<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kader | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kader/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kader</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Mar 2026 10:39:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kader | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kader</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Çanakkale, Bağımsız Yaşamayı Kader Bilen Bir Milletin Sarsılmaz İradesinin Adıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-canakkale-bagimsiz-yasamayi-kader-bilen-bir-milletin-sarsilmaz-iradesinin-adidir-621092</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 10:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bilen]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621092</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyor, korkusuzca yarınlara yürüyebiliyorsak; bunu Çanakkale’de kefensiz yatan kahramanlarımıza borçluyuz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-canakkale-bagimsiz-yasamayi-kader-bilen-bir-milletin-sarsilmaz-iradesinin-adidir-621092">Başkan Altay: &#8220;Çanakkale, Bağımsız Yaşamayı Kader Bilen Bir Milletin Sarsılmaz İradesinin Adıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi&#8217;nin 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyor, korkusuzca yarınlara yürüyebiliyorsak; bunu Çanakkale’de kefensiz yatan kahramanlarımıza borçluyuz. Aradan geçen 111 yıl sonra dahi Çanakkale, her Türk gencinin zihnine ve vicdanına nakşetmesi gereken bir şuurdur. Çünkü Çanakkale, bağımsız yaşamayı kader bilen bir milletin sarsılmaz iradesinin adıdır” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi dolayısıyla bir mesaj yayımladı.</p>
<p>Başkan Altay mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>“Dünya tarihinin akışını değiştiren bir destan olan Çanakkale Zaferi, yalnızca savaş meydanlarında kazanılmış bir askerî başarı değildir. Bu zafer, Türk milletinin imanla, inançla ve sarsılmaz iradesiyle nasıl dağ gibi dimdik ayakta durduğunu bütün dünyaya ilan eden bir millet destanıdır.</p>
<p>Kurtuluş Mücadelemizin en kritik ve en hassas safhalarından biri olan Çanakkale’de, imkânsızlıklar içinde mücadele eden Mehmetçik; bu toprakların paylaşılamayacağını tüm cihana göstermiştir. Sarsılmaz bir iman ve teslimiyetle, vatanın bağımsızlığı için tereddüt etmeden canını ortaya koymuştur.</p>
<p>Her yaştan, her meslekten vatan evladı; toprağı, bayrağı ve istiklâli için cepheye koşmuş; bu mukaddes vatan, onların cesareti ve fedakârlığı sayesinde bizlere emanet edilmiştir.</p>
<p>Merhum üstat Mehmet Akif Ersoy’un da dediği gibi:</p>
<p>“Asım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek; İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.”</p>
<p>Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyor, korkusuzca yarınlara yürüyebiliyorsak; bunu Çanakkale’de kefensiz yatan kahramanlarımıza borçluyuz.</p>
<p>Aradan geçen 111 yıl sonra dahi Çanakkale, her Türk gencinin zihnine ve vicdanına nakşetmesi gereken bir şuurdur. Çünkü Çanakkale, bağımsız yaşamayı kader bilen bir milletin sarsılmaz iradesinin adıdır.</p>
<p>Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Çanakkale’de destan yazan aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Aziz ruhları şâd olsun.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-canakkale-bagimsiz-yasamayi-kader-bilen-bir-milletin-sarsilmaz-iradesinin-adidir-621092">Başkan Altay: &#8220;Çanakkale, Bağımsız Yaşamayı Kader Bilen Bir Milletin Sarsılmaz İradesinin Adıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afetler]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depreme]]></category>
		<category><![CDATA[depremin]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614175</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Fahri Erenel, üniversitenin toplumsal sorumluluk vizyonundan hareketle hazırlanan “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitabının ortaya çıkış sürecini ve amaçlarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175">Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Fahri Erenel, üniversitenin toplumsal sorumluluk vizyonundan hareketle hazırlanan “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitabının ortaya çıkış sürecini ve amaçlarını anlattı. Depremin tüm boyutlarıyla ele alınmasının risk yönetimi süreçlerine önemli katkı sağlayacağını belirten Erenel, hem akademik dünyada hem de toplum genelinde deprem okuryazarlığının artırılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>
<p><strong>“Risk ve kriz yönetim süreçlerine katkı sağlayabileceğini düşündüm”</strong></p>
<p> Prof. Dr. Fahri Erenel, “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitap fikrinin nasıl doğduğunu şöyle anlatıyor:</p>
<p>“10’uncu yaşını kutlayan İstinye Üniversitesi’nin genç yaşında ulaşmış olduğu başarılı seviyeye, topluma katkı ve toplumsal sorumluluk kapsamında nasıl katkıda bulunabilirim düşüncesi, bu çalışmanın filizlenmesine yol açtı. Daha önce, bu konuda uzman değerli bir hocam ile ‘Acil Durum ve Afet Yönetimine Güncel Bakış’ adlı çalışmayı hazırlamış ve yayınlamıştık. Yaptığım araştırmalar, sahada gördüklerim, afet konusunu farklı boyutlarıyla ortaya koyan çalışmalar olmakla birlikte deprem konusunun bütün boyutlarını kapsayan bir yayın olmadığını ve bu konunun bütün boyutlarıyla ele alınmasının risk ve kriz yönetim süreçlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sağlayabileceğini düşündüm. Üniversitemizde mevcut çok sayıda disiplinin nasıl katkı sağlayabileceğini hocalarımızla paylaştığım anda gelen geri bildirimler katkının çok yüksek seviyede olacağını gösterdi ve beni de teşvik etti. Elbette Rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş’in vizyoner tavrı ve desteği bu çalışmanın hayata geçmesinde önemli rol oynadı. Rektör yardımcımız Prof. Dr. Peyami Çelikcan’ın tıkandığımız noktalarda devreye girerek yol açması ve baskı sürecinde sağladığı katkı son derece değerli. Çalışmanın ortaya çıkmasında, birlikte çalıştığım Dr. Burak Buyun’un hem bölüm yazarı ve hem de kitabın tasarım sürecinde, Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın kapak tasarımında sağladığı destek çok önemliydi. Elbette bölüm yazılarıyla katkı sağlayan hocalarımız çalışmanın farkını ortaya koydu. Kısacası bu çalışma İstinye Üniversitesi’nin örnek bir ekip çalışmasının ürünü.”</p>
