<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kaygısı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kaygisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kaygisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Sep 2025 17:30:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kaygısı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kaygisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi&#8217;nden öğrencilere sınav kaygısı desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesinden-ogrencilere-sinav-kaygisi-destegi-576516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 17:30:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başa]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin “Sağlık Buluşmaları”nda Klinik Psikolog Başak Mutlu, lise öğrencilerine sınav kaygısı ve stresiyle başa çıkma konusunda tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesinden-ogrencilere-sinav-kaygisi-destegi-576516">Nilüfer Belediyesi&#8217;nden öğrencilere sınav kaygısı desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin “Sağlık Buluşmaları”nda Klinik Psikolog Başak Mutlu, lise öğrencilerine sınav kaygısı ve stresiyle başa çıkma konusunda tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Sağlık Buluşmaları”nda Şehit Hakan Ünver Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11’inci ve 12’nci sınıf öğrencilerine “Sınav Kaygısı ve Sınava Hazırlık” konusunda konferans verildi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ndeki etkinlikte Medicana Hastanesi Klinik Psikolog Başak Mutlu, öğrencilere stresle başa çıkma yolları hakkında tavsiyeler verdi.</p>
<p>​Sınav döneminde yaşanan kaygının normal bir duygu olduğunu söyleyen Mutlu, doğru yönetilmediğinde zararlı hale gelebileceğini anlattı. Stresin yararlı ve zararlı yönlerini örneklerle açıklayan Mutlu, öğrencilere kaygıyı avantaja çevirmenin yolları hakkında bilgiler verdi. Stresle başa çıkabilmek adına kısa ve uzun vadeli öneriler sunan Mutlu, kısa vadede meditasyon veya gevşeme tekniklerinden yararlanılabileceğini belirterek, “Çevrenizdekileri stresli olduğunuza dair bilgilendirin, destek isteyin. Üzüntü kızgınlık, yorgunluk gibi duygularınızı dürüstçe güvendiğiniz yakınlarınızla paylaşın. Geriliminizi sakinleştirebilecek aktivitelerde bulunun. İhtiyaçlarınızla temas halinde olun. Günlük program yapmak, öncelikleri belirlemek ve zamanı verimli kullanmak stresle başa çıkmada etkilidir” dedi.</p>
<p>Uzun vadeli önerilerde de bulunan Mutlu, sağlıklı beslenme ve iyi dinlenmenin önemini vurguladı. Düzenli fiziksel aktivitenin stresi azaltmada uzun vadeli faydalar sağlayacağına dikkat çeken Mutlu, “Aşırı kafein tüketmeyin. Kendinizi iyi hissettiren faaliyetlerde bulunmaya çalışın. Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, sosyal destek almak stresin etkilerini hafifletir. Bildirimleri kapatmak, sosyal medyayı sınırlı kullanmak, dikkat dağınıklığını azaltabilir ve zihinsel yenilenmeye yardımcı olabilir. Sürdürülebilir ders çalışma planları yapmak uzun vadeli başarıyı getirir. Yanlışları başarısızlık değil, öğrenme fırsatı olarak görmek en akıllıca stratejidir” diye konuştu.</p>
<p>Konferansın ardından geçilen soru-cevap kısmında Mutlu, öğrencilerin merak ettikleri sorulara yanıt verdi. Öğrenciler daha sonra Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ni gezdi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesinden-ogrencilere-sinav-kaygisi-destegi-576516">Nilüfer Belediyesi&#8217;nden öğrencilere sınav kaygısı desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Sınav kaygısı nükleer enerji gibidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-sinav-kaygisi-nukleer-enerji-gibidir-544455</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 09:36:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[gibidir]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544455</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sınav kaygısı konusunu değerlendirdi ve yaklaşan Liselere Giriş Sınavı (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) gibi önemli sınavlar öncesinde öğrencilerin yaşadığı kaygıya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-sinav-kaygisi-nukleer-enerji-gibidir-544455">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Sınav kaygısı nükleer enerji gibidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sınav kaygısı konusunu değerlendirdi ve yaklaşan Liselere Giriş Sınavı (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) gibi önemli sınavlar öncesinde öğrencilerin yaşadığı kaygıya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Sınav kaygısı, kişinin bildiklerini yapamaması korkusudur</strong></p>
