<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>infertilite | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/infertilite/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/infertilite</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Dec 2025 08:21:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>infertilite | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/infertilite</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünya Sağlık Örgütü, infertilite tedavisinde ilk kez rehber hazırladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-saglik-orgutu-infertilite-tedavisinde-ilk-kez-rehber-hazirladi-600984</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 08:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[infertilite]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[rehber]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada ilk kez infertilite tedavisinde A’dan Z’ye yol haritasının belirlendiği bir rehber hazırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-saglik-orgutu-infertilite-tedavisinde-ilk-kez-rehber-hazirladi-600984">Dünya Sağlık Örgütü, infertilite tedavisinde ilk kez rehber hazırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada ilk kez infertilite tedavisinde A’dan Z’ye yol haritasının belirlendiği bir rehber hazırladı. “İnfertilitenin Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi Rehberi”nin hazırlık sürecine Türkiye’den Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük davet edildi. Rehberin; farklı ülkelerden 30 uzmandan oluşan çalışma gruplarının çalışmalarıyla oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Tansu Küçük, 5 yıl süren yoğun bir hazırlık süreci yaşandığını söyledi. </em></p>
<p>“İstenmesine rağmen çocuk sahibi olamama” durumu olarak tanımlanan infertilite, artık dünyanın en görünmez fakat en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Üreme çağındaki her 6 kişiden biri bu sorunu yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü, infertilitenin yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, tüm dünyada milyonlarca kişiyi etkileyen ciddi bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirtiyor. Bu görüşün yansıdığı “İnfertilitenin Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi Rehberi” Dünya Sağlık Örgütü’nün infertilite alanında dünyada ilk kez yayınladığı ve en kapsamlı rehber olma niteliği taşıyor. Rehber, infetilite alanında çalışan bilim insanları için bilimsel bir başvuru kaynağı. WHO’un hazırlanması için farklı ülkelerden 30 uzman arasında, Türkiye’yi temsil eden <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük’</strong>ten rehber hakkında bilgi aldık. </p>
<p><strong>Tanı ve tedavide standartlar yeniden tanımlandı</strong></p>
<p>Rehberde<strong> </strong>bilimsel kanıtlar titizlikle değerlendirildi, tanı ve tedavi standartları yeniden tanımlandı. Tüm dünyaya, eş zamanlı olarak düzenlenen geniş katılımlı bir webinarla duyuruldu. Sağlık bakanlıklarının, sivil toplum kuruluşlarının, hekimlerin ve hasta topluluklarının takip ettiği bu küresel toplantıda, infertilite alanında ülkelerin erişilebilir, maliyet-etkin ve hasta odaklı politikalar geliştirmesine yönelik çağrılar da yapıldı. Prof. Dr. Küçük, özellikle tanıda gereksiz testlerin azaltılması, çiftlerin psikososyal destek ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi ve tedavilerde bilimsel temeli olmayan “mucize” uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurgulayan bölümlerde aktif rol aldı. </p>
<p><strong>İnfertilite tedavisinin gri alanı: Açıklanamayan İnfertilite</strong></p>
