<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>horlama | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/horlama/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/horlama</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Jun 2026 21:11:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>horlama | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/horlama</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Horlama kaderiniz değil, bir hastalıktır!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/horlama-kaderiniz-degil-bir-hastaliktir-643860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:11:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıktır]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kaderiniz]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apnesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=643860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova  Belediyesi ve Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen "Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar" panelinde, uzmanlar uykuda nefes kesilmesinin ve horlamanın hayati riskler taşıyan ciddi birer hastalık olduğunu vurguladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/horlama-kaderiniz-degil-bir-hastaliktir-643860">&#8220;Horlama kaderiniz değil, bir hastalıktır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bornova  Belediyesi ve Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen &#8220;Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar&#8221; panelinde, uzmanlar uykuda nefes kesilmesinin ve horlamanın hayati riskler taşıyan ciddi birer hastalık olduğunu vurguladı. Yoğun ilgi gören etkinlikte, uzmanlar katılımcıların merak ettiği soruları da yanıtladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü organizasyonunda, Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen &#8220;Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar&#8221; paneli, Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>&#8220;Horlama boşanmalara bile sebep olabilen sosyal bir problem&#8221;</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Panelde konuşan KBB Uzmanı Op. Dr. Ümit Filiz, gün içinde kendilerine başvuran hastaların büyük bir çoğunluğunun horlama şikayeti olduğunu belirterek, bu durumun normalleştirilmemesi gereken bir hastalık olduğunu vurguladı. Horlamanın 40’lı yaşlara kadar erkeklerde daha çok görüldüğünü, menopoz sonrasında ise bu oranın kadın ve erkekler için eşitlendiğini ifade eden Dr. Filiz, bu sorunun sadece horlayanı değil, yanındaki kişiyi de ilgilendirdiğini söyledi. Horlayan kişilerin sosyal hayatta dışlanabildiğini, hatta bu durumun boşanmalara bile sebep olduğunu belirten Filiz, uykuda nefes kesilmesi olarak tanımlanan uyku apnesinin 10 saniyeden fazla sürmesi halinde çok tehlikeli olduğunu hatırlattı. Dr. Ümit Filiz, tüm bu sorunların aile hayatını derinden etkileyen sosyal bir problem olduğunu ancak tedavisinin mümkün olduğunu söyleyerek, kimsenin bu hastalıkla yaşamak zorunda olmadığını ve rüyaların bile ancak derin uykularda görülebileceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>&#8220;Dünyada 1.5milyar insan bu hastalıkla mücadele ediyor&#8221;</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, tıpkı pandemide olduğu gibi günümüzde de uyku apnesi ile ilgili ciddi bir salgınla karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Uykunun basit bir eylem olmadığını, kaliteli uyku sayesinde insan vücudunun ve beyninin kendini sıfırlayıp yenilediğini belirten Prof. Dr. Uçar, bu yüzden horlamanın kesinlikle hafife alınmaması gerektiğine dikkat çekti. Dünyada bu hastalığı yaşayan yaklaşık 1.5 milyar insan olduğunu ve özellikle obez bireylerin büyük risk altında bulunduğunu vurgulayan Uçar, uyku apnesi olan kişilerin kilo vermede de büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Kaliteli uykunun çocukların gelişimi için bile kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Uçar; anatomik yatkınlıklar, temel risk faktörleri ve tanı yöntemlerinin yanı sıra kalp, tansiyon