<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalp Krizi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kalp-krizi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalp-krizi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Feb 2026 07:39:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Kalp Krizi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalp-krizi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Oruç tutmak kalbi ve tansiyonu rahatlatıyor ama…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-kalbi-ve-tansiyonu-rahatlatiyor-ama-614668</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[rahatlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614668</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-kalbi-ve-tansiyonu-rahatlatiyor-ama-614668">Oruç tutmak kalbi ve tansiyonu rahatlatıyor ama…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor. Kimileri de “Yaz aylarında bile tuttum, olumsuz bir şey olmadı, kışın daha rahat” diyerek, doktoruna danışmaya gerek görmüyor. Ancak dikkat! <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut</strong> “Kardiyovasküler açıdan riskli olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutması ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka hekimleri ile görüşüp karar vermelidirler. Özellikle diyabet (şeker), tansiyon ve kolesterol ilacı kullanan kişiler ilaçlara Ramazan’da da devam etmelidir. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, orucun hangi kalp hastalıklarında tutulabileceğini, kimler için riskli olabileceğini anlattı, oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p>Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kalp ve damar hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi ve birlikte karar verilmesi gerekiyor. Oruç tutmanın hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkilediğini, vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlemlendiğini belirten <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut</strong>, “Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu da oruçla birlikte düzelir. Hasta ‘kalp hastası oldum, yarım adam oldum’ psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Diyabet (şeker) ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır” diyor. Ancak hemen ardından uyarıyor!</p>
<p><strong>Hangi kalp hastaları oruç tutmamalı?</strong></p>
<p>Kardiyovasküler açıdan riskli olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutmasının ciddi sorunlara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Karabulut “Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle kronik hastalığı olanların mutlaka hekimlerinden onay almaları gerekir.  Özellikle diyabet, tansiyon ve kolesterol ilacı kullananlar ilaçlara Ramazan’da da devam etmelidir. Kontrolsüz diyabet (şeker), tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır” derken, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ciddi kalp yetersizliği, tedavi edilmemiş damar darlığı, ilerlemiş kapak hastalığı, yüksek tansiyonu olanlara, ilaç kullanması şart olup buna karşın ilaç saatleri iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalara, kalp ameliyatı ya da balon stent işleminin üzerinden 3 ay geçmemiş kişilere oruç tutmaları önerilmez.” </p>
<p><strong>Bu hastalar oruç tutabilir ama önce… </strong></p>
<p>Oruç tutabilecek durumda olan kalp hastalarının da bazı noktalara dikkat etmeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Karabulut bu kişileri şöyle açıklıyor: “Tansiyonu kontrol altına alınmış olanlar, damar sertliği olsa da herhangi bir şikayete yol açmayanlar, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu, hafif düzeyde kalp yetersizliği, ılımlı seyreden diyabeti olanların, doktor kontrolünde de bir risk görülmediyse oruç tutmasında sakınca yoktur. Ancak özellikle iftar sofrasında bazı kurallara mutlaka dikkat etmeleri gerekir.”</p>
