<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>işlenmiş | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/islenmis/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/islenmis</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Feb 2026 07:53:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>işlenmiş | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/islenmis</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Beslenme İle İlgili Bildiklerimiz Sil Baştan mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beslenme-ile-ilgili-bildiklerimiz-sil-bastan-mi-611998</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 07:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baştan]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bildiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[görsel]]></category>
		<category><![CDATA[işlenmiş]]></category>
		<category><![CDATA[le]]></category>
		<category><![CDATA[lgili]]></category>
		<category><![CDATA[lif]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sil]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611998</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’nin 2025–2030 yeni beslenme rehberiyle birlikte güncellenen beslenme piramidi, “daha az işlenmiş gıda, daha fazla gerçek besin” mesajıyla geniş yankı uyandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenme-ile-ilgili-bildiklerimiz-sil-bastan-mi-611998">Beslenme İle İlgili Bildiklerimiz Sil Baştan mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin 2025–2030 yeni beslenme rehberiyle birlikte güncellenen beslenme piramidi, “daha az işlenmiş gıda, daha fazla gerçek besin” mesajıyla geniş yankı uyandırdı. Ancak piramidin görsel ve içerik önceliklerindeki değişim, bazı besin gruplarının biyolojik etkilerinin yanlış yorumlanabileceği endişesini de beraberinde getiriyor. Özellikle protein ve hayvansal gıdaların öne çıkması, lif kaynaklarının görsel olarak geri planda kalması ve beslenmenin bireysel biyolojiden bağımsız ele alınması, uzun vadeli metabolik ve inflamatuvar etkiler açısından daha temkinli bir değerlendirme gerektiriyor. <strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Kumsal Kurucu</strong>, yeni piramidin önemli bir adım olmakla birlikte, kritik 3 riskine dikkat çekiyor. </p>
<p><b>Tahılları Hayatımızdan Çıkaralım mı?</b></p>
<p>ABD’nin 2025–2030 yılları için yayınlanan yeni beslenme rehberinde verilen ana mesajın daha az işlenmiş gıda, daha fazla gerçek besin olduğunu belirten <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Kumsal Kurucu</strong>, “Ancak beslenme yalnızca bir piramit görselinden ibaret değil; bağırsak, bağışıklık, beyin ve hormonların aynı anda konuştuğu canlı bir biyolojik dil. Bu nedenle her yeni rehberi alkışlamadan önce durup bakmak ve ayrıntıları sorgulamak gerekiyor. Yeni piramit ilk bakışta metabolik hastalıklarla mücadele hedefi taşısa da tahılların geri plana çekilmesi, protein ve yağ gruplarının daha geniş temsil edilmesi besin gruplarının biyolojik rollerinin yanlış yorumlanma riskini de beraberinde getiriyor” diyor. </p>
<p><strong>O Besinler Tamamen Dışlandı</strong></p>