ve felçli hastalarda uyku apnesi sendromunun çok daha sık görüldüğünü vurguladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>“Sağlıklı dişler ve ağız yapısı çok önemli”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Protez Uzmanı Diş Hekimi Dr. Bilkay Karaman ise horlama ve uyku apnesinin ağız ve diş sağlığı ile doğrudan ilişkisini gözler önüne serdi. Uykuyu &#8220;ölmek ile yaşamak arasında olduğumuz bir yer&#8221; olarak tanımlayan Dr. Karaman, hastalığa yönelik teşhisin aslında ilk olarak diş hekimi koltuğunda da başlayabileceğini belirtti. Küçük dilin sarkması ile birlikte horlamanın başladığını ve zamanla uyku apnesine dönüştüğünü ifade eden Karaman, ağızda eksik diş bırakılmaması ve diş tedavilerinin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Çok sayıda diş eksikliği yaşayan kişilerde dilin genişlediğini, yanakların çöktüğünü ve bu durumun hava yolunu kapatarak nefes almayı zorlaştırdığını söyleyen Dr. Bilkay Karaman, bu yüzden eksik dişlerin mutlaka tamamlanması gerektiğini aktardı. Uyku apnesinin çocuklarda da görülebileceğini, kaliteli uyuyamayan bir çocuğun gün içinde dikkat dağınıklığı yaşayarak düşme ve çarpma gibi kazalar geçirebileceğini belirten Karaman, tedavide kullanılan modern ağız içi spreyleri, kişiye özel horlama protezleri ve dijital horlama takip uygulamaları hakkında da detaylı bilgiler verdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Bornovalıların yoğun ilgi gösterdiği panel, uzmanların katılımcılardan gelen soruları tek tek yanıtlaması ile son buldu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/horlama-kaderiniz-degil-bir-hastaliktir-643860">&#8220;Horlama kaderiniz değil, bir hastalıktır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geceleri Horlama ve Boğulma Hissine Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/geceleri-horlama-ve-bogulma-hissine-dikkat-643566</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[boğulma]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[geceleri]]></category>
		<category><![CDATA[hissine]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apnesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=643566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda oldukça yaygın görülen horlama, çoğu zaman yalnızca sosyal bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/geceleri-horlama-ve-bogulma-hissine-dikkat-643566">Geceleri Horlama ve Boğulma Hissine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda oldukça yaygın görülen horlama, çoğu zaman yalnızca sosyal bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Ancak horlama basit bir uyku alışkanlığından çok daha fazlasını ifade ediyor. Özellikle gece boyunca nefes durmalarıyla seyreden uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biri olan horlama, farkında olmadan sağlığı tehdit edebiliyor. İleri yaş, kilo artışı ve yaşam tarzına bağlı faktörlerle görülme sıklığı artan bu sorun, yalnızca kişinin değil aynı ortamı paylaştığı aile bireylerinin de uyku kalitesini bozuyor. Tedavi edilmediğinde ise yüksek tansiyondan kalp ve damar hastalıklarına, diyabetten gündüz aşırı uyku haline kadar birçok problem zemin hazırlayabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Erdal Seren, horlama ve uyku apnesi hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Sürekli horluyorsanız nedeni araştırılmalı</strong></p>
<p>Uyku sırasında üst solunum yollarındaki kasların gevşemesi sonucu hava yolunun daralmasıyla ortaya çıkan horlama, vücudun yeterli oksijen alamadığını gösterebilen önemli bir bulgudur. Yumuşak damağın ve küçük dilin uzun olması, bademcik ve geniz eti büyüklüğü, burun tıkanıklıkları ile fazla kilo gibi faktörler horlamaya neden olabilir. Ara sıra görülen horlama çoğu kişi için önemli bir sorun oluşturmasa da, sürekli hale gelmesi ve uykuda nefes durmalarıyla birlikte seyretmesi durumunda mutlaka değerlendirilmesi gerekir.</p>
<p><strong>Uyku apnesinin göz ardı edilmemesi gereken 8 belirtisi</strong></p>
<p>Uyku apnesi bulunan kişiler, gece boyunca farkında olmadan defalarca nefessiz kalabilir. Bunun sonucunda şu belirtiler ortaya çıkabilir:</p>
