<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>karıştırılıyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/karistiriliyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/karistiriliyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Nov 2025 08:58:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>karıştırılıyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/karistiriliyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KOAH&#8217;ın erken belirtileri yaşlanmayla karıştırılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-592204</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 08:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[biçimde]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[karıştırılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmayla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan, yavaş seyreden ve belirtileri nedeniyle çoğu zaman yaşlanmanın ya da sigara içmenin etkileriyle karıştırılan ciddi bir solunum hastalığı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-592204">KOAH&#8217;ın erken belirtileri yaşlanmayla karıştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan, yavaş seyreden ve belirtileri nedeniyle çoğu zaman yaşlanmanın ya da sigara içmenin etkileriyle karıştırılan ciddi bir solunum hastalığı. Nefes darlığı, öksürük ve balgam gibi şikâyetlerle kendini gösteren KOAH’ın, erken dönemde fark edilmediğinde yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürebildiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “KOAH’lı hastalar genellikle bu semptomları sigara kullanımına veya yaşlanmaya bağlayarak doktora başvurmayı geciktiriyor. Oysa erken tanı, tedavi başarısını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor” dedi.</strong></p>
<p>KOAH’ın tanısında solunum fonksiyon testlerinin (nefes testleri) belirleyici olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Bu testler sayesinde hastalığın evresi ve akciğer kapasitesindeki kayıp net biçimde ortaya çıkar. Tedavide sigarayı bırakmaya yönelik medikal destekler, düzenli egzersiz ve solunum rehabilitasyonu büyük önem taşır. Ayrıca grip ve zatürre aşıları, oksijen tedavisi ve ileri evrelerde yapılan bazı özel akciğer girişimleri sayesinde hastaların nefes alma konforu ve günlük yaşamı belirgin biçimde iyileştirilebilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Hastalık hâlâ yanlış tanı ve eksik tedaviyle mücadele ediyor</strong></p>
<p>KOAH’ın gerek toplumda gerekse bazı hekimler arasında yeterince tanınmadığı için çoğu zaman doğru biçimde teşhis edilemediğini ve bu nedenle eksik ya da hatalı tedavi yaklaşımlarına maruz kalabildiğini belirten Doç. Dr. Çalışkan, “Oysa hastalığın erken evrede doğru biçimde tanımlanması, toplum sağlığı açısından son derece önemli. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, genellikle tütün ürünlerinin kullanımı veya zararlı gaz ve partiküllere uzun süre maruz kalma sonucu ortaya çıkar. Ancak doğru tedbirlerle büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğu unutulmamalı” dedi.</p>
<p><strong>Soba dumanına maruz kalmak KOAH riskini artırıyor</strong></p>
<p>Hastalığın uzun yıllar boyunca erkeklerde daha sık görüldüğünün düşünüldüğünü ancak son dönemde yapılan araştırmaların, KOAH’ın kadın ve erkeklerde neredeyse eşit oranda ortaya çıktığını gösterdiğini belirten Çalışkan, “Hatta artık kadınların sigara dumanının zararlı etkilerine karşı daha hassas oldukları biliniyor. Sigara, puro ve nargile gibi tütün ürünlerinin kullanımı, mesleki olarak; toz, duman veya kimyasal maddelere maruz kalmak, evde odun ya da saman gibi biyomas yakıtlarla ısınmak veya yemek pişirmek ve genetik yatkınlık, bu akciğer hastalığına yakalanma riskini artıran önemli faktörler arasında yer alıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-592204">KOAH&#8217;ın erken belirtileri yaşlanmayla karıştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda işitme kaybı dikkat eksiliği ile karıştırılıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-isitme-kaybi-dikkat-eksiligi-ile-karistiriliyor-420496</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Nov 2023 21:01:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[eksiliği]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[işitme]]></category>
		<category><![CDATA[karıştırılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420496</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dil ve konuşma gelişimi için kritik olan çocukluk döneminde meydana gelen bir işitme kaybının konuşma bozukluklarıyla sonuçlanabildiğini ifade eden uzmanlar, işitme kaybının tek olumsuz sonucunun konuşma bozukluğu olmadığını, beraberinde sosyal, psikolojik ve akademik zorlukları da getirdiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-isitme-kaybi-dikkat-eksiligi-ile-karistiriliyor-420496">Çocuklarda işitme kaybı dikkat eksiliği ile karıştırılıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Çocuklarda işitme kaybı dikkat eksiliği ile karıştırılıyor!</strong></p>
