<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ilerleyebiliyor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ilerleyebiliyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ilerleyebiliyor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Mar 2026 12:29:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>ilerleyebiliyor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ilerleyebiliyor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hepatit sinsi ilerleyebiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hepatit-sinsi-ilerleyebiliyor-622595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 12:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit A]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit B]]></category>
		<category><![CDATA[ilerleyebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sinsi]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hepatitin türleri, bulaş yolları, belirtileri, risk grupları, tedavi ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatit-sinsi-ilerleyebiliyor-622595">Hepatit sinsi ilerleyebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hepatitin türleri, bulaş yolları, belirtileri, risk grupları, tedavi ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Viral hepatitler</strong> <strong>başlıca iki yolla</strong> <strong>bulaşıyor!</strong></p>
<p>Hepatitin karaciğerin iltihaplanması olarak bilinen bir hastalık olduğunu hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu hastalık; virüsler, alkol tüketimi, bazı ilaçlar veya bağışıklık sistemi problemleri gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir.” dedi.</p>
<p>Viral hepatite neden olan virüslerin Hepatit A, B, C, D ve E olarak isimlendirildiğini aktaran Dr. Mamçu, “Viral hepatitler başlıca iki yolla bulaşır. İlki dışkı–ağız yoludur. Hepatit A ve Hepatit E virüsleri, virüs taşıyan dışkı ile kirlenmiş su ve besinlerin tüketilmesiyle bulaşır. Virüsle kirlenmiş yüzeylere temas eden ellerin ağıza götürülmesi de bulaşmada önemli rol oynar. Diğer bulaş yolu ise kan ve vücut sıvılarıdır. Hepatit B, Hepatit C ve Hepatit D; korunmasız cinsel temas, ortak enjektör, jilet veya diş fırçası kullanımı, tıbbi işlemler sırasında temas ya da anneden bebeğe geçiş ile bulaşabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Hepatit B, C ve D virüsleri kronikleşebilir!</strong></p>
<p>Hepatit virüslerinin klinik belirtiler açısından benzerlik gösterdiğini ancak kuluçka süreleri ve hastalığın seyri açısından farklılaştığını belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Kuluçka süresi Hepatit A için 15-45 gün, Hepatit B ve C için 30-180 gün arasında değişir.” dedi.</p>
<p>Hastaların önemli bir kısmında sarılığın hiç görülmeyebileceğine dikkat çeken Dr. Mamçu, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu nedenle birçok kişi hastalığı fark etmeden geçirebilir. Çocuklarda ise belirtiler daha hafif seyreder ve çoğu zaman tanı konulmadan iyileşir. Belirti görülen hastalarda halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karın sağ üst bölgesinde ağrı, ciltte ve gözlerde sararma, idrar renginde koyulaşma ve kısa süreli ateş görülebilir. Hastalık genellikle 4-6 hafta sürer. Hepatit A ve E tamamen iyileşme ile sonuçlanırken, Hepatit B, C ve D kronikleşebilir. Kronikleşme oranı Hepatit B’de yüzde 5-10, Hepatit C’de ise yüzde 80’e kadar çıkabilir.”</p>
<p><strong>Bazı gruplarda bulaş riski daha yüksek!</strong></p>
<p>Hepatit A ve E’nin hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda daha kolay yayıldığını belirten Dr. Mamçu, “El yıkama alışkanlığının yetersiz olduğu, gıda ve tuvalet hijyeninin sağlanmadığı ortamlarda bulaş riski artar. Özellikle okullar gibi toplu yaşam alanlarında salgınlar görülebilir.” dedi.</p>
<p>Hepatit B ve C açısından riskli gruplar hakkında da bilgi veren Dr. Mamçu, sağlık çalışanları, virüs taşıyıcılarının yakınları, kan transfüzyonu yapılan hastalar, damar içi madde kullanan bireyler ve hemodiyaliz hastalarında bulaş riskinin daha yüksek olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Tedavi hastaya özel planlanıyor!</strong></p>
<p>Hepatitten şüphelenildiğinde yapılacak kan testleri ile tanı konulduğunu belirten Dr. Mamçu, “Erken tanı hem hastalığın ilerlemesini kontrol altına almak hem de bulaşmayı önlemek açısından kritik öneme sahiptir.” dedi.</p>
