<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ihtiyacımız | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ihtiyacimiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ihtiyacimiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Mar 2026 07:19:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ihtiyacımız | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ihtiyacimiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Başkan Tugay: Ne saraylara ne şatafatlı sofralara ihtiyacımız var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-ne-saraylara-ne-satafatli-sofralara-ihtiyacimiz-var-620584</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 07:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aliağa]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[saraylara]]></category>
		<category><![CDATA[şatafatlı]]></category>
		<category><![CDATA[sofralara]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620584</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu kentin bütününe yaymak için ramazan ayı boyunca kurulan iftar sofraları, bu kez Aliağa'da ilçe sakinlerini buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-ne-saraylara-ne-satafatli-sofralara-ihtiyacimiz-var-620584">Başkan Tugay: Ne saraylara ne şatafatlı sofralara ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu kentin bütününe yaymak için ramazan ayı boyunca kurulan iftar sofraları, bu kez Aliağa&#8217;da ilçe sakinlerini buluşturdu. Demokrasi Meydanı&#8217;ndaki sofrada yurttaşlarla iftar yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Bu mütevazi sofranın etrafında birleşen bu güzel insanlar, bizim gözümüzde her şeyden değerli, asil insanlardır. Bunun için bizim ne saraylara ne lüks otellere ne de şatafatlı sofralara ihtiyacımız var. Bizim ihtiyacımız olan şey işte bu birlik, beraberlik, bu inanmışlık” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Aliağa&#8217;da düzenlenen iftara katıldı. Başkan Tugay, iftar programı öncesi, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile esnafı ziyaret etti. Yurttaşların sorunlarını dinleyen Başkan Tugay, esnaftan alışveriş de yaptı. CHP İlçe Başkanı Barış Eroğlu&#8217;nu da makamında ziyaret eden Başkan Tugay daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Aliağa Demokrasi Meydanı&#8217;nda düzenlenen iftar sofrasında ilçe sakinleri ile buluştu. Duaların okunmasıyla oruçlar açıldı.</p>
<p><strong>Dayanışmanın önemine değindi</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Aliağa&#8217;da gördüğü birlik ve beraberliğin kendisine gurur verdiğini söyledi. Ramazan ayında aynı masanın etrafında iftar yaptıkça, aynı duyguda birleştikçe bu ayın anlamını daha iyi anladıklarını ifade eden Başkan Tugay, “Her birimiz birbirine iyi gözle bakmakla, her bir yurttaşımızın eşitliğine inanarak, hakkına inanarak, onun için gereğini yapmakla mükellefiz. Her birimiz aslında bundan güç alıyoruz ve ne kadar çok birlik beraberlik sağlarsak, sorunlarla, sıkıntılarla baş etme olasılığımız o kadar çok artacak” dedi.</p>
<p>“<strong>Bu güzel şehrin hak ettiği hizmetleri alması için çalışacağız”</strong></p>
<p>Aliağa&#8217;nın emeğin, aydınlığın şehri olduğunu vurgulayan Tugay “Bu güzel şehrin hak ettiği hizmetleri alması için sonuna kadar çalışacağız. Her ne kadar sıkıntılı günler yaşasak da nihayetinde görev süremiz bitmeden önce her bir ilçemizde hem verdiğimiz sözlerin gereğini yerine getireceğiz hem de mahcup olmayacağız” diye konuştu.</p>
<p>“<strong>İhtiyacımız olan şey birlik ve beraberlik”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yurttaşların sıcak ilgisi ve manevi desteği için teşekkür ederek, “Bu mütevazi sofranın etrafında birleşen bu güzel insanlar bizim gözümüzde her şeyden değerli, asil insanlardır. Bunun için bizim ne saraylara ne lüks otellere ne de şatafatlı sofralara ihtiyacımız var. Bizim ihtiyacımız olan şey işte bu birlik, beraberlik. Bu inanmışlık ve o yurttaş bilinciyle herkesin el ele, kol kola, omuz omuza durmasıdır. Tarlalarda çalışan çiftçilerimiz, fabrikalarda çalışan işçilerimiz, sanayide ter döken emekçilerimiz, devlet hizmetinde olan memurlarımız, hizmetini tamamlamış bugün emekliliğini yaşamaya çalışan insanlarımız var. Her birisi için bu mübarek ayın bu güzel sofranın ve birlik beraberliğin yüzü suyu hürmetine Allah&#8217;tan bolluk bereket ve refah diliyorum. Bu mübarek ayda iyi niyetle oruç tutan, ibadet eden, dua eden tüm yurttaşlarımızın Allah katında dileklerinin, dualarının, ibadetlerinin kabul olmasını diliyorum” diye konuştu.  </p>
<p>“<strong>Kendimi her zaman Aliağa&#8217;nın bir parçası olarak gördüm”</strong></p>
<p>CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de İzmir  Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay&#8217;a, bu güzel birlikteliği sağladığı için teşekkür etti. Aliağa&#8217;nın her zaman kendisinin evi olduğunu söyleyen ve ilçeden çıkarak ülkenin farklı alanlarında önemli görevleri üstlenen çok kıymetli insanların olduğunu vurgulayan Güç, “Ben de o evlatlardan biri olmak için nerede görev yaparsam yapayım, kendimi her zaman Aliağa&#8217;nın bir parçası olarak gördüm. Üstlendiğimiz görevler bizim için bir makam ya da unvan meselesi değil, sorumluluk ve hizmet meselesidir. Bu yolda en büyük gücüm sizlerin güveni ve samimi desteğidir. Sizler için her zaman ahlaklı, dürüst ve çalışkan bir anlayışla hareket etmeye çalıştık. Bundan sonra da yine sizler için aynı şekilde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>“Ülkeyi yeniden mutlu ve huzurlu insanlar ülkesi yapacağız”</strong></p>
<p>Halkın her zaman öncelikleri olduğunu vurgulayan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, şunları söyledi: “Zor zamanlardan geçsek de umudumuzu, dayanışmamızı ve birbirimize olan inancımızı asla kaybetmemeliyiz. Biz hep birlikte bu ülkeyi yeniden mutlu ve huzurlu insanlar ülkesi yapacağız. Çünkü biliniz ki bu ülkenin her köşesinde memleketini seven, halkı için çalışan vatansever insanlar var. Birbirimizle kucaklaşarak bunu başaracağız.”</p>
<p>İftar programının ardından bir süre ilçe sakinleri ile sohbet eden, fotoğraf çektiren Başkan Tugay, çocuklara da pamuk şekeri dağıttı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-ne-saraylara-ne-satafatli-sofralara-ihtiyacimiz-var-620584">Başkan Tugay: Ne saraylara ne şatafatlı sofralara ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEMA Vakfı: Sağlıklı kentler için, sağlıklı topraklara ihtiyacımız var!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tema-vakfi-saglikli-kentler-icin-saglikli-topraklara-ihtiyacimiz-var-596815</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:21:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artan]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kentler]]></category>
		<category><![CDATA[kentlerde]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tema]]></category>
		<category><![CDATA[toprağı]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<category><![CDATA[topraklara]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Alan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596815</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, 5 Aralık Dünya Toprak Günü’nde toprağın yaşamımızdaki hayati rolünü hatırlatarak, kentlerde hızla artan betonlaşmanın yol açtığı toprak kaybına dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tema-vakfi-saglikli-kentler-icin-saglikli-topraklara-ihtiyacimiz-var-596815">TEMA Vakfı: Sağlıklı kentler için, sağlıklı topraklara ihtiyacımız var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEMA Vakfı, 5 Aralık Dünya Toprak Günü’nde toprağın yaşamımızdaki hayati rolünü hatırlatarak, kentlerde hızla artan betonlaşmanın yol açtığı toprak kaybına dikkat çekti. Vakıf, bu yıl &#8220;Sağlıklı Kentler İçin Sağlıklı Topraklar&#8221; temasıyla kutlanan özel günde; kentlerde yaşayan insanların, iklim krizi ve artan nüfus sebebiyle toprağın sunduğu yaşamsal hizmetlere her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu vurguladı.</strong></p>
<p>TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, tüm canlıların yaşamı ve sağlıklı kentler için toprağı korumanın her zamankinden önemli olduğunun altını çizerek şu şekilde konuştu:</p>
<p>&#8220;Kırsal alanları hızla yutarak büyüyen kentler toprağı yok ediyor. Oysa iklim krizi ve artan gıda ihtiyacı karşısında kentlerin dayanıklılığı ve refahı, sağlıklı topraklara ve toprağın hayat verdiği yeşil alanlara bağlı.&#8221;</p>
<p><strong>Türkiye’de 35 yılda, İstanbul büyüklüğünde alan kente dönüştü</strong></p>
<p>Hem dünyada hem ülkemizde kent alanları son 35 yılda iki kat arttı. 1990–2018 yılları arasında dünyada yaklaşık bir buçuk Türkiye, Türkiye’de ise yaklaşık bir İstanbul büyüklüğünde yeni kent yapıları inşa edildi. Bu veriler, gezegenimizde her gün 33 bin 170; ülkemizde ise 667 futbol sahası büyüklüğünde toprağın betonla kaplandığı anlamına geliyor.</p>
