<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>izleri | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/izleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/izleri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Mar 2026 09:23:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>izleri | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/izleri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bornova&#8217;da sevginin izleri toprağa kazındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bornovada-sevginin-izleri-topraga-kazindi-623001</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bornova]]></category>
		<category><![CDATA[down]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[kazındı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[sevginin]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[toprağa]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilova Höyüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623001</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova’da 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü kapsamında Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte down sendromlu bireyler, tarihe mektup bırakarak ve el izlerini duvarlara işleyerek anlamlı bir deneyim yaşadı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-sevginin-izleri-topraga-kazindi-623001">Bornova&#8217;da sevginin izleri toprağa kazındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova’da 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü kapsamında Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte down sendromlu bireyler, tarihe mektup bırakarak ve el izlerini duvarlara işleyerek anlamlı bir deneyim yaşadı. Arkeologlar eşliğinde 8500 yıl öncesini deneyimleyen katılımcılar, “Farklıyız ama birlikteyiz” mesajı verdi. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, etkinliğin sevginin izini tarihe bırakmak açısından önemli olduğunu vurguladı.<b> </b></p>
<p>Bornova’da 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü, anlamlı ve duygu dolu bir etkinlikle kutlandı. Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, down sendromlu bireyler hem tarih yolculuğuna çıktı hem de sevginin izlerini geleceğe taşıdı.</p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin eşi Beste Eşki’nin de katıldığı etkinlikte, Bornova Kent Konseyi Gençlik Meclisi üyeleri ve İzmir Ege Artı Derneği üyesi down sendromlu bireyler bir araya geldi. Katılımcılar, “tarihe mektup” etkinliği kapsamında duygu ve düşüncelerini kaleme alarak kapsüller içine yerleştirdi ve bu kapsülleri toprağa gömdü. Böylece sevgi dolu mesajlar, geleceğe bırakılan anlamlı birer hatıraya dönüştü.</p>
<p><b> 8500 yıl öncesine tarihi yolculuk</b></p>
<p><b> </b>Etkinlik boyunca arkeologlar eşliğinde Yeşilova Höyüğü’nü gezen katılımcılar, 8500 yıl öncesinin yaşamını deneyimleme fırsatı buldu. Döneme ait kostümler giyen down sendromlu bireyler, çamurdan kaplar yaparak tarih öncesi üretim süreçlerini uygulamalı olarak öğrendi. Eğitici olduğu kadar keyifli geçen etkinlikte, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kuruldu.</p>
<p>Etkinlik, üzerinde “Farklıyız ama birlikteyiz” yazılı pastanın kesilmesiyle taçlandı. Katılımcılar, birlik ve dayanışma mesajını hep birlikte verdi.</p>
<p><b>  “Farklıyız ama birlikteyiz” mesajı</b></p>
<p><b> </b>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki de Yeşilova Höyüğü’nün tarihsel önemine dikkat çekerek, “Yeşilova Höyüğü, Türkiye topraklarında Urfa’dan, Göbeklitepe’den sonra en eski noktalardan biri. Tüm Akdeniz<b> </b>Havzası’nda tarihin en eski olduğu yerdeyiz. İnsanlık tarih boyunca savaşların, acıların izlerini bıraktı. Biz ise burada sevginin izini bırakmak istedik. Bu duvarlara işlenen el izleri, insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu sevginin simgesi olacak.” diye konuştu.</p>
<p>Eşki, İzmir Ege Artı Derneği üyelerine ve “bir kromozomu fazla olan” bireylere teşekkür ederek, bu özel günün toplumsal farkındalığı artırma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bornovada-sevginin-izleri-topraga-kazindi-623001">Bornova&#8217;da sevginin izleri toprağa kazındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de pandeminin izleri konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-pandeminin-izleri-konusuldu-619454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 08:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandeminin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619454</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen programda, COVID-19 pandemisinin tıbbi ve toplumsal etkileri değerlendirilirken, salgında hayatını kaybeden sağlık çalışanları anıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-pandeminin-izleri-konusuldu-619454">Nilüfer&#8217;de pandeminin izleri konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen programda, COVID-19 pandemisinin tıbbi ve toplumsal etkileri değerlendirilirken, salgında hayatını kaybeden sağlık çalışanları anıldı.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen “Sağlık Buluşmaları” etkinlikleri kapsamında “COVID-19 Pandemisi ve Sağlık: Etkiler, Deneyimler ve Pandemi Şehitlerimiz” başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Etkinlikte, dünyayı sarsan pandemi süreci hem bilimsel verilerle hem de toplumsal yansımalarıyla ele alındı.</p>
