<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalitesini | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kalitesini/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalitesini</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Mar 2026 11:48:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kalitesini | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalitesini</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Düzenli ve yeterli diyaliz tedavisi, yaşam kalitesini iyileştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/duzenli-ve-yeterli-diyaliz-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-619550</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[Diyaliz Hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyalizin hastanın yaşamını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Diyaliz Program Başkanı Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, düzenli ve yeterli diyaliz tedavisinin; halsizlik, ödem, nefes darlığı gibi belirtilerin azalmasını sağladığını ve yaşam süresini uzattığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duzenli-ve-yeterli-diyaliz-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-619550">Düzenli ve yeterli diyaliz tedavisi, yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Diyalizin hastanın yaşamını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Diyaliz Program Başkanı Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, düzenli ve yeterli diyaliz tedavisinin; halsizlik, ödem, nefes darlığı gibi belirtilerin azalmasını sağladığını ve yaşam süresini uzattığını söyledi. Diyaliz hastalarının dikkat etmesi gereken noktalara değinen Karasoy, “Diyaliz hastaları sıvı tüketimini doktor ve diyetisyen önerilerine göre düzenlemelidir. Tuz, potasyum ve fosfor içeriği yüksek gıdalardan kaçınmalıdır. Diyabet ve hipertansiyon kontrolü sağlanması önemlidir. Seanslara düzenli katılım göstermelidir” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Diyaliz Program Başkanı Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, 12 Mart Dünya Böbrek Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, diyaliz tedavisine ilişkin bilgi verdi ve diyaliz hastalarının dikkat etmesi gerekenlerle ilgili tavsiyelerde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kronik böbrek hastalığı sessiz ilerliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, kronik böbrek hastalığının, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen, erken dönemde belirti vermediği için “sessiz ilerleyen” önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Diyaliz kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda uygulanıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Diyalizin en sık olarak son dönem kronik böbrek yetmezliği olan hastalara uygulandığını belirten Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, “Bunun yanında bazı akut böbrek yetmezliği durumlarında da geçici olarak diyaliz gerekebilir. Diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve genetik böbrek hastalıkları, kronik böbrek yetmezliğinin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Böbrek fonksiyonları azaldığında diyaliz tedavisi uygulanıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Diyalizin “böbreklerin süzme görevini yeterli düzeyde yerine getiremediği durumlarda, kandaki zararlı atık maddelerin ve fazla sıvının vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan bir tedavi yöntemi” olduğunu belirten Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, “Böbrekler normalde kandaki toksinleri temizler, sıvı-elektrolit dengesini sağlar ve asit-baz dengesini düzenler. Böbrek fonksiyonları ciddi düzeyde azaldığında ise diyaliz tedavisi devreye girer” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Diyaliz yaşam kalitesini artırıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Diyalizin hastanın yaşamını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, “Düzenli ve yeterli diyaliz tedavisi; halsizlik, ödem, nefes darlığı gibi belirtilerin azalmasını sağlar ve yaşam süresini uzatır. Ancak tedavi haftada birkaç gün düzenli seans gerektirdiği için hastanın sosyal yaşamını, çalışma hayatını ve psikolojik durumunu etkileyebilir. Bu nedenle multidisipliner bir yaklaşım, hasta eğitimi ve aile desteği büyük önem taşır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Diyaliz hastaları bu noktalara dikkat etmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Diyaliz hastalarının dikkat etmesi gereken noktalara da işaret eden Öğr. Gör. Zeynep Karasoy,bunları şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Sıvı tüketimini doktor ve diyetisyen önerilerine göre düzenlemelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Tuz, potasyum ve fosfor içeriği yüksek gıdalardan kaçınmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Diyabet ve hipertansiyon kontrolünü sağlamalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Seanslara düzenli katılım göstermelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Fistül veya kateter bakımına özen göstermelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Düzenli hekim kontrollerini aksatmamalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Böbrek sağlığını korumanın önemine işaret eden Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, böbrek sağlığını korumak için sağlıklı beslenme, yeterli su tüketimi, kan basıncının kontrolü, düzenli egzersiz tavsiyesinde bulundu ve gereksiz ilaç kullanımından kaçınılması gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Toplumsal farkındalık çağrısında bulundu</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, her yıl mart ayının ikinci perşembe günü kutlanan Dünya Böbrek Günü’nde böbrek sağlığı konusunda bilinçli olma çağrısında bulunarak şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Erken tanı hayat kurtarır. Basit kan ve idrar testleri ile böbrek hastalıkları erken dönemde tespit edilebilir. Diyabet, hipertansiyon hastaları, ailesinde böbrek hastalığı olanlar gibi risk grubundaki bireylerin düzenli kontrol yaptırmaları önerilmektedir. 12 Mart Dünya Böbrek Günü vesilesiyle toplumumuzu böbrek sağlığı konusunda bilinçli olmaya ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeye davet ediyoruz.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duzenli-ve-yeterli-diyaliz-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-619550">Düzenli ve yeterli diyaliz tedavisi, yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Organlar Hastanın Yaşam Kalitesini Artırır, Sağlık Sistemini Güçlendirirse Devrim Yaratır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-organlar-hastanin-yasam-kalitesini-artirir-saglik-sistemini-guclendirirse-devrim-yaratir-602020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 10:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırır]]></category>
		<category><![CDATA[cihazlar]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[Durmaz]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[organ]]></category>
		<category><![CDATA[organlar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Organ]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602020</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay organlarla ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Doktor Öğretim Üyesi Aytaç Durmaz, yapay organların gelişmesiyle birlikte biyomedikal mühendisliğinin de dönüşeceğini, hücre biyolojisi, doku mühendisliği, yapay zekâ ve düzenleyici bilimlerin kesiştiği hibrit bir mesleğe doğru evrileceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-organlar-hastanin-yasam-kalitesini-artirir-saglik-sistemini-guclendirirse-devrim-yaratir-602020">Yapay Organlar Hastanın Yaşam Kalitesini Artırır, Sağlık Sistemini Güçlendirirse Devrim Yaratır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay organlarla ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Doktor Öğretim Üyesi Aytaç Durmaz, yapay organların gelişmesiyle birlikte biyomedikal mühendisliğinin de dönüşeceğini, hücre biyolojisi, doku mühendisliği, yapay zekâ ve düzenleyici bilimlerin kesiştiği hibrit bir mesleğe doğru evrileceğini söyledi. Durmaz, “Yapay organlar, hastanın yaşam kalitesini artıran, sağlık sistemini güçlendiren ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmeyen bir çerçeve içinde geliştirilirse gerçek anlamda bir ‘devrim’den söz edebiliriz” dedi.</strong></p>
<p>Gelişen teknoloji tıp alanına da katkı sağlamaya devam ediyor. Organ nakli bekleyenlerin gözü ise geliştirilen yapay organlarda. İstinye Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Doktor Öğretim Üyesi Fevzi Aytaç Durmaz’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de organ nakli altyapısı oldukça güçlü; sadece 2024 yılında 3.468 böbrek ve 1.731 karaciğer nakli yapılırken, onlarca kalp nakli gerçekleştirilmiş durumda, ancak yaklaşık 30 bin kişi hâlâ bekleme listesinde. Bu durum yapay organ çalışmalarının önemini bir kez daha gösteriyor. Dr. Öğr. Üyesi Fevzi Aytaç Durmaz, yapay organların, hastanın yaşam kalitesini artıran, sağlık sistemini güçlendiren ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmeyen bir çerçeve içinde geliştirilirse gerçek anlamda bir ‘devrim’ yaratacağını belirtti.</p>
<p><strong>“Doku yoğun çalışmalarda klinik uygulamaya oldukça yaklaşıldı”</strong></p>
<p>Yapay organ teknolojilerinin bugün ulaştığı seviye hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Fevzi Aytaç Durmaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Bugün ‘yapay organ’ deyince aslında iki ana gruptan söz ediyoruz: tamamen mekanik/biyonik cihazlar ve hücre/doku temelli biyo-yapay organlar. En ileri olduğumuz alan, ventrikül destek cihazları dediğimiz yapay kalp pompaları (LVAD) ve bütüncül yapay kalpler; FDA onaylı sistemler yıllardır kalp nakline köprü amaçlı kullanılıyor ve Manyetik olarak askıda tutulan döner bileşenlere sahip, valfsiz ve düşük komplikasyon risklerine sahip yeni nesil total yapay kalp sistemleri, günümüzde klinik araştırma sürecinde. Bunların dışında biyo-yapay böbrek projeleri, karaciğer için yapay/destek cihazları ve kornea, deri, kıkırdak gibi daha çok sayıda doku yoğun çalışmalarda klinik uygulamaya oldukça yaklaşıldı.”</p>
<p><strong>“2024 yılında 3.468 böbrek ve 1.731 karaciğer nakli yapıldı”</strong></p>