<p>Kentlerin büyümesinin çoğu zaman verimli tarım alanlarının yok edilmesiyle gerçekleştiğini belirten Deniz Ataç, &#8220;Kişi başına düşen tarım alanı son 30 yılda yüzde 50 azaldı. Ülkemizde hiç tarım alanı kaybı yaşanmasa bile, artan nüfus nedeniyle mevcut tarım alanları 20 yıl sonra yetersiz hale gelme tehlikesi ile karşı karşıya. Tüm bunların yanında iklim krizi sebebiyle azalan yağışlar ve artan kuraklıklar tarımsal üretimi düşürüyor. Bu tabloya baktığımızda daha fazla verimli tarım arazisi kaybetmememiz ve bu alanları başka amaçlar için kullanmamamız gerektiğini açık bir şekilde görüyoruz.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Tarım topraklarımız kayboluyor; gıda güvenliği tehlikede </strong></p>
<p>Plansız kentleşme ve kontrolsüz yapılaşmanın, iklim krizi ile artan sel, taşkın ve aşırı sıcakların etkilerini daha da şiddetlendirdiğini ifade eden Ataç, nüfusun büyük bölümünün kentlerde yaşadığına dikkat çekerek şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Bugün dünya nüfusunun yüzde 58’i, Türkiye’de ise yaklaşık yüzde 80’i kentlerde yaşıyor. Oysa kentlerdeki insanların gıdası betonlaşan şehirlerde değil, kırsaldaki topraklarda üretiliyor. Kentleşme sebebiyle kaybettiğimiz tarım topraklarımızın yanında başta erozyon olmak üzere, yanlış uygulamalar ve yaygınlaşan tarım kimyasalları sebebiyle de tarım topraklarımızın yüzde 30’u üretkenliğini kaybediyor. Her yıl dünyada ortalama 75 milyar ton, Türkiye’de ise 642 milyon ton verimli üst toprağı kaybediyoruz.&#8221;</p>
<p>Ataç, bu gidişatın gelecekte yaratacağı riskleri ise şöyle özetledi:</p>
<p>&#8220;Böyle devam ederse 2050’de dünyadaki tarım topraklarının yüzde 90’ı sağlığını ve verimliliğini kaybedecek. Buna karşılık gıda ihtiyacımız yüzde 50 artacak. Kentte yaşasak bile toprağı korumanın gıdamızın güvencesi olduğunu bilmeliyiz.&#8221;</p>
<p><strong>Türkiye’deki kentsel yeşil alan oranı %1’in altında</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşırı sıcaklıklar her yıl yüz binlerce insanın ölümüne yol açıyor. Kentlerde toprağın hayat verdiği yeşil alanlar ve ağaçlar ise gölge sağlayarak, radyasyonu azaltarak ve havayı nemlendirerek sıcaklıkları birkaç derece düşürüyor ve yaşam kalitesini artırıyor.</p>
<p>Araştırmalar, bir ağacın gölgesinin açık alana kıyasla 5–12°C, yoğun yeşil alanlara sahip kentlerin ise ortalama 3°C daha serin olduğunu ortaya koyuyor. Kişi başına düşmesi gereken yeşil alan büyüklüğünün en az 9 m² olması gerekirken, önerilen büyüklük ise 50 m². Ancak Türkiye’de kentsel yeşil alan oranı yüzde 1’in altında ve kentlerdeki yeşil alanlar, ihtiyaç duyulanın yalnızca altıda biri kadar.</p>
<p><strong>&#8220;Sağlıklı kentler için toprağı merkeze alan planlama şart&#8221;</strong></p>
<p>Deniz Ataç toprakların korunmasının; su döngüsü, biyolojik çeşitlilik ve iklim direnci gibi çevresel konuların yanında tarımsal üretim, gıda ve su güvenliği, toplum sağlığı gibi ekonomik ve toplumsal konularda da kritik bir sorumluluk olduğunu şu sözlerle vurguladı:</p>
<p>&#8220;Toprağı kaybetmek yaşamı kaybetmektir. Toprağını kaybeden bir ülke, suyunu, gıdasını ve doğal varlıklarını da kaybeder. Artan nüfusu beslemek, afet risklerini azaltmak ve iklim kriziyle başa çıkmak istiyorsak, toprağı merkeze koymak zorundayız.”</p>
<p>Sağlıklı kentler için sağlıklı topraklara ihtiyacımız olduğunun altını çizen Ataç karar vericilere ve yerel yönetimlere seslendi: &#8220;Bugün alınan her karar, geleceğimizi ve yaşam kalitemizi belirliyor. Bilimi, doğayı ve katılımcılığı esas alan planlamalar yapılmalı; başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıkların korunması ve bozuluma uğrayan toprakların iyileştirilmesi konusunda acilen somut adımlar atılmalı.&#8221;</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tema-vakfi-saglikli-kentler-icin-saglikli-topraklara-ihtiyacimiz-var-596815">TEMA Vakfı: Sağlıklı kentler için, sağlıklı topraklara ihtiyacımız var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay: Yangın bölgeleri için elimizden geleni yapacağız ama dayanışmaya ihtiyacımız var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugay-yangin-bolgeleri-icin-elimizden-geleni-yapacagiz-ama-dayanismaya-ihtiyacimiz-var-552790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 08:10:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ama]]></category>
		<category><![CDATA[bölgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışmaya]]></category>
		<category><![CDATA[elimizden]]></category>
		<category><![CDATA[geleni]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yapacağız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552790</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu (İEKKK), İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde, son günlerde kenti etkileyen orman yangınları gündemi ile olağanüstü toplandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-yangin-bolgeleri-icin-elimizden-geleni-yapacagiz-ama-dayanismaya-ihtiyacimiz-var-552790">Tugay: Yangın bölgeleri için elimizden geleni yapacağız ama dayanışmaya ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu (İEKKK), İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde, son günlerde kenti etkileyen orman yangınları gündemi ile olağanüstü toplandı. Kurul üyeleri, kırsal bölgelerin ve kentsel yerleşim alanlarının yangınlar başta olmak üzere afetlere karşı dirençli hale dönüştürülmesinin formüllerini tartıştı. Atılması gereken adımları paylaşan Başkan Tugay, “Bütün köylerimizi yangın riski açısından inceleyip, ona göre yeniden yapılandırmak, yangın riski yüksek olan evleri yangına karşı dirençli hale getirmek lazım. Belediyemizin imkanları doğrultusunda çalışma yapacağız” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda olağanüstü toplanan İEKKK, son günlerde kenti sarsan orman yangınlarının geride bıraktığı hasarı değerlendirdi. Kurul Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in gündemi açtığı toplantıda, başta köyler olmak üzere yangında zarar gören yurttaşlar için yapılabilecek çalışmalar ele alındı. Kırsal bölgelerin ve kentsel yerleşim alanlarının yangınlar başta olmak üzere afetlere karşı dirençli hale dönüştürülmesinin formülleri konuşuldu.</p>
<p><strong>“Yapıların yangınlara dirençli hale gelmesi için çalışma yapmak gerekiyor”</strong></p>
<p>Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yangınlara karşı alınabilecek tedbirleri anlattı. Tugay, “Yangın riskinin yüksek olduğu kırsal alanlarla, yerleşim birimlerinin ilişkilerini yeniden gözden geçirmemiz lazım. Kent-kırsal alan, yerleşim birimi- ormanlık alan ilişkisinin, yangın riski açısından yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Bunu görmeden devam edersek, bizim daha çok evimiz, köyümüz yanar. Çok yer zarar görür. Binaların, yapıların yangınlara dirençli hale gelmesi için çalışma yapmak gerekiyor. Bütün köylerimizi yangın riski açısından inceleyip, ona göre yeniden yapılandırmak, yangın riski yüksek olan evlerin de özellikle çatılarını, dış cephelerini yangına karşı dirençli hale getirmek lazım. Bunların hepsi şehrin gelecek perspektifi içerisinde konuşulması, geliştirilmesi, yapılması gereken şeyler” dedi.</p>
<p><strong>“Köyleri korumamız ve geliştirmemiz lazım”</strong></p>
<p>Zarar gören köylerde onarım ve restorasyon çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirten Başkan Tugay, şunları söyledi: “Köylerimiz dar gelirli insanların yaşam sürdüğü yerler. İyi şartları yok. Bu insanlar evlerini, damlarını, ağıllarını kaybettiler. Bahçeleri, zeytinlikleri, tarlaları yandı. Şu anda hem evsiz hem gelirsiz kaldılar. Oradaki yaşamın yeniden normale dönmesi için barınma ve diğer ihtiyaçlara yönelik sorunların giderilmesi lazım. Köylerde yaşamın bitmesi özellikle tarımsal ve ekolojik anlamda ülkemize, toplumumuza zarar verir. Köyleri korumamız ve geliştirmemiz lazım. Hatta oradaki sosyal yaşamı geliştirecek bazı adımlar atmamız lazım. O nedenle kırsal bölgenin planlanması, sosyoekonomik açıdan desteklenmesi, stratejik açıdan önemli. Daha yaşanabilir köyleri nasıl oluşturabileceğimiz üzerinde çalışalım.”</p>
<p><strong>“Ülkemizin kaynaklarını hep beraber kaybediyoruz”</strong></p>
<p>Ödemiş’in zarar gören kırsal mahallerinde çektiği fotoğrafları kurul üyeleri ile paylaşan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin imkanları doğrultusunda çalışma yapacaklarının altını çizerek, herkesi dayanışmaya çağırdı. Tugay, “Burada dayanışmaya, iş birliğine ihtiyaç var. Böyle giderse ormansız kalacağız. Bütün Türkiye’nin bu konuya yoğunlaşması gerekiyor. Yangının yayılmasını ve büyümesini önlemek çok önemli. Hepimizin şapkasını önüne koyarak, bu şehri ve bu ülkeyi kurtarmak, felaketleri samimi olarak durdurmak için ne yapabiliyorsa yapması lazım. Çözüm için adım atmalıyız. Yerleşim birimlerinin yangına dirençli hale getirilmesi çok önemli” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tarım alanlarında büyük zarar</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar da belediyenin yangın bölgelerindeki çalışmaları hakkında sunum yaptı. Yangının tarım alanları ve ormanlık bölgeler üzerinde bıraktığı hasarı da anlatan Ayatar, “Aliağa’da yanan alanın yüzde 80’i tarım alanı. Foça’da toplam zarar gören alanın yüzde 88’lik kısmı tarım arazisi. Menemen’de toplam yanan alanın yüzde 86’sı tarım alanı. Menderes’te ise neredeyse tamamı orman statüsünde alan yandı. Seferihisar’da toplam yanan alanın yüzde 13’ü tarım, yüzde 44’ü orman statüsünde. Çeşme’de toplam yanan alanın yüzde 69’u tarım alanı, kalanı orman statüsünde. Kıyı ekosistemi ve önemli doğa alanları etkilendi. Ödemiş’te ise toplam yanan alanın yüzde 54’ü tarım, kalanı da orman statüsünde” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kırsal yaşamın sosyal ve kültürel sürekliliği de yeniden inşa edilmeli”</strong></p>
