<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ilişkileri | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/iliskileri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/iliskileri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 07:42:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ilişkileri | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/iliskileri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Başkan Tugay Büyükelçi Dumont ve Fransız heyetini konuk etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-buyukelci-dumont-ve-fransiz-heyetini-konuk-etti-624821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 07:42:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükelçi]]></category>
		<category><![CDATA[dumont]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[fransız]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[heyetini]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[konuk]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624821</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ve Fransa Kalkınma Ajansı Ülke Direktörü Xavier Muron’u konuk etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-buyukelci-dumont-ve-fransiz-heyetini-konuk-etti-624821">Başkan Tugay Büyükelçi Dumont ve Fransız heyetini konuk etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ve Fransa Kalkınma Ajansı Ülke Direktörü Xavier Muron’u konuk etti. İzmir’in finansman destekli yatırımlarından karşılıklı kültürel ilişkilere  kadar pek çok  konunun konuşulduğu buluşmada Başkan Tugay, İzmir ile Fransız şehirleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için ortak çalışma çağrısı  yaptı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont ve beraberindeki Fransa heyetini konuk etti. İzmir’e bir dizi program için gelen Isabelle Dumont, ilk ziyaretini Başkan Dr. Cemil Tugay’a gerçekleştirdi. İzmir Sanat Merkezi’nde düzenlenen ziyarete Başkan Dr. Cemil Tugay ve Büyükelçi Isabelle Dumont’ın yanı sıra Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Pınar Okyay ve Övünç Özgen,  Fransa Kalkınma Ajansı (AFD) Ülke Direktörü Xavier Muron, AFD Belediye Altyapı Sektörü Proje Yöneticisi Tülin Keyik, Fransa İzmir Fahri Konsolosu Bernard Arkas ve Zeliha Toprak ve kurum yetkilileri katıldı. Toplantıda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Fransa Kalkınma Ajansı desteğiyle devam eden ve planlanan projeleri, karşılıklı kültürel çalışmaların planlanması, İzmir ile Fransa şehirlerinin bağlarının güçlendirilmesi ve önümüzdeki hafta Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenecek Tek Sağlık Zirvesi’nde İzmir’in temsili konuşuldu.</p>
<p><strong>“İzmir ve Fransa şehirleri arasındaki ilişkileri çok daha iyi bir yere taşıyabiliriz”</strong></p>
<p>Lyon’daki Tek Sağlık Zirvesi’nde İzmir’in temsilinin önemli olduğunu söyleyen Başkan Tugay, İzmir ve Fransız şehirleri arasındaki bağı güçlendirmek istediklerini söyledi. Başkan Tugay, “Bizim gerçekten Fransız kültürüyle çok iyi ilişkilerimiz var. İzmir, her zaman Fransız dostu bir kent olmuştur. Fransız Kültür Merkezi, İzmir’in sosyal ve kültürel yaşamında her zaman çok katkısı olan bir yer oldu. İzmir ve Fransa şehirleri arasındaki ilişkileri çok daha iyi bir yere taşıyabiliriz. Fransa’nın önemli kültür insanlarına, akademisyenlere davetler yapmak istiyoruz. Ayrıca Fransa Kalkınma Ajansı’na çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki dönemde de desteklerinizin devamını bekliyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Fransız kültürünün yaşamasındaki katkılarınız için teşekkür ederiz”</strong></p>
<p>Başkan Tugay’ı, İzmir ile Fransa arasında kültür köprüsü kuracak çalışmalara davet eden Büyükelçi Isabelle Dumont, “Fransa’da önümüzdeki hafta düzenlenecek sağlık zirvesi İzmir’in katılacak olmasından çok memnun olduk. Burada Fransız Kültür Merkezi’nin gerçekleştirdiği pek çok etkinlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çok katkısı var. Fransız kültürünün yaşamasında ve bu ilişkilerin devamlılığında katkılarınız bizim için çok kıymetli. Bir kez daha sizlere çok teşekkür etmek isteriz. Bu hafta sonu İzmirlilere eylül ayında buluşacakları çok önemli bir serginin haberini vereceğiz. Bizler sizlerin Fransa şehirleriyle geliştireceğiniz ilişkilerde her zaman destek olmaya hazırız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Sanatçılarımızın İzmirlilerle bağ kurmasını çok önemsiyoruz”</strong></p>
<p>Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, “İzmir ve Fransa şehirleri arasındaki yakınlaşmayı sağlayabilmek üzere Fransız Kültür Merkezi ile çok derin bir bağımız var. Fransa’dan çok sayıda sanatçımızın İzmir’e gelmesini ve İzmirlilerle bağ kurmasını çok önemsiyoruz. Yazarlarımızın, akademisyenlerimizin İzmir’e gelmesi için özen gösteriyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“AFD ve İzmir iş birliğinin devamını istiyoruz”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin projelerinde tam destek mesajı veren Fransa Kalkınma Ajansı Ülke Direktörü Xavier Muron ise, “AFD ile İzmir arasında çok kıymetli iş birlikteliklerimiz var. Hem ulaşım anlamında hem farklı projelerde çalışmalarımız bulunuyor. Buca Metrosu için yakın çalışma içindeyiz. Sizlerin karşı karşıya olduğunuz güçlükleri de biliyoruz. Bu güçlükleri aşmak için de değerlendirmeler yapmak istiyoruz. Sizlerle iş birliği yapmaya devam etmeyi çok isteriz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Başkan Tugay ziyaretin ardından Büyükelçi Dumont’a, yazar babası Paul Dumont&#8217;un kaleme aldığı kitabı imzalatmak üzere takdim etti. Büyükelçi Dumont ise kitabı babasına imzalatarak tekrar Başkan Tugay’a getireceğinin sözünü verdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-buyukelci-dumont-ve-fransiz-heyetini-konuk-etti-624821">Başkan Tugay Büyükelçi Dumont ve Fransız heyetini konuk etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOSAM&#8217;dan Kritik Rapor: Tam Üyelik ve Kopuş İkileminden Çıkmanın Yolu: Rekaberlik Senaryosu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kosamdan-kritik-rapor-tam-uyelik-ve-kopus-ikileminden-cikmanin-yolu-rekaberlik-senaryosu-619213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Gümrük Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kopuş]]></category>
		<category><![CDATA[kosam]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[tam]]></category>
		<category><![CDATA[Taraflar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[üyelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel jeopolitik sarsıntıların ve bölgesel belirsizliklerin gölgesinde kalan Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine dair kapsamlı ve gelecek vizyonu sunan bir rapor yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosamdan-kritik-rapor-tam-uyelik-ve-kopus-ikileminden-cikmanin-yolu-rekaberlik-senaryosu-619213">KOSAM&#8217;dan Kritik Rapor: Tam Üyelik ve Kopuş İkileminden Çıkmanın Yolu: Rekaberlik Senaryosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM)</span></span></b><span><span>, küresel jeopolitik sarsıntıların ve bölgesel belirsizliklerin gölgesinde kalan Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine dair kapsamlı ve gelecek vizyonu sunan bir rapor yayımladı. <b>“Belirsizlik Çağında Türkiye–AB İlişkileri: Rekaberlik Senaryosu”</b> başlıklı çalışma, geleneksel “<b>tam üyelik</b>” veya “<b>kesin kopuş</b>” ikiliğine sıkışmış analizlerin ötesine geçerek, taraflar için sürdürülebilir ve gerçekçi bir etkileşim modeli öneriyor.