<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ışınları | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/isinlari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/isinlari</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Oct 2023 09:40:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>ışınları | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/isinlari</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EÜTF &#8220;Umut Işınları&#8221; Projesi ile İnsanlığın Geleceğine Işık Olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eutf-umut-isinlari-projesi-ile-insanligin-gelecegine-isik-olacak-410687</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 09:40:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[eütf]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğine]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[insanlığın]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[ışınları]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410687</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin tıp eğitimi ve sağlık alanındaki uluslararası markası Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF), bir ilke daha imza atarak dört yıl süreyle “Anchor Center-Collaborative Center (Destek Merkezi- İşbirliği Merkezi)” onayı alma başarısı gösteren Avrupa’daki tek kurum oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eutf-umut-isinlari-projesi-ile-insanligin-gelecegine-isik-olacak-410687">EÜTF &#8220;Umut Işınları&#8221; Projesi ile İnsanlığın Geleceğine Işık Olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin tıp eğitimi ve sağlık alanındaki uluslararası markası Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF),  bir ilke daha imza atarak dört yıl süreyle “Anchor Center-Collaborative Center (Destek Merkezi- İşbirliği Merkezi)”  onayı alma başarısı gösteren Avrupa’daki tek kurum oldu.</p>
<p>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) başta Radyasyon Onkolojisi olmak üzere Radyoloji ve Nükleer Tıp eğitimi alanlarında Avrupa ve Orta Asya bölgesinde en yoğun iş birliği yaptığı yükseköğretim kurumlarının başında gelen Ege Üniversitesi, radyasyonun kanser tanısı ve tedavisinde daha etkin kullanılması, radyoterapiye gerek duyan her kanser hastasının tedaviye kolayca erişebilmesi hedefiyle tüm dünyada hayata geçirilen  “Rays of Hope-Umut Işınları” projesi kapsamında, Doğu Avrupa ve Türk Dünyasında öncü rol üstlenecek.</p>
<p>EÜTF Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Deniz Yalman’ı ve Anabilim Dalı Öğretim Üyelerini makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip Tıp Fakültemiz, tıp eğitimi ve araştırmaları alanında Türkiye’nin referans merkezlerinin başında geliyor. Yürüttüğü araştırmalar ve sunduğu yenilikçi tanı ve tedavi yöntemleriyle, yalnızca ülkemiz için değil dünyanın önemli klinik araştırma üslerinden birisi olan fakültemiz, bilimsel gücünü insanlığın geleceği için küresel ölçekte faaliyet sürdüren kurum ve kuruluşlarla da paylaşıyor. Fakültemiz, uluslararası standartlardaki eğitim programları, güçlü akademik kadrosu ve donanımlı altyapısıyla bilim dünyasına örnek olan araştırmalara ve çalışmalara imza atıyor. Fakültemiz, her geçen gün başarı ivmesini yükselterek ulusal ve uluslararası alanda gurur kaynağımız olmaya devam ediyor.  Nükleer enerjinin insanlık yararına barışçıl amaçlarla kullanılması için faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile üniversitemiz arasında etkin işbirliği bulunuyor.  UAEA tarafından hayata geçirilen ‘Rays of Hope’ projesi kapsamında Tıp Fakültemiz  ‘Anchor Center-Collaborative Center’ olma başarısı gösterdi. Üniversitemizin uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda bilimi insanlığın hizmetine sunan, çok önemli ve anlamlı bulduğum bu projeye öncülük eden bölge koordinatörlüğünü üstlenen ekibimizi tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>“Nükleer enerjinin insanlık yararına kullanılması amaçlanıyor”</b></p>