<p><strong>Oruç tutacak kalp hastaları bu 10 öneriye dikkat!</strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, ağır iftar sofralarında aşırı tüketimin kalp krizi riskini artırdığını belirtirken, 10 önemli öneride bulunuyor; </p>
<ul>
<li>Özellikle iftarda mideye bir anda yüklenilmesi; tansiyonu yükseltir, çarpıntıya yol açar, kalp krizi riskini artırır! Yemeği yavaş yiyin ve midenizi zorlamayın.</li>
<li>İlaç kullanımı sıklıkla aksatılıyor. Doktorunuzla birlikte ilaçlarınızın saatlerini belirleyip mutlaka düzenli kullanın. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklar olduğundan, özellikle bu ilaçlarınızı kesinlikle aksatmayın. </li>
<li>İftarı sigara ile açmak gibi bir hataya düşmeyin. İftarı suyla açın, bu ayı sigarayı bırakmak için fırsat olarak değerlendirin.</li>
<li>Sık yapılan hatalardan biri de; pideyi abartmak. Beyaz un kalbin en büyük düşmanlarından biridir. Bu nedenle Ramazan pidesini küçük bir dilimle sınırlayın, tam tahıllı ekmek tercih edin.  </li>
<li>Kızartma ve yağlı yiyeceklerden uzak durun, iftariyelik yerine salata ve ana yemek tüketin. Şerbetli tatlıdan uzak durun, sütlü tatlı tercih edin ama aşırıya kaçmayın. </li>
<li>Ramazan’da tuz tüketimi artıyor ancak unutmayın ki; aşırı tuz tansiyon ve kalp krizi riskini artırıyor! Bu nedenle sofraya tuz koymayın. </li>
<li>Ramazan’da şerbetli içeceklerin tüketimi artıyor, azalan su tüketimi damarlarda pıhtıya yol açabiliyor. Şerbet ve gazlı içecek yerine su için. İftar ile sahur arası mutlaka 1,5 litre su tüketin.</li>
<li>Sahura ya bilinçli kalkılmıyor ya da kaçırılabiliyor. Ancak sahur yemeğini atlamak tansiyon ataklarına yol açarken, kalp krizi riskini artırabiliyor. Bu nedenle mutlaka sahura kalkın. Sahurda bir çay tabağı ceviz/badem veya fındık tüketmek damar sağlığını korur. Çay ve kahve yerine mutlaka su için. Sahura kalkamayan kalp hastaları oruç tutmada ısrarcı olmamalıdır. </li>
<li>Uykusuzluk kalp sağlığını olumsuz etkiler. Sahur ile bölünecek uyku, akşam yatağa daha erken gidilerek telafi edilebilir. Gündüz saatlerinde uyumak isterseniz bir saati aşmayın çünkü daha fazla uyku, gece uykusunu bozar ve kalbi olumsuz etkileyebilir. </li>
<li>İftar sonrası hemen uzanmak kalbi de olumsuz etkileyebileceğinden dolayı mutlaka kısa süreli de olsa yürüyüş yapın. </li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-kalbi-ve-tansiyonu-rahatlatiyor-ama-614668">Oruç tutmak kalbi ve tansiyonu rahatlatıyor ama…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 08:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kalbin]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Hava]]></category>
		<category><![CDATA[vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor. 2022 yılı verilerine göre, dünya çapında 19 milyon 800 bin kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)  verilerine göre, ülkemizde de 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 36’sı, yani yaklaşık 176 bin kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, </strong>özellikle kış aylarında kalp  ve damar hastalıklarına bağlı risklerin belirgin şekilde arttığını vurgulayarak, “Vücudumuz soğuk havada ısısını koruyabilmek için kan damarlarını daraltır.   Büzüşen damarlar kan akışını zorlaştırarak kan basıncının yükselmesine neden olur. Bunun sonucunda kalp, vücuda kan pompalamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Kalp kası üzerinde oluşan bu ek yük, özellikle yüksek tansiyonu olan hastalarda kontrolsüz tansiyon yükselmelerine, kalp krizine ve inmeye yol açabilir. Ayrıca, soğuk havada kanın akışkanlığının azalması da yine kalp krizi ve inmeyle sonuçlanabilir. Yapılan çalışmalara göre, tüm bu etkenler nedeniyle, soğuk havada kalp krizi riski yaklaşık 3 kat artış göstermektedir” diyor. </p>
<p><strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,</strong> bu nedenle, özellikle yüksek tansiyon ve  kalp-damar hastalığı olan kişilerin kış aylarında çok daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtirken, kalp krizine karşı alınması gereken önlemleri anlattı; önemli uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Vücudunuzu sıcak tutun</strong></p>
