<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kayısı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kayisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kayisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Sep 2025 16:00:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kayısı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kayisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kayısı çekirdeği hem şifa hem zehir olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kayisi-cekirdegi-hem-sifa-hem-zehir-olabilir-575477</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2025 16:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[asit]]></category>
		<category><![CDATA[bileşik]]></category>
		<category><![CDATA[çekirdeği]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[Kaman]]></category>
		<category><![CDATA[kayısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kayısı Çekirdeği]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, geleneksel tıpta ve modern farmakolojide önemli bir yere sahip olan kayısı çekirdeğinin faydaları ve riskleri hakkında değerlendirmede bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kayisi-cekirdegi-hem-sifa-hem-zehir-olabilir-575477">Kayısı çekirdeği hem şifa hem zehir olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, geleneksel tıpta ve modern farmakolojide önemli bir yere sahip olan kayısı çekirdeğinin faydaları ve riskleri hakkında değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Antikanser, anti-enflamatuar, antioksidan etkileri var</strong></p>
<p>Kayısı çekirdeğinin tıbbi ve aromatik bitkiler arasındaki yerini tanımlayan Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, &#8220;Semen Armeniacae olarak da tanımlanan kayısı çekirdeği, Rosaceae (Gülgiller) Prunus armeniaca bitkisinin tohumudur, hem geleneksel tıpta hem de modern farmakolojide kullanımı olan, bitkisel yağlar ve fitokimyasallar açısından değerli bir bitkidir. Kozmetik, gıda takviyesi ve farmasötik alanlarda sıkça kullanılan bu çekirdek; uçucu bileşenler, yağ asitleri, fitosteroller ve polifenoller bakımından oldukça zengindir. Elde edilen soğuk pres yağı; cilt bakımından iltihap giderici etkisine kadar çok sayıda alanda kullanılmaktadır. İçeriğindeki etkin bileşenler sayesinde antikanser, anti-enflamatuar, antioksidan, immunmodülatör ve hepatoprotektif etkileri bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Zengin bir biyoaktif bileşik profiline sahip</strong></p>
<p>Kayısı çekirdeğinin, zengin bir biyoaktif bileşik profiline sahip olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Sabit yağ oranı oldukça yüksek olup (%27.7–66.7), protein (%14–45), şeker, potasyum, magnezyum, demir gibi mineraller, arjinin, lösin esansiyel aminoasitler ve çeşitli fenolik bileşikler içerir. Oleik asit, linoleik asit ve palmitik asit gibi doymuş ve doymamış yağ asitlerinin yanı sıra özellikle E vitamini (tokoferol) açısından zengindir. Ana toksik maddesi ise siyanojenik glikozit olan Amigdalin (%2–5.5) dir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Acı ve tatlı kayısı çekirdekleri arasındaki temel fark nedir?</strong></p>
<p>Acı ve tatlı kayısı çekirdekleri arasında en temel farkın, amigdalin içerik düzeyi olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Acı kayısı çekirdeği yüksek miktarda amigdalin içerir, tadı acı ve keskindir. Tatlı kayısı çekirdeği ise hafif tatlı ya hiç amigdalin içermez ya da çok düşük seviyededir. Tıbbi aromatik açıdan acı çekirdek, amigdalin içeriği sayesinde daha fazla farmakolojik etki gösterdiği için kullanım alanları tıbbi maçlı ve geleneksel tedavilerdir. Ancak bu aynı zamanda toksikolojik risk anlamına da gelir, yüksek zehirlenme riski vardır. Tatlı çekirdekler ise daha çok kozmetik ve gıda amaçlı kullanılır ve zehirlenme riski doza bağlı olarak düşüktür.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Bağışıklık sistemi hücreleri üzerinde uyarıcı etkisi var</strong></p>
<p>Kayısı çekirdeği ve yağının bağışıklık sistemini stimüle edici (immunostimülan) etkilere sahip olduğu, oksidatif stresi azaltarak bağışıklık sisteminin genel direncini artırabildiğinin bildirildiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Çekirdekte bulunan amyidalinin, doğrudan bağışıklık sistemi hücreleri üzerinde uyarıcı etki gösterebildiği, düşük dozda ve kontrollü kullanıldığında anti-enflamatuar ve bağışıklık sistemi üzerinde destekleyici etkilere sahip olabildiği bildirilmiştir.” dedi.</p>
<p><strong>Hücre yaşlanmasını geciktiriyor </strong></p>
