<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ishal | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ishal/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ishal</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Nov 2025 08:39:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ishal | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ishal</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rotavirüsten korumanın 5 temel kuralı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rotavirusten-korumanin-5-temel-kurali-595160</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gerekir]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Rotavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[rotavirüsten]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahar ve kış mevsiminde havaların soğuması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması enfeksiyonların hızla ve kolaylıkla yaygınlaşmasına neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rotavirusten-korumanin-5-temel-kurali-595160">Rotavirüsten korumanın 5 temel kuralı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbahar ve kış mevsiminde havaların soğuması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması enfeksiyonların hızla ve kolaylıkla yaygınlaşmasına neden oluyor. Dünya genelinde özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda yaygın görülen rotavirüs de o enfeksiyonlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. <strong>Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ekin Pasinlioğlu</strong> özellikle Aralık-Ocak aylarında yoğunlaşan rotavirüsün, her yıl 25 milyon çocuğu etkilediğini,  215 binden fazla çocuğun da hayatını kaybetmesine neden olduğunu belirterek, bu nedenle önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Rotavirüsün kuluçka süresinin yaklaşık iki-dört gün olduğunu, sonrasında ateş ve kusma, ardından günde 10’a kadar çıkabilen ishal, karın ağrısı ve halsizlik gibi şikayetlere yol açtığını  belirten Dr. Pasinlioğlu “Genel olarak her çocuk 5 yaşına gelene kadar en az bir kez rotavirüs enfeksiyonu geçirir. Rotavirüse karşı özel bir antiviral ilaç yoktur. Tedavinin temel amacı, kaybedilen sıvıyı yerine koymaktır. Aileler doktora başvurmak yerine ‘geçer diye beklemek’ ya da gelişigüzel antibiyotik ve ishal kesici ilaç kullanmak gibi hatalara çok sık düşüyorlar. Oysa zaman kaybetmeden mutlaka doktora başvurmak gerekir” diyor.</p>
<p>Dr. Ekin Pasinlioğlu çocukları rotavirüsten korumamada ihmale gelmez 5 önemli kuralı ve en sık yapılan hataları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Aşısını zamanında yaptırın</strong></p>
<p>Rotavirüsten korunmanın en güçlü ve etkili yolunun rotavirüs aşısı olduğunu belirten Dr. Pasinlioğlu şöyle konuşuyor: “Rotavirüse karşı ağızdan uygulanan iki tip aşı vardır. Her ikisi de canlı aşıdır ve etkinlik açısından birbirlerine üstünlükleri yoktur. Aşıya altıncı haftadan itibaren başlanabilir. İlk dozun 14 hafta 6 günden önce yapılması gerekir. Son doz bebek 8 ayı doldurmadan tamamlanmalıdır. Hangi aşıyla başlandıysa o aşı serisine aynı marka ile devam edilmelidir. İlk dozun marka bilgisi bilinmiyorsa 3 dozluk şema uygulanır. Rotavirüs aşısı devlet takviminde bulunmasa da, hekim önerisiyle yapılan aşılama, çocukların hastalığı daha hafif geçirmesine ve ağır sıvı kaybı riskinin azalmasına yardımcı olur.”</p>
<p><strong>El hijyenine dikkat edin</strong></p>
<p>Rotavirüs kirli su ve gıdalar, dışkı ile temas etmiş eller, yüzeyler, oyuncaklar ve kişiden kişiye temas yoluyla çok kolay bulaşır. Özellikle tuvaletin ardından, bez değiştirdikten sonra ve dışarıdan eve gelince mutlaka sabunla en az 20 saniye el yıkamak gerekir. Bez değiştirirken eldiven kullanılması faydalıdır. Kreş gibi kalabalık ortamlarda hijyene dikkat edilmesi ve yüzeylerin iyi temizlenmesi bulaş riskini azaltmada önemlidir. Unutmayın, küçük çocukların ellerini temiz tutmak büyüklerin elindedir!</p>
<p><strong>Oyuncakları ve ortak yüzeyleri sık sık temizleyin</strong></p>
