<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>irvan | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/irvan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/irvan</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 May 2025 12:31:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>irvan | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/irvan</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;Afet haberciliğinde yanlış veya eksik bilgi paylaşımı olumsuz etkilere neden olabiliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-afet-haberciliginde-yanlis-veya-eksik-bilgi-paylasimi-olumsuz-etkilere-neden-olabiliyor-526796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 May 2025 12:31:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[etkilere]]></category>
		<category><![CDATA[haberciliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[irvan]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[veya]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=526796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, özellikle deprem gibi afet durumlarında medyanın hız ve doğruluk dengesini koruyarak toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-afet-haberciliginde-yanlis-veya-eksik-bilgi-paylasimi-olumsuz-etkilere-neden-olabiliyor-526796">Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;Afet haberciliğinde yanlış veya eksik bilgi paylaşımı olumsuz etkilere neden olabiliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, özellikle deprem gibi afet durumlarında medyanın hız ve doğruluk dengesini koruyarak toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Deprem gibi afetlerde medyanın sorumluluğu daha çok artıyor  </strong></p>
<p>6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, medyada sorunlu habercilik pratikleri görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Bu haberler ile sosyal medya paylaşımları konusunda Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi olarak bir ‘Deprem Haberciliği Rehberi’ oluşturmuştuk. Bu rehberde de vurguladığımız gibi, deprem gibi afetlerde medyanın sorumluluğu daha çok artıyor.” dedi.</p>
<p>Bir deprem meydana geldiğinde insanların bir an önce ne olup bittiğini öğrenmeye çalıştığını aktaran İrvan, “Bu nedenle medyanın son dakika haberciliğinde hem yeterince hızlı olması hem de teyitsiz bilgiler aktarmaması beklenir. Bu ikisi arasındaki dengeyi kurabildiği oranda medya başarılı olacaktır. Deprem haberciliğinde, ‘haberi hızlı ver ama doğru ver’ şeklinde özetleyebileceğimiz bir yayıncılık anlayışını oturtmamız gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hız anlayışını teyide dayalı habercilik anlayışıyla değiştirmek kolay değil! </strong></p>
<p>Doğruluk ve hız arasında denge kurarken, doğruluktan ödün vermemenin ilkesel olarak kabul edilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Maalesef günümüzde habercilik pratiği büyük oranda sosyal medya platformları üzerinden yürüyor ve sosyal medyanın birinci ilkesi hız. Aynı şekilde, internet üzerinden yayın yapan haber siteleri de hıza dayalı bir yayıncılık anlayışına sahipler. Bu anlayışı, teyide dayalı habercilik anlayışıyla değiştirmek çok kolay değil.” dedi.</p>
<p>Deprem haberlerinde yanlış veya eksik bilgi paylaşımının toplum üzerinde birçok olumsuz etkisi söz konusu olduğuna dikkat çeken İrvan, şöyle devam etti:</p>
<p><strong>Yalan haberler medyanın itibarını sarsıyor</strong></p>
<p>“İlk olarak, toplumda korku ve paniğe yol açabiliyor. Bunun örneğini Hatay’da gördük. Barajın patladığına ilişkin olarak yayılan bir söylenti halk arasında paniğe yol açmıştı. İkincisi, kurtarma ve yardım faaliyetlerini sekteye uğratabiliyor. Örneğin kurtarma ekipleri paniğe kapılıp çalışma yerlerini terk edebiliyorlar ya da ekipler yanlış yerlere yönlendirilebiliyor. Üçüncüsü, toplumun medyaya duyduğu güveni zedeliyor. Yalan haberler medyanın itibarını sarsıyor.”</p>
