kocaeli’nin içme suyu arz güvenliği ise güçleniyor.</p>
<p>YUVACIK BARAJI’NIN YÜKÜ AZALIYOR<br />Küresel iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığı günümüzde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, uzun yıllardır sürdürdüğü sürdürülebilir su yönetimi çalışmalarıyla kentin ana içme suyu kaynağı olan Yuvacık Barajı’nın yükünü azaltıyor. Günlük yaklaşık 650.000 metreküp olan Kocaeli’nin içme suyu ihtiyacının yalnızca 270.000 metreküpü Yuvacık Barajı’ndan karşılanırken kalan ihtiyaç ise alternatif kaynaklardan temin ediliyor. Bu başarıda; İSU’nun yeni arıtma tesisleri, içme suyu kuyuları, depo yatırımları, kaptaj çalışmaları, SCADA destekli otomasyon sistemleri ve kayıp-kaçakla mücadele projeleri önemli rol oynuyor. İSU, bu vizyonun devamı niteliğindeki kaynak suları temini projeleri ile alternatif su kaynaklarını devreye almada kararlı adımlar atıyor.</p>
<p>YILLIK 9 MİLYON METREKÜPLÜK YENİ KAYNAK<br />İSU Genel Müdürlüğünün Başiskele ilçesi Yuvacık bölgesinde gerçekleştirdiği çalışma sayesinde üst kotlarında yer alan ve Yuvacık Barajı havzasına dâhil olmayan doğal kaynak suları, modern altyapı sistemleriyle içme suyu şebekesine entegre edilerek yılda 9 milyon metreküp içme suyunu, sistemine dâhil etmeyi hedefliyor. Proje kapsamında toplam 25 bin 692 metre içme suyu hattı yapılması planlanırken bunun 17 bin 557 metresi 100 ila 400 milimetre çaplarındaki duktil borulardan, 8 bin 135 metresi ise 100 ila 700 milimetre çaplarındaki çelik borulardan oluşuyor. Bugüne kadar Doğantepe, Sultaniye, Camidüzü ve Serinlik Mahalleleri&#8217;nde yapılan çalışmalarla 11 bin 586 metre uzunluğundaki boru hattı tamamlanırken kalan 14 bin 106 metrelik bölüm için ise çalışmalar aralıksız devam ediyor. Ayrıca altyapı kapsamında 6 adet prekast maslak yapısı ile 50 metreküp hacimli prekast içme suyu deposu da inşa ediliyor.</p>
<p>GELECEĞİN SU POLİTİKASI BUGÜNDEN ŞEKİLLENİYOR<br />İSU Genel Müdürlüğü, suyun stratejik ve ikamesi olmayan bir kaynak olduğu bilinciyle yerel kaynakları koruma ve verimli kullanma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Kaynakların, israf yoluyla kaybını önleyen projeleriyle iklim değişikliğine karşı direnç oluşturan kurum, Yuvacık Baraj havzası dışında kalan doğal kaynakları da sisteme dâhil ederek şehrin içme suyu arz güvenliğini artırıyor. Su temininden arıtmaya, iletim hatlarından otomasyon sistemlerine kadar tüm süreçleri entegre biçimde yöneten İSU, çevreci altyapı yatırımlarıyla her damlayı korumayı esas alırken aynı zamanda toplumda tasarruf bilinci oluşturmak için de kararlılıkla çalışıyor.<br /> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isudan-yuvacik-barajina-9-milyon-metrekupluk-yeni-kaynak-574488">İSU&#8217;dan Yuvacık Barajı&#8217;na 9 Milyon Metreküplük Yeni Kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korku odaklı eğitim bu çağda suçu artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/korku-odakli-egitim-bu-cagda-sucu-artiriyor-574112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 09:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[çağda]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[Suça]]></category>
		<category><![CDATA[suçu]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zayıf aile bağları ve dijitalleşmenin çocukları suça ittiğini belirten Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Suça sürüklenen çocukların analizlerine baktığımız zaman en çok öne çıkan iki sebep var.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-odakli-egitim-bu-cagda-sucu-artiriyor-574112">Korku odaklı eğitim bu çağda suçu artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zayıf aile bağları ve dijitalleşmenin çocukları suça ittiğini belirten Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Suça sürüklenen çocukların analizlerine baktığımız zaman en çok öne çıkan iki sebep var. Birincisi zayıf aile bağları ikincisi ise dijitalleşme. Bu iki etken çocuğun erken yaşta gelişen ruhuna paralel olmayan bilgileri erken yaşta edinmesine yol açıyor. Çocuk bu bilgilerle karşılaştığında doğru kararlar veremiyor. Rehberlik edecek anne ve babasının yetersiz kalması, aile bağlarının zayıf olması çocuğun erken yaşta suç davranışına yönelmesine sebep oluyor. Suça aday hale geliyor ve suç etkileyecek unsurlar ortaya çıktığında çok rahatlıkla suça karışabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Bu dönemde kendi kimliğini arayıp bulma dönemine girerler”</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde çocukların kimlik karmaşası yaşadığını belirten Prof. Dr. Tarhan; “Çocuğun erken ergenlik dönemi genellikle 12 yaş civarında başlıyor. Bazı çocuklar ise 10-12 yaş arasında ergenliğe girebiliyor. Çocuk ergenliğe girdiğinde ‘Ben kimim? Nereye yönelmeliyim? Niçin?’ gibi sorular sorar. Bu dönemde kendi kimliğini arayıp bulma dönemine girerler. Bu süreçte bir kimlik karmaşası bir kimlik kaosu yaşar. Bu kimlik kaosu içerisinde hatalar yapar, düşer kalkar ve zamanla kendi kimliğini oluşturur. Toplumdan, ailesinden, sosyal etkileşimlerden etkilenir ve kendi kimliğini bulur. Bu çocuklar sadece bizim çocuklarımız değil yaşadığımız toplumun çocukları haline geliyorlar.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Günümüz gençleri eski kuşaklara göre daha kırılgan”</strong></p>
<p>Çocuklarda hesap verme duygusunun gelişmiş olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan; “Sosyoekonomik ortam elbette bir tür suça itici ortam oluşturuyor. Beklenti düzeyinin yüksek olması, aile bağlarının zayıflaması ve bu gibi durumlar çocuklardaki sorumluluk duygusunu zayıflatıyor. Yani çocuklarda hesap verme duygusu çok önemli. Küçük yaşta anneye, topluma ve aileye karşı bir hesap verme duygusu gelişmesi gerekiyor. Bu duygu çocukta zayıfladığında ise çocuk suça aday ve kırılgan bir hale geliyor. Günümüz gençleri eski kuşaklara göre daha kırılgan.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Birlikte zaman geçiren ailelerde suç ve şiddet olayları azalıyor”</strong></p>
<p>Ailelerin çocuklarıyla daha çok zaman geçirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan; şöyle devam etti:</p>
<p> “Birlikte zaman geçiren ailelerde suç ve şiddet olayları azalıyor. Ancak çocuklar artık nitelikli beraberlik istiyor sadece aynı odada oturmak yetmiyor. Herkesin elinde cep telefonu var. Bu nedenle ailelerin dijital detoks yapması gerekiyor. Haftada belli saatlerde belli günlerde çocukları dijital ortamdan mahrum bırakıp yüz yüze temas sağlamak önemli.</p>
<p>Yüz yüze sohbet ve paylaşım gerekiyor. Birlikte yanlışı ve doğruyu konuşmak, deneyimleri paylaşmak şart. Nitelikli beraberlik olan ailelerde, çocuk suça veya uyuşturucu bağımlılığı gibi olumsuz etkilere maruz kalsa bile hatasını fark edip geri dönebiliyor. Evin güvenli bir alan olması çok önemli. Çocuğun evi sevmesi gerekiyor. Eğer çocuk evini seviyorsa ve ev güvenli bir alansa, dışarıda suça yönelik bir durum olduğunda anne ve babasıyla konuşabiliyor. Çocuk bir iki deneme yapabilir ama dışarıdaki ilişkilerin sahte olduğunu fark ederek gerçek güveni ailede buluyor ve aileye dönüyor. Buradaki sihirli kavram, evin güvenli alan olması. Anne baba olarak artık eski çocuk eğitim yöntemlerini, kendi çağımızdaki çocuklara uygulayamayız. Günümüzün çocukları, farklı bir dönemde yaşıyor. Hatta Hazreti Ali’nin bir sözü var ‘Çocukları yaşadığı çağa göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin.’ Biz, ‘Ben annemden babamdan böyle gördüm.’ diye çocuklarımızı eğitirsek onları kaybedebiliriz. Bu nedenle çocukları 10-20 yıl sonra karşılaşacakları gerçekliğe göre yetiştirmeliyiz.”</p>
<p><strong>Çocukları korkutarak değil utanma ve merhametli olma duygularını güçlendirerek eğitelim!  </strong></p>
<p>Dışarıda mutluluğu arayan çocukların suça sürüklendiğini belirten Prof. Dr. Tarhan; “Suça ve şiddete yönelen ailelere baktığımızda aile bağlarının zayıf olduğunu görüyoruz. Ya parçalanmış aileler söz konusu ya da evde sürekli bir gerilim var. Çocuk evden korku ile geliyor. Korku odaklı eğitimin bu çağda suçu artırıyor, çocuğu aileden uzaklaştırıyor. Burada çocuğumuzu şımartmak da doğru değil. Çocukları korkutarak değil utanma ve merhametli olma duygularını güçlendirerek eğitelim. Çocuğumuzla laubali bir ilişki kurmak da uygun değil. Burada önemli olan çocuğumuzla hayat yolunda yol arkadaşı olabilmek. Ona büyük insan gibi davranacağız ama büyük insan davranışı beklemeyeceğiz. Çocuğunu dinleyebilen anne babalar, çocukla problemleri çok daha kolay çözebiliyor. Ancak günümüzde anne babalar sürekli zaman baskısı hissediyor ve çocuklarına çoğu zaman emirler ve buyruklarla yaklaşıyor. Bu durumda çocuk mutluluğu dışarıda arıyor. Dışarıda mutluluğu arayan çocuklar da kolaylıkla suça yöneliyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Devletin mevcut politikalarını değiştirmesi gerekiyor”</strong></p>
<p>Aile politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan; “Devletin mevcut politikalarını değiştirmesi gerekiyor. Aile politikalarının birliğinin ve bütünlüğünün yeniden gözden geçirilmesi şart. Zaten doğurganlık hızımız Avrupa’da dibe doğru düştü ve Türkiye’nin nüfusu ciddi şekilde azalma trendine girdi. Bu nedenle 2025 Aile Yılı ilan edildi. Yani bugüne kadar uygulanan aile politikaları masaya yatırılmalı ve yeniden çözümlenmeli. Ailenin güçlendirilmesi gerekiyor. En önemlisi kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalar yapılmalı. Kısa vadeli çalışmalar şu anda suça karışan ya da suça sürüklenen çocuklarla ilgili rehabilitasyon ve sosyal çalışmaları kapsamalı. Bu konuya ciddi şekilde projelerle destek sağlanmalı. Nasihatlerle ya da halkla ilişkiler çalışmalarıyla bu sorun çözülemez. Projelerle, planlı ve somut adımlarla yaklaşmak gerekiyor. Çocukların kendini kanıtlama ihtiyacı ve ergenlikte sosyal medyanın etkisine açık hale gelme durumu, olumlu alternatifler üretilerek yönetilmeli. Ancak bunun için ciddi kaynak ayrılması şart. Mevcut kaynaklar yeterli değil. Bu alana ayrılacak kaynak, Milli Savunmaya ayrılan kaynaktan daha önemsiz değildir.” diyerek sözlerini sonlandırdı. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/korku-odakli-egitim-bu-cagda-sucu-artiriyor-574112">Korku odaklı eğitim bu çağda suçu artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elektrik tüketiminin yüzde 85&#8217;i İZETAŞ&#8217;tan</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/elektrik-tuketiminin-yuzde-85i-izetastan-573242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Sep 2025 12:33:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[tedarik]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573242</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kurumlarının elektrik ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan sağlamak amacıyla faaliyet gösteren İZETAŞ büyümesini sürdürüyor. İzmir’in göz bebeği olma yolunda ilerleyen şirket, belediyenin yıllık elektrik tüketiminin yüzde 85’ini tedarik ediyor. Şirket böylelikle kentin enerji yönetiminde stratejik bir rol üstleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/elektrik-tuketiminin-yuzde-85i-izetastan-573242">Elektrik tüketiminin yüzde 85&#8217;i İZETAŞ&#8217;tan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kurumlarının elektrik ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan sağlamak amacıyla faaliyet gösteren İZETAŞ büyümesini sürdürüyor. İzmir’in göz bebeği olma yolunda ilerleyen şirket, belediyenin yıllık elektrik tüketiminin yüzde 85’ini tedarik ediyor. Şirket böylelikle kentin enerji yönetiminde stratejik bir rol üstleniyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, bağlı kurum ve şirketlerinin enerji ihtiyaçlarının yenilenebilir kaynaklardan sağlanması için faaliyet gösteren İZENERJİ bünyesindeki İzmir Elektrik Tedarik AŞ. (İZETAŞ) şirketi büyümeye devam ediyor. Şirket enerji tüketiminin doğa dostu, şeffaf ve izlenebilir bir şekilde yönetilmesine katkı sağlıyor. Şirket, kaynakların belediye bütçesi içerisinde kalmasına ve etkin bir şekilde kullanılmasına olanak da sağlıyor.</p>
<p><strong>Başkan Tugay’ın vizyonuna uygun performans</strong></p>
<p>İZETAŞ&#8217;ın fuarda yer alan standında ziyaretçilere yenilenebilir ve yeşil dönüşüm hakkında bilgi veriliyor. İZETAŞ’ın belediyenin iştiraki İZENERJİ bünyesinde hizmet veren bir kamu şirketi olduğunu söyleyen  İZENERJİ ve İZETAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Uzunoğlu, “Biz elektrik tedarik şirketiyiz. Başkanımız Cemil Tugay’ın temiz enerji vizyonu doğrultusunda bir hedefimiz var. Bu hedef yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretmek. 2030 hedefimiz karbon nötr bir şehir olmak. Yenilenebilir ve yeşil dönüşümün öncüsü bir şehir olacağız. İşte bu noktada hem elektriğimizi kendimiz üreteceğiz, Büyükşehir’in tüm ihtiyacını karşılayacağız hem de İZETAŞ şirketimiz bu enerjinin tedarikini yapacak” diye konuştu. </p>
<p><strong>Büyükşehir tüketiminin yüzde 85’i İZETAŞ’tan </strong></p>
<p>İZETAŞ’ın 2021’de kurulduğunu 2022’de faaliyete geçtiğini belirten Uzunoğlu, “O günden bugüne sürekli büyüyen, bugün itibariyle 460 milyon kilowatt saatlik (kWh) bir enerji tedarik kapasitesine sahip bir şirket. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yıllık toplam 560 milyon kWh bir tüketimi var. Bunun yüzde 85’ini İZETAŞ tek başına tedarikini gerçekleştiriyor. Zaten amacımız şu; İZETAŞ kamuya, sanayiye, ticarethanelere gerekirse bireysel kullanıcılara uygun koşullarda, güvenilir ve yeşil sertifikalı enerji tedarikini sağlamak” açıklamasında bulundu. </p>
<p><strong>Büyüme yolculuğu sürdürülüyor</strong></p>
<p>Enerji maliyetlerindeki artışın altını çizen ve herkesin çok dikkatli olması gerektiğini aktaran Uzunoğlu, İZETAŞ olarak danışmanlık hizmeti verildiğini aktarırken aynı zamanda kentte atılacak yeni adımlar hakkında konuştu. Uzunoğlu, “İZENERJİ bünyesinde bir projemiz var. İzmir’de bir enerji platformu oluşturmak istiyoruz. Bu platform ilçe belediyelerinin tamamını kapsıyor. İzmir’deki sivil toplum ve enerjiyle ilgili tüm kurumları da içine alacak bir platform olacak. Burada ilçe belediyeleriyle kurduğumuz yakın ilişki çerçevesinde İZETAŞ’ın çok büyük bir katkısı olacak. İZETAŞ’ın bir faaliyeti daha var, o da çok önemli. Biz yenilenebilir enerji kaynağı garantisi veriyoruz. Tedarik sağladığımız herkese anlaşma doğrultusunda bu sertifikayı veriyoruz. Verdiğimiz elektrik enerjisinin yenilenebilir kaynaktan elde edildiğine dair bir sertifika. Bu niçin önemli? İzmir’in bir yeşil dönüşüm hedefi var. Tüm kurumların karbon nötr hedefine ulaşma gayreti var. Çok yakında Avrupa Birliği (AB) tarafından gelecek olan yeni düzenleme kapsamında kurumlar bu tip sertifika sahibi olmak zorunda. İZETAŞ şirketi bütün faaliyetleriyle hedeflerine son derece verimli, etkili ve maliyetleri düşürücü şekilde tüm kurumlara hizmet veren göz bebeği bir şirketimiz. Daha da büyüyecek. İzmir’in tümüne hatta bölgeye hizmet verir hale getireceğiz” dedi. </p>
<p><strong>İZETAŞ hakkında</strong></p>
<p>İZETAŞ İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 100 iştiraki olarak 2021 yılında kuruldu ve aynı yıl EPDK’dan 20 yıllık elektrik tedarik lisansı aldı. 2022 yılı itibarıyla aktif olarak hizmet vermeye başlayan İZETAŞ, kuruluşundan itibaren yalnızca İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kurumlarının değil, aynı zamanda Türkiye’nin farklı bölgelerindeki kamu kurumları, sanayi kuruluşları, ticari işletmeler ve bireysel abonelerin elektrik arz güvenliğini sağlamak, elektrik piyasasındaki ani dalgalanmalara karşı koruma sunmak ve tüketilen elektriğin yenilenebilir kaynaklardan geldiğini belgelemek amacıyla elektrik tedariki ve danışmanlık hizmetleri sağladı. </p>
<p><strong>Tedarik kapasitesi her sene genişliyor</strong></p>
<p>Şirket 2022 yılında toplam 369 milyon kWh, 2023 yılında toplam 40 milyon kWh, 2024 yılında toplam 105 milyon kWh, 2025 yılının ilk altı ayında ise 211 milyon kWh elektrik tedariki sağladı. Güncel olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU Genel Müdürlüğü, ESHOT Genel Müdürlüğü ve belediyeye bağlı 12 iştirak dahil olmak üzere geniş bir kurum portföyüne elektrik tedariki sunuldu. Bunun yanında talep doğrultusunda farklı belediye kurumlarına da elektrik sağlandı. İZETAŞ’ın fark yarattığı en önemli alanlardan biri, YEK-G (Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Belgesi) sistemi oldu. Sertifikasyon sayesinde kurumlara sağlanan elektriğin yenilenebilir kaynaklardan geldiği belgelendi. Yalnızca elektrik arz güvenliği değil aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik de garanti altına alındı. Böylece İzmir’in elektrik tüketimi, doğa dostu bir yaklaşım çerçevesinde yönetilerek karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlandı. İZETAŞ olarak kurumlara ve halka, elektrik giderlerini kontrol altına almak için doğru fatura analizi ve danışmanlık hizmeti sunuldu. Gereksiz maliyetleri önleyerek tasarruf ve verimlilik sağlandı. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/elektrik-tuketiminin-yuzde-85i-izetastan-573242">Elektrik tüketiminin yüzde 85&#8217;i İZETAŞ&#8217;tan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EGDS denizleri kirletenleri affetmiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egds-denizleri-kirletenleri-affetmiyor-570508</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2025 15:46:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[gemi]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, gemi kaynaklı deniz kirliliğinin önüne geçmek amacıyla hayata geçirdiği Elektronik Gemi Denetleme Sistemi (EGDS) ile denizi kirletenlere göz açtırmıyor. 2025 yılının ilk 6 ayında denizi kirlettiği tespit edilen 17 gemiye idari para cezası uyguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egds-denizleri-kirletenleri-affetmiyor-570508">EGDS denizleri kirletenleri affetmiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, gemi kaynaklı deniz kirliliğinin önüne geçmek amacıyla hayata geçirdiği Elektronik Gemi Denetleme Sistemi (EGDS) ile denizi kirletenlere göz açtırmıyor. 2025 yılının ilk 6 ayında denizi kirlettiği tespit edilen 17 gemiye idari para cezası uyguladı.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 5 Temmuz 2023 tarihinde hayata geçirdiği EGDS sistemi Turizmin başkenti Antalya’da Akdeniz’in masmavi denizini temiz tutabilmek amacıyla 7/24 denizleri izliyor. Elektronik Gemi Denetleme Sistemi ile Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk sahasında yer alan doğuda Aksu Beşgöz Deresi ve batıda Göynük Çayı arasını PTZ ve termal kameralarla takip ederek denizlerin kirletilmesine izin vermiyor.</p>
<p><strong>DENİZLERİ KİRLETENE ANINDA MÜDAHALE</strong></p>
<p>Denizleri kirleten unsurları tespit etmek amacıyla kurulan sistem, 22 farklı noktada yerleştirilen 40X optik yakınlaştırma özelliğine sahip PTZ kameralar ve otomatik tanıma sistemine sahip termal kameralarla izleniyor. Ayrıca Balıkçı Barınağı’na kurulan, 90 mil menzilli su üstü radarı sayesinde geniş bir alan etkin şekilde takip ediliyor. Yaklaşık 3 kilometre mesafeden net ve yakın görüntü alabilen bu kameralar sayesinde, denizi kirleten gemiler anında tespit edilerek, müdahale tekneleriyle hızlı şekilde gerekli önlem alınıyor.</p>
