<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kalbinizi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kalbinizi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalbinizi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Sep 2025 11:12:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kalbinizi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kalbinizi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bayram Sofraları Kalbinizi Yormasın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayram-sofralari-kalbinizi-yormasin-542810</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 13:44:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinizi]]></category>
		<category><![CDATA[sofraları]]></category>
		<category><![CDATA[yormasın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542810</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurban Bayramı, bir yandan sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz manevi bir atmosfer sunarken diğer yandan özellikle kalp ve damar hastaları için sağlık açısından bazı riskler barındırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sofralari-kalbinizi-yormasin-542810">Bayram Sofraları Kalbinizi Yormasın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı, bir yandan sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz manevi bir atmosfer sunarken diğer yandan özellikle kalp ve damar hastaları için sağlık açısından bazı riskler barındırıyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Canan Elif Yıldız, bayramda değişen beslenme düzeni, fiziksel aktivitenin azalması ve ilaç kullanımındaki düzensizliklerin kardiyovasküler sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu…</p>
<p><strong>KIRMIZI ET VE YAĞLI GIDALARLA KALP DAMARLARINA YÜK BİNDİRMEYİN</strong></p>
<p>Bayramda kırmızı et tüketiminin belirgin şekilde artış gösterdiği için, özellikle kavurma, kuyruk yağı gibi doymuş yağ oranı yüksek gıdaların sık ve fazla miktarda tüketilmesi, koroner arter hastalığı olan kişiler için ciddi riskler oluşturabildiğini anlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Dr. Canan Elif Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü; “Amerikan Kalp Derneği, günlük doymuş yağ tüketiminin toplam kalorinin yüzde 5-6’sını aşmaması gerektiğini belirtiyor. Yani bu orana göre günde ortalama 2000 kalori alan bir birey için yaklaşık 11 ila 13 gram doymuş yağ tüketmesi gerekir.  Peki bu miktar günlük beslenme düzenimizde ne anlama geliyor? Örneğin, 100 gramlık bir kavurma porsiyonu yaklaşık 8–10 gram doymuş yağ içerir. Bir tatlı kaşığı kuyruk yağı 4–5 gram, bir dilim işlenmiş sucuk ise yaklaşık 4 gram doymuş yağ barındırır. Yine tam yağlı kaşar peynirinin 30 gramlık bir diliminde ortalama 6 gram doymuş yağ bulunurken, tereyağlı bir poğaça 5–7 gram arasında doymuş yağ içerebilir. Bu da gösteriyor ki, özellikle bayram sofralarında bu tür gıdalar bir arada tüketildiğinde, günlük doymuş yağ sınırı kolayca aşılabilir.”</p>
<p><strong>ETLERİ DİNLENDİREREK TÜKETİN, PORSİYON KONTROLÜ YAPIN</strong></p>
<p>Uzm. Dr. Yıldız, önerilerini şöyle sıraladı: “Yeni kesilmiş etin sindiriminin zor olması vagal sistemi etkileyerek kalp ritmini de bozabilir. Bu nedenle etlerin dinlendirilerek tüketilmesi, porsiyon kontrolü ve yağsız pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi büyük önem taşıyor Ayrıca öğünleri taze sebzelerle desteklemek ve gün içinde birden fazla ağır öğün tüketmemeye özen göstermek, kalp sağlığı açısından son derece önemlidir.”</p>
