<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>isterken | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/isterken/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/isterken</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jun 2025 14:06:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>isterken | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/isterken</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Serinlemek isterken kilo almayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/serinlemek-isterken-kilo-almayin-549595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 14:06:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almayın]]></category>
		<category><![CDATA[isterken]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[serinlemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıcak havalarda serinlemek için tercih edilen soğuk kahve, bubble tea, milkshake ve limonata gibi içecekler, içerdikleri yüksek şeker nedeniyle enerji alımının artmasına yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serinlemek-isterken-kilo-almayin-549595">Serinlemek isterken kilo almayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Sıcak havalarda serinlemek için tercih edilen soğuk kahve, bubble tea, milkshake ve limonata gibi içecekler, içerdikleri yüksek şeker nedeniyle enerji alımının artmasına yol açabiliyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Pınar Ece Karakaş, sıcak havalarda yeterli miktarda su tüketimine özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak içecek seçerken besin etiketinin okunmasını ve tercih yaparken içeriğe dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Soğuk kahve tüketilirken şeker ve şurup içermeyenlerin tercih edilmesini öneren Karakaş, “Ayran, sade kefir, sade maden suları, şekersiz ev yapımı limonatalar tercih edilebilecek sağlıklı alternatiflerdendir” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Pınar Ece Karakaş, yaz aylarında tüketimi artan şekerli içeceklerin tüketiminde dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Son yıllarda popülaritesi artan “bubble tea” gibi içeceklerin gençler ve çocuklar tarafından tercih edildiğini belirten Karakaş, “Bubble tea, içerisinde &#8216;boba&#8217; ya da &#8216;tapyoka incisi&#8217; olarak bilinen nişasta bazlı kabarcıkların yanı sıra çay, süt veya krema, meyve parçaları, renklendiriciler, şeker ve aroma vericiler gibi katkı maddeleri bulunan, soğuk olarak tüketilen bir içecektir. Mango, hibiskus ve oreo gibi çeşitli aromatik seçenekleriyle sunulmakta ve farklı katkı maddeleri veya soslarla bu aromalar elde edilmektedir. Bubble tea’ler genellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu ile tatlandırılır. Yüksek fruktozlu mısır şurubunun sık tüketimi, karaciğer yağlanmasına, bağırsak bariyerinin bozulmasına ve bazı metabolik hastalıklara yol açabilir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Obezite riskini artırıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span> Bubble tea içeceklerinin içeriği nedeniyle obezite riskini artırdığını belirten Karakaş, “Orta boy bir bubble tea, yaklaşık 317,5 kkal enerji, 11 g yağ, 56 g karbonhidrat ve 36 g şeker içermektedir. Özellikle sıcak havalarda tüketimi yaygınlaşan bubble tea’ler, vücut ağırlığı artışına, obeziteye ve tip 2 diyabet riskinde artışa yol açabilir. Yapılan bir çalışmada, bubble tea tüketiminin okul çağı çocuklarında obezite riskini arttırdığı ortaya konmuştur” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bubble tea’nin, içeriğindeki inci büyüklüğündeki kabarcık görüntüsüyle özellikle çocukların ilgisini çektiğini ancak küçük çocuklarda bu kabarcıkların boğulma tehlikesine yol açabileceğini ifade eden Karakaş, “Besleyici değerlere sahip olmaması