<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>istilacı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/istilaci/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/istilaci</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Dec 2025 08:25:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>istilacı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/istilaci</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EÜ&#8217;de biyolojik istilalar ve küresel tehditler konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-biyolojik-istilalar-ve-kuresel-tehditler-konusuldu-595932</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 08:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[istilacı]]></category>
		<category><![CDATA[istilalar]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[tehditler]]></category>
		<category><![CDATA[türler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595932</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi ve Biyoloji Topluluğu iş birliğiyle  “2. Su ve İklim Krizinde Genç Fikirler Çalıştayı” kapsamında, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Kadir Çimen, “İklim Değişikliği ve Küreselleşmenin Güdümünde: Biyolojik İstilalar” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-biyolojik-istilalar-ve-kuresel-tehditler-konusuldu-595932">EÜ&#8217;de biyolojik istilalar ve küresel tehditler konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi ve Biyoloji Topluluğu iş birliğiyle  “2. Su ve İklim Krizinde Genç Fikirler Çalıştayı” kapsamında, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Kadir Çimen, “İklim Değişikliği ve Küreselleşmenin Güdümünde: Biyolojik İstilalar” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> EÜ Fen Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğe; Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç, Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kerim Çiçek, Biyoloji Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Serdar Gökhan Şenol, Biyoloji Topluluğu Başkanı Furkan Ali Akyol, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Çalıştay da öğrenciler, su ve iklim krizi üzerine hazırladıkları araştırmaları paylaştı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Sunumunda biyolojik istilalardan bahseden Kadir Çimen, “Biyolojik istilalar, iklim değişikliği ve küreselleşmenin en yıkıcı sonuçlarından biri olarak su ve iklim kriziyle doğrudan ilişkilidir. Bir türün kendi yaşam alanı dışına taşınarak zarar vermesine “biyolojik istila”, bu türlere ise “istilacı tür” diyoruz. Türler çoğunlukla insan eliyle; kasten, ticaret yoluyla ya da farkında olmadan yeni bölgelere taşınıyor. Taraklı medüzün balast sularıyla Karadeniz’e gelmesi ya da aslan balığının ısınan Akdeniz’e yerleşmesi bunun çarpıcı örnekleridir. Aynı şekilde tarım alanlarını tehdit eden agresif istilacı bitki türleri de bu krizi derinleştiriyor. İklim değişikliği, bu türlerin yayılımını kolaylaştırarak etkilerini artırıyor; sıcaklık artışı, orman yangınları ve yüksek karbon oranı istilacıların avantajına çalışıyor. Bu türler yerli türlerle rekabet ederek popülasyonları çökertiyor, biyolojik çeşitliliği azaltıyor ve ekosistemlerin fiziksel yapısını bile değiştirebiliyor. Bugün biliyoruz ki biyolojik istilalar, habitat yıkımından sonra biyolojik çeşitlilik kaybının en büyük ikinci nedeni ve bazı bölgelerde birinci sıraya kadar yükselmiş durumda. Üstelik ekonomik maliyetleri de devasa boyutta; yıllık maliyetin dünya genelinde 423 milyar dolar olduğu ve her on yılda bir dört kat arttığı