<p><strong>“İkincisini çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Prof. Dr. Erenel, kitabın okurlara sunduklarını ise şöyle özetliyor:</p>
<p>“Afetin hemen her türlüsüne maruz kalan ülkemizde deprem hem kapladığı alan, etkilediği nüfus, meydana gelişi sırasında ve sonrasında yarattığı etkiler açısından önceliğini korumaktadır. Bu afet türü öncesi ve sonrası ile birçok akademik disiplinin ortak çalışmasını gerektirmektedir. Deprem ile mücadeleyi disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almanın tek bir alanda çalışma yapanlara diğer alanlara da bakarak kendi çalışma alanına katkı sağlaması ve çalışma alanında dikkate almadığı veya gözden kaçırdığı farklı değişkenleri görmesini de sağlamak çalışmanın otaya çıkmasındaki amaçlardan biri olmuştur. Ayrıca, kitabı okuyacak olanlarda depremin birçok boyutunu bir arada görerek özellikle risk yönetim sürecinde deprem okuryazarlığı bilincinin artmasına ve bu suretle devletimizin çalışmalarına katkı sağlamakta hedeflerimizden bir olmuştur. Bu çalışmanın diğer bir özelliği de bölüm yazıları arasına deprem konusunda bilgilendirici metinler konulmuş olmasıdır. Çalışmada depremin birçok disiplinini ele almakla birlikte daha farklı disiplinleri de ilgilendirdiğinin farkında olarak zaman içerinde bu çalışmanın ikincisini çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çalışmaya sadece üniversitemiz kadrosunda yer alan hocalarımız ve öğrencilerimiz katkı sunmamışlar, farklı üniversite ve kurumlardan da katkı sağlanmış olması çalışmayı zenginleştirmiştir.”</p>
<p><strong>“Depremin bir kader olmadığını görecekler”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kitabı okuyanların öncelikle depremin bir kader olmadığını göreceklerini belirten Erenel, “Depremin risk ve kriz yönetim süreçlerinde nelerle karşılaşabilecekleri, ne tür tedbirler alabileceklerini ve nasıl hazırlanmaları gerektiği konusunda farkındalık oluşabilecektir. Deprem dahil afetlere birçok disiplin açısından hazırlanılması gerektiğini görebileceklerdir. Deprem hazırlık eğitim programlarında düzenlemeler yapılabilecektir” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Yapılması gerekenlerle ilgili de bilgi veren Profesör, “Depreme hazırlığın birçok disiplini ilgilendiren boyutu bulunmaktadır. Bu boyutları bütüncül bir şekilde bir araya getirecek çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmaların daha kapsayıcı olması ve daha geniş kitlelere yayılacak olması özellikle risk yönetimi sürecinin başarısını artırabilecektir. Ayrıca, toplumun her kesimine yayılmış sistemli bir eğitim ve vatandaşları da içine katan değişik zamanlarda ve koşullarda, senaryoya dayalı olarak yapılacak tatbikatlarla hazırlanmamız gerekir. Sık tekrar ve uygulamalarla bilinçli bir alışkanlık haline getirilirse deprem anında doğru hareket tarzı uygulama olasılığı daha yüksek olacaktır. Tatbikatları gerçekçi senaryolara dayalı olarak tüm vatandaşlarımızın katılımıyla gerçekleştirmek planların başarı oranını arttıracak ve büyük yol kat etmemizi sağlayabilecektir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Afetler toplumlar için asla kader değildir”</strong></p>
<p>Afetlerin toplumlar için kader olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Erenel, şöyle devam etti:</p>
<p>“Afetleri veya afetlerin verebileceği büyük zararlı önlemede çok başarılı adımlar atmış birçok ülke var. 9.5 büyüklük ile dünya tarihinin en şiddetli depremlerden birini yaşayan Şili bu afetten çıkardığı dersle depremle ilgili eğitimlerini artmış, alınacak tedbirleri detaylarıyla planlanmış ve gerçekçi senaryolarla tatbikatlar gerçekleştirerek bir sonraki 8.5 büyüklüğündeki depremden asgari düzeyde zararla etkilenmiştir. Afetler toplumlar için asla kader değildir. Bizler de hazırlık süreçlerini hızlandırarak üniversitelerimize zorunlu afet yönetimi dersleri koymalı ve afetlere gerçekçi bir şekilde hazırlanmalıyız. Anadolu’da bildiğimiz en yıkıcı felaketlerden biri olan 1932 yılında gerçekleşen Erzincan depremini örnek verecek olursak; teknolojinin ve karayollarının gelişmediği, arama kurtarma ekip ve ekipmanlarının yeterli olmadığı bir tarihte, Doğu Anadolu bölgemizin eksi 35 derecelere varan soğuğunda gerçekleşen bu deprem her türlü şartlara hazırlıklı olmamız gerektiğinin bir örneğidir. Bu örnek; afetlere hazırlıkta gerçekçi olmanın, çağa, iklime ve coğrafyaya göre senaryo çizerek tatbikat yapmanın ve elbette eğitimlerde sürekliliği sağlamanın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.”</p>
<p><strong>“Deprem anında merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın”</strong></p>
<p>Vatandaşların deprem anında ilk yapması gerekenlerlerle ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Erenel, şunları söyledi:</p>
<p>“Günlük yaşam içinde deprem farklı alanlarda/konumlarda yakalanabiliriz. Evimizde yakalandığımız zaman panik yapmamak gerekir. Hazırlıklar kapsamında düşmesi veya kırılması her türlü obje ve eşyayı sabitlememiz uygun olacaktır. Sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek veya uzanarak kendinize hayat üçgeni oluşturun. Başınızı iki elinizin arasına alarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb.) malzeme ile koruyun. Sarsıntı geçene dek bekleyin. Gece uyurken yatağınızın yanında terlik bulundurmayı unutmayın. Cam, pencere, dışarıya bakan duvar ve kapılardan, aydınlatma tesisatı veya armatürü gibi üzerinize düşecek her tür eşyadan uzak durun. Sarsıntı başladığında yataktaysanız orada kalın. Üzerinize düşecek ağır bir eşya yoksa bir yastıkla başınızı koruyun; varsa en yakındaki güvenli alana geçin. Size yakın çok sağlam ve yüke dayanıklı bildiğiniz bir kapı değilse, kapıyı kullanmayın. Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın. Sarsıntı bitene kadar içeride kalın, ancak sarsıntı bitince dışarı çıkmak güvenlidir. Sarsıntı sırasında binayı terk etmeye çalışmayın. Balkona çıkmayın. Balkonlardan ya da pencerelerden atlamayın. Asansör kullanmayın. Merdivenlere koşmayın. Unutmayınız bir düdük bir lamba sizi hayata bağlayacaktır. Yıkıntı altında kalınması halinde paniklemeden durumunuzu kontrol ediniz. Hareket kabiliyetiniz kısıtlanmışsa çıkış için hayatınızı riske atacak hareketlere kalkışmayınız. Enerjinizi en tasarruflu şekilde kullanmak için hareketlerinizi kontrol altında tutunuz. El ve ayaklarınızı kullanabiliyorsanız su, kalorifer, gaz tesisatlarına, zemine vurmak suretiyle varlığınızı duyurmaya çalışın. Sesinizi kullanabiliyorsanız kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya ve onlara seslenmeye çalışın. Ancak enerjinizi kontrollü kullanın.”</p>
