<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>içerikler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/icerikler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/icerikler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Mar 2026 11:03:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>içerikler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/icerikler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Konya Büyükşehir &#8220;Afet Haberciliği&#8221; Projesini Başarıyla Tamamladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-afet-haberciligi-projesini-basariyla-tamamladi-620810</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 11:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[başarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[içerikler]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesini]]></category>
		<category><![CDATA[tamamladı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620810</guid>

					<description><![CDATA[<p>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa’dan çeşitli üniversitelerin ortaklığıyla ve Selçuk Üniversitesi yürütücülüğünde sürdürülen “Afet Haberciliği” projesi başarıyla tamamlandı. Proje kapsamında uluslararası ölçekte çeşitli toplantı, eğitim ve yaygınlaştırma faaliyetleri düzenlendi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-afet-haberciligi-projesini-basariyla-tamamladi-620810">Konya Büyükşehir &#8220;Afet Haberciliği&#8221; Projesini Başarıyla Tamamladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Konya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa’dan çeşitli üniversitelerin ortaklığıyla ve Selçuk Üniversitesi yürütücülüğünde sürdürülen “Afet Haberciliği” projesi başarıyla tamamlandı. Proje kapsamında uluslararası ölçekte çeşitli toplantı, eğitim ve yaygınlaştırma faaliyetleri düzenlendi. </strong></p>
<hr/>
<p>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Konya Büyükşehir Belediyesi, Primorska Üniversitesi Kiev Üniversitesi ve Vigo Üniversitesi ortaklığıyla Selçuk Üniversitesi yürütücülüğünde sürdürülen “Afet Haberciliği (Disaster Journalism)” projesi başarıyla tamamlandı.</p>
<p>2024 yılının Mart ayında başlayan projenin ilk toplantısı 22 Mayıs 2024 tarihinde Selçuk Üniversitesi’nde yapıldı. Ulusal ve uluslararası paydaşların katılımıyla düzenlenen toplantıda proje hedefleri, iş paketi ve uygulama takvimi odağa alındı. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası ortaya çıkan bilgi kirliliği ve dezenformasyon sorununa dikkat çekildi.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı tarafından yürütülen ve 2022 yılından itibaren düzenlenen “Bir Buçuk Derece” programından alınan motivasyon, projenin çıkış noktası olurken bu kapsamda afet dönemlerinde doğru ve güvenilir haberciliğin önemine vurgu yapıldı.</p>
<p><strong>YAYGINLAŞTIRICI ETKİNLİKLER İLE PROJENİN BİLİNİRLİĞİ ARTIRILDI</strong></p>
<p>Proje kapsamında farklı ülkelerde bir dizi yaygınlaştırma etkinliği düzenlendi. Etkinliklerde katılımcılara afet haberciliğine yönelik eğitim içerikleri, öğretim materyalleri, ders müfredatı ve dijital içerikler hakkında bilgi sunuldu.</p>
<p>Afet haberciliği alanında farkındalık oluşturulması hedefiyle düzenlenen programlar, projenin eğitim ve yaygınlaştırma hedeflerini ileri taşımak; paydaşlar arasında bilgi alışverişini ve metodolojik uyumu güçlendirmek amacıyla gerçekleştirildi.</p>
<p>Yaygınlaştırma etkinlikleri Slovenya’da Primorska Üniversitesi, Türkiye’de Ankara ve Konya’da, İspanya’da ise Vigo Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi.</p>
<p>Programlarda afet haberciliği alanında kalite standartlarının geliştirilmesine odaklanılırken medya profesyonelleri ve öğrenciler için eğitim araçlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldü.</p>
<p>Gerçekleştirilen toplantılar kapsamında proje ortakları tarafından geliştirilen eğitim materyallerinin tanıtımı yapıldı. Dijital içeriklerin farklı hedef kitlelere ulaşmasına yönelik bilgilendirme sunuldu. Etkinlikler, proje çıktılarının görünürlüğünü artıran ve hedef kitlelerle etkileşim kurulan bir yaygınlaştırma süreci oluşturdu.</p>
<p><strong>EĞİTİM PROGRAMLARI VE UYGULAMALI ATÖLYELER DÜZENLENDİ</strong></p>