<p><strong>Afet anlarında medyada ‘önleyici habercilik’ yapılmalı</strong></p>
<p>Sosyal medyada yalan ve dezenformasyonu tümüyle ortadan kaldırmanın mümkün olmadığına değinen Prof. Dr. Süleyman İrvan, afet zamanlarında sosyal medya platformlarına kısıtlama getirmenin de doğru olmadığını vurguladı. Bu uygulamanın olumsuz etkilerinin de Kahramanmaraş depremleri sırasında görüldüğünü dile getiren İrvan, “Yapılması gereken, şeffaf bir kriz yönetimi gerçekleştirebilmektir. Bu ne demek? Öncelikle yetkili birimlerden doğru bilgi akışının hızla sağlanması gerekir. Doğru bilgi akışını sağlamazsanız söylentiler hızla devreye girecektir. Doğru bilgi akışı da iyi organize olarak sağlanabilir. İkincisi, tıpkı pandemi sürecinde olduğu gibi, deprem uzmanlarından oluşan bir bilim kurulu oluşturulmalı, medyaya bu kurulda yer alan uzmanlar bilgi vermelidir. Her kafadan farklı bir ses çıktığında toplum çaresiz kalır. Yurttaşların deprem anında yapması gerekenler iyi anlatılmalı, medyada ‘önleyici habercilik’ yapılmalı.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kaynaklar ulaşılabilir olmalı ve gazeteciler sorularına cevap alabilmeli…</strong></p>
<p>Resmi kaynaklardan teyit edilmemiş bilgiler paylaşmanın deprem anında kurtarma çalışmalarını olumsuz etkileyebildiğini, halkta paniğe yol açabildiğini kaydeden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Ancak resmi kaynakların da medyaya zamanlı ve doğru bilgi vermesi beklenir. Kaynaklar ulaşılabilir olmalı ve gazeteciler sorularına cevap alabilmeliler. Türkiye’de maalesef zaman zaman resmi makamların olumsuzlukları gizleme gibi bir kötü alışkanlığı söz konusu.” dedi.</p>
<p><strong>Deprem anında ve sonrasında yayın yaparken gazeteciler nelere dikkat etmeli?</strong></p>
<p>Deprem anında ve sonrasında yayın yaparken gazetecilerin dikkat etmesi gereken konulara da değinen Prof. Dr. Süleyman İrvan, şunları söyledi:</p>
<p>“Göçük başında yakınlarının enkazdan kurtarılmasını bekleyen insanlarla konuşurken dikkatli bir dil kullanılmalı. Depremzedelerle röportaj yaparken ve haberleri aktarırken duyarlı olunmalı, insani duygu ve değerler göz ardı edilmemeli. Yakınları halen göçük altında olan insanlara mikrofon uzatırken çok dikkatli davranılmalı. Depremde hayatını kaybedenlerin görüntülerini ve özellikle de yüzlerini gösteren görüntüleri vermekten kaçınılmalı. Depreme ilişkin haberleri verirken, görüntülere müzik ekleyerek dramatikleştirmek<strong> </strong>doğru değildir. Göçük altında bulunan insanlarla, habercilik uğruna sağlıklarını tehlikeye atacak şekilde gereksiz temas kurmaya çalışmamak gerekir.”</p>
<p><strong>Reyting uğruna, toplumda infial oluşturacak bir dil kullanılmamalı!</strong></p>
<p>Deprem anında gazetecilerin şok edici nitelikte görüntüler çekebileceklerini ifade eden İrvan, “Ancak bu görüntüleri verirken toplumsal sorumluluk anlayışı ile hareket edilmeli, haber diline dikkat edilmelidir. Sırf reyting uğruna, bağıra çağıra haber sunmak, ‘şok görüntüler’, ‘gördüklerinize inanamayacaksınız’ gibi toplumda infial oluşturacak bir dil kullanmak yanlıştır.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-afet-haberciliginde-yanlis-veya-eksik-bilgi-paylasimi-olumsuz-etkilere-neden-olabiliyor-526796">Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;Afet haberciliğinde yanlış veya eksik bilgi paylaşımı olumsuz etkilere neden olabiliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;Seçim süreçlerinde medya gücünü doğru kullanmalı!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-secim-sureclerinde-medya-gucunu-dogru-kullanmali-446545</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 21:01:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[gücünü]]></category>
