<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ilacı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ilaci/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ilaci</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 08:19:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ilacı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ilaci</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uyku, beynin temizlik ve restorasyon modu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uyku-beynin-temizlik-ve-restorasyon-modu-620005</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[metin]]></category>
		<category><![CDATA[modu]]></category>
		<category><![CDATA[restorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku İlaçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620005</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, 13 Mart Dünya Uyku Günü dolayısıyla, uykusuzluk için sık başvurulan uyku ilaçlarının etkileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uyku-beynin-temizlik-ve-restorasyon-modu-620005">Uyku, beynin temizlik ve restorasyon modu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, 13 Mart Dünya Uyku Günü dolayısıyla, uykusuzluk için sık başvurulan uyku ilaçlarının etkileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Uyku beynin temizlik ve restorasyon modu!</strong></p>
<p>Uykunun beyin ve vücut için sadece bir dinlenme süreci olmadığını hatırlatan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, “Uyku aynı zamanda beynin temizlik ve restorasyon modudur. Gündüz uyanıkken beyinde biriken beta-amiloid gibi toksik proteinler gece uyurken lenfatik sistem aracılığıyla temizlenir.” dedi.</p>
<p>Hafızanın konsolidasyonu için öğrenilen bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe uyku sırasında aktarıldığını ifade eden Prof. Dr. Metin, vücudun dokularının yenilenmesi, kas gelişimi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinin yine uykuda gerçekleştiğini aktardı.</p>
<p><strong>Uyku ilacı sadece hekim tarafından gerekli görüldüğünde ve reçete edildiğinde kullanılmalı!</strong></p>
<p>Uyku ilaçlarının akut stres, yas, travma, jet-lag veya uykuyu zorlaştıran tıbbi durumlar gibi 2-4 haftalık geçiş dönemlerinde kullanılabileceğine değinen Prof. Dr. Barış Metin, “Psikiyatrik nedenlerle uyku problemi yaşayan hastalarda uyku verici özelliği olan antidepresanlar kullanılabilir.” dedi. </p>
<p>Uyku apnesi gibi solunumu etkileyen hastalık varlığında dikkatli kullanılması gerektiği uyarısını yapan Prof. Dr. Metin, şöyle devam etti:</p>
<p>“Uyku ilacı sadece hekim tarafından gerekli görüldüğünde ve reçete edildiğinde kullanılmalı ve alışkanlık yapıcı ilaçların uzun süre kullanımından kaçınılmalıdır.</p>
<p>Pek çok uyku ilacı hem psikolojik hem de fiziksel bağımlılık yapma potansiyeline sahiptir. Tolerans geliştiğinde, ilacın aynı etkiyi yapması için ilacın dozunu artırmak gerekir. Uzun süreli kullanımında gündüz sersemliği, bilişsel gerileme, denge bozuklukları ve yaşlılarda düşme riskini artırarak kişinin güvenliğini tehlikeye atar. Kronik uykusuzlukta ilk seçenek ilaçlar değil, öncelikle altta yatan nedenin tedavi edilmesi gerekir. Örneğin huzursuz bacaklar sendromu sıklıkla kronik uykusuzluk nedenidir ve tedavisinde uyku ilaçları kullanılmaz.”</p>
<p><strong>Takviyeler etkili olabilir ancak şiddetli uykusuzlukta hekime danışılmalı!</strong></p>
<p>Uyku ilaçlarının sadece uykusuzluk için değil epilepsi,  parasomniler (uyku terörü, uyurgezerlik) gibi durumlarda da tedavinin bir parçası olabildiğini kaydeden Prof. Dr. Barış Metin, uykuya yardımcı doğal yöntemler hakkında da bilgi verdi:</p>
<p>“Melatonin vücudun biyolojik saatini düzenler. Uykudan 1-2 saat önce düşük dozda kullanımı etkilidir. Valerian (kediotu), pasiflora ve papatya çayı hafif sakinleştirici etkileriyle bilinir. Magnezyum ise kas gevşemesi ve sinir sistemi regülasyonu için akşam saatlerinde alınması faydalı olabilir. Bu besin takviyeleri hafif bir uyku isteği verebilmekle birlikte çok şiddetli uykusuzluk durumunda mutlaka hekim tavsiyesi alınmalı.” </p>
