<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>influenza | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/influenza/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/influenza</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 09:19:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>influenza | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/influenza</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sağlık çalışanlarının aşılanması ile rol model oluşturulmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlarinin-asilanmasi-ile-rol-model-olusturulmali-615625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılanması]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlarının]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkların]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturulmalı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615625</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “2. Aşı ve Aşılamanın Önemi Günleri Sempozyumu”nda aşıyla önlenebilen hastalıkların yanı sıra çocuklarda, yetişkinlerde ve sağlık çalışanlarında aşılamanın koruyucu etkilerine dikkat çekildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlarinin-asilanmasi-ile-rol-model-olusturulmali-615625">Sağlık çalışanlarının aşılanması ile rol model oluşturulmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “2. Aşı ve Aşılamanın Önemi Günleri Sempozyumu”nda aşıyla önlenebilen hastalıkların yanı sıra çocuklarda, yetişkinlerde ve sağlık çalışanlarında aşılamanın koruyucu etkilerine dikkat çekildi. Sağlık çalışanlarının aşılanmasının öneminden bahseden İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Toprak, sağlık çalışanlarının aşılanmasının toplumda örnek davranış olarak gösterildiğinde genel aşı kabulünü artırabileceğini söyledi.</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Creative Lab.&#8217;da gerçekleştirilen sempozyumun moderatörlüğünü yapan </span></span></span></span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, <span>her yıl 1 milyondan fazla çocuğun aşıya erişemediği için aşıyla korunulabilen hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Aşılama oranlarının düşmesinde aşı karşıtlığındaki artışın etkili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “<span>Dünya Sağlık Örgütü’nün insanlığı tehdit eden 10 önemli faktör arasında yer verdiği, aşı karşıtlığı önemli bir yer tutuyor. Özellikle bu sorunun dünyada yaygınlaştıını görmekteyiz, ülkemizde de benzer bir durum söz konusu. Ülkemizde 2010’lu yıllarda 100 aile çocuklarını aşılatmak istemezdi. Çocuğunun aşılanmasını istemeyen aile sayısı 2025’te 100 bini aştı, bu çok olumsuz bir durum” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Aşılama oranlarının düşüşüyle beraber kızamık salgınları ortaya çıkıyor</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>2022‘de yapılan bir yayından örnek veren Prof. Dr. Selim Badur, “1 yaş altı çocuklarda aşılama oranlarında Türkiye yüzde 95 gibi iyi bir yerde. Bu da son zamanlarda azalmakta ve kızamık salgınları ortaya çıkıyor. Çocuklarda nispeten yüksek olan aşılama oranları erişkin aşılamalarına bakılınca yüzde 6’lar civarında olduğunu görüyoruz” dedi. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Erişkinlerde aşılama oranları düşük seviyede</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Erişkin aşılamasının da çok önemli olmasına rağmen aşılama oranlarının çok düşük olduğunu belirten Prof. Dr. Selim Badur, yapılan bazı çalışmalarda tetanoz, Hepatit B, özellikle influenza, pnömokok aşılama oranlarının da oldukça düşük seviyelerde olduğunu söyledi. </span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Aşılanma konusunda bilinçlenmenin sağlanması ve aşı konusunda önyargı ve yanlış bilgilerin yayılmasının önlenmesinde bilimsel toplantıların önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, bu sempozyumun da bu anlamda önemli olduğunu ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Prof. Dr. Selda Hançerli, çocukluk çağı aşılamasının önemini anlattı</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selda Hançerli, ulusal çocukluk çağı aşıları ile aşılamanın çocuk sağlığı üzerindeki koruyucu etkilere değindi. Aşının sadece hastalıkları önlemede değil, hastalıkların sonuçlarından da koruduğunu belirten Prof. Dr. Selda Hançerli, “Aşılama yani bağışıklama, immünolojik ajanlarla hastalıkların yok edilmesidir. Korunabilir hastalıkların ortaya çıkışını engellediğiniz zaman hastalıklardan kaynaklanan ölümlerin de önüne geçiyoruz” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Boğmaca, Hepatit B, kızamk, kızamıkçık, suçiçeği, difteri, tetanoz ve kabakulak gibi pek çok hastalığın aşılama sayesinde önlenebildiğini belirten Prof. Dr. Selda Hançerli, “Şu anda tüm dünyada eridike edilmiş kanıtlanmış tek hastalık çiçek hastalığı. Aşılama sayesinde bir hastalık dünyadan yok oldu. Aşılama sayesinde amacımız bu hastalıkların eksilmesini sağlamak” dedi. Prof. Dr. Selda Hançerli ergenlik dönemindeki aşılamanın da çok önemli olduğunu vurguladı.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen: “Aşıyla önlenebilen hastalıklar nedeniyle 42 bin yetişkin yaşamını yitiriyor” </span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Şehir Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, erişkin aşılamasının önemini vurguladı. Yetişkin aşılamasının son birkaç yıldır hayatımızda olduğunu belirten Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, bu farkındalığın özellikle pandemi döneminde arttığının altın çizdi. Aşıyla önlenebilen hastalıklar nedeniyle ABD’de her yıl 300 çocuk ölürken 42 bin yetişkinin öldüğünü ifade eden Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, “Çocukluk döneminde yapılan aşıların koruyuculuğunun erişkinlik döneminde etkisini kaybetmesi nedeniyle erişkinlerde aşılama büyük önem taşıyor” dedi. Dr. Gamze Şanlıdağ İşbilen, tetanoz, boğmaca, difteri, influenza, pinomokok, zatürre ve zona aşılarının yetişkinlerde önleyici etkilerini anlattı.