<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kaçınma | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/kacinma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kacinma</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Mar 2026 12:02:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>kaçınma | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/kacinma</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Travmatik olaylardan kaçınmak doğal, ancak!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travmatik-olaylardan-kacinmak-dogal-ancak-617025</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 12:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[kaçınma]]></category>
		<category><![CDATA[kaçınmak]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[olaylardan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[travmatik]]></category>
		<category><![CDATA[Travmatik Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[uluğ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile ortaya çıkabilen kaçınma davranışlarının nedenleri, türleri ve etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmatik-olaylardan-kacinmak-dogal-ancak-617025">Travmatik olaylardan kaçınmak doğal, ancak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile ortaya çıkabilen kaçınma davranışlarının nedenleri, türleri ve etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Travmatik olaylara doğrudan maruz kalınmasa bile kaçınma gerçekleşebilir! </strong></p>
<p>Kaçınma davranışının; bir kişinin bazen kasıtlı bazen de kasıtsız olarak, sıkıntı verici veya rahatsız edici bir olay yahut bir durum sonrası, hızlı ve geçici bir şekilde rahatlama ihtiyacı doğrultusunda reddetmeye-inkâr etmeye yönelik bir kaçış tepkisi olarak tanımlanabileceğini aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Kaçınma bilişsel (belirli konular üzerine düşünmekten kaçınmak), duygusal (belirli duygu veya hisleri yaşamaktan kaçınmak) veya bağlamsal (olaylardan durumlardan kaçınmak) olarak sınıflandırılabilir.” dedi.</p>
<p>Travmatik olaylardan kaçınma davranışlarının, empati, korku, geçmiş deneyimler ve kontrol ihtiyacı gibi bir dizi psikolojik faktörün bir sonucu olarak ortaya çıkabileceğini kaydeden Beyaz, “Bu davranışlar, kişinin duygusal dengeyi koruma ve stresle başa çıkma çabalarının bir yansımasıdır. Ancak bu tür kaçınma davranışları uzun vadede kişinin kendi travmalarıyla yüzleşme sürecini geciktirebilir. Savaşlar, depremler ve doğal afetler gibi travmatik olaylar, insanlığın tarihi boyunca deneyimlediği acı verici olaylar arasında yer alır. Ancak bazı kişiler, bu tür olaylara doğrudan maruz kalmamış olsalar bile, kaçınma davranışları sergileyebilirler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Travmatik olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin korku ve endişelerini artırabilir! </strong></p>
<p>Bu durumun nedenleri hakkında bilgi veren Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Birçok kişi, haberlerde veya medyada bu tür travmatik olayları gördüğünde, empati ve duyarlılık gösterme eğilimindedir. Duygusal olarak etkilenen bu kişiler, olaylardan kaçınma eğilimine girebilirler. Empati, başkalarının acılarına karşı duyarlı olma yetisini yansıtır ve bu nedenle kişiler bu tür haberleri izlememek veya konuşmaktan kaçınmak isteyebilirler. Travmatik olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin korku ve endişelerini artırabilir.</p>
<p>Özellikle olayların görsel ve sesli medya aracılığıyla sunulduğu durumlarda, bu korkular daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle, kişiler bu tür haberlerden ve olaylardan uzak durmayı tercih edebilirler. Geçmişte benzer bir travmatik olaya doğrudan maruz kalan veya böyle bir olayı yaşayan kişiler, bu tür olaylardan kaçınma davranışlarını daha belirgin bir şekilde sergileyebilirler.”</p>
<p><strong>Kaçınma, kişinin kontrol ve güven arayışının bir yansıması olabilir! </strong></p>
<p>Bu durumun, geçmiş deneyimlerin travmatik olayların hatırlanması ve tekrar yaşanması korkusundan kaynaklanabileceğini ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Olaylar hakkında bilgi edinmek, kişilerin kendilerini daha güvensiz hissetmelerine neden olabilir.” dedi.</p>
<p>Bu tür durumlarda, kaçınma davranışlarının, kişinin olaylar üzerinde bir miktar kontrol sahibi olma çabasının bir yansıması olabileceğine değinen Beyaz, bilgi edinmeden uzaklaşarak, kişinin kendisini güvende hissetmeye çalışabileceğine işaret etti.</p>
<p><strong>Kaçınma, kişinin kendi duygusal sağlığını koruma girişimi olarak başlar! </strong></p>
