<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ilişkiyi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/iliskiyi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/iliskiyi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Apr 2025 13:54:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ilişkiyi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/iliskiyi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kontrol edilemeyen kıskançlık ilişkiyi yıkıma sürükler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kontrol-edilemeyen-kiskanclik-iliskiyi-yikima-surukler-522929</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 13:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilemeyen]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiyi]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlık]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[sürükler]]></category>
		<category><![CDATA[yıkıma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, kıskançlık duygusunun psikolojik, biyolojik ve toplumsal nedenleri ile sağlıksız hale geldiğinde bireyler ve ilişkiler üzerindeki yıkıcı etkileri hakkında bilgi verdi ve bu durumla başa çıkmak için önerilerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrol-edilemeyen-kiskanclik-iliskiyi-yikima-surukler-522929">Kontrol edilemeyen kıskançlık ilişkiyi yıkıma sürükler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, kıskançlık duygusunun psikolojik, biyolojik ve toplumsal nedenleri ile sağlıksız hale geldiğinde bireyler ve ilişkiler üzerindeki yıkıcı etkileri hakkında bilgi verdi ve bu durumla başa çıkmak için önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Birçok faktör kıskançlık duygusunu tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Kıskançlığın insan doğasının en karmaşık ve en ilkel duygularından birisi olduğunu aktaran Dr. Mert Sinan Bingöl, “Normalde ‘olağan’ bir duygu olarak hissedilmesine rağmen, eğer kontrolsüz bir hal alırsa, hem bizi hem de ilişkimizi yıpratmaya başlayabilir.” dedi.</p>
<p>Sağlıksız kıskançlığın pek çok sebebi olabileceğini ifade eden Bingöl, “Özellikle kişide özgüven eksikliği olması, partnerini aşırı sahiplenmesi, değersizlik ve yetersizlik hissi nedeniyle kendisini güzel veya çekici bulmaması, ‘partnerimi ne kadar çok kontrol edersem, aldatılma olasılığımı o kadar çok azaltırım’ yanılgısı, yoğun terk edilme korkularının olması, sürekli başkalarının ilişkileriyle kendi ilişkisini kıyaslaması, son yıllarda artan sosyal medya etkileşimleri, partnerin tutarsız davranışlarının olması veya bir başkasına ilgi göstermesi gibi sebepler kıskançlığı ortaya çıkarabilir. Ayrıca kültürel değerler, inançlar ve ataerkil söylemler, kıskançlığın günümüzde daha sık yaşanmasına sebep olabilmekte.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Erkekler cinsellik, kadınlar duygusal temelli kıskançlık yaşıyor </strong></p>
<p>Psikoloji dünyasında Freud’un, kıskançlığı çocukluk dönemine ait olan çözülmemiş travmalara bağladığı, Klein’ın ise babaya karşı hissedilen kuşku ve rekabet duygusuna dayandırdığının gözlendiğini dile getiren Dr. Mert Sinan Bingöl, şunları söyledi:</p>
<p>“Bilişsel yaklaşımda kıskançlık, öğrenilen bir tepki olarak ele alınırken, sosyo-kültürel yaklaşımda, kültürel etkileşimlerin ve söylemlerin önemi vurgulanır. Evrim teorisyenleri ise, kıskançlık hissinin doğuştan geldiğini, hem erkeklerde hem kadınlarda benzer düzeyde görüldüğünü, fakat erkeklerin daha çok ‘cinsellik’ temelli, kadınların ise daha çok ‘duygusal’ temelli kıskançlık yaşadığını vurgulamıştır.”</p>