<p>Prof. Dr. Harun Ağca, Prof. Dr. Ali Asan ve Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen’in konuşmacı olarak katıldığı programda, Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel acil durum ilan edilen sürecin detayları aktarıldı. Uzmanlar; virüsün bulaş özellikleri, hastalığın klinik seyri ve ortaya çıkan komplikasyonlar hakkında katılımcıları bilgilendirdi.</p>
<p>Etkinlikte; pandeminin yalnızca bir sağlık krizi olmadığı; sağlık sistemlerinde yarattığı yoğunluğun yanı sıra uzaktan eğitim ve evden çalışma gibi yeni uygulamalarla sosyal ve ekonomik yaşam üzerinde uzun süreli izler bıraktığı ifade edildi. Salgınla mücadelede dönüm noktası olan mRNA ve inaktif aşıların rolü vurgulanırken, antiviral ilaçlar ile destekleyici tedavi yöntemlerinin hastalığın yönetimindeki etkileri de detaylarıyla konuşuldu.</p>
<p>SALGINDA HAYATINI KAYBEDEN SAĞLIK ÇALIŞANLARI ANILDI</p>
<p>Programda ayrıca hem Türkiye’de hem de dünyada salgınla mücadelenin ön saflarında yer alırken yaşamını yitiren hekimler ve tüm sağlık personeli, gösterdikleri büyük fedakârlıklara dikkat çekilerek, saygı ve minnetle anıldı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-pandeminin-izleri-konusuldu-619454">Nilüfer&#8217;de pandeminin izleri konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Cumhuriyet&#8217;in Bursa&#8217;daki izleri Nilüfer&#8217;de konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ataturk-ve-cumhuriyetin-bursadaki-izleri-niluferde-konusuldu-610504</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 07:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arslan]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[daki]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610504</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Tematik Buluşmalar” söyleşisinde Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal yıllarından modern bir Cumhuriyet kentine dönüşüm sürecini anlattı. Arslan, “Bursa sadece Osmanlı’nın değil, Cumhuriyet modernleşmesinin de laboratuvarı olmuştur” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ataturk-ve-cumhuriyetin-bursadaki-izleri-niluferde-konusuldu-610504">Atatürk ve Cumhuriyet&#8217;in Bursa&#8217;daki izleri Nilüfer&#8217;de konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Tematik Buluşmalar” söyleşisinde Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal yıllarından modern bir Cumhuriyet kentine dönüşüm sürecini anlattı. Arslan, “Bursa sadece Osmanlı’nın değil, Cumhuriyet modernleşmesinin de laboratuvarı olmuştur” dedi.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Tematik Buluşmalar” söyleşisinin bu ayki konuğu, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir” başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planını ve kentin sosyal, ekonomik ve kültürel değişimini katılımcılara aktardı.</p>
<p><b>“CUMHURİYET BURSA’YI YENİDEN AYAĞA KALDIRDI”</b></p>
<p>Bursa’nın genellikle “Osmanlı’nın ilk başkenti” kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de en az Osmanlı dönemi kadar kritik olduğunu vurguladı. 19’uncu yüzyıl sonunda Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle büyük bir yıkıma uğradığını anımsatan Arslan, “İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı” diye konuştu.</p>
<p><b>ATATÜRK’ÜN BURSA ZİYARETLERİ                        </b></p>
<p>Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu gezilerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu detayları paylaştı: “Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı.”</p>
<p><b>SANAYİ HAMLESİ</b></p>
<p>Arslan, söyleşide, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte Merinos ve Gemlik Suni İpek gibi fabrikalarla endüstriyel bir boyuta taşındığına dikkat çekti. Arslan, bu fabrikaların sadece üretim yeri değil; sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü getiren merkezler olduğunu belirtti.</p>
<p>Doç. Dr. Arslan, konuşmasının sonunda 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin o dönemin tanıkları tarafından “hayal edilemez” olarak nitelendirildiğini söyledi. Arslan, “Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent yaratıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Söyleşide katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a günün anısına hediye verildi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ataturk-ve-cumhuriyetin-bursadaki-izleri-niluferde-konusuldu-610504">Atatürk ve Cumhuriyet&#8217;in Bursa&#8217;daki izleri Nilüfer&#8217;de konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geçmişin izleri sanatla buluşturuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gecmisin-izleri-sanatla-bulusturuldu-602346</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 19:50:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturuldu]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişin]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[kumaş]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatla]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[tekniği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılan “Kumaşların Dansı” sergisi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) kursiyerleri ile Halk Eğitim Merkezi’nde eğitim alan kursiyerlerin ortak çalışmasıyla sanatseverlerle buluştu. Usta öğreticilerin rehberliğinde hazırlanan sergide, el emeği göz nuru 135 eser yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecmisin-izleri-sanatla-bulusturuldu-602346">Geçmişin izleri sanatla buluşturuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılan “Kumaşların Dansı” sergisi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) kursiyerleri ile Halk Eğitim Merkezi’nde eğitim alan kursiyerlerin ortak çalışmasıyla sanatseverlerle buluştu. Usta öğreticilerin rehberliğinde hazırlanan sergide, el emeği göz nuru 135 eser yer aldı.</p>