<p>Kaçınma davranışlarının nedenine atıfta bulunan Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Kaçınma davranışları, kişinin kendini koruma mekanizmalarının bir yansıması olarak başlar. Özellikle travmatik olaylardan kaçınmak, kişinin duygusal dengeyi koruma amacını taşır. Bu tür olaylardan kaçınma, kişinin anksiyete ve stres seviyelerini kontrol etmeye ve duygusal zararlardan kaçınmaya çalıştığını gösterir. Kısacası, kaçınma, kişinin kendi duygusal sağlığını koruma girişimi olarak başlar.”</p>
<p><strong>Kaçınma başlangıçta korur, ama uzun vadede sorunları derinleştirebilir! </strong></p>
<p>Ancak, bu kaçınma davranışlarının uzun vadede sorunları daha da derinleştirebileceğine dikkat çeken Beyaz, “Özellikle kişi olayları sürekli olarak görmezden gelirse bu, olayların etkilerini ele almak ve duygusal olarak iyileşmek için gerekli olan adımları atmamak anlamına gelebilir.” dedi.</p>
<p>Bu durumun, travmatik olayların kişinin zihinsel sağlığına daha fazla zarar vermesine yol açabileceğini vurgulayan Beyaz, “Kaçınma davranışları, kişinin olayların etkileriyle yüzleşmek ve gerektiğinde destek aramak yerine sorunları ertelemesine neden olabilir. Özetle, kaçınma davranışları, başlangıçta kişinin kendini korumasını temsil edebilir, ancak uzun vadede bu davranışlar sorunları daha da derinleştirebilir. Bu nedenle, travmatik olaylarla başa çıkmak için sağlıklı bir yol, olayların etkileriyle yüzleşmek, duygusal destek aramak ve gerektiğinde profesyonel yardım almaktır. Bu, kişinin duygusal iyileşme sürecini başlatmasına yardımcı olabilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Denge önemli! </strong></p>
<p>Kişilerin savaş veya diğer travmatik olaylar hakkında kaçınma davranışları göstermelerinin doğal bir tepki olabileceğini ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Ruh sağlığı açısından bazı durumlarda gereklidir. Ancak bu, kişinin savaş veya diğer travmatik olaylarla hiç maruz kalmaması gerektiği anlamına gelmez. Ruh sağlığı açısından denge sağlamak önemlidir ve bu denge kişiden kişiye değişebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ruh sağlığında denge, kişinin duygusal sınırlarını tanımasıyla ilgili! </strong></p>
<p>Travmatik olaylardan tamamen kaçınmanın olumsuz etkilerinin de olabileceğinin altını çizen Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Kişilerin belli bir oranda bu tür olaylarla karşılaşmaları ve bu olaylara dair bilgi sahibi olmaları, dünya olayları hakkında bilinçli ve bilgili olmalarına yardımcı olabilir. Bu, empati geliştirme, bilinçlenme ve hatta yardım sağlama isteğini destekleyebilir. Ruh sağlığı açısından denge, kişinin duygusal ihtiyaçlarını ve sınırlarını tanımakla ilgilidir. Bazen bu, travmatik olaylardan bir süre uzak durmayı içerebilirken, diğer zamanlarda bilinçli bir şekilde olaylar hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirebilir. Her kişinin ihtiyaçları farklıdır, bu nedenle denge kişisel bir tercihe dayalıdır.</p>
<p>Sonuç olarak, kişilerin savaş veya diğer travmatik olaylar hakkında kaçınma davranışları göstermeleri doğru bir tepki olabilir, ancak bu kaçınma, ruh sağlığı açısından dengeli bir yaklaşımla bir arada kullanılmalıdır.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmatik-olaylardan-kacinmak-dogal-ancak-617025">Travmatik olaylardan kaçınmak doğal, ancak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaçınma, güvenlik arayışı ve beklenti anksiyetesi panik atağı sürdürüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kacinma-guvenlik-arayisi-ve-beklenti-anksiyetesi-panik-atagi-surduruyor-597133</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2025 11:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyetesi]]></category>
		<category><![CDATA[arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[atağı]]></category>
		<category><![CDATA[atak]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaçınma]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[şentürk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, panik atağın nasıl ortaya çıktığı, hangi davranışlarla sürdüğü, nasıl tedavi edildiği ve yönetiminde hangi yöntemlerin etkili olduğu hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kacinma-guvenlik-arayisi-ve-beklenti-anksiyetesi-panik-atagi-surduruyor-597133">Kaçınma, güvenlik arayışı ve beklenti anksiyetesi panik atağı sürdürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, panik atağın nasıl ortaya çıktığı, hangi davranışlarla sürdüğü, nasıl tedavi edildiği ve yönetiminde hangi yöntemlerin etkili olduğu hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Panik atak yaşayanlar sık sık yeniden atak geçirme kaygısı taşıyor!</strong></p>
<p>Panik atağın, bir anda ortaya çıkan, etkisini saniyeler içinde artıran ve kişinin işlevselliğini, ikili ilişkilerini ve iletişimini ciddi şekilde bozabilen bir durum olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Genellikle beklenmedik şekilde başlar, hızla şiddetlenir ve dakikalar içinde kendiliğinden sonlanır.” dedi.</p>