ve boğulma riski dolayısıyla küçük çocuklar, bubble tea tüketiminden sakınmalı veya ebeveyn gözetiminde tüketmelidirler. Serinletici etkisi nedeniyle sıcak havalarda sık tercih edilen bubble tea’ler, yüksek kalori ve şeker içeriği ve çeşitli katkı maddeleri barındırmaları nedeniyle ölçülü tüketilmeli; bunun yerine daha sağlıklı içecekler tercih edilmelidir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Soğuk kahvelerde enerji ve şeker içeriğine dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yaz mevsiminde soğuk kahve tüketiminde artış görüldüğünü kaydeden Karakaş, “Kahve, kardiyo metabolik sağlık üzerinde olumlu etkileri olan biyoaktif bileşenlerden zengin olmasıyla birlikte son yıllarda oldukça ilgi görmektedir. Kahve, dünya genelinde espresso, americano, filtre kahve gibi sade seçeneklerin yanı sıra süt, şurup veya krema eklenerek hazırlanan latte, cappuccino, macchiato, mocha ve flat white gibi birçok farklı türde tüketilmektedir. Krema ve şurup eklenen kahve çeşitlerinin enerji ve şeker içeriği yüksektir, bu çeşitlerin tüketiminden kaçınılmalı, tüketilecekse sıklık ve porsiyon kontrolü yapılmalıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yeterli su tüketilmeli ve kafein miktarına dikkat edilmeli</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yaz aylarında terlemeyle birlikte vücutta sıvı kaybının arttığına dikkat çeken Karakaş, “Bu nedenle yeterli su tüketilmeli ve alınan kafein miktarına dikkat edilmelidir. Fazla miktarda soğuk kahve tüketimi de sıvı atımına yol açarak dehidrasyona (vücuttan su kaybı) neden olabilir. Soğuk kahveler yaz aylarında keyifli ve sağlıklı bir içecek tercihidir ancak tüketilirken yeterli su tüketimi ihmal edilmemelidir, yüksek şeker ve enerji içeren çeşitleri tercih edilmemeli ve günlük önerilen kafein miktarı aşılmamalıdır. Kahve içeriğinde bulunan kafein diüretik etkilidir. Diüretikler, vücuttan sıvı ve suda çözünen vitaminlerin atımını artırır. Çeşitli kılavuzlarda yetişkinler için günlük kafein alımının üst limiti 400 mg’dir” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Milkshakeler kilo artışına yol açabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Özellikle çocukların tercih ettiği milkshake tüketiminde de dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Pınar Ece Karakaş, “Küçük boy bir milkshake; yaklaşık 254 kkal enerji, 48 gram şeker, 40 gram karbonhidrat ve 7 gram yağ içermektedir. Milkshakeler buz, süt, şeker, krema, aroma verici, yapay tatlandırıcı ve yüksek fruktozlu mısır şurubu içermektedir. Hazır satılan, şeker içeren birçok milkshake çeşidinin besin değeri düşüktür ve diyet lifi açısından fakirdir. Çocuk ve adolesanların sık tükettiği milkshakeler içerdiği yüksek fruktozlu mısır şurubu nedeniyle insülin duyarlılığını azaltabilir ve karaciğer yağlanmasına yol açabilir. Ayrıca içerdikleri yüksek enerji, karbonhidrat ve yağ sebebiyle sık tüketildiklerinde vücut ağırlığında artışa yol açabilirler. Bu nedenle milkshake tüketiminden olabildiğince kaçınılması, tüketilecekse porsiyon kontrolü yapılması önerilmektedir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Az şekerli limonata sağlıklı bir tercih olabilir</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Limon veya limon konsantresi kullanılarak üretilen serinletici içeceklerden limonatanın da yazın tercih edilen alternatiflerden biri olduğunu kaydeden Karakaş, “Limonata yapımında limonun yanı sıra ahududu, çilek gibi meyveler de kullanılmaktadır. Geleneksel limonata; limon, su ve şeker veya bal gibi bir tatlandırıcı kullanılarak yapılmaktadır. Bazı kültürlerde limonataya yasemin veya tarçın gibi baharatlar da eklenmektedir.  