<p>Rotavirüs yüzeylerde saatlerce, hatta bazen günlerce canlı kalabilir. Bebekler oyuncakları ağızlarına götürebildiği için özellikle oyuncakların, mama sandalyesinin tepsisinin, kapı kollarının ve ortak dokunulan yerlerin düzenli olarak temizlenmesi çok önemlidir. </p>
<p><strong>Yiyecek ve içme suyunda hijyene dikkat edin</strong></p>
<p>Biberonlar, emzikler ve mama hazırlanan kaplar hijyen açısından büyük önem taşır. Hazırlanan mamalarla temiz su kullanılması, biberonların düzenli sterilize edilmesi ve yiyeceklerin hijyenik koşullarda yıkanıp saklanması enfeksiyon riskini azaltır. Dışarıda ise çocuğun sadece kendi bardağının kullanılmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Hasta kişilerle teması sınırlayın</strong></p>
<p>Rotavirüs özellikle çocuklar arasında çok kolay ve çok hızlı bulaşıp yayılabilen bir enfeksiyondur. Çevrede ishal veya kusma şikayeti olan kişiler varsa temasın mümkün olduğunca azaltılması gerekir.</p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Dikkat! Bu hatalara çok sık düşülüyor!</strong></p>
<p>Rotavirüse karşı özel bir antiviral ilaç olmadığını, tedavide en kritik noktanın, sıvı kaybını   zamanında yerine koymak olduğunu belirten Dr. Pasinlioğlu şöyle konuşuyor: “Öncelikle bu bir virüs olduğu için antibiyotik etkisizdir, yalnızca uzun hastane yatışlarında ikincil enfeksiyonu önlemek amacıyla kullanılabilir. O nedenle ebeveynler gelişigüzel antibiyotik başlamamalıdır. Kusma ilaçları sadece hastane koşullarında ve doktor gözetiminde kullanılmalıdır. İshal kesiciler bağırsak hareketlerini yavaşlatarak durumu kötüleştirebileceği için kaçınılmalıdır. Ateş, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi şikayetler başladığında en kısa sürede doktora başvurulması gerekir ancak ne yazık ki en sık karşılaştığımız problem, ailelerin hastaneye geç başvuru yapması, öncesinde ise bu tür fayda yerine aslında daha zarar veren uygulamalara yönelmeleri oluyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rotavirusten-korumanin-5-temel-kurali-595160">Rotavirüsten korumanın 5 temel kuralı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Jilet Gibi Boğaz Ağrısı&#8221; Çocuklarda COVID Belirtisi Olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/jilet-gibi-bogaz-agrisi-cocuklarda-covid-belirtisi-olabilir-580493</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 08:26:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[covid]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[jilet]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[Nimbus]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Semptom]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[varyantı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burun tıkanıklığı veya akıntısı, öksürük, halsizlik, ateş, titreme, baş ve kas ağrıları, ishal, kusma ve bazen tat‑koku kaybı… </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jilet-gibi-bogaz-agrisi-cocuklarda-covid-belirtisi-olabilir-580493">&#8220;Jilet Gibi Boğaz Ağrısı&#8221; Çocuklarda COVID Belirtisi Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Burun tıkanıklığı veya akıntısı, öksürük, halsizlik, ateş, titreme, baş ve kas ağrıları, ishal, kusma ve bazen tat‑koku kaybı… Koronavirüs döneminden alışık olunan tüm bu belirtiler tekrar gündeme geliyor. Bu kez mevsimsel grip gibi atlatılan yeni salgın, özellikle çocuklarda test yapıldığında COVID olarak kendini gösteriyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Acil Servis Sorumlusu Dr. Öğretim Üyesi Süleyman Alpar, çocuklarda COVID salgınıyla ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Üst solunum yolu enfeksiyonu gibi gözlemleniyor </strong></p>