<p><strong>“Koku alırsanız gaz vanasını kapatın”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Erenel depremden sonra yapılması gerekenlere dair ise, “Depremlerden sonra çıkan yangınlar oldukça sık görülen ikincil afetlerdir. Bu nedenle eğer gaz kokusu alırsanız, doğal gaz vanasını kapatın. Camları ve kapıları açın. Binayı hemen terk edin. Eğer gaz kokusu almıyorsanız sırasıyla elektrik, doğal gaz ve su vanalarını kapatın, soba ve ısıtıcıları söndürün.  Acil durum çantanızı yanınıza alın ve acil durum eylem planı yaptıysanız bu plana sadık kalarak mahalledeki toplanma noktanıza gidin. Radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarıyla yapılacak uyarıları dinleyin. Cadde ve sokakları acil yardım araçları için boş bırakın. Her büyük depremden sonra mutlaka artçı depremler olur. Artçı depremler zaman içerisinde seyrekleşir ve büyüklükleri azalır. Artçı depremler hasarlı binalarda zarara yol açabilir. Bu nedenle sarsıntılar tamamen bitene kadar hasarlı binalara girmeyin. Artçı depremler sırasında da ana depremde yapılması gerekenleri uygulayın. Evinizi veya binanızı terk ederken kıymetli eşyalarınızı, kalın giyecek, battaniye gibi eşyaları yanınıza alınız, ayakkabılarınızı giyin, biraz yiyecek ve içme suyu temin edin. Cep telefonlarını gereksiz yere kullanmayın” dedi.</p>
<p><strong>“Deprem öldürmez, ihmal öldürür”</strong></p>
<p>“’Deprem öldürmez, ihmal öldürür’ sözü, depremlerin doğal bir olay olduğunu, ancak bu olayların sonucunda yaşanan can ve mal kaybının çoğunlukla hazırlıksızlık ve ihmallerden kaynaklandığını ifade eder” diyen Erenel sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu söz, insanların depreme karşı yeterli önlemleri almadıkları, binaların güvenliğini sağlamadıkları veya acil durum planları yapmadıkları takdirde, depremin yarattığı zararın artacağına dikkat çeker. 45 saniye süren 1999 Marmara Depreminin Türkiye Cumhuriyeti’ne ekonomik maliyeti bağımsız kurumlar tarafından yapılan araştırmalara göre 20 milyar dolardır. Bu maliyet dünya üzerinde afetlerin yarattığı ekonomik etkileri açısından 6. Sırada yer almaktadır. Tüm dünyayı etkileyen pandemi sebebiyle ortaya çıkan ekonomik ve sağlık krizinin tam ortasında gerçekleşebilecek olası bir İstanbul depreminin Türkiye Cumhuriyeti’ni ciddi bir refah kaybına uğratacağı hatta beka sorunlarına dahi yol açabileceği açıkça görülmektedir. Afet ve Acil durumlarda kaybettiğimiz her vatandaşımız, yetiştirilen bir insanın, beşerî sermayemizi oluşturan nitelikli insan gücümüzü elimizden kayması kaybetmemiz dışında, yanan, yıkılan veya kullanılamaz hale gelen her türlü araç, tesis ve binalar ise büyük bir milli servet kaybı olarak karşımıza çıkmaktadır. Meydana gelebilecek afetlerden toplumun en az zararla kurtulabilmesi için gerekli teknik, yönetsel ve yasal önlemlerin afetten önce alınması; önlemenin mümkün olduğu hallerde afetin önlenmesi, mümkün olmadığı hallerde ise kurtarma, ilk yardım ve iyileştirme çalışmalarının mümkün olan en hızlı, verimli ve etkin şekilde gerçekleşmesinin sağlanması son derece önem taşımaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175">Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:32:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkin]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi topluma katkı misyonu doğrultusunda bilimsel faaliyetlerini sürdürüyor. Kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 1999 yılında ilan edilen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853">Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi topluma katkı misyonu doğrultusunda bilimsel faaliyetlerini sürdürüyor. Kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 1999 yılında ilan edilen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenleniyor. Bu kapsamda güçlü bir müktesebata sahip olan Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) alana yönelik bilimsel katkı sunmaya devam ediyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu, “Şiddet bir kader değildir; toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir” mesajını öne çıkararak, günümüzde şiddetin azalmadığı, yalnızca biçim değiştirerek dijital ve ekonomik alanlarda artış gösterdiğini dile getirdi. Kadına yönelik şiddetin, toplumsal dinamiklerle beslenen bir insan hakları ihlali olduğunu belirten Doç. Dr. Gündoğdu, “Kadınlara yönelik şiddet, benim için kesinlikle bireysel bir sorun değil; toplumsal, kültürel ve yapısal dinamiklerle beslenen çok yönlü bir insan hakları ihlali. Şiddetin her türü, kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü, geleceğini ve toplumsal hayata katılımını doğrudan tehdit ediyor. Bu yüzden şiddetle mücadeleyi hem hukuki hem de sosyal politikalarla bütüncül bir şekilde ele almak zorundayız. Bence en yaygın şiddet türü psikolojik şiddet. Hakaret, tehdit, kontrol etme, izolasyon, değersizleştirme gibi davranışlar çoğu zaman görünmez oluyor ve bu yüzden tespit edilmesi çok zor. Ama etkileri en az fiziksel şiddet kadar yıkıcı. Psikolojik şiddeti ekonomik, dijital ve fiziksel şiddet takip ediyor” dedi.</p>
<p><b>“Farkındalık ve dayanışmayı güçlendirmek temel amacımızdır”</b></p>
<p>Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede çeşitli düzeylerde çalışmaların yürütüldüğünden bahseden Doç. Dr. Gündoğdu, “Eğitim ve farkındalık programlarıyla, çeşitli etkinliklerimizle öğrenciler, akademik personel ve idari çalışanlara yönelik seminerler ve bilgilendirme etkinlikleri yapmaktayız. Örneğin bu yaz çalışanlara yönelik Çalışma Yaşamında Cinsiyet Eşitliği adlı bir sertifika programımız oldu. İçeriğinde çalışma yaşamında kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddetle ilgili epeyce bilgiler yer aldı. Yine 8 Mart etkinliğimiz doğrudan şiddet üzerineydi. Katılımcıların çoğunluğunun öğrencilerin olduğu etkinlik kapsamında alanın uzmanları olan bir psikolog, bir hukukçu ve şiddet önleme merkezi yöneticisinin katıldığı bir panel düzenlendi ve konu ayrıntılarıyla konuşuldu. Eylül ayında düzenlediğimiz Dijital Bağımlılık ve Aile İçi İletişime Etkileri adlı panelde, dijital şiddet üzerine de konuşulmuş ve bilgilendirme yapılmıştır. Bugün, yani 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için Aile İçi Şiddet ve Sağlık konulu bir panelle konuyu bu bağlamda ele alacağız. Amacımız hem üniversite içinde hem de toplumda farkındalığı artırmak ve dayanışmayı güçlendirmektir. Bununla ilgili olarak daha fazla farkındalık ve bilgilendirme etkinliği ile çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Sessizlik şiddetin en büyük destekçisidir”</b></p>