<p>Proje kapsamında gerçekleştirilen öğrenme, öğretme ve eğitim faaliyetleri doğrultusunda geçtiğimiz Aralık ayında Ankara’da eğitim programı düzenlendi. Programda İletişim Fakültesi öğrencileri, akademisyenler ve medya profesyonelleri bir araya geldi.</p>
<p>Eğitimlerde kriz iletişimi, etik habercilik ve afet dönemlerinde doğru bilgi aktarımı konuları değerlendirildi. Katılımcılar, uygulamalı atölyeler aracılığıyla afet haberciliğine yönelik becerilerini geliştirme fırsatı buldu.</p>
<p><strong>EĞİTİM MATERYALLERİ VE REHBER KİTAPLAR GELİŞTİRİLDİ</strong></p>
<p>Projede gazeteciler ve medya profesyonelleri için çeşitli eğitim materyalleri geliştirildi. Bu çalışmalar kapsamında afet haberciliği alanına yönelik “Pratik, Etik ve Güvenlik Rehberi” açık erişim olacak şekilde hazırlandı. Ayrıca video, podcast ve infografik gibi dijital içerikler üretildi. Afet haberciliği süreçlerinde etik ve güvenlik gibi konuların merkeze alındığı dijital içerikler, aynı zamanda habercilikte pratikleşme konusunda hızlı ve doğru haber üretimi nasıl oluru aktarmayı amaçladı.</p>
<p>Proje kapsamında afet haberciliğine ilişkin temel kavramları ve ilkeleri görsel anlatım yoluyla aktaran interaktif infografikler hazırlandı. Bu içeriklerde afet süreçlerinde dezenformasyonla mücadele gibi başlıklar aktarılıyor.</p>
<p>Beş dilde yayınlanan interaktif yapıdaki infografikler, afet haberciliği alanında bilgiye hızlı erişim sağlayan dijital bir öğrenme kaynağı olarak açık erişime sunuldu.</p>
<p><strong>PROJE ÇIKTILARI AÇIK ERİŞİM OLARAK SUNULDU</strong></p>
<p>Proje sürecinde gerçekleştirilen toplantı, eğitim ve yaygınlaştırma faaliyetleri sonucunda geliştirilen müfredat, rehber kitaplar ve dijital eğitim içerikleri uluslararası paydaşlarla, proje hedef kitlesi olan İletişim Fakültesi öğrencileriyle ve bu alana ilgi duyan herkesle paylaşıldı.</p>
<p>Geliştirilen materyallerin üniversitelerde ve medya alanında eğitim süreçlerine entegre edilmesi ve akademik bir literatür oluşturması hedefleniyor. Böylece afet haberciliği alanında daha bilinçli ve etik bir medya ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>
<p><strong>PROJENİN BİLGİLENDİRME TOPLANTISI SOSYAL İNOVASYON AJANSI’NDA YAPILDI</strong></p>
<p>Başarıyla tamamlanan projenin somut çıktılarının aktarıldığı “Afet Haberciliği Proje Bilgilendirme Günü” programı, geçtiğimiz Şubat ayında, Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı’nda gerçekleştirildi.</p>
<p>Avrupa Birliği projeleri kapsamında afet haberciliği standartlarına yönelik geliştirilen içeriklerle birlikte kriz dönemlerinde bilginin doğru yönetimine ilişkin elde edilen sonuçlar paylaşıldı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-afet-haberciligi-projesini-basariyla-tamamladi-620810">Konya Büyükşehir &#8220;Afet Haberciliği&#8221; Projesini Başarıyla Tamamladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öfkeyi doğrudan tetikleyen yeni dijital tuzak: Rage Bait</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ofkeyi-dogrudan-tetikleyen-yeni-dijital-tuzak-rage-bait-598220</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 09:05:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[içerikler]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[öfkeyi]]></category>
		<category><![CDATA[rage]]></category>
		<category><![CDATA[Rage Bait]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyen]]></category>
		<category><![CDATA[tuzak]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, ‘rage bait’ adı verilen öfke tetikleyici dijital içeriklerin bireysel psikoloji, duygu düzenleme, davranışlar ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkeyi-dogrudan-tetikleyen-yeni-dijital-tuzak-rage-bait-598220">Öfkeyi doğrudan tetikleyen yeni dijital tuzak: Rage Bait</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, ‘rage bait’ adı verilen öfke tetikleyici dijital içeriklerin bireysel psikoloji, duygu düzenleme, davranışlar ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Öfke uyandıran içerikler, daha dürtüsel davranmaya yol açıyor!</strong></p>
