<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iyileştiriyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/iyilestiriyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/iyilestiriyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Mar 2026 11:48:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>iyileştiriyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/iyilestiriyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Düzenli ve yeterli diyaliz tedavisi, yaşam kalitesini iyileştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/duzenli-ve-yeterli-diyaliz-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-619550</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[Diyaliz Hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyalizin hastanın yaşamını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Diyaliz Program Başkanı Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, düzenli ve yeterli diyaliz tedavisinin; halsizlik, ödem, nefes darlığı gibi belirtilerin azalmasını sağladığını ve yaşam süresini uzattığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duzenli-ve-yeterli-diyaliz-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-619550">Düzenli ve yeterli diyaliz tedavisi, yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Diyalizin hastanın yaşamını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Diyaliz Program Başkanı Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, düzenli ve yeterli diyaliz tedavisinin; halsizlik, ödem, nefes darlığı gibi belirtilerin azalmasını sağladığını ve yaşam süresini uzattığını söyledi. Diyaliz hastalarının dikkat etmesi gereken noktalara değinen Karasoy, “Diyaliz hastaları sıvı tüketimini doktor ve diyetisyen önerilerine göre düzenlemelidir. Tuz, potasyum ve fosfor içeriği yüksek gıdalardan kaçınmalıdır. Diyabet ve hipertansiyon kontrolü sağlanması önemlidir. Seanslara düzenli katılım göstermelidir” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Diyaliz Program Başkanı Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, 12 Mart Dünya Böbrek Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, diyaliz tedavisine ilişkin bilgi verdi ve diyaliz hastalarının dikkat etmesi gerekenlerle ilgili tavsiyelerde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kronik böbrek hastalığı sessiz ilerliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, kronik böbrek hastalığının, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen, erken dönemde belirti vermediği için “sessiz ilerleyen” önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Diyaliz kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda uygulanıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Diyalizin en sık olarak son dönem kronik böbrek yetmezliği olan hastalara uygulandığını belirten Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, “Bunun yanında bazı akut böbrek yetmezliği durumlarında da geçici olarak diyaliz gerekebilir. Diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve genetik böbrek hastalıkları, kronik böbrek yetmezliğinin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Böbrek fonksiyonları azaldığında diyaliz tedavisi uygulanıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Diyalizin “böbreklerin süzme görevini yeterli düzeyde yerine getiremediği durumlarda, kandaki zararlı atık maddelerin ve fazla sıvının vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan bir tedavi yöntemi” olduğunu belirten Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, “Böbrekler normalde kandaki toksinleri temizler, sıvı-elektrolit dengesini sağlar ve asit-baz dengesini düzenler. Böbrek fonksiyonları ciddi düzeyde azaldığında ise diyaliz tedavisi devreye girer” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Diyaliz yaşam kalitesini artırıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Diyalizin hastanın yaşamını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, “Düzenli ve yeterli diyaliz tedavisi; halsizlik, ödem, nefes darlığı gibi belirtilerin azalmasını sağlar ve yaşam süresini uzatır. Ancak tedavi haftada birkaç gün düzenli seans gerektirdiği için hastanın sosyal yaşamını, çalışma hayatını ve psikolojik durumunu etkileyebilir. Bu nedenle multidisipliner bir yaklaşım, hasta eğitimi ve aile desteği büyük önem taşır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Diyaliz hastaları bu noktalara dikkat etmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Diyaliz hastalarının dikkat etmesi gereken noktalara da işaret eden Öğr. Gör. Zeynep Karasoy,bunları şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Sıvı tüketimini doktor ve diyetisyen önerilerine göre düzenlemelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Tuz, potasyum ve fosfor içeriği yüksek gıdalardan kaçınmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Diyabet ve hipertansiyon kontrolünü sağlamalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Seanslara düzenli katılım göstermelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Fistül veya kateter bakımına özen göstermelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Düzenli hekim kontrollerini aksatmamalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Böbrek sağlığını korumanın önemine işaret eden Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, böbrek sağlığını korumak için sağlıklı beslenme, yeterli su tüketimi, kan basıncının kontrolü, düzenli egzersiz tavsiyesinde bulundu ve gereksiz ilaç kullanımından kaçınılması gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Toplumsal farkındalık çağrısında bulundu</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Öğr. Gör. Zeynep Karasoy, her yıl mart ayının ikinci perşembe günü kutlanan Dünya Böbrek Günü’nde böbrek sağlığı konusunda bilinçli olma çağrısında bulunarak şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Erken tanı hayat kurtarır. Basit kan ve idrar testleri ile böbrek hastalıkları erken dönemde tespit edilebilir. Diyabet, hipertansiyon hastaları, ailesinde böbrek hastalığı olanlar gibi risk grubundaki bireylerin düzenli kontrol yaptırmaları önerilmektedir. 