<p><strong>Biyolojik nedenler kıskançlığı artırabiliyor!</strong></p>
<p>“Biyolojik açıdan bakıldığında, araştırmalar hem obsesif kişilerde, hem aşıklarda, hem de patolojik kıskançlığı olanlarda ‘serotonin’<strong> </strong>düzeylerinin<strong> </strong>aşırı<strong> </strong>miktarda<strong> </strong>azaldığını ve ‘dopamin’ dengesizlikleri olduğunu göstermiştir.” diyen Dr. Mert Sinan Bingöl, bu nedenle, kişide patolojik kıskançlık varsa, tedavi amacıyla serotonin veya dopamin düzenleyici ilaçların önerilebildiğini kaydetti.</p>
<p>Bunun dışında, beynin sağ lobunda gözlenen kanamaların ve diğer olası hasarların, kişide aşırı güvensizlik ve şüpheciliğe yol açtığını da sözlerine ekleyen Bingöl, buna bağlı olarak da bazı bireylerde aşırı kıskançlık duygularının tespit edildiğini vurguladı.</p>
<p><strong>Kıskançlık duygusu, kontrol edilemediğinde ilişkiyi yıkıma sürükleyen bir zehir gibi…</strong></p>
<p>İlişkilerde, sahiplenici, korumacı veya aşırı hassas tavırların, bazı partnerler tarafından yanlışlıkla ‘sevgi’ olarak değerlendirebildiğine dikkat çeken Dr. Mert Sinan Bingöl, “Özellikle medyada, ‘seven insan kıskanır, ya benimsin ya kara toprağın’ gibi klişe söylemlerin yer alması, ciddi bir sorundur. Seven insan, tabi ki kıskanır, fakat bu kıskançlık sağlıklı ölçülerde olmalıdır.” dedi.</p>
<p>Kıskançlık duygusunun, kontrol edilemediğinde ilişkiyi yıkıma sürükleyen bir zehir gibi olduğunun altını çizen Bingöl, ancak doğru miktarda yer aldığında, ilişkiyi geliştirici ve canlandırıcı bir rehbere de dönüşebilir dedi.</p>
<p><strong>Kıskançlık sorun haline geldiğinde önlem alınmazsa partnere yönelik fiziksel şiddet başlayabilir</strong></p>
<p>Sağlıksız kıskançlığın yıpratıcı bir süreç olduğuna işaret eden Dr. Mert Sinan Bingöl, şöyle devam etti:</p>
<p>“Sürekli partnerini takip etmek, mesajlarını okumak, sosyal medya hesaplarını kontrol etmek gibi özgürlüğü kısıtlayıcı davranışlara sebep olur. ‘Kiminle görüştün? Neredeydin? Neden geç kaldın?’ sorularının sonu gelmez. Yersiz şüpheciliğin ve alınganlıkların yoğunlaşarak devam etmesi, kıskançlığın ciddi bir ruhsal sorun haline geldiğinin net göstergesidir. Bu aşamaya gelindiğinde, önlem alınmazsa maalesef partnere yönelik fiziksel şiddete de sebep olabilmektedir. </p>
<p>Kıskançlık cinayetlerinin çoğunun gerçek bir aldatma vakasından değil, kişinin kendi şüphe, korku ve kuruntularından kaynaklandığı bilinmektedir, bu nedenle gerektiğinde uzman desteği almak ihmal edilmemelidir. Öte yandan, kadın cinayetlerinin bir kısmının, medyada ‘kıskanç eş, kıskanç koca, kıskanç sevgili’ başlığı altında normalleştirilerek yansıtılması, ülkemizde kıskançlığın algılanma biçimlerini olumsuz etkilemektedir.”</p>
<p><strong>İlişki, kıskançlık ve kontrol üzerine değil, güven ve anlayış üzerine kurulmalı</strong></p>
<p>Sağlıksız kıskançlıkla nasıl başa çıkılabileceği konusunda önerilerde bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yoğun kıskançlık duygularıyla mücadele edebilmek için, ilk olarak bu duygunun varlığı fark edilmeli ve nereden kaynaklandığı anlaşılmalı. Yani bizim kendimizden mi, partnerimizden mi, yoksa diğer insanlardan mı kaynaklandığı tespit edilmeli. Partnerle daha açık ve şeffaf iletişim kurulmalı. İlişki, kıskançlık ve kontrol üzerine değil, güven ve anlayış üzerine kurulmalı. Mevcut ilişkinin, diğer ilişkilerle kıyaslanmasına son verilmeli. Eğer kıskançlık duygusu ilişkiyi yıpratmaya başladıysa, bir uzman desteği almak çok faydalı