<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>işi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/isi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/isi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Mar 2026 09:18:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>işi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/isi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bosch Home Comfort Grup, zorlu pazar ortamında konumunu korudu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bosch-home-comfort-grup-zorlu-pazar-ortaminda-konumunu-korudu-619496</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 09:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[bosch]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[comfort]]></category>
		<category><![CDATA[grup]]></category>
		<category><![CDATA[home]]></category>
		<category><![CDATA[iklimlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ortamında]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619496</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya – Kuzey Amerika'da azalan talep ve Avrupa'da devam eden belirsizliğin hâkim olduğu zorlu pazar ortamında, Bosch Home Comfort Grubu 2025 yılında önemli stratejik ilerlemeler kaydetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bosch-home-comfort-grup-zorlu-pazar-ortaminda-konumunu-korudu-619496">Bosch Home Comfort Grup, zorlu pazar ortamında konumunu korudu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya – Kuzey Amerika&#8217;da azalan talep ve Avrupa&#8217;da devam eden belirsizliğin hâkim olduğu zorlu pazar ortamında, Bosch Home Comfort Grubu 2025 yılında önemli stratejik ilerlemeler kaydetti.<strong> </strong>Şirket, küresel HVAC pazarındaki lider konumunu güçlendirirken, Avrupa&#8217;daki ısı pompası ve iklimlendirme segmentlerinde önemli pazar payı elde etti.<strong> </strong>Ön kapanış rakamlarına göre, Bosch Home Comfort Grubu, yaklaşık 4,4 milyar Euro satış rakamını (yeni satın alınan birimler hariç) korudu ve bununla Bosch Grubu&#8217;nun kârlılığına önemli bir katkı sağladı.<strong> </strong>Nominal olarak, satışlar bir önceki yıla göre %0,3 oranında artarken, kur etkisinden arındırılmış olarak ise yaklaşık %3 oranında artış gösterdi.<strong> </strong>Bosch Home Comfort Grubu CEO&#8217;su Jan Brockmann, &#8220;2025 yılı, küresel HVAC sektörü için zorlu bir yıldı. Zorlu bir pazarda ayakta kalmayı ve Avrupa&#8217;daki ısı pompası ve iklimlendirme segmentlerinde pazar payımızı artırmayı başardık.&#8221; dedi.</p>
<p>Johnson Controls ve Hitachi&#8217;den devralınan konut ve hafif ticari HVAC işlerinin entegrasyonu Ocak 2026&#8217;da planlandığı gibi tamamlandı ve ürün portföyü ile lojistik gibi alanlarda ilk sinerji etkilerini şimdiden gösteriyor. Brockmann, &#8220;Ocak 2026&#8217;daki sorunsuz entegrasyonun tamamlanmasıyla çok önemli bir adım attık ve küresel pazarda lider bir konuma geldik. Bunu özellikle çalışanlarımızın olağanüstü çalışmalarına borçluyuz.&#8221; dedi.</p>
<p>Bosch Home Comfort Grubu, gelecekteki büyümeyi desteklemek amacıyla 2025 yılında toplamda yaklaşık 200 milyon Euro yatırım yaptı. Bu yatırımın yaklaşık yarısı mevcut işlerine, diğer yarısı ise yeni satın alınan operasyonlara yönlendirildi.<strong> </strong>Yatırımlar tüm bölgelere yayıldı: Amerika kıtasında öncelikli olarak tedarik zinciri ve üretim kapasitesinin genişletilmesine odaklanıldı. Asya&#8217;da şirket ek test ve laboratuvar kapasitelerine yatırım yaparken, Avrupa&#8217;da ise Portekiz&#8217;in Aveiro ve Almanya&#8217;nın Eibelshausen şehirlerindeki tesislerinde elektrifikasyon projelerini hızlandırdı. Bosch Home Comfort Grubu 31 Aralık 2025 itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 24.000 kişiyi istihdam etti.</p>
<p><strong>Zorlu pazar ortamına rağmen ısı pompalarında büyüme</strong></p>
<p>2025 yılında küresel HVAC pazarı yaklaşık yüzde bir büyüyerek karışık bir tablo çizdi: Asya-Pasifik bölgesi hafif bir pazar büyümesi kaydederken, EMEA bir önceki yıl seviyesinde seyretti ve Kuzey ve Latin Amerika pazarı 2024&#8217;e kıyasla gerileme gösterdi. Bu düşüş, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gelişmelerden önemli ölçüde etkilendi; burada temkinli tüketici davranışları ve tarifelerin yürürlüğe girmesi gibi düzenleyici etkiler nedeniyle bireysel talep, özellikle iklimlendirme alt segmentinde azaldı. 2024&#8217;teki düşüş eğiliminin üzerine, Alman ısıtma pazarı tekrar geriledi ve bu durumdan özellikle kombiler etkilendi. Genel pazar, bir önceki yıla göre yüzde 14 küçülerek 2008 finansal krizinden bu yana en zayıf seviyesine ulaştı ve şu anda Avrupa’da kişi başına düşen ısıtma sistemi satışlarında en aşağıda yer alıyor. Buna karşılık, ısı pompalarına olan talep yüzde 47 oranında önemli ölçüde arttı ve 2024&#8217;teki düşüşten sonra toparlanma gösterdi. Bunun sonucunda, Alman pazarında ilk kez gazlı ısıtma sistemlerinden daha fazla ısı pompası satılmış oldu. Avrupa&#8217;da, yeni kurulan ısıtma ürünlerinin yaklaşık yüzde 20&#8217;sini ısı pompaları oluşturuyor; bu da bir önceki yıla göre üç puanlık bir artış anlamına geliyor. Brockmann, “Karşılaştığımız olumsuz koşullara rağmen, bina stokunun elektrifikasyonu yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz. Tüketici belirsizliğini azaltmak ve uzun vadeli yatırım kararları için güven ile istikrarı yeniden tesis etmek adına artık düzenleyici netliğe ihtiyaç duyuyoruz.” diye açıklıyor.</p>
<p><strong>2026&#8217;dan itibaren kademeli pazar toparlanması tahmini</strong></p>
<p>Bosch Home Comfort Grubu, dış etkenlerin daha da artmaması koşuluyla, 2026 yılı için küresel HVAC pazarında kademeli bir toparlanma ve engellerin azalmasını bekliyor. Pazar momentumu daha sonra özellikle Kuzey Amerika&#8217;da 2027&#8217;den itibaren artabilir. Mevcut tahminler, özellikle yenileme ve modernizasyonların büyümeye katkıda bulunacağını öngörüyor. Brockmann bununla ilgili olarak şöyle dedi: &#8220;Elektrifikasyon eğilimi, yasal verimlilik gereklilikleri ve olumlu tüketici algısı, orta vadede küresel pazarda bir canlanma sağlayacak.&#8221; Brockmann ayrıca, &#8220;Yıllık olarak tek haneli üst yüzdelik dilimde, yani piyasadan daha hızlı büyüme hedefliyoruz.&#8221; diyerek şirketin iddialı büyüme hedefinin altını çizdi.</p>
<p><strong>Yeni şirketlerin entegrasyonu başarıyla tamamlandı</strong></p>
<p>Satın almanın tamamlanmasının ardından Bosch Home Comfort Grubu şimdi stratejik bir geliştirme aşamasında. Geliştirme ve üretim kapasitesinin büyük ölçüde genişlemesi – fabrika sayısının 17&#8217;den 33&#8217;e, geliştirme tesislerinin ise 14&#8217;ten 26&#8217;ya çıkması – ve uluslararası satış ağının genişlemesi, Bosch Home Comfort Grubu&#8217;nun küresel konumunu önemli ölçüde güçlendiriyor. Özellikle iklimlendirme çözümleri alanındaki yeni teknoloji platformları, hedeflenen küresel büyümeye güçlü destek sağlıyor. Sinerji etkileri, 2025 yılında kısa vadeli tasarruflar elde etmeyi şimdiden mümkün kıldı. Jan Brockmann, &#8220;Yeni konumlandırmamız bizi dünyanın tüm bölgelerindeki müşterilerimize teknolojik ve stratejik olarak daha da yaklaştırıyor. Bölgesel konumlandırmamızı, özel çözümler geliştirmek ve sunmak için kullanmak istiyoruz.&#8221; diyor.</p>
<p><strong>Kuzey ve Latin Amerika Bölgesi: US Air Conditioning&#8217;in satın alınması</strong></p>
<p>Ekim 2025&#8217;te Bosch Home Comfort Grubu, US Air Conditioning Distributors, LLC&#8217;nin devralmasıyla, Kuzey Amerika pazarında bir başka satın alma işlemini tamamladı. Kaliforniya, Arizona, Utah ve Idaho&#8217;da 52 lokasyona ve yaklaşık 500 çalışana sahip şirketin doğrudan fabrika satış modeli, Bosch Home Comfort Grubu&#8217;na doğrudan müşteri erişimi sağlıyor. YORK® ürünleri doğrudan genel yüklenicilere teslim ediliyor. Bu satın alma sayesinde Bosch Home Comfort Grubu, ek bir satış kanalı elde etti ve ABD&#8217;nin batı eyaletlerinde ısıtma ve iklimlendirme sistemleri için en büyük şirkete ait satış ağlarından birini kullanacak. Bosch Home Comfort Grubu, 2027 yılına kadar bölgedeki iklimlendirme çözümleri için yıllık %5&#8217;in üzerinde pazar büyümesi bekliyor. Bu potansiyeli değerlendirmek için markalar, gelecekte çapraz satış fırsatlarını daha aktif bir şekilde takip edecek. Örneğin, Bosch markası artık YORK®&#8217;dan çatı tipi üniteler (RTU&#8217;lar) de sunarak müşterilerine gelecekte daha geniş bir ürün portföyüne erişim sağlıyor. Bosch Home Comfort Grubu&#8217;nun Kuzey ve Latin Amerika bölgesinden sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı David Budzinski, &#8220;Bosch, Hitachi ve YORK® markalarıyla pazarda güçlü bir portföye sahibiz ve konut sektörü ile küçük ve orta ölçekli ticari müşterilere her uygulama için çözümler sunabiliyoruz.&#8221; diye açıkladı.</p>
<p><strong>Tam hizmet sağlayıcısı olarak Bosch Home Comfort Grubu</strong></p>
<p>Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde, satın alma özellikle Bosch Home Comfort Grubu&#8217;nun iklimlendirme işini güçlendirdi. Avrupa&#8217;da Grup, özellikle Almanya&#8217;daki önemli pazar payı kazanımları sayesinde ısı pompası sektöründe lider konumda bulunuyor. Bu durum, Bosch Home Comfort Grubu&#8217;nu önemli büyüme beklentileriyle birlikte tam hizmet HVAC sağlayıcısı olarak daha da güçlü bir konuma getiriyor: EMEA bölgesi için Grup, önümüzdeki iki yıl içinde iklimlendirme çözümlerinde yıllık yaklaşık yüzde altı büyüme bekliyor. </p>
<p>1 Ocak 2026&#8217;da Bosch Home Comfort Grubu İcra Kurulu&#8217;nda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin sorumluluğunu üstlenen Maria Zesch, &#8220;Genişletilmiş portföyümüz, ısıtma ve soğutmadan hibrit çözümlere kadar gerçek bir sistem yaklaşımı benimsememizi sağlıyor.&#8221; diye açıkladı. Bosch Home Comfort Grubu, Avrupa&#8217;ya yönelik olarak pazar penetrasyonunu önemli ölçüde artırmak amacıyla mevcut satış kanallarını ve çapraz satışı karşılıklı olarak kullanmayı planlıyor.</p>
<p><strong>APAC Bölgesi: Geliştirme uzmanlığının genişletilmesi<br /> </strong>Asya-Pasifik bölgesinde (APAC), Bosch Home Comfort Grubu, örneğin Hindistan, Çin, Japonya ve Güneydoğu Asya pazarlarına odaklanıyor. Özellikle konut ve küçük ticari binalar için kanalsız iklimlendirme çözümleri hem bölgenin kendisinde hem de çeşitli uluslararası pazarlarda önemli büyüme potansiyeli sunuyor. Bu nedenle, bu teknoloji için bölgesel geliştirme uzmanlığı bir araya getiriliyor ve Çin&#8217;in Wuxi kentindeki ve Hindistan&#8217;ın Kadi kentindeki geliştirme ve test kapasiteleri önemli ölçüde artırılıyor. Asya-Pasifik bölgesinden sorumlu olan Ulrich Lissmann, &#8220;Asya-Pasifik bölgesi, Bosch Home Comfort Grubu için bir inovasyon ve büyüme sağlayıcısı ve küresel işimiz için stratejik önemi sürekli artmaktadır.&#8221; diye açıkladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bosch-home-comfort-grup-zorlu-pazar-ortaminda-konumunu-korudu-619496">Bosch Home Comfort Grup, zorlu pazar ortamında konumunu korudu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Modern Tesislerde Akıllı ve Kontrollü Isı Yönetimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/modern-tesislerde-akilli-ve-kontrollu-isi-yonetimi-619111</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 08:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[form]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kontrollü]]></category>
		<category><![CDATA[Kuleler]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[performans]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[soğutma]]></category>
		<category><![CDATA[tesis]]></category>
		<category><![CDATA[tesislerde]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619111</guid>

					<description><![CDATA[<p>Artan enerji maliyetleri ve sürdürülebilirlik hedefleri, işletmeleri daha verimli ve kontrollü sistemlere yönlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/modern-tesislerde-akilli-ve-kontrollu-isi-yonetimi-619111">Modern Tesislerde Akıllı ve Kontrollü Isı Yönetimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Artan enerji maliyetleri ve sürdürülebilirlik hedefleri, işletmeleri daha verimli ve kontrollü sistemlere yönlendiriyor. Bu noktada Form Şirketler Grubu bünyesindeki Form Freva tarafından üretilen soğutma kuleleri, endüstriyel alanlarda yenilikçi ve güvenilir soğutma çözümleri sunuyor. Anahtar teslim kurulum hizmeti ise müşterilerin ihtiyaçlarını eksiksiz ve zamanında karşılıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong>Sanayi tesislerinde üretim süreçleri sürekli olarak ısı üretiyor. Bu ısının kontrol altında tutulması ekipman sağlığı, üretim kalitesi ve enerji verimliliği açısından büyük önem taşıyor. Kontrolsüz ısı artışı makine performansını düşürüyor, bakım ihtiyacını artırıyor ve işletme sürekliliğini riske atıyor. Bu nedenle etkin bir soğutma altyapısı endüstriyel tesislerin temel gereksinimleri arasında yer alıyor. Form Şirketler Grubu bünyesinde yer alan Form Freva’nın soğutma kuleleri, proses suyunun sıcaklığını ideal seviyede tutarak sistemlerin dengeli çalışmasını sağlıyor. Kuleler yüksek ısı transfer kapasitesi ile üretim hatlarında oluşan fazla ısıyı atmosfere güvenli şekilde aktarıyor. Gelişmiş dolgu malzemeleri ve optimize edilmiş fan yapısı sayesinde enerji tüketimi kontrol altında tutuluyor. Otomasyon sistemleri ile entegre çalışan çözümler anlık performans takibi sağlıyor. Bu yapı, tesis yönetimlerine operasyon üzerinde tam kontrol imkanı veriyor. Aynı zamanda su ve enerji tasarrufuna katkı sunarak sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor.</p>
<p><strong>Yüksek Verim, Akıllı Kontrol ve Dayanıklı Tasarım Bir Arada</strong></p>
<p>Form Freva’nın soğutma kuleleri, üretim süreçlerinde ortaya çıkan ısıyı kontrollü biçimde uzaklaştırarak tesislerin dengeli çalışmasını sağlıyor. Yüksek verimli ısı transfer yüzeyleri ve optimize edilmiş su dağıtım yapısı sayesinde sistem içinde homojen bir temas oluşuyor. Bu tasarım yaklaşımı, performans sürekliliğini desteklerken üretim hatlarının stabil sıcaklık aralığında kalmasına katkı sunuyor. Bu sayede, kapasite ihtiyacı doğru şekilde karşılanıyor ve enerji kullanımı daha öngörülebilir hale geliyor. Operasyonel verimlilik de yalnızca mekanik performansla sınırlı kalmıyor. Otomasyon altyapılarıyla uyumlu çalışan sistem, sıcaklık ve debi değerlerini hassas biçimde yönetiyor. Anlık izleme imkanı sayesinde performans verileri düzenli olarak takip ediliyor, olası sapmalar erken aşamada fark ediliyor. Bu yaklaşım bakım süreçlerinin planlı ilerlemesini sağlıyor ve operasyon güvenliğini güçlendiriyor. Tüm bu teknik altyapı, dayanıklı tasarım anlayışıyla tamamlanıyor. Zorlu çevresel koşullara uygun geliştirilen kule gövdeleri uzun süreli kullanım sunuyor. Sağlam malzeme yapısı sistem güvenliğini destekliyor ve yatırımın geri dönüş sürecini hızlandırıyor. Form Freva soğutma kuleleri yüksek performans, enerji verimliliği ve operasyonel güvenilirliği bir arada sunuyor. Modern üretim süreçleri için güçlü bir altyapı oluşturan Form Şirketler Grubu, mühendislik yaklaşımıyla tesislere sürdürülebilir ve uzun vadeli çözümler kazandırıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/modern-tesislerde-akilli-ve-kontrollu-isi-yonetimi-619111">Modern Tesislerde Akıllı ve Kontrollü Isı Yönetimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Irak’tan IŞİD açıklaması: 450 tutuklu ülkeye getirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iraktan-isid-aciklamasi-450-tutuklu-ulkeye-getirildi-609821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 21:27:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[450]]></category>
		<category><![CDATA[açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[irak]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklu]]></category>
		<category><![CDATA[ülkeye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Irak yönetimi, Suriye’de tutuklu bulunan ve aralarında örgütün sözde yöneticilerinin de yer aldığı 450 IŞİD mensubunun ülkeye getirildiğini açıkladı. Teslim alınanlar için yargı ve rehabilitasyon süreçlerinin uygulanacağı belirtildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iraktan-isid-aciklamasi-450-tutuklu-ulkeye-getirildi-609821">Irak’tan IŞİD açıklaması: 450 tutuklu ülkeye getirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Irak, Suriye’de tutuklu bulunan <strong>IŞİD </strong>mensubu 450 kişiyi teslim aldı. Açıklama, Irak Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı <strong>Hişam el-Alevi</strong> tarafından Irak resmi ajansına yapıldı. Teslim alınanlar arasında örgütün sözde emirleri ve yöneticilerinin de bulunduğu aktarıldı.</p>
</div>
<div>
<p>Alevi, <strong>Suriye</strong>’de halen yaklaşık <strong>7 bin </strong>IŞİD tutuklusunun bulunduğunu, Irak’a getirilenlerin bu sayı içinde sınırlı bir grubu oluşturduğunu ifade etti. Bu kişilerin bir bölümünün Irak uyruklu olduğu belirtildi.</p>
</div>
<div>
<p><b>Yargı ve rehabilitasyon süreci</b></p>
</div>
<div>
<p>Teslim alınan kişilerin hukuki durumuna da değinen <strong>Alevi</strong>, suç işlediği tespit edilenlerin yargıya sevk edileceğini söyledi. Hakkında yeterli delil bulunmayanların ise <strong>rehabilitasyon merkezlerine </strong>yönlendirilerek durumlarının ayrıca değerlendirileceği aktarıldı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Ülkeler geri almaya çağrıldı</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Alevi</strong>, <strong>Suriye’de </strong>tutuklu bulunan <strong>IŞİD </strong>mensuplarının büyük bölümünün 40’tan fazla ülkenin vatandaşı olduğunu belirterek, <strong>Irak</strong>’ın uzun süredir bu ülkelere vatandaşlarını teslim almaları çağrısında bulunduğunu söyledi. Bazı ülkelerin bu çağrıya yanıt verdiği, ancak çoğunun sorumluluk almadığı ifade edildi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iraktan-isid-aciklamasi-450-tutuklu-ulkeye-getirildi-609821">Irak’tan IŞİD açıklaması: 450 tutuklu ülkeye getirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Donma mı, hipotermi mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/donma-mi-hipotermi-mi-607734</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 09:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[donma]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[hipotermi]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Isısı]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Deniz Demirci, soğuk hava koşullarına ve hipoterminin zamanında fark edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/donma-mi-hipotermi-mi-607734">Donma mı, hipotermi mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Deniz Demirci, soğuk hava koşullarına ve hipoterminin zamanında fark edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Hipotermi nedir?</strong></p>
<p>Hipoterminin vücut sıcaklığının 35 derecenin altına düşmesiyle meydana gelen tehlikeli bir durum olduğunu dile getiren Prof. Dr. Deniz Demirci, “Normal vücut sıcaklığı genellikle 36.5°C ile 37.5°C arasında olup, bu aralık vücudun optimal işlevlerini sürdürebilmesi için gereklidir. Vücut ısısı 35°C’nin altına düştüğünde, vücut normal işlevlerini yerine getiremez ve hayati tehlike söz konusu olabilir. Hipotermi genellikle aşırı soğuk havalarda, suda uzun süre kalma, yeterince giyinmemek, yorgunluk veya açlık gibi durumlarla ilişkilidir. Bunun yanı sıra, alkol ve bazı ilaçlar da vücutta ısının kaybını hızlandırabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Vücut sıcaklığı düştükçe, vücutta bir dizi fizyolojik değişiklikler meydana geliyor</strong></p>
<p>Vücut sıcaklığı düştükçe, vücutta bir dizi fizyolojik değişiklikler meydana geldiğini ifade eden Prof. Dr. Deniz Demirci, “Hipoterminin etkileri, vücut sıcaklığının ne kadar düştüğüne ve ne kadar süreyle bu düşük sıcaklığın etkisi altında kalındığına bağlı olarak değişebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Demirci, vücut sıcaklığı düştükçe birçok hayati sistemin olumsuz etkilendiğini belirterek, dolaşım sistemiyle ilgili olarak şunları kaydetti:</p>
<p>“Vücut ısısının düşmesiyle birlikte, kan damarları daralır (vazokonstriksiyon). Bu, kanın vücut yüzeyinden iç organlara yönlendirilmesine ve böylece hayati organların korunmasına yardımcı olur. Ancak, bu durum ciltte solukluk, soğukluk ve mavi renge (siyanoz) yol açabilir. Uzun süreli hipotermi, kan basıncında düşüşe neden olabilir, bu da organlara yeterli kanın ulaşamamasına yol açar ve organ fonksiyonlarını bozabilir.”</p>
<p><strong>Vücut ısısı düştükçe, beyin işlevleri yavaşlıyor</strong></p>
<p>Sinir sistemi üzerindeki etkilerinin de hayati öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Demirci, “Hipotermi, sinir sistemi üzerinde de etkiler yaratır. Vücut ısısı düştükçe, beyin işlevleri yavaşlar. Başlangıçta titreme, konuşma bozukluğu ve koordinasyon kaybı gibi belirtiler görülür. Sıcaklık daha da düşerse, bilinç kaybı, koma ve sonunda ölüm riski artar. Beyin, vücut ısısının kontrolünü sağlamak için daha fazla enerji harcar ve bu durum, zihinsel işlevlerde bozulmalara yol açabilir. Hipotermi sırasında kaslarda titreme başlar. Titreme, vücutta ısının korunmasını sağlamak için kasların kasılmasından kaynaklanır ve bu, vücudun ısınmasını sağlayan bir tepkidir. Ancak, vücut sıcaklığı iyice düştüğünde, titreme durur ve kaslar zayıflar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Vücut sıcaklığının düşmesiyle metabolizma yavaşlıyor</strong></p>
<p>Hipoterminin metabolizma üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Prof. Dr. Demirci, “Vücut sıcaklığının düşmesiyle metabolizma yavaşlar. Hipotermi, enerji üretimi ve kullanımı üzerinde olumsuz etkilere yol açar. Karaciğer ve böbrek gibi organlar, ısı üretmek için daha fazla çalışmak zorunda kalır, ancak bu süreçler verimsizleşir. Ayrıca, kan şekerinin düşmesi ve diğer metabolik dengesizlikler görülebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Şiddetli hipotermi, solunumda durmaya yol açabiliyor</strong></p>
<p>Solunum sistemi üzerindeki etkilerini de anlatan Prof. Dr. Demirci, “Solunum hızı, vücut ısısının düşmesiyle birlikte azalır ve bu da oksijenin vücutta daha verimli bir şekilde taşınmasını zorlaştırır. Şiddetli hipotermi, solunumda durmaya yol açabilir. Ayrıca, soğuk hava solumak, solunum yollarında kuruluk ve tahrişe neden olabilir.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Demirci, kardiyovasküler sistem üzerindeki etkileri de vurgu yaparak, “Hipotermi, kalp atışlarını etkileyebilir. Vücut sıcaklığı düştükçe, kalp atış hızı yavaşlar ve düzensizleşebilir. Şiddetli hipotermi durumunda, kalp durması riski ortaya çıkabilir. Kalp atışlarındaki düzensizlikler (aritmi) hayati tehlike oluşturabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Soğuk hava koşullarında uygun kıyafetler giyilmeli</strong></p>
<p>Hipotermiden korunmak için soğuk hava koşullarında uygun kıyafetler giyilmesi, aşırı soğuk ortamlarda uzun süre kalmaktan kaçınılması ve vücut ısısının düşmesini engellemek için önlemler alınmasının önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Deniz Demirci, “Hipotermi tedavisinde, kişinin ısısını yavaşça artırmak gerekir. Bu, sıcak içecekler, ısınma battaniyeleri veya ısınma cihazları kullanılarak yapılabilir. Ancak, tedavi hızlı ve dikkatli bir şekilde yapılmalıdır, çünkü aşırı hızlı ısınma, vücuttaki kan dolaşımını olumsuz etkileyebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Donma ve hipotermi arasındaki farklar neler? </strong></p>
<p>Donma ve hipoterminin, her ikisinin de soğukla ilgili tehlikeli sağlık durumlar olduğunu ancak farklı mekanizmalarla vücutta etkiler oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Demirci, “Hipotermi, vücut sıcaklığının 35°C’nin altına düşmesi durumudur. Vücut, soğuk ortamda ısısını kaybeder ve bu durum organ fonksiyonlarını bozarak hayati tehlike yaratabilir. Hipotermide tüm vücut etkilenir. Donma, vücut dokularının (genellikle eller, ayaklar, burun, kulaklar gibi vücut uç bölgeleri) aşırı soğuk nedeniyle donmasıdır. Donma, dondurucu soğukta uzun süre kalma sonucu, özellikle kan damarlarının tıkanmasıyla doku hasarına yol açar. Bu, lokal bir durumdur ve genellikle vücudun uç bölgelerinde görülür.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Donmada dokularda nekroz yaşanabiliyor</strong></p>
<p>Hipotermide, vücut ısısının genel olarak düştüğünü ve bu durum bütün organları etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Demirci, “Kalp, solunum ve merkezi sinir sistemi en fazla etkilenen bölgeler arasındadır. Hipotermide kaslar titrer, solunum yavaşlar, kalp hızı düşer, düşünme ve koordinasyon bozulur. Donma, sadece vücudun bazı bölümlerinde meydana gelir. Doku, aşırı soğuk nedeniyle donarak hasar görür. Başlangıçta cilt soluklaşır ve uyuşur, sonra dokular buz gibi sertleşebilir. Ciddi vakalarda, dokular nekroz yaşayabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hipotermi vücudun tamamını etkiliyor</strong></p>
<p>Hipotermi vücudun tamamını etkilerken, donmanın sadece vücutta soğuğa doğrudan maruz kalan bölgelerin etkilendiğini (özellikle uç kısımlar: parmaklar, ayak parmakları, burun, kulaklar) belirten Prof. Dr. Demirci, “Hipotermi, genellikle hava sıcaklığının çok düşük olduğu, rüzgarlı, nemli ortamda uzun süre kalmak sonucu oluşur. Donma ise doğrudan soğuğa maruz kalan, genellikle rüzgarlı ve nemli ortamlarda, çıplak ciltle soğuğa temasla daha hızlı gelişir.” dedi.</p>