		<category><![CDATA[irvan]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmalı]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[süreçlerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446545</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medyanın, demokratik değerleri savunmak ve farklı görüşleri aktarmak zorunda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Seçmenlerin kararlarını manipüle etme amaçlı yalan, uydurulmuş ve çarpıtılmış haberlerden kaçınmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-secim-sureclerinde-medya-gucunu-dogru-kullanmali-446545">Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;Seçim süreçlerinde medya gücünü doğru kullanmalı!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Medyanın, demokratik değerleri savunmak ve farklı görüşleri aktarmak zorunda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Seçmenlerin kararlarını manipüle etme amaçlı yalan, uydurulmuş ve çarpıtılmış haberlerden kaçınmalıdır. Medya, kendisine atfedilen dördüncü güç olma vasfını, toplumun çıkarları doğrultusunda kullanmalıdır.” dedi.</strong></p>
<p><strong>Sağlıklı bir demokrasinin ancak ve ancak iyi bir medya ile mümkün olduğunu kaydeden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Kamuoyunu belli bir aday ya da parti lehine etkilemek için atılan manipülatif haber başlıkları ve yazılan haberler her şeyden önce medyaya ve gazeteciliğe yönelik güveni zedeler.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman İrvan, gazetecilik etiğinin, seçim süreçlerindeki önemini değerlendirerek, seçim süreçlerinde medyanın gücünü doğru kullanması gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“Demokrasilerde bilgilenmiş yurttaşların en doğru kararları verebilecekleri varsayılıyor”</strong></p>
<p>Gazetecilik etiğinin, gazetecilerin görevlerini en iyi şekilde yapmalarını öğütleyen ilkelerden oluştuğuna işaret eden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Bu ilkeler gazetecilere işlerini doğru, dürüst ve hakkaniyetli biçimde yapmalarını öğütlüyor. Gazetecilerin bu ilkelere uygun davranmaları her koşulda beklenen bir zorunluk ise de bilgi ve haber ihtiyacının arttığı seçim dönemlerinde daha da önemli hale geliyor. Çünkü demokrasilerde bilgilenmiş yurttaşların en doğru kararları verebilecekleri varsayılıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Gazetecilerin seçim sürecindeki rolü nedir?</strong></p>
<p>Seçim süreçlerinde gazetecilere biçilen en önemli rolün, toplumu doğru bilgilerle aydınlatmak ve oy verme kararlarının oluşmasına katkıda bulunmak olarak tanımlandığını ifade eden Prof. Dr. Süleyman İrvan, “Gazetecilerin sorumluluğu işte bu görevleri hakkıyla yapabilmek. Bu elbette çok kolay değil. Türkiye gibi çok partili ve çok adaylı demokrasilerde medya ve gazetecilerin partiler ve adaylar arasında tarafgir davranmadan hakkaniyetli biçimde habercilik yapabilmesi çok zor. Genelde gördüğümüz, medyanın ‘kazanacak’ olarak tanımlanan partiler ve adaylar lehine bir habercilik yaptığını, ‘kazanamaz’ olarak tanımlanan parti ve adayların görmezlikten gelindiğini görüyoruz. Birinci sorun bu. İkinci sorun, medyanın büyük bölümünün belli partiler lehine parti medyası gibi yayın yapması. Bu durum, diğer parti ve adayların kendi görüşlerini seçmenlere ulaştırmakta çok zorluk çekmeleriyle hatta sosyal medya olmasa hiç ulaşamamalarına yol açıyor.” diye anlattı.</p>