<p>Farkındalığın artırılmasında eğitimin büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Gündoğdu, “Bugün hâlâ 25 Kasım’ın önemini koruduğunu söyleyebiliriz çünkü kadına yönelik şiddet tüm dünyada yaygınlığını sürdürmeye devam ediyor; günümüzde şiddet azalmış değil, sadece biçimleri değişiyor, dijital ve ekonomik şiddet artıyor ve kadın-erkek eşitliği hâlâ tam olarak sağlanabilmiş değil” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Gündoğdu “Ailede başlayan süreçte çocuk, şiddetten uzak, güvenilir ve empati ile donatılmış bireyler olarak temel eğitimi almalı ve ardından okul yaşamına atılmalı; kadın-erkek eşitliğini merkeze alan eğitimlerin erken yaşlardan itibaren verilmesi oldukça önemli. Çağımız dijital çağ ve hızlı değişiyor; bu nedenle farkındalık kampanyalarında teknoloji ve medyanın etkin şekilde kullanılması gerekiyor. Şiddetin hiçbir gerekçesi yoktur ve sessizlik şiddetin en büyük destekçisidir. Gençlerin duyarlı olması, çevrelerinde şiddete tanık olduklarında müdahil olmaları, destek mekanizmalarını bilmeleri ve eşitlikçi bir toplumun savunucusu olmaları çok değerli; her bireyin yaşadığı veya tanık olduğu şiddeti görünür kılması ve destek istemekten çekinmemesi hayati önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p>Eğitim seviyesi ve şiddet arasındaki bağa da değinen Doç. Dr. Gündoğdu, “Eğitim seviyesi aslında ne yazık ki şiddeti tam anlamıyla önlemiyor. Eğitim seviyesiyle şiddet yok olmuyor; ancak türleri ve yoğunluğu değişiyor. Yasalarda şiddeti önlemeye yönelik hükümler var. Bunların uygulanmasında da aslında herhangi bir sorun yok ama öncelikle şiddet olgusunun gündeme getirilmesi gerekir ki hem hukuki hem de sosyokültürel boyutlarıyla bu soruna çözüm yolları arayabilelim.” dedi.</p>
<p><b>“Eşitlik fikrinin öncelikle zihinlerde yerleşmesi gerekli”</b></p>
<p>EKAM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İlkay Südaş ise, “Eşitlik fikrinin öncelikle zihinlerde yerleşmesi gerekli. Kadınların toplumsal statülerinin yükselmesinin, erkeklerin anlam dünyasında krize yol açmadığı bir dünya inşa etmeliyiz. Dolayısıyla, bu şiddetle mücadelede sadece kadınların değil, esasen erkeklerin de büyük bir görevi, değişim ve dönüşüm sorumluluğu var. Ayrımcılığın, ancak ayrımcılık yapan kişinin, ayrımcılık yaptığını kabul etmesiyle ortadan kalkabileceği fikri önemlidir. Günümüz dünyasında erkeklerin her anlamda daha avantajlı konumda oldukları bir gerçektir ve kadınların toplumsal statülerinin yükselişinin erkekler açısından yol açtığı konfor kaybı ne yazık ki cinsiyet ayrımcılığının da farklı biçimlerini gündeme getirmektedir. Erkekler söz konusu konumlarını sorgulamadığı sürece de ayrımcılığın hiçbir biçimi son bulmaz. Bu bağlamda, kadınların statüsünün yükselmesi bir tehdit olarak algılanmamalı. Kadınların toplumsal, siyasal, ekonomik her alanda yer edinmeleri, karar verici konumlara gelmeleri gereklidir ve çabalarımız bu yöndedir. Kritik nokta ise, erkeklerin bu değişimi nasıl karşıladıklarıdır. Dolayısıyla amacımız, kadına yönelik şiddetin farklı biçimleriyle mücadelede erkeklerin yaklaşımlarına da odaklanmak ve eşitlikçi bir perspektifi yerleştirmek olmalıdır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853">Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun Yaşam: Kader mi, Tercih mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzun-yasam-kader-mi-tercih-mi-590752</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 07:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Genler]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kimileri 100 yaşına kadar sağlıklı bir ömür sürerken, kimileri daha genç yaşlarda ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor. Peki, uzun yaşamın sırrı nerede saklı? Genlerde mi, yoksa yaşam tarzında mı?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-yasam-kader-mi-tercih-mi-590752">Uzun Yaşam: Kader mi, Tercih mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="215" data-end="687">Acıbadem Life Longevity’den İç Hastalıkları Uzmanı <strong data-start="467" data-end="487">Dr. Halil Ertürk</strong>, “İnsan ömrünün yaklaşık %25-40’ı genetikle belirleniyor, geri kalan ise yaşam tarzı, çevresel koşullar ve tesadüflerle şekilleniyor” diyerek, genetiğin ve epigenetiğin bu süreçteki rolünü anlattı.</p>
<h3 data-start="694" data-end="759"><strong data-start="698" data-end="759">Genetik Piyanoysa, Epigenetik O Piyanoyu Çalan Sanatçıdır</strong></h3>
<p data-start="761" data-end="1404">Uzun yaşam aileden gelen bir miras mı, yoksa bizim elimizde mi?<br />
<br data-start="824" data-end="827" />Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, insan ömrünün yaklaşık %25-40 oranında genetik faktörlerle belirlendiğini, kalan büyük kısmın ise çevre, yaşam biçimi ve şans gibi etkenlere bağlı olduğunu gösteriyor.<br />
<br data-start="1038" data-end="1041" />Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde hizmet veren <strong data-start="1084" data-end="1104">Dr. Halil Ertürk</strong>, bu noktada epigenetiğin önemine dikkat çekiyor:</p>
<blockquote>
<p data-start="761" data-end="1404">
“Genetik yapıyı bir piyanonun tuşları gibi düşünün. O tuşlara nasıl ve hangi sırayla basılacağını belirleyen mekanizma ise epigenetiktir. Yani beslenme, egzersiz, stres, uyku, toksinler ve çevresel faktörler bu ‘piyanist’in notalarını oluşturur.”</p>
</blockquote>
<p data-start="1406" data-end="1581">DNA üzerindeki metilasyon veya histon modifikasyonu gibi epigenetik düzenlemeler, hangi genlerin aktif ya da pasif olacağını belirleyerek yaşlanma hızımızı doğrudan etkiler.</p>
<h3 data-start="1588" data-end="1645"><strong data-start="1592" data-end="1645">Bazı İnsanlar “Uzun Ömür Genlerine” Sahip Doğuyor</strong></h3>
<p data-start="1647" data-end="1987">Dünyanın en uzun yaşayan insanı olarak 122 yaşında vefat eden <strong data-start="1709" data-end="1734">Jeanne Louise Calment</strong>, 117 yaşına kadar sigara içmiş ve çikolata ile alkolü hiç hayatından eksik etmemişti.</p>
<p data-start="1647" data-end="1987">Dr. Ertürk, bu durumu şöyle açıklıyor:</p>
<blockquote>
<p data-start="1647" data-end="1987">“Bazı insanlar olağanüstü genetik profile sahip olabilir. Bu kişilerde yaşlanmayı geciktiren genetik varyantlar bulunur.”</p>