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporu değerlendiren <b>KOSAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Seçkinli</b>, Türkiye-AB ilişkilerinin artık doğrusal bir çizgide ilerlemediğini, aksine çok katmanlı ve değişken dinamikler üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Seçkinli, “İçinde bulunduğumuz belirsizlik çağı, sabit stratejiler yerine proaktif ve esnek modelleri zorunlu kılıyor. Raporumuzun odak noktası olan <b>‘Rekaberlik’ </b>(Coopetition), tarafların bir yandan stratejik çıkarları doğrultusunda rekabet ederken, diğer yandan kaçınılmaz karşılıklı bağımlılıklar nedeniyle iş birliğini derinleştirmesini ifade eden bir orta yoldur” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Geleneksel Modeller Tıkanmış Durumda”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Seçkinli, 2018 yılından bu yana müzakere sürecinin fiilen durma noktasına geldiğini hatırlatarak, mevcut tıkanıklığın sadece bir kriz değil, yapısal bir durum olduğunu belirtti. Seçkinli, “Avrupa Birliği’nin genişleme yorgunluğu ve Türkiye’nin çok yönlü dış politika arayışları, ilişkileri bir yol ayrımına getirdi. Ancak <b>ticaret, göç yönetimi, enerji </b>ve<b> güvenlik</b> alanındaki karşılıklı bağımlılık, tam anlamıyla bir kopuşu her iki taraf için de irrasyonel kılıyor. İşte bu noktada ‘<b>Rekaberlik’</b>, taraflar arasındaki kontrollü yakınlık ile çekinceli uzaklığın bir kombinasyonu olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dört Senaryo Arasında En Gerçekçi Seçenek: Rekaberlik</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>KOSAM raporu, Türkiye-AB etkileşiminin geleceğine dair <b>dört temel senaryo </b>(Yapısal Çatışma, Soğuk Barış, Stratejik Ortaklık ve Rekaberlik) üzerinde duruyor. Bu senaryolar arasında orta vadede sürdürülebilirliği en yüksek görülenin “Rekaberlik” olduğunu belirten Seçkinli, bu modelin avantajlarını şu sözlerle özetledi: “Rekaberlik senaryosu, tarafların bir alanda iş birliği yaparken başka bir alanda yapıcı bir rekabet sürdürebilmesine imkân tanıyor. Bu, Türkiye için hem reform sürecine ivme kazandırma hem de<b> küresel rekabet gücünü artırma fırsatı </b>demektir. AB açısından ise tam üyelikten bağımsız, teknik uyum üzerinden ilerleyen bir ilişki modeli, genişleme baskısının hafifletilmesine yardımcı olur”.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Gümrük Birliği 2.0: Dijital ve Yeşil Dönüşümle Modernizasyon</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporun ekonomi başlığında, 30 yıldır uygulanan <b>Gümrük Birliği’nin</b> artık <b>günümüz</b> <b>ticaret dinamiklerini karşılamadığı</b> tespiti yer alıyor. Seçkinli, Gümrük Birliği’nin sadece sanayi mallarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Hizmetler, kamu alımları, tarım ve özellikle dijital ekonomi Gümrük Birliği’nin kapsamına dâhil edilmelidir. Türkiye’nin <b>Avrupa Yeşil Mutabakatı</b> ve <b>Dijital Pusula</b> stratejileriyle uyumu, sanayimizin rekabetçiliği için bir tercih değil, zorunluluktur. Bu ikiz dönüşüm, Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir dinamizm kazandıracak en önemli motor güçtür” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Enerji Arz Güvenliğinde Türkiye Kilit Rolde</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Enerji alanındaki stratejik iş birliğine dikkat çekilen rapora göre, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası değişen enerji haritasında <b>Türkiye’nin transit rolü </b>hayati bir önem kazandı. Seçkinli, “Ülkemizin stratejik konumu ve <b>lojistik koridorlar</b> üzerinde yer alması AB’nin enerji <b>arz güvenliği</b> için vazgeçilmezdir. Enerji alanındaki iş birliğimiz, jeopolitik gerilimlerin üzerine çıkarılarak teknik bir zeminde derinleştirilmelidir. <b>Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu </b>mekanizmalarının yeniden canlandırılması, her iki tarafın da stratejik çıkarınadır” değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Güvenlik ve Savunmada NATO-AB Dengesi</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dış politika ve güvenlik başlığında Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusuna ve yükselen bir savunma sanayisine sahip olduğunun altı çiziliyor. Rapor, Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisine entegrasyonunun sürdürülmesinin önemini vurguluyor. Seçkinli, “Türkiye’nin AB güvenlik girişimlerine teknik düzeyde katılımı, Avrupa’nın stratejik özgürlüğüne katkı sağlar. Rekaberlik yaklaşımı, Türkiye’nin hem NATO müttefikliği hem de çok yönlü dış politika stratejisi arasında dengeli bir konum almasını mümkün kılacaktır” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>KOSAM’ın Stratejik Yol Haritası: 5 Kritik Adım</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Rapor, Türkiye-AB ilişkilerinin rekaberlik temelinde yeniden yapılandırılması için somut politika önerileri sunuyor:</span></span></span></span></span></p>
<ol>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Siyasallaşmanın Azaltılması:</span></span></b><span><span> Teknik kriterlerin siyasi veto araçlarından (özellikle Kıbrıs sorunu gibi) bağımsız şekilde işletilmesi.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Diyalog Mekanizmalarının Canlandırılması:</span></span></b><span><span> Ekonomi, enerji, ulaşım ve göç alanındaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantılarının kesintisiz sürdürülmesi.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Vize Serbestisi ve Gümrük Birliği:</span></span></b><span><span> Vize süreçlerinde iş insanları ve akademisyenler için kolaylık sağlanması ve Gümrük Birliği’nin yeşil dönüşümle güncellenmesi.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Güvenlik ve Savunma Entegrasyonu:</span></span></b><span><span> Türkiye’nin AB savunma fonlarına ve projelerine gözlemci statüsünde katılımının sağlanması.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>İkiz Dönüşüm İş Birliği:</span></span></b><span><span> Yeşil Mutabakat ve Dijital Tek Pazar stratejileri doğrultusunda ortak bir “Yeşil ve Dijital Dönüşüm Diyalog Platformu” kurulması.</span></span></span></span></span></span></li>
</ol>
<p><span><span><span><b><span><span>“Gelecek, Karşılıklı Çıkar ve Saygı Temelinde İnşa Edilmeli”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Serkan Seçkinli, raporun temel mesajını şu sözlerle özetledi: “Türkiye-AB ilişkileri ne bir üyelik mucizesine ne de bir kopuş felaketine hapsedilmelidir. Türkiye, egemenlik haklarını ve milli menfaatlerini koruyarak, AB ile eşit ortaklık temelinde bir ilişki yürütme kapasitesine sahiptir. Rekaberlik, bu dengeyi kuracak en akılcı yoldur. Taraflar birbirlerini hasım değil, <b>yapıcı birer rakip</b> ve <b>stratejik birer ortak</b> olarak gördükleri sürece, bu belirsizlik çağından her iki taraf da güçlenerek çıkacaktır”.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosamdan-kritik-rapor-tam-uyelik-ve-kopus-ikileminden-cikmanin-yolu-rekaberlik-senaryosu-619213">KOSAM&#8217;dan Kritik Rapor: Tam Üyelik ve Kopuş İkileminden Çıkmanın Yolu: Rekaberlik Senaryosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japonya &#8211; İzmir ilişkileri güçleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/japonya-izmir-iliskileri-gucleniyor-616603</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 07:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[güçleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[japon]]></category>
		<category><![CDATA[japonya]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616603</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Iwama Ryoji’yi makamında ağırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japonya-izmir-iliskileri-gucleniyor-616603">Japonya &#8211; İzmir ilişkileri güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Iwama Ryoji’yi makamında ağırladı. Japonya ile İzmir arasında iş birliklerine hazır olduklarını dile getiren Başkan Dr. Cemil Tugay, “Japonya’da İzmir’i, İzmir’de de Japonya’yı tanıtmak için etkinliklere her zaman varız” diye konuştu.</p>