<p>Sınav psikolojisi ve kaygı yönetimi üzerine değerlendirmeler yapan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sınav kaygısını, &#8220;kişinin sahip olduğu bilgileri verimli şekilde kullanamaması ve bildiklerini yapamaması korkusu&#8221; olarak tanımladı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bazı öğrencilerin sınav öncesi &#8220;mahvoldum, yapamayacağım&#8221; diyerek kendilerini rahatlatmaya çalıştığını, ancak bu durumun çevrelerindeki diğer adayları olumsuz etkileyebileceğini belirtti.</p>
<p><strong>Sınav kaygısının en büyük nedenlerinden biri olumsuz düşünceler</strong></p>
<p>Sınav kaygısının en büyük nedenlerinden birinin, kişide oluşan olumsuz düşünce kalıpları olduğunu anlatan Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p> “Beynimiz, tıpkı karaciğerin safra üretmesi gibi doğal olarak düşünce üretir. IQ’su düşük bireyler günde birkaç yüz düşünce üretirken, IQ’su yüksek bireyler binlerce düşünceyle meşgul olabilir. Sınav kaygısı yaşayan kişilerde beyin, bu dönemde çok fazla düşünce üretir ancak kişi bu düşünceleri yönetemez hale gelir. Kaynak büyüdükçe yönetmek de zorlaşır. Bu nedenle, sınav kaygısını yönetmeyi öğrenmek çok önemlidir. Nasıl ki bir sürücü nerede hızlanacağını, nerede yavaşlayacağını, nerede sağa ya da sola döneceğini biliyorsa; aynı şekilde kişi de stresle nasıl başa çıkacağını öğrenmelidir. Kontrollü stres faydalıdır. Hatta orta seviyedeki bir kaygı dikkati artırır ve öğrenmeyi kolaylaştırır. Orta düzeydeki stres, beyindeki sempatik sistemi aktive eder. Beynin ön bölgesindeki kan dolaşımını artırır, dikkat ve odaklanmayı sağlayan nörokimyasalların salgılanmasını tetikler. Ancak sınav kaygısı fazla olursa, bu kez bedensel ve zihinsel belirtiler ortaya çıkar. Sınav anında sık sık tuvalete gitme ihtiyacı duyulabilir. Bunun nedeni stresle birlikte salgılanan vazopressin hormonudur; bu hormon aynı zamanda idrar söktürücü etkidedir. Ayrıca kalp çarpıntısı, nefes darlığı, el-ayakta titreme gibi belirtiler de sık görülür. Bu belirtiler, sınav kaygısının fiziksel yansımalarıdır. Sınav kaygısının yalnızca bedensel değil, aynı zamanda zihinsel ve psikolojik belirtileri de vardır. Bu nedenle, sınav öncesi sadece ders çalışmak değil, stresle başa çıkmayı öğrenmek de en az bilgi kadar önemlidir.”</p>
<p><strong>Sınav sırasında yaşanan panik ve stres anlarında beynin kimyası değişiyor</strong></p>
<p>Sınav sırasında yaşanan panik ve stres anlarında beynin kimyasında ciddi değişiklikler meydana geldiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Sınav kaygısı doğru şekilde yönetildiğinde, kişi için adeta hedefe götüren bir araca dönüşebilir. Terbiye edilmiş bir vahşi at gibi, sınav süreci bireyin hayat yolculuğunda bir basamağı geçmesini sağlayabilir. Peki sınav anında yaşanan panik ve stres durumunda beyinde tam olarak ne olur? Beyin kimyasına baktığımızda, bu gibi anlarda beyin ‘savaş ya da kaç’ tepkisi verir. Eğer kişi ‘savaş’ tepkisini gösterebilirse, dikkati artar ve odaklanır. Ancak bu noktada stresin dozunun iyi ayarlanması gerekir. LGS veya YKS gibi uzun süreli ve yüksek anlam yüklenen sınavlarda stresin dozajı çok önemlidir. Bu sınavlar yaklaşık 180 dakika sürmekte ve gençler üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır. Aslında sınav kaygısı yaşamak son derece doğaldır. Aynı şekilde sınav heyecanı da normaldir. Ancak kişi, ‘Hiç heyecanlanmamalıyım’, ‘Hiç dikkatim dağılmamalı’ gibi katı düşünceler geliştirirse bu durum kaygıyı daha da artırır. ‘Sınavda kesinlikle hata yapmamalıyım’ gibi düşünceler de kişiyi hata yapmaya daha açık hale getirir. Bu nedenle gençlerin sınava önceden hazırlık yaparken yalnızca akademik bilgiye değil, aynı zamanda soru çözme stratejilerine ve stres yönetimi becerilerine de önem vermesi gerekir. Sınavda sadece bilgi değil, zaman yönetimi de hayati öneme sahiptir. Kısıtlı sürede en iyi performansı gösterebilmek için zamanın nasıl kullanılacağını bilmek gerekir. Bu konuda rehber öğretmenler ve sınav danışmanları öğrencilere hem soru çözme hem de zaman yönetimi stratejileri konusunda destek olmaktadır. Bazı durumlarda heyecan o kadar yoğun yaşanır ki, öğrenci sınav kağıdını eksiksiz doldurmasına rağmen adını yazmayı bile unutabilir.”</p>
