<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ihtiyacı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ihtiyaci/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ihtiyaci</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 07:38:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ihtiyacı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ihtiyaci</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kocaeli&#8217;de muhtar olmak bir ayrıcalık</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaelide-muhtar-olmak-bir-ayricalik-624571</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[ayrıcalık]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[muhtar]]></category>
		<category><![CDATA[muhtarlar]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’de ilk olarak hayata geçirdiği “Muhtarhane”, muhtarların hem sosyal hem idari ihtiyaçlarına cevap veren örnek bir merkez olarak büyük beğeni topluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelide-muhtar-olmak-bir-ayricalik-624571">Kocaeli&#8217;de muhtar olmak bir ayrıcalık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’de ilk olarak hayata geçirdiği “Muhtarhane”, muhtarların hem sosyal hem idari ihtiyaçlarına cevap veren örnek bir merkez olarak büyük beğeni topluyor. Muhtarlar, alanın hem sosyal hem de idari anlamda önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirtti.</p>
<p><b>AKTİF ŞEKİLDE KULLANILIYOR</b></p>
<p>İzmit’te bulunan 2 No’lu Balıkçı Restoranı’nın tadilattan geçirilmesiyle hayata geçirilen “Muhtarhane”, 350 metrekare kapalı ve 320 metrekare açık alana sahip. Muhtarların sosyal alan ihtiyacına cevap vermek amacıyla yaklaşık 3 yıl önce hizmete açılan tesis, bugün aktif şekilde muhtarlar tarafından kullanılıyor.</p>
<p><b>MUHTARLAR İÇİN BULUŞMA NOKTASI</b><br />Muhtarların talepleri doğrultusunda hayata geçirilen proje, yalnızca bir dinlenme alanı değil, aynı zamanda toplantıların yapıldığı, fikir alışverişinin gerçekleştiği ve muhtarlar arasındaki iletişimi güçlendiren önemli bir merkez haline geldi.</p>
<p><b>AYNI ANDA 135 KİŞİYE HİZMET VERİYOR</b><br />Tesiste toplantı odası, idari ofis, mescit, mutfak ve depo bölümleri yer alıyor. İç mekânda 75, açık alanda ise 60 kişilik kapasitenin bulunduğu Muhtarhane toplamda 135 kişiye hizmet veriyor.</p>
<p><b>MUHTARLARDAN TAM NOT</b><br />Muhtarlar, Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan ve 3 yıldır hizmet veren Muhtarhane’den duydukları memnuniyeti dile getirerek, alanın hem sosyal hem de idari anlamda önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirtti.</p>
<p><b>“BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR AVANTAJ”</b><br />Turgut Mahallesi Muhtarı Mehmet Kurt, Muhtarhane’nin kendileri için önemli bir ihtiyacı karşıladığını dile getirerek, “Muhtarhane’nin açılması bizim için çok büyük bir avantaj oldu. Çoğu zaman Büyükşehir ya da ilçe belediyelerinde işlerimiz oluyor. Bu işlerimizi hallettikten sonra buraya gelip dinlenebiliyoruz. Öğle aralarında da arkadaşlarımızla burada bir araya gelip sohbet edebiliyoruz. Daha önce muhtarlar olarak buluşabileceğimiz bir alan yoktu. Bu nedenle uzun süredir severek kullandığımız bir yer haline geldi. Türkiye’de Muhtarlar Günü Cumhurbaşkanımız önderliğinde ilk olarak Kocaeli’de kutlanmaya başlamıştı. Haliyle bu da muhtarlara verilen önemin bir göstergesi oldu. Bu anlayışın bir yansıması olarak hayata geçirilen ve Türkiye’de benzeri olmayan Muhtarhane’den çok memnunuz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“<b>MUHTARLAR İÇİN ÖNEMLİ BİR İHTİYAÇTI”</b><br />Nebihoca Mahalle Muhtarı Beytullah Tekerli ise, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın muhtarlara verdiği önem doğrultusunda Ankara’da muhtarların konaklayabileceği bir tesis hayata geçirilmişti. Bu süreç Kocaeli’de de bir ihtiyacı ortaya çıkardı. Muhtarlar olarak Büyükşehir Belediye Başkanımıza bu talebi ilettik ve kendisi de konuya sıcak yaklaştı. Gebze, Dilovası, Çayırova, Gölcük, Kartepe ve Kandıra gibi ilçelerden gelen muhtarlarımızın dinlenebileceği ve istişare yapabileceği bir alana ihtiyacı vardı. Büyükşehir Belediyemiz de bu ihtiyacı karşılayarak Muhtarhane’yi hizmete sundu” dedi.</p>
<p><b>“GURUR VERİCİ BİR HİZMET”</b><br />Kabaoğlu Mahalle Muhtarı Gökhan Köysu de Muhtarhane’nin önemli bir kazanım olduğunu belirterek, “Muhtarhane’den çok memnunuz. Arkadaşlarımızla bir araya gelip sohbet edebileceğimiz sıcak bir ortamımız oldu. Gerçekten çok kıymetli bir hizmet. Kocaeli’ye güzel bir eser kazandırıldı. Bu projenin Türkiye’de ilk olması da bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Diğer illerde de benzer projelerin hayata geçirilmesini isteriz. Burada istişare yapabiliyor, buradan birlikte kurumlara gidebiliyoruz. Çayımız, personelimiz var. İşleyişten çok memnunuz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaelide-muhtar-olmak-bir-ayricalik-624571">Kocaeli&#8217;de muhtar olmak bir ayrıcalık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Yavuz Dizdar: Su ihtiyacı kola ile karşılanmaz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-yavuz-dizdar-su-ihtiyaci-kola-ile-karsilanmaz-583407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Oct 2025 14:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dizdar]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[İçiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[karşılanmaz]]></category>
		<category><![CDATA[kola]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, birçok etkinlik ve söyleşileri ile Kocaeli Kongre Merkezi’nde misafirlerini ağırlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-yavuz-dizdar-su-ihtiyaci-kola-ile-karsilanmaz-583407">Dr. Yavuz Dizdar: Su ihtiyacı kola ile karşılanmaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, birçok etkinlik ve söyleşileri ile Kocaeli Kongre Merkezi’nde misafirlerini ağırlıyor. Kamuoyunun sağlık alanında yakından tanıdığı Dr. Yavuz Dizdar, Selim Sırrı Paşa Salonu’nda “Sağlık ve Çocuklarımızın Geleceği” adlı söyleşisinde, “Su ihtiyacı kola ile karşılanmaz” dedi.</p>
<p><b>“SUYUN KARŞILIĞINI DİĞER İÇECEKLERDE BULAMAZSINIZ “</b></p>
<p>Kocaeli’nin okuyan ve okutan kent olarak anılmasına büyük katkılar sağlayan Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, sağlık alanında önemli bilgileri de kitap dostları ile paylaşıyor. Selim Sırrı Paşa Salonu’ndaki söyleşisini katılımcılarla soru-cevap şeklinde gerçekleştiren Dr. Yavuz Dizdar, su içme alışkanlığı üzerine gelen bir soruya, “Ben şahsen günde 7-8 litre su içiyorum. Çok su içmek iyi midir? İyidir ama ben bu kadar suyu sevdiğim için içiyorum. Ben sabahları iki tane kahve içiyorum, arkasında bir buçuk litre su içiyorum. Ben evden çıkana kadar toplamda iki litre su içmiş oluyorum. Hastanede de çay ve suyumu içiyorum. Akşamda üç tane bir buçukluk şişe sabaha kadar bitmiş oluyor. Şunu belirteyim ‘ben su değil ama çay içiyorum’ bu olabilir. Vücudun su ihtiyacı karşılanabilir. Ama ben su içiyorum ama onun yerine limonata veya kola içiyorum işte o olmaz. Yani suyun karşılığını diğer içeceklerle bulma şansınız yok. Su kesinlikle içeceksiniz” şeklinde cevapladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-yavuz-dizdar-su-ihtiyaci-kola-ile-karsilanmaz-583407">Dr. Yavuz Dizdar: Su ihtiyacı kola ile karşılanmaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TesterYou: &#8220;Yazılım testi ihtiyacı artmaya devam ediyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/testeryou-yazilim-testi-ihtiyaci-artmaya-devam-ediyor-573607</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 09:06:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[artmaya]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[testeryou]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=573607</guid>

					<description><![CDATA[<p>1947’de bilgisayardaki ilk “hatanın” keşfedilmesiyle her yıl 9 Eylül’de kutlanmaya başlanan “World Testers Day”, teknoloji dünyasının hata kavramıyla tanışmasının da bir simgesi. Grace Hopper öncülüğündeki bilgisayar mühendisleri ekibinin bir bilgisayarda keşfettikleri bu ilk hata, bugün “World Testers Day” aracılığıyla teknoloji alanında oldukça önemli bir alan olan yazılım testi sektörü için de büyük bir anlam taşıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/testeryou-yazilim-testi-ihtiyaci-artmaya-devam-ediyor-573607">TesterYou: &#8220;Yazılım testi ihtiyacı artmaya devam ediyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1947’de bilgisayardaki ilk “hatanın” keşfedilmesiyle her yıl 9 Eylül’de kutlanmaya başlanan “World Testers Day”, teknoloji dünyasının hata kavramıyla tanışmasının da bir simgesi. Grace Hopper öncülüğündeki bilgisayar mühendisleri ekibinin bir bilgisayarda keşfettikleri bu ilk hata, bugün “World Testers Day” aracılığıyla teknoloji alanında oldukça önemli bir alan olan yazılım testi sektörü için de büyük bir anlam taşıyor. </strong></p>
<p><strong>Teknoloji odaklı danışmanlık ve eğitim firması TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor, yıllık büyüme yüzde 10’un üzerinde seyrediyor. Dünya genelinde yazılım test aktivitelerinin yüzde 60’tan fazlası outsource ediliyor. Türkiye’de de yazılım testi sektörü son yıllarda önemli bir ivme kazanmış durumda. Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hâle geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor.” diyor.</strong></p>
<p>“World Testers Day”in geçmişi, 9 Eylül 1947&#8217;de Harvard Üniversitesi bilgisayar bilimcilerinden Grace Hopper ve ekibinin üzerinde çalıştıkları projede buldukları ilk “hataya” dayanıyor. Bu önemli günün ardındaki hikâye ise oldukça ilginç. Hopper ve ekibi Howard Aiken tarafından tasarlanan Mark II Hesap Makinesi üzerinde çalışıyordu. Ekip, Mark II Hesap Makinesi&#8217;nin sürekli hatalar verdiğini keşfetti ve cihazı açıp donanımını incelediklerinde hatayı buldu. Bu bug; bir böceğin elektromekanik rölenin arasına sıkışmasıydı. Hopper ve ekibi daha sonra bu olaya çalışma günlüklerinde yer verdi, &#8220;böceği&#8221; bir &#8220;bug&#8221; kanıtı olarak günlüğe kaydeden ekip, hatayı giderme işlemine de &#8220;hata ayıklama&#8221; adını verdi. </p>
<p>Son dönemde öne çıkmaya devam eden yazılım testi alanı ise genişlemeyi sürdürüyor. 2018’de kurulan teknoloji odaklı danışmanlık ve eğitim firması TesterYou da yazılım testi ve kalite güvencesi alanında Türkiye’de öncü konuma sahip bir şirket.</p>
<p><strong>“Yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor”</strong></p>
<p>Yazılım testi sektörünün oldukça önemli bir misyonu yerine getirdiğini vurgulayan TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Özellikle bankacılık, finans, sigorta ve e-ticaret gibi yüksek işlem hacimli sektörlerde hatalı yazılımın müşteri kaybına ve ciddi maddi zararlara yol açabilme riski, test süreçlerinin stratejik önemini artırıyor. Türkiye’de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Bugün, dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor, yıllık büyüme yüzde 10’un üzerinde seyrediyor. Dünya genelinde yazılım test aktivitelerinin yüzde 60’tan fazlası ise outsource ediliyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı hâline gelirken, test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor.” diyor.</p>
<p><strong>“Yapay zekâyı danışmanlık programlarımıza entegre etmeye hazırız”</strong></p>
<p>Yazılım testinin Türkiye’de sadece büyüyen bir sektör değil aynı zamanda her sektörde rekabet avantajı yaratmanın önemli bir bileşeni hâline geldiğine dikkat çeken Sarıalioğlu, “Bizler de TesterYou olarak sektördeki gelişmeleri yakından takip ediyor ve hizmetlerimizi buna göre sürekli güncelliyoruz. Önümüzdeki dönemde özellikle yapay zekâ ve veri odaklı yaklaşımlar üzerinde daha fazla durmayı planlıyoruz. Yapay zekâ konusundaki gelişmeleri eğitim ve danışmanlık programlarımıza entegre ederek, kurumların güncel teknolojilere uyum sağlamalarına destek olmayı hedefliyoruz. Amacımız, yeni teknolojiler karşısında hem bireyleri hem de kurumları daha donanımlı hale getirmek ve bu dönüşüm yolculuklarında onlara rehberlik etmek.” dedi.</p>
<p><strong>“Sektöre yön veren aktörlerden biriyiz”</strong></p>
<p>Kendilerini sadece bir teknoloji ya da yazılım şirketi olarak değil, kurumların dijital yolculuğuna eşlik eden “Teknoloji ve Dijital Süreç Ortağı” olarak tanımladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “Kullanıcı odaklı düşünme, sürekli öğrenme ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hem bireylere hem de kurumlara ölçülebilir değer sunmayı hedefliyoruz. Sunduğumuz danışmanlık ve eğitim hizmetleriyle yalnızca yerel pazarda değil, aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda da aktif rol üstleniyoruz. Bankacılık, sigorta, e-ticaret, savunma ve yüksek teknoloji gibi kritik sektörlerde edindiğimiz deneyimle, yazılım test süreçlerinin olgunlaştırılması ve dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması konusunda sektöre yön veren aktörlerden biriyiz.” şeklinde sözlerini sürdürdü.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/testeryou-yazilim-testi-ihtiyaci-artmaya-devam-ediyor-573607">TesterYou: &#8220;Yazılım testi ihtiyacı artmaya devam ediyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygusal destek arayışında &#8220;yapay zekâ&#8221; dönemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/duygusal-destek-arayisinda-yapay-zeka-donemi-571712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 17:03:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde farklı alanlarda yararlanılan yapay zekâ, duygusal ilişkilerle ilgili soru işaretlerini yanıtlamak için de kullanılıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duygusal-destek-arayisinda-yapay-zeka-donemi-571712">Duygusal destek arayışında &#8220;yapay zekâ&#8221; dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Günümüzde farklı alanlarda yararlanılan yapay zekâ, duygusal ilişkilerle ilgili soru işaretlerini yanıtlamak için de kullanılıyor.  </b><b>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, </b><b>duygusal konularda yapay zekâya danışılmasının insanların “güven, anlaşılma, yargısız dinlenme, belirsizlikten kurtulma ve destek alma” gibi temel psikolojik ihtiyaçlarının bir yansıması olduğunu söyledi. </b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, yapay zekânın duygusal destek arayışındaki rolünü değerlendirdi.</p>