<p><strong>PARA CEZALARI ÇEVRE PROJELERİNE KAYNAK OLUYOR</strong></p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetim Şube Müdürü Dr. Mustafa Yıldırım, gemi kaynaklı deniz kirliliğine yönelik uygulanan idari para cezalarının çevre projelerinde değerlendirildiğini belirterek, bu sayede hem denizlerin korunduğunu hem de çevresel sürdürülebilirlik için yeni projelere kaynak aktarıldığını söyledi. Dr. Yıldırım, “EGDS ile 2025 yılının ilk 6 ayında gemi kaynaklı deniz kirliliğine karşı 17 gemiye idari para cezası uygulandı. Sistem devreye alındığı 5 Temmuz 2023’ten bu yana ise 133 gemiye cezai işlem uygulandı” dedi.</p>
<p><strong>AMACIMIZ CEZA KESMEK DEĞİL CAYDIRICI OLMAK </strong></p>
<p>Başkan Danışmanı Çevre Yük. Müh. Lokman Atasoy da “Türkiye’de ilk olarak Belediyemizce kurulan sistemimiz örnek alınarak şimdi bazı kıyı belediyelerimizde hayata geçiriliyor. Hatta uluslararası platformlarda deneyimlerimizi paylaşmak üzere davetler alıyoruz. EGDS kısa sürede amacına ulaştığını görmek büyük memnuniyet verici. Şimdi bunu geliştirme zamanı. Yapay zekayı da kullanarak kapasitemizi güçlendirmek hedefindeyiz.  Amacımız ceza kesmek değil, caydırıcılığı arttırarak denizimizin temiz kalmasını sağlamak. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde denizimizin maviliği için mücadeleye devam ediyoruz” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egds-denizleri-kirletenleri-affetmiyor-570508">EGDS denizleri kirletenleri affetmiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSU, su tasarrufunda çağ atlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isu-su-tasarrufunda-cag-atliyor-569530</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 09:23:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arıtma]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[devreye]]></category>
		<category><![CDATA[kapasite]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[metreküp]]></category>
		<category><![CDATA[temin]]></category>
		<category><![CDATA[tesis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuraklıkla mücadele konusunda çalışmalarını ileri seviyeye taşıyan İSU, su tasarrufu kapsamında birçok projeyi tamamladı. Yeni içme suyu kaynaklarını devreye alan İSU, arıtma tesislerinde de kapasite artışına gitti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-su-tasarrufunda-cag-atliyor-569530">İSU, su tasarrufunda çağ atlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuraklıkla mücadele konusunda çalışmalarını ileri seviyeye taşıyan İSU, su tasarrufu kapsamında birçok projeyi tamamladı. Yeni içme suyu kaynaklarını devreye alan İSU, arıtma tesislerinde de kapasite artışına gitti.</p>
<p><b>HEM YATIRIM HEM TASARRUF</b><br />
Mevsimsel kuraklık sonrası barajlardaki su miktarının azalmasıyla harekete geçen İSU, susuzluk yaşanmaması adına birçok projeyi hayata geçirirken bir yandan da vatandaşları tasarrufa davet ediyor. Bu kapsamda yeni içme suyu kaynakları devreye alınırken arıtma tesislerinde de kapasite artışı yapıldı. Kayıp ve kaçakları da en aza indirmek için son teknolojiyi kullanan İSU, sanayi kuruluşlarında geri kazanım suyu kullanımını artıracak yatırımlarına da ağırlık verdi.</p>
<p><b>11 ADET SU KUYUSU AKTİF HALE GETİRİLDİ</b></p>
<p>Derince’de bulunan Çınarlıdere’nin suyunu arıtmak amacıyla inşa edilen “Çınarlı Konmodüler İçme Suyu Arıtma Tesisi” günlük 12.000 metreküp kapasiteyle hizmet vermeye başladı. Yaz aylarında Çınarlıdere’nin debisinin azalması ihtimaline karşı ise aynı bölgede alternatif kaynak oluşturmak için 6’sı mevcut, 5’i yeni olmak üzere toplam 11 derin su kuyusu devreye alındı. Bu kuyulardan sağlanan ham su, tesis üzerinden arıtılarak şehre verilmeye başlandı. Böylece Yuvacık Barajı üzerindeki su baskısının da azaltılması hedefleniyor.</p>
<p><b>KANDIRA, DERİNCE VE KÖRFEZ’E HAM SU KAYNAĞI TEMİNİ</b><br />
Kandıra’da bulunan Dudutepe Konmodüler İçme Suyu Arıtma Tesisinin kapasitesi 30.000 metreküpten günlük 42.000 metreküpe yükseltildi. Kandıra, Derince ve Körfez ilçelerinde artan su ihtiyaçları bu kapasite artışı ile karşılanıyor. Bu sayede Namazgâh barajından daha fazla ham su temin edilerek şehir şebekesine dâhil edildi.</p>
<p><b>AVLUBURUN’DA KAPASİTE ARTIŞI YAPILDI</b></p>
<p>Eylül ayında devreye alınacak olan Avluburun Konmodüler İçme Suyu Arıtma Tesisinde kapasite artışı yapıldı. Kartepe’de bulunan ve 22.500 metreküp kapasiteli olan mevcut içme suyu arıtma tesisinin kapasitesi, günlük 34.500 metreküpe yükseltildi. Kandıra, Kartepe ve İzmit ilçelerinde artan su ihtiyaçları yine bu kapasite artışı ile karşılanacak. Bu sayede daha fazla ham suyun temini yapılarak şehir şebekesine dâhil edilecek.</p>
<p><b>YENİ KAYNAKLAR İLE SU KRİZLERİ ÖNLENİYOR</b></p>
<p>Alternatif su kaynaklarını devreye almak için dere, kaynak ve yüzey suları üzerinde yeni içme suyu kaynakları devreye alındı. 2019-2025 yılları yapılan 357 kaptajla saniyede 384 litre, yıllık yaklaşık <strong>12 milyon 110 bin metreküp</strong> doğal içme suyu kazanımı sağlandı. Bu miktar, Yuvacık Barajı kapasitesinin yüzde 24’üne eşdeğer. Bu çalışmalar sayesinde içme suyu şebekesine entegre edilen yeni kaynaklar, yaz aylarında yaşanabilecek su krizlerinin önüne geçmekte önemli rol oynuyor.</p>
<p><b>KURAK DÖNEMLERDE SU KUYULARI DEVREYE ALINIYOR</b></p>
<p>2024 yılında yaşanan kuraklık döneminde devreye alınan 90 adet derin su kuyusundan geçtiğimiz yılda yaklaşık 9,1 milyon metreküp su temini sağlandı. 2025 yılında da devam eden kuraklık sebebiyle mevcut kuyulara ilave olarak 22 adet derin su kuyusu daha devreye alınarak aylık yaklaşık 570.000 metreküp su sisteme kazandırılarak kuyu suyu kapasitesi yüzde 15,5 artırıldı. 2025 yılında Ağustos ayı itibarıyla toplamda 112 adet derin su kuyusundan yaklaşık 6,5 milyon metreküp su temin edilerek sisteme aktarıldı.</p>
<p><b>KAYIP KAÇAKLAR DİJİTAL ORTAMDA İZLENİYOR</b></p>
<p>Kent genelinde ömrünü dolduran 253.074 metre içme suyu hattı yenilendi. 2024 yılında yüzde 23,89 olan kayıp-kaçak oranı, Temmuz 2025 itibarıyla yüzde 23,27’e düşürülerek 2.437.720 metreküp su tasarrufu sağlandı. SCADA, SUİS ve İKABİS gibi uygulamalar ile altyapı sistemleri, dijital ortamda izlenip yönetiliyor. SUİS programı sayesinde her bir depo ve alt izole bölgelerdeki fiziki kayıp kaçaklar su denge raporları hazırlanıp saha ekiplerince minimize ediliyor. İçme suyu şebekelerinde klor seviyesi, pH değeri ve debi ölçümleri SCADA sistemi ile anlık olarak izleniyor. Bu sayede hem su kalitesi hem de şebekedeki anlık değişimler kontrol altında tutuluyor.</p>
<p><b>GERİ KAZANIM SUYU YATIRIMLARI HIZ KAZANDI</b></p>
<p>2015 yılından bu yana sanayiye yönelik yapılan geri kazanım suyu yatırımları ile bugüne kadar toplam 136 milyon 348 bin 812 metreküp su yeniden ekonomiye kazandırıldı. Bu miktar, Yuvacık Barajı’nın iki buçuk katı su hacmine eşit. 2025 yılı ilk 7 ayında sanayide kullanılan suyun 6 milyon 419 bin metreküpü geri kazanım suyu ile sağlanarak içme suyundan yüzde 28 tasarruf elde edildi. Ford Otosan, Kroman Çelik ve Sarkuysan gibi sanayi devleriyle imzalanan protokollerle uygulama genişletildi.</p>
<p><b>TORAMANLAR GÖLETİ PROJESİ CAN SUYU OLDU</b></p>
<p>Tarımsal alanlara özel sulama hatları inşa edilerek şebeke suyunun bağ ve bahçelerde kullanılmasının önüne geçildi. Böylece yaz aylarında tarımsal faaliyet kaynaklı su baskısı azaltıldı. Yıllık 3 milyon metreküp suyun Toramanlar Gölet’e besleme havzasına temini sağlandı. İzmit ve Kandıra ilçelerinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere can suyu olan “Toramanlar Tarımsal Sulama Suyu Hattı” çalışmaları etaplar halinde sürdürülüyor. İzmit ve Kandıra ilçelerinde hayata geçirilen projeyle toplamda 2 bin 793 hektarlık alan sulama suyuna kavuşacak.</p>
<p><b>USULSÜZ SU KULLANIMLARININ ÖNÜNE GEÇİLİYOR</b></p>
<p>Toplumu bilinçlendirme ve kamuoyu duyuruları kapsamında vahşi sulamaya karşı cezai tedbirler uygulamaya konuldu. Kaçak su kullanımının önlenmesi için kurulan Kaçak Su Denetim Ekibi, düzenli saha kontrolleri yaparak tespit edilen usulsüz kullanımların önüne geçiyor. Bağ-bahçe-havuz-ortak yeşil alan (peyzaj) sulama gibi alanlarda yeni abonelik açılışları durduruldu. Mevcut olan abonelerin kontrol ve takibi yapılırken kamu kurumları ve şadırvanlara perlatör (su tasarruf aparatı) dağıtıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-su-tasarrufunda-cag-atliyor-569530">İSU, su tasarrufunda çağ atlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSU ve Ford Otosan&#8217;dan Örnek İş Birliği: Atık Su Arıtma Tesisi ile Çevreye ve Geleceğe Katkı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isu-ve-ford-otosandan-ornek-is-birligi-atik-su-aritma-tesisi-ile-cevreye-ve-gelecege-katki-566402</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 16:53:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[otosan]]></category>
		<category><![CDATA[sorumlu]]></category>
		<category><![CDATA[sular]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=566402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji ve üretim gücünü ekosistemle uyum içinde şekillendiren Ford Otosan, çevresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda su yönetimi alanında örnek bir adım daha atıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-ve-ford-otosandan-ornek-is-birligi-atik-su-aritma-tesisi-ile-cevreye-ve-gelecege-katki-566402">İSU ve Ford Otosan&#8217;dan Örnek İş Birliği: Atık Su Arıtma Tesisi ile Çevreye ve Geleceğe Katkı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji ve üretim gücünü ekosistemle uyum içinde şekillendiren Ford Otosan, çevresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda su yönetimi alanında örnek bir adım daha atıyor. 2030 hedefleri doğrultusunda araç başı temiz su tüketimini %40* oranında azaltmayı hedefleyen şirket, bu kapsamda Kocaeli’de önemli bir projeyi devreye aldı. Kocaeli yerleşkesinde kurulacak ileri arıtım teknolojilerine sahip modern tesis, üretimde kullanılan suyun kaynağını dönüştürerek doğal kaynak kullanımını azaltmayı hedefliyor.</p>
<p>Tesisle birlikte, İSU Yeniköy arıtma tesisinden alınacak arıtılmış evsel atık sular ileri seviyede yeniden arıtılarak, imalat hatları proseslerinde proses suyu olarak üretime kazandırılacak. Bu sayede temiz su tüketimi önemli ölçüde azaltılırken doğal kaynakların korunmasına da katkı sağlanacak. Proje, kamu ve özel sektör iş birliği açısından çevresel sürdürülebilirlik alanında örnek bir model olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Temiz Su Kullanımı Azalıyor, Sürdürülebilirlik Artıyor</strong></p>
<p>Projenin ilk etabında yıllık 400.000 ton temiz su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Tesisin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte bu rakamın yıllık 900.000 tona yükselmesi bekleniyor. Bu miktar, Gölcük ilçesinin yaklaşık bir aylık temiz su tüketimine eş değer olup, projenin bölgesel etkisini ve toplumsal faydasını da açıkça ortaya koyuyor. Geri kazanılan atık suların, Gölcük ve Yeniköy fabrikalarında proses suyu olarak yeniden kullanılması, sürdürülebilir üretim anlayışının güçlü bir örneğini sunuyor. Kurulacak sistemde ters osmoz ve MBR gibi ileri arıtım teknolojilerinden yararlanılarak, evsel atık sular, ters yıkama suları ve soğutma kulelerinin blöf suları gibi çeşitli kaynaklardan gelen atık sular geri kazanılacak.</p>
<p>Ford Otosan, 2022 yılında açıkladığı 2030 sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında; 2019’u baz alarak araç başına düşen temiz su tüketimini %40 azaltmayı taahhüt etti. Bu yeni tesis, Kocaeli yerleşkesinde bu hedefin gerçekleştirilmesinde kritik bir rol oynuyor.</p>
<p>Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir</strong>, şunları söyledi: “Su yönetimine yönelik uzun vadeli hedeflerimiz doğrultusunda devreye aldığımız bu proje, çevresel sürdürülebilirlik yaklaşımımızın somut bir yansıması. İklim kriziyle mücadelede en kritik kaynaklardan biri olan suyu sorumlu ve verimli şekilde yönetmek, yalnızca çevresel değil, toplumsal bir sorumluluk. Biz Ford Otosan olarak üretimdeki gücümüzü, çevreyle uyumlu ve ekosistemi gözeten uygulamalara dönüştürüyoruz. İSU ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, kamu-özel sektör el ele verdiğinde nasıl somut çevresel fayda yaratılabileceğinin güçlü bir örneği. Bu projeyle yalnızca su tasarrufu sağlamıyor, aynı zamanda yaşadığımız bölgenin su ekosistemini korumaya katkı sunuyoruz.”</p>
<p><strong>Sorumlu Su Yönetimiyle Ekosisteme Katkı</strong></p>
<p>Ford Otosan, “Gelecek Şimdi” vizyonu doğrultusunda çevresel sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimlerinin merkezine yerleştiriyor. Bu vizyonun temel taşlarından biri olan <strong>sorumlu su yönetimi</strong>, yalnızca üretim süreçlerinin verimliliğini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda doğal kaynakların korunmasına, yerel ekosistemlerin desteklenmesine ve toplumsal fayda yaratılmasına katkı sunuyor.</p>
<p>İklim krizi, kuraklık, su stresi ve ekolojik bozulma gibi küresel tehditlere karşı proaktif adımlar atan Ford Otosan; üretim faaliyetlerinin her aşamasında suyun döngüsel kullanımını destekleyen, veri temelli ve yenilikçi çözümler geliştiriyor.</p>
<p>2021 yılında yayımladığı Su Politikası ile;</p>
<ul>
<li>Ürün başına temiz su tüketimini azaltmayı,</li>
<li>Yeni projelerde yenilikçi ve sürdürülebilir su yönetim sistemlerini önceliklendirmeyi,</li>
<li>Su stresi yaşanan bölgelerde öncelikli olarak su yönetimine odaklanmayı taahhüt ediyor.</li>
</ul>
<p>WRI Aqueduct Su Riski Haritalama Atlası ile tüm lokasyonlar analiz edilerek Su Temini Eylem Planı oluşturuluyor. Bu planla, kuraklık ve su kesintileri gibi çevresel risklere karşı önleyici çözümler geliştiriliyor.</p>
<p>Türkiye ve Romanya’daki üretim tesislerinde ulusal ve uluslararası çevre regülasyonlarına tam uyum sağlanırken, ileri arıtım ve su geri kazanım teknolojilerine sürekli yatırım yapılıyor.</p>
<p>2026 yıl sonunda tamamlanmak üzere;</p>
<ul>
<li>ISO 14046 Su Ayak İzi Doğrulama Belgesi alınması,</li>
<li>Su tüketiminin en yoğun olduğu üretim süreçlerinin detaylı analiz edilmesi,</li>
<li>Bu alanlara yönelik verimlilik odaklı aksiyon planlarının hayata geçirilmesi hedefleniyor.</li>
</ul>
<p>Ford Otosan, sorumlu su yönetimi uygulamaları sayesinde su kaynaklarının korunması, biyoçeşitliliğin desteklenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadelenin sanayi ölçeğinde nasıl mümkün olabileceğini gösteren öncü bir model sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-ve-ford-otosandan-ornek-is-birligi-atik-su-aritma-tesisi-ile-cevreye-ve-gelecege-katki-566402">İSU ve Ford Otosan&#8217;dan Örnek İş Birliği: Atık Su Arıtma Tesisi ile Çevreye ve Geleceğe Katkı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: &#8220;Üniversiteyi ezber bozmak için okumalıyız!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-deniz-ulke-kaynak-universiteyi-ezber-bozmak-icin-okumaliyiz-562684</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 12:53:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bozmak]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[ezber]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[okumalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562684</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, üniversite tercih dönemindeki gençlerin zihnindeki "Neden üniversite okumalıyım?" sorusunu yanıtladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-deniz-ulke-kaynak-universiteyi-ezber-bozmak-icin-okumaliyiz-562684">Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: &#8220;Üniversiteyi ezber bozmak için okumalıyız!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, üniversite tercih dönemindeki gençlerin zihnindeki &#8220;Neden üniversite okumalıyım?&#8221; sorusunu yanıtladı.</p>
<p><strong>Neden üniversite okumalıyız?</strong></p>
<p>“Aslında, ‘Üniversite neden okumalıyız?’ derseniz, ezber bozmak için okumalıyız.” diyen Prof. Dr.  Kaynak, “Çünkü hayat görüşlerimizi şekillendiren bilgiler ve düşünceler, yukarıdan bir yerlerden dayatılıyor. Sürekli olarak zihin dünyamızın kalıplarını yıkıp içine bir şey dolduruyorlar. Üniversite eğitiminin bence en önemli özelliği, birbirinden çok farklı düşünce sistemlerini aynı anda edinebildiğiniz için, başkalarının sizin kafanızı bu kadar şekillendirmesine izin vermeme imkânına kavuşmanızdır.” dedi.</p>
<p><strong>Üniversite vizyonu, felsefesi olan eleştirel düşünceye açık bir yer olmalı</strong></p>
<p>Bilgi edinmenin başka bir şey olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Kaynak, şöyle devam etti:</p>
<p>“Google’dan, ChatGPT&#8217;den, her taraftan bilgi edinebilirsiniz. Aksine, bilgiyi aradan seçebilmek çok daha önemli hale gelmiş durumda. Çünkü kirli bilgi de var, yalan bilgi de var. Bu bilgiyi eleştirel bir bakış açısıyla yoğurabilmek, elde ettiğim bütün o verilerden bir anlam çıkartabilmek ve bunu bir ürüne dönüştürebilmek bir eğitim gerektiriyor. Eğitimsiz bilginin size hiçbir faydası olmayabilir. Ama bilgiyi nasıl kullanacağınızı bir eğitim süreciyle öğreniyorsanız, alaylıdan mektepliye geçmenin en önemli aşaması budur. Önce bilgiyi seçeceksiniz. Çünkü zehirli bilgi de çok salınıyor. Sırf sizin zihninizi zehirlemek, yanlış şeyler düşünmenizi sağlamak, sizi karamsarlaştırmak, aptallaştırabilmek için bir sürü bilgi salınıyor. O bilgilerin içerisinden kendinizi nasıl farklı, ayrıcalıklı ve üretken hale getireceksiniz? Ve bu hayata nasıl bir anlam katacaksınız? Mesele, yerküre üzerinde geçirdiğiniz süreye bir anlam katıp katmadığınızla ilgilidir. İşte o eğitimi almak, farklı görüşlerden almak ve harmanlayabilmek çok önemli. Bunu üniversite dışında bir yerde edinmek çok kolay değil.</p>
<p>Yeter ki doğru düzgün bir üniversite vizyonu, bir felsefesi olsun. Eleştirel düşünceye açık bir yer olsun. Bizim Kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Nevzat Tarhan hep aynı şeyi söyler: ‘Burası Birleşmiş Milletler gibi. Her düşünceden insan olmak zorunda.’ Üniversitenin sahibini eleştirebilecek akademi kadrosunun olduğu tek yer burası gibi geliyor bana. Bizim akademisyenlerimiz istediği sözü söyleyebilir. Bu özgürlük alanını öğrencilerimize de yayıyoruz.”</p>
<p><strong>Kötü dünya sendromu ve çalınan umutlar</strong></p>
<p>Prof. Dr. Kaynak, &#8220;kötü dünya sendromu&#8221; var odluğunu söyleyerek, “20. yüzyılda iki dünya savaşı, soğuk savaş, etnik çatışmalar, terör derken 150-200 milyon insan siyasi nedenle hayatını kaybetti. İnsanlar açlık, sefalet ve buhranlar yaşadı. İnsan ömrü ortalama 50-70 yıldı. Ama insanlar bugünkü kadar karamsar değildi. Şimdiki gençlere diyoruz ki, 120 yıl yaşayacaksınız, üstelik sağlıklı yaşayacaksınız. En büyük hastalıkları çözeceğiz. Yapay zekâ sayesinde daha kısa süre çalışıp kendinizi geliştirme imkânınız olacak. Ama gençler o kadar karamsar, o kadar mutsuz ve umutsuz ki. Neden? Çünkü bize sürekli olarak ‘bu dünya kötü’ bilgisi aktarılıyor. Sosyal medya hayatımıza böyle bir şey getirdi. Ama dünya öyle değil. Bakmayı da öğrenmek lazım. Belki de en umutlu olacağımız çağın içinde yaşıyoruz. Üniversitede umudu, umutsuzlukları yenmeyi, hayata anlam katmayı ve kötülüklerin içerisinden iyi şeyler bulabilmeyi öğrenmek ve direnmek lazım. Tabii üniversite meslek de edindirecek. Ama öğrenciler şunu bilmeli: Meslek kadar önemli olan yetenekler ve yetiler de var. Ben bu yaşıma gelmişim, hâlâ yapay zekâ kursları alıyorum, kodlama eğitimi almaya çalışıyorum. Çünkü dünya başka bir yere gidiyor. Bunu bilmeden artık uluslararası ilişkilerin anlaşılabileceğini düşünmüyorum.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zekâdan korkmayın, geri kalmaktan korkun!</strong></p>
