<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnsülin Direnci | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/insulin-direnci/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/insulin-direnci</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 May 2026 07:39:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>İnsülin Direnci | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/insulin-direnci</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Neden kilo veremiyorum? diye düşünüyorsanız…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/neden-kilo-veremiyorum-diye-dusunuyorsaniz-636416</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2026 07:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diye]]></category>
		<category><![CDATA[düşünüyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[İnsülin Direnci]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[veremiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Acar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz geliyor, kilo vermeliyim telaşına kapıldıysanız, diyete başlamadan önce bilmeniz gereken konulardan biri de, insülin direncinizin olup olmadığı…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/neden-kilo-veremiyorum-diye-dusunuyorsaniz-636416">Neden kilo veremiyorum? diye düşünüyorsanız…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz geliyor, kilo vermeliyim telaşına kapıldıysanız, diyete başlamadan önce bilmeniz gereken konulardan biri de, insülin direncinizin olup olmadığı… Zira hem fazla yemenizden hem de geç kilo vermenizden sorumlu olan insülin direnci aynı zamanda çeşitli hastalıklara yol açacak kadar önemli bir durum. Türkiye’de diyabet ve insülin direnci giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun (IDF) verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 9,6 milyon diyabet hastası bulunuyor ve yetişkin nüfusta diyabet görülme sıklığı yüzde 16,5 seviyelerine ulaşmış durumda. Ayrıca milyonlarca kişinin prediyabet, yani gizli şeker ve insülin direnciyle yaşadığı tahmin ediliyor.  Uzmanlara göre yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve obezite, insülin direncinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,</strong> erken dönemde alınacak önlemlerle insülin direncinin kontrol altına alınabileceğini belirterek, “Doğru beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde insülin direncini azaltmak mümkündür. Tedavi sürecinde en önemli basamaklardan biri ise dengeli beslenmedir” diyor. </p>
<p><strong>Tatlı krizinizin nedeni insülin direnci olabilir</strong></p>
<p>İnsülin, pankreastan salgılanan ve kandaki şekerin hücrelere taşınmasını sağlayan bir hormon. Ancak insülin direnci geliştiğinde, pankreas insülin üretse bile, hücreler bunu görmüyor ve kullanamıyor. Bu durumda pankreas daha fazla insülin üretmek zorunda kalıyor ve zamanla kan şekeri dengesi bozulabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar,  “İnsülin direnci uzun vadede tip 2 diyabetin gelişme riskini artırabilen önemli bir metabolik bozukluktur. Kilo artışı, özellikle bel çevresinde yağlanma, yemek sonrası uyku hali, sık acıkma ve tatlı isteğinde artış gibi belirtilerle de kendini gösterebilir. Kontrol altına alınmayan insülin direnci yalnızca kan şekeri sorunlarına yol açmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıklarına da zemin hazırlayabilir. Kadınlarda ise insülin direnci; eski adıyla Polikistik Over Sendromu (PCOS), yeni adıyla Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) ile yakından ilişkilidir ve mevcut PMOS bulgularını ağırlaştırabilir“ diye konuşuyor. “Sürekli yüksek seyreden insülin düzeyi vücutta yağ depolanmasını artırır ve kilo vermeyi zorlaştırır. Bu nedenle erken dönemde yaşam tarzı değişiklikleri büyük önem taşır” diyen <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Zeynep Acar</strong>, insülin direncini düşürecek 10 beslenme önerisi paylaştı:</p>