<p>İnfertilite tedavisinde en tartışmalı alanlardan birinin açıklanamayan infertilite olduğunu belirten Prof. Dr. Tansu Küçük, bilimsel kanıtı olmayan “mucize tedavi” yaklaşımlarının çiftlere zaman ve para kaybettirdiğini vurgulayarak, bu grupta sorun tespit etme arzusunun anlaşılır olduğunu ancak gereksiz ve deneysel girişimlerin çoğu zaman hiçbir fayda sağlamadığını  belirterek sözlerine şöyle devam etti: <strong>“Açıklanamayan infertilitede ilk basamak çoğu zaman ‘bekle–gör’ yaklaşımıdır. Bu dönem, çiftleri pahalı ve etkisi kanıtlanmamış uygulamalara yönlendirmek için bir boşluk değil, doğru yönetilmesi gereken bir süreçtir. Gereksiz testler, ‘mucize’ diye sunulan deneysel tedaviler ya da bilimsel desteği olmayan müdahaleler hem zaman kaybı yaratır hem de çiftleri ekonomik olarak zorlar. Üreme seçenekleri kadar, sigaranın bırakılması, kilo yönetimi, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi yaşam tarzı düzenlemeleri de tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.”</strong></p>
<p><strong>Peki, rehber ne diyor? </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü(WHO)’nün hazırladığı bu rehber, infertilite hizmetlerinin bir “ayrıcalık” değil temel bir sağlık hakkı olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor. Çiftlere yaşa bağlı doğurganlık azalması, kilo durumu, sigara ve yaşam alışkanlıkları gibi risk faktörleri konusunda açık ve düşük maliyetli bilgilendirme yapılması; tanının mümkün olan en basit ve ulaşılabilir yöntemlerle konulması; tedavi başarı oranlarının, olası risklerin ve maliyetlerin şeffaf biçimde paylaşılması rehberin temel başlıklarını oluşturuyor. Günümüzde çiftlerin önemli ekonomik yüklerle karşılaştığını ifade eden Prof. Dr. Tansu Küçük; “ WHO rehberi ise ülkelerin üreme sağlığı programlarına infertilite hizmetlerini entegre etmesi, erişilebilirliği artırması ve veri temelli politikalar üretmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu yaklaşım, ülkelere hem hizmet kalitesinin standartlaşması hem de çiftlerin daha eşit bir sağlık hizmetine ulaşması için kritik bir fırsat sunuyor” değerlendirmelerinde bulundu. </p>
<p><strong>“İnfertilite bir hastalık olarak kabul edilmeli!”</strong></p>
<p> İnfertilitenin çoğu ülkede, hatta Türkiye’de de bir “hastalık” olarak dahi tanımlanmadığından milyonlarca kişinin gerekli tedavilere erişemediğini belirten Prof. Dr. Tansu Küçük; “Özel sağlık sigortalarının büyük bölümünde yer almıyor. İnfertilite tedavileri devlet geri ödeme sistemlerinde sınırlı destek görüyor. Bu nedenle maddi imkanı olmayan çiftler için çoğu zaman ulaşılamaz hale geliyor. Bu durum yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal sonuçlar doğuruyor: infertilite yaşayan çiftlerde kadınların yüzde 36’sının bu nedenle partner şiddetine maruz kaldığı, kaygı, depresyon ve ilişki sorunlarının ise sık rastlanan eşlikçiler olduğu belirtiliyor” diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün yayımladığı rehberde infertilitenin hem kadın hem de erkek kaynaklı olabileceği ancak kadınların çoğu zaman haksız yere suçlandığı ve erkek faktörünün göz ardı edildiği de özellikle vurgulanıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-saglik-orgutu-infertilite-tedavisinde-ilk-kez-rehber-hazirladi-600984">Dünya Sağlık Örgütü, infertilite tedavisinde ilk kez rehber hazırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnfertilite Her 6 Çiftten Biri Çocuk Sahibi Olamıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/infertilite-her-6-ciftten-biri-cocuk-sahibi-olamiyor-543632</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 18:36:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çiftten]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[infertilite]]></category>