<p>Bilimsel araştırmaların, kayısı çekirdeği özütlerinin güçlü antioksidan kapasiteye sahip olduğunu gösterdiğini de dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Özellikle içeriğinde yer alan polifenoller ve flavonoidler (salisilik asit, kafeik asit, quercitrin, kaempferol, ferulik asit ve gallik asit gibi) serbest radikallerle reaksiyona girerek hücresel hasarı önlemeye yardımcı olur. Bu bileşikler, hidroksil ve süperoksit radikallerinin yanı sıra hidrojen peroksite karşı da koruyucu etki gösterir. Ayrıca yüksek E vitamini içeriği sayesinde oksidatif stresi azaltarak hücre yaşlanmasını geciktirir ve genel sağlığı destekler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sedef hastalığı ve egzamada da faydası var</strong></p>
<p>Cilde topikal olarak uygulandığında yumuşatıcı ve nemlendirici bir bileşen görevi gördüğüne de işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “Linoleik asit ve oleik asit gibi değerli yağ asitleri sayesinde anti-enflamatuar, cildi aydınlatıcı, cilt nemini artırma ve cilt bariyer fonksiyonunu iyileştirme yeteneği ile bilinir.  E vitaminin antioksidan özelliklerinden dolayı akne, sedef hastalığı, egzama gibi dermatolojik durumlarda faydalı olmasının yanı sıra ayrıca cildin sağlıklı ve nemli kalmasını sağlar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Koroner kalp hastalıklarının önlenmesinde faydalı </strong></p>
<p>Kayısı çekirdeğinin diyet proteininin yanı sıra yağ ve lifin de önemli bir kaynağı olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Geleneksel olarak kabızlık ve parazit tedavisinde kullanıldığı ve anti-ülseratif etkilere sahip olduğu bildirilmiştir. Oleik (Omega-9) ve linoleik asitler (Omega -6) yağ asitleri sayesinde kalp dostudur. Kayısı çekirdeklerinin içeriğinde bulunan fitosteroller ve fenolik bileşiklerin koroner kalp hastalıklarının önlenmesinde faydalı olduğu, LDL ve total kolesterolü düşürürken, HDL’yi arttırdığı ve kalp dokusunu oksidatif hasara karşı koruduğu bildirilmektedir.”</p>
<p><strong>Acı çekirdeklerin çiğ ve yüksek miktarda tüketimi ölümcül olabiliyor</strong></p>
<p>Çekirdekte bulunan amigdalinin β-glukozidaz enzimi ile vücutta hidrolize olarak hidrojen siyanüre (HCN) dönüştüğünün bilindiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, “HCN, hücresel solunumu engelleyerek hipoksiye yol açar.   Aşırı miktarda tüketilmesi halinde mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, uyuşukluk, sinirlilik, eklem ve kaslarda çeşitli ağrılar, bilinç kaybı, koma ve ölümle sonuçlanabilmektedir. Özellikle acı çekirdeklerin çiğ ve yüksek miktarda tüketimi ölümcül olabilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Günde en fazla üç küçük kayısı çekirdeği…</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Kaman, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi&#8217;nin (EFSA) belirlediği güvenli tüketim limitlerini paylaşarak sözlerini şöyle noktaladı:</p>
<p>&#8220;EFSA, bir porsiyonda üçten fazla küçük çiğ kayısı çekirdeği ya da bir büyük çekirdeğin yarısından azının tüketilmesinin, güvenli sınırları aşabileceğini bildirmektedir. Buna göre, ortalama bir yetişkinin Akut Referans Doz (ARfD) sınırını aşmadan günde en fazla üç küçük kayısı çekirdeği (yaklaşık 370 mg) tüketmesi mümkündür. Çocuklar içinse bu miktar bir küçük çekirdeğin yarısı kadardır (yaklaşık 60 mg). Sonuç olarak, yetişkinlerde günlük 1 ila 3 küçük çekirdekten fazlası tavsiye edilmemekte, hamileler, emziren kadınlar ve çocuklar için ise kesinlikle önerilmemektedir.&#8221;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kayisi-cekirdegi-hem-sifa-hem-zehir-olabilir-575477">Kayısı çekirdeği hem şifa hem zehir olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatında 1 milyar dolar aşıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cekirdeksiz-kuru-uzum-kuru-kayisi-ve-kuru-incir-ihracatinda-1-milyar-dolar-asildi-529328</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 May 2025 09:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aşıldı]]></category>
		<category><![CDATA[çekirdeksiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatında]]></category>
		<category><![CDATA[incir]]></category>
