<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ikçüde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ikcude/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ikcude</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Jun 2025 08:40:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>ikçüde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ikcude</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kuşaklar Kültürel Mirasın İzini İKÇÜ&#8217;de Sürdü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kusaklar-kulturel-mirasin-izini-ikcude-surdu-543107</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Jun 2025 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ikçüde]]></category>
		<category><![CDATA[izini]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[kuşaklar]]></category>
		<category><![CDATA[mirasın]]></category>
		<category><![CDATA[sürdü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543107</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Bilim İletişim Ofisince  “Kültürel Mirasın İzinde”  başlıklı söyleşi programı düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kusaklar-kulturel-mirasin-izini-ikcude-surdu-543107">Kuşaklar Kültürel Mirasın İzini İKÇÜ&#8217;de Sürdü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Bilim İletişim Ofisince  “Kültürel Mirasın İzinde”  başlıklı söyleşi programı düzenlendi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin “Türk Kültürü ve Özellikleri” başlığıyla konuk edildiği söyleşinin moderatörlüğünü Rektör Yardımcısı ve  Bilim İletişim Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Yasin Bulduklu üstlenirken Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden Arş. Gör. Asuman Baş, “Kültürel Miras’ın İzinde Moğolistan&#8217;daki Göktürk İzleri” başlıklı bir sunum yaptı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Genç Yeşilay İKÇÜ’nün davetlisi olarak kampüste ağırlanan Selahaddin Eyyubi İmam Hatip Ortaokulu, Sezai Karakoç Anadolu Lisesi, Güzeltepe Ortaokulu, Mehmet Hikmet Kaşerci Ortaokulu ve Cemil Atlas Ortaokulunda eğitim alan öğrenciler ve öğretmenlerinin misafir edildiği söyleşiyi, Rektör Yardımcıları Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli, Genç Yeşilay İKÇÜ Akademik Danışmanı Dr.Öğr.Üyesi Feyza Dereli, Yeşilay İl Yönetim Kurulu üyesi Giray Kırım, Topluluk Başkanı Elanur Sarıkaya, İKÇÜ Bilim İletişim Ofisi Sorumluları Öğr. Gör. Fatma Değirmenci, Uğur Ekenoğlu, akademik ve idari personel takip etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Çatışmalar, Aile İlişkilerine Atfedilen Değerin Yok Edilmesi Amaçlı</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Söyleşide gençlere seslenen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, toplumların geleceğinin eğitim kurumlarında inşa edildiğini aktardığı konuşmasında, öğretmen, öğrenci ve aile iş birliğinin bu yapının olmazsa olmazı olduğunu kaydetti. Kadim medeniyetimizde aile değerlerinin ayakta tutulması, çocukların daha iyi yetiştirilmesi ve eşler arasında iyi iletişimin kurulması adına birçok unsurun yer aldığını aktaran Prof. Dr. Köse, “Aile küçük bir devlet, devlet büyük bir ailedir. Devlet de o milletin büyük ailesidir. Devlet ve toplumun yapı taşları aileden oluşur. Ailede yer alan akrabalık kavramlarını topluma taşıyan, hiç tanımadığınız kişilere ana, baba, teyze, amca, dayı diye hitap edebilen köklü bir yapıya sahibiz. Ortak kültüre, tarihe, değerlere sahip olan bu değerlere sahip çıkan milletleri hiç bir güç yıkamaz. Aynı şekilde ailenin de ortak bağları, duygusal alışverişi ne kadar güçlü ise o kadar dayanıklı olur. Aile kavramı üzerinden oluşturulan problemler toplumun temel yapısına zarar vermektedir. Son dönemlerde özgürlük ve bireysellik kisvesi altında yaratılan çatışmalar maalesef aile ilişkilerine atfedilen değerin yok edilmesi amaçlıdır. Popüler kültür, teknoloji ve sosyal medyanın da etkisiyle