<p>Kış aylarında vücudu sıcak tutmak, kalp sağlığını korumanın en önemli kuralını oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, kalbinizi korumak için soğuk havalarda tek bir kalın kıyafet yerine, kat kat giyinmeye özen göstermeniz gerektiğini ifade ederek, “Çünkü bu şekilde giyinmek, bir çeşit yalıtım görevi gören, fazladan bir hava tabakası oluşturur. Böylece vücut ısısının daha iyi korunmasını sağlar” diyor.  Ayrıca, başınız, elleriniz ve ayaklarınız soğuk havalarda hızla ısı kaybediyor. Dolayısıyla, şapka, eldiven ve atkı kullanarak bu bölgelerinizi korumanız çok önemli. Soğuk ve yağışlı havalarda yanınızda su geçirmez mont ve şemsiye bulundurmayı da alışkanlık edinmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Ani sıcaklık değişimlerinden kaçının</strong></p>
<p>Sıcak bir ortamdan soğuk dış ortama ani geçiş yapmak vücudunuzu şok edebiliyor. Dışarıya çıkmadan önce kat kat olacak şekilde kalın giyinmeniz, vücudun soğuk hava koşullarına adaptasyonunu kolaylaştırıyor.   Benzer şekilde, eve döndüğünüzde de vücut sıcaklığının yavaş yavaş normale dönmesi için kendinize zaman tanıyın. Daha hızlı ısınmak için sıcak su, elektrikli ısıtıcı, ısı lambası veya sıcak yastık gibi doğrudan ısı veren kaynaklar kullanmayın. Kıyafetleriniz ıslak ise kuru kıyafetler giyinip, sıcak ortama girmeniz yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Soğuk havada mümkünse dışarıya çıkmayın</strong></p>
<p>Hava ne kadar soğuk olursa, kalp vücudu sıcak tutmak için o kadar çok çalışmak zorunda kalıyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,  özellikle sabah erken ve akşam geç saatler olmak üzere, soğukların en yoğun hissedildiği zamanlarda dışarı çıkmaktan kaçınmanız gerektiğini belirterek, “Dışarı çıkmak zorundaysanız, işlerinizi kısa sürede tamamlayıp, sıcak bir ortama dönmeniz, kalp sağlığınız için çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Açık havada egzersiz yapmayın</strong></p>
<p>Düzenli egzersiz sağlığınız için önemli olsa da kış aylarında açık havada egzersiz yapmak risk oluşturabiliyor. Bunun yerine, evinizde yoga, esneme hareketleri veya sabit bisiklet gibi hafif aktiviteleri tercih etmenizde fayda var. Kapalı alanda yapacağınız egzersizler ile kalbinizin sert hava koşullarına maruz kalmasını önlemiş olursunuz. </p>
<p><strong>Ellerinizi sık sık yıkayın</strong></p>
<p>Ciddi soğuk algınlığı ve solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilen mikroplar kalbimize zarar verebiliyor. Mikroplardan korunmak için ellerinizi sık sık en az 20 saniye boyunca sabunlu suyla yıkayın,   kapalı ortamlarda mümkün olduğunca bulunmayın ve hasta kişilerle yakın temastan kaçının.</p>
<p><strong>Tansiyonunuzu düzenli ölçün</strong></p>
<p>Kış aylarında soğuk havalar tansiyonun beklenmedik şekilde yükselmesine neden olabiliyor. Dolayısıyla, evde tansiyon aleti bulundurun ve kan basıncınızı düzenli olarak ölçün. Değerlerde önemli değişiklikler fark ederseniz, gecikmeden kardiyoloğunuza başvurun. </p>
<p><strong>Aşılarınızı ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Grip ve zatürre enfeksiyonlarında vücutta artan iltihap (inflamasyon), damar duvarlarını olumsuz etkiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, bu durumun kalp damarlarında plakların yırtılmasına ve kalp krizinin tetiklenmesine<strong> </strong>yol açabildiğini söyleyerek, “Bu nedenle, 65 yaşın üstündeyseniz veya diyabet gibi kronik bir hastalığınız varsa, grip ve pnömokok (zatürre ) aşısı için hekiminize mutlaka danışın” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Kardiyolojik kontrollerinizi yaptırın </strong></p>
<p>Düzenli kardiyolojik değerlendirmeler, kardiyovasküler hastalıkların erken tanısı ve takibinde kritik bir önem taşıyor. Doç. Dr. Emrah Erdoğan, hiçbir şikayetiniz olmasa bile belirli aralıklarla kardiyoloji uzmanına başvurmanızın yaşamsal önem taşıdığına vurgu yapıyor. </p>
