<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kanserin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kanserin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kanserin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Mar 2026 07:52:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kanserin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kanserin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kanser Sizi Bulmadan Siz Onu Bulun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-sizi-bulmadan-siz-onu-bulun-624002</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 07:52:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bulmadan]]></category>
		<category><![CDATA[bulun]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[önü]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[siz]]></category>
		<category><![CDATA[sizi]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserde en sık konuşulan konu genellikle belirtilerdir: “Şu kanserin belirtisi nedir?”, “Hangi şikâyetler alarmdır?” gibi sorular sıkça gündeme geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-sizi-bulmadan-siz-onu-bulun-624002">Kanser Sizi Bulmadan Siz Onu Bulun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanserde en sık konuşulan konu genellikle belirtilerdir: “Şu kanserin belirtisi nedir?”, “Hangi şikâyetler alarmdır?” gibi sorular sıkça gündeme geliyor. Peki kansere karşı sadece belirtileri takip etmek kanseri önlemek için yeterli olabilir mi? Birçok kanser türünün belirgin şikâyetler ortaya çıkmadan önce, uzun bir süre sessiz ilerlediğini belirten <strong>Acıbadem Life Danışmanı, Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt</strong>, “Günümüzde gelişen genetik ve moleküler teknolojiler sayesinde kanserle mücadelede yeni bir yaklaşım öne çıkıyor: riski henüz hastalık ortaya çıkmadan önce ölçmek. Genetik taramalar ve moleküler analizler sayesinde bireylerin kanser yatkınlığı belirlenebiliyor, böylece riskli kişilerin daha erken ve daha sık taranarak kanser oluşmadan önlenmesi ya da çok erken evrede yakalanmasının mümkün olabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>Kanser genetiğimizde var mı? </strong></p>
<p>Kanserlerin oluşum nedenlerine göre ikiye ayrıldığını söyleyen <strong>Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt</strong>, “Bunlar sporadik yani sonradan gelişen kanserler ve kalıtsal kanserlerdir. En sık görülen kalıtsal olmayan kanserlerin gelişiminde; karsinojenik kimyasallar, radyasyon, bazı virüsler ve yaşam tarzına bağlı çevresel risk faktörleri önemli rol oynuyor. Kalıtsal kanserlerde ise kanser gelişimine zemin hazırlayan genetik değişiklikler söz konusu oluyor. Bu tür kanserlerde risk, çoğu zaman anne veya babadan aktarılan, daha nadir durumlarda ise kişinin doğuştan DNA’sında bulunan zararlı bir gen mutasyonundan kaynaklanabiliyor. Bu nedenle bazı bireylerde kanser gelişimi, genetik yatkınlıkla ilişkili olarak daha erken yaşlarda veya daha yüksek riskle ortaya çıkabiliyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Kanser belirteçleri kanda gizleniyor</strong></p>
<p>Genetik bilgilerin ve teknolojilerin sağladığı gelişmeler sayesinde bir kişinin DNA’sında kalıtsal kanserlerden birine yol açabilecek zararlı mutasyon bulunup bulunmadığının tespitinin oldukça kolay olduğunu ifade eden <strong>Acıbadem Life Danışmanı,  Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt</strong>, “Örneğin, meme ve over kanserine yol açabilen BRCA1 ve BRCA2 mutasyonları, endometrium (rahim) ve kolorektal (kalın barsak) kanserlere yol açabilen MLH1, MSH2 kalıtsal (germline) gen mutasyonları gibi kanserlerle ilişkili tüm bilinen genler kandan elde edilen DNA’dan incelenebilmekte. Öte yandan sporadik yani sonradan gelişen kanserlere olan yatkınlığımızın (Poligenik Risk Skoru) toplum riskine göre daha yüksek olup olmadığının ölçülmesi de yine koldan alınan küçük bir kan örneği ile mümkün olabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>“Ya kanımda kanser riski çıkarsa?”</strong></p>