		<category><![CDATA[olamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sahibi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543632</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnfertilite yayılıyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin çocuk sahibi olamadığını belirterek, "İnfertilite yani kısırlık her iki cinsiyette de eşit oranda görülüyor" dedi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/infertilite-her-6-ciftten-biri-cocuk-sahibi-olamiyor-543632">İnfertilite Her 6 Çiftten Biri Çocuk Sahibi Olamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnfertilite yayılıyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin çocuk sahibi olamadığını belirterek, “İnfertilite yani kısırlık her iki cinsiyette de eşit oranda görülüyor” dedi.</p>
<p>Akrabalık bağlarının güçlü olduğu toplumlardan biri olan ülkemizde evli çiftlerin genellikle çocuk sahibi olması bekleniyor. Ancak her 6 çiftten 1’i düzenli ve korunmasız bir yıldan fazla cinsel ilişki yaşamasına rağmen bebek sahibi olamıyor. İnfertilite yani kısırlık sebebi her iki cinsiyette de eşit oranlarda görülüyor. Obezite, sigara, çevresel toksinler, sağlıksız beslenme ve düzensiz yaşam koşulları her iki cinsiyette de infertiliteye sebep olabiliyor. Bunların dışında erkeklerde üreme sağlığı ile ilgili bazı problemler infertilite riskini artırabiliyor. Kısırlığın nedenleri belirlendikten sonra kişiye özel uygulanan tedavi yöntemleriyle birçok erkeğin baba olma hayali gerçek olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Üroloji ve Androloji Bölümü’nden Prof. Dr. Tümay İpekçi, erkeklerdeki kısırlığın nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><b><strong>İnfertilite %50’si erkek ile ilgili olabiliyor</strong></b></p>
<p>Üreme, tüm canlılar için yaşamın temel yapı taşlarından biridir. Erkeklerde üreme yeteneğinin temelini oluşturan sperm üretimi ve olgunlaşması, oldukça hassas ve karmaşık fizyolojik süreçlerle gerçekleşir. Bu süreç; testislerde başlayarak hem lokal mekanizmaların hem de beyinle testisler arasında işleyen nöroendokrin sistemin kontrolü altında sürmektedir. Fertilite, bir çiftin doğal yollarla gebelik elde edebilme kapasitesini ifade etmektedir. Bu potansiyelin olumsuz etkilenmesine ise “infertilite” yani kısırlık denilmektedir. Dünya genelinde yaygın kabul gören tanıma göre, infertilite; bir çiftin düzenli ve korunmasız cinsel ilişkisine rağmen 12 ay veya daha uzun süre boyunca gebelik elde edememesi durumudur. Erkek kaynaklı infertilite, tüm infertilite vakalarının yarısını oluşturur.</p>
<p><b><strong>Obezite ve sigara kısırlık nedeni </strong></b></p>
<p>Çocuk sahibi olma hayaliyle yola çıkan evli çiftlerin korunmasız ilişkilerine rağmen uzun süre çocuk sahibi olamaması çiftler üzerinde toplumsal baskılara neden olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre infertilitenin sebebi bazen anne adayı bazen de baba adayı olmaktadır. Aşırı kilo, sigara-alkol, düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam çevresel kimyasal ve fiziksel nedenler her iki cinsiyetin de ürümesindeki olumsuzlukta etkili olabilmektedir. Ancak erkeklerdeki diğer sağlık problemleri de infertilite riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Erkeklerdeki infertilite riskini artıran sebeplerin başında şunlar gelir;</p>
<p>1. Testis dışı hormonal veya sistemik problemler (pre-testiküler nedenler)</p>
<p>2. Testislerin kendisinden kaynaklanan hastalıklar (primer testiküler bozukluklar)</p>
<p>3. Spermin taşınmasında meydana gelen sorunlar (post-testiküler bozukluklar)</p>
<p>4. Nedeni henüz belirlenememiş olgular (açıklanamayan infertilite)</p>