<p><b>Yapay </b><b>zekâ</b><b>ya en çok sorulan 10 soru…</b></p>
<p>Günümüzde pek çok alanda kullanılan yapay zekânın artık duygusal destek arayışında da kullanıldığını belirtenDr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, insanların duygusal ilişkilerle ilgili yapay zekâya en çok sorduğu ilk 10 sorunun sorulma sıklığına göre sıralamasının şu şekilde olduğunu söyledi:</p>
<ol>
<li>&#8220;Beni gerçekten seviyor mu?&#8221;</li>
<li>&#8220;Onunla devam etmeli miyim yoksa ayrılmalı mıyım?&#8221;</li>
<li>&#8220;Aldatıyor olabilir mi?&#8221; / &#8220;Sadık mı?&#8221;</li>
<li>&#8220;Beni neden aramıyor / yazmıyor?&#8221;</li>
<li>&#8220;İlişkimiz uzun vadede evliliğe gider mi?&#8221;</li>
<li>&#8220;Neden uzaklaştı?&#8221;</li>
<li>&#8220;Onu nasıl geri kazanabilirim?&#8221;</li>
<li>&#8220;Doğru kişi o mu?&#8221;</li>
<li>&#8220;İlişkimde nasıl mutlu olabilirim?&#8221;</li>
<li>&#8220;Benden hoşlanıyor mu?&#8221;</li>
</ol>
<p><b>Yakın çevrenin yerini yapay zekâ alıyor</b></p>
<p>İlişkilerin insan yaşamının en önemli duygusal bağlamlarından biri olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Bu sorulardan da anlaşılacağı üzere belirsizlik, kaygı ve güven sorunları ilişkilerde sık görülen psikolojik yükler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sorular geleneksel olarak yakın çevreyle paylaşılırken, günümüzde birçok birey bu soruları yapay zekâ sistemlerine yöneltmektedir.  Yukarıda örnekleri görülen ve yapay zekaya yöneltilme sıklığı giderek artan duygusal ve ilişki odaklı sorular yalnızca bilgi arayışını değil, aynı zamanda duygusal regülasyon ihtiyacını da ortaya koymaktadır” dedi.</p>
<p><b>Belirsizliği azaltma ihtiyacı, en başta yer alıyor</b></p>
<p>İnsanların yapay zekâya ilişkiyle ilgili duygusal sorular yöneltmesinin aslında birkaç temel psikolojik ihtiyaca işaret ettiğini belirten Ömerbaşoğlu, “Bunların en başta geleni, ‘belirsizliği azaltma ihtiyacı’dır. İlişkilerdeki en zorlayıcı durumlardan biri olan belirsizlik, başta kaygı olmak üzere üzüntü, öfke, çaresizlik, yetersizlik gibibaş edilmesi güç duygular ortaya çıkarmaktadır. ‘Beni seviyor mu, uzaklaşır mı, aldatıyor mu?’ gibi sorulara cevap aramak, belirsizliği netleştirme çabasının bir göstergesidir. Bu noktada yapay zekâ, kesinlik veremese de düzenli ve mantıklı bir çerçeve ya da çeşitli davranışsal stratejiler sunarak kişinin düşüncelerini ve davranışlarının düzenlemesine, zor duygularla başa çıkabilmesine katkıda bulunabilmektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>Duyguları netleştirme ve düzenleme ihtiyacı da önemli</b></p>
<p>Yapay zekaya yöneltilen soruların altında yatan bir başka temel ihtiyacın ise “duyguları netleştirme ve düzenleme ihtiyacı”olduğunu belirten Ömerbaşoğlu, “İnsanlar aslında cevabı çoğu zaman içten içe bilse de emin olmak için dışarıdan bir sese ihtiyaç duyabilmektedir. Çünkü, ilişkilerde yaşanan belirsizlik, yoğun kaygı ve çelişkili duygular bireyde ne hissettiği konusunda bir karmaşa yaratabilir. Yapay zekâya soru sormak, kişinin kendi duygularını yansıtma ve düzenleme biçimi olarak işlev görebilmektedir. Yapay zekâ, sunduğu yansıtıcı cevaplarla bireyin duygularını söze dökmesine ve kendi düşünce örüntülerini fark etmesine yardımcı olabilmektedir. Bu durum kişinin duygularını düzenli bir dile aktarmasına imkân tanıyarak bir çeşit öz-farkındalık geliştirmesine katkı sunabilmektedir.</p>
<p><b>Yapay zekâ, güvenli alan duygusu yaratıyor</b></p>
<p>İnsanı duygusal ilişkilerle ilgili yapay zekada cevap aramaya iten bir diğer ihtiyacın da <b>“</b>tarafsız ve yargısız dinlenme” ihtiyacı olduğunu kaydeden Ömerbaşoğlu, “İnsanlar, bir sorunu ya da durumu yakın çevreleriyle paylaşma söz konusu olduğunda yargılanmaktan, eleştirilmekten veya dedikodudan çekinebilmektedir. Özellikle utanç veya kırılganlık hislerinin yoğun olduğu konularda yapay zekânın eleştirmeyen, önyargısız şekilde cevap vermesi “güvenli alan” duygusu yaratabilmektedir” dedi.</p>
<p><b>Onaylanma ve anlaşılma ihtiyacı karşılanıyor</b></p>
<p>“Onaylanma ve anlaşılma ihtiyacı”nın da bir başka önemli nokta olduğunu kaydeden Ömerbaşoğlu<b>, “</b>Bireyler çoğu zaman bir sorunu ya da durumu paylaşırken çözüm ya da öneri ihtiyacıyla değil, paylaşmak ihtiyacıyla anlatsa da genellikle çözüm önerileri duymaktadır. Yapay zekâalgoritmalarının empatik dille verdiği yanıtlar, kişilerin bu en temel iki ihtiyacını karşılamasına katkı sağlayarak yalnızlık duygusunu azaltabilmektedir” dedi.</p>
<p><b>Hızlı ve kolay erişilebilir destek…</b></p>
<p>Son olarak “hızlı ve kolay erişilebilir destek” arayışının da bireyleri yapay zekâya yönlendiren ihtiyaçlardan biri olduğunu ifade eden Ömerbaşoğlu, “Birçok kişi ilişkide yaşadığı kaygıyı hemen paylaşmak istemekte ama herkese açılamamaktadır. Arkadaşa açılmak yüksek duygusal yatırım gerektirirken, psikoloğa gitmek hem duygusal hem maddi yatırım gerektirmektedir. Bu noktada yapay zekâ daha erişilebilir, düşük riskli ve düşük maliyetli bir seçenek olarak görülmektedir. Tüm bu noktalardan hareketle, yapay zekâya sorulan ilişki sorularının aslında insanların güven, anlaşılma, yargısız dinlenme, belirsizlikten kurtulma ve destek alma ihtiyaçlarının bir yansıması olduğu söylenebilir” dedi.</p>
<p><b>Yapay zekanın önerileri doğru değerlendirilmeli</b></p>
<p>Yapay zeka tarafından sunulan önerilerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, “Özünde yapay zekadan fikir alınmasında bir sakınca olmamakla birlikte bireyin, yapay zekâ tarafından sunulan önerilerin kendi varoluşuna uygunluğunu değerlendirebilme becerisinin düzeyi kritik önem taşımaktadır” dedi.</p>
<p><b>Uzmana başvurulmalı ve destek alınmalı</b></p>
<p>İkili ilişkilerde yaşanan sorunların çözümünde kişinin kendini, eşini ya da partnerini tanımasının önemli olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Suna Ömerbaşoğlu, yapay zekadan alınan önerilerin kısa vadeli destek, bir ilkyardım olarak değerlendirilebileceğini yaşanan sorunlara yönelik kalıcı ve uzun vadeli çözümler oluşturmak için çift terapisi konusunda uzmanlaşmış psikolog ya da psikiyatristlerden destek alınması gerektiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/duygusal-destek-arayisinda-yapay-zeka-donemi-571712">Duygusal destek arayışında &#8220;yapay zekâ&#8221; dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSU&#8217;dan Kandıra&#8217;ya Yeni Modüler Arıtma Tesisi: 87 Bin 500 Hanenin Su İhtiyacı Güvence Altına Alınacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isudan-kandiraya-yeni-moduler-aritma-tesisi-87-bin-500-hanenin-su-ihtiyaci-guvence-altina-alinacak-563384</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 09:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alınacak]]></category>
		<category><![CDATA[altına]]></category>
		<category><![CDATA[arıtma]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[güvence]]></category>
		<category><![CDATA[hanenin]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[isudan]]></category>
		<category><![CDATA[kandıraya]]></category>
		<category><![CDATA[modüler]]></category>
		<category><![CDATA[tesisi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, yaz aylarında nüfus ve su tüketiminin katlanarak arttığı Kandıra’da içme suyu ihtiyacını kesintisiz karşılamak amacıyla harekete geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isudan-kandiraya-yeni-moduler-aritma-tesisi-87-bin-500-hanenin-su-ihtiyaci-guvence-altina-alinacak-563384">İSU&#8217;dan Kandıra&#8217;ya Yeni Modüler Arıtma Tesisi: 87 Bin 500 Hanenin Su İhtiyacı Güvence Altına Alınacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, yaz aylarında nüfus ve su tüketiminin katlanarak arttığı Kandıra’da içme suyu ihtiyacını kesintisiz karşılamak amacıyla harekete geçti. Tarım ve turizm yoğunluğu nedeniyle yaz döneminde su tüketiminin olağan seviyelerin çok üzerine çıktığı ilçede, mevcut Dudutepe (Hira) Arıtma Tesisi’ne takviye olarak ilave bir modüler içme suyu arıtma tesisi inşa edilerek devreye alınma aşamasına getirildi.</p>
<p>İÇME SUYU ÜZERİNDE OLUŞAN BASKI AZALACAK<br />Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle, su kaynaklarının korunması ve alternatif içme suyu temini her geçen gün daha da önem kazanıyor. Bu doğrultuda harekete geçen İSU Genel Müdürlüğü, yeni içme suyu kaynaklarını devreye alarak hem mevcut kaynaklar üzerindeki yükü azaltıyor hem de suyun sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor. Bu projelerden biri olan ve yapımı tamamlanan Kandıra Dudutepe (Hira) Konmodüler İçme Suyu Arıtma Tesisi, hizmete alındığında bölgede içme suyu üzerindeki baskıyı önemli ölçüde azaltmış olacak.</p>
<p>87 BİN 500 HANENİN SU İHTİYACI GÜVENCE ALTINA ALINACAK<br />Mevcut Dudutepe Arıtma Tesisi’nde günlük 30 bin metreküp su arıtılarak 62 bin 500 haneye ulaştırılıyor. Yeni konmodüler tesis ise günlük 12 bin metreküp su arıtma kapasitesine sahip olacak. Böylece yaklaşık 25 bin haneye daha ilave içme suyu sağlanacak. Testleri tamamlanmak üzere olan yeni konmodüler tesisin kısa sürede devreye alınması planlanıyor. Her iki tesisin birlikte hizmet vermeye başlamasıyla, Kandıra’da günlük toplam 42 bin metreküp içme suyu arıtılacak ve 87 bin 500 hanenin su ihtiyacı güvence altına alınacak.</p>
<p>SADECE BUGÜNÜN DEĞİL, GELECEĞİN İHTİYACI DA KARŞILANACAK<br />İklim değişikliğine bağlı susuzluk riskini en aza indirmek için belirlediği stratejiler doğrultusunda çalışmalarını sürdüren İSU Genel Müdürlüğü, vatandaşlara sağlıklı, sürdürülebilir ve kesintisiz bir şekilde su temin etmek adına hayata geçirdiği bu projelerle sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da karşılamayı hedefliyor. Suyun stratejik bir kaynak olduğu bilinciyle yürütülen bu yatırımlar, kentin iklim değişikliğiyle mücadelesinde güçlü bir dayanak oluşturuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isudan-kandiraya-yeni-moduler-aritma-tesisi-87-bin-500-hanenin-su-ihtiyaci-guvence-altina-alinacak-563384">İSU&#8217;dan Kandıra&#8217;ya Yeni Modüler Arıtma Tesisi: 87 Bin 500 Hanenin Su İhtiyacı Güvence Altına Alınacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sermaye piyasalarında nitelikli çalışan ihtiyacı artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor-440716</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 08:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[nitelikli]]></category>
		<category><![CDATA[piyasalarında]]></category>
		<category><![CDATA[sermaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440716</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sermaye piyasalarının son yıllarda yakaladığı büyümeyi ve gelişimi aynı ivmeyle devam ettirebilmesi için en az 25 bin çalışana ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyacın bilincinde olan Gedik Yatırım, insan kaynaklarına ve teknolojiye yatırım yapmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor-440716">Sermaye piyasalarında nitelikli çalışan ihtiyacı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Sermaye piyasalarının son yıllarda yakaladığı büyümeyi ve gelişimi aynı ivmeyle devam ettirebilmesi için en az 25 bin çalışana ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyacın bilincinde olan Gedik Yatırım, insan kaynaklarına ve teknolojiye yatırım yapmaya devam ediyor.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Türkiye’nin önde gelen yatırım kuruluşlarından biri olan ve son dönemde yaptığı teknolojik yatırımlarla dikkat çeken Gedik Yatırım, Türkiye’nin ekonomik gelişimine katkıda bulunmaya devam ediyor. 1991 yılında kurulan, 2010 yılında halka açılan ve sermaye piyasalarının her alanında lider olma vizyonu ile hareket eden şirket, yalnızca finansal açıdan değil insan kaynakları ve teknoloji alanında yaptığı yenilikler ve yatırımlarla da dikkat çekiyor.</p>
<p>Sermaye piyasalarının tüm alanlarında son yıllarda gerçekleşen büyümeye rağmen sektördeki çalışan sayısı bu büyümeyle orantılı bir şekilde artmadığının altını çizen <strong>Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Onur Topaç,</strong> çalışan sayısının yalnızca 7 bin düzeyinde kaldığını belirti. Topaç, “Sektörün son yıllarda yakaladığı büyümeyi ve gelişimi aynı ivmeyle devam ettirebilmesi için sektördeki insan kaynağının da hem nicelik hem nitelik olarak artış göstermesi büyük önem taşıyor. Yatırımcılara aynı kalitede hizmet verilebilmesi için sektördeki çalışan sayısının yatırımcı sayısının artışına paralel olarak 6-7 kat artması gerekirken, teknoloji kullanımının etkisiyle en az yüzde 50 artarak asgari 25 bine ulaşması gerekiyor. Gedik Yatırım olarak bu konuda üstümüze düşen görevin bilincindeyiz ve yalnızca şirketimizin değil tüm sektörün nitelikli çalışan ihtiyacını karşılamak ve çalışanlarımızın gelişimlerini hızlandırmak için programlar geliştiriyor ve yeni projeler hayata geçiriyoruz” dedi. </p>
<p><strong>İnsan kaynaklarına yatırım yapmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Gedik Yatırım, kuruluşundan bugüne 32 yıldır değişken ekonomik koşullardan bağımsız olarak çalışan sayısını sürekli artırıyor ve sektöre nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda son 5 yılda çalışan sayısı yaklaşık yüzde 64 artarak 504’e ulaştı. Kadın çalışan oranı da her geçen yıl artan şirkette şu anda çalışanların yüzde 45’i kadınlardan oluşuyor. 2024 yılında çalışan sayısını daha da artırmayı hedefleyen Gedik Yatırım aynı zamanda çalışanların gelişimine katkıda bulunmak adına Gedik Yatırım Akademi’yi hayata geçirdi. 2021-2022, 2022-2023, 2023-2024 döneminde 3 yıl üst üste Great Place to Work – Türkiye En İyi İşverenler listesinde yer alan tek yatırım kuruluşu olan Gedik Yatırım, 2023’te ülkemizde ilk defa verilen Kadınlar için En İyi İşverenler Listesi’ne de dahil olarak bir ilki daha başardı.</p>