olabilir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kontrol-edilemeyen-kiskanclik-iliskiyi-yikima-surukler-522929">Kontrol edilemeyen kıskançlık ilişkiyi yıkıma sürükler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pirelli&#8217;nin Ferrari Classic için sunduğu kataloğa eklenen yeni lastik iki büyük İtalyan markası arasındaki yetmiş yılı aşkın ilişkiyi güçlendiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pirellinin-ferrari-classic-icin-sundugu-kataloga-eklenen-yeni-lastik-iki-buyuk-italyan-markasi-arasindaki-yetmis-yili-askin-iliskiyi-guclendiriyor-458285</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2024 21:15:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[arasındaki]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[classic]]></category>
		<category><![CDATA[eklenen]]></category>
		<category><![CDATA[ferrari]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiyi]]></category>
		<category><![CDATA[italyan]]></category>
		<category><![CDATA[kataloğa]]></category>
		<category><![CDATA[lastik]]></category>
		<category><![CDATA[markası]]></category>
		<category><![CDATA[pirellinin]]></category>
		<category><![CDATA[sunduğu]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yetmiş]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458285</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pirelli ve Ferrari yetmiş yılı aşan ilişkilerini sürdürürken bu zamansız klasikleri güvenli ve verimli bir şekilde yollarda tutmayı amaçlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pirellinin-ferrari-classic-icin-sundugu-kataloga-eklenen-yeni-lastik-iki-buyuk-italyan-markasi-arasindaki-yetmis-yili-askin-iliskiyi-guclendiriyor-458285">Pirelli&#8217;nin Ferrari Classic için sunduğu kataloğa eklenen yeni lastik iki büyük İtalyan markası arasındaki yetmiş yılı aşkın ilişkiyi güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ferrari Enzo için özel olarak geliştirilen yeni P Zero Corsa System lastikler hem en ikonik klasiklerin hem daha genç modellerin ekipmanı olan Pirelli Collezione serisine katılıyor. “Enzo” için İzmit’te üretilen lastikler, Maranello fabrikasından çıkan diğer iki tarihi süper otomobil olan Ferrari F40 ve F50 için mevcut iki seçeneğe iki yeni P Zero ekleyerek Pirelli’nin Ferrari Classic için sunduğu kataloğu genişletiyor. </p>
<p><strong>FERRARI ENZO İÇİN P ZERO CORSA SYSTEM LASTİKLER</strong></p>
<p>Pirelli, 2002 yılında lanse edilen “ekstrem spor otomobil” <strong>Ferrari Enzo</strong> için 245/35 R19 ebatlı ön ve 345/35 R19 ebatlı arka lastiklerden oluşan yeni bir <strong>P Zero Corsa System</strong> geliştirdi. Collezione serisindeki diğer tüm lastikler gibi bu ürün de orijinaliyle aynı görünüme sahip olmakla birlikte modern malzemeler ve teknolojilerle üretiliyor. 2000’li yılların başında yol serisinin en sportif modeli olarak tasarlanan bu lastik yüksek hızlarda ve virajlarda maksimum denge sunarken pistte de kullanılabilmesini sağlayan özel bir konstrüksiyon içeriyor. Önde yönlü, arkada ise asimetrik olan iki farklı sırt deseni suda kızaklamayı azaltmaya da yardımcı oluyor. Ferrari test sürücüleri, yeni lastiği denediklerinde dönemin sportif karakterini yeniden keşfetti. Lastik şimdi en güncel hamurların kullanılması sayesinde daha fazla güvenlik ve güvenilirlik sunuyor. Bu lastikler Pirelli’nin “şampiyonların fabrikası” ünvanlı Türkiye’deki Pirelli İzmit Fabrikası’nda üretiliyor. Pirelli İzmit Fabrikası dünyanın en prestijli yarışları için 400’ün üzerinde farklı türde yarış lastiği üretimini de gerçekleştiriyor. </p>