<p>Dünyada ve Türkiye’de yapay organ kullanım seviyesiyle ilgili bilgi veren Durmaz, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dünya genelinde milyonlarca hasta aslında halihazırda ‘yapay böbrek’ kullanıyor; diyaliz cihazlarını bu anlamda en yaygın yapay organ olarak düşünebiliriz. Kalp tarafında binlerce hastada kalp destek ürünleri ve sınırlı sayıda total yapay kalp cihazı kullanılıyor; bunlar çoğunlukla nakle köprü veya son basamak tedavi olarak konumlanıyor. Türkiye’de organ nakli altyapısı oldukça güçlü; sadece 2024 yılında 3.468 böbrek ve 1.731 karaciğer nakli yapılırken, onlarca kalp nakli gerçekleştirilmiş durumda, ancak yaklaşık 30 bin kişi hâlâ bekleme listesinde. Doku anlamında ise uzun yıllardır kornea, kulak kıkırdağı, nefes borusu, kafatası kemikleri gibi sentetik olarak üretilen ürünlerin kullanımı giderek yaygınlaşmakta.”</p>
<p><strong>3D biyoyazıcıların yapay organ üretimindeki rolü</strong></p>
<p>“3D biyoyazıcıların en büyük avantajı, hastaya özel geometriyle hücreleri istenen üç boyutlu mimaride, mikron ölçekli hassasiyetle yerleştirebilmemiz ve karmaşık dokuları tekrarlanabilir biçimde üretebilmemiz” diyen Durmaz, sözlerine şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Ancak damarlaşma (vaskülarizasyon) hâlâ en kritik teknik sınır; kalın dokularda hücreler, iyi organize olmuş bir damar ağı olmadan uzun süre yaşayamadığı için, 1 cm’den daha kalın, canlı ve fonksiyonel organ kütlelerini uzun süre yaşatmak zorlaşıyor. Ayrıca baskı çözünürlüğü, baskı süresi, hücre canlılığı, uygun biyonik formülasyonları ve baskılanan dokunun mekanik dayanımı da şu anda üzerine yoğun çalışılan diğer mühendislik engelleri. Şu anda biyomedikal alanında en yoğun çalışılan konuların başında geliyor.”</p>
<p><strong>“Organ destek ve organ onarım çözümlerinin daha hızlı olgunlaşacak”</strong></p>
<p>Önümüzdeki 10 yıl yapay organ teknolojisinde olabilecek atılımlarla ilgili de bilgi veren Durmaz, “Önümüzdeki 10 yılda, tam organ yerine ‘organ destek ve organ onarım’ çözümlerinin daha hızlı olgunlaşmasını bekliyorum. Özellikle implante edilebilir bioyapay böbrek projeleri, gelişmiş böbrek destek cihazları ve karaciğer için hücre/doku destekli cihazların klinik kullanıma daha yakın olduğuna dair güçlü işaretler var. Buna ek olarak, 3D biyoyazıcılarla üretilen, damarlaşmış kalp kası yamaları ve karaciğer dokusu benzeri doku parçalarının, tam organ naklinden önce ‘köprü tedavi’ olarak kullanılması önemli bir atılım hattı olacak gibi görünüyor” dedi. Bu alandaki bir diğer yenilikçi yaklaşım ise, dokuyu taklit etmek yerine yeniden oluşumunu sağlayan üçüncü nesil biyomateryal tabanlı bioscaffold teknolojileridir. Yerli bir start-up olan BlooCell bunun dünyadaki en öncü örnekleri arasında yer almaktadır. <strong> </strong></p>
<p><strong>Biyomedikal mühendisliğini dönüştürecek</strong></p>
<p>Yapay organların yaygınlaşmasıyla biyomedikal mühendisliğinin de dönüşeceğini belirten Durmaz, şöyle konuştu:</p>
<p>“Yapay organların yaygınlaşmasıyla, biyomedikal mühendisliği klasik ‘cihaz bakım ve tasarım’ rolünün ötesinde, hücre biyolojisi, doku mühendisliği, yapay zekâ ve düzenleyici bilimlerin kesiştiği hibrit bir mesleğe doğru evrilecek. Biyomedikal mühendisler sadece cihaz tasarlayan değil, aynı zamanda hücre kaynaklarını yöneten, biyoreaktör süreçlerini optimize eden ve klinik veriyi analiz ederek kişiye özel yapay organ konfigürasyonlarını belirleyen profesyonellere dönüşecek. Ayrıca, etik, veri güvenliği ve sağlık ekonomisi alanlarında da söz sahibi olmaları gerekecek; çünkü yapay organlar sağlık sisteminin maliyet ve erişilebilirlik dinamiklerini kökten değiştirecek.”</p>
<p><strong>“Organların altyapısını oluşturan bileşenlere odaklanıyoruz”</strong></p>
<p>İstinye Üniversitesi’nde bu konuda yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi veren Durmaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Genel olarak bizim gibi araştırma odaklı biyomedikal mühendisliği bölümlerinde, yapay organların doğrudan kendisinden çok, o organların altyapısını oluşturan bileşenlere odaklanıyoruz: biyomalzemeler, sensör ve aktüatör tasarımı, görüntüleme sistemleri, sinyal işleme ve yapay zekâ tabanlı karar destek sistemleri gibi. İstinye Üniversitesi’nde yürütülen projeler arasında; implant edilebilir/ giyilebilir sensör sistemleri, yapay zekâ destekli tıbbi görüntüleme, doku mühendisliği ve biyomalzeme odaklı çalışmalar ile medikal IoT ve veri yönetimi projeleri, gelecekteki biyo-yapay organ platformlarının önemli yapı taşlarını oluşturuyor. Bu sayede öğrenciler hem cihaz tarafını hem de biyolojik ve dijital altyapıyı birlikte düşünmeyi öğreniyor. Konu ile ilgili odaklı çalışmalarımızda özellikle yapay organların malzeme geliştirilmesi ve mekanik/mekatronik tabanlı çeşitleri ile ilgili çok sayıda projemiz mevcut.”</p>
<p><strong>“Bağış sorununu tamamen ortadan kaldıracak ‘sihirli çözümler’ değil”</strong></p>
<p>Yapay organların bağış sorununu tamamen ortadan kaldıracak ‘sihirli çözümler’ olmadığına dikkat çeken Durmaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Belki şunu vurgulamak önemli: Yapay organlar, organ bağışı sorununu tamamen ortadan kaldıracak ‘sihirli çözümler’ değil; en azından kısa ve orta vadede, organ nakli, organ destek cihazları ve rejeneratif tıp birlikte ilerleyecek. Önümüzdeki dönemde asıl kritik nokta, bu teknolojilerin sadece teknik olarak mümkün olması değil, aynı zamanda etik açıdan kabul edilebilir, ekonomik olarak sürdürülebilir ve tüm hastalar için erişilebilir olacak şekilde tasarlanması. Yapay organlar, hastanın yaşam kalitesini artıran, sağlık sistemini güçlendiren ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmeyen bir çerçeve içinde geliştirilirse gerçek anlamda bir ‘devrim’den söz edebiliriz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-organlar-hastanin-yasam-kalitesini-artirir-saglik-sistemini-guclendirirse-devrim-yaratir-602020">Yapay Organlar Hastanın Yaşam Kalitesini Artırır, Sağlık Sistemini Güçlendirirse Devrim Yaratır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanlık eğitimi kalitesini tescillemeye devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-tip-fakultesi-uzmanlik-egitimi-kalitesini-tescillemeye-devam-ediyor-587298</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 16:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587298</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tıp eğitimi ve klinik araştırma alanında Avrupa’nın sayılı referans merkezlerinden olan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF), yalnızca geniş sağlık hizmeti olanaklarıyla değil, eğitim-öğretimdeki tescilli kalitesiyle de örnek olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-tip-fakultesi-uzmanlik-egitimi-kalitesini-tescillemeye-devam-ediyor-587298">Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanlık eğitimi kalitesini tescillemeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tıp eğitimi ve klinik araştırma alanında Avrupa’nın sayılı referans merkezlerinden olan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF), yalnızca geniş sağlık hizmeti olanaklarıyla değil, eğitim-öğretimdeki tescilli kalitesiyle de örnek olmaya devam ediyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Türk Cerrahi Yeterlik Kurulu tarafından; Nükleer Tıp Anabilim Dalı ise Türkiye Nükleer Tıp Yeterlik Kurulu tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda uzmanlık eğitimi koşullarını başarıyla karşılayarak sırasıyla 2030 ve 2029 yıllarına kadar geçerli olmak üzere “Uzmanlık Eğitimi Yeterlilik Belgesi” almaya hak kazandı.</p>
<p>“Sağlık temalı” bir üniversite olarak kalite ve akreditasyon çalışmalarına büyük önem verdiklerini ifade eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak hem kurumsal hem de birim düzeyinde kalite ve akreditasyon çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Üniversitemizde kaliteyi bir kültür haline getirdiğimizi büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. A Plus kalitede sağlık hizmeti sunan Tıp Fakültesi, bir yandan çağın gerekleri doğrultusunda eğitim ve araştırma altyapısını sürekli güçlendirirken diğer yandan da lisans ve uzmanlık eğitimi programlarının kalitesini tescillemeye devam ediyor. Tescillenen birimlerimizin yetkin, nitelikli ve evrensel standartlarda uzman hekimler yetiştirmeye devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bu önemli başarıda emeği geçen Fakülte Dekanımız Prof. Dr. Devrim Bozkurt ve bölüm başkanlarımız başta olmak üzere tüm akademik ve idari personelimizi kutluyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-tip-fakultesi-uzmanlik-egitimi-kalitesini-tescillemeye-devam-ediyor-587298">Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanlık eğitimi kalitesini tescillemeye devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[anti-inflamatuar]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aza]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[İnflamasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[lipödem]]></category>
		<category><![CDATA[lipödemli]]></category>
		<category><![CDATA[Semptom]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle kadınları daha fazla etkileyen lipödem obezite ile karıştırılabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, kilo vermek için diyet yapan ama bacaklarındaki ağrılı şişliklerin azalmadığını fark eden kadınların önemli bir kısmının aslında lipödemle mücadele ettiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283">Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Özellikle kadınları daha fazla etkileyen lipödem obezite ile karıştırılabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, kilo vermek için diyet yapan ama bacaklarındaki ağrılı şişliklerin azalmadığını fark eden kadınların önemli bir kısmının aslında lipödemle mücadele ettiğini söyledi. Lipödemin sadece fazla kilo olmadığının altını çizen Dyt. Yurttadur, “Bu hastalıkta beslenme yalnızca kilo kontrolü için değil, iltihap ve ağrıyı azaltmak için de tedavinin merkezinde olmalı” dedi. </em></p>