<p>Hepatit B ve C tedavisinde virüsün çoğalmasını baskılayan ilaçların kullanıldığını ifade eden Dr. Mamçu, “Tedavi genellikle uzun sürelidir ve hastaya özel planlanır. En önemli nokta, doğru zamanda uygun tedaviye başlanması ve hastaların düzenli olarak izlenmesidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Aşılar yüksek koruyuculuk sağlıyor!</strong></p>
<p>Hepatit A ve B aşılarının yüksek koruyuculuk sağladığını vurgulayan Dr. Mamçu, “Risk grubundaki kişilerin mutlaka aşılanması gerekir.” dedi.</p>
<p>Türkiye’de uygulanan aşı takvimine göre Hepatit B aşısının doğumda, Hepatit A aşısının ise 18 aylıkken yapıldığını belirten Dr. Mamçu, her iki aşının da ücretsiz olduğunu ve Hepatit B aşısının ömür boyu koruma sağladığını ifade etti. Hepatit C, D ve E için ise henüz aşı bulunmadığını hatırlattı.</p>
<p><strong>Hepatit hastaları bunlara dikkat etmeli?</strong></p>
<p>Hepatit B ve C ile yaşayan bireylerin bulaştırıcılık riskine karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Mamçu, şu uyarılarda bulundu:</p>
<p>“Kan bağışında bulunulmamalı, korunmasız cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır. Hastalar düzenli doktor kontrolünde olmalı, 6-12 ayda bir karaciğer testlerini yaptırmalıdır. Alkol tüketilmemeli ve ilaç kullanımı mutlaka doktora danışılarak yapılmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepatit-sinsi-ilerleyebiliyor-622595">Hepatit sinsi ilerleyebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zatürreye kadar ilerleyebiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zaturreye-kadar-ilerleyebiliyor-580693</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 10:14:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[gribe]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[Grip Aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[ilerleyebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[İnfluenza Virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zatürreye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580693</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahar mevsiminde görülme sıklığı giderek artan grip çocukları halsiz bırakmasının yanı sıra hastane yatışlarına bile yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zaturreye-kadar-ilerleyebiliyor-580693">Zatürreye kadar ilerleyebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sonbahar mevsiminde görülme sıklığı giderek artan grip çocukları halsiz bırakmasının yanı sıra hastane yatışlarına bile yol açabiliyor. Çocuklar ne kadar küçükse influenza virüsünün neden olduğu grip o kadar ağır ve önlenmesi zor olan yan etkilerle seyredebiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Uzunoğlu, </strong>bağışıklık sistemleri henüz çok güçlü olmadığı için özellikle  üç yaşın altındaki çocuklarda grip kaynaklı sorunların daha fazla görüldüğüne dikkat çekerek, “Mesela, influenza virüsünde ilerleyen dönemlerde bağışıklığın zayıf düşmesi ve hastalığa bir de bakteriyel enfeksiyonun eklenmesiyle beraber orta kulak enfeksiyonu, sinüzit ve zatürre sık görülen komplikasyonlardır. Bu hastalıklar nefes darlığı ve yoğun bakıma yatışa neden olabilecek kadar şiddetli seyredebilmektedir” diyor.  </p>
<p><strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Uzunoğlu,</strong> çocukları influenza virüsüne karşı koruyan en etkili önlemin grip aşısı olduğunu belirterek, “Çocuklarımızı gripten korumak için bağışıklık sistemini güçlendirecek ve bulaşma riskini azaltacak önlemler almamız çok önemli. Grip aşısı da bu önlemlerin başında gelmektedir. Okul çağındaki her çocuğun, özellikle astım, kalp hastalığı, diyabet, ağır influenza veya alt solunum yolu enfeksiyonu hikayesi varsa, aşı olmasını şiddetle öneririz. Yine, özellikle evde okula giden büyük çocuk da varsa 6 ay üstündeki bebekler bile aşılanabilir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Son derece bulaşıcı bir hastalık! </strong></p>
<p>Sonbaharla birlikte kapalı mekanlarda daha uzun zaman geçirilmesi ve soğuk havalarda virüslerin havada daha uzun süre asılı kalabilmeleri nedeniyle grip enfeksiyonu giderek daha fazla görülüyor. Solunum sisteminin bir parçası olan burun, boğaz ve akciğerlerin enfeksiyonu gribe son derece bulaşıcı özelliğe sahip influenza virüsü yol açıyor. Bu solunum yolu hastalığının ana bulaşma etkeni ise damlacık enfeksiyonu oluyor;  öksüren veya tıksıran kişilerin salgılarının havaya saçılmaları ve bunun başka kişiler tarafından nefes alırken solunum yoluyla bulaşmaları şeklinde gerçekleşiyor. Temas yolu da ikinci bir bulaşma şeklini oluşturuyor. Temastan sonra 24-48 saatte belirtiler başlıyor ve hastalık tablosu hızla kendini gösteriyor. </p>