12 Mart Dünya Böbrek Günü vesilesiyle toplumumuzu böbrek sağlığı konusunda bilinçli olmaya ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeye davet ediyoruz.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duzenli-ve-yeterli-diyaliz-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-619550">Düzenli ve yeterli diyaliz tedavisi, yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken menopozda östrojen tedavisi yaşam kalitesini iyileştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-menopozda-ostrojen-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-584861</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 15:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopozda]]></category>
		<category><![CDATA[östrojen]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erken menopoz diğer adıyla Primer Over Yetmezliği (POI) tanısı, 40 yaşın altındaki kadınlarda ortaya çıkan, adet düzensizliği ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) konsantrasyonlarının menopoz sonrası aralıkta olması durumu olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-menopozda-ostrojen-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-584861">Erken menopozda östrojen tedavisi yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Erken menopoz diğer adıyla Primer Over Yetmezliği (POI) tanısı, 40 yaşın altındaki kadınlarda ortaya çıkan, adet düzensizliği ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) konsantrasyonlarının menopoz sonrası aralıkta olması durumu olarak tanımlanıyor. Erken menopozda bazı önlemlerin alınması gerektiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, erken menopozda östrojen tedavisinin önemine dikkat çekti. Östrojen tedavisine karşı mutlak bir kontrendikasyon olmadığı sürece erken menopozda olan tüm kadınların osteoporoz ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için östrojen tedavisi alması gerektiğini belirten Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Hormon tedavisinin rolü, östrojen eksikliği semptomlarını yönetmek, erken menopoz ile ilişkili uzun vadeli sağlık risklerini (osteoporoz, koroner kalp hastalığı, felç) önlemek, yaşam kalitesini iyileştirmek ve cinsel işlevi korumaktır” diye konuştu.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Menopoz Topluluğu (IMS) tarafından tüm dünyadaki kadınların menopozla ilgili bilinçlendirilmesini sağlamak ve farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 18 Ekim Dünya Menopoz Günü olarak kutlanıyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, Dünya Menopoz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada erken menopoz ve bu dönemde alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopozda adet görülebilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozda tanı koymak için adet görmemenin şart olmadığını belirten Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Erken menopoz diğer adıyla Primer Over Yetmezliği (POI) tanısı, 40 yaşın altındaki kadınlarda, adet düzensizliği ve Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) konsantrasyonlarının menopoz sonrası aralıkta (ölçüm laboratuvarı tarafından tanımlandığı şekilde) olması durumudur. Erken menopoz, yaşamı değiştiren bir tanıdır. Erken menopoz tanısı koymak için adet görmemek şart değildir. Erken menopozda sıklıkla aralıklı yumurtalık fonksiyonu ve kendiliğinden adet görme, ilk başvurularından yıllar sonra bile görülebilir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopoz tanısı, çoğu kadın için travmatik olabiliyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, kadınların tanı konulduktan sonraki ilk saatlerdeki duygusal durumlarını tanımlamak için kullandıkları en yaygın kelimelerin &#8220;yıkılmış&#8221;, &#8220;şokta&#8221; ve &#8220;kafası karışmış&#8221; olduğunu söyledi. Doç. Dr. Sivri Aydın, “Erken menopoz tanısı, çoğu kadın için duygusal olarak travmatiktir çünkü aile kurma konusundaki yaşam planlarını, umutlarını ve hayallerini altüst eder. Erken menopozlu kadınlar, depresyon ve anksiyete bozuklukları geliştirebilirler” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Adet fonksiyonunda değişiklik ve ateş basması görülebilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozun belirtilerine değinen Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Erken menopoz, adet fonksiyonunda değişiklik (uzun aralıklarla adet görme veya hiç adet görmeme) ve ateş basması ve vajinal kuruluk gibi östrojen eksikliği semptomlarıyla karakterizedir. Ancak aralıklı yumurtalık fonksiyonu, bu kadınların yaklaşık yüzde 50 ila yüzde 75&#8217;inde görüldüğünden ateş basması, terleme veya vajinal kuruluk olmaması, adet düzensizliği olan bir kadında erken menopoz tanısını düşünmekten alıkoymamalıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Östrojen replasman tedavisi koruyucu etkiye sahip</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Östrojen replasman tedavisi almayan erken menopozlu kadınların bir dizi semptom ve eşlik eden hastalık açısından daha yüksek risk altında olduğunu kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Bazı kadınlarda vazomotor semptomlar dediğimiz ateş basması, terleme, sıkıntı hissi, anormal adet döngülerinin gelişmesinden önce başlayabilir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozun kemik kaybı ve osteoporoz için önemli bir risk faktörü olduğunu kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, bu kadınlarda ayrıca osteoporotik kırık sıklığının daha yüksek olduğunu belirtti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Östrojen eksikliği ve psikososyal sorunlar, cinsel işlevi ve refahı bozabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopoz döneminin önlem alınmaması halinde kadın sağlığı açısından bazı sorunlara yol açabileceğini ifade eden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Adet görmeme ve derin östrojen eksikliğinin ilerlemesiyle atrofik vajinit ve ilişki sırasında ağrı semptomları (östrojen yerine konmazsa) belirginleşir. Östrojen eksikliği ve psikososyal sorunlar, cinsel işlevi ve refahı bozabilir. Erken menopoz, artmış kardiyovasküler morbidite ve mortalite ile ilişkilidir. Erken menopozlu kadınlarda meme kanseri riski artmış olabilir. Bazı çalışmalar erken menopozlu kadınların demans ve bilişsel gerileme açısından daha yüksek risk altında olduğunu göstermektedir” uyarısında bulundu.  </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopoz için risk faktörlerine dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Olası erken menopozlu bir kadının tıbbi öyküsünün altta yatan etiyoloji hakkında ipuçları sağlayabileceğini kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, bunları şöyle sıraladı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Daha önce yumurtalık ameliyatı, kemoterapi veya radyasyon tedavisi geçirmiş olmak, hipotiroidizm veya Graves hastalığı, primer adrenal yetmezlik, vitiligo, miyastenia gravis, hipoparatiroidizm, tekrarlayan mukokutanöz kandidiyazis veya tip 1 diyabet tek başına veya kombinasyon halinde kişisel veya ailesel otoimmün hastalık öyküsü, ailede (anne ve kız kardeşte) erken menopoz öyküsü, Turner Sendromu, Fragile X gibi bazı kromozomal bozukluklar erken menopoz riskini arttırabilir. Sigara kullanımı, menopoz başlangıcını 1-2 yıl öne alabilir. Vakaların yaklaşık yüzde 10&#8217;u aileseldir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken menopozda östrojenin yararlı etkisinden yoksun kalınıyor </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopozda östrojenin azalmasının uzun süre etkileri olduğunu kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Erken menopoz, östrojen hormonunun koruyucu etkisinden uzun süre yoksun kalmak anlamına gelir. Bunun uzun vadeli etkileri; kemik erimesi (osteoporoz), kalp-damar hastalıkları, bilişsel fonksiyonlarda azalma, demans riski artışıdır, vajinal kuruluk ve libido kaybı gibi cinsel sağlık sorunları olarak sıralanabilir. Depresyon, kaygı ve benlik saygısında düşüş gibi durumlar da ortaya çıkabilir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Östrojen tedavisi alınmalıdır</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Östrojen tedavisine karşı mutlak bir kontrendikasyon olmadığı sürece, erken menopozda olan tüm kadınların, osteoporoz ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltmak için östrojen tedavisi alması gerektiğini belirten Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Ayrıca östrojen tedavisi cinsel sağlığı ve yaşam kalitesini korumak ve gerekirse menopozun genitoüriner sendromunu (vajinal östrojenle) tedavi etmek için önemlidir. Hormon tedavisinin rolü, östrojen eksikliği semptomlarını yönetmek, erken menopoz ile ilişkili uzun vadeli sağlık risklerini (osteoporoz, koroner kalp hastalığı, felç) önlemek, yaşam kalitesini iyileştirmek ve cinsel işlevi korumaktır. Bazı kadınların sistemik östrojene ek olarak vajinal östrojene ihtiyacı olabilir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Hormon tedavisine en kısa zamanda başlanmalıdır</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Hormon replasman tedavisine, erken menopoz tanısı konduktan sonra mümkün olan en kısa sürede başlanması ve ortalama menopoz yaşına (ortalama 51) kadar devam edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “İstisnai olarak ailesinde meme kanseri öyküsü olan erken menopozlu kadınlarda 45 yaşında hormon replasmanının durdurulması önerilir. Bu süreçte hormon tedavisi, vücudu doğal hormonal dengeye yakın tutarak kemik ve kalp sağlığını korur. Hormon tedavisi, tek başına yeterli değildir. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, stres yönetimi ve kaliteli uyku, tedaviyi destekleyen ve yaşam kalitesini artıran temel taşlardır” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yumurta veya embriyo dondurma seçenek olabilir</span></b> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Erken menopoz teşhisi konan ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için yumurta veya embriyo dondurmanın bir seçenek olabileceğini kaydeden Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, “Bu kadınlar tedavi olmaksızın gebe kalsa da gebelik oranları çok düşüktür. (Yüzde 5 ila yüzde 10) Erken menopoz teşhisi konan ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için yumurta veya embriyo dondurma bir seçenek olabilir. Bu kadınlar genellikle yaklaşan veya teşhis edilen erken menopoz sırasında yumurta dondurma olasılığını sorarlar. Yumurta dondurma, yumurtalık fonksiyonları azalmadan önce erken menopoz için bilinen genetik riski olan kadınlarda (örneğin Turner mozaiği) erken menopoz gelişmeden yapılabilir ancak yumurtalıkta kalan oosit sayısının azlığı nedeniyle erken menopoz teşhisi sırasında faydalı olma olasılığı daha düşüktür” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yalnız değilsiniz!