<p>Panik atak yaşayan bireylerin çoğu zaman yeniden atak geçireceklerine dair yoğun kaygı duyduklarını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Bu nedenle panik atak yaşadıkları yerlerden, ortamlardan veya o an yanlarında bulunan kişilerden uzak durma eğilimi gösterebilirler. Bu durum, ‘ya yine olursa?’ şeklindeki beklenti anksiyetesinin bir sonucudur ve kaçınma davranışlarını beraberinde getirir. Kişiler bu kaygı nedeniyle sürekli bir güvenlik arayışı içinde olabilir; kontrol edilebilmek için yanlarında birilerini bulundurmaya çalışabilir ya da toplu taşıma gibi ortamlardan uzak durabilirler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Panik bozuklukta temel hedef, kaçınma ve güvenlik arayışını azaltmak!</strong></p>
<p>Panik atak geçiren bireylerde sık gözlemlenen bir diğer durumun, yaşadıkları fiziksel belirtileri sürekli kontrol etme çabası olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Nabız ve tansiyon ölçümleri buna örnektir. Günümüzde akıllı saat gibi teknolojik araçların bu kontrol davranışını tetikleyebildiği biliniyor.” dedi.</p>
<p>Panik bozukluğun yönetiminde en önemli üç unsuru sıralayan Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Kaçınma davranışlarını azaltmak, güvenlik arayıcı davranışları ortadan kaldırmak ve beklenti anksiyetesini düşürmek önemlidir. İlaç dışı yöntemlerde bu süreç özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) ile yürütülür ve birkaç seans içinde dahi yüksek oranda olumlu sonuçlar elde edilebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Belirtiler hızla şiddetlenip sonra kendiliğinden geçiyor…</strong></p>
<p>Panik atağı özellikle ilk kez yaşayan bireyler için bu sürecin oldukça tedirgin edici olabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, şunları söyledi:</p>
<p>“Panik atağın doğası gereği, ortada hiçbir gerçek tehlike yokken vücut bir anda tehlike varmış gibi davranır. Duyguların kodlandığı bölge olan amigdala, çarpıntı, nefes alamama hissi gibi basit bir duyumu tehlike olarak algılayıp vücuda alarm sinyali gönderir. Bunun sonucunda çarpıntı, nefes darlığı, yerinde duramama, uyuşma, kasılma, baş dönmesi, idrara sıkışma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Kişi dayanamayacakmış, çıldıracakmış veya ölecekmiş gibi hissedebilir. Bu belirtiler hızla şiddetlenip sonra kendiliğinden söner. Ancak güvenlik arayıcı davranışlar, beklenti anksiyetesi ve kaçınmalar bu döngüyü besleyerek panik atakların daha sık yaşanmasına neden olabilir. Bu nedenle terapötik süreçlerde özellikle bu davranışların üzerine çalışılır.”</p>
<p><strong>Panik bozukluk tedavi edilebilir ve hastalar kısa sürede olumlu yanıt alabilir!</strong></p>
<p>Panik bozukluğun, psikiyatri pratiğinde sıkça karşılaşılan ve tedavisinin genellikle yüz güldüren bir rahatsızlık olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Bazı hastalarda ilaç, bazılarında terapi, bazılarında ise her ikisinin birlikte uygulanmasıyla kısa sürede olumlu yanıtlar alınabilir. Hangi yöntemin uygun olacağına psikiyatri uzmanının karar vermesi en doğru yaklaşım olacaktır.” dedi.</p>
<p>Bilişsel davranışçı terapide kullanılan bazı tekniklerin panik bozuklukta oldukça etkili olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Nefes düzenleme tekniği iyi bir örnek. 3-4 saniye burundan nefes almak, 6-7 saniye boyunca yavaşça vermek ve bunu yaklaşık 3 dakika sürdürmek, sakinleştirici sistemi devreye sokar. Kasma-gevşeme egzersizleri ve duyusal odaklanma teknikleri, kişinin ana dönmesini sağlayarak rahatlatır. Atak sırasında kişinin kendisini telkin etmesi, ‘bu daha önce geçti, ölümcül değil, birazdan sönümlenecek’ gibi ifadelerle durumu normalize etmesi oldukça faydalıdır.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Yaşam tarzı düzenlemeleri panik bozukluk belirtilerini hafifletmeye katkı sağlıyor!</strong></p>
<p>Yaşam tarzı değişikliklerinin panik bozuklukta büyük önem taşıdığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Mümkün olduğunca stresten uzak durmak, sağlıklı uyku ve beslenme düzeni, aşırı kafeinden kaçınmak, sigara ve alkol tüketimini azaltmak olumlu etkiler sağlar. Meditatif uygulamalar, yoga ve düzenli spor da panik bozukluk belirtilerini hafifletmeye katkı sunar. Bazı bireylerde ataklar çok sık ve yoğun olabilir; işlevselliği bozacak seviyeye geldiğinde terapiye ilaç tedavisi eklenmesi gerekebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kacinma-guvenlik-arayisi-ve-beklenti-anksiyetesi-panik-atagi-surduruyor-597133">Kaçınma, güvenlik arayışı ve beklenti anksiyetesi panik atağı sürdürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