<p>Nimbus (NB.1.8.1) ve Stratus (XFG) gibi yeni Omicron alt varyantlarının ortaya çıkması, dünya genelinde yavaş seyreden bir yaz dalgasına yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ABD verileri, özellikle çocuklar ve yaşlılar gibi hassas gruplarda test pozitifliğinin ve acil servis başvurularının arttığını, ancak hastanelerin kapasitesini zorlayacak düzeye ulaşmadığını göstermektedir. Türkiye’de resmi veriler olmasa da benzer bir artış eğilimi gözlemlenmektedir. Acil serviste karşılaşılan COVID‑19 vakaları, 2024‑2025 sezonunda Omicron soylarının etkisiyle genelde üst solunum yolu enfeksiyonu tablosu çizmektedir. Burun tıkanıklığı veya akıntısı, öksürük, halsizlik, ateş veya titreme, baş ve kas ağrıları, boğaz ağrısı, hapşırma, nefes darlığı, ishal, mide bulantısı/kusma ve bazen tat‑koku kaybı gibi semptomlar en sık görülenler arasındadır. Yeni varyantlarda da bu belirtiler ateş, öksürük, hapşırma, burun akıntısı, baş ve kas ağrıları şeklindedir. Bazı hastalarda bu tabloya ishal ve bulantı gibi sindirim sistemi şikayetleri de eklenebilmektedir. </p>
<p><strong>“Jilet gibi boğaz ağrısı” varsa dikkat edin </strong></p>
<p>Öne çıkan Nimbus (NB.1.8.1) varyantı, halk arasında “jilet gibi boğaz ağrısı” olarak tarif edilen daha keskin boğaz ağrısı ile dikkat çekmektedir. İngiltere Ulusal Sağlık Servisi yetkilileri, bu varyantın belirgin bulgularının keskin boğaz ağrısı ve boyundaki lenf bezlerinde şişme olduğunu; bunun dışında yorgunluk, ateş ve kas ağrısı gibi klasik COVID semptomlarının da görüldüğünü bildirmektedir. Ülkemizdeki ise Nimbus’un burun akıntısı, baş ağrısı, yorgunluk, hapşırma ve boğaz ağrısının yanı sıra mide bulantısı, kusma ve ishal gibi sindirim sistemi ile ilgili şikayetler yapabildiği gözlemlenmektedir. ABD’deki vakaların yaklaşık %43’ünden de Nimbus varyantının sorumlu olduğu ortaya çıkmaktadır. </p>
<p>Stratus (XFG) varyantı ise Avrupa ve Hindistan’da yaygınlaşmaktadır ve semptomları Omikron’un diğer soylarıyla benzer seyretmektedir. Hastalarda titreme, nefes darlığı, boğaz ağrısı, yorgunluk, baş ağrısı, bulantı‑kusma, kas ağrıları, ishal ve bazı durumlarda tat/koku kaybı görülmektedir. Bazı hastalarda ses kısıklığına yol açtığı da bildirilmektedir.</p>
<p>Doktora başvuran hastaların çoğunda üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri görülmektedir. Nimbus varyantıyla boğaz ağrısının daha keskin tarif edilmesi ve bazı kişilerde bulantı‑ishal gibi şikayetlerin olması dışında önceki dalgalara göre belirgin bir semptom değişikliği yoktur. Bu nedenle, bu belirtilerin grip ve diğer virüslerle karışabileceğini hatırlamak, gerektiğinde test yaptırarak tanıyı netleştirmek önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>PCR ve antijen testleri tarama için önemli! </strong></p>
<p>Uluslararası kılavuzlar, COVID‑19 tanısında nükleik asit amplifikasyon testlerini (PCR veya benzeri NAAT) öncelikli yöntem olarak kabul etmektedir. PCR, virüsün genetik materyalini tespit ettiği için en güvenilir yöntemdir; hızlı antijen testleri ise daha çabuk sonuç verir ancak duyarlılıkları daha düşüktür ve ilk test negatif çıksa bile birkaç gün arayla tekrarlanması gerekir. Semptomu olan kişilerin test yaptırması ve test sonucu netleşene kadar izolasyonda kalması tavsiye edilmektedir.</p>
<p>Enfeksiyon hastalıkları rehberleri, yalnızca semptomlara bakarak COVID tanısı koymanın doğru olmadığını, tanının PCR veya hızlı antijen testleriyle doğrulanması gerektiğini özellikle belirtiyor. Eğer bir temas öyküsü varsa, semptomsuz kişiler için de test önerilebilir; ancak hiçbir temas veya belirti olmayan bireylerde rutin tarama yapılması gerekmiyor.</p>
<p><strong>Okulların başlamasıyla birlikte çocuklarda artış gözlemleniyor</strong></p>
<p>Dünya genelindeki veriler incelendiğinde, yaz sonunda ve okullar açılmadan hemen önceki dönemde vaka artışının en çok küçük çocukları etkilediği görülmektedir. Amerika’da 2025 yazı boyunca acil servis başvuruları genel olarak artmış durumdadır ve en yüksek oranların 0‑4 yaş grubunda görüldüğü bildirilmektedir. Ağustos 2025’te acil servis başvurularının %15,2 yükseldiği ve artışın genç çocuklarda belirgin olduğu gösterilmektedir, buna rağmen hastaneye yatış ve ölüm oranlarının düşük seyrettiği söylenebilir.</p>
<p>Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi de COVID aktivitesinin düşük bir tabandan yavaşça arttığını, ancak doktora başvuruların önceki sezonlarla benzer veya daha düşük düzeyde olduğunu belirtmektedir. Nimbus varyantının diğer Omicron soylarına göre ekstra bir tehdit oluşturmadığı ve mevcut aşıların koruyuculuğunu etkilemediği ifade edilmektedir.</p>