<p><strong>İlk 48 -72 saat çok önemli! </strong></p>
<p>İnfluenza virüsü bulaştıktan sonra 1–2 günlük kuluçka döneminin ardından ani ortaya çıkan ve 39°C’yi geçen yüksek ateş, aşırı halsizlik, kas ve eklem ağrıları, burun tıkanıklığı ve akıntısı, boğaz ağrısı, kuru öksürük, gözlerde kızarıklık ile yaşarma belirtileriyle seyrediyor. Bazı tablolarda sadece bulantı, kusma ve karın ağrısı ile ortaya çıkıyor. Hastalık, ateş düşürücü, kara mürver ekstresi, Afrika sardunyası ekstresi, burun açıcı spreyler ve tavuk suyu çorbayla atlatılabiliyor. Bazı tablolarda virüs ilaçlarına da başvurulabiliyor. “Öte yandan, çocuk bir yaşın altındaysa,   alerjik alt yapısı, astımı, kalp hastalığı veya bağışıklıkla ilgili sorunları varsa mutlaka antiviral  ilaç kullanılmalıdır” uyarısında bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Uzunoğlu,<strong> </strong>ilk 48-72 saatte başlandığında antiviral ilaçların daha etkili olduklarını belirterek, “Bu sayede virüsün yol açabildiği komplikasyonları kısmen önlemek mümkün olabilmektedir. Dolayısıyla, ateş 48 saatte sonra hala 39 ve üzeri seyrediyorsa ve çocuk çok halsiz ise doktora götürülmesi iyi olur” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Antibiyotik tedavisiyle geçmiyor, hatta! </strong></p>
<p>Virüs kaynaklı bir hastalık olduğu için gribin antibiyotik tedavisiyle asla iyileşmeyeceğine de işaret eden Dr. Erdem Uzunoğlu, “Antibiyotik tedavisine sadece influenza virüsü üzerine eklenmiş bakteri enfeksiyonu komplikasyonu varsa başvurulmaktadır. Antibiyotiklerin komplikasyondan koruyucu etkisi yoktur, yani influenza olan bir çocuğa ‘zatürre de olmasın’ düşüncesiyle antibiyotik tedavisi başlanması bilimsel verilere aykırıdır. Üstelik, gelişigüzel kullanılan antibiyotikler çocuklarda antibiyotik direncinin gelişmesine, yararlı bakterilerin zarar görmelerine ve bağışıklık sisteminin dengesinin bozulmasına yol açabilir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>En etkili korunma yöntemi grip aşısı!</strong></p>
<p>Çocukları influenza virüsünden korumak için el hijyenine dikkat etme, kalabalık ortamlarda maske takma, bağışıklığı zayıflatacak tarzda beslenmeme (şekerli, un ağırlıklı yememek) son derece önem taşıyor. Bol yeşillik, mor lahana, pancar, kuru ve taze soğan ile sarımsakla beslenmenin yanı sıra yüksek doz D vitamini almak, sık sık açık havaya çıkmak, güneş altında yürüyüşler ve yaşı uygunsa sistematik spor yapmak, çocukların bağışıklığını diri ve güçlü tutuyor. Böylece gribe yakalanma riskini düşürüyor. Ancak, çocukları gripten korumanın en etkili yolu yıllık grip aşısını yaptırmak. Amerikan Pediatri Akademesi 6 ay ve üzerindeki tüm çocukların grip aşısı olmalarını öneriyor. En uygun zaman Ekim – Kasım ayları olsa da grip aşısı tüm grip sezonu boyunca yapılabiliyor. </p>
<p><strong>Grip aşısı gribe yol açmaz! </strong></p>
<p>Toplumda grip aşılarının yeterli koruma sağlayamadığı, hatta gribe yol açabileceği konusunda yaygın bir kanı mevcut. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Uzunoğlu, grip aşılarının cansız virüslerinden üretildikleri için gribe sebep olmadıklarını vurgulayarak, “Grip aşısı olmuş çocuklar diğer virüslerin yol açtıkları solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir ve ebeveynleri grip olduğu yanılgısına kapılabilirler. Yapılan araştırmalar, grip aşısının yüzde 70 – 90 oranında etkili olduğunu göstermektedir. Çocuk aşı olduktan sonra gribe yakalansa bile hastalığı aşı olmamış bir çocuktan çok daha hafif geçirecektir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Alerjik reaksiyon riski korkutmasın! </strong></p>
<p>Vücudun alerjik bir reaksiyon gösterme riskinin ise influenza virüsünün sebep olabileceği ağır komplikasyonlardan çok daha düşük olduğuna da değinen Dr. Erdem Uzunoğlu, sözlerine şöyle devam ediyor:<strong> </strong>“Örneğin, çocuk yumurta yediği zaman alerjik şoka girecek kadar ağır bir tabloya giriyorsa, o zaman sadece grip aşısı değil, kızamık, kızamık-kızamıkçık-kabakulak ve suçiçeği aşısı da olmamalıdır. Yoksa yumurtayı fazla yediğinde bazen kabartıları ve kaşıntısı olabildiği söylenen çocuklarda grip aşısına engel bir durum yoktur.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zaturreye-kadar-ilerleyebiliyor-580693">Zatürreye kadar ilerleyebiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