<p><strong>Kalp dostu beslenin</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenmek, özellikle kış aylarında kalp sağlığının korunmasında önemli bir rol oynuyor. Öğünlerinize bol miktarda taze meyve, yeşil sebze ve tam tahıl ekleyin. Kolesterolü yükseltebilen kızarmış veya tuzlu atıştırmalıkların tüketimini ise azaltın. Sıcak bir kase sebze çorbası hem rahatlatıcı hem de besleyici olabilir.</p>
<p><strong>Susuz kalmayın</strong></p>
<p>Kış aylarında susama hissi azaldığı için su içmeyi ihmal edebiliyoruz. Ancak, vücudun susuz kalması yaz aylarında olduğu gibi kışın da kalbimizi zorlayabiliyor. Bu nedenle, gün boyunca 2-2.5 litre ılık su ve bitkisel içecekler tüketmeyi alışkanlık edinin. </p>
<p><strong>Kahve ve alkolü sınırlayın </strong></p>
<p>Kışın sıcak bir fincan kahve veya çay içmek keyif verse de aşırı kafein   kan basıncını yükseltebiliyor. Alkol de benzer bir etkiye neden olabiliyor. Dolayısıyla, susuzluğunuzu gidermek ve rahatlamak için sıcak bitki çayları veya yeni hazırlanmış taze çorba gibi sağlıklı alternatifleri tercih etmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Derin nefes alın, hobi edinin!</strong></p>
<p>Kış ayları birçoğumuz için stresli bir dönem olabiliyor ve stres kalp sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle, rahatlamayı ve size keyif veren aktivitelere zaman ayırmayı alışkanlık edinin. Derin nefes egzersizleri, meditasyon ve hobi edinmek gibi yöntemler stresi daha iyi yönetmenize katkı sağlayabiliyor. </p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-kutu bilgisi&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</strong></p>
<p><strong>Soğuk hava kalp krizini tetikleyebiliyor! </strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,<strong> </strong>soğuk hava koşullarının kalpte yol açabileceği sorunları şu şekilde sıralıyor: </p>
<ul>
<li><strong>Kalp krizini tetikleyebiliyor:</strong> Soğuk nedeniyle oluşan stresin kan basıncını, yani tansiyonu yükseltmesi, kalp krizini tetikleyebiliyor.</li>
<li><strong>İnme (felç) riskini artırıyor:</strong> Kış aylarında yükselen tansiyon ve pıhtılaşma eğilimi inme riskini artırıyor.</li>
<li><strong>Angina (göğüs ağrısı) gelişebiliyor:</strong> Atardamar tıkanıklığı olan hastalarda, soğuk havada yapılan fiziksel aktiviteler sırasında   göğüs ağrıları gelişebiliyor.</li>
<li><strong>Kalp yetmezliği kötüleşebiliyor:  </strong>Kalp kasları zayıflamış olan hastalarda soğuk hava, semptomların şiddetlenmesine neden olabiliyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Henüz gencim, kalbim sağlam&#8221; demeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/henuz-gencim-kalbim-saglam-demeyin-597587</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 08:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[demeyin]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gencim]]></category>
		<category><![CDATA[henüz]]></category>
		<category><![CDATA[kalbim]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlam]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597587</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 yılı verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 19 milyon 800 bin kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/henuz-gencim-kalbim-saglam-demeyin-597587">&#8220;Henüz gencim, kalbim sağlam&#8221; demeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 yılı verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 19 milyon 800 bin kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu ölümlerin büyük çoğunluğunu kalp krizi ve inme oluştururken,  Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2023 verileri de Türkiye’de her 3 ölümden 1’inin dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu grupta her 10 ölümden yaklaşık 4’ü kalp krizi nedeniyle gerçekleşiyor, bu da ülkemizde her yıl on binlerce kişinin kalp krizine