<p>Lipödem, özellikle alt ekstremitede yani bacaklarda orantısız yağ birikimi ve ağrı ile seyreden, kronik ve ilerleyici bir yağ dokusu hastalığı olarak tanımlanıyor. Kadınlarda erkeklere oranla çok daha sık görülen bu sorunun çoğu zaman obezite veya lenfödemle karıştırıldığına dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Harika Özkaye Yurttadur, lipödemin klasik kilo alımından farklı olarak diyet ve egzersize dirençli, ağrılı bir yağ birikimiyle kendini gösterdiğini anlattı. </p>
<p>Özellikle kadınlarda yüzde 11 oranında görülen lipödemin toplumda yeterince tanınmadığını ancak bu hastalığın kişinin yalnızca fiziksel görünümü değil, yaşam kalitesini ve psikososyal durumunu da yakından etkilediğine işaret eden Dyt. Yurttadur, “Lipödemin tedavisinde en önemli hedefin iltihabı azaltmak, semptomları hafifletmek ve ilerlemeyi durdurmaktır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“BESLENME TEDAVİSİNİN AMACI SADECE KİLO KAYBI DEĞİLDİR!”</strong></p>
<p>Lipödemin genellikle obeziteyle karıştırıldığı için kilo kontrolünün çoğu zaman tedavinin odak noktasını oluşturduğunu söyleyen Dyt. Yurttadur, “Ancak yapılan çalışmalar, enerji açığı oluşturulmasına rağmen lipödemli bireylerin yüzde 95’inde etkilenen bölgelerde yağ kaybının çok az olduğunu gösteriyor. Bu nedenle lipödemde beslenme tedavisinin amacı sadece kilo kaybı değildir; iltihabı azaltmak, ödemi hafifletmek ve genel refahı artırmaktır.” dedi. </p>
<p><strong>AKDENİZ TARZI BESLENME İLK SIRALARDA YER ALIYOR</strong></p>
<p>Lipödem hastalarında kişiye özel, düşük karbonhidratlı, anti-inflamatuar beslenme modelinin semptomların hafiflemesine yardımcı olabileceğinin altını çizen Dyt. Yurttadur, “Bu tür diyetler, sistemik inflamasyonu azaltarak ağrının azalmasına, ödemin kontrolüne ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlar.” dedi. Hastalar için en uygun beslenme yaklaşımları konusunda şu bilgileri verdi: “Yüksek antioksidan içeriğiyle bilinen Akdeniz diyeti, lipödemli bireylerde inflamasyonu azaltıcı etkisiyle öne çıkar. Zeytinyağı, balık, taze sebze-meyveler, kuruyemişler ve tam tahıllar, vücutta hücre hasarını azaltır ve dolaşımı destekler.” </p>
<p><strong>DÜŞÜK KARBONHİDRATLI BESLENME YARDIMCI OLUR!</strong></p>
<p>Bunun yanında son yıllarda yapılan araştırmaların ketojenik diyetin lipödemde ağrı ve semptom yönetiminde etkili olabileceğini gösterdiğini anlatan Dyt. Yurttadur, sözlerine şöyle devam etti: “Ketojenik Diyet modeli 1920’li yıllardan bu yana epilepsiyi yönetmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Karbonhidrat alımını günde 20 gramdan daha aza indirgeyerek uygulanmaktadır. Son yapılan araştırmalarda Ketojenik Diyet’in lipödemde ağırlık ve semptom yönetimini iyileştirebileceği gösterilmektedir.”</p>
<p>“Benzer şekilde düşük karbonhidratlı yani , enerjinin yüzde 45’inden azının karbonhidrattan geldiğinde diyetler de ağrıyı azaltabilir, yaşam kalitesini artırabilir” diyen Dyt. Yurttadur, sözlerine şöyle devam etti: “Özetle diyet yaklaşımında önerilen; anti-inflamatuar ve antioksidatif bileşenlerle sistematik inflamasyonu azaltıcı, ödem azaltıcı ve vücut ağırlığını düşürme hedefi olan çoğunlukla düşük karbonhidratlı fakat dönemsel olarak karbonhidrat alımına izin veren döngüsel bir beslenme programı takip edilmelidir.”</p>
<p><strong>DİYETTE OLMASI VE KAÇINILMASI GEREKEN BESİNLER</strong></p>
<p>Genel olarak beslenme alışkanlığı içinde diyette olması ve olmaması gereken besinler konusunda Dyt. Yurttadur şu bilgileri verdi:  “Sistemik inflamasyonu ve ödemi azaltmak, hücre hasarını önlemek için; Zencefil, zerdeçal, sarımsak, soğan, yeşil çay, matcha, rooibos çayı, renkli sebze ve meyveler özellikle koyu yeşil, mor, turuncu renkli olanlar, yaban mersini, böğürtlen, ahududu gibi antosiyanin içeriği yüksek meyveler, ıspanak, pazı, roka, semizotu gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler diyete eklenebilir. Beyaz un, nişasta, hamur işleri, tatlılar, paketli gıdalar vb. glisemik indeksi düşük karbonhidrat kaynakları tercih edilmelidir. Özellikle rafine karbonhidrat önerilmemektedir; Kinoa, karabuğday, esmer pirinç, tam buğday makarna, yulaf, tatlı patates ve sebze grubu kompleks karbonhidrat kaynağı olarak diyete eklenebilir. Kas kütlesini korumak için sağlıklı protein kaynakları önemlidir. Bunun için serbest gezen tavuk, hindi, kırmızı et (ölçülü ve yağsız), yumurta, özellikle somon, sardalya, uskumru gibi omega-3 zengini olanlar balıklar ve mercimek, nohut, fasulye gibi kurubaklagiller tercih edilmeli. Yağ seçiminde de zeytinyağı, avokado, ceviz, badem, chia ve keten tohumu gibi sağlıklı yağlar kullanılmalı. Kinoa, karabuğday, tam buğday makarna, tatlı patates, sebzeler de beslenmeye eklenmesi gerekir. Bunun yanında günde 2–2.5 litre su içmek,  maydanoz, yeşil çay ve ananas gibi doğal diüretikler kullanmak da hidrasyon açısından önemlidir.”</p>
<p><strong>TAKVİYE ÜRÜNLERDEN DESTEK ALINABİLİR</strong></p>
<p>Lipödemli bireylerde basit şeker, trans yağ, aşırı tuz ve işlenmiş gıdalar inflamasyonu artırarak semptomları kötüleştirebileceğini anlatan Dyt. Yurttadur, “Bazı kişilerde süt ürünleri ve gluten de inflamasyonu tetikleyebilir. Alkol ise lenfatik akışı yavaşlatarak toksin atılımını engellediği için mümkün olduğunca tercih edilmemeli. Bunun yanında kişinin genel durumuna göre hekiminin ya da diyetisyeninin önereceği doğrultuda takviye ürünlerden de yararlanılabilir.”</p>
<p><strong>“BESLENME TEDAVİSİ EGZERSİZLE BİRLİKTE YÜRÜTÜLMELİDİR”</strong></p>
<p>Lipödemin konservatif tedavisinde beslenme, egzersiz ve fizik tedavi birlikte yürütülmesi gerektiğini ve hedefin sadece kilo vermek olmadığının altını çizen Dyt. Harika Özkaya Yurttadur, sözlerini şöyle tamamladı:  “İltihabı azaltmak, dolaşımı desteklemek ve semptomları kontrol altına almak tedavinin asıl amacıdır. Bilimsel temelli, anti-inflamatuar bir beslenme yaklaşımıyla lipödemin ilerlemesi yavaşlatılabilir, hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir. Bunun yanında Manuel lenf drenajı ile ödemin azaltılmasına yardımcı olur ve dolaşımı destekler. Yine lenf akışını düzenlemede kompresyon giysileri de yardımcı olur. Lenf ödem hastalarının ayrıca yürüyüş, yüzme, yoga, plates gibi düşük etkili egzersizleri de hayatlarına sokmaları son derece önemlidir.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283">Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken menopozda östrojen tedavisi yaşam kalitesini iyileştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-menopozda-ostrojen-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-584861</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 15:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopozda]]></category>
		<category><![CDATA[östrojen]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erken menopoz diğer adıyla Primer Over Yetmezliği (POI) tanısı, 40 yaşın altındaki kadınlarda ortaya çıkan, adet düzensizliği ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) konsantrasyonlarının menopoz sonrası aralıkta olması durumu olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-menopozda-ostrojen-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-584861">Erken menopozda östrojen tedavisi yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Erken menopoz diğer adıyla Primer Over Yetmezliği (POI) tanısı, 40 yaşın altındaki kadınlarda ortaya çıkan, adet düzensizliği ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) konsantrasyonlarının menopoz sonrası aralıkta olması durumu olarak tanımlanıyor. Erken menopozda bazı önlemlerin alınması gerektiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, erken menopozda östrojen tedavisinin önemine dikkat çekti. Östrojen tedavisine karşı mutlak bir kontrendikasyon olmadığı sürece erken menopozda olan tüm kadınların osteoporoz ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için östrojen tedavisi alması gerektiğini belirten Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Hormon tedavisinin rolü, östrojen eksikliği semptomlarını yönetmek, erken menopoz ile ilişkili uzun vadeli sağlık risklerini (osteoporoz, koroner kalp hastalığı, felç) önlemek, yaşam kalitesini iyileştirmek ve cinsel işlevi korumaktır” diye konuştu.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Menopoz Topluluğu (IMS) tarafından tüm dünyadaki kadınların menopozla ilgili bilinçlendirilmesini sağlamak ve farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 18 Ekim Dünya Menopoz Günü olarak kutlanıyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, Dünya Menopoz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada erken menopoz ve bu dönemde alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopozda adet görülebilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozda tanı koymak için adet görmemenin şart olmadığını belirten Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Erken menopoz diğer adıyla Primer Over Yetmezliği (POI) tanısı, 40 yaşın altındaki kadınlarda, adet düzensizliği ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) konsantrasyonlarının menopoz sonrası aralıkta (ölçüm laboratuvarı tarafından tanımlandığı şekilde) olması durumudur. Erken menopoz, yaşamı değiştiren bir tanıdır. Erken menopoz tanısı koymak için adet görmemek şart değildir. Erken menopozda sıklıkla aralıklı yumurtalık fonksiyonu ve kendiliğinden adet görme, ilk başvurularından yıllar sonra bile görülebilir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopoz tanısı, çoğu kadın için travmatik olabiliyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, kadınların tanı konulduktan sonraki ilk saatlerdeki duygusal durumlarını tanımlamak için kullandıkları en yaygın kelimelerin &#8220;yıkılmış&#8221;, &#8220;şokta&#8221; ve &#8220;kafası karışmış&#8221; olduğunu söyledi. Doç. Dr. Sivri Aydın, “Erken menopoz tanısı, çoğu kadın için duygusal olarak travmatiktir çünkü aile kurma konusundaki yaşam planlarını, umutlarını ve hayallerini altüst eder. Erken menopozlu kadınlar, depresyon ve anksiyete bozuklukları geliştirebilirler” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Adet fonksiyonunda değişiklik ve ateş basması görülebilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozun belirtilerine değinen Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Erken menopoz, adet fonksiyonunda değişiklik (uzun aralıklarla adet görme veya hiç adet görmeme) ve ateş basması ve vajinal kuruluk gibi östrojen