<p><strong>“Medya, dördüncü güç olma vasfını, toplumun çıkarları doğrultusunda kullanmalı”</strong></p>
<p>Gazetecilik etik ilkelerinin son derece açık ve öğretici olduğunu, medyanın her şeyden önce, halkın bilgi edinme hakkı uyarınca, gerçekleri çarpıtmadan aktarmak zorunda olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Süleyman İrvan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Medya, demokratik değerleri savunmak ve farklı görüşleri aktarmak zorundadır. Seçmenlerin kararlarını manipüle etme amaçlı yalan, uydurulmuş ve çarpıtılmış haberlerden kaçınmalıdır. Medya, kendisine atfedilen dördüncü güç olma vasfını, toplumun çıkarları doğrultusunda kullanmalıdır. Toplumun kanaatlerini etkileme potansiyeli olan kamuoyu araştırmalarını haberleştirirken, bu araştırmaların bilimsel ölçütler çerçevesinde yapıldığından emin olmalıdır. Bunun için araştırmanın künyesine mutlaka haberde yer vermelidir. </p>
<p>Partiler ve adayları ücret karşılığı ekrana çıkartmaktan veya haberlerini yapmaktan kaçınmalıdır. Eğer advertorial denen reklam haber uygulaması yapılmışsa da bu açıkça haberde belirtilmeli, seçmenler kandırılmamalıdır. Medya seçim dönemlerinde işini ne kadar düzgün yaparsa seçmenler de tercihlerini o ölçüde doğru biçimde oluşturabilirler. Sağlıklı bir demokrasi ancak ve ancak iyi bir medya ile mümkündür.”      </p>
<p><strong>“Manipülatif haber başlıkları medyaya ve gazeteciliğe yönelik güveni zedeler”</strong></p>
<p>“Kamuoyunu belli bir aday ya da parti lehine etkilemek için atılan manipülatif haber başlıkları ve yazılan haberler her şeyden önce medyaya ve gazeteciliğe yönelik güveni zedeler.” diyen Prof. Dr. Süleyman İrvan, sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Zaten Türk medyasının toplum nazarındaki itibarının düşük olmasının bir nedeni de bu türden manipülatif haberlerdir. Belki daha önemli bir risk, demokrasinin itibar kaybetmesidir. Yapılan araştırmalar, özellikle seçim dönemlerinde yapılan olumsuz haberlerin halkı siyasetten soğuttuğunu ve seçmenleri oy vermekten caydırdığını gösteriyor. Batı ülkelerinde oy veren seçmen oranlarının giderek azalmasının bir nedeni de medyanın bu olumsuz haberciliğe yaptığı vurgudur.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-secim-sureclerinde-medya-gucunu-dogru-kullanmali-446545">Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;Seçim süreçlerinde medya gücünü doğru kullanmalı!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;İletişimin popüler meslekleri etkileyicilik ve deneyimleyicilik&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-iletisimin-populer-meslekleri-etkileyicilik-ve-deneyimleyicilik-392865</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Aug 2023 15:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimleyicilik]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyicilik]]></category>
		<category><![CDATA[iletişimin]]></category>
		<category><![CDATA[irvan]]></category>
		<category><![CDATA[meslekleri]]></category>
		<category><![CDATA[popüler]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392865</guid>

					<description><![CDATA[<p>İletişim mesleklerinin çoğu yeni alanlar. Dijital içerik üretimine odaklanan iletişim meslekleri ön plana çıkıyor, daha popüler hale geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-iletisimin-populer-meslekleri-etkileyicilik-ve-deneyimleyicilik-392865">Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;İletişimin popüler meslekleri etkileyicilik ve deneyimleyicilik&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İletişim mesleklerinin çoğu yeni alanlar. Dijital içerik üretimine odaklanan iletişim meslekleri ön plana çıkıyor, daha popüler hale geliyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman İrvan, Türkiye’deki iletişim eğitiminin iddialı bir noktaya geldiğini belirterek “Çağın gerekliği olarak yeni iletişim meslekleri ortaya çıkıyor, birçok insan bu mesleklerden hayatını kazanmaya başladı. Örneğin Türkçede etkileyici, deneyimleyici gibi karşılıkları bulunan influencerlık ve youtuberlık oldukça popüler meslekler. Hatta bazı sosyal medya uzmanları kendilerini dijital içerik üreticisi olarak tanımlıyor. Demek ki artık böyle bir yeni iletişim mesleğimiz var.