bağlı yaşamını yitirdiğini gösteriyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Redwan Seid Busery</strong>, üstelik kalp krizlerinin genç erişkinlerde artış gösterdiğini vurgulayarak, “Kalp krizleri genellikle 50-70 yaş aralığında görülmektedir. Ancak, son yıllarda yaşam tarzındaki değişimler ve belirti vermeyen risk faktörleri nedeniyle  erken başlangıçlı, yani 45 yaş altı kalp krizi vakalarında dikkat çekici bir artış olduğu belirtilmektedir. Uluslararası çalışmalar, tüm kalp krizi vakalarının yaklaşık yüzde 5–10’unun 45 yaş ve altındaki kişilerde görüldüğünü ve bu oranın son 10–15 yılda kademeli olarak yükseldiğini göstermektedir” diyor. </p>
<p><strong>Gizli risk faktörlerine dikkat! </strong></p>
<p>Kalp krizi (tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü), kalbi besleyen koroner damarların ani şekilde tıkanmaları sonucu kalp kasına yeterli kan ve oksijenin ulaşamaması ile ortaya çıkan ve hayati tehlike taşıyan klinik bir tablo. Bu tıkanma çoğunlukla damar duvarında bulunan aterosklerotik plağın yırtılması ve bölgede hızla pıhtı oluşmasıyla gelişiyor. <strong>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Redwan Seid Busery,</strong> özellikle sigara, obezite, sağlıksız beslenme ve yoğun stresin genç erişkinlerde kalp krizi riskini hızla yükselttiğine dikkat çekerek,   “Bunlara ek olarak,  özellikle ailevi kolesterol sorunları, yüksek tansiyon ve insülin direnci gibi çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ‘gizli’ risk faktörleri genç erişkinlerde fark edilmeden  yıllarca damar hasarı oluşturabilmektedir” bilgisini veriyor.  <strong>Dr. Redwan Seid Busery,</strong> bu nedenle, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan veya kolesterol, tansiyon ve diyabet gibi metabolik riskler taşıyan genç yaş  grubundaki kişilerin düzenli olarak taranmalarının büyük önem taşıdığını belirterek, “Erken farkındalık, zamanında yapılan kontroller ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları genç yaş grubunda kalp krizinin önemli ölçüde önlenmesini sağlayabilmektedir” diyor. <strong>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Redwan Seid Busery,</strong> genç yaş yaşta görülen kalp krizinin 8 nedenini anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Sigara ve tütün ürünleri </strong></p>
<p>Sigara ve tütün ürünleri genç yaşta kalp krizi geçirmenin en güçlü risk faktörlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Büyük uluslararası analizlerde, aktif sigara içen bireylerde kalp krizi riskinin hiç içmeyenlere kıyasla yaklaşık üç kata yakın arttığı gösterilmiş. Tütünün damar iç yüzeyini bozması, pıhtılaşmayı artırması ve ani damar tıkanıklığına yol açması bu ilişkiyi açıklıyor.<br /><strong>Ne yapmalı?</strong> Nikotin replasman tedavileri ve profesyonel destek programlarıyla sigaranın bırakılması kalp krizi riskini kısa sürede belirgin şekilde azaltıyor.</p>
<p><strong>Ailevi hiperkolesterolomi </strong></p>
<p>Ailevi hiperkolesterolemi, LDL kolesterolün (kötü huylu kolesterol)  genetik olarak çok yüksek seyrettiği bir durum ve genç erişkinlerde kalp krizi oluşumunun en önemli nedenlerinden biri. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Redwan Seid Busery, “Genç yaşta görülen ‘beklenmedik’ kalp krizlerinin önemli bir bölümü ailevi hiperkolesterolomi sebebiyle gelişmektedir” diye konuşuyor.<br /><strong>Ne yapmalı?</strong> Ailede erken kalp krizi öyküsü olan kişiler 20’li yaşlardan itibaren düzenli LDL kolesterol ölçümü yaptırmalı; gerekirse ileri değerlendirme planlanmalı.</p>
<p><strong>Obezite, insülin direnci ve diyabet</strong></p>
<p>Erken koroner arter hastalığının ana belirleyicileri arasında yer alan obezite, insülin direnci ve diyabet genç nüfusta giderek yaygınlaşıyor. Sistematik derlemeler, bu metabolik bozuklukların kalp krizi riskini anlamlı biçimde artırdığını gösteriyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Redwan Seid Busery,<strong>  </strong>obeziteye eşlik eden inflamasyon, damar sertliği ve metabolik stresin bu riskin temel mekanizmalarını oluşturduğunu söylüyor.<br /><strong>Ne yapmalı?</strong> Sağlıklı beslenme, kilo kontrolü, düzenli fiziksel aktivite ve metabolik risklerin erken tespiti koruyucu etki sağlıyor.</p>