<p><b>AÇILIŞA İLGİ YOĞUN OLDU</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) kursiyerleri ile Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerinin ortak çalışması olan “Kumaşların Dansı” sergisi Kocaeli Güzel Sanatlar Galerisi’nde beğeniye sunuldu. Sergiye; Kocaeli İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Taşdelen, İzmit Halk Eğitim Merkezi Müdürü Sadık İskender ve ÇYDD Kocaeli Şube Başkanı Meral Dönmez ile birlikte Büyükşehir Belediyesi yöneticileri katıldı.</p>
<p><b>GÖMME TEKNİĞİ ESERLER YER ALDI</b></p>
<p>Kumaşın estetik diliyle hayat bulan eserler, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Sergide, geleneksel kırk yama tekniği ile hazırlanan çalışmaların yanı sıra ilk kez kullanılan gömme kumaş tekniği ile üretilen eserler de dikkat çekti. Gömme kumaş tekniğinde iplik ve dikiş kullanılmadan tamamen farklı bir uygulamayla ortaya konulan çalışmalar, serginin özgün eserleri arasında yer aldı.</p>
<p><b>TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN SERGİ SALONU’NA</b></p>
<p>Kırk yama tekniğiyle hazırlanan eserlerde ise sandık köşelerinde kaybolmaya yüz tutmuş kumaşlar, kursiyerlerin emeğiyle yeniden hayat buldu. Eski ürünler, örtüler ve panolar hâline getirilerek gün yüzüne çıkarıldı, geçmişin izleri sanatla buluşturuldu.</p>
<p><b>KADIN EMEĞİ SANATA DÖNÜŞTÜ</b></p>
<p>Hem geleneksel el sanatlarını yaşatması hem de kurumlar arası iş birliğinin güzel bir örneği olmasıyla beğeni toplayan “Kumaşların Dansı” sergisi, kadın emeğinin sanata dönüşen gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecmisin-izleri-sanatla-bulusturuldu-602346">Geçmişin izleri sanatla buluşturuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak güllerinin kâğıttaki izleri büyüledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konak-gullerinin-kagittaki-izleri-buyuledi-595613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 07:37:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyüledi]]></category>
		<category><![CDATA[güllerinin]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[kâğıttaki]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Konak Güllerinin Kağıttaki İzleri” adlı yetişkin workshop etkinliği, Selim Sırrı Paşa Konağı’nda sanatseverleri ağırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konak-gullerinin-kagittaki-izleri-buyuledi-595613">Konak güllerinin kâğıttaki izleri büyüledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Konak Güllerinin Kağıttaki İzleri” adlı yetişkin workshop etkinliği, Selim Sırrı Paşa Konağı’nda sanatseverleri ağırladı. Sanatçı Nebahat Kavak eşliğinde gerçekleştirilen atölyede katılımcılar, konak kültüründen ve mimari detaylarından ilham alarak gül figürlerini kâğıda aktardı.</p>
<p><b>KENDİ ÖZGÜN ESERLERİNİ ÜRETTİLER</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Konak Güllerinin Kâğıttaki İzleri” isimli atölye çalışmasına ev sahipliği yaptı. Etkinlik, uygulamalı anlatımlarla zenginleşirken katılımcılar kendi özgün eserlerini üretme fırsatı buldu. Etkinliğe ev sahipliği yapan Selim Sırrı Paşa Konağı, Kocaeli’nin tarihi ve kültürel mirasının en özel yapılarından biri olarak dikkat çekiyor. Osmanlı döneminin zarif mimari çizgilerini taşıyan konak, ahşap işçiliği, geniş odaları, ince detaylara sahip tavan süslemeleri ve huzur veren bahçesiyle ziyaretçilerine adeta zamanda yolculuk yaşatıyor. Restore edilerek kültür-sanat yaşamına kazandırılan konak, bugün hem etkinliklere ev sahipliği yapıyor hem de tarih meraklılarını ağırlıyor.</p>
<p><b>ÖNEMLİ BİR KÜLTÜR DURAĞI</b></p>
<p>Pazartesi günleri hariç haftanın tüm günleri ziyarete açık olan Selim Sırrı Paşa Konağı, şehir sakinlerinin ve ziyaretçilerin keyifle gezebileceği önemli bir kültür durağı olmayı sürdürüyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yıl boyunca benzer sanat etkinliklerinin devam edeceğini belirterek, tüm vatandaşları kültür ve sanatla buluşmaya davet etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konak-gullerinin-kagittaki-izleri-buyuledi-595613">Konak güllerinin kâğıttaki izleri büyüledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çatalhöyük&#8217;ün izleri Nilüfer&#8217;e taşındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/catalhoyukun-izleri-nilufere-tasindi-595265</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 12:51:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çatalhöyük]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[taşındı]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Arkeoloji Gündemi" söyleşileri, bu ay Anadolu tarihine ışık tutan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/catalhoyukun-izleri-nilufere-tasindi-595265">Çatalhöyük&#8217;ün izleri Nilüfer&#8217;e taşındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği &#8220;Arkeoloji Gündemi&#8221; söyleşileri, bu ay Anadolu tarihine ışık tutan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Konuk Prof. Dr. Ali Umut Türkcan, Çatalhöyük’teki son kazı verilerini ve bu konudaki çalışmaları Nilüferlilerle paylaştı.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Arkeoloji Gündemi söyleşilerinin bu ayki konuğu, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Umut Türkcan oldu.</p>