<p><strong>Uyku ilaçları bilinçsiz kullanıldığında beynin doğal uyku düzenini bozabiliyor!</strong></p>
<p>İnsanların uyku sorunlarını genellikle hafife aldığına dikkat çeken Prof. Dr. Barış Metin, “Birçok insan kronik uykusuzluk sıkıntısı çekmesine karşın bu konuda hekime başvurmuyor. Çok küçük bir hasta grubu gereksiz ilaç kullanıyor olabilir.” dedi.</p>
<p>Uyku ilaçlarının bir tedavi değil geçici bir yardım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Doktor gözetimi olmadan kullanılan uyku ilaçları, beynin doğal uyku mimarisini, REM ve derin uyku dengesini bozabilir. Uyku bozukluklarında tedavi öncelikle altta yatan nedenlerin iyileştirilmesidir.</p>
<p>Sirkadiyen tutarlılığı sağlamak için hafta sonu dahil her gün aynı saatte uyanın. Dijital detoks için yatmadan en az 1 saat önce telefon, tablet gibi mavi ışık kaynaklarını kapatın. Tamamen karanlık ve yaklaşık 18-20°C hafif serin bir odada uyuyun. Uykusuzluk probleminiz kronik bir hal aldıysa bir uyku uzmanına danışabilirsiniz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uyku-beynin-temizlik-ve-restorasyon-modu-620005">Uyku, beynin temizlik ve restorasyon modu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikiyatrik ilaçlar, hastanın yaşam tarzı ve ihtiyacına göre belirleniyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikiyatrik-ilaclar-hastanin-yasam-tarzi-ve-ihtiyacina-gore-belirleniyor-609274</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 09:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[Hastanın]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacına]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[İlaçların]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatrik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatrik İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609274</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, psikiyatrik ilaçların güncel psikiyatrideki yeri, kimler için gerekli olduğu, yan etkileri, kullanımda dikkat edilmesi gerekenler ve ilaçlara dair yanlış inanışlar hakkında bilgi verdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatrik-ilaclar-hastanin-yasam-tarzi-ve-ihtiyacina-gore-belirleniyor-609274">Psikiyatrik ilaçlar, hastanın yaşam tarzı ve ihtiyacına göre belirleniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, psikiyatrik ilaçların güncel psikiyatrideki yeri, kimler için gerekli olduğu, yan etkileri, kullanımda dikkat edilmesi gerekenler ve ilaçlara dair yanlış inanışlar hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Bazı psikiyatrik sorunlar, psikiyatrik ilaç kullanımı gerektirebiliyor!</strong></p>
<p>Günümüzde psikofarmakolojinin çok geliştiğini ifade eden Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Psikiyatri artık sadece Freudyen bir ekolle devam etmiyor. Beyin odaklı, neuroscience (nörobilim) odaklı ve ilaç tedavilerinin ön planda olduğu bir güncel psikiyatri anlayışı söz konusu.” dedi.</p>
<p>Psikiyatrların ilaç yazabildiklerini aktaran Dr. Zorbozan, “Psikiyatrik ilaçları kullanmak için kişinin çok ciddi bir akıl rahatsızlığına sahip olması gerekmez. Depresyon ve anksiyete bozukluğu da bir psikiyatrik hastalıktır; psikiyatrik ilaçlara ihtiyaç duyulur. Bu ilaçları kullanan bir kişiye yapılabilecek en iyi şey, bir sorunu olduğunda doktoru ile görüşmesini öğütlemek ve bunun son derece normal ve insani bir durum olduğunu vurgulayarak onun tedavide kalmasını sağlamaktır. Bu ilaçlar sadece psikiyatrik bozukluklarda değil; nöropatik ağrı tedavisinde, migren tedavisinde, kronik yorgunluk tedavisinde ve kanser hastalarının ağrı tedavilerinde de zaman zaman kullanılabilir. Bununla birlikte bazı psikiyatrik bozukluklar ilaç gerektirmez, sadece psikoterapiler ile tedavi edilebilir. Örneğin sosyal fobiler, ilişki sorunları ve evlilik problemleri ilaç tedavisi olmadan da tedavi edilebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Psikiyatrik ilaçlarla birlikte tüketilen bazı gıda ve maddeler, ilacın etkisini bozabilir!</strong></p>