<p><b><strong> </strong><strong>İnfertilite sebepleri kolayca belirlenebiliyor</strong></b></p>
<p>İnfertilite şüphesi olan erkeklerde tanıya ulaşmak için öncelikle üreme öyküsü alınmalı ve semen analizi yapılmalıdır. Bununla birlikte testis boyutları ve kıvamı gibi fiziksel bulguların değerlendirilmesi, tanı açısından kritik öneme sahiptir. Gerektiğinde daha ileri tetkiklere başvurulabilir. Sperm DNA hasarı analizi, genetik testler, antisperm antikor tayini, hormonal profiller, radyolojik görüntülemeler ve sperm fonksiyon testleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Hormonal bozukluklar da erkek infertilitesinin önemli nedenleri arasında yer alır. Hipofiz bezi hastalıkları, tiroid fonksiyon bozuklukları, prolaktin yüksekliği, testosteron eksikliği gibi birçok endokrin problem doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Hipogonadizm (testosteron eksikliği) , hem biyokimyasal hem de klinik belirtilerle seyreden bir diğer önemli durumdur. Bu hastalarda testosteron replasman tedavisi (TRT), hormon seviyelerini normal sınırlara çekmeyi ve semptomları hafifletmeyi hedefler. Ayrıca erkek genital sisteminde enfeksiyon varlığı kesin bir şekilde doğal yolla gebeliği engelliyor olmasa da, semptom veren enfeksiyonların tedavisi önerilir.</p>
<p><strong>Yaşam değişiklikleri bebek sahibi olma şansını artırıyor</strong></p>
<p>Bazı mesleki faktörler ve çevresel toksinler de testis fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Diğer yandan, boşalma bozuklukları (örneğin anejakülasyon ya da retrograd ejakülasyon) da tedavi edilmesi gereken önemli durumlardır.</p>
<p>Cerrahi tedavi gerektiren erkek infertilitesi vakaları da iki temel gruba ayrılır:</p>
<p><strong>1.</strong> <strong>Altta yatan cerrahi sebebin tedavi edilebildiği patolojiler:</strong> Varikosel için subinguinal mikrocerrahi varikoselektomi, sperm kanal tıkanıklıkları için vazovazostomi, epididimovazostomi ya da ejakülatuvar kanal cerrahileri uygulanabilir.</p>
<p><strong>2.</strong> <strong>Altta yatan sebebin cerrahisinin mümkün olmadığı durumlar:</strong> Özellikle non-obstrüktif azoospermi (menide hiç sperm bulunmaması) vakalarında mikro-TESE (mikrocerrahi testiküler sperm ekstraksiyonu) gibi ileri girişimler gerekebilir.</p>
<p><b>PESA, MESA TESA, TESE ve Mikro TESE Nedir?</b></p>
<p>Sperm elde etmek amacıyla uygulanan yöntemler arasında PESA, MESA, TESA, TESE ve mikro-TESE gibi teknikler, infertilite tedavisinde önemli yer tutar. Sonuç olarak, erkek infertilitesine neden olan çok sayıda faktör vardır ve tedavi şekli, sorunun kaynağına göre değişiklik gösterir. Ancak hangi tedavi yöntemi seçilirse seçilsin, yaşam tarzı değişiklikleri tedavi başarısını artırabilir. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, tütün ve alkol kullanımının bırakılması, stresin azaltılması gibi unsurlar doğurganlık üzerinde olumlu etkiler sağlar. Özellikle sigara kullanımı sperm kalitesini ciddi şekilde düşürürken, ideal kiloda kalmak ve aktif bir yaşam tarzı benimsemek hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı destekler. Tedavi sürecine olumlu bir ruh haliyle yaklaşmak da başarı şansını artıran önemli faktörlerdendir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/infertilite-her-6-ciftten-biri-cocuk-sahibi-olamiyor-543632">İnfertilite Her 6 Çiftten Biri Çocuk Sahibi Olamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Endometriozis ve İnfertilite Tedavisinde Elektromanyetik Stimülasyon Yöntemiyle Olumlu Sonuçlar Elde Edilebiliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/endometriozis-ve-infertilite-tedavisinde-elektromanyetik-stimulasyon-yontemiyle-olumlu-sonuclar-elde-edilebiliyor-389718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jul 2023 14:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[elektromanyetik]]></category>