<p>UAEA’nın “Rays of Hope”  projesi ve  Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin  UAEA “Anchor Center” olma süreci ile ilgili bilgi veren  EÜTF Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Deniz Yalman, “Bir Birleşmiş Milletler kuruluşu olan UAEA kurulduğu 1957 yılından bu yana ‘atoms for peace’ sloganıyla nükleer enerjinin insanlık yararına barışçıl amaçlarla kullanılması için faaliyet gösteriyor. Bu çerçevede radyasyonun insan sağlığı için tanı ve tedavide kullanımının yaygınlaşması, uygulama kalitesinin ve başarısının yükselmesi de hedefleri arasında bulunuyor. Bu hedeflere ulaşmak için tüm dünyada tanısal radyoloji, nükleer tıp ve radyasyon onkolojisi merkezlerinin sayısının arttırılması, ekipman eksikliğinin giderilmesi ve personelin bilgi kapasitesinin yükselmesine yönelik çalışmalar yapılıyor,  projeler üretiliyor ve eğitim programları düzenleniyor” dedi.</p>
<p><b>“Dünyada radyoterapiye erişemeyen milyonlarca kanser hastası var”</b></p>
<p>UAEA Direktörü Arjantinli Diplomat Rafael Grossi tarafından 4 Şubat 2022  Dünya Kanser Günü’nde ‘Rays of Hope-Umut Işınları’ adını taşıyan çarpıcı bir projenin başlatıldığını söyleyen Prof. Dr. Deniz Yalman, “Bu proje radyasyonun kanser tanısı ve özellikle tedavisinde daha etkin kullanılması, dünyada radyoterapiye gerek duyan her kanser hastasının tedaviye kolayca erişebilmesini hedeflemektedir. Tüm dünyada radyoterapi altyapısı bulunmayan onlarca ülke ve radyoterapiye erişemeyen milyonlarca kanser hastası olduğu düşünülürse bu projenin ne kadar büyük ve kapsamlı olduğu anlaşılmaktadır. Türkiye’nin dahil olduğu Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinde radyoterapi altyapısı bulunmakla birlikte özellikle Balkanlar, eski Sovyet Cumhuriyetleri ve Orta Asya Türki Cumhuriyetlerinde önemli bilgi ve deneyim eksikliği görülmektedir. Bu nedenle UAEA ‘Rays of Hope’ projesinin bölgemizdeki uygulamasının özellikle eğitim üzerine olmasını planlamaktadır. Projedeki önemli hedeflerden bir tanesi bölgede UAEA’nın işbirliği merkezleri oluşturulmasıdır. ‘Anchor Center’ olarak adlandırılan bu merkezlerin uzun yıllardır UAEA ile işbirliği içerisinde olan, UAEA stajyerlerine eğitim verme deneyimine ve kapasitesine sahip, güçlü akademik kadrosu ve radyolojik bilimler altyapısı bulunan akademik kurumlarda oluşturulması planlanmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>“EÜTF ile UAEA arasında güçlü ve köklü iş birliği bulunuyor”</b></p>
<p>EÜTF Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalının 2007 yılından bu yana UAEA ile yakın işbirliği içerisinde faaliyet gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Deniz Yalman, “Anabilim Dalımızın olumlu iş birliği neticesinde UAEA radyoloji ve nükleer tıp eğitimi için de talepte bulunmaya başladı, dolayısıyla EÜTF Avrupa ve Orta Asya bölgesinde UAEA’nın en çok işbirliği yaptığı merkez haline geldi. Geçtiğimiz yıl nisan ayında UAEA tarafından TENMAK’a Türkiye’den bir merkezin ‘anchor center’ olabileceği görüşü iletildi, tarafımıza da ‘anchor center’ için güçlü bir aday olduğumuz yönünde telkin gelerek, başvuruda bulunmamız önerildi. Ağustos ayında Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yavuz Anacak ‘Rays of Hope’ projesi Avrupa ayağının koordinatörlüğüne getirilerek, eylül ayında UAEA Genel Konferansı’nda TENMAK ve NDK yöneticileri ile birlikte Türkiye delegasyonunda yer aldı. Bu konudaki gelişmeleri Rektörümüz Sayın Prof. Necdet Budak’a aktardık ve Rektörümüz tarafından TENMAK başkanlığına Ege Üniversitesinin başvurusu resmi olarak iletildi.  Radyasyon Onkolojisi yanı sıra Radyodiagnostik ve Nükleer Tıp Anabilim Dalları tarafından gerekli formlar doldurularak başvuru süreci başlatıldı. UAEA komisyon toplantısıyla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi dört yıl süreyle Avrupa bölgesindeki ilk ve tek ‘Anchor Center-Collaborative Center’ olarak onaylandı” dedi.</p>
<p><b>“Uluslararasılaşma alanında atılan prestijli ve önemli bir adım”</b></p>