<p>Psikiyatrik ilaçlar kullanılırken tüketilmemesi gerekenlere değinen Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Bu, ilacın ihtiva ettiği etken maddeye göre değişebilir. Fakat genel olarak dikkat edilmesi gereken şeylerden biri alkoldür.” dedi.</p>
<p>Psikiyatrik ilaçlar ile alkolün metabolize olurken karaciğeri kullandıklarına işaret eden Dr. Zorbozan, “İkisinin birden kullanımı karaciğeri yorabilir. Ayrıca alkol tıpkı psikiyatrik ilaçlar gibi beyin etkili bir madde. Dolayısıyla birbirlerinin çalışmasını etkileyebilir, birbirlerini bozabilir veya beyindeki gaba reseptörleri için birbirleriyle yarışa girebilirler. Bu nedenlerle genel olarak alkolün, psikiyatrik ilaçlarla birlikte kullanılmaması gerekir. Ayrıca eğer çoklu anti depresan kullanımı varsa yoğun peynir tüketilmemeli. Bu bazı özellikli ilaçlar için geçerlidir ve hekiminiz size bu ilaçlara göre bir uyarıda bulunacaktır. Yine aynı şekilde lityum kullanımında tuzlu gıdalardan uzak durulmalı, bol sıvı tüketilmeli.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Psikiyatrik ilaçlarda yan etkiler erken, fayda ise zamanla ortaya çıkıyor!</strong></p>
<p>İlaçların iyileştirici etkileri olduğu kadar bir takım yan etkilere de sahip olduklarını hatırlatan Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Bu çerçevede sadece psikiyatrik ilaçlar değil, bütün ilaçların insan hayatına bir takım olumsuz etkileri olabilir.” Dedi.</p>
<p>Psikiyatrik ilaçların yan etkilerinin, ilacın ilk kullanılmaya başlanıldığı zamanlarda ortaya çıktığını vurgulayan Dr. Zorbozan, “Ağız kuruluğu, kabızlık, mide bulantıları gibi yan etkiler vardır. Kişi önce yan etkileri görmeye başlar, hastalığına yararlı etkiyi erken aşamada göremez. Bunun sebebi psikiyatrik ilaçların çok geç etki etmesidir. Akut etki etme oranları düşüktür. Bu ilaçlar etki edebilmek için kan beyin bariyerini geçerler. Kan beyin bariyerini geçmek için de moleküller bir süre vücutta depolanır; ilacın etki edebilmesi için zaman gereklidir. Yan etkilerin erken görülmesi, bir ön yargı oluşturabilir. Bu konuda sabırlı olmak çok önemlidir, akut yan etkiler genellikle ilk bir haftada ortadan kalkar.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Psikiyatrik ilaçlar kişiye özel seçilir; etkileri ve yan etkileri hekim kontrolünde değerlendirilmeli!  </strong></p>
<p>Psikiyatrik ilaçların uyku durumu üzerinde de olumlu ve olumsuz etkilere sahip olabildiğine dikkat çeken Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Anti depresan ilaçlar genellikle rem uykusunun süresini kısaltır, yani kaliteli uykunun süresini kısaltılmış olur. Dolayısıyla bu ilaçlar uykusuzluk problemi yapabilir.” dedi.</p>
<p>Bazı ilaçların da uykuyu arttırdığını kaydeden Dr. Zorbozan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Dürtüselliği fazla olan hastalarda kullanılan ilaçların yoğun uyku yapma gibi sedatif yan etkileri mevcuttur. Bu tür ilaçlar hekim tarafından hastanın ihtiyacına, yaşam tarzına ve şikâyetine göre seçilir ve hasta, yan etkiler hakkında hekim tarafından bilgilendirilir.</p>
<p>Psikiyatri ilaçlarının kilo aldırdığı, kişinin duygularını tamamen ortadan kaldırdığı ve bağımlılık yaptığı gibi şehir efsaneleri de vardır. Özellikle sanal ortamda, ürün yorumları kısmında ilaçlar hakkında çok fazla yanlış bilgi dolaşır. Eğer bir yan etkiye maruz kalırsanız veya kafanızda bir soru işareti oluşursa, ilacı reçete eden hekim ile iletişime geçmelisiniz.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikiyatrik-ilaclar-hastanin-yasam-tarzi-ve-ihtiyacina-gore-belirleniyor-609274">Psikiyatrik ilaçlar, hastanın yaşam tarzı ve ihtiyacına göre belirleniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerli Kanser İlacı Üretimi 2026&#8217;da Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yerli-kanser-ilaci-uretimi-2026da-basliyor-544546</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 14:06:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) aracılığıyla kanser ilaçlarının yerli üretimine başlanacağını açıkladı. 2026 yılından itibaren en çok ithal edilen bazı ilaçların Türkiye'de üretileceği belirtildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yerli-kanser-ilaci-uretimi-2026da-basliyor-544546">Yerli Kanser İlacı Üretimi 2026&#8217;da Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, katıldığı televizyon programında yaptığı açıklamada, kanser tedavisinde kullanılan ilaçların yerli üretimine yönelik önemli bir adım atıldığını duyurdu.</p>