		<category><![CDATA[kayısı]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[üzüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529328</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde 2024/25 sezonunun geride kalan diliminde ihracat yüzde 9’luk artışla 924 milyon dolardan 1 milyar 5 milyon dolara yükseldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cekirdeksiz-kuru-uzum-kuru-kayisi-ve-kuru-incir-ihracatinda-1-milyar-dolar-asildi-529328">Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatında 1 milyar dolar aşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde 2024/25 sezonunun geride kalan diliminde ihracat yüzde 9’luk artışla 924 milyon dolardan 1 milyar 5 milyon dolara yükseldi.</p>
<p>Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı yüzde 10’luk artışla 360 milyon dolardan 396 milyon dolara ulaşırken, kuru incir ihracatı yüzde 28’lik artışla 228 milyon dolardan 292 milyon dolara ilerledi.  Geçen sezonki ihracat tutarının yüzde 6 gerisinde kalan kuru kayısıdan elde edilen döviz tutarı 317 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.</p>
<p><strong>Miktar bazında ihracat yüzde 16 geriledi</strong></p>
<p>Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatı döviz bazında yüzde 9 artarken, miktar bazında yüzde 16’lık düşüş yaşadı. Ege İhracatçı Birlikleri kayıtlarına göre 2023/24 sezonunda Türkiye, 269 bin tonluk kuru meyve ihraç etmişken, 2024/25 sezonunun aynı döneminde 226 bin tonluk kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihraç etti.</p>
<p><strong>Türkiye dünyanın kuru meyve ambarı</strong></p>
<p>Türkiye’nin Dünya kuru meyve ambarı olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Türk üreticilerinin bin bir emekle ürettikleri kuru meyveleri Türk ihracatçılarının dünyanın dört bir tarafına ihraç ederek katma değere dönüştürdüklerini paylaştı.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı ürünler kategorisinde yer alan çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirin hem ihraç pazarlarında hem de Türkiye’de tüketiminin artması için çaba gösterdiklerini anlatan Işık, “Sağlıklı nesiller için sağlıklı kuru meyvelerimizin tüketiminin artması için var gücümüzle çalışıyoruz. Üreticilerimiz kaliteli ve gıda güvenliği sağlanmış kuru meyveleri üretirken bizler Fuarlar, URGE Projeleri ve TURQUALITY Projeleri, ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle kuru meyvelerimizi pazarlıyoruz. 7’den 70’e her nesil kuru meyvelerimizi gönül rahatlığıyla tüketebilir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Soğuk hava ve dondan etkinelen üzüm ve kayısı üreticisi ve işletmelerin yaraları sarılmalı </strong></p>
<p>Mart ve Nisan aylarındaki soğuk havalar ve don olayı sonrasında kayısı ve üzüm bölgelerinde önemli kayıplar oluştuğunu aktaran Başkan Işık, şöyle devam etti: “36 ilde yaşanan ve son yılların en büyük kayıplarına neden olan don olayı sonrasında Devletimizin şefkat elini kayısı ve üzüm üreticilerimize ve işletmelerimize uzatmasını ve desteğini arttırmasını bekliyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Kuru Üzümümüzü en çok İngilizler, kuru incir ve kuru kayısımızı Amerikalılar talep etti </strong></p>
<p>Türkiye’den en çok çekirdeksiz kuru üzüm ithal eden ülke 117 milyon dolarlık tutarla İngiltere olurken, Hollanda 48,5 milyon dolarlık taleple zirve ortağı oldu. Almanya 38,4 milyon dolarlık Türk üzümü ithal ederek adını üçüncü sıraya yazdırırken, İtalya’ya 35 milyon dolarlık, Fransa’ya 25 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ettik.</p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 gıda birliğinin ABD pazarında Türk gıda ürünlerinin Pazar payını artırmak için 6 yıldır sürdürdükleri Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi sonrasında kuru kayısı ve kuru incir ihracatında ABD lider konuma yükseldi. 2024/25 sezonunda 1 Ağustos 2024-3 Mayıs 2025 tarihleri arasında ABD’ye kuru kayısı ihracatı 56,4 milyon dolara ulaştı.</p>
<p>Fransa 26 milyon dolarlık, Almanya 25 milyon dolarlık Türk kuru kayısısı ithal ederken, bu ülkeleri 14 milyon dolarla Avustralya ve 12,5 milyon dolarla İngiltere izledi.</p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri, Türk kuru incirine olan talebini yüzde 48’lik artışla 43 milyon dolardan 64 milyon dolara taşıdı ve zirvede yerini sağlamlaştırdı. Türkiye’nin kuru incir ihracatında geleneksel pazarlarından Fransa 35,3 milyon dolarlık kuru incir ithalatıyla ikinci olurken, üçüncü basamakta 34 milyon dolarla Almanya yer aldı. Türkiye, İtalya’ya 13,4 milyon dolarlık, Kanada’ya 12,7 milyon dolarlık kuru incir ihraç etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cekirdeksiz-kuru-uzum-kuru-kayisi-ve-kuru-incir-ihracatinda-1-milyar-dolar-asildi-529328">Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir ihracatında 1 milyar dolar aşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