Limonata, şeker içermediğinde ya da miktarı kontrollü olduğunda sağlıklı olarak tercih edilebilecek bir içecektir. Yapılan çalışmalarda flavonoidlerden ve C vitamininden zengin olan limonatanın anti-inflamatuvar, anti-alerjik ve anti-viral özelliklere sahip olduğu belirtilmiştir.  Sağlıklı tercihler yapmak isteyen bireyler için limonata, sağlıklı ve serinletici bir tercih olabilir. Limonata tercih edilecekse yüksek miktarda şeker içerenlerden kaçınılmalı ve taze olmasına dikkat edilmelidir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Gazlı içecek tüketimi hastalıklara davet çıkarıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Gazlı içeceklerin fazla miktarda şeker (sükroz, glikoz, fruktoz) ve karbonat içerdiğini kaydeden Karakaş, “Karbonat, içecekleri gazlı hale getirmek için eklenmektedir. Bunlara ek olarak gazlı içecekler renklendirici, tatlandırıcı, sitrik asit, malik asit, fosforik asit ve koruyucu maddeler de içermektedir. Gazlı içeceklerde de fruktoz bazlı şekerler kullanılır. Besin değeri oldukça düşük, enerjisi yüksek olan bu içeceklerin fazla miktarlarda tüketimi, obezite ve obezite ilişkili hastalıkların riskini artırmaktadır. Son yıllarda çocuk ve adolesanlar başta olmak üzere tüm yaş gruplarında gazlı içecek tüketimi artmıştır. Bu artış, birçok ülkede vücut ağırlığı artışıyla ilişkilendirilmektedir. Gazlı içeceklerin sık tüketimi tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalık riskini de arttırmaktadır. Gazlı içeceklerin sık tüketimi, süt tüketiminin azalmasına ve buna bağlı olarak yetersiz kalsiyum alımına yol açmaktadır. Yapılan çalışmalarda, adolesan dönemde yüksek miktarda gazlı içecek tüketiminin 12-15 yaş arası kızlarda kemik mineral yoğunluğunun azalmasına yol açtığı saptanmıştır” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Standart büyüklükteki bir gazlı içecek kutusunun (350 ml) yaklaşık 40 gram şeker (160 kalori) içerdiğini kaydeden Pınar Ece Karakaş, “İçeriğindeki şeker ve aşındırıcı potansiyeli olan asitler nedeniyle bu içecekler, diş çürüklerine ya da diş yapısında erozyona neden olabilmektedir. Tüm bu veriler ışığında içerdiği katkı maddeleri, besin değeri olmayan enerji ve şeker nedeniyle gazlı içecek tüketiminin sınırlandırılması ve içecek seçimlerinin besin etiketleri okunarak yapılması önerilmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sağlıklı alternatifler tercih edilmeli</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırma Görevlisi Pınar Ece Karakaş, sıcak yaz günlerinde tüketilmesi gereken içeceklerle ilgili tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Yeterli miktarda su tüketimine özen gösterilmelidir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Hazır meyve suları, milkshake, gazlı içecekler gibi seçenekler yüksek miktarlarda şeker içermektedir. Şeker içeriği yüksek içeceklerden uzak durulmalı, sağlıklı alternatifler tercih edilmelidir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-İçecek seçerken besin etiketi okunmalı ve tercih yaparken içeriğe dikkat edilmelidir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Fazla miktarda kafein tüketimi, dehidrasyona yol açabileceğinden günlük 400 mg’yi aşmamaya özen gösterilmelidir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Katkı maddeleri ve renklendirici içeren içeceklerden uzak durulmalıdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Soğuk kahve tüketilirken şeker ve şurup içermeyenler tercih edilmelidir. Ayran, sade kefir, sade maden suları, şekersiz ev yapımı limonatalar tercih edilebilecek sağlıklı alternatiflerdendir.