<p>Japonya İzmir Kültürler Arası Dostluk Derneği ve Japonya’nın İstanbul Başkonsolosluğu iş birliği ile düzenlenen Japon Sakura Esintisi-Japon Kültürü Günleri için kente gelen İstanbul Başkonsolosu Iwama Ryoji, Muavin Konsolos Fujimori Nozomu ile Japonya’nın İzmir Fahri Konsolosu Neşe Gök, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ı Açık Ofis’te ziyaret etti. Ziyarette; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, İZULAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Alver, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Övünç Özgen de yer aldı.</p>
<p><strong>Tugay: İzmir’i tanıtmak için yeni fırsatlar olmasını diliyoruz</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Japonya her zaman dost hissettiğimiz ülkelerden birisidir. İzmir olarak Japonya ile olan ilişkilerimizi geliştirme konusunda düşüncelerimiz ve beklentilerimiz var. İzmir Türkiye’nin en önemli şehirlerinden birisi. 8 bin 500 yıllık tarihi olan bir şehir. İzmir’in daha çok tanınmasını istiyoruz, Japonya’da da İzmir’i tanıtmak için yeni fırsatlar olmasını diliyoruz. İzmir’de, Manisa’da yatırımı olan Japon şirketlerinin temsilcileriyle tanışmayı, bir araya gelmeyi çok isterim. Onlar için yapabileceğimiz bir şey olursa her zaman yapmaya hazırız. Japonya’da İzmir’i, İzmir’de de Japonya’yı tanıtmak için etkinliklere de her zaman varız” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ryoji: İzmir’in güzelliklerini bizzat deneyimlemek isterim</strong></p>
<p>Japon turistlerin İzmir’i ziyaret etmekten mutluluk duyduğunu ifade eden Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Iwama Ryoji, “Japonya İzmir ilişkileri konusunda desteğinizi esirgemeyeceğinizi söylediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Alan seçmek suretiyle Japon belediyeleri ve İzmir Büyükşehir Belediyesi arasındaki ilişkiler adım adım gelişecektir. İzmir’i daha sık ziyaret etmeyi düşünüyorum. Japon şirketleriyle tanışma konusunda da beraber çalışabiliriz. İzmir’i Japonya’da daha çok tanıtmak için güzelliklerini bizzat deneyimlemek istiyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/japonya-izmir-iliskileri-gucleniyor-616603">Japonya &#8211; İzmir ilişkileri güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgililik kültürü dönüşüyor &#8220;şiddet ve hiyerarşi&#8221; romantize ediliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sevgililik-kulturu-donusuyor-siddet-ve-hiyerarsi-romantize-ediliyor-612843</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 09:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Biçimlerini]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Figürü]]></category>
		<category><![CDATA[hiyerarşi]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[romantize]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililik]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla sevgililik kültüründeki dönüşümü değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililik-kulturu-donusuyor-siddet-ve-hiyerarsi-romantize-ediliyor-612843">Sevgililik kültürü dönüşüyor &#8220;şiddet ve hiyerarşi&#8221; romantize ediliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla sevgililik kültüründeki dönüşümü değerlendirdi.</p>
<p><strong>Türkiye’de sevgililik ilişkileri muhtelif görünümler sergiliyor</strong></p>
<p>Son yıllarda sevgililik kavramının dönüşüm geçirdiğini ifade eden Dr. Berat Dağ, Türkiye’de eşzamanlı olarak farklı ilişki biçimlerinin yaşandığını söyledi.</p>
<p>“Türkiye&#8217;de sevgililik ilişkilerinin son süreçte muhtelif görünümleri olduğu ifade edilebilir. Ülkede eşzamanlı olarak güven, sevgi ve saygıya dayalı uzun süreli ilişkiler görülebildiği gibi, bu ilişkilerin bunun tersini kapsayan kısa süreli örnekleri de mevcuttur” diyen Dr. Berat Dağ, aşırı bireycileşmenin bazı ilişkileri eşitsiz ve baskıcı bir zemine taşıdığını kaydetti.</p>
<p>Toplumda tarihî değerlerle yeni kazanımların bir arada var olduğuna işaret eden Dr. Dağ, “Bugün tarafların kendi bireyselliğini muhafaza ederek birbiriyle itidalli etkileşimler kurma biçimlerini çoğullaştırmak kritiktir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Medyadaki erkek figürü ataerkillik </strong></p>
<p>Televizyon dizileri ve dijital platformlarda sıkça görülen “güçlü, sert, mafyatik erkek” figürünün romantize edilmesini de değerlendiren Dr. Dağ, bunun toplumsal cinsiyet inşasıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.</p>
<p>“Konvansiyonel ve yeni medyada sıklıkla karşılaşılan erkek figürünün, ataerkillik ve kapitalizmin şekillendirdiği bir toplumsal cinsiyet inşasıyla ilişkisi olduğu düşünülebilir” diyen Dr. Berat Dağ, medyanın bu süreci süreklileştiren önemli aygıtlardan biri olduğunu belirtti.</p>
<p>Bu figürün dışında kalan bireylerin hayatın farklı alanlarında daha kolay sömürülebileceğine ve baskı altında kalabileceğine dikkat çeken Dr. Dağ, “Bu bağlamda medyanın kahiri ekseriyetinin erkek tahakkümüne rıza gösterilen bu süreci süreklileştiren aygıtlardan biri olduğu vurgulanmalıdır. Medyalar ve toplumsal cinsiyet inşalarının karşılıklı etkileşimi bağlamında bu figürün dışında kalanların doğduğu ailede, okulda, arkadaşlık ortamında, sevgililik ilişkilerinde, kendi kurduğu ailede, işte ve siyasi hayatta hem sömürülmesi hem de baskı altında kalması kolaylaşmaktadır.” diye konuştu.     </p>
<p><strong>Şiddet ve hiyerarşi temelli ilişki biçimi yaygınlaşıyor</strong></p>
<p>Gençlerin partner seçimlerinde “güçlü, sert, mafyatik erkek” karakterlerinin etkili olup olmadığını da değerlendiren Dr. Berat Dağ, şiddet ve hiyerarşiye dayalı ilişki biçimlerinin zaten toplumsal zeminde ivme kazandığını ifade etti.</p>
<p>Şiddet ve hiyerarşiye dayalı ilişki biçiminin, ülkede zaten ivme kazanarak süreklilik gösteren bir nitelik taşıdığını dile getiren Dr. Dağ, “Bu yapının taklit yoluyla toplumsal düzeyde yaygınlaşması ise partner ilişkilerini olumsuz etkilemektedir. Bireyin nedensizlik üzerinden geometrik olarak artan sahici bir sevgi duygusunu çoğullaştırmaya çalışması oldukça önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Mafyatik ya da toksik ilişki modelleri ‘çekici’ sunuluyor</strong></p>
<p>Mafyatik ya da toksik ilişki modellerinin ‘çekici’ olarak sunulmasının şiddeti normalleştirip normalleştirmediğine ilişkin ise Dr. Dağ, “Şiddet ve hiyerarşi üzerinden şekillenen ilişkilerin meşrulaşması noktasında birçok farklı etkenden söz etmek mümkün. Bu etkenlerden biri de yıkıcı ilişki biçimlerinin doğal ve çekici olduğuna doğrudan veya dolaylı olarak işaret eden söz ve eylemlerdir. Dolayısıyla toplumsal kurumların eşgüdümlü olarak zengin, başarılı, hâkim ve güçlü bir erkekliği meşrulaştırması süreci, aslen uzun sürelidir.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Date kültürü olumlu nitelikler barındırıyor ancak…</strong></p>
<p>Son yıllarda yaygınlaşan “date” kültürüne de değinen Dr. Berat Dağ, “Bireylerin bir ilişkiye başlamadan önce belli aralıklarla randevulaşarak buluşması, aslında birçok olumlu niteliği içermektedir. Bu sayede tarafların birbirine karşı neler hissettiğini anlamlandırması mümkün hale gelmektedir. Fakat tabii her aşırılığın zıddına inkılap ettiği hatırlanırsa bu buluşma ilişkilerinin geldiği konumda hiçbir sorunun ortaya çıkmadığını iddia etmek de güçtür.” diye konuştu.</p>
<p>Salt anlık hazlara odaklanan bireyci eğilimlerin ilişki biçimlerini araçsallaştırabildiğini ifade eden Dr. Dağ, bunun kimseye yabancı gelmeyen bir eğilim olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><strong>Toplumsal yalnızlaşmaya karşı direnç de var</strong></p>
<p>Flört, sevgililik gibi kavramların artmasının toplumsal yalnızlığa işaret edip etmediğine ilişkin ise Dr. Dağ, bireyin giderek tecrit edildiği bir dönemde yaşandığını söyledi.</p>
<p>“Bireylerin kendisini tamamen çevresinden soyutlaması kadar birbiriyle çeşitli şekillerde etkileşim kurmaya çabalaması da toplumsal yalnızlaşmaya karşı oluşan bir direnç olarak değerlendirilebilir” diyen Dr. Dağ, bu direncin neden siyasi, iktisadi ve zihniyetsel açıdan bütüncül biçimde ele alınmadığının önemli bir soru olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Gençleri anlamadan değer aktarılamaz</strong></p>