<p><strong>Teknoloji yatırımları hızlanıyor</strong></p>
<p>İnsan kaynaklarından sonra şirketin en önemli öncelikleri arasında yer alan teknoloji yatırımları kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Gedik Yatırım, 2023 yılında sermaye piyasalarında teknoloji alanında öncü işler yapmak ve ürün ihraç etmek amacıyla GYT Teknoloji’yi kurdu. Mobil uygulamalar, dijitalleşme projeleri, altyapı ve siber güvenlik alanlarında birçok projeye imza atan ekipte yeniden yapılandırılmaya gidilerek sektörün ilk yapay zeka odaklı departmanı hayata geçirildi. Şirket aynı zamanda 2021 yılı başından bu yana Inveo Ventures, hiVC, Fintech GSYF, BV Growth GSYF ve Türkiye’nin ilk Etki ve Sürdürülebilirlik Fonu’na toplamda 65,8 milyon TL yatırım gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>Ülke sporunun önemli markalarına destek olmaya devam ediyor</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Gençler ve kadınlar başta olmak üzere geniş kitlelere ulaşmayı amaçlayan Gedik Yatırım, spor dünyasının başarılarına katkıda bulunmak amacıyla #BuHisseOrtakOl mottosuyla spor  sponsorluklarına imza atıyor. 2022 yılında Voleybol Milli Takımlarının 3 yıllık dönem için Ana Sponsorluğunu üstlenen Şirket, 2023 yılında ise Fenerbahçe Futbol Takımı’nın Resmi sponsoru oldu.</p>
<p><strong>Sermaye piyasaları büyümeye devam ediyor</strong></p>
<p>Sermaye piyasaları son dönemde ülkemizde hızla büyümeye devam ediyor. 2023 Aralık sonu itibarıyla pay senedi yatırımcı sayısı geçtiğimiz yılın aynı ayına göre %102 artışla 7,6 milyona ulaşırken 2023 yılında toplam 54 halka arz gerçekleşti ve toplam halka arz büyüklüğü 79,3 milyar TL’ye (3,3 milyar USD’ye) ulaştı. 539 şirketin işlem gördüğü Borsa İstanbul’un toplam piyasa değeri 2023 yılında %62 artarak 10 trilyon TL’yi geçti. Bu ivmenin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-nitelikli-calisan-ihtiyaci-artiyor-440716">Sermaye piyasalarında nitelikli çalışan ihtiyacı artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSU, 2023 Yılında 100 bin hanenin bir aylık elektrik ihtiyacı kadar enerji üretti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isu-2023-yilinda-100-bin-hanenin-bir-aylik-elektrik-ihtiyaci-kadar-enerji-uretti-439655</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 11:26:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aylık]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[hanenin]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[isu]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[üretti]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439655</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, yıllık 25 milyon 291 bin kilovat üretim kapasiteli yenilenebilir enerji santralleri ile yılda 34.8 milyon liralık enerji üretimi gerçekleştirdi. İSU, işlettiği enerji tesislerinden 2023 yılında 16.863.922 kWh enerji üreterek yıllık enerji maliyetlerinin yüzde 13.4’ünü karşıladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-2023-yilinda-100-bin-hanenin-bir-aylik-elektrik-ihtiyaci-kadar-enerji-uretti-439655">İSU, 2023 Yılında 100 bin hanenin bir aylık elektrik ihtiyacı kadar enerji üretti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, yıllık 25 milyon 291 bin kilovat üretim kapasiteli yenilenebilir enerji santralleri ile yılda 34.8 milyon liralık enerji üretimi gerçekleştirdi. İSU, işlettiği enerji tesislerinden 2023 yılında 16.863.922 kWh enerji üreterek yıllık enerji maliyetlerinin yüzde 13.4’ünü karşıladı.<br /> </p>
<p><strong>HES, GES VE BES ENERJİ TESİSLERİ İLE DOĞA VE BÜTÇE KORUYOR</strong></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU) Genel Müdürlüğü; sağlıklı altyapı ve modern işletmecilik hizmetleri sunarak abonelerinin içme ve kullanma suyu ihtiyacını kesintisiz karşılamak amacıyla bünyesinde yer alan 13 adet içme suyu ve 23 adet atık su arıtma tesisi, yüzlerce içme suyu, atık su ve yağmur suyu terfi merkezi, yüzlerce su deposu ve iletim hatları ile bünyesinde yer alan çamur yakma tesisleri için milyonlarca lira enerji harcaması yapıyor. Bu enerji yükünü mümkün olduğu kadar minimuma indirmek adına harekete geçen İSU Genel Müdürlüğü, enerji ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamak amacıyla çevre dostu yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanıyor. Bu kapsamda su kaynaklarından elektrik üretiminin sağlanması için HES (Hidroelektrik Enerji Santrali), güneş enerjisinden elektrik üretimi için GES (Güneş Enerjisi Santrali) ve çamur yakma tesislerinden yararlanarak enerji üretimi yapmak için BES (Biyokütle Enerji Santrali) tesislerini inşa ederek işletmeye aldı.<br /> </p>
<p><strong>12 ADET ENERJİ TESİSİ</strong></p>
<p>İSU, bugün itibarıyla Kandıra Namazgâh Barajı yanında 3 adet, Kullar İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi üzerinde 1 adet olmak üzere toplam 4 adet Güneş Enerji Santrali (GES); Kandıra Namazgâh, Kartepe Avluburun, Başiskele Soğuksu 1,2,3,4 olmak üzere toplam 6 adet Hidroelektrik Enerji Santrali (HES); Gebze ve Başiskele’de yer alan Çamur Yakma Tesisleri’nde ise 2 adet Biyokütle Enerji Santrali (BES) ile enerji üretimi gerçekleştiriyor.<br /> </p>
<p><strong>100 BİN HANENİN BİR AYLIK İHTİYACI KADAR ELEKTRİK ÜRETİMİ YAPILDI</strong></p>
<p>Kocaeli’yi daha sağlıklı bir geleceğe taşımak amacıyla çevre yatırımlarına hız veren Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü’nün, içme ve atık su hizmetlerini kesintisiz devam ettirebilmesi için gerekli olan elektrik enerjisinin karşılanmasına önemli katkı sağlayan çevre dostu 12 adet GES, HES ve BES yenilenebilir enerji sistemlerinin üretim kapasitesi, yıllık 16 milyon 863 bin 922 kWh ulaşarak yıllık bazda yaklaşık 35 milyon TL’lik enerji üretimi gerçekleştiriyor. Enerji tesislerinden elde edilen enerji ile bir meskenin 1 aylık enerji tüketimi ortalama 167 kWh olarak alındığında, 100 bin hanenin bir aylık ihtiyacı kadar elektrik üretimi yapıldı. Üretilen enerji, kurumun enerji ihtiyacının yüzde 13.4’ ünü karşılamış oluyor. Ayrıca, yapımı planlanan Gölcük ve Paşadağ HES ile Karamürsel HES projelerinin de tamamlanmasıyla beraber kurumun yıllık elektrik enerjisi tüketiminin % 26,3’ü karşılanmış olacak.<br /> </p>
<p><strong>DOĞA KORUNUYOR, EKONOMİYE KATKI SAĞLANIYOR</strong></p>
<p>Alternatif enerji kaynaklarını değerlendirerek bu alandaki kamu harcamalarını ve çevre kirliliğine ilişkin riskleri en aza indirgeyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü; çevre dostu GES, HES ve BES enerji tesislerinde elde ettiği enerji üretimi ile doğayı korumanın yanında şehrimize ülkemize katma değer sağlıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-2023-yilinda-100-bin-hanenin-bir-aylik-elektrik-ihtiyaci-kadar-enerji-uretti-439655">İSU, 2023 Yılında 100 bin hanenin bir aylık elektrik ihtiyacı kadar enerji üretti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zorbalık Yapan Çocukların da Yardıma İhtiyacı Var!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zorbalik-yapan-cocuklarin-da-yardima-ihtiyaci-var-426631</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 07:25:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yardıma]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akran zorbalığına ilişkin bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Köse, “Zorbalık yapan çocuklar, aslında çoğunlukla güçsüzlük ve utanç duyguları içindedirler. Okulların zorba çocuklara yanıtı ceza, okuldan uzaklaştırma gibi iyileştirmekten çok bastırmaya yönelik yöntemler olduğunda ise buz dağının altı görmezden gelinmiş olunur” dedi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zorbalik-yapan-cocuklarin-da-yardima-ihtiyaci-var-426631">Zorbalık Yapan Çocukların da Yardıma İhtiyacı Var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zorbalık Yapan Çocukların da Yardıma İhtiyacı Var!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Akran zorbalığına ilişkin bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Köse, “Zorbalık yapan çocuklar, aslında çoğunlukla güçsüzlük ve utanç duyguları içindedirler. Okulların zorba çocuklara yanıtı ceza, okuldan uzaklaştırma gibi iyileştirmekten çok bastırmaya yönelik yöntemler olduğunda ise buz dağının altı görmezden gelinmiş olunur” dedi</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Köse, okullarda “sıfır zorbalık” için “pozitif disiplin, onarıcı adalet, travmaya duyarlı okul anlayışı gibi alternatif yaklaşımların” uygulanmasının önemli olduğunu belirtti</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Akran zorbalığı, fiziksel şiddetin yanı sıra dedikodusunu yapma, isim takma, alay ve tehdit etme, yalnızlaştırma, eşyasına zarar verme, irrite edici bakış ve davranışlar gösterme gibi pek çok farklı şekillerde görülebiliyor. Kaygı ve depresyon, okuldan uzaklaşma gibi sonuçları olabildiği gibi zorbalığa uğrayan çocuğu intihara dahi götürebiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Köse, son günlerde ailelerin gündemini daha çok meşgul eden akran zorbalığına ilişkin bilgi verdi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kim Bu Zorbalar?</strong></p>
<p>Zorbalık yapan çocuklar için tek bir profil tanımlamanın mümkün olmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Köse, “Zorbalık konusunda yapılan çalışmalar, zorba çocukların genellikle destekleyici olmayan, kaotik aile ortamlarından geldiklerine ve/veya travmatik yaşam deneyimleri olduğuna işaret eder. Örneğin, taciz gören çocuklar genellikle tacizcinin özelliklerini aldıkları için, bu çocukların okulda zorbaya dönüşme ihtimalleri çok yüksektir. Zorbalık yapan çocukların duygusal-sosyal problemleri olduğunu ve kendinden daha güçsüz bulduğu bir çocuğa zulmederek güç, ilgi ve kontrol hissi kazanmaya çalıştıklarını görürüz. Çünkü zorba davranışlar temelde çocukta karşılanmamış ihtiyaçların ifadesidir” dedi.</p>
<p>Zorbalık yapan çocukların şiddet eğilimli, ani ve tahmin edilemez eylemlerde bulunan kişiler olduğunu anımsatan Köse, “Aslında çoğunlukla güçsüzlük ve utanç duyguları içindedirler. Okulların zorba çocuklara yanıtı ceza, okuldan uzaklaştırma gibi iyileştirmekten çok bastırmaya yönelik yöntemler olduğunda ise buz dağının altı görmezden gelinmiş olunur. Zorba çocukların davranışları ele alınırken bir paradigma değişimi şarttır. Okul ortamlarında bu çocuklara en iyi gelecek şey güvenli bağlanma ilişkisi kurabildikleri en az bir yetişkin olması; güven duygusunun ve şefkatli ilişkilerin hâkim olduğu bir okul iklimidir” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Diğer Çocukları da Korkutuyorlar”</strong></p>
<p>Birçok çocuğun zorba çocuklarla aynı safta olarak popülerliğini korumak için izleyici kaldığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Köse, bazı çocukların ise kendilerinin de mağdur olabileceğinden kokmalarından dolayı izleyici olarak kaldığını, zorbalığa uğrayan çocuğa yardım etmediğini belirtti. </p>
<p>Köse,<strong> “</strong>Bir diğer grup ise hem zorbalık yapan hem de zorbalık mağduru olan öğrenciler. Bu zorba/mağdur grubundaki öğrencilerin iyilik hali ölçümlerinde en olumsuz puanları aldıkları ve desteğe en çok ihtiyacı olan çocuklar oldukları görülmektedir” dedi. </p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Köse, araştırmaların, güvene dayalı ve destekleyici ilişkilerin olduğu, adil ve tutarlı, demokratik bir ikliminin hâkim olduğu okullarda zorbalık davranışlarının anlamlı düzeyde azaldığını, zorbalığa tanık olanların da zorbalığa karşı çıkma cesareti gösterebildiklerini ortaya koyduğunu kaydetti. Köse, “Otoriter yaklaşım, öğrencilerin maruz kaldıkları zorbalığı saklamalarına, zorbalığa seyirci kalarak yanıt vermelerine ve dolayısıyla zorbalığın normal sayıldığı bir kültür oluşmasına yol açıyor” dedi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Sıfır Zorbalık için Onarıcı Adalet”</strong></p>
<p>Çocukların kimi zaman zorbalığa uğramanın kendi hataları olduğunu düşünmeleri nedeniyle durumu ailelerinden sakladıklarını kaydeden Ayşen Köse, akran zorbalığına karşı yapılabilecekler konusunda şu bilgileri verdi:<br /> “Bir çocuk size zorbalığa uğradığını söylerse onu sakince dinlemek yapılacak ilk ve en doğru yaklaşım. Sizinle bu konuyu konuştuğu için çocuğu övmeniz, şefkatle yaklaşmanız, onu yalnız bırakmayacağınız konusunda güvence vermeniz ve bu konuda ne yapacağınız konusunda birlikte düşünmeniz önemli. Çocuğunuzdan ya da öğrencinizden ayrıntıları alırken, bazı bilgileri olayların tırmanmasından korktuğu için açıklamama ihtimali olduğunu da aklınızın bir kenarında bulundurmalısınız. Zorbalığın nasıl ele alınacağına yönelik her duruma uygun bir yaklaşım önermek güç, olayların önem derecesi, oluşturacağınız stratejileri belirler. İlk olarak, okul rehberlik servisine başvurmak ve okul psikolojik danışmanı ile durumu değerlendirmek yararlı olacaktır. Siber zorbalık söz konusuysa, ekran görüntülerini almak ve zorba akranı sosyal medyadan hemen engellemek gerekir. Zorbalığa uğrayan çocuğun ailesinin, zorba çocuğun ailesiyle doğrudan iletişime geçmesi çoğu zaman yararlı bir strateji değildir, velilerin okul aracılığıyla temasta bulunması daha yerinde olur. Okullarda ‘sıfır zorbalık’ hedefi için, pozitif disiplin, onarıcı adalet, travmaya duyarlı okul anlayışı gibi alternatif yaklaşımların okul politikası haline gelmesi değerlidir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zorbalik-yapan-cocuklarin-da-yardima-ihtiyaci-var-426631">Zorbalık Yapan Çocukların da Yardıma İhtiyacı Var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Dünyanın Bir Değişime İhtiyacı Var; Sizlerin Bunu Yapacağına İnanıyorum&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyanin-bir-degisime-ihtiyaci-var-sizlerin-bunu-yapacagina-inaniyorum-419733</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 21:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bunu]]></category>