eksikliği semptomlarıyla karakterizedir. Ancak aralıklı yumurtalık fonksiyonu, bu kadınların yaklaşık yüzde 50 ila yüzde 75&#8217;inde görüldüğünden ateş basması, terleme veya vajinal kuruluk olmaması, adet düzensizliği olan bir kadında erken menopoz tanısını düşünmekten alıkoymamalıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Östrojen replasman tedavisi koruyucu etkiye sahip</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Östrojen replasman tedavisi almayan erken menopozlu kadınların bir dizi semptom ve eşlik eden hastalık açısından daha yüksek risk altında olduğunu kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Bazı kadınlarda vazomotor semptomlar dediğimiz ateş basması, terleme, sıkıntı hissi, anormal adet döngülerinin gelişmesinden önce başlayabilir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozun kemik kaybı ve osteoporoz için önemli bir risk faktörü olduğunu kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, bu kadınlarda ayrıca osteoporotik kırık sıklığının daha yüksek olduğunu belirtti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Östrojen eksikliği ve psikososyal sorunlar, cinsel işlevi ve refahı bozabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopoz döneminin önlem alınmaması halinde kadın sağlığı açısından bazı sorunlara yol açabileceğini ifade eden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Adet görmeme ve derin östrojen eksikliğinin ilerlemesiyle atrofik vajinit ve ilişki sırasında ağrı semptomları (östrojen yerine konmazsa) belirginleşir. Östrojen eksikliği ve psikososyal sorunlar, cinsel işlevi ve refahı bozabilir. Erken menopoz, artmış kardiyovasküler morbidite ve mortalite ile ilişkilidir. Erken menopozlu kadınlarda meme kanseri riski artmış olabilir. Bazı çalışmalar erken menopozlu kadınların demans ve bilişsel gerileme açısından daha yüksek risk altında olduğunu göstermektedir” uyarısında bulundu.  </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopoz için risk faktörlerine dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Olası erken menopozlu bir kadının tıbbi öyküsünün altta yatan etiyoloji hakkında ipuçları sağlayabileceğini kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, bunları şöyle sıraladı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Daha önce yumurtalık ameliyatı, kemoterapi veya radyasyon tedavisi geçirmiş olmak, hipotiroidizm veya Graves hastalığı, primer adrenal yetmezlik, vitiligo, miyastenia gravis, hipoparatiroidizm, tekrarlayan mukokutanöz kandidiyazis veya tip 1 diyabet tek başına veya kombinasyon halinde kişisel veya ailesel otoimmün hastalık öyküsü, ailede (anne ve kız kardeşte) erken menopoz öyküsü, Turner Sendromu, Fragile X gibi bazı kromozomal bozukluklar erken menopoz riskini arttırabilir. Sigara kullanımı, menopoz başlangıcını 1-2 yıl öne alabilir. Vakaların yaklaşık yüzde 10&#8217;u aileseldir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopozda östrojenin yararlı etkisinden yoksun kalınıyor </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozda östrojenin azalmasının uzun süre etkileri olduğunu kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Erken menopoz, östrojen hormonunun koruyucu etkisinden uzun süre yoksun kalmak anlamına gelir. Bunun uzun vadeli etkileri; kemik erimesi (osteoporoz), kalp-damar hastalıkları, bilişsel fonksiyonlarda azalma, demans riski artışıdır, vajinal kuruluk ve libido kaybı gibi cinsel sağlık sorunları olarak sıralanabilir. Depresyon, kaygı ve benlik saygısında düşüş gibi durumlar da ortaya çıkabilir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Östrojen tedavisi alınmalıdır</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Östrojen tedavisine karşı mutlak bir kontrendikasyon olmadığı sürece, erken menopozda olan tüm kadınların, osteoporoz ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için östrojen tedavisi alması gerektiğini belirten Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Ayrıca östrojen tedavisi cinsel sağlığı ve yaşam kalitesini korumak ve gerekirse menopozun genitoüriner sendromunu (vajinal östrojenle) tedavi etmek için önemlidir. Hormon tedavisinin rolü, östrojen eksikliği semptomlarını yönetmek, erken menopoz ile ilişkili uzun vadeli sağlık risklerini (osteoporoz, koroner kalp hastalığı, felç) önlemek, yaşam kalitesini iyileştirmek ve cinsel işlevi korumaktır. Bazı kadınların sistemik östrojene ek olarak vajinal östrojene ihtiyacı olabilir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Hormon tedavisine en kısa zamanda başlanmalıdır</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Hormon replasman tedavisine, erken menopoz tanısı konduktan sonra mümkün olan en kısa sürede başlanması ve ortalama menopoz yaşına (ortalama 51) kadar devam edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “İstisnai olarak ailesinde meme kanseri öyküsü olan erken menopozlu kadınlarda 45 yaşında hormon replasmanının durdurulması önerilir. Bu süreçte hormon tedavisi, vücudu doğal hormonal dengeye yakın tutarak kemik ve kalp sağlığını korur. Hormon tedavisi, tek başına yeterli değildir. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, stres yönetimi ve kaliteli uyku, tedaviyi destekleyen ve yaşam kalitesini artıran temel taşlardır” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yumurta veya embriyo dondurma seçenek olabilir</span></b> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopoz teşhisi konan ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için yumurta veya embriyo dondurmanın bir seçenek olabileceğini kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Bu kadınlar tedavi olmaksızın gebe kalsa da gebelik oranları çok düşüktür. (Yüzde 5 ila yüzde 10) Erken menopoz teşhisi konan ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için yumurta veya embriyo dondurma bir seçenek olabilir. Bu kadınlar genellikle yaklaşan veya teşhis edilen erken menopoz sırasında yumurta dondurma olasılığını sorarlar. Yumurta dondurma, yumurtalık fonksiyonları azalmadan önce erken menopoz için bilinen genetik riski olan kadınlarda (örneğin Turner mozaiği) erken menopoz gelişmeden yapılabilir ancak yumurtalıkta kalan oosit sayısının azlığı nedeniyle erken menopoz teşhisi sırasında faydalı olma olasılığı daha düşüktür” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yalnız değilsiniz!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: “Erken menopoz zorlu bir süreç olabilir ancak yalnız değilsiniz. Bu konuda deneyimli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile iş birliği içinde olmak ve gerekirse psikolojik destek almak, süreci sağlıklı ve güçlü bir şekilde yönetmenize yardımcı olacaktır.”</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-menopozda-ostrojen-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-584861">Erken menopozda östrojen tedavisi yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Dilovası’nda Hava Kalitesini Artıracak Adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaeli-dilovasinda-hava-kalitesini-artiracak-adim-575410</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 22:39:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[artıracak]]></category>
		<category><![CDATA[dilovası]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575410</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen “Doğalgaz Teşvikleri ile Kömür Kullanımının Azaltılması ve Hava Kalitesinin İyileştirilmesi Projesi” kapsamında Dilovası’nda 300 haneye ücretsiz doğalgaz kurulum desteği sağlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-dilovasinda-hava-kalitesini-artiracak-adim-575410">Kocaeli Dilovası’nda Hava Kalitesini Artıracak Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık desteğiyle başlatılan proje, çevre ve halk sağlığını önceleyen bir yaklaşımla kömür kullanımını azaltmayı ve hava kalitesini artırmayı hedefliyor. Pilot bölge olarak seçilen Dilovası’nda, gelir seviyesi düşük ve sosyal yardım alan ailelerin evlerine kombi, petek ve tüm doğalgaz ekipmanları ücretsiz olarak kuruluyor. İşçilik dahil tüm giderler Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanıyor.</p>
<p><strong>DİLOVASI’NDA DÖNÜŞÜM ÜCRETSİZ SAĞLANIYOR</strong></p>
<p>Proje kapsamında, Büyükşehir Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından pilot bölge olarak belirlenen Dilovası ilçesinden 450 başvuru alınarak değerlendirildi. Değerlendirmeler sonucuna 217 hane uygun olarak belirlenirken, yüklenici firma tarafından 1 Ağustos itibarıyla doğalgaz dönüşümüne başlandı.</p>
<p><strong>PROJEDEN 300 HANE YARARLANABİLECEK </strong></p>
<p>Özellikle kış aylarında katı yakıtların neden olduğu hava kirliliğini azaltmak amacıyla yürütülen projede bugüne kadar 30 haneye kurulum gerçekleşti. Projenin en geç yılsonu itibari ile tamamlanması planlanıyor. Proje kapsamında, diğer başvuruların da incelenmesi ile öncelikli olarak gelir düzeyi düşük, kömür yardımı ve sosyal yardım alan yaklaşık 300 haneye doğalgaz kurulum desteği verilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-dilovasinda-hava-kalitesini-artiracak-adim-575410">Kocaeli Dilovası’nda Hava Kalitesini Artıracak Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konya Büyükşehir Ahmet Yesevi Caddesi ve Sakarya Kavşağı&#8217;nda Yol Kalitesini Yükseltti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-ahmet-yesevi-caddesi-ve-sakarya-kavsaginda-yol-kalitesini-yukseltti-561462</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 08:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kavşağında]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[yesevi]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yükseltti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561462</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, şehrin önemli ulaşım akslarından olan Ahmet Yesevi Caddesi’nde gerçekleştirdiği üstyapı iyileştirmesi ve asfalt çalışmasıyla caddenin kalitesini ve konforunu yükseltti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-ahmet-yesevi-caddesi-ve-sakarya-kavsaginda-yol-kalitesini-yukseltti-561462">Konya Büyükşehir Ahmet Yesevi Caddesi ve Sakarya Kavşağı&#8217;nda Yol Kalitesini Yükseltti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi, şehrin önemli ulaşım akslarından olan Ahmet Yesevi Caddesi’nde gerçekleştirdiği üstyapı iyileştirmesi ve asfalt çalışmasıyla caddenin kalitesini ve konforunu yükseltti. Ayrıca İstanbul Yolu Sakarya Kavşağı’nın da asfalt kaplaması yenilendi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, her iki bölgede tamamladıkları çalışmanın toplam maliyetinin 10 milyon liranın üzerinde olduğunu belirterek, “Şehrimizin dört bir yanında trafik konforunu artıracak bu tür düzenlemelere devam edeceğiz” dedi. </strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, Ahmet Yesevi Caddesi’nde yaptığı üstyapı iyileştirmesi ve asfalt çalışmasıyla caddenin standardını yükseltti.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, şehir genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımların kesintisiz şekilde sürdüğünü belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>“Şehrimizin önemli ulaşım akslarından biri olan Selçuklu ilçemizdeki Ahmet Yesevi Caddesi’nde gerçekleştirdiğimiz üstyapı iyileştirme ve asfalt serim çalışmalarımız tamamlandı. Yapılan çalışma ile yol yüzeyi, yağmur suyu drenaj hatlarıyla aynı seviyeye getirilerek su birikintilerinin, çökmenin ve yüzey deformasyonlarının önüne geçtik. Bu sayede bölgede sürüş güvenliğini artırırken aynı zamanda yolun uzun ömürlü olmasını da sağlamış olduk. Ayrıca altyapı ve üstyapı arasında sağlanan uyumlu geçişle, özellikle yağışlı havalarda yaşanabilecek olası trafik aksaklıklarının da önüne geçmeyi hedefledik” diye konuştu.</p>