<p>Collezione serisine eklenen P Zero Corsa System lastikler, Maranello fabrikasının şimdiye dek ürettiği ve zamanında Formula 1 yarış otomobillerine en yakın yol otomobili olarak tanımlanan <strong>Ferrari F50</strong> için 245/35 R18 ebatlı ön ve 335/30 R18 ebatlı arka lastik seçenekleriyle de sunuluyor. </p>
<p><strong>FERRARI F40 İÇİN P ZERO</strong></p>
<p>F50 ve Enzo’nun atası niteliğindeki <strong>Ferrari F40</strong>, 1987 yılında orijinal ekipman olarak <strong>Pirelli P Zero</strong> lastikleri kullanan ilk seri üretim otomobil oldu. Bu otomobile özel olarak geliştirilen bu lastik; bir yol otomobili için daha önce görülmemiş 17 inç jant, ön ve arka için farklı ebatlar ve maksimum hızı 300 km/saati aşan bir otomobile adanmış teknoloji gibi bazı önemli inovasyonlar içeriyordu. Günümüzde F40’a özel bir P Zero versiyonu 245/40 R17 ebatlı ön ve 335/35 R17 ebatlı arka lastiklerle Pirelli Collezione kataloğunda sunuluyor. Bu versiyonun başlıca inovasyonları arasında lastiğin yanağındaki orijinali çağrıştıran harfler yer alıyor.</p>
<p><strong>PIRELLI P ZERO: PERFORMANS, İNOVASYON VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK </strong></p>
<p>Pirelli P Zero serisi, Ferrari F40’tan en yeni nesil süper otomobillere yerini koruyor. Bu inovasyon ve teknoloji hikayesi pist için geliştirilen teknolojilerin yol lastiklerine aktarılması için bir açık hava laboratuvarı işlevi gören Formula 1’den başlayıp son kırk yıldır <strong>en ekstrem ve prestij otomobillere</strong> ve <strong>motor sporlarına</strong> bağlanıyor. P Zero serisi otomotiv pazarının performansa, güvenliğe, sürdürülebilirliğe ve şimdi elektrikli mobiliteye giderek artan ilgi doğrultusunda değişen ihtiyaçlarına yanıt olarak zaman içinde evrildi. Pirelli’nin özellikle elektrikli otomobiller için ürettiği lastikleri belirten <strong>Elect</strong> işareti ilk kez 2019’da bir P Zero lastikte yer aldı.  </p>
<p>Ürün ailesi bir süre önce, 2023 Goodwood Hız Festivali sırasında tanıtılan <strong>P Zero E, P Zero R</strong> ve <strong>P Zero Trofeo RS</strong> modelleriyle güncellendi. <strong>“Çevre Dostu Tasarım” </strong>yaklaşımıyla geliştirilen tüm lastiklerde şirketin motor sporlarındaki deneyiminden alınan ve sanallaştırma dahil yenilikçi araçları ve malzemeleri kullanan bir metodoloji uygulanıyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pirellinin-ferrari-classic-icin-sundugu-kataloga-eklenen-yeni-lastik-iki-buyuk-italyan-markasi-arasindaki-yetmis-yili-askin-iliskiyi-guclendiriyor-458285">Pirelli&#8217;nin Ferrari Classic için sunduğu kataloğa eklenen yeni lastik iki büyük İtalyan markası arasındaki yetmiş yılı aşkın ilişkiyi güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi bir ilişki için çiftlerin terapi alması gerekebiliyor! Aşkın, otomatik olarak iyi bir ilişkiyi getireceğinin garantisi yok!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iyi-bir-iliski-icin-ciftlerin-terapi-almasi-gerekebiliyor-askin-otomatik-olarak-iyi-bir-iliskiyi-getireceginin-garantisi-yok-453201</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Apr 2024 14:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alması]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çiftlerin]]></category>
		<category><![CDATA[garantisi]]></category>