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak:  “Sağlık çalışanlarının aşılanması çok önemli”</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Toprak ise sağlık çalışanlarının aşılanmasının öneminden bahsetti. Sağlık çalışanları için temel aşı takvimi hakkında bilgi veren  Prof. Dr. Dilek Toprak, Hepatit A, Hepatit B, influenza, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği ve meningokok aşılarının yaptırılması gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span><span>Sağlık çalışanları yılda bir kere influenza aşısı olmalı</span></span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Mevsimsel influenza aşısının yılda bir kere yaptırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Dilek Toprak, tetanoz ve difteri aşılarının da önemli olduğunu, özellikle tetanoz aşısının 10 yılda bir yaptırılması gerektiğini kaydetti. Sağlık çalışanlarının ülke çapında gerçekleştirilen standart tarama ve bağışıklama programlarına alınması ve hastane yönetimleri tarafından aşı konusunda gerekli kolaylıkların sağlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Dilek Toprak, sağlık çalışanlarının aşılanmasının toplumda örnek davranış olarak gösterildiğinde genel aşı kabulünü artırabileceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-calisanlarinin-asilanmasi-ile-rol-model-olusturulmali-615625">Sağlık çalışanlarının aşılanması ile rol model oluşturulmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni varyant bizi nasıl etkileyecek?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-varyant-bizi-nasil-etkileyecek-599570</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 12:23:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[bizi]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyecek]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[H3N2]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[İnfluenza A]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Selim Badur]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[varyant]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599570</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde alarma yol açan ve ülkemizde de görülen H3N2 grip virüsünün Türkiye’de nasıl ve ne kadar etkili olacağı merak ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-varyant-bizi-nasil-etkileyecek-599570">Yeni varyant bizi nasıl etkileyecek?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Dünya genelinde alarma yol açan ve ülkemizde de görülen H3N2 grip virüsünün Türkiye’de nasıl ve ne kadar etkili olacağı merak ediliyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, gündemdeki H3N2 virüsünün yeni değil ancak değişime uğramış bir virüs olduğunu söyledi. Klasik gribe göre daha hızlı yayılabilen yeni varyantın, bazı risk gruplarında daha ağır semptomlara yol açabileceği uyarısında bulunan Prof. Dr. Selim Badur, mevcut aşıların özellikle risk grubundakiler için yeni varyanta karşı koruyuculuğu olduğunu belirtti.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, gündemdeki H3N2 varyantının yeni bir virüs olmadığını, değişime uğramış bir virüs olduğunu söyledi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Pandemiye neden olan tek virüs: İnfluenza A</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İnsanlarda pandemiye neden olduğu bilinen tek İnfluenza türünün İnfluenza A virüsü olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “İnfluenza A, köken aldığı kuşlardan ve domuzlardan insanlara geçip, viral evrim yoluyla konağa uyum sağlayarak 1918 “İspanyol gribi” ve 2009 “Domuz gribi” gibi yakın tarihimizde de küresel pandemilere yol açmıştır. Son yıllarda İnfluenza A H5 ve H7 alt tipleri gibi insanda yüksek mortaliteye (Yüzde 30–50) neden olan kuş gribi virüsleri ile yüzlerce vaka bildirilmiş ancak yayılım olmamıştır. İnfluenza H5N1 virüsü, Ocak 2025’ten itibaren kümes hayvanları ve memeli türlerinde küresel olarak dolaşmaya başlamıştır. Ancak bu virüsler, henüz insanlarda sürekli bir infeksiyon zinciri oluşturmamıştır” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>H3N2 yeni bir virüs değil</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Pandemi riski taşıyan ve kanatlılardan bulaşma potansiyeli bulunan bu tür etkenler dışında, özellikle H1N1 ve H3N2 tiplerinin mevsimsel gribe neden olduğunu belirten Prof. Dr. Selim Badur, “Bu tipler, insanlar dışında, domuzlar, atlar, kediler, köpekler, maymunlar, kümes hayvanları ve yabani kuşlar dahil olmak üzere birçok türü infekte edebilmektedir. H3N2 virüsü yeni bir virüs değildir; bilinen ve yıllardır dolaşımda olan İnfluenza A/H3N2 virüsünün, etkenin bilinen ‘kolaylıkla mutasyona uğrama’ özelliğinden dolayı, sıklıkla değişime uğraması şaşırtıcı değildir. Gündemdeki H3N2 varyantının yeni bir virüs olmadığını, ancak değişime uğramış bildik bir virüs olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>İnfluenza sezonu, bu yıl birkaç hafta erken başladı</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Japonya ve İngiltere&#8217;de artan vakalarla ilişkilendirilen bu H3N2 varyantnın tüm kıtalarda tespit edildiğini kaydeden </span></span></span><span><span>Prof. Dr. Selim Badur, “Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) 20 Kasım’da yaptığı güncellemede, İnfluenza sezonunun, bu yıl önceki yıllara göre birkaç hafta daha erken başladığını ve son haftalardaki yükselişin esas nedeninin de İnfluenza A/H3N2 virüsleri olduğunu belirtmiştir. COVID-19 pandemisinin ardından uzun bir süre çok az genetik veya antijenik değişim gösteren İnfluenza A/H3N2 virüsleri, kuzey yarımkürenin 2024–2025 İnfluenza sezonunda yeniden önemli biçimde evrimleşmeye başlamıştır” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Klasik gribe göre daha hızlı yayılabiliyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Yeni varyantın artık küresel çapta dolaşımda olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “Yeni ortaya çıkan A/H3N2 subklad K, artık küresel çapta dolaşımda olup 2025 Mayıs–Kasım döneminde, Avrupa’nın birçok ülkesinde hızla yayılım göstermiştir. </span></span><span><span><span>Klasik gribe göre daha hızlı yayılabilen ve bazı risk gruplarında daha ağır semptomlara yol açabilen bir virüs söz konusudur. Bu salgının normal grip virüsüne göre, daha hızlı yayılarak daha fazla kişiyi hastalandıracağına dair öngörüler bulunmaktadır. Henüz ağır bir hastalık tablosuna yol açtığı konusunda bilgi bulunmamaktadır ancak bulaşma hızının arttığı yönünde bulgular söz konusu olduğundan dikkatle izlenmesi gereken bir virüs ile karşı karşıya olduğumuzu; ancak bugün için etkenin pandemi oluşturacak tipte bir yayılım göstermediğini söyleyebiliriz” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Mevcut aşıların koruyuculuğu var mı?