<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İzmir Körfez | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/izmir-korfez/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/izmir-korfez</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Apr 2026 20:34:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>İzmir Körfez | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/izmir-korfez</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bilim insanlarından &#8220;havza bazlı çözüm&#8221; çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilim-insanlarindan-havza-bazli-cozum-cagrisi-630747</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 20:34:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bazlı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[gediz]]></category>
		<category><![CDATA[Havza]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[insanlarından]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Körfez]]></category>
		<category><![CDATA[kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630747</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-insanlarindan-havza-bazli-cozum-cagrisi-630747">Bilim insanlarından &#8220;havza bazlı çözüm&#8221; çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı. Bildirge, Körfez’in çok katmanlı bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, 70 yıllık kirlilik birikimine dikkat çekerek çözümün tekil müdahalelerle değil, Gediz Havzası’nı da kapsayan bütüncül ve bilim temelli bir yönetim modeliyle mümkün olacağını vurguluyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; İZSU, İZDENİZ ve İzmir Planlama Ajansı iş birliğiyle 26-28 Mart 2026 tarihlerinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Dokuz Eylül, Ege, İzmir Katip Çelebi, Manisa Celal Bayar ve İstanbul üniversitelerinden bilim insanlarının yanı sıra ABD, Çin, Japonya, Almanya, İskoçya ve Malezya’dan uzmanların katıldığı konferansın sonuç bildirgesi, İzmir Körfezi’nin artık yalnızca yerel değil, çok katmanlı bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Bildirgede; ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği, sediment bozulması ve biyoçeşitlilik kaybının Körfez ekosistemini tehdit ettiği vurgulandı. Özellikle İç Körfez’de artan besin tuzu yükünün çözünmüş oksijen seviyelerinde ciddi düşüşlere yol açtığı, bunun da balık ölümleri ve habitat kayıplarına neden olduğu ifade edildi.</p>
<p><strong>“İzmir Körfezi hepimizin ortak noktası”</strong></p>
<p>Konferansın sonuç bildirgesinin yakında kitapçık haline getirileceğini belirten İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “İzmir Körfezi hepimizin ortak noktası, bir yaşam kaynağı. Bu nedenle İzmir’e verilen önem pek çok çalışmayı beraberinde getirdi. Kasım 2024’te düzenlediğimiz çalıştayın ardından bu kez uluslararası bir konferans gerçekleştirdik. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden ve dünyadan bilim insanları bu konferansta bir araya geldi” dedi.</p>
<p><strong>“70 yıllık birikimi konuşuyoruz”</strong></p>
<p>Körfezdeki kirliliğin uzun yıllara dayandığını vurgulayan Güler, “Yaklaşık 70 yıllık bir birikim söz konusu. 1990’lı yıllarda alınan önlemler ve 2000’de Çiğli Arıtma Tesisi’nin devreye girmesiyle iyileşme sağlandı ancak kalıcı olmadı. Bugün iç Körfez’de oksijen seviyesindeki düşüş ve balık ölümleri ciddi boyutlara ulaştı. Ekosistem kritik eşiklere yaklaşıyor. Dipteki birikim artık kirletici hale gelmiş durumda” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Gediz temizlenmeden Körfez temizlenmez”</strong></p>
<p>Kirliliğin önemli kaynaklarına dikkat çeken Güler, “Gediz Havzası başta olmak üzere derelerden taşınan kirleticiler Körfez’e ulaşıyor. Bu; Gediz Nehri ve Ağıl Deresi’nin Körfeze döküldüğü alanda deniz marullarının aşırı ve kontrolsüz şekilde çoğalmasına neden oluyor. Aşırı çoğalan deniz marulları özellikle yaz aylarında parçalanarak iç körfeze taşınıyor ve mikro alg patlamasını tetikliyor. Gediz temizlenmeden, Körfez temizlenmez. Bir kere Gediz Havzası’nın yönetim planının yapılması gerekiyor. Çünkü en büyük kirleticilerden biri burası. Ayrıca dip taraması ve sediment yönetimi artık kaçınılmaz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“En kritik başlık: izleme”</strong></p>
<p>Sürecin en önemli ayağının izleme olduğunu belirten Güler, “Kirliliğin sürekli takip edilmesi için sistemler kurulmalı. Büyükşehir Belediyesi bu konuda önemli bir aşamaya geldi, çalışmalar sürüyor” dedi. Körfezdeki sorunun küresel boyutuna da dikkat çeken Güler, “Bu sorun yalnızca İzmir’in değil, birçok deniz ve körfezin ortak sorunu. İzmir’in bilimsel çalışmalarla örnek bir model oluşturma potansiyeli var” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Körfez ekosistemi çok katmanlı tehdit altında</strong></p>
<p>Sonuç bildirgesine göre İzmir Körfezi, uzun yıllara yayılan insan kaynaklı etkiler nedeniyle ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği ve biyoçeşitlilik kaybı gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya. Özellikle iç körfezde çözünmüş oksijen seviyelerinin kritik düzeylere düştüğü, bunun da balık ölümleri ve habitat kayıplarına yol açtığı belirtiliyor. Artan deniz suyu sıcaklıklarının süreci hızlandırdığı ve sistemin kritik eşiklere yaklaştığı ifade ediliyor.</p>