<p><strong>Gençler stratejilere sadık kalmalı</strong></p>
<p>Bu yüzden sınav öncesinde öğrencinin mutlaka kendisine uygun soru çözme stratejileri, zaman yönetimi teknikleri ve stres yönetim yöntemleri geliştirmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Rehber öğretmenler ve sınav danışmanları bu konuda öğrencilere yol gösterici olmaktadır. Gençler bu stratejilere sadık kalmalıdır. Aksi halde sınav anında yaşanan yoğun heyecan, çok basit hatalara yol açabilir. Öyle ki bazı öğrenciler sınav kağıdını doldururken adını yazmayı bile unutabiliyor. Olmayacak hatalar yapıyor. Yahut da cevap kaydırabiliyor. Bunların hepsinin çaresi var. Deneme sınavlarına girenler bunlara önceden hazırlanıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Başarıya giden yolun, sınav anındaki stratejilere ve zihinsel yönetime odaklanmaktan geçtiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Öğrencinin, &#8216;Şu kadar soru çözeceğim, zamanı şöyle yöneteceğim&#8217; gibi bir planı olmalı. Örneğin, önce çok iyi bildiği soruları hemen yapmalı, az şüpheli olduğu soruları işaretleyip sona bırakmalı. Bir soruya takılıp kalırsa, bildiği diğer birçok soruyu yapamaz. Bu, zaman ve soru çözme stratejisindeki en büyük hatadır.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Öğrenciler görevlerini yapıp sonucu düşünmemeli</strong></p>
<p>Yüksek motivasyonun ve mükemmeliyetçiliğin de bir kaygı sebebi olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;İnsanın kendisine zalimce davranmaması, nazik olması gerekir. Mükemmeliyetçi kişilerde bazen her şeyi kontrol etme isteği olan &#8216;Tanrı kompleksi&#8217; görülür. Bu, gizli bir kibirdir ve kişiye en çok zararı kendisi verir, beyin sürekli stres hormonu salgılar ve daha çok hata yapar.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sınava girecek öğrencilere, &#8220;Bizim görevimiz, öğrendiğimiz bilgileri o süre içinde verimli kullanmaktır. Sonucun ne olacağını düşünmek rasyonel değil. Sınav, bir insanın değerini ölçen bir kağıt parçası değildir; hayat yolunda geçilen bir basamaktır. Öğrenciler görevlerini yapıp sonucu düşünmemelidir.&#8221; uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Barışçıl bir rekabet faydalıdır</strong></p>
<p>Sınav sürecinde rekabet ve motivasyon konularını değerlendiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kapitalist sistemin körüklediği rekabetin gençler üzerinde yıkıcı etkileri olabildiğine dikkat çekti. &#8220;Barışçıl bir rekabet faydalıdır ancak savaşçıl rekabet zararlıdır.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, ailelerin bu konuda çok dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Ailelerin yaptığı en büyük hatanın, çocuklarını başkalarıyla kıyaslamak olduğuna işaret eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Ailelerin &#8216;Teyzenin çocuğu şurayı kazandı, sen de kazan&#8217; gibi kıyaslamalar yapması, çocukta değersizlik ve eksiklik duygusu uyandırır. Çocuk, kendini geliştirmek yerine kıyaslandığı kişinin başarısız olmasına odaklanma eğilimine girer ve kaygısı daha da artar.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Doğru iletişim yöntemi ne?</strong></p>
<p>Ders motivasyonu olmayan ve gamsız görünen çocukların aslında &#8220;Nasılsa başarılı olamam&#8221; diyerek ümitsizliğe kapılmış olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Anne-babanın &#8216;Sen başarırsın, sen kazanırsın&#8217; demesi de olumsuz etki yapar. Çünkü çocuk buna inanmaz ve &#8216;Annem babam beni teselli etmek için söylüyor&#8217; diyerek kendini tamamen bırakır.&#8221; diyen Tarhan, doğru yaklaşımın kök nedeni anlamak olduğunu vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bu durumdaki bir çocuğa &#8220;Başarısız olsan da canın sağ olsun&#8221; demenin de beklenenin aksine olumsuz etki yapabileceğini belirterek, doğru iletişim yöntemini şu sözlerle açıkladı:</p>