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serinlemek-isterken-kilo-almayin-549595">Serinlemek isterken kilo almayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Bilgilendirmek isterken çocuklarda kaygı oluşturabilirsiniz…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-bilgilendirmek-isterken-cocuklarda-kaygi-olusturabilirsiniz-349907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2023 11:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilgilendirmek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[isterken]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturabilirsiniz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ebebeynler tarafından haberlerden uzak tutulmak isteniyor ancak çocuklar da deprem gerçeği ile karşı karşıya kalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bilgilendirmek-isterken-cocuklarda-kaygi-olusturabilirsiniz-349907">Dikkat! Bilgilendirmek isterken çocuklarda kaygı oluşturabilirsiniz…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ebebeynler tarafından haberlerden uzak tutulmak isteniyor ancak çocuklar da deprem gerçeği ile karşı karşıya kalıyor. Çocukların yaşına ve gelişimlerine uygun şekilde depremin anlatılması gerektiğinin altını çizen uzmanlar, mantıksal düşünce becerileri henüz gelişmemiş olan 2-7 yaş arası erken dönemdeki çocuklarda deprem farkındalığı oluşturmaya çalışmanın onlarda kaygı bozukluğuna yol açabileceğini ifade ediyor. Depremin çocuklara oyunlarla anlatılabileceğini söyleyen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Çocuklara öncelikle ebeveynler tarafından güvende oldukları anlatılmalı ve hissettirilmeli. Ebeveynler çocuklar yanlarındayken yorumlarına dikkat etmeli ve çocukların da duygularını anlatmalarına fırsat verilmeli. Normal yaşam rutinleri korunmalı ve isterlerse yardım gönderebilecekleri söylenerek yapıcı seçenekler sunulmalı” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, depremin çocuklara anlatılma yöntemleri ve çocukların deprem haberlerinden kaygı duymalarını önleyecek tavsiyelerini paylaştı.</p>
<p><strong>Yaşına ve gelişimine uygun açıklama yapılmalı</strong></p>
<p> </p>
<p>Her ne kadar çocuklar uzak tutulmak istense de deprem gerçeğiyle herkesin karşı karşıya olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Çocukların bilişsel gelişimine uygun davranarak bir yaklaşım sergiliyor olmak yetişkinlerin sorumluluğudur. Bu sebeple çocukların yaşına ve gelişimine uygun bir şekilde onlarla durumu paylaşmak yerinde olacaktır. Evde haber kanalları açık ve tüm aile endişeyle edindiği bilgileri yakınları ile paylaşıyorken çocuklarımızı bu durumun dışında tutabilmek çok da mümkün olmuyor” dedi.</p>
<p><strong>2-7 yaş grubunda kaygı bozukluğu oluşabilir</strong></p>
<p>2-7 yaş arası erken dönemde çocukların mantıksal düşünme becerisinin henüz gelişmemiş durumda olduğunu hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Bu sebeple bu yaş grubundaki çocuk maruz kalmadıysa, durumun farkında değil ise deprem ve yaşanılanlarla ilgili detaylı bilgi vermek ve farkındalık yaratmaya çalışmak edinmiş olduğu bilgiyi henüz işleyemeyecek ve anlamlandıramayacak olan bu yaş grubu çocuklarımızda kaygı bozukluğuna yol açabilir” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Deprem oyuncaklarla anlatılabilir</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, depreme ya da deprem görüntülerine, video ya da haberlerine maruz kalmış bir çocuğun bu durumu anlamlandırmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu durumda soyut muhakemenin yeterli düzeyde olmadığı çocuklara bu kavramı somut bir şekilde anlatmak yararlı olacaktır. Oyun çocuklara ulaşmanın en hızlı ve etkili yoludur; bu sebeple oyuncakları, lego gibi blokları kullanarak depremin oluşumunu ve etkilerini basitçe çocuğa anlatmak çocuğun durumu kavrayabilmesine yardımcı olur. Basit bir dil ile dünyamızdaki doğa olaylarını örneklendirerek güneşin doğması, şimşeklerin çakması kar ve yağmur yağışı gibi depremin de yeryüzünde meydana gelen doğal bir oluşum olan sarsıntılar olduğu açıklanabilir. Herbirimizde olduğu gibi bilinmezlik çocuklarımıza da kaygı veriyor, durumu ne kadar bilinir hale getirirsek çocuklar o denli güvende hissedeceklerdir.”</p>