<p>Öfkenin diğer temel duygularımıza kıyasla yüksek uyarılmanın daha belirgin olduğu bir duygu olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Öfke hissettirebilecek bir duruma karşı zihnimiz; ‘bir sorun ya da tehlike var, eyleme geç’ şeklinde sinyal verir.” dedi.</p>
<p>Oxford Sözlüğü tarafından yılın kelimesi seçilen ‘rage bait’in, çevrimiçi etkileşimi artırmak için öfkeyi tetikleyen, kışkırtıcı veya incitici paylaşımlar anlamına geldiğini aktaran Beyaz, “Rage bait bu öfke halini direkt tetikleyebilecek bir boyutta karşımıza çıkıyor. Bu konuyla ilgili yapılan çeşitli çalışmalardan çıkabileceğimiz sonuçların rage bait ile birtakım davranışların değişebileceğini bize gösteriyor. Örneğin, öfke uyandırabilecek bir içeriğin duygusal beyini tetiklemesi nedeniyle, daha akılcı veya sağlıklı düşünmek ve davranmak yerine, daha dürtüsel yani sonuçların düşünülmeden harekete geçilmesi söz konusu olabilir. Bunun yanı sıra öfkeyi tetikleyen yahut şok edici içeriklere maruziyet, normal içerikler karşısında dikkat sürelerini kısaltıp olumsuz yönde etki edebiliyor. Ayrıca öfke karşısında savaş modunun açılmasıyla sosyal medya tüketimi artabiliyorken, gündelik hayatta da empati göstermede güçlük ve beraberinde de daha tartışmacı bir kimliğe bürünme söz konusu olabiliyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Rage bait’e yoğun maruz kalmak, duygu düzenleme becerisini zayıflatabilir! </strong></p>
<p>Rage bait içeriklere maruz kalmanın duygu düzenleme becerisinde zedeleyici denilebilecek bir etkisi bulunduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Rage bait’e yoğun maruz kalan ya da bu tür içerikleri tercih eden bireylerin beynindeki prefrontal korteks (yani düşünme, karar verme ve idari görevler gibi bilişsel becerilerde rol oynayan kısım) aktivitesinde azalmalar görülebilir. Bu durum öfke ve şok uyandırması sebebiyle limbik sistemi (duygusal beyin) daha aktive edici şekilde çalıştırmakta. Bu da duygu düzenleme kasının zayıflamasına etki eder. Sürekli bir ‘savaş ya da kaç’ modunun aktif olması strese dayanma hacmini azaltır. Gündelik hayatta daha tahammülsüz olmayı ve öfke kontrol güçlüğü yaşamayı artırabilir veya rage bait’e devamlı maruziyet kişiyi gerçek üzücü ve öfke hissettirici durumlara karşı hissizleştirip duyarsız hale de getirebilir.”</p>
<p><strong>Rage bait içeriklerini haftada 2 saatten fazla tüketenlerde depresyon riski yüzde 37 artıyor!</strong></p>
<p>‘Rage bait’in en tehlikeli sonuçlarından birinin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilme potansiyeli olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bir meseleyi iki zıt kutbun varlığı üzerinden değerlendirenler kendilerini otomatik olarak bir tarafa yerleştirebiliyor. Bu durum, ortak alanın boşalmasına ve uç görüşlerin daha da belirginleşmesine yol açabiliyor.” dedi.</p>
<p>Yani bu tür içeriklerin, bu ayrımdaki kişilerin kendi görüşlerine olan inancını daha da pekiştirmesine neden olabildiğine işaret eden Beyaz, “Kişiler daha radikal bir hale bürünebiliyor. Zihinsel gettolaşmalara hizmet edebiliyor. Rage bait içeriklerin bireysel psikolojik sağlık üzerindeki potansiyel zararları açısından birçok şeyden bahsetmek mümkün. 2023’te yapılan bir meta analize göre, hafta da 2 ve daha fazla saat rage bait tarzı içerik tüketen bireylerde depresif belirti riski yüzde 37 artabiliyor. Bu etkileşime girme, bireylerde stres hormonunun salgılanmasına ve beraberinde de anksiyete, tükenme ve umutsuzluk hali uyandırabilmekte.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Rage bait’in amacını fark etmek, bu içeriklerin üzerimizdeki etkisini azaltır!</strong></p>
<p>Özellikle çocuk ve ergenlerde bu durumun ciddi bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Özellikle prefrontal korteks gelişiminin 25 yaş civarına kadar devam ettiğini göz önünde bulundurursak, rage bait çocuk ve gençler için daha vahim bir noktada karşımıza çıkıyor.” dedi.</p>
<p>‘Rage bait’ düşük empati, agresyon ve dürtü kontrol güçlüğüne sebebiyet verebildiği için, çocuk ve ergenlerde bu sorunların daha kökleşmeye gitme potansiyeli taşıdığının altını çizen Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çatışma ve saldırganlığın normal olduğu bir çarpık dünya algısı şekillenmekte ve nezaketin, zayıflık olarak görülmesine sebebiyet vermekte. İlaveten rage bait tarzı yüksek duygusal uyarana maruziyet, gündelik yaşamın olağan akışındaki düşük uyarılma etkenlerine odaklanmakta zorlanmayı artırabilmektedir.</p>