<p><strong>Donma ve hipoterminin belirtileri nasıl ayırt edilir?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Deniz Demirci, hipotermi belirtilerini şöyle sıraladı:</p>
<p>“Başlangıçta, titreme, yorgunluk, uyuşma, baş dönmesi, konuşmada bozulma, kas zayıflığı, koordinasyon kaybı olur. Orta düzey hipotermi de titreme durur, bilinç kaybı, hızla düşünme ve karar verme zorluğu, nefes almanın zorlaşması, kalp atışlarının yavaşlaması meydana gelir. İleri düzey hipotermi de ise bilinç kaybı (komaya girme), vücut ısısının 30°C’nin altına düşmesi, kalp durması riski oluşur.”</p>
<p>Donma belirtilerini de sıralayan Prof. Dr. Demirci, şöyle devam etti:</p>
<p>“Başlangıçta, cilt soğur ve beyazlaşır, uyuşukluk ve karıncalanma hissi olur. İleri aşamada ise cilt sertleşir, morarma, buz gibi bir hissiyat, ağrı veya yanma hissi olur. Vücut kısmı hareket ettirilemez hale gelebilir. Şiddetli donmada ise cilt ve doku tamamen donar, şişlik ve kabuklanma oluşur, doku ölümü (nekroz) gelişebilir. Tedavi edilmezse, etkilenen doku kaybolabilir.”</p>
<p><strong>Vücudu yavaşça ısıtmak gerekiyor</strong></p>
<p>Hipotermi tedavisinde vücudu yavaşça ısıtmak gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Demirci, “Öncelikle sıcak, kuru bir ortamda kişiyi ısıtmak, sıcak içecekler vermek, ısınma battaniyeleri kullanmak önemlidir. Ağızdan ısıtma yapılabilir, ancak hızlı ısıtma, vücudun şok yaşamasına yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Donma tedavisinde ise donmuş bölgeyi ılık suyla ısıtmak, donmuş dokuyu tekrar soğuğa maruz bırakmamak gerekir. Donmuş bölgeye doğrudan ısı uygulamaktan kaçınılmalıdır. Şiddetli donma durumlarında, etkilenen doku nekrozu gelişebileceği için cerrahi müdahale gerekebilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/donma-mi-hipotermi-mi-607734">Donma mı, hipotermi mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung Monoblok Isı Pompası ile ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacına tek çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-monoblok-isi-pompasi-ile-isitma-sogutma-ve-sicak-su-ihtiyacina-tek-cozum-607001</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 11:12:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[isıtma]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[monoblok]]></category>
		<category><![CDATA[Monoblok Isı Pompası]]></category>
		<category><![CDATA[pompası]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[soğutma]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607001</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics, Monoblok Isı Pompası ile evin ısıtma, soğutma ve sıcak su gibi tüm ihtiyaçları için enerji verimli bir çözüm sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-monoblok-isi-pompasi-ile-isitma-sogutma-ve-sicak-su-ihtiyacina-tek-cozum-607001">Samsung Monoblok Isı Pompası ile ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacına tek çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung Electronics, Monoblok Isı Pompası ile evin ısıtma, soğutma ve sıcak su gibi tüm ihtiyaçları için enerji verimli bir çözüm sunuyor. Monoblok Isı Pompası ile eviniz hep istediğiniz sıcaklıkta kalarak konforlu bir iklim yaratıyor. </p>
<p><strong>Enerji verimli ve çevre dostu</strong></p>
<p>&#8220;SCOP A+++&#8221; sınıfı yüksek enerji verimliliği derecelendirmesine sahip Monoblok Isı Pompası, yüksek verimlilik düzeyinde çalışarak yüksek PdesignH (kW) değerine sahip R32 soğutucu gaz ile güçlü bir ısıtma performansı sunuyor. R410A soğutucu gazlara kıyasla daha düşük Küresel Isınma Potansiyeline (GWP) sahip olan R32 soğutucu gaz, gereken soğutucu miktarını azaltarak CO2 emisyonlarını düşürüyor. </p>
<p><strong>65°C’ye kadar yüksek sıcaklıkta su üretimi</strong></p>
<p>65°C’ye kadar yüksek sıcaklıkta çıkış suyu üreten Monoblok Isı Pompası, ısı yayım özellikli verimli bir ısıtma ve sıhhi tesisat suyu sağlıyor. </p>
<p><strong>35 dB(A) ses seviyesinde sessiz çalışma</strong></p>
<p>Çok sayıda gelişmiş gürültü önleyici teknolojiden yararlanarak sessiz çalışır. 4-Kademeli sessiz mode ile ses seviyesi kademeli olarak düşer. Çeşitli ses önleyici teknolojiler, gürültüyü ve titreşimi absorbe eder.</p>
<p><strong>Düşük sıcaklıklarda güvenilir performans</strong></p>
<p>Çalışma durumunu ve dış sıcaklığı izler, su borusunun donmasını engeller. Ünite kapatıldığında veya arızalandığında Antifriz Koruma Isıtıcısı ve Antifriz Koruma Kontrolü su borusunun donmasını önler.</p>
<p><strong>Kullanışlı ve kullanımı kolay kontrol</strong></p>
<p>Evin iklimlendirmesini hızla ve kolayca kontrol etme imkanı sunan yeni kablolu uzaktan kumanda, geniş ve aydınlık bir renkli ekrana ve dokunmatik kontrol özelliğine sahip. İstenen yere takılarak her bölge için ayrı sıcaklık ayarı yapabilmeye olanak tanıyor.</p>
<p><strong>2 Bölgeli Kontrol</strong></p>
<p>2-Zone özellikli yeni Mono Hidro Ünite sayesinde farklı sıcaklıklarda, birden fazla alanı aynı anda ısıtmanızı ve enerji tasarrufu etmenizi sağlar.</p>
<p><strong>Wi-Fi Kontrolü</strong></p>
<p>Mono Hidro üniteye entegre Wi-Fi kit ile istediginiz zaman, istediginiz yerden kontrol edin.</p>
<p>Samsung Monoblok Isı Pompası hakkında daha fazla bilgi için EHS Monoblok Isı Pompası | Samsung adresi ziyaret edilebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-monoblok-isi-pompasi-ile-isitma-sogutma-ve-sicak-su-ihtiyacina-tek-cozum-607001">Samsung Monoblok Isı Pompası ile ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacına tek çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kışın kalbi korumak için 7 altın kural</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kisin-kalbi-korumak-icin-7-altin-kural-605660</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 10:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kışın]]></category>
		<category><![CDATA[korumak]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Hava]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp krizi genellikle sıcak havalarla ilişkilendirilse de gerçek tehlike soğuk günlerde daha belirgin hale geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-kalbi-korumak-icin-7-altin-kural-605660">Kışın kalbi korumak için 7 altın kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kalp krizi genellikle sıcak havalarla ilişkilendirilse de gerçek tehlike soğuk günlerde daha belirgin hale geliyor. Kış aylarında kar temizlerken ya da günlük işler sırasında kalbin beklenmedik biçimde zorlandığı sıkça görülür. Bu nedenle soğuk hava ile kalp krizi arasındaki ilişiklinin özellikle de kalp hastaları tarafından bilinmesi gerektiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Kış mevsimi her ne kadar keyifli anlar sunsa da kalp ve damar sistemi için sessiz bir risk oluşturur. Hava sıcaklığı düştükçe kalp krizi vakaları daha sık karşımıza çıkar” dedi.</strong></p>
<p>Soğuk havalarda vücut, iç ısısını koruyabilmek için cilde yakın damarları daraltır. Bu durum hayati organları sıcak tutmaya yardımcı olsa da kanın dolaşımını zorlaştırır. Bu şartlarda kalbin kanı pompalayabilmek için daha fazla efor harcadığını açıklayan Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Damarların büzüşmesi tansiyonun yükselmesine yol açarken, kalbin daha hızlı ve güçlü çalışması kalp kasının oksijen ihtiyacını artırır. Soğuk havayla birlikte kanın akışkanlığının azalması da pıhtılaşma riskini yükseltir. Bu olasılıklar herkesi ilgilendirse de özellikle kalp hastaları, yaşlılar ve sigara kullanan kişilerde tehlike daha belirgin hale gelir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ani ve ağır kış aktiviteleri kalbi daha fazla zorlar</strong></p>
<p>Kış aylarında acil servislere başvuruların artmasının nedenlerinden birinin de vücudun alışık olmadığı ani ve yoğun fiziksel eforlar olduğunu vurgulayan Koylan, “Özellikle kar küreme gibi aktiviteler, soğuk havanın etkisiyle kalp üzerinde ciddi bir yük oluşturabilir. Soğuk havayı solurken damarlar daralır, ağır yük kaldırma sırasında kalp daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kalır bu da kalp atış hızının ve tansiyonun kısa sürede tehlikeli seviyelere çıkmasına yol açabilir. Kondisyonu düşük olanlar veya kalp hastalığı bulunan kişiler için bu tür eforlarda risk daha da artar. Ayrıca soğuğa uzun süre maruz kalmak hipotermiye neden olabilir; vücut ısısının düşmesi kalp ritmini bozarak hayati tehlike yaratabilecek sorunlara yol açabilir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Nevrez Koylan, kış aylarında kalbi korumaya yardımcı olacak 7 önemli maddeyi paylaştı:</p>
<p><strong>Sabah saatlerinde daha temkinli olun</strong></p>
<p>Soğuk kış sabahlarında ani hareketlerden kaçınılmalı, vücudun yavaşça ısınmasına ve güne hazırlanmasına zaman tanınmalı.</p>
<p><strong>Beslenme düzenine özen gösterin</strong></p>
<p>Soğuk havalarda ağır ve yağlı besinlere yönelmek kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir. Sebze, meyve ve sağlıklı yağların ağırlıkta olduğu beslenme tarzı korunmalı.</p>
<p><strong>Alkol tüketimini sınırlandırın</strong></p>
<p>Alkol geçici bir sıcaklık hissi verse de vücudun daha hızlı ısı kaybetmesine neden olur. Soğuk havalarda alkol tüketimi sınırlandırılmalı.</p>
<p><strong>Kat kat giyinin</strong></p>
<p>Tek bir kalın kıyafet yerine birden fazla kat kullanılmalı. İç katmanda teri emen kumaşlar, dış katmanda rüzgârı kesen giysiler seçilmeli, bere ve atkıyla ısı kaybı azaltılmalı.</p>
<p><strong>Soğuk havada egzersizi kontrollü yapın</strong></p>
<p>Açık havada yapılan aktiviteler çok soğuk günlerde kalbi zorlayabilir. Bu dönemlerde kapalı alan egzersizleri tercih edilmeli, dışarı çıkıldığında ağız ve burun atkıyla korunmalı.</p>
<p><strong>Aşılarınızı zamanında yaptırın</strong></p>
<p>Grip ve zatürre gibi enfeksiyonlar kalbin iş yükünü artırır. Kış öncesinde aşılar ihmal edilmemeli.</p>
<p><strong>İlaç kullanımını düzenli sürdürün</strong></p>
<p>Kış aylarında değişen yaşam alışkanlıkları tansiyon ve kolesterol değerlerini etkileyebilir. Bu nedenle tedaviler aksatılmadan devam ettirilmeli.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-kalbi-korumak-icin-7-altin-kural-605660">Kışın kalbi korumak için 7 altın kural</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vücut soğukta daha fazla kalori yakıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vucut-sogukta-daha-fazla-kalori-yakiyor-604994</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 14:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[havada]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kalori]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[soğukta]]></category>
		<category><![CDATA[vücudun]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yakıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604994</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarında açık havada egzersiz yaparken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Bu dönemde yapılan fiziksel aktivitelerin doğru planlanması, sağlığı korumak açısından önem taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vucut-sogukta-daha-fazla-kalori-yakiyor-604994">Vücut soğukta daha fazla kalori yakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kış aylarında açık havada egzersiz yaparken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Bu dönemde yapılan fiziksel aktivitelerin doğru planlanması, sağlığı korumak açısından önem taşıyor. Doğru yoğunlukta ve düzenli yapılan egzersizin, kış aylarında da vücudun savunma mekanizmasını destekleyebileceğinden bahseden Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Soğuk havada düzenli olarak yapılan orta şiddetli egzersizler, bağışıklık sistemini uyararak vücudun doğal savunmasını güçlendirirken, soğukla baş etme kapasitesini artırıyor ve enfeksiyonlara karşı direncin artmasına katkı sağlıyor” dedi.</strong></p>
<p>İnsan vücudunda ideal sıcaklık 37°C olarak kabul edilir. Bu derece, hücrelerin ve hayati sistemlerin dengeli çalışması için çok önemli. Termoregülasyonun vücudun iç sıcaklığını dengede tutan doğal ısı ayarlama sistemi olduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Soğuk havada bu sistem daha fazla çalışır ve vücut, sıcaklığını 37°C’de sabit tutmak için ekstra enerji harcar. Bu noktada ‘titremesiz termogenez’ adı verilen, vücudun üşümeden ısı üretebilmek için kalori yakmasını sağlayan mekanizma devreye girer. Kahverengi yağ dokusu bu süreçte aktif rol oynar ve artan enerji ihtiyacı metabolizmayı hızlandırarak özellikle egzersiz sırasında yağ yakımını belirgin şekilde yükseltir” dedi.</p>
<p><strong>Soğuk havada egzersiz öncesi ısınma ihmal edilmemeli</strong></p>
<p>Soğuk havada vücudun ısıyı koruyabilmek için kan damarlarını daralttığını belirten Prof. Dr. Koylan, “Bu durum kaslar ve eklemlere giden kan akışını azaltır. Azalan kan dolaşımı, kas ve tendonların esnekliğini kaybetmesine, eklem sıvısının ise daha yoğun hale gelerek sertleşmesine neden olur. Bu fizyolojik değişimler kasların normalden daha fazla kasılıp sertleşmesine yol açtığı için özellikle egzersiz öncesinde yeterli ısınma yapılmadığında gerilme, kas spazmları ve yaralanma riski belirgin şekilde artar” dedi.</p>
<p><strong>Doğru nefes performansı doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Nefes tekniklerinin vücudun oksijen kullanımını daha verimli hale getirdiğini belirten Koylan, “Karın nefesi olarak da bilinen diyafram nefesi, akciğer kapasitesinin daha etkin kullanılmasını sağlar. Bu sayede vücuda alınan oksijen miktarı artar, hücrelere daha fazla oksijen taşınır ve kalp daha verimli çalışır. Ritmik nefes ve kutusal nefes gibi kontrollü teknikler ise parasempatik sinir sistemini aktive ederek kalp atış hızını yavaşlatır, kan basıncını düşürür ve zihinsel odaklanmayı artırır. Böylece egzersiz yapacak kişi hem fiziksel olarak daha dayanıklı hale gelir hem de zihinsel olarak sakinleşerek performansını artırır” dedi.</p>
<p><strong>Hastayken vücudu dinlemek şart</strong></p>
<p>Hastalık halinde egzersiz kararı verilirken sıkça başvurulan “boyun üstü kuralı”na da dikkat çeken Koylan, “Bu basit yaklaşım, özellikle kış aylarında görülen soğuk algınlığı ve benzeri hastalıklarda egzersizin güvenli olup olmadığını ayırt etmeyi kolaylaştırır. Burun akıntısı, hafif boğaz ağrısı ve hapşırma gibi boynun üstünde kalan şikâyetlerde hafif egzersiz çoğu zaman güvenli kabul edilir. Ancak göğüs tıkanıklığı, derin öksürük, yaygın kas ağrıları ya da ateş gibi belirtiler söz konusuysa egzersizden uzak durmak, vücudun toparlanması ve iyileşme süreci açısından büyük önem taşır” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vucut-sogukta-daha-fazla-kalori-yakiyor-604994">Vücut soğukta daha fazla kalori yakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GEA Sanayide Isı Pompası Uygulamalarını Anlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gea-sanayide-isi-pompasi-uygulamalarini-anlatti-604703</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 14:34:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[anlattı]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[gea]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[Isı Pompası]]></category>
		<category><![CDATA[pompası]]></category>
		<category><![CDATA[sanayide]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamalarını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604703</guid>

					<description><![CDATA[<p>GEA Türkiye’nin üst düzey yöneticileri, Makina Mühendisleri Odası (MMO) İstanbul Şubesi’nin düzenlediği Enerji Verimliliği Haftası etkinliklerine katıldı. Enerji Verimliliği Haftası kapsamında düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan GEA Türkiye Servis Direktörü Nahsen Topuz, GEA’nın ısı pompası teknolojilerine yönelik yaklaşımını ve sanayideki uygulama örneklerini katılımcılara aktardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gea-sanayide-isi-pompasi-uygulamalarini-anlatti-604703">GEA Sanayide Isı Pompası Uygulamalarını Anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Makina Mühendisleri Odası (MMO) İstanbul Şubesi tarafından 8–9 Ocak tarihlerinde düzenlenen Enerji Verimliliği Haftası kapsamında, alanında uzman konuşmacıların katılımıyla ikli m değişikliği, iklim teknolojileri, yaşam alanları ve sanayide enerji verimliliği uygulamaları, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sürdürülebilir dönüşüm, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği finansmanı ve ısı pompası teknolojileri gibi başlıklarda on ayrı oturum düzenlendi.</p>
<p>Eneri Verimliliği Haftası etkinliklerinin açılış konuşmasını gerçekleştiren temsilcilerden biri; GEA Türkiye Kıdemli Satış Müdürü ve MMO İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ezgi Kılıç oldu. Isı Pompası Oturumu ise, MMO İzmir Şube Başkan Vekili ve İSKİD–DOSİDER Isı Pompası Komisyonu Üyesi Arslan Çağlayan Gürel’in moderatörlüğünde gerçekleştirildi. GEA Türkiye Servis Direktörü Nahsen Topuz, ısı pompası teknolojilerinin güncel durumu, pazar dinamikleri ve farklı uygulama alanlarının ele alındığı oturumda, ‘Sanayide Isı Pompası Uygulamaları’ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.</p>
<p>Bu sunumda, sanayide ı sıtma ve soğutma sistemlerinin mevcut yapısı, enerji verimliliği açısından taşıdığı potansiyel ve ısı pompası teknolojilerinin bu alandaki rolüne değinen Topuz, klasik kazan sistemleri ile ısı pompası sistemleri arasındaki farklara dikkat çekti. Isı pompalarının yüksek verimlilik değerleri sayesinde fosil yakıtlı sistemlere kıyasla avantaj sağladığını aktardı. Ayrıca bütüncül bir tasarımla atık ısının geri kazanılmasıyla sanayi tesislerinde hem ısıtma hem de soğutma ihtiyaçlarının tek bir sistem üzerinden karşılanabildiğini belirtti.</p>
<p>NH₃ (Amonyak) kullanılan ısı pompası sistemlerinin çevresel etkiler açısından sunduğu avantajları da anlatan Topuz, NH₃ tabanlı sistemlerin sıfır küresel ısınmaya sahip olduğu, yüksek besleme sıcaklıklarına ulaşabildiği ve sanayi uygulamalarında yaygın olarak tercih edildiğini de ifade etti.</p>
<p>GEA, yüksek verimli ısı pompası çözümleri sunuyor</p>
<p>G EA, endüstriyel uygulamalara yönelik geliştirdiği yüksek verimli ısı pompası çözümleriyle enerji verimliliğini artırmayı ve karbon emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. Isıtma ve soğutma süreçlerinde atık ısının geri kazanılmasını sağlayan bu sistemler, fosil yakıt kullanımını azaltarak işletmelerin enerji tüketimi ve maliyetlerinde önemli düşüşler sağlıyor. Sanayide atık ısı geri kazanımı, bölgesel ısıtma ve proses ısıtma uygulamalarında kullanılan GEA ısı pompaları, yüksek verimlilik ve sürdürülebilirlik avantajı sunuyor. GEA’nın portföyünde yer alan açık tip ve RedGenium serisi ısı pompaları, +95 °C’ye varan sıcaklıklarda çalışabilen yapılarıyla sanayi tesislerinin farklı ihtiyaçlarına çözüm oluşturuyor.</p>
<p>Isı pompası teknolojileri; gıda ve içecek, süt ve süt ürünleri, kimya, ilaç, petrokimya, metal, tekstil ve kâğıt sanayisi başta olmak üzere birçok endüstride kullanılıyo r. Ayrıca bölgesel ısıtma sistemleri, yardımcı tesisler, soğuk hava depoları ve denizcilik uygulamalarında da yaygın olarak tercih ediliyor. Bu sektörlerde ısı pompaları, atık ısının geri kazanılması yoluyla hem ısıtma hem de soğutma ihtiyaçlarını karşılayarak enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlıyor.</p>
<p>Panelde yapılan değerlendirmelerde, sanayide ısıtma ve soğutma sistemlerinin bütünleşik şekilde tasarlanmasının, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedefleri açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gea-sanayide-isi-pompasi-uygulamalarini-anlatti-604703">GEA Sanayide Isı Pompası Uygulamalarını Anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-sanayide-enerji-ve-isitma-sistemlerini-mercek-altina-aldi-604491</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:06:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[isıtma]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[mekanizması]]></category>
		<category><![CDATA[sanayide]]></category>
		<category><![CDATA[sınırda]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[verim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604491</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği'nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 6 farkı sektörde faaliyet gösteren ve AB'ye ihracat yapan sanayi tesislerinde, karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-sanayide-enerji-ve-isitma-sistemlerini-mercek-altina-aldi-604491">Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarının da denetim kapsamına alınmasıyla birlikte, dolaylı emisyonların önemli bir bölümünü oluşturan ısıtma sistemleri, sanayideki dönüşüm sürecinin merkezine yerleşti.</p>
<p>Sanayi tesisleri, ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya</p>
<p>Avrupa Birliği&#8217;nin &#8216;Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması&#8217; (SKDM), 1 Ocak itibarıyla tam olarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi alanlarda faaliyet gösteren ve AB&#8217;ye ihracat yapan sanayi tesisleri, karbon bazlı ürünlerin üretiminde ortaya çıkan karbon emisyonları için ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldı.</p>
<p>Sanayinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor</p>
<p>SKDM&#8217;ye uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri, ürün fiyatlarına yansıyor. Bu durum, Avrupa pazarında rekabet gücünü zayıflatırken alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip alternatiflere yönelmesine neden oluyor. Bu tablo, sanayi tesisleri için doğrudan sipariş kaybı anlamına geliyor.</p>
<p>Yatırım ve modernizasyon baskısı oluşturuyor</p>
<p>Öte yandan SKDM, sanayi kuruluşları üzerinde ciddi bir yatırım ve modernizasyon baskısı da oluşturuyor. Firmalar enerji tüketimini azaltmaya, verimsiz sistemleri yenilemeye ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmeye zorlanıyor. Bu süreçte yalnızca üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim kapsamına giriyor. Türkiye&#8217;de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 50&#8217;sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler artık kaçınılmaz hale geliyor.</p>
<p>Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması&#8217;nın sanayi tesisleri için kapsamlı bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:</p>
<p>Doğrudan emisyonlar ve dolaylı emisyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor</p>
<p>&#8220;SKDM kapsamında denetimler, klasik tesis kontrollerinden ziyade veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemi üzerinden yürütülüyor. Avrupa Birliği, AB&#8217;ye ihracat yapan firmalardan ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamalarını ve bu verileri düzenli olarak bildirmelerini talep ediyor. Bu kapsamda firmalar, her bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı emisyonlar) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan emisyonlar) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.</p>
<p>Sanayide GES yatırımları da hızla artıyor</p>
<p>Ayrıca üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve hangi proseslerde kullanıldığına ilişkin detaylı raporlama isteniyor. Bu nedenle sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları da hızla artıyor.</p>
<p>Elektrikli ısıtıcı pazarında ciddi bir talep artışı yaşanıyor</p>
<p>Sanayide GES yatırımlarındaki hızlı büyüme, elektrifikasyon eğilimini güçlendirirken elektrikli ısıtıcı pazarında da ciddi bir talep artışını beraberinde getiriyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanılabilmesi, hem emisyon azaltımı hem de karbon maliyetlerinin kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.</p>
<p>Yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor</p>
<p>Çukurova Isı olarak, bu dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünümüz ile katkı sağlıyoruz. Goldsun Vega, özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini yüzde 28 oranında artırıyor. Yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ise standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla yüzde 40 daha yüksek verim sağlıyor. Bu donanımsal özellikler sayesinde Goldsun Vega, endüstriyel tesislerde enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve buna bağlı karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor&#8221; dedi.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-sanayide-enerji-ve-isitma-sistemlerini-mercek-altina-aldi-604491">Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Sanayide Enerji ve Isıtma Sistemlerini Mercek Altına Aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ytong, Enerji Verimliliğinde Öncü Rolünü Sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-ytong-enerji-verimliliginde-oncu-rolunu-surduruyor-604457</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 08:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[binalarda]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[öncü]]></category>
		<category><![CDATA[rolünü]]></category>