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Doç. Dr. Derya Sivri Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: “Erken menopoz zorlu bir süreç olabilir ancak yalnız değilsiniz. Bu konuda deneyimli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile iş birliği içinde olmak ve gerekirse psikolojik destek almak, süreci sağlıklı ve güçlü bir şekilde yönetmenize yardımcı olacaktır.”</span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-menopozda-ostrojen-tedavisi-yasam-kalitesini-iyilestiriyor-584861">Erken menopozda östrojen tedavisi yaşam kalitesini iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yürüyüş hem bedeni hem ruhu iyileştiriyor! Kısa bir yürüyüş bile zihni resetliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuruyus-hem-bedeni-hem-ruhu-iyilestiriyor-kisa-bir-yuruyus-bile-zihni-resetliyor-581075</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 11:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bedeni]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[resetliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[vadede]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<category><![CDATA[Yürüyüşün]]></category>
		<category><![CDATA[zihni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581075</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, yürüyüşün özellikle ruhsal sağlık üzerindeki kısa ve uzun vadeli faydaları ile toplum genelinde yaygınlaştırılmasının öneminden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuruyus-hem-bedeni-hem-ruhu-iyilestiriyor-kisa-bir-yuruyus-bile-zihni-resetliyor-581075">Yürüyüş hem bedeni hem ruhu iyileştiriyor! Kısa bir yürüyüş bile zihni resetliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, yürüyüşün özellikle ruhsal sağlık üzerindeki kısa ve uzun vadeli faydaları ile toplum genelinde yaygınlaştırılmasının öneminden bahsetti.</p>
<p><strong>Kısa bir yürüyüş bile zihinsel reset görevi görebiliyor!</strong></p>
<p>Yürüyüşün, en ulaşılabilir ve en basit görünen ama etkisi çok derin olan bir egzersiz biçimi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Psikolojik açıdan bakıldığında, düzenli yürüyüşün stres seviyesini azalttığı, kaygıyı hafiflettiği ve depresif belirtileri azaltmaya yardımcı olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.” dedi.</p>
<p>Uzun yıllar süren çalışmaların, haftada 150 dakika yürüyen kişilerin depresyon riskinin yaklaşık yüzde 30 daha düşük olduğunu gösterdiğini hatırlatan Aydın, “Bunun sebebi, yürüyüş sırasında salgılanan endorfin ve serotonin gibi ‘iyi hissettiren’ hormonlardır. Günlük hayatta basitçe söylemek gerekirse, yürüyüş zihni toparlar, düşünceyi berraklaştırır ve ruhu rahatlatır. Özellikle yoğun iş temposunda kısa bir yürüyüş bile zihinsel reset görevi görebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Her yürüyüş iyi, ama doğada yapılan yürüyüş ‘çifte etkili’…</strong></p>
<p>“Şehir içinde yapılan yürüyüş de elbette faydalıdır, ancak doğa yürüyüşlerinin ekstra katkıları vardır.” diyen Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Doğada yürümek, sadece hareket etmeyi değil, aynı zamanda çevresel faktörlerden beslenmeyi de içerir. Kuş sesleri, temiz hava, yeşil renklerin sakinleştirici etkisi beyin üzerinde doğrudan rahatlatıcı bir etki yaratır.” dedi.</p>
<p>‘Yeşil alan terapisi’ olarak bilinen çalışmaların, doğada geçirilen 20 dakikalık bir yürüyüşün bile kan basıncını düşürdüğünü, zihinsel yorgunluğu azalttığını ve yaratıcılığı artırdığını gösterdiğini kaydeden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Şehirde yürürken kalabalık, gürültü ve trafik dikkati dağıtabilir. Yine de şehirde yürüyüş yapmak, hareketsiz kalmaktan çok daha faydalıdır. Spor salonunda ya da evde koşu bandında yürümek de kalp-damar sağlığını ve kas sistemini güçlendirir. Ancak psikolojik açıdan bakıldığında, doğanın sunduğu çok-duyulu deneyimi tam olarak vermez. Kısacası, her yürüyüş iyidir, ama doğada yapılan yürüyüş ‘çifte etkilidir’ diyebiliriz.”</p>
<p><strong>Kısa vadede ruh halini düzeltiyor, uzun vadede duygusal dayanıklılığı artırıyor!</strong></p>
<p>Yürüyüşün kısa vadede ruh halini hızla iyileştirdiğine değinen Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Zihinsel olarak sıkıştığınız bir anda dışarı çıkıp 15 dakikalık bir yürüyüş yaptığınızda kaygı düzeyinizin düştüğünü, düşüncelerinizi daha net toparlayabildiğinizi fark edersiniz. Bunun nedeni, yürüyüşün beynin dopamin ve endorfin üretimini hızla artırmasıdır.” dedi.</p>
<p>Uzun vadede ise düzenli yürüyüşün, daha kalıcı bir duygusal denge sağladığına vurgu yapan Aydın, “Araştırmalar, yürüyüşün beyin yapısını bile olumlu yönde değiştirdiğini gösteriyor. Düzenli egzersiz yapan bireylerde öğrenme ve hafıza ile ilişkili beyin bölgesi hipokampus hacminin arttığı görülmüştür. Bu, sadece daha iyi bir hafıza değil, aynı zamanda daha dirençli bir duygu düzenleme sistemi anlamına gelir. Yani kısa vadede ruh halini düzeltir, uzun vadede ise duygusal dayanıklılığı artırır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Yürüyüş, şehir yaşamını iyileştiren bir alışkanlık olarak görülmeli!</strong></p>