<ul>
<li>Horlama</li>
<li>Gece boğulma hissiyle uyanma </li>
<li>Çarpıntı</li>
<li>Sık idrara çıkma</li>
<li>Sinirlilik ve depresif ruh hali</li>
<li>Gün içinde sürekli uyku hali ve halsizlik</li>
<li>Dikkat eksikliği ve performans düşüklüğü</li>
<li>Sabah baş ağrısı</li>
</ul>
<p>Uzun dönemde tedavi edilmeyen uyku apnesi; yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, felç, tip 2 diyabet ve ani ölüm riskini artırabilmektedir. Ayrıca horlama yalnızca hastayı değil, aynı odada uyuyan kişileri de etkileyerek uyku kalitesini düşürmekte; kronik yorgunluk, stres ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olabilmektedir.</p>
<p><strong>Kesin tanı için uyku testi şart</strong></p>
<p>Hastalığın tanısında en önemli yöntemlerden biri, uyku laboratuvarında gerçekleştirilen polisomnografi yani uyku testidir. Bu incelemede kişinin gece boyunca solunum hareketleri, oksijen düzeyi, kalp ritmi, beyin dalgaları ve uyku düzeni değerlendirilerek horlama ve uyku apnesinin derecesi belirlenir. Bunun yanı sıra Kulak Burun Boğaz muayenesiyle hava yolunda darlığa neden olan anatomik problemler de ayrıntılı şekilde incelenir.</p>
<p><strong>Tedavinin kişiye özel yaklaşımla planlanması büyük önem taşıyor</strong></p>
<p>Horlama ve uyku apnesinin tedavisi, hastalığın şiddetine ve altta yatan nedenlere göre değişiklik göstermektedir. İlk aşamada kilo verilmesi, sigara ve alkol kullanımının bırakılması, düzenli uyku alışkanlığı kazanılması, doğru yatış pozisyonunun tercih edilmesi ve burun tıkanıklıklarının giderilmesi gibi yaşam tarzı değişiklikleri önerilir. Hafif ve orta dereceli vakalarda ise ağız içi aparatlar kullanılarak hava yolu genişletilebilir ve horlama azaltılabilir.</p>
<p><strong>Cerrahi tedaviyle hem horlama hem apne kontrol altına alınabiliyor</strong></p>
<p>Anatomik darlıkların ön planda olduğu veya diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı hastalarda cerrahi seçenekler gündeme gelebilmektedir. Lazer veya radyofrekans destekli yumuşak damak ameliyatları, burun eğriliğinin düzeltilmesi, konka küçültme işlemleri, nazal valv cerrahisi ile bademcik ve geniz eti operasyonları hava yolunu genişleterek solunumun rahatlamasını sağlayabilir. Uygun hastalarda uygulanan cerrahi tedaviler, hem horlamayı hem de uyku apnesine bağlı şikâyetleri önemli ölçüde azaltabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/geceleri-horlama-ve-bogulma-hissine-dikkat-643566">Geceleri Horlama ve Boğulma Hissine Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KBB Uzm. Filiz: “Uyku Apnesi ve Horlama Kader değil, Hastalıktır! Farkında olalım!”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kbb-uzm-filiz-uyku-apnesi-ve-horlama-kader-degil-hastaliktir-farkinda-olalim-640101</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:12:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[apnesi]]></category>
		<category><![CDATA[filiz]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[kbb]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uzm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=640101</guid>

					<description><![CDATA[<p>KBB Uzm. Dr. Ümit Filiz “Horlama kaderiniz değildir, tedavisi olan bir hastalıktır” vurgusunda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kbb-uzm-filiz-uyku-apnesi-ve-horlama-kader-degil-hastaliktir-farkinda-olalim-640101">KBB Uzm. Filiz: “Uyku Apnesi ve Horlama Kader değil, Hastalıktır! Farkında olalım!”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanın uyku kalitesi üzerinde olumsuz etkisi yadsınamayan horlama konusunda Bornova’da düzenlenen panelde konuşan KBB Uzm. Dr. Ümit Filiz “horlama kaderiniz değildir, tedavisi olan bir hastalıktır” vurgusunda bulundu.</p>
<p><b>Bornova Belediyesi ve ENTO Cerrahi Tıp Merkezi İşbirliği ile Halk Sağlığı Yararına Panel</b></p>