		<category><![CDATA[endometriozis]]></category>
		<category><![CDATA[infertilite]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçlar]]></category>
		<category><![CDATA[stimülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemiyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada yaklaşık 190 milyon kadının endometriozis ve buna bağlı olarak pelvik ağrıyla yaşamak durumunda kaldığını söyleyen Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, bu grup hasta için kullanılmaya başlanan Elektromanyetik Stimülasyon yöntemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/endometriozis-ve-infertilite-tedavisinde-elektromanyetik-stimulasyon-yontemiyle-olumlu-sonuclar-elde-edilebiliyor-389718">&#8220;Endometriozis ve İnfertilite Tedavisinde Elektromanyetik Stimülasyon Yöntemiyle Olumlu Sonuçlar Elde Edilebiliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünyada yaklaşık 190 milyon kadının endometriozis ve buna bağlı olarak pelvik ağrıyla yaşamak durumunda kaldığını söyleyen Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, bu grup hasta için kullanılmaya başlanan Elektromanyetik Stimülasyon yöntemi hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Attar, dünyada yaklaşık 10 kadından birinde görülebilen endometriozisin kronik pelvik ağrı ve adet ağrılarıyla ortaya çıktığını ancak hastalıkla ilgili toplumsal farkındalığın az olması nedeniyle tanı sürecinde zaman kaybedildiğini anlattı.  </em></p>
<p><em> </em>Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, endometriozis ve pelvik ağrı tedavisinde ‘Elektromanyetik Stimülasyon’ yöntemiyle ağrı tedavisinde olumlu sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Farklı branşlarda kullanılan yöntemin endometriozis tedavisinde kullanımının çok yeni olduğunu söyleyen Prof. Dr. Attar, “Endometriozis odaklarına uygun frekanslarla verilen titreşimle” ağrının giderilmesinin amaçlandığını belirtti. Girişimsel bir yöntem olmadığı için de bu yöntemin kolay ve güvenilir olduğunu da ayrıca vurguladı. </p>
<p>Elektromanyetik stimülasyon tedavisinin infertilite olgularında da yarar sağlayabileceğini söyleyen Prof. Dr. Erkut Attar, “Hastalara belirli oranlarda elektromanyetik uyarı verildiğinde rahim kalınlaşmasında artışlar oldu. Elektromanyetik Stimülasyon tedavisinin bu konudaki ve yumurtalık yetmezliği olgularındaki etkisine yönelik çalışmalar devam ediyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“KADINLAR HAYAT KALİTESİNİ DÜŞÜREN CİDDİ AĞRILARLA YAŞAMAK DURUMUNDA KALIYOR”</strong></p>
<p>Endometriozin, sıklıkla üreme çağındaki kadınlarda olmakla birlikte menopozda da dahil olmak üzere her dönemde görülebildiğini vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, sözlerine şöyle devam etti: “Bu kadınlar karın-kasık, vajina- vulva, kas-iskelet sisteminde ve idrar torbasında ciddi ağrılar yaşıyor. Hatta bu yaygın ağrı ile çeşitli mide ve bağırsak sorunları da ortaya çıkabiliyor. Kadınların yüzde 30’u kısırlıkla boğuşurken cinsel ilişki sırasında ciddi ağrılar yaşayabiliyor. Bu da doğal olarak sosyal yaşamı hatta evlilik hayatını önemli ölçüde etkiliyor. Hastalıkla beraber anksiyete, depresyon ve uyku bozuklukları da görülebiliyor. Endometriozis hastalarında ağrı tedavisinde aldığımız sonuca göre ilerliyoruz.”</p>
<p><strong>“HASTANIN HEDEF DOKULARINA TİTREŞİM VERME ESASINA DAYANIYOR”</strong></p>