<p>Başkan Altay, Konya&#8217;nın en işlek ve önemli bir diğer kavşaklarından olan, Yeni İstanbul Caddesi ve Adana Çevre Yolu’nun kesişim noktasındaki Sakarya Kavşağı’nın da asfalt kaplamasının yenilendiğini kaydederek, “Ahmet Yesevi Caddesi’ndeki ve Sakarya Kavşağı’nda çalışmalarımızın maliyeti 10 milyon lirayı geçti. Her iki bölgedeki üstyapı ve asfalt çalışmalarımızla hem bölgedeki altyapı kapasitesi artırıldı hem de modern, konforlu ve güvenli bir ulaşım ortamı oluşturuldu. Şehrimizin dört bir yanında trafik konforunu artıracak bu tür düzenlemelere devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>GECE MESAİSİ İLE ASFALT ÇALIŞMASI YAPILIYOR</strong></p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi, şehir merkezindeki yol bakım çalışmalarını, trafiği etkilememek için yoğun olarak gece saatlerinde gerçekleştiriyor. Sadece Temmuz ayı içinde 5 caddede yapılan gece çalışmalarında 5 bin ton asfalt kullanıldı.<br /> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-ahmet-yesevi-caddesi-ve-sakarya-kavsaginda-yol-kalitesini-yukseltti-561462">Konya Büyükşehir Ahmet Yesevi Caddesi ve Sakarya Kavşağı&#8217;nda Yol Kalitesini Yükseltti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milas Belediyesi Hizmet Kalitesini Artırmak İçin Araç Filosunu Güçlendiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesi-hizmet-kalitesini-artirmak-icin-arac-filosunu-guclendiriyor-553930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 10:47:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[filosunu]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[milas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kırsal ve merkez mahalleleriyle geniş bir coğrafyaya hizmet veren Milas Belediyesi, vatandaşlara daha hızlı ve etkin hizmet sunmak amacıyla araç envanterini genişletiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesi-hizmet-kalitesini-artirmak-icin-arac-filosunu-guclendiriyor-553930">Milas Belediyesi Hizmet Kalitesini Artırmak İçin Araç Filosunu Güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muğla&#8217;ya bağlı Milas Belediyesi Ek Hizmet Binası’nın bahçesinde gerçekleşen törenle Milas Belediyesi’nin araç envanterine katılan 1 adet otomatik çöp kamyonu, 3 adet çöp kamyonu, 1 adet midibüs, 2 adet 4&#215;2 pıck-up&#8217;ın tanıtımı yapıldı. Alımı yapılan 1 adet damperli kamyonun da ileriki günlerde envantere gireceği bildirildi.</p>
<p><b>8 ARAÇ ENVANTERE KATILDI&hellip;</b></p>
<p>Araç tanıtım töreninde konuşan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, &ldquo;Bugün Milas Belediyemiz için önemli bir gün. Milas’ımızın genişleyen alanı içerisinde hizmet götürme konusunda zaman zaman sıkıntılar yaşadığımızı biliyoruz. Dolayısıyla bu ihtiyacı karşılamak üzere belediyemizin elindeki imkanlarla bu araçların alımı ile ilgili ödenekleri kendi bütçemizden karşıladık. Aldığımız araçlar değişik birimlerdeki personellerimize ve müdürlerimize katkı sağlayacak. Öncelikle Temizlik İşleri Müdürlüğümüzün bünyesine 4 araç kattık. Onun yanında belediye hizmetlerimizi yürütmek üzere 2 tane pick up aldık. Makine İkmal Birimimize 1 adet midibüs aldık. Fen İşleri Müdürlüğümüze de ileriki günlerde damperli kamyon gelecek. Toplam 8 aracımız olacak. Bunların toplam bedeli 25 milyon 543 bin TL dir. Kendi bütçemizden tasarruflu bir çalışma yaparak bunları karşılamış olduk.</p>
<p><b>İLERİKİ GÜNLERDE YENİ ARAÇ ALIMI OLACAK&hellip;</b></p>
<p>İleriki günlerde yeni araç alımları olacağını belirten Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, <b>&ldquo;</b>Önümüzdeki günlerde diğer birimlerimize de bakanlığımızdan izin alarak 13 araç daha alacağız. Milas’ımızı rahat bir nefes aldırma konusunda çalışmalarımız devam edecek. Çalışan personelimize kolaylıklar diliyorum. Hatasız kazasız bir çalışma dönemi olsun. Araçlarımız vatandaşlarımıza, belediyemize ve Milas’ımıza hayırlı olsun&rdquo; dedi.</p>
<p><b>BAŞKAN TOPUZ DİREKSİYON BAŞINA GEÇTİ&hellip;</b></p>
<p>Araç tanıtım töreninde konuşmasını tamamlamasının ardından yeni gelen araçların direksiyonuna geçen Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, kısa bir tur atarak aracın ilk sürüşünü yaptı. Sonrasında araçları tek tek inceleyen Başkan Topuz, ekiplerden bilgiler aldı.</p>
<p>Çekilen fotoğrafların ardından son bulan araç tanıtım törenine Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Özgür, belediye meclis üyeleri, belediye birim müdürleri katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesi-hizmet-kalitesini-artirmak-icin-arac-filosunu-guclendiriyor-553930">Milas Belediyesi Hizmet Kalitesini Artırmak İçin Araç Filosunu Güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:21:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturma]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanserine bağlı olarak memenin alınmasından sonra plastik cerrahlar tarafından uygulanan yeniden meme oluşturma (meme onarımı/meme rekonstrüksiyonu) ameliyatları, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik yönden yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758">Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Meme kanserine bağlı olarak memenin alınmasından sonra plastik cerrahlar tarafından uygulanan yeniden meme oluşturma (meme onarımı/meme rekonstrüksiyonu) ameliyatları, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik yönden yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, bu ameliyatların tercihe bağlı olarak yapılmasına rağmen, kadınların sosyal yaşamlarını sürdürmelerine büyük katkı sağladığını belirtti. Meme kanseri sıklığının artması ve tedavideki başarılı sonuçların bu konunun önemini daha da artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Aysal, “Kadının özgüvenini yeniden kazanmasına da katkı sağlayan meme rekonstrüksiyonu ameliyatları, plastik cerrahinin en yüz güldürücü işlemlerinden biri” dedi.</em></p>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri tedavisinde bir memenin veya iki memenin birden alınması gerekliliği hastaları hem fiziksel hem de ruhsal açıdan derinden etkileyebiliyor. Bu süreçte, doğru zamanlama ve yöntemle yapılan yeniden meme oluşturma ameliyatlarının kadının yaşam kalitesine büyük katkı sağladığını vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, plastik cerrahi desteğinin kadınların sosyal yaşantısında ve özgüveninde fark edilir bir iyileşme sağladığını ifade etti. Doç. Dr. Aysal, “Amacımız, hastalarımızı yeni bir memeyle taburcu etmek ve onları çok daha mutlu bir şekilde kıyafet giyebilir hale getirmek” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘KADININ SOSYAL YAŞAMINI SÜRDÜRMESİNE KATKI SAĞLIYOR’</strong></p>
<p>Meme kaybının kadınlar için yalnızca fiziksel değil, duygusal olarak da çok yıkıcı olabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Aysal, “Meme kanseri günümüzde oldukça yaygın. Kanser hastalığının getirdiği olumsuz hislere ek olarak memesinin bir kısmını veya tamamını kaybetmek durumunda kalan kadın sayısı az değil. Estetik cerrahiyle yeniden meme oluşturmak, hem psikolojik destek hem de yaşam kalitesini artıran önemli bir adım. Bu ameliyatlar, plastik cerrahinin en tatmin edici uygulamalarından biri” dedi.</p>
<p><strong>‘MEMESİ ALINMIŞ HER HASTAYA YENİDEN MEME OLUŞTURMAK MÜMKÜN’</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisi amacıyla meme alınması ameliyatı sonrasında yeniden meme oluşturmanın mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Aysal, sözlerine şöyle devam etti: “Genel cerrahlar, kanseri tamamen ortadan kaldırmak amacıyla memenin bir kısmını ya da tamamını almak zorunda kalabiliyor. Bu noktada plastik cerrahlar olarak biz devreye giriyoruz. Memenin alınmasından hemen sonra, eş zamanlı olarak yeni bir meme oluşturmak mümkün. Ya da hastalarımız ilerleyen dönemlerde yeniden meme oluşturma ameliyatı için bize başvurabilir.”</p>
<p><strong>“BU AMELİYATLAR KANSER TEDAVİSİYLE ÇELİŞMEZ”</strong></p>
<p>Meme kanseri ameliyatından sonra yeni memenin ne zaman yapılacağına ve var olan meme kanseri riskiyle bir ilişkisi olup olmadığına değinen Doç. Dr. Aysal, şu bilgileri verdi: “Yeniden meme oluşturma, kanser tedavisiyle çelişmez. Kanserin tekrarlamaması için tüm önlemler alındıktan sonra, estetik cerrahlar yeni meme yapımına geçer. Ne Türkiye’de ne de yurt dışında, estetik kaygılarla eksik kanser ameliyatı yapılmaz. Bu işlemin, mevcut meme kanserinin tekrarlama riskini artırdığına dair herhangi bir bulgu bulunmamaktadır.”</p>
<p><strong>“FARKLI YÖNTEMLER KULLANILIYOR”</strong></p>