<p><span>Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü organizasyonunda, Özel </span><span>ENTO </span><span>Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen “Horlama ve Uyku </span><span>Apnesinde</span><span> Güncel Yaklaşımlar” paneli, Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirildi. </span><span>“Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar” başlıklı panelde, uzmanlar uykuda nefes kesilmesinin ve horlamanın hayati riskler taşıdığın altını çizerek, bunun göz ardı edilmemesi gereken ciddi bir sağlık sorunu olduğuna işaret etti. </span><span>Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda düzenlenen panelde konuşan Özel ENTO Cerrahi Tıp Merkezi’nde görevli KBB Uzmanı Op. Dr. Ümit Filiz, kendilerine başvuran hastaların büyük bir çoğunluğunun horlama şikayeti ile geldiğini söyleyerek, bu durumun normalleştirilmemesi gereken bir hastalık olduğunu vurguladı. </span></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bsha.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/umit-filiz2.jpeg"/></p>
<p><b><b>“Sadece horlayana değil yanındakini de ilgilendiriyor”</b></b></p>
<p><span>Horlamanın 40’lı yaşlara kadar erkeklerde daha çok görüldüğünü, menopoz sonrasında ise bu oranın kadın ve erkekler için eşitlendiğini ifade eden Dr. Filiz, bu sorunun sadece horlayanı değil, yanındaki kişiyi de ilgilendirdiğini söyledi. </span></p>
<p><b><b>KBB Uzmanından önemli uyarı!</b></b></p>
<p><span>Kilo alımının da horlama üzerinde etkili olduğunu söyleyen Filiz, “horlama tedavisine biz uyku testinden önce burundaki sorunun giderilmesi ile başlıyoruz. Öncelikle ilaç tedavisi ile başlayıp burun etlerini küçültmeye çalışıyoruz. Bazen de cerrahi yöntemlere başvuruyoruz. Bunların akabinde hastaya uyku testi uyguluyoruz. Uyku testi sonrasında ciddi kilo verilmesi ile bu problemin bitebileceğini öğrendiğimiz hastalarımız da olabiliyor. Ama bu iş tamamen farkındalıkla başlıyor. Bunun bir hastalık olduğunu kabul etmekle başlıyor. Uykusunda felç geçirenlerin yüzde 80’inde uyku apnesi var. 3 tane tansiyon ilacı kullananların yüzde 86’sında uyku apnesi var. Vücudun verdiği reaksiyonu, alarmı görelim. Bu bir hastalık ve tedavisi var” diye konuştu.</span></p>
<p><b><b>“Horlama boşanma sebebi olabiliyor”</b></b></p>
<p><span>Horlayan kişilerin sosyal hayatta dışlanabildiğini, hatta bu durumun boşanmalara bile sebep olduğunu belirten Filiz, uykuda nefes kesilmesi olarak tanımlanan uyku apnesinin 10 saniyeden fazla sürmesi halinde çok tehlikeli olduğunu hatırlattı.  </span><span>Dr. Ümit Filiz, tüm bu sorunların aile hayatını derinden etkileyen sosyal bir problem olduğunu ancak tedavisinin mümkün olduğunu söyleyerek, kimsenin bu hastalıkla yaşamak zorunda olmadığını ve rüyaların bile ancak derin uykularda görülebileceğini sözlerine ekledi.</span></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bsha.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/umit-filiz3.jpeg"/></p>
<p><b><b>TUTD Başkanı: “Dünyada 1.5 milyar insan horlamayla mücadele ediyor”</b></b></p>
<p><span>Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, “Pandemideki gibi uyku apnesi ile de ciddi bir salgınla karşı karşıyayız. Uyku basit bir eylem değildir, kaliteli uyku sayesinde insan vücudu ve beyni kendini sıfırlayıp yenilenir. Bu yüzden horlamanın kesinlikle hafife alınmaması gerekir. Dünyada bu hastalığı yaşayan yaklaşık 1.5 milyar insan var ve özellikle obez bireyler büyük risk altında bulunuyor.” Diyen Uçar, uyku apnesi olan kişilerin kilo vermede de büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi.</span></p>
<p><b><b>“Uyku ve çocuk gelişimi”</b></b></p>
<p><span> Kaliteli uykunun çocukların gelişimi için bile kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Uçar; anatomik yatkınlıklar, temel risk faktörleri ve tanı yöntemlerinin yanı sıra kalp, tansiyon ve felçli hastalarda uyku apnesi sendromunun çok daha sık görüldüğünün altını çizdi.</span></p>
<p><b><b>”Horlama ve ağız diş sağlığı”</b></b></p>