<p><strong>Sorun: yalnızca kirlilik değil, birikmiş yük</strong></p>
<p>Bildirgede, sorunun artık yalnızca kirlilik değil, yıllar içinde birikmiş kirliliğin yönetimi olduğu vurgulanıyor. Dip çamurunda biriken ağır metaller ve organik kirleticilerin ekosistemi baskıladığı, sediment yapısının ise kirliliği depolayan ve yeniden yayan bir kaynağa dönüştüğü belirtiliyor.</p>
<p><strong>Gediz ve dereler ana kaynak</strong></p>
<p>Körfeze ulaşan kirleticilerin büyük bölümünün karasal kaynaklı olduğu ifade ediliyor. Gediz Nehri ve bağlı dereler ile toplam 33 dere üzerinden taşınan tarım, sanayi ve yerleşim kaynaklı kirlilik yükünün sistemi sürekli baskıladığına dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>Çözüm: kısa, orta ve uzun vadeli yaklaşım</strong></p>
<p>Bilim insanları çözümün tek bir yöntemle mümkün olmadığını vurguluyor. Kısa vadede zararlı alg patlamalarına karşı modifiye kil ve süper oksijenlendirme, orta ve uzun vadede dip taraması, atıkların kaynağında önlenmesi ve ileri biyolojik arıtma, deniz çayırlarının yaygınlaştırılması, kabuklu canlılar ve deniz hıyarı gibi türlerle entegre deniz ekosistemleri ile ekolojik çözümler öneriliyor. Tüm bu yöntemlerin birlikte ve kademeli uygulanması gerektiği belirtiliyor.</p>
<p><strong>İzleme ve havza yönetimi kritik</strong></p>
<p>Körfez yönetiminde sürekli izlemenin hayati olduğu vurgulanıyor. Gerçek zamanlı veri sistemleri ve erken uyarı mekanizmalarının kurulması gerektiği ifade ediliyor. İzmir Körfezi’ndeki sorunun yalnızca kıyısal değil, Gediz Havzası başta olmak üzere körfeze dökülen nehir havzalarında havza bazlı, çok katmanlı ve kurumlar arası iş birliğine dayalı bütüncül bir yönetim modeli ile çözülebileceği, merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesi gerektiği belirtiliyor.   </p>
<p><strong>Çağrı: “Bir adım daha”</strong></p>
<p>Bildirge, İzmir’in bilimsel çalışmalar ve altyapı yatırımlarıyla örnek bir model oluşturabileceğini vurguluyor. Körfezin korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğu hatırlatılarak şu mesaj öne çıkarılıyor: “Sağlıklı bir Körfez için bir adım daha atma zamanı.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-insanlarindan-havza-bazli-cozum-cagrisi-630747">Bilim insanlarından &#8220;havza bazlı çözüm&#8221; çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim insanları Körfez&#8217;in geleceğini konuştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilim-insanlari-korfezin-gelecegini-konustu-623522</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:29:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğini]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Körfez]]></category>
		<category><![CDATA[konuştu]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalar]]></category>
		<category><![CDATA[vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623522</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin “Sağlıklı Körfez” hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde dünyanın önde gelen bilim insanlarını bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-insanlari-korfezin-gelecegini-konustu-623522">Bilim insanları Körfez&#8217;in geleceğini konuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin “Sağlıklı Körfez” hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde dünyanın önde gelen bilim insanlarını bir araya getirdi. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, İzmir Körfezi’nin geleceğine dair bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Körfezdeki zararlı alg patlamalarından organik çökeltilere kadar birçok kritik konuya çözüm arandı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda “Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde de alanında uzman isimleri bir araya getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, körfezin geleceğine yönelik bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu.</p>
<p><strong>ABD’li uzmandan modifiye kil önerisi</strong></p>
<p>ABD Ulusal Zararlı Alg Patlamaları Ofisi Direktörü Prof. Dr. Donald Anderson, “Deniz Sularında Zararlı Alg Patlamalarının Kontrolü: Kavramlar, Mevcut Durum ve Gelecek Beklentileri” başlıklı sunum yaptı. Körfezde yürütülecek çalışmaların bölgeye uygun olmasının daha sağlıklı sonuçlar vereceğini belirten Anderson, kil uygulamalarının önemine dikkat çekti. Kilin herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığının bilindiğini vurgulayan Anderson, “İzmir Körfezi’nde alg patlamalarının ardından körfezin dibine bakmalısınız. Orada neredeyse tüm canlılar hayatını kaybediyor. Bu nedenle yürütülecek çalışmalarda kil uygulaması daha etkili bir yöntem olacaktır” dedi. </p>
<p><strong>“Alg patlamaları çevre dostu yöntemlerle önlenebilir”</strong></p>