</blockquote>
<p data-start="1989" data-end="2288">Uzun ömürlü ailelerde yapılan araştırmalar, bu kişilerin daha sağlıklı metabolik profile sahip olduğunu gösteriyor. Düşük kan şekeri, insülin ve trigliserid seviyeleri; Alzheimer, diyabet, kalp hastalığı ve kanser gibi rahatsızlıkların daha az görülmesi bu genetik avantajın göstergeleri arasında.</p>
<h3 data-start="2295" data-end="2333"><strong data-start="2299" data-end="2333">Uzun Yaşamı Destekleyen Genler</strong></h3>
<ul data-start="2335" data-end="2684">
<li data-start="2335" data-end="2394">
<p data-start="2337" data-end="2394"><strong data-start="2337" data-end="2347">APOE2:</strong> Alzheimer ve kalp hastalığı riskini azaltır.</p>
</li>
<li data-start="2395" data-end="2465">
<p data-start="2397" data-end="2465"><strong data-start="2397" data-end="2408">FOXO3a:</strong> Hücreleri strese karşı korur, DNA onarımını destekler.</p>
</li>
<li data-start="2466" data-end="2547">
<p data-start="2468" data-end="2547"><strong data-start="2468" data-end="2485">CETP &amp; APOC3:</strong> İyi kolesterolü artırarak kalp-damar sağlığını güçlendirir.</p>
</li>
<li data-start="2548" data-end="2621">
<p data-start="2550" data-end="2621"><strong data-start="2550" data-end="2569">IGF-1R &amp; d3GHR:</strong> Metabolizmayı yavaşlatarak yaşam süresini uzatır.</p>
</li>
<li data-start="2622" data-end="2684">
<p data-start="2624" data-end="2684"><strong data-start="2624" data-end="2634">Sirt6:</strong> DNA hasarlarını onararak yaşlanmayı geciktirir.</p>
</li>
</ul>
<h3 data-start="2691" data-end="2749"><strong data-start="2695" data-end="2749">Genler Kaderi Belirler Ama Yaşam Tarzı Yönlendirir</strong></h3>
<p data-start="2751" data-end="3077">Genetik altyapı biyolojik yaşımızı etkiler, ancak bu yaş kronolojik yaştan farklı olabilir.Dr. Ertürk, “Uyku kalitesi, stres yönetimi ve beslenme gibi faktörler, genetik yatkınlık ne olursa olsun yaşlanma hızını değiştirebilir. Genler kader değildir; sağlıklı seçimler genetik riskleri yönetmenin en güçlü yoludur” diyor.</p>
<h3 data-start="3084" data-end="3128"><strong data-start="3088" data-end="3128">8 Haftada 4,6 Yıl Gençleşmek Mümkün!</strong></h3>
<p data-start="3130" data-end="3549">Bilim insanları, yaşam tarzına yönelik yalnızca 8 haftalık bir değişimin, <strong data-start="3204" data-end="3260">biyolojik yaşı ortalama 4,6 yıl geriye çekebildiğini</strong> gösterdi.<br data-start="3270" data-end="3273" />Bu sonuç, genetik kodu değiştiremese de <strong data-start="3313" data-end="3389">epigenetik düzenlemelerle genlerin çalışma biçimini etkileyebileceğimizi</strong> kanıtlıyor.<br data-start="3401" data-end="3404" />Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve toksinlerden uzak bir yaşam tarzı; yaşam süresini uzatırken yaşam kalitesini de artırıyor.</p>
<h3 data-start="3556" data-end="3605"><strong data-start="3560" data-end="3605">Yaşlanmayı Geciktiren “Geleceğin Genleri”</strong></h3>
<ul data-start="3607" data-end="3890">
<li data-start="3607" data-end="3676">
<p data-start="3609" data-end="3676"><strong data-start="3609" data-end="3623">Telomeraz:</strong> Hücre yaşlanmasını yavaşlatır, telomerleri uzatır.</p>
</li>
<li data-start="3677" data-end="3750">
<p data-start="3679" data-end="3750"><strong data-start="3679" data-end="3695">Follistatin:</strong> Kas kaybını önler, yaşa bağlı güç düşüşünü engeller.</p>
</li>
<li data-start="3751" data-end="3816">
<p data-start="3753" data-end="3816"><strong data-start="3753" data-end="3764">Klotho:</strong> Beyin sağlığını korur, Alzheimer riskini azaltır.</p>
</li>
<li data-start="3817" data-end="3890">
<p data-start="3819" data-end="3890"><strong data-start="3819" data-end="3830">PGC-1a:</strong> Hücresel enerji üretimini destekleyerek yorgunluğu önler.</p>
</li>
</ul>
<h3 data-start="3897" data-end="3958"><strong data-start="3901" data-end="3958">Sonuç: Yaşam Süremizi Genler Başlatır, Biz Tamamlarız</strong></h3>
<p data-start="3960" data-end="4208">Dr. Halil Ertürk’ün de belirttiği gibi, <strong data-start="4000" data-end="4099">gelecekte genetik müdahaleler yaşlanmayı yavaşlatmak hatta tersine çevirmek için güçlü bir araç</strong> haline gelebilir. Ancak bugün için elimizdeki en etkili yöntem, genetiği doğru yaşam tarzıyla desteklemek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-yasam-kader-mi-tercih-mi-590752">Uzun Yaşam: Kader mi, Tercih mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Murat Kader: Teknoloji Toplumu Olacağız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/murat-kader-teknoloji-toplumu-olacagiz-404089</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 09:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[murat]]></category>
		<category><![CDATA[olacağız]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[toplumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojinin, sektörlere ve topluma doğrudan etkilerini birebir deneyimleyen, yazılım şirketi PATH’in Kurucu Ortağı Murat Kader, 10 yıldır hayal ettiği bir süreci nasıl başlattığını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/murat-kader-teknoloji-toplumu-olacagiz-404089">Murat Kader: Teknoloji Toplumu Olacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Teknolojinin, sektörlere ve topluma doğrudan etkilerini birebir deneyimleyen, yazılım şirketi PATH’in Kurucu Ortağı Murat Kader, </strong></p>
<p><strong>10 yıldır hayal ettiği bir süreci nasıl başlattığını anlattı. </strong></p>
<p> </p>
<p>Teknoloji ve yazılım şirketi PATH, kurulduğu günden bu yana iş ortaklarının ihtiyaçlarına uygun yazılım ve ürün geliştirme çözümleri sunuyor. Müşterilerine; pazarlarını büyütme, ürünlerini geliştirme, verimliliklerini artırma odaklı yol arkadaşlığı yapan PATH, ‘sürekli-nitelikli-inovasyon’ mottosuyla, sayısı 200’leri bulan dinamik ekibiyle en üst düzeydeki BT yeteneklerini bir araya getirmesi, T-Şekilli takımı ve güçlü referansları ile Türkiye’nin dijital ekonomisine ve yazılım ekosistemine güç katıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>SEKTÖRLERE “YÜKSEK TEKNOLOJİ ETKİSİ” SUNUYORUZ</strong></p>