<p>“Gençleri anlamaya çalışmadan onlara herhangi bir şey anlatmak mümkün değildir. Gençlere yekten yoz, saygısız ve cahil gibi ideolojik etiketlerle yaklaşmak toplumsal sorunları artırmaktan başka bir işe yaramaz” diyen Dr. Dağ, yatay bir iletişim zemininin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Dr. Berat Dağ, “Dolayısıyla gençlerle olabildiğince yatay düzlemde kalarak güven, sevgi, saygı, vefa, sadakat, dayanışma ve özveri gibi değerler üzerinde düşünmeye çalışmak anlamlı bir başlangıç olabilir. Daha açık bir şekilde gençlerin hangi araçlar, modalar ve sanatlarla neden ve nasıl etkileşime girdiği anlaşılmadan tarihî olumlu değerlerin toplumsallaşmasını sağlayacak tartışma mecralarını oluşturmak zordur.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililik-kulturu-donusuyor-siddet-ve-hiyerarsi-romantize-ediliyor-612843">Sevgililik kültürü dönüşüyor &#8220;şiddet ve hiyerarşi&#8221; romantize ediliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay: Mutlaka ilişkileri güçlendirecek etkinlikler planlamalıyız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugay-mutlaka-iliskileri-guclendirecek-etkinlikler-planlamaliyiz-573789</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 14:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bosna]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirecek]]></category>
		<category><![CDATA[hersek]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[planlamalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[saraybosna]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573789</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bosna Hersek’in Stari Grad Belediye Başkanı İrfan Čengić’i makamında ağırladı. İlişkilerin gelişmesi için iş birliğine hazır olduklarını belirten Başkan Tugay, “Mutlaka İzmir’de Bosna Hersek, Saraybosna ya da Stari Grad ile ilgili etkinlikler planlamalıyız.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-mutlaka-iliskileri-guclendirecek-etkinlikler-planlamaliyiz-573789">Tugay: Mutlaka ilişkileri güçlendirecek etkinlikler planlamalıyız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bosna Hersek’in Stari Grad Belediye Başkanı İrfan Čengić’i makamında ağırladı. İlişkilerin gelişmesi için iş birliğine hazır olduklarını belirten Başkan Tugay, “Mutlaka İzmir’de Bosna Hersek, Saraybosna ya da Stari Grad ile ilgili etkinlikler planlamalıyız. Aynı şekilde Bosna Hersek’te de İzmir’i tanıtmalıyız. Hem kültürel hem de ticari ilişkiler açısından çok potansiyel var” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’na katılan Bosna Hersek’in Stari Grad Belediye Başkanı İrfan Čengić ve beraberindeki heyeti ağırladı. Buluşmada; Dünya Bosna ve Hersek Göçmenleri Birliği Başkanı Hasan Şehoviç, Türkiye Bosna ve Hersek Kültür Dernekleri Federasyon Başkanı ve Bornova Belediyesi Başkan Yardımcısı Barbaros Taşer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Atilla Baysak, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Övünç Özgen, İzmir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Selin Sayın Kapancı da yer aldı.</p>
<p><strong>Tugay: Çok potansiyel var</strong></p>
<p>İzmir ile Stari Grad arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi hedeflediklerini ve Balkan kültürünü tanıtmak istediklerini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, karşılıklı öğrenci değişiminin yanında iş insanlarını da bir araya getirebileceklerini söyledi. Tugay, “Karşılıklı ziyaretler oldukça dostluklar gelişiyor, yakın oluyoruz. Bunun arkasından mutlaka İzmir’de Bosna Hersek, Saraybosna ya da Stari Grad ile ilgili etkinlikler planlamalıyız. Aynı şekilde İzmir’i de Bosna Hersek’te tanıtmalıyız. Hem kültürel hem de ticari ilişkiler açısından çok potansiyel var” dedi. Özellikle İzmir’in fuarlarını Saraybosna’da tanıtmak istediklerini kaydeden Başkan Tugay, Balkan kültürünü tanıtan, dil kursları olan, söyleşiler, filmler gösterilen kültür merkezi projesi geliştirilebileceğini söyledi.  </p>
<p><strong>Čengić: İzmir çok büyük bir fırsat ve çok güzel bir şehir</strong></p>
<p>İzmir’de Balkan Kültür Merkezi projesine destek vermeye hazır olduklarını söyleyen Stari Grad Belediye Başkanı İrfan Čengić ise “Fuara bizi davet ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. 12 gün içinde belediyemizi iyi tanıttığımızı düşünüyorum. Bizim için İzmir büyük bir kardeşlik bölgesi. İzmir’de insanlara Saraybosna’yı tanıtmak ve aynı şekilde Saraybosna’da İzmir’i tanıtmak istiyoruz. İzmir çok büyük bir fırsat ve çok güzel bir şehir. O yüzden de fuara katılmak istedik. Seneye umarım daha güzel olacak, hazırlıklı geleceğiz” dedi. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-mutlaka-iliskileri-guclendirecek-etkinlikler-planlamaliyiz-573789">Tugay: Mutlaka ilişkileri güçlendirecek etkinlikler planlamalıyız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolombiya Devlet Başkanı Petro’dan NATO ile ilişkileri sonlandırma çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolombiya-devlet-baskani-petrodan-nato-ile-iliskileri-sonlandirma-cagrisi-554801</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 09:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kolombiya]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[petrodan]]></category>
		<category><![CDATA[sonlandırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554801</guid>

					<description><![CDATA[<p>NATO politikalarını eleştiren Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, ittifakla işbirliğinin sonlandırılması çağrısında bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolombiya-devlet-baskani-petrodan-nato-ile-iliskileri-sonlandirma-cagrisi-554801">Kolombiya Devlet Başkanı Petro’dan NATO ile ilişkileri sonlandırma çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Kolombiya’nın başkenti Bogota’da, Lahey Grubu ülkelerinin olağanüstü konferansında konuşan Gustavo Petro, “NATO&#8217;dan çıkmalıyız. Başka yolu yok” diyerek ‘Işık Ordusu’ adını verdiği alternatif bir uluslararası birliğin kurulmasını önerdi.</p>
</div>
<div>
<p>Kolombiya&#8217;nın askeri amaçlarla kullanılan kaynakların tedarikine karışmaması gerektiğini söyleyen Petro, ülkenin dünyanın en büyük beş kömür ihracatçısından biri olduğunu ve tedariklerin bir kısmının İsrail&#8217;e gittiğini anımsatarak, &#8220;Kolombiya kömürü, çocukları öldüren bombalara dönüştürülmemeli&#8221; dedi.</p>
</div>
<div>
<p>Konuşmasının sonunda uluslararası dayanışma ve Nazizmin kınanması çağrısında bulunan Kolombiya lideri, “Avrupa&#8217;ya şunu söylemeliyiz ki, eğer Latin Amerika veya Afrika&#8217;yla birlikte olmak istiyorsa, Nazilere yardım etmeyi bırakmalı” diye ekledi.</p>
</div>
<div>
<p><b>Kolombiya-NATO ortaklığı</b></p>
</div>
<div>
<p>NATO&#8217;nun internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Kolombiya 2017 yılında ittifakın küresel ortaklarından biri ve ilk Latin Amerikalı ortağı oldu. NATO-Kolombiya Küresel Ortaklık Anlaşması Mayıs 2018&#8217;de Brüksel&#8217;de imzalandı.</p>
</div>
<div>
<p>Eski ABD Başkanı Joe Biden, Mayıs 2022&#8217;de Kolombiya&#8217;ya NATO dışında önemli bir müttefik statüsü veren bir kararname imzaladı. Bu statü, alıcının çeşitli silah türleri edinmesine ve ortak savunma faaliyetlerine katılmasına olanak tanıyor. Ancak bu statü, ABD&#8217;yi müttefike güvenlik garantileri sağlama yükümlülüğü altına sokmuyor.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolombiya-devlet-baskani-petrodan-nato-ile-iliskileri-sonlandirma-cagrisi-554801">Kolombiya Devlet Başkanı Petro’dan NATO ile ilişkileri sonlandırma çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BigChefs Yatırımcı İlişkileri Direktörlüğü&#8217;ne Bahar Tuzla Akın getirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bigchefs-yatirimci-iliskileri-direktorlugune-bahar-tuzla-akin-getirildi-458196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 May 2024 21:07:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akın]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[bigchefs]]></category>