<p>Japonya Civil Engineering Research Institute for Cold Regions’dan Dr. Nobuharu Inaba, konuşmasına katılımcıları Türkçe selamlayarak başladı. Doğu Japonya depremine ait bir fotoğraf paylaşan Inaba, arama kurtarma çalışmalarına katılan Türk ekiplerine teşekkür etti. “Biyolojik HAB Kontrolü” başlıklı sunumunda zararlı alg patlamalarına değinen Inaba, deniz çayırları ve makroalglerle ilişkili bakterilerin bu sorunun kontrolünde önemli rol oynayabileceğini belirtti. Inaba, “Zararlı alg patlamaları sürdürülebilir ve çevre dostu yöntemlerle önlenebilir. Ancak deniz ortamında bu tür uygulamalar oldukça zordur. Bu nedenle deniz çayırları ve yosun yataklarının korunması, izleme çalışmalarının artırılması ve bu alanların yeniden kazandırılması büyük önem taşıyor” dedi.</p>
<p><strong>“Hastanın tek bir tedaviyle kurtulması mümkün değil”</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nuri Azbar, “İzmir Körfezi’nde Oksijen Restorasyonu” başlıklı sunumunda körfezin oksijen yetersizliği nedeniyle yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Körfezi bir hastaya benzeten Azbar, “Durumu ağır bir hastayla karşı karşıyayız. Uygulanan tedaviler yeterli değil. Tek bir yöntemle iyileşmesi mümkün değil; doğayla uyumlu, uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var. Körfezin nefes alabilmesi için sürekli temizlik ve oksijen desteği şart” dedi. </p>
<p><strong>“Biyokütle kazanımını hızlandıracak sistem inşa etmek zorundayız”</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, “Mikroalg ve Entegre Sistem Uygulamaları ile Körfez Ekosistemlerinin Sürdürülebilir Restorasyonu” başlıklı sunumunda ekosistem bazlı çözümlere vurgu yaptı. Aydın, “Uygulamalar ekolojik, ekonomik ve sürdürülebilir olmalı. Dereler artık atık su taşıyor; Gediz dahil 25 havzada kirlilik sorunu var. Bu nedenle dere ağızlarında besin yükünü yakalayacak tampon bölgeler oluşturmalı ve biyokütle kazanımını hızlandıracak sistemler kurmalıyız. Mikroalg perdeleri ve kafesler bu konuda çözüm olabilir” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Altuğ: Körfez&#8217;deki birikimle savaşacak bakterileri artırmamız lazım </strong></p>
<p>İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, “Türkiye Denizlerinden İzole Edilen Bakterilerin Biyoteknolojik Kullanım Potansiyelleri” başlıklı sunumunda, Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorununa biyolojik çözüm yöntemlerini anlattı. Altuğ, zeolit aracılığıyla bakterileri deniz dibine aktararak organik maddeyi parçalayan faydalı bakterilerin sayısını artırmanın ekosistem için kritik olduğunu vurguladı. “Bakteriler iyiler, kötüler ve fırsatçılar olarak ayrılıyor. Organik madde arttığında iyilerin sayısını artırmak gerekiyor. Her alanın özgün koşullarına göre sorunu tanımlayıp müdahale etmeliyiz” dedi. </p>
<p><strong>“Besin kirliliği toksik alg patlamalarını tetikliyor” </strong></p>
<p>Berlin Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferdinand L. Hellweger, “Zararlı Siyanobakteri Patlamaları: Ekoloji, Toksisite ve Yönetim” başlıklı sunumunda, su ekosistemlerini tehdit eden toksik alg patlamalarına dikkat çekti. Hellweger, besin kirliliğinin yüksek olduğu ortamlarda toksin üreten alg türlerinin arttığını vurguladı ve Kuzey Amerika’dan örnekler vererek yüksek kirliliğin toksik patlamaları tetikleyebileceğini söyledi. Ayrıca geliştirdikleri modellerle toksin üretimini tahmin ettiklerini ve sonuçların sahadaki verilerle uyumlu olduğunu belirtti. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Lök: Midyelerle Körfez&#8217;in kirliliğini izleyip temizleyebiliriz</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Lök, çift kabuklu canlıların suyu temizlemede etkili olduğunu vurguladı. Midyeler ve diğer çift kabuklular, planktonları, organik ve inorganik maddeleri, ağır metalleri, mikroplastikleri ve çeşitli kirleticileri filtreleyerek su kalitesini iyileştiriyor. Lök, “Midyeleri kullanarak körfezde kirliliği izleyebilir, atık suları arıtabilir ve ötrifikasyonu azaltabiliriz” dedi.</p>
<p><strong>“Deniz hıyarları Körfez&#8217;in temizliğinde rol oynayabilir”</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon, İzmir Körfezi’ndeki artan organik çökelti sorununa işaret etti. Tolon, deniz hıyarlarının “deniz tabanının temizlikçileri” olarak organik çökeltileri tüketip ekosistemin dönüşümüne katkı sağladığını belirtti. Yöntemin kontrollü uygulanması gerektiğini vurgulayan Tolon, “İyileşmeye yakın bölgelerde uygun alanlar belirlenmeli ve bu alanlar deniz hıyarlarıyla zenginleştirilmeli. Bu canlılar sürdürülebilir bir ekosistem için önemli” dedi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Davidson: “Devlet müdahalesi şart”</strong></p>
<p>İskoçya Deniz Bilimleri Derneği’nden Prof. Dr. Keith Davidson, erken uyarı sistemlerini anlattı. İskoçya’da alg patlamalarının doğal olduğunu ve Atlantik somonları ile kabukluları tehdit ettiğini belirten Davidson, 2013’te 70 kişinin kabuklu canlılardan zehirlendiğini hatırlattı. Alg patlamalarının İskoçya&#8217;da çok yaygın olduğunu vurgulayan Davidson, “Güvenliğin sağlanması için devletin müdahil olması gerekiyor. Potansiyel zararlı plankton ve toksinler takip edilmeli, sık analizlerle önceden tespit ve önlem alınmalı” dedi.</p>