<p><strong>TUZ TÜKETİMİ VE HİPERTANSİYON: SESSİZ TEHLİKE DİKKAT!</strong></p>
<p>Bayram sofralarındaki bir başka sessiz tehlikenin de tuz tüketimi olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Yıldız, “Bayram sofralarında yer alan salamuralar, et suyu bazlı yemekler ve geleneksel tatlılar yüksek sodyum içeriği nedeniyle kan basıncında ani yükselmelere yol açabilir. Bu durum özellikle, hipertansiyon hastaları, kalp yetmezliği olanlar, inme geçirmiş bireyler için hayati risk taşıyabilir.” Diye konuştu.</p>
<p>“Bu nedenle bayram sofralarında tuz tüketimini azaltmak büyük önem taşır” diyen Uzm. Dr. Yıldız, konuyla ilgili şu önerilerde bulundu: “Etlerin pişirilme aşamasında ilave tuz yerine baharat, limon, sarımsak veya taze otlar kullanarak hem lezzetten ödün vermemiş hem de sodyum alımını azaltmış oluruz. Ayrıca, salamura veya turşu gibi tuzlu yiyeceklerden uzak durulmalı, et suyu ile yapılan ağır yemekler sınırlı porsiyonlarla tüketilmelidir. Ayrıca, günlük sıvı alımını artırmak ve mümkünse sodyum içeriği düşük doğal maden suyu ya da sade su tercih etmek, hipertansiyon kontrolüne katkı sağlayacaktır. Bir diğer önemli nokta da tansiyon ilacı kullanın hastalar için.   Bu kişiler ölçümlerini bayram süresince de sürdürmeli ve herhangi bir anormal durumda vakit kaybetmeden hekime başvurmalı.”</p>
<p><strong>SIVI DENGESİNE DİKKAT!</strong></p>
<p>Yeterli sıvı tüketiminin vücudumuzun vazgeçilmezi olduğunu ancak bayram gibi dönemlerde aşırı tuzlu ve tatlı tüketimine bağlı sıvı alımının da arttığını ve bunun da dengesizlik yarattığını söyleyen Uzm. Dr. Yıldız, “Özellikle diüretik ilaç kullanan hastalarda sıvı alımının azalması hipovolemiye (düşük sıvı hacmi) neden olabilirken, aşırı tuzlu yemekler ve tatlılar ile birlikte fazla sıvı tüketimi de hipervolemi (aşırı sıvı yükü) riskini artırır. Bu dengesizlik, özellikle kalp kası zayıf olan hastalarda akut kalp yetmezliği ve akciğer ödemi gibi acil müdahale gerektiren durumlara yol açabilir.” Diye konuştu. </p>
<p><strong>“İLAÇLAR KESİNLİKLE AKSATILMAMALI”</strong></p>
<p>“Bayram tatili nedeniyle günlük rutinlerin bozulmasının ilaç alım saatlerinin unutulmasına da neden olabiliyor” diyen Uzm. Dr. Yıldız, “Antiplatelet (kan sulandırıcı), Beta bloker, ACE inhibitörü ve Antikoagülan gibi ilaçların düzensiz kullanımı inme ve kalp krizi riskini artırabileceği hatırlanmalı. Dolayısıyla ilaçların düzenli kullanımını sağlamak için alarm kurulabilir ya da not alınabilir.” Diye konuştu. </p>
<p><strong>“KALBİNİZ İÇİN BAYRAM BOYUNCA HAREKET EDİN!”</strong></p>
<p>Düzenli egzersiz kalp sağlığının vazgeçilmezi olduğunu hatırlatan ancak bayram süresince uzun saatler oturarak geçirilen zaman nedeniyle kalbin zorlanabildiğini anlatın Uzm. Dr. Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hareketsizlik kan dolaşımını yavaşlatır ve tromboz (pıhtı) riskini artırır. Hafif tempolu yürüyüşler hem tansiyonu dengeler hem de kalp ritmini düzenler. Bu nedenle günde 20-30 dakikalık yürüyüşler, bayram boyunca kalbinize yapacağınız en değerli yatırım olabilir.”</p>
<p><strong>“UYKU DÜZENİNİZİ KORUYUN”</strong></p>