<p><strong>Duygularını anlatmalarına fırsat verilmeli</strong></p>
<p>Duydukları ve şahit oldukları karşısında endişe ve korku yaşamakta olan çocukların duygularını yaşamalarına fırsat verilmesi gerektiğini vurgulayan Ergür, “Çocuğumuzun duygularını anlamamız ve hissettiklerinin normal olduğunu fark edebilmesini sağlamak ve de kendi duygularımızı da paylaşmak önemlidir. Yaşananlar karşısında üzgün olduğumuzu paylaşmak çocuğumuzu endişelendirmek yerine onları rahatlatacaktır. Ebeveynler olarak yanlarında olduğumuzu, onları koruyabileceğimizi, güvende olmak için aldığımız önlemleri, evimizin sağlam ve dayanıklı olduğu ve de güvende olduğumuzu paylaşıyor olmamız çocuklar için rahatlatıcı ve sakinleştirici olacaktır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocuklara yapıcı seçenekler sunulabilir</strong></p>
<p>Çocuklarımızı her olumsuz durumdan korumak istiyor olsak da özellikle daha büyük yaş grubundaki çocuklarımızı bu denli büyük bir felaketten tamamen habersiz tutabilmemizin imkansız ve de gerçekçi olmaktan uzak olduğunu belirten Ergür, “Çocuklarımızın yaşını dikkate alarak kısa ve öz bir şekilde durumu aktarmak uygun olacaktır. Bu sayede çocuklarımız acının varlığından haberdar olmanın yanı sıra acıyla baş edebilmenin sağlıklı yollarını da öğrenebileceklerdir. Zarar gören insanlar için üzüldüğümüzü, onlar için dua edebileceğimiz ve onlara yardım gönderebileceğimiz gibi imkanımız çerçevesinde yapıcı seçenekler sunabilir ve birlikte uygulayabiliriz” dedi.</p>
<p><strong>Ebeveynler yorumlarını dikkatli yapmalı</strong></p>
<p>Çocuklarımızın en temel ihtiyacının güvende hissedebilmek olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Bu sebeple çocukların yanında olan ve kendi duygularını düzenlemek için ihtiyaç duydukları ebeveynlerinin ya da bakım veren yetişkinlerin kendi tepkilerine dikkat etmeleri çok daha önemlidir. Yetişkin olarak bizlerin kendi duygumuzu regüle edebilmemiz hem çocuklarımız hem de kendimiz için büyük önem taşır. Yaşadığımız bu zorlu felaket sonrası hepimizin kalbi bu bölgede atıyor ancak çocuklarımızın yanında iken haberleri sınırlamak, çocuklarımızın bu haberlere maruz kalmasını önlemek uygun olacaktır. Buna ek olarak çocuklarımızın yanında yaşananlarla ilgili yorumlarımıza ve kendi kaygılarımızı nasıl dışarı yansıttığımıza dikkat etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Rutinleri korunmalı, güvende oldukları hissettirilmeli</strong></p>
<p>Tüm yaş gruplarındaki çocukların rutinlerini mümkün olduğunca korumaya çalışmamız gerektiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Güvende hissetmeyen bir çocuğun yeme, uyku, oyun gibi rutinlerinde, ebeveynlerinden ayrılması gereken durumlarda ağlama ve beklenmedik bir hırçınlaşma davranışı sergiliyor olması ailelerin dikkatli olmalarını akla getiren sinyaller olarak yorumlanmalıdır. Çocuklarımızın temel ihtiyacı olan güvenlik hissini destekleyebilmek adına biz ebeveynler sakinliğimizi koruyarak güven verici destek sağlamak için çaba göstermeliyiz. Çocuklarımızın taşıyabileceği düzeyde zorlukla karşılaşmasına izin verirken, sevgimizle sarmalayarak güvende hissetmelerini sağlayabilirsek, baş etme becerilerini geliştirmiş ve hayata hazır hale gelmelerini desteklemiş olabiliriz. Uygun şekilde yönetilemeyen durumlarda profesyonel destek almak oluşabilecek daha büyük problemlerin hızlıca önüne geçmemizi sağlayacaktır” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bilgilendirmek-isterken-cocuklarda-kaygi-olusturabilirsiniz-349907">Dikkat! Bilgilendirmek isterken çocuklarda kaygı oluşturabilirsiniz…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