<p>Yeni piramidin en güçlü yönlerinden birinin ultra-işlenmiş gıdaların net biçimde dışlanması olduğuna dikkat çeken Acıbadem Life <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Kumsal Kurucu</strong>, “Bu yaklaşım; obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve metabolik sendrom riskinin azaltılması açısından bilimsel verilerle desteklenmektedir. Ultra-işlenmiş gıdaların metabolik dengeyi bozduğu, inflamatuvar yükü artırdığı ve uzun vadede çoklu sistemleri olumsuz etkilediği iyi bilinmektedir. Bu yönüyle yeni yaklaşım, “gerçek gıdaya dönüş” açısından olumlu bir paradigma değişimi sunuyor” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Beslenme Piramidinde Protein Tartışması</strong></p>
<p>Piramitte protein ve hayvansal gıdaların daha merkezi bir konuma taşınmasının dikkatli yorumlanması gerektiğini belirten <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Kumsal Kurucu</strong>, “Buradaki risk protein alımının kendisi değil; uzun süre kırmızı et ağırlıklı ve yüksek düzeyde hayvansal protein tüketimidir. Bu tür bir beslenme modeli, hücresel büyüme ve çoğalma sinyallerini yöneten mTOR yolunun sürekli aktif kalmasına neden olabilir. mTOR, çocukluk döneminde, kas onarımında ve kısa süreli iyileşme süreçlerinde gerekli olan bir mekanizma olsa da uzun süreli ve aşırı uyarımı inflamatuvar yükü artırarak kardiyometabolik risklerin yükselmesine zemin hazırlayabilir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Yetersiz Lif Bağırsakları Nasıl Etkiliyor?</strong></p>
<p>Lifin metabolik sağlık ve bağışıklık sistemi açısından taşıdığı kritik role dikkat çeken Acıbadem Life <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Kumsal Kurucu</strong>, “Yeni piramitte tahılların görsel olarak küçültülmesi yetersiz lif riskini beraberinde getiriyor. Oysa lif yalnızca sindirimle ilişkili bir bileşen değil; metabolik denge ve inflamasyon kontrolünde de temel bir oyuncudur. Bağırsaklardaki faydalı bakteriler için ana besin kaynağı olan lif, bu bakteriler tarafından kısa zincirli yağ asitlerine dönüştürülür. Bu bileşikler ise bağırsak, beyin ve bağışıklık sistemi arasında sağlıklı bir iletişim kurulmasını destekler. Yetersiz lif alımı metabolik esnekliğin azalmasına, inflamasyonun artmasına ve insülin direncine yatkınlığa zemin hazırlayabilir. Bu nedenle lif kaynaklarının beslenme planlarında bireyin toleransı ve ihtiyacına göre yer alması önem taşır” diyor. </p>
<p>Fonksiyonel tıp perspektifinde ideal beslenme modelinin sebze ağırlıklı, renkli ve polifenolden zengin; lif ve prebiyotik içeriği güçlü; protein kalitesi ön planda olan (balık, baklagil, fermente ürünler gibi); zeytinyağı ve omega-3 merkezli yağ profili içeren, ultra-işlenmiş gıdalardan uzak ve bireyin mikrobiyota yapısı, insülin direnci ve inflamasyon düzeyi gibi biyolojik özelliklerine göre kişiselleştirilmiş bir yaklaşımı gerektirdiğini belirten <strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Kumsal Kurucu</strong>, “Yeni piramit önemli bir adım olsa da, beslenme rehberlerinin tek tip öneriler yerine biyolojiyle uyumlu, kişisel farklılıkları gözeten ve görsel mesajı bilimsel dengeyle sunan bir çerçevede hazırlanması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenme-ile-ilgili-bildiklerimiz-sil-bastan-mi-611998">Beslenme İle İlgili Bildiklerimiz Sil Baştan mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenmede Paradigma Değişimi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beslenmede-paradigma-degisimi-604997</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 14:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakır]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmede]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[değişimi]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[işlenmiş]]></category>