<p>Yürüyüşü yaygınlaştırmanın en önemli yolunun, onu günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmek olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Belediyeler güvenli, aydınlatılmış ve yeşil yürüyüş yolları yapmalı. İnsanlar kendini güvende hissettikçe yürüyüş alışkanlığı artar. Mahallede ya da iş yerlerinde grup yürüyüşleri düzenlenebilir. İnsanlar sosyalleşirken hareket etmeyi daha kolay benimser. Medyada ve okullarda yürüyüşün ‘sağlık yatırımı’ olduğu daha çok vurgulanmalı. Örneğin Japonya’da ‘orman banyosu’ kültürü halk sağlığının bir parçası haline geldi. Araba ya da toplu taşıma yerine kısa mesafelerde yürümeyi tercih etmek, asansör yerine merdiven kullanmak gibi küçük değişiklikler bile büyük fark yaratır.</p>
<p>Toplum genelinde yürüyüş, sadece bireysel sağlık değil, aynı zamanda sosyal bağları güçlendiren ve şehir yaşamını iyileştiren bir alışkanlık olarak görülmeli.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuruyus-hem-bedeni-hem-ruhu-iyilestiriyor-kisa-bir-yuruyus-bile-zihni-resetliyor-581075">Yürüyüş hem bedeni hem ruhu iyileştiriyor! Kısa bir yürüyüş bile zihni resetliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kahve belleği iyileştiriyor&#8230; Hem Alzheimer hem de Parkinson&#8217;a iyi geliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kahve-bellegi-iyilestiriyor-hem-alzheimer-hem-de-parkinsona-iyi-geliyor-425759</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 14:10:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[belleği]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hem]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor8230]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[parkinsona]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kişinin yaşam tarzı ve alışkanlıklarının kafeinin vücuttaki metabolizmasını değiştirebildiğini dile getiren uzmanlar, sigara içen kişilerde sigara içme oranıyla ilgili olarak kafeinin etkisinin azaldığına işaret ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahve-bellegi-iyilestiriyor-hem-alzheimer-hem-de-parkinsona-iyi-geliyor-425759">Kahve belleği iyileştiriyor&#8230; Hem Alzheimer hem de Parkinson&#8217;a iyi geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Kahve belleği iyileştiriyor</strong></p>
<p><strong>Hem Alzheimer hem de Parkinson’a iyi geliyor</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Tarlacı: “Kafein duygusal ve fiziksel iyilik halini artırıyor.”</strong></p>
<p><strong>Kişinin yaşam tarzı ve alışkanlıklarının kafeinin vücuttaki metabolizmasını değiştirebildiğini dile getiren uzmanlar, sigara içen kişilerde sigara içme oranıyla ilgili olarak kafeinin etkisinin azaldığına işaret ediyor. Makul dozlarda kafein ya da kahvenin hem yaşa bağlı bilişsel azalmaya iyi geldiğini, hem de Alzheimer ve Parkinson’a iyi geldiği yönünde güçlü kanıtlar olduğunu vurgulayan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Belleği iyileştiriyor. Yani genel sağlık açısından bakıldığında oldukça olumlu etkileri var.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, kahve ve beyin sağlığı ilişkisini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Kafein 120 dakikada neredeyse tamamen bağırsakta emiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Sultan Tarlacı, her türlü besin ya da içeceğin birçok yolla hem kimyasal hem de epigenetik faktörlerle sinir sistemine ya da bedene doğrudan ya da dolaylı etki edebildiğini ifade ederek, “İçecek olarak kahve güne ayakta başlamamızı sağlıyor. İnsanların yüzde 80’i kahvenin veya kafeinin herhangi bir türünü tüketiyor, dünyada kahve sudan sonra en çok içilen içecek. Aslında kahve diye bahsettiğimiz kafein çok hızlı emiliyor. Bazı kaynaklarda, 120 dakikada neredeyse tamamen bağırsakta emildiği söyleniyor.” dedi.</p>
<p>Bilindiği üzere kan beyin bariyeri var olduğunu ve bu bariyerin birçok kimyasalın geçişin izin vermediğini fakat kafeinin kan beyin bariyerinden tıpkı alkol ve etanol gibi serbestçe geçtiğini anlatan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Kandaki kafein oranı ne ise beyindeki kafein oranı da aynı oluyor. Bu sebepten dolayı herhangi bir sınırlamaya maruz kalmadığı için gebe kadınlarda da annenin kanındaki kafein oranıyla plesantadaki oran aynı olarak gözüküyor, oradan da bütünüyle geçiyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Filtre kahvelerde yaklaşık 100 mg, Türk kahvesinde 3mg kafein bulunuyor</strong></p>
<p>Kafeinin moleküler olarak bakıldığı zaman kahveye esas olarak etki eden kimyasal olduğunu hatırlatan Tarlacı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kahvede 800 – 900’e yakın kimyasal var, birçoğunun işlevi tam olarak bilinmiyor, ama esasında ağırlıklı olarak kahve ve içindeki kafein etkin moleküldür. Kafein kaynakları kahve çekirdek çeşitlerinden dolayı farklılık gösterebiliyor. Ortalama bir hesaba göre filtre kahvelerde yaklaşık 100 mg, Türk kahvesinde 3mg, espressoda 25-30 gram kafein bulunabiliyor.”</p>
<p>Kafeinin molekül yapısını değerlendiren Tarlacı, “Kişinin yaşam tarzı ve alışkanlıkları da kafeinin vücuttaki metabolizmasını değiştirebiliyor. Sigara içen kişilerde sigara içme oranıyla ilgili olarak kafeinin etkisi azalıyor. Gebe kadınların daha düşük oranda kafein tüketmesi tavsiye ediliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Kafein duygusal ve fiziksel iyilik halini artırıyor</strong></p>
<p>Kafein kanda belli bir seviyeye ulaştığı zaman (yaklaşık 3 fincan kahveye denk geliyor) dikkat artışı, uyanıklık artışı, fiziksel enerji artışı ortaya çıkabildiğini anlatan Tarlacı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kafein duygusal ve fiziksel iyilik halini artırıyor. Özellikle bazı kanser tiplerinde pozitif etkileri olduğu, karaciğer yağlanmasının azaldığı görülüyor.</p>