<p><strong>Beyaz ekmek yerine tam tahılları tercih edin</strong></p>
<p>Beyaz ekmek, pirinç ve hamur işleri kan şekerini hızlı yükseltebiliyor. Tam tahıllı ürünler ise daha yavaş sindirilerek kan şekeri dalgalanmalarını azaltabiliyor. Zeynep Acar, “Lif oranı yüksek besinler tokluk süresini uzatır ve insülin yanıtını olumlu etkileyebilir” diyor. </p>
<p><strong>Öğün atlamayın</strong></p>
<p>Uzun süre kontrolsüz aç kalmak kan şekeri dengesini bozabiliyor ve sonraki öğünde aşırı yemeye neden olabiliyor. Düzenli ve dengeli planlanan öğünler ise kan şekerinin daha stabil seyretmesine yardımcı oluyor. Aralıklı oruç gibi daha uzun açlık süreleri ise, bazı bireylerde doğru planlandığında metabolik dengeyi ve insülin duyarlılığını destekleyebiliyor.</p>
<p><strong>Şekerli içeceklerden uzak durun</strong></p>
<p>Hazır meyve suları, gazlı içecekler ve şekerli kahveler kan şekerini hızla yükselterek insülin direncini artırabiliyor. Zeynep Acar, “Şekerli içecekler yerine su, ayran veya şekersiz bitki çayları tercih edilmelidir” diyor. </p>
<p><strong>Her öğünde protein tüketin</strong></p>
<p>Yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi protein kaynakları daha uzun süre tok kalmayı sağlayabiliyor. Protein ağırlıklı öğünler ani açlık krizlerini önlemeye yardımcı olabiliyor. </p>
<p><strong>Lif tüketimini artırın</strong></p>
<p>Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller ve yulaf gibi lif açısından zengin besinler sindirimi yavaşlatarak kan şekeri kontrolünü destekliyor.</p>
<p><strong>Gece geç saatte yemek yemeyin</strong></p>
<p>Gece geç saatlerde tüketilen ağır öğünler kan şekeri dengesini olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle yatmadan hemen önce yenilen yüksek kalorili besinler kilo artışını kolaylaştırabiliyor.</p>
<p><strong>Sofranızda sağlıklı yağlara yer verin</strong></p>
<p>Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları daha dengeli bir beslenme düzenine katkı sağlayabiliyor. Zeynep Acar, “Doğru yağ seçimi hem kalp sağlığını hem de metabolik dengeyi destekler” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Porsiyon kontrolüne dikkat edin</strong></p>
<p>Sağlıklı besinler tüketiliyor olsa bile aşırı porsiyonlar kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor. Daha küçük tabak kullanımı ve yavaş yemek yeme alışkanlığı porsiyon kontrolünü kolaylaştırabiliyor.</p>
<p><strong>Tatlı krizlerine karşı meyve ve tarçından yararlanın</strong></p>
<p>Tatlı isteğini bastırmak için şerbetli tatlılar yerine meyve tüketmek daha doğru bir tercih olabiliyor. Tarçın da kan şekeri dalgalanmalarını azaltmaya yardımcı olabiliyor.</p>
<p><strong>Düzenli hareket edin</strong></p>
<p>Beslenme kadar fiziksel aktivite de insülin direnciyle mücadelede önemli rol oynuyor. Günlük yürüyüşler bile hücrelerin insüline duyarlılığını artırabiliyor. Zeynep Acar, “Haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz yapmak insülin direncinin kontrol altına alınmasına katkı sağlayabilir” bilgisini veriyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/neden-kilo-veremiyorum-diye-dusunuyorsaniz-636416">Neden kilo veremiyorum? diye düşünüyorsanız…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bel çevresinde yağlanma varsa, dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bel-cevresinde-yaglanma-varsa-dikkat-634509</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 08:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çevresinde]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[İnsülin Direnci]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634509</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bel-cevresinde-yaglanma-varsa-dikkat-634509">Bel çevresinde yağlanma varsa, dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşam tarzının etkisiyle insülin direnci artık küresel bir sağlık sorunu haline geldi. Dünya genelinde erişkinlerin yaklaşık yüzde 