		<category><![CDATA[paradigma]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604997</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (HHS) ile Tarım Bakanlığı’nın (USDA) 2025–2030 Beslenme Rehberi için paylaştığı kapsamlı bilimsel rapor, dünyada olduğu kadar Türkiye’de de yankı uyandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenmede-paradigma-degisimi-604997">Beslenmede Paradigma Değişimi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (HHS) ile Tarım Bakanlığı’nın (USDA) 2025–2030 Beslenme Rehberi için paylaştığı kapsamlı bilimsel rapor, dünyada olduğu kadar Türkiye’de de yankı uyandırdı. Yaklaşık yarım yüzyıldır uygulanan klasik beslenme yaklaşımlarını sorgulayan yeni rehber, beslenmeyi kronik hastalıkların yalnızca önlenmesinde değil, doğrudan iyileştirilmesinde de merkezi bir unsur olarak konumlandırıyor.</p>
<p>Bu köklü değişimi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı<strong> </strong>Doç. Dr. Binnur Okan Bakır değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Bu rapor, beslenmeyi ilk kez bu kadar net şekilde sağlığın merkezine koydu”</strong></p>
<p>ABD’de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 70’inin fazla kilolu, yüzde 40’tan fazlasının obeziteli birey olduğunu, yetişkin nüfusun yarısından fazlasında diyabet ya da prediyabet görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Bakır, “Bu veriler, beslenme politikalarının neden değişmesinin kaçınılmaz olduğunu açıkça gösteriyor. Yeni rehber, kronik hastalıkları yalnızca genetik ya da yaşla açıklayan anlayışı bir kenara bırakıyor ve beslenmeyi temel belirleyici olarak tanımlıyor” dedi.</p>
<p>Türkiye’deki tabloya da dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, “Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi verilerine göre Türkiye, fazla kilo ve obezite açısından en üst sırada yer alıyor. Bu durum artık bireysel tercihlerden öte, ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Karbonhidrat merkezli düşünme alışkanlığı sorgulanıyor”</strong></p>
<p>Yeni rehberin en dikkat çekici yönlerinden birinin makro besin ögelerine yaklaşım olduğunu vurgulayan Bakır, “Uzun yıllar boyunca düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı beslenme modelleri önerildi. Ancak bugün gelinen noktada bu yaklaşımın metabolik hastalıkları önlemede yetersiz kaldığını görüyoruz” dedi.</p>
<p>Protein alımının önemine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır şöyle konuştu:</p>
<p>“Yetersiz protein alımı kas kütlesi kaybı, insülin direnci ve metabolik yavaşlama ile ilişkilidir. Çocuklarda ise büyüme ve bilişsel gelişim üzerinde olumsuz etkiler görülebilir. Rehber, bu nedenle yaşa, fizyolojik duruma ve sağlık koşullarına uygun yeterli protein alımını temel bir ilke olarak ortaya koyuyor.”  </p>
<p><strong>“Yağdan kaçmak değil, yağın niteliği önemli”</strong></p>
<p>Yağlara ilişkin yaklaşımın da köklü biçimde değiştiğini belirten Bakır, “Artık mesele toplam yağ miktarından ziyade, yağın hangi kaynaklardan nasıl alındığı ve nasıl bir işlem gördüğü. Sağlıklı kaynaklardan alınan ve az işlenmiş gıdalardan gelen yağlar ile rafine ve yoğun işlenmiş yağların vücut üzerindeki etkileri aynı değil” dedi.</p>
<p>Bu değişimi “yağdan tamamen kaçma döneminin kapanması” olarak tanımlayan Bakır, “Yeni dönem, yağın niteliğini esas alan daha bilimsel bir dönemdir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>“Aşırı işlenmiş gıdalar için ilk kez bu kadar net bir uyarı var”</strong></p>