<p>&ldquo;2026’da Üretime Başlıyoruz&rdquo;</p>
<p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) öncülüğünde yürütülen projeyle, Türkiye’nin ilaç ithalatına bağımlılığını azaltmayı hedeflediklerini belirten Bakan Prof. Dr. Memişoğlu, &ldquo;TÜSEB üzerinden kanser ilaçlarını üreteceğiz. Hangi ilaçlar lazım? En çok hangi ilaçları ithal ediyoruz? Hepsini sıraladık. 2026’dan itibaren bir kısmını üretmiş olacağız&rdquo; dedi.</p>
</p>
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter">
<div class="wp-block-embed__wrapper">https://twitter.com/saglikbakanligi/status/1933456285132857514</div>
</figure>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yerli-kanser-ilaci-uretimi-2026da-basliyor-544546">Yerli Kanser İlacı Üretimi 2026&#8217;da Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite obezitenin ilacı oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenme-ve-fiziksel-aktivite-obezitenin-ilaci-oluyor-461688</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2024 08:08:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[obezitenin]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461688</guid>

					<description><![CDATA[<p>Obezitenin ülkemizde ve dünyada giderek yaygınlaşan bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, Türkiye’nin, obezite oranı açısından dünyada 17’nci sırada Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenme-ve-fiziksel-aktivite-obezitenin-ilaci-oluyor-461688">Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite obezitenin ilacı oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b> Prof. Dr. Alphan, obezitede birinci tedavi yönteminin sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak aktif olmayı da içeren hayat tarzı değişikliği olduğunu söyledi.</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, 22 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada önemli bir halk sağlığı sorunu olan obeziteyle mücadelede yapılması gerekenlere dikkat çekti.</p>
<p><b>Obezite dünyada yaygınlaşan bir halk sağlığı sorunu</b></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre obezitenin, “vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ depolanması” olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Obezite aşırı enerji tüketimi, yetersiz enerji harcaması (sedanter yaşam tarzı, düşük Dinlenme Metabolik Hız – DMH) veya her ikisinin neden olduğu uzun süreli enerji dengesizliği ile kişinin genleri ve çevresi arasındaki kompleks etkileşimlerinin bir sonucu olarak gelişen kronik bir hastalıktır. Obezite, dünyada ve ülkemizde giderek artan bir halk sağlığı sorunudur. Küresel açıdan epidemik boyuta ulaşan obezite, farklı etnik özellikteki tüm toplumlarda yaygındır. Günümüzde çevresel faktörler, genetik yatkınlık, kültürel, sosyo-ekonomik etkenler ve insan davranışları arasındaki karmaşık etkileşimlere bağlı olarak obezite insidansında değişiklikler olabilir” dedi.</p>
<p><b>2035’e kadar 3,3 milyar yetişkinin etkilenebileceği varsayılıyor</b></p>
<p>DSÖ verilerine göre, tüm dünyada fazla kiloluluğun ve obezitenin prevalansının son 50 yıldır giderek arttığına dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, “2008 yılında 18 yaş ve üzeri obez ve aşırı kiloluların sayısı 1,8 milyar iken, 2020 yılında 2,2 milyardan daha fazla yetişkinin fazla kilolu ya da obez olduğu bildirilmiştir.  2035 yılına kadar yaklaşık 3,3 milyar yetişkinin obeziteden etkilenebileceği varsayılıyor. 2020’de yetişkinlerde obezitenin yüzde 42 olduğu belirtilirken, 2035’te ise yüzde 54’ünün obez olacağı tahmin ediliyor” dedi.</p>
<p><b>Obezite çocuk ve gençlerde de artış gösteriyor</b></p>