<p><strong>Kalıtsal genetik taramalar</strong>la<strong> “</strong>aileden aktarılabilen kanser riski”ni taşıyan bireylerin erken dönemde belirlenmesini sağladığını söyleyen <strong>Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt</strong>, “Bu sayede yüksek risk grubunda yer alan kişiler daha yakından takip edilebilir; gerekli durumlarda koruyucu cerrahi ya da ilaçla risk azaltıcı tedaviler gibi önleyici yaklaşımlar planlanabilir. Benzer şekilde, <strong>poligenik risk skoru </strong>yüksek olan yani belirli bir kanser türüne yakalanma olasılığı toplum ortalamasına göre daha fazla olan bireyler de standart tarama programlarından farklı olarak daha erken yaşta ve daha sık taranabilir. Böylece kanser gelişmesi durumunda hastalık çok daha erken evrede yakalanabilir; ayrıca o kansere özgü yaşam tarzı değişiklikleriyle riskin azaltılması ve mümkünse hastalığın hiç ortaya çıkmaması hedeflenir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>O testler halen çok önemli. Çünkü…</strong></p>
<p>Günümüzde meme kanseri için mamografi, rahim ağzı kanseri için Pap smear, kalın bağırsak kanserleri için kolonoskopi ve gaitada gizli kan testleri, akciğer kanseri için ise akciğer grafisi ya da düşük doz bilgisayarlı tomografi gibi taramaların kanserin erken yakalanmasında hâlâ en önemli yöntemler arasında yer aldığını belirten <strong>Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt</strong>, “Gelişen teknoloji sayesinde erken tanı artık yalnızca bu klasik yöntemlerle sınırlı değil. Günümüzde kanda, tümör hücrelerinden dolaşıma karışan DNA parçalarının tespit edilmesi mümkün hale geldi. Bu sayede hem kanserin çok daha erken dönemde fark edilmesi hem de kanser hastalarında tedaviye verilen yanıtın takip edilmesi mümkün olabiliyor. Ayrıca DNA’daki bazı biyolojik değişiklikleri inceleyen yeni nesil testlerle, tek bir kan örneği üzerinden birden fazla kanser türünü erken dönemde saptamayı hedefleyen yöntemler geliştiriliyor. Bu gelişmeler, kanser taramasında gelecekte çok daha erken ve kişiye özel bir sağlık yönetiminin önünü açacak” diyor.</p>
<p><strong>Kanserde “kitle saptama” dönemi yerini “kanserleşme sürecini izleme”ye bırakıyor</strong></p>
<p>Kanserin erken tanısının “kitle saptama” yaklaşımından daha çok “kanserleşme sürecini izleme” yaklaşımına doğru evrildiğini vurgulayan <strong>Acıbadem Life Danışmanı, Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Yeşilyurt</strong>, “Genetik ve moleküler teknolojilerdeki hızlı gelişmeler, kanserin erken tanısında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Günümüzde farklı biyolojik verilerin birlikte değerlendirildiği analizler, yapay zekâ destekli risk hesaplamaları ve çeşitli biyobelirteçlerin takibi giderek daha fazla kullanılmaya başlanıyor. Bu yaklaşımlar sayesinde genetik taramalar ve hücresel düzeydeki değişikliklerin izlenmesi, klasik tarama yöntemlerini tamamlayan güçlü araçlar haline geliyor. Yakın gelecekte sağlık yönetiminin odağı, kanser ortaya çıktıktan sonra tedavi etmekten ziyade, henüz klinik bir hastalık oluşmadan önce kanser riskini belirleyip yönetmek olacak. Böylece kişiye özel sağlık yaklaşımlarıyla kanserin mümkün olduğunca erken saptanması ve hatta bazı durumlarda ortaya çıkmadan önlenmesi hedefleniyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-sizi-bulmadan-siz-onu-bulun-624002">Kanser Sizi Bulmadan Siz Onu Bulun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 07:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[olmasa]]></category>
		<category><![CDATA[Pap]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetiniz]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde kanserin görülme sıklığı giderek artıyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında; yaşam süresinin uzaması, sigara kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve bazı çevresel risk faktörleri yer alıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192">Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve ülkemizde kanserin görülme sıklığı giderek artıyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında; yaşam süresinin uzaması, sigara kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve bazı çevresel risk faktörleri yer alıyor. Üstelik kanser kalp damar hastalıklarından sonra dünya genelinde en sık görülen ikinci ölüm nedeni olarak öne çıkıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde bazı yaş gruplarında ise birinci sıraya yaklaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konuluyor ve yaklaşık 10 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de de her yıl yaklaşık 230–240 bin yeni kanser vakası görülüyor.  <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez,</strong> aslında kanserin risk faktörlerinin önemli bir kısmının kontrol altına alınabildiğini belirterek, “Bilimsel çalışmalar, uygun önlemler alındığında kanserlerin yaklaşık yüzde 30–40’ının önlenebileceğini göstermektedir. Kanserden korunmada en temel kurallar ise sigara kullanmamak, sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersiz yapmaktır. Bunların yanı sıra tarama tetkiklerini düzenli olarak yaptırmak da kanser riskini önemli ölçüde azaltabilmektedir” diyor. <strong> Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, </strong>kanserden korunmak için dikkat etmemiz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun</strong></p>
<p>Sigara dumanında dört binden fazla kimyasal madde bulunuyor ve bunların 50’den fazlasının kansere yol açabildiği biliniyor. Bu etkisi nedeniyle sigara ve tütün ürünleri; başta akciğer kanseri olmak üzere ağız, gırtlak, pankreas, mesane ve böbrek gibi pek çok kanser türüne yol açabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, “Araştırmalar, akciğer kanserinin yüzde 90’ından sigara ve tütün ürünlerinin sorumlu olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, bu zararlı alışkanlığın bırakılması yaşamsal önem taşımaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Akdeniz tipi beslenin</strong></p>
<p>Sebze, meyve, tam tahıllar ve liften zengin besinlerin tüketildiği “Akdeniz tipi” beslenme kanser riskinin azalmasında önemli bir rol oynuyor. Bu besinler içerdikleri antioksidanlar, vitaminler ve fitokimyasallar sayesinde hücrelere zarar veren serbest radikalleri azaltarak DNA hasarını önlemeye yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra liften zengin besinler, bağırsakta zararlı maddelerin daha hızlı atılmalarını sağlayarak, özellikle kolorektal kanser riskini düşürüyor. Araştırmalar, liften zengin beslenmenin bazı kanser türlerinde riski yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceğini gösteriyor. </p>
<p><strong>Sağlıklı kilonuzu koruyun </strong></p>
<p>Çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri olan obezite, kanser riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Obezite; kronik iltihap, artmış insülin ve IGF-1 hormon düzeyleri ile yağ dokusundan salgılanan östrojen gibi bazı hormonların artışı yoluyla hücre çoğalmasını tetikleyebiliyor. Bu durum bazı kanser türlerinin gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Obezitenin özellikle meme, kolon, rahim, pankreas ve karaciğer kanseriyle ilişkili olduğu belirtiliyor.  </p>
<p><strong>Haftada en az 150 dakika egzersiz yapın </strong></p>
<p>Düzenli egzersiz; bağışıklık sistemini güçlendirmesi, hormon dengesini düzenlemesi, bağırsak hareketlerini artırması ve kronik iltihabı azaltması sayesinde kanser riskini  düşürebiliyor. Büyük ölçekli çalışmalar; düzenli egzersizin kanser riskini yaklaşık yüzde 10 – 30 oranında azalttığını gösteriyor. Düzenli fiziksel aktivitenin özellikle kolon ve meme kanseri üzerinde etkili olduğunu belirten<strong> </strong>Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, “Sağlıklı bir yaşam için haftada en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapılması önemlidir”   diyor. </p>
<p><strong>Alkolden uzak durun</strong></p>
<p>Alkol vücutta asetaldehit adı verilen toksik bir maddeye dönüşerek oksidatif stres ve hormonal değişikliklere yol açabiliyor. Bu durum DNA’ya zarar vererek hücrelerin kontrolsüz çoğalmasını kolaylaştırabiliyor. Alkol tüketimi; karaciğer, ağız, yemek borusu, meme ve kolon kanserleriyle ilişkili oluyor. Alkol tüketimi arttıkça kanser riski de yükseliyor.  </p>
<p><strong>İşlenmiş et ürünlerinden kaçının</strong></p>