<p>Nöropskiyatri açısından bakıldığı zaman Parkinson hastalığı ile ilgili çalışmalar var ve Parkinsonla ilgili oldukça önemli pozitif etkileri olduğu görülüyor. Alzheimer Demansı ve normal yaşa bağlı bilişsel azalma üzerinde pozitif etkileri ile ilgili de birçok çalışma var.</p>
<p>Baş ağrısında kafeinin ağrı kesici ve profilaksi (hastalığı önleme) olarak kullanımı ile ilgili bilgiler vardır ve günlük pratikte kullanılıyor. Fakat diğer yandan da tremoru (titreme hastalığı) artırdığı da biliniyor.  Uykuya dalma sorunu gibi bazı yan etkileri de bulunuyor. Kaygı, anksiyete bozukluğuna neden olabiliyor. Taşikardi ve aritmiklerde artışı tetikleyebiliyor ve beden ısısını yükseltebiliyor. Özellikle kadınlarda aşırı kafein alımı hem diüretik etkisi olduğu hem de kalsiyumu kemikten serbestleştirdiği için osteoporoza eğilimi artırıyor.”</p>
<p><strong>Kadınlarda görülen baş ağrısını gideriyor</strong></p>
<p>Kahve tansiyon ilişkisini de dile getiren Tarlacı, bazı kişilerde özellikle hipometabolizması olan kişilerde hipertansif (yüksek tansiyon) varsa kafeini tüketme konusuna dikkatli olmaları gerektiğini, 2011’de yapılan bir çalışmada sistolik kan basıncını yükselttiği, beden ısısını arttırdığının gözlemlendiğini ifade etti.</p>
<p>Kahvenin baş ağrısı tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını, birçok aneljezik içerisinde 150-200 mg kafein olduğunu kaydeden Tarlacı, “Daha çok kadınlarda görülen hipnik baş (uykuda görülen) ağrısını gideriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Kahve tüketimi Alzheimer demans oranını 10’da 7 azaltıyor</strong></p>
<p>Kahve tüketiminin Alzheimer demans oranını 10’da 7 azalttığını da vurgulayan Tarlacı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Kafein tüketiminin Parkinson hastalığının ortaya çıkışında etkili olduğu gözlemlenmiştir. Ne kadar çok kafein alıyorsanız Parkinson olma olasılığınızın o kadar düşük olduğu tespit edilmiştir. Yüzde 25-30 oranında azalttığı gözlemlenmiştir. Parkinson hastalığında ani uyku atakları olur bunları azaltmak içinde kafein kullanılır. Green 2A geni varsa Parkinson hastalığında kafein hastalık riskini azaltabiliyor. İlginç bir şekilde kafein felç ve inme riskini de azaltıyor.</p>
<p>2012’de yapılan bir meta analizine göre, günde 6 fincan kahve içmek inme riskini yüzde 17 azaltıyor. 479 bin 689 katılımcıyla yapılan bir başla meta analizde günde 2 ile 8 fincan kahve tüketiminin inme riskini yüzde 7 ile yüzde 14 arasında azalttığı ortaya çıktı. 2014 yılında 36 bin 352 kardiyovasküler hastada yapılan çalışmada ise kafeinin felç riskini yüzde 5 azalttığı gözlemlenmiştir.”</p>
<p><strong>Günde 6 fincan kafein almak, MS hastalığı riskini yüzde 30 oranında azaltıyor</strong></p>
<p>Kafeinin oluşturduğu uykusuzluğun epilepsiyi tetikleyebildiğini dile getiren Tarlacı, şunları da kaydetti:</p>
<p>“Ama genel bakıldığında hayvan modellerinde ve deneylerinde akut ani kafein uygulamasında nöbet eşiğini düşürüyor. Epilepsi hastalarında kafein kullanımını yasaklamayı doğru bulmuyorum.</p>
<p>Kafein günde 6 fincan olarak almak, MS hastalığı riskini yüzde 30 oranında azaltıyor ve koruyucu etki oluşturuyor gibi gözüküyor. Bizim kahve içmek demekle batıdaki kahve içme arasında ciddi bir ayrım var. Amerika’da bu hesaplandığı zaman 948 mililitreye günlük denk geliyor, yani bir litre kahve tüketiyorlar ortalama olarak.</p>
<p>Bir de otonom yetmezlik var. Amerika ve İsviçre’de 263 kişide günde 4 fincan ve üzeri kahve alımı depresyon riskini yüzde 10 aralığında azalıyor. Kahve ve intihar arasında da bir ilişki var, kahve tüketiminin intihar oranını azaltıldığı görülüyor.”</p>
<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, sağlık profesyonelleri ile ilgili yapılan bir çalışmada da günde 3 fincan tüketenlerde intihar riskinin yüzde 50 oranında daha az tespit edildiğini kaydederek, kalp ve nöropsikiyatrik hastalıklara olumlu etkilerine de işaret etti.</p>
<p><strong>Kahveyi ne kadar tüketmek gerekiyor?</strong></p>
<p>Yan etkilerinin de var olduğunu, bütün alınan ilaçlar ya da maddelerin belli bir dozu geçince duygu, düşünce ve davranışları değiştirdiğini anlatan Tarlacı, şöyle dedi:</p>
<p>“Ne kadar tüketmek gerekiyor bu kahveyi? Tabii burada kahve miktarının aksine kafeini düşünmek gerekiyor, çünkü kaynaklar farklı olabiliyor. Tek tüketimde 800 miligramın kullanılması; anksiyete bozukluğu, sinir, gerginlik, uykusuzluk, taşikardi ve titreme yapabiliyor.</p>
<p>Özellikle kaygı bozukluğu olanlar da kafein kaynaklarını sorgulamak gerekiyor, sadece bunu kahve olarak düşünmemek lazım siyah çikolata, kola da dahil. Günde 2-3 litre kola içen insanlar var. Enerji içeceklerinin içerisinde yüksek oranda kafein bulunuyor.</p>
<p><strong>Kahve içme isteği bağımlılık mı?</strong></p>
<p>Sigara bir bağımlılık, ‘Kafeini sürekli tüket isteği bağımlılık mı?’ diye bir soru var hepimizin aklında. Kafein kullanım ve tüketimini klasik bir bağımlılık olarak ele almıyoruz. İçilmediğinde baş ağrısı, yorgunluk, güçsüzlük, enerji kaybı, uyku bozukluğu ortaya çıkabiliyor.</p>
<p>Yine bizim sıklıkla gördüğümüz şizofreni hastalarının çay ve kahve tüketiminin fazla olması. Kafein şizofreni semptomlarını arttırıyor.</p>
<p>Makul dozlarda kafein ya da kahve hem yaşa bağlı bilişsel azalmaya iyi gelir, hem Alzheimer ve Parkinson’a iyi geldiği yönünde güçlü kanıtlar var. Hipnik baş ağrısında bir numaralı tercih. Belleği iyileştiriyor. Yani genel sağlık açısından bakıldığında oldukça olumlu etkileri var.”</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahve-bellegi-iyilestiriyor-hem-alzheimer-hem-de-parkinsona-iyi-geliyor-425759">Kahve belleği iyileştiriyor&#8230; Hem Alzheimer hem de Parkinson&#8217;a iyi geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ericsson Yeni İleri Düzey Sorun Giderme Özelliğiyle Hizmet Deneyimini İyileştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ericsson-yeni-ileri-duzey-sorun-giderme-ozelligiyle-hizmet-deneyimini-iyilestiriyor-406520</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 12:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimini]]></category>
