<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalkanı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kalkani/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalkani</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 10:19:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>kalkanı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalkani</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yalnız çalışanlara IoT destekli güvenlik kalkanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalniz-calisanlara-iot-destekli-guvenlik-kalkani-645306</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlara]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[iot]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sahada]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=645306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Akıllı Şehir Kocaeli vizyonu doğrultusunda sahada görev yapan personelin güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir projeyi hayata geçirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalniz-calisanlara-iot-destekli-guvenlik-kalkani-645306">Yalnız çalışanlara IoT destekli güvenlik kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Akıllı Şehir Kocaeli vizyonu doğrultusunda sahada görev yapan personelin güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir projeyi hayata geçirdi. Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile Zabıta Dairesi Başkanlığının işbirliğiyle uygulamaya alınan “e-yaren” “Yalnız Çalışan Akıllı Güvenlik Sistemi” projesi kapsamında sahada tek başına görev yapan personel IoT tabanlı akıllı sağlık bileklikleriyle donatıldı.</p>
<p><b> RİSKLİ DURUMLARA KARŞI ÖNLEM ALINDI</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi “e-yaren” projesini hayata geçiriyor. IoT Destekli “Yalnız Çalışan Akıllı Güvenlik Sistemi” projesi olan “e-yaren”; kalp atış hızı, kandaki oksijen seviyesi, hareket durumu ve konum bilgisi gibi kritik verileri anlık olarak takip ediyor. Düşme, uzun süre hareketsiz kalma veya ani sağlık değişiklikleri gibi riskli durumlarda otomatik uyarılar oluşturarak ilgili merkez birimlere bildirim gönderiyor. Böylece sahada yalnız çalışan personel için proaktif bir güvenlik mekanizması oluşturuluyor. Tüm biyometrik ve konum verileri, yürürlükteki KVKK mevzuatına uygun şekilde yüksek güvenlikli şifreleme yöntemleriyle korunuyor.</p>
<p><b>ACİL DURUMLARDA TEK TUŞLA YARDIM ÇAĞRISI</b></p>
<p>Akıllı bilekliklerde bulunan SOS butonu sayesinde personel, acil durumlarda tek tuşla yardım çağrısı oluşturabiliyor. Oluşturulan çağrı, kullanıcının anlık konum bilgisiyle birlikte ilgili birimlere iletilerek hızlı müdahale imkânı sağlıyor. Süreçlerin tamamı dijital harita ve merkezi yönetim paneli üzerinden anlık izlenebiliyor. Toplanan telemetri verileri ise belediyenin bütünleşik yönetim vizyonu kapsamında kurulacak Kent Yönetim Merkezi ve şehrin Dijital İkiz altyapısına veri sağlayacak şekilde tasarlandı. Bu yapı, gelecekte yapay zekâ destekli karar destek mekanizmalarının geliştirilmesine de katkı sunacak.</p>
<p><b>KAYNAK YÖNETİMİNDE VERİMLİLİK VE TASARRUF</b></p>
<p>Yeni sistem, iş sağlığı ve güvenliği standartlarını teknoloji odaklı bir yaklaşımla güçlendirirken kurumsal kaynak yönetimine de önemli katkılar sağlıyor. Sahada yalnız görev yapan personelin güvenliğinin teknolojik çözümlerle desteklenmesi sayesinde ikinci bir personel görevlendirme ihtiyacı azalıyor. Böylece personel kaynaklarının daha verimli kullanılması ve operasyonel maliyetlerde sürdürülebilir tasarruf sağlanması hedefleniyor.</p>
<p><b>DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN STRATEJİK ADIMI</b></p>
<p>Yalnız Çalışan Projesi, yalnızca bir takip sistemi olmanın ötesinde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin dijital dönüşüm yolculuğunda stratejik bir adım olarak öne çıkıyor. Proje sayesinde: Sahada görev yapan personelin sağlık ve güvenliği artırılırken risklere karşı erken müdahale imkânı sağlanıyor. Proje ayrıca veri odaklı yönetim kültürünün güçlenmesine katkı sunarken akıllı şehir uygulamalarına da güçlü bir altyapı oluşturuyor. Bu yönleriyle proje, belediyenin farklı hizmet alanlarında da uygulanabilecek, ölçeklenebilir ve yenilikçi bir akıllı şehir çözümü niteliği taşıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalniz-calisanlara-iot-destekli-guvenlik-kalkani-645306">Yalnız çalışanlara IoT destekli güvenlik kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim krizine karşı &#8220;Ekolojik Havza&#8221; kalkanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-karsi-ekolojik-havza-kalkani-639851</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 08:14:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[ekolojik]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[Havza]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=639851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan Abdullah Özyiğit önderliğinde kenti kırsaldan, kırsalı da kentte ayırmayan Yenişehir Belediyesi, safran başarısının ardından şimdi de züfa ve adaçayı ile üreticinin çehresini değiştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-karsi-ekolojik-havza-kalkani-639851">İklim krizine karşı &#8220;Ekolojik Havza&#8221; kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Abdullah Özyiğit önderliğinde kenti kırsaldan, kırsalı da kentte ayırmayan Yenişehir Belediyesi, safran başarısının ardından şimdi de züfa ve adaçayı ile üreticinin çehresini değiştiriyor. Küresel iklim krizinin etkilerini derinden hisseden Mersin’de, Yenişehir Belediyesi su istemeyen &#8220;Ekolojik Tarım Havzası&#8221; kurdu. Dünya Çevre Günü&#8217;nde Değirmençay Mahallesi’nde dikilen 15 bin tıbbi ve aromatik bitki, hem yarınlara nefes olacak hem de doğadaki zorlu şartlara direnç gösterecek.</p>
<p>Mersin Yenişehir Belediyesi,AR-GE Müdürlüğü koordinesinde hem iklim kriziyle mücadele etmek hem de yerel üreticiye katma değerli alternatif gelir kaynakları sunmak amacıyla hayata geçirilen ‘Ekolojik Tarım Havzası Projesi’ kapsamında 5 Haziran Dünya Çevre Günü’ndeDeğirmençay Mahallesi’nde ‘Tıbbi ve Aromatik Bitki Dikim Etkinliği’ gerçekleştirdi.Dikim etkinliğine; Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hülya Toy Güzel, CHP Yenişehir İlçe Başkanı Toprak Çalışkan, Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Ömer Kahyaoğlu, Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, Değirmencay Mahalle Muhtarı Rıdvan Işık, meclis üyeleri ve mahalle halkı katıldı.</p>