25–35’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor. Kesin tanı verileri değişiklik göstermekle birlikte ülkemizde de yaklaşık her 3 kişiden 1’inin insülin direnci veya prediyabet, bir başka deyişle ileride tip 2 diyabet gelişme riskini gösteren metabolik bir tablo sürecinde olduğu düşünülüyor. Üstelik çağımızın önemli bir problemi olan insülin direnci artık yalnızca ileri yaşlarda değil; 20’li yaş grubunda, ergenlik döneminde, hatta çocukluk çağında da giderek daha sık görülüyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, </strong>erken yaşta başlayan insülin direncinin ilerleyen yıllarda ciddi hastalıklara zemin hazırladığına dikkat çekerek, “İnsülin direnci ne kadar erken başlarsa; tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkma yaşı da o kadar erkene kaymaktadır. Ayrıca, uzun süreli metabolik yük, organ hasarını da hızlandırmaktadır. Bu nedenle, insülin direncini önlemek için çocukluk ile ergenlik döneminde sağlıklı beslenmek ve aktif bir yaşam sürmek son derece önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Hücre içi sinyal iletimi bozulunca… </strong></p>
<p>İnsülin direncinin oluşumundaki temel mekanizma, hücre içi sinyal iletimindeki bozulma olarak açıklanıyor. Normalde pankreasın ürettiği insülin hormonu, kandaki şekeri (glikoz) hücrelerin içine taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlıyor. Ancak özellikle karın çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla gelişen inflamasyon, serbest yağ asitleri ve bazı hormonlar, insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltıyor. Bu durum pankreasın daha fazla insülin üretmesine yol açıyor. Ancak artan insüline rağmen kas, yağ ve karaciğer hücreleri bu hormona yeterince yanıt veremiyor. Sonuç olarak kandaki şeker hücrelere taşınamıyor. Pankreas sürekli daha fazla insülin üretse de etkili sonuç alınamıyor ve bu durum zamanla kan şekerinin normalden yüksek seyretmesine neden oluyor. </p>
<p><strong>Gençlerde en önemli nedenlerine dikkat!</strong></p>
<p>Günümüzde insülin direncinin en önemli risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, hatalı beslenme (yüksek kalorili ve rafine karbonhidrat ağırlıklı gıdalar) genetik yatkınlık, uyku düzensizliği ve stres yer alıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direncinin gençlerde görülen artışın temel nedenlerini şöyle sıralıyor: “Fast-food tüketiminin yaygınlaşması, özellikle paketli gıdalar ve kolalı içeceklerin tüketilmesi, ekran başında geçirilen sürenin artması ve fiziksel aktivitenin azalması gençlerde oluşan insülin direncinin en önemli sebeplerini oluşturmaktadır. Bu etkenler doğrudan metabolik sistemi etkilemelerinin yanı sıra karın bölgesinde yağlanmaya yol açmaktadırlar. Karın bölgesindeki yağlar insülinin etkisini bozan hormonlar ve inflamatuar maddeler salgılamaktadır. Ayrıca araştırmalar, çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak gençlerde insülin direncinin daha sık görüldüğünü göstermektedir.”</p>
<p><strong>Bel çevresinde yağlanma varsa, zaman kaybetmeyin!</strong></p>
<p>İnsülin direnci çoğu zaman sinsi ilerliyor ve uzun süre fark edilmeyebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, insülin direnci belirti verdiğinde ise gelişen sorunları şöyle sıralıyor: “En yaygın belirtiler; yemek sonrası uyku hali ve halsizlik, tatlı krizleri, karın bölgesinde yağlanma ile kilo vermede zorlanmadır. Yorgunluk ve dikkat azalması da insülin direncine bağlı gelişebilmektedir.”  Dr. Belgin Küçükkaya, ancak bu belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiği için insülin direncine çoğunlukla geç tanı konulduğunu vurguluyor.  Oysa erken dönemde yapılacak yaşam tarzı değişikliğiyle insülin direnci büyük ölçüde geriletilebiliyor. Bu sayede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonların önüne geçmek  mümkün olabiliyor. Dr. Belgin Küçükkaya, erken tanı için özellikle ailede diyabet öyküsü ve bel çevresinde yağlanma artışı varsa zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Tedavide ilk basamak: Yaşam tarzı değişikliği</strong></p>