<p>Her ne kadar bayram tatili nedeniyle bir nebze de olsa günlük stres ve onun yarattığı riskler azalsa da özellikle aritmi öyküsü olan kişilerin uykusuz kalmamaya dikkat etmeleri gerektiğine işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Canan Elif Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: “Kalabalık ortamlarda geçirilen zaman, seyahat yorgunluğu ve uykusuzluk, sempatik sinir sistemini aktive ederek kalp hızını ve tansiyonu yükseltebilir. Özellikle aritmi öyküsü olan bireylerde bu durum ciddi ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Unutmayın Kurban Bayramı’nı sağlıklı geçirmek için sadece ruhumuzu değil, bedenimizi de dinlendirmek büyük önem taşıyor. Kalp-damar hastaları başta olmak üzere herkesin, bayramda tedavi protokollerine uyması, dengeli beslenmesi ve gerektiğinde hekim görüşü alması hayati önem taşıyor. Unutmayın: Kalbin en büyük bayramı, düzenli ritminde atmaktır. “</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sofralari-kalbinizi-yormasin-542810">Bayram Sofraları Kalbinizi Yormasın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalbinizi seviyorsanız haftada 2 gün balık yiyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalbinizi-seviyorsaniz-haftada-2-gun-balik-yiyin-437698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Feb 2024 12:06:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[haftada]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinizi]]></category>
		<category><![CDATA[seviyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[yiyin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=437698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, balık tüketiminin püf noktaları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbinizi-seviyorsaniz-haftada-2-gun-balik-yiyin-437698">Kalbinizi seviyorsanız haftada 2 gün balık yiyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Balıklar zengin protein içeriklerinin yanı sıra kalsiyum, iyot ve Omega-3 yağ asitlerinin de zengin kaynaklarından olduğunu ifade eden uzmanlar, birçok klinik çalışmanın düzenli balık tüketiminin kalp krizi ve felç riskini azalttığını, bilişsel aktiviteleri arttırdığını bildirdiğini söylüyor.</strong> </p>
<p><strong>Kalp damar sağlığı açısından birçok yararı bulunan Omega-3 yağ asitlerinin</strong> <strong>keten tohumu, ceviz, semizotu gibi bitkisel kaynaklı besinlerde de bulunduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Omega-3 yağ asitlerinin zengin kaynağı olan yağlı balıklar; haftada en az 2 gün 150-200 gram olarak beslenmede yer almalı.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, balık tüketiminin püf noktaları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Balıklar protein, kalsiyum, iyot ve Omega-3 zengini</strong></p>
<p>Ülkemizde özellikle kış aylarında sık tüketilen protein kaynakları arasında balıkların yer aldığını ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Balıklar zengin protein içeriklerinin yanı sıra kalsiyum, iyot ve Omega-3 yağ asitlerinin de zengin kaynaklarındandır. Birçok klinik çalışma düzenli balık tüketiminin kalp krizi ve felç riskini azalttığını, bilişsel aktiviteleri arttırdığını bildiriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Haftada en az 2 gün balık </strong></p>
<p>Kalp damar sağlığı açısından birçok yararı bulunan Omega-3 yağ asitlerinin; keten tohumu, ceviz, semizotu gibi bitkisel kaynaklı besinlerde de bulunduğunu ancak vücut tarafından emilimlerinin düşük olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu nedenle Omega-3 yağ asitlerinin zengin kaynağı olan yağlı balıklar; haftada en az 2 gün 150-200 gram olarak beslenmede yer almalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Balık satın alırken ve tüketirken nelere dikkat edilmeli</strong></p>