<p><b>15 BİN TOHUM FİDEYE DÖNÜŞTÜ</b></p>
<p>Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi’nden temin edilen 15 bin adet züfa ve tıbbi adaçayı tohumu, belediye fidanlığında çimlendirilerek fide haline getirildi. Özenle yetiştirilen bu fideler, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde düzenlenen etkinlikte toprakla buluştu. Dikim çalışmaları, hem üreticilerin kendi arazilerinde hem de proje için özel olarak tahsis edilen bin 200 metrekarelik uygulama alanında eş zamanlı olarak devam ediyor. Küresel iklim krizinin ve kuraklığın etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde, Yenişehir Belediyesi su tasarruflu üretim modellerine öncelik veriyor. Bu doğrultuda seçilen züfa ve tıbbi adaçayı; düşük su ihtiyacı ve kuraklığa dayanıklı yapılarıyla sürdürülebilir tarımın en önemli alternatifleri arasında yer alıyor. Bu bitkiler bitki çayı, kurutulmuş ürün ve uçucu yağ üretimi gibi çok geniş bir yelpazede değerlendirilebiliyor. Böylece üreticiler, geleneksel tarım ürünlerine kıyasla çok daha yüksek ekonomik değere sahip, katma değerli bir üretim imkânına kavuşuyor. Projenin hedefi sadece bitki yetiştirmekle sınırlı değil. İlerleyen aşamalarda bu bitkilerden uçucu yağ elde edilmesi planlanıyor. Böylece ürünler sadece ham madde olarak satılmayacak; işlenerek katma değeri yüksek, markalı son ürünlere dönüştürülecek ve üreticinin kazancı katlanacak. Projenin sürdürülebilir ve bilinçli bir şekilde yürütülmesi için kurumsal iş birlikleri de hayata geçiriliyor. Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde üreticilere yönelik eğitim programları düzenlenecek.</p>
<p><b>İKLİM KRİZİNE KARŞI EKOLOJİK HAVZA MODELİ</b></p>
<p>Etkinlikte konuşan Mahalle Muhtarı Rıdvan Işık, tarıma olan desteklerinden Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’e teşekkür etti. Değişen hava şartları ve iklim krizi nedeniyle kırsalda tarım yapmanın her geçen gün zorlaştığına dikkat çeken Muhtar Işık, geleceğe dair tüm ayrıntıları hesaplanmış bu vizyoner projeye imza atarak çiftçiyi yalnız bırakmayan Başkan Özyiğit’e mahalle halkı adına teşekkür etti.Bölgede yürüttükleri arıcılık ve tıbbi aromatik bitkilerle ilgili ekolojik havza çalışmasının önemine değinen Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy ise, bu çalışmanın temel amacının, iklim krizinin getirdiği öngörülemeyen hava koşullarına karşı dirençli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim modeli oluşturmak olduğunu söyledi. Mevcut büyük ölçekli havza planlarının iklimsel krizler nedeniyle işlevsiz kaldığını, bu yüzden Yenişehir&#8217;in kırsal mahallelerinin dar vadi yapısının bu model için çok uygun olduğuna dikkat çeken Beştoy, projenin sadece hammadde satışına değil; yağ, sabun, krem, merhem ve ilaç gibi katma değerli ürünlerin üretilmesine odaklandığının altını çizdi. Son olarak, projenin başarısı için belediye birimleri, kent konseyi ve tüm katılımcıların içinde yer alacağı koordineli bir &#8220;aktör ağına&#8221; ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Beştoy, gönüllü destek ve katılım çağrısında bulundu. </p>
<p><b>YILMAZ: ÜRETİM DESENİMİZİ DEĞİŞTİRMEMİZ LAZIM</b></p>
<p>Geleneksel tarım modellerinin artık maliyetleri karşılamakta zorlandığına dikkat çeken Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ise, &#8220;5 yıldır Yenişehir Belediye Başkanımızın ve İlçe Tarım Müdürlüğümüzün, aynı zamanda da Ziraat Odamızın önderliğinde safran üretimi ile ilgili çok ciddi mesafeler kat ettik. Başladığımızda 2 ya da 3 çiftçiyle başladık sanırım. 2 çiftçiyle başladık. Bugün, geçen yıl burada yine programını yaptığımızda safran üreticimizin sayılarının 18&#8217;e çıktığını gördük. Alternatif üretim her zaman önemlidir. Üretim desenimizi değiştirmemiz lazım. Üretim modellerimizi değiştirmemiz lazım. Daha az alanlarda, katma değeri yüksek ürünler üretmemiz lazım. İşte görüyorsunuz, daha birkaç gün öncesine kadar binbir emekle, yüksek üretim maliyetleriyle ürettiğimiz nektarinimiz maalesef çöpe gitti. Ya da ekonomik anlamda üretim maliyetlerini bile karşılamadı. Tabii o zaman işte bu alternatif ürünler ön plana çıkıyor. Yani bir kadınımızın, bir ev kadınımızın evinin bahçesinde 200-300 metrekare alanda üretebileceği endemik ürünler; saleptir, safrandır&#8230; İnanın bunlar aile ekonomisine çok ciddi katkılar sağlıyor. Dolayısıyla bu emeği başlatan, bu projeyi başlatan başta Belediye Başkanımıza, Tarım İlçe Müdürümüze, buraya emek veren bütün belediye çalışanlarımıza ve odamızın da katkısı var burada biliyorsunuz, ben yeniden teşekkür ediyorum. Belediye başkanlarımızın tarıma bu kadar ilgili olması, duyarlı olması biz çiftçiler adına çok sevindirici bir durumdur.&#8221;</p>
<p><b>​ CAN: BU PROJE SADECE TARIMSAL FAALİYET OLARAK GÖRÜLMEMELİ</b></p>
<p>Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Sinan Can da, Mersin’in iklim krizi karşısındaki konumuna ve toprak kirliliğiyle mücadelede tıbbi aromatik bitkilerin hayati önemine dikkat çekti. ​Yürütülen projenin sadece tarımsal bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Başkan, şu ifadeleri kullandı: &#8220;Bu çalışma aynı zamanda bir havza yönetimi çalışmasıdır ve bunun altını kalın çizgilerle çizmemiz gerekir. İklim değişikliği eylem planlarını vurgularken, kenti bir bütün şeklinde yönetebilecek havza bazlı çalışmaların sergilenmesi mücadelenin en önemli etki unsurlarından biri olacaktır.&#8221; </p>
<p>​<b>KAHYAOĞLU: BÖYLE BİR BELEDİYE BAŞKANIYLA ÇALIŞMAKTAN ÇOK MUTLUYUM</b></p>