<p>Yapay zekânın bir araç olduğunu bir hedef olmadığını da dile getiren Prof. Dr. Kaynak, “Birçok mesleği kolaylaştıracak ve nasıl kullandığınıza bağlı olarak size çok katkı yapabilecek bir araç. Ben bu dönem öğrencilerime, ‘ChatGPT kullanarak final ödevinizi hazırlayacaksınız’ dedim. Bu bir kopya sistemi değil. Herkes yapay zekâyı nasıl kullanacağını bilmek zorunda. Kullanmayı bilmeyenler daha akılsız olacak, ama kullanmayı bilenler uzaya öyle gidecekler. Teknolojiden korkmak yerine onu doğru, üretken ve tahrip etmeden kullanmak önemli. Korkacağınız tek şey geri kalmak. Korkmaktan korkun. Gençlere, ‘Bodoslama dalın, bu sistemin erken hareketlendiricileri sizlersiniz’ diyorum. Çünkü siz, bizim öğrenmeye çalıştığımız şeyin içine doğdunuz. Bizim yaş grubumuz korksun. Gençler niye korkuyor? Daha güzel bir dünya yaratmak onların misyonu. Ben gençlere güveniyorum ve bizim yaş grubumuzun sürekli bu gençleri kötülemesinden de rahatsızım. Bence bir kıskançlığımız var.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nin vizyonu</strong></p>
<p>Prof. Dr. Kaynak, interdisipliner, bütün bölümleri birbiriyle birleştirerek çalışan bir fakülte olduklarını ifade ederek, “Psikoloji, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Sosyoloji, Tarih, Felsefe, Mütercim-Tercümanlık ve bu sene açtığımız Yönetim Bilişim Sistemleri bölümlerimiz var. Mühendislik fakültemizle el birliği içinde ne tek başına sosyal bilimin ne de tek başına mühendisliğin yeterli olduğu anlayışıyla hareket ediyoruz. Çok renkli bir fakültemiz var ve öğrenci memnuniyeti yüksek, ortamımız güzel. Hocalarla öğrenciler iç içe. Bolca da eğleniyoruz. Yaza merhaba, kışa merhaba, hepsini yapıyoruz. Çünkü neşe, hayatın merkezidir. Neşedir üretkenliğin kaynağı. Somurtkanlık, karamsarlık, öfke, bunlardan hiçbir şey çıkmaz. Neşe, canlılık, enerji, dayanışma; bunların hepsi umuda yönelmedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Pozitif psikoloji ve zihinsel direnç</strong></p>
<p>“Pozitif psikoloji bizim marka değerimiz.” diyen Prof. Dr. Kaynak, “Dünyaya pozitif bakmak, onu pozitif anlamlandırmak. Çünkü çok yoğun bir negatif bombardıman var. Brookings Enstitüsü’nün bir raporuna göre, ruh sağlığı sorunları için dünyada harcanan para 5 trilyon dolar ve bu rakamın 2030’da 16 trilyon dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Belli ki bir bombardıman var. Büyük bir depresyon, büyük bir umutsuzluk salgını var. Buna karşı dirençli bir toplum yaratabilmek de önemli. Biz üniversite olarak öğrencilerimizin mutsuz ve umutsuz olmasına izin vermek istemiyoruz. Ben bu karamsarlık pompalama işinin bir istihbarat faaliyeti olduğunu düşünüyorum. İnsanlar umutlarını kaybettiklerinde mutluluk arayışını haplara, uyuşturucuya, saçma sapan bağlantılara yönlendiriyorlar. Buna karşı direnebilmek için bunu anlayıp yorumlayabilmek önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Aday öğrencilere mesaj</strong></p>
<p>Aday öğrencilere seslenen Prof. Dr. Kaynak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Hayat tercihlerinizin çok önemli bir aşamasına geldiniz. Kuşkusuz her tercih bir vazgeçiştir. Yanlış tercihler de yapabilirsiniz; hayatınızın her döneminde vazgeçmek ve yeniden yola koyulmak gibi bir alternatifiniz var. Ama iyi düşünüp kendi kariyerinize, yeteneklerinize ve karakterinize uygun bir üniversite tercihi yaparsanız zaman kazanmış olursunuz. Hepinize başarılı, sağlıklı tercihler diliyorum. Güzel bir hayatınız olsun. Her şeyden önce insan&#8230; Ama insan derken, her şeyi talep eden, mutluluk yerine hazları tercih eden, aşırı iştahlı, obur insanlardan söz etmiyorum. Hayata olumlu anlamlar katabilen, gerçek insanlığın peşinde koşabilen insanlar. Önce o tür insanlar. Gerçek insan gibi, insanca davranabilen insan&#8230;”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-deniz-ulke-kaynak-universiteyi-ezber-bozmak-icin-okumaliyiz-562684">Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: &#8220;Üniversiteyi ezber bozmak için okumalıyız!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim ve Teknolojiye 2025’te Daha Fazla Kaynak: 236,3 Milyar TL</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilim-ve-teknolojiye-2025te-daha-fazla-kaynak-2363-milyar-tl-561587</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 10:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561587</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK verilerine göre, 2024 yılında merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge faaliyetlerine 178,6 milyar TL harcandı. 2025 yılı için ise 236,3 milyar TL ödenek ayrıldı. Ar-Ge harcamalarından en büyük payı üniversiteler aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-ve-teknolojiye-2025te-daha-fazla-kaynak-2363-milyar-tl-561587">Bilim ve Teknolojiye 2025’te Daha Fazla Kaynak: 236,3 Milyar TL</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan merkezi yönetim bütçesi verilerine göre, 2024 yılında Ar-Ge faaliyetleri için 178 milyar 580 milyon TL harcama yapıldı.</p>
<p>Bu miktar, merkezi yönetim bütçesinin yüzde 1,51’ini oluştururken, 43 trilyon 410 milyar 514 milyon TL’lik Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı yüzde 0,41 oldu. 2025 için ise bütçe başlangıç ödeneklerine dayanarak 236 milyar 262 milyon TL’nin Ar-Ge’ye tahsis edilmesi öngörülüyor.</p>
<p>2024’te Ar-Ge harcamalarının yüzde 68,3’ü genel bilgi gelişimi için üniversitelere ayrıldı. Bunu yüzde 9,3 ile endüstriyel üretim ve teknoloji, yüzde 5,2 ile genel bilgi gelişimi (diğer kaynaklar), yüzde 4,3 ile tarım ve yüzde 4,0 ile savunma izledi. 2025 tahsisatlarında ise üniversitelere yüzde 69,5’lik pay ayrılması bekleniyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/bilim-ve-teknolojiye-2025te-daha-fazla-kaynak-2363-milyar-tl-0-Z9Smp1zF.jpeg"></p>
<p>Endüstriyel üretim ve teknoloji yüzde 7,9 ile ikinci, genel bilgi gelişimi (diğer kaynaklar) yüzde 5,4, tarım yüzde 4,8 ve savunma yüzde 3,6 ile takip ediyor.</p>
<p>2024’te uluslararası Ar-Ge programlarına 1,03 milyar TL ayrıldı; en büyük pay 461 milyon TL ile uluslararası Ar-Ge kuruluşlarına giderken, 367 milyon TL ikili/çok taraflı programlara, 202 milyon TL Avrupa programlarına aktarıldı. 2025’te bu miktar 1,17 milyar TL’ye yükseldi; 500 milyon TL ikili/çok taraflı programlara, 475 milyon TL kuruluşlara, 198 milyon TL Avrupa programlarına tahsis edilecek.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/08/bilim-ve-teknolojiye-2025te-daha-fazla-kaynak-2363-milyar-tl-1-RPwVfqxT.jpeg"></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-ve-teknolojiye-2025te-daha-fazla-kaynak-2363-milyar-tl-561587">Bilim ve Teknolojiye 2025’te Daha Fazla Kaynak: 236,3 Milyar TL</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>QNB Leasing, Yeşil Dönüşüm ve KOBİ Finansmanı İçin 130 Milyon Euro Kaynak Sağladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/qnb-leasing-yesil-donusum-ve-kobi-finansmani-icin-130-milyon-euro-kaynak-sagladi-560150</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 09:43:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[euro]]></category>
		<category><![CDATA[finansmanı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kobi]]></category>
		<category><![CDATA[leasing]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[qnb]]></category>
		<category><![CDATA[sağladı]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560150</guid>

					<description><![CDATA[<p>QNB Leasing, FMO (Hollanda Girişimcilik Kalkınma Bankası) liderliğinde sağlanan 130 milyon Euro tutarındaki sendikasyon kredisi ile Türkiye'de sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacak önemli bir adım attı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-leasing-yesil-donusum-ve-kobi-finansmani-icin-130-milyon-euro-kaynak-sagladi-560150">QNB Leasing, Yeşil Dönüşüm ve KOBİ Finansmanı İçin 130 Milyon Euro Kaynak Sağladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>QNB Leasing, FMO (Hollanda Girişimcilik Kalkınma Bankası) liderliğinde sağlanan 130 milyon Euro tutarındaki sendikasyon kredisi ile Türkiye&#8217;de sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacak önemli bir adım attı. </p>
<p>FMO liderliğinde sağlanan sendikasyon kredisi kapsamında, İtalyan Kalkınma Bankası Cassa Depositi e Prestiti (CDP) paralel kredi veren olarak yer alırken; finansal kapsayıcılık, iklim finansmanı ve mikrofinans alanlarında uzmanlaşmış yatırım kuruluşları olan ResponsAbility Investments, Global Climate Partnership Fund, BlueOrchard Microfinance Fund ve Atlantic Forfaiting de B-loan katılımcısı olarak sürece dahil oldu. Bu çok paydaşlı yapı, QNB Leasing’in küresel ölçekte sürdürülebilir finans alanında kurduğu güçlü ve uzun soluklu iş birliklerinin bir yansıması niteliğini taşıyor. QNB Leasing, bu kaynakla sürdürülebilir kalkınmayı önceliklendiren reel sektör projelerine daha geniş ölçekte katkı sağlamayı hedefliyor.</p>
<p>QNB Leasing Genel Müdürü Osman Taş, düzenlenen imza töreninde yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>“QNB Leasing olarak uzun süredir sürdürülebilir kalkınmayı odağına alan bir finansman modeli benimsiyoruz. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklerken, geniş bir yelpazede orta ve küçük işletmelere ulaşmayı önceliklendiriyoruz. Finansmana erişimde adaleti gözeten, üretimi destekleyen ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmayı hedefleyen bir anlayışla çalışıyoruz. Uluslararası ölçekte kurduğumuz bu güçlü iş birliği, bu vizyonun uzun vadeli bir stratejiye dönüştüğünün en somut örneklerinden biri.&#8221;</p>
<p>FMO Doğu Avrupa, Orta Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölge Müdürü, Ruhi Coşgun, şu açıklamada bulundu: “QNB Leasing’i desteklemeye devam etmekten ve onları daha geniş bir kreditör tabanıyla buluşturmaktan memnuniyet duyuyoruz. QNB Leasing ile uzun yıllara dayanan ilişkimiz, Türkiye’de sürdürülebilir finansmanın ilerletilmesinde belirleyici oldu ve bu birlik kredi imkânı iş birliğimizde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor.” Mevcut jeopolitik zorluklara rağmen, FMO ve ortakları, bölge genelinde sürdürülebilir enerji altyapısının geliştirilmesi ve finansal kapsayıcılığın teşvik edilmesi hususunda QNB Leasing’i destekleme taahhütlerini kararlılıkla sürdürmektedir.</p>
<p>CDP’de Uluslararası Kalkınma İşbirliği için Kamu, Kurumsal ve Finansal Kurumlar Finansmanı Başkanı Cristina Morelli ise şu değerlendirmede bulundu: “Bu finansal işlem, KOBİ’lerin finansmana erişiminin genişletilmesinde kilit rol oynayan leasing  gibi yenilikçi araçlar aracılığıyla finansal kapsayıcılığı teşvik etme konusundaki güçlü taahhüdümüzü yansıtmaktadır. Türkiye’nin sürdürülebilir ekonomik büyümesi için stratejik bir sektör olan enerji verimliliği alanındaki yatırımları desteklemekten özellikle gurur duyuyoruz.”</p>
<p>Bu finansman, sadece bir kaynak değil, aynı zamanda uluslararası güvenin bir yansıması. QNB Leasing sunduğu esnek finansman modelleri ile KOBİ’lere, sürdürülebilir yatırımlara, dünyaya iyi gelecek projelere erişimi önceliklendirirken; aynı zamanda ülkemizin yeşil dönüşüm sürecine katkı sunmaya kararlığını ortaya koyuyor. QNB Leasing, Türkiye’nin ekonomik ve çevresel kalkınmasına uzun vadeli değer yaratacak çözümlerle destek olmaya devam ediyor.</p>
<p>QNB Leasing, rüzgâr türbinlerinden güneş enerjisi santrallerine, yeni nesil iş makinelerine kadar geniş bir yelpazede leasing çözümleri sunuyor. Bu yeni kredi ile QNB Leasing, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine katkı sağlayan yatırımları daha geniş ölçekte finanse edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/qnb-leasing-yesil-donusum-ve-kobi-finansmani-icin-130-milyon-euro-kaynak-sagladi-560150">QNB Leasing, Yeşil Dönüşüm ve KOBİ Finansmanı İçin 130 Milyon Euro Kaynak Sağladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Vefa Programı’ndan SYDV’lere Rekor Kaynak: 2,7 Milyar Lira</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulusal-vefa-programindan-sydvlere-rekor-kaynak-27-milyar-lira-556751</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 11:03:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[lira]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[programından]]></category>
		<category><![CDATA[rekor]]></category>
		<category><![CDATA[sydvlere]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556751</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yürütülen Ulusal Vefa Programı kapsamında, Temmuz ayında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına (SYDV) 898 milyon lira kaynak aktarıldığını, yılın toplamında ise 2,7 milyar lira destek sağlandığını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-vefa-programindan-sydvlere-rekor-kaynak-27-milyar-lira-556751">Ulusal Vefa Programı’ndan SYDV’lere Rekor Kaynak: 2,7 Milyar Lira</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ulusal Vefa Programı ile ihtiyaç sahibi olup temel ihtiyaçlarını ve kendi öz bakımını yerine getiremeyen yaşlı, engelli ve ağır kronik hastalığı bulunan vatandaşlara destek olduklarını vurguladı.</p>
<p>Sosyal hizmet modellerini vatandaşların ihtiyaçları ve günün koşulları doğrultusunda geliştirmeye çalıştıklarının altını çizen Bakan Göktaş, bu kapsamda hayata geçirilen Ulusal Vefa Programı’nın 2022 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın tensipleriyle ulusal program haline getirildiğini hatırlattı. Vefa Programı ile ihtiyaç sahibi olup temel ihtiyaçlarını yerine getiremeyen yaşlı, engelli ve ağır kronik hastalığı olan vatandaşları düzenli periyotlarla ziyaret ederek ev ve kişisel temizliklerinin sağlandığını belirten Bakan Göktaş, çalışmaları yürüten vefa destek gruplarının büyük bölümünün kadınlardan, sosyal yardım alan veya geriatri bölümü mezunları ile yaşlı bakımı konusunda sertifika sahibi personelden oluştuğunun altını çizdi.</p>
<p>Bakan Göktaş, Vefa Programı’nın, 60 yaş üzeri vatandaşlar, engelliler, yalnız yaşayan yardıma muhtaç bireyler ve üçten fazla 16 yaş altı çocuğu bulunan tek ebeveynli aileler gibi kırılgan gruplara odaklandığını belirterek, programa başvurmak isteyen ihtiyaç sahibi vatandaşların, bulundukları il veya ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına (SYDV) başvurarak hizmetten faydalanabildiğini ayrıca, vakıf personelinin sahada yürüttüğü çalışmalar ve ev ziyaretleri aracılığıyla tespit edilen vatandaşların da program kapsamına alındığını bildirdi.</p>
<p><strong>VEFA PROGRAMI KAPSAMINDA BU YIL ŞU ANA KADAR 2.7 MİLYAR LİRA AKTARILDI</strong></p>
<p>Yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların temel ve zaruri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hayata geçirilen Ulusal Vefa Programı’nın bu yılki bütçesi için 3,8 milyar lira kaynak ayırdıklarını hatırlatan Bakan Göktaş, bu kapsamda Temmuz ayında aktarılan 898 milyon lira kaynak ile birlikte şu ana kadar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına (SYDV) 2.7 milyar lira kaynak aktardıklarını açıkladı.</p>
<p>Vefa Programı’ndan bugüne kadar 128 bin vatandaşın yararlandığını bildiren Bakan Göktaş, &ldquo;Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın huzurlu bir hayat sürmeleri ve toplumsal hayata katılımlarını artırmak amacıyla her zaman yanlarında olmaya gayret ediyoruz&rdquo; dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulusal-vefa-programindan-sydvlere-rekor-kaynak-27-milyar-lira-556751">Ulusal Vefa Programı’ndan SYDV’lere Rekor Kaynak: 2,7 Milyar Lira</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evde Bakım İçin 5,3 Milyar TL’lik Kaynak Aktarıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/evde-bakim-icin-53-milyar-tllik-kaynak-aktarildi-554385</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2025 09:47:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aktarıldı]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[tllik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Evde Bakım Yardımı'nın 2006 yılından bu yana engelli bireylerin öncelikle aile ortamında desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen önemli bir aile odaklı bakım hizmeti olduğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/evde-bakim-icin-53-milyar-tllik-kaynak-aktarildi-554385">Evde Bakım İçin 5,3 Milyar TL’lik Kaynak Aktarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evde Bakım Yardımı kapsamında 2025 yılı Ocak-Temmuz döneminde hak sahibi başına aylık 10 bin 125 lira ödeme yapıldığını hatırlatan Bakan Göktaş, &ldquo;Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 5,3 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırdık. Hali hazırda 536 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı’ndan yararlanıyor. Yapılan bu ödemeyle birlikte 2025 yılı içinde bugüne kadar toplam 37,4 milyar liralık destek sağladık. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum.&rdquo; dedi.</p>
<p><strong>EVDE BAKIM YARDIMI 11 BİN 702 LİRAYA YÜKSELDİ</strong></p>
<p>Bakan Göktaş, Temmuz ayı memur maaş katsayısındaki yeni düzenlemeyle Evde Bakım Yardımı’nın 11 bin 702 liraya yükseldiğini belirterek, artışlı ödemelerin Ağustos ayında hak sahiplerinin hesaplarına yatırılacağını bildirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/evde-bakim-icin-53-milyar-tllik-kaynak-aktarildi-554385">Evde Bakım İçin 5,3 Milyar TL’lik Kaynak Aktarıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vakıf Leasing&#8217;ten Türkiye Ekonomisine 40 Milyon Euro&#8217;luk Yeni Kaynak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakif-leasingten-turkiye-ekonomisine-40-milyon-euroluk-yeni-kaynak-547207</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 09:36:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomisine]]></category>
		<category><![CDATA[euroluk]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[leasingten]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vakıf]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547207</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası finans çevrelerinde güvenilirliği ve etkinliğiyle öne çıkan Vakıf Leasing, Türk leasing sektörünün küresel ölçekteki temsilcisi olma misyonunu kararlılıkla sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakif-leasingten-turkiye-ekonomisine-40-milyon-euroluk-yeni-kaynak-547207">Vakıf Leasing&#8217;ten Türkiye Ekonomisine 40 Milyon Euro&#8217;luk Yeni Kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası finans çevrelerinde güvenilirliği ve etkinliğiyle öne çıkan Vakıf Leasing, Türk leasing sektörünün küresel ölçekteki temsilcisi olma misyonunu kararlılıkla sürdürüyor. Vakıf Finansal Kiralama A.Ş., bu vizyonun bir yansıması olarak Bank of Bahrain and Kuwait B.S.C. (BBK) ile yıllardır süregelen güçlü iş birliğini 40 milyon Euro tutarındaki yeni bir kredi anlaşmasıyla daha da ileri taşıdı. Gerçekleştirilen bu stratejik işlem, Vakıf Leasing’in yurt dışı kaynak çeşitliliğini artırma ve uluslararası fon akışını Türkiye ekonomisine yönlendirme hedefinin önemli bir kilometre taşı niteliğinde.</p>