<p>Yaşamın her döneminde balık tüketebileceğini kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, balık satın alırken ve tüketirken nelere dikkat edilmesi ve hangi balıkların tercih edilmesi, hangilerinden uzak durulması gerektiğini de şöyle anlattı:</p>
<p>-Öncelikle balığın tazeliğinden emin olunmalıdır. Bayat balığın kokusu daha keskindir ve gözleri parlaklığını kaybetmiştir, yavaşça bastırdığınızda dokunulan yer içe çöker. Ayrıca taze balıkların solungaçları bayat olanlara göre daha kırmızıdır.</p>
<p>-Mevsim balıkları tercih edilmelidir. Genelde büyük ve iri balıkların, vücut için toksik olan civa içerme ihtimalleri daha yüksektir. Bu nedenle küçük ve yüzey balıkları tercih edilmelidir. Örneğin bu aylarda; uskumru, palamut ve istavrit tüketim açısından uygundur.</p>
<p><strong>Son kullanma tarihleri yakın olan ton balıklarına histamin uyarısı</strong></p>
<p>-Mevsim balıklarına ulaşamıyorsak dondurulmuş balıklar da tercih edilebilir. Dondurulmuş balıklar sanılanın aksine; tazeyken dondurulabileceği için büyük bir besin değeri kaybı yoktur. Ancak soğuk zincir korunamamış ise sağlık açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle güvenilir satıcılara yönelmekte fayda vardır. </p>
<p>-Taze balık yerine, kolay ve pratik olması açısından ton balıkları da sık tercih edilmektedir. Son kullanma tarihleri yakın zamanda olan ton balıklarının histamin içeriklerinin artmış olma ihtimali vardır. Bu nedenle eğer ton balığı satın alınacak ise etiketleri incelenmelidir.</p>
<p><strong>İdeal olan fırında veya buharda pişirme </strong></p>
<p>-Balıklar pişirilirken, kızartma yöntemi tercih edilmemelidir. Özellikle Omega-3 yağ asitlerinden faydalanmak için ideal olan fırında veya buharda pişirme yöntemlerini tercih etmektir.</p>
<p>-Balık tüketirken daha tok hissetmek için yanında salata ve limon bulundurulmalıdır. Salatada ve limonda bulunan C vitamini balıktaki birçok vitamin ve mineral ile sinerjik etki oluşturacak</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbinizi-seviyorsaniz-haftada-2-gun-balik-yiyin-437698">Kalbinizi seviyorsanız haftada 2 gün balık yiyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Spor Yaparken Kalbinizi Yormamak İçin 8 Önemli Kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/spor-yaparken-kalbinizi-yormamak-icin-8-onemli-kural-369521</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 09:40:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinizi]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaparken]]></category>
		<category><![CDATA[yormamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369521</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenmenin yanı sıra spor yapmak kalp damar hastalıklardan korunmanın en temel adımını oluşturuyor. Sporun kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini anlamlı derecede azalttığı ve sağ kalımı arttırdığı birçok uzun dönem çalışmayla kanıtlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spor-yaparken-kalbinizi-yormamak-icin-8-onemli-kural-369521">Spor Yaparken Kalbinizi Yormamak İçin 8 Önemli Kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenmenin yanı sıra spor yapmak kalp damar hastalıklardan korunmanın en temel adımını oluşturuyor. Sporun kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini anlamlı derecede azalttığı ve sağ kalımı arttırdığı birçok uzun dönem çalışmayla kanıtlandı. Bu nedenle uzmanlar her fırsatta sporun önemine dikkat çekiyorlar! Dolayısıyla kalp sağlığını korumak isteyen kişilerin yanı sıra mevcut bir kalp hastalığı olan kişilerin de egzersiz planı oluşturmaları ve bunu bir yaşam tarzı haline getirmeleri yaşamsal öneme sahip oluyor. Çok sayıda kas gruplarını eşzamanlı çalıştıran; tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklete binme, hafif tempolu koşma gibi izotonik ve oksijen tüketilerek yapılan aerobik egzersizler, kalp kası ve damarlarına olumlu etki sağlayan spor türlerini oluşturuyor. </p>
<p><strong>Acıbadem International Hastanesi</strong> <strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Karabulut</strong>,<strong> </strong>ancak başta kalp sağlığı olmak üzere vücudumuzun tüm organlarını etkileyen sporun bilinçsizce yapıldığı takdirde yarar yerine zarar verebildiğine dikkat çekerek, “Ağırlık kaldırma, vücuda yük bindirme amaçlı yapılan şınav, halter ve barfiks gibi egzersizler ile kasların gerginleştirilmesini içeren izometrik egzersizler kalp sağlığını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Benzer şekilde rekabet sporları olan futbol, basketbol ve tenis gibi sporlar da uzun süreli ve yüksek yoğunlukta yapıldığında riskli olabiliyor. Zira sportif faaliyetler sırasında artan adrenalin düzeyi; ritim düzensizliği, kan basıncı ve nabızda aşırı artma gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu tablolara bağlı olarak, ani kalp sorunları, hatta ölümler gelişebiliyor. Bu nedenle hareketsiz yaşantısı olup spora yeni başlamak isteyen veya rekabet sporlarına katılmak isteyen kişilerin mutlaka kardiyak değerlendirmeden geçmeleri gerekiyor” diyor. <strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Karabulut</strong>,<strong> </strong>spor yaparken kalbinizi yormamak için dikkat etmemiz gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Spor yaparken mutlaka su için </strong></p>
<p>Spor yaparken kaybedilen su ve mineral, tansiyonda ani düşmeye ve bunun sonucunda bayılmaya yol açabiliyor. Bu nedenle egzersiz arasında veya sonrasında yeterince su, ihtiyaç halinde mineraller içeren içecekleri mutlaka tüketin. </p>
<p><strong>Her gün 10 bin adım önemli</strong></p>
<p>Yapılan çalışmalara göre; günlük düzenli olarak atılan 10 bin adım kalp sağlığı için çok önemli. Öyle ki 10 bin adımlık tempolu yürüyüş kan damarının sertleşmesini önleyebiliyor, kan damar basıncını ve kolesterol seviyesini düşürebiliyor. Çalışmalar, yürüyüşün bu önemli etkileri sayesinde kalp krizi riskini yüzde 20 oranında azalttığını ortaya koyuyor. Ancak etkili olabilmesi için yürüyüşü her gün düzenli, en azından günaşırı yapmaya özen gösterin. Günde 4-5 km, yani 10 bin adımlık mesafe ortalama 45-50 dakika sürüyor. </p>
<p><strong>Nabzınızı kontrol edin</strong></p>
<p>Spor yaparken nabzın kontrol altında olması da önem taşıyor. Zira nabız hedeflenen hızın üzerine çıkarsa baş dönmesi, denge bozukluğu ile bayılma gibi sorunlar gelişebiliyor. Kalp hızınız: 220’den yaşınızı çıkardığınızda kalan sayının yüzde 50 &#8211; 70’i arasında olmalı.</p>
<p><strong>Bu şikayetlerde spora devam etmeyin </strong></p>