<p>İnsülin direncinin tedavisinde amaç, insülin duyarlılığını artırmak ve metabolik dengeyi sağlamak.<strong>  </strong>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, tedavi sürecinde yaşam tarzı değişikliğinin ön plana çıktığını belirterek, şu bilgileri paylaşıyor:   “İnsülin direncinde  en etkili yaklaşım, beslenme ve fiziksel aktivite değişikliğidir. Glisemik indeksi düşük beslenmek, şekerli içeceklerden kaçınmak, haftada en az 150 dakika egzersiz yapmak ve yeterli süre uyumak, insülin direncinin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Stres yönetimi de tedaviyi desteklemektedir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulmaktadır.”</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-kutu bilgisi&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p><strong>İnsülin direncine karşı 6 önemli kural!</strong></p>
<ul>
<li>Haftada en az 150 dakika düzenli fiziksel aktivitede bulunmak </li>
<li>Dengeli ve düşük glisemik indeksli beslenmek </li>
<li>Şekerli içeceklerden uzak durmak </li>
<li>Paketli ve işlenmiş gıda tüketimini azaltmak </li>
<li>Sağlıklı kiloyu korumak </li>
<li>Yeterli uyumak ve stres yönetimine dikkat etmek</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bel-cevresinde-yaglanma-varsa-dikkat-634509">Bel çevresinde yağlanma varsa, dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PKOS&#8217;ta gizli tehlike: İnsülin direnci!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pkosta-gizli-tehlike-insulin-direnci-609241</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 09:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[direnci]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[İnsülin Direnci]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[nsülin]]></category>
		<category><![CDATA[pkos]]></category>
		<category><![CDATA[sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adet düzensizliği, kilo verememe, özellikle karın çevresinde yağlanma, akne, tüylenme artışı, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pkosta-gizli-tehlike-insulin-direnci-609241">PKOS&#8217;ta gizli tehlike: İnsülin direnci!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adet düzensizliği, kilo verememe, özellikle karın çevresinde yağlanma, akne, tüylenme artışı, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk… Birbirinden bağımsız gibi görünen bu şikâyetler, aslında tek bir sorunun habercisi olabilir.  Dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen Polikistik Over Sendromu’nda (PKOS) altta yatan temel mekanizmalardan  birinin insülin dengesinin bozulması olduğuna dikkat çeken <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can Hastanesi) Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz</strong>, “İnsülin direnci Polikistik Over Sendromu’nun gelişimini kolaylaştırırken Tip 2 diyabetin oluşma riskini artırır, metabolik sorunların derinleşmesine zemin hazırlar” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>Sadece yumurtalıkları değil tüm vücudu etkiliyor</strong></p>
<p>Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen hormonal bozukluklardan biri olan Polikistik Over Sendromu (PKOS) sadece yumurtalıkları değil, tüm vücudu etkiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz, PKOS’un dünya genelinde üreme çağındaki kadınların yüzde 6 &#8211; 19’unu etkilediğini belirtiyor ve “PKOS, yumurtlama düzensizliği, adet problemleri ile yumurtalıklarda çok sayıda küçük kist görünümüyle tanımlansa da, temelinde hormon dengesizliği ve çoğu zaman insülin direnci yer alır. Dolayısıyla, PKOS yalnızca doğurganlıkla ilgili değil; metabolik sağlık, kilo kontrolü ve uzun vadeli hastalık riskleri açısından yakından takip edilmesi gereken bir hormon bozukluğudur. PKOS’a bağlı olarak insülin direnci gelişebilir, bu da tip 2 diyabet riskini artırır ve kilo alma eğilimine yol açar. Ciltte akne, tüylenme artışı, saç dökülmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıkları riskinin yanı sıra depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar da yine bu sendroma bağlı olarak gelişebilir. PKOS yaşam kalitesini ciddi anlamda düşebilir” diyor. </p>