<p><strong>Düşük fiziksel aktivite</strong></p>
<p>Düzenli fiziksel aktivite yapmayan genç erişkinlerde obezite, dislipidemi (kandaki yağ düzeylerinin normalin üzerine çıkması veya dengesizleşmesi) ve yüksek tansiyon gibi risk faktörleri kalp krizi riskini artırıyor. Yapılan geniş çaplı<strong> </strong>çalışmalarda, düzenli fiziksel aktivitenin koruyucu etkisi net biçimde gösterilmiş ve haftalık aktivitenin artmasıyla riskin azaldığı saptanmış.<br /><strong>Ne yapmalı?</strong> Haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz (yürüyüş, koşu, bisiklet) hedeflenmeli; günlük sedanter, yani hareketsiz geçirilen süre mümkün olduğunca azaltılmalı.</p>
<p><strong>Erken yaş hipertansiyonu</strong></p>
<p>Genç yaşta fark edilmeyen veya tedavi edilmeyen yüksek tansiyon damar duvarını hızla yıpratarak erken ateroskleroz (damar sertliği) ile kalp ve damar hastalığı riskini artırıyor. Yapılan geniş çaplı çalışmalar, kan basıncındaki her 10 birimlik (10 mmHg) kontrolün kalp krizi ve inme gibi ciddi kalp ve damar olaylarının riskini belirgin şekilde azalttığını gösteriyor.<br /><strong>Ne yapmalı?</strong> Genç erişkinlerin yılda en az bir kez kan basıncını ölçtürmeleri gerekiyor. Risk grubunda olanların ise daha sık takip edilmeleri öneriliyor.</p>
<p><strong>Viral enfeksiyonlar ve miyokardit</strong></p>
<p>Bazı viral enfeksiyonlar, özellikle COVID-19, gençlerde kalp kasında iltihaba (miyokardit) neden olarak ciddi aritmilere ve kalbin fonksiyon bozukluğuna yol açabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Redwan Seid Busery, “Bu tabloda gelişen kalp hasarı, aterosklerotik kalp krizinden farklı bir mekanizma ile ortaya çıksa da genç erişkinlerde hayatı tehdit eden sonuçlara neden olabilmektedir” diyor.<br /><strong>Ne yapmalı?</strong> Enfeksiyon sonrasında göğüs ağrısı, çarpıntı, halsizlik veya nefes darlığı yaşayan genç erişkinlerin gecikmeden tıbbi değerlendirmeye başvurmaları yaşamsal önem taşıyor.</p>
<p><strong>Psikososyal stres, anksiyete ve uyku bozuklukları</strong></p>
<p>Kronik stres, depresyon ile uyku düzensizliği genç erişkinlerde kalp ve damar hastalıkları<strong> </strong>riskini artıran önemli faktörler olarak tanımlanıyor. Büyük uluslararası çalışmalarda psikososyal stres düzeyi yüksek kişilerde kalp krizi riskinin anlamlı ölçüde yükseldiği saptanmış. Zira, stres hem hormonal yanıtı değiştiriyor hem de sigara kullanımı ve kötü beslenme gibi davranışsal riskleri artırıyor.<br /><strong>Ne yapmalı?</strong> Stres yönetimi, düzenli uyku, gerekirse psikolojik destek ve iş–yaşam dengesi odaklı yaşam düzenlemeleri koruyucu etki sağlıyor.</p>
<p><strong>Uyarıcı maddeler ve enerji içecekleri </strong></p>
<p>Uyarıcı maddeler gençlerde ani koroner damar spazmı ve kalp kriziyle sonuçlanabilen ciddi ritim bozukluklarına neden olabiliyor. Enerji içecekleri için uzun dönem kalp krizi riski verileri sınırlı olmakla birlikte, mevcut çalışmalar, bu ürünlerin kısa sürede kalp atım hızını ve kan basıncını yükselterek olumsuz kardiyak etkilere yol açabileceğini gösteriyor.<br /><strong>Ne yapmalı?</strong> Uyarıcı maddelerden uzak durulmalı; enerji içeceklerinin tüketimi ise özellikle yoğun stres, sınav veya çalışma dönemlerinde mümkün olduğunca sınırlandırılmalı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/henuz-gencim-kalbim-saglam-demeyin-597587">&#8220;Henüz gencim, kalbim sağlam&#8221; demeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Gizli kalp krizi&#8217; hiç belirti vermeden görülebiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gizli-kalp-krizi-hic-belirti-vermeden-gorulebiliyor-586263</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 08:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[görülebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[İskemi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[vermeden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586263</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, sessiz iskemi olarak da bilinen, göğüs ağrısı gibi belirti vermeden ilerleyebilen kalp krizleri ile bu durumun riskleri ve fark edilme yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-kalp-krizi-hic-belirti-vermeden-gorulebiliyor-586263">&#8216;Gizli kalp krizi&#8217; hiç belirti vermeden görülebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, sessiz iskemi olarak da bilinen, göğüs ağrısı gibi belirti vermeden ilerleyebilen kalp krizleri ile bu durumun riskleri ve fark edilme yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bazı kalp krizleri hissedilmeyebiliyor!</strong></p>
<p>Gizli kalp krizinin, sessiz iskemi olarak da değerlendirildiğini aktaran Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Bir kalp krizi oluştuğunda, normal şartlar altında, çoğu insanda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkar.” dedi.</p>
<p>Bu durumun, bayılma, şuur kaybı veya ani kalp durmasına da neden olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Baltalı, “Ancak bazı vakalarda bunların hiçbiri görülmez. Kişi normal ayakta kalp krizini geçirir ve herhangi bir sıkıntı veya şikâyet hissetmez.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sessiz iskemi çoğunlukla EKO veya EKG çekildiğinde fark edilebiliyor </strong></p>
<p>Normal kalp krizinde şiddetli göğüs ağrısı görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Bu ağrı, çoğunlukla sola kola veya alt çeneye yayılır. Ancak sessiz, gizli kalp krizinde veya sessiz iskemi olarak adlandırılan durumda, bu belirtilerin hiçbiri görülmez.” dedi.</p>
<p>Kişinin tüm bu süreci fark etmeden, normal hayatını sürdürebildiğini ifade eden Prof. Dr. Baltalı, şunları söyledi:</p>
<p>“Sessiz iskemi çoğunlukla bir EKO veya EKG çekildiğinde fark edilebilir. Sessiz iskeminin görülme sıklığı oldukça yüksektir. Çok seyrek bir hadise değildir ve yaklaşık yüzde 20 civarında görülür. Sessiz iskemi, şikâyeti olmayan bir durumdur. Peki, iskemi nedir? İskemi, kalbin ihtiyacı olan kan veya oksijenin, damarlardaki darlık veya tıkanıklık nedeniyle yeterince ulaşamamasıdır. Bir iş yaparken, yürürken veya koşarken kalp pompalama görevini yerine getirir. Eğer kalbin ihtiyacı olan kan veya oksijen yeterince ulaşamazsa, iskemi oluşur ve bu durum daha sonra göğüs ağrısı veya diğer belirtilerle kendini gösterebilir.”</p>
<p><strong>En ayırt edici özelliği göğüs ağrısının olmaması! </strong></p>
<p>Sessiz iskeminin en sık görüldüğü hasta grubunun, şeker hastaları olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Şeker hastalarında sinirler zarar görebilir ve bu nedenle kişiler herhangi bir belirti hissetmeyebilir.” dedi.</p>
<p>Sessiz iskemi esnasında kişinin normal yaşamına devam edebildiğini aktaran Prof. Dr. Baltalı, “Ancak kalp pompalama fonksiyonu bozulduğunda, kalp yetmezliği ortaya çıkabilir ve bu durum nefes darlığı, çarpıntı gibi diğer bulgularla kendini gösterebilir. Sessiz iskeminin en ayırt edici özelliği göğüs ağrısının olmamasıdır. Kişi üç kat merdiven çıktıktan veya birkaç basamak çıktıktan sonra nefes darlığı hissedebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Sessiz iskemi, normal göğüs ağrısı olan vakalardan çok daha tehlikeli olabilir! </strong></p>
<p>Sessiz iskemi veya gizli kalp krizinde asıl araştırılması gerekenin, iskeminin veya kriz varlığının tespit edilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Baltalı, “Bu durumda risk faktörlerine dikkat etmek gerekir. Şeker, tansiyon, sigara ve kolesterol kontrolü, sağlıklı beslenme ve düzenli kontroller önemlidir. Bu sayede iskemiye karşı uyanık olunur ve farkındalık sağlanır.” dedi.</p>