<p>ABD’de alınan enerjinin yaklaşık yüzde 60’ının aşırı işlenmiş gıdalardan geldiğini hatırlatan Bakır, bu gıdaların obezite, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıklarıyla güçlü ilişkiler gösterdiğini söyledi.</p>
<p>“Federal düzeyde ilk kez bu kadar açık biçimde ‘aşırı işlenmiş, paketli ve hazır gıdalar sınırlandırılmalı’ deniyor. Bu, beslenme politikaları açısından çok önemli bir eşik” diyen Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, gerçek gıdaya dönüşün altını çizdi.</p>
<p><strong>“Çocuk beslenmesi geleceğin sağlığını belirliyor”</strong></p>
<p>Yeni rehberde çocuk beslenmesine özel vurgu yapılmasını çok değerli bulduğunu belirten Bakır, “Eklenti şekerler, yapay tatlandırıcılar ve yoğun katkı maddeleri çocukların metabolik dengesi ve bağırsak sağlığı açısından ciddi riskler taşıyor. Okul yemekleri ve çocuk beslenme programları bu nedenle stratejik öneme sahip. Çocukluk çağı obezitesi Dünya Sağlık Örgütü Tarafından da Acil Sağlık Önceliği olarak kabul ediliyor” dedi. </p>
<p>Şekerli içecekler ve meyve sularının sağlıklı alternatifler olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı<strong> </strong>Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, “Bu net duruş, aileler için de yol gösterici nitelikte” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Bağırsak mikrobiyomu yeni dönemin anahtar kavramı”</strong></p>
<p>Yeni rehberde bağırsak mikrobiyomunun bağışıklık sistemi, metabolik sağlık ve beyin fonksiyonlarıyla birlikte ele alınmasını “bilimsel bir dönüm noktası” olarak değerlendiren Bakır, “Liften zengin sebzeler, yoğurt ve kefir gibi fermente gıdalar ile geleneksel, az işlenmiş besinler artık sağlıklı beslenme önerilerinin temelini oluşturuyor” dedi.</p>
<p><strong>“Topluma verilen mesaj çok net”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, rehberin topluma verdiği temel mesajı şu sözlerle özetledi:<br /> “Gerçek gıdayı esas alın. Aşırı işlenmiş ürünler yerine doğala en yakın, az işlenmiş besinleri tercih edin. Yeterli protein alın, yağın niteliğine odaklanın. Bu yaklaşım yalnızca ağırlık kontrolü için değil, uzun vadeli sağlık için de en güçlü araçtır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenmede-paradigma-degisimi-604997">Beslenmede Paradigma Değişimi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Ermeni Sorunu ve 20. Yüzyılda Azerbaycanlılara Karşı İşlenmiş Katliam ve Sürgünler&#8221; konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-ermeni-sorunu-ve-20-yuzyilda-azerbaycanlilara-karsi-islenmis-katliam-ve-surgunler-konusuldu-451273</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Apr 2024 12:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycanlılara]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[işlenmiş]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[katliam]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[sürgünler]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=451273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) “Azerbaycanlıların Soykırımı Günü” dolayısıyla "Ermeni Sorunu ve 20. Yüzyılda Azerbaycanlılara Karşı İşlenmiş Katliam ve Sürgünler" konulu panel ve sergi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-ermeni-sorunu-ve-20-yuzyilda-azerbaycanlilara-karsi-islenmis-katliam-ve-surgunler-konusuldu-451273">EÜ&#8217;de &#8220;Ermeni Sorunu ve 20. Yüzyılda Azerbaycanlılara Karşı İşlenmiş Katliam ve Sürgünler&#8221; konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) “Azerbaycanlıların Soykırımı Günü” dolayısıyla &#8220;Ermeni Sorunu ve 20. Yüzyılda Azerbaycanlılara Karşı İşlenmiş Katliam ve Sürgünler&#8221; konulu panel ve sergi düzenlendi.</p>