<p><strong>PKOS’da gizli tehlike: İnsülin direnci! </strong></p>
<p>PKOS ile insülin direnci arasındaki ilişkinin hem sendromun ortaya çıkışında hem de ilerlemesinde kilit rol oynadığına dikkat çeken Dr. Filiz Candan Topuz, “Vücut insülini etkili kullanamadığında kandaki insülin seviyesi yükselir; bu durum yumurtalıklarda androjen (erkeklik hormonu) üretimini artırarak yumurtlamayı bozar ve adet düzensizliklerine yol açar. Aynı zamanda yüksek insülin düzeyi yağ depolanmasını kolaylaştırır, özellikle karın çevresinde kilo artışına neden olur ve metabolik sorunların derinleşmesine zemin hazırlar. Öte yandan, PKOS’a bağlı hormonal dengesizlikler de insülin direncini daha da artırabilir. Bu karşılıklı etkileşim, bir kısır döngü oluşturarak hem belirtilerin şiddetlenmesine hem de uzun vadede diyabet ve kalp-damar hastalıkları riskinin yükselmesine neden olabilir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Kesin tedavisi yok ama kontrolü mümkün!</strong></p>
<p>Polikistik Over Sendromu’nda doğru ve zamanında tanının önemine dikkat çeken<strong> </strong>Dr. Filiz Candan Topuz, “Bu sendrom tüm metabolizmayı etkileyen bir sağlık sorunudur.<strong> </strong>Bu nedenle,<strong> </strong>belirtiler farklı şekillerde kendini gösterebilir.<strong> </strong>Bazı kişilerde belirtiler hafif, bazı kişilerde ise ağır seyredebilir. Tanı konulduktan sonra PKOS’un tamamen tedavi edilmesi mümkün değildir. Beslenmeden yaşam koşullarına, kilodan metabolizmaya uzanan geniş bir yelpazede etkilerini azaltmaya yönelik bir plan çerçevesinde hareket edilir. Bu kapsamda sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması, kilo kontrolü ve düzenli yapılan spor metabolizmanın düzenlenmesinde yardımcı olur. Bunların yanı sıra ilaç tedavileri ile yumurtlama ve hormon döngüsünde düzenleme sağlanır” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Tedavide 4 altına kural</strong></p>
<p>Küçük adımlarla önemli ilerleme sağlanabileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Filiz Candan Topuz, “Bu sendromun yönetiminde süreklilik önemlidir. Yani, hastanın kendisine iyi gelen değişimleri yaşam boyu alışkanlık haline getirmesi gerekir” diyor. Dr. Filiz Candan Topuz, dikkat edilmesi gereken kuralları şöyle özetliyor: </p>
<p><strong>Beslenme düzeni:</strong> Rafine şeker ve beyaz un içeren ürünlerden uzak durmak; tam tahıllar, sebzeler, baklagiller, kaliteli protein kaynakları ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlara ağırlık vermek, kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı oluyor. Öğün atlamadan, düzenli ve dengeli beslenmek insülin dalgalanmalarını azaltıyor. </p>
<p><strong>Fiziksel aktivite:</strong> Egzersizin metabolizmayı destekleyen en güçlü araçlardan biri olduğunu söyleyen Dr. Filiz Candan Topuz, “Masa başında çalışanlar için gün içinde kısa yürüyüş molaları bile önem taşırken, günde 15–20 dakikalık tempolu yürüyüş, esneme veya hafif egzersizler insülin duyarlılığını artırır” diyor. </p>
<p><strong>Kilo kontrolü: </strong>Fazla kilonun yalnızca yüzde 5–10’unun verilmesi bile adet düzeninin iyileşmesine ve insülin direncinin azalmasına katkı sağlayabiliyor. </p>
<p><strong>Yeterli ve kaliteli uyku:</strong> Her gece 7–8 saat kaliteli uyumak hormon dengesinin korunması ve metabolik sağlığın desteklenmesi açısından vazgeçilmez kurallar arasında yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pkosta-gizli-tehlike-insulin-direnci-609241">PKOS&#8217;ta gizli tehlike: İnsülin direnci!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