<p>Öfke bizleri kolaylıkla güdüleyen bir duygu. Ancak tutum ve davranışlarımıza yön vermesi sonucunda pişmanlık yaşatabilen bir bedeli de var. Bu nedenle öfke veya şok uyandırabilecek içeriklerden, iletişimlerden hatta kişilerden mümkün olduğunca uzaklaşabilmeli ve bir mesafe oluşturabilmeliyiz. Zaten özü itibariyle ‘rage bait’in maksadının farkındalığına erişmek onun içeriğinin gücünün azalmasını sağlayacaktır. İçeriklere bu bilişsel filtreyle yaklaşmak duygusal bir mesafe için makul bir opsiyon.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkeyi-dogrudan-tetikleyen-yeni-dijital-tuzak-rage-bait-598220">Öfkeyi doğrudan tetikleyen yeni dijital tuzak: Rage Bait</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâ &#8216;Halüsinasyon&#8217; görüyor ve sahte gerçeklikler üretiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-halusinasyon-goruyor-ve-sahte-gerceklikler-uretiyor-568564</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 08:27:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[içerikler]]></category>
		<category><![CDATA[Önyargı]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568564</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, yapay zeka ve bilgi kirliliği konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-halusinasyon-goruyor-ve-sahte-gerceklikler-uretiyor-568564">Yapay zekâ &#8216;Halüsinasyon&#8217; görüyor ve sahte gerçeklikler üretiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, yapay zeka ve bilgi kirliliği konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Yapay zeka araçları zaman zaman yanıltıcı içerikler de üretiyor</strong></p>
<p>Son yıllarda üretken yapay zekâ uygulamalarının gündelik yaşamın vazgeçilmez bir parçası hâline geldiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, “Evde, okulda, işte veya alışverişte farklı amaçlarla kullanılan yapay zekâ araçları artık herkesin hayatına dokunuyor. Gündelik yaşamda sıkça kullanılan yapay zekâ araçları, doğru sonuçlar vermelerinin yanında zaman zaman yanıltıcı içerikler de üretebiliyor. Bu durumu ‘yapay zekâ halüsinasyonu’ kavramı ile açıklamak mümkün.” dedi.</p>
<p><strong>Sistem ‘bilmiyorum’ demek yerine tahmin yürütüyor</strong></p>
<p>Yapay zekâ sistemlerinin, sosyal medya paylaşımlarından web sitelerine, formlardan bilimsel makalelere kadar pek çok kaynaktan toplanan büyük veri kümeleriyle eğitildiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, “Yapay zekâ, bu verilerdeki kalıpları öğrenip yeniden içerik üretiyor. Ancak bazı durumlarda sistem, eğitim verilerinde yer almayan veya gerçek dünyayla uyuşmayan bilgiler üretebiliyor. Bu hatalar, olmayanı varmış gibi göstermek, mantık hataları yapmak ya da yanlış bilgi vermek şeklinde ortaya çıkıyor. Halüsinasyonun nedenleri arasında eğitim verisinin yetersizliği, bağlamın doğru kurulmamış olması, fazla genelleme yapılması ve sistemin ‘bilmiyorum’ demek yerine tahmin yürütmesi bulunuyor. Kısacası, yapay zekânın halüsinasyonları, gerçekte olmayan bilgileri üretiyor oluşu bakımından, insanların hayal gördüğü veya yanlış algıladığı durumlara benzetilebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zeka da önyargılı</strong></p>
<p>İnsanların sahip olduğu önyargıların, yapay zekâya da yansıdığını kaydeden Dr. Çeber, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu durum, ‘algoritmik önyargı’ olarak adlandırılıyor. Algoritmik önyargı iki şekilde ortaya çıkabiliyor. Birincisi, algoritmayı tasarlayan kişinin bilinçli ya da bilinçsiz tercihleri modelin davranışına yansıyabiliyor. İkincisi, yapay zekâyı eğiten veri setlerinde yer alan toplumsal önyargılar sistemin çıktılarına yansıyabiliyor. Yani veri setinde hata veya önyargı varsa, yapay zekânın ürettiği içeriklerde de aynı önyargılar görülebiliyor. Örneğin Yapay zekâ, işe alım süreçlerinde bazı demografik gruplar arasında ayrım yapabiliyor. 2018 yılında Google, özgeçmiş tarama aracının kadın adayların başvurularını geri plana atması nedeniyle eleştirildi. Benzer bir örnek de Apple Card’da yaşandı. Algoritma, gelir seviyesi aynı olan çiftlerde erkeklere kadınlardan daha yüksek kredi limiti verdi.”</p>