<p>Programda konuşan Yenişehir Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Ömer Kahyaoğlu ise, tıbbi ve aromatik bitkilerin bölge tarımı için stratejik bir dönüm noktası olduğunu söyledi.Yenişehir’deki çiftçilerin tarımsal arazi büyüklüklerinin genel olarak küçük olduğuna dikkat çeken Kahyaoğlu, bu durumun aşılması için katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi gerektiğini belirtti. Tıbbi ve aromatik bitkilerin küçük alanlarda bile yüksek getiri sağladığını ifade eden Kahyaoğlu, bu projenin kırsal kalkınmaya büyük bir ivme kazandıracağını söyledi. Bu bitkilerin hem ilaç hem de kozmetik sektörü için vazgeçilmez bir hammadde olduğunu hatırlatan Kahyaoğlu, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in eczacı olmasının proje için çok büyük bir şans ve vesile olduğunun altını çizerek, Başkan Özyiğit’in mesleki tecrübesi sayesinde projenin ilerleyen yıllarda çok daha başarılı noktalara taşınacağına inandığını belirtti. Tıbbi ve aromatik bitkilerin Türkiye&#8217;de en az gübre ve zirai ilaç kullanılan ürün gruplarından biri olduğunu vurgulayan Kahyaoğlu, bu yönüyle üretimin, çevre ve doğa kirliliğini minimumda tutacağını ifade etti.​Son dönemde yaşanan küresel iklim krizi ve buna bağlı su sorunlarına da değinen Kahyaoğlu, &#8220;Tıbbi aromatik bitkiler, Türkiye&#8217;de ve dünyadaki su isteği en az olan bitkilerdir. Dolayısıyla doğada ve tarımda her türlü zorlu şarta alternatif gösteren, direnç gösteren bir üretim modelidir.&#8221; dedi. ​Yenişehir Belediyesi&#8217;nin daha önce hayata geçirdiği solucan gübresi üretimi ve safran yetiştiriciliği gibi vizyoner projelere her zaman büyük destek verdiğini belirten Kahyaoğlu, &#8220;Böyle bir ilçede ve böyle bir Belediye Başkanıyla çalıştığım için çok mutluyum&#8221; diyerek projede emeği geçen tüm paydaşlara ve kooperatife teşekkürlerini iletti.</p>
<p><b>ÇALIŞKAN: BÜTÇE PAYLARI YÜZDE 1’LERDEN YÜZDE 10’LARA ÇIKARILDI</b></p>
<p>Etkinlikte konuşan CHP Yenişehir İlçe Başkanı Toprak Çalışkan da, yerel yönetimlerin tarıma ve çiftçiye verdiği desteklerin hayati önemine dikkat çekti. CHP’li belediyelerin bütçelerinde tarıma ayırdığı payı ciddi oranda artırdığına dikkat çeken Çalışkan, ​&#8221;Belediye başkanlarımız, bütçelerinde belki sembolik olarak olması gereken gıda, tarım ve bu tür kalemlerde çiftçiye verecekleri destekleri; hem küresel iklim krizinin doğurduğu neticelerden dolayı hem de hükümetin eksik ve yanlış tarım politikalarından dolayı, birçok alanda fedakarlık yaparak yüzde 1’lerde kalması gereken bütçe kalemlerini yüzde 5’lere, yüzde 10’lara çıkarttılar. ​Burada kendilerine hiçbir oy kaygısı gütmeden, sırf vatandaşların refahı ve menfaati için yapmış olduk bu feragatten, bu özveriden dolayı teşekkür ediyorum. Yaptıkları hizmetlerle bizi her gün biraz daha gururlandırıyorlar.&#8221; ifadelerini kullandı. </p>
<p><b>TOY GÜZEL: TOPRAKLA BULUŞAN HER BİTKİ YARINLARIMIZA NEFES OLACAK</b></p>
<p>​Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hülya Toy Güzel ise,  &#8220;Ekoloji Tarım Havzası ve Tıbbi Aromatik Bitki Bilim Etkinliği, sadece toprağa bir fidan bırakmak değil; aynı zamanda Mersin&#8217;in tarımsal potansiyeline, ekolojik dengesine ve sürdürülebilir bir geleceğe olan inancımızın somut bir göstergesidir. Mersin, bereketli topraklarıyla tarımın başkentlerinden biridir. Bizler yerel yönetimler olarak bu bereketin korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir miras olarak bırakılması için var gücümüzle çalışıyoruz. Tıbbi ve aromatik bitkilerin ekolojik tarım havzalarında yetiştirilmesi, bölgemizin doğal zenginliğini gün yüzüne çıkarırken üreticimize de katma değerli bir kapı aralamaktadır. Doğa bize sunulmuş bir lütuf değil, emanettir. Bugün burada toprakla buluşturacağımız her bitki; yarınlarımıza nefes, sofralarımıza sağlık ve doğamıza direnç olacaktır. ​Bu güzel etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen Yenişehir Belediye Başkanımız Sayın Abdullah Özyiğit&#8217;e teşekkürlerimi sunuyorum. Sayın Yenişehir Belediye Başkanım Abdullah Özyiğit&#8217;in önceki dönemden beri ne kadar özveriyle çalıştığını, tarıma, kadına, gençliğe her şey çok önem verdiğini beraber yol aldığımız müddetçe gördük. Emekleriniz için, çalışmalarınız için herkese ayrı ayrı ben teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.&#8221; dedi.</p>
<p><b>BAŞKAN ÖZYİĞİT: YENİŞEHİR’DE TESADÜFİ HİÇBİR İŞE YER YOK</b></p>
<p>Başkan Özyiğit ise konuşmasında, belediyenin çevre, ekoloji, bilimsel üretim ve uluslararası iş birlikleri alanındaki vizyoner projelerini paylaştı. Yenişehir&#8217;de tesadüfi hiçbir işe yer olmadığını, tüm çalışmaların 7,5 yıl önce belirlenen vizyonun birer parçası olduğunun altını çizen Başkan Özyiğit, göreve gelmeden önce planladıkları eğitim, ekoloji, üretim ve dayanışma odaklı projelerin altını doldurarak yollarına devam ettiklerini belirterek, &#8220;Yaptığımız işlerin hiçbirisi tesadüf değil, büyük bir planın parçasıdır.&#8221; dedi. ​İklim kriziyle mücadelenin sadece tek bir alanda üretimle çözülemeyeceğini, topyekûn bir çaba gerektirdiğini ifade eden Özyiğit, geleceğe daha sağlıklı bir çevre bırakma kararlılığını şu sözlerle aktardı: &#8220;Gelecekten emanet aldığımız ülkemizi, bu emaneti sağlıklı bir biçimde yerine teslim etme noktasında bir çaba içerisinde olacağız.&#8221; Özyiğit, proje kapsamında, ilçede kapsamlı bir &#8220;Tıbbi Aromatik Bitki Havzası&#8221; oluşturulacağını açıkladı. Projenin ilk adımı olarak ada çayı ve züfa otu gibi katma değeri yüksek bitkiler toprakla buluşturulurken, Başkan Özyiğit iklim krizi karşısında alternatif tarımın önemine dikkat çekti.​Konuşmasında, küresel iklim değişikliğinin ve beklenmedik hava olaylarının çiftçiyi ne kadar zor durumda bıraktığına değinen Başkan Özyiğit, üreticiyi korumanın yolunun ürün çeşitliliğinden geçtiğini belirtti. Geleneksel ve sert çekirdekli ürünlerin bir gecede yaşanan don ya da dolu olaylarıyla yok olabildiğini hatırlatan Özyiğit, daha önce başarıyla hayata geçirdikleri safran üretimini örnek gösterdi: &#8220;Çok küçük alanlarda, yüksek gelir elde edebileceğimiz bir ürün olduğunu hepimiz gördük. Başından sonuna 45 günü geçmeyen bir zaman aralığında gerçekleşen, alternatif bir ürün. Teknolojiyi daha çok kullanırsak yılda birkaç kez ürün alabileceğimiz bir modelden bahsediyoruz. Hatta Ar-Ge birimimiz çalışsın; sadece toprakta değil, topraksız alanda da safran üretimini zorlayalım.&#8221;</p>
<p><b>​&#8221;KENTİ KIRSALDAN, KIRSALI KENTTEN AYIRMADIK&#8221;</b></p>