<p>Yeniden meme oluşturmak için iki farklı yöntem uygulandığını belirten Doç. Dr. Aysal, cerrahi seçeneklerle ilgili şu bilgileri verdi: “Yöntemlerden biri silikon implantlarla yeniden meme oluşturma ameliyatlarıdır. Diğer yöntemde ise hastanın kendi var olan dokuları yani hastanın öz dokuları kullanılarak yeniden meme oluşturulur. Silikon implantlarla yapılan ameliyatlarda, meme kanseri ameliyatında derinin bir kısmı korunur, içerisine silikon implantlar yerleştirilir ve dıştaki deriyle meme şekli verilir. Bu yöntemle hasta, kanser ameliyatından sonra memesini kaybetmediği için yaşayabileceği psikolojik etkiden de korunmuş olur. Öz doku tekniğinde ise karın veya sırt dokusu kullanılarak yeni bir meme oluşturulur. Örneğin, hafif göbeği olan bir kadına göbek dokusuyla meme yapılırken aynı anda karın germe işlemi de gerçekleştirilmiş olur. Hangi yöntemin tercih edileceği; hastanın genel durumu, cerrahın deneyimi ve hasta ile yapılan görüşmelere göre belirlenir.”</p>
<p><strong>“YENİDEN MEME OLUŞTURMA AMELİYATLARI, KANSER TANISI ALMIŞ HER HASTAYA YAPILABİLİR”</strong></p>
<p>Her yaştan kadına meme oluşturma ameliyatı yapılabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Aysal şöyle konuştu: “Yeniden meme oluşturma ameliyatları, kanser tanısı almış her hastaya uygulanabilir. Yaş fark etmemektedir. Örneğin, 20 yaşında meme kanseri çok nadirdir ama yapılmaz mı? Elbette yapılır. Farklı bir hastada gen pozitifliği dediğimiz bir durum söz konusu olabilir. Ailesinde meme kanseri bulunan bir hastaya genetik analizlerle meme kanseri riski belirlenmiş olabilir. Risk analizlerini genel cerrahi yapar. Bu hastalara genel cerrahi uzmanları tarafından memelerin alınıp içleri boşaltılırsa kanserden korunabileceği söylenebilir. Bu durumda dahi plastik cerrahi tarafından yeniden meme yapılabilir. 40 ve 50 yaşındaki hastalara da meme oluşturma ameliyatı yapılabilir. Teknikler farklılık gösterebilir, hangi tekniğin uygun olacağı hastaya özel olarak değerlendirilir. Geçmişte memesi alınmış, göğsünde meme bulunmayan bir hastaya da yıllar sonra meme yapılması mümkündür. Böyle hastalar varsa başvurabilirler.”</p>
<p><strong>“HASTA-HEKİM UYUMU ÇOK ÖNEMLİ”</strong></p>
<p>Meme oluşturma ameliyatlarının bazı riskler barındırabileceğini belirten Doç. Dr. Aysal, şunları söyledi: “Her ameliyat gibi bu operasyon da bazı komplikasyonlar içerebilir. Enfeksiyon, doku ayrışması gibi durumlar oluşabilir. Ancak bu riskler yönetilebilir. Cerrah ve hasta uyum içinde çalıştığında bu süreç başarıyla yönetilir. Biz hastalarımızın yanında oluyor ve sürecin sonuna kadar destek veriyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758">Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-2-453074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 11:26:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[egehaymer]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[tescilledi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAYMER), Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yapılan denetimler sonucunda hâlihazırda sahip olduğu TSE-ISO-EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin süresini dört yıl daha uzatmaya hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-2-453074">Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAYMER), Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yapılan denetimler sonucunda hâlihazırda sahip olduğu TSE-ISO-EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin süresini dört yıl daha uzatmaya hak kazandı.</p>
<p>EGEHAYMER Müdürü Prof. Dr. Murat Olukman ve merkez yönetimini makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesinde kalite ve akreditasyon süreçlerinin bir kültür haline geldiğini vurguladı. Merkez yönetimi, yenilenen kalite belgesini Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’a takdim etti.</p>
<p>Ege Üniversitesinde akredite birim ve laboratuvar sayısının her geçen gün arttığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından tam akreditasyon alan ülkemizdeki ilk üniversiteyiz. Araştırma üniversitesi olmanın bilinciyle kalite ve akreditasyonu bir kültür haline getirdik. EGEHAYMER, ülkemizdeki tüm laboratuvar hayvanları uygulama ve araştırma merkezleri arasında TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetimi Sistem Standardı Belgesini alan ilk merkez olma özelliği taşıyor. Merkezimiz, kalite faaliyetlerini sürdürerek belgenin geçerlilik süresini 4 yıl daha uzatmaya hak kazandı. Kalite odaklı yaklaşımlarımızı uluslararası standartlara uygun bir şekilde yükselten EGEHAYMER ekibimizi tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Araştırmacılarımız belgeyi yayınlarında kullanabilecek”</b></p>
<p>EGEHAYMER Müdürü Prof. Dr. Murat Olukman, “Bir kuruluşun başarı performansındaki temel faktör hizmetlerinin kalitesidir. Dünyada araştırmacıların kalite açısından beklentilerinin giderek daha yüksek olma eğilimi yaygınlaşmaktadır. Bu görüşle birlikte, performansa, yoğunluğa ve maliyete bağlı olmaksızın etik kurallar çerçevesinde sürdürebilir kalite yönetimi, başarının en önemli ve temel basamaklarından birini oluşturmaktadır. Rektör hocamızın desteği ile deney hayvanı çalışmalarında gerek ulusal gerek uluslararası araştırmalarda tercih sebebi olmak, düzenlenecek kurs ve kongrelere ev sahipliği yapmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Bu bağlamda merkezimiz 2021 yılından bu zamana kadar ‘sürdürülebilir kalite anlayışı’ ile Türk Standartları Enstitüsü tarafından TS EN ISO 9001 standardı kapsamında belgelendirilmiştir. Üniversitemizin stratejik amaç ve hedeflerini dikkate alarak deney hayvanı çalışmalarında ulusal ve uluslararası alanda rekabet etmek öncelikli amaçlarımız arasındadır. Merkezimizde araştırma yapan tüm araştırmacılar, bu belgeyi ulusal ve uluslararası yayınlarında kullanabilecekler. Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’a TS EN ISO 9001:2015 Kalite Belgesini almamızda verdiği destek için bir kez daha teşekkür ederiz” diye konuştu.</p>
<p><b>Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu (ISO)</b></p>
<p>Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu, ulusal standart kuruluşlarının dünya çapında bir federasyonu konumunda yer alıyor. Bu federasyonun uluslararası platformda kullanılmak üzere sunduğu; var olan tüm yönetim sistemlerinin temelini oluşturan ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından kapsama alınan “TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetimi Sistem Standardı” 1987 yılında yayımlandığı tarihten itibaren en fazla ilgiyi ve uygulama alanını bulan standart belgeyi oluşturuyor. Bu standart; kuruluşta kalite anlayışının gelişimini, kârın, verimliliğin ve pazar payının artmasını, etkin bir yönetimi, maliyetin azalmasını, çalışanların tatminini, kuruluş içi iletişimde iyileşmeyi,  tüm faaliyetlerde geniş izleme ve kontrolü, iadelerin azalmasını, araştırmacı şikayetinin azalmasını, memnuniyetin artmasını, ulusal ve uluslararası düzeyde uygulanabilirliği sağlıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-2-453074">Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-453073</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 11:26:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[egehaymer]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[tescilledi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAYMER), Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yapılan denetimler sonucunda hâlihazırda sahip olduğu TSE-ISO-EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin süresini dört yıl daha uzatmaya hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-453073">Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAYMER), Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yapılan denetimler sonucunda hâlihazırda sahip olduğu TSE-ISO-EN 9001 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin süresini dört yıl daha uzatmaya hak kazandı.</p>
<p>EGEHAYMER Müdürü Prof. Dr. Murat Olukman ve merkez yönetimini makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesinde kalite ve akreditasyon süreçlerinin bir kültür haline geldiğini vurguladı. Merkez yönetimi, yenilenen kalite belgesini Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’a takdim etti.</p>
<p>Ege Üniversitesinde akredite birim ve laboratuvar sayısının her geçen gün arttığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından tam akreditasyon alan ülkemizdeki ilk üniversiteyiz. Araştırma üniversitesi olmanın bilinciyle kalite ve akreditasyonu bir kültür haline getirdik. EGEHAYMER, ülkemizdeki tüm laboratuvar hayvanları uygulama ve araştırma merkezleri arasında TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetimi Sistem Standardı Belgesini alan ilk merkez olma özelliği taşıyor. Merkezimiz, kalite faaliyetlerini sürdürerek belgenin geçerlilik süresini 4 yıl daha uzatmaya hak kazandı. Kalite odaklı yaklaşımlarımızı uluslararası standartlara uygun bir şekilde yükselten EGEHAYMER ekibimizi tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Araştırmacılarımız belgeyi yayınlarında kullanabilecek”</b></p>
<p>EGEHAYMER Müdürü Prof. Dr. Murat Olukman, “Bir kuruluşun başarı performansındaki temel faktör hizmetlerinin kalitesidir. Dünyada araştırmacıların kalite açısından beklentilerinin giderek daha yüksek olma eğilimi yaygınlaşmaktadır. Bu görüşle birlikte, performansa, yoğunluğa ve maliyete bağlı olmaksızın etik kurallar çerçevesinde sürdürebilir kalite yönetimi, başarının en önemli ve temel basamaklarından birini oluşturmaktadır. Rektör hocamızın desteği ile deney hayvanı çalışmalarında gerek ulusal gerek uluslararası araştırmalarda tercih sebebi olmak, düzenlenecek kurs ve kongrelere ev sahipliği yapmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Bu bağlamda merkezimiz 2021 yılından bu zamana kadar ‘sürdürülebilir kalite anlayışı’ ile Türk Standartları Enstitüsü tarafından TS EN ISO 9001 standardı kapsamında belgelendirilmiştir. Üniversitemizin stratejik amaç ve hedeflerini dikkate alarak deney hayvanı çalışmalarında ulusal ve uluslararası alanda rekabet etmek öncelikli amaçlarımız arasındadır. Merkezimizde araştırma yapan tüm araştırmacılar, bu belgeyi ulusal ve uluslararası yayınlarında kullanabilecekler. Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’a TS EN ISO 9001:2015 Kalite Belgesini almamızda verdiği destek için bir kez daha teşekkür ederiz” diye konuştu.</p>
<p><b>Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu (ISO)</b></p>