		<category><![CDATA[standardı]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[ytong]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604457</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de konuta ilişkin en önemli problemlerden biri yalıtım kaynaklı ısınma sorunu. Yalıtımsız yapıların ekonomimiz kadar, sağlığımız üzerinde de olumsuz etkisi var.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ytong-enerji-verimliliginde-oncu-rolunu-surduruyor-604457">Türk Ytong, Enerji Verimliliğinde Öncü Rolünü Sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TÜİK verilerine göre nüfusun yüzde 31,3&#8217;ü, sızdıran çatı ve nemli duvarlar ile ilgili problemler yaşarken yüzde 30,2&#8217;si konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu ile karşı karşıya.</strong> <strong>Bu tablo hem ekonomiye hem de yaşam konforuna zarar veriyor. </strong><strong>Türkiye’nin enerji maliyetlerini aşağı çekmesi için konutlarda etkili ısı yalıtımı yapılması gerekiyor.</strong></p>
<p>Türkiye’de 1 Nisan 2025 itibarıyla yürürlüğe giren “Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı” -TS 825:2024- enerji verimliliği yolculuğunda tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın öncülüğünde ve Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) katkılarıyla hazırlanan standart, binalarda enerji kayıplarının azaltılmasına, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasına önemli katkı sağlayacak. Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fethi Hinginar yaptığı açıklamada “Türk Ytong olarak, ülkemizin dört bir yanında inşa edilen yapılara sunduğumuz düşük ısıl iletkenlik hesap değerine sahip gazbeton bloklarımız ve yüksek performanslı ısı yalıtım levhalarımız ile sektörün öncülerinden biri olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.</p>
<p>Binalarda ısı kayıplarının önemli bir bölümü dış duvarlardan kaynaklanıyor. Bu noktada yapı malzemelerinin niteliği kritik önem taşıyor. Ytong bloklar, duvar malzemesi  olarak yüksek ısı yalıtımı sağlayarak TS 825 2024’ün getirdiği yeni standartlara uyumlu çözümler sunuyor.  Multipor, sektörün  düşük lambda değerlerine sahip ısı yalıtım ürünlerinden biri olarak, sergilediği üstün performans ile enerji kayıplarını en aza indiriyor. Türk Ytong bu ürünleri sayesinde, yalnızca yeni binalarda standartların karşılanmasını değil, aynı zamanda mevcut binaların iyileştirilmesinde de yüksek verimli çözümler sunuyor.  </p>
<p><strong>Yeni TS 825:2024 standardı ile neler değişiyor?</strong></p>
<p>Yürürlüğe giren “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı” ile binalarda enerji verimliliğinin önemli oranda iyileşmesi öngörülüyor. Türkiye’nin enerji ithalatına olan bağımlılığının azalması ve hane halkı bütçelerinde ciddi tasarruf sağlanması hedefleniyor. TS 825:2024 standardı ile başlıca öne çıkan değişiklikler;</p>
<p>Isıtma enerjisi hesaplamalarının yanı sıra artık soğutma enerjisi hesaplamaları da zorunlu hale getirildi.Duvarların, döşemelerin, çatıların ve pencerelerin U değerleri düşürüldü.Derece gün bölgeleri 4’ten 6’ya çıkarıldı. Güneş ışınımı, ısı köprüleri, aylık hesaplama metodu, bina türüne göre hava değişim katsayısı, yaz-kış tasarım sıcaklığı, iç ortam bağıl nem ve ısı kazancı değerlerinde güncellemeler yapıldı. Bina türlerine göre ısıtma ve soğutmaya yönelik birim metrekaredeki yıllık enerji tüketim değerleri revize edildi. </p>
<p><strong>Ekonomiye ve sürdürülebilirliğe katkı sağlanacak</strong></p>
<p>Fethi Hinginar Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinin binalardan kaynaklandığının altını çizerek yeni TS 825:2024 standardının hayata geçmesiyle daha az enerji harcayan, daha konforlu yaşam alanları oluşacağını söyledi. Bu sayede enerji ithalatının azalacağını vurgulayan Hinginar  karbon salımının da  düşerek net sıfır hedeflerine önemli katkı sağlanacağını paylaştı. </p>
<p>Fethi Hinginar sözlerine şöyle devam etti: “Yeni standardın başarılı şekilde uygulanabilmesi için tüm paydaşlara sorumluluklar düşüyor. Üreticiler, uygulayıcılar, denetçiler ve bina sahipleri olarak hepimizin doğru malzeme seçimi, doğru uygulama ve bilinçlendirme konularında ortak hareket etmesi lazım. Türk Ytong olarak üyesi olduğumuz Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği TS825 hesaplamalarını yapabilen web tabanlı bir program da geliştirdi (https://tgubts825.com.tr/ ). Tüm paydaşlara açık olan bu dijital platform sayesinde, yeni standardın getirdiği karmaşık hesaplamalar hızlı, doğru ve erişilebilir şekilde yapılabiliyor. Mimarlar, mühendisler, denetim kurumları ve uygulamacılar için tasarım ve uygulama süreçleri kolaylaşıyor; doğru malzeme seçimi ve enerji verimliliği hedeflerine uyum güvence altına alınıyor.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-ytong-enerji-verimliliginde-oncu-rolunu-surduruyor-604457">Türk Ytong, Enerji Verimliliğinde Öncü Rolünü Sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bina Isıtma ve Soğutmasında Faturaları %60’a Kadar Azaltmak ‘Yalıtımla’ Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bina-isitma-ve-sogutmasinda-faturalari-%60a-kadar-azaltmak-yalitimla-mumkun-604299</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 15:41:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[60]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[faturaları]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[Isı Yalıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[isıtma]]></category>
		<category><![CDATA[soğutmasında]]></category>
		<category><![CDATA[yalıtımla]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık %30’u binalarda gerçekleşirken, bu enerjinin %80’i ısıtma ve soğutma amacıyla kullanılıyor. Oysa doğru ısı yalıtımı uygulamalarıyla binalarda oluşan bu yüksek tüketimi %60’a varan oranda azaltmak mümkün. Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında Dalmaçyalı, enerji kayıplarının önüne geçen doğru ısı yalıtım çözümlerinin hem bireysel bütçeler hem de ülke ekonomisi açısından kritik rol oynadığını hatırlatarak herkesi “enerji verimli dönüşüm”e davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bina-isitma-ve-sogutmasinda-faturalari-%60a-kadar-azaltmak-yalitimla-mumkun-604299">Bina Isıtma ve Soğutmasında Faturaları %60’a Kadar Azaltmak ‘Yalıtımla’ Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim koşullarının daha değişken hale geldiği ve enerji maliyetlerinin yükseldiği günümüzde enerji verimliliği, yalnızca çevresel bir sorumluluk değil aynı zamanda ekonomik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Kullanılan enerjinin yaklaşık %70’ini ithal eden Türkiye’de enerjinin üçte biri binalarda tüketilirken, ısıtma ve soğutma kaynaklı kayıplar enerji faturalarının artmasında belirleyici rol oynuyor. Bu tablo, binalardaki enerji harcamasında %60’a varan oranda tasarruf sağlayan doğru ısı yalıtımı uygulamalarının önemini her geçen gün daha da artırıyor. 2003 yılından bu yana Türkiye’nin dört bir yanında ısı yalıtımına öncülük eden Dalmaçyalı, Enerji Tasarrufu Haftası’nda mevcut yapıları “enerji verimli dönüşüm”e davet ederken, yeni yapılan yapılarda da yeni TS825 ile değişen standartlara uygun ürünlerin kullanımını tavsiye ediyor. </p>
<p>Türkiye’de binalardaki enerji tüketiminin sanayiyi geçtiğini ifade eden<strong> Nippon Paint-Betek Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner</strong>, doğru uygulamalarla enerji faturalarında yüzde 60’a varan düşüşler sağlanabildiğine dikkat çekerek “Bir binanın en geniş yüzey alanını oluşturan dış cephesi, ısı kaybının da en fazla yaşandığı bölgedir. Dış cephede enerji harcamasını önemli ölçüde azaltmanın yolu ise doğru ısı yalıtımı yaptırmaktan geçiyor. Dalmaçyalı’nın saha araştırmaları ve kullanıcı geri bildirimleri, uygun ısı yalıtımı uygulamalarının ısıtma sırasında faturaları belirgin şekilde düşürdüğünü gösteriyor. Gebze ve Kayseri test evlerimizde yapılan ölçümler, sistem bileşenlerinin dayanımı ve ısı yalıtımının bütünsel performansını ortaya koyarken, Bilimsel Araştırma ve Eğitim Merkezimizde ürünlerin uzun vadeli dayanıklılığı canlı testlerle gösteriliyor. Dalmaçyalı, referans projelerde de enerji tasarrufu ve termal konforu kanıtlıyor: Erzurum’da standart kalınlıkta uygulanan bir binada sakinler faturalarında ciddi düşüş ve evlerinde çok daha konforlu bir deneyim yaşarken, Marmaris’te yaz mevsiminde klima kullanımının yoğun olduğu bir binada yapılan uygulamayla elektrik tüketiminde gözle görülür bir azalma sağlanması, bunun en güzel örnekleri” dedi.</p>
<p><strong>“Binalarda enerji kaybına karşı kalıcı bir çözüm sunuyoruz”</strong></p>
<p>Güncellenen TS 825 – Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı ile birlikte, binaların enerji performansına yönelik yaklaşımın daha bütüncül bir yapıya kavuştuğunu hatırlatan Güner, artık yalnızca ısıtma değil, soğutma ihtiyacının da enerji verimliliği hesaplarının önemli bir parçası haline geldiğini belirterek, “Artan sıcaklıklar ve uzun yaz dönemleri, özellikle soğutma amaçlı enerji tüketimini ciddi biçimde artırıyor. Yeni standartlarla birlikte yalıtım kalınlıklarının ve performans beklentilerinin yükselmesi hem kışın hem yazın enerji kullanımını dengeleyen bir yapı oluşturuyor. Doğru ısı yalıtımı, binalarda enerjinin boşa harcanmasını önleyerek uzun vadeli ve kalıcı bir kazanç sağlıyor. Değişen standartlara ve artan performans beklentilerine uyumlu çözümler sunan Dalmaçyalı markamızla, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin tüm ana bileşenlerini birbiriyle tam uyumlu şekilde geliştiriyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bilinçlendirme çalışmalarıyla da ısı yalıtımında dönüşüme destek veriyor </strong></p>
<p>Bu dönüşümde, doğru yalıtım uzmanını seçmenin ve işi ehline teslim etmenin önemine inanan Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım Sistemleri, tüketicilerin bu konuda bilgi alması amacıyla web sitesi üzerinden Enerji Tasarrufu Analiz Raporu hizmetini ücretsiz olarak sunuyor. Tüketicilerin ısı yalıtımı ile elde edebileceği enerji tasarrufunu ve çevreye sağlayabilecekleri katkıyı binaya özel olarak gösteren bu hizmetin yanı sıra 81 ilde, uzman teknik ekibimizle talepte bulunan tüketicilerin binalarında keşif yaparak, en uygun ısı yalıtımı çözümlerini sunuyor. 35 binden fazla binada termal kamera çekimleri gerçekleştirerek ısı kayıplarını belirleyip her bina için özel raporlar hazırlıyor. VERİMDER iş birliğinde gerçekleştirilen Anadolu Buluşmaları kapsamında 35 ilde enerji verimliliği ve iklim bilincine yönelik etkinliklere imza atan Dalmaçyalı; İZODER ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen bölgesel eğitimlere de enerji verimliliği bilincini yaygınlaştırmak amacıyla destek vermeye devam ediyor.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bina-isitma-ve-sogutmasinda-faturalari-%60a-kadar-azaltmak-yalitimla-mumkun-604299">Bina Isıtma ve Soğutmasında Faturaları %60’a Kadar Azaltmak ‘Yalıtımla’ Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 08:05:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kalbin]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Hava]]></category>
		<category><![CDATA[vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603589</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor. 2022 yılı verilerine göre, dünya çapında 19 milyon 800 bin kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)  verilerine göre, ülkemizde de 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 36’sı, yani yaklaşık 176 bin kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, </strong>özellikle kış aylarında kalp  ve damar hastalıklarına bağlı risklerin belirgin şekilde arttığını vurgulayarak, “Vücudumuz soğuk havada ısısını koruyabilmek için kan damarlarını daraltır.   Büzüşen damarlar kan akışını zorlaştırarak kan basıncının yükselmesine neden olur. Bunun sonucunda kalp, vücuda kan pompalamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır. Kalp kası üzerinde oluşan bu ek yük, özellikle yüksek tansiyonu olan hastalarda kontrolsüz tansiyon yükselmelerine, kalp krizine ve inmeye yol açabilir. Ayrıca, soğuk havada kanın akışkanlığının azalması da yine kalp krizi ve inmeyle sonuçlanabilir. Yapılan çalışmalara göre, tüm bu etkenler nedeniyle, soğuk havada kalp krizi riski yaklaşık 3 kat artış göstermektedir” diyor. </p>
<p><strong>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,</strong> bu nedenle, özellikle yüksek tansiyon ve  kalp-damar hastalığı olan kişilerin kış aylarında çok daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtirken, kalp krizine karşı alınması gereken önlemleri anlattı; önemli uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Vücudunuzu sıcak tutun</strong></p>
<p>Kış aylarında vücudu sıcak tutmak, kalp sağlığını korumanın en önemli kuralını oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, kalbinizi korumak için soğuk havalarda tek bir kalın kıyafet yerine, kat kat giyinmeye özen göstermeniz gerektiğini ifade ederek, “Çünkü bu şekilde giyinmek, bir çeşit yalıtım görevi gören, fazladan bir hava tabakası oluşturur. Böylece vücut ısısının daha iyi korunmasını sağlar” diyor.  Ayrıca, başınız, elleriniz ve ayaklarınız soğuk havalarda hızla ısı kaybediyor. Dolayısıyla, şapka, eldiven ve atkı kullanarak bu bölgelerinizi korumanız çok önemli. Soğuk ve yağışlı havalarda yanınızda su geçirmez mont ve şemsiye bulundurmayı da alışkanlık edinmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Ani sıcaklık değişimlerinden kaçının</strong></p>
<p>Sıcak bir ortamdan soğuk dış ortama ani geçiş yapmak vücudunuzu şok edebiliyor. Dışarıya çıkmadan önce kat kat olacak şekilde kalın giyinmeniz, vücudun soğuk hava koşullarına adaptasyonunu kolaylaştırıyor.   Benzer şekilde, eve döndüğünüzde de vücut sıcaklığının yavaş yavaş normale dönmesi için kendinize zaman tanıyın. Daha hızlı ısınmak için sıcak su, elektrikli ısıtıcı, ısı lambası veya sıcak yastık gibi doğrudan ısı veren kaynaklar kullanmayın. Kıyafetleriniz ıslak ise kuru kıyafetler giyinip, sıcak ortama girmeniz yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Soğuk havada mümkünse dışarıya çıkmayın</strong></p>
<p>Hava ne kadar soğuk olursa, kalp vücudu sıcak tutmak için o kadar çok çalışmak zorunda kalıyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,  özellikle sabah erken ve akşam geç saatler olmak üzere, soğukların en yoğun hissedildiği zamanlarda dışarı çıkmaktan kaçınmanız gerektiğini belirterek, “Dışarı çıkmak zorundaysanız, işlerinizi kısa sürede tamamlayıp, sıcak bir ortama dönmeniz, kalp sağlığınız için çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Açık havada egzersiz yapmayın</strong></p>
<p>Düzenli egzersiz sağlığınız için önemli olsa da kış aylarında açık havada egzersiz yapmak risk oluşturabiliyor. Bunun yerine, evinizde yoga, esneme hareketleri veya sabit bisiklet gibi hafif aktiviteleri tercih etmenizde fayda var. Kapalı alanda yapacağınız egzersizler ile kalbinizin sert hava koşullarına maruz kalmasını önlemiş olursunuz. </p>
<p><strong>Ellerinizi sık sık yıkayın</strong></p>
<p>Ciddi soğuk algınlığı ve solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilen mikroplar kalbimize zarar verebiliyor. Mikroplardan korunmak için ellerinizi sık sık en az 20 saniye boyunca sabunlu suyla yıkayın,   kapalı ortamlarda mümkün olduğunca bulunmayın ve hasta kişilerle yakın temastan kaçının.</p>
<p><strong>Tansiyonunuzu düzenli ölçün</strong></p>
<p>Kış aylarında soğuk havalar tansiyonun beklenmedik şekilde yükselmesine neden olabiliyor. Dolayısıyla, evde tansiyon aleti bulundurun ve kan basıncınızı düzenli olarak ölçün. Değerlerde önemli değişiklikler fark ederseniz, gecikmeden kardiyoloğunuza başvurun. </p>
<p><strong>Aşılarınızı ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Grip ve zatürre enfeksiyonlarında vücutta artan iltihap (inflamasyon), damar duvarlarını olumsuz etkiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan, bu durumun kalp damarlarında plakların yırtılmasına ve kalp krizinin tetiklenmesine<strong> </strong>yol açabildiğini söyleyerek, “Bu nedenle, 65 yaşın üstündeyseniz veya diyabet gibi kronik bir hastalığınız varsa, grip ve pnömokok (zatürre ) aşısı için hekiminize mutlaka danışın” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Kardiyolojik kontrollerinizi yaptırın </strong></p>
<p>Düzenli kardiyolojik değerlendirmeler, kardiyovasküler hastalıkların erken tanısı ve takibinde kritik bir önem taşıyor. Doç. Dr. Emrah Erdoğan, hiçbir şikayetiniz olmasa bile belirli aralıklarla kardiyoloji uzmanına başvurmanızın yaşamsal önem taşıdığına vurgu yapıyor. </p>
<p><strong>Kalp dostu beslenin</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenmek, özellikle kış aylarında kalp sağlığının korunmasında önemli bir rol oynuyor. Öğünlerinize bol miktarda taze meyve, yeşil sebze ve tam tahıl ekleyin. Kolesterolü yükseltebilen kızarmış veya tuzlu atıştırmalıkların tüketimini ise azaltın. Sıcak bir kase sebze çorbası hem rahatlatıcı hem de besleyici olabilir.</p>
<p><strong>Susuz kalmayın</strong></p>
<p>Kış aylarında susama hissi azaldığı için su içmeyi ihmal edebiliyoruz. Ancak, vücudun susuz kalması yaz aylarında olduğu gibi kışın da kalbimizi zorlayabiliyor. Bu nedenle, gün boyunca 2-2.5 litre ılık su ve bitkisel içecekler tüketmeyi alışkanlık edinin. </p>
<p><strong>Kahve ve alkolü sınırlayın </strong></p>
<p>Kışın sıcak bir fincan kahve veya çay içmek keyif verse de aşırı kafein   kan basıncını yükseltebiliyor. Alkol de benzer bir etkiye neden olabiliyor. Dolayısıyla, susuzluğunuzu gidermek ve rahatlamak için sıcak bitki çayları veya yeni hazırlanmış taze çorba gibi sağlıklı alternatifleri tercih etmenizde fayda var. </p>
<p><strong>Derin nefes alın, hobi edinin!</strong></p>
<p>Kış ayları birçoğumuz için stresli bir dönem olabiliyor ve stres kalp sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle, rahatlamayı ve size keyif veren aktivitelere zaman ayırmayı alışkanlık edinin. Derin nefes egzersizleri, meditasyon ve hobi edinmek gibi yöntemler stresi daha iyi yönetmenize katkı sağlayabiliyor. </p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-kutu bilgisi&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</strong></p>
<p><strong>Soğuk hava kalp krizini tetikleyebiliyor! </strong></p>
<p>Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdoğan,<strong> </strong>soğuk hava koşullarının kalpte yol açabileceği sorunları şu şekilde sıralıyor: </p>
<ul>
<li><strong>Kalp krizini tetikleyebiliyor:</strong> Soğuk nedeniyle oluşan stresin kan basıncını, yani tansiyonu yükseltmesi, kalp krizini tetikleyebiliyor.</li>
<li><strong>İnme (felç) riskini artırıyor:</strong> Kış aylarında yükselen tansiyon ve pıhtılaşma eğilimi inme riskini artırıyor.</li>
<li><strong>Angina (göğüs ağrısı) gelişebiliyor:</strong> Atardamar tıkanıklığı olan hastalarda, soğuk havada yapılan fiziksel aktiviteler sırasında   göğüs ağrıları gelişebiliyor.</li>
<li><strong>Kalp yetmezliği kötüleşebiliyor:  </strong>Kalp kasları zayıflamış olan hastalarda soğuk hava, semptomların şiddetlenmesine neden olabiliyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kis-aylarinda-kalbin-yuku-artiyor-risk-buyuyor-603589">Kış aylarında kalbin yükü artıyor, risk büyüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/5-yas-alti-cocuk-olumlerinin-en-sik-nedeni-596571</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 09:51:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[ölümlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre Bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tamer]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-yas-alti-cocuk-olumlerinin-en-sik-nedeni-596571">5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor. Kapalı ortamlarda hızla yayılan virüsler, minik bedenlerin bağışıklık sistemini kolayca etkiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer</strong>, prematüre bebeklerin akciğer ve kalp gibi hayati organlarının gelişimleri tamamlanmadan dünyaya geldiklerini, bağışıklık sistemlerinin çok zayıf olduğunu, dolayısıyla ani ısı değişimleri ve virüsler gibi çevresel risklerden çok daha fazla etkilendiklerini belirterek “Kış mevsimi prematüre bebekler gibi aileleri için de çok daha yüksek risk oluşturmakta ve çok daha zor geçmektedir. Ailelerin günlük rutinlerinde bile çok daha fazla özen göstermeleri gerekmektedir” diyor. </p>
<p>5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeninin prematüre doğum olduğuna dikkat çeken Dr. Tamer, kış aylarında tehlikenin arttığına dikkat çekerek “Beslenmesinden giyimine, bulunduğu ortamın ısısı ve havalandırmasından sağlık kontrollerinin ve gerekli aşılarının zamanında yapılmasına, ziyaretçilerden sigara dumanına dek birçok konuda çok dikkatli olunmalıdır. Anne babalar sıkça “sigarayı sadece balkonda içiyorum, bebeğime hiç duman gelmiyor” deseler de, yapılan çalışmalar, dışarıda veya balkonda içmenin dumanın içeri sızmasını, giysi ve saç yoluyla kalıntı taşınmasını, hatta yüzeylerde biriken toksik kalıntıların bebeği olumsuz etkilemesini engellemediğini gösteriyor” diyor. </p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, kış aylarında prematüre bebekleri tehdit eden 5 etken ile sağlıklı bir kış mevsimi geçirilebilmesi için alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Kalabalık ortam</strong></p>
<p>Prematüre bebeklerin sağlığını tehdit eden kış etkenlerinin başında kalabalık ortam gelmektedir. Çünkü kalabalık ortam RSV, influenza, grip ve covid gibi önemli viral enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Bağışıklık sistemi hassas olan bebekler kalabalık ortamlarda bu tür enfeksiyonları çok daha kolay alırlar. Dolayısıyla bu bebekleri özellikle kış aylarında hasta kişilerin yanında, mümkünse kalabalık ortamlarda da bulundurmamak gerekir. Influenza ve RSV gibi enfeksiyonlarda da koruyucu aşı uygulamaları doktorunuzun kontrolüyle yapılabilir.</p>
<p><strong>Aşı ve doktor kontrollerinin aksatılması</strong></p>
<p>Dr. Reyhan Tamer “Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği aşılar, zatürre, menenjit, tetanoz, çocuk felci gibi aşılar prematüre bebeklerde hayat kurtarıcıdır. Doktor kontrollerinin düzenli yapılması, erken dönemli büyüme ve gelişme ile ilgili sıkıntıların erken dönemde saptanıp tedavi edilmesi açısından da önemlidir” diyor.</p>
<p><strong>Ortam ısısı</strong></p>
<p>Prematüre bebekler ısı kaybına karşı çok duyarlıdır çünkü yağ dokusu azdır, vücut ısısını koruyamazlar. Soğuk havalarda solunum problemleri tehdit eder, bağışıklık sistemi çok iyi çalışmaz ve vücut strese girer. Ama bebeklerin kalın giydirilmesi yerine, oda ısısını doğru ayarlamak çok daha önemlidir. Prematüre bebeklerde oda ısısı 22-24 derece idealken, çok düşük doğum ağırlıklı bebekler, 1500 gramın altındaki doğum ağırlıklı bebeklerde 24-26 derece olması gerekir. Nem oranının da yüzde 40-60 arasında olmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Beslenme bozuklukları</strong></p>
<p>Kış aylarında önemini daha da artıran bir faktör de beslenme bozuklukları, kilo almamadır. Bebeklerin hem tartı alması hem de boy uzama ve baş çevresinde sağlıklı büyümesi önemlidir. Özellikle anne sütüyle beslenme prematüre bebeklerde büyüme, gelişme açısından çok önemlidir. Ama anne sütünün olmadığı durumlarda prematüre bebekler için doktor önerisiyle özel mamaların kulllanılması büyük önem taşır. Çünkü düşük ağırlıklı prematüre bebeklerde enerji ihtiyacı daha fazladır. Kilo alma, büyüme çok daha önemlidir.</p>
<p><strong>Sigara dumanı</strong></p>
<p>Dr. Reyhan Tamer, özellikle de kış aylarında prematüre bebekleri bekleyen en önemli tehlikelerden birinin sigara dumanı olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Anne babalar bebeğin yanında sigara içmeyip balkonda içtiklerini belirtiyorlar. Ama yapılan çalışmalar; balkonda içmekle bebeğin yanında içmenin benzer zarar etkilerine sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla lütfen sigara dumanının olduğu ortamdan, hava kirliliğinin olduğu ortamdan çocuklarımızı, bebeklerimizi uzak tutalım. Zira bunlar bebeklerde büyüme ve gelişmenin yavaşlamasından, enfeksiyonların artmasına dek ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor. Prematüre bebeklerin kalp ve akciğer gibi hayati organları gelişmediği, bağışıklık sistemleri çok zayıf olduğu için onlar açısından hayati önem taşıyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-yas-alti-cocuk-olumlerinin-en-sik-nedeni-596571">5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung Split Isı Pompası ile yaz-kış bütçenizi koruyun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-split-isi-pompasi-ile-yaz-kis-butcenizi-koruyun-594690</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:15:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bütçenizi]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[koruyun]]></category>