		<category><![CDATA[değişime]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[inanıyorum]]></category>
		<category><![CDATA[sizlerin]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yapacağına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Gençlik Meclisi ve Selçuk Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Üniversite Buluşmaları” kapsamında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyanin-bir-degisime-ihtiyaci-var-sizlerin-bunu-yapacagina-inaniyorum-419733">Başkan Altay: &#8220;Dünyanın Bir Değişime İhtiyacı Var; Sizlerin Bunu Yapacağına İnanıyorum&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>BAŞKAN ALTAY: “DÜNYANIN BİR DEĞİŞİME İHTİYACI VAR; SİZLERİN BUNU YAPACAĞINA İNANIYORUM”</b></p>
<p> </p>
<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Gençlik Meclisi ve Selçuk Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Üniversite Buluşmaları” kapsamında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi. Konya olarak uluslararası manada üstlendikleri görevlerle Konya’yı ve ‘Konya Modeli Belediyeciliği’ tüm dünyaya anlatmayı murad ettiklerini belirten Başkan Altay, “Dünyanın bir değişime ihtiyacı var. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diye ifade etmeye çalıştığımız şey aslında dünyanın bir değişime ihtiyacı olduğudur. Bizler bunu görür müyüz bilmiyorum ama bu salonda oturanların, sizlerin bunu yapacağına inanıyorum. Göreceğinize değil, yapacağınıza inanıyorum. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Çünkü değişim ve dönüşüm güçlü bir liderlik ister. Türkiye de coğrafyasında, bölgesinde hem ekonomisiyle hem insan kaynağıyla hem son dönemde yapmış olduğu savunma sanayi hamlesiyle bölgesinin lider bir ülkesidir” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Gençlik Meclisi ve Selçuk Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Üniversite Buluşmaları” kapsamında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi.</p>
<p><strong>“KONYA’DA BULUNMANIZDAN BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUZ”</strong></p>
<p>İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan Başkan Altay, üniversiteli gençlerin Konya’da bulunmasından büyük mutluluk duyduklarını belirterek, en güzel günlerinin Konya’da geçmesi temennisinde bulundu.</p>
<p><strong>“KONYA ŞANSLI BİR ŞEHİR”</strong></p>
<p>Konya’nın yaklaşık 10 bin yıldır şehir hayatını devam ettirmeyi başarabilmiş dünyanın en nadide şehirlerinden birisi olduğunun altını çizen Başkan Altay, “Çünkü şehirler bazı dönemlerde çok öne çıkmış ama sonra hayatını devam ettirememiş. Konya bu manada şanlı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde olan ve insanlığın ilk yerleşik şehri kabul edilen Çatalhöyük’le başlayan medeniyet o günden itibaren bugüne kadar Konya’da devam etmiş. Çatalhöyük’le başlayan süreç Hititlerle, Roma’yla, Bizans’la devam etmiş ama en parlak dönemimizi Selçuklular zamanında yaşamışız ve 1096’dan 1308’e kadar bu şehir başkentlik yapmış” diye konuştu.</p>
<p><strong>BAŞKAN ALTAY GENÇLERDEN SELÇUKLU MİRASI ESERLERİ MUTLAKA GÖRMELERİNİ İSTEDİ</strong></p>
<p>Salonu dolduran üniversiteli gençlere şehri yakından görmeleri tavsiyesinde bulunan Başkan Altay şöyle devam etti: “Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Alaaddin Cami’sini görmeden Konya’da okumuş olmazsınız. Lütfen bu güzellikleri de görün. Ayrıca bu yıl Beyşehir’de bulunan Eşrefoğlu Cami’si de Dünya Mirası Listesi’ne dahil oldu. Onun için mutlaka bunu da görmenizi arzu ediyorum. Ayrıca Cuma günleri Alaaddin Cami’sinde Cuma namazından sonra Sultanlar Türbesi önünde bir nöbet değişim töreni gerçekleştiriyoruz. Bunun önemi şu; 8 Selçuklu Sultanı Alaaddin Cami’sinin haziresinde bulunan türbede metfunlar. Böyle kültürel bir mirasa da ev sahipliği yapıyoruz. Bununla birlikte Akşehir’i, Beyşehir’i, Ereğli’yi de mutlaka görmenizi arzu ediyorum.”</p>
<p><strong>“ÖĞRENCİLERİN SOSYAL HAYATA KATILMALARIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ”</strong></p>
<p>Bu doğal güzelliklerle birlikte, Konya’nın bir öğrenci şehri olduğunu ve Büyükşehir Belediyesi olarak öğrencilerin sosyal hayata katılmalarıyla ilgili de çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Altay, “Özellikle Kılıçarslan Gençlik Merkezi’nde yapmış olduğumuz bina şu anda ‘Atmosfer’ ismiyle sizlere hizmet veriyor. Bu faaliyetlerimizi Büyükşehir Gençlik Meclisimizle yürütüyoruz. ‘Atmosfer’ sizlere ders çalışma imkanı sunuyor. Özellikle öğrenci toplulukları için fiziki mekan oluşturuyoruz ayrıca taleplerini değerlendireceğimiz bir mekanı da inşa etmiş olduk. Sizleri oraya bekliyoruz” ifadelerini kullandı.     </p>
<p>Başkan Altay konuşmasının devamında Konya Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik faaliyetlerinden de bahsederek özellikle; Kapsül Teknoloji Platformu, Sosyal İnovasyon Ajansı, Genç Kültür Kart’a başvurarak gençlik ve öğrenci hizmetlerinden faydalanmalarını istedi.</p>
<p><strong>BAŞKAN ALTAY, KONYA’NIN ULUSLARARASI DİPLOMASİYE KATKISINI ANLATTI</strong></p>
<p>Dünya Belediyeler Birliği olarak bilinen UCLG’ye başkanlık ettiklerinin altını çizen Başkan Altay, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Özellikle Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda şehirlerimizin hazırlanması, insanların mutlu bir yaşam sürmesiyle ilgili ciddi bir çalışma yürütüyoruz. Tabi bu konuda anlaştığımız konular var, anlaşamadığımız konular var. Ama birlikte oturup müzakere etme, birlikte bir sonuca ulaşma gayretinde bulunuyoruz. Bununla birlikte UCLG ile birlikte merkezi İstanbul’da bulunan Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) Başkanlığı görevini yürütüyorum. TDBB de gönül coğrafyamızda Balkanlar’dan Türk Cumhuriyetleri’ne ve Filistin’deki kardeşlerimiz, Lübnan’daki kardeşlerimiz olmak üzere 30 ülkeden 1.200’e yakın belediyenin olduğu bir birlik. Burada da özellikle kültürel mirasın korunması ve Türkiye’deki belediyecilik modelinin Balkanlar ve Türk Cumhuriyetlerde bir model olarak ele alınmasıyla ilgili ciddi bir çalışma yürütüyoruz. Bununla birlikte  Konya merkezli Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği’nin başkanlığını da yürütüyorum. Bu birlikle de özellikle Konya’nın tarımsal üretim tecrübesini öncelikle bölge coğrafyamıza sonra da tüm insanlığa sunmak için bir çaba sarf ediyoruz. Bu tür diplomasi işleri Konya’nın ticaretine, ekonomisine de çok ciddi katkı sağlıyor. Bununla birlikte merkezi Kyoto’da bulunan Dünya Tarihi Kentler Birliği’nin başkanvekilliği görevini de yürütüyoruz. Merkezi Cidde’de bulunan İslam Şehirleri ve Başkentleri Birliği’nin de yönetim kurulu üyeliğini yürütüyoruz. 19 uluslararası birlikte üyeliğimiz, yönetim kurulu üyeliğimiz, başkanlık ve başkanvekilliği görevlerimiz devam ediyor. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin 70 farklı şehirle kardeş şehir ilişkisi var. Bu süreçleri de yürütmeyi devam ediyoruz.” </p>
<p><strong>“MURADIMIZ; ‘KONYA MODELİ BELEDİYECİLİĞİ’ TÜM DÜNYAYA ANLATABİLMEK”</strong></p>
<p>Tüm bu görevlerle murad ettikleri hususun hem Konya’yı hem ‘Konya Modeli Belediyecilik’ diye ifade ettikleri belediyecilik modelini önce bölge coğrafyasına sonra da tüm dünyaya anlatabilmek olduğunu ifade eden Başkan Altay, “Şuna inanıyorum ki dünyanın bir değişime ihtiyacı var. Artık Birleşmiş Milletler (BM) eksininde kurulmuş dünya sisteminin ayakta durma şansı kalmadı. Özellikle son bir aydır Filistin’de yaşadıklarımız bize gösterdi ki bu BM yapısıyla dünyanın barışa ve huzura kavuşması mümkün gözükmüyor. Çünkü 196 ülkenin temsil edildiği bir yapıda sadece bir ülkenin hiçbir gerekçe göstermeden veto hakkıyla aldığınız bütün kararlar boşa düşmüş oluyor ve yeni bir karar üretmiyorsunuz. Onun için ‘dünya 5’ten büyüktür’ diye ifade etmeye çalıştığımız şey aslında dünyanın bir değişime ihtiyacı olduğudur. Bizler bunu görür müyüz bilmiyorum ama bu salonda oturanların, sizlerin bunu yapacağına inanıyorum. Göreceğinize değil, yapacağınıza inanıyorum. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Çünkü değişim ve dönüşüm güçlü bir liderlik ister. Türkiye de coğrafyasında, bölgesinde hem ekonomisiyle hem insan kaynağıyla hem son dönemde yapmış olduğu savunma sanayi hamlesiyle bölgesinin lider bir ülkesidir” açıklamalarını yaptı. </p>
<p><strong>“FİLİSTİN’DE YAŞANANLARI ASLA UNUTMAMAK GEREKİYOR”</strong></p>
<p>Filistin’de son bir aydır dünyanın gözü önünde adeta canlı yayında bir soykırım izlendiğini belirten Başkan Altay, “İçimiz acıyor, içimiz yanıyor. Bir taraftan tepkimizi ortaya koyuyoruz, bir taraftan dua ediyoruz. Zulümle abad olunmaz, bu bir şekilde bitecek, sonlanacak, ateşkes olacak. Ama bu yaşadıklarımızı asla unutmamak gerekiyor. Buradan kendimize çıkaracağımız ders nedir? Bizim çok hızlı hareket ettiğimiz ama sürdüremediğimiz bir mesele var. Boykot meselesi. Sizlerin de sosyal medyada karşınıza geliyordur. Şu anda hepimiz belli markaları protesto ediyoruz. Ama bu işin bununla sınırlı olmadığını da bilmek gerekiyor. Bu konuda duyarlılığımız artmadığı sürece bu işin sonuca ulaşması mümkün değil” sözleriyle konuşmasını tamamladı. </p>
<p>Başkan Altay programın sonunda öğrencilerin sorularını da cevapladı.</p>
<p>Programa; Selçuk Üniversitesi Rektörü Metin Aksoy, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Göküş ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyanin-bir-degisime-ihtiyaci-var-sizlerin-bunu-yapacagina-inaniyorum-419733">Başkan Altay: &#8220;Dünyanın Bir Değişime İhtiyacı Var; Sizlerin Bunu Yapacağına İnanıyorum&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazılımda Nitelikli Personel İhtiyacı Büyüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazilimda-nitelikli-personel-ihtiyaci-buyuyor-415718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 09:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[nitelikli]]></category>
		<category><![CDATA[personel]]></category>
		<category><![CDATA[yazılımda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal Teknoloji Enstitüsü Lideri ve Sözcüsü Murat Kader, Van Teknokent, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Van Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile hayata geçirilen Yazılım Van projesi kapsamında 40 yazılımcı adayı ve 15 akademisyenle bir araya geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazilimda-nitelikli-personel-ihtiyaci-buyuyor-415718">Yazılımda Nitelikli Personel İhtiyacı Büyüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal Teknoloji Enstitüsü Lideri ve Sözcüsü Murat Kader, Van Teknokent, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Van Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile hayata geçirilen Yazılım Van projesi kapsamında 40 yazılımcı adayı ve 15 akademisyenle bir araya geldi. Yazılım sektörü ve teknoloji okur yazarlığı hakkında oldukça çarpıcı bir seminere imza atan Kader, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nin teknolojik kalkınma açısından stratejik önemine dikkat çekerek, özellikle Van gibi sınır hattında bulunan illerin, nitelikli yazılımcı yetiştirme ve teknoloji üssü olma açısından oldukça güçlü potansiyele sahip olduğunun altını çizdi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Yazılımın Ekonomiye Domino Etkisi  </strong></p>
<p>Kader, yazılım dünyasının, ekonomide zincirleme etki yaratma gücünden kaynaklı oldukça stratejik bir konumda olduğunu belirtti ve şöyle devam etti; “Sadece son 10 yılda internet, mobil telefonlar ve artan kurumsal bilişim teknolojileri yatırımlarının etkisiyle oyun, dijital dönüşüm ve mobil uygulamalar gibi birçok dijital sektörün doğuşuna sebep oldu. Bu sektörlerin toplam büyüklüğü, yazılım sektörünün 5 katına yaklaştı ve büyüme hızı yazılım sektörünün en az üç katı seviyesinde. Bir ülkenin ekonomik büyümesi, sektörlerinin dijital dönüşümü, şirketlerinin verimliliği, geleneksel mesleklerin sürekliliği, yazılım sektörünün gelişmesiyle ve yayılmasıyla doğrudan ilişkili. </p>
<p> </p>
<p><strong>Yazılımcı İhtiyacı Artıyor</strong></p>
<p><strong> </strong>Teknoloji şirketlerinin yazılımcı ihtiyacı sürekli artıyor, ancak aynı hızda yazılımcı yetişmiyor ve arz talep dengesizliği oluşuyor. İşte tam bu nedenlerle harekete geçtik. Yazılımcı yetiştiren organizasyonlara katkılar sunmaya, yazılımcı adaylarına deneyimlerimizi anlatmaya başladık ve yolculuğumuza Türkiye’nin en doğusundaki Van şehrini ziyaret ederek başladık.”</p>
<p> </p>