<p>&#8220;Çocuğa, &#8216;Sen deneme sınavlarında şu kadar net yaptın, elinden gelenin en iyisini yaptığını görüyoruz. Sınavda zamanını iyi kullanarak stratejilerine uyarsan sonuç ne olursa olsun bizim kabulümüzdür&#8217; demek gerekir. Bu &#8216;kabul temelli&#8217; yaklaşım, çocukta &#8216;Annem babam beni anlıyor&#8217; duygusu uyandırır ve kaygısını azaltır.&#8221;</p>
<p><strong>Gazi Yaşargil örneği…</strong></p>
<p>Hayattaki her şeyin kontrol altında olmadığını ve bazen felaket gibi görünen durumların fırsata dönüşebileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, kısa bir süre önce vefat eden ‘Yüzyılın Beyin Cerrahı’ Prof. Dr. Gazi Yaşargil&#8217;in hikayesine dikkat çekerek, “Hocası tarafından yıllarca sadece radyoloji bölümünde çalıştırılması, onun binlerce beyin anjiyosunu inceleyerek kafasında üç boyutlu bir algoritma oluşturmasını sağladı. Bu sıkıntı, onu kimsenin yapamadığı ameliyatları yapan bir cerrah haline getirdi. Hayattaki başarı yolları çiçekle döşenmemiştir.&#8221; diyerek gençlere sabırlı ve azimli olmalarını tavsiye etti.</p>
<p><strong>Ailelerin bazı sözleri olumsuz sonuçlar doğurabiliyor</strong></p>
<p>Ailelerin motivasyon artırmak için kullandığı bazı yöntemlerin, beklenenin aksine olumsuz sonuçlar doğurabildiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Anne-baba iyi niyetle &#8216;Sen başarırsın, sen kazanırsın&#8217; diyor. Halbuki çocuk buna inanmıyor ve &#8216;Annem, babam beni teselli etmek için söylüyor&#8217; diyerek kendini tamamen bırakıyor. Benzer şekilde, kaygılı bir çocuğa söylenen ‘Kızım, oğlum sen önemlisin, boş ver sınavı’ gibi cümleler de yanlış. Çocuk zaten başarısız olma ihtimalini aklına getirmek istemiyor. Ona &#8216;Canın sağ olsun&#8217; demek, anlaşıldığı dilin bu olmadığı için tam tersi etki yapar.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, motivasyonun sosyo-ekonomik durumla da ilişkili olduğuna dikkat çekerek, &#8220;Varlık içindeki bir çocuk için başarı bir seçenektir. &#8216;Başarılı olmasam da babamın işi var&#8217; diye düşünebilir. Ancak yokluk içinde olgunlaşan bir genç için başarı bir zorunluluktur ve bu durum onu daha çok motive eder.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Sınav kaygısı doğru yönetilmesi gereken bir enerji… </strong></p>
<p>Sınav kaygısının doğru yönetilmesi gereken bir enerji olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Sınav kaygısı bir enerjidir, bir kamçıdır. Tıpkı nükleer enerji gibidir. İyi yönde yönlendirirsek bizi hedefe götürür, ama olumsuz yönde yönlendirirsek elimizde patlar. Bunu böyle düşünmek gerekir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Aileler kaptan değil, kılavuz kaptan olmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ailelerin çocuklarına sorumluluk duygusunu küçük yaştan itibaren kazandırması gerektiğini, ancak sınav döneminde baskıcı bir tutumdan kaçınmaları gerektiğini söyledi.</p>
<p>Ailelerin &#8220;kılavuz kaptan&#8221; gibi yol gösterici olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Anne baba kılavuz kaptan olacak, kaptan olmayacak. Sürekli çocuğun üzerinde durursa, sabah kahvaltısı bir konferans olur ve çocuk anneyi görünce &#8216;Gene mi ders?&#8217; der, artık dinlemez, faydası olmaz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medya yerine yapay zekaya sorun</strong></p>
<p>Teknolojinin tarafsız bir araç olduğunu ve doğru kullanıldığında fayda sağlayabileceğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Sosyal medyadaki temelsiz bilgiler yerine yapay zekâdan destek alınabilir. Bence yapay zekaya girsinler sorsunlar: &#8216;Sınav kaygısıyla nasıl baş ederim?&#8217; diye. Çok güzel seçenekler çıkar önüne. Doğru soru sorduğun zaman yapay zeka olağanüstü hayatı kolaylaştırıyor. Elbette çıkan sonuçları yine de bir filtrelesinler.&#8221; tavsiyesinde bulundu.</p>