		<category><![CDATA[direktörlüğüne]]></category>
		<category><![CDATA[getirildi]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[tuzla]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel sektörde uzun yıllar boyunca üst düzey pozisyonlarda görev almış olan Tuzla, edindiği deneyim ve birikimle yeni başarılara imza atacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bigchefs-yatirimci-iliskileri-direktorlugune-bahar-tuzla-akin-getirildi-458196">BigChefs Yatırımcı İlişkileri Direktörlüğü&#8217;ne Bahar Tuzla Akın getirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BigChefs Yatırımcı İlişkileri Direktörlüğüne Bahar Tuzla Akın atandı. BigChefs Ailesi’nin yeni üyesi olarak yatırımcı ilişkileri ekibine liderlik edecek olan Bahar Tuzla Akın, lisans eğitimini İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü&#8217;nde tamamladı.</p>
<p>Yüksek lisans derecesini ise Marmara Üniversitesi&#8217;nde Muhasebe ve Finansman alanında aldı. </p>
<p>Çalışma hayatına 2000 yılında finans sektöründe başlayan Akın, Türkiye’nin önde gelen finans gruplarından Garanti Bankası ve İş Bankası iştiraklerinde uzun süre yönetici ve üst düzey yönetici olarak görev aldı.</p>
<p>2016 yılında global varlık yöneticisi Azimut Holding bünyesindeki Azimut Portföy’e katılan Akın, bankacılık ve finans sektöründe; krediler, ticari &#038; kurumsal finansman, hazine ve pazarlama, sermaye piyasaları sektöründe ise; araştırma, yatırım fonları ve özel portföy yönetimi alanlarında aktif olarak görev yaptı. Ayrıca Akın, yönetiminde bulunduğu girişim sermayesi fonları aracılığıyla şirket satın alma faaliyetlerinde de yer aldı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bigchefs-yatirimci-iliskileri-direktorlugune-bahar-tuzla-akin-getirildi-458196">BigChefs Yatırımcı İlişkileri Direktörlüğü&#8217;ne Bahar Tuzla Akın getirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyarıyor! Pasif agresif kişilik özelliği ilişkileri tehdit ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyariyor-pasif-agresif-kisilik-ozelligi-iliskileri-tehdit-ediyor-457821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 May 2024 10:08:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[agresif]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[özelliği]]></category>
		<category><![CDATA[pasif]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşısındaki kişiyle yüzleşmekten kaçınan pasif agresif bireylerin suçlanma korkusu, yetersizlik gibi duygularla boğuştuğunu dile getiren uzmanlar, bu kişilerin öne çıkmak ve sorumluluk almak istemediklerini de söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyariyor-pasif-agresif-kisilik-ozelligi-iliskileri-tehdit-ediyor-457821">Uzmanı uyarıyor! Pasif agresif kişilik özelliği ilişkileri tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pasif agresif kişilik özelliği olan bireylerin çevresiyle ve hatta yakınlarıyla dahi uzun soluklu ve sağlıklı ilişki sürdürebilmelerinin güç olduğunu da kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, “Abartılı alınganlık, mesafeli davranma, somurtkanlık, hazır ve bitmek bilmeyen mazeretler, bilinçli yanlışlar yapma, değişime direnç, yakın ve samimi ilişkilerden kaçınma bu bireylerde sıklıkla gözlemlenen diğer davranış örüntüleridir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, pasif agresif kişilik bozukluğuna ilişkin değerlendirmede bulundu. </p>
<p><strong>Pasif agresif kişilik bozukluğu nedir?</strong></p>
<p>Pasif-agresif davranışlar sergileyen kişilerin kendilerini güvenli şekilde ifade edemediklerini, isteklerini, olumsuz duygularını, düşüncelerini konuşmak, paylaşmak yerine sessiz kalmayı, dolaylı ya da imalı şekilde ifade etmeyi tercih ettiklerini kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, “Karşısındaki kişiyle yüzleşmekten kaçınan pasif agresif bireyler suçlanma korkusu, yetersizlik gibi duygularla boğuşurken öne çıkmak ve sorumluluk almak istemiyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Pasif ama sessiz saldırganlar! </strong></p>
<p>Bu kişilerin iç dünyasında yaşadığı agresif duygu ve düşüncenin dışa yansımasının pasif ve sessiz saldırganlık şeklinde olduğunu dile getiren Dr. Erman Şentürk, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu sessizliğin sonucu olarak kişinin düş kırıklığı, üzüntü, kızgınlık, sinirlilik, tahammülsüzlük gibi duyguları katlayarak artmakta ve karşı tarafa doğrudan ya da dolaylı olarak yansımaktadır. Bu zamanla ilişkilerde bir duygusal istismar biçimine dönüşebilir. Pasif agresif kişilik özelliği olan bireyler, karşısındakinin kızgınlığını görmezden gelirken sorumluluk almaktan kaçınma, daha çok karşı tarafı suçlama, sorumlu tutma eğilimindelerdir. İletişimin bozulması kaygısını taşımazlar. </p>
<p><strong>Abartılı alınganlık gösterirler</strong></p>
<p>Bu nedenle pasif agresif kişilik özelliği olan bireylerin çevresiyle ve hatta yakınlarıyla dahi uzun soluklu ve sağlıklı ilişki sürdürebilmeleri güçtür. Abartılı alınganlık, mesafeli davranma, somurtkanlık, takdir görmeme hissi, sürekli mağdur olma düşüncesi, empati kurmakta ve başkalarının düşüncelerini anlamakta zorlanma, hazır ve bitmek bilmeyen mazeretler, bilinçli yanlışlar yapma, değişime direnç, yakın ve samimi ilişkilerden kaçınma bu bireylerde sıklıkla gözlemlenen diğer davranış örüntüleridir.</p>
<p><strong>Pasif agresiflik neden kaynaklanıyor?</strong></p>
<p>Pasif agresiflikte çocukluk döneminde ebeveynlerin,<strong> </strong>çocuğun duygularını ve düşüncelerini ifade etmelerine izin vermemeleri, baskıcı ve aşırı kontrolcü olmalarının önemli bir etken olduğunu anlatan Dr. Erman Şentürk, şu bilgileri de verdi:</p>
<p>“Aşağılanma, cezalandırma bir müddet sonra pasif bir direnişe sebebiyet verebilir. Dış dünya ile güven bağını yeterince kuramayan bireyde yetişkinliğe geçiş döneminde onaylanma, yeterlilik ve takdir görme gibi ihtiyaçlar ön plana çıkmaktadır. Bu ihtiyaçların şüphecilik ve kontrolcülük ekseninde yönetilmesi kişinin pasif-agresif davranmasına sebep olmaktadır.”</p>
<p><strong>Pasif agresiflik tedavisi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Dr. Erman Şentürk, pasif agresif kişilik bozukluğunun tedavisinde öncelikli olarak psikoterapi önerildiğini ifade ederek, “Psikoterapide, kişinin duygularını ve düşüncelerini sağlıklı bir şekilde ifade etmeyi öğrenmesi hedeflenir. Ayrıca, kişinin çocukluk döneminde yaşadığı olumsuz deneyimleri ve bunlarla başa çıkma yollarını da ele almak gerekir. Bilişsel davranışçı terapi, şema terapi ve psikodinamik terapi yöntemlerinin daha faydalı olduğu biliniyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyariyor-pasif-agresif-kisilik-ozelligi-iliskileri-tehdit-ediyor-457821">Uzmanı uyarıyor! Pasif agresif kişilik özelliği ilişkileri tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deü&#8217;nün türk dış ilişkileri masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deunun-turk-dis-iliskileri-masaya-yatirildi-430479</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2023 07:24:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[deünün]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430479</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), 2023 Yılı Türk Dış İlişkilerinin Değerlendirilmesi Paneli’ne ev sahipliği yaptı. Panelde, Türk dış politikasının 2023 yılındaki seyri ve detayları ele alındı. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, panelde Türk dış politikasının son dönemdeki başarıları, fırsatları ve tehditlerinin farklı bakış açılarıyla tartışıldığını aktarırken; 2023 yılının, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100 yıl dönümü olması nedeniyle de ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deunun-turk-dis-iliskileri-masaya-yatirildi-430479">Deü&#8217;nün türk dış ilişkileri masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), 2023 Yılı Türk Dış İlişkilerinin Değerlendirilmesi</p>