<p><strong>Yapay zekanın sahte içerikleri hızla yayılıyor</strong></p>
<p>Yapay zekânın, insanlar tarafından üretilen içeriklere kıyasla dezenformasyonun boyutunu büyük ölçüde artırdığını ve yayılma hızını ciddi şekilde yükselttiğini de ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, “Bir insanın günlerce hazırlayabileceği içerikleri, yapay zekâ dakikalar hatta saniyeler içinde üretebiliyor. Bu da yanlış bilgilerin hızla viral hâle gelmesine yol açıyor. Örneğin, deepfake teknolojisiyle bir liderin veya ünlünün yüzü ve sesi dijital ortamda taklit edilebiliyor ve video şeklinde hızla yayılabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Reklam stratejileri belirleyenleri de var</strong></p>
<p>Yapay zekânın iş süreçlerine girdikçe, reklam profesyonellerinin daha önce hiç karşılaşmadıkları türden bilgilere ulaşmaya ve bunları anlamlandırmaya başladığını da dile getiren eden Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, “Artık reklamla ilgili kararlar, sadece bir grup uzmanın görüşüne dayanmak yerine, tüketicilerin konuşmalarına, dijital davranışlarına ve onların bıraktığı ipuçlarına göre verilebiliyor. Bu sayede hazırlanan reklamın türü, içeriği ve özellikleri konusunda daha net fikirler elde edilebiliyor. Son dönemde yapay zekâ, reklam üretiminde somut sonuçlar da vermeye başladı. Reklam metni yazabilen, görsel ve video üretebilen, hatta strateji belirleyebilen yapay zekâ teknolojileri geliştirildi. Üretken yapay zekâ uygulamaları, reklam verenlere başarılı sonuçlar sunsa da tüketiciyi her an ve her koşulda tüketime yönlendirecek şekilde işliyor. Bu durum beraberinde doyumsuz bir tüketim anlayışını getiriyor. Bu anlayışı deniz suyu içmeye benzetebiliriz: Susuzluğunu gidermek için deniz suyu içen kişi, daha çok susar ve susadıkça daha fazla içer. Yapay zekâ da kullanımına bağlı olarak tüketimde susuzluğu artıran veya hatırlatan bir araç görevi görebiliyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Veri analitiğine dayalı yapay zekâ uygulamalarının artık sadece demografik bilgiler veya tüketim alışkanlıklarını değil, insanların psikolojik profillerine dair verileri de toplayabildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, “Cambridge Analytica skandalında gördüğümüz gibi, bu tür bilgiler insanların seçim davranışlarını etkilemek için kullanılabiliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Medya okuryazarlığı şart</strong></p>
<p>Sahte içerikleri tespit etmek için öncelikle iyi bir medya okuryazarlığı gerektiğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, “İçerikleri farklı kaynaklardan doğrulama alışkanlığı kazanmak büyük önem taşıyor. Bunun yanında, yapay zekâ uygulamalarına dair farkındalık da şart. Yapay zekânın yetenekleri ve sınırları bilindiğinde, neyin sahte neyin gerçek olduğu çok daha kolay anlaşılabiliyor. Yapay zekâ, yüzeysel tutarlılıkta oldukça başarılı. Yüzeysellikten uzaklaşıp derinlik arandığında yani detaylara ve bağlama bakıldığında sahte içerikler tespit edilebiliyor. Bunun yanında dijital filigran, anomali tespiti ve metaveri analizi gibi yöntemlerle de Yapay zekâ tarafından üretilen sahte içerikler ortaya çıkarılabiliyor.” dedi.</p>
<p>Yeni bir teknoloji ortaya çıktığında genellikle önce sağladığı kolaylıklar ve heyecan verici taraflarının öne çıkarıldığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, “Yapay zekâda da durum farklı değil; çoğu zaman verimlilik, yaratıcılığa katkısı, iş süreçlerini hızlandırması gibi olumlu etkiler üzerinde duruluyor. Ancak bu yaklaşımın doğal bir sonucu olarak, sahte içerik üretimi, manipülasyon ve etik riskler geri planda kalabiliyor. Teknolojinin ilk döneminde olumsuzluklara odaklanmamak anlaşılır olsa da zamanla sektörlerin, meslek örgütlerinin, akademinin ve karar vericilerin bu risklere eğilmesi kaçınılmaz hale geliyor. Çünkü sahte üretim teknik bir konu olmaktan öte etik, hukuk ve sosyal değerlerle doğrudan ilişkili bir konu.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İnsan ile yapay zekâ arasında iş birliğine dayalı bir denge, hibrit zekâ…</strong></p>