<p>PATH; kargo-lojistik, bahis, spor sektörleri için yazılım ve altyapılarının geliştirilmesi, yönetilmesi alanında faaliyet gösteriyor. Güzellik-bakım-kozmetik, tekstil, sağlık, hizmet, yeme-içme, otomotiv, elektronik, turizm, FMCG sektörleri için e-ticaret alanında çözüm üretiyor. “CTO As a Service” modelinde firmaların ihtiyaçlarına göre BT departmanlarının bir parçası olarak ya da kurum içi BT departmanları olacak şekilde konumlanarak kesintisiz hizmet sağlıyor. E-ticaret tarafında Türkiye’nin en büyük perakende işletmelerine “Dijital Satış Kanalları”, “Mağaza İçi Uygulama”, “Stok Yönetimi”, “Sipariş Yönetimi” gibi konularda omnichannel çözümler sunuyor. Bu tür özel yazılım geliştirmelerin yanı sıra; Shopify ve Akinon partnerliği ile de farklı sektörlerden birçok markanın ihtiyaçlarına yanıt veriyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>BÜYÜMEYİ TEŞVİK EDEN BİR TEKNOLOJİ REHBERİYİZ</strong></p>
<p>PATH; teknoloji yol haritası geliştirilmesi ve yönetimi de dahil olmak üzere BT dış kaynak kullanımı ve destek hizmetleri, markaların iş hedefleri ile uyumlu olacak ve şirket içi kaynaklarını serbest bırakacak şekilde tasarlanıyor. Bu da PATH’i alanındaki en verimli, en sonuç odaklı seçenek haline getiriyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>PATH’İN KURUCUSU MURAT KADER KİM? </strong></p>
<p>1985 İstanbul-Beşiktaş doğumlu. Marmara Üniversitesi Turizm Otelcilik mezunu. İki çocuk babası. Yazılım şirketi PATH’in kurucusu. Türkiye’nin daha nitelikli ve yoğun yazılım üretimini teşvik etme yoluyla global dijital ekonomideki payını artırma amaçlı kurulan Sosyal Teknoloji Enstitüsü’nün lideri. 6 yaş ve üzeri çocukların, gençlerin yazılımla buluşturulması için başlatılan 6 ÜSTÜ YAZILIM hareketinin öncüsü. </p>
<p> </p>
<p><strong>TURİZMCİLİKTEN YAZILIM DÜNYASINA SIRADIŞI BİR KARİYER YOLCULUĞU</strong></p>
<p>Kader; turizmcilikten bilgisayar oyunlarına, bilgisayar montajından yazılım üretimine, IT ekiplerinin yönetiminden yazılım şirketi kurmaya, seri girişimcilikten yazılım ekosistemini büyütmeye dek renkli bir kariyer hikayesine sahip. Kader, bu renkli kariyer hikayesinin, kendisine çok yönlü bir esneklik ve zenginlik kazandırdığını söylüyor. Bu deneyimlerinin ve şu an aktif olarak içinde olduğu ekosistemin de etkisiyle, kendisini yazılım dünyasının orkestra şefi olarak tanımlıyor. Her sektörün, böyle taşıyıcı ve sürükleyici bir karaktere ihtiyacı olduğunu savunuyor ve Türkiye’nin yazılım ekosistemine liderlik etmeyi planlıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>CALL OF DUTY’DEN HTML’YE </strong></p>
<p>Yazılımın kodlarında merak ve araştırma olduğunu söyleyen Kader, bilgisayar oyunlarına duyduğu merakın yazılım dünyasına bir kapı açtığını söylüyor. Oyunların farklı yazılım dillerine sahip olduğunu, bu dilleri birilerinin geliştirdiğini düşündükçe bambaşka bir evrene kapıların açıldığını belirtiyor. “Yazılım tarafına geçmek için ilk yaptığım şey HTML öğrenmek oldu. HTML’i de Geocities vasıtasıyla öğrendim. Bundan 20 sene önce Yahoo’nun bir kuruluşu olan Geocities diye bir site vardı. Bir browser aracılığıyla bir web sitesinin tasarımını yapmanızı sağlıyordu. Sürükle bırak yöntemi ile, tasarım nasıl yapılıyor, banner nasıl koyuluyor, kendi ismimi buraya koyduğumda arka tarafta, HTML’de ne yazıyor ilk bunları öğrendim. Geri kalanı çorap söküğü gibi geldi.” </p>
<p> </p>
<p><strong>YAZILIMA İNTERNET CAFEDE BAŞLADIM</strong></p>
<p>“Yazılım dillerine, script dillerine girmeye başladım. Sistem kurmanın ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Çünkü yazılımı bir platformda yazıyorsunuz. Bu platformun nasıl çalıştığını bilmeniz, uzun vadede size scalability (ölçeklenebilirlik) ve öğrenme anlamında çok şey katıyor. Bu, benim öğrenme hikayemin tamamını oluşturdu. Yazılıma internet cafede başladım diyebiliriz. Uzun zaman kurumsalda IT ekipleri yönettim. Rocket, Otto Group, Estore, Dmr, Microsoft gibi birçok şirkette yazılımcı rolünde ya da yazılımcı ekipleri yönettiğim rollerde bulundum. En son çalıştığım şirket Rocket’ti. Rocket’tan ayrıldığımda artık kendi işimi yapmak istedim ve PATH’i kurdum.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>22 YILDIR TEKNOLOJİ SEKTÖRÜNDEYİM </strong></p>
<p>İşin mutfağından gelmenin ve çekirdekten yetişmenin çok önemli olduğunu belirten Kader, “2002’den beri sektörün içindeyim. Hep IT ekipleri yönettim. İlk önce yazılımcı olarak başladım. Yazılım müdürü, yazılım direktörü ve CTO olarak yaklaşık 15 sene çalıştım. Otto Grup’ta 7 sene çalıştım. Grup bünyesinde; Limango, Ara Bulvar, Ogli vardı. Otto Grup’ta IT ekiplerini yönetiyordum. Depo şirketimiz, Lojistik şirketimiz, kargo şirketimiz, marketplace’imiz ve Private Shopping sitesi olarak Limango vardı. 7 kişi olarak başladık 600 kişiye kadar çıktık. Ondan da önce E-Store’da tecrübe edinme fırsatım oldu. Bunların yanı sıra; Microsoft’ta, DMR’de Portakal’da hep IT ekipleri ile beraber yazılımda çalıştım.” dedi.  </p>
<p> </p>
<p><strong>PATH, 200 KİŞİLİK BİR YAZILIM ORDUSU</strong></p>
<p>PATH, 2015 yılında kuruldu. Bugün artık 200 kişilik bir teknoloji üssü. Birçok farklı kurumsal şirketle çalışan PATH, kargo-lojistik sektörlerinden bahis sektörüne, e-ticaret sitelerinden, Türkiye’nin en büyük futbol markalarına kadar birçok marka ile çalışıyor. Türkiye’nin 3. Büyük bahis bayisinin alt yapısını sağlayan PATH, e-ticaret tarafında 50’yi aşkın e-ticaret sitenin de alt yapısını ve yazılımını gerçekleştiriyor. Birbirinden bağımsız ve farklı sektörlerde hizmet sunan PATH, müşterilerine yönelik ‘çözüm ortağı’ anlayışı ile tercih ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>TEKNOLOJİ TOPLUMU OLACAĞIZ</strong></p>
<p>Kader, bu öngörüsüyle ilgili şu açıklamaları yapıyor; “Çünkü, dünya ticaretinin kesişim noktasındayız. Teknolojinin, iş dünyasındaki geleneksel anlayışları ve süreçleri yerle bir ettiği bir noktadayız. Genç bir toplumuz. Ekonomik zorluklara dirençli kuşaklarız. Teknolojiye eğilimli, teknoloji gerçeğinin farkında bir ülkeyiz. Tarım ve turizm gibi taşıyıcı sektörlerde gidecek daha çok yolumuz var. Ancak, teknoloji her an yeni fırsatlar sunan bir dünya. Yazılımsa, teknolojinin ve tüm sektörlerin vazgeçilmez bir parçası. Teknoloji, küresel rekabet avantajımızın kırılım noktası. Global çapta dijital ekonomideki payımızı artırmamız mümkün. Yazılım dünyasının, sektörlere sunduğu nimetler sonsuz. Esas mesele, Türkiye’nin yazılım üreten insan kaynağını büyütmek.”</p>
<p> </p>
<p><strong>SOSYAL TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İLE TÜM TEKNOLOJİ LİDERLERİNE AÇIK DAVET!</strong></p>