<p><strong>Vakıf Leasing ve BBK arasında orta vadeli fonlama ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak yapılandırılan bu yeni kaynak, şirketin güçlü bilanço yapısını desteklerken, reel sektörün yatırım odaklı finansman ihtiyacına yönelik etkin çözümler sunma kapasitesini de artıracak. Yeni anlaşma, </strong>sadece şirketin büyüme hedeflerine katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye’nin üretim, istihdam ve kalkınma süreçlerine de doğrudan destek sunacak.</p>
<p>Vakıf Leasing ile BBK arasındaki bu iş birliği, yıllara dayanan güven, karşılıklı anlayış ve uzun vadeli vizyon doğrultusunda inşa edilen finansal ortaklığın yeni bir yansıması niteliğinde. Söz konusu kredi işlemi, kurumlar arasında bugüne kadar tesis edilen güven ilişkisini daha da ileri taşırken, sürdürülebilir finansman alanındaki güçlü sinerjiyi de gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Vakıf Leasing Genel Müdürü Metin Özetci: “Türkiye’nin yatırım iklimini güçlendirmeye ve sürdürülebilir ekonomik büyümeye öncülük etmeye devam edeceğiz”</strong></p>
<p>Önümüzdeki dönemde de uluslararası finansal iş birliklerini çeşitlendirerek Türkiye ekonomisinin üretkenliğini ve rekabet gücünü artırmaya yönelik finansal çözümler geliştirmeye kararlılıkla devam edecek<strong>lerini kaydeden Vakıf Leasing Genel Müdürü Metin Özetci, </strong>anlaşmaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: </p>
<p><strong>“Bank of Bahrain and Kuwait ile uzun yıllardır süregelen güçlü iş birliğimiz, ortak vizyon, karşılıklı güven ve saygı temelinde gelişmeye devam ediyor. </strong>Bu yeni kaynak anlaşması, sadece fonlama çeşitliliğimizi artırmakla kalmıyor; aynı zamanda müşterilerimize daha rekabetçi ve esnek finansman olanakları sunmamıza da zemin hazırlıyor. Vakıf Leasing olarak, küresel finans ekosisteminde sağlam ve sürdürülebilir iş birlikleri tesis etme kararlılığımızla, Türkiye’nin yatırım iklimini güçlendirmeye, sürdürülebilir ekonomik büyümeye öncülük etmeye ve reel sektöre yenilikçi, katma değer yaratan finansman çözümleri sunmaya devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakif-leasingten-turkiye-ekonomisine-40-milyon-euroluk-yeni-kaynak-547207">Vakıf Leasing&#8217;ten Türkiye Ekonomisine 40 Milyon Euro&#8217;luk Yeni Kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sözcüklerin dünyasıyla mekânın haritasını bir araya getiren eşsiz bir kaynak: &#8220;Edebî Coğrafya&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sozcuklerin-dunyasiyla-mekanin-haritasini-bir-araya-getiren-essiz-bir-kaynak-edebi-cografya-542054</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 08:09:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[edeb]]></category>
		<category><![CDATA[eşsiz]]></category>
		<category><![CDATA[getiren]]></category>
		<category><![CDATA[haritasını]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[meknın]]></category>
		<category><![CDATA[sözcüklerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542054</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Edebî Coğrafya” isimli kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Sheila Hones’un kaleme aldığı, Aytek Sever’in dilimize çevirdiği bu çalışma, edebiyat tarihinin vazgeçilmez bir boyutu hâline gelen “edebî coğrafya” kavramına odaklanıyor ve haritalama, mekânsallık ve hayali coğrafyalar gibi konuları derinlemesine inceliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sozcuklerin-dunyasiyla-mekanin-haritasini-bir-araya-getiren-essiz-bir-kaynak-edebi-cografya-542054">Sözcüklerin dünyasıyla mekânın haritasını bir araya getiren eşsiz bir kaynak: &#8220;Edebî Coğrafya&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), </strong><em><strong>“Edebî Coğrafya”</strong></em><strong> isimli kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Sheila Hones’un kaleme aldığı, Aytek Sever’in dilimize çevirdiği bu çalışma, edebiyat tarihinin vazgeçilmez bir boyutu hâline gelen “edebî coğrafya” kavramına odaklanıyor ve haritalama, mekânsallık ve hayali coğrafyalar gibi konuları derinlemesine inceliyor.  Coğrafya ve edebiyat disiplinlerinin kesişiminde yer alan “yakın” ve “uzak” okuma tanımları üzerinden, disiplinler arası çalışmaların kavramlara getirdiği yenilikçi bakış açılarını sorguluyor. 19. yüzyıldan günümüze edebî metinlerle yapılan coğrafi çalışmaları ele alırken, temel terim ve kavramlara dair kapsamlı bir analiz sunuyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin edebiyat kitaplığı, Sheila Hones’un yazdığı <em>“Edebî Coğrafya”</em> isimli eserle genişlemeye devam ediyor. Edebiyat tarihinin vazgeçilmez bir boyutu hâline gelen “edebî coğrafya” kavramına odaklanan kitap, haritalama, mekânsallık ve hayali coğrafyalar gibi konuları derinlemesine inceliyor. Coğrafya ve edebiyat disiplinlerinin kesişiminde yer alan bu eser, “yakın” ve “uzak” okuma tanımları üzerinden, disiplinler arası çalışmaların kavramlara getirdiği yenilikçi bakış açılarını da sorguluyor. 19. yüzyıldan günümüze edebî metinlerle yapılan coğrafi çalışmaları ele alırken, temel terim ve kavramlara dair kapsamlı bir analiz sunuyor. <em>“Edebî Coğrafya”</em>, hem edebiyat araştırmacıları hem de coğrafyacılar için sözcüklerin dünyasıyla mekânın haritasını bir araya getirerek disiplinlerin sınırlarını aşan eşsiz bir kaynak. Edebiyatın mekânı nasıl şekillendirdiğini ve mekânın edebiyat üzerindeki etkilerini keşfetmek isteyen okurlar için bu kitap, VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle raflarda!</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“1990’larda ve 2000’lerin başında beşerî coğrafyadan kaynağını alan edebî coğrafya biçimi, o zamanlar “yeni kültürel coğrafya” olarak anılan alanın yükselişine paralel olarak ikinci bir yenilenme dönemi yaşadı. Bu kültürel coğrafya biçiminin “yeni”liği, büyük ölçüde Birleşik Krallık merkezli girişimin, 1920’lerde UCLA Berkeley’de Carl Sauer tarafından geliştirilen ABD merkezli daha eski bir kültürel coğrafya biçiminden kopmuş olmasında yatar. Sauer’ın kültürel coğrafyası, “doğal bir peyzajda kültürel bir topluluk tarafından şekillendirilmiş” farklı alanlara odaklanmıştı; burada doğal alan ortamı sağlarken yerel yaşam tarzı (kültür) aktörü/faili sağlıyordu ve sonuç da “kültürel peyzaj” oluyordu. Buna karşılık “yeni kültürel coğrafya,” “kültürel farklılıkların in san dünyasını nasıl oluşturduğuna” odaklanmıştı.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong> </p>
<p>Sheila Hones, Manchester Üniversitesi’nde İngiliz ve Amerikan Edebiyatı alanında lisans derecesini tamamladıktan sonra, ABD’de Clark Üniversitesi’nde yüksek lisansını yapmıştır. Amerikan Çalışmaları alanındaki doktora derecesini ise Boston Üniversitesi’nden almıştır. Hâlen Tokyo Üniversitesi’nde akademik çalışmalarını sürdüren Dr. Hones, araştırmalarında coğrafya, mekân, yer, yazma ve okuma kavramları üzerine yoğunlaşmaktadır. Araştırmaları, Amerikan edebiyatı ve Amerikan çalışmaları çerçevesinde, özellikle kurgu metinlerin ve akademik uygulama coğrafyalarının kesişim noktalarında metinlerin coğrafya ile etkileşimini incelemektedir.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Edebî Coğrafya</strong></p>
<p><strong>Yazar: Sheila Hones</strong></p>
<p><strong>Çeviri: Aytek Sever</strong></p>
<p><strong>Kategori: Edebiyat</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Mecnun Kandemir</strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Dr. Hazal Bozyer</strong></p>
<p><strong>Sayfa Sayısı: 240 </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sozcuklerin-dunyasiyla-mekanin-haritasini-bir-araya-getiren-essiz-bir-kaynak-edebi-cografya-542054">Sözcüklerin dünyasıyla mekânın haritasını bir araya getiren eşsiz bir kaynak: &#8220;Edebî Coğrafya&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yiğit&#8217;ten öğrencilere yardımcı kaynak desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yigitten-ogrencilere-yardimci-kaynak-destegi-532399</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 09:03:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[yardımcı]]></category>
		<category><![CDATA[yiğitten]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=532399</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, bu yıl Liselere Geçiş Sınavı (LGS) ile üniversite öncesi Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testi (AYT)’ne girecek öğrencilere, son 5 yılın sınavlarda çıkan sorularını içeren yardımcı kitap armağan ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yigitten-ogrencilere-yardimci-kaynak-destegi-532399">Yiğit&#8217;ten öğrencilere yardımcı kaynak desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, bu yıl Liselere Geçiş Sınavı (LGS) ile üniversite öncesi Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testi (AYT)’ne girecek öğrencilere, son 5 yılın sınavlarda çıkan sorularını içeren yardımcı kitap armağan ediyor. İlçede bu sınavlara girecek öğrenci sayısını tespit eden belediye, 20 Mayıs 2025 Salı gününden itibaren yardımcı kitapları dağıtmaya başlayacak. Öğrenciler kitapları, belediye hizmet binasından öğrenci kartlarını göstererek teslim alabilecekler. Öğrencilere destek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, ”Öğrencilerimizin her biri, bizim gururumuzdur. Eğitim yolculuklarında az da olsa katkı koyabilirsek nu mutlu bize. Öğrenci kardeşlerimizin daha iyi bir gelecek için gösterdiği çaba ve azmi takdir ediyor, karşılaşacakları zorluk ve streslerden etkilenmemelerini rica ediyorum. Sınav sadece bilgi ve yeteneklerin gösterildiği bir fırsattır. Başarı yolunda kendilerine inanmalarını ve güvenmelerini istiyoruz. Çünkü biz onlara inanıyor ve güveniyoruz. Her bir öğrenci kardeşime başarılar diliyorum” diye konuştu.  </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yigitten-ogrencilere-yardimci-kaynak-destegi-532399">Yiğit&#8217;ten öğrencilere yardımcı kaynak desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özlem Kaynak, Haleon Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozlem-kaynak-haleon-orta-dogu-ve-afrika-genel-muduru-oldu-525482</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 08:08:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[afrika]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[haleon]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüketici sağlığı alanında lider konumda bulunan ve Sensodyne, Parodontax, Otrivin, Voltaren ve Centrum gibi markaları bünyesinde barındıran Haleon, global pazarlarda liderliğini pekiştirmek amacıyla yönetici kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozlem-kaynak-haleon-orta-dogu-ve-afrika-genel-muduru-oldu-525482">Özlem Kaynak, Haleon Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici sağlığı alanında lider konumda bulunan ve Sensodyne, Parodontax, Otrivin, Voltaren ve Centrum gibi markaları bünyesinde barındıran Haleon, global pazarlarda liderliğini pekiştirmek amacıyla yönetici kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Haleon bu kapsamda, 1 Mayıs itibarıyla Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Genel Müdürü olarak Özlem Kaynak’ı atadığını duyurdu.</p>
<p>Uluslararası deneyimiyle sektörde öne çıkan Özlem Kaynak, Haleon Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Genel Müdürü olarak şirketin büyüme stratejilerini hayata geçirmeye ve bölgedeki operasyonları daha da güçlendirmeye odaklanacak. Yeni görevinde, aralarında Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan, Kenya, Güney Afrika, Mısır ve Suudi Arabistan’ın da bulunduğu 45’ten fazla ülkenin sorumluluğunu üstlenecek olan Kaynak, bu geniş coğrafyada Haleon’un “<em>Herkes için her gün daha sağlıklı bir yaşam mümkün</em>” vizyonunu daha da ileriye taşımayı hedefliyor. </p>
<p>1998 yılında Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olan Özlem Kaynak, 2000 yılında State University of New York, Binghamton’da ekonomi üzerine yüksek lisans eğitimini tamamladı. Kariyerine telekomünikasyon sektöründe adım atan Kaynak, ardından Nivea Beiersdorf’ta 12 yıl boyunca pazarlama ve satış alanlarında çeşitli görevler üstlendi. 2015 yılında Omega Pharma Perrigo’ya Genel Müdür olarak transfer oldu. 2018-2022 yılları arasında ise GSK Tüketici Sağlığı Türkiye Genel Müdürlüğü görevini yürüttü.  </p>
<p>Özlem Kaynak, Orta Doğu ve Afrika Bölgesine atanmadan önce Haleon bünyesinde Romanya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya Genel Müdürü olarak görev alıyordu. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozlem-kaynak-haleon-orta-dogu-ve-afrika-genel-muduru-oldu-525482">Özlem Kaynak, Haleon Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Serbest Bölgesindeki Firmalar Kaynak Kullanımında İş Birliği Yapacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-serbest-bolgesindeki-firmalar-kaynak-kullaniminda-is-birligi-yapacak-525382</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 07:08:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesindeki]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[firmalar]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımında]]></category>
		<category><![CDATA[serbest]]></category>
		<category><![CDATA[yapacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren firmalar arasında atıl duran her türlü kaynağın karşılıklı fayda sağlamaya yönelik ortak kullanımını teşvik etmek ve bu konuda olası iş birliklerini belirlemek amacıyla Sinerji Çalıştayı düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-serbest-bolgesindeki-firmalar-kaynak-kullaniminda-is-birligi-yapacak-525382">Ege Serbest Bölgesindeki Firmalar Kaynak Kullanımında İş Birliği Yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Ege Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren firmalar arasında atıl duran her türlü kaynağın karşılıklı fayda sağlamaya yönelik ortak kullanımını teşvik etmek ve bu konuda olası iş birliklerini belirlemek amacıyla Sinerji Çalıştayı düzenlendi.</b></p>
<p><b> </b>İzmir Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen İzmir Endüstriyel Simbiyoz Projesi kapsamında,<b> </b>ESBAŞ Teknoloji Merkezinde “Sinerji Çalıştayı” düzenlendi. Ege Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren firmalardan temsilcilerin katıldığı çalıştayın açılışında konuşan, İzmir Kalkınma Ajansı Yeşil Büyüme Politikaları Birimi Başkanı Emine Bilgen Eymirli, kaynak verimliliğini sağlamanın en etkili yönteminin onların yeniden kullanımını sağlamaktan geçtiğini belirterek, “Düzenlediğimiz sinerji çalıştayları, firmaların bir araya gelerek her türlü atıl kaynaklarını paylaşmalarını sağlamak açısından çok faydalı olmaktadır. İzmir Kalkınma Ajansı olarak bugüne kadar 5 sinerji çalıştayı düzenledik. Bu çalıştaylarda şimdiye kadar 850 potansiyel sinerji konusu belirledik. Yapılan çalışmalarda aralarında iş birliği imkânı doğan 54 firmayı ziyaret ettik ve 11 firma arasında ise numune alışverişi gerçekleştirildi” diye konuştu.</p>
<p>Eymirli, İzmir Endüstriyel Simbiyoz Projesi kapsamında 6. sinerji çalıştayını Ege Serbest Bölgesindeki firmalarla yaptıklarını belirterek, şunları söyledi: “Bölgenizdeki birçok firma bizim geçmişte düzenlediğimiz bazı çalıştaylara katılmıştı. Ancak proje kapsamında ilk kez bir serbest bölge sınırları içinde sinerji çalıştayı gerçekleştiriyoruz. Bu açıdan çok önem verdiğimiz bir çalıştay oldu. Sonuçlarının çok verimli olacağından eminim. Bölgemizdeki firmalar, aralarında atıl duran ahşap, plastik, kırpıntı gibi malzemeleri, atık proses suyu, su ve enerji gibi kaynakları paylaşarak verimlilik sağlayabilirler. Sadece kaynak paylaşımı olarak düşünmemek gerekiyor; lojistik ve uzmanlık gibi konularda da iş birlikleri kurulabilir. Bizler bu çalıştayların verimliliğini arttırmak, katılan firmalar arasında iletişimi güçlendirmek ve iş birliklerini izlemek, onları desteklemek için saha ziyaretleri de yapıyoruz.”</p>
<p><b>ESBAŞ Topladığı Yağmur Suyunu Değerlendirmeye Başladı</b></p>
<p><b> </b>ESBAŞ Genel Müdürü Yusuf Kılınç ise konuşmasında, şirketlerinin vizyon, amaç ve ana stratejilerini Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının 17 başlığı ile ilişkilendirdiklerini belirtti.  Ege Serbest Bölgesinde çevreyi korumak ve kaynakların verimliliğini sağlamak için bölgede faaliyet gösteren firmaların temsilcilerinin bulunduğu komiteler kurduklarını vurgulayan Kılınç, şöyle konuştu: “Bu kapsamda iki önemli toplantı yaptık. Bunlardan ilkinde suyun önemini konuştuk. Şimdi ise eskiden şirketlerin firmalarından uzaklaştırmak için çare aradıkları atıklarının katma değere dönüştürülmesi; firmanın kendisine olmasa da komşu firmaya ekonomik katkı sağlaması için çözümler aradığımız bu Sinerji Çalıştayını düzenliyoruz.”</p>
<p>Kılınç, bölgelerindeki firmalarda atıl duran her türlü kaynağın karşılıklı fayda sağlamaya yönelik ortak kullanımını sağlamak amacıyla düzenlenen bu çalıştaydan başarılı projelere dönüşecek fikirlerin çıkacağını inandığını belirterek, “Buradan çıkacak projeler sayesinde BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak yönünde bir adım daha atmış olacağız. İzmir Kalkınma Ajansı’nın da bu çalışmalarda bizlere bilimsel destekler sağlaması son derece önemli. ESBAŞ olarak, suyu tasarruf etmek için işletmelerdeki atık suyun geri kazanımı, ya da aynı bölgedeki firmaların kullanımına sunulmasına yönelik projelere önem veriyoruz. ESBAŞ arıttığı suyu yeşil alanların sulamasında kullanmaya başladı. Çatılardan topladığımız yağmur sularını da güneş panellerinin temizliğinde kullanıyoruz. Artık ciddi miktarda yağmur suyu topladığımız için bu suyun bölgemizdeki firmalara daha ekonomik koşullarda nasıl kullandırabileceğimize yönelik çalışmalar yapıyoruz.  Bu projelerin su stresi yaşayan İzmir’de su verimliliğini sağlamak yönünde örnek olmasını diliyoruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-serbest-bolgesindeki-firmalar-kaynak-kullaniminda-is-birligi-yapacak-525382">Ege Serbest Bölgesindeki Firmalar Kaynak Kullanımında İş Birliği Yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VakıfBank 2023 yılında 6,3 milyar dolar ile yurtdışından en çok kaynak sağlayan banka oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakifbank-2023-yilinda-63-milyar-dolar-ile-yurtdisindan-en-cok-kaynak-saglayan-banka-oldu-444641</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Feb 2024 08:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[vakıfbank]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444641</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası piyasalardaki aktif Türk bankalarının öncülerinden olan VakıfBank, çeşitli yapılar altında farklı uluslararası bankalarla gerçekleştirdiği yurtdışı fonlama işlemleriyle 2023 yılında Türkiye’ye toplam 6,3 milyar dolar taze kaynak sağladı. Böylece, Bankanın uluslararası piyasalardan sağladığı kaynak toplamı 14 milyar dolar seviyesine ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbank-2023-yilinda-63-milyar-dolar-ile-yurtdisindan-en-cok-kaynak-saglayan-banka-oldu-444641">VakıfBank 2023 yılında 6,3 milyar dolar ile yurtdışından en çok kaynak sağlayan banka oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası piyasalardaki aktif Türk bankalarının öncülerinden olan VakıfBank, çeşitli yapılar altında farklı uluslararası bankalarla gerçekleştirdiği yurtdışı fonlama işlemleriyle 2023 yılında Türkiye’ye toplam 6,3 milyar dolar taze kaynak sağladı. Böylece, Bankanın uluslararası piyasalardan sağladığı kaynak toplamı 14 milyar dolar seviyesine ulaştı.</strong></p>