<p>Gerçek ile sahtenin arasındaki çizginin bulanıklaşmasının yapay zekânın yaygınlaşmasından çok önceye dayandığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, “Ancak yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, gerçeklik ve hakikatle kurduğumuz ilişkinin farklı biçimlerde koptuğuna tanık oluyoruz. Bugün, gerçeğinden ayırt etmekte zorlandığımız görseller, sesler ve videolarla karşılaşıyoruz. Çoğu zaman kendimizi ‘Acaba bu içerik gerçek mi?’ diye sorarken buluyoruz. Burada içeriğin tamamının değil, bir kısmının da yapay zekâ ile üretilmiş olabileceği ihtimali önem kazanıyor. Bir insan yapay zekâ ile üretim yaparken, kendi deneyimlerini, hayal gücünü, yaratıcılığını ve düşünme yetisini de işin içine katıyor mu? Karşılaştığı bir problemi çözerken bilgi birikimini, uygulama becerilerini, iletişim gücünü ve insan ilişkilerini kullanıyor mu? Bu soruların cevabı ‘evet’ ise, yapay zekâ işi tamamen devralan değil, süreci destekleyen konumunda demektir. İşte bu noktada insan ile yapay zekâ arasında iş birliğine dayalı bir denge (hibrit zekâ) kurulabiliyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Açık kaynaklı yapay zekâ adeta iki ucu keskin bir bıçak gibi</strong></p>
<p>“Açık kaynaklı yapay zekâ adeta iki ucu keskin bir bıçak gibi. Bir yandan kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde sahte içerik üretmek ya da insanları yanıltmak için kullanılabiliyor.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Öte yandan şeffaflık ve toplumsal denetim açısından büyük bir avantaj sağlıyor; çünkü herkesin erişebilmesi, akademisyenlerin, araştırmacıların ve sivil toplumun süreci gözetlemesine de imkân tanıyor.  Bu aşamada konu ‘Açık kaynaklı yapay zekâ modellerinin yaygınlaşması fırsat mı, yoksa risk mi’ sorusuna sıkışmamalı. Asıl önemli olan, bu teknolojiyi sorumlu şekilde kullanmamıza yardımcı olacak ilkeleri, güvenlik önlemlerini ve etik standartları geliştirmek.”</p>
<p><strong>Dijital ortamdaki her türden içerik doğrulama sistemine tabii tutulabilmeli </strong></p>
<p>Dijital ortamdaki her türden içeriğin bir tür “dijital kimlik” ya da doğrulama sistemine tabii tutulabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burak Çeber, “Şimdiden büyük teknoloji şirketleri ve bazı araştırma kurumları, görsel, metin ya da videoların kaynağını gösterecek dijital filigranlar ve kimliklendirme standartları üzerinde çalışıyor. Yani bu sistem teknik olarak yapılabilir ve geliştiriliyor da. Ancak bu tek başına yeterli değil, kalıcı bir çözüm için etik ve hukuki düzenlemelere de ihtiyaç var.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-halusinasyon-goruyor-ve-sahte-gerceklikler-uretiyor-568564">Yapay zekâ &#8216;Halüsinasyon&#8217; görüyor ve sahte gerçeklikler üretiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital içerikler dopamini sömürüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-icerikler-dopamini-somuruyor-566027</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 08:39:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Dopamin]]></category>
		<category><![CDATA[dopamini]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[erol]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[içerikler]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sömürüyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=566027</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, dijital çağda sosyal medya ve hızlı dijital içerik tüketiminin beyindeki etkileri, olumsuz sonuçları ve dengeli kullanımın önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-icerikler-dopamini-somuruyor-566027">Dijital içerikler dopamini sömürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, dijital çağda sosyal medya ve hızlı dijital içerik tüketiminin beyindeki etkileri, olumsuz sonuçları ve dengeli kullanımın önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<h3><strong>Beynin dikkat sistemi dijitalleşmeyle doğrudan hedef alınıyor ve bilişsel fonksiyonlar etkileniyor</strong></h3>