<p>Spor yaparken vücudunuzu dinlemeyi asla ihmal etmeyin. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Umut Karabulut, “Eğer spor sırasında göğüste sıkıntı, normalin dışında nefes darlığı, çarpıntı veya baş dönmesi gibi şikâyetler gelişirse, egzersizlere asla devam etmeyin. Özellikle göğüs ağrısı kalp krizinin en önemli belirtisi olduğu için zaman kaybetmeden hekime başvurmanız yaşamsal öneme sahip olabiliyor” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Sabahın erken saatleri sakıncalı</strong></p>
<p>Sabahları erken uyanıyorsanız, ilk üç saat içerisinde spor yapmaktan kaçının. Bu saatlerde adrenalin hormonunun en yüksek seviyede olması damarlarda kasılmaya yol açıyor, bunun sonucunda kan basıncı yükseliyor ve kalp ritmi hızlanıyor. Bunların yanı sıra sabah erken saatlerde, vücudumuzdaki fibrinolitik sistem olarak adlandırılan ve pıhtıyı parçalayan sistem en düşük seviyede olduğu için damarlarda pıhtı oluşma riski yükseliyor. Tüm bunlar nedeniyle sabahları erken saatlerde yapılan spor kalp krizi riskini tetikleyebiliyor.  </p>
<p><strong>Yemekten kısa süre sonra başlamayın</strong></p>
<p>Spora yemekten kısa süre sonra başlanması kan dolaşımını bozarak göğüs ağrısını, çok daha önemlisi kalp krizini tetikleyebiliyor. Bu nedenle kalp hastasıysanız sporunuzu yemekten 2-3 saat sonra yapmaya özen gösterin. </p>
<p><strong>Soğuk – sıcak suda duş almayın</strong></p>
<p>Spordan sonra dikkat etmeniz gereken kurallardan biri de, aşırı sıcak ya da soğuk duştan veya saunalardan kaçınmak olmalı. Zira sıcak ve soğuk su damarlarda kasılmaya neden olarak kalp krizini tetikleyebiliyor. Spor sonrasında ılık suyla yapacağınız duş, kaslarınızın rahatlamasına katkı sağlayacaktır. </p>
<p><strong>Aşırı sıcak ve soğuk havalarda spor yapmayın</strong></p>
<p>Sıcak havalarda, özellikle aşırı efor sarf edilen spor türlerinde, aşırı terlemeye bağlı olarak damarlardaki kan miktarı azalabiliyor, bunun sonucunda kan basıncı düşebiliyor. Spor soğuk havalarda da yine kan basıncını bozarak göğüs ağrısı veya kalp krizini tetikleyebiliyor. Dolayısıyla aşırı sıcak veya soğuk havalarda spor yapmayın ya da kapalı mekanları tercih edin. </p>
<p><strong>&#8212;&#8212;Kutu bilgisi&#8212;</strong></p>
<p><strong>Spor nasıl etki gösteriyor?</strong></p>
<p>Spor sırasında kan dolaşımı arttığında, buna bağlı olarak koroner damarların dolaşımı ve kalp kasının kasılma ile gevşeme düzeni de artıyor. Kalp daha az çalışarak daha fazla fonksiyon görmeye adapte olmaya başlıyor. Bu nedenle sporcuların kalp hızları daha yavaş oluyor. Metabolik olarak ise kan basıncı kontrollü bir şekilde azalıyor, yüksek enerji yakılması nedeniyle insülin direnci ile kan şekeri düzeyi azalıyor. Bunların yanı sıra kötü kolesterol seviyesi azalırken iyi kolesterol seviyesi ise artıyor. Uzun dönemde kilo ideal seviyelere yaklaşıyor. Tüm bu olumlu etkiler sonucunda ateroskleroz denilen damar içi plak oluşumu önleniyor. Bu sayede kalp krizi, inme ve bacak damar tıkanıklığı gibi hastalıkların oluşma riski azalıyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spor-yaparken-kalbinizi-yormamak-icin-8-onemli-kural-369521">Spor Yaparken Kalbinizi Yormamak İçin 8 Önemli Kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalbinizi Korumak İçin Bu Yaşam Alışkanlıklarını Edinin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalbinizi-korumak-icin-bu-yasam-aliskanliklarini-edinin-344555</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2023 08:37:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklarını]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[edinin]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinizi]]></category>