<p>Yurtdışı fonlama tarafında art arda önemli işlemlere imza atan ve bu alandaki lider konumunu koruyan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, sürdürülebilirlik alanındaki son gelişmelere ve özellikle sürdürülebilirlik temalı işlemleri de içeren uluslararası fonlama tarafındaki işlemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p><strong>‘’Karbon Saydamlık Projesi (CDP)’’</strong></p>
<p>“VakıfBank olarak, Sürdürülebilir Bankacılık alanında attığımız adımlarla Türk bankacılık sektöründeki öncü konumumuzu korumaktayız. Bu alandaki çalışmalarımızın meyvelerini toplamaya, Bankamızı ve uygulamalarımızı hep daha ileriye taşımaya devam ediyoruz. Son olarak, 2015 yılından bu yana yayımlamakta olduğumuz Karbon Saydamlık Projesi (CDP) İklim Değişikliği Raporu notumuzu 2 basamak birden yükselterek “A” skoru ile “Liderlik” seviyesine taşımayı başardık. Dünya üzerinde CDP iklim raporlaması yapan şirketlerden 346’sı A listesinde bulunmaktadır. Biz de Türkiye’den bu listeye girmeye hak kazanan 17 şirketten birisi olarak, finans sektörü dünya sıralamasında ilk %22’lik dilimin içerisinde yer almayı başardık. Bunun yanı sıra, CDP Su Güvenliği Raporlaması notunu da bir önceki yıla göre iki basamak birden yükselterek “A-“Liderlik seviyesine taşımış bulunuyoruz.’’</p>
<p>Sürdürülebilir bankacılık anlayışını bir bütün olarak ele aldıklarını ve her alanda stratejilerinin odağına yerleştirdiklerini belirten Üstünsalih, bu doğrultuda uluslararası fonlama tarafında da sürdürülebilirlik temalı projelere ve işlemlere öncelik verdiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>‘’<strong>DPR seküritizasyon işlemi’’</strong></p>
<p>‘’Malumunuz 2023 yılında 6,3 milyar dolar ile uluslararası piyasalardan en çok taze kaynağı ülkemiz ekonomisine kazandıran banka olduk. Böylece toplam yurtdışı fonlama tutarımız 14 milyar dolar seviyesine ulaşmış ve toplam pasifler içindeki payı %15 seviyesine yükselmiştir. 2023 yılındaki yurtdışı fonlama işlemlerine baktığımızda en önemlilerinden birisi şüphesiz ki ocak ayında toplam 9 yabancı bankanın katılımıyla gerçekleştirilen, vadeleri 4 ve 5 yıl olmak üzere iki dilimden oluşan 2 milyar dolar tutarında Türk bankacılık sektörünün tek seferdeki en büyük DPR seküritizasyon işlemi olmuştur.”</p>
<p><strong>‘’Sürdürülebilir eurobond ihracı’’</strong></p>
<p>“Akabinde Eylül ayında 5 yıl vadeli 750 milyon dolarlık sürdürülebilir eurobond ihracını başarıyla tamamladık. Doğru strateji, zamanlama ve yatırımcılar nezdinde yarattığımız pozitif algı sayesinde söz konusu işlem Türk bankaları arasında 2023 yılında gerçekleştirilen işlemler arasında ‘’en düşük maliyetli’’, ‘’en yüksek tutarlı’’ ve ‘’en uzun vadeli’’ işlem olma özelliğini taşımaktadır ki, normalde bu üç bileşenin tek bir fonlama işleminde bir araya gelmesi oldukça zordur.“</p>
<p><strong>‘’Çok Uluslu Finansal Kuruluşlarla gerçekleştirilen işlemler’’</strong></p>
<p>“Diğer taraftan Çok Uluslu Finansal Kuruluşlarla süregelen güçlü iş birliklerimiz sayesinde önemli işlemlere imza attık. İlk olarak Dünya Bankası ile 2020 yılında imzaladığımız 250 milyon dolarlık kaynağın tamamını özellikle deprem bölgesindeki firmalarımıza finansman sağlama amacıyla vadesinden önce ve minimum hedeflerin de üzerinde başarıyla kullandırarak Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın (IBRD) Türkiye’deki en büyük iş ortaklarından birisi olduk. Sadece Dünya Bankası tarafında değil, Fransız Kalkınma Ajansı’nın da (AFD) en büyük iş ortaklarından birisiyiz. İmzaladığımız Yeşil Konut Projesi kapsamında ilk dilimde kullandırdığımız 100 milyon euro’luk kaynağa ek olarak ikinci 100 milyon euro’luk dilim için anlaşma sağladık. Böylece toplamda 200 milyon euro tutarında Türkiye’deki enerji verimliliği yüksek A ve B enerji sertifikalı çevre dostu konutların finansmanında kullandırılmak üzere Türk bankacılık sektörünün en büyük tutarlı ‘Yeşil Konut Projesi’ne imza atmış olduk.”</p>
<p><strong>‘’Sürdürülebilirlik temalı sendikasyon işlemleri’’</strong></p>
<p>“Her yıl olduğu gibi 2023 yılında da sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredilerimizi başarıyla yeniledik. Özellikle Kasım ayındaki işlemimize daha önceki kredilerde yer almayan 15 yeni bankanın katılması oldukça pozitif bir gelişmedir. Böylece toplam 1,5 milyar dolar ile Türk bankaları arasındaki en yüksek sendikasyon bakiyesine sahip bankaların başında geliyoruz.”</p>
<p><strong>‘’Repo işlemleri’’</strong></p>
<p>Uluslararası alanda etkinliklerini ve çevreye duyarlılıklarını dile getiren Üstünsalih, repo işlemlerini de başarılı şekilde gerçekleştirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu işlemlere ek olarak repo tarafında uluslararası bir banka ile 500 milyon dolar tutarlı ve 5 yıl vadeli teminatlı fonlama işlemine imza attık. Malumunuz olduğu üzere genelde bu tür işlemler en fazla bir yıl vadeli olurken, biz hem vadeyi 5 yıl gibi oldukça uzun bir seviyeye hem de işlem büyüklüğünü bir eurobond işlemi eşdeğerine çıkarmayı başardık.</p>
<p>Başarıyla gerçekleştirilen tüm bu işlemler muhabir bankaların ve uluslararası yatırımcıların ülkemize, Türk bankacılık sektörüne ve özellikle de VakıfBank’a duyduğu güvenin güçlü bir göstergesi niteliğindedir. 2024 yılında hız kesmeden yine Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki en aktif bankası olmaya devam etmekte kararlıyız.’’</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbank-2023-yilinda-63-milyar-dolar-ile-yurtdisindan-en-cok-kaynak-saglayan-banka-oldu-444641">VakıfBank 2023 yılında 6,3 milyar dolar ile yurtdışından en çok kaynak sağlayan banka oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depreme dayanıklı mahalleler için 4 buçuk milyarın üzerinde kaynak ayrıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depreme-dayanikli-mahalleler-icin-4-bucuk-milyarin-uzerinde-kaynak-ayrildi-444468</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2024 21:03:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayrıldı]]></category>
		<category><![CDATA[buçuk]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklı]]></category>
		<category><![CDATA[depreme]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[mahalleler]]></category>
		<category><![CDATA[milyarın]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444468</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in dirençli kent vizyonuyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir’de 2019’dan bu yana ihale bedeli 4 milyar 513 milyon lirayı aşan bedelle yeni yaşam alanları oluşturuluyor. 6 bölgede 8 etap halinde devam eden yaklaşık 820 bin metrekarelik dev bir alanda depreme dayanıklı yeni mahalleler kuruluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-dayanikli-mahalleler-icin-4-bucuk-milyarin-uzerinde-kaynak-ayrildi-444468">Depreme dayanıklı mahalleler için 4 buçuk milyarın üzerinde kaynak ayrıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in dirençli kent vizyonuyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir’de 2019’dan bu yana ihale bedeli 4 milyar 513 milyon lirayı aşan bedelle yeni yaşam alanları oluşturuluyor. 6 bölgede 8 etap halinde devam eden yaklaşık 820 bin metrekarelik dev bir alanda depreme dayanıklı yeni mahalleler kuruluyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in dirençli kent vizyonu kapsamında hızlanan kentsel dönüşüm çalışmaları 5 yıllık süreçte önemli bir aşamaya geldi. İzmir’de 2019’dan bu yana ihale bedeli 4 milyar 513 milyon lirayı aşan bedelle yeni yaşam alanları kuran Büyükşehir Belediyesi, 820 bin metrekarelik dev alanda depreme dayanıklı yeni mahalleler kurmayı sürdürüyor. 6 bölgede yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yapım faaliyetlerine başlanan Karabağlar Uzundere, Gaziemir Emrez-Aktepe, Konak Ege ve Karşıyaka Örnekköy mahallelerinde bin 150 bağımsız birimin inşası tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Yaklaşık 5 bin 560 bağımsız birimin yapımına yönelik faaliyetler sürdürülüyor.</p>
<p><strong>İzmirlilerin yatırımlarıyla daha da büyüyor</strong><br />İzmir’de Türkiye’ye örnek olacak şekilde yerinde dönüşüm, yüzde yüz uzlaşı, belediye garantörlüğü ilkeleriyle yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kooperatifleşme modeliyle bir kat daha büyüdü. Örnekköy 3’üncü ve 4’üncü etap, Gaziemir Emrez/Aktepe 1’inci etap ve Uzundere 3’üncü ve 4’üncü etabın yükleniciliği Büyükşehir iştiraki İZBETON’a verildi. Bu 5 noktada, imalatların başlaması için 5 ayrı protokol imzalandı. İZBETON onlarca müteahhit ile görüştü. İzmirlilere en çok fayda sağlayacak, güvenli konutların inşaatı için kooperatif alt yükleniciliği formülü öne çıktı. Başkan Tunç Soyer’in kooperatifçiliğe verdiği önemle paralel olarak İzmirli iş insanlarının oluşturduğu kooperatifler ile protokoller imzalandı.  Devasa projeler İzmirlilerin yatırımlarıyla daha da büyüyor.</p>
<p><strong>Bölgelerde yapılanlar ve son durum</strong><br />Birinci ve ikinci etabı tamamlanan Örnekköy’de üç bloktan oluşan ve 611 bağımsız bölümü kapsayan 3’üncü etap çalışmaları sürüyor. A1 Blok’ta kaba imalatın yüzde 86,64’lük kısmı, A2 Blok’ta kaba imalatın yüzde 79,98’i, B Blok’ta kaba imalatın yüzde 9’u bitirildi. Yine üç bloktan oluşan ve 407 bağımsız bölümü kapsayan 4’üncü etap çalışmaları kapsamında bloklardan ikisinde kaba imalatlar tamamlandı, bir blokta da kaba imalatta 13’üncü kata kadar çıkıldı. 585 bağımsız bölümü kapsayan 5’inci etap çalışmalarında temel inşaatı ve kaba imalat çalışmaları sürüyor.</p>
<p>Gaziemir Kentsel Dönüşüm alanı 1’inci etapta 293 bağımsız bölümü kapsayan bazı bloklarda tabliye beton dökümleri ve bazı bloklarda ise temel imalatları devam ediyor. 2’nci etap kapsamında da 261 bağımsız bölüm için temel imalatları sürdürülüyor.</p>
<p>Karabağlar Uzundere’de 1422 bağımsız bölümü kapsayan 3’üncü etapta bazı blokların bodrum kat kaba imalatlarına başlandı. Diğer bloklar için temel kazı çalışmaları ve proje çalışmaları sürüyor. 4’üncü etap kapsamında ise yer teslimi yapılmış olan parseller üzerinde 1283 konut ve 24 işyeri için projelendirme çalışmaları devam ediyor.</p>
<p>Üç bloktan oluşan Ege Mahallesi 1’inci etapta 702 konut ve 4 işyeri yapımı çalışmaları da tüm hızıyla sürüyor. B1- B2 Blok temel beton dökümü yapıldı, T Blok zemin iyileştirme çalışmaları sürdürülüyor.</p>
<p><strong>30 Ekip depremi sonrasında Halk Konut Projesi hamlesi</strong><br />Dirençli kent hedefiyle Halk Konut projesi de hayata geçirildi. İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen deprem sonrası orta hasarlı ve riskli yapı olduğu tespit edilen binaların yeniden inşası için geliştirilen projeyle vatandaşların kendi konutlarını inşa etmesi sağlandı. Kooperatif sistemine dayanan, sosyal, ekonomik ve teknik bir model olan Halk Konut projesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Egeşehir A.Ş, İZBETON ve Bayraklı Belediyesi iştiraki olan Baybel A.Ş.’nin her bina için kurulan bir kooperatif ile yaptıkları paydaşlıkla yürütülüyor.</p>
<p>15 Haziran 2022’de Halk Konut 1 (Dilber Apartmanı) Kooperatifi ile imzalanan ilk sözleşmeden sonra 17 ayrı kooperatif ile daha sözleşme yapıldı. Toplamda 18 kooperatif ile yapılan sözleşmeler çerçevesinde 110 bin metrekare yapı inşaat alanı ile 758 konut, 66 ticari birim olmak üzere 824 bağımsız birim inşa edilecek.<br />Yaklaşık 2 bin 500’den fazla depremzede barınma hakkına eski adresinde, eski mahallesinde tekrar kavuşacak. Pilot proje olan Halk Konut 1’de kaba inşaat süreci tamamlandı. İnce imalatlar ile ilgili yapım süreci devam ettiriliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-dayanikli-mahalleler-icin-4-bucuk-milyarin-uzerinde-kaynak-ayrildi-444468">Depreme dayanıklı mahalleler için 4 buçuk milyarın üzerinde kaynak ayrıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bergama&#8217;ya 1 Milyar TL Kaynak Ayrıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bergamaya-1-milyar-tl-kaynak-ayrildi-443615</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Feb 2024 21:17:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayrıldı]]></category>
		<category><![CDATA[bergamaya]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443615</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bergama’ya yaptığı ziyarette müjdeleri açıkladı. Bergama’nın ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği yeri almasını sağlayacaklarını belirten Mehmet Nuri Ersoy, Bergama için 1 milyar TL kaynak öngörüldüğünü belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bergamaya-1-milyar-tl-kaynak-ayrildi-443615">Bergama&#8217;ya 1 Milyar TL Kaynak Ayrıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bergama’ya yaptığı ziyarette müjdeleri açıkladı. Bergama’nın ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği yeri almasını sağlayacaklarını belirten Mehmet Nuri Ersoy, Bergama için 1 milyar TL kaynak öngörüldüğünü belirtti. Yıllık ortalama 500 bin civarında turistin geldiği Bergama’ya yatırımların yapılmasıyla 1.5 milyon üzerinde turist kapasitesine çıkaracaklarını açıkladı.</p>
<p>“GELECEĞE MİRAS BERGAMA” PROJESİ</p>
<p>Asklepion’da düzenlenen “Geleceğe Miras Bergama” basın lansmanında açıklama yapan Mehmet Nuri Ersoy, arkeolojik kazıların 12 aya yayılmasıyla çok ciddi kazanımlar elde edildiğini, yabancı kazı çalışmalarının başına Türk bilim insanlarından koordinatör görevlendirerek yerli ve milli bir sayfa açıldığını, 60 yılda yapılanlara eşdeğer işi 4 yılda yaptıklarını belirtti. Geleceğe Miras Bergama projesinde yapılacak arasında Dionysos Tapınağı’nı ayağa kaldırma, Zeus Sunağı’na yönelik olarak arazide korunan mimari blokların orijinal yerine yerleştirilmesi, Tiyatro’da geçmiş yıllarda yapılan betonların sökülmesi, Akropol’de mevcut travers döşemelerinin iyileştirilmesi, Kızılavlu Çevre Düzenleme projeleri bulunuyor. Ayrıca Kızılavlu’da ortaya çıkarılan büyük boyutlu odaların kazısı yapılacak ve koruma çalışmaları yaparak üstü çatı ile örtülecek. Antik dönemin en ünlü şifa merkezi olan Asklepion’nun ve Sütunlu Cadde’nin restorasyonu yapılarak daha görünür hale getirilecek.</p>
<p>ASKLEPİON VE AKROPOL GECE AYDINLANACAK</p>
<p>Yapılacak en önemli düzenlemelerden bir tanesi Akropol ve Asklepion alanlarında gece aydınlatma çalışmalarının başlaması olacak. Bütüncül bir çevre düzenleme projesi ile tüm Pergamon antik kentinin gece aydınlatması yapılarak gece ziyaretine açılacak. Ulusal ve uluslararası kültür – turizm vitrininde hak ettiği öncelikli yerin alınmasını sağlayacak olan projeler için öngörülen bütçe ise tam 1 milyar TL oldu. Programa Sn. Mehmet Nuri Ersoy ile birlikte İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bergama Kaymakamı Avni Oral, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, Cumhur İttifakı Bergama Belediye Başkan Adayı Dr. Sadık Doğruer ve AK Parti Bergama İlçe Başkanı Sebahattin Güzel’de katıldı. Asklepion’da gerçekleşen basın lansmanı ardından Kültür ve Turizm Bakanımız Sn. Mehmet Nuri Ersoy, Bergama Belediyesi Ilıca Sosyal Tesisleri’nde vatandaşlarla buluşarak sorunlarını dinledi.</p>
<p>KOŞTU; BERGAMA’MIZ BAKANLIĞIMIZIN DESTEĞİYLE HAKKINA KAVUŞACAK</p>
<p>Anıtsal mimarisiyle Helenistik dönemin en iyi şehir plan örneği olan Bergama’nın tarih turizmi ile önünün açılması için verdiği destekler hakkında konuşan Hakan Koştu; “Sayın Mehmet Nuri Ersoy bakanımıza yıllardır Bergama’mız üzerinden desteğini esirgemediği için teşekkür ediyorum. Selinos, Tabakhane ve Eski Çırçır Fabrikası restorasyonuyla Bergama’mızın turizm alanında çağ atlamasını sağlamış, değerlerimizi korumuştur. Şimdi bu öngörülen ödenek ve yapılacak projelerinde Bergama’mıza hayırlı olmasını diler, ziyaretleri için teşekkür ederim. Bakanlığımızın desteğiyle Bergama’mız hak ettiği değere kavuşacak ”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bergamaya-1-milyar-tl-kaynak-ayrildi-443615">Bergama&#8217;ya 1 Milyar TL Kaynak Ayrıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şehir Hatları&#8217;ndan Türk Denizcilik Tarihine Kaynak Niteliğinde Bir Eser: &#8220;İstanbul&#8217;un Gazi Vapurları ve Gazi Gemileri&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sehir-hatlarindan-turk-denizcilik-tarihine-kaynak-niteliginde-bir-eser-istanbulun-gazi-vapurlari-ve-gazi-gemileri-435967</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 19:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[denizcilik]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[gemileri]]></category>
		<category><![CDATA[hatlarından]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[niteliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tarihine]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[vapurları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435967</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şehir Hatları’nın Cumhuriyetimizin 100. yılı özelinde, deniz tarihçisi araştırmacı-yazar Ahmet Güleryüz’ün yazımı ile hazırladığı “İstanbul’un Gazi Vapurları ve Gazi Gemileri” kitabı çıktı. Boğaziçi vapurlarının savaş yıllarındaki kahramanlık destanını anlatan eser, okuyucuları eşsiz bir yolculuğa davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehir-hatlarindan-turk-denizcilik-tarihine-kaynak-niteliginde-bir-eser-istanbulun-gazi-vapurlari-ve-gazi-gemileri-435967">Şehir Hatları&#8217;ndan Türk Denizcilik Tarihine Kaynak Niteliğinde Bir Eser: &#8220;İstanbul&#8217;un Gazi Vapurları ve Gazi Gemileri&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şehir Hatları’nın Cumhuriyetimizin 100. yılı özelinde, deniz tarihçisi araştırmacı-yazar Ahmet Güleryüz’ün yazımı ile hazırladığı “İstanbul’un Gazi Vapurları ve Gazi Gemileri” kitabı çıktı. Boğaziçi vapurlarının savaş yıllarındaki kahramanlık destanını anlatan eser, okuyucuları eşsiz bir yolculuğa davet ediyor.</strong></p>
<p>İstanbul’un Gazi Vapurları ve Gazi Gemileri, bir dönem Boğaziçi vapurlarının savaş yıllarındaki kahramanlık destanını anlatıyor. Balkan, I. Dünya ve Çanakkale savaşlarına katılmış olan İstanbul’un gazi vapurlarının hikâyesine ve bu gemilerin kaptanlarının hatıralarına mercek tutuyor. Ahmet Güleryüz’ün özenle hazırladığı bu eser, zengin görsel ve çizimleriyle Şirket-i Hayriye vapurlarının savaş yıllarındaki önemli görevlerini teknik bilgilerle donatarak okuyucuya sunuyor…</p>
<p>Türk milletinin Mustafa Kemal önderliğindeki şahlanışının önemli unsurlarından biri olan Karadeniz kaynaklı deniz nakliyatının kahraman gemileri ve Millî Mücadele döneminde görev yapmış Kuva-yi Milliye’ye ait gemilerin düşman gemileriyle verdiği amansız mücadele ise bu kitabın odaklandığı konulardan bir diğeri.</p>