		<category><![CDATA[pompası]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[split]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yaz-kış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin farklı iklim koşulları ve değişen ihtiyaçlar düşünüldüğünde ısı pompaları hem enerji verimli hem de uzun vadede ekonomik özellikleriyle öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-split-isi-pompasi-ile-yaz-kis-butcenizi-koruyun-594690">Samsung Split Isı Pompası ile yaz-kış bütçenizi koruyun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin farklı iklim koşulları ve değişen ihtiyaçlar düşünüldüğünde ısı pompaları hem enerji verimli hem de uzun vadede ekonomik özellikleriyle öne çıkıyor. Samsung’un yenilikçi teknolojileriyle tüm bu ihtiyaçları tek bir sistem ile karşılayan EHS Klima Dış Ünitesi hem havayı hem de suyu istenilen sıcaklıkta sağlayabiliyor. Havadan havaya sistem ile hızlı ısıtma ve soğutma işlemini gerçekleştirirken, havadan suya sistem ise radyatörlere, yerden ısıtma sistemine ve sıhhi tesisata sıcak su sağlıyor. Yüksek verimli TDM teknolojisi ile de dar alanlarda bile ideal bir çözüm olarak dikkat çekiyor<em><strong>.</strong></em></p>
<p><strong>Hepsi bir arada sistem</strong></p>
<p>Samsung’un yenilikçi Split Isı Pompası, tek bir dış ünite ile iki işlevi birden yerine getirmenizi sağlıyor. Akıllı kontrol, gerektiğinde havadan suya ve havadan havaya sistemleri arasında geçiş yapabiliyor. Yalnızca tek bir dış ünite kurulumu ile hem kurulum maliyetlerinden tasarruf sağlarken hem de alanı daha verimli bir şekilde kullanmak mümkün oluyor.</p>
<p><strong>Yüksek enerji verimliliği </strong></p>
<p>A+++ enerji verimliliği ile çalışan Samsung Split Isı Pompası, düşük sıcaklıklarda bile iyi performans sağlıyor. 55°C’ye kadar yüksek sıcaklıkta çıkış suyu sayesinde ısı yayım özellikli verimli ısıtma ve sıhhi tesisat suyu elde edilebiliyor. Samsung Split Isı Pompası sessiz çalışmasıyla da fark yaratıyor. 4-Adım seçeneğiyle ses seviyesi istenilen düzeye kadar kademeli olarak ayarlanabiliyor.</p>
<p>Samsung EHS TDM Dış Klima Ünitesi ile ilgili detaylı bilgiye Samsung TR Kurumsal adresinden ulaşılabilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-split-isi-pompasi-ile-yaz-kis-butcenizi-koruyun-594690">Samsung Split Isı Pompası ile yaz-kış bütçenizi koruyun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den CLIMAXX Projesine çalıştay</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-climaxx-projesine-calistay-593563</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 07:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[climaxx]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[projesine]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Sunum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Avrupa Birliği’nin desteklediği CLIMAAX Projesi kapsamında ‘İklim Değişikliğinde Bilimden Eyleme: Antalya'nın Aşırı Sıcaklardan Etkilenebilirliği Çalıştayı’ düzenlendi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-climaxx-projesine-calistay-593563">Büyükşehir&#8217;den CLIMAXX Projesine çalıştay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Avrupa Birliği’nin desteklediği CLIMAAX Projesi kapsamında ‘İklim Değişikliğinde Bilimden Eyleme: Antalya&#8217;nın Aşırı Sıcaklardan Etkilenebilirliği Çalıştayı’ düzenlendi. </p>
<p>Avrupa Birliği’nin desteklediği CLIMAXX çağrısı kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü Antalya’da Kentsel Isı Adası (UHI) Etkisini Azaltma Stratejileri: <br />Gelişmiş İklim Dayanıklılığı için Yüksek Çözünürlüklü Yerel Verilerin Entegrasyonu<br />MUHIR Projesine ilişkin olarak ‘İklim Değişikliğinde Bilimden Eyleme: Antalya&#8217;nın Aşırı Sıcaklardan Etkilenebilirliği Çalıştayı’ düzenlendi. Ramada Plaza Otel’de gerçekleştirilen çalıştaya kamu kurum ve kuruluş ile STK temsilcileri ve uzmanlar katıldı. Çalıştay kapsamında sunumlar, yuvarlak masa çalışması ve değerlendirmeler gerçekleştirildi. <br />CLIMAXX ANTALYA’YA DEĞER KATACAK <br />Çalıştayın açılış konuşmasını yapan ve  ‘Nötr Karbon Hedefinde Antalya’ başlıklı sunum gerçekleştiren Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Antalya’nın iklime dirençli olması konusunda önemli bir adım daha attıklarına dikkat çekerek, “Şehrimiz Avrupa Birliği destekli CLIMAXX İklim Risk Değerlendirme Projesine dahil olarak aşırı sıcaklıklar, sıcak hava dalgaları ve kentsel ısı adası etkisi gibi riskleri daha bütüncül ve bilim temelli ele alma fırsatı elde etmiştir. CLIMAXX, Avrupa’nın farklı şehirlerinin aynı metodolojik çerçevede iklim risklerini değerlendirmesini sağlayan güçlü bir programdır. Antalya’nın CLIMAXX platformunda yer alması kentimiz için iklim uyum çalışmalarına değer katmakta hem de uluslararası ölçekte görünürlüğünü arttırmaktadır” diye konuştu. <br />ÇEVRE VE DOĞA DOSTU BÜYÜKŞEHİR PROJELERİ <br />Atasoy, çalıştayda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği çevre ve doğa dostu çalışmalarından da bahsetti. Atasoy, “Antalya’da iklim değişikliğinin etkilerini hepimiz yaşıyor görüyoruz. İstilacı türlerin artması, orman yangınları, kuraklık tehdidi, karada ve denizde biyolojik çeşitlilik kaybı gibi etkiler. Şehir merkezleri insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %70’e kadarını üretmektedir. Aslında metropol kentler sera gazı emisyonunun en yüksek üretildiği alanlardır. 2022 yılında belirlediğimiz İklim Eylem Planımız kapsamında, 2030 yılına kadar %40 oranında sera gazı emisyon azaltımı ve 2050 yılında da nötr karbon hedefimizi deklare ettik. Çalışmalara başlarken Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kurumsal yapımızı ele aldık. İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü ile Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüklerini kurduk. Mavi Bayrak birimimizi oluşturduk, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığını Türkiye’de kuran ilk belediye olduk. Kentimizin önemli çevre sorunlarını ele aldığımız meclis kararıyla belirlenen kurum ve kuruluş temsilcilerinden oluşan bir Çevre Kurulu oluşturduk. Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binamızı nötr karbona ulaştırarak iklim dostu kuruluş belgesini ilk alan kamu kurumu olduk. Binamızın çatısına depolamalı GES kuran, atık ısıdan enerjiden üreten ilk belediyeyiz. Elektronik gemi denetim sistemini Türkiye’de ilk uygulayan belediye olduk.  Türkiye’nin yine ilk kurakçıl peyzaj uygulamasını başlatan belediyesi olduk. Zirai ambalaj atıklarıyla mücadelede Çevre Dostu Çiftçi Kartı Projemizi 9 ilçemizde uygulama başlattık. GES ile 12.89 megavat kurulu güçte Güneş Enerji Santrallerimiz var. 19’uncu tesisi de kuruyoruz. Tüm bunların sonucunda 2019’dan bu yana Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 26 çevre ödülüne layık görüldük” diye konuştu. <br />2024 YILINDA 1,5°C KÜRESEL ISINMA EŞİĞİ AŞILDI <br />Çalıştayın konuşmacılarından Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş de  “İklim Değişikliği Ekstremler Kentsel Isı Ada Etkisi” konulu bir sunum yaptı. Türkeş şöyle konuştu, “Karbondioksit sanayi devrimi sonrasında, özellikle 20. Yüzyılın ikinci yarısıyla birlikte insan kaynaklı iklim değişikliğine katkıda bulunan başlıca sera gazıdır. Küresel ortalama yıllık sıcaklıklar artık her yıl rekor kırıyor. 2023&#8217;te 1,5 santigrat derece küresel ısınma eşiğine yaklaşıldı, 2024 ise hem küresel ortalama aletli yüzey hava sıcaklıkları açısından en sıcak yıl hem de 1,5 santigrat derece küresel ısınma eşiğinin ilk kez aşıldığı yıl olarak tarihe geçti. Bunlar önemli iklim değişikliği sinyalleri. 2025 yılı ise 2. ya da 3. en sıcak yıl olabilir. Sıcaklıklar ve buharlaşmanın artmasıyla giderek ısınan bir dünyada kuraklıklar yaşanırken yağışların da kuvvetli sağanak, fırtınalar ve hortumlar olmasını arttırıyor. Antalya’da da son 5 yıl normallerin altında yağış alıyor. Sıcak hava dalgaları, orman yangınları toz fırtınaları bu coğrafyayı çok etkiliyor. Antalya, tropikal gerçek Akdeniz ikliminin yaşandığı bir kent” diye konuştu. <br />SUNUMLAR VE YUVARLAK MASA ÇALIŞMASI <br />Çalıştayda Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü Uzaktan Algılama Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nusret Demir ‘Afet ve İklim Değişikliği ile Mücadelede Uydu Teknolojileri’, Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı Uzman Araştırmacı ve CLIMAXX Ekip Lideri Dr. Fulya Kandemir ‘Yerelde Sıcak Hava Dalgası ve Kentsel Isı Adasının Mekansal ve Klimatolojik Değerlendirmesi : CLIMAXX Çerçevesinde Antalya’, Akdeniz Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Doktora Öğrencisi Esra Aksoy ‘Sıcak Hava Dalgalarına Karşı Kentlerin Yol Haritası’ isimli sunumlar gerçekleştirdi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-climaxx-projesine-calistay-593563">Büyükşehir&#8217;den CLIMAXX Projesine çalıştay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung, B2B iklimlendirme çözümleriyle HVAC kapsamını genişletiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-b2b-iklimlendirme-cozumleriyle-hvac-kapsamini-genisletiyor-590025</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 13:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[b2b]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[çözümleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[genişletiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hvac]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[iklimlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[Isı Pompası]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamını]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[smartthings]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics, konutlar ile kamu ve ticari tesislere yönelik, split ve ısı pompalarının da dahil olduğu HVAC çözümlerini hızla çeşitlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-b2b-iklimlendirme-cozumleriyle-hvac-kapsamini-genisletiyor-590025">Samsung, B2B iklimlendirme çözümleriyle HVAC kapsamını genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Samsung Electronics, konutlar ile kamu ve ticari tesislere yönelik, split ve ısı pompalarının da dahil olduğu HVAC çözümlerini hızla çeşitlendiriyor.</strong></em></p>
<p>Enerji düzenlemeleri, iklim değişikliği, kentleşme ve nüfus artışı nedeniyle termal verimlilik yönetimine yönelik küresel ilgi artarken, ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) sistemlerine olan talep de hızla büyüyor. Konutlar ile kamu ve ticari tesislere yönelik, split ve ısı pompaların da dahil olduğu HVAC çözümlerini genişleten Samsung Electronics, HVAC iş kolunu büyütürken rekabet gücünü de artırıyor.</p>
<p><strong>Yenilikçi Isı Pompası teknolojisi &#8211; Monoblok</strong></p>
<p>Samsung’un, geleneksel kazanların yerini alması hedefiyle geliştirdiği Monoblok ısı pompası, yenilikçi teknolojisiyle ısınma ve sıcak su ihtiyaçlarını aynı anda karşılayarak yüksek enerji verimliliği ve konfor sunan bir alternatif olarak öne çıkıyor. Evdeki ısıtma sisteminin etkin enerji verimliliği sunabilmesi, kış aylarında faturalara etki eden önemli bir nitelik olarak öne çıkıyor. &#8220;SCOP A+++&#8221; sınıfı yüksek enerji verimliliği derecelendirmesine sahip Monoblok Isı Pompası, kullanıcıların ısınma maliyetlerini düşürmeye yardımcı oluyor.</p>
<p>İklim krizinin etkisini artırdığı son dönemde çevre dostu iklimlendirme alternatifleri tüketicilerin tercihi olabiliyor. Samsung Monoblok Isı Pompası, iklimlendirmede R32 soğutucu gaz kullanıyor. R410A soğutucu gazlara kıyasla daha düşük Küresel Isınma Potansiyeline (GWP) sahip olan R32 soğutucu gaz, gereken soğutucu miktarını azaltarak CO2 emisyonlarını düşürüyor. İç mekanlar için ise Samsung, WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Tek Yön Kaset tipi klima ürününü sunuyor. Kullanıcılar, tek tuşa basarak güçlü ısıtma ve soğutma modları arasında sorunsuz bir şekilde geçiş yapabiliyor veya WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Rüzgârsız Serinlik modunu etkinleştirerek rahatsız edici rüzgâr hissine maruz kalmadan konforlu bir şekilde serinliyebiliyorlar ve konutlarında optimum iklimlendirme kontrolünü sağlayabiliyor. Üstelik Tek Yön Kaset tipi klima13.5 cm yüksekliği ile dar alanlarda alternatif bir çözüm oluyor.</p>
<p><strong>IoT bağlantılı B2B çözümleri</strong></p>
<p>Samsung, akıllı ev ve kurumsal ortamlarda süreç otomasyonuna, uzaktan yönetime ve insansız operasyonlara yönelik artan talebi karşılamak için Nesnelerin İnterneti (IoT) çözümlerini çeşitlendiriyor. 2024 yılında Samsung, kurumsal ortamlara yönelik entegre bir platform çözümü olarak SmartThings Pro&#8217;yu piyasaya sürdü. SmartThings Pro, ev içi enerji yönetimi ve akıllı apartman hizmetleri gibi konut uygulamalarının yanında, şimdi, yeni özellikler de sunuyor. Bunların arasında, uzaktan bakım, enerji tasarrufu yönetimi, kişiselleştirilmiş oda deneyimleri ve kamu binaları ile küçük ve orta ölçekli ticari tesisler için bina otomasyonu yer alıyor. Ayrıca Samsung, IoT teknolojisini kullanan ve binalara entegre yönetim çözümü olan b.IoT’yi de istikrarlı bir şekilde geliştiriyor. HVAC, aydınlatma, güç sistemleri ve diğerlerini tek bir platformda birleştiren b.IoT, daha gelişmiş bir bina yönetimi sunuyor. </p>
<p><strong>B2B pazarı yeni nesil teknolojilerle büyüyor</strong></p>
<p>Samsung, yeni ısıtma ve soğutma teknolojilerini  Türkiye pazarında daha hızlı yaygınlaştırmayı hedefliyor. Ev Tipi Isı Pompası’nın yenilikçi teknolojisi ile ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyaçlarını bir arada karşılayarak enerji verimliliği ve konfor sunuyor. Özellikle doğalgaz olmayan bölgelerde evleri ve orta büyüklükteki binaları ısıtan – soğutan ısı pompası çözümleri kullanılıyor. Ayrıca Samsung, SmartThings Pro ile klimaları ve SmartThings&#8217;e bağlı cihazları uzaktan analiz etmeyi hedefliyor. Bu adım; enerji tasarrufu, optimize edilmiş iklimlendirme kontrolü ve bakım desteği için hassas ve özelleştirilmiş hizmetler sunuyor.</p>
<p>Samsung Electronics Isıtma ve soğutma teknolojileri ve gelişmiş SmartThings Pro bağlantı deneyimi ile Türkiye’nin HVAC pazarında büyümesini hızlandırmayı hedefliyor, inovatif ve özelleştirilmiş çözümlerle tüketicilere çok kolay ve konforlu bir yaşam tarzı sunuyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-b2b-iklimlendirme-cozumleriyle-hvac-kapsamini-genisletiyor-590025">Samsung, B2B iklimlendirme çözümleriyle HVAC kapsamını genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından kışa girmeden enerji tasarrufu uyarısı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-kisa-girmeden-enerji-tasarrufu-uyarisi-588330</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 17:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aza]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[Bulak]]></category>
		<category><![CDATA[çatı]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[girmeden]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kapı]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[pencere]]></category>
		<category><![CDATA[tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Vekili, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, 31 Ekim Dünya Tasarruf Günü dolayısıyla enerji verimliliğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-kisa-girmeden-enerji-tasarrufu-uyarisi-588330">Uzmanından kışa girmeden enerji tasarrufu uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Vekili, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, 31 Ekim Dünya Tasarruf Günü dolayısıyla enerji verimliliğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>En çok ısı kaybı dış duvar, pencere ve çatıdan oluyor</strong></p>
<p>Türkiye’de konutlarda ısı kaybının en çok dış duvarlar, pencereler ve çatı bölümlerinde yaşandığını belirten Doç. Dr. Bulak, “Yalıtım bulunmayan duvarlar, tek camlı pencereler ve yetersiz çatı yalıtımı enerji verimliliğini önemli ölçüde azaltıyor. Ayrıca hava sızıntıları ve zemin yalıtımındaki eksiklikler, toplam ısı kaybını artırarak ısınma giderlerini yükseltiyor” dedi.</p>
<p><strong>Basit önlemlerle büyük tasarruf mümkün</strong></p>
<p>Kış aylarında enerji tasarrufu sağlamak için alınabilecek en etkili önlemleri sıralayan Doç. Dr. Bulak, “Binalarda etkili bir ısı yalıtımı uygulanmalı; dış cephe, çatı ve pencere gibi alanlarda ısı kaybı en aza indirilmelidir. Pencere ve kapıların sızdırmazlığını artırmak, termostatik vana ve oda termostatı kullanmak, ısıtma sisteminin verimliliğini yükseltir. Gündüz güneşten yararlanmak, akşamları perdeleri kapatarak sıcak havayı içeride tutmak, düzenli kombi bakımı yapmak ve radyatörleri temiz tutmak ve enerji tasarruflu cihazların tercih edilmesi ısınma maliyetlerini düşürür.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Pencereler enerji verimliliğinde kritik nokta</strong></p>
<p>Pencere ve kapı sistemlerinin toplam ısı kaybının yaklaşık yüzde 20–25’ini oluşturduğunu hatırlatan Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, “Çift camlı, argon gazı dolgulu camlar ve ısı yalıtımlı doğramalar ısı kaybını önemli ölçüde azaltır. Gevşek menteşeler veya hatalı montajlar hava akımı oluşturarak tasarrufu engeller. Özellikle apartman girişleri ve balkon kapılarında çift kapı sistemi, sıcak havanın dışarı kaçmasını önleyerek konforu artırır. Dış kapılarda ise yalıtımlı çelik veya kompozit kapılar tercih edilmeli; alt eşikte rüzgarlık fitilleri kullanılmalıdır. Özellikle apartman girişleri veya balkon kapılarında çift kapı kullanmak, sıcak havanın dışarı kaçmasını önler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akıllı termostatlar enerji tasarrufu sağlıyor</strong></p>
<p>Teknolojik çözümlerin enerji verimliliğine önemli katkı sağladığını vurgulayan Doç. Dr. Bulak, şöyle devam etti:</p>
<p>“Akıllı termostatlar ve otomasyon sistemleri sayesinde yaklaşık yüzde 8 ila yüzde 20 arasında enerji tasarrufu sağlanması makul bir beklenti olarak değerlendirilebilir. Uygun koşulların sağlandığı, yani ısıtma sisteminin verimli çalıştığı, kullanıcı alışkanlıklarının bilinçli olduğu ve bina yalıtımının iyi durumda bulunduğu durumlarda bu oran yüzde 20-30 seviyelerine kadar yükselebilir. Bununla birlikte, yalnızca termostatın değiştirilmesi tek başına yüksek verimlilik artışı sağlamaz. Sistemin bütünleşik çalışması, kullanıcı davranışları ve binanın fiziksel özellikleri tasarrufun boyutunu belirleyen temel unsurlardır.”</p>
<p><strong>Yeni binalarda uygulanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” yeterli mi?</strong></p>
<p>“Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin (BEPY)”, Türkiye’deki yeni ve mevcut binalarda enerji verimliliğini artırmayı hedefleyen önemli bir düzenleme olduğuna işaret eden Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, “Bu yönetmelik kapsamında yeni binaların en az C enerji sınıfı standardını karşılaması ve Enerji Kimlik Belgesi (EKB) alması zorunlu hale getirilmiştir. Ayrıca, duvar, çatı ve pencere gibi yapı elemanlarının ısı geçirgenlik katsayıları ile ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerinin performansına ilişkin teknik kriterler belirlenmiştir. Ancak, bu teknik düzenlemelere rağmen, kullanıcıların enerji tasarrufu konusunda bilinç ve alışkanlık kazanmamaları durumunda yönetmeliğin hedeflenen düzeyde enerji verimliliği sağlaması mümkün görünmemektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yalıtımda uzun ömürlü sistemler oluşturulmalı</strong></p>
<p>İzolasyon malzemesi seçilirken, suya ve neme karşı dirençli, yangına dayanıklı ve yüksek ses yalıtım kapasitesine sahip ürünlerin tercih edilmesi gerektiğine işaret eden Doç. Dr. Muhammet Enis Bulak, “Uygulama alanına uygun malzeme türü ve kalınlık belirlenerek, uzun ömürlü ve minimum bakım gerektiren sistemler oluşturulmalıdır. Ekonomik açıdan verimli olmasının yanı sıra, çevre dostu ve geri dönüştürülebilir malzemelerin seçimi sürdürülebilirlik açısından önemlidir. Bu sayede enerji tasarrufu sağlanırken yapıların çevresel etkisi azaltılır. Dış cephe ve çatılarda düşük geçirgenlik, iç mekânlarda ise nefes alabilir malzemeler (örneğin taş yünü) tercih edilmelidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yüzde 50’ye varan enerji tasarrufu mümkün</strong></p>
<p>Isı yalıtımı yapılan binalarda enerji maliyetlerinde ortalama yüzde 30 ila yüzde 50 arasında azalma sağlandığına da vurgu yapan Doç. Dr. Bulak, “Dış cephe yalıtımı ısı kayıplarını yaklaşık yüzde 40 oranında, çatı yalıtımı ise ek yüzde 20’ye kadar azaltabilir. Pencere ve doğrama yalıtımıyla birlikte toplamda yüzde 50’ye varan enerji tasarrufu mümkündür. Bu iyileştirmeler sadece faturaları düşürmekle kalmaz, aynı zamanda karbon salımını yüzde 30–40 oranında azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlar. Dolayısıyla iyi planlanmış bir yalıtım sistemi, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan önemli bir kazanç sağlar.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanindan-kisa-girmeden-enerji-tasarrufu-uyarisi-588330">Uzmanından kışa girmeden enerji tasarrufu uyarısı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tırnak bakımı sadece estetik değil, sağlık işi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tirnak-bakimi-sadece-estetik-degil-saglik-isi-588242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 13:27:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Podolog]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak]]></category>
		<category><![CDATA[Tırnak Bakımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Programı Öğr. Gör. Muharrem Tosun, el ve ayak tırnak bakımı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tirnak-bakimi-sadece-estetik-degil-saglik-isi-588242">Tırnak bakımı sadece estetik değil, sağlık işi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Programı Öğr. Gör. Muharrem Tosun, el ve ayak tırnak bakımı konusunu değerlendirdi.</p>
<h3><strong>“Sertifikasız çalışanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla”</strong></h3>
<p>Mahalle arası yerlerde çalışan tırnak bakım uzmanlarının eğitim düzeyi ve sertifika durumlarının farklılık gösterebildiğini ifade eden Öğr. Gör. Muharrem Tosun, “Bazı kişiler güzellik kurslarına katılarak temel eğitimler alsa da birçoğu bu işi tamamen tecrübe yoluyla öğrenmiştir. Sertifikasız çalışanların sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Bu durum, özellikle hijyen ve sağlık açısından risk oluşturabilir çünkü profesyonel eğitim almayan kişilerin enfeksiyon, mantar ve siğil gibi bulaşıcı hastalıklar veya cilt rahatsızlıkları gibi konularda yeterli bilgisi olmayabilir.” dedi.</p>
<h3><strong>“Bu eğitimler tıbbi bilgi içermiyor”</strong></h3>
<p>Tırnak bakım hizmeti veren kişilerin genellikle kısa süreli kurslarla yetkinlik kazandıklarını belirten Öğr. Gör. Muharrem Tosun, “Genellikle kısa süreli güzellik ve bakım kurslarına katılarak manikür-pedikür, el-ayak bakımı ve protez tırnak gibi konularda temel eğitim alırlar. Bu kurslar sonunda bazıları sertifika da elde eder. Ancak bu eğitimler tıbbi bilgi içermez; dolayısıyla sağlıkla ilgili sorunlara müdahale yetkileri yoktur. Yetkinlikleri daha çok estetik ve kozmetik bakım alanıyla sınırlıdır.” diye konuştu.</p>
<h3><strong>“Steril ekipman ve eldiven kullanımı hayati önem taşıyor”</strong></h3>
<p>Hijyen kurallarına uyulmadığında ciddi enfeksiyon riskleri doğabileceğine dikkat çeken Podolog Muharrem Tosun, “Bu kişiler mutlaka her müşteri için steril edilmiş veya tek kullanımlık malzemeler tercih etmelidir. Eldiven kullanımı, ellerin ve çalışma alanının temizliği çok önemlidir. Tırnak mantarı, siğil, enfeksiyon gibi bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için hijyen kurallarına titizlikle uymaları gerekir. Ayrıca herhangi bir sağlık problemi belirtisi gördüklerinde işlem yapmaktan kaçınıp, kişiyi bir uzmana yönlendirmeleri gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<h3><strong>“Podologlar, ayak sağlığında uzman kişilerdir”</strong></h3>
<p>Podologların yalnızca estetik değil, tıbbi bakıma da odaklandığını belirten Tosun, “Podologlar, özellikle ayak sağlığı alanında uzmanlaşmış kişilerdir. Tırnak batıkları, nasırlar, tırnak mantarı ve deforme tırnak gibi problemlerle ilgilenirler. Ayrıca medikal ayak bakımı yapabilirler. Estetik kaygıdan çok, sağlığı ön planda tutarak, kişiye özel tıbbi bakım uygularlar. Podologlar, sadece tırnak bakımı değil; diyabetik ayak bakımı, sporcu ayak bakımı ve hamilelerde ayak bakımı gibi özel sağlık alanlarında da destek sunarlar.” dedi.</p>
<h3><strong>“Tırnak bakımı, sağlık sorunlarını erken tespit etmede önemli rol oynar”</strong></h3>
<p>Podologların tırnak yapısındaki değişimleri dikkatle incelediğini ifade eden Muharrem Tosun, “Podologlar, bakım esnasında tırnakların rengi, yapısı, kalınlığı ve şekli gibi detaylara dikkat ederek sağlıkla ilgili olası sorunları tespit ederler. Örneğin tırnak mantarı, dolaşım bozuklukları ya da diyabetik komplikasyonlar gibi durumları erken fark edebilirler. Ayrıca bu tarz konularda multidisipliner çalışarak uzman hekimlerle iş birliği yaparlar. Böylelikle probleme zamanında müdahale ederek, ciddi sağlık problemlerinin önüne geçerler. Tedavi sürecinde bilimsel yöntemleri takip edip medikal aletler kullanarak ağrısız ve hijyenik çözümler sunarlar.” şeklinde konuştu.</p>
<h3><strong>“Düzenli tırnak bakımı yaşam kalitesini artırır”</strong></h3>
<p>Tırnak bakımının yalnızca görünüm değil, yaşam kalitesi açısından da önem taşıdığını söyleyen Öğr. Gör. Muharrem Tosun, şöyle devam etti:</p>