yalnızlaşan, yabancılaşan ve kimlik arayışına giren çocuklarımızı bu sarmaldan ancak aile içindeki o sevgi, şefkat dolu muhabbet ortamı kurtarır” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Batı’nın Uyguladığı Tehlikeli Bir Politikanın Parçası</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Güçlü geleceğin anahtarının ailelerde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Köse, aile ile gençler arasındaki kuşaklararası iletişim çatışmasının sevgiye dayalı dayanışma ağlarının kurulmasıyla sona erdirileceğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Köse, “Günümüz dünyasında özellikle bireysel özgürlükler, haklar birey olma gibi birtakım kavramlar üzerinden anne babalarla ilişkilerin biraz daha sınırlı olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Ailenin değersizleştirilmesi, büyüklerinden uzak, kültürel değerlerinden, gelenek ve göreneklerin koparılmış nesillerin yetiştirilmesi Batı’nın tüm dünyada uyguladığı tehlikeli bir politikanın parçasıdır. Anneniz ve babanız sizin geçtiğiniz yollardan çoktan geçmişler. Bilgileri var, birikimleri var, donanımları var, tecrübeleri var. Aslında onları size aktarmak isterler. Sizleri dinlerken dinlenilmek de isterler. İşte karşılıklı olarak geliştirilecek anlayış , saygı ve hoşgörü sayesinde tüm sorunların üstesinden gelinebilir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Doğru Yaklaşımla Tehlikelerden Asgari Şekilde Etkileniriz</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Aile içinde kurulamayan sağlıklı ilişkilerin bireyleri dışarıdaki zararlı kaynaklara yönelttiğini söyleyen Prof. Dr. Köse, sevgi ortamında büyüyen nesillerin toplumları ileri taşıyacağını vurguladı. Rektör Prof. Dr. Köse, “Sevgi, güven ve bağlanma yaratılış gerçekliğine bağlı bir ihtiyaçtır. Bunu aile içinde anne-babadan karşılayamayan çocukların buldukları insanlara kaymaları o yoksunluğun doğal bir sonucudur. Araştırmalar, sevgi, ilgi, güven içinde büyüyen çocukların daha zeki, daha sağlıklı, daha başarılı ve stresle başa çıkmada daha becerili olduğunu ortaya koymuştur. Sevgisi ve ilgiden mahrum büyüyen çocukların ise sinirli, dikkat sorunu bulunan, korkak ve endişeli, hemen panikleyen, hastalıklı ve hiperaktif yetişkinler olarak öne çıktıkları belirlenmiştir. Çocuğun hayat boyu kullanacağı ve kendisinden sonraki kuşaklara da transfer edeceği özellikler aileden geçer. Bu doğrultuda konuya geniş perspektiften bakarsak geleceğimizin teminatı olan nesillerimize doğru yaklaşımlarla ulaşırsak çağın tehlikelerinden asgari şekilde etkileniriz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Moğolistan Türk Tarihinin Başlangıç Noktası</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>İKÇÜ’nün Moğolistan coğrafyasında izini sürdüğü Türk Devletlerinin araştırma ekibinde yer alan Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden Arş. Gör. Asuman Baş, çocukların ve gençlerin ilgi düzeyleri doğrultusunda kendilerini geliştirebilecekleri alanların oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Baş, “ Gençlerimizi, sporla, bilimle, kültürle, sanatla, edebiyatla ilgilenmelerini sağlayarak; ilgi alanlarına, meraklarına göre farklı uzmanlıklara yönlendirerek birçok olumsuzluktan etkilenmeyeceklerini düşünüyorum. Bu anlamda özellikle sporun, sanatın ve edebiyatın çok önemli bir uğraş olduğunu düşünüyoruz. İKÇÜ bünyesinde yer alan genç bir araştırmacı olarak yaklaşık 7 yıldır Moğolistan&#8217;da yürütülen Türk tarihi araştırmalarına katılma şansım oldu. Dekanımız Prof. Dr. Şaban Doğan başkanlığında Moğol coğrafyasında yürütülen arkeolojik incelemelere kimi zaman üniversite iş birlikleri ile kimi zaman ortak kazı ve yüzey araştırmaları ile iştirak ediyoruz. Moğolistan Türk tarihinin başlangıç noktası. MEB müfredatında da yer verilen İslamiyet öncesi Türk tarihine dair buradaki eserleri biliyor olmak bir vatandaşlık görevi. Oradaki eserler kitabelerle sınırlı değil. Orada derin bir Türk sanatı anlayışını, şehircilik anlayışını görmekteyiz” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Türk Eserleri Haksız Eleştiriye Maruz Kalıyor</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Sunumunda henüz müfredata yansımayan bilim çevrelerinin bildiği yüzey çalışmalarından elde edilen fotoğrafları paylaşan Arş. Gör. Baş, “Bu keşiflerdeki yazıtlar sadece  dil, tarih için değil aynı zamanda Türklerin müzikle meşgul olduğunu erken Türk tarihinde, müziğin Türkler tarafından bir etkinlik aracı olduğunu görüyoruz.  