<p>İşlenmiş et tüketimi özellikle kolorektal kanser riskini artırabiliyor. Salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş ürünler; içerdikleri nitrit ve nitratların kansere neden olabilen N-nitrozo bileşiklerine dönüşmesi sebebiyle risk oluşturuyor. Ayrıca, bu ürünler yüksek sıcaklıkta pişirildiğinde oluşan zararlı bileşikler de DNA hasarına yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Güneşin zararlı ışınlarından korunun</strong></p>
<p>Aşırı güneş ışığına maruz kalmak cilt kanserlerinin en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Güneşten korunmak ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımı riski azaltabiliyor. Bu nedenle güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11:00 – 15:00 saatleri arasında mümküne dışarı çıkmayın. Mecbursanız güneş koruyucunuzu güneşe çıkmadan yarım saat önce uygulamayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>Enfeksiyonlara karşı aşı olun</strong></p>
<p>HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu rahim ağzı kanseri; hepatit B ve C virüsleri ise karaciğer kanseriyle ilişkili oluyor. Aşı olmak bu kanserlerin önlenmesinde etkili bir yöntem olarak yerini koruyor. </p>
<p><strong>Tarama programlarını ihmal etmeyin!</strong></p>
<p>Meme kanseri için mamografi, kolon kanseri için kolonoskopi ve rahim ağzı kanseri için Pap smear ile HPV (Human Papilloma Virüsü) tarama testleri kanserin önlenmesi açısından büyük bir öneme sahip. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, hiçbir yakınmanız olmasa bile bu tarama yöntemlerini düzenli olarak yaptırmanızın yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekiyor. </p>
<p><strong>Kolonoskopi:</strong> Kansere dönüşebilen poliplerin saptanması için 45 yaşından itibaren 5-10  yılda bir kolonoskopi öneriliyor. Ailede kolon kanseri öyküsü varsa tarama 40 yaşında başlatılabiliyor. İltihabi bağırsak hastalığı gibi risk faktörlerinde takvim daha öne çekilebiliyor. </p>
<p><strong>Pap smear ve HPV DNA testi:</strong> 21 yaşından itibaren her 3 yılda bir Pap smear testi yaptırılması gerekiyor. 30 yaşından sonra 5 yılda bir Pap Smear ile birlikte  HPV DNA testinin yapılması, rahim ağzı kanserine neden olabilen CIN (Cervical Intraepithelial Neoplasia) lezyonlarının erken saptanmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>Mamografi:</strong> 40 yaşından itibaren yılda bir kez yapılan mamografi taramasıyla meme kanserinin öncül lezyonları tespit edilebiliyor.  </p>
<p><strong>Zararlı çevresel maddelerden kaçının</strong></p>
<p>Hava kirliliği ve bazı kimyasallar (asbest, kurşun, arsenik, pestisit ve civa) DNA hasarına ve inflamasyona neden olarak özellikle akciğer kanseri riskini artırabiliyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hicbir-sikayetiniz-olmasa-bile-623192">Hiçbir şikayetiniz olmasa bile…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş Ağrısı Kanserin Yeniden Sinyali Olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bas-agrisi-kanserin-yeniden-sinyali-olabilir-556969</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2025 08:26:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sinyali]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin metastazının, vücudun başka bir bölgesinde başlayan kanserin beyin dokularına, zarlarına veya kafatasına yayılması anlamına geldiğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroşirurji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Kanser hücreleri, genellikle kan dolaşımı yoluyla beyne ulaşır ve burada yeni bir tümör oluşturur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bas-agrisi-kanserin-yeniden-sinyali-olabilir-556969">Baş Ağrısı Kanserin Yeniden Sinyali Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beyin metastazının, vücudun başka bir bölgesinde başlayan kanserin beyin dokularına, zarlarına veya kafatasına yayılması anlamına geldiğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroşirurji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Kanser hücreleri, genellikle kan dolaşımı yoluyla beyne ulaşır ve burada yeni bir tümör oluşturur. Beyin metastazlarının belirtileri, tümörün büyüklüğüne, yerine ve çevre dokular üzerindeki etkisine bağlı olarak değişebilir. En yaygın belirtiler arasında ise; baş ağrısı, bulantı ve kusma, epileptik ataklar, görme bozuklukları, kol veya bacaklarda güçsüzlük veya uyuşma, hafıza sorunları veya dikkat kaybı, kişilik ya da davranış değişiklikleri, denge bozuklukları, konuşma veya hareket bozuklukları yer alır. Bu belirtilere sahip kanser atlatmış hastaların beyin metastazı şüphesi ile bir sağlık merkezine başvurması önemli” dedi.</strong></p>