tespit edildi. Kısacası, istilacı türleri tanımadan ve önlemler geliştirmeden ekosistemlerimizi korumamız mümkün değil” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span><span>“İstilacı türlerle mücadele, su ve iklim krizinin bir parçasıdır”</span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Türkiye&#8217;de tespit edilen istilacı türün sucul ve denizel ekosistemlerimizde yarattığı tahribata dikkat çeken Kadir Çimen, “Türkiye’de 261 istilacı, toplamda 1319 yabancı türün tespit edildiğini biliyoruz ve Akdeniz Havzası’nın bu türlerin yerleşimi için en hassas bölgelerden biri olması, gelecekte daha fazla istilacı türle karşılaşacağımızı gösteriyor. Özellikle sucul ekosistemlerde bu türlerin yarattığı tahribat çok ciddi; örneğin sivrisineklerle mücadele amacıyla ülkemize getirilen doğu sivrisinek balığı, zooplanktonları tüketerek ötrofikasyona ve balık ölümlerine yol açıyor. Yabancı sazan türleri ise yerli sazanlarla çiftleşip kısır yavrular oluşturduğu için genetik çeşitliliği tehdit ediyor. Denizel ekosistemlerde ‘katil yosun’ gibi türler, iklim değişimiyle mücadelede kritik öneme sahip deniz çayırlarını yok olma noktasına getiriyor. Haritalar bize, Türkiye’nin bu türlerin yerleşimi açısından dünyanın en kırılgan bölgelerinden biri olduğunu açıkça gösteriyor. Tropikalleşme ile birlikte hem iklimimiz hem de bölgemizdeki türler değişiyor; habitatlar giderek birbirine benzediği için istilacı türlerin yayılışı kolaylaşıyor. Ancak biyogüvenlik önlemleri, sıkı denetimler, erken teşhis ve vatandaş bilimi ile bu zararları azaltabiliriz. Çünkü biyolojik istilacılarla mücadele, su ve iklim kriziyle mücadelemizin ayrılmaz bir parçasıdır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Etkinlikte, Zeynep Baykara, “Su ve İklim Krizinin Model Organizma Olarak Kullanılan Arabidopsis Thaliana Üretimine Etkisi”; Ahmet Yağız Ertürk, “Deniz Çayırları ve İklim Değişikliğindeki Rolleri” başlıklı sunumuyla deniz çayırlarının önemini aktardı.  Öykü Erol, “Sulak Alan Kayıpları ve Yanlış Tarım Uygulamaları”; Arda Köroğlu, “Tatlı Su Kaynakları Tahribatı Sonucu Ekolojik Denge Bozulması”; Melike Ceylan, “Körfez Sorunu ve Deniz Yaşamı: Biyoçeşitliliğin Tehlikede Olan Dengesi”; Kutay Durukan, “Su ve İklim Krizinin Kuşlara Etkisi”; Ömer Faruk Arslan, “Su ve İklim Krizinin Kemirgenler Üzerine Etkisi”; Taylan Ali Ardunç, “Su Kaynakları Tahribatının Kuş Göçleri ve Yaşam Alanlarına Etkisi”; Muhammet Yıldırım ise “Su ve İklim Krizinde Genç Fikirlerin Mücadelesi” başlıklı sunumlar yapıldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-biyolojik-istilalar-ve-kuresel-tehditler-konusuldu-595932">EÜ&#8217;de biyolojik istilalar ve küresel tehditler konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinden istilacı türlere karşı yapay zeka destekli uluslararası bilimsel iş birliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-istilaci-turlere-karsi-yapay-zeka-destekli-uluslararasi-bilimsel-is-birligi-581783</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 07:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[istilacı]]></category>