<p>Obezitenin çocuk ve gençlerde de benzerlik gösterdiğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “5 ila 19 yaş arası gençlerde 1990&#8217;da sadece yüzde 8 olan bu oranın 2022 yılında yüzde 22’ye yükseldiği belirtilirken, 2035 yılında ise yüzde 39&#8217;un üzerine çıkması bekleniyor” diye konuştu.</p>
<p><b>Avrupa’da pek çok hastalığın sebebi obezite</b></p>
<p>Obezitenin önemli sağlık sorunlarına yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, “DSÖ’nün veri tabanına göre; obezite Avrupa’daki yetişkinlerde hipertansiyonun yüzde 55’inin, kalp hastalıklarının yüzde 35’inin, Tip 2 diyabetin yüzde 80’inin sorumlusudur ve bunların her yıl 1 milyondan fazlası ölüm ile sonuçlanmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><b>Avrupa’da ilk sıradayız</b></p>
<p>Türkiye’nin obezite oranı açısından dünyada 17’nci, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “2024 yılına gelindiğinde Türkiye&#8217;de 15 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 32,1&#8217;inin obez, yüzde 34,6&#8217;sının ise fazla kilolu olduğu, toplamda ise bu oranının yüzde 66,7 ye ulaştığını söylemek mümkün.  Türkiye’de obeziteye ilişkin hastalıklardan olan diyabet, koroner kalp hastalığı, felç ve kanserden 2,4 milyon kişinin etkilendiği DSÖ-2024 raporunda belirtilmiştir” dedi.</p>
<p><b>Obezite hastalık riskini artırır, yaşam kalitesini olumsuz etkiler</b></p>
<p>Obezitenin birçok sağlık sorununa neden olduğunu veya var olan sorunları şiddetlendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Obezite, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, inme (felç), bazı kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları, eklem ve kemik hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, depresyon, kısırlık, cinsel işlev bozuklukları, cilt hastalıkları gibi hastalıkların riskini arttırır. Obezite ayrıca yaşam kalitesini ve süresini de olumsuz etkiler” uyarısında bulundu.</p>
<p><b>Obezitede altta yatan faktör tedavi edilmeli</b></p>
<p>Obezitenin sedanter yaşam tarzı ve aşırı besin alımını destekleyen sosyo-kültürel çevrede geliştiğini kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Enerji alımının artması ve enerji harcanmasının azalması ile dokularda yağ birikimi olur. Fakat sadece beslenme durumu düzeltilerek obezite tedavisi mümkün değildir. Obezitenin nedenleri genetik faktörler, hormonal nedenler, bazı hastalıklar, çeşitli ilaçların kullanımı, uyku bozuklukları (vardiyalı çalışma), çevresel, psikolojik, sosyo-ekonomik faktörler, iklim değişikliği şeklinde sayılabilir. Öncelikle obeziteye neden olan altta yatan faktörün tedavi edilmesi gereklidir. Obeziteye neden olan pek çok faktörün varlığından dolayı obezitenin tedavisi de oldukça zordur” diye konuştu.</p>
<p><b>Obeziteyle mücadele çok yönlü olmalı</b></p>
<p>Obeziteyle mücadelenin çok yönlü olması gerektiğini belirtenProf. Dr. M. Emel Alphan, “Obezitenin önlenebilmesi için bireylerin, bireyleri oluşturan ailenin ve dolayısıyla bütün toplumun sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak hareketli olması için bilinçlendirilmesi, eğitilmesi ve hem sağlıklı beslenmenin hem de hareketli olmanın davranış biçimine dönüştürülmesi gerekir. Bunu başarmak çok zordur. Bütün toplumlarda obezite ile mücadele programları vardır ama obezite ile ilgili belirlenen hedefe ulaşmanın gerçekten çok zor olduğu hemen hemen bütün toplumlarda giderek artan obezite prevalansından anlaşılmaktadır. Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı Yetişkin ve Çocukluk Çağı Obezitesinin Önlenmesi ve Fiziksel Aktivite Eylem Planları yapılıp raporlar yayınlanmaktadır” dedi.</p>
<p><b>Obezitede tedavi yöntemi: Beslenme ve hayat tarzı değişikliği </b></p>
<p>Obezitede tedavi yönteminin sağlıklı beslenme ve hayat tarzı değişikliği olduğunu kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Aslında obezitedeki birinci tedavi yöntemi de bu raporlardan anlaşılacağı üzere, sağlıklı beslenme ve fiziksel olarak aktif olmayı da içeren hayat tarzı değişikliğidir” dedi.</p>