<p><strong>Dr. Yuan: Modifiye kil ile körfezde hızlı iyileşme sağladık</strong></p>
<p>Çin Bilimler Akademisi Okyanus Bilimi Enstitüsü’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile körfezde yürüttükleri çalışmaları anlattı. Yuan, “2024 yılında Büyükşehir Belediyesi ile düzenlenen çalıştayın ardından iş birliğimiz başladı. Modifiye kil uygulamasıyla mikroorganizmaların oranını yüzde 85 azalttık, zararlı türlerde düşüş gözlemledik. Balık ölümleri durdu, yaklaşık bir ay içinde suyun rengi normale döndü. Tek bir uygulamayla önemli sonuçlara ulaştık. Gelecekte daha kapsamlı kil temelli sistemler ve erken uyarı mekanizmalarına ihtiyaç var. İş birliğimizi sürdürmek istiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Lenoro: Kil uygulaması için devlet desteği şart</strong></p>
<p>İskoç Deniz Bilimleri Derneği’nden Anita Flores Lenoro, İskoçya’daki zararlı alg patlamaları ve modifiye kil uygulamalarını anlattı. Lenoro, “Acil bir durum var, özel sektör ve kamu birlikte hareket etmeli. Fon yetersiz kalabiliyor; hükümetin kaynak ayırması şart. Modifiye killer farklı toksinleri hedef alabiliyor. Önce suda hangi toksinler olduğunu bilmemiz ve doğru şekilde uygulamamız gerekiyor; aksi takdirde zarar verebilir” dedi.</p>
<p><strong>Dünyadan İzmir Körfezi’ne bakış</strong></p>
<p>Konferans kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Purdue Üniversitesi Öğretim Üyesi David Clıdence, Vanderbilt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Richard Dick Speece ile hazırladıkları “Düşük Çözünmüş Oksijen Seviyesine Sahip Su Kütlelerinde Oksijen Takviyesi Stratejisi”  hakkında sunum yaptı.  Malezya’dan Uluslararası Zararlı Algleri Araştırma Derneği (ISSHA) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. PoTeen Lim ve Çin Bilimler Akademisi’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan ise farklı coğrafyalardaki alg patlamalarının dinamiklerini ve ekolojik etkilerini İzmir örneğiyle karşılaştıran bir mesaj iletti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilim-insanlari-korfezin-gelecegini-konustu-623522">Bilim insanları Körfez&#8217;in geleceğini konuştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan İzmir Körfezi için ortak mücadele çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-izmir-korfezi-icin-ortak-mucadele-cagrisi-623372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 14:13:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[Gediz Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Körfez]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623372</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’nin kirlilikten arındırılması için liman, tersane ve Gediz Nehri’nin olumsuz etkilerinin önlenmesi gerektiğini ve bu konularda merkezi idareyle iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-izmir-korfezi-icin-ortak-mucadele-cagrisi-623372">Başkan Tugay&#8217;dan İzmir Körfezi için ortak mücadele çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’nin kirlilikten arındırılması için liman, tersane ve Gediz Nehri’nin olumsuz etkilerinin önlenmesi gerektiğini ve bu konularda merkezi idareyle iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nda konuşan Başkan Tugay “Bize dip temizliği için gerekli yetkiyi vermezseniz, kil uygulamasına engel olursanız, Gediz Nehri’nin kirliliğini durdurmazsanız, davet ettiğimiz toplantılara gelmezseniz, bu soruna nasıl katkı vermiş olacaksınız?” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda “Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın ikinci gün oturumlarının açılışına katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta konuşan Başkan Tugay, kamuoyunun İzmir Körfezi’nin yaşamış olduğu durum hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmadığını söyledi.  Merkezi hükümet de dahil olmak üzere farklı kesimlerden farklı şeyler söylendiğini vurgulayan Tugay, “İzmir’de bir sorun var ama bu sorunu kimse sahiplenmiyor ve çözüm için de yeterli çaba gösterilmiyor. Birbirilerinin üstüne sorumluluk atıyorlar gibi bir düşünce içindeler. Haklılar; maalesef bu bilgi kirliliği böyle bir algının ortaya çıkmasına neden oluyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Yoğun nüfusun doğrudan körfezle yakın temasta olduğu bir şehir”</strong></p>
<p>İzmir Körfezi’nin yapısına değinen Başkan Tugay, “İzmir Körfezi, dünyada çok nadir olan körfezlerden birisi. Şehrin metropolü körfez çevresine yerleşmiş. Yoğun bir nüfusun doğrudan körfezle yakın temasta olduğu bir şehir. Benzer sorun çok yerde var ama insanların yerleşim yerlerinden uzak olduğu için bu şekilde gündeme gelmiyor. En uç kısmında bir liman olan bir körfez bu. Farklı havzalardan gelen tam 33 tane akarsu bu körfeze boşalıyor. Bunların içinde Gediz Nehri de var” dedi. </p>
<p><strong>“Gediz, körfezi kirletmiyor demek art niyetli”</strong></p>