<p><span>Horlama ve uyku apnesinin ağız ve diş sağlığı ile doğrudan ilişkisini gözler önüne seren Protez Uzmanı Diş Hekimi Dr. Bilkay Karaman uyku anını “ölmek ile yaşamak arasında olduğumuz bir yer” olarak tanımladı ve hastalığa yönelik teşhisin aslında ilk olarak diş hekimi koltuğunda da başlayabileceğini belirtti.  </span><span>Küçük dilin sarkmasıyla birlikte horlamanın başladığını ve zamanla uyku apnesine dönüştüğünü ifade eden Karaman, ağızda eksik diş bırakılmaması ve diş tedavilerinin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.  </span><span>Çok sayıda diş eksikliği yaşayan kişilerde dilin genişlediğini, yanakların çöktüğünü ve bu durumun hava yolunu kapatarak nefes almayı zorlaştırdığını söyleyen Dr. Bilkay Karaman, bu yüzden eksik dişlerin mutlaka tamamlanması gerektiğini aktardı. </span></p>
<p><b><b>“Kişiye özel horlama protezleri”</b></b></p>
<p><span>Uyku apnesinin çocuklarda da görülebileceğini, kaliteli uyuyamayan bir çocuğun gün içinde dikkat dağınıklığı yaşayarak düşme ve çarpma gibi kazalar geçirebileceğini belirten Karaman, tedavide kullanılan modern ağız içi apereyleri, kişiye özel horlama protezleri ve dijital horlama takip uygulamalarını anlattı. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) </span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kbb-uzm-filiz-uyku-apnesi-ve-horlama-kader-degil-hastaliktir-farkinda-olalim-640101">KBB Uzm. Filiz: “Uyku Apnesi ve Horlama Kader değil, Hastalıktır! Farkında olalım!”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ameliyatsız Burun Tedavisinde Yeni Dönem: Horlama ve Nefes Problemlerine Yenilikçi Yaklaşım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ameliyatsiz-burun-tedavisinde-yeni-donem-horlama-ve-nefes-problemlerine-yenilikci-yaklasim-640045</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:09:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=640045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ameliyatsız Burun Tedavisinde Yeni Dönem: Horlama ve Nefes Problemlerine Yenilikçi Yaklaşım</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyatsiz-burun-tedavisinde-yeni-donem-horlama-ve-nefes-problemlerine-yenilikci-yaklasim-640045">Ameliyatsız Burun Tedavisinde Yeni Dönem: Horlama ve Nefes Problemlerine Yenilikçi Yaklaşım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Yöntemin işleyişi ve klinik altyapısı hakkında konuşan Peransa Estetik Merkezi Genel Müdürü Dr. Sanaz Asadi, son dönemde dikkat çeken ameliyatsız burun tedavileri hakkında bilgi verdi. Dr. Asadi, kliniklerinde bu konuda uyguladıkları yöntem hakkında da önemli açıklamalarda bulundu. </span></p>
<p>Dr. Asadi, sorularımıza detaylı yanıt verdi,</p>
<p><span>“Kliniğimizde uyguladığımız yöntem, Kanada menşeli özel enzim teknolojisi ve medikal aktiflerden oluşan bir protokoldür. Amaç, burun içerisindeki hava yolunu daraltan konka (burun eti) dokularını kontrollü şekilde küçültmek ve nefes almayı kolaylaştırmaktır. Cerrahi işlem gerektirmemesi en önemli avantajlarından biridir”</span></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bsha.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Goruntu-10.06.2026-14.02.jpeg"/></p>
<p><b><strong>Bu yöntem hangi hastaların yaşam kalitesini artırabilir?</strong></b></p>
<p><span>Burun tıkanıklığı yaşayan, gece horlayan, ağız açık uyuyan, sık sinüzit problemi yaşayan veya alerjik nedenlerle nefes almakta zorlanan kişiler bu uygulamadan fayda görebilir. Uygunluk her zaman detaylı muayene sonrasında değerlendirilmektedir.</span></p>
<p><b><strong>Horlama sorunu yaşayan hastalarda gerçekten etkili sonuçlar alınabiliyor mu?</strong></b></p>
<p><span>Horlamanın önemli nedenlerinden biri burun hava yolunun dar olmasıdır. Burun içerisindeki hava geçişinin rahatlamasıyla birlikte birçok hastada horlama şikayetlerinde belirgin azalma gözlemleyebiliyoruz.</span></p>
<p><b><strong>Burun eti büyümesi (konka hipertrofisi) neden bu kadar önemli bir sağlık sorunudur?</strong></b></p>
<p><span>Konka büyümesi, kişinin gün boyunca yeterli nefes alamamasına neden olabilir. Bu durum uyku kalitesini, günlük enerjiyi ve hatta konsantrasyonu etkileyebilir. Tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilmektedir.</span></p>
<p><b><strong>Septum eğriliği olan kişiler de bu uygulamadan yararlanabilir mi?</strong></b></p>