		<category><![CDATA[İstilacı Türler]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[türlere]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinden]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Aydın’ın da yer aldığı uluslararası araştırma ekibinin çalışması, “Geosciences” dergisinde yayımlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-istilaci-turlere-karsi-yapay-zeka-destekli-uluslararasi-bilimsel-is-birligi-581783">Ege Üniversitesinden istilacı türlere karşı yapay zeka destekli uluslararası bilimsel iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Aydın’ın da yer aldığı uluslararası araştırma ekibinin çalışması, “Geosciences” dergisinde yayımlandı. Thessaly Üniversitesi (Yunanistan), Danimarka Teknik Üniversitesi ve Ege Üniversitesinin ortaklaşa yürüttüğü araştırma, ilk kez Yunanistan’da denizlerdeki istilacı türlerin giriş riskini yapay zekâ destekli bir hesaplama modeliyle öngörmeyi başardı.</p>
<p>Ege Üniversitesini uluslararası arenada görünür kılacak çalışmalar yapmaya devam ettiklerini dile getiren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizin başlıca hedeflerinden olan uluslararasılaşma hedefimiz doğrultusunda alanlarında uzman akademisyenlerimiz, çok uluslu araştırmalarda yer almayı sürdürüyor. Su Ürünleri Fakültemiz öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Aydın’ın da dahil olduğu uluslararası araştırma grubu, deniz ekolojisini tehdit eden istilacı türlere karşı yapay zeka destekli model geliştirdi. Geosciences dergisinde de yayımlanan araştırmayı gerçekleştiren proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p>Geliştirilen yapay zeka modeli  ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. İlker Aydın, “Çalışmada geliştirilen model, zehirli aslan balığı ve balon balığı gibi tehlikeli türlerin Pagasitik Körfezi ve Akdeniz&#8217;e olası girişlerini 2035 yılına kadar öngörmektedir. Yapay zekâ, makine öğrenimi ve çevresel veri analizine dayalı olan bu yenilikçi sistem, sıcaklık ve tuzluluk gibi parametreleri kullanarak adeta bir ‘radar’ gibi işlev görmekte ve istilacı türlerin ne zaman, nerede ortaya çıkabileceğine dair erken uyarı sağlamaktadır. Araştırmanın sonuçlarına göre, bugün Pagasitik Körfezi görece güvenli kabul edilse de iklim değişikliğinin önümüzdeki on yıl içinde istilacı türlerin yayılımına zemin hazırlayabileceği öngörülmektedir. Bu durum, yalnızca biyolojik çeşitliliği değil; halk sağlığını, balıkçılığı ve bölgesel ekonomiyi de ciddi biçimde tehdit etmektedir” dedi.</p>
<p><b>“Erken tahmin, en güçlü silahımızdır”</b></p>
<p>Doç. Dr. İlker Aydın, “Erken tahmin, en güçlü silahımızdır. Geliştirdiğimiz model, yalnızca Pagasitik Körfezi için değil, tüm Akdeniz için erken uyarı sistemi olarak kullanılabilir. Denizlerimiz değişiyor. Eğer proaktif davranmazsak, istilacı türler yalnızca ekosistemlerimizi değil, yaşamlarımızı da köklü biçimde etkileyecektir. Elde edilen bulgular, istilacı türlerle mücadelede bilimsel öngörülerin önemini bir kez daha ortaya koyarken, uluslararası iş birliğinin deniz ekosistemlerini korumada kritik bir rol üstlendiğini göstermektedir” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinden-istilaci-turlere-karsi-yapay-zeka-destekli-uluslararasi-bilimsel-is-birligi-581783">Ege Üniversitesinden istilacı türlere karşı yapay zeka destekli uluslararası bilimsel iş birliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yuvam Dünya İklim Kliniği Bilim Kurulu Üyesi Tanrıöver: İstilacı sivrisineklerin oluşturduğu tehdit kapımızda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuvam-dunya-iklim-klinigi-bilim-kurulu-uyesi-tanriover-istilaci-sivrisineklerin-olusturdugu-tehdit-kapimizda-397766</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2023 13:40:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[istilacı]]></category>
		<category><![CDATA[kapımızda]]></category>
		<category><![CDATA[kliniği]]></category>
		<category><![CDATA[kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturduğu]]></category>