<p>Gediz Nehri’nin körfezi kirletmediği iddialarının art niyetli olduğunu dile getiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Gediz’in kirli suyu kesinlikle körfeze giriyor. Gediz’in dışında da hepimizin bildiği birçok akarsu, pek çok yerden topladığı atıkları körfeze boşaltıyor. Bir kısmı kentsel ve sanayi atıkları, bir kısmı da doğal alüvyonlar. Dün hocamızın da söylediği gibi, körfez artık bir depolama alanı. En doğru ifadelerden birisi bu. Bu derelerden gelen atıklar körfezde dibe çöküyor ve birikiyor. Efes Antik Kenti’nin bir liman kentiyken bin yıllar içinde Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyonlarla nasıl dolduğunu görüyorsunuz. Akarsu yataklarının yanında bu kaçınılmaz bir şey” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Koku ve balık ölümleri travmatize etti”</strong></p>
<p>İklim krizinin etkisiyle özellikle yaz aylarında sıkça görülen alg patlamasına bağlı koku ve balık ölümleri hakkında konuşan Başkan Tugay, konferansın temel amaçlarından birinin bu soruna biyolojik çözüm bulmak olduğunu belirtti. Başkan Tugay, “Çok rahatsız edici bir sorunla karşı karşıyayız. Körfezde ‘alg patlaması’ olarak adlandırılan biyolojik bir problem var. Yaz aylarında ortaya çıkan koku ve balık ölümleri, insanları adeta travmatize etti. İzmir Körfezi’nin kanalizasyon atıklarıyla kirletildiği ve bu durumun belediye hizmetlerinin yetersizliğinden kaynaklandığı yönünde suçlamalar yapılıyor. Ben 59 yaşındayım; kendimi bildim bileli İzmir Körfezi’nde koku ve kirlilik vardı ancak balık ölümleri yaşanmıyordu. Bu durumda şu soruyu sormalıyız: Sorun, son dönemde artan kentsel atık kirliliğinin bir sonucu mu, yoksa başka bir nedeni mi var? Cevap çok açık; bu durum farklı bir nedene dayanıyor. Alg patlaması yeni bir olgu. Üstelik yalnızca İzmir Körfezi’ne özgü değil, dünyanın birçok bölgesinde görülüyor. Avustralya’nın güney kıyılarında da bu durumun yaşandığını biliyoruz. İstanbul’a yaptığım yolculuk sırasında Karadeniz kıyılarında da alg oluşumlarını gözlemledim. Bu durum hem denizlerde hem de tatlı sularda ortaya çıkıyor. Bu, çağımızın yeni sorunlarından biri. Temel nedeni ise iklim krizi, artan hava sıcaklıkları ve deniz suyunun ısınması. İzmir Körfezi’nde de karasal alanlarda olduğu gibi sıcaklık rekorları kırılıyor. Yaz aylarında su sıcaklığı 30 dereceye kadar yükseldi. Bu aşırı sıcaklık, alglerin çok hızlı ve yoğun şekilde çoğalmasına neden oluyor” dedi.</p>
<p><strong>“Alg patlaması çözmemiz gereken ağır ve yoğun bir sorun”</strong></p>
<p>Sıcaklığın yanı sıra körfez dibinde biriken atıkların da alg patlamasını tetiklediğini belirten Başkan Tugay, şunları söyledi: “Bu toplantının düzenlenme amacı da, alg patlamasına biyolojik bir çözüm bulup bulamayacağımız sorusuna yanıt aramak. Çünkü biyolojik sorunlara kalıcı çözümler de yine biyolojik yöntemlerle geliştirilebilir. Ancak bugün itibarıyla alg patlamasıyla etkin şekilde mücadele edebilecek kesin bir yöntem bulunmuyor. Biz bu konuya dikkat çekmek ve İzmir’i bu alanda önemli bir bilimsel çalışma merkezi haline getirmek istiyoruz. Şehrimizdeki bilim insanlarının ve deniz biyologlarının bu meseleye daha fazla odaklanmasına ihtiyaç var. Vatandaşlarımız şunu bilsin ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuyu son derece ciddiye alıyor. Bu, bizim en öncelikli gündem maddelerimizden biri.”</p>
<p><strong>“Arıtma nedenli kirliliği durdurduk, 1 ton çamur çıkardık”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “sağlıklı körfez” hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalara değinen Başkan Tugay, arıtma kaynaklı kirliliğin tamamen önlendiğini vurguladı. Körfezde kapsamlı temizlik çalışmalarının sürdüğünü belirten Tugay, “İzmir tarihinde yapılan en büyük dip temizliğini gerçekleştiriyoruz ve bu çalışmalara kararlılıkla devam edeceğiz. Şu ana kadar 1 milyon tondan fazla dip çamuru çıkarıldı. Bakanlıktan alınan 4 milyon tonluk izin kapsamında çalışmalarımız sürecek” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Körfezin yapısal özelliklerine de dikkat çeken Tugay, “Körfezin güney kesimi daha derinken, kuzey kesiminde ciddi bir sığlık söz konusu. Hatta körfezin orta kesimindeki derinlik yer yer 2 metreye kadar düşüyor. Bu durum, körfez suyunun açık denizle yeterince sirkülasyon yapmasını engelliyor. Su adeta bir göl gibi durağan, hareket çok sınırlı. Bu düşük sirkülasyon da alg patlamasını kolaylaştırıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Körfezin en sıkıntılı yerinde tersane ve yük limanı işletemezsiniz”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin körfez temizliği kapsamında müdahale edemediği alanlara dikkat çeken Başkan Tugay, yetki sınırlamalarına vurgu yaptı. Tugay, “Müdahale edemediğimiz en önemli noktalardan biri Gediz Nehri. Murat Dağı’ndan temiz çıkan su, Manisa ve İzmir’e ulaştığında kirlenmiş halde geliyor. Gediz Nehri, körfezin kirlenmesinde önemli bir etken” dedi.</p>