<p>Uluslararası Standardizasyon Kuruluşu, ulusal standart kuruluşlarının dünya çapında bir federasyonu konumunda yer alıyor. Bu federasyonun uluslararası platformda kullanılmak üzere sunduğu; var olan tüm yönetim sistemlerinin temelini oluşturan ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından kapsama alınan “TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetimi Sistem Standardı” 1987 yılında yayımlandığı tarihten itibaren en fazla ilgiyi ve uygulama alanını bulan standart belgeyi oluşturuyor. Bu standart; kuruluşta kalite anlayışının gelişimini, kârın, verimliliğin ve pazar payının artmasını, etkin bir yönetimi, maliyetin azalmasını, çalışanların tatminini, kuruluş içi iletişimde iyileşmeyi,  tüm faaliyetlerde geniş izleme ve kontrolü, iadelerin azalmasını, araştırmacı şikayetinin azalmasını, memnuniyetin artmasını, ulusal ve uluslararası düzeyde uygulanabilirliği sağlıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-laboratuvar-hayvanlari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-egehaymer-kalitesini-bir-kez-daha-tescilledi-453073">Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi EGEHAYMER kalitesini bir kez daha tescilledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Canik&#8217;ten Sporda Büyük Atılım: Kalitesini Bir Kez Daha Gösterdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/canikten-sporda-buyuk-atilim-kalitesini-bir-kez-daha-gosterdi-419760</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 21:11:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atılım]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[canikten]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[gösterdi]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[sporda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419760</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı’nın ‘Sporda Öncü Şehir Canik’ sloganıyla ilçeye spor alanında kazandırdığı önemli projeler ve yatırımlar kamuoyunun ilgisini çekmeye devam ediyor. Canik’ten milli takımlara sporcular kazandırılmasına öncülük eden Başkan İbrahim Sandıkçı, spor alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla ilçedeki her yaş grubundan vatandaşın sporla buluşmasını teşvik ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canikten-sporda-buyuk-atilim-kalitesini-bir-kez-daha-gosterdi-419760">Canik&#8217;ten Sporda Büyük Atılım: Kalitesini Bir Kez Daha Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Canik’ten Sporda Büyük Atılım: Kalitesini Bir Kez Daha Gösterdi</p>
<p>Başkan Sandıkçı: “Canik’imizi sporda marka haline getirdik”</p>
<p>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı’nın ‘Sporda Öncü Şehir Canik’ sloganıyla ilçeye spor</p>
<p>alanında kazandırdığı önemli projeler ve yatırımlar kamuoyunun ilgisini çekmeye devam</p>
<p>ediyor. Canik’ten milli takımlara sporcular kazandırılmasına öncülük eden Başkan İbrahim</p>
<p>Sandıkçı, spor alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla ilçedeki her yaş grubundan vatandaşın</p>
<p>sporla buluşmasını teşvik ediyor. Başkan İbrahim Sandıkçı’nın 2019-2023 yılları arasında</p>
<p>görevde bulunduğu süre içerisinde imzasını taşıyan Kış Spor Okulları, Yaz Spor Okulları ve</p>
<p>Akademiye Hazırlık Kursları’nda 4.5 yıl içerisinde 6 bin 409 çocuk ve genç, 15 farklı spor</p>
<p>branşında eğitim aldı. Başkan İbrahim Sandıkçı’nın sporda vizyon projeleri neticesinde ilçede</p>
<p>sporcuların tarihi başarılara imza attığı ve sporda farkını ortaya koyan ilçede, 4.5 yıllık dönem</p>
<p>içerisinde 45 uzman antrenör eğitimlerde görev aldı.</p>
<p>6 Bin 409 Çocuk ve Genç Eğitimlerle Buluştu</p>
<p>Canik’te 4.5 yıl içerisinde spora ve sporcuya yönelik ciddi çalışmalar yapıldığını kaydeden</p>
<p>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, çocukları ve gençleri sporla buluşturmaya devam</p>
<p>ettiklerini belirtti. Başkan İbrahim Sandıkçı, “ Çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere</p>
<p>her yaştan vatandaşımızı sporla buluşturmaya devam ediyoruz. İlçemizde sporla iç içe,</p>
<p>sağlıklı ve zinde nesillerin yetişmesini hedefleyerek, ücretsiz spor okulları düzenledik. 4.5 yıl</p>
<p>içerisinde 6 bin 409 çocuk ve gencimizi ilgi alanları ve yeteneklerine göre spor eğitimleriyle</p>
<p>buluşturduk. Ücretsiz sporcu servisimizi onların hizmetine sunduk. Görevde bulunduğumuz</p>
<p>4.5 yıl süre içerisinde lisanslı sporcularımızın sayısını arttık. Milli takımlarımıza yeni sporcular</p>
<p>kazandırdık. Milli takım kadrolarında yer alan sporcularımız, dünya ve Avrupa</p>
<p>şampiyonluklarıyla ülkemize büyük sevinç yaşattı. Ücretsiz bir şekilde düzenlediğimiz</p>
<p>Akademiye Hazırlık Kurslarımızla gençlerimizin hayallerindeki mesleğe giden yolda yanında</p>
<p>olduk. Ayrıca ilçemizdeki hanım kardeşlerimiz için ücretsiz spor eğitimleri düzenledik.</p>
<p>Canik’imizi sporda marka haline getirdik. Spor alanına yönelik çalışmalarımızı kesintisiz bir</p>
<p>şekilde sürdürecek, yeni sporcular yetiştireceğiz. Spordaki zirvemizi sürdürmeye devam</p>
<p>edeceğiz” şeklinde ifade etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canikten-sporda-buyuk-atilim-kalitesini-bir-kez-daha-gosterdi-419760">Canik&#8217;ten Sporda Büyük Atılım: Kalitesini Bir Kez Daha Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnkontinans Problemi Yaşam Kalitesini Düşürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inkontinans-problemi-yasam-kalitesini-dusuruyor-415064</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Oct 2023 10:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[düşürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[inkontinans]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada yaşlı nüfus giderek artarken, uzayan ömür beraberinde yaşam kalitesi sorgulamasını da artırıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inkontinans-problemi-yasam-kalitesini-dusuruyor-415064">İnkontinans Problemi Yaşam Kalitesini Düşürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyada yaşlı nüfus giderek artarken, uzayan ömür beraberinde yaşam kalitesi sorgulamasını da artırıyor. Ülkemizde, 2022 yılı verilerine göre nüfusun yüzde 9,9’una karşılık gelen 8 milyon 451bin kişi 65 yaşın üzerinde. Ancak yaşlıların neredeyse yarısından fazlası idrar kaçırma (inkontinans) sorunu yaşıyor ve bu da yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Türkiye’de yaşlı nüfusun yarısı bu korku nedeniyle sosyal izolasyonla karşı karşıya. Oysa hekime başvurma ve tedavi olmaları konusunda cesaretlendirilmeleri gerekiyor. </strong></p>
<p>Akademik Geriatri Derneği tarafından düzenlenen 5. Uluslararası ve 16. Akademik Geriatri Kongresi 27 Eylül – 1 Ekim 2023 tarihleri arasında Ankara’da yapıldı. Kongrede konuşan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Aslı Tufan Çinçin “İnkontinansın yaşlının yaşam kalitesi ve sağlığı üzerine etkileri” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Canped’in desteğiyle düzenlenen uydu sempozyumda, idrar kaçırma (inkontinans) şikayetlerinin yaşlıların hayatına olan etkileri tartışıldı.</p>
<p><strong>“Utanıp kliniğe başvurmuyorlar”</strong></p>
<p>Sağlık politikaların iyileştirilmesi ve birçok hastalığın tedavisinin sağlanması ile birlikte insan ömrünün uzadığına işaret eden Doç. Dr. Aslı Tufan Çinçin, “Yaşlanma, zamanla birlikte gelişen ilerleyici fonksiyon kaybı, fizyolojik fonksiyonlarda bozulma ve tüm işlevlerde azalmaya neden olan süregelen ve evrensel bir süreç. Maalesef, yaşlıların hastalık ve şikayetleri sıklıkla önemsenmiyor ve yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülüyor. Yaşlı hastaların çoğu, idrar kaçırma yakınması için kliniğe başvurmuyor. Bunun sebepleri kimi zaman çekinme, utanma, kimi zaman ise önemsememe, normal olduğunu düşünme ya da yaşlanmanın doğal bir sonucu olduğunu düşünmeleridir. Ülkemizde yapılan bazı çalışmalar üriner inkontinans sıklığının yüzde 16,4 ila yüzde 43,6 arasında olduğunu gösteriyor. Huzurevlerinde kalan yaşlıların yüzde 50 ila yüzde 80’inde bu sorunla karşılaşıldığı görülüyor. Kadınlarda üriner inkontinans görülme oranı ise erkeklere oranla 2 kat fazladır.” dedi.</p>
<p>Sempozyumda üriner inkontinans risk faktörleri;</p>
<p>Yaş, gebelik sayısı, obezite, diyabet, nörolojik hastalıklar, demans, BPH diye adlandırdığımız iyi huylu prostat büyümesi, ilaçlar ve fonksiyonel bağımlılık olarak sıralandı. Üriner inkontinansın kadın hastaların yaşam kalitesini ve duygu durumunu olumsuz etkilediği ve sosyal izolasyona yol açtığı belirtildi.</p>
<p>Akademik Geriatri Derneği’nin sunumunda, araştırma sonuçlarından da şu örnekler verildi:</p>
<p>Yaşlıların %62,5’inin yaşam kalitesi üriner inkontinans nedeni ile olumsuz etkileniyor,</p>
<p>%52,7’si bu korku nedeniyle evden dışarı çıkmıyor,</p>
<p>%18,2’si misafirlik ve alışverişe gitmiyor,</p>
<p> %18,2’si dini ritüellerini yapamıyor.</p>
<p>Üriner inkontinans sorunu olan kişiler, bu sorunu olmayanlara oranla 4 kat daha fazla uyku şikayetleriyle karşılaşıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hijyen ürünlerinden destek alınabilir</strong></p>
<p>Sempozyumda, inkontinansın etkilerini sınırlandırmaya yardımcı ürünlerin yaşam kalitesini artırmaya destek olacağı belirtildi.  Özellikle, mesane bezi, hasta bezi, emici külot gibi destek hijyen ürünlerinin idrar ve dışkı kaçırma şikayetlerinin etkilerini sınırlandırmaya yardımcı olacağı kaydedildi.  Akademik Geriatri Derneği’nin sunumunda, idrar kaçırma şikayeti olan hastalarda inkontinans ürünlerinden destek alınması önerildi ve hasta bezi yardımı alabilmek için de SGK’ya başvuru yapılabileceği belirtildi. Devletin aylık 120 hasta bezi yardımı yaptığı kaydedilerek inkontinansı olan bireylerin hekime başvurma ve tedavi olma konusunda teşvik edilmesi ve cesaretlendirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Canped Hakkında:</strong></p>