<p><strong>Dil ve konuşma gelişimi için kritik olan çocukluk döneminde meydana gelen bir işitme kaybının konuşma bozukluklarıyla sonuçlanabildiğini ifade eden uzmanlar, işitme kaybının tek olumsuz sonucunun konuşma bozukluğu olmadığını, beraberinde sosyal, psikolojik ve akademik zorlukları da getirdiğini söylüyor. İşitme kaybının çoğu zamana disleksi, dikkat eksiliği gibi durumlarla karıştırılabildiğini vurgulayan Odyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Didem Şahin Ceylan,</strong> <strong>çocukluk çağında ortaya çıkan işitme kayıplarının her zaman akılda tutulması gerektiğini kaydediyor. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Didem Şahin Ceylan, işitme kaybının çocukların dil ve konuşma gelişimi üzerindeki etkileri konusunu ele aldı.</p>
<p><strong>Çocukluk çağında ortaya çıkan işitme kayıpları unutulmamalı</strong></p>
<p>İşitme kaybının doğuştan olabildiği gibi sonradan da gelişebileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Didem Şahin Ceylan, “Bir bebeğin Yenidoğan İşitme Taramasından geçmiş olması ilerleyen yaşlarında işitme kaybının olmayacağı anlamına gelmiyor. Dolayısıyla çocukluk çağında ortaya çıkan işitme kayıpları her zaman akılda tutulmalı.” dedi.</p>
<p><strong>Okulöncesi yaş grubunda gelişen işitme kaybı nasıl anlaşılır?</strong></p>
<p>Ülkemizde yaygınlaştırılmış işitme tarama programlarının yalnızca yenidoğanlar ve okul çağı çocukları için var olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Didem Şahin Ceylan, bu nedenle okulöncesi yaş grubunda gelişen bir işitme kaybının ebeveynlerin endişeleri, çocuklardaki konuşma geriliği veya çocuk okula başladığında öğretmenlerinin fark etmesi ile anlaşıldığını anlattı.</p>
<p>Konuşabilmek için sağlıklı bir işitme sistemine sahip olmak gerektiğine dikkati çeken Dr. Öğr. Üyesi Didem Şahin Ceylan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dolayısıyla dil ve konuşma gelişimi için kritik olan çocukluk döneminde meydana gelen bir işitme kaybı konuşma bozukluklarıyla sonuçlanabiliyor. Ne yazık ki işitme kaybının tek olumsuz sonucu konuşma bozukluğu değildir; beraberinde sosyal, psikolojik, akademik zorlukları da getiriyor. Bu sebeple işitme kaybı çoğu zamana disleksi, dikkat eksiliği gibi durumlarla karıştırılabilir ve aileler psikiyatri, nöroloji gibi bölümlere yönlendirilebilir.</p>
<p><strong>Fark edilme gecikirse müdahale de gecikiyor…</strong></p>
<p>Halbuki işitme kaybı varlığı tespit edildiğinde uygun işitme cihazları ile işitmesi normale dönen çocukların, akademik başarı ve konsantrasyon problemlerinin de ortadan kalktığı biliniyor. Çocuklarda işitme kaybının fark edilme süresi ne kadar uzarsa müdahale de bir o kadar gecikiyor. Bu olumsuz tablo göz önünde bulundurulduğunda işitme kaybı için erken müdahale oldukça önemli.”</p>
<p><strong>İşitme kaybı tipine göre odyologlar tarafından cihazlandırılma uygulanır</strong></p>
<p>İşitme kaybı durumunda ilk müdahalenin çocukların cihazlandırılmasının sağlanması olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Didem Şahin Ceylan, şunları kaydetti:</p>
<p>“İşitme cihazı ve biyonik kulak gibi teknolojik gelişmeler, çocukların işitemediği sesleri yükselterek işitmelerini sağlıyor. Çocukların işitme kaybı tipine ve derecesine göre odyologlar tarafından en doğru cihazlandırılma seçeneği belirlenir ve uygulanır. Bu sayede çocuklar sesleri yeniden işitmeye başlar ve konuşmayı öğrenmeleri ve/veya konuşma bozukluklarının düzeltilmesi için gerekli ön şart sağlanmış olur.”</p>
<p><strong>Özel eğitimde odyologlar, dil ve konuşma terapistleri olmalı</strong></p>
<p>İşitme kaybı tanılanan çocukların cihazlandırılmasıyla birlikte işitsel eğitim süreçlerinin de başlaması gerektiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Didem Şahin Ceylan, “Bu amaç doğrultusunda ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri bulunuyor. Bu merkezlerde işitme kayıplı bir çocuğun özel eğitim ekibinde olması gereken başlıca profesyoneller odyologlar, dil ve konuşma terapistleri, işitme engelliler öğretmenleri olmakla birlikte çocuğun gereksinimleri dahilinde ekipte özel eğitim öğretmenleri, psikologlar ve ergoterapistler de yer almalı.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İşitsel rehabilitasyona ek, dil ve konuşma terapisi de olmalı</strong></p>