<p>Beyin metastazlarının genellikle; akciğer, meme, melanom yani cilt, böbrek ve kolorektal kanser türlerinde oluştuğunu ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroşirurji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Multidisipliner yaklaşımın, kişiye özel tedavide kilit bir rolü var. Kanser hastalarına multidisipliner bir yaklaşım gerektiği için şüpheli bir hastanın değerlendirilmesinde Beyin ve Sinir Cerrahisine ek olarak Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Radyoloji, Nöroloji ve Patolojinin kanıta dair görüşleri alınır. Bu uzmanlıklardan oluşan nöro-onkoloji tümör kurulundaki değerlendirme sonucunda hasta için en uygun tedavi planı seçilir. Örneğin kanama riskine sahip bazı beyin metastazlarında ani şekilde genel durum bozukluğu oluşabilir. Bu tür riskler varsa cerrahi tedavi önceliklenir” dedi.</p>
<p><strong>Şüpheli durumlarda biyopsi şart</strong></p>
<p>Hastaların kanser taramalarında adını sıklıkla duyduğu PET-CT’nin, beyin metastazlarını göstermede yetersiz kalabileceğine vurgu yapan Göçmen, “Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) bu alandaki en önemli yöntemdir. Ayrıca Bilgisayarlı Tomografi (BT) de yardımcı bir görüntüleme yöntemi olarak tercih edilebilir. Şüpheli lezyonlarda ise kesin tanı için beyin biyopsisi şarttır. Kan testleri ve diğer görüntüleme yöntemleri ise tanıya destek ve tedavi takibi amaçlı kullanılır. Tedavi; metastazların sayısına, boyutuna, hastanın genel sağlık durumuna ve kanserin türüne bağlı olarak değişir. Beyindeki metastazların büyümesini durdurmak ya da küçültmek için de radyoterapiden faydalanılır. Bunların yanında kemoterapi, hedefe yönelik tedavi ve immünoterapi de kullanılır. Hastanın şikayetlerini hafifletmek ve yaşam kalitesini artırmak için ise palyatif bakımdan destek alınır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Erken tanı her zaman hayat kurtarıyor</strong></p>
<p>Erken tanının, beyin metastazlarının etkili bir şekilde tedavi edilmesinde kritik rol oynadığının altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroşirurji Uzmanı Dr. Emre Zorlu, “Belirtiler fark edildiğinde bir uzmana başvurmak hayati önem taşıyor. Belirli risk faktörleri varsa örneğin hasta daha önce akciğer kanseri atlatmışsa, belirli aralıklarla nörolojik muayene ve görüntüleme ile mutlaka izlenmeli. Karmaşık bir sağlık problemi olduğu için multidisipliner bir yaklaşım gerektiren beyin metastazlarında erken tanı, etkili tedavi ve hasta yönetimi bu yüzden çok önemli&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Hasta yakınlarının desteği kıymetli</strong></p>
<p>Beyin metastazı tanısı alan bir hastanın hem kendisinin hem de ailesinin tedavi sürecinde aktif rol alması gerektiğini vurgulayan Zorlu, “Doktorun önerdiği tedavi planına uyum sağlamak ve düzenli kontrolleri aksatmamak tedavi başarısını artırabilir. Beyin metastazlarıyla mücadele zorlayıcı bir süreç olsa da doğru tedavi ve destekle yaşam kalitesini artırmak mümkün. Esas tedavi planına ek olarak psikolojik destek almak ve sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemek, bu süreçte büyük fark yaratabilir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bas-agrisi-kanserin-yeniden-sinyali-olabilir-556969">Baş Ağrısı Kanserin Yeniden Sinyali Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Kamer, &#8220;Kanserin erken teşhisinde en önemli faktör, toplumun kanser konusunda bilinçlendirilmesidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kamer-kanserin-erken-teshisinde-en-onemli-faktor-toplumun-kanser-konusunda-bilinclendirilmesidir-362717</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 11:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçlendirilmesidir]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[faktör]]></category>
		<category><![CDATA[kamer]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin]]></category>
		<category><![CDATA[konusunda]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisinde]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362717</guid>