		<category><![CDATA[korumak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp hastalıklarına toplumda oldukça sık rastlanıyor. Kalbi besleyen atar damarlar yani koroner arter hastalıkları, kalp yetersizliği, aritmiler ve yapısal kalp rahatsızlıkları en çok görülen problemler arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbinizi-korumak-icin-bu-yasam-aliskanliklarini-edinin-344555">Kalbinizi Korumak İçin Bu Yaşam Alışkanlıklarını Edinin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp hastalıklarına toplumda oldukça sık rastlanıyor. Kalbi besleyen atar damarlar yani koroner arter hastalıkları, kalp yetersizliği, aritmiler ve yapısal kalp rahatsızlıkları en çok görülen problemler arasında yer alıyor. Kalp hastalıklarına neden olan risk faktörlerini bilmek ve buna göre yaşamak kalp sağlığını korumada etkili oluyor. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sabri Demircan, kalp hastalıkları ve kalp sağlığının korunması hakkında bilgi verdi.  </p>
<p>Yaş ilerledikçe, eşlik eden diğer sorunlarla birlikte kalp hastalıkları daha sık görülmeye başlar. Ailesinde erken yaşlarda kalp kaynaklı kayıplar olanlar ya da genetik kalp hastalıkları olan kişilerde ise kalp hastalıkları daha erken yaşlarda görülebilmektedir. İleri yaştaki bireyler, diyabet ve tansiyon hastalığı olanlar, sigara içen kişilerde belli başlı şikayetlerin de bunlara eşlik etmesi kalp hastalığına yakalanma olasılığını artırmaktadır. </p>
<p><strong>Her göğüs ağrısı kalp hastalığı anlamına gelmez</strong></p>
<p>Kalp hastalığı tanısı almış kişilerin şikayetleri arasında en sık; nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı ve bayılma bulunmaktadır. Fakat her göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı kalp hastalığı anlamına gelmemektedir. Hastalar bu şikayetlerle doktora başvurduklarında kişinin hastalık öyküsü ve genel risk profili öğrenilir. Ayrıntılı bir muayeneden sonra bu şikayetlerin yakınmaların bir kalp hastalığı sonucu olup olmadığı belirlenmektedir. </p>
<p><strong>Geceleri çarpıntı ile uyanıyorsanız dikkat!</strong></p>
<p>Kalp çarpıntısına vücudun hormonal düzeyi ve fiziksel aktiviteler neden olabilmektedir. Hareketsiz kişilerde hafif bir fiziksel aktivite sonrası olan çarpıntılar kalp hastalığı nedeniyle olabileceği gibi; hareketsizlik sonucu, kondisyon eksikliğine bağlı olarak da oluşabilmektedir. Geceleri çarpıntıyla uyanan, istirahat halinde ataklar şeklinde çarpıntılar yaşayan, bununla birlikte göz kararması, göğüs ağrısı ve bayılma şikayetleri olan kişilerde bu çarpıntılar ciddi bir kalp hastalığının ya da ritim bozukluğunun habercisi olabilir. Erkeklerde 40’lı yaşlardan sonra kadınlarda ise 55 yaş ve menopoz sonrası dönemde fiziksel eforla oluşan ve artan, dinlendikçe geçen göğüs ağrılarının kalp hastalığını akla getirmesi gerekmektedir. Diyabet ve ailesel kolesterol sorunu olan, çok fazla sigara içen kişilerde genç bile olsa kalp damar hastalıkları görülebilmektedir.</p>
<p><strong>Nefes darlığınızın sebebi kalp yetersizliği olabilir </strong></p>