<p>“Düzenli tırnak bakımı sadece estetik değil sağlık açısından da önemlidir. Bakım ile tırnakta oluşabilecek mantar, kalınlaşma ve tırnak batması gibi istenmeyen durumların önüne geçilebilmektedir.  Ayrıca bazı hastalıkların belirtileri de tırnaklarda renk ve şekil bozukluğuyla kendisini gösterebilmektedir.   Özellikle yaşlı bireyler ve diyabet hastalarında tırnaklarda kalınlaşma görülmekte olup bu kişiler ev şartlarında kendi tırnaklarını kesmekte zorlanmaktadır bu da kişinin sosyal hayatını olumsuz etkilemektedir. Bu kişilerde yapılacak tırnak bakımıyla yaşam kaliteleri arttırılabilir ayakta oluşabilecek enfeksiyon riskinin önüne geçilebilir.</p>
<p>Podologlar, işlem sırasında bir sağlık problemi fark ettiklerinde öncelikle görev ve sorumlukları dahilinde işlem yapabilmektedirler. Sorumluluklarını aşan durumlarda ise aldıkları eğitim sonucu ilgili kişiyi hangi alandaki bir uzmana yönlendireceğini bilmektedirler Böylelikle sağlık problemine zamanında ve doğru yaklaşımla müdahale edilecek olduğundan bütüncül bir sağlık yaklaşımı da sunmuş olurlar.”</p>
<h3><strong>“Sterilizasyon cihazı kullanımı şart”</strong></h3>
<p>Tırnak bakımında en önemli riskin enfeksiyon bulaşması olduğunu hatırlatan Öğr. Gör. Muharrem Tosun, “Yapılan araştırmalar göstermiştir ki tırnaklarda işlem sırasında görülebilen en önemli risk enfeksiyon bulaşma riskidir. Bu sebeple kullanılacak tüm ekipmanların otoklov gibi sterilizasyon cihazlarında steril edilmesi gerekmektedir. Kişilerin bu konuya özellikle dikkat etmesini rica ediyorum.” diye sözlerine son verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tirnak-bakimi-sadece-estetik-degil-saglik-isi-588242">Tırnak bakımı sadece estetik değil, sağlık işi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan Sonbahar İçin 7 Saç Bakım Kuralı: Yaz yıpranmasını onarın, kış kuruluğuna hazırlanın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-sonbahar-icin-7-sac-bakim-kurali-yaz-yipranmasini-onarin-kis-kuruluguna-hazirlanin-583880</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 07:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Derisi]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583880</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsim geçişleri saç ve saç derisi için kritik dönemlerdir. Yazın UV maruziyeti, tuzlu/klorlu su ve sık şekillendirme alışkanlıkları deriyi hassaslaştırırken; sonbaharda düşen nem ve sıcaklık farkları kuruluk, matlık ve dökülme algısını artırabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-sonbahar-icin-7-sac-bakim-kurali-yaz-yipranmasini-onarin-kis-kuruluguna-hazirlanin-583880">Uzmanlardan Sonbahar İçin 7 Saç Bakım Kuralı: Yaz yıpranmasını onarın, kış kuruluğuna hazırlanın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim geçişleri saç ve saç derisi için kritik dönemlerdir. Yazın UV maruziyeti, tuzlu/klorlu su ve sık şekillendirme alışkanlıkları deriyi hassaslaştırırken; sonbaharda düşen nem ve sıcaklık farkları kuruluk, matlık ve dökülme algısını artırabilir. İstanbul’da üç şubesiyle hizmet veren <strong>Cut Labs</strong>’in eğitimli uzmanları, salon içi gözlemler ve uygulamalı eğitimlerinden süzdükleri pratik bir rehberle sonbahara özel <strong>7 temel bakım kuralını</strong> paylaştı. Cut Labs kurucu ortağı <strong>Sinan Ergün</strong>, “Sonbaharda amaç, yazdan kalan kalıntı ve yıpranmayı nazikçe temizlemek ve kışa güçlü bir bariyerle girmek. Doğru ısı, doğru ürün ve düzenli aralıklar kilit üçlü.” dedi.</p>
<p><b>1) Ilıman Su, Kısa Duş</b></p>
<p>Sıcak su saç teli ve saç derisinin doğal lipid bariyerini hızla çözer; kalıcı matlık ve hassasiyete zemin hazırlar. <strong>36–38 °C</strong> aralığında, kısa süren duşlar idealdir. Şampuanı saç derisine, bakımı ise uzunluk ve uçlara odaklayın; böylece köklerde ağırlık yapmadan nem dengesini korursunuz.</p>
<p><b>2) Haftalık Arındırma (Detox)</b></p>
<p>Sonbaharın ilk haftalarında haftada <strong>1 kez</strong> arındırıcı bir şampuan, yazdan kalan tuz/klor ve ürün kalıntılarını uzaklaştırır. Arındırma işlemini <strong>nazik masajla</strong> yapın; fazla güç, deride mikrotahrişe yol açabilir. Arındırma gününde, uzunluk ve uçlara hafif bir bakım kremi uygulamak, sertleşmeyi ve dolaşmayı önler.</p>
<p><b>3) Saç Derisini Besleyin (Tonik/Serum + Masaj)</b></p>
<p>Dengeleyici tonik/serumlar, sebum düzenine ve <strong>mikro dolaşımın</strong> desteklenmesine yardımcı olur. Uygulama sonrası <strong>2–3 dakikalık parmak ucu masajı</strong>, ürün etkinliğini artırır ve gerginlik hissini azaltır. Çok yağlı derilerde, ağır içerikleri köklere değil yalnızca uzunluklara sürerek ağırlık yapmaktan kaçının.</p>
<p><b>4) Isı Kontrollü Şekillendirme</b></p>
<p>Fön ve şekillendirici cihazları <strong>orta ısı–orta hız</strong> ayarında, saçtan <strong>15–20 cm</strong> uzakta kullanın; yüksek ısı matlığı ve kırılmayı tetikler. Isıdan önce <strong>ısı koruyucu</strong> ürünler teli kalkan gibi sarar. Havluyla sert ovmak yerine nazikçe <strong>tamponlama</strong> yapın; sürtünme kabarmayı artırır.</p>
<p><b>5) “Doğal Mat” Bitiş: Ürünü Saça Göre Seçin</b></p>
<p>Kalın telli ve yoğun saçlarda su bazlı <strong>mat pomade/cream</strong>, ince tellide ise hafif <strong>paste/clay</strong> daha kontrollü bir görünüm sağlar. Avuç içinde <strong>bezelye tanesi</strong> kadar ürün yeter; fazla miktar deriyi hızla yağlı gösterir. Ürünü <strong>ense–tepe–ön</strong> sırasıyla yaymak, homojen bir dağılım sağlar ve gün boyu düzeltmeyi kolaylaştırır.</p>
<p><b>6) Haftalık Uç Bakımı (2–3 Kez)</b></p>
<p>Yazdan kalan yıpranma uçlarda toplanır; haftada <strong>2–3 kez</strong> birkaç damla hafif yağ veya bakım kremi uçlardaki sürtünmeyi azaltır. Tarama için <strong>geniş dişli tarak</strong> kullanın; özellikle dalgalı/uzun saçlarda kırılmalar belirgin biçimde azalır. Akşam rutininizde <strong>yastık kılıfı sürtünmesini</strong> azaltmak (saten/düşük sürtünmeli kılıf) formu korumaya yardım eder.</p>
<p><b>7) Kesim Aralığını Kişiselleştirin</b></p>
<p>Genel öneri <strong>4–5 hafta</strong> olsa da, <strong>fade</strong> ve kısa formlarda 2–3 haftalık dokunuşlar silueti taze tutar. Uçlardan düzenli mini düzeltmeler, kırıkların yukarı ilerlemesini engeller ve saçın daha dolgun görünmesini sağlar. Mevsimsel dökülme algısı artıyorsa, aşırı sıkı aksesuar/şapka kullanımını azaltın; saç derisinin nefes alması stili de performansı da iyileştirir.</p>
<p>Uzmanlara göre sonbaharın <strong>ilk 4 haftası “onarım dönemi”</strong>, ikinci ay ise <strong>“denge ve koruma”</strong> evresi. Rutini haftalık küçük ayarlamalarla (ısı, ürün dozu, arındırma sıklığı) kişiselleştirmek sonuçları belirginleştirir. Kaşıntı, kızarıklık, kepek artışı veya ani dökülme gibi belirtiler görülürse, kuaförünüzün yönlendirmesiyle dermatoloji desteği almak gecikmeyi önler. Bu dönemde <strong>az ama düzenli bakım</strong>; saçın doğal dokusunu ve parlaklığını geri getirmenin en güvenli yoludur.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-sonbahar-icin-7-sac-bakim-kurali-yaz-yipranmasini-onarin-kis-kuruluguna-hazirlanin-583880">Uzmanlardan Sonbahar İçin 7 Saç Bakım Kuralı: Yaz yıpranmasını onarın, kış kuruluğuna hazırlanın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Isı çarpmasına karşı &#8216;önce soğutun, sonra taşıyın&#8217;!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isi-carpmasina-karsi-once-sogutun-sonra-tasiyin-571242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 09:27:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[serin]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, hava sıcaklığı ve yangın döneminde hayvan sağlığını bekleyen tehlikeleri değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isi-carpmasina-karsi-once-sogutun-sonra-tasiyin-571242">Isı çarpmasına karşı &#8216;önce soğutun, sonra taşıyın&#8217;!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, hava sıcaklığı ve yangın döneminde hayvan sağlığını bekleyen tehlikeleri değerlendirdi.</p>
<p><strong>&#8216;Önce soğutun, sonra taşıyın&#8217;</strong></p>
<p>Evcil hayvan sahiplerine kritik bir hatırlatmada bulunan Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, &#8220;Bir hayvanın sıcak çarpması geçirmesi için havanın her zaman &#8216;sıcak&#8217; olması gerekmez. Sıcak havalarda aşırı egzersiz yapmak veya havalandırması iyi olmayan sıcak veya nemli bir ortamda kalmak, hayvanların hızla aşırı ısınmasına neden olabilir. Evcil hayvanınızın aşırı ısındığından endişeleniyorsanız, hemen harekete geçmelisiniz. Isı çarpması geçiren köpek ve kediler için acil ilk yardım müdahalesi olarak &#8216;önce soğutun, sonra taşıyın&#8217; öneriyoruz. Sahipleri en kısa sürede veteriner hekime başvurmalıdır.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Aşırı kilolular havadan daha çok etkileniyor!</strong></p>
<p>Bazı hayvanların sıcak havalardan daha fazla etkilendiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Aşırı kilolu hayvanlar, Pug ve Fransız Bulldog gibi basık yüzlü ırklar veya İran kedileri gibi dar hava yollarına sahip hayvan ırkları, kalın tüylü evcil hayvanlar, yaşlı ya da çok genç hayvanlar, özellikle solunum yolu, akciğer veya kalp sorunları gibi önceden var olan rahatsızlıkları olan hayvanlar risk altındadır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Evcil hayvanlarda sıcak çarpmasının erken belirtileri neler?</strong></p>
<p>Evcil hayvanlarda sıcak çarpmasının belirtilerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Evcil hayvanlarda sıcak çarpmasının erken belirtileri köpeklerde ve kedilerde benzerdir (kedilerde belirtiler genellikle daha belirsizdir) ve şunları içerebilir; hızlı nefes alma, sıcak çarpması kötüleştikçe sıkıntılı veya gürültülü nefes almaya dönüşebilir. Huzursuzluk veya istemsiz hareket, volta atma, gölge veya su arama davranışlarının ortaya çıkması, 40°C&#8217;nin üzerinde vücut ısısı, salya akışı, kırmızı dil veya diş etleri, artan kalp atış hızı, kusma veya ishal belirtiler arasında yer almaktadır. Evcil hayvanlarda sıcak çarpmasının ileri evrelerinde ise; uyuşukluk, kafa karışıklığı, halsizlik veya bayılma, nöbetler ortaya çıkar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Köpeklerde ve kedilerde sıcak çarpmasının erken belirtilerinin ilk başta kolayca gözden kaçabileceğini ifade eden Dr. Çevreli, “Köpekler sıkıntıya rağmen oynamaya devam edebilirken, kediler sessizce geri çekilip saklanabilirler.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Soğutmak için buz gibi su kullanmayın!</strong></p>
<p>Evcil hayvanında sıcak çarpmasından şüphelenen sahipler için hayati ilk yardım adımlarını paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, şöyle devam etti:</p>
<p>“Evcil hayvanınızı serin bir yere, tercihen iyi havalandırılan bir yere götürün veya vantilatör kullanın. Az miktarda su verin (içmeye zorlamayın). Soğuk suya batırma, genç ve sağlıklı köpekler için etkili bir yaklaşımdır. Buharlaştırma yönteminde ise; köpeğinizinkinden daha soğuk olan herhangi bir sıcaklıktaki suyu üzerlerine dökmek ve yaşlı köpekler veya altta yatan sağlık sorunları olan köpekler için esinti, vantilatör veya klimadan gelen hava hareketiyle birleştirmek (buharlaştırıcı soğutma) önemli. Buharlaştırma yöntemini kullanamıyorsanız, üzerlerine soğuk su dökerek/hortumla tutarak serinletin. Buz gibi su kullanmamak önemlidir. Çünkü bu, cilde giden kan akışını azaltabilir, serinleme yeteneklerini azaltabilir veya hatta titremelerine neden olarak ısı üretimini artırabilir.</p>
<p>Evcil hayvanınız iyi görünse bile, aksi belirtilmedikçe, kontrol ettirmeniz önemlidir, çünkü sıcak çarpmasının daha ciddi belirtileri hemen ortaya çıkmayabilir. Evcil hayvanınızı serin ve ıslak bir havluya sarın ve havluyu serin ve ıslak bir havluyla değiştirmeye devam edin. Havluyu evcil hayvanınızın üzerinde bırakmayın, çünkü bu ısınabilir. Daha büyük evcil hayvanlar için, hafifçe hortumla yıkayın veya soğuk suyla yıkayın, ardından başına ve karnına soğuk havlu uygulayın.”</p>
<p><strong>Evcil hayvanlarınızı asla arabalarda bırakmayın; &#8216;bir dakikalığına bile&#8217;</strong></p>
<p>Evcil hayvanlar için güvenli ve serin bir ortam yaratmanın ipuçlarını da veren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, &#8220;Perdeleri kapatın; güneş alan pencerelerde ısı birikmesini önleyin. Hava akışını teşvik edin; vantilatör kullanın veya iç kapıları açık bırakın. Islak mama verin; beslenmelerine su kazandırır. Birden fazla su kabı koyun; özellikle en sevdikleri yerlere. Sık sık fırçalayın; uzun tüylü kedilerin daha serin kalmasına yardımcı olur. Evcil hayvanlarınızı asla arabalarda bırakmayın; &#8216;bir dakikalığına bile&#8217;. Kapalı verandalardan veya kış bahçelerinden kaçının; bunlar hızla ısınır. Soğutma ürünleri kullanın; evcil hayvanlar için güvenli paspaslar veya vantilatörler gibi. Sıcak günlerde egzersizi kısıtlayın (köpekler günün en sıcak saatlerinden kaçınmak için sabahın erken saatlerinde veya akşamın geç saatlerinde yürüyüşe çıkarılmalıdır.) Yürüyüşlerde yanınızda su şişesi bulundurun. Unutmayın, sıcak kaldırımlar patileri yakabilir! Pati koruması kullanın; bot veya pati mumu gibi.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Tıraş ettirmek daha da ısınmasına neden oluyor</strong></p>
<p>Tıraş ettirmenin serinlemeye yardımcı olup olmadığı konusuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Evcil hayvanınızı tıraş ederseniz, onun doğal vücut ısısı sistemine müdahale etmiş olursunuz ve bu da rahatsızlığa ve aşırı ısınmaya yol açabilir. Evcil hayvanınızın tüyleri sadece vücut ısısını kontrol etmekle kalmaz, aynı zamanda güneş yanığını önler ve cilt kanserinden korunmasına yardımcı olur.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Sokakta yaşayan hayvanlar için sıcak havaların getirdiği risklerin daha da büyük olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Daima elinizle test edin. Avucunuzun için çok sıcaksa, patileri için de çok sıcaktır. Islak mama verin; beslenmelerine su kazandırır. ‘Bir kap su’ gerçekten hayat kurtarır. Birden fazla su kabı koyun ve günlük taze ve serin su ile değiştirin.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yangınlar evcil hayvanları da etkiliyor</strong></p>
<p>Orman yangınlarının, sadece yaban hayatını değil, evcil ve sokak hayvanlarını da tehdit ettiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, &#8220;Dumanın etkilerini kendiniz görebiliyor veya hissedebiliyorsanız hem evcil hayvanlarınızı hem de yaban hayatındaki hayvanları güvende tutmak için önlemler almalısınız. Kalp-damar veya solunum yolu hastalığı olan hayvanlar özellikle dumandan dolayı risk altındadır ve hava kalitesinin düşük olduğu tüm dönemlerde yakından izlenmelidir. Hayvanlarda olası duman veya toz tahrişi belirtilerini arayın. Yangın sonrası öksürük veya öğürme, ağız açık nefes alma ve nefes alırken artan ses dahil olmak üzere nefes almada zorluk, göz tahrişi ve aşırı sulanma, boğaz veya ağız iltihabı, burun akıntısı, artan solunum hızı, yorgunluk veya halsizlik, yön kaybı veya tökezleme, iştah azalması ve/veya susuzluk belirtilerinden herhangi biri görüldüğünde derhal veterinere başvurulması gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İlk yardımda neler yapılmalı?</strong></p>
<p>Yangın sırasındaki ilk yardıma da değinen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, &#8220;Hayvanı yakalayın ve güvenli bir alana götürün. Vücudun yıkanması- soğutma etkisi ve yabancı cisimlerin atılması. Yanıkların soğutulması. Yaralıysa hareket kabiliyetini azaltmak için atel ve bandaj uygulaması. Sakinleştirici cihazlar- çanta, havlu, kutu. Stres yönetimi- gürültüyü en aza indirme, elle tutma. Hastayı veteriner tedavisi için nakledin.&#8221; şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isi-carpmasina-karsi-once-sogutun-sonra-tasiyin-571242">Isı çarpmasına karşı &#8216;önce soğutun, sonra taşıyın&#8217;!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni pazarlara odaklanan DemirDöküm, ihracatta 52 ülkeye ulaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-pazarlara-odaklanan-demirdokum-ihracatta-52-ulkeye-ulasti-567990</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 12:14:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567990</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklimlendirme sektörünün öncü markalarından DemirDöküm, ihracatta vites yükseltti. Güney Amerika ve Orta Asya pazarlarında konumunu güçlendiren şirket, ihracat yaptığı ülke sayısını 52'ye çıkardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-pazarlara-odaklanan-demirdokum-ihracatta-52-ulkeye-ulasti-567990">Yeni pazarlara odaklanan DemirDöküm, ihracatta 52 ülkeye ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İklimlendirme sektörünün öncü markalarından DemirDöküm, ihracatta vites yükseltti. Güney Amerika ve Orta Asya pazarlarında konumunu güçlendiren şirket, ihracat yaptığı ülke sayısını 52&#8217;ye çıkardı. Küresel ekonomik daralmayı fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten DemirDöküm CEO&#8217;su Alper Avdel; &#8220;Yeni nesil yoğuşmalı kombilerimiz, ısı pompalarımız ve kontrol cihazlarımızla ihracattaki rekabet gücümüzü artırdık. Hedefimiz, yıl sonunda 100 milyon dolar ihracat hedefine ulaşmak&#8221; dedi.</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de ısıtma, su ısıtma ve iklimlendirme sektörünün gelişimine 70 yıldır öncülük eden DemirDöküm, enerji verimliliği yüksek, üstün teknolojiye sahip ve çevreci ürünleriyle yeni pazarlara açılımını sürdürüyor. Türkiye&#8217;nin yanı sıra ısıtmadaki öncülüğünü farklı ülkelere de taşıyan şirket, ihracat yaptığı ülke sayısını 45&#8217;den 52&#8217;ye yükseltti.</p>
<p>DemirDöküm&#8217;ün son iki yıldır özellikle Güney Amerika ve Orta Asya pazarlarında konumunu güçlendirdiğini belirten <strong>CEO Alper Avdel</strong>; &#8220;Küresel ekonomik daralmayı fırsat olarak değerlendirdik. Son iki yılda ihracat stratejilerimizdeki kararlı adımları sürdürerek ihracatta yüzde 10 büyüme elde ettik. Ekonomik dalgalanmalar ve küresel tedarik zincirindeki zorluklara rağmen, pazar payımızı koruduk. Avrupa’daki geleneksel pazarlarımıza Kırgızistan ve Moğolistan gibi yeni ülkeleri ekledik&#8221; dedi.</p>
<p>Avrupa pazarında yaşanan daralmayı, ısı pompaları, yeni nesil yoğuşmalı kombiler, kontrol cihazları ve kaskad ürün gamıyla yeni girdikleri ülkelerde dengelediklerini belirten <strong>Avdel</strong>; &#8220;Ürünlerimiz ve güçlü satış sonrası hizmetlerimizle Türkiye&#8217;de olduğu gibi dünyanın dört bir yanında rekabetteki gücümüzü artırıyoruz. Yeni pazarlarımızın yanı sıra güçlü olduğumuz Avrupa&#8217;da da karbon ayak izini azaltan çözümlerimizle, sektördeki konumumuzu &#8216;sürdürülebilir yaşam çözümleri sunan teknoloji markası&#8217; olarak belirliyoruz&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p>Üretim gücü, Ar-Ge yatırımları ve dijital dönüşüm çalışmalarıyla ihracat pazarlarında öne çıktıklarını vurgulayan <strong>Alper Avdel</strong> şöyle konuştu: &#8220;Mevcut pazarlardaki penetrasyonumuzu derinleştirerek küresel ölçekte büyümemizi sürdüreceğiz. 2025&#8217;te markamızı çağın gereklerine uygun şekilde yeniden konumlandırdık. Yenilenen kurumsal kimliğimiz ve genişleyen ürün gamımızla tüketicilerimize daha fazla değer sunacağız. Hedefimiz, yıl sonunda 100 milyon dolar ihracat hedefimize ulaşarak, yüz binlerce evde ve yaşam alanında ısı konforu ile özdeşleşmeyi sürdürmek.&#8221;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-pazarlara-odaklanan-demirdokum-ihracatta-52-ulkeye-ulasti-567990">Yeni pazarlara odaklanan DemirDöküm, ihracatta 52 ülkeye ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi hak sahibi olarak bir patent daha aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-hak-sahibi-olarak-bir-patent-daha-aldi-565984</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 08:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[patent]]></category>
		<category><![CDATA[sahibi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim, teknoloji ve inovasyonun odağında yer alan Ege Üniversitesinin ekosisteminde hazırlanan nitelikli projeler patente dönüşmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-hak-sahibi-olarak-bir-patent-daha-aldi-565984">Ege Üniversitesi hak sahibi olarak bir patent daha aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim, teknoloji ve inovasyonun odağında yer alan Ege Üniversitesinin ekosisteminde hazırlanan nitelikli projeler patente dönüşmeye devam ediyor. Ege Üniversitesi (EÜ) ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi bilim insanlarının ortak çalışmaları sonucu geliştirilen  &#8220;Isı pompalarında kullanılmak üzere bir toprak hava ısı değiştiricisi ile verimlilik sağlamak üzere bir yöntem ve bu yönteme göre çalışan sistem&#8221; adlı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından patent almaya hak kazandı.</p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, buluşları Ege Üniversitesi adına tescillenen bilim ekibini tebrik ederek başarılar diledi.</p>
<p>Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Enerji Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Özgener ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Enerji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Leyla Özgener’in  &#8220;Isı pompalarında kullanılmak üzere bir toprak hava ısı değiştiricisi ile verimlilik sağlamak üzere bir yöntem ve bu yönteme göre çalışan sistem&#8221;  başlıklı buluşu Türk Marka ve Patent Kurumu tarafından patent aldı.</p>
<p>Alınan tescil ile ilgili bilgi veren EÜ Güneş Enerjisi Enstitüsü Enerji Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Özgener, “Buluş, ısı pompalarında kullanılmak üzere bir toprak hava ısı değiştirici (THID) ile verimlilik sağlamak üzere bir yöntem ve bu yönteme göre çalışan bir ısı pompası ısıtma ve soğutma sistemi ile ilgilidir” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-hak-sahibi-olarak-bir-patent-daha-aldi-565984">Ege Üniversitesi hak sahibi olarak bir patent daha aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meral Kaplan “Ben hayatımda emlak işi yapmadım”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meral-kaplan-ben-hayatimda-emlak-isi-yapmadim-558391</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 13:19:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[emlak]]></category>
		<category><![CDATA[hayatımda]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kaplan]]></category>
		<category><![CDATA[meral]]></category>
		<category><![CDATA[yapmadım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558391</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meral Kaplan Hakkında Dolandırıcılık Soruşturması: Gözaltına Alındığı İddia Edildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meral-kaplan-ben-hayatimda-emlak-isi-yapmadim-558391">Meral Kaplan “Ben hayatımda emlak işi yapmadım”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><strong>Meral Kaplan Hakkında Dolandırıcılık Soruşturması: Gözaltına Alındığı İddia Edildi</strong></b></p>
<p>İstanbul Arnavutköy’de bir arsa satın almak isteyen iş adamı E.Y., 23 milyon lira dolandırıldığını iddia ederek polise başvurdu. Şikâyet üzerine harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, yürüttükleri soruşturma kapsamında aralarında oyuncu Meral Kaplan’ın da bulunduğu 6 kişiyi gözaltına aldı.</p>
<p>Gözaltı iddialarının ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Meral Kaplan, iddiaları sert bir dille yalanladı. Kaplan, hiçbir zaman emlak işiyle ilgilenmediğini ve kimseyi dolandırmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p><em>“Ben hayatımda emlak işi yapmadım. Tapu, arazi, arsa işlerinden de hiç anlamam. Kimseyi de dolandırmadım, aksine hep ben dolandırıldım. Hakkımda çıkan asılsız haberleri ‘gözaltında’ yazılmasına rağmen ‘evimde’ şaşkınlık içinde okudum. Sadece tanıdığım bir kişiyle alakalı bilgime başvuruldu, bildiklerimi anlattım ve evime döndüm. En azından haberin doğru olup olmadığını arayıp bir teyit etseydiniz, kızım bu haberleri görmek zorunda kalmazdı. Avukatım Şeyda Yıldırım konuyla ilgilenmektedir. Her şeyden önce bir anne olarak hassasiyet göstermenizi rica ediyorum. Bu konu hakkında söyleyeceklerim bu kadar.”</em></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/meral-kaplan-hayatimda-emlak-isi-ile-ilgilenmedim-0-5OmhEJHP.jpeg" /> <img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/meral-kaplan-hayatimda-emlak-isi-ile-ilgilenmedim-1-W7azgQiC.jpeg" /> <img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/meral-kaplan-hayatimda-emlak-isi-ile-ilgilenmedim-2-64kfSedj.jpeg" /></p>
<p>Kaplan’ın açıklaması, kamuoyunda yankı uyandırırken, soruşturma sürecinin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meral-kaplan-ben-hayatimda-emlak-isi-yapmadim-558391">Meral Kaplan “Ben hayatımda emlak işi yapmadım”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anastasiya Düz&#8230; Usta işi Tekli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anastasiya-duz-usta-isi-tekli-554095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 00:31:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[anastasiya]]></category>
		<category><![CDATA[düz]]></category>
		<category><![CDATA[düz8230]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[tekli]]></category>