<p>İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Genel Müdür Vekili Aykut Uçar da “İzmir İçin Yangına Dirençli Kırsal Yerleşimler: Krizden Dirence Geçiş” başlıklı bir sunum yaptı. Yangın sonrası sadece yapıların değil, kırsal yaşamın sosyal ve kültürel sürekliliğinin de yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten Uçar, “Mekânsal aidiyet, birlikte yaşama pratikleri ve topluluk bağları korunmalı. Yangın sonrası alanlarda ekosistemin iyileştirilmesi, doğanın kendini yenileme kapasitesinin desteklenmesi ve ekolojik dengenin yeniden kurulması için temel bir adımdır. Yapısal önlemler ve yangına dayanıklı malzeme kullanımı yangına karşı dayanıklı yapı malzemeleri ve tasarım uygulamaları, yangının yerleşim alanına zarar verme riskini azaltır. Yanmaz çatı kaplaması, yangına dirençli dış cephe malzemeleri, çift camlı pencereler ve otomatik sprink sistemleri gibi teknikler, yapısal güvenliği artırır” dedi.</p>
<p><strong>Kurumlar arası koordinasyona değindi</strong></p>
<p>EBSO Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar da ormanların korunması için kurumlar arası koordinasyonun önemine değinerek, İzmir’deki yangın bölgelerinde yaraların sarılması için her türlü desteğe hazır olduklarını belirtti. Yorgancılar, bir an önce yangın bölgelerini ayağa kaldırmak gerektiğini söyleyerek herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini vurguladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-yangin-bolgeleri-icin-elimizden-geleni-yapacagiz-ama-dayanismaya-ihtiyacimiz-var-552790">Tugay: Yangın bölgeleri için elimizden geleni yapacağız ama dayanışmaya ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Sabahattin Aydın: &#8220;Sağlık endüstrisinde proaktif bir sisteme ihtiyacımız var&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sabahattin-aydin-saglik-endustrisinde-proaktif-bir-sisteme-ihtiyacimiz-var-539462</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 15:26:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[endüstrisinde]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[proaktif]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sabahattin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sisteme]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=539462</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSAP Sağlık Platformu Sağlık Finansmanı Vizyon Toplantısı, İstanbul Atlas Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sabahattin-aydin-saglik-endustrisinde-proaktif-bir-sisteme-ihtiyacimiz-var-539462">Prof. Dr. Sabahattin Aydın: &#8220;Sağlık endüstrisinde proaktif bir sisteme ihtiyacımız var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span><span><span>TÜSAP Sağlık Platformu Sağlık Finansmanı Vizyon Toplantısı, İstanbul Atlas Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti. TÜSAP Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, sağlık endüstrisinin temel görevinin koruyucu, önleyici, tanı ve tedavi gibi kapsayıcı bir role sahip olmasına rağmen tanı ve tedaviye odaklandığını, “hastalık endüstrisi” olarak adlandırılabilecek bir ekosistemin etkin olduğunu söyledi. Koruyucu sağlık endüstrisinin hâkim olduğu bir ekosistemin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aydın, “İçinde bulunduğumuz ve hastalık endüstrisi diye tanımladığımız reaktif sistem yerine proaktif bir sisteme ihtiyacımız var” dedi. </span></span></span></b></p>
<p><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Vadi Kampüs’te gerçekleşen TÜSAP Sağlık Platformu Sağlık Finansmanı Vizyon Toplantısı, Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci’nin yanı sıra sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Türkiye Sağlık Platformu üyeleri, sağlık sektörünün mevcut durumunu değerlendirip geleceğe yönelik vizyon tartışmaları yapmak ve sektörün geleceğine yön verecek nitelikli bilgiler üretmek amacıyla “Koruyucu Sağlık Endüstrisinin Geliştirilmesinde Sigortanın Rolü” temasıyla bir araya geldi.</span></span></span></p>
<p><b><span><span><span>Prof. Dr. Sabahattin Aydın: “Hastalık endüstrisi yerine sağlık endüstrisi olmalı”</span></span></span></b></p>
<p><span><span><span>TÜSAP Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Aydın, açılış konuşmasında sağlık endüstrisinin temel görevinin koruyucu, önleyici, tanı ve tedavi gibi kapsayıcı bir role sahip olmasına ve tüm eleştirilere rağmen tanı ve tedaviye odaklandığını, bu durumdan sektörün de şikayetçi olduğunu dile getirdi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Prof. Dr. Aydın, “Bu durumun pek çok sebebi var. Talep orada, ekonominin döndüğü yer orası. İster istemez endüstri, o yöne doğru kayıyor. O yüzden sık sık hastalık endüstrisi denildiğini duyarız. Hastalık endüstrisi, bilimsel bir kavram değil, eleştirel bir kavram. Burada sağlık endüstrisinin hastalıklara karşı reaktif tutumuna karşı eleştirel bir kavramdan söz ediyoruz. Hastalık endüstrisi deyince, sağlığı bozan, hastalıkları artıran, risk faktörlerini göz ardı eden hatta sağlık taleplerini sömüren bir ekonomik sistemi kastediyoruz. Konuyu ısrarla koruyucu sağlık endüstrisi diye çekmeye çalışmak için aslında bilmeden içine düştüğümüz bu girdaplardan biraz da kurtulmaya çalışma çabasıdır. Böyle anlaşılmasını arzu ediyoruz” dedi.</span></span></span></p>
<p><b><span><span><span>Prof. Dr. Sabahattin Aydın: “Reaktif sistem yerine proaktif bir sisteme ihtiyacımız var”</span></span></span></b></p>
<p><span><span><span>Koruyucu sağlık endüstrisinin hâkim olduğu bir ekosistemin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Sabahattin Aydın, “Koruyucu sağlık endüstrisi deyince neyi kastediyoruz? Tedaviden çok önleme, koruma, risk faktörlerini azaltma, toplumsal sağlık direncini artırmayı amaçlayan bütün hizmetler, teknolojiler, ürünler ve politikaların içinde olduğu bir ekosistemi kastediyoruz. Dolayısıyla böyle bir ekosistem hayal ettiğimiz için bunu alt kısımlarıyla gündeme taşımaya çalışıyoruz. Mevcut içinde bulunduğumuz hastalık endüstrisi diye tanımladığımız reaktif sistem yerine proaktif bir sisteme ihtiyacımız var.  Olaya bu açıdan bakmamız gerekiyor. Tabii bunun için endüstriyi geliştirecek teşviklere ve talep oluşturmaya çok ciddi ihtiyacımız var” diye konuştu.</span></span></span></p>
<p><b><span><span><span>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Sigorta sistemleri, koruyucu sağlık hizmetlerinin kapsayıcılığı ve sürdürülebilirliği açısından kritik önemde”</span></span></span></b></p>
<p><span><span><span>Atlas Üniversitesi Rektörü, Beyin ve Sinir Cerrahisi Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, açılış konuşmasında “Bugün burada, sağlık sistemimizin geleceği adına son derece önemli bir konuyu ele almak üzere bir aradayız. 42. vizyon toplantımızın teması “Koruyucu Sağlık Endüstrisinin Geliştirilmesinde Sigortanın Rolü”. Tartışacak olduğumuz konu yalnızca sağlık alanında çalışan profesyoneller için değil, toplumun tüm kesimleri için stratejik bir öneme sahip. Sigorta sistemlerinin, koruyucu sağlık hizmetlerinin kapsayıcılığı ve sürdürülebilirliği açısından ne denli kritik bir rol oynadığını bugün daha net biçimde anlıyoruz. İşte bu toplantı da hem mevcut durumu değerlendirmek hem de geleceğe yönelik ortak bir vizyon geliştirmek açısından çok kıymetli. Bugün burada yapacağımız değerlendirmelerin, yalnızca mevcut durumu analiz etmekle kalmayıp, geleceğe dair bütüncül, yenilikçi ve uygulanabilir stratejiler geliştirmeye vesile olacağına inanıyorum. Toplantıya ev sahipliği yapmaktan duyduğumuz memnuniyeti bir kez daha ifade ediyor, katkı sunacak tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. Hepimiz için verimli, yapıcı ve ufuk açıcı bir toplantı diliyorum” diye konuştu.</span></span></span></p>
<p><b><span><span><span>Koruyucu sağlık endüstrisinin geliştirilmesinde sigortanın rolü tartışıldı</span></span></span></b></p>
<p><span><span><span>Açılış konuşmalarının ardından panel gerçekleştirildi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Özsarı’nın moderatörlüğünü yaptığı panelde SGK Başkan Yardımcısı Uğur Ecevit ve BUPA Türkiye Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Gürcan, koruyucu sağlık endüstrisinin geliştirilmesinde sigorta sektörünün rolünü tartıştı.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-sabahattin-aydin-saglik-endustrisinde-proaktif-bir-sisteme-ihtiyacimiz-var-539462">Prof. Dr. Sabahattin Aydın: &#8220;Sağlık endüstrisinde proaktif bir sisteme ihtiyacımız var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski İsveç Başbakanı Reinfeldt: &#8220;Küresel Yönetişime İhtiyacımız Var&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eski-isvec-basbakani-reinfeldt-kuresel-yonetisime-ihtiyacimiz-var-453938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Apr 2024 17:02:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başbakanı]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[isveç]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[reinfeldt]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yönetişime]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453938</guid>