<p>Sosyal Teknoloji Enstitüsü olarak, bölgede daha fazla nitelikli yazılımcı yetiştirilmesi için yerel ve merkezi yönetim yetkilileriyle de görüştüklerini belirten Murat Kader, “STE çatısı altında başlattığımız eğitim-kariyer-istihdam faaliyetlerimizle Türkiye’yi teknoloji üreten bir topluma dönüştürmeyi hedefliyoruz. Özellikle üniversite ve teknokentlerdeki yazılım ekosistemini büyütmemiz ve girişimci potansiyelini doğru yönlendirmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p>Teknoloji toplumuna dönüşebilmemiz için dijital yetkinliği yüksek insan kaynağına ihtiyacımız olduğunun altını çizen Kader, “Teknolojik kalkınmanın 81 ilde eş zamanlı gerçekleşebilmesi için kamu ve özel sektör liderleri ile omuz omuza çalışıyoruz. Amacımız Türkiye’nin dijital ekonomideki konumunu küresel çapta güçlendirmek. Bu da ancak yazılım ve teknoloji üretiminin günlük hayatımızın bir parçası haline gelmesiyle mümkündür” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Üniversite ve teknokent ziyaretlerine hız kesmeden devam edeceklerini belirten Murat Kader, yazılım odaklı bir zirve düzenleyeceklerini, bu zirveyle yurt içinden ve yurt dışından yazılım dünyasına ilgi duyan on binlerce üniversite öğrencisiyle, teknokentleri, teknoloji şirketlerinin liderlerini bir araya getirmeyi planladıklarını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazilimda-nitelikli-personel-ihtiyaci-buyuyor-415718">Yazılımda Nitelikli Personel İhtiyacı Büyüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul seçiminde en önemli kriter; Çocuğun ihtiyacı ve öğrenme biçimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okul-seciminde-en-onemli-kriter-cocugun-ihtiyaci-ve-ogrenme-bicimi-400755</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2023 12:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[kriter]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[seçiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=400755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni eğitim öğretim döneminin yaklaşmasıyla birlikte velilerin okul araştırmaları da arttı. Karar aşaması aileleri öyle zorluyor ki, tercih bazen son günlere kalabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-seciminde-en-onemli-kriter-cocugun-ihtiyaci-ve-ogrenme-bicimi-400755">Okul seçiminde en önemli kriter; Çocuğun ihtiyacı ve öğrenme biçimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni eğitim öğretim döneminin yaklaşmasıyla birlikte velilerin okul araştırmaları da arttı. Karar aşaması aileleri öyle zorluyor ki, tercih bazen son günlere kalabiliyor. Çünkü seçim yaparken dikkat edilmesi gereken standart kriterlerin yanı sıra, çocuğun özelliklerine en uygun okulu bulmak da büyük bir önem taşıyor.</strong></p>
<p><strong>Okul seçiminde çocuğun kişisel özellikleri ve eğilimlerinin iyi tahlil edilmesi gerektiğini belirten Ay Koleji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Badem; çocuğun ihtiyaçlarını merkez alan bir eğitim felsefesi benimseyen, çocuklara kendi öğrenme sorumluluğunu benimseten, uluslararası akreditasyona sahip okulların özellikle anaokulu ve ilköğretim dönemlerinde önemli bir fark yarattığının altını çiziyor.</strong></p>
<p>Bir çocuğun eğitimi, hayatının belki de en önemli aşamalarından biri… Ancak eğitim süreci, sadece sınıf içinde öğrenilen bilgilerle sınırlı olmuyor. Anaokulu ve ilköğretim dönemleri bireyin karakterinin, sosyal becerilerinin ve dünya görüşünün şekillenmesinde de büyük bir rol oynuyor. Bu nedenle okul seçerken dikkat edilmesi gereken bazı temel kriterler bulunuyor. Ay Koleji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Badem, velilere okul seçiminde dikkat etmeleri gereken önemli noktaları anlattı.</p>
<p> <strong>“Çocuğunuzu iyi tanımalısınız”</strong></p>
<p>Okul tercihinde öncelikle çocukların iyi analiz edilmesi gerektiğini belirten <strong>Ay Koleji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Badem</strong>, <em>“Burada öncelikle çocuğunuzun bir psikolog veya anaokulu raporu ile kişisel özelliklerini tanımanız gerekir. “Öğrenmesinin önünde engel var mı? Okul olgunluğu tamamlanmış mı?” gibi birçok sorunun uzmanlardan alınacak cevaplarına göre, eğitim yaklaşımları farklı okullar içinde rotanızı belirlemelisiniz&#8221; </em>diyerek, öğrencinin gelişimini destekleyecek, güvenli, konforlu ve çağdaş eğitim ortamına sahip okullarla görüşmenin önemini vurguladı.</p>
<p><strong>“Okulun donanımı ve hizmetleri değerlendirilmeli”</strong></p>
<p>Okul tercihi yaparken okulun donanımının ve benimsediği eğitim felsefesinin mutlaka iyi incelenmesi gerektiğini vurgulayan <strong>Saadet Badem</strong>,<em> “Okulun içerisindeki her şey okulun eğitime bakış açısı hakkında önemli bilgiler verir. Örneğin bir okulda sınıf içerisindeki öğrenci sıraları çift kişilik ve bir kara tahta önünde muntazam şekilde öğretmen masasına doğru dizilmişse bu bize; ‘bu sınıf içerisindeki en önemli öge öğretmendir’ mesajını verir. Fakat bazen tekli, bazen ikili, bazense dörtlü gruplar halinde mobil hareket eden sıralar; öğretmeni yol gösterici, eşlik edici konuma getirir. Böyle bir sınıf düzeninde en önemli öğe çocuklardır.</em> <em>Bu nedenle çocuğunuzun nasıl eğitim alması gerektiğine karar vermeniz çok önemli. Bunun yanı sıra çocukların okul başarısı ve girecekleri tüm sınavlarda başarılı olabilmeleri için görüşülen okullar; hem ulusal hem uluslararası standartlarda eğitim kabiliyeti, deneyimleri ve vizyonlarına göre titizlikle değerlendirilmeli. Okuma-yazma-okuduğunu anlama-anlatım becerileri kazandırmada başarı oranı yüzde 90’ın altında olan okullar listeden elenmeli.  Bunun yanı sıra verilen yabancı dilde, 5. sınıf düzeyinde A2 seviyesinin yüzde 75’in üstünde olmasına dikkat edilmeli” </em>diye konuştu.<em> </em></p>
<p><strong>“Öğrencilere geniş bir uluslararası eğitim ağı sunuyoruz”</strong></p>
<p>30 yıllık eğitim serüvenlerinde sürekli değişen ve gelişen dünya standartlarına ayak uydurarak, kaliteli eğitim anlayışından ödün vermediklerini belirten <strong>Badem</strong>;<em> “Eğitimde mükemmeliyetçilik anlayışımızla, öğrencilerimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için her türlü imkânı sunuyoruz. Uluslararası Bakalorya (IB) PYP (ilkokul) Programına akrediteyiz. Bu program ile öğrencilere kritik düşünme, problem çözme ve küresel bir perspektif kazandırma gibi beceriler edindiriyoruz; öğrencilerimizin uluslararası alanda daha geniş bir eğitim ağına erişimini garantiliyoruz. Program öğrenciye kazandırdığı beceriler ve uluslararası bakış açısı ile dünya vatandaşı olmalarını sağlıyor. Her öğrencinin ihtiyacına yönelik ders planları ve ölçme – değerlendirme stratejileri ile bireyin daima öğrenmesine ve kendi öğrenmesinin sorumluluğunu almasına odaklanıyoruz. Bu nedenle velilerin okul tercihi yaparken okulun akademik başarısına, eğitim felsefesine ve uluslararası akreditasyonlarına da dikkat etmelerini öneriyoruz” </em>şeklinde konuştu.<em> </em></p>
<p><strong>“Tercih yaparken fiziksel şartlara da önem verilmeli”</strong></p>
<p>Okulların fiziksel şartlarının da önemine değinen <strong>Badem</strong>; “<em>Okulun yatay ve bahçeye açılan bir bina olmasına dikkat etmeli; en fazla 2 ya da en fazla 3 kat yüksekliği olan okulları tercih etmelisiniz. Çünkü dikey binalar çocukları zaman yönetiminde zorluyor. Her şeyden önemlisi tehlike anında binanın ideal zaman diliminde güvenle boşaltılamamasına neden oluyor. Okul binalarının depreme dayanıklılık raporu 2018’den sonra alınmış olmalı, sınıflar ve koridorlarda doğal havalandırma ve doğal aydınlatmanın olmasına dikkat edilmeli. Bunların yanı sıra derslik dışında profesyonel kütüphane, donanımlı fen laboratuvarı, müzik, resim, heykel, akıl oyunları, spor alanlarının standart yeterliliği ve zengin çeşitliliğinin olması, açık hava oyun alanının-bahçesinin her kademe için ayrılmış olması ilk bakılması gereken kriterler arasında yer alıyor” </em>dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-seciminde-en-onemli-kriter-cocugun-ihtiyaci-ve-ogrenme-bicimi-400755">Okul seçiminde en önemli kriter; Çocuğun ihtiyacı ve öğrenme biçimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nivogo yılın ilk yarısında 7.4 milyon insanın bir yıllık içme su ihtiyacı kadar suyu kurtardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nivogo-yilin-ilk-yarisinda-74-milyon-insanin-bir-yillik-icme-su-ihtiyaci-kadar-suyu-kurtardi-392398</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 15:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[insanın]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[kurtardı]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[nivogo]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<category><![CDATA[yarısında]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392398</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en iyi döngüsel ekonomi girişimlerinden biri seçilen Nivogo, 2 Ağustos Dünya Limit Aşım Günü’ne özel hazırladığı infografikle 2023 yılının ilk yarısında dünyanın geleceğine bıraktığı pozitif katkıları açıkladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nivogo-yilin-ilk-yarisinda-74-milyon-insanin-bir-yillik-icme-su-ihtiyaci-kadar-suyu-kurtardi-392398">Nivogo yılın ilk yarısında 7.4 milyon insanın bir yıllık içme su ihtiyacı kadar suyu kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en iyi döngüsel ekonomi girişimlerinden biri seçilen Nivogo, 2 Ağustos Dünya Limit Aşım Günü’ne özel hazırladığı infografikle 2023 yılının ilk yarısında dünyanın geleceğine bıraktığı pozitif katkıları açıkladı. </p>
<p>Moda sektörünün doğal kaynakları tüketmesine dikkat çeken ve doğal kaynakların verimli bir şekilde kullanılarak dünyanın limitini aşmaması için çalışan Nivogo, hazırladığı infografikle 2023 yılının ilk yarısında sağladığı su ve karbon tasarrufunu ortaya koydu. 15 marka partnerinden aldığı moda ürünlerini, Gebze’deki Türkiye’nin ilk ve en büyük yenileme merkezinde yenileyerek, İstanbul’daki 5 mağazası aracılığıyla döngüsel ekonomiye kazandıran Nivogo, 7.4 milyon insanın 1 yıllık içme suyunu kurtardı. Yine dünyanın etrafında uçakla 4437 kez turlarken ortaya çıkan karbon emisyonunun önüne geçti.</p>
<p>Son bir yılda yenileme kapasitesini 500 bin adete, çalışan sayısını 100’ün üzerine çıkaran Nivogo, What Design Can Do (WDCD) platformunun IKEA Foundation küresel ortaklığında düzenlenen Make It Circular Challenge’da dünyanın en iyi 13 döngüsel ekonomi girişiminden biri seçildi. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Sınırlı kaynakların verimli ve tekrar kullanılması adına çalışıyoruz”</strong></p>
<p>Konuyla ilgili Nivogo CEO’su Arnas Akbaş, “2 Ağustos Dünya Limit Aşım Günü: Küresel Ayak İzi Ağı (Global Footprint Network) verilerine göre dünyanın bize sunduğu bir yıllık doğal kaynakların tüketildiği gün. Bu tarih, dünyanın yılın geri kalanında 2024’ün doğal kaynaklarını tüketmeye başlayacağı anlamına geliyor. Her geçen gün gezegenimizin kaynakları hızla tükenirken, çevresel etkilerimiz katlanarak büyüyor. Nivogo olarak süreci yavaşlatmak ve elimizde var olan sınırlı kaynakların verimli ve tekrar kullanılması adına çalışıyoruz. Moda sektöründe atıl olarak bekleyen yüz binlerce ürünü yeniden kullanıma kazandırarak, sektörün dünya üzerindeki enerji ve doğal kaynaklara olan baskısını azaltıyoruz. Bir yandan da gezegenimizin üstündeki çevresel stresin düşürülmesine destek oluyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne kadar gösterdiğimiz hızlı büyüme, ulaştığımız mağaza sayıları, yaptığımız marka iş birlikleri başarısının altında gelecekte de yaşanabilir bir dünya bırakma arzumuz yatıyor. Döngüsel ekonomiye kazandırdığımız moda ürünleriyle elde ettiğimiz su ve enerji tasarrufu, engellediğimiz tonlarca karbon emisyonu da markamıza ve işimize olan motivasyonumuzu  daha da artırıyor” şeklinde konuştu.       </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nivogo-yilin-ilk-yarisinda-74-milyon-insanin-bir-yillik-icme-su-ihtiyaci-kadar-suyu-kurtardi-392398">Nivogo yılın ilk yarısında 7.4 milyon insanın bir yıllık içme su ihtiyacı kadar suyu kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Amazon Web Services (AWS), eğitim kurumlarının desteğe ihtiyacı olan öğrencileri yapay zeka ve makine öğrenimi kullanarak nasıl belirlediklerini paylaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/amazon-web-services-aws-egitim-kurumlarinin-destege-ihtiyaci-olan-ogrencileri-yapay-zeka-ve-makine-ogrenimi-kullanarak-nasil-belirlediklerini-paylasiyor-384172</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 11:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[amazon]]></category>
		<category><![CDATA[aws]]></category>
		<category><![CDATA[belirlediklerini]]></category>
		<category><![CDATA[desteğe]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanarak]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlarının]]></category>
		<category><![CDATA[makine]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenimi]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[services]]></category>
		<category><![CDATA[web]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amazon Web Services (AWS) Yapay zeka ve makine öğrenimi, zorluk çeken öğrencileri belirleyebilir, erken müdahale edilmesini sağlayabilir ve kişiye özel öğrenme yolları oluşturabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/amazon-web-services-aws-egitim-kurumlarinin-destege-ihtiyaci-olan-ogrencileri-yapay-zeka-ve-makine-ogrenimi-kullanarak-nasil-belirlediklerini-paylasiyor-384172">Amazon Web Services (AWS), eğitim kurumlarının desteğe ihtiyacı olan öğrencileri yapay zeka ve makine öğrenimi kullanarak nasıl belirlediklerini paylaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yapay zeka ve makine öğrenimi, zorluk çeken öğrencileri belirleyebilir, erken müdahale edilmesini sağlayabilir ve kişiye özel öğrenme yolları oluşturabilir. </strong></em></p>
<p>Yapay zeka (AI) ve makine öğrenimi (ML), öğrencilerin en iyi nasıl öğrendiklerine dair içgörüler sağlayarak eğitim alanında dönüşüm yaratıyor. Kişilerin öğrenme sürecinin izlenebilmesini, akıllı ders sistemlerinin (ITS) öğrenci davranışına uyum sağlamasına olanak tanıyan öğrenci modellerinin geliştirilmesini ve öğrenciler hakkında anlamlı içgörüler edinmek için sürekli değerlendirme yoluyla veri toplanabilmesini sağlıyor. Yapay zeka destekli değerlendirme araçlarından eğitimcilerin kişiselleştirilmiş eğitim deneyimleri oluşturmalarına olanak tanıyan öğrenme yönetim sistemlerine (LMS) kadar geniş bir yelpazede, yapay zeka, eğitim kurumlarının her öğrencinin başarılı olabilmesini sağlamak için öğrenme materyallerinin kişilerin öğrenme stiline veya seviyesine göre uyarlanmasına olanak tanıyor. </p>