</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Mevcut aşıların özellikle risk grubundakiler için yeni varyanta karşı koruyuculuğu olduğunu belirten Prof. Dr. Selim Badur, “</span></span></span><span><span>İnfluenza A (H3N2) subklad K, aşı referans suşu ile karşılaştırıldığında hemaglütinin geninde K2N, T135K, S144N (+CHO), N158D, I160K, Q173R, K189R, T328A ve S378N değişikliklerini barındırmaktadır<b>. </b>Ancak şu ana kadar gerçek aşı etkinlik verilerinin sınırlı olması nedeniyle mevcut İnfluenza aşısının antijenik olarak uyumsuz varyantlara karşı da çapraz koruma sağlayabilmesi beklenmektedir ve özellikle ağır İnfluenza komplikasyonları açısından yüksek risk altındaki bireyler için kritik bir halk sağlığı aracı olmaya devam etmektedir” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Virüsün aşıdan tamamen kaçması mümkün değil</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezinin (ECDC), genel nüfus için riski orta düzey olarak belirtirken, ciddi hastalığa yakalanma olasılığı daha yüksek olan kişiler için (özellikle 65 yaş üstü, başka hastalıkları olan, hamile kadınlar veya bağışıklık sistemi zayıf olanlar) riski daha yüksek olarak değerlendirdiğini kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “Grip virüsü yapısında gerçekleşen değişiklikler nedeniyle kısmen bağışıklık sistemimizden kaçabilmektedir. </span><span><span>Ancak, mevcut grip aşıları, etkinlikleri bir miktar azalmış olsa da bu yeni tip için de koruma sağlayacaktır. Söz konusu değişimlere uğrayan virüsün aşıdan tamamen kaçması mümkün değildir” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Şiddetli titreme ve yüksek ateş görülüyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İnsanların dolaşımdaki yeni varyant ile daha önce karşılaşmadıkları için virüsün hızla ve kolayca yayılması beklenen bir durum olduğunu belirten </span></span><span>Prof. Dr. Selim Badur, “<span>Grip virüsleri sürekli mutasyona uğramaktadır ve minör farklılaşmalar sıklıkla görülür. Ancak bazen bugün söz konusu olduğu gibi, daha yoğun farklılaşmalar olabilir. Nitekim bugün dolaşımdaki H3N2 mevsimsel grip virüsünde dokuz mutasyon ortaya çıkmıştır ve bu nedenle mutasyona uğramış virüsün görülme oranında ‘hızlı bir artış’ yaşanması doğaldır. İnsanların bağışık olmamaları nedeniyle bu virüsün neredeyse kesin olarak tüm dünyaya yayılacağını düşünmek şaşırtıcı olmaz. </span>Klinik bulgular açısından, yeni varyantın yol açtığı enfeksiyonlarda şiddetli titreme sık görülmektedir; ayrıca genel grip belirtilerine uyumlu olarak yüksek ateş (39-40 dereceye kadar), şiddetli kas ve eklem ağrısı, kuru, boğulacak gibi bir öksürük söz konusudur. Bu sene dikkat çeken bir bulgu, sık olmasa da hastalarda ishal ve bulantı şikayetlerinin bulunmasıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><b><span><span>Soğuk algınlığı mı, grip mi yoksa COVID-19 mu?</span></span></b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Soğuk algınlığı, grip ve COVID-19&#8217;un belirtilerinin büyük ölçüde örtüştüğümü, yine de bazı ipuçlarının ayırıcı tanıda yardımcı olabileceğini kaydeden </span></span><span>Prof. Dr. Selim Badur, “<span>Soğuk algınlığı genellikle yavaş başlar; burun ve boğaz arkasını etkiler. Grip çoğunlukla aniden başlar ve eklem ve kas ağrısı, ateş ve halsizlik daha belirgindir. COVID-19 ise grip benzeri belirtiler göstermenin yanı sıra, koku veya tat kaybı ayırt edici bir işarettir. Ayrıca ‘jilet gibi kesici duygu uyandıran’ bir boğaz ağrısı ve ishal de sık görülür” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Ülkemizde, ilk ara tatilden sonra (17 Kasım) okulların açılması döneminde virüsün görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Selim Badur, “Klasik yayılma özelliği nedeniyle önce çocuklar arasında başlayan yayılım, daha sonra erişkin yaş grubuna sıçramıştır. Bugün için İstanbul’da, çeşitli sağlık kurumlarının verilerine göre, test edilen hastaların yaklaşık yüzde 90’ının grip olduğu saptanmıştır. Hastalık erişkinlerde de çocuklardaki gibi ağır seyretmektedir ve acil servislere başvurular grip nedeniyle giderek artmaktadır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Alınması gereken önlemler nelerdir?</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Selim Badur, alınması gereken önlemlere ilişkin de şunları söyledi:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>-İnfluenza aşılaması için hedef grupları şöyle sıralayabiliriz: Sağlık çalışanları, çocuklar ve özellikle de ağır hastalık açısından yüksek risk grubu mensupları (65 yaş üstü kişiler, altta yatan metabolik, pulmoner, kardiyovasküler, nöromüsküler ve diğer kronik hastalığı olanlar, gebeler veya bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, uzun süreli bakım tesisleri gibi kapalı ortamlarda yaşayanlar) gecikmeden aşılanmalıdır. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>-Yüksek risk grubundaki bireylerde komplikasyon ve hastalık ilerleme riskini azaltmak için, etkilenen kişilerin erken dönemde (ilk 48 saat içinde) antiviral tedavisine başlanmalıdır. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>-Uzun süreli bakım tesisleri gibi kapalı ortamlarda tespit edilen salgınlarda aşılama durumuna bakılmaksızın antiviral profilaksi planlanmalıdır. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>-Sağlık kurumları, İnfluenza sezonunda sağlık sistemi üzerindeki baskıyı azaltmak için hazırlık planlarını gözden geçirmeli, enfeksiyon önleme ve kontrol uygulamalarını güçlendirmelidir. Semptomatik hastaların erken tanısı ve izolasyonu, solunum yolu virüslerinin dolaşımda arttığı dönemlerde personel ve ziyaretçilere maske kullandırılmalı, solunum yolu semptomları gösteren sağlık çalışanları derhal test edilmeli, gerektiğinde antiviral tedavi verilmeli ve mümkünse semptomları iyileşene kadar istirahat verilerek izolasyonu sağlanmalı, el hijyeni, düzenli çevre temizliği ve kapalı alanların havalandırılmasına özen gösterilmelidir. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>-Bulaşmanın nasıl azaltılabileceği (aşılanma, el hijyeni, öksürürken veya hapşırırken ağız ve burnu kapatma, hastayken evde kalma ve kapalı alanları havalandırma) ve ağır hastalığın etkileri konusunda halka yönelik net mesajlar içeren kamu spotları oluşturulmalıdır. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>-Risk değerlendirmesi ve uygun yanıt stratejilerinin belirlenmesi için zamanında yapılan İnfluenza virüsü dizilemesi ve aşı etkinliği izlemesi de dahil olmak üzere sürveyans (izlem) çalışmaları güçlendirilmelidir. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-varyant-bizi-nasil-etkileyecek-599570">Yeni varyant bizi nasıl etkileyecek?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Influenza son günlerde hızla artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 08:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[günlerde]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Her Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde görülme sıklığı artan hızla influenza (grip), her yıl dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758">Influenza son günlerde hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde görülme sıklığı artan hızla influenza (grip), her yıl dünya genelinde binlerce kişinin ölümüne neden oluyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün</strong>, influenzanın yüksek ateş, boğaz ve baş ağrısı, burun akıntısı, kas-eklem ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirterek “Oysa influenza başta olmak üzere enfeksiyon hastalıklarının önemli bir kısmı aşılama ile önlenebilir. İnfluenzaya bağlı ölümler çoğunlukla 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan oluşmaktadır. İnfluenza virüsü zatürreye yol açabilirken, kalp ve beyin enfeksiyonlarına da zemin hazırlayarak sakatlığa hatta ölüme neden olmaktadır. Bu nedenle her yıl grip aşısının yaptırılması büyük önem taşımaktadır” diyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cemal Üstün, toplumda grip aşısı hakkında doğru bilinen 7 yanlışı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Influenza için aşıya gerek yoktur çünkü ciddi bir hastalık değildir: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Influenza (grip) ölümle sonuçlanan ciddi hastalıklara ve ölüme yol açabilen bir hastalıktır. Dünya genelinde her yıl milyonlarca kişiyi etkilemekte ve 300 bin-650 bin arası kişinin ölümüne neden olmaktadır. Bu hastalığa bağlı, ölüm dışı gelişen sakatlık ve insan iş gücü kaybı ise çok daha fazladır. Influenzaya bağlı ölümlerin çoğu 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişiler ile hamileler ve kronik hastalığı olanlardan (diyabet, kanser, obezite, kalp- damar hastalığı vb) oluşmaktadır. </p>
<ul>
<li><strong>“Aşılandım ama yine grip oldum.” Aşı enfeksiyonlardan korumaz: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Her yıl, bir önceki yılda görülen influenza virüsünden elde edilen cansız aşı (öldürülmüş virüs aşısı) uygulanmakta ve yüzde 80’lere kadar koruyuculuk sağlamaktadır.</p>
<p>Aşı sonrası grip benzeri hastalık belirtileri olabilir. Bu durum bağışıklık sisteminin virüse karşı çalıştığının göstergesidir. Ayrıca influenza aşısı sadece influenza virüsüne bağlı en sık görülen mevsimsel gribi engeller. Diğer virüslerle oluşan solunum yolu hastalıklarını etkilemez ki bu hastalıklar daha nadir görülür. </p>
<ul>
<li><strong>Aşının ciddi yan etkileri vardır: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Aşı, hafif grip bulguları ile seyreden belirtilere nadiren neden olabilir. Bu iki-üç gün süren nadir bir durumdur. İnfluenza aşısı cansız aşı olduğundan aşı ile ilgili yan etkiler çok düşük ve önemsizdir. Yan etkiler hastaların ortalama yüzde 3-5’inde görülmektedir. Başlıca yan etkiler; grip benzeri hafif hastalık (kas ağrısı, halsizlik), aşı yapılan yerde ağrı, kızarıklık ve hafif ateştir.</p>
<ul>
<li><strong>Influenza aşısı hamilelikte yapılmaz: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Hamilelikte tüm cansız (inaktif) virüs aşıları güvenle uygulanabilir. Hamilelikte bağışıklık sistemi zayıfladığı için, anne adayları enfeksiyonlara karşı daha hassas hale gelir. Bu nedenle hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını korumak açısından grip aşısı yaptırmak elzemdir. Özellikle gebeliğin ikinci ya da son üç aylık dönemlerinde olan anne adaylarının grip aşılarını doktor önerisiyle yaptırmaları, olası komplikasyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir. Aşı yalnızca anne adayını değil, doğumdan sonra ilk aylarda bebeği de koruyucu bir bağışıklık sağlar.</p>
<ul>
<li><strong>Geçen yıl aşılandım, bu yıl gerek yok: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU: </strong>Influenza virüsü her yıl yapısını değiştirmekte ve bağışıklık sisteminden kaçmaktadır. Bu nedenle her yıl, bir önceki yıl sık görülen virüs tiplerine göre yeni aşı geliştirilmektedir. Her yıl influenza aşısı yapılmalıdır. Aşı yapıldıktan 7-15 gün sonra etkinliği başlar ve etkinliğinin yüksek olduğu dönem üç aydır. Üç aydan sonra etkinliği önemli derecede düşer. Bu nedenle ülkemizde aşıyı Kasım ayı başında veya ortasında yapmak etkinliği açısından daha faydalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Sağlıklı kişilerin aşıya ihtiyacı yoktur: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Sağlıklı kişiler de risk grubundakilere göre daha az olmakla birlikte hastalığı şiddetli geçirebilir. Çünkü grip virüsü her yıl değişim gösterir ve bağışıklık sistemi bu yeni virüslere karşı savunmasız kalabilir. Kişi genel olarak sağlıklı olsa bile, virüs bulaştığında ciddi hastalık tablosu gelişebilir veya çevresinde risk grubundaki bireylere hastalığı bulaştırabilir. Bu nedenle grip aşısı, sadece kronik hastalığı olanlar için değil, toplum genelinde bulaş zincirini kırmak için de önemlidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Aşılar zararlı maddeler içerir: YANLIŞ!</strong></li>
</ul>
<p><strong>DOĞRUSU:</strong> Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan tüm aşılar güveli olup, insan sağlığına zarar veren maddeler içermezler. İnfluenza aşıları da yıllardır milyonlarca kişiye her yıl güvenle uygulanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü her yıl influenza mevsimi öncesinde özellikle risk grubundaki bireylerin aşılanmasını önermektedir. Bu aşılar ciddi hastalık, hastaneye yatış ve ölüm riskini azaltarak toplum sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-son-gunlerde-hizla-artiyor-592758">Influenza son günlerde hızla artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Influenza hamilelikte daha ağır seyredebiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/influenza-hamilelikte-daha-agir-seyredebiliyor-589866</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 11:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[seyredebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589866</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbaharla birlikte artan mevsimsel hastalıklar, hamilelerde bazı risklerin daha sık ortaya çıkmasına yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-hamilelikte-daha-agir-seyredebiliyor-589866">Influenza hamilelikte daha ağır seyredebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharla birlikte artan mevsimsel hastalıklar, hamilelerde bazı risklerin daha sık ortaya çıkmasına yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran</strong> “Gebelikte bağışıklık sistemi anne adaylarını virüslere karşı daha savunmasız hale getirir. Influenza (grip) gebelerde bazen beklenenden daha ağır seyredebilir, solunum güçlüğü ve yüksek ateş gibi belirtilerle anne sağlığını tehdit edebilir. Düşük, erken doğum, su kesesinin erken açılması ve yenidoğanın enfeksiyonu gibi durumların riskini artırabilir” diyor. Bu nedenle sonbahar döneminde anne adaylarının alacakları bazı önlemlerle, hem kendilerinin hem de bebeklerinin sağlığını korumalarının mümkün olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, sonbahar hamilelerine özel 8 önerisini sıraladı, önemli açıklamalar yaptı. </p>
<ul>
<li><strong>Grip aşınızı ihmal etmeyin </strong></li>
</ul>
<p>Hamilelikte ve emzirme döneminde en etkili korunma yöntemlerinden biri olan grip aşısı, canlı virüs içermediğinden gebelikte güvenle uygulanabilir ve hem anne adayını hem de doğumdan sonraki ilk aylarda bebeği korur. Ancak hamileliğin ilk 3 ayı bebeğin organ gelişim dönemi olduğu için gerekmedikçe beklenmelidir. İkinci veya üçüncü trimesterde olan ve sonbahar-kış dönemine giren anne adaylarının aşılarını doktor önerisiyle yaptırmaları önemlidir.  </p>
<ul>
<li><strong>Ellerinizi sık yıkayın </strong></li>
</ul>
<p>Ellerin sık sık sabunla yıkanması enfeksiyona karşı korur. Su ve sabun olmadığında alkol içeren el antiseptikleri tercih edilebilir. El yıkamak, influenza dahil pek çok virüsten korunmanın en etkili yollarından biridir. Gripli bir hastayla veya salgılarıyla temas edilmesi halinde de ellerin yüze, göze veya buruna temasından kaçınılmalı ve eller mutlaka sabunla yıkanmalı veya alkol içeren bir mendille silinmelidir.</p>
<ul>
<li><strong>Kalabalık ortamlardan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Sonbaharda kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması virüslerin yayılmasını kolaylaştırır. Hamilelerin alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları veya kalabalık toplantılarda mümkünse kısa süre bulunması, bulaş riskini azaltır. Hasta kişilerden mümkünse uzak durulması, gereken durumlarda maske kullanılması, kapalı ortamlarda en azından 1 metre mesafe uzaklıkta bulunulması önemlidir. </p>
<ul>
<li><strong>Dinlenmeye zaman ayırın ve stresi azaltın</strong></li>
</ul>
<p>Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran “Stres, bağışıklık sistemini baskılayan önemli bir faktördür. Gebelikte stres düzeyini azaltmak, hem annenin hem bebeğin sağlığı üzerinde doğrudan olumlu etki yaratır. Güne hafif yürüyüşlerle başlamak, nefes egzersizleri yapmak ya da sevdiğiniz aktivitelerle zaman geçirmek bedeni ve zihni rahatlatır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Ev ve iş ortamınızı temiz tutun ve havalandırın </strong></li>
</ul>
<p>Soğuk günlerde evde daha çok vakit geçirilir, fakat kapalı ortamlar mikroorganizmalar için ideal üreme alanıdır. Günde birkaç kez kısa süreli pencere açarak ortamı havalandırın. Düzenli olarak evde ve/veya işte yüzeyleri dezenfektan ile temizleyin. Nem oranının çok düşmesi solunum yollarının kurumasına yol açabilir; bu durumda nemlendirici cihazlardan faydalanabilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Beslenmenizi bağışıklık dostu hale getirin </strong></li>
</ul>
<p>Bağışıklık sisteminin güçlü olması için doğru beslenme son derece önemlidir. C vitamininden  zengin meyve ve sebzeler (portakal, kivi, brokoli), çinko içeren kuruyemişler ve omega-3 yönünden zengin balıklar bağışıklık direncini artırır. Yoğurt ve kefir gibi probiyotik kaynakları bağırsak sağlığını destekleyerek enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Ayrıca yeterli su tüketimi ve taze gıdalarla beslenmek de vücudun doğal savunma mekanizmasını güçlendirir.</p>
<ul>
<li><strong>Yeterli ve kaliteli uykuya özen gösterin </strong></li>
</ul>
<p>Gebelik döneminde hormonal değişiklikler uyku düzenini zorlayabilir; ancak dinlendirici bir uyku hem anne hem bebek sağlığı için önemlidir. Günde 7–8 saat kaliteli uyku, bağışıklığın güçlü kalmasına yardımcı olur. Uyumadan önce ekran maruziyetini azaltmak, ılık bir duş almak veya gevşeme egzersizleri yapmak uykuya geçişi kolaylaştırabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Şüpheli belirtilerde doktora başvurun</strong></li>
</ul>
<p>Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran “Ateş, öksürük, kas ağrısı, halsizlik gibi belirtiler fark edildiğinde ihmal edilmemelidir. Hamilelikte enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle belirtiler başladığında zaman kaybetmeden hekiminize başvurun. Doktorunuza danışmadan ilaç kullanmayın; uygun tedaviyle hem siz hem de bebeğiniz güvende kalırsınız” diyor. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influenza-hamilelikte-daha-agir-seyredebiliyor-589866">Influenza hamilelikte daha ağır seyredebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gripten korunmak isteyen risk grubundakiler için en güvenli yol: Aşı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gripten-korunmak-isteyen-risk-grubundakiler-icin-en-guvenli-yol-asi-588992</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 08:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[eller]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gripten]]></category>
		<category><![CDATA[grubundakiler]]></category>