		<category><![CDATA[gerekebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[getireceğinin]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiyi]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[otomatik]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, iyi bir ilişki için çiftlerin terapi alması gerekebileceğini ifade ederek, “Aşkın, otomatik olarak iyi bir ilişkiyi getireceği garantisini vermek yanlış olabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-bir-iliski-icin-ciftlerin-terapi-almasi-gerekebiliyor-askin-otomatik-olarak-iyi-bir-iliskiyi-getireceginin-garantisi-yok-453201">İyi bir ilişki için çiftlerin terapi alması gerekebiliyor! Aşkın, otomatik olarak iyi bir ilişkiyi getireceğinin garantisi yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘Kişiler Arası İlişkilerde Pozitif Psikoloji’ temasıyla düzenlenen ve dünya çapında ünlü bilim insanlarının da katılımıyla gerçekleşen 6. Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongresi’nde, “Aile İçi İlişkilerde Pozitif Psikoloji” paneli gerçekleştirildi. Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Psikolojik sağlamlığa sahip, pozitif kişilerarası ilişkiler kurabilme becerisine sahip olan bireyler, ancak sağlıklı bir evlilik ve aile yaşamını sürdürebilirler.” dedi.</strong></p>
<p><strong>Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, iyi bir ilişki için çiftlerin terapi alması gerekebileceğini ifade ederek, “Aşkın, otomatik olarak iyi bir ilişkiyi getireceği garantisini vermek yanlış olabilir. Ancak, iyi bir ilişkinin varlığı, genellikle aşkı da beraberinde getirir ve bu, güvenilir bir garanti olarak kabul edilebilir.” dedi.</strong></p>
<p><strong>Uzman Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım, “Çocuklar günde ortalama 400 defa gülümserken mutlu yetişkinler günde 40 ila 50 kez gülümseme eğilimindedirler. Ortalama bir insan ise günde yaklaşık 20 kez gülümser.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi, NPİSTANBUL Hastanesi, NP Etiler &#038; Feneryolu Tıp Merkezi, Türk Psikolojik Danışma Rehberlik Derneği ve Pozitif Psikoloji Enstitüsü paydaşlığında gerçekleştirilen “6. Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongresi”, 19-20 Nisan 2024 tarihlerinde yapıldı.</p>
<p>Bu yılki teması, “Kişiler Arası İlişkilerde Pozitif Psikoloji” olarak belirlenen ve Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda 2 gün süren kongre,<strong> </strong>“Aile İçi İlişkilerde Pozitif Psikoloji” paneli gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>Sosyal yaşamın en temel yapı taşı bireyi yetiştiren aile</strong></p>
<p>Panelde konuşan NPİSTANBUL Hastanesi Psikoloji Hizmetleri Genel Koordinatörü Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, kişilerarası ilişkiler söz konusu olduğunda sosyal yaşamın en temel yapı taşının bireyi yetiştiren aile olduğunu ifade ederek, “Evlilik, ailenin çekirdeği ve temelidir. Psikolojik sağlamlığa sahip, pozitif kişilerarası ilişkiler kurabilme becerisine sahip olan bireyler, ancak sağlıklı bir evlilik ve aile yaşamını sürdürebilirler.” dedi.</p>
<p>Hastane bünyesindeki Aile Çalışma Grubu olarak “Bilinçli Birey, Sağlıklı Aile, Güçlü Toplum” modelini oluşturma hedefiyle geçmiş dönemde “Aileler Üniversitede Projesi”ni yürüttüklerini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, şöyle devam etti:</p>
<p><strong>Pozitif Psikoloji, insanın birçok beceri ve potansiyelle donatıldığı temel varsayımını benimsiyor</strong></p>
<p>“Projemiz; evlilik ve aile yaşam döngüsünün tüm evrelerindeki bireylere, çiftlere ve ailelere yönelik olarak hem koruyucu önleyici hem de geliştirici ve iyileştirici çalışmaları kapsayacak bütüncül bir yaklaşımı benimsedi. Projemizin içeriğini oluşturan çalışmalar, insanın doğası gereği birçok beceri ve potansiyelle donatıldığı temel varsayımını benimseyen Pozitif Psikoloji ilkelerinden ilham alarak hazırlandı. Bu yaklaşımı topluma benimsetmeyi de hedeflemektedir.”</p>