<p>Pancar Deposu’nun ev sahipliği yaptığı etkinlikte, insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’teki güncel çalışmalar ele alındı. Prof. Dr. Türkcan, neolitik kentin yapı evrelerinin okunmasından mekanların zaman içindeki işlevsel dönüşümlerine, hane içi üretim süreçlerinden ölü gömme pratiklerine kadar geniş bir perspektifte kazı verilerini katılımcılara aktardı.</p>
<p>Söyleşinin en dikkat çeken bölümlerinden biri, Çatalhöyük’te 2021 yılında Kuzey Teras çalışmalarında ortaya çıkarılan bulgular oldu. Türkcan, burada tanımlanan organik kalıntılar ve erken dönem tahıl işleme izlerinin yanı sıra, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandıran “ekmek” buluntusuna ayrı bir parantez açtı.</p>
<p>Mayalanmış ancak pişirilmemiş halde bulunan 8 bin 600 yıllık ekmek örneğinin analiz sonuçları hakkında bilgi veren Türkcan, bu keşfin beslenme tarihi açısından taşıdığı önemi vurguladı.</p>
<p>Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, soru-cevap bölümüyle sona erdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/catalhoyukun-izleri-nilufere-tasindi-595265">Çatalhöyük&#8217;ün izleri Nilüfer&#8217;e taşındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geçmişin izleri Kitap Fuarı&#8217;nda hayat buldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gecmisin-izleri-kitap-fuarinda-hayat-buldu-581822</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 08:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buldu]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişin]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581822</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na katılan sahaflar, geçmişten bugüne ışık tutuyor. Sahafları dolaşan kitapseverler yıllardır biriktirdikleri mecmuanın eksik sayısını, dönemin magazin dergilerini, sevdikleri bir sanatçının eski filmlerinin afişlerini ve yıllar öncesinin merak ettikleri gazete manşetlerini bulabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecmisin-izleri-kitap-fuarinda-hayat-buldu-581822">Geçmişin izleri Kitap Fuarı&#8217;nda hayat buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na katılan sahaflar, geçmişten bugüne ışık tutuyor. Sahafları dolaşan kitapseverler yıllardır biriktirdikleri mecmuanın eksik sayısını, dönemin magazin dergilerini, sevdikleri bir sanatçının eski filmlerinin afişlerini ve yıllar öncesinin merak ettikleri gazete manşetlerini bulabiliyor.</p>
<p><b>GEÇMİŞE DUYULAN ÖZLEM</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 15. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, her yıl olduğu gibi bu yıl da kitap tutkunlarının buluşma noktası oldu. Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, birbirinden değerli yayınevleri, yazarlar ve kültür insanlarını bir araya getirirken, sahaflar bölümü ise yoğun ilgisiyle dikkat çekti. Eski baskı kitaplar, dergiler, plaklar ve nostaljik ansiklopedilerle dolu raflar, ziyaretçilere geçmişe uzanan eşsiz bir yolculuk sundu.</p>
<p><b>SAHAFLARDAN KÜLTÜREL MİRAS</b></p>
<p>Fuarın sahaflar bölümü, özellikle genç ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. Tarihi değeri yüksek kitaplara, eski basım romanlara ve çizgi dergilere yoğun ilgi gösteren gençler, sahafların bilgi dolu anlatımlarıyla kültürel mirasın önemini bir kez daha hatırladı. Sahaflar, yılların birikimiyle oluşturdukları arşivleriyle hem okuma kültürünü diri tutmanın hem de geçmişle geleceği buluşturmanın mutluluğunu yaşadı.</p>
<p><b>KÜLTÜR VE NOSTALJİ DOLU BİR ŞÖLEN</b></p>
<p>“Anadolu Mayası” temasıyla gerçekleştirilen fuar, sahafların katkısıyla adeta bir kültür şölenine dönüştü. Her yaştan ziyaretçi, geçmişin kokusunu taşıyan sayfalar arasında unutulmaz anlar yaşadı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen etkinlik; kitap, bilgi ve nostalji dolu atmosferiyle Kocaeli’ni bir kez daha Türkiye’nin kültür başkentlerinden biri haline getirdi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gecmisin-izleri-kitap-fuarinda-hayat-buldu-581822">Geçmişin izleri Kitap Fuarı&#8217;nda hayat buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşük Proteinli Beslenmede Yaşam İzleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dusuk-proteinli-beslenmede-yasam-izleri-556845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2025 06:38:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[proteinli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düşük Proteinli (DP) Yaşam İzleri : PKU Aile Toplantıları, Adana, Diyarbakır, Gaziantep ve Hatay illerinde gerçekleşti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dusuk-proteinli-beslenmede-yasam-izleri-556845">Düşük Proteinli Beslenmede Yaşam İzleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düşük Proteinli (DP) Yaşam İzleri : PKU Aile Toplantıları, Adana, Diyarbakır, Gaziantep ve Hatay illerinde gerçekleşti.</p>
<p>PKU Aile Derneği tarafından hayata geçirilen ve Çocuk Beslenme ve Metabolizma Derneği ile Pediatri Diyetisyenliği Derneği iş birliğinde düzenlenen “<strong>Düşük Proteinli (DP) Yaşam İzleri: PKU Aile Toplantıları”</strong>, 2025 yılının ilk yarısında Adana, Diyarbakır, Gaziantep ve Hatay illerinde gerçekleştirildi.</p>
<p>PKU Aile Derneği, Yenidoğan Topuk Taraması ile  teşhis edilen fenilketonür<strong>i </strong>ve diğer amino asit metabolizması hastalıkları ile yaşayan bireyleri, ailelerini, sağlık profesyonellerini ve uzmanları bir araya getirdi.  Adana, Diyarbakır, Gaziantep ve Hatay’da başarıyla gerçekleştirilen toplantılarla başlayan bu yolculuk, yalnızca bilgi aktarımı değil, aynı zamanda dayanışma, moral ve toplumsal farkındalık sağlayan güçlü bir etkileşim zemini sunuyor. PKU (Fenilketonüri) ve diğer amino asit metabolizma bozukluklarıyla yaşayan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bu seri, <strong>farklı şehirlerde düzenlenecek yeni toplantılarla devam edecek ve tedavi uyumuna etkisini ölçümleyecek.</strong></p>