<p><b>Sağlıklı beslenme modeli hayata geçirilmeli</b></p>
<p>Sağlıklı beslenmenin tarifini yapan Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Sağlıklı beslenme az yağlı süt ve ürünleri, yağsız et, balık, tavuk, yumurta ile kurubaklagiller ve az miktarlarda kabuklu kuruyemişleri de içeren, rafine olmayan tam tahıllardan ve günde 5-10 porsiyon sebze ve meyveden oluşan bir beslenme modelidir. Doymuş yağ ve trans yağ içermeyen, az miktarda bitkisel sıvı yağ (zeytinyağı ve diğer bitkisel yağların karışımı) kullanılarak yemeklerin yapılması, şeker ve şekerli besinler ile içeceklerin minimum düzeyde alınması ve su tüketiminin arttırılması da enerji dengesi ve obeziteye bağlı hastalık risklerini en aza indiren bir yaklaşım olacaktır. Bu tarz beslenme modelleri, tüm dünyada sağlıklı olduğu kabul edilmiş olan Akdeniz diyeti, DASH diyeti ile vejetaryen beslenmedir” diye konuştu.</p>
<p><b>Popüler diyetlere dikkat!</b></p>
<p>Popüler diyetlerin risklerine dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı: “Zayıflamak amacıyla aralıklı açlık diyetleri, ketojenik diyet, kan grubu diyetleri, alkali diyet veya tek besin diyetleri gibi popüler diyetlere yönelmek kısa vadede zayıflamayı sağlasa da bu tür diyetlerin uzun vadede uygulanabilirliği ve ömür boyu sürdürülebilir olması mümkün olmadığı gibi bazı hastalıkların oluşturma riskini arttırdıkları da bir gerçektir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenme-ve-fiziksel-aktivite-obezitenin-ilaci-oluyor-461688">Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite obezitenin ilacı oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer Hastalığının Tedavisi İçin Heyecan Yaratan Çalışma: Gen, Yenilikçi İlacı Sul-238&#8217;in Faz 1 Çalışmasını Başlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaliginin-tedavisi-icin-heyecan-yaratan-calisma-gen-yenilikci-ilaci-sul-238in-faz-1-calismasini-baslatti-443652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Feb 2024 21:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[başlattı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmasını]]></category>
		<category><![CDATA[faz]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[heyecan]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[sulin]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaratan]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443652</guid>

					<description><![CDATA[<p>GEN, Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanılması hedeflenen yenilikçi araştırma ilacı SUL-238'in sağlıklı gönüllülerle yapılan Faz 1 klinik çalışmasına başlandığını bildirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaliginin-tedavisi-icin-heyecan-yaratan-calisma-gen-yenilikci-ilaci-sul-238in-faz-1-calismasini-baslatti-443652">Alzheimer Hastalığının Tedavisi İçin Heyecan Yaratan Çalışma: Gen, Yenilikçi İlacı Sul-238&#8217;in Faz 1 Çalışmasını Başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>GEN, Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanılması hedeflenen yenilikçi araştırma ilacı SUL-238&#8217;in sağlıklı gönüllülerle yapılan Faz 1 klinik çalışmasına başlandığını bildirdi.</p>
<p>Türkiye’nin önde gelen ilaç firmalarından biri olan GEN, sınıfının ilk üyesi yenilikçi araştırma ilacı SUL-238&#8217;in sağlıklı gönüllülerde yürütülecek Faz 1 klinik araştırmasına başladı. 2021 yılında, Hollanda merkezli biyoteknoloji şirketi Sulfateq BV iş birliğinde çalışmalarına başlayan GEN, Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanılması hedeflenen SUL-38 ilacının ilk dozunun 19 Şubat 2024 tarihinde uygulandığını duyurdu.</p>
<p><strong>İLAÇ, GEN LABORATUVARLARINDA ÜRETİLİYOR</strong></p>
<p>SUL-238’in Faz 1 klinik araştırmasında kullanılacak araştırma ürünlerinin formülasyon ve AR-GE stabilite çalışmaları GEN’in Ar-Ge laboratuvarlarında gerçekleştirildi ve bu araştırmada kullanılacak klinik araştırma ürünleri GEN’in üretim tesislerinde üretildi. </p>
<p><strong>ABİDİN GÜLMÜŞ: SUL-238’İ GELİŞTİRME YOLCULUĞUMUZUN BİR SONRAKİ ADIMINA GEÇTİK</strong></p>