<p>Azerbaycan Türkiye Büyükelçiliği, Ege Üniversitesi, Azerbaycan Kültür Bakanlığı&#8217;na bağlı Soykırım Memorial Kompleksi, Azerbaycan&#8217;da faaliyet gösteren Zafer Şehit Ailelerine Destek Derneği ve İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) tarafından düzenlenen panel ve sergi EÜ Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Nuri Bilgin Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Panele, EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, EÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Ayönü, İzmir Azerbaycan Derneği Başkanı Perviz Altay, Zafer Şehit Ailelerine Destek Derneği Başkanı Sevinc Orucova, Azerbaycan Büyükelçiliği Eğitim Müsteşarı Doç. Dr. Necibe Nesibova, akademisyenler ver öğrenciler katıldı.</p>
<p>         Saygı duruşunun ardından her iki ülkenin Milli Marşlarının okunmasıyla başlayan panelin açılışında konuşan Prof. Dr. Mehmet Ersan, &#8220;Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak öncülüğünde uluslararasılaşma misyonumuz doğrultusunda Azerbaycan başta olmak üzere tüm Türk Cumhuriyetleriyle sıkı bir ilişki içerisindeyiz. Yine başta Azerbaycan olmak üzere Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan&#8217;dan iş birliği tekliflerine hep açık olduk. Türk Cumhuriyetleri ile yakın ilişkiler kuruyoruz. Ege Üniversitesi olarak akademik birikimimizi Türk coğrafyasına aktarıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><b>“Biz, birlikte hareket etmek zorundayız”</b></p>
<p>Şuşa Beyannamesine değinen Prof. Dr. Ersan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Azerbaycan Cumhuriyetiyle bir Şuşa Beyannamesi imzaladı ve o Şuşa Beyannamesiyle Azerbaycan’a yapılacak herhangi bir saldırı Türkiye’ye yapılmış, Türkiye’ye yapılacak saldırı Azerbaycan’a yapılmış kabul edildi ve savaş sebebi sayıldı. Biz, birlikte hareket etmek zorundayız. Biz sadece Azerbaycan ile değil diğer Türk cumhuriyetleri ile güçlerimizi birleştirmek zorundayız ki coğrafyamızda savaşlar ve sıkıntılar yaşanmasın” dedi.</p>
<p>Azerbaycan Büyükelçiliği Eğitim Müsteşarı Doç. Dr. Necibe Nesibova ise “Bizim coğrafyamız, çok acılarla dolu bir coğrafyadır. Biz, ne yazık ki tarihin farklı dönemlerinde soykırımlara ve katliamlara maruz kaldık. Bu katliamlardan en büyüklerinden biri de yaklaşık 50 bin kişinin öldüğü 31 Mart soykırımıdır” diye konuştu.</p>
<p><b>“Osmanlı döneminde Ermenilere karşı olumsuz söylemler yoktur”</b></p>
<p> EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Vefa Kurban&#8217;ın başkanlığında gerçekleştirilen panelde, EÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nuri Karakaş &#8220;Ermeni Sorunu&#8221; başlıklı sunum yaptı. Prof. Dr. Karakaş sunumunda; 1915 olaylarında neler yaşandığını ve yaşanan olayların ardından Ermenilerin Türk milletini soykırımcı ilan etme çabalarının tarihi ve hukuki açıdan ana hatlarıyla katılımcılara aktardı.</p>
<p>Prof. Dr. Karakaş, &#8220;Türklerin Anadolu’da hâkimiyet kurması sonucunda dini ve etnik varlıklarını korumayı başaran Ermeniler, Osmanlı hâkimiyeti boyunca Anadolu’nun dört bir köşesinde dağınık bir şekilde yaşadılar. Türk toplumu ile gelişen iyi ilişkileri sayesinde sadık millet olarak anıldılar. 19. ve 20. yüzyıllarda Osmanlı Devletinde paşa, bakan, diplomat, başkonsolos gibi pek çok önemli görevler edinen Ermenilere karşı Osmanlı Devleti nezdinde olumsuz bir yaklaşım ve ırkçı bir söylem bulunmamaktadır” dedi.</p>