<p>Körfezin yapısal özelliklerine uygun olmayan faaliyetlere de değinen Tugay, “Bu kadar sığ bir körfezin en uç ve en sığ noktasına tersane kurulamaz. Tersane kaynaklı kirlilik, ekiplerimiz tarafından defalarca ortaya kondu. Aynı şekilde, ağır yük gemilerinin atıklarını kontrolsüz şekilde bırakabildiği bir düzene de izin verilmemeli. Körfezin en hassas bölgesinde bu tür faaliyetlerin yürütülmesi doğru değil” ifadelerini kullandı. Bu konularda belediyenin yetkisinin bulunmadığını belirten Tugay, “Ne yazık ki bu alanlarda karar verme yetkisi bizde değil. Belediye olarak gemi atıklarını izleyebileceğimiz bir sistem kurma konusunda kararlıyız. Ancak bu sistemle yalnızca tespit yapabiliriz; yaptırım uygulama yetkimiz yok” diye konuştu. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine de değinen Tugay, “Bazı çevreler konuyu çarpıtarak farklı yönlere çekmeye çalışıyor. Oysa biz kamuoyunun doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini çok önemsiyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Körfezin sürekli bir temizliğe ihtiyacı var”</strong></p>
<p>Başkan Tugay, konuşmasının devamında körfezde sürdürülebilir temizlik ihtiyacına dikkat çekerek şunları söyledi: “Körfezde sürekli ve sistemli bir temizliğe ihtiyacımız var. Bunun için özel donanımlı bir temizlik gemisi edinilmeli. Bu yatırımı ya biz yapmalıyız ya da bakanlık üstlenmeli. Bakanlığın İzmit Körfezi’nde yürüttüğü çalışmanın benzeri mutlaka İzmir Körfezi’nde de hayata geçirilmeli. Vakumlu sistemlerle dipte biriken çamuru çekmeli ve çevreye zarar vermeden bertaraf etmeliyiz. Bu konuyu bakanlıkla defalarca, hatta bakan düzeyinde görüştük. Ancak ne yazık ki beklediğimiz desteği alamıyoruz. Herhangi bir çözüm önerisi sunulmadığı gibi, sürekli suçlamalara maruz bırakılıyoruz. Gerekli yetkiler verilmezse, dip temizliği çalışmalarımız engellenirse, kil uygulamasına izin verilmezse, Gediz Nehri’ndeki kirlilik durdurulmazsa ve düzenlediğimiz toplantılara dahi katılım sağlanmazsa bu sorunu nasıl çözeceğiz? Biz inanıyoruz ki bu süreçte halkın doğru bilgilendirilmesi, bilinçlenmesi ve duyarlılığı büyük önem taşıyor. Bilim insanlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili tüm kurumların çözüm sürecine aktif katkı sunması gerekiyor. Biz de belediye olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da daha fazla ne yapabiliriz sorusuna yanıt aramaya, çalışmaya devam edeceğiz. Öte yandan İzmit Körfezi’nde uygulanan yöntemlerin İzmir’de de hayata geçirilmesi, sorunun çözümünü hızlandırabilir. Körfezde sürekli temizlik yapılmazsa zamanla dolma, karasallaşma ve doğal yapının kaybolması riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-izmir-korfezi-icin-ortak-mucadele-cagrisi-623372">Başkan Tugay&#8217;dan İzmir Körfezi için ortak mücadele çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her şey temiz bir körfez için</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-sey-temiz-bir-korfez-icin-623177</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 07:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Körfez]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[modifiye]]></category>
		<category><![CDATA[müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623177</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığı altında Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen İzmir Körfez Konferansı’nın ilk gününde önemli konular masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sey-temiz-bir-korfez-icin-623177">Her şey temiz bir körfez için</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” başlığı altında Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen İzmir Körfez Konferansı’nın ilk gününde önemli konular masaya yatırıldı. Konferansın son oturumunda, Büyükşehir Belediyesi birimlerinin yaptığı çalışmalar anlatıldı. İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, geçtiğimiz yıl yapılan Körfez Çalıştayı&#8217;ndan çıkan modifiye kil uygulamasının başarılı olduğunu söyledi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen İzmir Körfez Konferansı&#8217;nda körfezin geleceği masaya yatırıldı. Alanında uzman isimlerin de yer aldığı, 28 Mart&#8217;a kadar devam edecek İzmir Körfez Konferansı&#8217;nda Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin yaptığı çalışmalar da konuşuldu. İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, İzmir Körfezi&#8217;nde yapılan modifiye kil uygulamaları hakkında, İZSU Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Güzin Özbaş, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin önlenmesine yönelik yapılan çalışmalar hakkında, İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Deniz Koruma Şube Müdürü Hasan Tuna da hayata geçirdikleri projeler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Marım: Geçen yılki çalıştayın çıktısı olarak modifiye kil uygulamasını yaptık</strong></p>