<p>Alzheimer hastalığının tedavisine yönelik önemli bir çalışmaya imza atmanın heyecanını ve gururunu yaşadıklarını belirten GEN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür’ü Abidin Gülmüş, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Türkiye ilaç endüstrisinin dinamik bir oyuncusu olarak, inovasyon ve küresel büyüme stratejilerimiz doğrultusunda, Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklara çözüm sunmak için yeni bir oral tedavi olan SUL-238&#8217;i geliştirme yolculuğumuzun bir sonraki adımına ulaşmaktan dolayı heyecan duyuyoruz. Yürüttüğümüz bu özel çalışmanın, ülkemize ve insanlığa fayda sağlayacak önemli bir adım olduğunu biliyor ve bu sorumluluk bilinci ile çalışmaya devam ediyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>DR. NADİR ULU: BU AŞAMA, SUL-238 GELİŞTİRME PROGRAMI ADINA ÖNEMLİ BİR KİLOMETRE TAŞIDIR</strong>                                                                        </p>
<p>GEN Ar-Ge ve Klinik Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Nadir Ulu ise, şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>&#8220;GN-001 çalışmamızda ilk sağlıklı gönüllüye ilk ilaç dozunun uygulandığını duyurmaktan gurur duyuyoruz. Bu hem GEN ve Sulfateq ekipleri hem de Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklarda SUL-238 geliştirme programı adına önemli bir kilometre taşıdır. Nörodejeneratif hastalıkları olan bireyler için potansiyel bir tedavi seçeneği olarak SUL-238&#8217;i geliştirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz. Sağlıklı gönüllülerden ve klinik araştırmamızda görev alan araştırmacılardan aldığımız destekten ötürü minnettarız.&#8221;</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaliginin-tedavisi-icin-heyecan-yaratan-calisma-gen-yenilikci-ilaci-sul-238in-faz-1-calismasini-baslatti-443652">Alzheimer Hastalığının Tedavisi İçin Heyecan Yaratan Çalışma: Gen, Yenilikçi İlacı Sul-238&#8217;in Faz 1 Çalışmasını Başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalnızlığın ilacı dijital detoks!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalnizligin-ilaci-dijital-detoks-427036</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 08:54:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[detoks]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlığın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427036</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yalnızlığın ‘hoş olmayan öznel psikolojik durum’ olarak tanımlandığını dile getiren uzmanlar, literatürde de duygusal, toplumsal, kronik, geçici ve kültürel gibi tiplerinin tanımlandığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizligin-ilaci-dijital-detoks-427036">Yalnızlığın ilacı dijital detoks!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Yalnızlığın ilacı dijital detoks!</strong></p>
<p><strong>Yalnızlık, duygusallığın ve samimiyetin olmamasına gösterilen bir tepki mi?</strong></p>
<p><strong>Psikolojik hastalıkların bazıları yalnızlarda daha fazla görülüyor</strong></p>
<p><strong>Yalnızlığın ‘hoş olmayan öznel psikolojik durum’ olarak tanımlandığını dile getiren uzmanlar, literatürde de duygusal, toplumsal, kronik, geçici ve kültürel gibi tiplerinin tanımlandığını söylüyor. Depresyon, anksiyete bozuklukları gibi psikolojik hastalıkların yalnızlarda daha fazla olduğunu kaydeden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Elimizdeki teknolojik dünya ile kurulan ilişkinin bizi yalnızlaştırdığı bu çağda dijital detoks yapılmasında, sosyal gruplara dahil olunmasında çok fayda var.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, yalnızlığa ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Yalnızlık, kişinin ihtiyaç duyduğu sosyal ilişkilerinin yetersiz olmasına tepki</strong></p>
<p>Yalnızlığın Peplau ve Perlman tarafından ‘hoş olmayan öznel psikolojik durum’ olarak tanımlandığını kaydeden Prof. Dr. Eryılmaz, “Weiss tarafından yalnızlık, kişinin ihtiyaç duyduğu sosyal ilişkilerinin yetersiz olmasına veya var olan sosyal ilişkilerinde kişinin arzu ettiği yakınlığın, duygusallığın ve samimiyetin olmamasına gösterilen bir tepki olarak ifade ediliyor.” dedi.</p>