					<description><![CDATA[<p>“ Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre 2020 yılında kanser nedeni ile yaklaşık 10 milyon ölüm gerçekleşmiştir. Her yıl yaklaşık 400 bin çocuk kanser tanısı almaktadır”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kamer-kanserin-erken-teshisinde-en-onemli-faktor-toplumun-kanser-konusunda-bilinclendirilmesidir-362717">Prof. Dr. Kamer, &#8220;Kanserin erken teşhisinde en önemli faktör, toplumun kanser konusunda bilinçlendirilmesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>“ Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre 2020 yılında kanser nedeni ile yaklaşık 10 milyon ölüm gerçekleşmiştir. Her yıl yaklaşık 400 bin çocuk kanser tanısı almaktadır”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği önerisi ile 1956 yılından itibaren her yıl 1-7 Nisan arası Kanser Haftası olarak anılıyor. Kanser Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulunan EÜ Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve EÜ Tıp Fakültesi Dâhili Tıp Bilimleri Bölümü Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Emine Serra Kamer, “Kanser, dünyada ve ülkemizde hastalığa bağlı ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alan önemli bir sağlık problemidir. Ülkemizde her yıl 1-7 Nisan tarihleri arasında kamuoyunun kanser ile ilgili bilgilendirilmesi amacıyla pek çok aktivite ile hastalığın kamusal alanda tekrar değerlendirilmesi amaçlanıyor. Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, her yıl olduğu gibi bu yıl da kanser haftasına yönelik toplumda farkındalık yaratacak etkinliklere katılım sağlıyor” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“<b>Erken teşhiste kamusal farkındalığın artırılması önemli” </b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kanserin erken teşhisinde en önemli faktörün, toplumun kanser konuda bilinçlendirilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kamer, “Kanser, kontrolsüz hücre bölünmesi sonucu ortaya çıkan, farklı hastalıklar için kullanılan ortak terimdir. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre 2020 yılında kanser nedeni ile yaklaşık 10 milyon ölüm gerçekleşmiştir. Her yıl yaklaşık 400 bin çocuk kanser tanısı almaktadır. Kanser ile ilgili kamusal farkındalığın artması böylece tarama programlarına katılımın teşvik edilmesi ile erken tanı ile tedavi edilebilen meme, serviks, kolon kanseri gibi sık görülen hastalıklarda ölüm oranlarının azaltılması hedefleniyor” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kanserin oluşumunda çevresel faktörlerin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Kamer, “Kanserler yüzde 90 çevresel, yüzde 10 oranında ise genetik faktörlere bağlı olarak gelişmektedir. Kanserlere neden olan çevresel faktörler arasında yer alan; tütün kullanımı, alkol tüketimi, fazla kilolu veya obez olma ve kansere sebep olan enfeksiyonlara maruziyetin engellenmesi veya aşılama yolu ile günümüzde görülen kanserlerin yüzde 30 ila yüzde 50 oranında önlenebileceği bilinmektedir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><b><span><span>“Kanser Tarama Merkezleri ücretsiz hizmet veriyor”</span></span></b></span></span><span><span><span><span>Kanserin, sık görülen yedi belirtisi olduğunu belirten Prof. Dr. Kamer, “Kişilerde; açıklanamayan kilo kaybı, yorgunluk, beklenmeyen kanamalar, öksürük ve balgamda kan görülmesi, dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler, ağrısız büyüyen kitle oluşumları, meme şeklinde değişiklik ve ciltte ben yapısında değişim olması durumunda bir sağlık kurumuna mutlaka başvurulması önerilmektedir.  Sağlık Bakanlığına bağlı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Mobil kanser tarama araçlarında meme kanseri, serviks kanseri ve kolon kanserine yönelik tarama programları ücretsiz olarak uygulanıyor” dedi. </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kamer-kanserin-erken-teshisinde-en-onemli-faktor-toplumun-kanser-konusunda-bilinclendirilmesidir-362717">Prof. Dr. Kamer, &#8220;Kanserin erken teşhisinde en önemli faktör, toplumun kanser konusunda bilinçlendirilmesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