<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin ‘Anchor Center’ olmasının üniversite için uluslararasılaşma alanında atılan prestijli ve önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Deniz Yalman, “UAEA ‘anchor center’lara destek verecek, o merkezin kritik çalışmaları daha etkili bir şekilde yürütme kapasitesi güçlendirilecek ve genişletilecektir. Bu merkezler bursiyerleri eğitecek, sağlık hizmeti sağlayıcıları için eğitim kursları düzenleyecek, UAEA Koordineli Araştırma Projelerine katılacak, network oluşturmayı teşvik edecek ve bölgelerindeki diğer radyoterapi ve tıbbi görüntüleme merkezlerine uzman ve mentorluk sağlayacaktır” diye konuştu.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eutf-umut-isinlari-projesi-ile-insanligin-gelecegine-isik-olacak-410687">EÜTF &#8220;Umut Işınları&#8221; Projesi ile İnsanlığın Geleceğine Işık Olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, &#8220;DNA&#8217;yı etkileyen ultraviyole ışınları birçok hastalığa sebep olabilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ilgen-ertam-sagduyu-dnayi-etkileyen-ultraviyole-isinlari-bircok-hastaliga-sebep-olabilir-396001</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 09:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[birçok]]></category>
		<category><![CDATA[dnayı]]></category>
		<category><![CDATA[ertam]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığa]]></category>
		<category><![CDATA[ilgen]]></category>
		<category><![CDATA[ışınları]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sağduyu]]></category>
		<category><![CDATA[sebep]]></category>
		<category><![CDATA[ultraviyole]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396001</guid>

					<description><![CDATA[<p>Egeli bilim insanı Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, güneşlenmenin faydalarını ve zararlarını anlattı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ilgen-ertam-sagduyu-dnayi-etkileyen-ultraviyole-isinlari-bircok-hastaliga-sebep-olabilir-396001">Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, &#8220;DNA&#8217;yı etkileyen ultraviyole ışınları birçok hastalığa sebep olabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Egeli bilim insanı Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, güneşlenmenin faydalarını ve zararlarını anlattı</p>
<p>Yaz mevsiminin en sıcak döneminin yaşandığı bu günlerde, güneş ışınları ve akut etkileri, ışınlardan korunma yöntemleri ile ilgili bilgi veren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “Güneşten korunma fiziksel ve kimyasal yöntemlerle sağlanabilir. Fiziksel korunma; güneş gözlüğü, geniş şapkalar, kalın kumaşlı ve uzun kollu kıyafetler, şemsiye gibi araçlarla sağlanabilir. Güneş ışınlarının deriye daha dik ulaştığı 11.00-15.00 saatleri arasında güneşten kaçınmak önemlidir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “Güneş, farklı dalga boylarına sahip ışınlar yayar. Bu ışınlar, dalga boyları ve enerjilerine göre sıralanır. Güneş ışınlarının büyük bir kısmı atmosfer tarafından absorbe edilir.  Yeryüzüne ulaşan ultraviyole ışınlarının yüzde 95’ini UVA, yüzde 5’lik kısmını ise UVB oluşturmaktadır. Dalga boyu uzadıkça, derinin alt tabakalarına ulaşan enerji miktarı artar, ancak kızarıklık yapıcı etki azalır. UVA 320-400 nanometre (nm) arası olup derin dermis tabakasına kadar ulaşır. UVB’nin aksine camlardan da geçebilen, güneş ışınlarına bağlı deri yaşlanması, fototoksik ve fotoallerjik reaksiyonlardan sorumlu olan dalga boyudur. Serbest radikal oluşumu ile DNA’ya etki ederek kanserojen etki gösterebilir. UVB, 290-320 nm dalga boyuna sahip olup bronzlaşma, güneş yanıkları ve deri kanserlerinden en sık sorumlu olan dalga boyudur. Yalnızca yüzde 15’lik kısmı derinin dermis tabakasına ulaşır. Ultraviyole C (UVC) 200-290 nm dalga boyuna sahip olup, en kısa dalga boyuna sahiptir. Atmosfer tarafından emilmektedir” diye konuştu.</p>
<p>Sun Protection Factor (SPF) ile Protection Factor of UVA (PFA) hakkında da bilgiler veren Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “SPF, güneş kreminizin UVB ışınlarından ne kadar koruduğunu gösterir. Kişide güneşe maruziyet sonrası kızarıklık oluşma süresinin kaç kat uzadığını ifade eder.  Örneğin, güneş koruyucu kullanmadan güneşe maruz kaldığında 10 dakika içinde kızarıklık oluşan kişide SPF 15 değerinde ürün kullanıldığında bu süre 150 dakikaya uzamaktadır. SPF 2-12 olan ürünler minimal, SPF 12-30 olan ürünler orta derecede, SPF30’un üstündeki ürünler yüksek koruma sağlar. SPF 15, UVB’yi yüzde 93 oranında bloke ederken, SPF 30 yüzde 97, SPF 50 yüzde 98 oranında bloke eder. SPF seçimi kişinin deri tipi ve mevsime göre yapılmalıdır. Protection Factor of UVA (PFA), Güneş kreminin UVA’ya karşı koruyuculuğunu gösterir” dedi.</p>