<p><span>Bazı vakalarda septum bölgesindeki kalınlaşmış dokuların inceltilmesine destek sağlayabiliyoruz. Özellikle hava akışını engelleyen alanlarda nefes kalitesinin artırılmasına katkıda bulunabiliyor.</span></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bsha.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Goruntu-10.06.2026-14.02-1.jpeg"/></p>
<p><b><strong>İşlem sırasında ameliyat, kesi veya dikiş uygulanıyor mu?</strong></b></p>
<p><span>Hayır. Uygulama ince uçlu iğneler yardımıyla gerçekleştirilmektedir. Herhangi bir kesi, dikiş veya genel anestezi gerektirmez.</span></p>
<p><b><strong>Hastalar işlem sonrasında ne kadar sürede günlük hayatına dönebiliyor?</strong></b></p>
<p><span>İşlem yaklaşık 5–10 dakika sürmektedir. Hastalarımızın büyük bölümü aynı gün günlük yaşamına devam edebilmektedir.</span></p>
<p><b><strong>Bu yöntemi klasik cerrahi operasyonlardan ayıran en önemli özellik nedir?</strong></b></p>
<p><span>Cerrahi risklerin olmaması, iyileşme sürecinin oldukça kısa olması ve hastanın sosyal yaşamdan uzak kalmaması en önemli avantajlarıdır.</span></p>
<p><b><strong>Tedavi sadece nefes alma problemlerine mi yönelik?</strong></b></p>
<p><span>Hayır. Burun tıkanıklığının yanı sıra horlama, alerjik şişlikler, koku alma problemleri ve sürekli akıntı gibi şikayetlerde de olumlu etkiler gözlemleyebiliyoruz.</span></p>
<p><b><strong>Uygulamada hangi teknolojiler ve medikal içerikler kullanılmaktadır?</strong></b></p>
<p><span>Tedavi protokolümüzde Fluorouracil (5-FU) bazlı medikal aktifler, hyaluronidaz destekleri, fibrotik doku düzenleyiciler ve özel enzim teknolojileri yer almaktadır. Her hastaya özel planlama yapılmaktadır.</span></p>
<p><b><strong>Kalın deri ve fibrotik dokular bu tedaviye nasıl yanıt veriyor?</strong></b></p>
<p><span>Özellikle kalın deri yapısı, yoğun fibrotik doku ve sertleşmiş bölgelerde dokunun daha dengeli hale gelmesine yardımcı olabilecek özel protokoller uygulanmaktadır.</span></p>
<p><b><strong>Hastalar kaç seans tedavi görüyor?</strong></b></p>
<p><span>Vakaya göre değişmekle birlikte genellikle 1 ila 3 seans arasında uygulama yeterli olmaktadır.</span></p>
<p><b><strong>FDA onaylı içeriklerin kullanılması neden önemlidir?</strong></b></p>
<p><span>FDA onayı, kullanılan teknolojilerin ve içeriklerin belirli güvenlik ve kalite standartlarını karşıladığını gösteren önemli bir referanstır. Bu da hasta güvenini artırmaktadır.</span></p>
<p><b><strong>Muayene sırasında hastaya nasıl bir değerlendirme yapılıyor?</strong></b></p>
<p><span>Burun iç yapısı detaylı olarak inceleniyor. Konka büyümesi, septum kalınlığı, hava yolu açıklığı ve şikayetlerin kaynağı analiz edilerek kişiye özel tedavi planı oluşturuluyor.</span></p>
<p><b><strong>Bu uygulamanın gelecekte burun tedavilerinde nasıl bir yer edineceğini düşünüyorsunuz?</strong></b></p>
<p><span>Günümüzde hastalar daha konforlu, hızlı ve ameliyatsız çözümlere yöneliyor. Bu nedenle minimal invaziv uygulamaların önümüzdeki yıllarda çok daha fazla tercih edileceğini düşünüyoruz.</span></p>
<p><span>Dr. Asadi, son olarak şu mesajı verdi; “Birçok kişi yıllarca nefes alma problemlerini normal kabul ederek yaşamını sürdürüyor. Oysa doğru değerlendirme ve uygun tedavi ile daha rahat nefes almak, daha kaliteli uyumak ve yaşam kalitesini artırmak mümkün olabilir. Bu nedenle uzun süredir devam eden burun tıkanıklığı ve horlama şikayetlerinin mutlaka uzman değerlendirmesinden geçirilmesini öneriyoruz” (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) </span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyatsiz-burun-tedavisinde-yeni-donem-horlama-ve-nefes-problemlerine-yenilikci-yaklasim-640045">Ameliyatsız Burun Tedavisinde Yeni Dönem: Horlama ve Nefes Problemlerine Yenilikçi Yaklaşım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genellikle-masum-nedenlerden-kaynaklansa-da-616609</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 07:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[Genellikle]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklansa]]></category>