Biz bu keşifler sayesinde Türklerin sadece savaşla ilgilenmediğini, aynı zamanda sanat icra ettiklerini de ortaya koyduk” şeklinde konuştu. Sosyal medyada  7 ve 8. yüzyıldaki Roma-Bizans eserleriyle Türk eserlerinin kıyaslanarak haksız eleştiriye maruz kaldığına dikkat çeken Arş. Gör. Baş,”Biz hocalarımızla Moğolistan&#8217;da vakit geçirdik. Moğolistan’da yaşayınca şartlarını anlayabileceğiniz bir yer. Orada bu eserleri ortaya koyabilmek, icra edebilmek büyük önem taşıyor. Çünkü hiçbir şey yok. Malzemeniz yok. Koşullar çok çetin. Bulduğunuz herhangi bir taşı dönüştürebilmek oradaki koşullar için büyük bir zanaatkârlık istiyor. Batıdaki gibi Roma&#8217;daki gibi bir sanat eseri ortaya koyabileceğiniz malzeme söz konusu değil zaten bu topraklarda. O yüzden bu eserlerin hepsi çok kıymetli. Türkler malzeme olduğunda bunu işlemek konusunda da çok becerikliler, hamaratlar” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Vatandaşlık Görevi Görerek Orada Yer Alıyoruz</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Genç bir araştırmacı olarak Türk tarihine sahip çıkılmasını bir vatandaşlık görevi olarak gördüğünü vurgulayan Arş. Gör. Asuman Baş, “Türkler mevcut imkanlarıyla hem madenini çok iyi işlemişler hem de bunlardan bazı sanat eserleri yaratmışlar. Moğolistan&#8217;da 7 yıldır yürüttüğümüz çalışmaların en önemli verisi Orhun Yazıtlarında bahsi geçen Togubalık kazısıydı. Arkeoloji Bölümü, Coğrafya Bölümü, Türk Dil ve Edebiyatı Bölümü, aynı zamanda Medya İletişim Bölümü de çalışmalara dahil olmuş durumda. Bölgede olmak sadece bizim yürüttüğümüz çalışmalar açısından önemli değil, başkalarının yaptığı çalışmaları takip edebilmek açısından da önemli. Ama akademik disiplinin, uzmanlık alanının yanında bunu bir milli görev bir vatandaşlık görevi görerek orada yer alıyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
</div>
<div> </div>
<div> </div>
<div> </div>
<div> </div></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kusaklar-kulturel-mirasin-izini-ikcude-surdu-543107">Kuşaklar Kültürel Mirasın İzini İKÇÜ&#8217;de Sürdü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege&#8217;nin Yabancı Dilde Eğitim Veren İlk Hukuk Fakültesi İKÇÜ&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egenin-yabanci-dilde-egitim-veren-ilk-hukuk-fakultesi-ikcude-384271</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 12:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dilde]]></category>
		<category><![CDATA[egenin]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[ikçüde]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384271</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin İngilizce eğitim veren dördüncü, Ege Bölgesi’nin de yabancı dilde eğitim veren ilk hukuk fakültesi olma özelliğini taşıyan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Hukuk Fakültesi, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında lisans düzeyinde ilk öğrencilerini almaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egenin-yabanci-dilde-egitim-veren-ilk-hukuk-fakultesi-ikcude-384271">Ege&#8217;nin Yabancı Dilde Eğitim Veren İlk Hukuk Fakültesi İKÇÜ&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin İngilizce eğitim veren dördüncü, Ege Bölgesi’nin de yabancı dilde eğitim veren ilk hukuk fakültesi olma özelliğini taşıyan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Hukuk Fakültesi, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında lisans düzeyinde ilk öğrencilerini almaya hazırlanıyor.</p>