<p><b>“Ultraviyole ışınların DNA üzerine zararlı etkileri mevcuttur”</b></p>
<p>Güneş ışınlarının olumlu ve olumsuz etkilerinden bahseden Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “Güneş ışınları, D vitamini sentezi için önemli olmakla birlikte sadece yüz ve el sırtlarının güneşe günde 10-20 dakikalık maruziyeti yeterli vitamin D üretimini sağlar. Fotoyaşlanma, derin kırışıklıklar, telenjiektaziler siyah nokta ve sivilce benzeri lezyonlarda artma ile kendini gösterebilir. Güneş maruziyeti sonrası gözlerde hasar ve özellikle koyu tenli kişilerde, yüz bölgesinde melazma denilen koyu renkli lekeler de ortaya çıkabilir.  Ultraviyole ışınların DNA üzerine zararlı etkileri mevcuttur. DNA hasarı ile çeşitli mutasyonlar gelişebilir. UV maruziyeti sonrası; kansere dönüşebilen aktinik keratoz; yassı hücreli kanser, bazal hücreli kanser ve melanom gibi deri kanseri türlerinde artış olabilir. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemindeki güneş yanıkları, ileride oluşabilecek deri kanserleri açısından risk taşır. Güneş ilişkili bazı dermatolojik hastalıklar da bulunmaktadır. Güneş gören yerlerde su toplamayla birlikte kızarıklık, egzama, kaşıntılı, deriden kabarık kurdeşen lezyonları veya telenjiektaziler izlenebilir. Özellikle ense bölgesinde deride uzun süreli kaşıntı sonrası belirgin kalınlaşma ve deri çizgilerinde artış meydana gelebilir. Gül hastalığı ve bazı romatolojik hastalıklarda güneş maruziyeti sonrası hastalıkta şiddetlenme meydana gelebilir. Doğum kontrol hapları, izotretinoin, bazı tansiyon ilaçları, psikiyatrik ilaçlar, bazı antibiyotikler ve kemoterapötik ajanlar gibi ilaçların alınmasından sonra güneş gören alanlarda güneşe duyarlılığın artmasına bağlı belirgin kızarıklık, hassasiyet meydana gelebilir” dedi.</p>
<p><b>“UVA ve  UVB koruması olan suya dayanıklı kremler kullanılmalı”</b></p>
<p>Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “Özellikle güneş ışınlarının daha dik geldiği saatlerde güneş koruyucu sürmeden denize girilmesi veya uzun süreli yürüyüşler sonrasında açıkta kalan alanlarda kızarıklık, su toplama, yanma, batma şeklinde kendini gösteren güneş yanığı meydana gelebilir. Tedavide ıslak pansuman, kısa süreli topikal kortikosteroidler, deri yenilenmesini hızlandırıcı topikal ilaçlar kullanılabilir. Bol su içilmeli, bol kıyafetler giyilmeli ve güneşten korunulmalıdır. Şikayetler geçmediği takdirde doktora başvurulmalıdır. Güneşten korunma fiziksel ve kimyasal yöntemlerle sağlanabilir. Fiziksel korunma; güneş gözlüğü, geniş şapkalar, kalın kumaşlı ve uzun kollu kıyafetler, şemsiye gibi araçlarla sağlanabilir. Güneş ışınlarının deriye daha dik ulaştığı 11.00-15.00 saatleri arasında güneşten kaçınmak önemlidir.  Güneş koruyucular içerdikleri etken maddelere göre fiziksel ve/veya kimyasal korunma sağlar. Fiziksel etkili koruyucular, bariyer oluşturarak ışınları deriden yansıtarak etki eder. Tahriş edici ve alerjik olmamaları nedeniyle daha güvenilirdirler. Kimyasal etkili koruyucular ise UVA ya da UVB’yi absorbe ederek deriye geçişi azaltırlar.  Etkili bir güneşten korunma için; hem UVA hem UVB koruması olan, mümkünse suya dayanıklı, en az SPF 15 güneş koruyucular tercih edilmeli, güneşe çıkmadan en az yarım saat önce güneş gören bütün bölgelere yeterli ve eşit miktarda güneş kremi sürülmeli, bulutlu havalarda da güneş koruyucu kullanılmalı, 2-4 saatte bir ve yüzme veya aşırı terleme sonrası güneş koruyucu yenilenmelidir” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ilgen-ertam-sagduyu-dnayi-etkileyen-ultraviyole-isinlari-bircok-hastaliga-sebep-olabilir-396001">Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, &#8220;DNA&#8217;yı etkileyen ultraviyole ışınları birçok hastalığa sebep olabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