		<category><![CDATA[usta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kırımın Aluşta şehrinde dünyaya gelen Anastasiya Düz, Sinema ve müzik üzerine Lisans ve yüksek lisans eğitimini Kiev’de tamamladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anastasiya-duz-usta-isi-tekli-554095">Anastasiya Düz&#8230; Usta işi Tekli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası birçok yarışma ve festivalde boy gösteren Anastasiya Düz, başarılarıyla alkış almayı başardı. Türkiye’de “O Ses” şarkı yarışması ile adını duyuran Anastasiya Düz, geniş bir kitleden de taktir gördü. Yarışma sonrası müziğe kısa bir ara veren usta yorumcu ihtisasını yaptığı sinema sektöründe yönetmen olarak 10 film çekti ve müzikteki başarısını beyazperdede gösterdi.</p>
<p><strong>ANASTASİYA DÜZ MÜZİKTEN VAZGEÇMİYOR </strong></p>
<p>Müzikteki yorumcu olarak başarısını kanıtlamış olan Anastasiya Düz, yine şaşırttı ve Anonim bir türkü olan “Sivas Ellerinde Sazım Çalınır” isimli eseri, yeni bir anlayışla Rock tarzına adapte ederek müzik severlere sundu. Rock Folk tarzındaki Anastasiya Düz, yorumuyla, “Sivas Ellerinde Sazım Çalınır” isimli eserin aranjör koltuğuna başarılı isim Ekrem Düzgünoğlu oturdu. Klip Şile sahilinde yine Ekrem Düzgünoğlu tarafından Anastasiya Düz performansı ile çekildi.</p>
<p><strong>TÜRK KÜLTÜR VE GELENEKLERİNİ HIZLA ÖĞRENİYORUM </strong></p>
<p>Bir ülkede sanat yapıyorsanız kültürel anlamda ve gelenek görenekleriyle tanımalısınız fikrini savunan Anastasiya Düz “Bir Türk ile evliyim, eşim bana destek oluyor ve bu ülkenin tüm kültürel yapıları hakkında bilgi sahibiyim tüm benliğimle yaşayarak öğreniyorum” dedi.</p>
<p><strong>ANASTASİYA DÜZ YORUMUYLA “SİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR” KLİP LİNK</strong></p>
<div style="position: relative; width: 100%; height: 0; padding-bottom: 56.25%; margin-bottom: 20px;"><iframe style="position: absolute; top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; border: 0;" src="https://www.youtube.com/embed/dJJPiNY581M" allowfullscreen="allowfullscreen"><span data-mce-type="bookmark" style="display: inline-block; width: 0px; overflow: hidden; line-height: 0;" class="mce_SELRES_start">﻿</span><br />
</iframe></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anastasiya-duz-usta-isi-tekli-554095">Anastasiya Düz&#8230; Usta işi Tekli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Profilo&#8217;nun Habitat Derneği ile hayata geçirdiği &#8220;Kadın İşi Girişim&#8221; projesine girişimci kadınlardan yoğun ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/profilonun-habitat-dernegi-ile-hayata-gecirdigi-kadin-isi-girisim-projesine-girisimci-kadinlardan-yogun-ilgi-548785</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 12:35:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[geçirdiği]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[habitat]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlardan]]></category>
		<category><![CDATA[profilonun]]></category>
		<category><![CDATA[projesine]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548785</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin dört bir yanındaki satış noktaları ile ülkemizin en geniş dağıtım ağına sahip markalarından olan Profilo’nun, kendi işini büyütmek isteyen girişimci kadınları desteklemek amacıyla Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü “Kadın İşi Girişim (KİG)” projesine girişimci kadınların ilgisi yoğun oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/profilonun-habitat-dernegi-ile-hayata-gecirdigi-kadin-isi-girisim-projesine-girisimci-kadinlardan-yogun-ilgi-548785">Profilo&#8217;nun Habitat Derneği ile hayata geçirdiği &#8220;Kadın İşi Girişim&#8221; projesine girişimci kadınlardan yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin dört bir yanındaki satış noktaları ile ülkemizin en geniş dağıtım ağına sahip markalarından olan Profilo’nun, kendi işini büyütmek isteyen girişimci kadınları desteklemek amacıyla Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü “Kadın İşi Girişim (KİG)” projesine girişimci kadınların ilgisi yoğun oldu. İki yıl sürecek projede katılımcılara iş modeli oluşturma, finansal okuryazarlık, dijital pazarlama ve grafik tasarım eğitimleri veriliyor. Bugüne kadar KİG projesine 1030 kişi başvurdu. 700 girişimci kadın eğitimlere katıldı.</p>
<p><strong>30-40 yaş arası kadın girişimcilerin ilgisi yoğun</strong></p>
<p>Başvurunun en yüksek olduğu iller İstanbul, Ankara, Gaziantep ve İzmir olurken, farklı yaş gruplarından ve farklı eğitim düzeylerinden kadınların ilgisinin yoğun olduğu görüldü. Eğitim alan kadın girişimci adaylarının eğitim düzeyi ilkokuldan, üniversiteye kadar değişkenlik gösterirken 50 yaş ve üzeri kadınların da verilen eğitimlere ilgisinin oldukça yüksek olduğu görülüyor. 30-40 yaş aralığı kadın girişimcilerin katılımı daha fazlayken, katılımcıların ortalama eğitim düzeyi lise mezuniyeti düzeyinde. Eğitimlere katılanlar genellikle kadın kooperatifleri bünyesinde el işi üreten kadın girişimciler olurken, bugüne kadar eğitim gören kadınlar en çok finansa erişim, networking, dijital mecralarda görünürlük gibi alanlarda desteğe ihtiyacı olduğunu belirtti. KİG projesinin eğitimlerine katılan kadın girişimciler ve kadın girişimci adayları eğitimlere oldukça ilgili, eğitim sonunda ise öğrendikleri bilgilerin çok faydalı olduğunu belirttiler.</p>
<p><strong>Proje, girişimciliğe ilgi duyan ve işini geliştirmek isteyen tüm kadınlara açık</strong></p>
<p>Eğitimler, hem çevirim içi olarak Zoom platformu üzerinden hem de yüz yüze olarak gerçekleştiriliyor. Projenin ikinci yılında eğitimlerin yanı sıra deneyim paylaşım buluşmaları da gerçekleştirilecek. Bu buluşmalarda bir araya gelen kadınlar network oluşturabilecek. Ayrıca 20 girişimci kadın online mentorluk programı dahil olacak ve iş geliştirme desteği alacak. Girişimci kadınları desteklerken aynı zamanda Profilo’nun aile ekonomisine destek olma misyonuna da katkı sunarak “Oh be” dedirtecek projeden iki yılın sonunda 1000’i aşkın kadının faydalanması hedefleniyordu. Ancak kadınların yoğun ilgi gösterdiği projede bu hedefe ilk dört ayda yaklaşıldı. Bu ilgiyle projeden faydalanan kadın sayısının giderek artması, iki yılın sonunda binlerce girişimci kadının projeden faydalanması hedefleniyor. </p>
<p>Kadın İşi Girişim, kadın girişimciliğini teşvik eden kapsayıcı bir yapı sunarak, 18 yaşını doldurmuş tüm girişimci adaylarına, kadın kooperatiflerine ve hali hazırda girişimi olan şirketleşme aşamasını tamamlamış girişimci kadınlara destek veriyor. Programa başvurmak için 18 yaş ve üzeri olmak, bir girişim fikrine sahip olmak veya mevcut bir girişimi yürütüyor olmak yeterli. Girişimciliğe ilgi duyan ve işini geliştirmek isteyen tüm kadınlara açık olan program, katılımcılarına iş dünyasında sağlam adımlar atma fırsatı sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/profilonun-habitat-dernegi-ile-hayata-gecirdigi-kadin-isi-girisim-projesine-girisimci-kadinlardan-yogun-ilgi-548785">Profilo&#8217;nun Habitat Derneği ile hayata geçirdiği &#8220;Kadın İşi Girişim&#8221; projesine girişimci kadınlardan yoğun ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Almanya Başbakanı Merz: İsrail, İran’a karşı hepimiz için ‘pis işi’ yapıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/almanya-basbakani-merz-israil-irana-karsi-hepimiz-icin-pis-isi-yapiyor-545986</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 09:04:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[almanya]]></category>
		<category><![CDATA[başbakanı]]></category>
		<category><![CDATA[hepimiz]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[irana]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[merz]]></category>
		<category><![CDATA[pis]]></category>
		<category><![CDATA[yapıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545986</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, G7 zirvesinde İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını 'pis iş' olarak tanımlayarak destekledi. Merz, İran rejiminin zayıfladığını ve geleceğinin belirsiz olduğunu söyledi. Avrupa ülkelerinin diplomatik destek teklifinin devam ettiği vurgulandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/almanya-basbakani-merz-israil-irana-karsi-hepimiz-icin-pis-isi-yapiyor-545986">Almanya Başbakanı Merz: İsrail, İran’a karşı hepimiz için ‘pis işi’ yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Kanada’daki G7 zirvesi sırasında İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına destek verdi.</p>
</div>
<div>
<p>Alman basınına konuşan Merz, <em>“Bu, İsrail’in hepimiz için yaptığı pis iştir. Bizler de bu rejimin mağduruyuz. Bu mollalar rejimi dünyaya ölüm ve yıkım getirdi” </em>dedi. Tahran’daki liderliğin son günlerde İsrail’in saldırılarıyla zayıfladığını belirten Almanya Başbakanı <em>“Bu rejim çok zayıfladı ve muhtemelen eski gücüne geri dönmeyecek, bu da ülkenin geleceğini belirsiz kılıyor. Bekleyip göreceğiz”</em> ifadelerini kullandı.  </p>
</div>
<div>
<p>Avrupa ülkelerinin diplomatik destek teklifinin, saldırılardan önce olduğu gibi devam ettiğini vurgulayan Merz, “Yeni bir durum oluşursa, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık, geçen Perşembe’ye kadar olduğu gibi yeniden diplomatik yardım sağlamaya hazırdır” dedi.</p>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250617/almanya-basbakani-merz-israil-irana-karsi-hepimiz-icin-pis-isi-yapiyor-1097097211.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/almanya-basbakani-merz-israil-irana-karsi-hepimiz-icin-pis-isi-yapiyor-545986">Almanya Başbakanı Merz: İsrail, İran’a karşı hepimiz için ‘pis işi’ yapıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuğun en ciddi işi oyundur!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocugun-en-ciddi-isi-oyundur-542450</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 09:45:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[oyundur]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542450</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen "Her Yerde ve Herkes İçin Oyun" temalı “Uluslararası Oyun Kongresi” 1-3 Haziran 2025 tarihlerinde Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi ve Çarşı Yerleşke’de gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocugun-en-ciddi-isi-oyundur-542450">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuğun en ciddi işi oyundur!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen &#8220;Her Yerde ve Herkes İçin Oyun&#8221; temalı “Uluslararası Oyun Kongresi” 1-3 Haziran 2025 tarihlerinde Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi ve Çarşı Yerleşke’de gerçekleştirildi.</p>
<p>Kongrenin açılış konuşmaları Kongre Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Amerikan düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nden Sweta Shah, İstanbul Milletvekili ve Çocuk Hareketi Danışma Kurulu Başkanı Elif Esen tarafından yapıldı.</p>
<p><strong>Tarhan:</strong> “<strong>Yaşadığımız olayları</strong> <strong>bir çocuğun oyunu ele alışı gibi ele almayı başarmalıyız”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, oyunun çocuk gelişimi ve toplumsal yaşam için taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek, &#8220;Türkiye&#8217;nin şu anda en çok önemli ihtiyaçlarından birisi de hayatı anlayış yaklaşımımızdır. Anadolu irfanı olan bu coğrafyada, Mevlana yetiştirmiş bu coğrafyada daha mutlu, daha huzurlu yaşamayı başarmamız gerekiyor. Yaşadığımız olayları, en ciddi olayı bile bir insanın eğlenceli bir şekilde, soğukkanlı bir şekilde, bir çocuğun oyunu ele alışı gibi ele almayı başarabilirsek birçok problemimiz çok daha kolay düzelir. Her olaya bir savaş stratejisiyle yaklaşmayız.&#8221; dedi.</p>
<p>Konuşmasında nörobilimin oyunun faydalarını kanıtladığını aktaran Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bir çocuk, çocukluk döneminde iyi oyun oynayarak, her şeyi deneyimleyerek büyürse bir akış duygusu yakalıyor. Bu akış duygusu, pozitif psikolojide insanın bir iş yaparken saatlerin nasıl geçtiğini anlamadığı duygudur. Çocuğun en ciddi işi oyundur. Erişkinlerin de en ciddi işi, bir işi oyun kolaylığında ve tadında başarabilmesidir. Bu böyle olduğu zaman insan yaşlanmıyor, Alzheimer&#8217;a bile iyi gelir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong> Oyunun antidepresan etkisi var!</strong></p>
<p>“Oyun oynarken beynin mutlulukla ilişkili bölgeleri aktif hale gelir. Bu süreçte haz duygusuyla bağlantılı olan dopamin ve anlam duygusuyla ilişkilendirilen serotonin hormonları salgılanır. Eğer oynanan oyun anlamlı bir içeriğe sahipse, sadece geçici bir haz değil, sürdürülebilir bir mutluluk da ortaya çıkar.” diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, “Serotonin antidepresandır. Oyunun antidepresan etkisi var. Bunu söyleyebiliriz. Çocuklar için olduğu gibi erişkinler için de aynı. Ama erişkinin yaptığı işi o akış duygusuyla yapabilmesi önemli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Oyun sırasında çocukların gelişimi değerlendiriliyor</strong></p>
<p>Günümüzde çocuk gelişimiyle ilgili teoriler arasında öne çıkan yaklaşımlardan birinin de çocuğun, oyun yoluyla otonom sinir sisteminin işleyişini öğrendiği ve deneyimleyerek geliştirdiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Oyun sırasında çocukların gelişimi farklı alanlarda değerlendirilir. Bazı testlerle çocukların özellikle ince motor becerileri ölçülür. Aynı zamanda çocuk ve ergen psikiyatrisinde sıklıkla kullanılan duyu bütünleme profili sayesinde çocuğun; ince motor becerileri, kaba motor becerileri, dil gelişimi, sosyal becerileri ve duyusal becerileri gibi çok yönlü gelişim alanları değerlendirilir. Tüm bu beceriler ise oyun sırasında doğal olarak gelişir.”</p>
<p><strong>Duygusal zekâ açısından da oyun çok kritik</strong></p>
<p>Oyunun aynı zamanda değerler eğitiminin bir parçası olduğunu, çocuğun oyun oynarken; emek vermeyi, sabırlı olmayı (sebat etmeyi), bir gruba ait olma duygusunu öğrendiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Bu da onun sosyal zekasını geliştirir. Aynı zamanda oyun, mantıksal zekanın da gelişimine katkı sağlar. Çocuk oyun sırasında; sıralama yapmayı, zamanlamayı ve neden-sonuç ilişkisi kurmayı öğrenir. Bu süreçte beyinde farklı nöral ağlar (networkler) gelişir. Duygusal zekâ açısından da oyun çok kritiktir. Özellikle duyguların düzenlenmesinden sorumlu olan anterior singulat korteks bölgesi – ki bu bölge beynin ‘vites kutusu’ olarak da adlandırılır – oyun esnasında aktif olur. Bu bölge, duyguların hızını ayarlamada (yavaşlatma/hızlandırma) önemli bir rol oynar.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuğun gelişimi açısından en kritik dönem 4-6 yaş aralığı</strong></p>
<p>Tüm bu nedenlerle oyunun, sadece eğlence değil; çocuğun nörobiyolojik, sosyal, duygusal ve bilişsel gelişiminde hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Çocuğun gelişimi açısından en kritik dönem 4-6 yaş aralığıdır<strong>.</strong> Bu dönemde çocuğa teorik bilgi yüklemek yerine onunla birlikte oynamak, hoplamak, yazmak, çizmek gereklidir. Çünkü çocuk bu yaşlarda sadece bilgi değil, aynı zamanda kurallı yaşamayı, disiplini, empatiyi ve başkalarının hakkına saygı duymayı oyun yoluyla öğrenir. Oyun, çocuğun hem zihinsel hem duygusal hem de sosyal gelişimini destekler. Oyun sırasında kurallar vardır, bu da çocuğa kurallara uymayı ve sınır koymayı öğretir. Oyunun içerisinde empati, paylaşım, bekleme, anlayış gibi sosyal beceriler gelişir. Ancak günümüzde birçok çocuk yalnızca dijital oyunlarla vakit geçiriyor.”</p>
<p><strong>Bedeli ağır oluyor…</strong></p>
<p>Dijital oyunların çocuğun gelişimini sekteye uğrattığını ve çocuklarda ‘klip sendromu’ da denilen otizm belirtileri görülebildiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Ne zaman ki tableti elinden alıp, anne-baba çocukla aktif oyun oynamaya başlıyor; o zaman çocuktaki gelişme hızlanıyor. Ancak bu dönüşümün sağlanabilmesi için de çok geç kalmamak gerek. Özellikle dil gelişimi, 4 yaşından sonra çok zor ilerliyor. Bu yaşlardan sonra çocuklarda kalıcı dil bozuklukları gelişebiliyor. Anne babalar bazen tableti bir tür ‘ucuz bakıcı’ gibi görüyor. Tableti veriyor, çocuk saatlerce sessizce oynuyor. Bu ebeveynin de işine geliyor. Ama bunun bedeli ağır oluyor. Çocuğun gelişimi duruyor. Unutmayalım, çocuk için oyun, en ciddi iştir.”</p>
<p><strong>“Öyle sera çiçeği gibi çocuk yetiştiremeyiz”</strong></p>
<p>Oyunun, çocukların eleştirilme, üzülme, canının yanması gibi durumlarla karşılaşarak stres yönetmeyi öğrendiği bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Öyle sera çiçeği gibi çocuk yetiştiremeyiz. Öğrenecek. Bu da oyun esnasında, arkadaşlar arasında oluyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Modernizmin getirdiği hızlı yaşamın çocukların sokağa çıkıp oynama imkanlarını kısıtladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, akrabalık bağlarının zayıflamasıyla çocukların apartmanda dahi arkadaş bulmakta zorlandığını, bu nedenle, en azından 3 yaşına gelen çocukların kreşe gönderilmesini tavsiye ederek, &#8220;Kreşe gittiği zaman çocuk orada sosyalleşmeye başlıyor. Birçok korkuları gidiyor, ihtiyaçlarını karşılıyor. Aslında hayatı öğreniyor, her şeyi öğreniyor.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Kurtuluş Savaşı&#8217;nda oyun</strong></p>
<p>İstanbul Milletvekili ve Çocuk Hareketi Danışma Kurulu Başkanı Elif Esen, babaannesinin Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşadığı bir anıyı paylaşarak, o dönemde Bursa Gemlik&#8217;ten İstanbul&#8217;a göç etmek zorunda kalan ailesinin Haydarpaşa Garı&#8217;nda Kızılay çadırlarında kaldığını anlattı.</p>
<p>Elif Esen, &#8220;Babaannem, Kızılay görevlilerinin kendilerine oyunlar oynattığını anlatırdı. Savaş döneminde, o travmatik ortamda çocuklara savaş hissiyatını daha az hissettirmek için &#8216;ağızlarında yumurta taşıma oyunu&#8217; oynatmışlar.&#8221; diyerek oyunun en zor zamanlarda bile bir hayata tutunma ve dayanışma aracı olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>&#8220;Çocuk siyasetten büyüktür&#8221;</strong></p>
<p>Siyasetten önce de sivil toplumda çocuklar için çalıştığını belirten Esen, &#8220;Umudum ve derdim her daim çocukların umut dolu olmaları ve geleceklerine güvenle hayal kurabilmeleri için onlara destek olmaktır.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>&#8220;Çocuk siyasetten büyüktür&#8221; anlayışıyla fikir annesi olduğu &#8220;Çocuk Hareketi&#8221;nin doğuşunu anlatan Elif Esen, bu sivil inisiyatifin Meclis’teki farklı partilerden milletvekillerini bir araya getirdiğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Çok kısa bir zamanda 5 ayrı partiden 10 milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin basın salonunda &#8216;Gazzeli çocuklar yaşamalı&#8217; diye bir basın toplantısı düzenledik.,&#8221; diyerek hareketin başarısına dikkat çeken Esen, partiler üstü bir bakışla kurulan bu inisiyatifin, Türkiye&#8217;nin dört bir yanından sivil toplum kuruluşlarını, akademisyenleri, hukukçuları, sağlıkçıları, eğitimcileri ve iş insanlarını bir araya getirdiğini ve Prof. Dr. Nurper Ülküer&#8217;in bu sürecin en büyük destekçisi olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin: “Oyun aslında yaşamın bütününde var”</strong></p>
<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, “Oyun aslında yaşamın bütününde var. Daha dünyaya gelmeden önce anne karnında oynamaya başlıyor çocuklar. Oynamadığı zaman orada bir aksilik oluyor. Oynadıkları zaman biz onların oynamasından mutlu oluyoruz. Demek ki her şey yolunda gidiyor diyoruz. Doğduktan sonra yine oynuyorlar. Büyüdükçe devam ediyor. Aslında ölene kadar devam ediyor. Oynadıkça iletişim kuruyoruz. Oynadıkça öğreniyoruz. Oynadıkça ekip halinde çalışmayı öğreniyoruz. Oynadıkça birbirimize dokunmayı görüyoruz. Oynadıkça insani değerlerimizin farkına varıyoruz. Hayat hep bir oyun. Yaşamımızdan hiç çıkarmamız gereken en büyük değerlerimizden biri oyun.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Nurper Ülküer:</strong> <strong>“Oyunun yaşamın her alanına entegre edilmesi gerek”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, oyunun yeniden hatırlanması ve yaşamın her alanına entegre edilmesi gerektiğini belirterek, bu kongrenin temel amaçlarından birinin de bu olduğunu ifade etti.</p>
<p>Birleşmiş Milletler&#8217;in geçtiğimiz yıl 11 Haziran&#8217;ı &#8220;Dünya Oyun Günü&#8221; ilan etmesine değinen Prof. Dr. Ülküer, &#8220;Bu karar, oyunu tekrar günlük yaşamımıza getirmek için atılmış önemli bir adım. Çünkü oyun; kültürleri, gelenekleri ve ekonomik problemleri aşan, herkesin ortak kullandığı evrensel bir dildir.&#8221; dedi.</p>
<p>Oyunun nörobiyolojik ve psikolojik olarak geliştirici, değiştirici ve rahatlatıcı bir araç olduğunun bilimsel çalışmalarla kanıtlandığını vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, bu kongrede oyunun bilimsel yönlerinin detaylıca ele alınacağını belirtti.</p>
<p><strong>Ebeveynler oyun oynamayı bilmiyorlar, unutmuşlar</strong></p>
<p>Haziran ayının &#8220;Ebeveynlik Ayı&#8221; olarak da kabul edildiğini hatırlatan Prof. Dr. Ülküer, ebeveynlerin çocukların hayatındaki ve oyun süreçlerindeki rolüne dikkat çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, &#8220;Yıllardır ebeveynlere &#8216;Çocuklarınızla oynayın&#8217; diyoruz. Ancak fark ettim ki, ebeveynler oyun oynamayı bilmiyorlar, unutmuşlar. &#8216;Mış gibi&#8217; oynuyorlar ve çocuklar bunun farkında. Çünkü biz oyun oynamayı unuttuk. Oyunbazlığı geri getirmemiz gerekiyor.&#8221; diyerek ebeveynlerin de oyun sürecine aktif ve içten katılımının önemini vurguladı.</p>
<p>Kriz durumlarında, afetlerde ve deprem sonrasında oyunun rahatlatıcı ve rehabilite edici gücüne dikkat çeken Prof. Dr. Ülküer, &#8220;Oyun bir haktır. Sadece çocuğun değil, yetişkinin de hakkıdır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Sweta Shah:</strong> “<strong>Oyun, insanlar beceri geliştirdiklerini fark etmeden pek çok beceriyi geliştirebilir”</strong></p>
<p>Amerikan düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nden Sweta Shah, kongrede bulunmaktan duyduğu heyecanı dile getirerek, &#8220;Umarım bugün ortaya çıkan bazı araştırmalar, İstanbul için, Türkiye için, ülke için bir sonraki aşamanın ne olması gerektiğini düşünmenize yardımcı olabilir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Brookings Enstitüsü olarak herkes için, her yerde oyunun gücüne inandıklarını vurgulayan Shah, &#8220;Oyun, insanlar beceri geliştirdiklerini fark etmeden pek çok beceriyi geliştirebilir çünkü çok eğlenceli ve neşelidir. İnsanlar oyun oynarken öğrendiklerini düşünmezler. Ancak araştırmalar gösteriyor ki, oyun günlük deneyimlere, pazar, mağaza, sokak ve sınıf tartışmalarına entegre edildiğinde, sadece küçük çocukların değil, yetişkinlerin de beynini yavaş yavaş ve sürekli olarak geliştirir. Çünkü beyinlerimiz yavaşlasa da büyümeye devam ediyor.” diye konuştu.</p>
<p>Açılışın ardından Çocuk ve ergen psikoterapisinde uzmanlaşmış bir psikoterapist<strong> </strong>olan Dr. Joanna Fortune &#8220;Why We Play?&#8221; (Neden Oynarız?) başlıklı bir konferans verdi.</p>
<p><strong>Kongre 3 gün sürdü</strong></p>
<p>3 gün süren kongre boyunca alanında öncü birçok yerli ve yabancı akademisyen ve uzman, panelist, moderatör ve atölye yürütücüsü olarak değerli bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Kongrede, nesiller arası oyun, oyun ve yaratıcılık, doğada oyun, dijital oyunlar, erken çocukluk (bebeklik, okul öncesi ve ilkokulun ilk yılları) dönemi ve oyun, okul dönemi ve oyun, ergenlik dönemi ve oyun, ebeveynlik ve oyun (oyuncu anne babalar, oyuncu kişilikler), yetişkinlik dönemi ve oyun, yaşlılık dönemi ve oyun (oyuncu büyükanne ve büyükbabalar) gibi konular ele alındı.  Kongre kapsamında katılımcılara çeşitli ve zengin içerikli atölye çalışmaları sunuldu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocugun-en-ciddi-isi-oyundur-542450">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuğun en ciddi işi oyundur!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enerjisa Enerji ve Brisa&#8217;dan 4,8 MW&#8217;lık dev ısı pompası ile enerji verimliliğinde güçlü adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/enerjisa-enerji-ve-brisadan-48-mwlik-dev-isi-pompasi-ile-enerji-verimliliginde-guclu-adim-522920</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 13:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[brisadan]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[enerjisa]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[mwlık]]></category>
		<category><![CDATA[pompası]]></category>