<p>Son yıllarda pozitif psikolojinin çift terapisi alanında popülerlik kazandığının görülmektedir. Pozitif temelli çift terapisi, çiftlerin sorunlarına odaklanmak yerine, bireyleri güçlendirme üzerine kurulu olduğunun görüldüğünü anlatan Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, “Bu yaklaşım, çiftlerin bireysel güçlerini keşfetmelerini teşvik eder ve ilişkilerini güçlendirir. İletişim becerileri, duygusal ifadeler ve çatışma çözme yöntemleri gibi konularda çiftlere destek sağlanır. Bu süreçte, ilişkinin olumlu yönlerine odaklanarak, kusurların düzeltilmesi yerine güçlü yönlerin ve yeteneklerin keşfedilmesi hedeflenir.” dedi.</p>
<p><strong>İyi bir ilişki için çiftlerin terapi alması gerekebilir </strong></p>
<p>Panelde “Aile içi pozitif ilişkiler” konulu sunum yapan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, iyi bir ilişki için çiftlerin terapi alması gerekebileceğini ifade ederek, “Aşkın, otomatik olarak iyi bir ilişkiyi getireceği garantisini vermek yanlış olabilir. Ancak, iyi bir ilişkinin varlığı, genellikle aşkı da beraberinde getirir ve bu, güvenilir bir garanti olarak kabul edilebilir.” dedi.</p>
<p><strong>‘İkinci beyin’ olarak kabul edilen kalp, insanın duygusal deneyimlerini işliyor</strong></p>
<p>İnsanın karmaşıklığının, ilişkilerin dinamiklerini derinlemesine etkileyen bir gerçek olduğunu da dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz şöyle devam etti:</p>
<p>“İlişkilerin anlaşılmasında kullanılan bir kavram ise ‘beyinler arayüzüdür; bu, ilişkilerin içsel yapılarını ve insan doğasının temelini anlamamıza yardımcı olur’. İlk olarak, ilişkilerde duygusal derinliği temsil eden ve ‘ikinci beyin’ olarak kabul edilen kalp, insanın duygusal deneyimlerini işleyen bir merkezdir. </p>
<p>Nöronlardan oluşan bir ağa sahip olan kalp, duygusal bağlarımızın temelini oluşturur. Beyin, bedenden birçok veri alır ve bedenin tepkilerini şekillendirir. Bu, bedenin de bir tür beyin işlevi gördüğünü ve ilişkilerde duygusal tepkilerin ve bağların oluşmasında etkili olduğunu gösterir. Beyin, kültürel ve toplumsal etkileşimlerin yansımasıdır. İlişkiler, kültürel normlar ve değerlerle şekillenir ve bu normlar, ilişkilerin yapısını büyük ölçüde etkiler. İnsanlar arasındaki bu kültürel etkileşimler, ilişkilerin karmaşıklığını ve çeşitliliğini artırır. İnsanoğlu var olduğu sürece, tek ilişkiler devam edecektir ve birliktelik her zaman tekliğin gücünü gösterecektir.”</p>
<p><strong>Empati, pozitif iletişimin önemli bir bileşeni…</strong></p>
<p>Pozitif iletişimin bir ilişkideki olumlu etkileşimi vurguladığını kaydeden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Pozitif iletişimde, bağ kurma önemlidir. Bağ kurulmadığı takdirde, iletişimdeki bilgi aktarımı etkili olmaz. Pozitif iletişimde, bağ kurmanın yanı sıra, yapıcı olmak da önemlidir. İletişim, insanların birbirleriyle etkileşim kurmalarını ve birbirlerini anlamalarını sağlar. Empati, pozitif iletişimin önemli bir bileşenidir. Empati, karşısındaki kişinin duygularını anlama ve ona yardımcı olma yeteneğidir. Empati, sempati ile karıştırılmamalıdır. Empatide, kişi karşısındaki kişinin duygularını hisseder ve anlar; ancak sempatide, kişi karşısındaki kişiyle aynı duyguları hisseder.” diye anlattı.</p>
<p><strong>İletişimde, bağ kurma, yapıcı olma ve empati gibi unsurlar önemli</strong></p>