<p>​Yenişehir Belediyesi’nin tarım vizyonunun sadece tohum ekmekten ibaret olmadığını vurgulayan Özyiğit; doğal kaynakları korumanın, üreticinin emeğini güçlendirmenin ve çocuklara yaşanabilir bir dünya bırakmanın asıl hedef olduğunu söyledi. Kurulacak bitki havzasının çok yönlü fayda sağlayacağını belirten Başkan, &#8220;Bu havzada hem çevremize, hem ekonomimize hem de geleceğimize yatırım yapacağız. Unutmamalıyız ki bu tıbbi aromatik bitkiler aynı zamanda bölgedeki arıcılığı ve bal üretimini de besleyecek,&#8221; dedi. ​Projenin sadece dikim aşamasında kalmayacağını, ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması süreçlerinin de sıkı şekilde takip edileceğini belirten Özyiğit, şu aşamalara dikkat çekti: “Ürünlerin doğru ve standardize şekilde paketlenmesi, doğru koşullarda pazara sunulması ve bitkilerden yağ elde edilmesi ve bu ürünlerin kozmetik ile tıbbi alanlara kazandırılması. Bir işin karşılığında ekonomik bir döngü gerçekleşmezse, o iş sürdürülebilir olmaktan çıkar. Bu emeği hep birlikte ticari başarıya dönüştüreceğiz.&#8221; ifadelerini kullandı. ​Belediyecilik anlayışlarında hiçbir bölgeyi diğerinden ayırt etmediklerini belirten Başkan Özyiğit, Kırsal Kalkınma Müdürlüğü aracılığıyla bugüne kadar yürütülen çalışmaları da paylaştı. Özellikle Değirmençay Mahallesi’nde 40 bin litre doğal solucan gübresi üreterek 800 çiftçiye doğrudan ulaştırdıklarını ve uzman ekiplerin tarlada, bahçede üreticiyle omuz omuza çalıştığını aktardı. Doğru budama ve bilimsel teknikler sayesinde bölgedeki şeftali üreticilerinin ürün kalitesinde ve ağırlığında gözle görülür bir artış yaşandığını da sözlerine ekledi. Konuşmasını tüm katılımcılara ve projede emeği geçen kooperatif üyelerine teşekkür ederek sonlandıran Özyiğit, &#8220;Umut ediyorum ki en iyi sonuçları aldığımızda, yine burada güzel bir günde o başarıları paylaşmak için bir araya geleceğiz.&#8221; dedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-karsi-ekolojik-havza-kalkani-639851">İklim krizine karşı &#8220;Ekolojik Havza&#8221; kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanı ailede kuruluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddetle-mucadelede-en-guclu-koruma-kalkani-ailede-kuruluyor-627988</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 08:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biçimde]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eğilimi]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluyor]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şiddet eğiliminin risk faktörlerinin birikmesiyle oluştuğuna dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanının aile içinde kurulduğunu söyledi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddetle-mucadelede-en-guclu-koruma-kalkani-ailede-kuruluyor-627988">Şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanı ailede kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Şiddet eğiliminin risk faktörlerinin birikmesiyle oluştuğuna dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanının aile içinde kurulduğunu söyledi.  Demirel, “Açık ve güvenli iletişim ortamı oluşturmak, çocuğun duygularını adlandırmasına yardım etmek, dijital kullanımı birlikte yönetmek ve sınırlandırmak, çocuğu şiddeti normalleştiren içeriklerden korumak, bu kalkanın temel taşlarıdır” dedi. Şiddetin artmasında dijital dünyadaki risklerin de etkili olduğunu belirten Çağatay Demirel</span></b><span>, <b>“Asıl tehlikeli olan ise sosyal medyada nefret ve şiddet içeriklerine maruz kalma, çevrimiçi zorbalık, siber taciz ve çocuğu aşırılığa yönelten çevrimiçi topluluklardır. Dijital dünyanın çocukla birlikte izlenmesi ve konuşulması, yasaktan çok daha güçlü bir koruma sağlar” diye konuştu.</b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi, Uzman Psikolog Çağatay Demirel, son günlerde okullarda yaşanan şiddet olaylarının nedenleri ve alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Stresörler, şiddete maruz kalma ve travmatik deneyimlere dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şiddetin temelinde farklı nedenlerin olabileceğini belirterek “Şiddetin ne olduğunu tanımlamak için ‘Şiddet doğuştan mı gelir, yoksa öğrenilir mi?’ sorusunu yanıtlamak gerekir çünkü şiddeti algılama biçimimiz, ona karşı nasıl durduğumuzu doğrudan şekillendirir. Şiddet ne tamamen biyolojik bir kader ne de yalnızca çevresel faktörlerin ürünüdür; şiddet ikisi arasındaki etkileşimden doğar. Ancak bu denklemde çevresel etkiler yön veren ve belirleyici bir ağırlığa sahiptir.  Bazı bireyler, nörobiyolojik açıdan dürtü kontrolü ya da empati güçlüğüne yatkın olabilir. Ancak bu yatkınlık, destekleyici bir ortamda büyük ölçüde aşılabilir. Hiçbir çocuk, şiddet uygulayacak biçimde ‘programlanmış’ doğmaz. Öte yandan sürekli stresörler, şiddete maruz kalma ve travmatik deneyimler, beynin özellikle öz denetimden sorumlu prefrontal korteksin gelişimini kalıcı biçimde etkileyebilir.  Yani genetiğimiz kaderiz değildir ancak olumsuz erken yaşam deneyimleri, bir çocuğun dünyayı ve kendini algılayış biçimini derinden etkiler” diye konuştu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Şiddet eğilimi, risk faktörlerinin birikmesiyle oluşur</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Şiddet eğilimi tek bir nedenin değil, risk faktörlerinin birikmesiyle oluşur” diyen Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Bu faktörler, çocuğun ihmali, çocuk istismarı, erken yaşta güvensiz bağlanma gibi aile içi dinamiklerle başlar. Çocuğun duygularını tanımakta ve isimlendirmekte zorlanması, öz düzenleme becerilerinin yeterince gelişmemesi ve erken yaşta başlayan madde kullanımı bu riskin artmasına sebep olur. Ancak asıl önemli nokta; sorun hiçbir zaman bireysel değildir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Şiddet eğilimini besleyen güçlü etkenler bulunuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddet eğilimini destekleyen etkenlere dikkat çekenUzman Psikolog Çağatay Demirel, “Okul ortamındaki akran zorbalığı, dışlanma ve buna bağlı olarak oluşan aidiyetsizlik hissi de şiddet eğilimini besleyen güçlü etkenlerdir. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında ise yoksulluk, eşitsizlik, yakın çevrede uygun rol model yokluğu ve toplumsal şiddetin normalleşmesi de bu tabloya katkıda bulunur” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Riskler azaltılabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Çocuğun güvendiği en az bir sağlıklı yetişkin figürü olması, okula aidiyet duygusu, duygusal okuryazarlık ve sosyal beceri eğitimi; risk taşıyan bir çocuğun gidişatını köklü biçimde değiştirebilir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Çocuklar gördükleri davranışı model olarak benimser</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddetin öğrenilebilen bir kavram olduğunu kaydeden Uzman Psikolog Çağatay Demirel, şunları söyledi: “Şiddetin en tehlikeli özelliklerinden biri döngüsel yapısıdır. Şiddete maruz kalan bir çocuğun beyni, tehdide karşı sürekli alarm halinde kalmaya koşullanır; bu durum saldırganlık eşiğini düşürür, empatiyi zayıflatır ve dürtü kontrolünü güçleştirir. Albert Bandura&#8217;nın Sosyal Öğrenme Kuramı, bu süreci çarpıcı biçimde açıklar: Çocuklar, gördükleri davranışları model alarak benimser. Şiddetin bir sorun çözme yolu olduğunu öğrenen çocuk, ilerleyen yıllarda bunu bir araç olarak kullanabilir<i>.</i> Kısa vadede anlık dürtüsel tepkiler gözlemlenebilirken uzun vadede ise travma, travma sonrası stres bozukluğu, ilişki güçlükleri ve şiddeti ‘normal’ görme riski baş gösterir. Bu nedenle şiddeti durdurmak, döngüyü bir yerden kesmek demektir ve o kesme noktası, çoğunlukla bir yetişkinin uzanan elidir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal medyada nefret, çevrimiçi zorbalık asıl tehlikeyi oluşturuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddeti tetikleyen faktörler arasında dijital dünyanın da etkileri olabileceğini belirten Demirel, “Şiddet içerikli oyunlar, tek başına şiddetin nedeni değildir. Ancak özellikle çocuk küçükse, denetim yoksa ve gerçek ile kurgunun ayrımı henüz oturmamışsa risk faktörü olarak devreye girebilir. Asıl tehlikeli olan ise sosyal medyada nefret ve şiddet içeriklerine maruz kalma, çevrimiçi zorbalık, siber taciz ve çocuğu aşırılığa yönelten çevrimiçi topluluklardır. Ekran süresinin uzunluğu değil, içeriğin niteliği ve sosyal bağlam belirleyicidir. Dijital dünyanın çocukla birlikte izlenmesi ve konuşulması, yasaktan çok daha güçlü bir koruma sağlar” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Taklit etkisi göz ardı edilmemeli</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Günümüzde yaşanan okul içi silahlı şiddet olaylarının ülkemizde ve farklı coğrafyalarda artışını tek bir nedene bağlamanın doğru olmadığını belirten Demirel, özellikle taklit etkisine dikkat çekti: </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Silahlara erişimin kolaylaşması, sosyal dışlanma, kalabalık içinde yalnızlık, psikososyal destek hizmetlerindeki eksik kalan yönler ve sosyoekonomik eşitsizlikler bu tabloya zemin hazırlar. Geçmişteki saldırıların medyada ayrıntılı ve sansasyonel biçimde aktarılmasının yarattığı ‘taklit etkisi’ (Copycat Effect, Werther Etkisi) kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Bu etki, özellikle daha zayıf psikososyal özelliklere sahip bireylerin, yoğun biçimde medyaya yansıyan şiddet eylemlerini model alma eğiliminde olmalarıyla açıklanır. Bireyler yalnızca davranışın kendisini değil, bu davranışın dikkat çekme ya da sembolik anlam kazanma gibi sonuçlarını da öğrenirler. Araştırmalar, okul saldırıları gibi yüksek görünürlüklü olayların ardından kısa vadede benzer girişimlerde istatistiksel olarak anlamlı artışlar gözlemlendiğini ortaya koymaktadır. Özellikle failin kimliği, kullandığı yöntem ve olayın dramatik unsurlarının detaylı biçimde sunulması, davranışın yeniden üretilme riskini artırmaktadır. Bu nedenle olayın teknik ayrıntılarından ve faili merkezileştiren anlatılardan kaçınılmalı, bunun yerine toplumsal etkiler, önleme yolları ve destek kaynaklarına odaklanılmalıdır.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>En güçlü koruma kalkanı aile içinde kurulur</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddetle mücadelenin, devlet politikalarından okul programlarına kadar geniş bir yelpazede ele alınması gerektiğini söyleyen Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Ancak en güçlü koruma kalkanı hâlâ aile içinde kurulur. Açık ve güvenli iletişim ortamı oluşturmak, çocuğun duygularını adlandırmasına yardım etmek, dijital kullanımı birlikte yönetmek ve sınırlandırmak, çocuğu şiddeti normalleştiren içeriklerden korumak bu kalkanın temel taşlarıdır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Uyarı işaretleri mutlaka dikkate alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken uyarı işaretlerini tanımanın ise her ebeveyn ve öğretmenin edinmesi gereken bir beceri olduğunu kaydeden Demirel, “Araştırmalar ve vaka incelemeleri gösteriyor ki saldırganların büyük çoğunluğu, olaydan önce fark edilebilir uyarı işaretleri vermiştir. Bu işaretleri anlayabilmek, erken müdahale imkânı sunar ve hem bireysel hem toplumsal düzeyde hayat kurtarmayı sağlar. Şiddeti sona erdirmenin yolu, onu cezalandırmaktan değil; büyümekte olan bir çocuğun ihtiyaçlarını zamanında görmekten geçer” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Şiddetin bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Uzman Psikolog Çağatay Demirel, “Toplumsal ve kurumsal düzeyde ise acil ihtiyaçlar açıktır: Okullarda nitelikli ve yeterli psikolojik destek, silah politikalarının gözden geçirilmesi, medyanın sorumlu habercilik ilkelerini benimsemesi ve yoksullukla mücadelenin önceliğe alınması. Şiddet bir halk sağlığı sorunudur ve ona halk sağlığı perspektifiyle yaklaşılmasını gerektirir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Şiddete maruz kalan öğrenci ve öğretmenlere tavsiyeler</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Travmatik bir olayın ardından yaşanan uyku bozukluğu, kaygı, öfke, duygusal uyuşukluk, sürekli tetikte olma hali gibi tepkilerin normal bir durum olduğunu belirten Uzman Psikolog Çağatay Demirel, özellikle şiddete maruz kalan öğrenci ve öğretmenlere tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Bu tepkiler, zayıflık göstergesi değildir. Bunlar, beynin olağandışı bir deneyime verdiği olağan yanıtlardır. İyileşme mümkündür ve destek alarak çok daha hızlı gerçekleşir. Bir okul psikolojik danışmanı, psikolog ya da psikiyatristiyle görüşmekten çekinmemek, güvenilen bir yetişkinle konuşmak, haberlere ve olayı tekrar tekrar canlandıran içeriklere maruz kalmayı sınırlamak bu sürecin ilk adımlarıdır. Yemek, uyku ve günlük küçük rutinler, güvenlik hissi yaratmada beklenmedik ölçüde etkilidir. Öğretmenler için özellikle şunu vurgulamak gerekir: Şiddete tanıklık eden yetişkinler de destek alabilir. Kendi iyiliğini gözetmeyen bir yetişkin, zamanla hem kendine hem de öğrencilerine daha az yardımcı olabilir. Okula dönüş sürecini baskıyla değil, adım adım ve iş birliği içinde planlamak hem öğrenciler hem de öğretmenler için onarıcı bir geçiş sağlar.”</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddetle-mucadelede-en-guclu-koruma-kalkani-ailede-kuruluyor-627988">Şiddetle mücadelede en güçlü koruma kalkanı ailede kuruluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yoğurt, doğal bir bağırsak kalkanı işlevi görüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yogurt-dogal-bir-bagirsak-kalkani-islevi-goruyor-614816</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 10:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aza]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[görüyor]]></category>