					<description><![CDATA[<p>UEZ Sapanca 2024’ün ikinci gününde açılış konuşmasını gerçekleştiren Eski İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, dünyadaki kutuplaşmanın giderek büyüdüğüne dikkat çekerek, küresel yönetişim ile ciddi ve duyarlı liderlere ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eski-isvec-basbakani-reinfeldt-kuresel-yonetisime-ihtiyacimiz-var-453938">Eski İsveç Başbakanı Reinfeldt: &#8220;Küresel Yönetişime İhtiyacımız Var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>UEZ Sapanca 2024’ün ikinci gününde açılış konuşmasını gerçekleştiren Eski İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, dünyadaki kutuplaşmanın giderek büyüdüğüne dikkat çekerek, küresel yönetişim ile ciddi ve duyarlı liderlere ihtiyaç olduğunu söyledi. </span></strong></p>
<p><strong><span>Capital, Ekonomist, Start Up </span></strong><span>ve<strong> CeoLife</strong> dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi (UEZ Sapanca 2024), bu yıl 13’üncü kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırladı.</span></p>
<p><strong><span>&#8220;Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: </span></strong><span>Teknoloji ve Yapay Zekâ Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek&#8221; temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu </span><strong><span>Uber </span></strong><span>üstleniyor.</span></p>
<p><span>Yoğun katılımın devam ettiği zirvenin ikinci gününde açılış konuşmasını <strong>Eski İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt</strong> yaptı. </span></p>
<p><span>İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın yeniden düzenlenmesinin 20 yılı bulduğunu anlatan Reinfeldt, şu ifadeleri kullandı:</span></p>
<p><span>“Bu elbette ki mükemmel bir dünya düzeni değil. Bir dünya düzeni yerine başka bir düzen getirirseniz, ona bakmanız gerekir. 11 Eylül’le başladı diyor kimileri küresel terörizmin başlangıcı için. ABD’nin Irak’a saldırıları oldu. İran’ın günümüzdeki tavrı. Saldırgan bir görüş dolu etrafımızda. Ben kimseyi suçlamıyorum ama dünyada bunları görüyoruz. Sadece kendi çıkarınızı ve müttefiklerinizi koruyorsunuz. Kendi ulus devletiniz içindeki düşünün, başkasını düşünmeyin. Böyle bir ortamdayız. Bizden farklı olan insanları potansiyel düşman olarak görüyoruz.</span></p>
<p><strong><span>Dostluk olmayan insanlar tehdit olarak görülüyor</span></strong></p>
<p><span>10 yıl içinde şunu gördük, bu farklılıklar öyle bir noktaya geldi ki kutuplaşma oldu. Diğer ülkelerle dostluğunuz olmazsa bu insanlar bir tehdit ediyor diyorsunuz. Biz hepimiz burada farklı gruplardan ve ülkelerden konuşuyoruz, bunların olmaması gerekir diye konuşuyoruz. Biz kendimize çeki düzen vermezsek bu böyle devam edecek.”</span></p>
<p><strong><span>Bilgiye dayalı sistemlere ihtiyaç var</span></strong></p>
<p><span>Dünyanın toksik hale geldiğini belirten Reinfeldt, bundan kurtulmak için sorumlu ve duyarlı liderlik gerektiğini söyledi. Reinfeldt, “Dünyanın bir küresel yönetişime ihtiyacı var. Ama bu olmuyor. Ulusun çıkarı olmazsa küresel yönetişim olmuyor. ABD’nin çıkarı olarak görülüyor bu küresel yönetişim. Ben kurumlardan üniversitelerden, bilgiye dayalı sistemlerden söz ediyorum. O zaman biz bir ulus devlet içinde olmaması gerektiğini görmüş oluruz. Geçmişi tekrar edelim demiyorum ama dünyanın buna ihtiyacı var. Gerçekleri görmemiz lazım. Birçok mesaj bizi besliyor” dedi.</span></p>
<p><strong><span>Sosyal medya kutuplaştırıyor</span></strong></p>
<p><span>Sadece liderlerin değil, sosyal medyanın da insanları kutuplaştırdığını anlatan Reinfeldt, şu ifadeleri kullandı:</span></p>
<p><span>“Yapay zeka sayesinde sizin gibi inananları da sosyal medyada bulabiliyorsunuz. Bu da teknolojiden ve dünyadaki başka güçlerden kaynaklanıyor. Bu yüzden küresel yönetişim diyorum. Bizim uluslararası yasal temele ihtiyacımız var. Bazı ülkeler bunu kabul edemeyiz diyorlar. </span></p>
<p><span>Girişimciler büyümek istiyor. Büyüdükleri zaman İsveç gibi ufak bir ülkede şunu görüyorlar. Pazar ufak kalıyor. Diğer ülkelere ihracat yapmak açılmak istiyorlar. Türkiye’de de aynı şeyi görüyorum. İnsanlar arasında böyle bağlar oluşuyor. </span></p>
<p><strong><span>Sınır ötesi kurumlara ihtiyaç var</span></strong></p>
<p><span>İş hayatının gelişmesi için kurallara ve sınır ötesi kurumlara ihtiyacımız var. Bu ulus ve korumacılık düşüncelerini ortadan kaldırmalı. Bu, eskiden olduğundan çok daha zor. Ticaret ve sınır ötesi çalışmalar tehlikeli olabilir diye düşünüyorlar. </span></p>
<p><span>Avrupa denilince rekabetçi olarak geride kalıyoruz deniliyor. Korumacılıktan, sübvansiyonlardan bahsetmiyorum. Bu rekabetçilik değildir. Şartlar öyle şartla olmalı ki büyük rekabet olabilsin, bürokrasi azalsın. Sınır ötesi ticaretin çok fazla kurala dayanmaması lazım.”</span></p>
<p><strong><span>Kutuplaşmanın azaltılması lazım</span></strong></p>
<p><span>Dünyanın herkes için iyi bir topluma ihtiyacı olduğunu vurgulayan Reinfeldt, ABD’de Trump’ın yeniden seçilmesinden endişe duyduğunu kaydetti. Reinfeldt, “Kendimizi izole etmemiz gerekir diyenler oluyor. Donald Trump’tan önce de bunları söyleyenler vardı ama ABD’nin seçimlerde bir karar vermesi gerekiyor. Bizim artık, daha fazla kutuplaşmayı azaltmamız lazım. Uyumlu değil, çok kutuplu bir dünyadan bahsediyoruz. Başka ülkelerde de egemenlik kurmak isteyenler var. Bizim bu düşünceye katılmadığımızı söyleyebilirim. Çözümlere ihtiyacımız var. Zorluklarımız çok ama şu anda olduğumuz durumdan daha iyi hiçbir zamanda olmadık. Teknolojik ve tıbbi olarak iyi bir noktadayız. Ciddi, duyarlı ve sorumlu bir liderlikle bunu başarabiliriz” dedi.</span></p>
<p><strong><span>Türkiye, dinamik ve güçlü bir ülke</span></strong></p>
<p><span>İsveç’in şu anda NATO’da Türkiye ile müttefik olduğu için çok mutlu olduğunu dile getiren Reinfeldt, şöyle konuştu:</span></p>
<p><span>“Ortak dünyamızda çeşitli tehditler var. 35 yıldır çeşitli defalarda Türkiye’ye geldim. Dinamik ve güçlü bir ülke olduğunu her zaman gördüm. Uzağız ama ortak noktalarımız var. İsveç’te en fazla yaşayan yabancılar Türklerdir. Oradaki Türkler kendilerini aynı zamanda İsveçli olarak görüyor. Dünyanın hoşgörüye ihtiyacı var. Bu şekilde kişisel bağlar güçleniyor.”</span></p>
<p><span>UEZ 2024 ile ilgili en güncel bilgileri </span><span><span>uludagekonomizirvesi</span></span><span> web sitesinden ve sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<div> </div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eski-isvec-basbakani-reinfeldt-kuresel-yonetisime-ihtiyacimiz-var-453938">Eski İsveç Başbakanı Reinfeldt: &#8220;Küresel Yönetişime İhtiyacımız Var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>100&#8217;üncü yılda tek bir şeye ihtiyacımız var, çalışkan olmak !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/100uncu-yilda-tek-bir-seye-ihtiyacimiz-var-caliskan-olmak-418189</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 07:38:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[şeye]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[üncü]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418189</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Cumhuriyet’in 100’üncü yılına ulaşmanın kıvancını yaşadığını belirterek “100’üncü yılında Cumhuriyet’in geldiği nokta ile ne kadar gurur duysak azdır. 21’inci yüzyıl ilerlerken sahip olduğumuz kuşakların, Atatürk’ün vizyonunun gerektirdiği bilinç ve dinamizme sahip olduğuna yürekten inanıyorum” dedi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/100uncu-yilda-tek-bir-seye-ihtiyacimiz-var-caliskan-olmak-418189">100&#8217;üncü yılda tek bir şeye ihtiyacımız var, çalışkan olmak !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“100’ÜNCÜ YILDA TEK BİR ŞEYE İHTİYACIMIZ VAR, ÇALIŞKAN OLMAK”</p>
<p>Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Cumhuriyet’in</p>
<p>100’üncü yılına ulaşmanın kıvancını yaşadığını belirterek “100’üncü yılında</p>
<p>Cumhuriyet’in geldiği nokta ile ne kadar gurur duysak azdır. 21’inci yüzyıl ilerlerken</p>
<p>sahip olduğumuz kuşakların, Atatürk’ün vizyonunun gerektirdiği bilinç ve dinamizme</p>
<p>sahip olduğuna yürekten inanıyorum” dedi.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılı nedeniyle bir mesaj yayınlayan</p>
<p>Başkan Yorgancılar, Kurtuluş Savaşıyla erişilen askeri bağımsızlığı ekonomik ve</p>
<p>siyasi bağımsızlıkla taçlandırarak Türkiye’nin modern dünya ligine yükselmesini</p>
<p>sağlayan en eşsiz devrim olan Cumhuriyetimizin birinci asrını tamamlamanın haklı</p>
<p>gururunu yaşadığını söyledi.</p>
<p>Örnek gösterilen konum</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılına ulaşmasının ülkemiz için büyük bir gurur ve</p>
<p>mutluluk vesilesi olduğunu belirten Yorgancılar, “Bu önemli kilometre taşına tanıklık</p>
<p>edebiliyor olmanın verdiği kıvancın yanında, milletimiz adına da büyük bir esenlik</p>
<p>hissiyatı içindeyim. Tam 100 yıl önce, 29 Ekim 1923’te tarihimize kazınan bu büyük</p>
<p>devrim, eğitim ve bilim başta olmak üzere, pek çok alanda dünyanın gerisinde kalan,</p>