		<category><![CDATA[sivrisineklerin]]></category>
		<category><![CDATA[tanrıöver]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[üyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yuvam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397766</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizidir' denilerek açılan Türkiye’nin ilk İklim Kliniği, iklim krizinin etkileri ve ortaya çıkan sağlık risklerini anlatmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuvam-dunya-iklim-klinigi-bilim-kurulu-uyesi-tanriover-istilaci-sivrisineklerin-olusturdugu-tehdit-kapimizda-397766">Yuvam Dünya İklim Kliniği Bilim Kurulu Üyesi Tanrıöver: İstilacı sivrisineklerin oluşturduğu tehdit kapımızda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizidir</strong>&#8216; <strong>denilerek açılan Türkiye</strong>’<strong>nin ilk İklim Kliniği, iklim krizinin etkileri ve ortaya çıkan sağlık risklerini anlatmaya devam ediyor. Yuvam Dünya İklim Kliniği Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver, ısınan havalar nedeniyle artan istilacı sineklerin insan sağlığı üzerine olumsuz etkilerini sıraladı.</strong></p>
<p>İklim krizinin etkileri ve ortaya çıkan sağlık risklerini gün geçtikçe daha fazla deneyimlemeye devam ederken, temmuz ayı son 125 bin yılın en sıcak ayı olarak tarihe geçti. Okyanus sıcaklıkları son 125 bin yılın en yüksek seviyesine ulaşarak rekor kırdı. İklim krizi ise yalnızca aşırı sıcaklarla değil; seller, orman yangınları, hava kirliliği, su kaynaklı hastalıklar, vektör kaynaklı hastalıklar, gıda güvensizliği ve beslenme bozuklukları, ruh sağlığı sorunları şeklinde ortaya çıkan etkilerle de sağlığımızı tehdit ediyor.</p>
<p><strong>İstilacı sivrisineklerin oluşturduğu tehdit kapımızda</strong></p>
<p>Isınan havalar ve artan yağışlardan dolayı taşıyıcı (vektör) hayvanların yoğunluğu ve yayılımında belirgin artışa sebep oluyor. Yuvam Dünya İklim Kliniği Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver, bu yaz ülkemizi oldukça etkileyen istilacı sivrisineklere dair konuştu: “Şehirleşme ve biyoçeşitlilik kaybı bu vektörlerin doğal düşmanlarını ortadan kaldırarak kontrolsüz bir şekilde ve insanlara yakın yerlerde üremelerine neden oluyor. İstilacı sivrisinek olarak anılan ve esas olarak tropik bölgelerde görülen <em>Aedes aegypti</em> (sarı humma sivrisineği) ve <em>Aedes albopictus</em> (Asya kaplanı sivrisineği) türleri şu anda ülkemizde Ege, Marmara ve Doğu Karadeniz bölgelerinde yerleşik olarak görülüyor. Bu sivrisinekler ısırdıkları yerde belirgin reaksiyon oluşturmakta ve özellikle alerjik bünyeli insanlarda ilaç tedavisi gerektirecek daha ciddi ve yaygın reaksiyonlara, çok nadiren anafilaksiye yol açabiliyor. Yara yerinin cildi hasarlayacak kadar çok kaşınması ikincil bakteriyel enfeksiyonlara neden olabilir. Ancak bu sivrisineklerin sağlığı tehdit eden esas özelliği sarı humma, chikungunya, zika ve deng hummasına yol açan virüsler gibi patojenleri taşımaları. Sıcaklık artışları daha hızlı üremelerine, daha uzun mesafe uçmalarına, daha çok ısırmalarına ve taşıdıkları patojenlerin de daha hızlı çoğalmasına sebep oluyor.”</p>
<p>“<strong>En istilacı olan Asya kaplanı sivrisineği”</strong></p>