<p>Kalp yetersizliği sık karşılaşılan kalp hastalıkları arasında yer almaktadır. Kalp yetersizliği kalbin kan pompalama kapasitesinin çeşitli nedenlerle düşmesidir. Kalp yetersizliği ileri evrelerde gündelik aktivitelerde kıyafet değiştirirken, banyo yaparken ya da gece uykudan uyandıran nefes darlığına sebep olabilmektedir. Kalp yetersizliğinin nedenleri arasında; doğuştan kalp adalesinde var olan bir sorun, uzun süreli kontrolsüz tansiyon veya ritim bozukluğu, kalp krizi sonrası kalp adalesinde görülen bir hasar veya hastalık ya da kalp kapak hastalıkları yer almaktadır. Kalp yetersizliği hastalarının hayat boyu ilaç kullanması gerekmektedir. İlaç tedavilerinin yanında hastaların da belli önlemler alması şarttır. Hastalar kilo almamalı, hareketli bir yaşama sahip olup uygun egzersizleri yapmalı ve tuzsuz bir diyet uygulamalıdır. </p>
<p><strong>Ritim bozukluklarının tedavisi ablasyon yöntemiyle mümkün</strong></p>
<p>Nefes darlığı; kalp yetersizliği, kilo fazlalığı, kondisyon düşüklüğü, ritim bozukluğu ya da kalp kapak hastalığının bir belirtisi olabilir. Kalpte ritim bozukluğu kalbin çok yavaş, çok hızlı veya düzensiz atmasına neden olur. Kişinin ailesinde erken ölümlerle seyreden genetik sorun olması, kalp yetersizliği varsa ya da kalp krizi geçirmişse ritim bozukluğu ani kalp durmasının bir habercisi olabilmektedir. Kalpte ritim bozukluğunun ilaçla, ablasyon yöntemleriyle ve kalp pili ile tedavisi mevcuttur.</p>
<p><strong>Yüksek tansiyon birçok kalp hastalığına neden olabiliyor</strong></p>
<p>Yüksek tansiyon yine oldukça sık görülen kardiyovasküler bir sorundur. Aralıklı, anlık tansiyon yükselmeleri ya da uzun süreli kontrolsüz tansiyon yükselmeleri kişinin yaşam kalitesini düşürdüğü gibi; kalp yetersizliği, kalp damar hastalığı ve felç gibi sorunlara neden olabilmektedir. Bu sebeple özellikle kalp hastalarında tansiyon kontrolü önem taşımaktadır. Yüksek tansiyonda ilaç tedavileri uygulanır ama sadece ilaç tedavileri yeterli olmamaktadır. Kişi sağlıklı beslenmeli, alışkanlığı varsa sigarayı bırakmalı, egzersiz yapmalı, stresten uzak durmalı ve ilaçlarını düzenli kullanmalıdır. </p>
<p><strong>Bu öneriler kalp hastalıklarından karşı koruyor</strong></p>
<p>Kalp damar hastalıklardan korunma konusunda özellikle ailede kalp damar hastalığı olan kişilerin daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Risk faktörlerini bilmek, kalp hastalıklarına karşı korunmada önem taşır. Yaş, cinsiyet ve aile geçmişi değiştirilemeyen risk faktörleridir. Değiştirilebilir risk faktörleri arasında; sigara, stres, fazla kilo, hareketsiz yaşam ve yüksek tansiyon gibi hastalıklar yer alır. Sigara kalp hastalıklarına yakalanma riskini yükselttiği için sigaradan uzak durulmalıdır. Hareketli bir yaşama sahip olmak, egzersiz yapmak çok önemlidir. Haftada 5 gün 30-40 dakika boyunca egzersiz yapmak kalp hastalığına yakalanma riskini düşürdüğü gibi, kalp hastalığı olan kişilerde hastalığın ilerlemesini azaltır, tedaviye uyumunda faydalı etkiler sağlar. Adımsayarlarla günlük adım sayısı ortalamasını 7000 civarında tutmak kalp sağlığını olumlu etkilemektedir. Kilo kontrolü mutlaka sağlanmalıdır. Özellikle göbek bölgesi yağlı insanlar kalp hastalıkları açısından risk altındadır. Taze sebze, meyve, beyaz et, balık ve sağlıklı yağların tüketildiği Akdeniz tarzı beslenme alışkanlıkları edinilmelidir. Akdeniz tarzı beslenme kalp hastalıkları dahil birçok hastalık riskini azaltmaktadır. Stresten uzak durmak, yeterli ve düzenli uyku da kalp damar sağlığını korumaktadır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbinizi-korumak-icin-bu-yasam-aliskanliklarini-edinin-344555">Kalbinizi Korumak İçin Bu Yaşam Alışkanlıklarını Edinin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