		<category><![CDATA[masum]]></category>
		<category><![CDATA[nedenlerden]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[oran]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apnesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616609</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genellikle-masum-nedenlerden-kaynaklansa-da-616609">Genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı,</strong> bu nedenle alarmı susturmak değil, neden çaldığını araştırmak gerektiğini belirterek, “Horlama normal bir durum değildir. Her horlayan kişide ciddi bir hastalık olmayabilir; ancak hayati risk taşıyan her uyku apnesi hastalığı önce horlama ile başlar. Dolayısıyla, horlamayı basit bir ses problemi olarak görmek yerine, bir sağlık sinyali olarak değerlendirmek gerekmektedir” diyor.  Eskiden  daha çok orta yaş ve üzeri bireylerde görülen horlamaya artık 20’li yaş grubunda da sık rastlandığına işaret eden <strong>Doç. Dr. Zerrin Boyacı,</strong> gençlerde artış gösteren obezitenin bu durumun en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurgulayarak,  “Bilgisayar başında uzun süreli oturma, düzensiz uyku alışkanlıkları, fast food ve şeker içeren yiyeceklerle beslenme ve buna bağlı kilo artışı gençlerde horlama riskini artırmaktadır. Özellikle boyun çevresindeki yağ dokusu arttıkça üst solunum yolu daralmakta ve horlama ortaya çıkmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Modern yaşamla birlikte giderek artıyor </strong></p>
<p>Horlama; uyku sırasında üst solunum yolundaki dokuların daralma veya gevşeme nedeniyle titreşmeleri sonucu ortaya çıkan ses olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30–40’ında zaman zaman horlama görülürken, düzenli ve kronik horlama oranı yüzde 20 civarında seyrediyor. Horlamanın görülme sıklığı ileri yaşlarda giderek artıyor. Öyle ki 30 yaş altı erkeklerde yüzde 10 oranında rastlanırken, 60 yaş üzerinde bu oran yüzde 60’a yükseliyor. Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, menopoz sonrası kadınlarda oran belirgin şekilde artıyor. Türkiye’de de benzer rakamlar söz konusu. Ayrıca, son yıllarda hem dünyada hem ülkemizde horlama sıklığında artış gözlendiği belirtiliyor. Bu yükselmenin en önemli nedenleri arasında; obezite, hareketsiz yaşam tarzı, uyku düzensizliği, stres, alerjik hastalıklar ve sigara kullanımındaki artış gösteriliyor.</p>
<p><strong>Horlamanın önemli nedenleri</strong></p>
<p>Doç. Dr. Zerrin Boyacı, kişinin aile ve sosyal hayatında önemli sorunlar oluşturabilen horlamaya yol açan etkenleri şöyle özetliyor: </p>
<p><strong>Obezite:</strong> İdeal kilonun yüzde 15 daha fazlasına sahip olan kişilerde horlama riski artmaktadır. Bunun nedeni ise boyun çevresindeki yağlanmanın üst solunum yolunu daraltması. Kadınlarda boyun çevresinin 38,10 cm’nin ve  erkeklerde 43,18 cm’nin üzerinde olması kritik değer olarak hesaplanmış.</p>
<p><strong>Burun tıkanıklığı:</strong> Septum deviasyonu, konka hipertrofisi, burun çatısının darlığı gibi statik bozukluklar ile alerjik rinit, sinüzit ve polip gibi enflamatuar bozukluklar önemli sebeplerini oluşturmaktadır.</p>
<p><strong>Büyük geniz eti ve bademcikler:</strong> Özellikle gençlerde hava yolunu daraltabilmektedir.</p>
<p><strong>Alkol ve sigara kullanımı:</strong> Kas gevşemesi ve mukozal ödem artışına sebep olmaktadır. </p>
<p><strong>Sırtüstü uyuma: </strong>Dil kökünün geriye düşmesine yol açabilmektedir. </p>
<p><strong>Uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor!</strong></p>
<p>Horlama ile beraber görülen ve gece ani ölümlere sebep olabilen uyku apnesi üst solunum yolunun tamamen kapanması sonucu oluşuyor.<strong>  </strong>Horlama genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da yaşamsal risk taşıyan uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor!<strong> </strong>Özellikle gece nefes durmaları, sabahları yorgun uyanma, baş ağrısından yakınma, gün içinde uyku hali, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlardan biri bile horlamaya eşlik ediyorsa, zaman kaybetmeden hekime başvurmak yaşamsal önem taşıyor. </p>