<p>Endometriozis hastalarının ilaçla veya cerrahi olarak tedavi edilse dahi ağrının tekrar geri gelme riskinin yüksek olduğunu ve bu nedenle farklı dönemlerde, farklı tedavi yöntemlerinin kullanılmasının gerekebildiğini belirten Prof. Dr. Erkut Attar, bu alanda yeni kullanılmaya başlayan Elektromanyetik Stimülasyon tedavisinin de güncel tedavi yaklaşımlarından biri olduğunu anlattı. </p>
<p>Bu yöntemin, hastayı da çok fazla uğraştırmayan daha “basit” ama hızlı sonuç alınabilen bir tedavi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Atar, uygulama konusunda şu bilgileri verdi: “Elektromanyetik Stimülasyon tedavisi hastanın hedef dokularına belirli aralıklarla ve belirli bir süre titreşim verme esasına dayanıyor. Bizim kullandığımız elektromanyetik stimülasyon cihazı Seul Üniversitesi’nde yapılan mühendislik ve tıp araştırmalarının bir ürünü. Akupunktur tedavisinde olduğu gibi, doğrudan doğruya hasta üzerinde yapılan bir ameliyat ya da girişimsel uygulama bulunmuyor. Sadece belirli zaman içerisinde, belirli güç aralıklarıyla hastaya elektromanyetik frekans uygulaması yapılıyor. Hasta birçok farklı yakınmayla kliniğe geldiğinde belki de başka branşlara ihtiyaç duymadan bunu uygulayabiliyoruz.”</p>
<p><strong>“HASTANIN ÇOK ZAMANINI ALMADAN UYGULANIYOR” </strong></p>
<p>İstenilen sonuçlara ulaşılabilmesi ve hastanın yaşam kalitesinin artırılması için ilk bir ay içinde 6 ya da 10 seans düzenli olarak uygulama yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Erkut Attar, “Bu tedavide de hastanın zaman ayırması ve düzenli olarak gelmesi önemli. İlk ay sonrasında olumlu sonuç alırsak tedaviyi kesebiliyor ve bir süre sonra tekrarlayabiliyoruz. Zamana yayılan bir tedavi olduğu için de ihtiyaç duyulduğunda tekrarlanabiliyor.”</p>
<p><strong> “ENDOMETRİOZİS İNFERTİLİTEYE NEDEN OLAN EN ÖNEMLİ HASTALIKLARDAN BİRİ” </strong></p>
<p>Türkiye’deki kadınlarda endometriozis tanısının daha çok infertilite yakınması ile beraber konulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Attar, sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü Türkiye’de kadınlar ağrıya karşı duyarlı değildir ve genellikle çektikleri ağrıların üzerinde durmuyor. ‘Evlenince düzelir, çocuk doğurunca düzelir’ şeklinde yanlış yaklaşımlar var. Ancak endometriozise erkenden tanı konulmaz ve ilerlerse hem sosyal hem de iş gücü yönünden kadını etkiler. Bu da psikolojik sorunlara neden olur. Yaşam kalitesini ciddi oranda düşürür. Kısırlığa neden olan en önemli hastalıklardan biridir. Ancak kronik bir hastalık olduğu için kadının bu durumla yaşamayı öğrenmesi önemlidir.” </p>
<p><strong> “TÜP BEBEK TEDAVİSİ VE YUMURTA YETMEZLİĞİNDE KULLANIMINA YÖNELİK ARAŞTIRMALARIMIZ VAR” </strong></p>
<p> “Bazı endometriozis hastalarında; embriyonun rahim içine yapışmasında ya da yuvalanmasında sıkıntı olabiliyor. Bu  olgularda veya rahim duvarının yeterince kalınlaşamadığı tüp bebek hastalıklarında Elektromanyetik Stimülasyon yöntemiyle yarar sağlayabileceğimizi düşünüyoruz” diye konuşan Prof. Dr. Attar, sözlerine şöyle devam etti: “Bunun dışında, erken yumurtalık yetmezliği olgularında da bu tedavinin başarılı olabileceği yönünde gözlemlerimiz var. Eğer bu hastalar bize tüp bebek amacıyla gelirse önce 3-6 seanslık bir tedavi ile başlıyoruz. Ağrı tedavisi için dünya genelinde yeni yeni kullanılmaya başlanan bu yöntem. Özellikle kısırlık (infertilite) alanında kullanımına yönelik araştırmalarımız devam ediyor.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/endometriozis-ve-infertilite-tedavisinde-elektromanyetik-stimulasyon-yontemiyle-olumlu-sonuclar-elde-edilebiliyor-389718">&#8220;Endometriozis ve İnfertilite Tedavisinde Elektromanyetik Stimülasyon Yöntemiyle Olumlu Sonuçlar Elde Edilebiliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