<p><b>Sağlıkta Fırsat Eşitliği</b></p>
<p>Toplantılar; uzman hekimlerin, diyetisyenlerin, sosyal hizmet uzmanlarının ve hukukçuların katılımıyla gerçekleşiyor. Katılımcılar, hastalık yönetimi, düşük proteinli diyetin uygulanabilirliği, sosyal haklar, acil durumlarda özel beslenme planları ve öz savunuculuk gibi başlıklarda bilgiye erişiyor; atölyeler ve paneller aracılığıyla aktif katılım sağlıyor. Her toplantı, bilimsel bilgiyi gündelik yaşamla buluştururken, aynı zamanda bireylerin yalnız olmadıklarını hissettikleri sosyal bir dayanışma alanı da yaratıyor.</p>
<p>Toplantılar kapsamında düzenlenen paneller, atölyeler ve interaktif oturumlar ile:</p>
<ul>
<li>Tanı ve tedavi süreçlerine dair güncel bilgiler,</li>
<li>Düşük proteinli diyet uygulamalarında karşılaşılan zorluklara yönelik çözümler,</li>
<li>Sosyal ve hukuki haklara dair bilinçlendirme çalışmaları,</li>
<li>Ailelerin deneyimlerini paylaşabilecekleri güvenli bir buluşma ortamı sunuldu.</li>
</ul>
<p>Etkinlik serisi ilk etapta 6 Şubat depremlerinden doğrudan etkilenen bölgelerde başlatıldı. Deprem sonrası dönemde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar, bilgi eksikliği ve sosyal destek ihtiyacı göz önünde bulundurularak planlanan bu buluşmalar, aynı zamanda sağlıkta fırsat eşitliğine dikkat çeken bir kamu yararı modeli olarak öne çıkıyor.</p>
<p>PKU Aile Derneği Başkanı <strong>Deniz Yılmaz Atakay</strong>, etkinliklerle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>“<em>DP Yaşam İzleri, yalnızca bireylerin bilgiye erişimini kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda aileler arasında güçlü bir bağ kuruyor </em><strong><em>ve tedaviye uyumu</em></strong><em> arttırıyor. Her buluşmada daha görünür hale gelen bu topluluk, birlikte iyileşmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Bu modeli Türkiye’nin dört bir yanına taşımayı hedefliyoruz.”</em></p>
<p>PKU Aile Derneği, <strong>önümüzdeki dönemde Türkiye</strong>’<strong>nin farklı bölgelerinde</strong> de bu toplantıların düzenlenmesine yönelik hazırlıklarını sürdürüyor. Her şehirde yerel ihtiyaçlar gözetilerek kurgulanan etkinlikler, toplumda metabolik hastalıklar konusundaki farkındalığı artırırken, hasta ve hasta yakınları için kalıcı destek mekanizmaları oluşturmayı hedefliyor.</p>
<p>Dernek, bu yolculukta hem uzman kuruluşlarla iş birliğini genişletmeyi hem de kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun bu sürece daha aktif şekilde dahil olmasını sağlamayı amaçlıyor.</p>
<p><b><strong>PKU Aile Derneği Hakkında</strong></b></p>
<p>2005 yılında kurulmuş ulusal ve uluslararası platformlarda faaliyet gösteren PKU Aile Derneği, kâr amacı gütmeyen bir hasta derneğidir. Düşük proteinli beslenen bireylerin sosyal yaşama daha etkin katılmalarını sağlamak, hak temelli savunuculuk yapmak, düşük proteinli ürün yelpazesinin daha geniş alanlarda olmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur. PKU Aile Derneği, sosyal projelerle toplumsal farkındalık yaratmaya çalışmakta ve ilgili kurumlarla işbirliği içinde hak ve savunuculuk temelli <strong>bilinç yaratıcı </strong>faaliyetlerini yürütmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dusuk-proteinli-beslenmede-yasam-izleri-556845">Düşük Proteinli Beslenmede Yaşam İzleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuk sözleri takip etmez, izleri takip eder!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocuk-sozleri-takip-etmez-izleri-takip-eder-551491</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 09:19:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eder]]></category>
		<category><![CDATA[etmez]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551491</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuk erkil aileler-proje çocuklar konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocuk-sozleri-takip-etmez-izleri-takip-eder-551491">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuk sözleri takip etmez, izleri takip eder!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuk erkil aileler-proje çocuklar konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Ataerkil kültürden çocuk erkil aile yapısına geçildi </strong></p>
<p>Son yıllarda çocuk ve ergen psikiyatrisi kliniklerinde karşılaşılan vakaların büyük çoğunluğunun &#8220;çocuk erkil&#8221; tarzda yetiştirilen ailelerden geldiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, ataerkil aile yapısından çocuk merkezli bir yapıya geçişin, özellikle ergenlik döneminde çeşitli sorunlara yol açtığını vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, modernizm ve dijitalleşmeyle birlikte, özellikle çocuk yetiştirme konusunda &#8220;aman travma olmasın&#8221; anlayışının yaygınlaştığını ve bunun sonucunda çocukların aşırı korumacı bir şekilde, adeta &#8220;cam fanusta&#8221; veya &#8220;sera çiçeği&#8221; gibi büyütüldüğünü söyleyerek, bu durumun &#8220;çocuk erkil&#8221; ailelerin ortaya çıkmasına neden olduğunu ve &#8220;Evin küçük hükümdarı olan çocuklar yetişti. Evin son sözü çocuğun isteklerine göre belirleniyor.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Küçükken &#8220;şirinlik&#8221; olarak görülen davranışlar, ergenlik döneminde ciddi sorunlara yol açıyor</strong></p>