<p>Paneli’ne ev sahipliği yaptı. Panelde, Türk dış politikasının 2023 yılındaki seyri ve</p>
<p>detayları ele alındı. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, panelde Türk dış politikasının</p>
<p>son dönemdeki başarıları, fırsatları ve tehditlerinin farklı bakış açılarıyla tartışıldığını</p>
<p>aktarırken; 2023 yılının, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100 yıl dönümü olması</p>
<p>nedeniyle de ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Rektör Hotar, “Bu vesileyle, Türkiye’nin</p>
<p>dış politikada yakın geçmişteki başarılarını, bugünkü durumunu ve gelecekteki hedeflerini</p>
<p>değerlendirmek önem arz etmektedir. Son dönemde uluslararası kuruluşlarda daha fazla</p>
<p>söz sahibi olan, insani yardım ve göçmen krizi konularında öncü bir rol üstlenen ülkemiz,</p>
<p>‘dünyanın vicdanı’ pozisyonunda olmayı sürdürüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak,</p>
<p>bizler de ülkemizin menfaatleri doğrultusunda dış ilişkilerimize yön veriyoruz” dedi.</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), ‘2023 Yılı Türk Dış İlişkilerinin Değerlendirilmesi’ isimli</p>
<p>panele ev sahipliği yaptı. DEÜ Sürekli Eğitim Merkezi (DESEM) 15 Temmuz Şehitler</p>
<p>Salonu’nda yapılan panelde, Türkiye’nin dış ilişkilerindeki mevcut durumu, gelecekteki</p>
<p>potansiyelleri ve bu alandaki stratejik adımları değerlendirildi. DEÜ Rektörlüğü öncülüğünde,</p>
<p>DEÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü ve DEÜ Ege Bölgesi Uygulama ve Araştırma</p>
<p>Merkezi (EBAMER) iş birliğinde düzenlenen panel programına; Dışişleri Bakanlığı İzmir</p>
<p>Temsilcisi Büyükelçi Naciye Gökçen Kaya, Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı</p>
<p>Erhan, DEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Murat Tanarslan, DEÜ akademik ve idari</p>
<p>kadrosu ile öğrenciler katıldılar.</p>
<p>FARKLI BAKIŞ AÇILARIYLA DEĞERLENDİRİLDİ</p>
<p>Türk dış politikasının 2023 yılındaki seyri ve detaylarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerin</p>
<p>yapıldığı paneli değerlendiren Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar,</p>
<p>etkinliğin önemine vurgu yaptı. Panelde, Türk dış politikasının son dönemdeki başarıları,</p>
<p>fırsatları ve tehditlerinin farklı bakış açılarıyla tartışıldığını aktaran Rektör Hotar, “DEÜ</p>
<p>olarak, ülkemizin dış ilişkilerini daha iyi anlamak ve geliştirmek adına yapılan çalışmalara</p>
<p>destek vermekten gurur duyuyoruz. Bugünkü panelimizde de Türk dış ilişkilerinin son</p>
<p>dönemdeki genel durumuna ışık tutup, değerli panelistlerimizin anlatımlarıyla bu yönde</p>
<p>önemli değerlendirmeler ortaya koyduk. Panel konuşmacılarımız ayrıca 2023 yılını</p>
<p>değerlendirirken, Türk dış politikasının geleceğine ilişkin önerilerde de bulundular.</p>
<p>Ülkemizin dış ilişkilerine yön veren faktörleri anlamak adına önemli çıktılar elde ettiğimiz</p>
<p>etkinliğimizin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” dedi.</p>
<p>“TARİHİ SORUMLULUKLAR ÜSTLENİLDİ”</p>
<p>2023 yılının, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100 yıl dönümü olması nedeniyle de ayrı</p>
<p>bir anlam taşıdığını sözlerine ekleyen Rektör Prof. Dr. Hotar, “Bu vesileyle, Türkiye’nin dış</p>
<p>politikada yakın geçmişteki başarılarını, bugünkü durumunu ve gelecekteki hedeflerini</p>
<p>değerlendirmek önem arz etmektedir. Türkiye olarak son yıllarda, bölgesel ve küresel</p>
<p>düzeyde pek çok gelişmeye tanıklık ettik. Ülkemiz, gelişmelere karşı hem kendi ulusal</p>
<p>çıkarlarını korumak hem de bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunmak için tarihi</p>
<p>sorumluluklar üstlendi; büyük çaba gösterdi. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip </p>
<p>Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, istikrarlı bir dış politika gözeterek bölgesel ve küresel</p>
<p>aktörlerle yeni iş birliği alanları oluşturdu. Uluslararası kuruluşlarda daha fazla söz sahibi</p>
<p>oldu. İnsani yardım ve göçmen krizi konularında öncü bir rol üstlendi ve halen daha</p>
<p>‘dünyanın vicdanı’ olmayı sürdürüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, bizler de ülkemizin</p>
<p>menfaatleri doğrultusunda dış ilişkilerimize yön vermeyi sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p>“ÜNİVERSİTELER DIŞ POLİTİKANIN ANA BİLEŞENLERİNDEN”</p>
<p>Açıklamalarını sürdüren Rektör Hotar, yükseköğretim kurumlarını Türk dış politikasının ana</p>
<p>bileşenlerinden biri olarak gördüklerini ifade etti. Rektör Hotar, “Bu noktada eğitim</p>
<p>kurumlarının ve üniversitelerin Türk dış politikasındaki önemine dikkat çekmek istiyoruz. Öte</p>
<p>yandan Yükseköğretim Kurulu’nun uluslararasılaşma stratejisi ve hedefleri kapsamında pilot</p>
<p>olarak seçilen Dokuz Eylül Üniversitesi, 2021-2025 Dönemi Stratejik Planı’nda</p>
<p>Uluslararasılaşmayı, ‘Eğitim ve Öğretim Kalitesini Geliştirmek’ amacı altında birincil hedef</p>
<p>olarak belirlemiştir” bilgisini paylaştı.</p>
<p>“ULUSLARARASILAŞMAYA ÖNEM VERİYORUZ”</p>
<p>Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren DEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Murat</p>
<p>Tansarslan, DEÜ’nün uluslararasılaşma noktasında girişimlerinin değerinin altını çizdi.</p>
<p>Tanarslan, “Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, uluslararasılaşma noktasında attığımız adımların</p>
<p>hem ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri hem de Türk dış politikasında önemli bir yer</p>
<p>tuttuğunu biliyor; bu sorumluluk içinde çalışmaya devam ediyoruz. Bu noktada biraz sayısal</p>
<p>veri paylaşmak gerekirse, DEÜ olarak Erasmus Plus anlaşma sayımız toplamda 335</p>
<p>Yunanistan’dan İrlanda’ya kadar 28 Avrupa ülkesi ile anlaşmamız mevcut. Bu kapsamda son</p>
<p>5 yılda 250 yabancı öğrenciyi Üniversitemizde misafir ederken, 1350 öğrencimizi eğitim ve</p>
<p>staj için yurt dışına gönderdik. Üniversitemizde toplam 6258 yabancı öğrencimize eğitim</p>
<p>veriyoruz. Bu sayı tüm öğrencilerimizin yaklaşık yüzde 10’una tekabül ediyor. 112 farklı</p>
<p>ülkeden öğrencimiz DEÜ’de öğrenim görüyor” diye konuştu.</p>
<p>Panelin açılış bölümü konuşmacılarından DEÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü</p>
<p>Müdürü Prof. Dr. Nil Kula Değirmenci ise sözlerinde, Türkiye’nin dış ilişkilerinde geçmişe</p>
<p>kıyasla oldukça başarılı ve söz sahibi olduğu bir dönemden geçtiğini ifade etti. Değirmenci,</p>
<p>20-30 yıl öncesine göre Türkiye’nin dış ilişkilerde adının geçtiği gelişmelerin sayısının</p>
<p>giderek arttığına dikkat çekti.</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından panel oturumu bölümünde, Altınbaş Üniversitesi Rektörü</p>
<p>Prof. Dr. Çağrı Erhan, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Naciye Gökçen Kaya</p>
<p>ve DEÜ İşletme Fakültesi Uluslararası ilişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İrem Aşkar</p>
<p>Karakır, panel konuşmalarıyla Türk dış ilişkilerini değerlendirdiler. DEÜ Dış İlişkiler ve</p>
<p>Basın Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü ile İşletme Fakültesinin desteğiyle düzenlenen panelin</p>
<p>oturum başkanlığını ise DEÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Şevket</p>
<p>Ovalı yaptı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deunun-turk-dis-iliskileri-masaya-yatirildi-430479">Deü&#8217;nün türk dış ilişkileri masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal ilişkileri iyi olan daha az yaşlanıyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-iliskileri-iyi-olan-daha-az-yaslaniyor-419075</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2023 07:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419075</guid>