<p><b>“Ermeniler tarafından suni bir tarih yaratıldı”</b></p>
<p>Prof. Dr. Karakaş, “Ermeniler, 19. yüzyılın ikinci yarısında Fransız İhtilali’nin yaymış olduğu milliyetçilik düşüncesinin etkisiyle önce özerk daha sonra bağımsız bir Ermenistan kurmak amacıyla harekete geçtiler. Avrupalı devletler, Ermenileri himayeleri altına alarak Osmanlı Devletinin içişlerine müdahale etmeye çalıştılar. Ermeniler ihtilalci, silahlı, terörizmi mücadele metodu olarak seçen örgütler kurarak isyanlara başladılar. Osmanlı hükümeti Ermeni ileri gelenlerini uyararak Müslüman katliamına devam etmeleri halinde gerekli önlemlerin alınacağını Ermenilere bildirdi. Yapılan uyarılar sonuç vermeyince 24 Nisan 1915 yılında Osmanlı Devleti, Ermeniler tarafında kurulan komiteleri kapatma kararı alarak üyeleri içinde tutuklama kararı aldı. Bu kararın alınmasındaki en önemli sebep Ermenilerin git gide büyüyen isyanları idi. Ülke içinde örgütlenmeyi sağlayan yurt dışı bağlantıları ve iş birliğini yürüten lider kadronun bu tarihte etkisiz hale getirilmiş olması üzerine bu durumu kabullenemeyen Ermeniler 24 Nisanı bütün dünyada soykırım günü olarak ilan ederek suni bir tarih yaratmışlardır. İhtilalci, silahlı ve terörizmi mücadele metodu olarak seçen Ermeniler tarafından, 525 bin Türk Müslümanı katledilmiştir” dedi. </p>
<p>Panel kapsamında Soykırım Memorial Kompleksi Uzmanı Doç. Dr. Sübhan Talıblı, “20. yüzyılda Azerbaycanlılara Karşı İşlenmiş Katliam ve Soykırım” isimli sunumunu gerçekleştirirken, Guba Şehir Soykırım Memorial Kompleksi direktörü ve soykırım araştırmacısı Dr. Rahşende Bayramova ise “Azerbaycanlılara Karşı İşlenmiş Soykırım Gerçeklerinin Dünya Kamuoyuna Ulaşmasında Azerbaycan devletinin Siyaseti” konularında katılımcıları bilgilendirdi. Konuşmaların ardından panelistlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Katılımcılar, daha sonra &#8216;Ermeni Sorunu ve 20. Yüzyılda Azerbaycanlılara Karşı İşlenmiş Katliam ve Sürgünler&#8217; konulu fotoğraf sergisini gezdi</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-ermeni-sorunu-ve-20-yuzyilda-azerbaycanlilara-karsi-islenmis-katliam-ve-surgunler-konusuldu-451273">EÜ&#8217;de &#8220;Ermeni Sorunu ve 20. Yüzyılda Azerbaycanlılara Karşı İşlenmiş Katliam ve Sürgünler&#8221; konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğaltaşta işlenmiş ürün ihracatı AMORF ile yüzde 90&#8217;a ulaşacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogaltasta-islenmis-urun-ihracati-amorf-ile-yuzde-90a-ulasacak-399948</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Aug 2023 06:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğaltaşta]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatı]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[işlenmiş]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşacak]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin doğal taş ihracatında lider konumda ihracatının yüzde 80’inini işlenmiş ürün olarak ihraç eden Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle bu sene “Taşa Sanat Kat” temasıyla 4’üncüsünü düzenlediği AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’nda başvurular 9 Ekim’de sonra eriyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogaltasta-islenmis-urun-ihracati-amorf-ile-yuzde-90a-ulasacak-399948">Doğaltaşta işlenmiş ürün ihracatı AMORF ile yüzde 90&#8217;a ulaşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin doğal taş ihracatında lider konumda ihracatının yüzde 80’inini işlenmiş ürün olarak ihraç eden Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle bu sene “Taşa Sanat Kat” temasıyla 4’üncüsünü düzenlediği AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’nda başvurular 9 Ekim’de sonra eriyor.  </p>