<p>Deneme sınavlarında bile süreyi yetiştiremeyen öğrencilerin genellikle &#8220;hata yapma korkusu&#8221; yaşadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Sıfır hata mümkün değil. Öğrenci kendine hata yapma hakkı tanıyacak. Mesele dört dörtlük olmak değil, eldeki imkânları en iyi kullanmaktır. Sınav anında ana odaklanmalı. Çözemediği sorunun yanına bir işaret koyup uğraşmadan geçmeli ve kalan zamanda o soruya dönmeli. Bu stratejiyi uygulamayanlar genellikle ya bir soruya takılıp kalıyor ya da sürekli sonucu düşünüyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, kaygının temelinde kişinin kontrol edemeyeceği şeyleri düşünmesinin yattığını kaydederek, &#8220;Kişi, gücünün yetmediği konuda ısrar etmemeli. &#8216;Ben elimden gelenin en iyisini yapmaktan sorumluyum, başarılı olup olmamaktan sorumlu değilim&#8217; demeli. İnsan kontrol edebileceği şeyi düşünürse strese girmez. Kontrol edemeyeceği konu nedir? Başarılı olup olmamak. Bunu düşündüğü an kaygı artar.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>180 dakikayı nasıl kullanacağız tamamen kendi kontrolünüzde</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sınav anını bir &#8220;kaynak yönetimi&#8221; olarak görmenin önemine dikkat çekerek, &#8220;Bir insanın kontrol edemeyeceği şey, sınavın sonucudur. Ama süreç, yani 180 dakikayı nasıl kullanacağı, tamamen kendi kontrolündedir. Buna odaklanan kişi strese girmez. Zihinsel kaynaklarını iyi yönetemeyenler, hayatı da yönetmekte zorlanır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Başarı yeniden tanımlanmalı </strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, başarının hayatın sonunda belli olacağını ifade ederek, &#8220;Bir sınava girip kazanınca &#8216;Ben başarılıyım&#8217; diye övünerek dolaşmayın. Bir fabrikanın bir gün kaliteli ürün üretmesi, onun başarılı olduğunu göstermez. Önemli olan 10 sene sonra da o kaliteyi sürdürmesidir. Başarı, başarısızlıkların toplamıdır. Yürümeyi öğrenen bir çocuğun düşüp kalkması gibi, sınavlar da hayat yolundaki iniş çıkışlardır.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>Küresel sistemin dopamin odaklı, yani haz odaklı bir başarı öğrettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Birincilik, para, mal, mülk&#8230; Bunlar haz verir ama geçicidir ve hep yenisini istersiniz. Halbuki serotonin odaklı başarı, bir anlam mutluluğudur. Bu, uzun bir hayat yolculuğunda hedefinizi bilmek ve başarısızlıkları bile o hedefe giden yolda bir öğrenme aracı olarak görmektir. Bu, sizi daha dirençli kılar.” dedi.</p>
<p><strong>Gevşeme egzersizleri, ilaçlardan daha etkili</strong></p>
<p>Sınav kaygısıyla başa çıkmak için pratik önerilerde de bulunan Prof. Dr. Tarhan, eş-dost tavsiyesiyle ilaç kullanımına karşı kesin bir dille uyardı.</p>
<p>&#8220;Sınavdan önce kullanmadığınız bir ilacı sakın sınav günü almayın. İlaç kimyasal bir silahtır, yanlış kullanılırsa zarar verir.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bazı ilaçlar vardır ki sinir sisteminin stres karşısındaki tepkilerini düzenlerken aynı zamanda dikkati bozmadan hatta artırarak etki gösterir. Ancak bu ilaçlar sadece gerçekten ihtiyacı olan kişilerde, uzman gözetiminde kullanılmalıdır. Eğer bir öğrenci kendi başına sınav kaygısını kontrol edemiyorsa, mutlaka bir uzmandan destek almalıdır. Bu noktada stresle başa çıkmak için nefes egzersizleri çok etkili bir yöntemdir. Özellikle karın solunumu adı verilen teknik, beyne oksijen gitmesini artırır ve stres hormonlarını azaltır. Kişi derin bir nefes alırken içinden ‘bir, iki’ diye saysın. Aldığı nefesi ‘üç, dört, beş, altı’ diye dört saniye boyunca tutsun. Ardından ‘altı, yedi, sekiz, dokuz, on’ diye sayarak yavaşça nefesini versin. Bu egzersizi yaparken sağ elini kalbinin üzerine, sol elini ise karnına koyması önerilir. Nefes alıp verirken karnın hareket etmesi önemlidir. Bu egzersiz 5-6 defa yapıldığında sakinleştirici etki sağlar. Ancak daha fazla tekrar tansiyonu düşürebileceği için dikkatli olunmalıdır. Unutulmamalı ki doğru nefes teknikleri ve gevşeme egzersizleri, ilaçlardan daha etkili olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-sinav-kaygisi-nukleer-enerji-gibidir-544455">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Sınav kaygısı nükleer enerji gibidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAGEM&#8217;den ebeveynlere &#8220;Sınav Kaygısı&#8221; semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sagemden-ebeveynlere-sinav-kaygisi-semineri-527484</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 May 2025 10:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlere]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[sagemden]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=527484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan ve toplumun temel taşı olan aile