<p>hasta adam olarak anılan milletimizi yeni bir kimlikle, küresel ligde hak ettiği yere</p>
<p>taşıdı. Bu yeni Cumhuriyet kimliği; insanımıza eğitimden, adalete bilimden, kültür-</p>
<p>sanata, insan haklarından, kadın-erkek eşitliğine ve çok daha fazlasına kadar,</p>
<p>vatandaş ve toplum bilinci aşıladı. Yok oldu gözüyle bakılırken kısa süre içerisinde</p>
<p>küllerinden doğan bu Cumhuriyet toplumu, başarılarıyla uzun yıllar tüm dünyanın</p>
<p>örnek gösterdiği bir konuma erişti” dedi.</p>
<p>“Yorulmadan çalışıyoruz”</p>
<p>Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, eşsiz Cumhuriyet devrimini</p>
<p>tarihimize kazandırarak bize miras bırakan tüm atalarımızı şükranla ve gururla</p>
<p>andığını ifade eden Yorgancılar, “Bu dinamizme nasıl ulaşacağımızın ve onu nasıl</p>
<p>muhafaza edeceğimizin formülünü ise, Cumhuriyetimizin Kurucusu, Ulu Önderimiz</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk bizlere bizzat vermektedir. O, şöyle demektedir:</p>
<p>‘Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk</p>
<p>Gençliği bu gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan ve yorulmadan yürüyecektir.’</p>
<p>O yüzden hiç durmadan, dinlenmeden Cumhuriyet idealinin yolunda yürümek için </p>
<p>motive olup çalışıyoruz. Bir günümüzü, bir saatimizi, bir dakikamızı bile boşa</p>
<p>harcamıyoruz. Atatürk’ümüzün kalkınmanın yolu olarak bizlere tevdi ettiği SANAYİ ve</p>
<p>ÜRETİM vazifemizi ifa ederken başardığımız her teknolojik yenilikte, üstesinden</p>
<p>geldiğimiz her zorlukta, ürettiğimiz yerli ve milli her üründe bu bilinçle ve bu</p>
<p>motivasyonla hareket ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yılında toplumumuzun</p>
<p>her kesiminin hatırlaması gereken nokta da budur” diye konuştu.</p>
<p>“Yapacak çok işimiz var”</p>
<p>Toplumsal, politik, ekonomik ve kültürel boyutları ile Cumhuriyet’in 100’üncü yılında</p>
<p>tam anlamıyla istenen bir seviyede olduğunun da elbette söylenemeyeceğini dile</p>
<p>getiren Yorgancılar, “Daha yapacak çok işimizin, kat edecek çok yolumuzun olduğu</p>
<p>aşikardır. Ülkemizin bulunduğu coğrafya itibariyle enerji, milli savunma, tarım ve gıda</p>
<p>gibi sektörler başta olmak üzere tam bağımsız, kendine yeten ve fazlasını</p>
<p>sürdürülebilir biçimde ihraç edebilen, bu şekilde büyüme ve sürekli istihdam</p>
<p>potansiyelini yaratabilmiş, üretime dayanan bir ekonomik şablona sahip olmak</p>
<p>zorundayız. Özellikle enerji konusundaki dış kaynak bağımlılığımız, kronik bir cari</p>
<p>açık durumunu ortaya çıkardığı gibi, uluslararası siyasi gelişmelere dayalı olarak</p>
<p>maliyetleri oldukça değişken ve öngörülemez bir hale getirmektedir. Bunun önüne</p>
<p>geçmenin tek yolu, en az kendimize yetecek ölçekte ihtiyaç duyduğumuz enerjiyi yerli</p>
<p>kaynaklarla üretebilmektir. Cumhuriyet’in 100 yılında en önemli vizyonlarımızdan biri</p>
<p>bu olmalıdır” ifadesini kullandı.</p>
<p>“Atatürk’ten ilham alıyoruz”</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıl içinde çok önemli bir noktaya ve çok yüksek bir</p>
<p>seviyeye geldiğini belirten Yorgancılar, “100’üncü yılda yapmamız gerekenleri ortaya</p>
<p>koyarken Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten ilham almaktayız. O,</p>
<p>Cumhuriyet’in 10’uncu yılındaki nutkunda nasıl ‘Yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz’</p>
<p>demişse, biz de 100’üncü yılda aynısını söylüyoruz: ‘Geçen zamana nispetle, daha</p>
<p>çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da</p>
<p>muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.’ Geldiğimiz noktada Cumhuriyetimiz ile iftihar</p>
<p>ediyoruz. Daha çok ilerlememiz gereken alanların yanında kültürde, sanatta, sporda,</p>
<p>ekonomide, genç girişimcilerimiz içinde, bilim insanlarımız arasında Atatürk’ün bize</p>
<p>miras bıraktığı Cumhuriyet ve medeniyet vizyonunun hakkını veren, O’nun ruhunu</p>
<p>şad eden ve bizlerin de göğsümüzü kabartan çok kıymetli kuşaklar yetişmiş</p>
<p>durumdadır. Bilim insanlarımız DNA hücrelerinin onarımının yolunu bulurken</p>
<p>sanatçılarımızın performansları dünya çapında alkışlanmakta, kadın sporcularımızın</p>
<p>mücadelesi, centilmenliği ve başarısı göğsümüzü kabartmaktadır. Çağdaş Türkiye </p>
<p>Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonu ve mirası, bu başarılarla</p>
<p>karşılığını bulmaktadır” dedi.</p>
<p>Ata’mızın yolunda&#8230;</p>
<p>“100’üncü yılında Cumhuriyet’in geldiği nokta ile ne kadar gurur duysak azdır” diyen</p>
<p>Yorgancılar şöyle konuştu:</p>
<p>“21’inci yüzyıl ilerlerken sahip olduğumuz kuşakların, Atatürk’ün vizyonunun</p>
<p>gerektirdiği bilinç ve dinamizme sahip olduğuna yürekten inanıyorum. Ve Ata’mızın</p>
<p>veciz sözlerinden birini hatırlatmak istiyorum: ‘Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır,</p>
<p>çalışkan olmak. Servet ve onun tabii neticesi olan refah ve saadet yalnız ve ancak</p>
<p>çalışkanların hakkıdır.’ Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, Ulu Önderimiz Gazi</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk’ü, onunla birlikte Cumhuriyet’in kurulmasında emeği geçmiş</p>
<p>yol arkadaşlarını, bu yolda canını vatanı ve milleti için feda eden tüm yiğit</p>
<p>şehitlerimizi, Cumhuriyet’in 100 yılına selametle ulaşması yolunda şehit düşmüş tüm</p>
<p>kahramanlarımızı rahmet ve şükranla anıyorum. Ve onlara, nice asırlar boyunca</p>
<p>Cumhuriyetimizin payidar kalması için, Ata’mızın vizyonu ve yolunda, şevk ve güç ile</p>
<p>çalışmaya devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum. Cumhuriyetimizin 100 yılı kutlu</p>
<p>olsun. Nice 100 yıllara.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/100uncu-yilda-tek-bir-seye-ihtiyacimiz-var-caliskan-olmak-418189">100&#8217;üncü yılda tek bir şeye ihtiyacımız var, çalışkan olmak !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özuslu: &#8220;Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozuslu-butun-dunyada-ihtiyacimiz-olan-sey-baris-417783</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Oct 2023 23:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[bütün]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[özuslu]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417783</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis ve Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar’ı konuk etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozuslu-butun-dunyada-ihtiyacimiz-olan-sey-baris-417783">Özuslu: &#8220;Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis ve Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar’ı konuk etti. Başkan Vekili Mustafa Özuslu, “Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış, bunu savunmalıyız. Barış ortamında bütün faaliyetler iyi ilerler” dedi.  </p>
<p>Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu’yu makamında ziyaret etti. Ziyarette bölgede süren savaş ve ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün barış sözleri gündeme gelirken, İzmir ile olan ve ileride yapılabilecek anlaşmalar konuşuldu.</p>
<p>Dört gün sonra Cumhuriyet’in 100’üncü yılının kutlanacağını hatırlatan ve ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de barışın daim olması için çalıştığını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu, “Barışın tesis edildiği ortamlarda herkes daha fazla ekonomi konuşur, üretim, gelir artışı olur, müreffeh bir hayat konuşulur. Gerçekten sürdürülebilir, geleceğe taşınabilecek ilişkiler güçlü ekonomik ilişkilerdir. İnsanlar gelecek, beraber çalışacaklar, ilişkiler böyle gelişiyor. Bunun için de barışa ihtiyaç var. Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış, bunu savunmalıyız. Barış ortamında bütün faaliyetler iyi ilerler” dedi.  <br /> <br /><strong>Bodnar: “İzmir en güvenilir kentlerden”</strong></p>
<p>İzmir’e ilk defa geldiğini belirten Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, “İzmir çok önemli bir kent. Ukrayna da iletişim ve işbirliği konusunda önemli bir kent. Çok fazla ortak özelliği var. İzmir’de sürekli olarak yaşayan Ukraynalılar da var. Şu an belki Ukrayna iyi bir zamanda değil ama en kahramanca olduğu zamanda diyebiliriz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutlamak isterim. Atatürk’ün çok güçlü, çok saygıdeğer liderliği bizim için de örnek oluşturuyor” dedi. Çernivtsi kenti ile İzmir’in kardeş kent olması için çalışmalar başladığını hatırlatan Bodnar, “Kardeş kent anlaşması imzalamaktan memnuniyet duyarız, İzmir en güvenilir kentlerden bir tanesi. Ulaşım anlamında da gelişmiş bir şehir. Savaş bittikten sonra çok daha iyi olanaklar olacak” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Degutis: “Karşılıklı olarak konuşabilirler”</strong></p>