<p>Prof. Dr. Gül Eryılmaz, iletişimde duyguların öneminin büyük olduğunu belirterek, “Pozitif iletişimde, duygular üzerinden iletişim kurulur ve ihtiyaçlar pozitif bir şekilde ifade edilir. İhtiyaçlar üzerinden iletişim, karşılıklı anlayışı artırır ve ilişkide derin bağlar oluşmasını sağlar. Sonuç olarak, iletişimdeki pozitif etkileşim, bir ilişkinin temelini oluşturur. İletişimde, bağ kurma, yapıcı olma ve empati gibi unsurlar önemlidir. İletişim, insanların birbirleriyle etkileşim kurmalarını ve anlamalarını sağlar. İletişimde duyguların önemi büyüktür ve duygular üzerinden iletişim kurulması, ilişkide derin bağlar oluşmasını sağlar.” dedi. </p>
<p><strong>“Ortalama bir insan ise günde yaklaşık 20 kez gülümser”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, çocuk-ergen alanında pozitif psikoloji uygulamalarına işaret ederek, “Çocuklar günde ortalama 400 defa gülümserken, mutlu yetişkinler günde 40 ila 50 kez gülümseme eğilimindedirler. Ortalama bir insan ise günde yaklaşık 20 kez gülümser. Çocukken bilmediğimiz, şimdi bildiğimiz ve mutluluğumuza engel olan şeyler nelerdir? 2022-2023 yılı karşılaştırmasına göre dünyanın en mutlu ülkelerine baktığımızda 2022 kıyaslamalarına göre, 1. sıralarda her zamanki gibi Finlandiya, Danimarka, İsveç ve İzlanda gibi ülkeleri görmekteyiz. 2022 verilerine baktığımızda Türkiye 122. sıradayken, 2023 verilerinde ise Türkiye&#8217;nin dünyadaki mutluluk sırası 102. sıraya yükselmiştir.” dedi.</p>
<p><strong>Mutluluğu belirleyen faktörler neler?</strong></p>
<p>Mutluluğu belirleyen faktörler üzerine düşünüldüğünde, yapılan bir araştırmada yüzde 50&#8217;sinin genetik, yüzde 10&#8217;unun dış etkenler, yüzde 40&#8217;lık oranının ise eylemlerimiz ve düşüncelerimiz olduğunun vurgulandığını kaydeden Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, “Duygu ve düşüncelerimiz kısmını ele alacak olursak, düşüncelerimizin, duygularımızın ve davranışlarımızın hep birbirlerini etkilediğini biliyoruz. Genellikle zihinsel olarak ‘ya olursa’ düşünce yapısıyla düşündüğümüzde aslında daha olumsuz noktalara takılıp kalıyoruz. Bu noktada söylenebilecek farklı bir konu ise kültürel inançlarımızdır; kültürümüzde ‘çok gülersen çok ağlarsın’, ‘çok mutlu olduğunu gizle nazar değer’, ‘ne zaman mutlu olsam hayatımda kötü bir şeyler olacağını beklerim’ gibi inançlar yaygındır. Biz en kötüsü düşünelim, hep alıştığımız senaryolar arasında olan noktalardır. Biz bunlara yanıt olarak pozitif eğitimi savunuyoruz ve bunun çok kıymetli olduğunu söylüyoruz.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“Beyin neyi sık sık yaparsa onda ustalaşıyor”</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, pozitif duygulara işaret ederek, “Beyin neyi sık sık yaparsa onda ustalaşıyor. Eğer sevilen bir aktiviteyi yapma sırasında pozitif duygular hissediliyorsa, pozitif duygular üretecek beyin yollarını pekiştirmek adına farklı yollar denenebilir. Aslında hayatımızda pozitif duyguları ortaya çıkaracak daha fazla etkinlik yapmak ya da bu duyguları yaşayacağımız aktivitelere sık sık katılmak bizler ve çocuklarımız için oldukça önemlidir.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iyi-bir-iliski-icin-ciftlerin-terapi-almasi-gerekebiliyor-askin-otomatik-olarak-iyi-bir-iliskiyi-getireceginin-garantisi-yok-453201">İyi bir ilişki için çiftlerin terapi alması gerekebiliyor! Aşkın, otomatik olarak iyi bir ilişkiyi getireceğinin garantisi yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