<p>Türkiye’nin ilk yetişkin bezi markası olarak kurulan Canped, 1998 yılında faaliyete başladı. Türkiye’nin bu alanda en çok tercih edilen markası Canped, gelişen yetişkin bezi pazarının lideri* olarak, en fazla ürün çeşitliliğine sahiptir. Hasta bezi kategorisinde uzman marka Canped; güvenle kullanılır, yaşam kalitesini arttırır. Ontex Türkiye; Afrika, Kafkaslar, Orta Asya ve Orta Doğu bölgelerinin yönetiminden sorum olarak başlıca markaları Canped ve Canbebe ile tüketici beklentilerini en üst düzeyde karşılamayı hedeflemektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inkontinans-problemi-yasam-kalitesini-dusuruyor-415064">İnkontinans Problemi Yaşam Kalitesini Düşürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çumra&#8217;da atık aktarma merkezi hizmet kalitesini artırdı </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cumrada-atik-aktarma-merkezi-hizmet-kalitesini-artirdi-394015</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Aug 2023 11:54:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aktarma]]></category>
		<category><![CDATA[artırdı]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[çumrada]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=394015</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çumra Belediyesi tarafından yapımı tamamlanarak faaliyete geçen katı atık aktarma merkezi ilçede hizmet kalitesini arttırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumrada-atik-aktarma-merkezi-hizmet-kalitesini-artirdi-394015">Çumra&#8217;da atık aktarma merkezi hizmet kalitesini artırdı </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Çumra Belediyesi tarafından yapımı tamamlanarak faaliyete geçen katı atık aktarma merkezi ilçede hizmet kalitesini arttırdı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Çumra Belediyesi yenilikçi projeleri ile ilçeye modern yatırımlar kazandırmaya devam ediyor. Temizlik hizmetlerinde kaliteyi arttırmak, aynı zamanda yakıttan tasarruf sağlamak amacıyla atık aktarma merkezi hizmete girdi. Bu kapsamda 53 mahalleden toplanan atıklar belediye araçları ile bu tesise getirilerek bertaraf ediliyor. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Yakıttan 2.000.000 TL Tasarruf”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İlçeye kazandırılan yatırımla ilgili açıklamalarda bulunan Çumra Belediye Başkanı, Recep Candan, atık aktarma merkezinin hem zamandan hem de yakıttan tasarruf sağladığını belirterek Çumra için önemli bir hizmet sağladığını kaydetti; Candan yaptığı açıklamada; “Daha öncesinde 18 kamyon ve 40 personelle yapılan işi, 2 treyler ve 4 seferde yapıyoruz. Sadece yakıttan yılda 2.000.000 TL tasarruf ediyoruz. Bu tesisin kazandırılmasında ve treyler hibe desteği için önceki dönem Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur İbrahim Altay’a şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumrada-atik-aktarma-merkezi-hizmet-kalitesini-artirdi-394015">Çumra&#8217;da atık aktarma merkezi hizmet kalitesini artırdı </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köprü manzaralı seyir terası Dilovası&#8217;nın yaşam kalitesini artıracak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kopru-manzarali-seyir-terasi-dilovasinin-yasam-kalitesini-artiracak-365184</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 11:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artıracak]]></category>
		<category><![CDATA[dilovasının]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[manzaralı]]></category>
		<category><![CDATA[seyir]]></category>
		<category><![CDATA[terası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir, Osmangazi Köprüsü manzarasına hakim alandaki seyir terası projesinde son rötuşları yapıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kopru-manzarali-seyir-terasi-dilovasinin-yasam-kalitesini-artiracak-365184">Köprü manzaralı seyir terası Dilovası&#8217;nın yaşam kalitesini artıracak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir, Osmangazi Köprüsü manzarasına hakim alandaki seyir terası projesinde son rötuşları yapıyor</p>
<p>Parklardan mesire alanlarına, millet bahçelerinden seyir terasına kadar kent geneline pek çok yeni sosyal donatılar kazandıran Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, insana dokunan yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bu bağlamda Büyükşehir, Dilovası ilçesinde inşa ettiği seyir terasında son rötuşları yapıyor. Dilovası’nda yaşayan vatandaşların aileleri ile keyifli bir zaman geçirmelerini sağlayacak olan köprü manzaralı seyir terasında işlerin yüzde 99’u tamamlandı.</p>
<p><b>2 BİN M2’LİK ALANDA İNŞA EDİLDİ</b></p>
<p>Diliskelesi Mahallesi’nde 2 bin metrekarelik alanda hizmet verecek olan seyir terasının bin 390 metrekaresi sert zemin, 315 metrekaresi ise yeşil alan olarak oluşturuldu. Dilovası’nın yaşam kalitesini artıracak projede daha önce kafeterya binası ve çocuk parkı inşa edilmişti. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri son olarak alanın çimlendirme ve düzenleme çalışmasını tamamladı. Lavabo, klozet ve musluk gibi yapılarda kullanılan ürünlerin genel adı olan vitrifiyelerin montajı yapıldıktan sonra kafeterya binası açılışa hazır hale gelecek.</p>
<p><b>RESTORAN VE KAFE HİZMETİ</b></p>
<p>Restoran ve kafe hizmeti verecek olan seyir terasında vatandaşlar, sıcak ve soğuk içeceklerini yudumlarken hem Osmangazi Köprüsü’nün hem de İzmit Körfezi’nin eşsiz manzarasını izleyebilecek. Büyükşehir, Dilovası’na inşa ettiği seyir terası gibi şehrin çehresini değiştirecek projeleri birer birer vatandaşın hizmetine sunmaya devam edecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kopru-manzarali-seyir-terasi-dilovasinin-yasam-kalitesini-artiracak-365184">Köprü manzaralı seyir terası Dilovası&#8217;nın yaşam kalitesini artıracak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyku Kalitesini Artırmak İçin 6 Önemli Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uyku-kalitesini-artirmak-icin-6-onemli-oneri-356191</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Mar 2023 07:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356191</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uyku, vücudun dinlenerek ve yeni güne hazırlanarak geçirdiği toparlanma süreci olarak biliniyor. Kaliteli bir uykunun ardından güne daha dinç ve enerjik başlanılabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uyku-kalitesini-artirmak-icin-6-onemli-oneri-356191">Uyku Kalitesini Artırmak İçin 6 Önemli Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku, vücudun dinlenerek ve yeni güne hazırlanarak geçirdiği toparlanma süreci olarak biliniyor. Kaliteli bir uykunun ardından güne daha dinç ve enerjik başlanılabiliyor. Gün içinde öğrenilen bilgiler uzun dönem hafızaya uyku sırasında yerleştiriliyor. Ancak günlük hayatta uyku kalitesinin düştüğü zamanlar da olabiliyor. Özellikle stresli dönemlerde uyku kalitesi düşüyor ve uyumakta zorluk çekilebiliyor. Kalitesiz uyku da çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Uyku Merkezi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem İliaz, kalitesiz uykuyla ilgili bilgi verdi.  </p>
<p><strong>Kalitesiz uyku vücudu yoruyor </strong></p>
<p>Kalitesiz uyku, süre olarak yetersiz olan, kalitesiz veya dinlendirici olmayan uyku olarak tanımlanabilmektedir. Uyku kalitesini düşürmemek için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Çok geç yatılmamalı, yatmaya yakın zamanda alkol, çay veya kahve tüketilmemelidir. Çay ve kahve uyarıcı olduğundan uykuyu geciktirmekte, alkol ise uykunun yapısını bozarak dinlendirici olmasını engellemektedir. Yatakta yeterince uzun zaman geçirildiği halde uykuyu başlatamama veya gece çok sık uyanma durumu, uykuyu kalitesiz hale getirmektedir. Kişi uyandığını fark etmediği halde uykuyu derinleştirememiş ve sık uyanmalar nedeniyle yeterince dinlendirici bir uyku uyuyamamış olabilir. Uykuda sık tekrarlayan solunum durması veya yüzeyelleşmesi de uykunun derinleşmesini ve dinlendirici olmasını engellemektedir. </p>
<p><strong>Uyku süresi her bireye göre değişiyor</strong></p>
<p>Uyku çocukların gelişiminde büyük katkı sağlamaktadır. Yenidoğan döneminde bebekler uyku ile büyümektedir. Her uyku evresi sonrası bebek enerjisini toplamakta ve yorulup tekrar uyumaktadır. Uyku ihtiyacı yaş aldıkça azalmaktadır. Erişkin bir insanın ortalama 7-8 saat uykuya ihtiyacı olabilmektedir. Bu süre kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Günlük işleyişi sağlayabilmek için günde 10 saat uyuma ihtiyacı olan insanlar olduğu gibi, 5-6 saat uyku ile çok rahat eden bireyler de bulunmaktadır. </p>
<p><strong>Kaza ve hastalık riski artıyor</strong></p>
<p>Eğer yeterli ve kaliteli şekilde uyunmazsa bağışıklık sistemi zayıflamakta ve vücut enfeksiyonlara açık hale gelebilmektedir. Bu nedenle sık sık hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Uykuda nefes durmaları ile karakterize bir hastalık olan uyku apne sendromu varsa ve tanı konup, tedavisi başlanmazsa bu da gündüz aşırı uykulu olma hali nedeniyle trafik ve iş kazalarına, kontrolünde zorluk çekilen yüksek tansiyon ve ritim bozukluğuna neden olabilmektedir. Bu sebeple uyku bozukluklarının tedavisi vakit kaybedilmeden gerçekleştirilmelidir. Bu konu ile ilgili olarak uyku bozuklukları konusunda uzman ekiplerin görev aldığı uyku merkezlerinde uyku testleri yapılmakta ve gerekli tedavi planlaması kişiye özel olarak yapılmaktadır.   </p>
<p><strong>Uyku kalitesini yükseltmek için bunlara dikkat edin</strong></p>
<p><strong>1. </strong>Erişkinler için gerekli olan 7-8 saat uykuyu alabilmek için saat geç olmadan yatılmalıdır. </p>
<p><strong>2.</strong> Yatılan oda gündüz havalandırmalı, yatak çarşafları sık değiştirilmeli ve çok dar olmayan rahat kıyafetlerle uyunmalıdır.</p>
<p><strong>3.</strong> Odanın sessiz ve karanlık olması uykuya dalmayı ve melatonin salınımını kolaylaştırmaktadır. Kişi eğer bir ışık kaynağına ihtiyaç duyarsa direkt yüze yansımayacak şekilde ışıklandırma yapılmalıdır.</p>
<p><strong>4.</strong> Yatma saatine yakın çok sıvı almak, alkol, çay, kahve tüketilmesi uyku kalitesini bozacağından tavsiye edilmemektedir.</p>
<p><strong>5.</strong> Yatmaya gitmeden önce beyaz ışık kaynağı denilen akıllı telefon, tablet ve TV ile uzun zaman geçirmek de uyarıcı olacağı için önerilmemektedir. </p>
<p><strong>6.</strong> Horlama, tanıklı apne, gündüz aşırı uyku hali veya sabah dinlenmemiş uyanma gibi şikayetler varsa, uyku apne sendromu açısından değerlendirilmek üzere uyku apne polikliniklerine başvurulması tanı konulması ve tedavinin başlanması açısından yararlı olacaktır.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uyku-kalitesini-artirmak-icin-6-onemli-oneri-356191">Uyku Kalitesini Artırmak İçin 6 Önemli Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