<p>Her istediği yapılarak yetiştirilen çocukların küçükken &#8220;şirinlik&#8221; olarak görülen davranışlarının, ergenlik döneminde ciddi sorunlara yol açtığını kaydeden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Çocuk ergenlik döneminde dış dünyayla ve hayatın gerçekleriyle karşılaşıyor. Herkes anne baba gibi davranmıyor. Okulda &#8216;Niye böyle yapıyorsun?&#8217; dendiğinde şok oluyorlar.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ebeveyn tutumlarının çocukların gerçeklerle yüzleşmesini engellediğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bu çocuklar aslında hiperaktif değil, şımarık yetişiyorlar. Hiçbir sınır koymadan, sosyal ve duygusal sınırları öğretmeden yetişiyorlar.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sevgiyle disiplinin dengeli verilmesi lazım</strong></p>
<p>Özellikle tek çocuklu ailelerde anne babaların tüm duygusal yatırımlarını çocuğa yönelttiğini ve &#8220;Ben zorluk çektim, o çekmesin&#8221; iyi niyetiyle aşırı sevgi verdiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Sevgiyle disiplinin dengeli verilmesi lazım. Bir çiçeğe suyu fazla verirseniz çürür. Sevgiyi de fazla verdiğiniz zaman çocuk davranış geliştiremiyor, nerede duracağını öğrenemiyor.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, annelik ve babalığın temel amacının çocuğu sadece o an mutlu etmek değil, onu hayata hazırlamak ve hayatın gerçeklerini öğretmek olduğunu kaydederek, &#8220;Sadece bugün mutlu olmasına odaklı ebeveynlik değil, çocuğun 5 sene, 10 sene sonra da mutlu olması için nasıl yetiştirmem lazım diye düşünmek gerekir. Buna &#8216;akıllı ebeveynlik&#8217; denir. Bu tarzda ebeveynler, çocuğu bugünkü konforuna göre değil, gelecekteki konforuna göre yetiştirir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gevşek bir disiplin anlayışı çocukların hayatın kurallarını öğrenmesini engelliyor</strong></p>
<p>Bugünkü konfora odaklanmanın çocuğu benmerkezci yaptığını ve dünyanın merkezinde olduğunu zannetmesine neden olduğunu, ancak hayatın gerçeklerinin böyle olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, anne babanın tutarsız disiplin uygulamasının veya aşırı sevgiyle birlikte gevşek bir disiplin anlayışının çocukların hayatın kurallarını öğrenmesini engellediğini ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, anne babanın çocuğun hayatının kaptanı değil, kılavuz kaptanı olması gerektiğini dile getirerek, &#8220;Çocuk son kararı kendisi vermeli. Anne baba, &#8216;Şu adımı atarsan başına bu gelir, bunu yaparsan başına bu gelir&#8217; tarzında rehberlik yapmalı. Çocuk koltuğa çıkmaya çalışıyorsa, anne baba yanında durup &#8216;Hadi çocuğum sen çıkabilirsin, bir şey olsa ben tutarım&#8217; demeli. Çocuk çıktığında &#8216;Ben yaptım&#8217; diyecek ve bu onun için bir başarı olacak, anne babayla bağı da kopmayacak.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu tür dengeli ilişkilerde çocuk erkil aile yapısının oluşmayacağını, çünkü evin liderinin çocuk değil, anne baba olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Anne baba liderliği çocuğa kaptırmamalı.&#8221; Diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocuk yetiştirmede anne ve baba tutarlı bir tutum sergilemeli</strong></p>
<p>Çocuk yetiştirmede anne ve babanın tutarlı bir tutum sergilemesinin ve ortak bir dil kullanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Anne baba aynı dili kullanırsa çocuk çok kolay düzeliyor ve kendini düzeltiyor. Ancak anne farklı, baba farklı söylerse, çocuklar bencil varlıklar oldukları için hoşlarına giden taraftan diğerini kolaylıkla manipüle edebiliyorlar.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, &#8220;proje çocuk&#8221; yetiştirme eğiliminde olan mükemmeliyetçi ve idealist ebeveynlerin, çocuklarını kendi hayalleri ve ideallerine göre şekillendirmeye çalıştığını belirterek, &#8220;Bu ebeveynler genellikle sorumluluk duyguları yüksek ve idealist oluyorlar ancak realist olamıyorlar. Çocuğu kendi uzuvları gibi görüyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sevgi ve disiplin dengesinin önemine dikkat çekerek, &#8220;Sevgi eksik olursa çocuk anneye babaya düşman olur. Sevgi ve disiplin ikisi de yoğunsa, çocuk anneye babaya karşı hem sevgi hem de öfke geliştirir. Günde bin defa annesini öpen çocuk biliyorum. Annesi çok fedakar ve vericiydi ancak çocuğa özgür alan bırakmıyordu. Çocuk annesini seviyordu ama bir süre sonra bıçak kemiğe dayanınca tepki gösteriyor, sonra da suçluluk duyup tekrar annesini öpüyordu. Bu bir dengesizliktir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Tatlı bir disiplin gerekiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çocuğu fazla sıkmanın veya fazla gevşek bırakmanın da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirterek, &#8220;Tatlı bir disiplin gerekiyor ama içinde sevgi olan bir disiplin. Katı kuralların olduğu ailelerde sevgi çoksa hem sevgi hem öfke oluşuyor. Sevgi azsa çocuk ilk fırsatta evden kaçıyor, anne babaya düşman oluyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Fiziksel bakımın iyi olduğu ancak duygusal ihmalin yaşandığı durumlara da değinen Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Mesafesiz terk ediş dediğimiz bir durum var. Anne çocuğun her ihtiyacını karşılıyor ama duygusal ihtiyacını karşılamıyor. Çocuk bütün gün televizyon karşısında. Bu duygusal ihmal, çocukluk çağı travmasıdır. Sevgi yoksunluğuyla büyüyen çocuklar, annelerinin kendilerini sevmediğini zannediyor çünkü birlikte oynamıyor, gülmüyorlar. Çocuk, annenin niyetini anlayamaz, görünüşe bakar.