		<category><![CDATA[işlevi]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[Sebzeler]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, yoğurt başta olmak üzere doğru beslenme alışkanlıklarının kolon kanseri riskini azaltmadaki koruyucu rolü hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yogurt-dogal-bir-bagirsak-kalkani-islevi-goruyor-614816">Yoğurt, doğal bir bağırsak kalkanı işlevi görüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve<strong> </strong>Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, yoğurt başta olmak üzere doğru beslenme alışkanlıklarının kolon kanseri riskini azaltmadaki koruyucu rolü hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yoğurt tüketimi kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu olabilir! </strong></p>
<p>Bağırsak sağlığı ve beslenme arasındaki ilişkinin son yıllarda bilim dünyasında yoğun bir şekilde araştırıldığını ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Yeni yayınlanan çalışmalarda yoğurt tüketiminin bağırsak mikrobiyomuna olumlu yönde etki ederek kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu etkileri olduğu saptanmıştır.” dedi.</p>
<p>Günde iki porsiyon yoğurt tüketen bireylerde, özellikle kalın bağırsağın proksimal kolon dediğimiz kısmında, kanser riskinin yüzde 20 düştüğünün görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Atamer, “Yoğurdun içeriğindeki probiyotik bakteriler, özellikle laktobasilus ve bifidobakteriyum türleri sayesinde bağırsak florasını dengeleyerek enflamasyon dediğimiz iltihaplanmayı baskılayabilirler, toksinlerin hücre hasarına neden olmasını engelleyebilirler. Araştırmacılar, bu bakterilerin bağırsak mukozasını güçlendirerek kanserojen  bileşiklerin zararını en aza indirmesini sağladığını belirtmektedirler. Yani yoğurt doğal bir kalkan olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yoğurt, bağırsak sağlığı için güçlü ve koruyucu bir besin! </strong></p>
<p>Yoğurdun sadece probiyotik bakteriler açısından değil, aynı zamanda biyoaktif bileşikler ve kalsiyum açısından da zengin bir kaynak olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Bunlar da bağırsak bariyerinin güçlenmesini, fonksiyonlarının artmasını ve toksinlerin emiliminin engellenmesini sağlar.” dedi.</p>
<p>Bu nedenle yoğurt gibi fermente gıdaların tüketilmesinin, hem bağırsak mikrobiyotasının dengesini koruyarak iltihaplanmayı baskıladığını hem de uzun vadede kanser riskini azaltabileceğini dile getiren Prof. Dr. Atamer, “Ancak yoğurt seçiminde dikkatli olunması gerekir. Şeker ilaveli veya yapay katkı maddeleri içeren yoğurtlar yerine doğal ve probiyotik açısından zengin ürünlerin tercih edilmeli.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Kolon kanserini önlemek için beslenme önemli! </strong></p>
<p>Kolon kanserlerinin, gastrointestinal kanserler arasında üçüncü sırada yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Bunu önlemek için beslenme son derece önemlidir.” dedi.</p>
<p>Beslenmede yer verilmesi gereken besinlere değinen Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Lifli gıdaların tüketilmesinde fayda vardır. Yüksek lif içeren besinler sindirimi düzenler, bağırsağın temizlenmesini sağlar ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Tam tahıllar, yulaf, arpa, kepekli ekmek ve baklagiller bu gruba girer. Ayrıca lifli gıdalar kolon kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir. Brokoli ve turpgiller, karnabahar, lahana ve Brüksel lahanası gibi sebzeler yüksek oranda antioksidan içerirler. Bu sebzeler kanser hücrelerinin büyümesini engelleyebilirler. Yeşil yapraklı sebzelerden olan ıspanak, pazı, roka gibi sebzeler yüksek oranda lif ve vitamin içerirler. Bu sebzeler vücutta iltihaplanmayı azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca folat bakımından zengindirler ve DNA hasarını önlemeye yardımcı olabilirler. </p>
<p>Omega 3 yağ asitleri içeren somon, sardalya ve ceviz gibi besinler antienflamatuar özelliklere sahiptir. Omega 3 yağ asitleri de vücuttaki iltihaplanmayı azaltarak kansere karşı koruyucu etki gösterir. Yaban mersini, çilek, ahududu ve böğürtlen gibi meyveler yüksek oranda antioksidan içerirler. Oksidasyonun yarattığı serbest radikallerin vücuda zarar vermesini engelleyerek kansere karşı koruyucu etkileri vardır. Sarımsağın da kolon kanserine karşı koruyucu etkileri bulunmaktadır. Ayrıca alkolden uzak durulmalı ve düzenli egzersiz yapılmalıdır; bunların da kansere karşı koruyucu etkisi vardır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yogurt-dogal-bir-bagirsak-kalkani-islevi-goruyor-614816">Yoğurt, doğal bir bağırsak kalkanı işlevi görüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/insaat-sektorune-sigorta-kalkani-604473</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:05:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı Ve Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[maddi]]></category>