		<category><![CDATA[verimliliğinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522920</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden lider şirketlerinden Enerjisa Enerji ve sürdürülebilirlikte öncü adımlar atan Brisa, enerji verimliliğini artırmak için güçlerini birleştirerek önemli bir projeye daha imza atıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enerjisa-enerji-ve-brisadan-48-mwlik-dev-isi-pompasi-ile-enerji-verimliliginde-guclu-adim-522920">Enerjisa Enerji ve Brisa&#8217;dan 4,8 MW&#8217;lık dev ısı pompası ile enerji verimliliğinde güçlü adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden lider şirketlerinden Enerjisa Enerji ve sürdürülebilirlikte öncü adımlar atan Brisa, enerji verimliliğini artırmak için güçlerini birleştirerek önemli bir projeye daha imza atıyor. Daha önce Brisa’nın Aksaray’daki fabrikasında inşa edilen güneş enerjisi santrali ve ısı pompası projelerinde birlikte çalışan iki şirket, şimdi de Brisa’nın İzmit Fabrikası’nda, tasarruf ve verimlilik odaklı ısı pompası projesini hayata geçiriyor. Bu proje, çevre dostu ve tasarruf odaklı yapısının yanı sıra, Türkiye’de örnek sayılacak büyüklükte bir ısı pompası uygulaması olmasıyla dikkat çekiyor. Toplamda 4,8 MW kurulu güce sahip üç ısı pompasından oluşan sistem, enerji verimliliğini artırırken, çevreye duyarlı teknolojilerle sanayide sürdürülebilir çözümler sunuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tasarruf ve sürdürülebilirlikte ilham veren bir örnek</strong></p>
<p>Brisa İzmit fabrikasında atık ısının geri kazanımıyla yaklaşık 6.000 hanenin yıllık ısınma ihtiyacına denk gelen 4,3 milyon m3 doğalgaz ve yaklaşık 55 bin m3 su tasarrufu sağlaması beklenen bu yenilikçi sistem, 6.180 ton karbon salımını önlemeyi hedefliyor. Enerji Performans Sözleşmesi (ESCO) modeli kapsamında geliştirilen proje, yatırım finansmanının tamamının Enerjisa Enerji tarafından karşılanmasıyla da fark yaratıyor. Şirket; enerji etüdü, detaylı analiz ve projelendirme süreçlerine ek olarak sistemin sürdürülebilir şekilde çalışmasını sağlamak için bakım, onarım ve performans takibini de sözleşme süresince sürdürecek.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Türkiye’nin enerji dönüşümünde stratejik adımlar</strong></p>
<p>Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in karbon nötr hedeflerine ulaşma yolculuğunda en büyük katkıyı yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projeleri sunuyor. Atık ısının geri kazanımı, iklimlendirme, basınçlı havanın kullanımı, elektrik motorları, aydınlatma projeleri gibi enerji verimliliği uygulamaları ile birincil enerji yoğunluğu azaltılarak, kaynaklardan tasarruf ediliyor. 2030’a kadar 20,2 milyar dolar enerji verimliliği yatırımı planlayan Türkiye’nin sadece kamuda değil özel sektörde de birincil enerji tüketiminde yüzde 16 tasarruf sağlaması bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Haluk Kürkçü: Üretim süreçlerimizi enerji verimliliğinde örnek uygulamalarla dönüştürüyoruz</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Brisa CEO’su Haluk Kürkçü</strong>, konu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:  “Karbonsuzlaşma yol haritamız ve iklim geçiş planımız doğrultusunda, 2030 yılına kadar doğrudan emisyonlarımızı yüzde 56 azaltmayı hedefliyoruz Enerji dönüşümü, karbonsuzlaşma hedeflerimizin temelini oluşturuyor. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyor, üretim süreçlerimizde yeni nesil teknolojileri devreye alıyoruz. Isı pompası teknolojisini Aksaray’dan sonra İzmit fabrikamızda da başarıyla uygulamamız, sanayide enerji verimliliği adına örnek teşkil ediyor. Aksaray’daki uygulamamız, geçtiğimiz yıl İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nde birincilikle taçlandırıldı. Bu başarılar, sürdürülebilirlik yolculuğumuzda doğru adımlarla ilerlediğimizi gösteriyor. %100 yenilenebilir enerji hedefimiz doğrultusunda, sadece kendi operasyonlarımızda değil, tüm paydaşlarımızla birlikte sanayide sürdürülebilirlik dönüşümüne liderlik etmeye kararlıyız. Bu kapsamda Enerjisa Enerji ekibiyle hayata geçirdiğimiz bu değerli iş birliği için kendilerine teşekkür ediyor, birlikte attığımız bu güçlü adımı çok kıymetli buluyorum.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Pınar: Türkiye’yi daha güçlü bir enerji geleceğine taşımaya kararlıyız</strong></p>
<p><strong>Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar</strong>, sürdürülebilir enerji dönüşümünün artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayarak, “Enerji ithalatına bağımlılığımızı azaltmak, cari açığı düşürmek ve enerji arz güvenliğini sağlamak için yenilenebilir enerji yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyoruz. Ancak sadece üretimi değil, tüketimi de dengeli hale getirmeli, birincil enerji yoğunluğumuzu düşürmeliyiz. Enerji verimliliği uygulamaları, işletmelere ve ülke ekonomisine anlamlı katkılar sağlıyor. Bakanlığımızın 2030’a kadar açıkladığı 20,2 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırım hedefi sadece kamunun değil, özel sektörün de gündeminde olmalı. Bu yatırımlar sayesinde birincil enerji tüketiminde yüzde 16 oranında tasarruf hedefleniyor” dedi.</p>
<p>“Bu dönüşüme Enerjisa Enerji ve Brisa gibi sektörünün öncü şirketleri olarak somut projelerle katkı sunuyoruz” diyen <strong>Pınar</strong>, “2022’de Brisa’nın Aksaray fabrikasına kurduğumuz güneş enerjisi santralini bu yıl 13 bin panele çıkararak genişlettik. Şimdi de İzmit fabrikasında 4,8 MW kurulu güce sahip ısı pompası projesini hayata geçirdik. Bu kurulu güç ile yaklaşık 6.000 hanenin yıllık ısınma ihtiyacına denk gelecek miktarda yani yaklaşık 4,3 m3 doğalgaz tasarrufu sağlayacağız. Bu proje, Türkiye’nin en büyüklerinden biri olma özelliği taşıyor. Attığımız her adım, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlıyor. Enerjisa olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı ve Türkiye’yi daha güçlü bir enerji geleceğine taşımayı sürdüreceğiz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enerjisa-enerji-ve-brisadan-48-mwlik-dev-isi-pompasi-ile-enerji-verimliliginde-guclu-adim-522920">Enerjisa Enerji ve Brisa&#8217;dan 4,8 MW&#8217;lık dev ısı pompası ile enerji verimliliğinde güçlü adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram sonrası eski beslenme düzenine adım adım geçin! Bayram ziyaretlerinde hamur işi ve yağlı yiyeceklerden uzak durun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayram-sonrasi-eski-beslenme-duzenine-adim-adim-gecin-bayram-ziyaretlerinde-hamur-isi-ve-yagli-yiyeceklerden-uzak-durun-449583</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 10:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[durun]]></category>
		<category><![CDATA[düzenine]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[geçin]]></category>
		<category><![CDATA[hamur]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yağlı]]></category>
		<category><![CDATA[yiyeceklerden]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretlerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449583</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan süresince 2 öğün beslenmeye 1 ay boyunca adapte olmuş, susuzluğa, daha az kalori almaya, daha az atıştırmaya alışmış olan vücudu eski beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçerek yormamak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sindirim sisteminin ani değişikliklerden olumsuz etkilenebileceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sonrasi-eski-beslenme-duzenine-adim-adim-gecin-bayram-ziyaretlerinde-hamur-isi-ve-yagli-yiyeceklerden-uzak-durun-449583">Bayram sonrası eski beslenme düzenine adım adım geçin! Bayram ziyaretlerinde hamur işi ve yağlı yiyeceklerden uzak durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan süresince 2 öğün beslenmeye 1 ay boyunca adapte olmuş, susuzluğa, daha az kalori almaya, daha az atıştırmaya alışmış olan vücudu eski beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçerek yormamak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sindirim sisteminin ani değişikliklerden olumsuz etkilenebileceğini söylüyor. “Bayram sonrası normal beslenmemize hızlı bir geçiş yapmak yerine adım adım ilerlemek gerekli.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit,</strong> <strong>ana öğünleri yatmadan 4-5 saat öncesinde tüketmenin, ana öğünlerde çorba, salata ve yoğurt üçlüsünü bulundurmanın daha az kalori alınması ve daha sağlıklı hissedilmesini sağlayacağı bilgisini verdi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, oruç sonrası nasıl beslenmek gerektiğini anlattı.</p>
<p><strong>“Ramazandan sonra önceki beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçmemek gerekli”</strong></p>
<p>Ramazan Bayramı ile birlikte eski beslenme düzenine dönülmek istenildiğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Ancak 2 öğün beslenmeye 1 ay boyunca adapte olmuş, susuzluğa, daha az kalori almaya, daha az atıştırmaya alışmış olan vücudu, önceki beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçerek yormamak gerekli. Sindirim sisteminin ani değişikliklerden olumsuz etkilenebileceği unutulmamalı.” dedi.</p>
<p><strong>Adım adım ilerlemeli…</strong></p>
<p>“Bayram sonrası normal beslenmemize hızlı bir geçiş yapmak yerine adım adım ilerlemek gerekli.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, sindirim sorunları en az düzeye indirmek, kilo kontrolünü kolaylaştırmak ve en önemlisi psikolojik olarak çok daha sağlıklı hissetmek için bayramdan itibaren yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Güne proteinli bir kahvaltı ile başlayın. Reçel, bal, tüketiminizi olabildiğince sınırlandırın. Masaya mümkünse küçük porsiyonlarda koymaya çalışın. Bayramlarda çoğu birey çalışmadığı veya tatilde olduğu için geç bir kahvaltı ve akşam yemeği tercih edilir. Bu 2 öğüne yoğurt, çiğ kuruyemiş ve taze meyve gibi bir ara öğün eklemek, geceleri şeker ihtiyacınızın azalmasına yardımcı olacaktır. Su tüketmeyi unutmayınız. Özellikle bayramlarda şeker tüketimiyle birlikte iştah kontrolü zorlaşmaktadır. Ancak yeterli miktarda su tüketildiğinde (kilo başına 35 ml) iştah kontrolü çok daha kolay olacaktır.” </p>
<p><strong>Bayram ziyaretlerinde ikramları tadım porsiyonunda tüketin…</strong></p>
<p>Bayram ziyaretlerinde kültürel olarak çeşit çeşit yemekler ikram edildiğini de dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu ikramların, genellikle hamur işi ve yağlı besinler oluyor. Bu besinler kan şekeri dengesini bozarak çoğunlukla karın çevresinde yağlanmaya sebep oluyor. Karın çevresinin yağlanması da kalp damar hastalıkları için risk faktörü… Bu nedenle misafirliklerde olabildiğince bu besinlerden kaçınmak gerekli. Eğer karşımızdaki kişiyi kıramıyorsak en azından ikramlar tadım porsiyonunda tüketilmeli.” dedi.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, ana öğünleri yatmadan 4-5 saat öncesinde tüketmenin, ana öğünlerde çorba, salata ve yoğurt üçlüsünü bulundurmanın daha az kalori alınması ve daha sağlıklı hissedilmesini sağlayacağını sözlerini ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sonrasi-eski-beslenme-duzenine-adim-adim-gecin-bayram-ziyaretlerinde-hamur-isi-ve-yagli-yiyeceklerden-uzak-durun-449583">Bayram sonrası eski beslenme düzenine adım adım geçin! Bayram ziyaretlerinde hamur işi ve yağlı yiyeceklerden uzak durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İbrahim Şirin sahada işi sıkı tutuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibrahim-sirin-sahada-isi-siki-tutuyor-445542</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Feb 2024 21:07:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[sahada]]></category>
		<category><![CDATA[şirin]]></category>
		<category><![CDATA[sıkı]]></category>
		<category><![CDATA[tutuyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445542</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhur İttifakı Derince Belediye Başkan Adayı İbrahim Şirin, kooperatif ziyaretlerinde bulunduktan sonra Sanayi Sitesi’nde esnaflarla selamlaştı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibrahim-sirin-sahada-isi-siki-tutuyor-445542">İbrahim Şirin sahada işi sıkı tutuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhur İttifakı ve AK Parti Derince Belediye Başkan Adayı İbrahim Şirin, 31 Mart seçim süreci öncesi çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Seçim Koordinasyon Merkezi tarafından hazırlanan program kapsamında Başkan Adayı Şirin, ilk olarak S.S 18 nolu Derince Lojistik Motor Taşıtları Kooperatifi’ne konuk oldu.  Kooperatif Başkanı Nurettin Dalma ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen programda Şirin’e Cumhur İttifakı teşkilatları da eşlik etti.</p>
<p><b>SANAYİ SİTESİ ESNAFLARI</b></p>
<p>Başkan Adayı Şirin, ikinci ziyaretini ise S.S 35 nolu Derince Lojistik Motor Taşıtları Kooperatifi&#8217;nde başkan Selahattin Kaldırım ve üyelerine yönelik olarak yaptı. Her iki kooperatif başkanı ve üyelerine teşekkür eden Şirin, yapacakları çalışmalar ve projelerle ilgili paylaşımlarda bulundu.</p>
<p><b>PROJELERİMİZ HAZIR</b></p>
<p>Başkan Adayı Şirin, kooperatifler nezdinde yaptığı görüşmelerin yarı sıra Sanayi Sitesi bölgesinde esnafları da ziyaret etti. Esnaflarla hasbihalde bulunan Şirin, “Bizleri samimiyetle kucaklayan Sanayi Sitesi esnaf ve çalışanlarımıza gönülden teşekkür eder, hayırlı ve bereketli kazançlar dileriz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibrahim-sirin-sahada-isi-siki-tutuyor-445542">İbrahim Şirin sahada işi sıkı tutuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ani ısı değişimleri alerjinizi tetikleyebilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ani-isi-degisimleri-alerjinizi-tetikleyebilir-418352</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 11:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjinizi]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[değişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418352</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarının vazgeçilmezi klimalar soğuk ortamı hızla ısıtmak isteyen bireyler için kışın da vazgeçilmez oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ani-isi-degisimleri-alerjinizi-tetikleyebilir-418352">Ani ısı değişimleri alerjinizi tetikleyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaz aylarının vazgeçilmezi klimalar soğuk ortamı hızla ısıtmak isteyen bireyler için kışın da vazgeçilmez oluyor. Fakat kış aylarında ani ısı değişimleri yaratan klimalar, tıpkı yaz aylarında olduğu gibi alerji riski taşıyor. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof.  Dr. Demet Can, “Kış aylarında özellikle daha önceden bilinen astım, alerjik rinit, egzama, kronik ürtiker (kurdeşen) gibi hastalıkları olan bireyler klimadan daha fazla etkileniyor” diyor.</strong></p>
<p>Küresel ısınma ile birlikte klima ihtiyacı ve klima kullanım süresi arttı. Sadece evlerde değil okul, işyeri, taşıtlar hatta tatillerde bile zamanımız klimalı ortamlarda geçiyor.  Yaz aylarında zorunlu olarak kullandığımız klimaları, kışın bulunduğumuz soğuk ortamı hızla ısıtma ihtiyacı nedeniyle daha fazla tercih eder olduk. <strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof.  Dr. Demet Can, “</strong>Fakat başta alerjik reaksiyonlar olmak üzere sağlığımızı etkileyen klimalar kış aylarında da tıpkı yaz aylarında olduğu gibi alerjik tepkimelere yol açabiliyor” diyor. Prof. Dr. Demet Can klima alerjisiyle ilgili şunları anlatıyor:</p>
<p><strong>Solunum yollarında kuruluk, yanma ve kaşıntı ile kendini gösteren cilt ve göz kuruluğu…</strong></p>
<p>“Akıllı binalar gibi kapalı ve havalandırması sınırlı alanlarda yoğun bir şekilde çalışan klimalar, iç mekân havasını dolaştırarak toz, alerjen ve mikropların yayılma riskini artırabilir. Bu durum solunum yolu alerjisi olanlarda yakınmalara ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Klima ünitesinde birikebilecek nem nedeniyle küf sporları oluşur ve sporlar ünitenin içinden geçen havayla yayılabilir. Bu durum yatkınlığı olan bireylerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.  Alerjik reaksiyonlar kendini hapşırık, burun akıntısı, geniz akıntısı ve bazen de öksürük gibi bulgularla gösterir hatta astım krizine kadar ilerleyebilir. Sadece rutubet ve küf değil soğuk hava da alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Artan hava akımı ile alerjen temasının artması alerjik reaksiyonlarda artışa neden olur. Klimalar ayrıca solunum yollarında kuruluğa, yanma ve kaşıntı ile kendini gösteren cilt ve göz kuruluğuna yol açar.”</p>
<p><strong>Ne yapabiliriz?</strong></p>
<p>Klima sistemini sürekli olarak kullanmak yerine, ara sıra kapatmanın veya fan modunda çalıştırmanın ortam havasının taze hava ile karışmasını sağlayacağını ifade eden Demet Can, “Mümkünse pencere ve kapıların kısa süreliğine açılması da ortamdaki havanın tazelenmesine yardımcı olur. Kapalı iş ortamlarında çalışanların gün içinde birkaç defa açık havaya çıkması önerilir. Klima sistemlerinin filtreleri, 6 ayda bir temizlenmeli veya değiştirilmelidir. Temiz filtreler, havadaki partiküllerin yayılma riskini azaltır ve ortam havasını daha temiz tutar. Klima kullanırken oda sıcaklığını ve nemini dengede tutmak önemlidir. İdeal oda sıcaklığı genellikle 20-24°C arasında, nem seviyesi ise  %40-60 civarındadır. Ancak soğuk rahatsız ediyorsa ısı 27°C ‘ye kadar çıkarılabilir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Hakkında:</strong></p>
<p>Ülkemizde alerji ve immünoloji alanında kurulan ilk dernek olan Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD), erişkin- çocuk alerji ve klinik immünoloji uzmanlarını bir çatı altında toplamaktadır. Alerji ve Klinik İmmünoloji biliminin ve hizmetinin ülkemizde gelişimine katkı sağlamayı ve alerjik – immünolojik hastalıklar konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefleyen AİD, uluslararası katılımlı kongre ve bilimsel toplantılar gerçekleştirerek branş hekimlerinin ve ilişkili sağlık personelinin en yeni bilgiler ile güncellenmesi sağlanmaktadır. Uluslararası bilimsel kurumlarla (AAAAI, EAACI, SIAF, WAO) iş birliği yapan dernek bu iş birliklerinin ışığında uluslararası kurumların düzenlediği kongre ve kursları ülkemizde başarıyla gerçekleştirmiş, ülkemizi başarıyla temsil ederek biliminin ilerlemesine önemli bir katkı sunmuştur. Yine farkındalık yaratma misyonuyla öne çıkan dernek, üyeleri için bilimsel toplantılara katılımı için maddi destek sağlamakta dernek üyeleri dışında da bedelsiz bir şekilde kurs ve okul şeklinde çeşitli eğitim toplantıları düzenlenmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ani-isi-degisimleri-alerjinizi-tetikleyebilir-418352">Ani ısı değişimleri alerjinizi tetikleyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çöpten Enerji ve Isı Üretilerek 2 Bin Ton Domates Yetiştirilecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/copten-enerji-ve-isi-uretilerek-2-bin-ton-domates-yetistirilecek-409421</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 17:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[çöpten]]></category>
		<category><![CDATA[domates]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[ton]]></category>
		<category><![CDATA[üretilerek]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirilecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivas Belediyesi ve özel sektör iş birliği ile Katı Atık Depolama Sahasında 50 dönüm alan üzerine kurulan modern topraksız cam seraya ilk fideler dikildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/copten-enerji-ve-isi-uretilerek-2-bin-ton-domates-yetistirilecek-409421">Çöpten Enerji ve Isı Üretilerek 2 Bin Ton Domates Yetiştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Belediyesi ve özel sektör iş birliği ile Katı Atık Depolama Sahasında 50 dönüm alan üzerine kurulan modern topraksız cam seraya ilk fideler dikildi.</p>
<p>Çöp sahasındaki gazdan elektrik üreten tesisin ısısını kullanarak salkım domates yetiştirilecek serada, Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin ve Sivas Valisi Yılmaz Şimşek&#8217;in katılımıyla gerçekleştirilen tören ile 110 bin fidenin dikimi gerçekleştirildi.</p>
<p>Yenilikçi ve sürdürülebilir projelerle şehrimizi kalkındırabilmek için çalıştıklarını ifade eden Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, “Sivas&#8217;ın çöpünü tesislerimizde enerjiye, oradan da ısıya dönüştürerek yıllık 2 bin ton domates üreteceğimiz tesisi ilimize kazandırdık. Türkiye&#8217;de ilk olma özelliğini taşıyan bu önemli tesisin şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” dedi.</p>
<p>Başkan Bilgin, “Yaklaşık 2 yıl önce temelini attığımız Cam Sera Projemizin kısa bir sürede üretime hazır hale getirmek şehrimiz adına büyük bir başarı. Ben bu noktada emek veren, katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum. Yenilikçi ve sürdürülebilir projelerle şehrimizi kalkındırmak için gayret gösteriyoruz. Bu noktada birçok paydaşımız ile birlikte ortak çalışmalarımız bulunuyor. Bugün içerisinde bulunduğumuz bu tesis Sivas’ın çöpünü bertaraf etmek yerine enerjiye dönüştürerek ekonomiye katkı sağlamak adına çöpten elektrik üretim tesisimizin açılışını yapmıştık. Yine bu noktada üretilen elektrikten ortaya çıkan ısınında boşa gitmemesi için sıfır atık projelerimize bir yenisini daha ekleyerek Cam Sera Projemizi hayata geçirdik. Özel teşebbüslerimizle bir araya gelerek gerekli hukuki mevzuatları görüştük ve 50 dönüm alan üzerine kurduğumuz ve Türkiye’de bir ilk diyebileceğimiz bu eseri şehrimize kazandırdık. Önümüzdeki süreçte şehrimizin ve 16 ilçemizin çöplerini tek bir alanda toplamak adına Katı Atık Birliğimizi genişletiyoruz. Şehrimize, ülkemize katma değer üretecek eserler kazandırmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Şehrimize, milletimize hayırlı uğurlu olsun.” dedi.</p>
<p>Yıllık 2 bin ton domates üretimi gerçekleştirilecek olan serada 60 kadın işçinin de istihdam edildiğini söyleyen Sivas Valisi Yılmaz Şimşek; “Modern topraksız cam serayı yalnızca tarımsal üretim ile değil çöplerin bertaraf edilerek enerjiye dönüştürülmesi ve birçok kişiye iş imkânı sağlaması ile de önemli bir yatırım olarak görüyoruz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/copten-enerji-ve-isi-uretilerek-2-bin-ton-domates-yetistirilecek-409421">Çöpten Enerji ve Isı Üretilerek 2 Bin Ton Domates Yetiştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazlık Bölgelerde Isı Yalıtımı ile Sürdürülebilir Turizm için Örnek Proje Gerçekleştirdiler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazlik-bolgelerde-isi-yalitimi-ile-surdurulebilir-turizm-icin-ornek-proje-gerceklestirdiler-405098</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 09:24:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bölgelerde]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirdiler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[yalıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[yazlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dış cephe ısı yalıtımı bugüne kadar hep yüzde 50’yi geçen ısıtma tasarrufu ile gündemdeydi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazlik-bolgelerde-isi-yalitimi-ile-surdurulebilir-turizm-icin-ornek-proje-gerceklestirdiler-405098">Yazlık Bölgelerde Isı Yalıtımı ile Sürdürülebilir Turizm için Örnek Proje Gerçekleştirdiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dış cephe ısı yalıtımı bugüne kadar hep yüzde 50’yi geçen ısıtma tasarrufu ile gündemdeydi. Ancak ısı yalıtımı, yalnızca kış aylarında doğalgaz faturasını düşürmüyor. Yaz mevsiminde de klimaların elektrik faturası üzerindeki yükünü azaltıyor. </strong></p>
<p><strong>Üstelik yılın en sıcak ayında yüzde 43 oranında…</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Ne kışlar bildiğimiz kış ne de yazlar tanıdığımız o yaz&#8230; İklim değişti, değişiyor. Küresel ısınma ile mücadele yolları tartışılırken, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Dalmaçyalı bir işbirliği gerçekleştirdi. Dalmaçyalı, Belediye’nin Marmaris’teki Armutalan Hizmet Binası’na önce ısı yalıtımı yaptı. Ardından her ay düzenli olarak binanın enerji performansını ölçtü. Kış aylarında yüzde 50’nin üzerinde tasarruf sağlandığının görüldüğü sonuçlarda, yaz verileri de çarpıcı. </p>
<p> </p>
<p><strong>YILIN EN SICAK AYINDA YÜZDE 43 TASARRUF</strong></p>
<p> </p>
<p>Türkiye’nin en çok ziyaret edilen turizm bölgelerinden Marmaris’teki Armutalan Hizmet Binası’nın, sıcaklığın rekor üstüne rekor tazelediği Temmuz ayı verileri, binanın ısı yalıtımsız olduğu yılla karşılaştırıldı. Binanın yalıtımsız olduğu Temmuz ayında, 4 Bin 966 kWh elektrik tüketilerek 13.103 TL’lik klima harcaması yapılırken,  binanın yalıtımlı olduğu aynı ayda bu harcama 2 Bin 824 kWh ile 8.290 TL oldu. Yükselen sıcaklık dereceleri ve enerji maliyetlerindeki yüzde 11’lik artışa rağmen, binanın elektrik faturası yaklaşık 5 Bin TL azaldı.</p>
<p>Enerji tüketiminde yüzde 43 oranında gerçekleşen bu düşüş,  ısı yalıtım teknolojisinin genellikle kış aylarında tasarruf sağladığı ön planda olsa da, yaz aylarında da enerji verimliliğine katkısının büyüklüğünü gösterdi. Bu katkı, küresel iklim değişikliği ve her yıl artacak sıcaklıklar ile daha da önemli olacak. </p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>MALİYETLERİ DÜŞÜRÜYOR</strong></p>
<p> </p>