<p><strong>Kronik hastalıkları olan ve bağışıklığı düşük çocuklara dikkat! </strong></p>
<p>Ülkemizde yaz tatili sonrası kreş ve okul öncesi çağdaki çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonu şikâyetleriyle acil servise başvuranların arttığı gözlemlenmektedir. Çoğu çocuk vakası hafif seyretmekte; ateş ve üst solunum yolu belirtileri ön planda olmakta ve destekleyici tedavi ile evde izolasyon genellikle yeterli olmaktadır. Ancak kronik hastalığı olan veya bağışıklık sistemi zayıf çocukların aşı hatırlatma dozlarını yaptırmaları konusunda özellikle dikkatli olunması önerilmektedir..</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jilet-gibi-bogaz-agrisi-cocuklarda-covid-belirtisi-olabilir-580493">&#8220;Jilet Gibi Boğaz Ağrısı&#8221; Çocuklarda COVID Belirtisi Olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basit bir ishal olarak görülüyor, ancak…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basit-bir-ishal-olarak-goruluyor-ancak-547219</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 10:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mide ve bağırsak sisteminin genellikle enfeksiyon kaynaklı iltihabı olan ve halk arasında “mide gribi” olarak bilinen gastroenterit, ülkemizde çocukluk çağının en sık görülen hastalıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-ishal-olarak-goruluyor-ancak-547219">Basit bir ishal olarak görülüyor, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mide ve bağırsak sisteminin genellikle enfeksiyon kaynaklı iltihabı olan ve halk arasında “mide gribi” olarak bilinen gastroenterit, ülkemizde çocukluk çağının en sık görülen hastalıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Öyle ki enfeksiyonların yaygın olduğu yaz aylarında çocuk acil servislerinin en kalabalık hasta grubunu,  gastroenterit geçiren çocuklar oluşturuyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, sulu ishal, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı gibi sorunlarla acil servise getirilen her iki çocuktan 1’ine gastroenterit tanısı konulduğunu belirterek, “Bu oran, bazı bölgelerde yüzde 60’lara kadar çıkabilir. Dolayısıyla, bu hastalık sadece bireysel değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da önemli bir sorun olarak kabul edilir” diyor. </p>
<p>24 saat içinde iyileşme görülmüyorsa…</p>
<p>Gastroenterit, çoğu zaman toplumda hafif ve geçici bir hastalık gibi algılanıyor; ancak özellikle küçük çocuklarda hızla dehidratasyona yol açabileceği için hayati risk taşıyabilecek klinik bir tabloya dönüşebiliyor. Bu noktada en kritik konu, ebeveynlerin belirtileri erken fark etmeleri ve çocuğun genel durumunu yakından izlemeleri. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, zamanında fark edilip doğru şekilde yönetilirse gastroenterit hastalığının genellikle tamamen düzeldiğini belirterek, “Ancak gecikmiş müdahaleler çocuk sağlığı açısından ciddi sonuçlara yol açabilir. Özellikle küçük çocuklarda hızlı sıvı kaybı (dehidratasyon) gelişirse ve tedavi edilmezse böbrek fonksiyonları bozulabilir, bilinç değişikliği görülebilir ve nadiren de olsa hayati risk oluşabilir. Bu yüzden gastroenterit basit bir ishal gibi görülmemeli, çocuğun genel durumu her zaman öncelikli değerlendirme kriteri olmalıdır. Ayrıca unutulmamalı ki bazı gastroenterit vakaları bakteriyel veya paraziter kökenli olabilir ve evde yapılan müdahaleler yetersiz kalabilir. Bu nedenle, belirtiler başladıktan sonra 24 saat içinde iyileşme görülmüyorsa ya da çocuk sıvı alamıyorsa, mutlaka bir hekime başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Yaz aylarında çok sık görülüyor, çünkü…</strong></p>
<p>Yaz mevsiminin, gastroenterit tablolarının en sık görüldüğü dönemlerden biri olduğu belirtiliyor. Zira, sıcak hava nedeniyle gıdalar daha fazla bozuluyor ve dışarıda tüketilen yiyecek ile içeceklerin hijyen koşullarının kontrolü zorlaşıyor. Ayrıca yüzme havuzları, plajlar ve açık hava aktiviteleri sırasında çocukların kirli suyla temas edebilmeleri de bir başka önemli riski oluşturuyor.</p>