		<category><![CDATA[nşaat]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sektörüne]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604473</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alman sigorta devi HDI International AG çatısı altında, 4.000'i aşkın acentesiyle Türkiye'nin her noktasında hizmet sunan HDI Sigorta ile İnşaat Müteahhitleri Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) iş birliğiyle Sheraton Bursa Hotel'de gerçekleştirilen etkinlikte, inşaat sektöründe sigortacılığın önemi konusu ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insaat-sektorune-sigorta-kalkani-604473">İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İMSİAD Başkanı Şeref Demir, TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal, Avukat Yusuf Barkoğlu ve Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz&#8217;in konuşmacı olarak katıldıkları etkinliğe İMSİAD üyeleri yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p><b>İnşaat projelerinde riskler</b></p>
<p>İnşaat projelerinde karşılaşılan risklerin sigorta olgusunu zorunlu kıldığını belirten İMSİAD Başkanı Şeref Demir, inşaat sektörü temsilcilerinin risk yönetimini profesyonel anlayış doğrultusunda hayata geçirmeleri gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Müteahhitlerin inşaat sürecinde pek çok belirsizlikle karşı karşıya kaldığını belirten Demir, &#8220;Üretim sürecindeki belirsizlikler, risk yönetimini de beraberinde getiriyor. Malzeme sevkiyatında yaşanan olası kazalar ve çevre koşullarının getirdiği zorluklar, risk faktörlerini oluşturan başlıca faktörler. Bu faktörler ile diğer unsurların varlığı, sigorta kalkanı ile bertaraf edilebilir. Meslektaşlarımız risk faktörlerinden kaynaklanabilecek maddi manevi kayıplarını, sigorta güvencesiyle telâfi edebilirler. Diğer yandan yaşanan üzücü iş kazaları da sektörün risk barındıran bir başka gerçeği. 2024 yılında yaşanan ölümlü iş kazalarının yüzde 30&#8217;u maalesef sektörümüzde gerçekleşti. Bu hazin tablo, sigortacılıkla beraber iş sağlığı ve güvenliği olgusunu da gündeme getiriyor. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde sürekli risk faktörünün varlığına dikkat çekerek, meslektaşlarımızı riskin yol açabileceği kayıplar karşısında uyarıyoruz. İş kaybı, can kaybı, yaralanma gibi risklerin minimize edilmesi adına iş sağlığı ve güvenliği ile sigorta gerçeğine dikkat çekiyoruz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>Poliçelerin kapsamı</b></p>
<p>Konuşmasında karşılaşılan risk faktörlerine karşı söz konusu olabilecek maddi kaybın değerinin, sektör temsilcileri tarafından sigorta poliçelerinde belirtilmesi gerektiğini ifade eden TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Üyesi Ayhan Gencal ise, aksi durumda doğabilecek olumsuzluklardan sigorta acentelerinin sorumlu tutulamayacağını vurguladı.</p>
<p>Riske konu olan kaybın maddi tutarının ne olacağını, ancak ve ancak üretim süreçlerine hakim olan işletme ya da firma temsilcilerinin bilebileceğini vurgulayan Gencal, &#8220;Sigorta poliçenizde hiçbir detayı atlamayın. &#8216;Bu da olmaz&#8217; diyebileceğiniz ayrıntılara dahi dikkat edin. Sigorta poliçesi ile güvence altına alınmayan üretim ve hizmet süreçlerinde yaşanması muhtemel maddi manevi kayıplar, inşaatınızın durmasına neden olabilir. Böylesi bir durum hiç istenilmeyen olumsuz sonuçları da beraberinde getirir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>İş kazalarındaki maddi-manevi kayıplar</b></p>
<p>Avukat Yusuf Barkoğlu da konuşmasında, iş kazalarında söz konusu olabilecek maddi-manevi tazminat hususlarına ilişkin bilgilendirmede bulundu.</p>
<p>Kişinin yaşı, geliri, kusur durumu ve mağduriyetinin maddi – manevi tazminata konu olabilecek kriterleri belirlediğine değinen Barkoğlu, kişinin iş kazası sonucunda vefatı durumunda tazminattan vefat eden kişinin mirasçıları ile bakmakla yükümlü olduğu birinci derece yakınlarının da hak sahibi olacaklarına işaret etti.</p>
<p><b>İş sağlığı ve güvenliğinin önemi</b></p>
<p>Etkinliğin son konuşmacısı Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yamankaradeniz ise iş sağlığı ve güvenliğinin önemine dikkat çekti.</p>
<p>İnşaat sektöründe 2024&#8217;de meydana gelen 86 bin 736 iş kazasında 552 ölümlü vaka yaşandığına işaret eden Yamankaradeniz, &#8220;Yüksekten düşmeye bağlı olarak meydana gelen iş kazaları, sektördeki kazaların büyük bölümünü oluşturmaktadır. Bu da iş sağlığı ve güvenliğini gerektiren kurallara uyulmadığını gösteriyor. İşverenlerimiz bu durumu göz önünde bulundurarak gerekli tedbirleri almalıdır. Son yıllarda iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilinçlendirici faaliyetler dikkat çekiyor. İşveren her ne kadar kazaları minimize edici önlemler almış olsa da alınan önlemlere çalışanların ne denli uyup uymadıklarını sürekli denetlemelidir. Çalışanlar da kendi can emniyetleri için iş sağlığı ve güvenliğinin gereklerini yerine getirmelidir&#8221; dedi.</p>
<p>Sunumların ardından konuşmacılar ile etkinliğin sponsoru olan HDI Sigorta adına, Marmara Bölge Müdürü Zekeriya Kahraman&#8217;a, İMSİAD Başkanı Şeref Demir tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.</p>
<p>Programın sonunda katılımcılar toplu fotoğraf verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insaat-sektorune-sigorta-kalkani-604473">İnşaat Sektörüne Sigorta Kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmit&#8217;te riskli bölgeye güvenlik kalkanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmitte-riskli-bolgeye-guvenlik-kalkani-552841</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 08:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bölgeye]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[izmitte]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552841</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Akçakoca Mahallesi’nde can ve mal güvenliğini tehdit eden riskli bir alanda kapsamlı bir çalışmayı tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmitte-riskli-bolgeye-guvenlik-kalkani-552841">İzmit&#8217;te riskli bölgeye güvenlik kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Akçakoca Mahallesi’nde can ve mal güvenliğini tehdit eden riskli bir alanda kapsamlı bir çalışmayı tamamladı. Eğimli arazi üzerinde, toprak ve taşların düşerek çevreye zarar vermesini önlemek amacıyla, çelik güçlendirme halatlarıyla desteklenen dayanıklı bir çelik ağ sistemi kuruldu.</p>
<p><b>GÜVENLİK İÇİN ESKİ DUVAR YENİLENDİ</b></p>
<p>Geçen yıl İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İzmit Halk Eğitim Merkezi binasının bulunduğu bölgede risk oluşturan istinat duvarı yıkılarak, yerine daha sağlam ve güvenli bir duvar inşa edildi. Sırrı Paşa Caddesi üzerindeki 5 metre yüksekliğindeki istinat duvarı, taş pere kaplama ile hem estetik hem de yapısal açıdan güçlendirildi.</p>