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Aşırı katı kuralların olduğu ailelerde çocukların savunma mekanizması olarak yalana başvurabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Baskı kültürleri korku kültürü doğurur. Fazla baskılı otoriter aile tarzı varsa, çocuk korkuyla yetişir, her şeye evet der ama ilk fırsatta yalan söyler ve anne babayı aldatır. Bu durum, ikiyüzlülüktür.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijitalleşme ve sosyal medyanın çocuk eğitimine etkisi ne?</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin ve sosyal medyanın çocuk eğitimi ile aile hayatında hem tehlikeler hem de fırsatlar barındırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Sosyal medya, birçok bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdı. Çocuğunu doğru eğitmek isteyen bir anne baba, dijital platformlardan rahatlıkla bilgiye ulaşabilir. Ancak tehdit boyutu da var; ölçü ve dozun kaçması önemli bir sorun.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çocuk psikiyatrisi kliniklerinde gecikmiş konuşma şikayetiyle gelen vakaların arttığını ve bunun altında genellikle aşırı ekran maruziyetinin yattığını ifade ederek, &#8220;Çocuklar otizm zannedilebiliyor. Bir bakıyoruz ki çocuk bütün gün elinde tablet ya da televizyon karşısında, adeta ucuz bir bakıcı gibi anne eline vermiş. Anne, çocuğun mutlu ve eğlendiğini, karnının tok, altının temiz olduğunu zannediyor. Ancak çocuk aşırı ekran maruziyeti nedeniyle bağımlı hale geliyor, sosyal olarak izole oluyor ve konuşma ihtiyacı hissetmediği için kelime üretemiyor.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Erken yaşlarda dijital detoks uygulanarak çocuğun konuşma becerisinin geliştirilebileceğini, ancak 4 yaşını geçerse bu durumun daha zorlaşacağını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Ekran maruziyeti, çocuğun gelişen ruhuna zarar veren toksik bir etki yaratıyor.&#8221; İfadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sosyal ve duygusal beceriler hayati önem taşıyor</strong></p>
<p>Sağlıklı çocuk gelişiminde sadece mantıksal ve akademik başarıların değil, sosyal ve duygusal becerilerin de hayati önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Çocuğun gelişim envanteri ve testlerinde ince motor, kaba motor, dil, mantıksal, sosyal, duygusal ve duyusal becerilerin hepsi değerlendirilir. Sağlıklı bir çocuk, beyninin her tarafını kullanabilmelidir.&#8221; dedi.</p>
<p>Sağlıklı bir çocuk yetiştirmek için sadece mantıksal becerilere ve maddi başarılara değil, sosyal ve duygusal başarılara da odaklanılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Sağlıklı insanlarla ilişki kurabilmek, empati kurabilmek çok önemlidir. Kötülük, empati yoksunluğuyla başlar. Empatiyi öğrenen bir kimse, kendi duygusal sınırlarını ve karşı tarafın duygusal sınırlarını fark eder, duygusal okuryazarlığı gelişir ve sağlıklı kararlar verir. Bu da pozitif etkileşim, sıcak ilişkiler ve güvene dayalı bir sosyal ağ oluşturur.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocuğun davranış ve çabalarını övmeliyiz</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, anne babanın çocuğa yapacağı en büyük hediyenin onunla birlikte kaliteli zaman geçirmek ve anı biriktirmek olduğunu söyleyerek, &#8220;Olumlu ya da olumsuz fark etmez, birlikte yaşantılar olursa, çocuk hayat senaryolarını öğrenir. Bu senaryoları ilerleyen yaşlarda kendi hayatına uyarlar. Annelik babalık, çocuğa bu anıları biriktirme ve hayat senaryolarını birlikte yaşayarak öğrenme fırsatı sunmaktır.&#8221; diye ekledi.</p>
<p>Çocuk yetiştirmede doğru övgü ve eleştiri yöntemlerinin önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Çocuğun kişiliğini överseniz egoist, bencil, narsist olur. Kişiliğini değil, davranış ve çabalarını övmeliyiz. &#8216;Bak yatağını ne güzel düzelttin&#8217;, &#8216;Ne güzel ödevini yaptın&#8217; gibi. Eleştirmek veya &#8216;hayır&#8217; demek gerektiğinde de çocuğun kişiliğini değil, yanlış davranışını hedef almalıyız. &#8216;Sen adam olmazsın&#8217; demek yerine, &#8216;Bak sen iyi bir çocuksun ama bu davranışın doğru olmadı. Bunu nasıl düzeltebiliriz?&#8217; şeklinde yaklaşmalıyız. Annelik babalık, çocuğu karşımıza alıp heykel gibi işlemek değil, onunla birlikte yürümek, hayat yolunda birlikte dans etmek, ahenkle hareket etmektir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Çocuğun en ciddi işi oyundur!</strong></p>
<p>&#8220;Çocuğun en ciddi işi oyundur. Anne baba birlikte oynayarak, ev işlerinde ona sorumluluk vererek, hatta bir elektronik cihazı söküp takmasına izin vererek (bozulsa bile) çocuğa öğrenme fırsatları sunmalıdır.” diyen Prof. Dr. Tarhan, “Mesela elektronik bir cihaz var. Söküp takacak çocuk. Bırakın bozulsun. Anne çocuk ilişkisi bozmadan bunlar yapılabilir. Çocuğa bunun için fırsatlar vermek gerekiyor. Fırsat eğitimi deniyor buna.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Çocuğa iyi değerleri, düşünce kalıplarını öğretmek gerektiğini de dile getiren Prof. Dr. Tarhan, bir anne babanın çocuğuna verebileceği en büyük hazinenin ve sermayenin; onuruyla yaşamayı, emeğiyle kazanmayı ve sağlam değer yargılarına sahip olmayı öğretmek olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Çocuk sözleri takip etmez, izleri takip eder</strong></p>