<p><b>Ezberci Değil, Analitik Bir Eğitim</b></p>
<p> İlk yıl 60 kişilik kontenjan ile adayların karşısına çıkacak İKÇÜ Hukuk Fakültesi olarak uluslararasılaşmanın önem kazandığı yeni dünyada, hukuk alanında yenilikçi yaklaşımlar sunmayı hedeflediklerini kaydeden Dekan Prof. Dr. Kerem Batır, çağın beklentilerine cevap veren bir hukuk eğitimi vereceklerini aktardı.  Prof. Dr. Batır, “Öğrencilerimizin hem ana dillerinde hem de İngilizce ile kendilerini ifade edebilmeleri ve meslekte yeterli olabilmeleri için nitelikli ve çağın beklentilerine cevap veren bir hukuk eğitimi vereceğiz. Ezberci değil, analitik bir eğitim vereceğiz. Küresel vizyona sahip, teknolojik gelişmelere açık, çağın gerekliliklerini takip edebilir bir eğitim almak istiyorlarsa gençlerimizi fakültemize bekliyoruz” dedi.</p>
<p><b>İKÇÜ’den Donanımlı Uluslararası Hukukçu Profili</b></p>
<p>İlk öğrenciler ile buluşacak olmanın heyecanını yaşadıklarını belirten Dekan Prof. Dr. Kerem Batır, hedeflerine uluslararasılaşmayı koyan İKÇÜ’de, uluslararası hukuktan ve diğer ülkelerin yargı sistemlerinden haberdar olan, sorun oluşmadan çözmeye odaklı bir hukukçu profili yetiştireceklerini ifade etti. Prof. Dr. Batır, “Küreselleşen dünyada hukukçuların artık kendi iç hukuklarını bilmeleri yetmiyor, dünyayı takip edip uluslararası anlamda geçerli kuralları ve normları da bilmeleri gerekiyor. Bizim ilk hedefimiz çağı doğru okuyan ve çağın gerektirdiği donanıma sahip hukukçular yetiştirmek. Bu çerçevede, Erasmus anlaşmaları ile öğrencilerin eğitimlerinin bir dönemini yurtdışında geçirmelerini sağlayacak çalışmalar da yürütüyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>Kadromuz Pek Çok Köklü Fakültenin Önünde</b></p>
<p>Yeni kurulan bir fakülte olarak genç ve dinamik bir akademik kadroya sahip olduklarını kaydeden Prof. Dr. Batır, İngilizce ve Türkçe temel eğitimin yanında öğrencilerinin talepleri doğrultusunda; seçmeli ders olarak Hukuk Almancası, Hukuk İngilizcesi, Hukuk Fransızcası, Hukuk İspanyolcası derslerinin de eklenebileceğini söyledi. Prof. Dr. Batır, “ABD’de ve Fransa’da yüksek lisans ve doktora yapan, Almanya’da eğitim alan akademisyenlerden oluşan bir kadroya sahibiz. Her yıl kadromuza yapacağımız yeni takviyelerle çok daha geniş bir ekibe sahip olacağız. Yeni kurulan bir fakülte olmamıza rağmen kadromuz şu anda bile pek çok köklü fakültenin üstündedir” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>Çağın Gerektirdiği Donanıma Sahip Hukukçular</b></p>
<p>Yapay zekâ tabanlı uygulamaların kısa vadede hayatın her alanına girmesinin en fazla hukuk alanını etkileyeceğine dair araştırmaların yayımlandığına işaret eden Dekan Prof. Dr. Batır, çağı doğru okumanın gerekliliğine değinerek yeni dünyada hukukçuların görevinin bilgiyi ezberlemek değil, analiz etmek olacağının altını çizdi. “Hukukçu biraz da veri analizi yapan kişi haline dönüşecek. Ona gelen her türlü bilginin doğruluğunu, nerede neyi kullanması gerektiğini analiz etmesi gerekecek.  Öğrencilerimize analitik düşünme becerisini kazandırmak için disiplinlerarası bir müfredat, yan dalda eğitim, sektör temsilcileri ile buluşturacak etkinlikler gibi bir yelpazeyi eğitim sürecimize dâhil edeceğiz” dedi.</p>
<p><b>Uluslararası Hukuka Hâkim Büro Sayısı Çok Az</b></p>
<p>Türkiye’nin son dönemlerdeki uluslararasılaşma politikaları ile dünya üzerinde farklı bir şekilde konumlanmasından doğan imkânlar ve kabiliyetlerin ortaya çıktığını belirten Dekan Prof. Dr. Batır, ülkemizin batıya açılan penceresi, tarih boyunca bir ihracat, ticaret ve turizm merkezi olan İzmir’de, deniz hukuku ve deniz ticaret hukuku konularını önceleyen bir eğitim anlayışını yerleştirmeyi planladıklarını aktardı.</p>