kurumunun yapısını güçlendirmeyi hedefleyerek kurulan Selçuklu Aile Gelişim Merkezi (SAGEM), ailelerin gelişimini desteklemek amacıyla eğitim programları ve seminerler düzenlemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagemden-ebeveynlere-sinav-kaygisi-semineri-527484">SAGEM&#8217;den ebeveynlere &#8220;Sınav Kaygısı&#8221; semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span>Selçuklu Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan ve toplumun temel taşı olan aile kurumunun yapısını güçlendirmeyi hedefleyerek kurulan Selçuklu Aile Gelişim Merkezi (SAGEM), ailelerin gelişimini desteklemek amacıyla eğitim programları ve seminerler düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda birçok öğrencinin ve ailelerin yaşamının önemli bir parçası hâline gelen sınav kaygısı ve bu süreçte çocuklara nasıl destek olunacağı konusunu daha yakından anlamak adına “Sınav Kaygısı” konulu bir seminer düzenlendi.</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span>SAGEM konferans salonunda gerçekleştirilen etkinlikte; sınav kaygısının ne olduğu, neden oluştuğu, ailelerin bu süreçte nasıl bir tutum sergilemesi gerektiği ve çocukların kendilerini güvende hissetmeleri için neler yapılabileceği konuları hakkında ailelere ayrıntılı bilgi verildi. Alanında uzman konuşmacı tarafından sınavların sadece akademik başarı değil, aynı zamanda duygusal dayanıklılık, özgüven ve aile desteği açısından da oldukça belirleyici bir süreç olduğunu ve bu süreçte yaşanan kaygı, çocukların potansiyelini tam olarak ortaya koymalarına engel olduğu ailelere iletildi. Uzman konuşmacı sadece çocukların değil, ailelerin de bu kaygıyla nasıl başa çıkabilecekleri hakkında bilgiler verdi. Çocukların başarılarını belirleyen en önemli faktörlerden biri, aileden aldığı anlayış, destek ve doğru yaklaşım olduğunu belirten uzman konuşmacı sınav sürecinde ailelerin çocuklara nasıl yaklaşması gerektiğini anlatarak, çocukların sınav sürecini daha sağlıklı, daha güçlü ve daha özgüvenli bir şekilde yönetmelerine birlikte destek olmalarını belirtti.</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagemden-ebeveynlere-sinav-kaygisi-semineri-527484">SAGEM&#8217;den ebeveynlere &#8220;Sınav Kaygısı&#8221; semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Belediyesi sınav kaygısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-sinav-kaygisi-527306</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 May 2025 08:14:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=527306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milyonlarca öğrencinin gireceği LGS ve YKS sınavları için geri sayım sürerken, Antalya Büyükşehir Belediyesi, sınav sürecinde kaygı ve stres yaşayan öğrencileri yalnız bırakmıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-sinav-kaygisi-527306">Büyükşehir Belediyesi sınav kaygısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span>Milyonlarca öğrencinin gireceği LGS ve YKS sınavları için geri sayım sürerken, Antalya Büyükşehir Belediyesi, sınav sürecinde kaygı ve stres yaşayan öğrencileri yalnız bırakmıyor. Belediyeye bağlı Aile Eğitim Merkezleri’nde görev yapan uzman psikologlar, öğrencilerin kaygı ve korkularını yenerek sınavlara daha sağlıklı bir şekilde hazırlanmasını sağlıyor. </span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, LGS ve YKS sınavları yaklaştıkça artan kaygı ve stresle baş etmekte zorlanan öğrencileri yalnız bırakmıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin Haşim İşcan, Çamlıbel, Ünsal ve Fatih Aile Eğitim Merkezleri’nde görev yapan uzman psikologlar, çocukların ve gençlerin bu zorlu süreci sağlıklı, bilinçli ve daha az stresle atlatabilmeleri için ücretsiz psikolojik destek hizmeti sunarak hem öğrencilere hem de ailelerine güven veriyor.</span></span></p>
<p><span><span>PERFORMANS KAYGISI BAŞARIYI OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR</span></span></p>
<p><span><span>Aile eğitim merkezlerinde görev yapan Psikolog Zeliha Sevgi Altınterim, sınav kaygısının bir tür performans kaygısı olduğunu belirtti. Altınterim, “Sınavlar doğası gereği herkeste bir miktar kaygı yaratır. Bu kaygı belli bir düzeye kadar motive edicidir. Ancak bazı çocuk ve ergenler için sınav, ciddi düzeyde stres ve baskı oluşturan bir sürece dönüşebilir” dedi. Sınav anında yaşanan kaygının öğrencilerin başarısını düşürdüğüne dikkat çeken Altınterim, “Sınav sırasında konsantrasyon eksikliği, dikkatin çevreye kayması, fiziksel belirtiler gibi durumlar yaşanabilir. Bu belirtiler öğrencinin sınav performansını ciddi biçimde olumsuz etkiler” diye konuştu.</span></span></p>