<p>Çağımızın en büyük getirisi olan dijitalleşmenin kişinin dış dünyayla kurduğu ilişki biçimlerini dönüştürmekle kalmadığını aktaran Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Aynı zamanda zihinsel yapılanmasını, duygusal düzenleme kapasitesini ve davranış örüntülerini de belirgin şekilde etkiliyor. Özellikle sosyal medya platformlarının işleyişi kullanıcıya sürekli yeni, çarpıcı ve yüksek uyarım içeren içerikler sunuyor. Bu da beynin dikkat sistemini doğrudan hedef alıyor ve bilişsel fonksiyonlar üzerinde belirgin bir etki yaratıyor.” dedi.</p>
<p>İnsan beyninde dikkat sisteminin merkezinde yer alan prefrontal korteksin, dış uyaranlar arasında seçim yapmayı, dikkat odağını sürdürmeyi ve dürtüleri kontrol etmeyi sağladığını kaydeden Erol, “Sosyal medya uygulamaları, özellikle reels, shorts, stories gibi kısa süreli içeriklerle bu bölgeleri sürekli uyararak, dopaminerjik ödül sisteminde yapay bir aşırı duyarlılık oluşturur.” şeklinde konuştu.</p>
<h3><strong>Dijital içerik tüketimi dopamin dengesini bozuyor! </strong></h3>
<p>Beynin, doğası gereği hazla bağlantılı olan dopamin salınımını öğrenme, keşfetme ve bağlantı kurma gibi anlamlı aktivitelerde deneyimlemeye programlandığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Ancak dijital içeriklerin hızlı tüketimi, bu dopaminerjik sistemi kolay hazlar üzerinden uyarır ve uzun vadede dopaminin doğal salınımını bozar.” dedi.</p>
<p>Bu durumun, nörobiyolojik düzlemde ödül sisteminde tolerans gelişimine, haz eşiğinin yükselmesine ve sıradan uyarıcıların artık yeterli tatmin sağlamamasına neden olduğuna dikkat çeken Erol, şöyle devam etti:</p>
<p>“Diğer bir ifadeyle kişi artık basit bir yürüyüşten, kitap okumaktan ya da bir sevdiği insanlarla zaman geçirmekten keyif alamamaya başlar, çünkü beyin yüksek uyarana koşullanmıştır. Bu değişimlerin davranış boyutunda karşılığı ise dikkat eksikliği, dürtüsel kararlar, tahammülsüzlük, sabırsızlık, düşük içsel motivasyon ve ilişkilerde yüzeysellik olarak kendini gösterir. Özellikle genç bireylerde odaklanma zorluğu ve içsel huzursuzluk şikayetleriyle başvuran vakalarda, temel sorun çoğu zaman dikkat eksikliğinden değil, haz eşiğinin yükselmesinden ve odaklanma sürelerinin kısalmasından kaynaklanır. Beyin artık kendi başına sessiz bir ortamda kalmakta zorlanır, dışardan keyif veren bir uyarıcı olmadığında boşluk ya da anlamsızlık hissiyle yüzleşir.”</p>
<h3><strong>Sağlıklı psikoloji, olumsuz duygulara da yer açabilmeyi gerektirir! </strong></h3>
<p>Psikolojik yansımaları açısından ele alındığında ise haz odaklı zihinsel yapılanmanın kişinin duygu düzenleme becerilerini zayıflattığının görüldüğüne vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Anlam üretimi, sabretme, bekleme, belirsizliğe tahammül etme gibi zihinsel beceriler körelir. Oysa sağlıklı bir psikolojik işleyiş için yalnızca pozitif uyaranlarla değil, olumsuz duygularla da temas edebilme ve bu duygulara yer açabilme becerisi gerekir.” dedi.</p>
<p>Haz odaklı sistemin, bireyi sürekli olumlu deneyimlere yönlendirdiğini dile getiren Erol, “Bu nedenle hüzün, öfke, yalnızlık gibi duygularla karşılaşıldığında birey bunlarla baş etmek yerine kaçınma, bastırma ya da anlık dikkat dağıtma yollarına başvurur. Bu durum duyguların işlenmeden zihinde kalmasına, uzun vadede ise anksiyete, boşluk hissi ve duygusal tükenmişlik gibi belirtilere neden olabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<h3><strong>Sosyal medya dengeli kullanıldığında içsel kontrol yeniden kazanılır!</strong></h3>
<p>Dijital çağın sunduğu imkânlardan tamamen uzaklaşmanın gerekli olmadığının altını çizen Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Yönetilebilir hale gelmesi için kişinin ekran karşısında geçirdiği zamanı bilinçli bir şekilde yapılandırması, dijital farkındalık kazanması ve dopamin sistemini düzenleyen doğal aktivitelere yönelmesi büyük önem taşır.” dedi.</p>
<p>Bu süreçte yapılabilecek bazı temel müdahalelerden bahseden Erol, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Günde belirli saatlerde telefondan tamamen uzaklaşmak, özellikle günün ilk ve son saatlerinde ekran maruziyetini azaltmak. Egzersiz yapmak, doğada vakit geçirmek, üretken faaliyetlerde bulunmak; çizim, yazı, el işi gibi, anlamlı sohbetler ve gönüllülük faaliyetleri gibi etkinliklere katılmak. Meditasyon, nefes çalışmaları, mindful yürüyüşler gibi pratiklerle dikkat kasını yeniden güçlendirmek. Anlık iyi hissetmelerin uzun vadeli doyum sağlamadığını; sürdürülebilir tatminin ancak değer temelli anlam yüklü eylemlerle mümkün olduğunu içselleştirmek. Başkalarının paylaştığı görüntülerin gerçekliği yansıtmadığını, hayatın yalnızca en iyi anlarından oluşmadığını hatırlamak.</p>