<p>Dekan Prof. Dr. Kerem Batır, “İzmir’de ihracatçılarımıza yönelik, uluslararası hukuka hâkim bir yaklaşımla hizmet veren büro sayısı çok az sayıda ve bu konuda büyük bir açığımız var. İhracatçımız uluslararası alanda ticaret yapmak istiyor ama kendisini koruyacak sözleşmelerden mahrum, çünkü hukuk hizmeti aldığı avukatların böyle bir becerisi yok. Biz İKÇÜ Hukuk Fakültesi olarak bu açığı kapatmak ve ülkemizin politikalarını hukuki yaklaşımlarla destekleyecek bir bakış açısını yerleşik kılmak istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egenin-yabanci-dilde-egitim-veren-ilk-hukuk-fakultesi-ikcude-384271">Ege&#8217;nin Yabancı Dilde Eğitim Veren İlk Hukuk Fakültesi İKÇÜ&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası DRD 2023 Sempozyumu İKÇÜ&#8217;de Yapılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-drd-2023-sempozyumu-ikcude-yapiliyor-372339</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 11:16:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[drd]]></category>
		<category><![CDATA[ikçüde]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yapılıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372339</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Eczacılık Fakültesi ve İlaç Araştırmacıları ve Uygulayıcıları Derneği tarafından düzenlenen “Uluslararası Multidisipliner İlaç Araştırma ve Geliştirme Sempozyumu 2023" Çiğli Yerleşkesinde başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-drd-2023-sempozyumu-ikcude-yapiliyor-372339">Uluslararası DRD 2023 Sempozyumu İKÇÜ&#8217;de Yapılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Eczacılık Fakültesi ve İlaç Araştırmacıları ve Uygulayıcıları Derneği tarafından düzenlenen “Uluslararası Multidisipliner İlaç Araştırma ve Geliştirme Sempozyumu 2023&#8243; Çiğli Yerleşkesinde başladı.</p>
<p>İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mutlu Aytemir’in ev sahipliğinde, eczacılık fakültelerinden gelen akademisyenleri, ulusal ve uluslararası araştırmacıları ve ilaç endüstrisi profesyonellerini bir araya getiren  “International Multidisciplinary Symposium on Drug Research and Development (DRD) 2023’ün açılış programında, İzmir Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, İKÇÜ Rektörü ve Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı, İlaç Araştırmacıları ve Uygulayıcıları Derneği-ILARUD Başkanı ve Sempozyum Eş Başkanı Prof. Dr. Gülberk Uçar, Veni Vita Health Genel Müdürü Dr. Beril Koparal Ergün ile 700&#8217;ün üzerinde konuk katılımcı yer aldı.</p>
<p><b>Birinci Basamak Sağlık Hizmetinin Vazgeçilmezi</b></p>
<p>Açılışta konuşan İzmir Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, birinci basamak sağlık hizmetinin vazgeçilmez bir parçası olan eczanelerin kolay ulaşılabilir olmasının yanında eczacıların bilimsel donanımları, mesleki tecrübeleri sayesinde toplum sağlığının korunmasına, iyileştirilmesine ve devlet ekonomisine sağladığı katkılara değindi. “Eczacınızın ilacın akılcı ve güvenli kullanımı, halkın bilinçli ilaç kullanması noktasındaki yaklaşımı maliyetleri de azaltmaktadır. Özellikle Anadolu’da vatandaşlarımızın sağlık sorunlarında ilk koştuğu yerler eczanelerdir. Eczacının görevi ilaç ile sınırlı kalmaz, aynı zamanda hasta odaklı yaklaşımlarıyla bireylere rehberlik de ederler. Bir nevi tıbbi danışman olurlar. Bilimsel gelişmelerin ışığında araştırmacılarımızın yetkinlikleriyle ilaçta dışa bağımlılığı azaltan ilaç sektörümüzü de tebrik ediyorum. Sektörün değerli temsilcilerini ve araştırmacılarını İzmir’imizde bir araya getiren bu önemli bilimsel buluşmaya ev sahipliği yapan İKÇÜ’ye Rektör Prof. Dr. Saffet Köse nezdinde şükranlarımı sunuyorum. İlk mezunlarını bu yıl verecek İKÇÜ Eczacılık Fakültesini, dekanımızı ve değerli öğrencilerini de şimdiden tebrik ediyor, başarılar diliyorum” dedi.</p>
<p><b>İlaç Sanayiinde de Oyun Kurucu Oluyoruz</b></p>