“ dedi.  Ayrıca nasıl ki bilgisayarlarımızı, cep telefonlarımızı sürekli güncelliyor ve yeni aplikasyonları, uygulamaları öğreniyorsak, iletişim alanında kariyer yapmak isteyen adayların da aynı şekilde kendilerini güncellemeleri gerektiğini ifade etti. İrvan, sağlam bir bina nasıl sağlam kolonlar üstünde yükselirse, sağlam bir iletişim eğitiminin de iyi tasarlanmış teorik derslerle mümkün olacağına dikkat çekti.</strong></p>
<p>Türkiye’de iletişim eğitimi ilk olarak gazetecilik eğitimiyle başladı. 1982’de farklı isimlerle gazetecilik, halkla ilişkiler ve radyo-televizyon alanlarında eğitim veren yüksekokullar, basın yayın yüksek okulu haline getirildi. Başlangıçta sadece devlet üniversitelerinde bulunan iletişim fakülteleri, 1990’lı yıllarda kurulmaya başlayan vakıf üniversitelerinde de açılmaya başladı. Bugün Türkiye’de 40’ı devlet üniversitelerinde, 21’i vakıf üniversitelerinde olmak üzere 61 iletişim fakültesi var. Ayrıca, ÖSYM üzerinden öğrenci kabul eden KKTC üniversitelerinde 5, Makedonya’da 1 ve Kırgızistan’da 1 olmak üzere 7 iletişim fakültesiyle birlikte toplam sayı 68’e ulaşmış durumda. Bu sayının iletişim eğitiminin giderek yaygınlaştığını gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Süleyman İrvan,  meslek alanı hakkında bilgiler verdi.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Dijital içerik üretimine odaklanan iletişim meslekleri ön plana çıkıyor</strong></p>
<p>İletişim mesleklerinin yeni meslekler olduğunu söyleyen İrvan “Gazetecilik gibi bazıları ise en az 400 yıllık bir tarihe sahip. Yine de bu mesleklerin hiçbirinin ömrünü tamamladığı söylenemez. Gazetecilik gibi meslekler giderek dijitalleşiyor ve kendilerine yeni mecralar buluyor. Her mesleğin dijitalleştiği bir süreçte en çok da dijital içerik üretimine odaklanan iletişim meslekleri ön plana çıkıyor, daha popüler hale geliyor. Dahası, daha önce hiç düşünmediğimiz yeni iletişim meslekleri ortaya çıkıyor, birçok insan bu mesleklerden hayatını kazanıyor. Örneğin Türkçede etkileyici, deneyimleyici gibi karşılıkları bulunan influencerlık oldukça popüler bir meslek. Youtuberlık da öyle. Hatta bazı sosyal medya uzmanları kendilerini dijital içerik üreticisi olarak tanımlıyor. Demek ki artık böyle bir yeni iletişim mesleğimiz var. ”dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İletişimde dijitalleşme olmazsa olmaz </strong></p>
<p>Dijitalleşme sürecine en hızlı ve kolay uyum sağlayan meslekler aslında iletişim meslekleri olduğunu belirten İrvan “Bizim alanda dijitalleşme adeta olmazsa olmaz olarak kabul ediliyor. Bunun olumlu yansımalarını elbette görüyoruz. Örneğin artık haberleri dijital ortamlarda yazıyor, paylaşıyor ve tüketiyoruz. Dijitalleşme televizyon, sinema, reklamcılık ve hatta halkla ilişkiler sektörünü de değiştirdi.” ifadelerini kullanarak alandaki hızlı gelişmelere ayak uydurabilmenin tek yolunun sürekli güncellenmek olduğunu söyledi. ”Nasıl ki bilgisayarlarımızı, cep telefonlarımızı sürekli güncelliyor ve yeni aplikasyonları, uygulamaları öğreniyorsak, kendimizi de aynı şekilde sürekli güncellememiz gerekiyor. Yapay zekâ ile ancak bu şekilde rekabet edebilir, beklentilere uygun içerikler üretmeye devam edebiliriz.” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>İletişimin hangi alanının size uygun olduğunu kariyer testi ile belirleyebilirsiniz </strong></p>