<p><strong>Özellikle 2 yaş altındaki bebekler büyük risk altında!</strong></p>
<p>Gastroenterit her yaş grubunda görülse de en çok 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocukları etkiliyor. Özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde bağışıklık sisteminin henüz gelişmemiş olması ve vücutlarının sıvı kaybına karşı daha savunmasız olması nedeniyle hastalık daha hızlı ve ağır seyredebiliyor. Dr. Giray Girgin, dolayısıyla bu yaş grubunda enfeksiyonlara karşı hem dikkatli olmanın hem de erken müdahalenin çok daha büyük önem taşıdığını vurguluyor. </p>
<p>“Su içebiliyorsa ciddi bir sorun yoktur” hatasına düşmeyin! </p>
<p>Toplumda sıkça duyulan hatalı inanışlardan biri, “Çocuk bir şey yemese de su içebiliyorsa ciddi bir sorun yoktur” düşüncesi oluyor. “Oysa gastroenterit vakalarında sadece sıvı kaybı değil, elektrolit dengesizlikleri de gelişebilir” uyarısında bulunan Dr. Giray Girgin, şunları söylüyor: “Özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar bu dengesizliklere karşı daha hassastır ve hızlı müdahale gerektirecek tablolar ortaya çıkabilir. Bu nedenle ağızdan sıvı alımı tek başına yeterli bir gösterge olarak değerlendirilmemeli, çocuğun genel durumu, idrar çıkışı ve hidrasyon bulguları bütüncül şekilde göz önünde bulundurulmalıdır.”</p>
<p>Halk arasında “mide gribi” olarak biliniyor, ancak! </p>
<p>Halk arasında “mide gribi” olarak bilinse de bu hastalık grip virüsüyle değil; bağırsaklara yerleşen virüs, bakteri veya parazitlerle meydana geliyor. Gastroenteritin en yaygın nedeni ise virüsler oluyor. Özellikle rota virüsün çocukluk çağında en sık rastlanan viral gastroenterit etkeni olduğunu söyleyen Dr. Giray Girgin,  “Rota virüs dışında noro virüs, adeno virüs ve astro virüs gibi başka virüsler de benzer tabloya neden olabilir. Daha nadiren ise bakteriler ve parazitler sorumlu olabilir” bilgisini veriyor.</p>
<p>Bu belirtiler varsa, zaman kaybetmeyin!</p>
<p>Gastroenterit tablosunda çocuklarda en yaygın görülen belirti, sulu ishal oluyor. Buna ek olarak; kusma, karın ağrısı, ateş, halsizlik ve iştahsızlık da sık görülüyor. Hastalık ilerledikçe vücut sıvı kaybediyor; çocukta ağız kuruluğu, gözyaşında azalma ile ciltte kuruluk gibi dehidratasyon bulguları ortaya çıkıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, erken tanı sayesinde sıvı kaybı oluşmadan ve genel   durum bozulmadan tedaviye başlanabildiğini vurgulayarak, “Günde 3’ten fazla sulu ishal, her beslenme sonrasında kusma, yüksek ateş, ağızdan sıvı alamama, ağız kuruluğu, idrar yapmama ve bilinç değişikliği gibi durumlarda ebeveynler vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır” sözleriyle uyarıda bulunuyor. </p>
<p>Ağır tablolarda hastaneye yatış gerekebilir!</p>
<p>Gastroenterit tanısı genellikle çocuğun öyküsü ve muayeneyle konuyor. Bazı durumlarda, dışkı tahlili, kan testleri veya idrar tetkikleri gerekebiliyor. Tedavide temel amaç; vücudun kaybettiği sıvı ve elektroliti yerine koymak.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Giray Girgin, hafif tablolarda vücuttaki sıvı kaybının evde ağızdan sıvı takviyesiyle sağlanabildiğini belirterek, “Şiddetli tablolarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı tedavisi gerekir. Antibiyotikler sadece bakteri kaynaklı hastalıklarda kullanılır. Bu sebeple, bilinçsiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır” diyor. </p>
<p>Bu önlemler hastalıktan koruyor! </p>
<p>Bazı basit önlemlerle çocukları gastroenteritten  korumanın mümkün olduğunu anlatan Dr. Giray Girgin, ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken kuralları şöyle özetliyor: “Ellerin sık sık sabunla yıkanması, sebze ile meyvelerin bol suyla iyi yıkanması, dışarıda satılan yiyeceklerden kaçınılması, temiz su tüketilmesi ve oyuncakların temizliğine dikkat edilmesi önemlidir. Ayrıca, rota virüs aşısı da güçlü bir koruyucu önlemdir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basit-bir-ishal-olarak-goruluyor-ancak-547219">Basit bir ishal olarak görülüyor, ancak…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