<p>Ailenin bir ekosistem olduğunu ve bu ekosistem içinde çocukların söylenen sözlerden çok, sergilenen davranışları ve yaşanan deneyimleri örnek aldığını belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Çocuk sözleri takip etmez, izleri takip eder. Yaşadığı olaylar çocuğun gelişen ruhunda iz bırakır. Bu nedenle çocuğun hayatına güzel izler bırakmalı, gelişen ruhuna güzel dokunuşlar yapmalıyız.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çocuk yetiştirmede sevgi ve disiplinin dengeli bir şekilde verilmesinin hayati önem taşıdığını dile getirerek, &#8220;Sevgi çok, disiplin gevşekse sakıncalı. Sevgi ve disiplin ikisi de çoksa o da sakıncalı. Bütün iş, kararlı, tutarlı ve devamlı olmakta. Kar yağışı gibi; yavaş ve devamlı olursa tutar. Disiplin ve nasihat de böyledir; yavaş ve devamlı olursa etkili olur.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Annelik ve babalık modeli kültürel olarak öğrenilir</strong></p>
<p>Annelik ve babalığın genetik bir yetenek olmadığını, kültürel olarak öğrenilen bir model olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Eşleşme biyolojiktir ama evlilik kültüreldir. Annelik hormonu vardır ama babalık hormonu yoktur. Annelik ve babalık modeli kültürel olarak öğrenilir. Sağlıklı anne, sağlıklı baba olmak için muhakkak kendimizi geliştirmemiz gerekir.&#8221; şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocuk-sozleri-takip-etmez-izleri-takip-eder-551491">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuk sözleri takip etmez, izleri takip eder!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Zeynep Azaklı: Estetik Sanatında Ustalığın İzleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-zeynep-azakli-estetik-sanatinda-ustaligin-izleri-396408</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2023 09:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaklı]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[sanatında]]></category>
		<category><![CDATA[ustalığın]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396408</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin önde gelen medikal estetik hekimi Dr. Zeynep Azaklı, ünlü sanatçı Melisa Döngel'in estetik dolgularını eritme konusundaki başarısıyla dikkatleri üzerine çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-zeynep-azakli-estetik-sanatinda-ustaligin-izleri-396408">Dr. Zeynep Azaklı: Estetik Sanatında Ustalığın İzleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin önde gelen medikal estetik hekimi Dr. Zeynep Azaklı, ünlü sanatçı Melisa Döngel&#8217;in estetik dolgularını eritme konusundaki başarısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Dr. Azaklı&#8217;nın estetik sanatındaki üstün yeteneği, sadece dış görünüşü değil, aynı zamanda insanların özgüvenini ve doğal güzelliklerini ön plana çıkarıyor.</p>
<p>Melisa Döngel&#8217;in estetik dolgularını eritme süreci, Dr. Zeynep Azaklı&#8217;nın hassas yaklaşımı ve uzmanlığı sayesinde başarıyla gerçekleşti. Dr. Azaklı, estetik müdahaleleri sadece fiziksel dönüşümler olarak değil, aynı zamanda bireylerin içsel güzelliklerini yansıtan birer sanat eseri olarak gördüğünü vurguluyor.</p>
<p>Dr. Zeynep Azaklı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, &#8220;medikal estetik işlemler , sadece dış görünüşü değil, aynı zamanda bireyin kendine duyduğu özgüveni ve mutluluğunu etkileyen bir süreçtir. Melisa Döngel&#8217;in estetik dolgularını eritme sürecinde, doğal güzelliklerini ön plana çıkararak, onun özgün kişiliğini destekledik. Amacımız, her bir hastamızın kendini daha iyi hissederek günlük yaşamlarını daha olumlu bir şekilde deneyimlemesini sağlamaktır.</p>
<p>Önemli olan kişinin yüz yapısını değiştirmek değil güzelliğini vurgulamaktır. Hastalar nerede durması gerektiğini bilmeyebilir bu konuda hastayı doğru yönlendirmek, gerektiğinde dur demek konunun uzmanı olduğu için de doktorun görevidir. &#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-zeynep-azakli-estetik-sanatinda-ustaligin-izleri-396408">Dr. Zeynep Azaklı: Estetik Sanatında Ustalığın İzleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören&#8217;de Selin İzleri Temizleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/keciorende-selin-izleri-temizleniyor-380348</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 13:26:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[izleri]]></category>
		<category><![CDATA[keçiörende]]></category>
		<category><![CDATA[selin]]></category>
		<category><![CDATA[temizleniyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380348</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, ilçede yaşanan sağanak yağış sonrası cadde ve sokaklarda oluşan kum, çamur ve diğer atıkların oluşturduğu birikintileri temizlemek için gece boyunca aralıksız çalışma yürüttü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-selin-izleri-temizleniyor-380348">Keçiören&#8217;de Selin İzleri Temizleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, ilçede yaşanan sağanak yağış sonrası cadde ve sokaklarda oluşan kum, çamur ve diğer atıkların oluşturduğu birikintileri temizlemek için gece boyunca aralıksız çalışma yürüttü.</p>
<p>Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, fırtına ve sel felaketinin tahribatını en aza indirmek için yağışın başladığı ilk andan itibaren topyekûn sahada olduklarını belirterek, “Keçiören Belediyesi olarak her zaman üzerimize düşenden fazlasını yaptık ve vatandaşımızın yanında olduk. Ekiplerimiz temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Hizmet sınırlarımız içinde olup olmadığına bakmaksızın vatandaşlarımıza el uzatıyoruz. İnşallah böylesi sel felaketlerini bir daha yaşamayız. “ dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-selin-izleri-temizleniyor-380348">Keçiören&#8217;de Selin İzleri Temizleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