					<description><![CDATA[<p>“İyilik yapan bir kimsenin hayatının ileriki yaşlarında yalnız kalması mümkün değil, bencil kimseler yalnız kalıyor.” diyen Tarhan, sosyal ilişkileri iyi olan insanların daha az yaşlandığını da sözlerine ekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-iliskileri-iyi-olan-daha-az-yaslaniyor-419075">Sosyal ilişkileri iyi olan daha az yaşlanıyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşlıları en çok mutlu eden şey gençlerin gelip fikir sorması</strong></p>
<p><strong>Sosyal ilişkileri iyi olan daha az yaşlanıyor…</strong></p>
<p><strong>Yaşlıların soru soran gençleri çok sevdiğini ifade eden</strong> <strong>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Yaşlıları en çok mutlu eden şey gençlerin gelip onlara fikir sormasıdır.” dedi.</strong></p>
<p><strong>“İyilik yapan bir kimsenin hayatının ileriki yaşlarında yalnız kalması mümkün değil, bencil kimseler yalnız kalıyor.” diyen Tarhan, sosyal ilişkileri iyi olan insanların daha az yaşlandığını da sözlerine ekledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dünyada şu an popüler kültürde ‘hiç ölmeyecek gibi’ yaşama kültürü var olduğunu ifade ederek, bu tür yaşayan insanların ölümle ve yaşlılıkla yüzleştiği zaman depresif olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, genlerimizin, sağlıklı bir yaşam stiliyle 120 yaşa kadar yaşamaya izin verdiğini kaydederek, “Bir insanın genlerinde boyu 1.80 cm yazıyorsa, kendine bakarsa 1.80’e kadar uzar, bakmazsa 1.60’larda 1.70’lerde kalabilir. Yaşta da aynı şekilde. Bu nedenle yaşlanma doğma ile birlikte oluşan biyolojik kaderimiz. Modernizm bunu yok sayarak mutlu olmayı öğretiyor bize.” dedi.</p>
<p><strong>Narsistik yatırım mı yapıyoruz?</strong></p>
<p>İnsanların hastalıkları ve yaşlılığı gördükçe bedenine narsistik yatırım yaptığını da anlatan Prof. Dr. Tarhan, şunları kaydetti:</p>
<p>“Narsistik yatırım; vücudunu, bedenini, yaşını, canını, hayatını çok fazla sevmek. Sevgi yatırımını ona yapmak. Sevgi yatırımının neye yaparsa bir insan, ona narsistik yatırımı yapmış demektir. Narsistik yatırımını kişi bedenine yaptıysa ufacık bir yeri ağrısa paniğe kapılır. Ufacık bir sağlığı kötüye gitse hemen hastaneye gider, ambulans gördüğü zaman fenalaşır. Anlam tanımlamasıdır bu insanın. Paraya yaptıysa parayla ilgili ufak bir kriz, para kaybı olduğu zaman hemen depresyona bunalıma girer. Makama yaptıysa makamdan düştüğü zaman hemen çöker. Bir CEO emekli olduktan sonra 6 ay içinde kanser oluyorlar mesela.”</p>
<p>İlgiye göre narsistik yatırımını yapan kişinin estetikten vazgeçemediğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Halbuki narsistik yatırımda sadece kendine bir şey katmak değil, insanlığa bir şey katmak, hayata bir şey katmak, vatana bir şey katmak, yaratılışa uygun yaşamak önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Her yaşın artısı, eksisi, güzelliği var </strong></p>
<p>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanoğlunun en büyük kabusunun yalnızlık, anlamsızlık ve belirsizlik olarak ifade edildiğini söyleyerek, şöyle devam eti:</p>
<p>“Bunların içerisindeki insanın en büyük korkusu anlamsızlık. Hayatına anlam kattığı zaman belirsizlik gidiyor, yalnızlık da gidiyor. Anlam burada kritik kavram. Yaptığı işe anlam kattığı zaman zihinde mantıksal bir çerçeveye oturuyor.</p>
<p>Yaşlılığa nasıl anlam katılır? Yaşlıların gençlere benzemeye çalışması en büyük anlam kaybıdır. Her yaşın artısı, eksisi, güzelliği var. Her yaşın güzelliğini bilirse yaşayabilir insan. Çocuklukta da öyle, ergenlikte de öyle, orta yaşta da öyle… İleri yaşlarda bazı yetilerimizi kaybediyoruz, ama bazı yetilerimizi kazanıyoruz. Mesela kazanılan yetiler nedir? Bilgeleşmek, ailede fikir sorulan kişi olmak, insanlara yol gösteren yardım eden kişiler olmak, bazı eserler üretmiş olmak, hayırlı bir evlat büyütmek, faydalı bir ilimle meşgul olmak, öldükten sonra devam eden güzel şeyler bırakmış olmak bunlar hayata anlam katıyor. İnsan böyle bir durumda yaşlandım ama kaliteli yaşlandım diyor, topluma, hayata anlam kattım diyor.”</p>
<p><strong>Geçmiş anılarda yaşamak yaşlılık…</strong></p>
<p>Ölümden sonrasının yatırımı olmayanın daha çok yaşlılık bunalımına girdiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bir insan konfor alanının dışına çıkamıyorsa, yeni şeyler öğrenmiyor, şaşırmıyor, birçok şeyi bildiğini düşünüyorsa, her şeyi biliyorum ben diyorsa, egosu yüksekse, merak etmiyorsa, sorgulamıyorsa, araştırmıyorsa, sadece geçmiş anılarda yaşıyorsa, sürekli eskileri tekrarlıyorsa bunlara yaşlılık deniyor.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, 3 türlü yaşlılık var olduğunu, bunların da kronolojik yaşlılık, biyolojik yaşlılık bir de psikolojik yaşlılık olarak ifade edildiğini kaydederek, “Kişi yeni şeyler öğreniyor, konfor alanının dışına çıkıyor, canlı ve enerjikse zaten kendini eskitmiyor. Bu kişilerin zaten beyinleri mutluluk hormonu salgıladığı için gen taşısalar bile Alzheimer bile olmuyorlar. Nasıl genç kaldın dediğin zaman emin ol böyle yaşayan kişiler genç kalıyor. Vücudumuz bir devletse beynimiz hükümet. Beynini iyi yönetiyorsa bir insan bütün vücudunu sağlığını iyi yönetir demektir.” dedi.</p>
<p><strong>Gününü kahvede geçiren bir yaşlı daha çabuk yaşlanır</strong></p>
<p>Bilgi birikimini yaşına uygun kullanmanın önemine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Yaşlıları en çok mutlu eden şey gençlerin gelip onlara fikir sormasıdır. Gençler de ben biliyorum diye sormak istemezler. Soru soran gençleri yaşlılar çok sever, çocukları özellikle çok severler. Onlar öğrenmeye meraklı kişiler oldukları için onlar da bildiklerini aktarırlar.</p>
<p>Yaşlılık demek kişinin evin köşesine çekilmesi ya da bir huzurevine gitmesi, o şekilde yaşamak değildir. Toplumda yaşlılar dezavantajlı kişiler olarak görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü, 65 ve 74 yaş arasına genç yaşlılık diyor. 75 ve 84 arasına orta yaşlılık diyor. 85 ve üzerine ise ileri yaşlılık diyor. Tüm nüfusta yaş ortalaması çok yükseldiği için onu da kademelendirme ihtiyacı hissediyor. Aslında ideal olan kişinin hayatının sonuna kadar çalışabileceği bir şey bulmasıdır. Sabah kalkınca bir amacının olması, yani gününü kahvede geçiren bir yaşlı daha çabuk yaşlanır.”</p>
<p>Kültür olarak huzurevine gitmeyi ‘terk edilme’ olarak algıladığımızı belirten Prof. Tarhan, mutlu bir yaşlıyı, toplumda iyi izler bırakmış birini kimsenin yalnız bırakmak istemediğini, o kişiler huzurevine kendi isteğiyle gitse bile ziyaretçisinin de çok olduğunu anlattı.</p>
<p><strong>Sosyal ilişkileri iyi olan daha az yaşlanıyor…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, son nefesine kadar üretmeyi hedeflemek gerektiğini ifade ederek, “Bu üretim muhakkak fiziki üretim olmayabilir, zihinsel üretim olur, çocuklara rehberlik yapması olur…” dedi.</p>
<p>Sosyal ilişkileri iyi olan insanların daha az yaşlandığını da kaydeden Prof. Dr. Tarhan, Avrupa’da yaşlı yalnızlığının çok olması nedeniyle bu konuda bütçe ayrıldığı ve yatırım yapıldığını dile getirdi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, insanlara çıkarsız, karşılıksız yardım yapanların farkında olmadan sevildiğini belirterek, “İyilik yapan bir kimsenin hayatının ileriki yaşlarında yalnız kalması mümkün değil, bencil kimseler yalnız kalıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-iliskileri-iyi-olan-daha-az-yaslaniyor-419075">Sosyal ilişkileri iyi olan daha az yaşlanıyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koç Holding&#8217;in Medya İlişkileri Yönetimine Meltem Ersoy Ağu Getirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koc-holdingin-medya-iliskileri-yonetimine-meltem-ersoy-agu-getirildi-412647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 18:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ağu]]></category>