<p>İzmir’in finalist olduğu 2026 Avrupa Gençlik Başkenti süreciyle ilgili konuşan Litvanya Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis, Litvanyalı iş adamlarının İzmir’de düzenli bir şekilde iş bağlantıları kurduğunu söyledi. Mantas Kvedaravičius’un yönetmenliğini yaptığı Mariupolis 2 belgeselinin gösterimi için geldiklerini ifade eden Degutis, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutluyoruz. İzmir’in Avrupa Gençlik Başkenti adaylığı önemli. Belediyelerimizdeki arkadaşlarımız karşılıklı olarak konuşabilirler, birbirlerinden faydalanabilirler diye konuşmuştuk. Litvanya’dan bir iş heyeti İzmir’i ziyaret etti ve çok güzel görüşmeler de gerçekleşti” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozuslu-butun-dunyada-ihtiyacimiz-olan-sey-baris-417783">Özuslu: &#8220;Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Büyükakın: Afetlerde Nitelikli Ellere İhtiyacımız Olacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-afetlerde-nitelikli-ellere-ihtiyacimiz-olacak-408458</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 17:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afetlerde]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[ellere]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[nitelikli]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408458</guid>

					<description><![CDATA[<p>Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Marmara Telsiz ve Radyo Amatörleri Derneği Başkanı Ceyhun Esen, Kars Ardahan Iğdır Sanayici ve İş Adamları Yardımlaşma Derneği Başkanı Haşmet Uçar ve Kuruçeşmeliler Dernek Başkanı Gökhan Akkaya ile yönetimlerini makamında ayır ayrı konuk etti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-afetlerde-nitelikli-ellere-ihtiyacimiz-olacak-408458">Başkan Büyükakın: Afetlerde Nitelikli Ellere İhtiyacımız Olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Marmara Telsiz ve Radyo Amatörleri Derneği Başkanı Ceyhun Esen, Kars Ardahan Iğdır Sanayici ve İş Adamları Yardımlaşma Derneği Başkanı Haşmet Uçar ve Kuruçeşmeliler Dernek Başkanı Gökhan Akkaya ile yönetimlerini makamında ayır ayrı konuk etti. Şehirlerdeki sivil toplum yapısının güçlü olmasının önemine dikkat çekilen görüşmelerde, afete müdahaleden sağlık ve sosyal hizmetlere kadar insan kaynağına dikkat çekildi. Üreten Kocaeli’de iş dünyasının çok güçlü olduğu ve yeni pazarların mümkün olduğu da ifade edilen birlikteliklerde, sosyal hizmetlerdeki yaklaşımlar üzerine de görüş alışverişi yapıldı. </p>
<p> </p>
<p><b>“7’DEN 77’YE HERKESE DOKUNUYORUZ” </b></p>
<p>“Bu kentte, sıkıntıdayım deyip de belediyemizin erişemediği kimse yoktur” vurgusunu yapan Başkan Büyükakın, “Bunu da STK’larımızla birlikte yapıyoruz. 7’den 77’ye herkese dokunuyoruz. STK’larımızdan ricamız, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı bizlere yönlendirmelidir. İlgili birimlerimiz gerekeni yapacaktır. Tabi sivil toplum kuruluşlarının da kendi özellerinde yaptığı çalışmalar var. Bunları da takdirle karşılıyoruz. Devlet millet el ele karşılaştığımız zorlukların ve afetlerin üstesinden geliyoruz” ifadelerini sarf etti. </p>
<p> </p>
<p><b>“NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞINA ÇOK İHTİYACIMIZ OLACAK” </b></p>
<p>Türkiye’de bir deprem gerçeği olduğuna bir kez daha vurgu yapılan görüşmelerde, Marmara Telsiz ve Radyo Amatörleri Derneği yönetimi de,  Kocaeli ve Marmara bölgesi için afetlere hazırlık projesi kapsamında amatör telsizciler olarak gerek sistem alt yapısı gerekse insan gücü anlamında her türlü desteklerini afet zamanlarında vereceklerini söyledi. Kocaeli’de kentsel dönüşüm projelerinden zeminlerin veri analizine, binaların envanterinden depreme hazırlık konularında Büyükşehir Belediyesi’nin ortaya koyduğu çalışmalar da ele alındı. Başkan Büyükakın, “Deprem gerçeğiyle yüzleştiğimizde nitelikli insan kaynağına çok ihtiyacımız olacak. Bunu da tüm STK’ların gayretiyle yapacağız. Depremde ve bununla birlikte tüm afetlerde güçlü ve nitelikli ellere çok ihtiyacımız olacak” şeklinde konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-afetlerde-nitelikli-ellere-ihtiyacimiz-olacak-408458">Başkan Büyükakın: Afetlerde Nitelikli Ellere İhtiyacımız Olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ticari gayrimenkulleri dönüştürmeye şimdi başlasak 20 yıla ihtiyacımız var!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ticari-gayrimenkulleri-donusturmeye-simdi-baslasak-20-yila-ihtiyacimiz-var-393607</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 10:23:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başlasak]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştürmeye]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkulleri]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[ticari]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yıla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393607</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’daki çarpık kentleşme ve ticari işletmelerin bulunduğu bölgelerin depreme dayanıksız durumda olması, konutların yanı sıra ticari gayrimenkullerin de bir an önce dönüştürülmesi gerçeğini de ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ticari-gayrimenkulleri-donusturmeye-simdi-baslasak-20-yila-ihtiyacimiz-var-393607">&#8220;Ticari gayrimenkulleri dönüştürmeye şimdi başlasak 20 yıla ihtiyacımız var!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul’daki çarpık kentleşme ve ticari işletmelerin bulunduğu bölgelerin depreme dayanıksız durumda olması, konutların yanı sıra ticari gayrimenkullerin de bir an önce dönüştürülmesi gerçeğini de ortaya koyuyor. Olası bir İstanbul depreminde, İstanbul’un ekonomik değerinin yok olacağından bahseden uzmanlar, ticari gayrimenkul dönüşümünün de önemine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Her an yıkıcı bir deprem bekleyen İstanbul’da, konutlarda kentsel dönüşüm hareketi sürerken, ticari gayrimenkullerdeki dönüşümün de hız kazanması bekleniyor. 300 bine yakın dönüşmeyi bekleyen işyeri olduğuna dikkat çeken Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, “İstanbul’un ticari ünitelerinde yapı stoğunun çok büyük bir kısmı depreme direnç gösteremeyecek durumda. Olası bir depremde ciddi can ve mal kaybı yaşanması muhtemel. Bunun önüne geçmek için ticari gayrimenkulleri dönüştürmeye şimdi başlasak en az 20 yılımızı alır” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Eyüp-Topkapı-Bayrampaşa’da binlerce yapı riskli</strong></p>
<p>Yaşam alanlarımızdan birinin de işyerlerimiz olduğuna vurgu yapan Ali Emre Bilgiç, “İşyerlerinin bulunduğu bölgeler, çalışan sayıları, faaliyet alanları her biri kentsel dönüşümde çok iyi incelenmesi ve riskli yapıların bir an önce dönüştürülmeye başlanması gerekiyor” dedi. İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki ticari yapı stoğuna da dikkat çeken Bilgiç, “Topkapı, Eyüp, Bayrampaşa, Merter gibi bölgeler, İstanbul’un ticaretinin nabzının attığı yerler. Bu bölgelerdeki ticari yapı stoğuna baktığımızda miladını doldurmuş binlerce ticarethane olduğunu görüyoruz” diye konuştu. Bugüne kadar 141 bin metrekarelik ticari gayrimenkul ürettiklerini de kaydeden Bilgiç, “Ürettiğimiz ticarethanelere olan ilgiden de anladığımız üzere, depreme dayanıklı dahi olsa şu anki mevcut ticarethaneler ihtiyaçları karşılamıyor. Deprem haricinde de ihtiyaçlara cevap verecek şekilde mevcut stokların yenilenmesi gerekiyor” dedi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Acil eylem planı yapılmalı… </strong></p>
<p>Eski ticarethanelerin depreme karşı dayanıklılığının yanı sıra, olası bir afette, yangın söndürme, havalandırma gibi eksiklikleri olduğuna da vurgu yapan Bilgiç, “İstanbul’da beklenen deprem gerçekleştiğinde araç giriş çıkışları dahi yapılamayacak derecede çarpık kentleşme var. İşyerlerinde milyonlarca insanın can güvenliği için acil eylem planlarının yapılması gerekiyor” diye konuştu. İstanbul’un yatay mimariye dönüştürülmesi gerektiğinin de altını çizen Bilgiç, “Eski ve yüksek yapılar da yine ciddi can güvenliği tehdidi oluşturuyor. Dönüşümü sadece konut olarak düşünsek de, öncelikli olarak işyeri güvenliklerinin de sağlanması gerekiyor” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>6,6 milyar TL’lik yatırım yolda… </strong></p>
<p>Bugüne kadar 97 villa ve 72 konut projesine imza attıklarını kaydeden Ali Emre Bilgiç, son 7 yılda 75 bin metrekare konut, 141 bin metrekarelik ticari üniteyi hayata geçirdiklerini belirtti. 2025 yılına kadar 6,6 milyar TL’lik yeni yatırım planladıklarını da söyleyen Bilgiç, Bayrampaşa’da hayata geçirecekleri AKTİM Çarşı projesinde 95 bin metrekare üzerinde 338 bağımsız bölüm hayata geçireceklerini duyurdu. Ticari gayrimenkul ihtiyaçlarını önceki projelerinde çok iyi gözlemlediklerini belirten Bilgiç, “Ticari projelerin lokasyonları çok önemli. Lojistik açıdan otoyollara ve havalimanlarına yakınlık, iş yapma süreçlerini kısaltacak imkanlar sunuyor. Yeni nesil mimari avantajlar da eklenince, yatırımcıları memnun edecek yatırım süreci başlamış oluyor” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ticari-gayrimenkulleri-donusturmeye-simdi-baslasak-20-yila-ihtiyacimiz-var-393607">&#8220;Ticari gayrimenkulleri dönüştürmeye şimdi başlasak 20 yıla ihtiyacımız var!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tunç Soyer: &#8220;Akıl, vicdan ve cesarete ihtiyacımız var&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tunc-soyer-akil-vicdan-ve-cesarete-ihtiyacimiz-var-369398</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2023 14:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[cesarete]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[tunç]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369398</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi'nde düzenlenen İzmir İktisat Kongresi 100. Yıl Toplantıları'nda konuşan Başkan Soyer, “Bu ülkede iyimser olmak için çok sebebimiz var ama üç şeye ihtiyacımız var; akıl, vicdan ve cesaret. Eğer bunları diri tutabilirsek bu olağanüstü bereketli topraklarda, kadim kültürlere ev sahipliği yapmış topraklarda çok daha iyisini yaşamak ve yaşatmak mümkün” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tunc-soyer-akil-vicdan-ve-cesarete-ihtiyacimiz-var-369398">Tunç Soyer: &#8220;Akıl, vicdan ve cesarete ihtiyacımız var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi&#8217;nde düzenlenen İzmir İktisat Kongresi 100. Yıl Toplantıları&#8217;nda konuşan Başkan Soyer, “Bu ülkede iyimser olmak için çok sebebimiz var ama üç şeye ihtiyacımız var; akıl, vicdan ve cesaret. Eğer bunları diri tutabilirsek bu olağanüstü bereketli topraklarda, kadim kültürlere ev sahipliği yapmış topraklarda çok daha iyisini yaşamak ve yaşatmak mümkün” dedi.</p>