<p><span><span>ÜCRETSİZ PSİKOLOJİK DESTEK HİZMETİ</span></span></p>
<p><span><span>Sınavlara hazırlanan öğrenciler Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin dört farklı Aile Eğitim Merkezi’nde sunduğu psikolojik destek hizmetiyle sınav kaygısının üstesinden gelebiliyor. Haşim İşcan, Çamlıbel, Ünsal ve Fatih Aile Eğitim Merkezleri&#8217;nde uzmanlar tarafından bireysel randevulu görüşmeler yapılarak öğrencilere özel ücretsiz destek programları uygulanıyor.</span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-sinav-kaygisi-527306">Büyükşehir Belediyesi sınav kaygısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelecek kaygısı mı? Üstesinden gelmek çok kolay!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecek-kaygisi-mi-ustesinden-gelmek-cok-kolay-391407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jul 2023 12:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[gelmek]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[üstesinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geleceğe dair kariyer, aile, sağlık, maddi konular gibi çeşitli alanlardaki sorumluluklar, hedefler ve beklentiler, bazen büyüklüğü bazen de belirsizliği nedeniyle başa çıkması zor bir hale gelebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecek-kaygisi-mi-ustesinden-gelmek-cok-kolay-391407">Gelecek kaygısı mı? Üstesinden gelmek çok kolay!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geleceğe dair kariyer, aile, sağlık, maddi konular gibi çeşitli alanlardaki sorumluluklar, hedefler ve beklentiler, bazen büyüklüğü bazen de belirsizliği nedeniyle başa çıkması zor bir hale gelebiliyor. Bireylerin gelecek hakkındaki belirsizlikler ve olası olumsuz düşünceler nedeniyle endişe ve stres yaşaması, gelecek kaygısını da beraberinde getiriyor. Hiwell Online Terapi Platformu klinik psikologları, gelecek kaygısını beraberinde getiren faktörleri ve bu durumla başa çıkmak için yapılması gerekenler hakkında bilgiler verdi.</strong></p>
<p>İnsanların ilişkiler, iş hayatı veya ekonomi gibi hayatın farklı alanlarında neler olacağını merak etmesi oldukça normal. Bireyin gelecekle ilgili hayatına nasıl devam edeceğini tahmin edememesi ve üzerinde kontrol sahibi olmadığını düşünmesiyle meydana çıkan yoğun endişeye, gelecek kaygısı deniyor. Gelecekteki olaylar hakkında günler, hatta aylar öncesinden düşünmek bile kaygı seviyesini arttırabiliyor. </p>
<p>Kaygı ve türleri hakkında açıklamalarda bulunan Hiwell Online Terapi Platformu klinik psikologları, gelecek kaygısının birden fazla nedenden dolayı hissedilebileceği gibi tek bir sebep yüzünden de olabileceğini belirterek, sorunun çözümü için öneriler paylaştılar.</p>
<p> </p>
<p><strong>GELECEK KAYGISI ‘YAYGIN KAYGI BOZUKLUĞU’NA EŞLİK EDİYOR</strong></p>
<p>Kaygının alt türleri olduğunu ve bireylerin birçok konuda kaygı duyabileceğini ifade eden Hiwell Online Terapi Platformu klinik psikologları, kaygının geleceğe yönelik olmasının yanı sıra gelecek hakkında sürekli kaygı duymanın da apayrı bir kaygı türü olduğunu söylediler. Gelecek kaygısının genellikle “Yaygın Kaygı Bozukluğu” gibi var olan bir anksiyete sorununa eşlik ettiğinin altını çizen klinik psikologlar, gelecek kaygısının hangi durumlarda yaşandığı ile ilgili şunları anlattılar:</p>
<ol>
<li><strong>Belirsizlik: </strong>İnsanlar da<strong>, </strong>tüm canlılar gibi kendini güvende hissetmek ister. Kişinin bugünkü ya da gelecekteki durumuna dair bir belirsizlik olması, ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmayacağına yönelik bir kaygı olarak ortaya çıkarabilir.</li>
<li><strong>Değişim ve Dönüşümün Hızı: </strong>Dünyanın sürekli gelişmesi ve değişmesi ile birlikte günümüzde birçok<strong> </strong>farklı faktör, gelecek kaygısını besliyor. Bu değişim ve gelişime uyum sağlamaya çalışmak, ihtiyaçları karşılamak kaygı seviyesinin artmasını etkiliyor.</li>