<p>İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, her alanda önemli atılımlar yapan Türkiye’nin ilaç sanayiinde de oyun kurucu olmaya doğru hızla ilerlediğini kaydetti. 2015 yılında 18,08 milyar TL olan Türkiye ilaç pazarının 2021 yılında 64,85 milyar TL’lik satış değerine ulaştığını aktaran Rektör Prof. Dr. Köse: &#8220;2021 yılında bu satış değerinin %88’ini yerli ilaç oluşturmuş.  2019 ve 2021 yıllarında pandeminin etkisine rağmen ilaç ithalat oranları düşmeye devam etmiş. Bu düşüşte yerli aşının kullanılmasının ve ilaç sanayiinde Ar-Ge’ye sağlanan desteğin önemli olduğunun altını çizmek isterim. TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü’nün bu yıl açılmış olması da ilaç sanayiinde dışa bağımlılığı önümüzdeki süreçte azaltacaktır. İlaç geliştirme uzun ve karmaşık bir süreç ve çok paydaşlı olarak yürütülmesi gerekiyor. Multidisipliner bir bakışa ihtiyaç var ve bizim akademinin tüm alanlarında birlikte iş yapabilme kültürünü içselleştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p><b>Önemli Bilimsel Konular Tartışılacak</b></p>
<p>Ege Bölgesi ve İzmir&#8217;in ikinci eczacılık fakültesi olmalarıyla birlikte ilk mezunlarını verecek genç bir fakülte olduklarını belirten İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Mutlu Aytemir de, kısa sürede ulaştıkları başarılarla devlet üniversiteleri arasında 8’inci sıraya yerleştiklerini kaydetti.  ILARUD ile sektörün önemli dinamiklerini bir araya getiren DRD 2023’ü düzenlemekten duydukları memnuniyeti paylaşan Dekan Prof. Dr. Aytemir, “ Bu toplantı, 38 Eczacılık Fakültesinin desteklediği, farklı disiplinlerdeki araştırmacıları, ilaç endüstrisi ve kamu sektöründe çalışanları bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Dokuz farklı ülkeden 48 konuşmacı ve 8 panelistin yer aldığı buluşmamızda; lisans ve lisansüstü öğrencileri, akademisyenler, ilaç endüstrisi temsilcileri ve kamudan katılımcılar olmak üzere 700&#8217;den fazla konuğu ağırlamaktayız. Sempozyumda 14  bilimsel oturum ve panelin yer aldığı, 117 sözlü ve 130 poster sunumu gerçekleştirilerek en güncel çalışmalar paylaşılacaktır. DRD 2023 bu yıl “Nörodejeneratif Hastalıklar: Tedavide Yeni Gelişmeler&#8221; başlığında nörodejeneratif hastalıklarla ilgili son bilimsel gelişmeleri ve güncel bakış açılarını sunmayı amaçlanmaktadır. Birçok önemli bilimsel konunun tartışılacağı DRD 2023’te İKÇÜ Eczacılık Fakültesi ve İLARUD olarak bu büyük ve harika birlikteliği sağlayabilmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>Sektör İle Eczacılık Fakülteleri Koordinasyonu </b></p>
<p>Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı, İLARUD Başkanı ve Prof. Dr. Gülberk Uçar da dernekleri hakkında bilgi verdiği konuşmasında Türkiye&#8217;deki eczacılık fakülteleri ile koordineli olarak çalıştıklarını söyledi. DRD’lerin temel amacının, ilaç tasarımı, geliştirilmesi ve uygulanması aşamaları dahil olmak üzere en son gelişmeleri gözden geçirmek ve alanda çalışan tüm paydaşları bir araya getirmek olduğunu aktaran Prof. Dr. Uçar, “İKÇÜ bu yıl 40’a kırka yakın eczacılık fakültesinin katkısıyla, 700&#8217;ün üzerinde katılımcıyla DRD 2023&#8217;e ev sahipliği yapıyor. Ülkemizde yaşanan deprem felaketinin getirdiği zor ekonomik koşullara ve moral bunalıma rağmen toplantıyı büyük bir özveriyle gerçekleştiren İKÇÜ Rektörlüğü&#8217;ne, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mutlu Aytemir&#8217;e, sempozyum düzenleme kuruluna ve diğer komite üyelerine en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca sempozyumumuza katılarak bize destek olan tüm katılımcılarımıza, oturum başkanlarımıza, panelistlerimize ve sponsorlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından protokole sunulan plaket takdiminin ardından DRD 2023&#8217;te bilimsel oturumlara geçildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uluslararasi-drd-2023-sempozyumu-ikcude-yapiliyor-372339">Uluslararası DRD 2023 Sempozyumu İKÇÜ&#8217;de Yapılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