<p>Kişi sosyal medya kullanımı pasif değil dengeli bir eyleme dönüştürürse içsel kontrol hissini yeniden kazanmaya başlar.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-icerikler-dopamini-somuruyor-566027">Dijital içerikler dopamini sömürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;KPop Demon Hunters&#8221; temalı özel içerikler Samsung&#8217;dan Netflix iş birliğiyle</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kpop-demon-hunters-temali-ozel-icerikler-samsungdan-netflix-is-birligiyle-563655</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 08:14:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[birliğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[demon]]></category>
		<category><![CDATA[hunters]]></category>
		<category><![CDATA[içerikler]]></category>
		<category><![CDATA[kpop]]></category>
		<category><![CDATA[netflix]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[samsungdan]]></category>
		<category><![CDATA[temalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563655</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics, Netflix ile popüler animasyon filmi KPop Demon Hunters ile ilgili sınırlı süreli bir iş birliği başlatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kpop-demon-hunters-temali-ozel-icerikler-samsungdan-netflix-is-birligiyle-563655">&#8220;KPop Demon Hunters&#8221; temalı özel içerikler Samsung&#8217;dan Netflix iş birliğiyle</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung Electronics, Netflix ile popüler animasyon filmi KPop Demon Hunters ile ilgili sınırlı süreli bir iş birliği başlatıyor. 13 Ağustos&#8217;tan itibaren Galaxy kullanıcıları, özel olarak hazırlanmış akıllı telefon temalarını Galaxy Store üzerinden sınırlı bir sürede ek ücret ödemeden indirebilecek. Kilit ekranı, ana ekran, AOD, telefon ekranı, mesaj ekranı ve simgelerden oluşan KPop Demon Hunters temalı koleksiyon, filmin özgün görsel kimliğinden esinlenerek tasarlanan 11 özel içeriğe ev sahipliği yapıyor. İçerik seti, filmin evrenindeki K-pop grubu HUNTRIX&#8217;i öne çıkaran özel bir tema paketi ile Rumi, Zoey, Jinu, Derpy ve Sussie gibi favori karakterlerden oluşan 10 adet duvar kâğıdı teması sunuyor.</p>
<p>Temalar, Samsung Galaxy cihazlarında tutarlı ve görsel olarak çekici bir kullanıcı deneyimi sunmak için tasarlandı. Filmin yaratıcı içerikleriyle uyumlu tasarlanan her tema, Samsung Galaxy&#8217;nin performansını ve standartlarını korurken arayüzün genel görünümünü ve kullanım hissini daha da geliştiriyor. Samsung Galaxy kullanıcılarının günlük yaşamını zenginleştirecek olan iş birliği, Samsung&#8217;un içerik tabanlı deneyimleri artırma konusundaki taahhüdünü yansıtıyor. Samsung, dünyanın her yerindeki kitlelere hitap eden, ilgi çekici ve kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimleri sunmak için yaratıcı iş birlikleri yapmaya devam edecek.</p>
<p><strong>Temalar Galaxy Store’da!</strong></p>
<p>Temalar, 13 Ağustos saat 10:00&#8217;dan 12 Eylül saat 23:59&#8217;a kadar Galaxy Store&#8217;daki özel promosyon sayfasında yer alacak. Mevcut Netflix kullanıcıları, Netflix uygulamalarını açarak temalara kolayca erişebilecek. Tema ve duvar kâğıtları, Galaxy Store&#8217;daki promosyon sayfası üzerinden sunulacak. Netflix uygulaması olmayan kullanıcılar ise Galaxy Store&#8217;daki Netflix uygulama indirme sayfasına yönlendirilecek. Uygulamanın kurulup açılmasının ardından kullanıcılar, promosyon sayfasındaki KPop Demon Hunters Temasını ve Duvar Kâğıtlarını indirebilecek.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kpop-demon-hunters-temali-ozel-icerikler-samsungdan-netflix-is-birligiyle-563655">&#8220;KPop Demon Hunters&#8221; temalı özel içerikler Samsung&#8217;dan Netflix iş birliğiyle</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