<p>Bu sene ilk kez final öncesinde yarışmacılarla birlikte 22 Ağustos&#8217;ta Mermerin doğduğu yer Marmara Adasına, 24 Ağustos’ta ise İzmir’de Şenler Mermer showroomu, Eminoğlu SBV showroomu ve üretim fabrikası, Ege Natural Stone maden ocağına teknik gezi düzenlendi.</p>
<p>Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, katma değerli ürün ihracatını artırmak amacıyla, doğal taş sektörünün mimarlar ve tasarımcılarla arasında köprü görevi gören AMORF Doğal Taş Tasarım ve Üretim Yarışmasını bu sene 4’üncü kez düzenlediklerini anlattı.</p>
<p>“2023 yılı Ocak-Temmuz döneminde Türkiye geneli doğaltaş ihracat 1,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. İşlenmiş ürün ihracatı ise 7 aylık dönemde 715 milyon dolar oldu. İşlenmiş ürün ihracatının payı yüzde 66 olarak gerçekleşti. Ege’de ise işlenmiş ürünlerin payı son yıllarda yüzde 75’ten yüzde 80’e yükseldi. Amorf Doğal Taş Tasarım Yarışmamız ile bunu yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyoruz. Geçen sene 400’ün üzerinde başvuru aldığımız yarışmamızın ödül törenini büyük bir katılımla gerçekleştirdik. Yarışmamıza üç yılda toplam 1220 kişi başvurdu. Bu sene de yoğun bir katılım bekliyoruz. Yarışmamıza başvuran tasarımcılar ve mimarlarla Türkiye’nin en değerli doğaltaşının çıktığı, 4000 yıldır mermer üretimi gerçekleştirilen mermerin doğduğu yer Marmara Adasına, İzmir’e ve Manisa’ya teknik gezi düzenledik.”</p>
<p>Başkan Alimoğlu, “Amorf, tasarım ve üretimle ilgili tüm bölümlere açılmış, doğaltaşın hayatın her alanında kullanılmasını hedeflediğimiz bir yarışma. Bu yüzden yarışmacılarımızın paftadaki çizdikleri projenin gerçek hayata uygulanabilirliğini artırmak, daha uygulanabilir, üretilebilir tasarımlar yapmaları adına teknik gezimiz oldukça verimli geçti. Dereli Mermer, Şenler Mermer, Eminoğlu SBV, Ege Natural Stone firmaları yarışmacılarımızı misafir ederken yarışmacılarımız bir gün içinde  doğaltaşın işlenişinden ihracat kısmına kadarki tüm aşamalarını, iş sağlığı ve iş güvenliğine uygun sürdürülebilir madencilik proseslerini yerinde gördüler.” dedi.</p>
<p>İbrahim Alimoğlu, “Dünyanın en eski mermer üreticilerinden birisi olan Türkiye, 150 farklı çeşit doğal taş ve 650 renk ve desen seçeneğini dünyaya sunuyor. Yarışmacılarımız Uluslararası piyasada en tanınmış mermer çeşitlerinden olan Süpren, Elazığ Vişne, Akşehir Siyah, Manyas Beyaz, Bilecik Bej, Kaplan Postu, Denizli Traverten, Ege Bordo, Milas Leylak, Gemlik Diyabaz ve Afyon Şekeri gibi çeşitleri, aynı zamanda Brezilya, Güney Afrika gibi birçok ülkeden getirilen yeşil, beyaz, turuncu başta olmak üzere pek çok değişik renk ve desende işlenmiş ve yarı işlenmiş katma değerli birçok doğal taşı sektör profesyonelleri ile birlikte inceleme ve bilgi alma şansı yakaladılar. Sektörün önde gelen isimleriyle bir araya gelmeleri kuvvetli bir network sağlamaları adına çok büyük bir kazanım. Yarışma ile paralel olarak tasarımcılarımızı ve mühendislerimizi sanayicilerle buluşturarak bir sinerji oluşturduk.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yarışma Konuları ve Amaçları</strong></p>