<li><strong>Yaşa bağlı olarak çözülmesi gereken krizler: </strong>Dünyaca ünlü bilim insanı Erik Erikson’a göre, gelişim yaşam boyu devam eder ve yaşamın her döneminde çözülmesi gereken krizler bulunur.</li>
<li><strong>Ergenlik ve Yetişkinlik Dönemi: </strong>Ergenlikte yaşanan kimlik karmaşası; cinsel, toplumsal ve mesleki kimlik inşa etme, ilk yetişkinlik döneminde romantik ilişkiler, bağ kurma yaşamdaki önemli kriz dönemlerini oluşturuyor.<strong> </strong>Yetişkinlik döneminde ise bireyler yaşamlarının sorumluğunu ellerine alıyor ve toplumda kendilerine bir yer ediniyor. Bunun için de gelecek kuşağı oluşturmak ve onlara rehberlik edebilmek için üretken olmaya çalışıyorlar. Bu da kişi üzerinde farkında olunmasa da bir stres ve kaygı meydana getirebiliyor.</li>
<li><strong>Krizlerin çözülmesi: </strong>Bu geçiş dönemlerinin hepsi birer kriz olmakla birlikte huzurlu bir şekilde hayata devam edebilmek için bu sorunların çözülmesi ve nasıl çözüldüğü önem taşıyor. Finans ve eğitimle ilgili sorunlar, günlük hayatı etkileyen politik sorunlar, çocuk yaştan itibaren mücadele gerektiren durumlar; kişilerin kimlik inşa etme sürecinde, yakın romantik ilişkilerin kurulmasında ve üretken olma gibi becerilerin gelişmesinde önemli risk faktörleri olabiliyor. Risk faktörleriyle mücadele etme konusunda baş etme kaynaklarının sınırlı olması ve bu faktörlerin bireyin kendi çabasıyla düzeltilemez halde olması da gelecek kaygısının artmasında oldukça etkili.</li>
<li><strong>Kritik Dönemlerde Karşılaşılan Sorunlar: </strong>Sosyal statü, ekonomik durum, eğitim ve üretken olmak gibi bireyin yaşamındaki önemli unsurları baltalayan durumlar, kaygı seviyesinin artması için yeterli.</li>
</ol>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>GELECEK KAYGISINI YENMEK İÇİN 5 ÖNERİ</strong></p>
<p>Hayatın kontrol edilemeyen yönlerinin bireyler üzerinde geleceğe yönelik kaygı uyandırdığını ve kişisel olarak kaygıyla baş etmek için kullanılan davranış şekillerinin bu duruma uyarlanmasında fayda olduğunu söyleyen Hiwell Online Terapi Platformu klinik psikologları, gelecek kaygısının üstesinden gelmek için çok faydalı önerilerde bulundular:</p>
<ol>
<li><strong>Keyif veren aktivitelere yönelin: </strong>Bireylerin,<strong> </strong>günlük hayatlarındaki sorunlarından uzaklaşmaları için sevdikleriyle vakit geçirmeleri, kitap okumaları, müzik dinlemeleri, egzersiz yapmaları kişiyi pozitif olarak etkiler.</li>
<li><strong>Benzer kaygıları olan insanlarla paylaşımda bulunun: </strong>Ortak kaygısı olan insanların birbirleriyle iletişim kurması kimi zaman kaygıyı beslese de bireyler kendilerini anlayan insanlarla iletişim kurduklarında rahatlayabilirler. Benzer kaygıları olan kişilerle iletişimde olmak, olumsuz duyguların içinde kaybolmadan olumlu olasılıkları da düşünmek ve karşılıklı destek olmak rahatlatır.</li>
<li><strong>Olumsuz senaryoları fark edin ve riskleri değerlendirin: </strong>Gelecekteki bir durumdan ziyade o duruma dair olumsuz beklentiler, olayın olduğundan daha kötü görünmesine ve kaygı seviyesinin artmasına neden olur. Sonu hep kötü biten senaryolar düşünüldüğünü fark etmek, o senaryo üzerine daha fazla düşünüp gerçek olan oymuş gibi yaşamak yerine gerçekte neler olduğu değerlendirilmeli. Somut işaretlere odaklanmalı ve bunların ne anlama gelebileceği gerçekçi bir gözle ele almalı.</li>
<li><strong>Olumlu detaylara odaklanın: </strong>Bugünü değerlendirebilmek için var olan koşulları konuşmak, içinde bulunulan veya şahit olunan olumsuz tecrübelere odaklanmak kaçınılmaz gibi görünebilir. Ancak kişi tüm zamanını ve enerjisini buna odaklanmak için harcamamalı, kendisini mutlu edecek detaylara odaklanarak o konulara vakit ayırmalı. Henüz yaşanmadığı ve ihtimallerle dolu olduğu için geleceğe olumlu bir pencereden bakmaya özen gösterilmeli.</li>
<li><strong>Profesyonel destek almayı değerlendirin: </strong>Gelecek kaygısı, kişinin gündelik hayatını olağan şekliyle devam ettirmesine engel oluyor ve bireyi gündelik işlerinizi yapamayacak bir duruma getiriyorsa bu konuda uzmanlardan yardım almak ve gelecek kaygısını yönetmek için yeni baş etme mekanizmaları inşa etmek faydalı olacaktır.</li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecek-kaygisi-mi-ustesinden-gelmek-cok-kolay-391407">Gelecek kaygısı mı? Üstesinden gelmek çok kolay!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