<p>İrvan her mesleğe özgü kişilik özellikleri olduğunu söyleyerek “Örneğin gazetecilik mesleği araştırıcı, sorgulayıcı, şüpheci kişilik özelliklerine sahip olmayı gerektirir. Meraklı olmayan, sorgulamayan kişilik özelliği gazetecilik için uygun değildir. Sanatsal yönü kuvvetli, sanatçı kişiliğe sahip gençler çizgi film ve animasyona, görsel iletişim tasarımına ve hatta reklamcılığa uygun kişilerdir. İnsanlarla iletişim kurmayı, onları ikna etmeyi seven kişiler halkla ilişkiler, reklamcılık ve yeni medya alanları için daha uygundur. Konuşmayı seven kişiler radyocu, televizyoncu olabilir. İyi hikâye anlatmayı sevenler sinemacı olabilir. Gençler hangi mesleğin kendi kişilik özelliklerine daha uygun olduğunu görmek için oldukça kapsamlı, tam 90 soruluk kariyer testini doldurabilirler” tavsiyesinde bulundu. </p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesinde 7 bölümde iletişim eğitim verdiklerini ifade eden Prof. Dr. İrvan bu bölümlerin; Çizgi Film ve Animasyon, Gazetecilik, Görsel İletişim Tasarımı, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Radyo-Televizyon ve Sinema, Reklamcılık ile Yeni Medya ve İletişim olarak sıraladı.  İrvan, hali hazırda Gazetecilik, Görsel İletişim Tasarımı ve Reklamcılık bölümlerinin İLAD tarafından akredite edilmiş durumda olduğunu da söyledi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Teorik dersleri binanın kolonları olarak görüyoruz</strong></p>
<p>Fakültede teori ile pratik ayrılmaz bir bütündür diyen İrvan, “Öğrencilerimize yetkin akademisyenlerimiz aracılığıyla iyi bir teorik eğitim vermeye çalışıyoruz. Çünkü teorik eğitimin iletişim mesleklerinin temeli olduğunun farkındayız. Teorik dersleri binanın kolonları olarak görüyoruz. Sağlam bir bina nasıl sağlam kolonlar üstünde yükselirse sağlam bir iletişim eğitimi de iyi tasarlanmış teorik derslerle mümkündür. Aynı zamanda kaliteli bir pratik eğitim de verdiğimizi iddia ediyoruz. Uygulama derslerimizin önemli bir kısmı sektör profesyonelleri tarafından veriliyor. Böylece öğrencilerimiz sektörü daha yakından tanıma fırsatına sahip oluyor. Diğer taraftan öğrencilerimiz Üsküdar Üniversitesi Radyo ve TV stüdyolarında, Haber Ajanlarımız ile uygulama gazetemizde görevler alarak öğrendiklerini uygulama fırsatı buluyor, etkinliklerde bir fiil görev alarak deneyimliyor.”  </p>
<p> </p>
<p><strong>İyi bir iletişimci olmak günceli takip etmekten geçer</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman İrvan iletişim alanındaki mesleklerde çalışmak isteyenlere tavsiyelerde bulunarak sözlerini tamamladı: </p>
<p>“İletişim Fakültesi mezunları haber sitelerinde, gazetelerde, televizyonlarda, halkla ilişkiler birimlerinde, reklam ajanslarında, görsel iletişim tasarımı gerektiren alanlarda iş bulabiliyorlar. Benim gençlere tavsiyem, özellikle içerik üretmede kendilerine yardımcı olacak programların dilini ve mantığını kavramalarıdır. Örneğin bisiklete binmeyi bilen kişi kolaylıkla scooter’a da, motosiklete de binebilir. Indesign programını bilen tasarımcı farklı tasarım programlarını da kolaylıkla kavrayabilir. Tabii elbette iyi bir iletişimci olmanın yolları, çok okumaktan, çok yazmaktan, günceli takip etmekten geçer.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-suleyman-irvan-iletisimin-populer-meslekleri-etkileyicilik-ve-deneyimleyicilik-392865">Prof. Dr. Süleyman İrvan: &#8220;İletişimin popüler meslekleri etkileyicilik ve deneyimleyicilik&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