<p>AWS Türkiye Ülke Müdürü Burak Aydın’a göre en önemlisi, yapay zeka ve makine öğrenimindeki ilerlemeler, bir dersten kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu veya okulu bırakacağını ya da ekstra desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteren davranışsal ipuçları sergileyen öğrencileri belirleyebilen ve böylece duruma erken müdahale edilmesine olanak tanıyan yeni araçların geliştirilmesini sağlıyor. Eğitim kurumları geleneksel olarak, en fazla risk altında olan öğrencileri belirlemek için akademik performans, devamlılık ve davranışla ilgili mevcut sorunlara işaret eden geçmiş performans uyarı sistemlerini kullanıyor. Bu geleneksel yaklaşımın başlıca kısıtlamaları ise öğrencilerin bilgilerini geliştirebilecekleri alanların eksik belirlenmesi, değişen öğrenme stillerine uyum sağlamayan statik bir eğitim yaklaşımı olması ve müdahalelerin genellikle öğrencinin eğitimi üzerinde anlamlı bir etki yaratamayacak kadar çok geç gerçekleşmesidir. </p>
<p><strong>Bulut, öğrenciler için sorunsuz bir deneyim sağlıyor ve yeteneklerini ortaya çıkarıyor</strong></p>
<p>İhtiyacı olan öğrencilere daha erken müdahale edilebilmesini sağlamak için yapay zeka ve makine öğreniminde öncülük eden birçok eğitim teknolojisi bulunuyor. BAE merkezli <strong>Alef Education&#8217;ın</strong> akıllı öğrenme platformu, uyarlanabilir tanı testleri ve tahmine dayalı bir model içeren hibrit bir değerlendirme ve müdahale mekanizması kullanıyor. Platform, tanılama sorularının zorluk seviyesini gerçek zamanlı olarak ayarlayarak öğrencilerin sınıf seviyeleri ve uzmanlık alanlarına dair bilgilerini ortaya çıkarıyor. Alef Education, platformu AWS Educate, CloudFront ve RedShift gibi bulut tabanlı teknolojilerle sorunsuz bir şekilde entegre ederek geniş veri kümelerini işliyor, böylece her öğrencinin yetenekleri hakkında ayrıntılı öngörüler sağlıyor. </p>
<p>Alef Platformu, öğrencilerin soruların zorluğunu derecelendirmelerine olanak tanıyan, madde tepki kuramına (IRT) dayalı bir kullanıcı geri bildirim mekanizması kullanıyor. Bu geri bildirim, okuma veya problem çözme ile ilgili temel sorunların belirlenmesine yardımcı oluyor. Alef Education&#8217;ın yapay zeka destekli tahmin modeli, kullanıcı aktivitesi, tamamlanan kurslar ve geri bildirimler dahil olmak üzere günlük 50 milyondan fazla veri noktası toplayarak eğitimcilerin zorluk çeken öğrencileri belirlemelerini ve duruma proaktif olarak zamanında müdahale edebilmelerini sağlıyor. </p>
<p><strong>Bulut, kişiye özel içerikleri anında sunuyor </strong></p>
<p>Yapay zeka ve makine öğrenimi, öğrencilerin eğitim yolculuklarında doğru zamanda doğru kaynaklara erişmesini sağlayarak son derece kişiselleştirilmiş bir eğitim almalarına olanak tanıyor. İspanyol dijital eğitim kuruluşu <strong>ODILO</strong>, okullar, üniversiteler, hükümetler ve işletmeler gibi kuruluşları içeren kullanıcılarını zorlayan ve memnun eden özel öğrenme deneyimleri sağlamak için yapay zekadan yararlanıyor. ODILO’nun geniş e-öğrenme Ekosistemleri, dünyanın dört bir yanındaki kullanıcıların, 43 dilde e-kitaplar, sesli kitaplar, kurslar, dergiler, videolar, eğitim uygulamaları ve filmler dahil olmak üzere çeşitli formatlarda dört milyondan fazla eğitim kaynağına erişmesini sağlıyor. Şirketin Sınırsız Öğrenme Ekosistemleri olan akıllı içerik platformları, gerçek zamanlı olarak uyarlanan öneriler ve öğrenme planları sağlamak için her kullanıcıyla ilgili verileri analiz ediyor. ODILO Stratejik Ortaklık Direktörü Fátima Bigeriego, “Öğrenme deneyimini son derece kişiye özel bir hale getirerek alışmış olduğumuz öğrenme yöntemlerinde bir devrim yaratıyoruz. Akıllı profil oluşturmadan kişiselleştirilmiş öğrenme yollarına kadar geniş bir yelpazede kullanıcılara yapay zeka destekli içerik seçimi sunuyor, formatı, süreyi, temayı, seviyeyi ve dili kişiselleştiriyoruz. ODILO geleneksel standartlaştırılmış öğrenmeyi geride bırakarak her kullanıcının bireyselliğine ve kendine özgü öğrenme yöntemine odaklanıyor” şeklinde konuştu.   </p>
<p>170 milyondan fazla kullanıcı için sorunsuz bir kullanıcı deneyimi oluşturmak üzere verileri analiz etmek kolay bir iş değil, bu nedenle ODILO, her kullanıcı grubunun ve bireyin ihtiyaçlarına gerçek zamanlı olarak uyum sağlayan son derece kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi oluşturmak için akıllı kullanıcı segmentasyonu gerçekleştiren bir yapay zeka hizmeti olan AWS Personalize dahil olmak üzere 40&#8217;tan fazla bulut hizmetinden yararlanıyor. Bigeriego, &#8220;Eğitimin, dayatmanın ve düzenlemelerin ötesine geçen ve kullanıcıların öğrenmeyi bilme, isteme ve seçme yetkisine sahip oldukları çünkü tüm ekosistemin onlara uyum sağladığı bir hale geleceğini öngörüyoruz. Bu yolculukta bulut olmazsa olmaz çünkü bunu gerçeğe dönüştürmek için gereken devasa veri kümelerinin depolama ve diğer hizmetlere ihtiyacı var. Bu bağlamda AWS en başından beri çözüm ortağımız oldu ve sosyo-ekonomik geçmişine bakılmaksızın her bireye uyum sağlayarak, herhangi bir sürtüşme olmadan en yüksek kalitede eğitimi erişilebilir hale getirme hedefimizi güçlendirmede bizi her gün destekledi. Her öğrenci için tamamen kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunarak tüm potansiyellerini ortaya çıkarmalarını ve olabileceklerinin en iyisi olmalarını sağlıyoruz” dedi.  </p>
<p><strong>Öğrencilerin stresi azaltmaları, odaklanmaları ve ruh hallerini iyileştirmeleri için araçlar</strong></p>
<p>Bazı eğitim teknolojileri, öğrencilerin eğitim yolculukları sırasında kendilerine daha iyi bakmalarını sağlamak için yapay zeka ve makine öğrenimini kullanıyor. <strong>UniWellbeing</strong>,<strong> </strong>öğrencilerin stresi azaltan, odaklanmayı geliştiren ve ruh hallerini iyileştiren etkileşimli araçlarla doğrudan akıllı telefonlarından kullanabilecekleri dijital bir platform oluşturdu. Araştırmalar, üniversite öğrencilerinin ortalama bir insandan önemli ölçüde daha fazla psikolojik sıkıntı yaşadıklarını, ancak zorluk çekseler de üniversitelerin sunduğu zihinsel ve duygusal sağlık hizmetlerini kullanmakta tereddüt ettiklerini gösteriyor. Sağlıklı yaşam programları, öğrenci yolculuğu göz önünde bulundurularak tasarlanıyor. Platform, öğrenciler için zor geçiş dönemlerini belirlemek ve sakinleştirici nefes egzersizleri ya da daha iyi alışkanlıklar oluşturan kaygıyı azaltan etkileşimler gibi içerikleri ve araçları ihtiyaç duydukları anda sunmak için verilerden yararlanıyor. </p>
<p>Zihinsel ve duygusal refah inanılmaz derecede hassas bir konu, bu nedenle üniversitelerin ve öğrencilerin güvenini kazanmak en önemli öncelik. Davranış bilimi ve ruh sağlığı alanında kanıtlanmış yöntemler kullanılarak oluşturulan platform UniWellbeing, hassas öğrenci sağlığı verilerini korumak, gizlilik düzenlemeleriyle uyumlu kalmak ve verilerin tamamen gizli ve güvenli kalmasını sağlamak için AWS bulut çözümlerini kullanıyor. UniWellBeing CEO&#8217;su Hugh Griffiths, &#8220;ISO 27001&#8217;yi gerçekleştirmenin en basit ve en hızlı yolu olmasının yanı sıra müşterilerimizi küresel olarak desteklediği ve yeni bölgelere girmek için engelleri kaldırdığı için AWS’e geçiş yaptık” şeklinde konuştu. </p>
<p>Öğrenciler günlük ruh hallerini, üretkenliklerini ve erteleme ve kaygı ile mücadelelerini gizli bir biçimde rapor edebiliyorlar. Platformun güçlü analiz araçları, öğrencilerin ihtiyaç duydukları içeriği ve desteği hemen almalarını sağlıyor ve üniversite yöneticilerine sağlıklı yaşam davranışları ve bunların sonuçları hakkında değerli bilgiler veriyor. </p>
<p>Yapay zeka ve makine öğrenimi kullanan eğitim çözümleri, verileri işlemek ve yorumlamak için sürekli gelişen özellikleri sayesinde hangi uygulamaların veya süreçlerin işe yaramadığını ve hangilerinin öğrencileri başarıya yönlendirdiğini belirleyerek öğrenciler hakkında daha derin içgörüler sunuyor. Bu teknolojiler, ihtiyacı olan öğrencilere yardım eli uzatarak kimsenin gözden kaçmadığından emin olunmasını sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/amazon-web-services-aws-egitim-kurumlarinin-destege-ihtiyaci-olan-ogrencileri-yapay-zeka-ve-makine-ogrenimi-kullanarak-nasil-belirlediklerini-paylasiyor-384172">Amazon Web Services (AWS), eğitim kurumlarının desteğe ihtiyacı olan öğrencileri yapay zeka ve makine öğrenimi kullanarak nasıl belirlediklerini paylaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenlik sisteminizin de &#8216;sağlık kontrolü&#8217;ne ihtiyacı var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenlik-sisteminizin-de-saglik-kontrolune-ihtiyaci-var-383763</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 10:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolüne]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sisteminizin]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Securitas Technology Türkiye, elektronik güvenlik sistemleri üzerinde yaptığı uzaktan sağlık kontrolleri ile güvenlik açıklarını ortadan kaldırırken, daha verimli çalışmalarına yardımcı oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenlik-sisteminizin-de-saglik-kontrolune-ihtiyaci-var-383763">Güvenlik sisteminizin de &#8216;sağlık kontrolü&#8217;ne ihtiyacı var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Securitas Technology Türkiye, elektronik güvenlik sistemleri üzerinde yaptığı uzaktan sağlık kontrolleri ile güvenlik açıklarını ortadan kaldırırken, daha verimli çalışmalarına yardımcı oluyor. </strong></em></p>
<p>Günümüzün dijital çağında, işletmeler güvenlik operasyonlarını yürütmek için büyük ölçüde teknolojiye güveniyor. Ancak diğer tüm makinelerde olduğu gibi, bu sistemler de aşınma ve yıpranma sorunları yaşayabiliyor, güncelliğini yitirebiliyor, kötü amaçlı yazılımlardan ve diğer güvenlik tehditlerinden etkilenebiliyor. Bu nedenle, güvenlik sistemlerinde çalışma kararlılığını sağlamak için uzaktan sağlık kontrolü yapmak önem taşıyor.</p>
<p>Güvenlik sistemlerinde sağlık kontrolü, ilgili güvenlik sistemlerinin tüm bileşenlerinin arıza ya da iletişimsizlik problemlerinin takibi ve oluşan aksaklıkların gerçek zamanlı olarak ilgililere bildirilmesi olarak tanımlanıyor. Securitas Technology Türkiye, güvenlik sistemlerinin sağlık kontrolünü; tüm sistemlerin otomatik olarak bağlı oldukları PSIM (Fiziksel Güvenlik Bilgi Yönetimi), merkezi izleme platformları ve Securitas Uzaktan İzleme Merkezi üzerinden sistemlerin çalışma kararlılıklarının takipleri ve müdahalesi olarak 3 ana başlıkta topluyor.</p>
<p><strong>Tek platform üzerinden sağlık kontrolü</strong></p>
<p>PSIM (Fiziksel Güvenlik Bilgi Yönetimi) üzerinden sağlık kontrolü, birden fazla güvenlik sisteminin birbirine entegre çalıştığı durumlarda tek bir platformdan güvenlik çözümlerinin her birinin yani Video İzleme, Geçiş Kontrol, Yangın Algılama ile Seslendirme ve Anons sistemlerinin kontrolünü sağlamayı amaçlıyor. Tüm bu sistemlerin sağlık kontrolünün tek bir platform üzerinden izlenmesi, sistemin kararlılığını ve faydasını bir o kadar daha artırıyor. Örneğin; bir üretim tesisindeki tüm güvenlik sistemlerinin entegre olduğunu fakat bu sistemlerin sağlık kontrollerinin verimli bir şekilde yapılmadığını düşünürsek, Geçiş Kontrol sisteminde oluşabilecek herhangi bir haberleşme hatası büyük güvenlik açıklarına sebebiyet verebileceğinden diğer sistemlerin tek başına çalışması bir anlam ifade etmez. </p>
<p><strong>Merkezi izleme platformları ile marka bağımsız video sağlık kontrolü </strong></p>
<p>Özellikle video izleme sistemlerinin kontrolü çok lokasyonlu ve farklı markalar ile çalışan işletmelerde büyük öneme sahip. Bir kameranın network bağlantısını yitirmesinden kamera çözünürlük ayarının değiştirilmesine ya da kameranın sabote edilmesinden kayıt birimleri üzerinde bulunan depolama aygıtlarının arızasına kadar geniş kapsamlı bir sağlık kontrolünün yapılması, o sistemin verimliliğini büyük oranda artırıyor. Örneğin, bir perakende mağazasında kayıt yaptığı zannedilen fakat lokalde bulunan kayıt cihazları içerisindeki Harddisk arızalarından dolayı aslında bu işlemin gerçekleşmediği ancak rutin servis zamanı geldiğinde anlaşılan bir senaryoda, geriye dönük video kayıt incelemelerinde ciddi sorun yaşanabilir. Bu ve benzer senaryoların önüne geçmek için video sistemlerinin sağlık kontrolünün Merkezi İzleme Platformları üzerinden kullanıcılara sunulmuş olması gerekiyor.</p>
<p><strong>Uzaktan İzleme ile arızaya müdahale</strong></p>
<p>Yazılım platformları üzerinden yapılan entegrasyonlara ek olarak, Securitas Uzaktan İzleme Merkezi çalışanları tarafından çift doğrulama yapılarak, olası bir sorun anında ilgili teknik servis ekiplerine yönlendiriliyor. Kullanıcı daha sorunun farkına varmadan aksiyon alınıyor. Böylece operasyon sürekliliği ve verimliliği artırılıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenlik-sisteminizin-de-saglik-kontrolune-ihtiyaci-var-383763">Güvenlik sisteminizin de &#8216;sağlık kontrolü&#8217;ne ihtiyacı var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet Yönetiminde Kadının Adı da İhtiyacı da Unultuldu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afet-yonetiminde-kadinin-adi-da-ihtiyaci-da-unultuldu-354796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 10:06:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adı]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[unultuldu]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ülkemizde özel ve kamusal her alanda kendini gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-yonetiminde-kadinin-adi-da-ihtiyaci-da-unultuldu-354796">Afet Yönetiminde Kadının Adı da İhtiyacı da Unultuldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ülkemizde özel ve kamusal her alanda kendini gösteriyor. Deprem sonrasındaki uygulamalar ise bu eşitsizliği ve ayrımcılığı derinleştiriyor. Nitekim Türkiye Afet Müdahale Planı’nda kadınlarla ilgili tek bir politika yok! 8 Mart’ta kadınlar toplumsal cinsiyete duyarlı afet yönetimi istiyor; kampanya change.org/AfetlerdeKadin adresinde.</strong></p>