<p>İlk adımları 10 yıl öncesine dayanan ve 2023 yılında kurulan Sosyal Teknoloji Enstitüsü’nün, <strong>‘yazılım üretiminin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi yoluyla teknoloji okur yazarlığının artırılması’</strong> vizyonuyla oluşturulduğuna vurgu yapan Kader, STE’nin çıkış noktasını şöyle tanımladı: “Sosyal Teknoloji Enstitüsü; yazılımın 6 yaş itibariyle eğitimin ve günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi misyonuyla kuruldu. Bu amaçla öncelikle Yazılım Meslek Okullarının kurulmasını ve ortaokuldaki her bir çocuğun en az 1 yazılım dilini öğrenerek liseye başlamasını sağlamayı hedefliyoruz.  Yazılım üretimini, yeni dünya ekonomisinde, diğer tüm sektörlerin daha verimli çalışmasını sağlayan küresel bir fabrika olarak görüyoruz. Enstitümüz; eğitimden girişimcilik ekosistemine, kariyer yönetiminden iş dünyasına, devlet kurumlarından yerel dinamiklere uzanan bir teknoloji geliştirme hattı olma sorumluluğu taşıyor. Bu misyonun ve sorumluluklarımızın altını doldurmak için 10 yıldır hazırlık yapıyoruz. Yazılım tabanlı başlattığımız ve büyüttüğümüz girişimlerimiz var. Ulusal ve küresel çapta dev şirketlere yazılım geliştirme hizmeti sunuyoruz. Sektör bağımsız her kurumun bir teknoloji departmanı olmazsa olmaz noktaya geldi.  Yeni insan kaynağına, yeni ihtiyaçlara ve uygulamalara, yeni çözümlere ve ürünlere ve tabii ki dijital altyapıya ihtiyacın önemi her gün artıyor. STI çatısı altında başlattığımız programlarla; eğitim-üretim-altyapı süreçlerine doğrudan katkı sunmayı planlıyoruz. Yazılım iş gücünü cazip kılma yoluyla yaygınlaştırma, teknoloji üretecek iş gücünü teşvik etme, teknoloji üretme yetkinliği yüksek bir topluluk oluşturma yoluyla Türkiye’nin dijital ekonomideki konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yazılım dünyasını; mikro topluluklarla, yeni nesil sosyal beklentilerle, küresel statü arayışlarıyla, yerel dinamiklerle, geleneksel tutumlarla birleştirerek, cazibesi yüksek bir meslek haline getiriyoruz. Böylece dijital yetkinliği yüksek insan kaynağını artıracağız. Yenilikçi dijitalleşme politikalarının üretilmesini destekleyeceğiz. Teknoloji merkezli girişimlerin çok yönlü desteklenmesini sağlayacağız. Biz, bunların her biri için başlattığımız bu kolektif gücün Türkiye ekonomisinin kaldıracı olacağına inanıyoruz. Ve tüm bunların sağlıklı ve sürdürülebilir bir zeminde gerçekleşmesi için de Türkiye’de fiber altyapının güçlendirilmesine ve yaygınlaştırılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi ve uygulanması amaçlı kolektif bilinci harekete geçiriyor, <strong>yüksek teknoloji seferberliğini</strong> başlatıyoruz. Seferberliğimizle, teknoloji üretimiyle ilgili regülasyonların hızlandırılmasını, merkezi ve yerel yönetimlerin dijital alt yapı çalışmalarına dahil olmalarını teşvik ediyoruz. Gelişmesi ve kalkınması stratejik öneme sahip şehirlerimizde, hızlı-pratik inşa edilebilir datacenterlar kuracağız. Teknoloji üretimi yüksek şehirlerimizi, ödüllendirecek ve küresel tanıtımlarına destek olacağız.” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/murat-kader-teknoloji-toplumu-olacagiz-404089">Murat Kader: Teknoloji Toplumu Olacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay: &#8220;İki Haftalık Kader Yolculuğu!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugay-iki-haftalik-kader-yolculugu-375614</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 May 2023 16:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[haftalık]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=375614</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mayıs 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel seçim sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-iki-haftalik-kader-yolculugu-375614">Tugay: &#8220;İki Haftalık Kader Yolculuğu!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>14 Mayıs 2023 Türkiye Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel seçim sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, mücadele vurgusu yaptı, Türkiye’nin yüz yıllık geleceğinin belirleyeceği iki haftalık kader yolculuğuna çıktığını söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>&#8220;ONURUMUZU SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ!&#8221;</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>14 Mayıs seçimlerine gösterdiği yüksek katılım oranından ve tercihlerinden dolayı Karşıyaka halkına teşekkür ederek açıklamasına başlayan Tugay; &#8220;Saygıdeğer Hemşerilerim, Karşıyakalılar olarak dün yapılan genel seçime yüksek katılımınız ve Genel Başkanımıza verdiğiniz yüzde 80’in üzerindeki destek için sizlere çok teşekkür ederim. Minnetim sonsuz. İkinci tur seçim yapılacak. İnandığımız değerler için mücadeleye devam edeceğiz. Haksızlıklara karşı adaletin, baskılara karşı özgürlüğün, ülkemizi muhtaç hale getirenlere karşı tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti idealinin, eşitsizliklere karşı insanca yaşamın mücadelesini yapmaya, onurumuzu savunmaya devam edeceğiz&#8221; dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>&#8220;HAKLIYSAK, İNANIYORSAK, ÜLKEMİZİN TÜM İNSANLARI BUNA İNANABİLİR.&#8221;</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>2. tur seçimlerinin önemine dikkat çeken ve halk iradesine vurgu yaparak açıklamasına devam eden Tugay şunları söyledi: &#8220;Önümüzde henüz sonucu belli olmayan, kazanarak ülkemizin kaderini değiştirebileceğimiz son bir seçim var. Türkiye’mizin belki de yüz yıllık geleceğini belirleyeceğimiz iki haftalık bir kader yolculuğu var. Haklıysak, biz inanıyorsak, ülkemizin tüm insanları buna inanabilir. Bunu hiç birimiz unutmamalıyız. Halkın iradesi esastır. Halkın iradesine saygısızlık asla kabul edilemez. Biz o saygıyı sonuna kadar göstereceğiz. Ayrıştırma değil, sevgi, saygı ve hak çerçevesinde buluşma dedik, aynı yerdeyiz. İki hafta sonra bu inancın ve hayalin kazanması gerek. Hepinizi buna inanmaya ve mücadele etmeye çağırıyorum.&#8221;</span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-iki-haftalik-kader-yolculugu-375614">Tugay: &#8220;İki Haftalık Kader Yolculuğu!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Indiana Jones ve Kader Kadranı&#8217;, Dünya Prömiyerini Cannes Film Festivali&#8217;nde Yapacak!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/indiana-jones-ve-kader-kadrani-dunya-promiyerini-cannes-film-festivalinde-yapacak-362591</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 15:24:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[cannes]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[festivalinde]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[indiana]]></category>