<p><b>100 METREKARELİK ALANDA ÇELİK AĞ SİSTEMİ</b></p>
<p>Toprak kayması ve kaya düşmesi riski taşıyan 100 metrekarelik alan için yapılan çalışmada, çelik güçlendirme halatları ile desteklenen çelik ağ sistemi monte edildi. Montaj işlemi, ileri seviye dağcılık eğitimi almış ve Ağrı Dağı’na tırmanış gerçekleştirmiş profesyonel bir ekip tarafından titizlikle gerçekleştirildi.</p>
<p><b>GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTTIRILDI</b></p>
<p>Yüksekten kayabilecek kaya parçalarının çevreye zarar vermesi önlenirken, eğimli arazinin üst kısmına güvenlik amacıyla korkuluk yerleştirildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu müdahalesi, bölgedeki yapıların güvenliğini sağlamakla kalmayıp, olası afet risklerini de en aza indirdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmitte-riskli-bolgeye-guvenlik-kalkani-552841">İzmit&#8217;te riskli bölgeye güvenlik kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarım Arazilerine Osmangazi Kalkanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarim-arazilerine-osmangazi-kalkani-415712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 09:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arazilerine]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, Ovaakça Santral Mahallesi’nde tarım arazisi üzerine inşa edilen kaçak fabrikaları yıktı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarim-arazilerine-osmangazi-kalkani-415712">Tarım Arazilerine Osmangazi Kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, Ovaakça Santral Mahallesi’nde tarım arazisi üzerine inşa edilen kaçak fabrikaları yıktı.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi, tarım arazileri üzerine imara uygun olmayan şekilde inşa edilen yapıları yıkmayı sürdürüyor. Verimli toprakların yeniden tarımsal faaliyetlere kazandırılması için tarım arazileri üzerine imara uygun olmayan şekilde inşa edilen konut, işyeri, fabrika ve depo gibi yapıların tespitini yapan Yapı Kontrol Müdürlüğü ekipleri, son olarak Ovaakça Santral Mahallesi’nde tarım arazisi üzerine inşa edilen iki fabrikayı yıktı. Yürürlükteki kanunlar çerçevesinde hareket eden Yapı Kontrol Müdürlüğü ekipleri, ruhsatsız fabrikaların yıkımı için sabah erken saatlerde bölgeye gitti. Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen yıkımda, kaçak fabrikalar iş makinesi ile yerle bir edildi.</p>
<p>Belediye yetkilileri, ruhsatsız inşa edilen yapıları yıkmayı sürdürerek verimli tarım arazilerinin kaçak yapılaşma ile talan edilmesine müsaade etmeyeceklerini belirtti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarim-arazilerine-osmangazi-kalkani-415712">Tarım Arazilerine Osmangazi Kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bornova Kınalı Bamyası&#8217;na koruma kalkanı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornova-kinali-bamyasina-koruma-kalkani-384178</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 11:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bamyasına]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[kalkanı]]></category>
		<category><![CDATA[kınalı]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384178</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi coğrafi işaret tescilini aldığı Bornova Kınalı Bamyası’nın orijinal tohumlarını korumak için harekete geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornova-kinali-bamyasina-koruma-kalkani-384178">Bornova Kınalı Bamyası&#8217;na koruma kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bornova Belediyesi coğrafi işaret tescilini aldığı Bornova Kınalı Bamyası’nın orijinal tohumlarını korumak için harekete geçti. Mutasyon ve tozlaşma nedeniyle orjinalinden uzaklaşan tohumları tespit edip, aslına uygun olanları toplayan Bornova Belediyesi, bunların ekilerek çoğaltılması için özel bir alan oluşturdu.</b></p>
<p>Yaka Mahallesi’ndeki Doğal Tarım Çiftliği’nde oluşturulan alana ekimi yapılan tohumların coğrafi işaret tescilinde kayıt altına alınan özellikleri birebir karşılayan nitelikte olduğu belirtilirken, yapılan çalışma sayesinde Bornova’nın en önemli tarımsal ürünlerinden birinin korunup gelecek nesillere orijinal haliyle aktarılmasının mümkün olacağı ifade edildi.</p>
<p><b>Belediye üniversite işbirliği</b></p>
<p>Bornova Kınalı Bamyası’nın coğrafi işaret tescilinin alınmasında ve tohumların korunmasında Bornova Belediyesi ile işbirliği yapan Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bülümü Sebze Yetiştirme ve Islahı Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eftal Düzyaman, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü personeliyle birlikte tohumları toprakla buluşturdu.</p>
<p><b>Eleme işlemi yapılıyor</b></p>
<p>Prof. Dr. Eftal Düzyaman Bornova Kınalı Bamyası’nın coğrafi işaret tescilinin alınması sürecinde kayıt altına aldıkları özellikleri korumak için çaba sarfettiklerini belirterek, “Ege Bölgesi’ni karış karış gezerek halen Bornova Kınalı Bamyası’nın yetiştirildiği yerlerden tohumları topladık. Tohumda zamanla mutasyonlar birikiyor, yabancı tozlaşma olabiliyor başka yerlerden polen gelebiliyor. Bunun gibi nedenlerle tohumlarda farklılaşmalar yaşanabiliyor. Biz topladığımız tohumların içinden gerçek Bornova Bamyası tiplerini tespit ederek onlarla üretim yapılmasını sağlayacağız.</p>
<p><b>Bornova’nın değerlerini koruyacağız</b></p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, tarımsal üretimin pek çok dalında destekler verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini belirterek, “Bornova Kınalı Bamyası sadece Bornova İzmir’de değil, Türkiye’nin pek çok yerinde de ismiyle bilinen ve talep edilen bir ürün. Bornova Belediyesi olarak bu özel tarımsal ürünümüzü korumak ve geliştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Sadece coğrafi işaret tescilini almakla kalmadık, en iyi Bornova Kınalı Bamyası tohumlarının yetiştirilmesi için de imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bornova’nın tüm değerlerini korumaya ve geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornova-kinali-bamyasina-koruma-kalkani-384178">Bornova Kınalı Bamyası&#8217;na koruma kalkanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