		<category><![CDATA[ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[getirildi]]></category>
		<category><![CDATA[holdingin]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[meltem]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412647</guid>

					<description><![CDATA[<p>İletişim sektörünün deneyimli ismi Meltem Ersoy Ağu, Ekim 2023 itibarıyla Koç Holding’de Medya İlişkilerinden Sorumlu Yönetici oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koc-holdingin-medya-iliskileri-yonetimine-meltem-ersoy-agu-getirildi-412647">Koç Holding&#8217;in Medya İlişkileri Yönetimine Meltem Ersoy Ağu Getirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İletişim sektörünün deneyimli ismi Meltem Ersoy Ağu, Ekim 2023 itibarıyla Koç Holding’de Medya İlişkilerinden Sorumlu Yönetici oldu. Meltem Ersoy Ağu, yeni görevinde medya iletişimi çalışmalarının yürütülmesinin yanı sıra stratejik iletişim, itibar yönetimine yönelik faaliyetler ve kriz iletişiminden sorumlu olacak.</p>
<p>1998 yılında İzmir Saint Joseph Lisesi’nden, 2003 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Ersoy Ağu, daha sonra Galatasaray Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler üzerine yüksek lisans, Marmara Üniversitesi’nde Orta Doğu&#8217;nun Siyasi Tarihi ve Uluslararası İlişkileri üzerine doktora eğitimini tamamladı. 2004 yılında Hürriyet Gazetesi’nde ekonomi muhabiri olarak meslek hayatına başlayan Meltem Ersoy Ağu, takiben 2017 yılına kadar Sabah ve Habertürk gazetelerinde çalıştı. Ocak 2018 tarihinde ING Türkiye’de Dış İletişim Müdürü olarak çalışmaya başlayan Ersoy Ağu, görevine İç ve Dış İletişim Müdürü olarak devam etti. İngilizce ve Fransızca bilen Ersoy Ağu, evli ve bir çocuk annesi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koc-holdingin-medya-iliskileri-yonetimine-meltem-ersoy-agu-getirildi-412647">Koç Holding&#8217;in Medya İlişkileri Yönetimine Meltem Ersoy Ağu Getirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet, uluslararası ilişkileri nasıl etkiliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afet-uluslararasi-iliskileri-nasil-etkiliyor-351302</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 11:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=351302</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş depremlerinden hemen sonra deprem bölgesine pek çok ülkeden gelen kurtarma ekipleri, arama kurtarma çalışmalarına katılarak pek çok kişinin kurtarılmasında önemli rol oynadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-uluslararasi-iliskileri-nasil-etkiliyor-351302">Afet, uluslararası ilişkileri nasıl etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş depremlerinden hemen sonra deprem bölgesine pek çok ülkeden gelen kurtarma ekipleri, arama kurtarma çalışmalarına katılarak pek çok kişinin kurtarılmasında önemli rol oynadı. Deprem gibi doğal afetlerin uluslararası ilişkilere etkisini değerlendiren siyaset bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, bu gibi durumların ülkeler arasındaki politik eğilimleri kalıcı bir şekilde değiştirmekten öte sürtüşmelere bir süre ara verilmesi sonucunu doğurabileceğini belirtiyor. Arslan, bu gibi durumların yardımlaşma ve dayanışma havasının sağlayabileceği potansiyel işbirliği ve uluslararası barış ortamı için de fayda sağlayabileceğine dikkat çekiyor.    </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, deprem gibi doğal afetlerin uluslararası ilişkilere etkisine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>6 Şubat 2023 günü sabah saat 04:17’de 7.7 büyüklüğünde merkez üssü Kahramanmaraş Pazarcık olan ve aynı gün 13.24&#8217;te merkez üssü Kahramanmaraş Elbistan olan 7,6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bölgenin çeşitli yerlerinde şiddetli başkaca artçı depremler bunu takip etmiştir. Çok sayıda insanımızın hayatını kaybettiği ve yaralandığı felakette çok sayıda insan da evsiz kalmış ve psikolojik travma geçirmiştir.” dedi.</p>
<p><strong>Pek çok ülkeden arama kurtarma ekipleri geldi</strong></p>
<p>Kahramanmaraş depremlerinin, ülkemizde uzun yıllardan beridir görülmeyen büyüklükte bir doğal afet olduğunu kaydeden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Binlerce binanın yıkıldığı depremler nedeniyle 4. Seviye alarm verilmiş ve pek çok ülkeden kurtarma ekipleri bölgeye intikal etmiştir.” dedi.</p>
<p>Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya, Adana, Diyarbakır, Şanlıurfa, Kilis ve Osmaniye illerinin depremde en çok zarar gören iller olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Ahbap ve İHH gibi sivil inisiyatiflerin yardım çalışmalarında önemli roller oynadıkları bu büyük felaket sonrasında 8 Şubat 2023’ten itibaren 90 günlük OHAL ilan edildiğini söyledi.</p>
<p><strong>Doğal afetlerde insani boyut öne çıkar</strong></p>
<p>Doğal afetlerin ülkelerin insani ve maddi açıdan büyük zarara uğradıkları durumlar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Olağan durumlarda devletler çatışma ve iş birlikleri ile birbirlerine yer yer fayda sağlar yer yer de birbirlerinin çıkarlarını zedelerler. Ancak doğal afetler yalnızca devletler arası çıkarlar açısından değerlendirilebilecek bir durum olmanın ötesinde bir boyutu ortaya çıkarır, bu da meselenin insani boyutudur.” dedi.</p>
<p><strong>Felaket anında felaketin acısı paylaşılır</strong></p>
<p>Dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan sıradan ve ruh sağlığı yerinde olan insanların bir ülkenin başına gelen bir felaket söz konusu olduğunda gösterecekleri ilk tepkinin üzüntü olduğunu kaydeden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Zira hangi ülkede olursa olsun sağlıklı insan herhangi bir sebep olmaksızın bir başka insanın başına olağanüstü kötü bir şey gelmesini isteyemez. Bu bakış elbette ki devletlerin ve uluslararası kuruluşların da verecekleri kararlarda kısmen ve kısa bir süreliğine de olsa etkili olur. Bu nedenle bir ülkenin başına gelen bir felaket anında neredeyse her ülke, en azından yaranın şoku atlatılana dek az ya da çok felaketin acısını paylaşma eğilimi gösterir.” dedi.</p>
<p><strong>Ülkeler arasındaki politik eğilimler kalıcı şekilde değişemez</strong></p>
<p>Bu durumun elbette toplumlar arasındaki olumlu insani duyguların hatırlanması bakımından olumlu bir netice doğurduğunu da ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Nitekim zaman zaman sürtüşme yaşadığımız Yunanistan gibi ülkelerde ve özellikle toplumlarında hâkim olan duyguların acımızı paylaşma yönünde olduğunu gözlemleyebilmekteyiz. <strong>Ancak bunların ülkeler arasındaki politik eğilimleri kalıcı bir şekilde değiştirmesini beklememek gerekir. Daha ziyade bu durum, sürtüşmelere bir süre ara verilmesi sonucunu doğurur</strong>.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Olumlu bir fırsat olarak değerlendirilmelidir</strong></p>
<p>Siyaset bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, afet öncesi krizlerin özellikle de yapısal nedenlere bağlı olmaması durumunda bu tür krizlerde ilişkilere yansıyan olumlu havanın da hem devlet düzeyinde hem de sivil toplum düzeyinde ülkelerin aralarındaki ilişkiyi olumlu yönde değiştirmek için bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Yardımlaşma ve dayanışma havası, barış ortamına katkıda bulunmalıdır</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Dünyanın ve bölgemizin içinde bulunduğu çatışma ortamlarının olduğu bu günlerde felaketin olumsuz yanlarından etkilenmekle <strong>birlikte yardımlaşma ve dayanışma havasının sağlayabileceği potansiyel iş birliği ve uluslararası barış ortamına katkıda bulunacak şekilde lehimize çevirmemiz faydalı olacaktır</strong>.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-uluslararasi-iliskileri-nasil-etkiliyor-351302">Afet, uluslararası ilişkileri nasıl etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