		<category><![CDATA[düzey]]></category>
		<category><![CDATA[ericsson]]></category>
		<category><![CDATA[giderme]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ileri]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[özelliğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ericsson, Expert Analytics ürününe ileri düzey sorun giderme özelliği kazandıran yeni bir eklenti geliştirdiğini duyurdu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-yeni-ileri-duzey-sorun-giderme-ozelligiyle-hizmet-deneyimini-iyilestiriyor-406520">Ericsson Yeni İleri Düzey Sorun Giderme Özelliğiyle Hizmet Deneyimini İyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Makine Öğrenimi ve Yapay Zeka tabanlı yeni ileri düzey sorun giderme özelliği, ağ analitiğinde daha yüksek hız ve verimlilik sunacak.</li>
<li>Abone merkezli analiz için iletişim servis sağlayacıların (CSP) çekirdek şebeke ve diğer kaynaklardan seçilen verileri çekmek için gömülü sistem zekasını kullanacak.</li>
</ul>
<p>Ericsson, Expert Analytics ürününe ileri düzey sorun giderme özelliği kazandıran yeni bir eklenti geliştirdiğini duyurdu. Ericsson Expert Analytics’in gelişmiş sorun giderme özelliği, makine öğrenmesi ve yapay zeka araçları kullanarak telekom şebekesi verilerini gerçek zamanlı olarak analiz edip, ortaya çıkan sorunların temel nedenini belirliyor.</p>
<p>Ağ ve abone odaklı analitik bir fonksiyon olarak tasarlanan bu yeni özellik, iletişim servis sağlayıcıların (CSP) şebeke genelinde hizmet deneyimini izleyip iyileştirmelerine olanak sağlayacak. Bu süreç, hizmet deneyiminin abone bazında analizine başlayarak, karşılaşılan sorunların temel nedenini belirlemek için gerekli verilerin toplanmasını içeriyor. Veriler, ürünün entegre zekası tarafından dinamik bir şekilde uygulanan iş akışları ile optimize edilerek, üst düzey hizmet deneyimi hedefleniyor.</p>
<p>Ericsson Expert Analytics’in genişletilmiş yeni sürümünde, analiz için gereken veri miktarını ve veri toplama sıklığını azaltmak için yeni veri toplama teknikleri kullanılıyor. Ürün, Ericsson çift modlu 5G Çekirdek sistemine entegre yazılım problarını kullanarak ağ fonksiyonlarından gereken olay verilerinin yanı sıra, Sanal Test Erişim Noktası (vTAP) veri toplama yoluyla elde ettiği ilave verileri gerçek zamanlı analitik süreçlere aktararak, iletişim servis sağlayıcılarının derhal aksiyon almasını sağlıyor. </p>
<p><strong>Ericsson Başkan Yardımcısı ve İş ve Operasyon Destek Sistemleri Çözüm Alanı Başkanı Mats Karlsson</strong>, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “5G’nin dönüştürücü potansiyelinin ortaya çıkardığı yeni özellikler, otomasyona ve veri odaklı ağlara olan ihtiyacı da artırıyor. Sorun giderme süreçlerini bir sonraki düzeye taşıyan Ericsson Expert Analytics, entegre zekası ve yerleşik bilgi birikimi (built-in domain knowledge)  ve otomatik olay oluşturma (automatic incident generation) özelliğiyle sorun giderme işini son derece kolaylaştırıyor. Makine öğrenimi tabanlı anomali tespiti sayesinde abone odaklı analizler için eyleme geçirilebilir içgörüler sunarken, şebeke sorunlarının daha hızlı, daha doğru ve daha verimli bir şekilde çözülmesine yardımcı oluyor.”</p>
<p><strong>TPG Telecom Avustralya Bulut Altyapısı ve Ağ Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Chris Tsigros</strong>, şunları ifade etti: “Ericsson Expert Analytics, TPG’ye, müşterileri etkileyen sorunları tahmin etme, önceliklendirme ve çözmek için eyleme geçirilebilir, davranışsal içgörüler edinme becerisi kazandırıyor. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamamıza katkıda bulunacak bu beceri, aynı zamanda şirketimiz büyüdükçe şebeke çalışmalarımızın diğer alanları için de öncü ve harika bir temel olacak.” </p>
<p>Telekom endüstri analisti ve stratejik danışman <strong>Chris Lewis</strong>, şu değerlendirmede bulundu: “Ericsson&#8217;un entegre gelişmiş sorun giderme yaklaşımı, olay verilerini akıllıca kullanarak gerçek zamanlı deneyim içgörüsü sağlayıp, karşılaşılan sorunların temel nedenini abone düzeyinde saptayabilme özelliği ile fark yaratıyor. İşin sırrı da burada yatıyor: ürün, dinamik bir şekilde iş akışları oluşturarak, Sanal Test Erişim Noktası (vTAP) ve olay verilerinin doğru kombinasyonuyla yalnızca derin Uçtan Uca (E2E) sorun giderme için gereken verileri topluyor. Bu sayede sorun giderme sürecini daha etkili kılarken, toplam sahip olma maliyetini de ciddi ölçüde azaltıyor.”</p>
<p>Ericsson Expert Analytics ürününe, halihazırda Abone İçgörüleri (Subscriber Insights), Uzman İçgörüleri (Expert Insights) ve Otomatikleştirilmiş İçgörüler (Automated Insights) uygulamalarını içeren bir eklenti olarak İleri Düzey Sorun Giderme (Advanced Troubleshooting) özelliği ekleniyor. Eklentiyle birlikte, ürünün en son sürümü, gereken bilgileri toplamak için olay verilerinden yararlanarak abone düzeyinde gerçek zamanlı bir deneyim içgörüsü sunuyor. Verileri akıllı ve etkili bir şekilde işleyerek ciddi bir maliyet düşüşüne katkı sağlıyor.</p>