<p>İşitme kaybı tanılandıktan sonra işitme cihazı takan çocukların işitsel eğitimin temelini oluşturan rehabilitasyon sürecine başlanması gerektiğini de ifade den Dr. Öğr. Üyesi Didem Şahin Ceylan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Odyologlar tarafından her çocuğa özel olarak hazırlanan işitsel rehabilitasyon programı ile çocuklar süreç içerisinde sesleri yeniden öğrenir; böylece konuşmaları da yaşıtlarını yakalar.  Cihazlandırılmış olmasına rağmen işitme kaybından kaynaklı veya ona eşlik eden bazı konuşma bozuklukları durumunda ise işitsel rehabilitasyona ek olarak, dil ve konuşma terapisi alınabilir. Çocuklar terapistler tarafından dil ve konuşma gelişimi açısından değerlendirilir, gerekli görülüyorsa uygun terapi süreci planlanır ve uygulanır. Terapinin temel hedefi, işitme kayıplı çocukların yaşıtlarına uygun dil ve konuşma gelişimi göstermelerini sağlamaktır.” </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-isitme-kaybi-dikkat-eksiligi-ile-karistiriliyor-420496">Çocuklarda işitme kaybı dikkat eksiliği ile karıştırılıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer Başlangıcı Depresyonla Karıştırılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-baslangici-depresyonla-karistiriliyor-406120</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 12:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[başlangıcı]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonla]]></category>
		<category><![CDATA[karıştırılıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406120</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığı ve diğer nörolojik hastalıkların farkları ve benzerlikleri konusunda bilgiler verdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-baslangici-depresyonla-karistiriliyor-406120">Alzheimer Başlangıcı Depresyonla Karıştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alzheimer hastalığı ile diğer nörolojik hastalıkların karıştırılmaması gerektiğini dile getiren Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ, “Alzheimer hastalığının diğer nörolojik hastalıklardan en önemli farkı, beynin gövdeyle ilişkilerine dokunmayıp, beynin başta hafıza olmak üzere zihinsel işlevlerini etkilemesi ve bunun yanısıra davranışlarda ve gündelik yaşam alışkanlıklarında bozukluklar yapmasıdır.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığı ve diğer nörolojik hastalıkların farkları ve benzerlikleri konusunda bilgiler verdi.</p>
<p>Prof. Dr. Tanrıdağ, Alzheimer hastalığı ile diğer nörolojik hastalıkların farkları ve benzerlikleri konusundaki bilgilerin kapsamlı bir kitabın içeriğini oluşturacağını ifade ederek, “Dahası bu tür bilgiler için sadece nöroloji uzmanı olmak yetmez aynı zamanda psikiyatri, iç hastalıkları ve genetik uzmanlığı da gerekir.” dedi. </p>
<p>Prof. Dr. Tanrıdağ, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kısaca, Alzheimer hastalığının diğer nörolojik hastalıklardan en önemli farkı; beynin gövdeyle ilişkilerine dokunmayıp beynin başta hafıza olmak üzere zihinsel işlevlerini etkilemesi ve bunun yanısıra davranışlarda ve gündelik yaşam alışkanlıklarında bozukluklar yapmasıdır. Bunun nedeni hastalığın beyinde zihinsel işlevlerle ilgili bölgelerde etkili olmasıdır. Bunların başında da hastalığın yakın dönem hafızayla ilgili olan temporal lobların içinde bulunan hipokampustan başlaması ve bağlantı yolları üzerinden ilerlemesidir.”</p>
<p><strong>Alzheimer hastasının görünümü ve nörolojik muayenesi  farklı</strong></p>
<p>Bu özelliklerin Alzheimer hastasının görünümünü ve nörolojik muayenesini Parkinson hastalığı, MS, ALS, inme, epilepsi, kas ve sinir hastalıklarından farklı kıldığını dile getiren Tanrıdağ, “Sadece Alzheimer ihtimali açısından nöroloji ve psikiyatri doktorlarını ilgilendiren en önemli husus bu hastalıkta alışılmış nörolojik muayenenin normal olmasıdır. Bu durum pratikte tanı açısından karışıklıklara yol açar ve başlangıç ve orta evre hastaların normal ya da depresyonda sanılmalarıyla sonuçlanır. Dolayısıyla nörolojik muayenenin normal bulunması hastayı Alzheimer olasılığından dışlamaz ve ek tetkiklerin yapılmasını gerekli kılar.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>“Alzheimer tanısı için beyin check-up tetkikleri yapılmalı”</strong></p>
<p>Alzheimer olasılığı söz konusu olduğunda yapılacak ek tetkikleri de anlatan Prof. Dr. Tanrıdağ, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Bu tetkikler beyin görüntüleme, bilgisayarlı EEG ve nöropsikolojik testlerdir. Bundan ötürü Alzheimer tanısı sadece nörolojik muayeneyle konulamaz, beyin Check-Up tetkiklerinin yapılmasını zorunlu kılar. Bütün bunların yanısıra nörolojik muayenede anormal bulgulara raslanması Alzheimer tanısını dışlamaz. Çünkü Alzheimer hastalığı diğer nörolojik hastalıklarla birlikte görülebiliyor. Örneğin, yaşlılıkta görülen inmeler, kafa travmaları, genel anestezi ve enfeksiyonlar Alzheimer sıklığını arttırıyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-baslangici-depresyonla-karistiriliyor-406120">Alzheimer Başlangıcı Depresyonla Karıştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