<p>İstanbul’un Gazi Vapurları ve Gazi Gemileri, Türk denizcilerinin destansı geçmişine saygı duruşu niteliğinde. Cumhuriyetimizin 100. yılında, Türk milletinin kahramanlık ve bağımsızlık mücadelesine denizden sunduğu eşsiz katkıları bilmek isteyenlere…</p>
<p>‘İstanbul’un Gazi Vapurları ve Gazi Gemileri’ kitabını tüm Şehir Hatları vapurları ile Kadıköy, Beşiktaş, Moda, Kuzguncuk ve Çubuklu Arabalı Vapur iskelelerinde bulunan Vapur Kafelerden alabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehir-hatlarindan-turk-denizcilik-tarihine-kaynak-niteliginde-bir-eser-istanbulun-gazi-vapurlari-ve-gazi-gemileri-435967">Şehir Hatları&#8217;ndan Türk Denizcilik Tarihine Kaynak Niteliğinde Bir Eser: &#8220;İstanbul&#8217;un Gazi Vapurları ve Gazi Gemileri&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TSKB Depremlerden Etkilenen Firmalara Yeşil İyileşmeye Yönelik 200 Milyon Dolarlık Kaynak Sağladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tskb-depremlerden-etkilenen-firmalara-yesil-iyilesmeye-yonelik-200-milyon-dolarlik-kaynak-sagladi-429436</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2023 13:38:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[depremlerden]]></category>
		<category><![CDATA[dolarlık]]></category>
		<category><![CDATA[etkilenen]]></category>
		<category><![CDATA[firmalara]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşmeye]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[sağladı]]></category>
		<category><![CDATA[tskb]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429436</guid>

					<description><![CDATA[<p>TSKB, Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) ile 2023 yılı şubat ayında ülkemiz doğu ve güneydoğu bölgelerinde gerçekleşen depremlerden etkilenen firmaların yeşil dönüşüme hizmet eden yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi ile ileri teknoloji destekli enerji verimliliği yatırımlarının finansmanı amacıyla 200 milyon dolarlık yeni bir kredi anlaşması imzaladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tskb-depremlerden-etkilenen-firmalara-yesil-iyilesmeye-yonelik-200-milyon-dolarlik-kaynak-sagladi-429436">TSKB Depremlerden Etkilenen Firmalara Yeşil İyileşmeye Yönelik 200 Milyon Dolarlık Kaynak Sağladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TSKB, Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) ile 2023 yılı şubat ayında ülkemiz doğu ve güneydoğu bölgelerinde gerçekleşen depremlerden etkilenen firmaların yeşil dönüşüme hizmet eden</strong> <strong>yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi ile ileri teknoloji destekli enerji verimliliği yatırımlarının finansmanı amacıyla 200 milyon dolarlık yeni bir kredi anlaşması imzaladı. Kalıcı yeşil iyileşme yatırımları yoluyla ülkemizin nitelikli kalkınmasına önemli bir destek sağlayacak bu kaynak anlaşması T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğüyle gerçekleşti.</strong></p>
<p>Türkiye’nin nitelikli kalkınması için sürdürülebilir yatırım projelerini desteklemeye devam eden TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) ile 200 milyon dolarlık yeni bir kaynak anlaşmasına imza attı. Bu anlaşma ile doğu ve güneydoğu bölgelerinde gerçekleşen depremlerden etkilenen firmaların yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi ile ileri teknoloji destekli enerji verimliliği yatırımlarına finansman sağlanacak. T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğüyle temin edilen krediye JBIC’den sonra en büyük katılımcı banka olarak Sumitomo Mitsui Banking Corporation (SMBC) da kredi temsilcisi olarak destek verdi. </p>
<p>JBIC ile ilk kredi anlaşmasını, 1999 yılında gerçekleşen depremden doğrudan ve dolaylı etkilenen firmaların güçlendirilmesi amacıyla 2000 yılında imzalayan TSKB, Türkiye’de sera gazı emisyonlarının azaltılmasını amaçlayan yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına katkı sunmak amacıyla 150 milyon dolarlık ikinci kredi anlaşmasını 2015 yılında imzalamıştı. İkinci kredi anlaşmasının devamı niteliğinde olan 220 milyon dolar tutarındaki kredi anlaşması ise 2022 yılında gerçekleşmişti. </p>
<p>TSKB’nin JBIC ile imzaladığı bu yeni anlaşma kapsamında depremlerden etkilenen firmaların iyileştirme, rehabilitasyon ve yeniden inşa çalışmalarına kapsayıcılık ve yeşil dönüşüm prensipleriyle katkı sağlanacak. Kredi portföyünün yaklaşık yüzde 90’ı BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı yatırımlardan oluşan TSKB, JBIC’den temin ettiği 200 milyon dolar tutarındaki bu kaynakla SKA’ların dördüne doğrudan katkıda bulunacak:</p>
<ul>
<li>SKA 8: “İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme” </li>
<li>SKA 9: “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı”</li>
<li>SKA 13: “İklim Eylemi”</li>
<li>SKA 17: “Amaçlar İçin Ortaklıklar”</li>
</ul>
<p><strong> TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç: “JBIC ile ‘kalıcı yeşil iyileşme’ odaklı dördüncü kredi anlaşmamızla çok anlamlı bir iş birliğine daha imza attık”</strong></p>
<p><strong> </strong>JBIC ile uzun yıllardır devam eden iş ortaklıkları kapsamında depremlerden etkilenen firmaların yeniden toparlanmasına yönelik anlamlı bir kaynak anlaşmasına daha imza attıklarını söyleyen <strong>TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç,</strong> “2023 yılının şubat ayında gerçekleşen deprem felaketlerinin ardından, bölgede kalıcı bir iyileşme sağlanması ve yeni yatırımların sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık prensipleriyle hayata geçmesi için kararlı adımlar atmaya devam ediyoruz. Özellikle yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi ile ileri teknoloji destekli enerji verimliliği yatırımları depremden etkilenen illerimizin hızla toparlanması ve gelişim ivmesini yukarılara taşıması açısından büyük önem taşıyor. Türkiye Deprem İyileştirme ve Yeniden Yapım Değerlendirmesi (TERRA) Raporu’nda yer alan imalat sanayine yönelik iyileştirme stratejisini de gözeterek verimliliği artıran yatırımlarla bu illerimizin rekabet gücünü yeniden kazanmasına ve istihdamın artmasına katkıda bulunacağız. Ayrıca, saha ziyaretimiz sonrası yayınladığımız ve paydaşlarımıza ilettiğimiz araştırma raporumuzda da belirttiğimiz üzere, deprem bölgesindeki illerin ülke gayri safi yurtiçi hasılasındaki payı %13’ü bulurken, değişen ağırlıklara sahip faaliyet kollarının ileri-geri bağlantılarıyla Türkiye ekonomisine etkisinin rakamların işaret ettiğinden fazla olduğunu söylemek mümkün. </p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığımız garantörlüğü altında değerli iş ortağımız JBIC ile ‘kalıcı yeşil iyileşme’ odaklı dördüncü kredi anlaşmamızla çok anlamlı bir iş birliğine daha imza attık. Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na değerli destekleri için en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. </p>
<p>Yaşadığımız üzücü depremlerden sonra uluslararası kalkınma finansmanı kurumlarından sağladığımız kaynaklar sürdürülebilir gelecek yönündeki umutlarımızı tazelerken, Bankamıza ve ülkemize duyulan güveni bir kez daha teyit ediyor” dedi.</p>
<p><strong>JBIC Genel Direktörü Ryuta Suzuki: “Bu kredi anlaşması iki ülkenin ve iki kurumun birlikteliğinin bir sembolü”</strong></p>
<p>TSKB ile imzaladıkları kaynak anlaşması hakkında değerlendirmede bulunan<strong> JBIC Genel Direktörü Ryuta Suzuki</strong> ise, “TSKB&#8217;nin afetten etkilenen bölgelerin dirençli, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir şekilde yeniden inşasına yönelik çabalardaki öncü rolü son derece önemli. Türkiye&#8217;nin uzun soluklu bir ortağı olarak, TSKB ile birlikte bu girişimde yer almaktan büyük onur ve memnuniyet duyuyoruz. Türkiye ve Japonya, zor zamanlarda birbirlerine destek olma konusunda uzun bir geçmişe sahip. Bu kredi anlaşmasını da iki ülkenin ve iki kurumun birlikteliğinin bir sembolü olarak görüyoruz” dedi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tskb-depremlerden-etkilenen-firmalara-yesil-iyilesmeye-yonelik-200-milyon-dolarlik-kaynak-sagladi-429436">TSKB Depremlerden Etkilenen Firmalara Yeşil İyileşmeye Yönelik 200 Milyon Dolarlık Kaynak Sağladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Şirketlerin %49&#8217;u Siber Güvenlikte Dış Kaynak Kullanmayı Planlıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-sirketlerin-49u-siber-guvenlikte-dis-kaynak-kullanmayi-planliyor-428202</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2023 07:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlikte]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmayı]]></category>
		<category><![CDATA[planlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=428202</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından yaptırılan yeni bir araştırmaya göre, siber saldırılardaki endişe verici artışın ardından şirket yöneticileri siber güvenliklerini artırıyor. Veriler Türkiye’deki şirketlerin %73'ünün son iki yılda en az bir siber olay yaşadığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-sirketlerin-49u-siber-guvenlikte-dis-kaynak-kullanmayi-planliyor-428202">Türk Şirketlerin %49&#8217;u Siber Güvenlikte Dış Kaynak Kullanmayı Planlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Şirketlerin %49&#8217;u Siber Güvenlikte Dış Kaynak Kullanmayı Planlıyor!</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Kaspersky tarafından yaptırılan yeni bir araştırmaya göre, siber saldırılardaki endişe verici artışın ardından şirket yöneticileri siber güvenliklerini artırıyor. Veriler Türkiye’deki şirketlerin %73&#8217;ünün son iki yılda en az bir siber olay yaşadığını gösteriyor. Belirtilen ana nedenlerden biri nitelikli BT güvenlik personeli eksikliği (%21). Siber güvenliği güçlendirmeye yönelik önlemler arasında, katılımcıların %49’u şirketlerinin önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde farklı dış kaynak siber güvenlik hizmetlerine yatırım yapmayı planladığını ifade ediyor.</strong></p>
<p>Kaspersky dünya genelinde KOBİ&#8217;ler ve şirketler için çalışan BT güvenlik profesyonellerinin, çalışanların bir şirketteki siber güvenlik üzerindeki etkisine ilişkin görüşlerini öğrenmek için bir çalışma yürüttü. Anket, hem şirket içi personele hem de dış aktörlere bakarak siber güvenliği etkileyen çeşitli gruplar hakkında bilgi topladı. Ayrıca şirket yöneticilerinin yatırım yapılması gerektiğine inandıkları çevrimiçi güvenlik düzeyleri ve türleri de analiz edildi.</p>
<p>Araştırmaya Türkiye’den katılanların yaklaşık dörtte üçü (%73) şirketlerinin son iki yıl içinde siber güvenlik olayları yaşadığını ve bunların %88&#8217;inin &#8216;ciddi&#8217; olarak değerlendirildiğini bildirdi. Bazı katılımcılar da şirketlerinde meydana gelen siber olayların ana nedenlerinin tehdit tespiti için gerekli araçların eksikliği (%18) ve şirket içi BT güvenlik personeli eksikliği (%21) olduğunu belirtti.</p>
<p>Katılımcılar, siber güvenlik alanındaki eksikliklerin giderilmesi için çeşitli önlemlerin uygun olacağını belirtti. Türkiye’den katılanların %29&#8217;u dışarıdan daha fazla uzmana ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Kuruluşların yaklaşık dörtte biri (%27) üçüncü parti profesyonel hizmetlere yatırım yapmayı planlıyor ve katılımcıların %38&#8217;i siber güvenliklerini MSP/MSSP&#8217;ye (Yönetilen Hizmet Sağlayıcıları/Yönetilen Güvenlik Hizmet Sağlayıcısı) yaptırmayı hedefliyor. Yakın gelecekte üçüncü parti hizmetlere yatırım yapması en muhtemel sektörler arasında kritik altyapı, enerji ve petrol ve gaz şirketleri yer alıyor.</p>
<p>Aynı zamanda, birçok kuruluş siber güvenlik süreçlerinin otomasyonu için yatırım yapmayı planlıyor. Önümüzdeki 12 ay içinde dünya genelindeki işletmelerin neredeyse yarısının (%49) siber güvenliklerini otomatik olarak yöneten yazılımları uygulamaya yönelik somut planları bulunurken, %18&#8217;u bu konuyu tartışmaya devam ediyor.<em> </em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Kaspersky Kurumsal Ürünlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı <strong>Ivan Vassunov</strong>, şunları söylüyor:<em> &#8220;Siber güvenlik süreçlerinin otomasyonu ve dış kaynak kullanımı, uzman eksikliği ve alarm yorgunluğu nedeniyle zorlanan kuruluşların odaklanabileceği başlıca alanlar. İster tüm siber güvenlik sistemini yönetmek için dış kaynak kullanımı olsun, ister BT Güvenlik departmanına yardımcı olmak için uzman düzeyinde hizmetler benimsemek olsun, dış kaynak uzmanlarına başvurmak birçokları için en uygun çözümdür. Siber güvenlik satıcıları, Yönetilen Hizmet Sağlayıcıları, Yönetilen Güvenlik Hizmet Sağlayıcıları, ilgili uzmanlığa ve gerekli tüm araçlara sahip olan, her büyüklükteki müşterinin siber güvenliğini etkin bir şekilde yönetebilen şirketlerdir. Ayrıca, müşteriye SOC uzmanlarının sürekli olarak izleme yaptığı Yönetilen Tespit ve Müdahale hizmetleri veya belirli bir olayın araştırılması gibi acil durumlara yönelik çeşitli yardım seçenekleri sunabilirler. Siber güvenlik tedarikçileri tarafından sağlanan otomasyon araçları, bir kuruluşun siber güvenliğini güçlendirmesinin başka bir yoludur. Örneğin, XDR ve MDR çözümleri, araştırma ve müdahale çalışma kitaplarının yanı sıra yerleşik yapay zeka aracılığıyla kullanıma hazır otomasyona sahiptir ve müşterilerin ve iş ortaklarının bilgi güvenliği süreçlerinin önemli ölçüde otomasyonunu sağlar. Uzmanlar tarafından sağlanan tüm olası seçeneklerle, her şirket siber güvenlik açıklarına veya istenen gelişim yönüne göre ihtiyaç duyulan hizmetlerin kapsamını belirleyebilir.&#8221;</em></p>
<p><strong>Kaspersky, şirket içinde siber güvenlik aracı veya BT güvenliği odaklı çalışan eksikliğiyle başa çıkmak için aşağıdakileri öneriyor:</strong></p>
<ul>
<li>Yönetilen güvenlik sağlayıcılarının sunduğu uzmanlıktan yararlanın. Örneğin Kaspersky Managed Detection and Response, şirketin BT ağından gelen telemetriyi 7/24 izleyerek kuruluşun genel koruma seviyesini yükseltir ve Kaspersky uzmanları tarafından sağlanan olay müdahale yönergelerini takip ederken şirket içi süreçlerin ve en iyi uygulamaların geliştirilmesine yardımcı olur. Ayrıca, MDR&#8217;deki yapay zeka asistanı, maksimum koruma sağlamak için tüm güvenlik uyarılarının yaklaşık yarısını otomatik olarak ele alır. </li>
<li>Kaspersky Profesyonel Hizmetleri&#8217;ni uygulamak, zor durumdaki BT departmanının iş yükünü optimize etmeye yardımcı olur. Kaspersky uzmanları mevcut BT güvenliğinizin durumunu değerlendirir, ardından sorunsuz ve sürekli performans sağlamak için Kaspersky yazılımını hızlı ve düzgün bir şekilde dağıtır ve yapılandırır. Kaspersky Premium Destek ise Kaspersky tabanlı tüm BT güvenlik altyapılarının verimliliğini hızlandırır ve artırır.</li>
<li>Bazı siber güvenlik ürünlerini satın alacak ve özel BT güvenlik uzmanlarıyla çalışacak bütçeye sahip olmayan KOBİ&#8217;ler için, Kaspersky Endpoint Security Cloud’u çok sayıda otomatik komut dosyası içeren bir konsol aracılığıyla kolayca yönetmek için yalnızca bir BT yöneticisi, yarı zamanlı veya dış kaynaklı olsa bile yeterlidir.</li>
<li>Siber güvenlik eğitimlerine yatırım yapın. Böylece mevcut BT güvenlik uzmanlarınızın becerilerinin her zaman güncel kalmasını ve siber tehdit ortamının kuruluşunuza getirdiği her durumla başa çıkabilecek donanıma sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Kaspersky Cybersecurity for IT Online eğitimi, BT yöneticilerinin basit ama etkili BT güvenliği en iyi şekilde uygulamalarına ve basit olay müdahale senaryolarını oluşturmalarına yardımcı olur. Kaspersky Expert Training ise güvenlik ekibinizi tehditleri yönetmek ve azaltmak için en son bilgi ve becerilerle donatarak kuruluşunuzu en karmaşık saldırılardan bile korur.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-sirketlerin-49u-siber-guvenlikte-dis-kaynak-kullanmayi-planliyor-428202">Türk Şirketlerin %49&#8217;u Siber Güvenlikte Dış Kaynak Kullanmayı Planlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VakıfBank&#8217;tan 300 milyon dolarlık yeni yurtdışı kaynak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-300-milyon-dolarlik-yeni-yurtdisi-kaynak-427030</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 08:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dolarlık]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[vakıfbanktan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427030</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank çeşitli yapılar altında farklı uluslararası bankalarla gerçekleştirdiği 300 milyon dolar tutarında yeni yurtdışı fonlama temin etti. 1 ila 7 yıl arası değişen vadelerde sahip söz konusu fonlama işlemlerinden birisi İtalyan İhracat Kredi Kurumu SACE’nin garantörlüğünde gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-300-milyon-dolarlik-yeni-yurtdisi-kaynak-427030">VakıfBank&#8217;tan 300 milyon dolarlık yeni yurtdışı kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank’tan 300 milyon dolarlık yeni yurtdışı kaynak</strong></p>
<p><strong>VakıfBank çeşitli yapılar altında farklı uluslararası bankalarla gerçekleştirdiği 300 milyon dolar tutarında yeni yurtdışı fonlama temin etti. 1 ila 7 yıl arası değişen vadelerde sahip söz konusu fonlama işlemlerinden birisi İtalyan İhracat Kredi Kurumu SACE’nin garantörlüğünde gerçekleşti. Böylece, VakıfBank’ın 2023 yılında uluslararası piyasalardan temin ettiği yeni kaynak tutarı 4 milyar doları aştı. Yıl içinde yenilenen sendikasyon ve post-finansman işlemleri de dahil edildiğinde yılbaşından bu yana yurtdışından sağlanan kaynak toplamı yaklaşık 6 milyar dolar seviyesine ulaştı.</strong></p>
<p>Yurtdışı fonlama tarafında art arda önemli işlemlere imza atan ve bu alandaki lider konumunu koruyan VakıfBank’ın Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, gerçekleştirdikleri son uluslararası fonlama işlemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>“VakıfBank olarak 15 milyar dolar büyüklüğüne ulaşan yurtdışı fonlamamız ile uluslararası piyasalardan ülkemize en çok yeni kaynağı getirmeyi başaran Türk bankası olmanın gururunu yaşıyoruz. Son olarak bu alandaki güçlü konumumuz ve uzun soluklu iş birliklerimiz sayesinde, bu defa çeşitli yapılar altında farklı uluslararası bankalarla toplam 300 milyon dolarlık yeni yurtdışı fonlama işlemlerini başarıyla tamamladık. 1 ila 7 arasında değişen farklı vadelerdeki işlemlerden birisi İtalyan İhracat Kredi Kurumu SACE’nin garantörlüğünde gerçekleşti. Yılbaşından bu yana farklı yapılar altında gerçekleştirdiğimiz işlemlerle ülkemize getirdiğimiz yeni kaynak tutarı 4 milyar dolar seviyesini aşmış bulunmaktadır. Malumunuz Eylül ayında tamamladığımız 750 milyon dolar tutarındaki 5 yıl vadeli sürdürülebilir eurobond ihracımız ile birlikte eurobond piyasası yeniden Türk bankalarının erişimine açılmış ve kısa süre içinde diğer Türk bankalarınca da gerçekleştirilen ihraçlarla ülkemize önemli ölçüde kaynak girişi sağlanmıştır. Söz konusu tüm bu işlemler Türkiye’ye yönelik son dönemde iyileşen yatırımcı algısının ve artan sermaye akışının net bir göstergesidir ve Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında bu anlamda ayrışması oldukça umut vericidir. Bu durum son dönemde 350 baz puanın da altına gerileyen ülke risk primi seviyesinden de açık bir şekilde anlaşılmaktadır. VakıfBank olarak biz de farklı fonlama yapıları altında çeşitli uluslararası yatırımcılarla yaptığımız bu işlemler sayesinde uzun vadeli ve optimum maliyetli yeni yurtdışı fonlama kaynaklarına erişerek Türkiye’nin ekonomisine katkıda bulunmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p>VakıfBank’ın 2023 yılında başarıyla tamamladığı yeni uluslararası fonlama işlemleri aşağıdadır:</p>