<p>Depremin yaşandığı illerde bir yandan hijyen ve güvenlik problemleri yaşayan, diğer yandan   çocuk ve yaşlıların bakım emeğini eşitsiz bir şekilde yüklenmek zorunda kalan, gelen yardımların dağıtımını yapmaya çalışan, yaşanan acı ve imkansızlıklar karşısında günlük hayatı devam ettirmek için büyük çaba harcayan kadınların deneyimlediği eşitsizliklerin ortadan kalkması afet öncesi, afet sırasında ve sonrasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine duyarlı politikalar ve kadınların afetin sonuçlarıyla baş etmek için güçlendirilmesiyle mümkün olabilir.</p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde afet öncesinde, afet sırasında ve sonrasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kadınları karşı karşıya bıraktığı riskler ve hak ihlalleri nedeniyle bu konuya dikkat çekmek, karar vericilerin acilen toplumsal cinsiyete duyarlı afet risk azaltma ve müdahale planlarını alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının katılımcılığı ile oluşturması çağrısında bulunmak amacıyla <u>change.org/AfetlerdeKadin</u> adresinde imza kampanyası başlatıldı. </p>
<p><strong>Deprem Bölgesinde Kadınların Temel İhtiyaçları Hâlâ Karşılanamıyor! </strong></p>
<p>Afetlerin kadınlar, gençler ve çocuklar gibi kırılgan kesimleri daha çok etkilediğini belirten Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Emine Erdem 6 Şubat tarihinde yaşanan depremlerin bunu bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. Erdem sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınların farklı bir duyarlılığı var, kadın hayat veren bir yapı. Kadınlar hızlıca yaşamı organize edip, çocukların okul ihtiyaçlarından alışverişe kadar her şeyi düzenleme yeteneğine sahipler. Ancak bunu yapabilmesi için önce sağlık, barınma, gıda, hijyen gibi olmazsa olmaz temel ihtiyaçlarını kurgulamak gerekiyor. Deprem bölgesinde ne yazık ki hâlâ bu temel ihtiyaçların karşılanması konusunda büyük sıkıntılar yaşanıyor. Çadırlarda, geçici barınma alanlarında yaşamak zorunda olan kadınlar için aradan 1 ay geçmesine rağmen tuvalet ve duş alanlarının olmaması ya da yetersiz olması birçok sağlık sorununu ve sıkıntıyı beraberinde getiriyor. Özellikle hijyenik ürünlere ulaşmakta yaşanan zorluk kadın sağlığı açısından çok büyük bir sorun. Afet sonrası yapılan yardımlarda ped, tampon ve diğer hijyen ürünlerinin temininin önceliklendirilmesi, kadınların bu ürünlere rahatlıkla ulaşabilmesi çok önemli. Bunun için de afet yönetim planları yapılırken toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetmek, kadınlara da planlarda yer vermek gerekiyor.”</p>
<p><strong>Doğal Afetler Var Olan Cinsiyet Eşitsizliklerini Artırıyor, Yeni Risklere Yol Açıyor</strong></p>
<p>İçinde yaşadığımız sistemde halihazırda var olan toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadınların hak ve hizmetlere erişiminde zorluklar olması nedeniyle afet ve kriz durumlarında hak ve hizmetlere erişim sorunlarının kadınlar için içinden çıkılmaz bir hal aldığını vurgulayan Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları (CİSÜ) Platformu üyesi, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV) Program Koordinatörü Deniz Özkor ve Proje Koordinatörü Ayşe Tek, “Toplumsal cinsiyet rollerine dayalı eşitsizliklerin artması, hak ve hizmetlere erişimin kısıtlı olması, cinsel sağlık- üreme sağlığı, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlılığının artması, cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riskinin artması, gebeliği önleyici yöntemlere erişimde zorlukların yaşanması, ped, iç çamaşırı gibi ürünlere erişimin zorlaşması, şiddete karşı başvurulabilecek destek mekanizmalarına erişimin zorlaşması kadınların afet ve kriz durumlarında karşılaştığı riskler arasındadır. Bu riskler karşısında kadınlar için; özelleştirilmiş psikososyal destek hizmetlerinin ve temel sağlık ihtiyaçların karşılanacağı hizmet noktalarının oluşturulduğundan, kadınların birbirlerini destekleyebileceği güvenli alanların olduğundan, şiddet gibi risk durumlarıyla ilgili kadınların farkındalığının artırıldığından ve risk durumlarıyla ilgili koruyucu-önleyici mekanizmalarının her kadın için ulaşılabilir olduğundan, cinsel sağlık- üreme sağlığı, kadın sağlığı, önleyici ve koruyucu sağlık hizmetlerinin her durumda her kadın için erişilebilir olduğundan, kadınların hijyen, beslenme, korunma, barınma, bilgi ve</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-yonetiminde-kadinin-adi-da-ihtiyaci-da-unultuldu-354796">Afet Yönetiminde Kadının Adı da İhtiyacı da Unultuldu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçilerin Elektrik İhtiyacı Güneşten Karşılanacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ciftcilerin-elektrik-ihtiyaci-gunesten-karsilanacak-352639</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 11:18:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçilerin]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[güneşten]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[karşılanacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352639</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi uhdesinde kurulan Üreten Çiftçiler Kooperatifine ait soğuk hava deposunun en büyük gider kalemi olan elektriği karşılamak üzere 558 adet güneş enerji paneli kuruldu. Birkaç gün içerisinde kullanıma geçecek sistem ile yılda 1,5 milyon TL’ye tekabül eden 340 bin kW saat elektrik elde edilmiş olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciftcilerin-elektrik-ihtiyaci-gunesten-karsilanacak-352639">Çiftçilerin Elektrik İhtiyacı Güneşten Karşılanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İnegöl Belediyesi uhdesinde kurulan Üreten Çiftçiler Kooperatifine ait soğuk hava deposunun en büyük gider kalemi olan elektriği karşılamak üzere 558 adet güneş enerji paneli kuruldu. Birkaç gün içerisinde kullanıma geçecek sistem ile yılda 1,5 milyon TL’ye tekabül eden 340 bin kW saat elektrik elde edilmiş olacak.</b></p>
<p>İnegöl Belediyesi, şehirdeki çiftçileri tek çatı altında topladığı Üreten Çiftçiler Kooperatifini teknoloji ile donatarak hem maliyeti düşürüyor hem de enerji tasarrufu gerçekleştiriyor. Bu kapsamda Deydinler Mahallesinde kurulan Üreten Çiftçiler Kooperatifi soğuk hava deposunda Güneş Enerji Sistemi kurulumu gerçekleştirildi. En büyük gider kalemi olan elektriği karşılamak adına TKDK’nın da desteği ile 3 milyon 650 bin TL’lik yatırımla soğuk hava deposunun çatısında 558 adet güneş enerji paneli kuruldu. Yüzde 65 destekleme ile hayata geçirilen proje sayesinde yıllık 340 bin kW saat elektrik üretimi sağlanması, 1,5 milyon TL değerinde elektrik üretiminin gerçekleşmesi hedefleniyor.</p>
<p><strong>YÜZDE 65 TKDK DESTEĞİ İLE HAYATA GEÇİRİLDİ</strong></p>
<p>Belediye Başkanı Alper Taban, bugün beraberindeki heyetle birlikte soğuk hava deposunda kurulan güneş enerji panellerini yerinde inceledi. Testleri yapıldıktan sonra birkaç gün içerisinde kullanıma geçecek sisteme ilişkin açıklama yapan Başkan Alper Taban, “Üreten Çiftçiler Kooperatifi soğuk hava depomuzun Güneş Enerji Sistemini incelemek üzere bir aradayız. Bildiğiniz gibi göreve geldiğimiz ilk günlerde Üreten Çiftçiler Kooperatifimizi kurduk. Ardından TKDK desteği ile kooperatifimize ait soğuk hava deposunu hayata geçirerek hizmete açtık. Devam eden süreçte en büyük gider kalemimiz olan elektrik enerjisini tolere edebilmek adına Güneş Enerji Sistemi kurma kararı aldık. Bu projenin maliyeti 3 milyon 650 bin TL. Bunun yüzde 65’ini TKDK sağladı. Biz burada yaptığımız yatırımla elektrik maliyetimizi üretilen enerji ile başa baş hale getirmiş olacağız” dedi.</p>
<p><strong>558 PANEL İLE 1,5 MİLYONLUK ELEKTRİK ÜRETİLECEK</strong></p>
<p>Uygulamanın teknik detaylarından da söz eden Başkan Taban, şöyle devam etti: “Teknik detaylardan söz etmek gerekirse; 240 kW inverter gücü ve 305 kW panel gücü bulunmakta. Burada toplamda 558 panel kurulu vaziyette. Bu sistem ile bir senede üretilecek enerji yıllık 340 bin kW saat. Bunu TL üzerinden değerleyecek olursak 1,5 milyon TL’ye tekabül ediyor.”</p>
<p><strong>TESTLERİ YAPILIP DEVREYE ALINACAK</strong></p>
<p>“Güneş enerjisi doğal kaynaktır. Bugüne kadar kullanmıyorduk ancak bundan sonra elektrik ihtiyacımızı bu kaynaktan karşılıyor olacağız. Yatırım da kısa bir zamanda kendisini geriye döndürüyor olacak. Güneş alma açısı ve yönüyle zengin olan ülkemizde de bu sistemin giderek yaygınlaştığını görüyoruz. Kooperatif yöneticilerimize, çalışma arkadaşlarımıza, yüklenici firmamıza teşekkür ediyorum. Testleri yapıldıktan sonra birkaç gün içerisinde sistem devreye alınmış olacak. Hayırlı uğurlu olsun.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ciftcilerin-elektrik-ihtiyaci-gunesten-karsilanacak-352639">Çiftçilerin Elektrik İhtiyacı Güneşten Karşılanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nesrin Dilbaz: &#8220;Depremzedelerin empatiye ihtiyacı var&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nesrin-dilbaz-depremzedelerin-empatiye-ihtiyaci-var-350542</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2023 08:48:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[depremzedelerin]]></category>
		<category><![CDATA[dilbaz]]></category>
		<category><![CDATA[empatiye]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[nesrin]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=350542</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta meydana gelen iki depremin travmatik etkiler oluşturduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, depremzedelerin ruhsal durumlarının mutlaka ele alınması gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nesrin-dilbaz-depremzedelerin-empatiye-ihtiyaci-var-350542">Prof. Dr. Nesrin Dilbaz: &#8220;Depremzedelerin empatiye ihtiyacı var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş’ta meydana gelen iki depremin travmatik etkiler oluşturduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, depremzedelerin ruhsal durumlarının mutlaka ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Depremzedelere empatik davranılması gerektiğini ifade eden Dilbaz, “Acılarını anladığımızı onlara göstermemiz gerekiyor, bunu söylememiz gerekiyor. Ne kadar acı çektiklerini ne kadar üzüntü duyduklarını onlara hissettiğimizi mutlaka söylememiz gerekiyor. Asla söylemememiz gereken şey ise ‘Geçti bak, sen yaşıyorsun ya önemli olan bu’ gibi sözler. Bu sözler aslında kişilerin daha suçlu hissetmelerine yol açıyor” uyarısında bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, deprem sonrası ortaya çıkan travmalar ve baş etme yöntemlerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Deprem gibi büyük afetlerde en fazla kaybedilen duygunun güven duygusu olduğunu kaydeden<strong> </strong>Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “İnsan olarak güven duygumuzu kaybettik. Depremzedeler şiddetli bir şekilde dehşet, korku ve panik duygusu yaşadı. Bu birinci grup. İkinci grup olarak kendilerine bir şey olmasa da yakınlarını kaybetmiş, çok ciddi kayıpları olan bir grubumuz var. Bunlar artık yas içindeler. Bazıları daha henüz cenazelerine ulaşamadılar, naaşlarını alamadılar. Aynı şekilde bir kayıp duygusu ile birlikte umutsuzluk ve çaresizlik yaşıyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Ruh sağlığını çok önemsememiz gerekiyor</strong></p>
<p>İçerisinde bulunulan dönemde depremzedelerin ruhsal durumlarının ele alınması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Psikososyal müdahalelerimiz çok önemli çünkü çok ciddi bir grubumuz var. Depremin etkilediği 12,5 milyon kişiden bahsediliyor, bir de bu sayıya onların yakınlarının etkilendiğini düşünün. Şu an için acil tıp, ortopedi, genel cerrahi, bütün illerdeki doktorlarımız çok büyük bir emekle çalışıyorlar.  Biz burada enkazı görüyoruz ama arkada ciddi kahramanlarımız var ve bizim ruh sağlığını çok önemsememiz gerekiyor. Bunun üzerinde durmazsak çocuklarımız, gençlerimiz ve insanlarımız yerlerini kaybettiler. Bunların ruhsal sonuçları çok ağır olabilir, insanlar bir anlamda kimliklerini kaybettiler.” dedi.</p>
<p><strong>Yaralarımız kapanacak ama izleri kalacak</strong></p>
<p>Depremin ruhsal etkilerinin bir süre sonra ortaya çıkacağını ifade eden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Hepimiz yaralandık. Umarım herkes atlatabilecek, bütün hepimizin şu anda umduğu bu ama ne kadar süre alacak. Ben buna yaralanma diyorum. Hepimiz yaralandık, yaralarımız kapanacak ama izleri kalacak. O yaraların izlerine baktıkça aslında hepimizin geleceğimizi biraz daha güvence altında almamız gerekiyor, onu görmemiz gerekli.” dedi. </p>
<p><strong>Yasımızı yaşamamız gerekiyor</strong></p>
<p>Yas döneminin mutlaka yaşanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “10 yaş üzerindeki çocukların cenazeye katılmasını öneriyoruz ki gerçekleri görebilsin. Ama sevdikleri ve güvende hissettikleri ile beraber olacaklar. O törenler bizim kültürümüz ve geleneklerimiz. Bununla atlatabiliriz. Bizim yasımızı bize ait şekilde yaşamamız gerekiyor. Mevlidimizin okunması, 7 duamız, 40’ımız 51’imiz…Bir arada dayanışmamızın sağlanması ve gerçekten kaybettiğimiz yakınlarımızı törensel olarak yerlerine yerleştirdiğimizden emin olmamız lazım ki öldüklerini kabul edebilelim, yaslarını tutabilelim, bununla baş edebilelim.” dedi.</p>
<p><strong>Yeniden yaşantılama ya da kaçınma ortaya çıkıyor</strong></p>
<p>Depremden sonra insanlarda iki duygu oluştuğunu belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Birincisi yeniden yaşantılama denilen durum yani o travmayı yeniden zihinlerinde yaşatmaya başlıyorlar. Rüya görerek ya da kaçınma başlıyor. Kaçınma demek yaşamdan kaçmaya başlıyorlar. Banyoya girmiyorlar, ‘Banyoda yakalanırsam ve enkaz altında kalırsam. O vaziyette bulunursam yani bir şekilde çıplak vaziyette ölürsem’ şeklinde korkuları başlıyor. Evlerin içine girmiyorlar, hiçbir şey almıyorlar, kaçınma davranışı böyle bir şey.” dedi.</p>
<p><strong>Korkunun öfkesi yaşanıyor</strong></p>