<p>Sessiz iskeminin tehlikeli bir durum olduğunun altını çizen Prof. Dr. Baltalı, “Normal göğüs ağrısı ile ortaya çıkan kalp krizlerinde, kişi hemen hastaneye başvurur ve müdahale edilir. Ancak sessiz iskemide bu durum gerçekleşmez ve bu açıdan sessiz iskemi, normal göğüs ağrısı olan vakalardan çok daha tehlikeli olabilir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gizli-kalp-krizi-hic-belirti-vermeden-gorulebiliyor-586263">&#8216;Gizli kalp krizi&#8217; hiç belirti vermeden görülebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40 Yaş Altı Kalp Krizi Hayati Riske Neden Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/40-yas-alti-kalp-krizi-hayati-riske-neden-olabilir-582790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[riske]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda ileri yaş problemi olarak bilinen kalp krizi günümüzde gençlerde de sık görülmeye başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yas-alti-kalp-krizi-hayati-riske-neden-olabilir-582790">40 Yaş Altı Kalp Krizi Hayati Riske Neden Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda ileri yaş problemi olarak bilinen kalp krizi günümüzde gençlerde de sık görülmeye başladı. 45 yaşın altındaki bireylerde ve ileri yaştaki hastalarda görülen kalp krizleri, rahatsızlığın seyri ve hayati riske neden olma oranları bakımından farklılık gösteriyor. İleri yaşta zamanla gelişen “kollateral” isimli yan damarlar kalp krizi durumunda hastayı bir süre de olsa koruyabiliyor. Ancak 45 yaş altındaki gençlerde bu damarlar henüz gelişmediği için olası bir kalp krizi hızlı bir şekilde ölümle sonuçlanabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, gençlerde görülen kalp krizlerinin nedenleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>“Gencim bana bir şey olmaz” demeyin</strong></p>
<p>Uzun yıllar boyunca kalp krizi ileri yaş hastalığı olarak bilindi. Ancak günümüzde tablo tamamen değişmiş durumda. Kalp krizine bağlı ölümler yalnızca yaşlılarda değil, genç yaşta da dikkat çekici biçimde artmaya başladı. Araştırmalar genç yaşta geçirilen kalp krizlerinin ölümle sonuçlanma oranının ileri yaşlarda geçirilen kalp krizine göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu durumun en temel nedeni, gençlerin riskleri ve belirtileri hafife almasıdır. “Ben gencim, bana bir şey olmaz” düşüncesi, kalbin en tehlikeli düşmanıdır. </p>
<p><strong>Yaşam biçiminizle kalbinizi yıpratmayın</strong></p>
<p>Sigara, düzensiz beslenme, aşırı stres, uykusuzluk, hareketsiz yaşam ve enerji içeceklerinin sık tüketimi, başta gençler olmak üzere tüm bireylerde kalbin yıpranmasına neden olur. Genetik yatkınlık, diyabet, yüksek kolesterol ve obezite ise tabloyu daha da ağırlaştırır. </p>
<p><strong>Bu belirtilere kulak vermek hayat kurtarır</strong></p>
<p>Kalp krizine neden olan bir başka önemli nokta ise farkındalık eksikliğidir. Gençlerde kalp krizi belirtileri genellikle “yorgunluk” ya da “mide rahatsızlığı” sanılarak göz ardı edilir. Oysa göğüste baskı hissi, sol kola yayılan ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme ve ani halsizlik gibi sinyaller kalp krizinin açık habercisi olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden en yakın hastaneye başvurmak, çoğu zaman hayat kurtarır. Yaşam şeklimizde yaptığımız birkaç küçük değişiklikle kalp krizinden korunabiliriz. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stres yönetimi, sigaradan uzak durmak ve düzenli sağlık kontrolleri kalp hastalıklarının önüne geçme konusunda büyük rol oynar. Ayrıca ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan gençlerin, 20’li yaşlardan itibaren kardiyolojik taramalara başlaması gerekir. Çünkü kalbimiz yaşımıza değil, yaşam tarzımıza tepki verir. Kişi genç yaşta da olsa, kalbinin sesini dinleyerek yaşamınızı sürdürmelidir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yas-alti-kalp-krizi-hayati-riske-neden-olabilir-582790">40 Yaş Altı Kalp Krizi Hayati Riske Neden Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