<ul>
<li>Yıl başından bu yana gerçekleştirilen toplam<strong> 1,4 milyar dolar</strong> tutarında ve 1 ila 7 yıl arası değişen vadelerde teminatlı fonlama ve bilateral kredi işlemleri</li>
<li>Eylül ayında gerçekleştirilen <strong>750 milyon dolar tutarında</strong> 5 yıl vadeli sürdürülebilir eurobond ihracı</li>
<li>Ocak ayında gerçekleştirilen <strong>2 milyar dolar</strong> tutarında Türk bankacılık sektörünün tek seferdeki en büyük DPR seküritizasyon işlemi</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-300-milyon-dolarlik-yeni-yurtdisi-kaynak-427030">VakıfBank&#8217;tan 300 milyon dolarlık yeni yurtdışı kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KO-MEK ile &#8220;hayata en güçlü kaynak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ko-mek-ile-hayata-en-guclu-kaynak-419290</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2023 21:04:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[komek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaynakçılık artık bir erkek işi olmaktan çıktı. KO-MEK sayesinde kadın kursiyerler alışılageleni yıkarak, iyi birer kaynak ustası olma yolunda ilerliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mek-ile-hayata-en-guclu-kaynak-419290">KO-MEK ile &#8220;hayata en güçlü kaynak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaynakçılık artık bir erkek işi olmaktan çıktı. KO-MEK sayesinde kadın</p>
<p>kursiyerler alışılageleni yıkarak, iyi birer kaynak ustası olma yolunda ilerliyor</p>
<p>KO-MEK ile “hayata en güçlü kaynak”</p>
<p>12 ilçede 44 kurs merkezinde meslek ve sanat eğitimlerine son sürat devam</p>
<p>eden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK),</p>
<p>kadın girişimcilere destek vermeyi sürdürüyor. KO-MEK Elektrik Arg Kaynakçılık</p>
<p>kursuna katılan 4 kadın kursiyer, KO-MEK ile geleceklerine en önemli kaynağı</p>
<p>yapmanın olanağını yaşıyor. “Kadından kaynakçı mı olur?” düşüncesini KO-</p>
<p>MEK ile yıkan kadın kursiyerler, başarılarıyla erkeklerden çok daha iyi birer</p>
<p>kaynak ustası olabileceklerinin sinyalini veriyor.</p>
<p>KO-MEK’LE HAYATA YAPILAN KAYNAK</p>
<p>KO-MEK, Elektrik Arg Kaynakçılık kursu eğitimleri yeni eğitim döneminde diğer</p>
<p>branşlar gibi derslerine son sürat başladı. SEKA Ustam Mesleki Eğitim</p>
<p>Merkezi’nde başlayan istihdam odaklı eğitimlere vatandaşlar ilgi gösteriyor.</p>
<p>Ancak bu kurs, kursiyerleri açısından önemli bir ayrıntı ile göze çarpıyor.</p>
<p>Kaynakçılık kursunda erkek kursiyerlerin yanı sıra kadın kursiyerlerin yer</p>
<p>alması, kadınların her alanda kendilerine olan güvenlerini bir kez daha ortaya</p>
<p>koyuyor. Duygu Savaş, Özgür Sarı, Hediye Ör, Nazlıhan Torun tulumlarını</p>
<p>giyerek kaynakçılık alanında tecrübe edinmek için var güçleriyle çalışıyor.</p>
<p>KO-MEK’TE ÖĞRENMEK ÇOK KEYİFLİ</p>
<p>Bir kamu kurumunda mühendis olarak çalışan Duygu Savaş konuşmasında,</p>
<p>“Ben uzun zamandır öğrenmek istiyordum kaynak işini, ev işlerini yapmayı çok</p>
<p>seviyorum buraya arkadaşımın tavsiyesiyle geldim. Kaynakçılık bence</p>
<p>erkeklerin değil kadınların daha iyi yapabileceği bir alan çünkü özen isteyen,</p>
<p>titizlik isteyen bir iş. KO-MEK’e geldiğim için çok mutluyum, burada öğrenmek</p>
<p>çok keyifli ve kolay” dedi.</p>
<p>FARKLI UĞRAŞLAR BULMAK İSTEDİM</p>
<p>İktisat mezunu olan bir diğer kursiyerimiz Özgür Sarı ise “Bu zamana kadar özel</p>
<p>sektörde idari işlerde çalıştım hep bir zaman sonra ara verip başka işlere</p>
<p>meşgul olmak istedim. Kaynakçılık çok havalı bir iş, özen gösterilmek istenen bir</p>
<p>uğraş. Kadınlara buradan seslenerek, gelip eğitim almalarını ve her şeyi</p>
<p>kendilerinin yapmalarını tavsiye ediyorum” sözleriyle KO-MEK’e teşekkür etti. </p>
<p>KAYNAKÇILIK ERKEK İŞİ OLMAKTAN ÇIKIYOR</p>
<p>Öte yandan, kursa katılan dört kadın kursiyer, bir yanlışı düzeltmenin</p>
<p>mutluluğunu yaşıyor. Erkek işi olarak bilinen Elektrik Arg Kaynakçılığında</p>
<p>kadınların da var olabileceğini ispatlayan KO-MEK’in kadın kursiyerleri, bu</p>
<p>alanda başarılı olacaklarına inanıyor.</p>
<p>128 SAATLİK EĞİTİM</p>
<p>KO-MEK’in Elektrik Arg Kaynakçılık Kursu yeni eğitim döneminde SEKA Ustam</p>
<p>Mesleki Eğitim Merkezi’nde uzman eğitmenler gözetiminde devam ediyor.</p>
<p>Haftada 40 saat, toplamda 128 saatlik bir eğitimi kapsayan kurs hafta için her</p>
<p>gün gerçekleştiriliyor.</p>
<p>NELER ÖĞRETİLİYOR?</p>
<p>Ağır iş sanayi dalında yer alması nedeniyle kursta ilk olarak iş güvenliği</p>
<p>konusunda eğitim veriliyor. Ardından kaynakçılığa giriş basamağı ile derslere</p>
<p>başlanıyor. Eğitmenler bu etapta kursiyerlere metal malzemeleri tanıtarak,</p>
<p>kaynak kabiliyetlerini anlatıyor. Teorik bilgilerin sonrasında ise uygulamaya</p>
<p>geçiliyor. Bu etapta düz kaynak çekişi, elektrotların tutuşturulması, gaz tüpleri ve</p>
<p>kaynak makinelerinin kullanımı öğretiliyor. Parçaların düz dikişleri ve</p>
<p>birleştirilmesiyle köşe kaynak yapımı da yine dersler çerçevesinde kursiyerlere</p>
<p>aktarılıyor. KO-MEK’ten bu eğitimleri alan kursiyerler aldıkları sertifikayla</p>
<p>sektörde kolaylıkla iş bulma olanağına kavuşuyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mek-ile-hayata-en-guclu-kaynak-419290">KO-MEK ile &#8220;hayata en güçlü kaynak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lincoln Electric, MEB Robot Yarışması&#8217;nda Öğrencileri, VRTEX 360 Compact Sanal Kaynak Ekipmanıyla Buluşturdu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lincoln-electric-meb-robot-yarismasinda-ogrencileri-vrtex-360-compact-sanal-kaynak-ekipmaniyla-bulusturdu-405074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 09:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturdu]]></category>
		<category><![CDATA[compact]]></category>
		<category><![CDATA[ekipmanıyla]]></category>
		<category><![CDATA[electric]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[lincoln]]></category>
		<category><![CDATA[meb]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[vrtex]]></category>
		<category><![CDATA[yarışmasında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası MEB Robot Yarışması birçok ülkeden gelen katılımcılarla Bursa’da gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lincoln-electric-meb-robot-yarismasinda-ogrencileri-vrtex-360-compact-sanal-kaynak-ekipmaniyla-bulusturdu-405074">Lincoln Electric, MEB Robot Yarışması&#8217;nda Öğrencileri, VRTEX 360 Compact Sanal Kaynak Ekipmanıyla Buluşturdu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası MEB Robot Yarışması birçok ülkeden gelen katılımcılarla Bursa’da gerçekleşti. Yarışmada öğrenciler, insansız hava aracı, otonom araçlar, su altı araçlar gibi çeşitli kategorilerde yaptıkları projeleri sergileme imkanı buldular. Yarışma sayesinde öğrenciler teknolojik projeler konusunda tecrübe kazanırken alanlarındaki en yeni teknolojileri deneyimleme fırsatı da yakaladılar.</p>
<p> </p>
<p>Lincoln Electric Türkiye, öğrencilerle bir arada olmak amacıyla sanal gerçeklik ekipmanı Vrtex<strong>®</strong> 360 Compact ile etkinliğe katkıda bulundu ve katılımcılara sanal ortamda, gerçeğe yakın şekilde kaynak uygulamalarını tecrübe etme fırsatı sundu. Öğrenciler bu sayede yeni teknolojik uygulamalar hakkında bilgi sahibi oldular. Ayrıca öğrenciler, sanal ortamda kaynak sürecini tecrübe etme imkanı da buldular. </p>
<p> </p>
<p><strong>4 bin 733 Robot Yarıştı</strong></p>
<p>Bu yıl 81 il ve 18 ülkeden 12 bin 716 katılımcının 4 bin 733 robotla yer aldığı yarışma ile ortaokul ve dengi okullar, ortaöğretim ile yükseköğretim öğrencilerinin eğitim süreçlerinde edindikleri bilgiyi beceriye dönüştürebilmeleri amaçlandı. MEB Robot Yarışmasına Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, KKTC, Arnavutluk, ABD, Bosna Hersek, Gürcistan, Hırvatistan, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, Libya, Malezya, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Romanya, Ürdün ve Yunanistan&#8217;dan ekipler katıldı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Benzersiz bir “sanal öğretmen”</strong></p>
<p>Dijital çağın etkisiyle, öğrenme ortamları da değişkenlik gösteriyor. Vrtex 360 Compact, yeni compact ekipmanı ile bunu bir adım daha öteye taşıyor. Örtülü Elektrot, Gazaltı kaynak yöntemleri (MIG/MAG, TIG) ve opsiyonel oksi-gaz kesme imkanı sunuyor. Compact olmasından dolayı, kaynak proseleri arasında geçişler oldukça pratik olmakla birlikte zaman kaybını da ortadan kaldırıyor. Çelik, alüminyum ve paslanmaz malzeme seçme imkanının yanı sıra bindirme, köşe, alın, oluk, plaka üstü boru ve iki farklı çapta boru kaynak uygulaması yapılabiliyor.  </p>
<p> </p>
<p>En büyük avantajlarından biri de çevre dostu olması. Doğaya gaz, sarf malzeme gibi atık oluşumu gerçekleşmiyor. Eğitim süreci boyunca herhangi bir sarf malzeme hurdaya ayrılmaz ve bu sayede malzeme kayıplarının önüne geçiliyor. Sanal kaynak uygulaması sırasında kaynakçının gerçek uygulamada karşılaşabileceği yanma, elektrik çarpması ve gözünü kaynak alma gibi iş güvenliği risklerinin hiçbiri bulunmuyor.   Kaynak kusurlarını gözlemleyerek, neden-sonuç ilişkisine dayalı yorum yapmayı ve anlık hata bildirimi alarak kaynakçının çok kısa sürede kendini geliştirmesini sağlıyor. Uygulama sırasında elektrodun ergime hissi verilmesi gerçekçiliğini artırarak daha başarılı sonuçlar almayı sağlıyor.</p>
<p>Lincoln Electric Türkiye’nin yeni teknolojileri ile tanışmak ve demo taleplerini ileterek yerinde deneyimlemek için lincolnelectric.com.tr adresinden ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lincoln-electric-meb-robot-yarismasinda-ogrencileri-vrtex-360-compact-sanal-kaynak-ekipmaniyla-bulusturdu-405074">Lincoln Electric, MEB Robot Yarışması&#8217;nda Öğrencileri, VRTEX 360 Compact Sanal Kaynak Ekipmanıyla Buluşturdu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konserlere ayrılacak kaynak Ödemişli öğrencilere kırtasiye yardımı için kullanılacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konserlere-ayrilacak-kaynak-odemisli-ogrencilere-kirtasiye-yardimi-icin-kullanilacak-397351</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Aug 2023 13:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılacak]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kırtasiye]]></category>
		<category><![CDATA[konserlere]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılacak]]></category>
		<category><![CDATA[ödemişli]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[yardımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397351</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ödemiş’in eğitimci Belediye Başkanı Mehmet Eriş, ilçenin kurtuluşunun 101. yılını anlamına uygun dolu dolu etkinliklerle kutlayacaklarını ancak bu yıl konser düzenlemek yerine konserlere ayrılacak kaynağı ilçedeki öğrencilere kırtasiye yardımı için değerlendireceklerini açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konserlere-ayrilacak-kaynak-odemisli-ogrencilere-kirtasiye-yardimi-icin-kullanilacak-397351">Konserlere ayrılacak kaynak Ödemişli öğrencilere kırtasiye yardımı için kullanılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ödemiş’in eğitimci Belediye Başkanı Mehmet Eriş, ilçenin kurtuluşunun 101. yılını anlamına uygun dolu dolu etkinliklerle kutlayacaklarını ancak bu yıl konser düzenlemek yerine konserlere ayrılacak kaynağı ilçedeki öğrencilere kırtasiye yardımı için değerlendireceklerini açıkladı. Eriş, eğitime ve Ödemişli öğrencilere destek için odalara ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulundu. Eriş, “Kurşun atarak kazandığımız zaferi bugün kurşun kalemle taçlandırıp aklın ve bilimin ışığıyla Cumhuriyetimizi yeni yüzyılına kavuşturacağız” dedi. </p>
<p><b>“KURŞUNLA KAZANILAN ZAFERİ AKIL VE BİLİMİN IŞIĞINDA KURŞUN KALEMLE TAÇLANDIRACAĞIZ” </b></p>
<p>Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, ilçenin kurtuluşunun 101. Yılı kutlama etkinlikleri için hazırlıklar sürerken konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Başkanlık makamında gerçekleşen basın toplantısında konuşan Başkan Eriş, “Çocuklarımız bizim geleceğimiz. ‘Eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur’ diyen Başöğretmenimiz Atatürk’ün izinden ilerliyoruz. Ödemişli öğrencilerimiz  eşit ve kaliteli şartlarda eğitim alabilsinler diye çalışıyoruz. </p>
<p>Türkan Saylan Destek Eğitim Merkezimizde ortaokul ve lise öğrencilerimize sınavlara hazırlık sürecinde destek veriyoruz. Deneme ve Bilim Merkezimizi daha da geliştirmek için hazırlıklarımız var.  </p>
<p>Okullarımıza verdiğimiz onarım ve hijyen desteğimizin yanında öğrencilerimizin bireysel ihtiyaçları için bugün yeni bir sayfa açıyoruz. </p>
<p>100 yıl önce kurşunla savaş meydanlarında kazanılan savaş, bugün bilim ve uygarlık savaşı olarak devam etmektedir. Kurşun atarak kazandığımız zaferi bugün akıl ve bilimin ışığında kurşun kalemle taçlandırıp aklın ve bilimin ışığıyla Cumhuriyetimizi yeni yüzyılına kavuşturacağız.  </p>
<p><b>“BİR KONSER AKŞAMININ MALİYETİ 1 MİLYON LİRAYI BULUYOR” </b></p>
<p>İlçemizin kurtuluşunun 101. yılını elbette anlamına uygun dolu dolu bir etkinlik programıyla kutlayacağız. İlkkurşun direnişiyle Kuvayı Milliye Şehri olan bu topraklarda Büyük Önderimiz Atatürk’ün önderliğinde verilen kurtuluş mücadelesinin ruhuna uygun etkinliklerimizin yanında bu yıl konserler yerine bu tarz etkinliklere ayıracağımız kaynakları eğitime destek için değerlendireceğiz. </p>
<p>Bir kurşun kalemin, bir defterin bile bir çocuk için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.  </p>
<p>Ülkemizin içinde bulunduğu derin ekonomik krizde, bir konser akşamının maliyeti, sanatçılarımıza verilen ücret, ses ve ışık sistemleriyle 1 milyon lirayı buluyor. Kurtuluş etkinliklerimiz için elbette sanatçılarla görüşmelerimiz oldu ancak bilanço ortada. Sanata, sanatçılara ve sanatın iyileştirici gücüne her zaman ihtiyacımız var fakat bu yıl hepimizin yaşadığı zorlukları görüyoruz. Sadece bir akşamla sınırlı kalacak bu eğlence yerine, çocuklarımızın okullarında tüm konsantrasyonunu derslerine vermesi ve geleceğe sağlam adımlarla yürümesi adına ihtiyaç sahibi öğrencilerimize kırtasiye yardımında bulunacağız. </p>
<p><b>DESTEK ÇAĞRISI </b></p>
<p>Eğlenceden fedakarlık olabilir ama eğitimden fedakarlık düşünülemez. Bu anlamda Ödemiş Belediyesi olarak öğrencilerimize kırtasiye yardımı için ilk adımı biz atacağız, tüm odalarımızı, Ankara, İstanbul ve İzmir’deki hemşehri derneklerimizi sivil toplum kuruluşlarımızı ve hayırsever halkımızı bu kampanyaya destek vermeye davet ediyoruz” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konserlere-ayrilacak-kaynak-odemisli-ogrencilere-kirtasiye-yardimi-icin-kullanilacak-397351">Konserlere ayrılacak kaynak Ödemişli öğrencilere kırtasiye yardımı için kullanılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Bankası&#8217;na deprem bölgesine destek için 109 milyon ABD doları tutarında kaynak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/is-bankasina-deprem-bolgesine-destek-icin-109-milyon-abd-dolari-tutarinda-kaynak-394082</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Aug 2023 12:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bankasına]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesine]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doları]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[tutarında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=394082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İş Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile ülkemizde gerçekleşen deprem felaketlerinden etkilenen bölgeye yönlendirilmek üzere 109 milyon ABD doları tutarında kredi sözleşmesi imzaladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-bankasina-deprem-bolgesine-destek-icin-109-milyon-abd-dolari-tutarinda-kaynak-394082">İş Bankası&#8217;na deprem bölgesine destek için 109 milyon ABD doları tutarında kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye İş Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile ülkemizde gerçekleşen deprem felaketlerinden etkilenen bölgeye yönlendirilmek üzere 109 milyon ABD doları tutarında kredi sözleşmesi imzaladı.</strong></p>
<p>Türkiye İş Bankası, 6 Şubat 2023 tarihinde ülkemizde meydana gelen depremlerden doğrudan etkilenen işletmeler ve bireylerin yanı sıra bölgedeki iyileştirme ve yeniden yapılandırma çalışmalarına katılan şirketlerin finansmanına destek olmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından oluşturulan Türkiye Afet Müdahale Çerçevesi dahilinde, EBRD ile 109 milyon ABD doları tutarında kredi teminine yönelik sözleşmeye imza attı.  Kredi ilk etapta deprem bölgesinde bulunan 11 ilde, depremden doğrudan etkilenen işletme ve bireylerin finansman ihtiyaçlarının giderilmesinde kullanılacak. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Bölgenin finansman ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz”</strong></p>
<p>Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gamze Yalçın konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Bu yılın başında meydana gelen ve hepimizi derinden üzen deprem felaketleri, etkili olduğu geniş alanda büyük maddi ve manevi yıkımlara yol açtı. Biz de bu süreçte ilk andan itibaren tüm imkânlarımızı seferber ederek, deprem bölgesinin gerek finansman gerekse diğer açılardan desteklenmesi ve yeniden yapılandırılması için çalışmaya başladık. Toplamda 10 milyar Türk Lirası tutarında kapsayıcı bir destek paketi oluşturduk. Böyle dönemlerde, uluslararası finans kuruluşlarının da bu yöndeki çabaları desteklediğini görmek çok değerli ve önemli. Bankamızca EBRD ile imzalanan bu sözleşme, gerek EBRD’nin deprem bölgesinin yeniden kalkındırılmasına olan desteğini göstermesi gerekse İş Bankası ile olan güçlü ve uzun soluklu iş birliğini pekiştirmesi açısından önem taşıyor. Söz konusu yeni finansman ile afet bölgesinin finansman ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamaya ve bölgeye destek vermeye devam edeceğiz” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Bu kaynaklar, bölgenin yeniden inşası için hayati önemde”</strong></p>
<p>Konuya ilişkin açıklamada bulunan EBRD Türkiye Başkan Vekili Arthur Poghosyan ise, “Afet bölgesine odaklanan bu kaynaklar, bölgenin toparlanması ve yeniden inşası için hayati önem taşıyor. Köklü ortaklarımızdan İş Bankası&#8217;nın bu fonları ekonomik refahlarını yeniden inşa etmek için çalışan bölge nüfusuna verimli ve başarılı bir şekilde ulaştıracağına inancımız tam” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/is-bankasina-deprem-bolgesine-destek-icin-109-milyon-abd-dolari-tutarinda-kaynak-394082">İş Bankası&#8217;na deprem bölgesine destek için 109 milyon ABD doları tutarında kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VakıfBank yurt dışından 500 milyon dolar tutarında yeni kaynak temin etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakifbank-yurt-disindan-500-milyon-dolar-tutarinda-yeni-kaynak-temin-etti-393034</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 08:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dışından]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[temin]]></category>