<p>Deprem felaketinin çok geniş bir alanda 10 ilde yaşanmasının, travmanın en büyük tarafı olduğunu belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Depremle aynı anda yardım ulaşmadı ve bu güven duygusunu sarstı. İnsanların güven duygusunun sarsılması öfke demektir, toplumsal bir öfke var, bizim çok empatik davranmamız gerekiyor. Aslında bu korkunun öfkesi. İnsanlar, korktukları için öfkeleniyorlar, bizim burada anlayışlı olmamız ve empatik yaklaşmamız, bizim onlara öfke ve kızgınlık göstermememiz gerekiyor. Kabullenmemiz ve sevgi ile karşılamamız gerekli. Çünkü şu anda gerçekten çok ciddi bir travmaları var.” dedi.</p>
<p><strong>Psikososyal müdahaleler mutlaka yapılmalı</strong></p>
<p>Özellikle birkaç ay sonra, birçok şey yerleştikten sonra sadece Travma Sonrası Stres Bozukluğu değil, psikiyatri literatüründeki tüm hastalıkların görülmeye başlanacağını kaydeden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Eğer psikososyal müdahaleleri yeterince ulaştıramazsak depresyon ve anksiyete gibi çok ciddi sorunlarla karşı karşıya geleceğiz. Yeterli sayıda elamanlar eğitildi, şu anda görev bekliyorlar. İçerisinde bulunduğumuz akut dönem geçtikten sonra her ilde bu görevi alabilecek ekipler hazır. Burada organizasyon çok önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Bütünlük ve güven duygusunu yeniden yaşamalılar</strong></p>
<p>Depremzedelere yalnız olmadıklarını hissettirmek gerektiğini ifade eden kaydeden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Bizim için yararlı olan şey, birbirimizi sevdiğimizi ve birbirimizle birlikte olduğumuzu hissedebilmektir. İnsanlar hiç tanımadığı kişiler için yardımlar yaptılar, ağladılar, üzüldüler. Bu çok önemli bir duygu, ağlayan için de yardımın gittiği taraf için de. Ama orada da dikkatli olmamız gerekiyor. Ruhsal travmalar açısından bir haftayı konuştuk, bir ayı konuşacağız, altı ayı konuşacağız, iki yılı konuşacağız. Yardımlar için de aynı şekilde. Bizim çok iyi organize olarak ruhsal olarak onları desteklediğimizi sadece söylemle değil, organize ederek zamana yaymamız gerekiyor. Bütünlük duygusunu, güven duygusunu yeniden yaşamalılar.” dedi.</p>
<p><strong>En çok empatiye ihtiyaçları var</strong></p>
<p>Depremzedelerin en çok empatiye ihtiyaçları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Birincisi acılarını anladığımızı onlara göstermemiz gerekiyor, bunu söylememiz gerekiyor. Ne kadar acı çektiklerini ne kadar üzüntü duyduklarını onlara hissettiğimizi mutlaka söylememiz gerekiyor: Depremin olumsuz etkilerini yaşadınız. Şimdi bir yandan yaşam normale dönmeye başlarken sizin de ruhsal açıdan bunlardan az ya da çok etkilenmeniz doğal. Bunları yalnızca siz değil, deprem bölgesindeki herkes yaşadı. Herkes korktu. Sıradan bir korkudan çok bir dehşet duygusuydu yaşanılan. Çoğu insan sizin gibi çaresiz hissetti.</p>
<p><strong>Bu sözler asla söylenmemeli!</strong></p>
<p>Asla söylemememiz gereken şey ise ‘Geçti, sen yaşıyorsun bak’ gibi sözler. Bu sözler aslında kişilerin daha suçlu hissetmelerine yol açıyor. Daha kötü hissediyorlar ya da ‘Tamam bak her şey geçecek’, ‘Tekrar yeniden başlayacaksınız’ gibi cümleler. Bu dönemde insanların yeniden başlama ile ilgili zaten bir düşünceleri yok. Ayakta kalmaya çalışıyorlar, var olmaya çalışıyorlar, aç kalıyorlar ama açlıklarını hissetmiyorlar. Akut stres dönemlerinde böyle yaşanıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Duygularınızı mutlaka anlatın</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, bu dönemde yaşanabilecek duygular olduğunu da belirterek “Aşırı korku, çaresizlik ve dehşete düşme hisleri, şok, duyguları hissedememe, tepkisizlik, ağlayamama gibi durumlar ortaya çıkabilir. Deprem anlarını tekrar tekrar hatırlayabilir, yaşananlarla ilgili rüyalar ya da gündüz düşleri görebilir, olay sanki yeniden oluyormuş gibi hissedebilirsiniz. Deprem olayını hatırlatan yerlerden ya da durumlardan kaçınmak isteyebilirsiniz. Olayın tamamını ya da bazı kısımlarını hatırlayamayabilir, depremin olduğu eve giremez, insanlardan uzaklaşır, olayla ilgili konuşmayı istemeyebilirsiniz. Uykusuzluk, sinirlilik, çabuk öfkelenme, aşırı irkilme, gibi aşırı gerginlik belirtileri ve çarpıntı, titreme, nefes almakta zorluk yaşayabilirsiniz.” diye konuştu.</p>
<p>Bu dönemde zaman zaman insanların yediği yemekten suçluluk duyduğunu ifade ettiğini kaydeden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Hayır utanç duymayacağız ama yardım edeceğiz. Biz canlı varlıklarız, başkalarının acılarının büyüklüğü bizim acımızı küçültmüyor, onların acılarını uzak da olsak hissediyoruz. Ama yaşam devam edecek ki biz hem ülke olarak ayağa kalkalım, oradaki vatandaşlarımıza yardımcı olabilelim. Yoksa aç kalarak, uyumayarak ya da burada kendimize eziyet ederek oraya yardımcı olmuyoruz. Bunların hepsini zaman içinde yeneceğiz. Bunun için önerim şu: Sevdiğiniz insanlara, güvendiğiniz insanlara derdinizi anlatın, konuşun, dinleyecek birini bulamıyorsanız profesyonel ekiplerle konuşun ama mutlaka duygularınızı anlatın, konuşun ve paylaşın.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nesrin-dilbaz-depremzedelerin-empatiye-ihtiyaci-var-350542">Prof. Dr. Nesrin Dilbaz: &#8220;Depremzedelerin empatiye ihtiyacı var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Gümrükçü Depremzedelerin Barınma İhtiyacı için Emlakçılarla Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-gumrukcu-depremzedelerin-barinma-ihtiyaci-icin-emlakcilarla-bulustu-349925</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2023 12:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barınma]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[depremzedelerin]]></category>
		<category><![CDATA[emlakçılarla]]></category>
		<category><![CDATA[gümrükçü]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349925</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiğli Belediyesi, deprem bölgesinden İzmir’e gelmek isteyen depremzedelerin konaklama ihtiyacına alternatif çözümler üretmek adına emlak sektörü temsilcileriyle bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-gumrukcu-depremzedelerin-barinma-ihtiyaci-icin-emlakcilarla-bulustu-349925">Başkan Gümrükçü Depremzedelerin Barınma İhtiyacı için Emlakçılarla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çiğli Belediyesi, deprem bölgesinden İzmir’e gelmek isteyen depremzedelerin konaklama ihtiyacına alternatif çözümler üretmek adına emlak sektörü temsilcileriyle bir araya geldi.</p>
<p>Çiğli Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu ve emlak sektörü temsilcileri katılım gösterdi. Katılımcılara deprem bölgesinden edindiği veriler ve Çiğli Belediyesi’nin devam eden dayanışma çalışmaları hakkında bilgi veren Başkan Utku Gümrükçü, emlakçıların konaklama ihtiyacıyla ilgili önerilerini tek tek dinledi ve notlar aldı.</p>
<p><b>Gümrükçü: “İlçemize gelen depremzedeleri yalnız ve çaresiz hissettirmeyeceğiz”</b></p>
<p>Toplantıyla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Gümrükçü, “Ülkece bir yandan acımızı yaşarken diğer yandan da yaralarımızı sarmaya devam ediyoruz. Beşinci gün itibariyle deprem bölgesinden İzmir’e gelmek için yalnızca bize ulaşan 100’ün üzerinde yurttaşımız oldu. Depremzedelerimizi taşıyan uçak ve gemiler de düşünüldüğünde ciddi bir nüfus hareketliliğinin yaşanacağı öngörülüyor. Bu noktada geç kalmadan konaklama ihtiyacına alternatif çözümler üretmek adına sektör temsilcileriyle bir araya geldik. Çözüm önerileriyle ilgili fikir alışverişinde bulunduk” dedi.</p>
<p><b>“Z değil A kuşağı, Yani Atatürk Kuşağı”</b></p>
<p>Dayanışma çalışmalarına katılan gençlerden övgü dolu sözlerle bahseden Gümrükçü, “Gençlerimiz başlattığımız dayanışma kampanyasına ilk günden itibaren dört elle sarılmış durumda. Gece gündüz demeden çalışıyorlar. Vakit kaybetmemek için yemek dahi yemek istemiyorlar. Hep denir ya Z kuşağı diye; Z değil A kuşağı yani Atatürk kuşağı bu gençler. Onlarda gördüğümüz aidiyet, sorumluluk, dayanışma bilinci ve çalışma azmi bizleri çok daha fazla motive ediyor. Kamu kurumları, sivil toplum, sektör temsilcileri ve gençlerimizle birlikte hareket ederek İzmir’de misafir edeceğimiz yurttaşımızın her türlü ihtiyacıyla yakından ilgilenip, hiç kimseyi yalnız ve çaresiz hissettirmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Mesut Güleroğlu: “Dayanışma içinde olacağız”</b></p>
<p>İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, “Ülkece zorlu günlerden geçiyoruz. Büyük bir acı içerisindeyiz. Deprem bölgesinden gelen haberler şehirlerimizde çok ciddi yıkımlar olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum önemli bir konaklama ihtiyacı doğacağını gösteriyor. Bizler taşın altına elimizi koymaya hazırız. Sorumluluk alarak böyle bir toplantı düzenlendiği için Çiğli Belediye Başkanımız Sayın Utku Gümrükçü’ye teşekkür ediyorum” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-gumrukcu-depremzedelerin-barinma-ihtiyaci-icin-emlakcilarla-bulustu-349925">Başkan Gümrükçü Depremzedelerin Barınma İhtiyacı için Emlakçılarla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlanan Alman Nüfusunun Sağlık Çalışanına &#8220;Acil&#8221; İhtiyacı Var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslanan-alman-nufusunun-saglik-calisanina-acil-ihtiyaci-var-345461</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 13:09:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alman]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanına]]></category>
		<category><![CDATA[htiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[nüfusunun]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345461</guid>

					<description><![CDATA[<p>Almanya’da yaşlı nüfusun artması özellikle sağlık alanında acil çalışana ihtiyaç duyulmasına yol açtı. Almanya, Türkiye’de yetişen hemşire, hasta bakıcı, yaşlı bakım uzmanı ve sağlık teknisyenlerini istihdam etmek istiyor…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanan-alman-nufusunun-saglik-calisanina-acil-ihtiyaci-var-345461">Yaşlanan Alman Nüfusunun Sağlık Çalışanına &#8220;Acil&#8221; İhtiyacı Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Almanya’da yaşlı nüfusun artması özellikle sağlık alanında acil çalışana ihtiyaç duyulmasına yol açtı. Almanya, Türkiye’de yetişen hemşire, hasta bakıcı, yaşlı bakım uzmanı ve sağlık teknisyenlerini istihdam etmek istiyor… </strong></em></p>
<p>Almanya’nın hızla artan yaşlı nüfusu özellikle sağlık alanında nitelikli insan gücüne ihtiyacı önemli boyutlara ulaştırdı. Almanya merkezli iş ve göç hizmetleri veren danışmanlık şirketi Avantaj AG CEO’su Dr. Ahmet Ertekin, hemşire, hasta bakıcı, yaşlı bakım uzmanı ve sağlık teknisyenlerine olan ihtiyacın çok arttığına dikkat çekerek “Federal İstatistik verilerine göre, Almanya&#8217;da 80 yaş üzerindekilerin sayısı 2021 yılında yüzde 4,5 artarak 5,9 milyona ulaştı. Ülkede 60-79 yaş grubunda olanların sayısı da 2020 sonu itibarıyla yüzde 0,5 yükselerek 18,2 milyona çıktı. Bu durum paralelinde sağlık sektöründe nitelikli insan gücünün istihdamı için Almanya arayış içinde” dedi. </p>
<p>Dr. Ertekin, kaliteli eğitim doğrultusunda bu ihtiyacın Türkiye’den karşılanabilmesinin olasılıklar dahilinde olduğunu da dile getirerek “Özellikle B1 düzeyince Almanca bilen lisans mezunu sağlık ve özellikle yaşlı bakım uzmanları Almanya’da kolaylıkla iş bulabilir. Önemli olan Almanya iş gücü yasası gereğince gerekli işlem ve süreci doğru değerlendirerek, doğru bir başvuruyu tamamlamak. Bunun için her aşamada ’europerso.com’ ile en güvenilir hizmeti veriyoruz” diye konuştu.</p>
<p><em><strong>“Sağlık sisteminin yükü arttı”</strong></em></p>
<p>Almanya&#8217;da yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte sağlık sisteminin yükünün arttığına dikkat çeken Dr. Ahmet Ertekin ”Yaşlanan nüfus, Alman ekonomisinde her yıl yüz binlerce nitelikli insan gücüne ihtiyacı doğuruyor. 2020 yılında Almanya’nın yaklaşık 56.000 doktor ve 140.000 hemşire açığı vardı. 2030 yılında bu açığın 165.000 doktor başta olmak üzere yaklaşık 800.000 sağlık çalışanına ulaşması bekleniyor. Her alanda ve sektörde olduğu gibi sağlık sektöründe de çalışan binlerce nitelikli insana gereksinim bulunuyor. Hemşire ve yaşlı bakım uzmanlarına olan bu ihtiyaç için çözüm yolları aranıyor. Bu ihtiyacın yarısının AB ülkelerinden kalanının ise Türkiye’nin de aralarında bulunduğu AB dışındaki ülkelerden karşılanmak isteniyor. Resmi verilere baktığımızda sağlık sektöründe her 100 iş ilanına 32 başvuru olduğunu görüyoruz.<em> </em>Özellikle Türkiye’deki bu alanlardaki iş gücü Almanya açısından çok ciddi bir potansiyel” şeklinde konuştu.</p>
<p><em><strong>“Emekli sayısı da artacak”</strong></em></p>
<p>Avantaj AG CEO’su Dr. Ahmet Ertekin, Almanya’da 2023’ten sonra emekli olacak insanların işe yeni başlayandan daha fazla olacağı öngörüldüğü de belirterek şunları söyledi;</p>
<p>“Federal İstatistik Dairesi verilerine göre Almanya’da nüfusun yaş ortalaması şu anda 45 civarında. Bu 1990 yılında 39 olarak belirlenmişti.  Bugün Almanya’da dünyaya gelen bir bebek için kadınlarda beklenen ortalama yaşam süresi 83.38 yıl, erkekler için ise bu süre 78.54 yıl. Ortalama yaşam süresi 2070 yılında kadınlar için 86.1-90.1 yıl, erkekler için ise 82.6-86.4 yıl arasında olması bekleniyor. Almanya’da yaşlı insan sayısı artmaya devam ederken, 10 yıl içinde emeklilerin sayısının da önemli ölçüde artacağı kaydediliyor. Ayrıca 2026&#8217;dan itibaren Almanya, her yıl tahmini olarak 130 bin çalışma çağındaki kişiyi kaybetme riski ile de karşı karşıya.<strong> </strong>50 yıl içinde Almanya giderek yaşlanan bir topluma dönüşecek ve özellikle sağlık sektöründe çok fazla sayıda nitelikli çalışanı istihdam etmek durumunda olacak.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanan-alman-nufusunun-saglik-calisanina-acil-ihtiyaci-var-345461">Yaşlanan Alman Nüfusunun Sağlık Çalışanına &#8220;Acil&#8221; İhtiyacı Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