<p>5G’nin yaygınlaşmasıyla birlikte, zaman ve maliyet bakımından verimli bir şekilde toplanması ve analiz edilmesi gereken verilerin boyutu ve çeşitliliği de artmaya başladı. Buna ek olarak, 5G’ye eşlik eden yeni özellikler, beklentiler ve kullanım senaryoları, şebekeler arasında önceden görülmemiş bir karmaşıklık yaratıyor. İletişim Servis Sağlayıcıların (CSP) bu karmaşıklığı yönetirken kullanabilecekleri araçlar sunan Ericsson Expert Analytics, sorunların ortaya çıktığı anda, abone düzeyinde çözülmesine imkan sağlıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ericsson-yeni-ileri-duzey-sorun-giderme-ozelligiyle-hizmet-deneyimini-iyilestiriyor-406520">Ericsson Yeni İleri Düzey Sorun Giderme Özelliğiyle Hizmet Deneyimini İyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zeki ve kontrolcü robotlar eğlendirerek iyileştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zeki-ve-kontrolcu-robotlar-eglendirerek-iyilestiriyor-373485</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 09:00:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[eğlendirerek]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolcü]]></category>
		<category><![CDATA[robotlar]]></category>
		<category><![CDATA[zeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373485</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilimi Dalı ve Romatem Sağlık Grubu iş birliğinde “Uluslararası Robotik Rehabilitasyon Sempozyumu” gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zeki-ve-kontrolcu-robotlar-eglendirerek-iyilestiriyor-373485">Zeki ve kontrolcü robotlar eğlendirerek iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilimi Dalı ve Romatem Sağlık Grubu iş birliğinde “Uluslararası Robotik Rehabilitasyon Sempozyumu” gerçekleştirildi.  EÜ Tıp Fakültesi 20 Mayıs Amfisinde düzenlenen sempozyuma Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Kirazlı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Başkanı Prof. Dr. Erhan Akdoğan, alanında uzman akademisyenler, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları, öğrenciler katıldı. Sempozyumda, tedavide etkin rol alan robotların; hastaya özel hazırlanan, eğlenceli, sanal gerçeklik tedavi programları ile hızlı ve etkin iyileşme sağladığı bildirildi. </p>
<p>Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Ege Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Kirazlı, robotların ve tele- tıp teknolojilerinin tedavi planlamalarında önemli rol oynadığını belirterek, “Alzheimer, Parkinson, MS gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde, özellikle yaşlı hastalar inanılmaz bir uyum sağlıyor. Önce ‘Çocuk muyuz, bilgisayar oyunu oynayacağız?’ derken, tedaviye başladıktan sonra ‘yaşları ilerledikçe çocuklaşıyorlar’ tezini doğrulatırcasına sanal gerçeklik oyunlarını çok sevdiklerini gördük. Hatta hızla adapte oluyorlar ve klinik dışında evde de devam etmek istiyorlar. Eğlenerek zihinsel ve motor becerilerini geri kazanıyorlar. Robotlar eğlendirerek iyileştirirken, biz hekimlere de çok önemli ve etkin geri bildirimler veriyorlar” dedi.</p>
<p><strong>“Robotik rehabilitasyon için yerli ve milli sanal oyunlar üreteceğiz”</strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Faik Kartelli ise sanal ve artırılmış gerçekliğin özellikle eğitim ve sağlık sektöründe çok önemli vizyonlar açtığına dikkat çekti. Sanal gerçeklik tedavi programlarının etkileşimli 360 video ve oyun motorlarıyla, hastaya gerçek ortama en uygun deneyimi yaşattığını belirten Prof. Dr. Kartelli, “Bu programlar hastalara, ikna edici güçlü konsantrasyonu olan bir iletişim süreciyle, zihinsel ve fonksiyonel egzersizlerden oluşan tedavi uygulamalarını periyodik olarak sağlıyor. Gördük ki sanal gerçeklik terapileri, rehabilitasyonda önemi rol oynuyor. Artırılmış gerçeklik senaryo çalışmalarını yerli ve milli içerikle üreteceğiz” diye konuştu.</p>
<p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Başkanı Prof. Dr. Erhan Akdoğan ise “Rehabilitasyon Mühendisliği” başlığı altında “Sanal- tele rehabilitasyon, ortez, protezler, duyusal protezler bu mühendislik alanı içinde inanılmaz gelişmeler kaydetti. Robotlar, klasik fizik tedavi ve rehabilitasyonun etkisini artırarak mükemmel seviyelere getiriyor. Hastaya ilişkin veri toplanabiliyor ve ölçümlenebiliyor. Akıllı tekerlekli sandalyelerden bugün sanal gerçeklik robotlarına geldik.  Zeki ve kontrolcü robotlar eğlendirerek iyileştiriyor ve bu alanda gerçekten çağır açıyor” dedi.</p>
<p><strong>“Pandemi sürecinde tele rehabilitasyonu öğrendik”</strong></p>
<p>Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Sağlık Grubu Medikal Direktörü Doç. Dr. Hülya Şirzai ise pandemide tele tıbbı öğrendiklerini hatırlatarak, rehabilitasyon süreçlerini hastaların bağımsızlık becerilerini geri kazandırmak ve geliştirmek amacıyla belirli protokoller aracılığıyla uzaktan online olarak sürdürdüklerini söyledi. Bu süreçte robotik teknolojilerin ve tele tedavi uygulamalarının çok önemli rol oynadığını vurgulayan Doç. Dr. Şirzai “Robotik teknolojiler, bizim tedavi süreçlerimizi hızlandırırken ve kolaylaştırırken, hastalarımızın da çok daha hızlı iyileşmesine yardımcı oluyor. Bağımlı yaşamlarını iyileştirirken, yürüme hızını artırıyor, dengeyi geliştiriyor, motor becerilerini geri kazandırıyor. Fonksiyonlarını geri kazanan hastalarda, beraberinde kan basıncının düzenlendiğini, mesane kontrolünün sağlandığın, uyku kalitesinin arttığını görüyoruz. Hatta yeniden, resim yapmak, enstrüman çalmak, yap-boz oynamak gibi hobileri ile ilgileniyorlar” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zeki-ve-kontrolcu-robotlar-eglendirerek-iyilestiriyor-373485">Zeki ve kontrolcü robotlar eğlendirerek iyileştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