<p>İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, İzmir Körfezi&#8217;nde yapılan acil eylem planı modifiye kil uygulaması hakkında bilgi verdi. Farklı ülkelerden ve Türkiye&#8217;nin farklı kentlerinden İzmir&#8217;e gelen akademisyenlere teşekkür eden Marım, kil uygulamasına giden süreci anlattı. Marım, “Geçtiğimiz yıl körfez çalıştayı yaptık. O çalıştayın çıktılarından biri olarak kil uygulamasını yaptık. O yüzden çok önemli bu tür buluşmalar” dedi. Onayların ardından modifiye kil uygulamasının başladığını belirten Marım, drone ile alg patlamalarını tespit ettiklerini, ölçüm alıp kil uygulamasını yaptıklarını söyledi. Marım, “Deniz canlılarında, balıklarda, kabuklu canlılarda herhangi bir etkisi var mı diye birçok yapılmış çalışma var. Olumsuz etkisi yok. Biz de İzmir Körfezi&#8217;nden aldığımız numunelerden, kil uyguladığımızda herhangi etkisi var mı diye deneyler yaptık. Onda da olumsuz sonuçlar yoktu” dedi. Deniz marullarını temizlemek için 5 amfibi araç aldıklarını kaydeden Marım, marulların temizlenmemesi durumunda parçalandığını ve alg patlamasına neden olduğunu söyledi.  </p>
<p><strong>Özbaş: Çalışmalarımızı hızlandırdık</strong></p>
<p>İZSU Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Güzin Özbaş, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin önlenmesine yönelik yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Özbaş, “2024 ağustos ayında deniz suyunun 29 dereceye ulaşmasıyla toplu balık ölümlerini gördük. Çalışmalarımız zaten devam ediyordu ama hızlı bir şekilde devam ettik. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi&#8217;nin 4.fazını 2025 yılında hizmete aldık” diye konuştu ve İZSU tarafından yapılan izleme, tarama gibi çalışmalar hakkında durum değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Tuna: Yıllık ortalama bin 100 ton yüzer çöp topluyoruz</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Deniz Koruma Şube Müdürü Hasan Tuna, “46 kişilik bir ekibiz. 7 gün 24 saat sahada müdahale için hazırız. Faliyetlerimizi üç şeflik üzerinden koordine ediyoruz. Aktif müdahalelerde bulunuyor, veri ve eğitim tarafını sürdürülebilir şekilde ilerletiyoruz. 2 adet süpürge gemimiz var, bir tane daha almak için çalışma başlattık ihale aşamasında. Sığ alanlarda da amfibik araçlarımız ve karadan müdahale eden arkadaşlarımız var. Yıllık ortalama bin 100 ton çöp topluyoruz, sadece yüzer çöp bu, ayrıca iç körfez diyebilirim. Körfezde önemli başka konumuz ise makroalgler, ölü deniz yosunları. Özellikle sığ Çiğli ve Bostanlı&#8217;da sıkça rastladığımız bir şey. Çok hızlıca müdahale edip ortamdan kaldırmaya çalışıyoruz” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-sey-temiz-bir-korfez-icin-623177">Her şey temiz bir körfez için</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Körfezi&#8217;ne bilimsel bakış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezine-bilimsel-bakis-623174</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 07:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Körfez]]></category>
		<category><![CDATA[Kirli]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[Sunum]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623174</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Körfez Konferansı, temiz Körfez hedefiyle bilim dünyasını bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezine-bilimsel-bakis-623174">İzmir Körfezi&#8217;ne bilimsel bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Körfez Konferansı, temiz Körfez hedefiyle bilim dünyasını bir araya getirdi. 28 Mart&#8217;a kadar Tarihi Havagazı Fabrikası&#8217;nda devam edecek konferansta, küresel deneyimlerin yanında yenilikçi çözüm önerileri de gündeme geldi. Özellikle Gediz&#8217;den yayılan kirliliğin konuşulduğu oturumlarda İzmir Körfezi&#8217;nin hangi yöntemlerle temizlenmesi gerektiğinin üzerinde duruldu. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” adıyla Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen İzmir Körfez Konferansı, bu alanda söz sahibi bilim insanlarını bir araya getirdi. Akademisyenler ve yurt dışından gelen konukların yer aldığı buluşmada zararlı alg patlamaları, küresel deneyimler, İzmir Körfezi için yenilikçi çözüm önerileri masaya yatırıldı. </p>
<p><strong>2024’te yaşanan sıcaklığa dikkat çekti</strong><br />Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’nden Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe “İzmir Körfezi: Doğal Oşinografik Süreçler, İnsan Baskısı ve İklim Değişikliğinin Kesişiminde Bir Kıyı Denizi” sunumunda, körfezin sıcaklığı baskılamada önemli bir etken olduğunu ifade etti. Beşiktepe, “2023’ten başlayarak sıcaklık ciddi şekilde arttı, 2025’te normal artış eğilimine geldi, iklim araştırmacılarını çok korkuttu. 2024’te ciddi bir şey yaşadık. İzmir Körfezi’nde bunu nasıl gördük? 2024 yılı İzmir Körfezi’nde tarihsel olarak yaşadığımız en sıcak dönemdi. Körfez ısıyı tutarak daha güzel bir İzmir’de yaşatmayı başardı. Biz de ona biraz yardım edelim derim” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Körfez artık sadece kirlenmiyor, depo gibi kirleticileri tutuyor”</strong><br />İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, “İzmir Körfezi’nde Sediment Kaynaklı Kirlilik” başlığı altında yaptığı sunumda, “İzmir Körfezi artık kirlenen değil kirleticileri tutan ve riskli bir yapıya dönüşmüş durumdadır. Körfez yıllar içinde dinamik taşıma sisteminden çıkarak dev bir depo haline gelmiştir. Geçmişte taşınım baskınken günümüzde çökelim baskın ve sistem bir depo gibi çalışmaktadır diyebiliriz” dedi. Körfez kirliliğinde insan kaynağının aldığı role dikkat çeken Özkan, gerçekleştirilen analizlerden elde edilen teknik bilgileri de açıklamalarına ekledi. </p>