<p>Literatürde duygusal, toplumsal, kronik, geçici ve kültürel gibi yalnızlık tiplerinin tanımlandığını dile getiren Prof. Dr. Eryılmaz, “Bir kısım sosyologlar yalnızlığı kötü yalnızlık ya da tek başınalık gibi bir ayrı kategoriden bahseder. Yalnızlığın tek başınalık gibi tercih edilmeyen ve yıkıcı sonuçları olabilen bu halinin hem biyolojik hem de ciddi psikolojik yan etkileri olacaktır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Depresyon ve anksiyete bozuklukları da görülüyor</strong></p>
<p>Yapılan çalışmalarda depresyon, anksiyete bozuklukları gibi psikolojik hastalıkların yalnızlarda daha fazla olduğu hatta bazı kanser türlerinin de bu grupta daha fazla görüldüğünün bildirildiğini vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yapılan bir hayvan deneyinde farenin sosyal ortamdaki beyin incelmeleri ile izole tutulduktan sonraki beyin incelemeleri arasında ciddi fark vardır. Sosyal izolasyondaki fare beyninde sinir zarlarında olgunlaşma sürecinde bozulma ortaya çıkmıştır.</p>
<p><strong>Dijital detoks…</strong></p>
<p>Bu nedenle yalnızlık sadece bireysel değil bu dijital çağda toplumsal bir sorun olarak görülmelidir. Elimizdeki teknolojik dünya ile kurulan ilişkinin bizi yalnızlaştırdığı bu çağda dijital detoks yapılmasında, sosyal gruplara dahil olunmasında çok fayda var.”</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizligin-ilaci-dijital-detoks-427036">Yalnızlığın ilacı dijital detoks!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Otizmin İlacı Sevgidir, Çocuklarımız Asla Yalnız Değiller&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otizmin-ilaci-sevgidir-cocuklarimiz-asla-yalniz-degiller-364530</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Apr 2023 12:14:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[asla]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarımız]]></category>
		<category><![CDATA[değiller]]></category>
		<category><![CDATA[ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[otizmin]]></category>
		<category><![CDATA[sevgidir]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, eşi Türkan Sezer ve kızı İpek Sezer ile birlikte Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşe katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmin-ilaci-sevgidir-cocuklarimiz-asla-yalniz-degiller-364530">&#8220;Otizmin İlacı Sevgidir, Çocuklarımız Asla Yalnız Değiller&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, eşi Türkan Sezer ve kızı İpek Sezer ile birlikte Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşe katıldı.</p>
<p>Gölcük’te otizm dernekleri, otizm konusunda farkındalık oluşturmak adına yürüyüş düzenledi. Otizm Farkındalık Günü vesilesiyle, Asla Yalnız Değilsiniz Gölcük Otizm Derneği tarafından düzenlenen yürüyüşe, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, eşi Türkan Sezer, kızı İpek Sezer, otizmli çocuklar, aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kavaklı Kongre Sarayı’ndan başlayan farkındalık yürüyüşüne katılanlar, Gölcük Belediyesi Çocuk Mehter Takımı eşliğinde Anıtpark’a kadar yürüdü. Başkan Sezer, yürüyüşte otizmli çocuk ve bireylerle yakından ilgilendi.</p>
<p><b>“ÇOCUKLARIMIZIN HER ZAMAN YANLARINDA OLACAĞIZ”</b></p>
<p>Yürüyüş sonrasında Anıtpark’ta otizmli aileler ve vatandaşlara seslenen Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Kısa bir süre önce kurulan ve otizmli çocuklarımız için çok kıymetli çalışmalar gerçekleştiren, Dernek Başkanı Sayın Kerim Özdemir ve yönetimini tebrik ediyor, katılımları için ailelere ve çocuklarımıza teşekkür ediyorum. Biliyoruz ki; Otizm bir eksiklik değil, farklılıktır! Otizmin farkındayız, çocuklarımızın her zaman yanlarında olacağız” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otizmin-ilaci-sevgidir-cocuklarimiz-asla-yalniz-degiller-364530">&#8220;Otizmin İlacı Sevgidir, Çocuklarımız Asla Yalnız Değiller&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