<p>Tanrıöver, ülke gündemine de yoğun şekilde gelen Asya kaplanı sivrisineğine dair ise “Asya kaplanı sivrisineği en istilacı ve saldırgan sivrisinek türü, çevre şartlarına hemen uyum sağlayabiliyor, oldukça dayanıklı ve insanları çok fazla ısırabildiği için hastalık bulaştırma potansiyeli de daha fazla. Bu nedenle Asya kaplanı sivrisineği şu anda Avrupa’da sivrisinek ilişkili hastalıklar açısından halk sağlığını en çok tehdit eden tür olarak kabul ediliyor. Bunun yanında yerel sivrisineklerin sayısında da belirgin bir artış yaşanıyor. <em>Culex pipiens</em> Avrupa’da yaygın olarak bulunan bir sivrisinek türü iken, son yıllarda Doğu Karadeniz bölgesindeki illerde daha yaygın olmak üzere ülkemizde pek çok şehirde de görülüyor ve Batı Nil virüsü enfeksiyonlarına yol açıyor” dedi.</p>
<p><strong>Sivrisineklerle mücadele nasıl olmalı?</strong></p>
<p>Sivrisineklerle mücadelede bilim insanları, yetkililer ve yerel yönetimlere düşen büyük görevler olduğunu vurgulayan Tanrıöver, yapılması gerekenleri şöyle özetledi: “Sivrisinek yayılımının yakın bir şekilde izlenmesi ve kaynak kontrolünün sağlanması önemli. Ekolojik yöntemler henüz yaygın olarak kullanılabilecek düzeyde değil ve bu nedenle böcek zehirlerinin uygulanması şimdilik kaynak kontrolünde gerekli gözüküyor. Ancak sivrisineklerin böcek zehirlerine karşı direnç geliştirebildiği ve sıcak havaların bunu kolaylaştırdığı da unutulmamalı. Bu nedenle biyoçeşitliliğin artırılması, sivrisineklerin doğal düşmanları olan hayvanlardan ya da onlarla yarışan başka zararsız sivrisinek türlerinden faydalanılması ve üreme alanlarının ortadan kaldırılması daha kalıcı çözümler sunuyor. Gerek ev içinde gerekse de dış ortamda durağan suların yumurta ve larvalar için bir üreme alanı haline gelmesine izin vermemek gerekir. Bunun yanında yataklarda koruyucu sinek ağlarının kullanılması, camlara ve kapılara sinek teli takılması ve uyumadan önce odaların bu açıdan kontrol edilmesi, riskli bölgelerde cildi açık bırakmayacak kıyafetlerin giyilmesi ve sinek kovucu ürünlerin uygun şekilde kullanılması kişisel koruyucu önlemler arasında yer alıyor. Ciddi deri reaksiyonlarına yol açan ısırıklarda; ateş, grip benzeri belirtiler, nörolojik bulgular gibi sistemik tabloların ortaya çıktığı durumlarda hızla bir sağlık kuruluşuna başvurmak çok önemli. Daha önce görmediğimiz hastalıklarla karşılaşma olasılığımızı göz önünde bulundurarak hem toplumun farkındalık ve bilgi düzeyinin artırılması hem de sivrisinek ısırıkları ve ilişkili enfeksiyon hastalıklarının tanı ve tedavisi açısından sağlık çalışanlarının eğitilmesi gerekiyor.”</p>
<p><strong>İklim krizi alerjik solunum yolu hastalıklarını tetikliyor</strong></p>
<p>Yuvam Dünya İklim Kliniği Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Bayram ise iklim krizinin solunum sağlığına etkisinin altını çizdi. Bayram, “Sıcaklık artışları nedeniyle uzun süren polen mevsimleri ve yüksek polen konsantrasyonları, alerjik solunum yolu hastalıklarını tetikliyor. Kurak bölgelerdeki arazi yapısının bozulması çölleşme riskini artırmakta, bu da bir yandan çöl tozu kirliliğine yol açarken, aynı zamanda solunum hastalıklarının gelişiminde önemli risk oluşturan yetersiz beslenmeye ve gıda temininde güçlüğe yol açıyor.” dedi. </p>
<p>Bayram, bu risklerin kırılgan gruplara etkisini, “Çocuklar ve yaşlı bireyler, iklim krizinin olumsuz sağlık etkilerine karşı daha hassaslar. Coğrafi ve sosyoekonomik koşullar, uyum sağlama kapasitesinin azalmasıyla birlikte, iklim krizinin olumsuz etkilerine karşı insan savunmasını iyice zayıflatıyor. Coğrafi olarak iklim krizinden daha yoğun etkilenen bölgelerde ve sosyoekonomik koşulların düşük olduğu durumlarda iklim krizinin olumsuz etkileri daha çok hissediliyor.” şeklinde açıkladı. </p>
<p><strong>Küresel sıcaklıkların rekor seviyelere kıyasla azalması şaşırtıcı değil</strong></p>