<p><strong>“Körfez hala ölmüş değil”</strong><br />TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden kıdemli araştırmacı ve deniz biyoloğu Dr. Alper Evcen ise “İzmir Körfezi’nde Kirletici Baskılar” başlığı altında önemli bilgiler verdi ve “Bir zamanlar körfez rüya gibiymiş. İnsanlar yüzüyor, kayıklar geçiyormuş. Körfezde denize girmek ne güzel bir hayal” dedi. Evcen ayrıca değerler üzerinden konuştu ve “Körfez yarı kapalı bir sistem. Baskılar var. Körfezde hayat ve nefes hala devam ediyor, ölmüş değil. Bu nefesi sürdürmek de bize ait” dedi.</p>
<p><strong>“Kurbağa yok, balık yok ama su körfeze akıyor”</strong><br />Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu da, “Gediz Nehri Su Kalitesi ve İzmir Körfezi’ne Kirlilik Yükü” sunumunda Gediz Nehri’nin temiz olan suyunun mesafe kat ettikçe içilebilir özelliğini kaybettiğini belirtti Kurucu, “Gediz Nehri 400 kilometre üzerinde bir yol kat ediyor. Murat Dağı’ndan pırıl pırıl bir su çıkıyor. Manisa’ya gelindiğinde içilebilir özelliği kayboluyor. Murat Dağı’ndan çıkan su Menemen’de çok kirli oluyor. Burada balık yok, kurbağa yok ve bu su körfeze ulaşıyor” dedi. Kurucu ayrıca İZSU tarafından her ay araştırmalar yapıldığını ifade ederken, “Bunları çok disiplinli olarak değerlendirmeye ihtiyacımız var. Biz tarımda da disiplin diyoruz ama körfez kesinlikle çok detaylı incelenmeyi gerektiriyor” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Körfeze her türlü girdinin azaltılması gerekiyor”</strong><br />Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü – Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ergün Taşkın da “İzmir Körfezi’nin Makroflorası, Ekolojik Kalite Durumu ve Aşırı Makroalg Çoğalması” sunumunda, İzmir Körfezi’nde yapılan ilk çalışmalara dair bilgiler verdi. Geçmiş değerlendirmelere ayrı parantez açmasının ardından konuşan Taşkın iç körfezde türlerde azalma görüldüğünü aktardı. Değişkenlerin ölçülmesinin önemine ilişkin açıklama yapan Taşkın, “Körfeze ciddi bir kirlilik girdisi var. Sıcaklık da artış gösterdiğinde deniz marulları daha çok görülmeye başlanıyor. Evsel, tarımsal, endüstriyel her türlü girdinin azaltılması, fosfat ve azotun kesilmesi gerekiyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>Balık ölümleri ele alındı</strong><br />Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hilal Aydın ise “İzmir Körfezi’nde Dinoflagellat Kistlerinin Dağılımı” sunumunda, tarihi süreçlerde İzmir Körfezi’nde balık ölümlerine değindi. Kalıcı kistleri ayrıca ele alan Aydın, oksijen, sıcaklık gibi çevresel değişkenlerin de öneme vurgu yaptı. </p>
<p><strong>“Derelerden gelen bir yük var”</strong><br />Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#8217;nden Dr. Levent Yurga, İzmir Körfezi&#8217;nde Fitoplankton Tür Dağılımı konusunda sunum yaptı. İzmir Körfezi&#8217;nde canlı türlerinin arttığını ifade eden Yurga, “İzmir Körfezi&#8217;ne müsilaj salgılayan türlere yoğunlaştım. Bu türlerin sayısı 7 ama bunlar müsilaj oluşturmuyor. İzmir Körfezi&#8217;nde aslında bir riskimiz var, görürsek şaşırmayacağım. Daha önce imkansız diyordum. Derelerden gelen bir yük var. Bana göre bir numaralı çözüm, derelere akan kirliliğin azaltılması” dedi.</p>
<p><strong>Balık ölümleri ticareti de etkiledi</strong><br />Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#8217;nden Doç. Dr. Ertan Dağlı, İzmir Körfezi&#8217;ndeki makroomurgasızlar hakkında bilgilendirmede bulundu. Dağlı, nüfus arttıkça sıkıntıların tekrar gündeme geldiğini kaydetti. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#8217;nden Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu, İzmir Körfezi balıkçılığına genel bakış konulu sunum yaptı. 1982 yılında Güzelyalı – Bostanlı hattının içinde kalan, sonrasında ise İnciraltı – Bostanlı arasında kalan iç körfezde avlanmanın yasak olduğunu söyleyen Tosunoğlu, körfezde yaşanan balık ölümlerinin balık ticaretini de etkilediğini ifade etti. Tosunoğlu, sürdürülebilir balıkçılığa geçilmesi gerektiğinin altını çizdi. </p>
<p><strong>“Bir plastik kapanı içindeyiz” </strong><br />Oturumda son olarak Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi&#8217;nden Prof. Dr. Ülgen Aytan,  “Körfezde görünmeyen tehlike: Mikroplastiklerin mikroalg dinamikleri üzerindeki olası etkileri” konusunda sunum yaptı. Plastik kirliliğinin en hızlı büyüyen tehdit olduğunu kaydeden Aytan, “İçimiz çok fazla senaryo ile dolu. Bir plastik kapanı içindeyiz. En çok maruz kalan biziz” diye konuştu. Aytan, “Her geçen gün körfezde mikroplastik çalışmaları artıyor. Yapabileceğimiz en önemli şey, mümkün olduğunca plastiği kaynağından azaltmak” dedi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezine-bilimsel-bakis-623174">İzmir Körfezi&#8217;ne bilimsel bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