		<category><![CDATA[jones]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[kadranı]]></category>
		<category><![CDATA[prömiyerini]]></category>
		<category><![CDATA[yapacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lucasfilm imzalı, James Mangold’un yönetmen koltuğunda oturduğu ve 15 yıl aranın ardından yepyeni serüveniyle sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanan ‘Indiana Jones ve Kader Kadranı’nın dünya prömiyeri 18 Mayıs’ta Cannes Film Festivali’nde yapılacak. Kült serinin merakla beklenen bu son filmi 30 Haziran’da vizyona girecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/indiana-jones-ve-kader-kadrani-dunya-promiyerini-cannes-film-festivalinde-yapacak-362591">&#8216;Indiana Jones ve Kader Kadranı&#8217;, Dünya Prömiyerini Cannes Film Festivali&#8217;nde Yapacak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lucasfilm imzalı, James Mangold’un yönetmen koltuğunda oturduğu ve 15 yıl aranın ardından yepyeni serüveniyle sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanan ‘Indiana Jones ve Kader Kadranı’nın dünya prömiyeri 18 Mayıs’ta Cannes Film Festivali’nde yapılacak. Kült serinin merakla beklenen bu son filmi 30 Haziran’da vizyona girecek. </strong></p>
<p>Usta oyuncu <strong>Harrison Ford</strong>’un efsanevi kahraman arkeolog Indiana Jones’a yeniden hayat verdiği, <strong>James Mangold</strong>’un ise yönetmen koltuğunda oturduğu <strong>Lucasfilm </strong>imzalı <strong>‘Indiana Jones ve Kader Kadranı’ </strong>için sürpriz bir haber geldi. Film, bu sene 76’ncısı düzenlenecek <strong>Cannes Film Festivali</strong>’nde dünya prömiyerini yapacak. <strong>18 Mayıs </strong>tarihinde ilk seyircileriyle buluşacak olan film, <strong>30 Haziran</strong>’da ise sinemalarda vizyona girecek.</p>
<p>Filmin yönetmeni Mangold, açılışı Cannes’da yapmalarıyla ilgili duygularını şu sözlerle özetliyor: “1995 yılında Cannes Film Festivali’ne ilk filmim ile Yönetmenlerin 15 Günü seçkisinin bir parçası olarak katılma onuruna sahip oldum. 28 sene sonra, çok daha büyük bir prodüksiyon ile geri dönmekten gurur duyuyorum. Efsanevi ortaklarım ve ben, yepyeni Indiana Jones macerasını sizlerle paylaşmak için çok heyecanlıyız!”. </p>
<p>Harrison Ford’un başrolünde yer aldığı filmde kendisine <strong>Phoebe Waller-Bridge, Antonio Banderas, John Rhys-Davies, Toby Jones, Boyd Holbrook, Ethann Isidore </strong>ve <strong>Mads Mikkelsen </strong>eşlik ediyor. Yapımcılığını <strong>Kathleen Kennedy, Frank Marshall </strong>ve <strong>Simon Emanuel</strong>’in üstlendiği, baş yapımcıların ise <strong>Steven Spielberg </strong>ve <strong>George Lucas</strong>’ın olduğu <strong>‘Indiana Jones ve Kader Kadranı’</strong>, serinin gizem dolu atmosferini bir üst seviyeye taşıyacak. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/indiana-jones-ve-kader-kadrani-dunya-promiyerini-cannes-film-festivalinde-yapacak-362591">&#8216;Indiana Jones ve Kader Kadranı&#8217;, Dünya Prömiyerini Cannes Film Festivali&#8217;nde Yapacak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Abdullah Özyiğit&#8217;ten kader maçı Mersinlilere destek çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-abdullah-ozyigitten-kader-maci-mersinlilere-destek-cagrisi-359045</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 09:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[maçı]]></category>
		<category><![CDATA[mersinlilere]]></category>
		<category><![CDATA[özyiğitten]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çukurova Basketbol Kulübü(ÇBK) Mersin Yenişehir Belediyesi, Euroleague Women çeyrek finalinin üçüncü ve son maçına çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-abdullah-ozyigitten-kader-maci-mersinlilere-destek-cagrisi-359045">Başkan Abdullah Özyiğit&#8217;ten kader maçı Mersinlilere destek çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çukurova Basketbol Kulübü(ÇBK) Mersin Yenişehir Belediyesi, Euroleague Women çeyrek finalinin üçüncü ve son maçına çıkıyor. Fransa temsilcisi Tango Bourges Basket’i sahasında ağırlayacak olan turuncu-lacivertliler kazanması halinde Avrupa’nın en büyük kupası için Final-Four’a yükselecek. Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, sezonun en kritik maçı için Mersinlileri maça davet ederek, destek çağrısında bulundu. </p>
<p>Ülkemizi Avrupa’da kadın basketbolunun en prestijli ligi olan Euroleague Women’da temsil eden ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi, çeyrek final serisinin üçüncü maçında sahne alıyor. Sahasında Mersinlilerin büyük desteğiyle rakibini yenen ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi,deplasmanda oynadığı maçta ise mağlup rakibine bir sayı farkla mağlup oldu. Çeyrek final turunun son maçında saha avantajını elinde bulunduran Mersin temsilcisi, rakibini geçerek dörtlü finallere kalmak istiyor. </p>
<p>22 Mart Çarşamba(yarın) günü Servet Tazegül Spor Salonu’nda saat 19.00’da oynanacak maç için Mersin Yenişehir Belediyesi,  saat 18.00’de Forum AVM güneyindeki Yenişehir Etkinlik Alanı ve Sayapark AVM önü 2. Çevreyolu üzerinden servis kaldıracak.</p>
<p>Başkan Özyiğit, “Bu kupanın Mersin’e gelmesi tarihi bir başarı olur, çocuklarımıza ilham verir.”<br />Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, “ ÇBK Mersin Yenişehir Belediyesi kadın basketbol takımımız, hem ülkemizde hem de Avrupa’da göğsümüzü kabartan başarılara imza atıyor. Bu sezon Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kentimize getirdi ve Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde de şu anda lider durumda. Euroleague Women’da da Avrupa’nın en büyük takımlarıyla mücadele ettiği grubunu ilk sırada tamamladı ve çeyrek finale çıkma başarısı gösterdi. Ancak hedefimiz Avrupa’nın en büyük kupasını kentimize getirmek, ülkemize ve Mersin’imize bu gururu yaşatmak.  </p>
<p>Şampiyonluk yolunda yarın en kritik maçımıza çıkıyoruz, takımımıza inanıyoruz. Mersin halkı yine 6 bin kişiyle salonu dolduracak ve kentinin takımına sahip çıkacak. Kupanın Mersin’e gelmesi tarihi bir başarı olur, çocuklarımıza ilham verir. Maç için biletler ücretsiz olacak, tüm halkımızı maça davet ediyoruz.”diye konuştu. <br /> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-abdullah-ozyigitten-kader-maci-mersinlilere-destek-cagrisi-359045">Başkan Abdullah Özyiğit&#8217;ten kader maçı Mersinlilere destek çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