<p>Global İlişkiler Forumu Derneği ve Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler tarafından Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen İzmir İktisat Kongresi 100. Yıl Toplantıları, Yaşar Üniversitesi Konferans Salonu&#8217;nda yapıldı. Toplantının açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile eşi Neptün Soyer, eski CHP Genel Başkanı ve eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Cemali Dinçer, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Global İlişkiler Forumu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, akademisyenler, siyasi parti temsilcileri ve öğrenciler katıldı.    </p>
<p><strong>Soyer: “Çok daha iyisini yaşamak ve yaşatmak mümkün”</strong><br />100 yıl önceki koşullara benzer koşulların günümüzde de yaşandığını ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 100 yıl önce İzmir İktisat Kongresi&#8217;nde geleceğin Türkiyesi’nin tasavvur edildiğini söyledi. Başkan Soyer, “Eser siyaseti deniyor, köprüler, gökdelenler, havaalanları&#8230; Aslında siyasetçinin geleceğe bırakacağı en büyük mirasın demokrasi olduğunu düşünüyorum. Bizim bu demokrasi iklimiyle ortak fikirler, akıllar oluşturarak geleceği birlikte tasavvur edebileceğimizi düşündük. O nedenle İktisat Kongresi&#8217;nde bize ana sponsorluk yapan Yaşar grubuna ve tüm diğer sponsorlarımıza, katılımcılara teşekkür ediyorum. Çok anlamlı, kıymetli, zihin açıcı, ufuk açıcı toplantılar oldu. Bu ülkede iyimser olmak için çok sebebimiz var ama üç şeye ihtiyacımız var; akıl, vicdan ve cesaret. Eğer bu nları diri tutabilirsek bu olağanüstü bereketli topraklarda, kadim kültürlere ev sahipliği yapmış topraklarda çok daha iyisini yaşamak ve yaşatmak mümkün. Çünkü hepimiz daha fazlasını hak ediyoruz” dedi.   </p>
<p><strong>Dinçer: “Son derece önemli”</strong><br />Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Cemali Dinçer, “1922&#8217;de İzmir&#8217;in düşman işgalinden kurtuluşunun sadece 5 ay sonrasında&#8230; 29 Ekim 1923&#8217;te ilan edilecek olan cumhuriyetimizin öncesinde Türkiye&#8217;nin her yerinde gelen bin 135 delege ile toplanması Gazi Mustafa Kemal&#8217;in hayalindeki Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin geleceği ile ilgili vizyonunu ortaya koyması bakımından son derece önemli” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Okyay: “Tüm gücümüzle çalışıyoruz”</strong><br />Global İlişkiler Forumu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, “Global İlişkiler Forumu olarak barış, refah ve ilerlemeye giden yolda üyelerimizle birlikte sorgulayıp tartıştığımız bir platformla ülkemizin bu sürecine katkı yapmaya tüm gücümüzle çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Şevket Pamuk ile Prof. Dr. Zafer Toprak&#8217;ın katıldığı “1920&#8217;lerin Kırılan Dünyasında Ekonomi” ve Prof. Dr. Ufuk Akçiğit ile Prof. Dr. Osman Cevdet Akçay&#8217;ın konuşmacı olduğu “2020&#8217;lerdeki Kırılmanın Yeni Ekonomik Yapısı” başlıklı oturumlar yapıldı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tunc-soyer-akil-vicdan-ve-cesarete-ihtiyacimiz-var-369398">Tunç Soyer: &#8220;Akıl, vicdan ve cesarete ihtiyacımız var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buğday Derneği: Tarımda bütüncül bir düzenlemeye ihtiyacımız var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bugday-dernegi-tarimda-butuncul-bir-duzenlemeye-ihtiyacimiz-var-365441</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 09:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[buğday]]></category>
		<category><![CDATA[bütüncül]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlemeye]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[tarımda]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, belirli ürünlerin yetiştirilmesinin izne tabi olması, sözleşmeli tarım zorunluluğu ve ekilmeyen arazilerin kiralanması gibi değişiklikler getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugday-dernegi-tarimda-butuncul-bir-duzenlemeye-ihtiyacimiz-var-365441">Buğday Derneği: Tarımda bütüncül bir düzenlemeye ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, belirli ürünlerin yetiştirilmesinin izne tabi olması, sözleşmeli tarım zorunluluğu ve ekilmeyen arazilerin kiralanması gibi değişiklikler getiriyor. Kanundaki değişiklikler küçük çiftçinin bağımsızlığını, rekabet şansını ve tarımsal biyoçeşitliliği riske sokabilir. Olumlu etkiler sağlayacak bir yasal düzenleme için yerel tohumların, çeşitliliğin, toprak onarımının desteklenmesinden ve çiftçileri teşvik etmekten bahsetmek gerekiyor.</p>
<p>“İklim değişikliği ile mücadele, gıda talebindeki artış, doğal kaynakların etkin şekilde kullanılması, gıda güvencesi ve güvenliğinin temin edilmesi” gibi gerekçelerle üretimin planlanması gerekliliğinden yola çıkan Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, üretim planlamasının arz-talep durumuna göre yapılmasını öngörüyor. </p>
<p>İklim değişikliğinin tarımdaki olumsuz etkilerini azaltmak, gıda güvencesini sağlamak ve ürün çeşitliliğini artıracak bir planlama yapmak önemli. Ancak yasadaki yeni düzenlemeler ve cezai yaptırımlar dikkat edilmesi gereken bazı sakıncalar içeriyor. Kuraklık, seller ve girdi maliyetlerinin baskısı altında küçük çiftçinin refahı ve bağımsızlığı konusunda bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.</p>
<p>Yasa hazırlanırken çiftçi örgütleri gibi konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarının, sürdürülebilir tarım konusunda çalışan uzmanların ve akademisyenlerin görüşünün alınmaması bazı soruları beraberinde getiriyor. Örneğin yeni düzenleme, özellikle doğa dostu geleneksel uygulamaların, yerel tohumların, çeşitliliğe dayalı uygulamaların ve bu çeşitlilikten beslenen mutfak kültürünün teminatı olan küçük çiftçilerin arazilerini işlemeyi bırakıp toprağını terk etmesine yol açabilir mi? Gıda güvencesinin sağlanması üretim yeterliliği ile birlikte üretimle ilgili konularda söz, yetki ve karar aşamalarında çiftçilerin sürece dahil olmasını da kapsamaz mı? </p>
<p>Kanun değişikliği ne tür uygulamalar içeriyor?</p>
<p>Düzenlemede dikkat çeken önemli değişikliklerin başında, belirlenecek ürün veya ürün gruplarının üretimine başlanmadan önce Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izin alınması zorunluluğu geliyor. Yasaya göre çiftçiler belli ürün gruplarını yetiştirmek için bakanlıktan izin alacaklar. İzin almadan üretim yapan çiftçilere desteklerden 5 yıl men edilme ve para cezası gibi yaptırımlar uygulanacak. </p>
<p>Bir diğer önemli değişiklik, Bakanlık tarafından belirlenecek ürün ve ürün gruplarında sözleşmeli üretimin zorunlu hale getirilmesi. Sözleşmeden vazgeçen taraflara cezai yaptırımlar uygulanacak.  </p>
<p>Yeni düzenleme, üst üste 2 yıl ekilmeyen tarım arazilerinin Bakanlıkça kiraya verilmesini de öngörüyor. 2 yıl üst üste ekilmeyen araziler öncelikli olarak arazinin bulunduğu yerleşim yerinde ikamet edenlere ya da tarımsal alanda faaliyet gösteren kooperatif, birlik, dernek ve vakıflar ile gönüllü kuruluşlara kiralanacak.</p>
<p>Kenevir üretimi konusunda yapılan değişiklikle daha önce tamamen izne tabi olan üretimde Bakanlığın çıkaracağı yönetmelikler çerçevesinde izinsiz girişimlerin önü açılıyor.</p>
<p>Buğday Derneği olarak, kabul edilen yasa düzenlemesindeki değişikliklerin gerekçede ifade edilen sorunlara çözüm sunabilmesinin ancak konuyla ilgili paydaşların görüşleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi ile mümkün olabileceğini savunuyoruz. Bu nedenle yasadaki değişiklikler ile ilgili uzman görüşlerini, yorumları ve önerileri Tarım ve Orman Bakanlığı’nın dikkatine sunuyoruz.</p>
<p>Sermayenin tarıma nüfuz etmesi kolaylaşıyor mu?</p>
<p>Konuyla ilgili değerlendirmesine başvurduğumuz Ege Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Elemanı Dr. Fatih Özden, toprak miktarının artırılamaması ve üretim yapılabilecek tarım arazilerinin önemli bir bölümünün mevcut kır/köy kökenli çiftçilerin mülkiyetinde olmasının sermayenin tarıma nüfuzunu sınırlandıran temel etkenlerden birisi olduğunu söylüyor. </p>