<p>Armutalan hizmet binasının elde ettiği tasarrufun herkes için büyük bir örnek olduğunu söyleyen <strong>Dalmaçyalı İleri Isı Yalıtım sistemleri Genel Müdürü Tayfun Küçükoğlu,</strong> “2003 yılında binaların yüzde 98’inde ısı yalıtımı bulunmuyordu. Şu anda bu oran yüzde 70’lere kadar azaldı. Ancak bu oranın daha da düşmesi şart. Şart diyorum çünkü, ısı yalıtımının, hem çevresel hem de ekonomik faydaları görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Küresel ısınma nedeni ile artık termometreler o kadar yüksek dereceleri görüyor ki, yazın serinlemek için ödenen faturalar, kışın ısınmak için ödenen faturalarla yarışıyor. Bu durum yaşadığımız, çalıştığımız binalarda bizi etkilediği gibi, turizm bölgelerindeki konaklama tesisleri nedeniyle turizmcileri de etkiliyor&#8230; Zira onların en yüksek maliyet kalemlerinden biri, iç ortamın soğutulması. Enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle, turizm sektörünün giderleri arttı. Fakat, doğru ısı yalıtımı ile Marmaris’teki Armutalan Hizmet Binası’nda da gördüğümüz gibi bu gideri düşürmek mümkün. Isı yalıtımı, iç ortamın ısı derecesini uzun süre koruduğu için, özellikle klimaların çalışma yoğunluğunu ve dolayısıyla da elektrik enerjisi tüketimini azaltıyor. Yapılan bu yatırım, konutlarda da, otellerde de, yaklaşık 3-5 yıl gibi kısa bir süre içinde amorti ediliyor.”  sözleri ile ısı yalıtımının yazlık bölgelerde de maliyetleri düşürdüğüne dikkat çekti.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ISI YALITIMI İLE SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM </strong></p>
<p> </p>
<p>Isı yalıtım teknolojisi, yaz-kış ekonomik tasarrufun yanı sıra, sera gazı salımında da önemli bir düşüş sağlıyor. Nitekim, Armutalan Hizmet Binası’nın karbon salımı, ısı yalıtımının ardından 1,60 ton düşüş gösterdi. Bir turizm şehri olduklarını ve tüm kamu ve özel işletmelere örnek olmak istediklerini söyleyen, <strong>Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün,</strong> “Son yıllarda ortaya çıkan en önemli konulardan biri de enerji kaynaklarının verimli kullanılması konusudur. Baktığımızda, biz Muğla olarak çok önemli turizm bölgelerine ve dolayısıyla yüksek yatak kapasitesine sahibiz. Antalya ve İstanbul’un ardından en yüksek yatak kapasitesi olan şehiriz. Bu bağlamda birçok yerli ve yabancı turisti ağırlıyoruz. Tabi ki burada misafirlerin konaklamasında ve turizmin gelişmesinde hizmet kalitesi çok önemli. Özellikle turizm tesislerinin soğutulması ve bunun muhafaza edilmesi konusunda çok büyük enerji tüketimi yapılıyor. Bu enerji tüketimi de maliyetlere yansıyarak tatilin daha yüksek bedellere ulaşmasına neden oluyor. Ayrıca yüksek enerji harcamak karbon salımı noktasında da doğaya zarar veriyor. Bu kapsamda enerji tasarrufu hem doğamızın korunması hem turizmin sürdürülebilirliği hem de turizm bölgelerimizdeki maliyetlerin düşmesi konusunda çok önemli. Biz, ısı yalıtımı konusunda uygulanan bu projenin, yaygınlaşarak devam etmesini diliyor, projeyi ülkemiz için önemli bir örnek olarak görüyoruz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazlik-bolgelerde-isi-yalitimi-ile-surdurulebilir-turizm-icin-ornek-proje-gerceklestirdiler-405098">Yazlık Bölgelerde Isı Yalıtımı ile Sürdürülebilir Turizm için Örnek Proje Gerçekleştirdiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TPF Başkanı Ömer Düzgün: &#8220;Önlem Alınmazsa 3 Kuşaktır Bu İşi Yapan Yereller, Tekelleşmeye Yenik Düşecek&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tpf-baskani-omer-duzgun-onlem-alinmazsa-3-kusaktir-bu-isi-yapan-yereller-tekellesmeye-yenik-dusecek-404617</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 15:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alınmazsa]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[düşecek]]></category>
		<category><![CDATA[düzgün]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kuşaktır]]></category>
		<category><![CDATA[ömer]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[tekelleşmeye]]></category>
		<category><![CDATA[tpf]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yenik]]></category>
		<category><![CDATA[yereller]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404617</guid>

					<description><![CDATA[<p>Organize gıda perakende sektörünün öncü organizasyonu Yerel Zincirler Buluşuyor Konferansı ve Fuarı (YZB) 2023, yoğun bir katılımla 14'üncü kez kapılarını açtı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tpf-baskani-omer-duzgun-onlem-alinmazsa-3-kusaktir-bu-isi-yapan-yereller-tekellesmeye-yenik-dusecek-404617">TPF Başkanı Ömer Düzgün: &#8220;Önlem Alınmazsa 3 Kuşaktır Bu İşi Yapan Yereller, Tekelleşmeye Yenik Düşecek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Organize gıda perakende sektörünün öncü organizasyonu Yerel Zincirler Buluşuyor Konferansı ve Fuarı (YZB) 2023, yoğun bir katılımla 14&#8217;üncü kez kapılarını açtı. Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Ömer Düzgün, sektörün hızla büyüyen sorunlarına ve gelecekteki tehditlere dikkat çekerek tüm sektör oyuncularını bir araya gelmeye çağırdı.</strong></p>
<p><strong>Türkiye genelinde market mağaza sayılarının 51 bini aştığını belirten Düzgün; &#8220;Gıda perakendesinin güvencesi olan yerel zincirler, rekabet gücünü hızla kaybediyor. Bir tarafta 46 bini aşkın discount ve ulusal zincirler, diğer tarafta 5 bin 500 yerel zincir. Sektörün tüm tarafları ortak hareket etmezse sadece yerel zincirler değil, yerli üreticiler ve tüm ekosistem kaybedecek. Mağaza açılışlarına yönelik önlem alınmazsa 3 kuşak bu işi yapan yerel zincirler tekelleşmeye yenik düşecek&#8221; dedi.</strong></p>
<p><strong>Tüm market zincirleri karşısında konumlanan yeni mağaza oluşumlarına da dikkat çeken Düzgün; &#8220;Biz rekabete karşı değiliz, haksız rekabete karşıyız. Türkiye&#8217;nin şu anda yeni market mağazalarına ve oluşumlara ihtiyacı yok. Karşımızdaki yeni oluşumlar ne satıyor, hangi markayı satıyor, hangi fiyata satıyorsa, bu olanaklar bize de sunulsun. Türkiye genelindeki tüm yerel zincirler olarak market mağazalarımızda aynı fiyata satacağız&#8221; açıklamasını yaptı.</strong></p>
<p>Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) 2023, Türkiye gıda perakendesinin nabzını tutmak için kapılarını açtı. İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde bu yıl 14&#8217;üncüsü gerçekleşen zirvede sektörün önde gelen yüzlerce temsilcisi ve uzmanı &#8220;Birlik &#8211; Beraberlik&#8221; teması altında bir araya geldi. İki gün sürecek etkinlikte katılımcı ve sponsor firmalar önümüzdeki dönemde market raflarında yer alacak ürünlerini sergilerken, sektörün onlarca duayen ismi, gıda perakendesinin yarınına şekil vermek için YZB&#8217;de sahne alacak.</p>
<p>Zirvenin açılış konuşmasını yapan TPF Başkanı Ömer Düzgün, ülkece zorlu süreçlerle mücadele ettiğimize değinerek, pandemi ve devamında pandeminin ağır ekonomik etkileriyle karşılaşıldığını belirtti. Şubat ayında üst üste meydana gelen 2 deprem ile yüzyılın felaketini yaşadığımızı belirten <strong>Düzgün</strong>, &#8220;Depremler sonucunda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah&#8217;tan rahmet diliyor, acılı ailelerine sabır, halen tedavisi devam eden vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“TEK YÜREK OLMA VAKTİ”</strong></p>
<p>Ömer Düzgün, ekonomik sıkıntıların dünya genelinde ana gündem olduğunu vurgulayarak, &#8220;Yaşadığımız tüm zorluklarda millet olarak benzersiz bir dayanışma sergiliyoruz. Geçici zorluklar karşısında birlikte hareket ederek güçlü duruyoruz. Bu dayanışma ve birlik ruhunu, hayatımızın her alanına ve iş yapma şeklimize yaymak için bu yılki Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) temasını &#8216;Birlik-Beraberlik&#8217; olarak seçtik&#8221; şeklinde konuştu. </p>
<p>Gelecekteki tehditleri ele alan Düzgün, enflasyon gibi ekonomik sorunların yanı sıra üretim, iş gücü, tarım ve hayvancılık gibi gündem maddelerinin, ortak gayret ve dayanışma ile aşılabilineceğini vurguladı.</p>
<p>Ömer Düzgün, gıda perakendesinde şimdiye kadar sektörün farklı oyuncularının kendi iç işleyişlerine odaklandığını belirterek, &#8220;Herkes kendi stratejilerini izledi, değerli projeler hayata geçirildi ve başarı hikayeleri yazıldı. Şimdi, hep birlikte hareket etme zamanı geldi. Daha güçlü iletişim ve iş birliği gerekiyor. Eğer bugünden geleceğe dönük adımlar atmaz, ortak hedeflere ilerlemez, muhtemel sorunları öngörmez, tüketicilere alınması gereken önlemleri sunmaz ve daha şeffaf olmazsak, gelecekteki hedeflere ulaşma hayal olur&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“GELECEĞİMİZİ İNŞA EDECEĞİMİZ TÜM PROJELERDE YER ALMAK İÇİN HAZIRIZ”</strong></p>
<p>Gıda perakendesinin yeni bir yaklaşıma ihtiyacı olduğunu vurgulayan <strong>Düzgün</strong>, &#8220;Gençlerimizin marketçiliği bir meslek olarak görmelerini sağlamak için ortak adımlar atmalıyız. Aynı şekilde, gençlerimizin tarım ve hayvancılığa yönelmeleri için gereken tüm desteği sağlamalıyız. Yerel zincirler olarak, geleceğimizi şekillendirecek adımları atmak için devletimizden, otoritelerden ve sektörden gelecek tüm iş birliklerine ve her türlü projede yer almak için hazırız&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p>Sektörün binlerce paydaşını bir araya getiren etkinlikte yerel zincirlerin hiçbir zaman rekabete karşı olmadığının altını çizen <strong>TPF Başkanı</strong>, &#8220;Rekabet sektörün ve şirketlerin verimliliğini artırır, yenilikçi düşünceye teşvik eder. Şirketler rakiplerinden bir adım önde olmak için sürekli yeni çözümlere yönelir. Bu, müşteri memnuniyetini artırır, kaliteyi yükseltir, pazarın büyümesini sağlar ve ülkemiz kazanır&#8221; dedi. </p>
<p><strong>“ÖNLEM ALINMAZSA TÜM EKOSİSTEM KAYBEDECEK”</strong></p>
<p>Teknoloji ve savunma sanayi kadar, önümüzdeki süreçte yerli üretimi, tarımı, yerel işletmeleri ve sürdürülebilirliği desteklemek zorunda olduğumuzu belirten Ömer Düzgün, atılacak ilk adımın Perakende Yasası&#8217;ndaki eksikliklerin giderilmesi olduğuna işaret etti. Türkiye&#8217;de 5 ve üzeri mağazaya sahip olan market sayısının 51 binin üzerine ulaştığını belirten <strong>Düzgün</strong>, &#8220;Ülkemizde devasa boyutlara ulaşan market enflasyonuna karşı, yan yana veya üst üste açılışlar yerine bunun belirli kurallara göre yapılmasının neresi kötü? Bir tarafta 46 bini aşkın discount ve ulusal market, diğer tarafta 5 bin 500&#8217;ü aşkın yerel market bulunuyor. 5 ve altı mağaza sayılarını da düşündüğümüzde market enflasyonunun vahameti açıkça ortada. Büyük şehirlerden bölgelere, bölgelerden ilçelere, ilçelerden köylere kadar rekabet gücünü yitiren yerel zincirler, yayımlanan raporlara göre rekabette kan kaybetmeye devam edecek. Sadece 5 yılda 20 bin mağaza açan discount ve ulusal zincirlerin mağaza sayısının 2029 yılında 55 bini aşacağı belirtiliyor. Rekabet gücünü kaybedecek olan yerel zincirlerin bir kısmı ya kepenk kapatacak ya da market birleşmeleri hızlanacak. Birçoğu 3 kuşaktır hizmet verdiği sektördeki tekelleşme yönü nedeniyle yenik düşecek, yaptığı işi bırakacak. Peki burada kim başarısız ilan edilecek? Onca kepenk kapanırken discountlar, ulusallar sevinecek mi? Bu kuralsız gidişatın tek kaybedeni gıda sektörünün sigortası olan yerel zincirler olmayacak. Önlem alınmazsa yerel zincirlerle birlikte, yerli üreticiler ve tüm ekosistem kaybedecek&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;ADİL REKABET İÇİN AYNI OLANAKLARI İSTİYORUZ: AYNI FİYATA SATMAYA HAZIRIZ!&#8221;</strong></p>
<p>Enflasyon karşısında vatandaşların istedikleri ürünleri almakta güçlük çektiklerini ve market sepetlerinin bölünmeye devam ettiğini belirten Ömer Düzgün, yeni market mağazalarına veya oluşumlara şu an için ihtiyaç olmadığını vurguladı. <strong>TPF Başkanı</strong>, &#8220;Karşımızdaki yeni oluşumlar ne satıyorsa, hangi markayı satıyorsa, kaça satıyorsa, bu fırsatları bize de sunsunlar. Türkiye&#8217;deki tüm yerel zincir market mağazalarında aynı fiyata satacağız&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>“VATANDAŞLARIMIZIN ALGISIYLA OYNANAN UYGULAMALARA ÖNLEM ALINSIN”</strong></p>
<p>Ömer Düzgün Perakende Yasası&#8217;ndaki eksik ayaklarla ilgili alınması gereken önlemlerle ilgili olarak şöyle konuştu: &#8220;Mağaza markalı ürünlerin satışı için muadil en az üç bilinen marka ürünün de satılması zorunlu olsun. Satışa sunulan mağaza markalı ürün miktarı, aynı ürünün muadiliyle birlikte işletmede satışa sunulan toplam miktarın yüzde 25’ini geçmesin. Yerli üretici, yerli markalar da rekabette yenik düşmesin. Daha da önemlisi, alışveriş için sadece birkaç dakika ayıran vatandaşlarımız daha düşük gramajlı ürünlere aynı ücreti ödemesin, algısıyla oynanmasın. Herkesi kucaklayacak düzenlemelerle sektörümüz, vatandaşlarımız ve ülkemiz kazanacak. 100 bini aşkın çalışanımızla bayrağı daha ileri taşımak, ilçelerimizden şehirlerimize ve ülkemize daha fazla katma değer sağlamak, yeni başarı hikayeleri yazmak için hazırız.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tpf-baskani-omer-duzgun-onlem-alinmazsa-3-kusaktir-bu-isi-yapan-yereller-tekellesmeye-yenik-dusecek-404617">TPF Başkanı Ömer Düzgün: &#8220;Önlem Alınmazsa 3 Kuşaktır Bu İşi Yapan Yereller, Tekelleşmeye Yenik Düşecek&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Isı değişimleri, vücut direncini düşürebiliyor! Vücut ısısının artması protein ve yağ dokularını olumsuz etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isi-degisimleri-vucut-direncini-dusurebiliyor-vucut-isisinin-artmasi-protein-ve-yag-dokularini-olumsuz-etkiliyor-399011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 14:28:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artması]]></category>
		<category><![CDATA[değişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[direncini]]></category>
		<category><![CDATA[dokularını]]></category>
		<category><![CDATA[düşürebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[ısısının]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının değişken seyretmesinin vücut direncini düşürdüğüne dikkat çeken uzmanlar bu durumun hastalıklara davetiye çıkardığını söylüyor. Ani hava değişikliklerinden etkilenip hasta olmamak için doğru beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli uyku ve egzersizin önemine dikkat çeken Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, kapalı ortamların iyi havalandırılması ve uzun süreler klima önünde kalınmaması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isi-degisimleri-vucut-direncini-dusurebiliyor-vucut-isisinin-artmasi-protein-ve-yag-dokularini-olumsuz-etkiliyor-399011">Isı değişimleri, vücut direncini düşürebiliyor! Vücut ısısının artması protein ve yağ dokularını olumsuz etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hava sıcaklıklarının değişken seyretmesinin vücut direncini düşürdüğüne dikkat çeken uzmanlar bu durumun hastalıklara davetiye çıkardığını söylüyor. Ani hava değişikliklerinden etkilenip hasta olmamak için doğru beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli uyku ve egzersizin önemine dikkat çeken Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, kapalı ortamların iyi havalandırılması ve uzun süreler klima önünde kalınmaması gerektiğini vurguluyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, hava değişimlerinin bağışıklık üzerinde nasıl bir etkisi olduğuna dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Isı değişimleri, sağlığı tehlikeye atabiliyor</strong></p>
<p>Hava sıcaklıklarının bir gün yüksek bir gün düşük olmasının bu duruma hazırlıksız yakalanan kişilerin sağlığını tehlikeye attığını belirten Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Ani hava değişimleri, insan bünyesinin adaptasyon ve savunma mekanizmasını bozduğundan hastalıklara da davetiye çıkarıyor.” dedi.</p>
<p>Değişen ısıyla birlikte vücut direncinin düşebileceğine dikkat çeken Atamer, mevsim değişikliklerinden etkilenip hasta olmamanın yolunun bilinçli olmaktan geçtiğini vurguladı.</p>
<p><strong>Doğru beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli uyku ve egzersiz önemli </strong></p>
<p>Değişken havalarda bağışıklık sistemini güçlendirmek için öncelikle doğru bir beslenme programı benimsenmesi gerektiğinin altını çizen Atamer, “Besin çeşitliliğine önem verilmeli. Beslenmemizde sebze, meyve ve  yeteri kadar protein olmalı. Bol su tüketilmeli. Özellikle sıcak yaz aylarında su tüketimi artırılmalı. Hazır meyve suları, çay, kahve ve asitli içecekler sıvı ihtiyacına cevap vermek için yeterli değildir. Sigara ve alkolden uzak durulmalı. Yaşa ve sağlık durumuna uygun egzersiz yapılmalı. Düzenli ve kaliteli uyku gün boyu zindelik verir. Sabah, öğlen ve akşam saatleri için uygun giyinmeye özen gösterilmeli. Kapalı ortamlar iyi havalandırılmalı. Klima ile serinlemek isterken dikkatli olunmalı. Saatlerce klima önünde kalınmamalı.” uyarılarını yaptı.</p>
<p><strong>Vücut ısısının artması bağışıklık sistemini etkileyebilir</strong></p>
<p>Arı poleni, beta karoten, vitamin kompleksleri ve yeşil çay gibi takviyelerin bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınabileceğini dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Vücudumuz fonksiyonlarını düzgün yürütebilmek için belirli ısı aralığında çalışmak zorunda. Sıcak havalarda vücut  ısımız artarsa, vücudumuzdaki protein ve yağ dokuları etkilenebilir. Sonuç olarak bu olumsuz etki bağışıklık sistemimize de yansıyabilir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isi-degisimleri-vucut-direncini-dusurebiliyor-vucut-isisinin-artmasi-protein-ve-yag-dokularini-olumsuz-etkiliyor-399011">Isı değişimleri, vücut direncini düşürebiliyor! Vücut ısısının artması protein ve yağ dokularını olumsuz etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Van Büyükşehir Atölyesinde 6 Ayda 6 Bin 78 Bakım-Onarım İşi Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/van-buyuksehir-atolyesinde-6-ayda-6-bin-78-bakim-onarim-isi-yapti-384085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 09:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atölyesinde]]></category>
		<category><![CDATA[ayda]]></category>
		<category><![CDATA[bakımonarım]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[van]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Van Büyükşehir Belediyesi, makine ikmal yerleşkesinde bulunan 14 atölyede kendi iş gücü ile 2023 yılının ilk altı ayında 6 bin 78 tamir, bakım ve onarım işi yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/van-buyuksehir-atolyesinde-6-ayda-6-bin-78-bakim-onarim-isi-yapti-384085">Van Büyükşehir Atölyesinde 6 Ayda 6 Bin 78 Bakım-Onarım İşi Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Van Büyükşehir Belediyesi, makine ikmal yerleşkesinde bulunan 14 atölyede kendi iş gücü ile 2023 yılının ilk altı ayında 6 bin 78 tamir, bakım ve onarım işi yaptı.</p>
<p>Van Büyükşehir Belediyesi, envanterinde bulunan araçların bakım, onarım ve tamirini kendi atölyelerinde gerçekleştiriyor. Bu kapsamda kamu kaynaklarını daha verimli ve etkin kullanmayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi Makine İkmal Daire Başkanlığı, 2023 yılının ilk altı ayında kendi iş gücü ile 14 atölyesinde 6 bin 78 tamir, bakım ve onarım işi gerçekleştirdi.</p>
<p>Edremit ilçesinde bulunan yerleşkede İş Makineleri Atölyesi, oto elektrik, kaynak, egzoz ve makas, akü şarj, lastik, radyatör, kaporta, hortum pres, döşeme, torna freze, marangoz atölyelerinde belediyeye ait iş makineleri, kamyon ve binek araçların bakım-onarımı yapılarak tasarruf sağlanıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/van-buyuksehir-atolyesinde-6-ayda-6-bin-78-bakim-onarim-isi-yapti-384085">Van Büyükşehir Atölyesinde 6 Ayda 6 Bin 78 Bakım-Onarım İşi Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Değişikliğinde Yaşanan Isı Artışının En Önemli Nedeni İnsan Kaynaklı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikliginde-yasanan-isi-artisinin-en-onemli-nedeni-insan-kaynakli-373143</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 May 2023 11:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artışının]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373143</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi’nin düzenlediği seminerde iklim değişiminin tarımsal üretim sistemlerine etkileri değerlendirildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikliginde-yasanan-isi-artisinin-en-onemli-nedeni-insan-kaynakli-373143">İklim Değişikliğinde Yaşanan Isı Artışının En Önemli Nedeni İnsan Kaynaklı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi’nin düzenlediği seminerde iklim değişiminin tarımsal üretim sistemlerine etkileri değerlendirildi</p>
<p><em><strong>Sabancı Üniversitesi’nin düzenlediği “Teknolojinin Gücüyle Geleceğe” Webinar Serisi’nin 2023 programının ikinci semineri “İklim Değişiminin Tarımsal Üretim Sistemlerine Etkileri” teması ve Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Levent Öztürk’ün katılımıyla gerçekleşti.</strong></em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Sabancı Üniversitesi’nin kamu ve özel sektör yöneticilerini bilim ve teknoloji ile buluşturmak amacıyla düzenlediği <strong>“Teknolojinin Gücüyle Geleceğe”</strong> Webinar Serisi’nin 2023 programının ikincisi 4 Mayıs Perşembe günü gerçekleşti. Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Dekanı <strong>Erkay Savaş</strong>’ın açılış konuşmasını yaptığı seminere Sabancı Üniversitesi MDBF Öğretim Üyesi Levent Öztürk konuşmacı olarak katıldı. <strong>“İklim Değişiminin Tarımsal Üretim Sistemlerine Etkileri”</strong> temalı seminerde, iklim değişiminin tarımsal üretim sistemlerine etkilerine güncel örneklerle ışık tutuldu.</p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkay Savaş,</strong> “Dünyada sıcaklıklar artarken, havadaki karbondioksit miktarı artıyor. Bunun tabii ki üzerimizde çeşit çeşit etkileri var. Bunlardan biri de tarımsal üretime etkileri. Tarımsal sistemlerimizi değiştirmemiz gerekiyor mu? İyi yönde mi etkileyecek kötü yönde mi etkileyecek bunları konuşmamız ve üzerine düşünmemiz gerekiyor” dedi. </p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi MDBF Öğretim Üyesi Levent Öztürk, </strong>1968 yılının insanlı uzay ziyaretlerinin başlangıcı ve uzaydan çekilen dünya fotoğrafının birçok hareketin de öncüsü olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: </p>
<p>“Ben bir biyolojik terimle başlamak istiyorum. “Taşıma kapasitesi” bir biyolojik terimdir. Her türlü ortam, her türlü ekosistemin bir taşıma kapasitesi var. O ortamda bir organizmadan ve bir ekosistemden bahsettiğimizde hep bir taşıma kapasitesinden söz ederiz. Bu bir petri kabı kadar küçük olabilir veya içinde tüm canlılarla birlikte yer alan bir gezegen kadar da büyük olabilir. Peki gezegenin taşıma kapasitesi insanlar için ne kadar? Aslında bu soruyu sadece ben değil Birleşmiş Milletler bile sormuş ki önceden önlem alalım diye. Yapılan çeşitli araştırmaların sonunda ‘Dünya’nın kaynakları sınırlı olsa olsa 4 milyar insan yaşayabilir’ derken, optimist olanlar ‘16 milyar insan rahat rahat yaşar bu gezegende’ diyor. Dünya’nın taşıma kapasitesi yaklaşık 10 milyar diyebiliriz. Peki bu 10 milyar insana ne zaman ulaşacağız? Değişik hesaplama yöntemleriyle 2050 ile 2060’ların ortasında bir yerde dünyanın, gezegenimizin taşıma kapasitesine erişeceğini biliyoruz.”</p>
<p><strong>DOĞAL FAKTÖRLER DÜNYADAKİ ISI DEĞİŞİMİNİ ANLATAMIYOR</strong></p>
<p>Şu anda 8 milyar civarında olan dünya nüfusunun çevreye etkilerinin olduğuna dikkat çeken <strong>Levent Öztürk,</strong> “Dünya ısınıyor. Peki bu ısı artışının sebebi nedir?” diyerek, şöyle devam etti: </p>
<p>“Sebebine baktığımızda bunun aslında doğal sebepleri olabilir. Mesela Dünya’nın güneş etrafındaki çizdiği yörünge. Yaklaşıyor, uzaklaşıyor kısmen değişebiliyor yıllar içerisinde ama o kadar da etkili olmadığını görüyoruz. Başka ne olabilir? Mesela güneşteki değişen olaylar; güneş fırtınaları. Bunun da etkisinin ama çok ciddi anlamda bu gözlemlerin tarif etmediğini görüyoruz. Başka doğal etmenler çok büyük olanlardan mesela volkanik aktiviteler. Volkanik aktiviteler yani küresel ısınmayı bir kenara bırakın aslında soğumaya bile neden olabiliyor. Çünkü çıkarttığı kükürt ve diğer partiküllerin atmosferde soğuma etkisi bile yaptığı biliniyor. Bunların hepsini toplasanız bile tüm natural faktörler dünyadaki ısı değişimini bize anlatamıyor. </p>
<p>Sera gazları neredeyse bizim şu anda yaşadığımız son yüzyıl içerisindeki bir derecelik artışı çok iyi tarif edebiliyor. Demek ki sorumlusu biziz. İnsan kaynaklı ve en büyük bunu açıklayan nedense sera gazları. Sera gazları içerisinde en büyük etkiye sahip olan karbondioksit. Son yüzyılda hiç görmediğimiz şekilde arttı. 280’lerden şu anda bugün itibariyle 421 ppm’e kadar artmış durumda karbondioksit. Ve bunun ne yaptığını da artık iyi biliyoruz artık. Güneşten gelen enerji aslında bir şekilde Infrared radyasyon olarak uzaya geri yansıyacağına bu karbondioksit ve diğer yanındaki sera gazları sayesinde tutularak atmosferin ısınmasına neden oluyor. Sadece karbondioksit artacak olsaydı aslında bitkiler bundan çok mutlu olacaktı. Fakat iklim değişikliği öyle bir şey ki sadece karbondioksit artışıyla gelmiyor. Bunun yanında yağışlardaki düzensizlikler, kuraklıklar, yüksek sıcaklıklar asıl sorunlar bunlardan kaynaklanıyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikliginde-yasanan-isi-artisinin-en-onemli-nedeni-insan-kaynakli-373143">İklim Değişikliğinde Yaşanan Isı Artışının En Önemli Nedeni İnsan Kaynaklı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