		<category><![CDATA[tutarında]]></category>
		<category><![CDATA[vakıfbank]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393034</guid>

					<description><![CDATA[<p>2023 yılının başında DPR seküritizasyon programı altında 2 yıl geri ödemesiz toplam 5 yıl vadeli 2 milyar dolar tutarında bir fonlama işlemi gerçekleştiren VakıfBank, şimdi de uluslararası bir banka ile 500 milyon dolar tutarlı ve 5 yıl vadeli yeni bir teminatlı fonlama işlemine imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbank-yurt-disindan-500-milyon-dolar-tutarinda-yeni-kaynak-temin-etti-393034">VakıfBank yurt dışından 500 milyon dolar tutarında yeni kaynak temin etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2023 yılının başında DPR seküritizasyon programı altında 2 yıl geri ödemesiz toplam 5 yıl vadeli 2 milyar dolar tutarında bir fonlama işlemi gerçekleştiren VakıfBank, şimdi de uluslararası bir banka ile 500 milyon dolar tutarlı ve 5 yıl vadeli yeni bir teminatlı fonlama işlemine imza attı.</strong></p>
<p><strong>“Söz konusu fonlama işlemi büyüklük ve vade açısından bir eurobond ihracı eşdeğerinde”</strong></p>
<p>Son dönemde yaşanan gelişmeler neticesinde Türkiye’ye yönelik hızla iyileşen yatırımcı algısına dikkat çeken <strong>VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih,</strong> “Ülkemize ve Türk bankacılık sektörüne yönelik pozitif algının güçlenmesinde hem para politikası hem de maliye politikası alanlarında atılan adımların büyük rol oynadığını görüyoruz. Uluslararası fonlama alanındaki en aktif Türk bankası olarak bu pozitif gelişmeleri yakından takip ediyoruz” dedi. 2023 yılı başında DPR seküritizasyon programı altında 2 yıl geri ödemesiz, 5 yıl vadeli toplam 2 milyar dolar tutarında seküritizasyon işleminin gerçekleştirildiğini hatırlatan Üstünsalih, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Yapılan bu işlem Türk bankaları arasında tek seferde gerçekleştirilen en büyük tutarlı seküritizasyon işlemi olma özelliği taşıyor. Bu alandaki öncü konumumuz sayesinde, şimdi de yine 500 milyon dolar tutarında ve 5 yıl vadeli yeni bir teminatlı fonlama işlemine imza atarak ülkemize taze kaynak girişi sağlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Söz konusu işlem büyüklüğü ve vadesi açısından değerlendirildiğinde, bir eurobond işlemi eşdeğerinde olması ve alternatif işlemlere kıyasla çok daha uygun maliyetli olması açısından dikkat çekmektedir. Böylece optimum maliyetli yeni fonlama alternatiflerini değerlendirerek kaynak yapımızı çeşitlendirmeye devam ediyoruz.’’</p>
<p> </p>
<p><strong>“VakıfBank’a ve ülkemize yönelik artan güvenin bir göstergesi”</strong></p>
<p>Başarıyla tamamlanan işlemin VakıfBank’a ve Türkiye’ye yönelik artan güvenin bir göstergesi olduğunun da altını çizen Üstünsalih, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Global piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak yön arayışında olan dolaşımdaki likidite ve uluslararası yatırımcılar açısından değerlendirildiğinde, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında ayrıştığını ve ciddi bir potansiyeli olduğunu görmekteyiz. Biz de hem Türkiye’nin en büyük 2. bankası hem de uluslararası sermaye piyasalarındaki en aktif Türk bankası olarak bu alandaki fırsatları yakından takip ediyoruz. Bu vesileyle söz konusu işlem özelinde, işleme taraf olan yatırımcımıza, VakıfBank’a ve ülkemize duyduğu güven nedeniyle bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbank-yurt-disindan-500-milyon-dolar-tutarinda-yeni-kaynak-temin-etti-393034">VakıfBank yurt dışından 500 milyon dolar tutarında yeni kaynak temin etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akbank, Yazılım Ekosistemine Destek için Türkiye Açık Kaynak Platformu Platinum Üyesi Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akbank-yazilim-ekosistemine-destek-icin-turkiye-acik-kaynak-platformu-platinum-uyesi-oldu-387144</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 23:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akbank]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistemine]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[platformu]]></category>
		<category><![CDATA[platinum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni nesil bankacılık vizyonuyla öncü çalışmalara imza atan Akbank, Türkiye Açık Kaynak Platformu ile Platinum Üyelik Sözleşmesi imzaladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akbank-yazilim-ekosistemine-destek-icin-turkiye-acik-kaynak-platformu-platinum-uyesi-oldu-387144">Akbank, Yazılım Ekosistemine Destek için Türkiye Açık Kaynak Platformu Platinum Üyesi Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni nesil bankacılık vizyonuyla öncü çalışmalara imza atan Akbank, Türkiye Açık Kaynak Platformu ile Platinum Üyelik Sözleşmesi imzaladı. Bu kapsamda Akbank, platformun kurduğu 42 Okulları ile ekosistemin gelişmesi için gerçekleştirilen çalışmalara destek sağlayacak. </strong></p>
<p>75 yıldır Türkiye’nin gelişimine hizmet eden Akbank, Türkiye Açık Kaynak Platformu’nun Platinum Üyesi oldu. Anlaşma kapsamında, teknoloji ve inovasyon alanındaki güçlü deneyimiyle Akbank, platformun kurduğu 42 Okulları’nın çalışmalarına destekçi oluyor. </p>
<p>Akbank’ın köklü deneyimini gençlerin ve Türkiye’nin hizmetine sunmak üzere bu prestijli iş birliğine imza attıklarını belirten<strong> Akbank Teknoloji İş Birimi Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay,</strong> “Türkiye Açık Kaynak Platformu desteğiyle ilerleyen 42 Okulları ile yaptığımız iş birliği çerçevesinde ülkemizin teknoloji sektöründeki insan kaynağının gelişimine ve istihdamına katkıda bulunmaktan büyük heyecan ve gurur duyuyoruz. En yenilikçi mühendislik pratiklerini doğru teknolojilerle birleştirmek üzere yola çıktığımız Akbank Teknoloji vizyonumuz doğrultusunda, 42 Okulları ile iş birliğimizin bizlerin ve öğrencilerin gelişimine karşılıklı katkı sunacağına yürekten inanıyorum. Bu iş birliği kapsamında, 42 Okulları’nda eğitim alan arkadaşlarımıza yönelik hazırladığımız özel eğitim programları, teknik alanda tecrübeli isimlerle bir araya getiren deneyim buluşmaları ve uygulamalı proje çalışmaları ile onların teknik gelişimlerini desteklemeyi hedefliyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Pınar Anapa</strong>, “Sadece bankacılığın geleceği ile kalmıyor, Türkiye’nin ve gençlerin gelişimine hizmet etmeye devam ediyoruz. Gençler, onların bakış açıları ve vizyonları geleceği yönlendirecek. Onların hem Akbank’a hem de topluma kazandırılması bizim en büyük önceliklerimiz arasında. Şimdi teknoloji ve inovasyon alanındaki güçlü deneyimimizi Açık Kaynak Platformuna Platinum Üye olarak aktarmaya başladık. Türkiye’de yenilikçi teknoloji eğitimlerinin sunulması amacıyla kurulan 42 Okulları’na deneyimlerimizi aktarırken her ay Akbank Teknoloji ekiplerimizin desteği ile belirlenen konularda eğitimler düzenleyeceğiz. Yazılım ekosisteminin ve gençlerin bu alandaki gelişimini desteklemeye Akbank olarak devam edeceğiz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Türkiye Açık Kaynak Platformu Direktörü Sertaç Yerlikaya</strong> ise “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Bilişim Vadisi yürütücülüğünde Ecole 42 iş birliğinde kurduğu 42 İstanbul ve 42 Kocaeli okulları, gençlere yazılımcı olmaları için eşsiz fırsatlar sunmaktadır. 18 yaşını doldurmak dışında başvuru için ön şartı olmayan, fırsat eşitliği ilkelerini kapsayıcı bir modelle benimsemiş okullar, tüm dünyada 27 ülkede 47 kampüste 18 bini aşkın öğrenciye ücretsiz eğitim imkanı sağlamaktadır. Birbirinden öğrenme, oyunlaştırılmış proje bazlı görevleri üstlenme ile öğrenme sorumluluğunun tamamen öğrencide olduğu 42 modeli, gençleri, dayanıklılıklarının sürekli test edildiği bir ortamda rekabetçi, uluslararası projelere hazır birer yazılımcı olarak yetiştirmektedir. Akbank ile yürüttüğümüz genç ve dinamik projeler ile 42 yazılımcı adaylarımıza finans dünyasını anlama ve çözüm üretme becerileri kazandırarak iş dünyasına hazırlamayı hedeflemekteyiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Akbank’tan gençleri ve geleceği odağına alan yeni girişim</strong></p>
<p>Akbank, dijital bankacılık alanındaki öncü çalışmalarıyla birlikte uzun yıllardır gençlerin ve yeni yeteneklerin gelişimi için sorumluluk alıyor. Türkiye’de açık kaynak yazılım ekosistemi oluşturularak yazılımcı sayısının artırılması ve ihraç edilebilir yazılım ürünlerinin geliştirilmesi amacıyla kurulan Türkiye Açık Kaynak Platformu’nun destekçisi olarak bu çalışmalarını güçlendiriyor.  </p>
<p>Yapılan anlaşma ile birlikte Akbank, ilk olarak Türkiye Açık Kaynak Platformu’nun başarılı girişimi 42 Okulları’nı desteklemek üzere çalışmalara başladı. Fransa merkezli prestijli kodlama okulu Ecole 42 çatısı altında, Türkiye’de yenilikçi teknoloji eğitimleri sunulması amacıyla kurulan 42 Okulları, Bilişim Vadisi Gebze ve Vadi İstanbul Maslak’ta gençleri geleceğe hazırlıyor. </p>
<p>Teknoloji alanında yeni yeteneklerin oluşması kadar yeni nesil bir öğrenme metodunun da kazandırılması açısından önem taşıyan bu projeye Akbank’ın Teknoloji ile İnsan ve Kültür iş birimleri liderliğinde deneyim aktarılacak. Aynı zamanda gençlerin eğitim ve kariyer yaşamları için güçlü bir destek sunulacak.</p>
<p>Bu kapsamda Akbank, proje bazlı çalışma ve iş geliştirme gibi mesleki eğitimlerin yanı sıra, CV hazırlama ve etkili mülakat teknikleri gibi kariyer odaklı eğitimlerle öğrencilerin yanında yer alacak. Deneyim paylaşım seansları, periyodik kampüs ziyaretleri gibi yakın bir iletişimin sağlanacağı bu yeni süreçte Akbank, Akbank Gençlik Akademisi çatısı altında sunduğu eğitim ve etkinliklerle öğlencilerin gelişimlerine destek sunarken, staj ve iş imkanları gibi özel kariyer fırsatları sağlayacak. </p>
<p>Akbank, Türkiye Açık Kaynak Platformu’nun Platinum üyesi olarak farklı inisiyatiflerle de yazılım ekosisteminin gelişiminde rol ve sorumluluk almaya devam edecek. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akbank-yazilim-ekosistemine-destek-icin-turkiye-acik-kaynak-platformu-platinum-uyesi-oldu-387144">Akbank, Yazılım Ekosistemine Destek için Türkiye Açık Kaynak Platformu Platinum Üyesi Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası&#8217;ndan iklim değişikliğiyle mücadele için 110 milyon avroluk kaynak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-kalkinma-ve-yatirim-bankasindan-iklim-degisikligiyle-mucadele-icin-110-milyon-avroluk-kaynak-363649</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 13:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[avroluk]]></category>
		<category><![CDATA[bankasından]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ve Alman Kalkınma Bankası (KfW) ile T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında toplam 110 milyon Avro tutarında İklim Finansmanı Kredi ve Hibe Anlaşmaları imzalandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kalkinma-ve-yatirim-bankasindan-iklim-degisikligiyle-mucadele-icin-110-milyon-avroluk-kaynak-363649">Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası&#8217;ndan iklim değişikliğiyle mücadele için 110 milyon avroluk kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ve Alman Kalkınma Bankası (KfW) ile T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında  toplam 110 milyon Avro tutarında İklim Finansmanı Kredi ve Hibe Anlaşmaları imzalandı. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası tarafından kullandırılacak olan 100 milyon Avro tutarındaki kredi; iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yenilenebilir enerji, enerji depolama çözümleri, enerji verimliliği ve e-mobilite alanlarındaki yatırımları finanse edecek.</strong></p>
<p><strong>Yatırımcılar İklim Finansmanı Kredisine ek olarak 10 milyon Avroluk hibe desteği için de Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’na başvuru yapabilecek. </strong></p>
<p>Yenilenebilir enerji, enerji depolama, enerji verimliği ve e-mobilite gibi alanlardaki projelere finansman sağlayacak kredi anlaşması ile sera gazı emisyonlarının azaltılması ve ülkemizde sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi amaçlanıyor. </p>
<p>Türkiye’nin kalkınmasında, yenilenebilir enerji başta olmak üzere iklim değişikliğiyle mücadelenin önemine dikkat çeken Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Ülkemizin de imzacısı olduğu Paris İklim Anlaşması kapsamında net karbon sıfır hedefi için sorumluluk alıyoruz. Yenilenebilir enerji alanında yaklaşık 4 bin MW kurulu güce sahip 300’e yakın enerji projesine finansman sağladık. Portföyümüzün yaklaşık yarısı yenilenebilir enerjiden, yüzde 79’u ise sürdürülebilirlik temalı kredilerden oluşuyor. Gerek finansal gerekse de iş süreçlerimizdeki aksiyonlarımızla 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacının 15’ine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı sağlıyoruz. KfW’dan Hazine ve Maliye Bakanlığı ikrazı ile Bankamıza sağlanan 100 milyon Avroluk İklim Finansman Kredisini ve ek olarak Alman Hükümeti tarafından karşılanan 10 milyon Avroluk hibeyi yatırımcılarla buluşturarak ülkemizin yeşil geleceğine katkı sağlayacağımız için gururluyuz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin kalkınması için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kalkinma-ve-yatirim-bankasindan-iklim-degisikligiyle-mucadele-icin-110-milyon-avroluk-kaynak-363649">Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası&#8217;ndan iklim değişikliğiyle mücadele için 110 milyon avroluk kaynak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber güvenlikte dış kaynak kullanımı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlikte-dis-kaynak-kullanimi-artiyor-361516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 10:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlikte]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361516</guid>

					<description><![CDATA[<p>IT dünyası pandemi sonrası dönemin sorunlarına çözüm arıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlikte-dis-kaynak-kullanimi-artiyor-361516">Siber güvenlikte dış kaynak kullanımı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>IT dünyası pandemi sonrası dönemin sorunlarına çözüm arıyor</strong></p>
<p><strong>Pandemi sırası ve sonrasında dijital dönüşüm yatırımlarındaki artışın bir sonucu olarak birçok trend ve gelişme hız kazandı. Bu süreçte tehdit ortamı da son derece hızlı bir şekilde gelişti, kurumsal siber saldırı alanları genişledi.  Şirketler güvenlik politikalarını bu yeni tehditlere ve ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirmeye çalışıyorlar. Geliştirilen çözümlerden biri de Yönetilen Algılama ve Yanıt (MDR) olarak ön plana çıkıyor. </strong></p>
<p>Siber güvenlik şirketi ESET, şirketlerin ve bilişim uzmanlarının MDR ile ilgili doğru adımları atabilmeleri için dikkat etmeleri gerekenleri bir araya getirdi.  </p>
<p>Şirketler pandemi döneminde çok hızlı karar vermek durumunda kaldıkları için kurumlarını saldırıya açık hale getiren yanlış yapılandırmaları da benimsediler. Bazı kurumlar şirket içi çözümleri arka plana attılar. Hibrit çalışma modeli ile evde kontrol edilemeyen cihazlar ve bunları kullanan dikkatsiz çalışanlardan kaynaklanan sorunlarla boğuştular. Yeni iş yapış şekilleri ve yeni alışkanlıklar ihlallerin yaygınlaşma ihtimalini artırdı. 2021 yılında ABD&#8217;de kamuya açıklanan veri ihlallerinin tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı görüldü. Bu durum, ihlal olaylarının algılanmasını zorlaştırıyor ve kontrol altına alınmasının maliyetini artırıyor. Bir veri ihlalini algılamak ve kontrol altına almak için ortalama süre şu anda 277 gün ve güvenliği ihlal edilmiş 2.200-102.000 kayıt için ortalama maliyet 4,4 milyon ABD Doları olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Yönetilen Algılama ve Yanıt anlamına gelen Managed Detection and Response (MDR), siber saldırıları mümkün olan en hızlı şekilde tespit etmek ve bunlara müdahale edebilmek için dış kaynak sağlayıcı tarafından gerekli teknolojilerin temini, konumlandırılması, işletilmesi ve yürütülmesi olarak tanımlanıyor. MDR, sektör lideri teknolojinin ve insan uzmanlığının birleşimi olarak öne çıkıyor. Yetenekli tehdit avcılarının ve olay yöneticilerinin siber riski en aza indirmeye yardımcı olmak üzere araçların sonuçlarını analiz ettiği Güvenlik Operasyonları Merkezi (SOC) içinde bir araya gelirler. </p>
<p><strong>ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban </strong>kuruluşların günümüzün en önemli IT ihtiyaçlarından olan siber güvenlik konularında çözüm ve hizmet satın alacakları firmalar ile güçlü bir bağları olması gerektiğine inandıklarını söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Süreçlerin basit alım satım işlemleri dışında güvene dayalı bir iş ortaklığına dönüşmesi gerekiyor. ESET Türkiye olarak MDR hizmetlerimizi katma değerli hizmet sağlayıcılarımız aracılığı ile müşterilerimize ulaştırıyoruz. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde siber güvenlik ve iş sürekliliği başta olmak üzere kuruluşların tüm IT ihtiyaçlarına yanıt verebilecek çok değerli iş ortaklarımız bulunuyor”. </p>
<p><strong>Bir MDR çözüm sağlayıcısında olması gereken 5 özellik</strong></p>
<ol>
<li>Mükemmel algılama ve yanıt teknolojisi: Yüksek algılama oranları, düşük yanlış tespitler ve minimum sistem ayak izi ile tanınan bir üreticinin ürünlerini kullanıyor olmalı. Bağımsız analist değerlendirmeleri ve müşteri incelemeleri yararlı olabilir.</li>
<li>Önde gelen araştırma yetenekleri: Tanınmış virüs laboratuvarları veya benzerlerine sahip üreticiler, ortaya çıkan tehditleri durdurma açısından avantajlıdır. Bunun nedeni, uzmanlarının her gün yeni saldırıları ve bunların nasıl azaltılacağını araştırmasıdır. Bu istihbarat, bir MDR için paha biçilmezdir. </li>
<li>24/7/365 destek: Siber tehditler küresel bir olgudur ve saldırılar her yerden ve her zaman gelebilir, bu nedenle MDR ekipleri tehdit ortamını gece gündüz her zaman izliyor olmalıdır.</li>
<li>Üst düzey müşteri hizmetleri: İyi bir MDR ekibinin işi, yalnızca ortaya çıkan tehditleri hızlı ve etkin bir şekilde algılamak ve bunlara yanıt vermek değildir. Şirket içi güvenliğin veya Güvenlik Operasyonları ekibinin bir parçası gibi de davranmalıdır. Bu sadece ticari bir ilişki değil, bir ortaklık olmalıdır. Müşteri hizmetlerinin devreye girdiği yer burasıdır. Üretici, yerel dil desteği ve dağıtım için dünya genelinde hizmet vermelidir.</li>
<li>İhtiyaca göre hizmet: Her kuruluş aynı değildir. Bu nedenle MDR sağlayıcıları, kuruluşlar için hazırladıkları teklifleri kuruluşun boyutlarına, IT ortamlarının karmaşıklığına ve gerekli koruma düzeyine göre özelleştirebilmelidir.</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-guvenlikte-dis-kaynak-kullanimi-artiyor-361516">Siber güvenlikte dış kaynak kullanımı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