		<category><![CDATA[grubundakilerde]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[isteyen]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[korunmanın]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Vurgulayan]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde influenza (grip) virüsü hızla yayılıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin, gribin basit bir solunum yolu hastalığı olmadığını vurgulayarak, her yıl dünya genelinde 250-500 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gripten-korunmak-isteyen-risk-grubundakiler-icin-en-guvenli-yol-asi-588992">Gripten korunmak isteyen risk grubundakiler için en güvenli yol: Aşı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde influenza (grip) virüsü hızla yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin</strong>, gribin (influenza) basit bir solunum yolu hastalığı olmadığını belirterek, her yıl dünya genelinde 250-500 bin kişinin ölümüne yol açtığını söylüyor. Özellikle risk grubundaki kişilerde gripten korunmanın en etkili yolunun aşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekin, evinde yaşlı, çocuk, gebe ya da kronik hastalığı olan sağlıklı kişilerin de aşı yaptırması gerektiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Süda Tekin, influenzadan korunmanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p>Okulların açılması ve havaların soğumasıyla birlikte kapalı alanlarda geçirilen süre artarken, gribal enfeksiyonlar hızla yayılıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süda Tekin “Grip ya da tıbbi ismiyle influenza, influenza virüsünün yol açtığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Çok sık karıştırlan ‘nezle’den farklıdır ve basit bir solunum yolu hastalığı değildir. Her yıl dünyada yaklaşık 3-5 milyon kişiyi etkileyen, 250-500 bin kişinin ölümüne neden olan bir enfeksiyondur” diyor. Gribe neden olan influenza virüsünün yapısının kolaylıkla değişebildiğini, bu nedenle bağışıklık sistemimizden kaçabildiğini belirten Prof. Dr. Tekin “Virüste meydana gelen küçük yapısal değişiklikler, tüm dünyayı etkileyen büyük salgınlara yol açabilmektedir. Grip, halen dünyada aşı ile önlenebilir ölüm nedenleri arasında önemli bir yer tutmaktadır” diye konuşuyor.</p>
<h3><strong>Öksürüp hapşırırken mendil ya da kollarınızı kullanın </strong></h3>
<p>Grip (influenza) virüsünün damlacık yoluyla bulaştığını, öksürme, hapşırma ve yüksek sesle konuşma esnasında hasta kişilerden virüs içeren çok sayıda damlacığın etrafa yayıldığını anlatan Prof. Dr. Süda Tekin sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu damlacıkların ağız, burun ya da gözlere de ulaşması ile hastalık çok hızlı ve çok kolay bulaşır. Bu nedenle gripli bir kişi virüsü etrafa yaymamak için öksürüp hapşırırken ağzını bir mendille, mendil bulamıyorsa kolları ile kapatmalıdır. Ellere hapşırmak en tehlikeli olanıdır. Ellere bulaşan virüs buradan, dokunulan her yere yayılır.” Hasta olan kişinin sık sık ellerini yıkaması, su ve sabun bulunamadığı durumda el antiseptikleri ile ellerin ovalanarak temizlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekin “Enfeksiyonun toplumda yayılmasının engellenmesi amacıyla, özellikle hastalığın ilk günlerinde okula, işe gidilmeyip evde istirahat edilmelidir. Ev halkını korumak için eller sık sık yıkanmalı, oda havalandırılmalıdır. Maske ağız ve burunu tam kapamalı, ıslandığında değiştirilip eller yıkanmalıdır” diyor.</p>
<h3><strong>Evdeki tüm bireyleri yatağa düşürebiliyor!</strong></h3>
<p>Influenzanın (grip) çok kolay ve çok hızlı bulaşması dolayısıyla evdeki tüm bireyleri aynı anda hasta edip yatağa düşürebildiğini, özellikle gebeler, 50 yaş üstündekiler, aşırı kilolular, 5 yaş altındakiler, kronik hastalığı olanlar ve ilaçlar nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda çok daha ağır seyrettiğini vurgulayan Prof. Dr. Süda Tekin “Bu kişilerde grip hastaneye yatışlara, hatta ölümlere neden olmaktadır. Mutlaka doktora başvurup test yaptırılmalıdır.  Gribin tedavisi istirahat ve destek tedavisidir. Ateş düşürücü ilaçlar, bol sıvı alımı önerilir. Ancak risk grubundaki kişiler ve risk grubunda olmasa bile hastalığın ağır seyrederek komplikasyonlara yol açtığı kişilerde doktor önerisiyle doğrudan grip virüsüne etkili ilaçların kullanılması gerekir” diyor.</p>
<h3><strong>En etkili korunma yöntemi; aşılanma</strong></h3>
<p>Gripten ve diğer enfeksiyonlardan korunmada en etkili önlemlerin başında grip aşısının geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Süda Tekin şöyle konuşuyor: “Ellerin sık yıkanması, sağlıklı beslenme, mevsime göre giyinme, hasta kişilerle temasın kısıtlanması ve maske takılması çok büyük önem taşıyor. Ancak grip aşısı özellikle risk altındaki kişiler için <strong>en etkili korunma yoludur</strong>.”</p>
<p>Grip (İnfluenza) aşısının 6 aydan büyük herkese önerildiğini, ancak risk gruplarındaki kişiler ve bu kişilerle yakın teması olanların mutlaka aşılanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekin “Grip aşısı için yumurta alerjisi olanlara yapılmaması ile ilişkili uyarı kaldırılmıştır. Ancak daha önce grip aşısı sonrası alerjik tepkime vermiş olanların aşılarını donanımlı bir Aşı Merkezinde yaptırması önerilmektedir” diyor.</p>
<h3><strong>Felç yapmaz, kısırlığa neden olmaz</strong></h3>
<p>Grip aşısının ciddi yan etki yapma olasılığının diğer aşılardan farksız olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Süda Tekin şöyle konuşuyor: “Aşının erişkinlerde görülen en sık yan etkisi enjeksiyon yerinde ağrı ve hassasiyettir. Ülkemizde uygulanan grip aşıları (İİV3 veya İİV4) inaktif (cansız) virüs aşısı olduğundan aşıya bağlı grip gelişmesi mümkün değildir. <strong>Aşı felç yapmaz, kısırlığa neden olmaz ve gebelerde de güvenle yapılabilmektedir. Ülkemizde </strong>2025-2026 dönemi için de DSÖ önerisi 3 valan aşının uygulanmasıdır. Kişiler 3 ya da 4 valan hangi aşıya ulaşabilirler ise bu aşıyı olabilirler.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gripten-korunmak-isteyen-risk-grubundakiler-icin-en-guvenli-yol-asi-588992">Gripten korunmak isteyen risk grubundakiler için en güvenli yol: Aşı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Selim Badur: &#8220;İnfluenza virüsü bakterilere zemin hazırlıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-selim-badur-influenza-virusu-bakterilere-zemin-hazirliyor-584604</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 15:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[badur]]></category>