<p>Yuvam Dünya İklim Kliniği Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Levent Kurnaz<strong>, “</strong>Bu hafta küresel sıcaklıklar yavaş yavaş azalmaya başladı. Bunu önemli bir düşüş olarak görmemek gerekiyor. Hala yaşadığımız her gün tarihte insanlığın yaşadığı en sıcak gün olsa da küresel ortalama sıcaklık uzun bir aradan sonra ilk defa 17℃&#8217;nin altına indi. Ülkemizde bunu ‘eyyam-ı bahur sıcakları geçti tabii ki’ diye karşılasak da sözü edilen ‘eyyam-ı bahur’ aslında yazın en sıcak günleri anlamına geliyor. Ağustos ayının ortasına yaklaştığımızda da küresel sıcaklıkların rekor seviyelere kıyasla azalması şaşırtıcı değil. Gene de bilim insanları açısından bakıldığında bu yazı geçtiğimiz tüm yazlardan farklı olarak artık iklim krizinin gözümüzün önünde ve yadsınamaz şekilde belirdiği yaz olarak anacağız. Bir kez daha unutmayalım, gelecek yaz daha da sıcak olacak.” dedi.</p>
<p><strong>İKLİM KLİNİĞİ POSTASI #3 &#8211; Yayıncılar için Notlar</strong></p>
<p><em>Yuvam Dünya Derneği Kimdir?</em></p>
<p>Yuvam Dünya Derneği, iklim krizi ile mücadele etmek için önce söz konusu krizin ne olduğunun anlaşılmasını gerektiğine inanan; bunun için her yaştan insana uygun eğitimler veren, sanatın ve sporun gücüyle toplumun iklim krizi hakkında farkındalık geliştirmesini sağlamayı amaç edinen iş insanları, iletişimciler sanatçılar, bilim insanları ve doğa severlerden oluşan bir dernektir.</p>
<p><strong><em>İklim Kliniği Nedir?</em></strong></p>
<p>İklim Kliniği, Yuvam Dünya Derneği liderliğinde Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri arasında yer alan Hacettepe Üniversitesi ve Koç Üniversitesi iş birliği ile yürütülen bir iklim krizi ve sağlık projesidir. İklim Kliniği iklim krizinin etkilerinden insanları korumak için farkındalığı ve bilgi düzeyini artırmayı, kanıta dayalı karar verme sürecine destek sağlamayı ve sağlık müdahalelerini hayata geçirmeyi amaçlar. Ulusal sağlık politikasını iklim krizi ile uyumlu halde yeniden şekillenmesine destek vererek, sağlık sistemlerinin karbon ayak izini azaltmaya ve direncini artırmaya katkıda bulunmayı hedefler. Eğitim, araştırma, topluluk oluşturma, farkındalık çalışmaları, savunuculuk gibi çeşitli kollardan oluşan projenin ilk etkinliği olan İklim Kliniği Sağlık Bilimleri Konferansı, 20 Mayıs günü 1300 öğrencinin ve ilgilinin katılımıyla 7 farklı oturumda ağırlanan 35 konuşmacı ile gerçekleşti. </p>
<p><strong><em>Neden İklim Krizi ve Sağlık?</em></strong></p>
<p>İklim krizinin etkilerinin insanlar ve tüm canlıların sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkisi vardır. Bu etkilerin görüldüğü alanlar arasında aşırı hava olayları, hava kirliliği,</p>
<p>su kaynaklı hastalıklar, vektör kaynaklı hastalıklar, gıda güvensizliği ve beslenme bozuklukları, ruh sağlığı sorunları yer alır. Diğer yandan, iklim krizinin etkileri sağlık </p>
<p>hizmetleri ve sağlık sistemleri için de bir tehdit oluşturabilir.</p>
<p><strong><em>İklim Kliniği Postası</em></strong></p>
<p>İklim Kliniği Postası, yaz ayları boyunca her hafta yayınlanarak başlayacak bir bülten serisidir. İklim Kliniği Bilim Kurulu Üyeleri tarafından iklim krizi ve sağlık odağında yapılacak güncel değerlendirmelerin medya aracılığıyla daha fazla kişiye ulaşarak farkındalık oluşturulmasını amaçlar. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuvam-dunya-iklim-klinigi-bilim-kurulu-uyesi-tanriover-istilaci-sivrisineklerin-olusturdugu-tehdit-kapimizda-397766">Yuvam Dünya İklim Kliniği Bilim Kurulu Üyesi Tanrıöver: İstilacı sivrisineklerin oluşturduğu tehdit kapımızda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