<p>4. Amorf Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’na katılacak proje/tasarımlar aşağıda belirtilen konularda tasarlanmalıdır.</p>
<p>Mermer artıklarının değerlendirilmesi ve ekonomiye kazandırılmasına ilişkin tasarım projeleri,</p>
<p>Dış Mekan mobilya, simge yapı (landmark), kent mobilyası, heykel, bölücü eleman, kaplama, aydınlatma ve uygulamaları bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla alternatif dış mekan tasarımları,</p>
<p>İç Mekan mobilya, aksesuvar, bölücü eleman, kaplama, aydınlatma ve uygulamaları bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla alternatif iç mekan tasarımları,</p>
<p>Doğaltaş odaklı deneysel araştırmalar, fikirler, tasarımlar (artıkların yeniden kullanımına yönelik inovatif sürdürülebilir fikirleri destekleyen ve bu fikirlerin gelişmesine ön ayak olan çalışmalar).</p>
<p><strong>Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması ile;</strong></p>
<p>Doğal taş ihracatında tasarım açısından güçlü, üretilebilir, katma değeri yüksek, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir projeler geliştirmek,</p>
<p>Doğal taş ihracatına yönelik rekabet gücünü artırmak,</p>
<p>Sektörün gelişimine ve ülke ekonomisine katkıda bulunmak,</p>
<p>Doğal taş sektöründeki firmalar ile sektöre ilgi duyan profesyonel tasarımcı, mimar ve iç mimarlar ile multidisipliner çalışmayı destekleyecek meslek dallarından kişileri sektörle buluşturmak ve bu alandaki başarılı tasarımcıları ödüllendirmek,</p>
<p>Türkiye’de yapı kültürüne ve doğal taş bazlı deneysel malzeme çalışmalarına katkıda bulunmak, yaratıcı fikirleri, projeleri desteklemek,</p>
<p>Türk doğal taş sektöründe tasarım ve uygulamanın önemini vurgulamak ve tasarım fikrini teşvik etmek,</p>
<p>Teknolojik imkanları kullanarak, yakın gelecekteki yaşam biçimlerinin geliştirilmesine katkıda bulunmak (Nesnelerin interneti, Akıllı bina projeleri vb.) amaçlanmaktadır.</p>
<p>Katılım Şartları</p>
<p>Yarışma katılım şartları aşağıda belirtilmiştir.</p>
<p>Yarışmaya başvuru tarihi itibariyle 25 yaşını doldurmuş; 50 yaşını doldurmamış olmak (31 Aralık 1973-1 Ocak 1998 yılları arasında doğmuş olmak.)</p>
<p>Yarışmaya başvuru tarihi itibariyle üniversitelerin Mimarlık, Mühendislik, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakülteleri lisans veya yüksek lisans bölümleri ile diğer fakültelerin tasarım ile ilgili programlarında mezun olanlara açıktır. Katılımcılar yarışmaya bireysel veya ekip olarak katılım gerçekleştirebilir. Bir ekip en fazla 3 kişiden oluşabilir. Ekip üyelerinin her birinin lisans veya yüksek lisans programından mezun olmuş olması gerekmektedir. Başvuru gerçekleştiren ancak mezuniyet şartını sağlamayan adayların başvurusu geçerli sayılmayacaktır.</p>
<p><strong> Ödüller</strong></p>
<p>1) Para Ödülleri</p>
<p>Birincilik Ödülü 125.000 TL</p>
<p>İkincilik 75.000 TL</p>
<p>Üçüncülük 50.000 TL</p>
<p>2) Üretim Desteği</p>
<p>3) Yurtdışı Eğitim Bursu Ödülü</p>
<p>4) Uluslararası Tanıtım Ödülü</p>
<p>SON BAŞVURU TARİHİ</p>
<p>9 Ekim 2023, Saat 17:00</p>
<p>ÖDÜL GECESİ</p>
<p>Aralık 2023</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogaltasta-islenmis-urun-ihracati-amorf-ile-yuzde-90a-ulasacak-399948">Doğaltaşta işlenmiş ürün ihracatı AMORF ile yüzde 90&#8217;a ulaşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