		<category><![CDATA[bakterilere]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gebeler]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[nfluenza]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584604</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Grip ve Grip Aşılarının Önemi” başlıklı panelde, ciddi bir hastalık olan grip, griple mücadele, riskli grupların alması gereken önlemler ve grip aşıları ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-selim-badur-influenza-virusu-bakterilere-zemin-hazirliyor-584604">Prof. Dr. Selim Badur: &#8220;İnfluenza virüsü bakterilere zemin hazırlıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen “Grip ve Grip Aşılarının Önemi” başlıklı panelde, ciddi bir hastalık olan grip, griple mücadele, riskli grupların alması gereken önlemler ve grip aşıları ele alındı. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, influenza başta olmak üzere virüslerin çeşitli bakteri enfeksiyonlarına zemin hazırladığını belirterek özellikle risk gruplarında grip aşısının önemini vurguladı.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından “Bilimsel Etkinlikler Serisi 2025-2026” kapsamında düzenlenen ilk etkinlik olan “Grip ve Grip Aşılarının Önemi” panelinde alanında uzman akademisyenler bir araya gelerek grip ve grip aşılarını pek çok yönüyle ele aldı. İstanbul Atlas Üniversitesi Dr. Ralph A. Defronzo Oditoryumu’nda düzenlenen sempozyumda grip virüsü, gripten korunmanın yolları ve grip aşılarına ilişkin bilgi verildi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Faruk Aydın: “Grip ciddi sorunlar doğurabilecek bir enfeksiyon hastalığıdır”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Panelin açılış konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Aydın, özellikle kış aylarında sıkça karşılaşılan ve her yaştan bireyi etkileyen grip (influenza) üzerine bilgi paylaşımında bulunmak, güncel gelişmeleri değerlendirmek ve doğru bilinen yanlışları ele almak istediklerini söyledi. Gribin çoğu zaman hafife alınsa da toplum sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Faruk Aydın, “Özellikle risk grubundaki bireyler için erken tanı, etkili korunma yöntemleri ve doğru bilgilendirme büyük önem taşımaktadır. Bu panelde alanında uzman konuşmacılarımız sayesinde grip virüsünün yapısından aşılama politikalarına, toplumda bağışıklık geliştirme stratejilerinden salgın yönetimine kadar birçok önemli konuyu ele alacağız” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Selim Badur: “İnfluenza virüsleri bakterilerin işini kolaylaştırıyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur, “Grip Sadece Grip midir?” başlıklı konuşmasında gribin asla sadece basit bir solunum yolları enfeksiyonu olmadığını belirterek grip enfeksiyonunun ölüme yol açmasının nedenlerine değindi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünyada çeşitli tarihlerde yaşanan pandemilerde çok sayıda insanın yaşamını yitirdiğini kaydeden Prof. Dr. Selim Badur, “Bu insanlar neden ölüyor? Birincisi influenza virüsleri, bakterilerin işini kolaylaştırıyor. Bir de kendileri çok patojen ve ölümcül olabiliyorlar. Biliyoruz ki influenza başta olmak üzere virüsler, çeşitli bakteri enfeksiyonlarına zemin hazırlamaktalar. Viral enfeksiyonu takiben ikincil bakteri enfeksiyonlarını kolaylaştırıcı birtakım değişimler yaşanıyor. Bariyer işlevi zayıflıyor, bakteri reseptörlerinin önü açılıyor. İmmünolojik parametreler değişiyor ve mikro çevre değişiyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İnfluenza ile kalp krizinden ölüm arasında epidemiyolojik ilişki var</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İngiltere ve Hong Kong’da yapılan bazı çalışmalara değinen Prof. Dr. Selim Badur, “İnfluenza aktivitesinin arttığı aylarda, haftalarda kalp krizinden ölenlerin sayısında artış oluyor. Demek ki aralarında bir ilişki olduğu epidemiyolojik olarak gösteriliyor. Nitekim grip gibi solunum yolları enfeksiyonları yetişkinlerde miyokardit enfeksiyonu ve inme riskini artıyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Aşılama ile yoğun bakıma yatışlar azaldı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Gripten korunmada en etkili yöntemlerden biri olan aşılarla ilgili çalışmalardan örnekler veren Prof. Dr. Selim Badur, “Hong Kong’da 60-65 yaş üzeri 30- 32 bin kişiyle yapılan bir çalışmada bu kişilere pnömokok ve influenza aşıları uygulandığında iskemik atak, akut miyokardit enfarktüsü, yoğun bakıma yatışların ciddi olarak azaldığı görülmüş. Grip sadece basit bir solunum yolu enfeksiyonu değil ve nitekim solunum yolu enfeksiyonuna yol açan 200 üzerinde etken var. Bunların içinde gribe karşı aşı var ve bu aşı önemli bir aşı” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Asıl riski virüsün kendi oluşturuyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Özellikle mRNA aşıları ile kardiyovasküler hastalıklar arasında ilişki olduğu yönündeki görüşlerin bilimsel dayanağı olmadığını belirten Prof. Dr. Selim Badur, “Covidle ilgili yapılan çalışmalarda mRNA aşısı sonrası miyokardit riskinin 100 binde 2 olmasına karşın, enfeksiyonun kendisiyle ağır şekilde covid geçirenlerde 100 binde 226 oranında kalp sorunu yaşandığı ortaya çıktı. Demek ki asıl kardiyovasküler soruna yol açan mekanizmayı virüs oluşturuyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Eran: “Gebelere aşılama öneriliyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Eran, influenza virüsünün yapısı ve tipleriyle ilgili bilgi verdi. Yaşlılar, KOAH hastaları ve gebelerin de aralarında bulunduğu riskli gruplar için de aşılamanın önemli olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Gebelik döneminde aşılamanın önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Eran, “Riskli grupta gebeler var. Gebelerde ciddi riskler oluşabilir. 1918- 1919, 1957-1958 ve 2009 -2010 yıllarında meydana gelen pandemilerde de gebe kayıpları gözlenmiş. Gebelerin influenza dönemlerinde hastaneye yatış oranları da diğer dönemlere göre iki kat daha fazla. En yüksek hastaneye yatış ilk üç ayda ve doğuma yakın zamandaki dönemde gerçekleşiyor. Kronik hastalığı olan gebelerde hastaneye yatış oranı sağlıklı gebelere oranla daha fazla. Peki bizim gebe bağışıklık hedeflerimiz ne? Hamilelik sırasında anne ve fetüsü korumamız lazım. Bu durumda annenin aşılanması öneriliyor. Doğumdan sonraki haftalarda anne sütüyle beraber 6 ay boyunca antikor bebeği koruyacaktır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Şenay Zengi: “Okul çağı çocukları toplum bulaşında kilit rol oynuyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Şenay Zengi ise pediatrik açıdan gribin önemli sonuçlara yol açacağını belirterek bebek ve çocuklarda aşılamanın önemini anlattı. Dünya genelinde mevsimsel salgınlar yapan yüksek bulaşıcı bir viral hastalık olan influenzanın tüm yaş gruplarını etkilediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Şenay Zengi, “Ancak 5 yaş altı çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olan bireyler ciddi komplikasyon riski altındadır. Enfeksiyon okul çağındaki çocuklardan hızlı yayılır ve toplum bulaşında kilit rol oynar” uyarısında bulundu. Grip aşısının grip mevsimi boyunca (eylül-mart ayları arasında) yapılabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Şenay Zengi, “Aşının koruyucu etkisi uygulamadan yaklaşık 2 hafta sonra başlar. Bu nedenle gribin sık görülmeye başladığı dönemden hemen önce aşı olması önerilir. Aşılanmayan kişiler mart ayı sonuna kadar aşı yaptırabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-selim-badur-influenza-virusu-bakterilere-zemin-hazirliyor-584604">Prof. Dr. Selim Badur: &#8220;İnfluenza virüsü bakterilere zemin hazırlıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Gripte (Influenza) 65 yaş üstü kişiler, gebeler ve kronik hastalığı olanlar, yüksek risk altında&#8221;  </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gripte-influenza-65-yas-ustu-kisiler-gebeler-ve-kronik-hastaligi-olanlar-yuksek-risk-altinda-421894</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2023 11:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[gebeler]]></category>
		<category><![CDATA[gripte]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[influenza]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[üstü]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421894</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okulların açılması ve mevsim değişikliği nedeniyle grip (influenza) vakalarında artış gözlemleniyor.  Prof. Dr. İftihar Köksal, 65 yaş üstü kişilerin, gebelerin ve kronik hastalığı olanların gribin ciddi sonuçları açısından yüksek risk taşıdığına dikkat çekerek bu nedenle yaygın bir grip salgınının önüne geçmek ve gribin ciddi sonuçlarını önlemek adına grip aşısının önemini vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gripte-influenza-65-yas-ustu-kisiler-gebeler-ve-kronik-hastaligi-olanlar-yuksek-risk-altinda-421894">&#8220;Gripte (Influenza) 65 yaş üstü kişiler, gebeler ve kronik hastalığı olanlar, yüksek risk altında&#8221;  </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>“Gripte (Influenza) 65 yaş üstü kişiler, gebeler ve kronik hastalığı olanlar, yüksek risk altında”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Okulların açılması ve mevsim değişikliği nedeniyle grip (influenza) vakalarında artış gözlemleniyor.  Prof. Dr. İftihar Köksal, 65 yaş üstü kişilerin, gebelerin ve kronik hastalığı olanların gribin ciddi sonuçları açısından yüksek risk taşıdığına dikkat çekerek bu nedenle yaygın bir grip salgınının önüne geçmek ve gribin ciddi sonuçlarını önlemek adına grip aşısının önemini vurguladı.</strong></p>
<p>Prof. Dr. İftihar Köksal, influenza virüsünün sebep olduğu gribin sadece bir solunum yolu enfeksiyonu olmadığını, kanıtların gribin daha geniş kapsamlı sağlık komplikasyonları ile ilişkili olabileceğini, sonbahar mevsimiyle birlikte grip sezonuna da girildiğini söyleyen Prof. Dr. İftihar Köksal, risk grupları ve grip aşısının önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p>“Grip, sağlıklı erişkinler dahil olmak üzere, enfeksiyondan birkaç gün sonra kalp krizi riskini en az 10 kat ve inme riskini en az 8 kat arttırarak şiddetli kardiyovasküler komplikasyonları tetikleyebiliyor. Grip aşısı ise kardiyovasküler olayları yüzde 26-53, kardiyovasküler ölümleri yüzde 56 oranında azaltmakta.” </p>
<p>Bunun yanı sıra bir diğer risk grubu diyabetli hastalarda grip enfeksiyonu hastaneye yatış ve ölüm riskini 6 kat ve hastaneye yatıştan sonra yoğun bakım ünitesine yatış riskini 4 kat arttırıyor. Bu noktada grip aşısı diyabetli kişilerde hastaneye yatışı yüzde 58, grip/zatürre nedeniyle hastaneye yatışı yüzde 43 azaltıyor.</p>
<p>Ayrıca 65 yaş üstü hastalarda, influenza virüsü nedeniyle hastaneye yatırılan her 3 yaşlı yetişkinden birinde zatürre gelişmekte ve bu hastalar grip enfeksiyonundan sonra 2 aya kadar daha yüksek felç riski altındadırlar. Hamile kadınlar da hem kendileri hem de gelişmekte olan bebekleri için grip enfeksiyonunun ciddi sonuçları açısından yüksek risk altındalar.”</p>
<p><strong>‘Okula dönüş ile çocuklarda grip riski artıyor’ </strong></p>
<p>5 yaşından küçük çocuklarda griple ilgili ciddi komplikasyonlar gelişme riskinin yüksek olduğunu söyleyen Prof. Dr. İftihar Köksal, en büyük grip atak hızının tipik olarak okul çağı çocuklarında olduğunu ve gribin esas olarak çocuklardan yetişkinlere yayılma ve epidemilere neden olma eğiliminde olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>“Eylül – Ocak ayları aşılanma için en uygun zaman”</strong></p>
<p>Grip aşısı zamanlamasıyla ilgili de bilgi veren Prof. Dr. İftihar Köksal, aşıya geç kalındığı algısının yanlış olduğunu, ocak ayı başında vakalarda pik noktayı görmeyi beklediklerinden dolayı bu zaman dilimi içerisinde başta risk grupları olmak üzere aşıya erişebilen herkesin gripten korunmak adına aşı olmasının önemini vurguladı. Ayrıca “Geçen sezon grip salgınları ekim ayının sonlarına doğru başladı ve çok hızlı arttı. 2009 grip pandemisinden beri görülen en kötü grip sezonu yaşandı. Bu nedenle bu sezona hazır olmak için henüz aşılanmamış kişilerde grip aşısı uygulamasına bugün itibariyle başlanarak mart sonuna kadar devam edilmesini öneriyoruz. Böylece nisan-mayıs aylarına kadar devam eden influenza vakalarını önlemek mümkün olacaktır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>“Grip aşısını daha önce grip geçirenler de olmalıdır”</strong></p>
<p>Grip enfeksiyonu geçiren birinin aşı olmasıyla ilgili de konuşan Prof. Dr. İftihar Köksal, “Türkiye’de bulunan aşıları, 4 ayrı virüs alt tipine karşı koruyuculuk sağlıyor. Toplumda influenza virüsünün farklı alt tipleri hastalığa sebep oluyor. Bu nedenle hasta olsanız bile hangi virüsün sizi hasta ettiğinden bağımsız diğer 3 tipe karşı bağışıklığınız olmayacaktır. Bu nedenle de grip hastalığı geçirilse dahi güvenle grip aşısı olunabilir. Tabii aşı olacak bireyin o esnada ağır ateşli bir hastalık geçirmediği ilgili hekim tarafından kontrol edilmelidir.” dedi.</p>
<p> </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gripte-influenza-65-yas-ustu-kisiler-gebeler-ve-kronik-hastaligi-olanlar-yuksek-risk-altinda-421894">&#8220;Gripte (Influenza) 65 yaş üstü kişiler, gebeler ve kronik hastalığı olanlar, yüksek risk altında&#8221;  </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