<p>Yasadaki değişiklikler ile sözleşmeli tarım yoluyla emeğin, arazi yoluyla da toprağın metalaşma süreçlerinin hızlanabileceğine dikkat çeken Dr. Fatih Özden sözlerini şöyle sürdürüyor: “Özellikle son 20 yıldaki değişiklik ve uygulamalara bakarak Türkiye’nin tarım anlayışını ihracat odaklı, monokültür, konvansiyonel ve endüstriyel bir sektör olarak değerlendirmek mümkün. Son dönemlerde Türkiye tarımında sözleşmeli üretim modelinin sıklıkla üzerinde durulması ve yasadaki değişiklikten de anlaşılacağı gibi yaygınlaştırılmak istenmesi sermayenin tarıma nüfuz etmesini kolaylaştırıyor.”</p>
<p>“Agroekoloji: Başka Bir Tarım Mümkün” kitabının yazarlarından Dr. Fatih Özden tarım arazilerinin kiralanmasının sermayenin tarıma girişini destekleyen başka bir yol olduğunu, söz konusu kiralamanın düzenlemede belirtildiği gibi, öncelikle arazinin bulunduğu yerleşim yerlerinde ikamet edenlere ya da kooperatif, birlik, dernek ve vakıf gibi STK’lara yapılmasının da arazilerin metalaşma sürecinin önüne geçemeyebileceğini söylüyor. Özden, köylerde ekilmeyen tarım arazilerinin halihazırda zaten kiralanabildiğini veya ortakçılıkla işlenebildiğini ve bu faaliyetlerinin büyük bir bölümünün de yine aynı veya yakın köylerden olduğunu hatırlatıyor ve ekliyor: “Ancak köylerde yanlış politikalar ve iklim krizi gibi sebeplerle özellikle küçük-orta ölçekli çiftçiler tarafından ekilemeyen arazilerin kiralanacağı STK’lar içinde ekonomik gücü ve yatırım kapasitesi olanların öne çıkması da mümkün.”</p>
<p>Yerel çiftçi haklarına ve üreticilere etkisi</p>
<p>“Çiftçilerin izin almadan üretim yapamayacağını söyleyen Bakanlık, böyle bir politika değişikliği için çiftçinin rızasını almış mıdır?” sorusunu soran Özden, radikal gibi gözüken bu sorunun aslında doğrudan gıda egemenliği ile ilgili olduğunu açıklıyor: “Gıda egemenliği çokça ifade edildiği gibi sadece üretimin yeterliliği sorunu değil, üretimle ilgili konularda söz, yetki ve karar aşamalarında çiftçilerin sürecin neresinde olduklarıyla da ilgilidir.” </p>
<p>Yeni düzenleme kır kökenli büyük üreticiler ve yatırımcıların küçük-orta ölçekli tarımsal işletmelerin emeğinden ve arazilerinden yaralanabilmelerinde bir nevi aracı pozisyonuna geçmelerine de fırsat verecek. Bu üreticiler şirketler için sözleşmeli tarım ve arazi kiralama gibi süreçlerde kolaylaştırıcı bir rol oynayabilirler.</p>
<p>Polikültür üretim yapan çiftçiler ve biyoçeşitlilik nasıl etkilenecek?</p>
<p>Yasada yapılan değişiklikte polikültür (çeşitliliğe dayalı) üretim yapan üreticiler için belirsizlik söz konusu. Yeni düzenlemeye göre polikültür üretim yapan üreticilerin yetiştirdiği çoklu ürünlerin bir veya daha fazlasına Bakanlığın izin vermemesi olasılığı bulunuyor. </p>
<p>Bakanlıkça belirlenen ürün veya ürün gruplarının üretiminin izne tabi olması özellikle küçük ölçekli veya polikültür üretim yapan üreticilerin kendi gıda güvencelerini de tehlikeye sokabilir. Yine aynı kesim üreticiler, çoğu zaman tüketiciye doğrudan ulaşan pazarlama kanallarını kullanıyor. Dolayısıyla uzun zaman zarfında kurmuş oldukları pazarlama ağının da bu süreçten olumsuz etkilenmesi söz konusu.</p>
<p>Dr. Fatih Özden’e göre bu durum üreticilerin bağımsızlığını riske sokarken, Türkiye’de zaten hâkim durumda olan monokültür üretimi daha da baskın hale getirebilir. Özden, günümüzde toprak, su, iklim şartları ve biyoçeşitliliğin azalması gibi sorunlarla baş edebilmek için polikültür üretimin teşvik edilmesi gerekirken, bu durumun polikültür üretime geçme potansiyeli olan üreticileri olumsuz etkileyeceğine vurgu yapıyor. </p>
<p>Gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçların karşılanmasında kendine yeterli toplulukların yeterli çeşitlilikteki üretimlerinden vazgeçmek zorunda kalması ve tek tip üretim yapmaya zorlanması, bu toplulukların piyasada çeşitli ürünlerle yakaladığı rekabet şansını kaybetmesine ve tek tip ürün yetiştirmenin ekonomik ve ekolojik riskiyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Bu adaletsizlik karşısında geliri düşen ve tarlasını satarak ailesiyle kente göç etmek zorunda kalan çiftçiler eskiden arazisinde yetiştirdiği çeşitli meyve sebzelerle beslenirken, marketten pazardan alabildiği kadarıyla ve nereden geldiği nasıl yetiştirildiği belli olmayan gıdayla yetinmek zorunda kalıyor. Üreten, kendine yeterli topluluklar giderek satın almak zorunda bırakılan ve alım gücü giderek düşen yoksul tüketicilere dönüşüyor. Şehre göç etmeyenler ise ya mevsimlik tarım işçiliğine yöneliyor ya da kentlerin varoşlarına göçerek işsizliğe, marjinal işlere, sosyal yardımlara mahkûm oluyor. </p>
<p>Bütüncül bir düzenleme için öneriler:</p>
<ul>
<li>
<p>Tarımda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak, gıda güvencesini sağlamak ve ülkemizin farklı özelliklere sahip bölgelerinden yararlanarak ürün çeşitliliğini arttıracak bir planlama yapmak önemli. Bunu doğa ile uyumlu ve sürdürülebilir şekilde yapabilmek için agroekoloji ve onarıcı tarım uygulamalarına yönelmek gerekiyor.</p>
</li>
<li>
<p>Ülkemizde tarıma dair daha önce de çeşitli planlamalar ve yasa değişiklikleri yapıldı. Ancak yapılan planlama ve değişikliklerin kalıcı ve etkili olabilmesi için katılımcı bir süreç izlenerek kanun değişikliğinin yapılması gerekir. </p>
</li>
<li>
<p>Yasa değişikliklerinin çiftçileri zorunlu kılarak ve cezai yaptırımlar uygulanmasına yönelik değil, teşvik ve destekleme yollarını açmaya yönelik olması gerekir. Türkiye’de destekleme araçlarının neden hedeflere ulaşmada yetersiz kaldığının analizi yapılmalı.</p>
</li>
<li>
<p>Üretim sınırlamasının arz-talep üzerinden sayısal olarak üretim miktarına göre yapılması yerine ülkenin iklim, coğrafi özellikler, toprak ve su şartlarına ve bölgesel ihtiyaç ve potansiyellerine göre bölgesel üretim planlamaları yapılmalı ve her bölgede yerel üretim, yerel tüketim sisteminin altyapıları kurulmalı. Böyle bir planlama ile, yerel çeşitlerin devamı ve tarımsal biyoçeşitlilik de sağlanmış olur. </p>
</li>
</ul>
<p>Dünyadaki uygulamalar</p>
<p>Avrupa Birliği’nin uyguladığı Ortak Tarım Politikası (OTP) Avrupalı çiftçiler için sürdürülebilir bir gelecek sağlamayı, küçük çiftliklere hedefe yönelik destek sağlamayı ve AB ülkelerinin tedbirleri yerel koşullara uyarlaması için daha fazla esneklik sağlamayı amaçlıyor.</p>
<p>OTP’de yürürlüğe giren yeni düzenlemeler ile 2021-2027 yılı için ayrılan maddi kaynağın Yeşil Mutabakat hedefleri çerçevesinde biyoçeşitliliğin ve organik tarım alanlarının artırılmasına, geçimini çiftçilikten sağlayanların ve genç çiftçilerin desteklenmesine, tarımda inovasyonun artırılmasına harcanması planlanıyor.  </p>
<p>Örneğin, her çiftlikte ekilebilir arazinin en az %3’ünün biyoçeşitliliğe ayrılacağı, bütçenin en az %25’i ekosistemlere tahsis edilerek iklim ve çevre dostu tarım uygulamaları ve yaklaşımları (organik tarım, agroekoloji, karbon tarımı vb.) ile hayvan refahının iyileştirilmesi için daha güçlü teşvikler sağlanacağı, kırsal kalkınma fonlarının en az %35’inin iklim, biyoçeşitlilik, çevre ve hayvan refahını desteklemeye yönelik tedbirlere tahsis edileceği 2021-2027 planları arasında. Yeni mevzuat üstlenilen faaliyetlerin düzeyi de dahil olmak üzere AB ülkeleri tarafından belirlenecek zorunlu ancak esnek bir aktif çiftçi tanımı içeriyor ve sadece aktif çiftçilerin belirli AB desteklerini alabilmesine izin veriyor.</p>
<p>Hindistan’da ise tarım politikalarının temelini 1960’ta yapılan düzenlemeler oluşturuyor. Eylül 2020’de devlet desteğini sonlandırıp, sözleşmeli tarıma kapı açarak özel sektörün tarıma girişini artıracak üç tarım yasasının meclisten geçmesi, bir yılı aşkın süren protestolara sebep olmuştu. Protestolara sebep olan tarım yasası tarımda taban fiyat uygulaması, gübre ve mazot desteği, haşereyle mücadele ve ilaçlama, pazar ağı gibi desteklere son verip, küçük üreticileri büyük şirketlerle karşı karşıya bırakıyordu. Çiftçiler büyük şirketlerin istediği ürünleri, onların istediği fiyata satmak zorunda kalıyordu. Özel sermayenin sömürüsüne maruz kalan çiftçilerin ülke tarihindeki en uzun protesto olarak geçen mücadelesi sonucunda yasa geri çekildi.</p>
<p>Etkili bir yasa için gerekenler</p>
<p>Yasayı değerlendirerek önerilerde bulunan Buğday Derneği Gıda Yüksek Mühendisi Merve Atınç, dünya genelinde tarımda yapılan yeni yasal düzenlemelerin çiftçilerin özerkliği, bağımsızlığı ve dayanıklılığına vurgu yaptığını belirterek ülkemizde yürürlüğe giren yeni düzenlemenin planlama adı altında çiftçilerin bağımsızlığını etkileyerek daha çok cezai yaptırımdan bahsettiğine dikkat çekiyor. </p>
<p>“Yasa, biyolojik çeşitlilik için büyük bir tehlike olan endüstriyel tarımdaki monokültürün artmasına neden olarak ekolojik tarımın önerdiği polikültür, ara ürün, birlikte ekim gibi farklı yöntemlerin önünü kapıyor” diyen Atınç, etkili bir yasal düzenleme için şu önerilerde bulunuyor: “Yasaların gerçek bir değişim yaratması için iklim değişikliğinin tarımdaki olumsuz etkilerini önlemekten, çiftçileri tarımdan uzaklaştırmak yerine teşvik etmekten, yalnızca büyük çiftçiler ve şirketlere fayda sağlamak yerine yerel tohumların, polikültür uygulamaların ve yerel çeşitlilikten beslenen küçük çiftçilerin önünü açmaktan, ürün çeşitliliğini artırmaktan ve bütün bunları yaparken gıda güvencesi sağlamaktan bahsetmesi gerekiyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugday-dernegi-tarimda-butuncul-bir-duzenlemeye-ihtiyacimiz-var-365441">Buğday Derneği: Tarımda bütüncül bir düzenlemeye ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