<p><strong>Uyku apnesi ani ölüme bile yol açabiliyor!</strong></p>
<p>Uyku apnesinde erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor. Bunun nedeni ise uyku apnesinin; hipertansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, inme ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına, hatta gece ani ölüme bile  yol açabilmesi. Ayrıca, insülin direnci ve kilo artışıyla kısır döngü oluşabiliyor. Tedavi edilmemiş uyku apnesi olan bireylerde trafik kazası riski de 2–7 kat artıyor. Uzun süreli uyku apnesi aynı zamanda beyinde hasara neden olarak; hafıza problemleri ve erken bilişsel gerileme riskini de artırabiliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, erken değerlendirmenin olası ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığını aktarıyor. </p>
<p><strong>Etkili ve kalıcı çözüm mümkün! </strong></p>
<p>Erken teşhis, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle horlamanın büyük oranda kontrol altına alınabildiğini belirten Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, “Horlama kader değildir. Doğru değerlendirmeyle çoğu hastada etkili ve kalıcı çözümler mümkündür. Önemli olan, geceleri bu sesi duymazdan gelmemektir” diye konuşuyor. Tedavinin kişiye özel planlandığını ve altta yatan nedene göre şekillendirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Zerrin Boyacı, &#8220;Basit işlemler arasında yer alan radyofrekans uygulamaları, lazer destekli işlemler ve kişiye özel burun ile ağız içi apareyler, yaygın olarak başvurulan yöntemlerdir” diyor. </p>
<p><strong>Uyku apnesinde altın standart: CPAP maskesi!</strong></p>
<p>Horlamaya uyku apnesi eşlik ediyorsa, tedavide altın standart yöntemin CPAP maskesi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Zerrin Boyacı, bu tedavinin uyku sırasında hava yolunun açık kalmasını sağlayarak, solunum durmalarını önlediğini ve hastanın gece boyunca yeterli oksijen almasına yardımcı olduğunu belirtiyor.  </p>
<p><strong>Cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor</strong></p>
<p>Özellikle ileri düzey ve yapısal sorunların eşlik ettiği tablolarda cerrahi seçenekler gündeme geliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, uyku apnesi olanlarda maske kullanmak istemeyenler için maksillofasyal ilerletme operasyonuna, yani çenenin öne alınması ameliyatına başvurulduğunu söyleyerek, şu bilgileri paylaşıyor: “Bu ameliyatın başarı oranı yüzde 97’ye kadar ulaşmaktadır. Bunun yanı sıra dil ve dil köküne yönelik cerrahiler ile yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimler de horlamanın ve üst solunum yolu daralmasının giderilmesinde tercih edilen yöntemler arasında bulunmaktadır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genellikle-masum-nedenlerden-kaynaklansa-da-616609">Genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumda her 4 erişkinden 1&#8217;inde görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplumda-her-4-eriskinden-1inde-goruluyor-586928</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 13:01:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[erişkinden]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[inde]]></category>
		<category><![CDATA[olması]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumda]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku Apne Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genellikle boğaz yapısına bağlı sebeplerden dolayı gelişen horlama her 4 erişkinden 1’inde görülen yaygın bir sorun. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumda-her-4-eriskinden-1inde-goruluyor-586928">Toplumda her 4 erişkinden 1&#8217;inde görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle boğaz yapısına bağlı sebeplerden dolayı gelişen horlama her 4 erişkinden 1’inde görülen yaygın bir sorun. Çoğu zaman sadece çevredekileri rahatsız eden bir durum gibi görülüyor. Ancak, horlamaya Uyku Apne Sendromu eşlik ediyorsa; gündüz uyuklama ve dikkat dağınıklığı, kalp damarlarında tıkanıklık, inme, insülin direnci, tip 2 diyabet ve kanser gibi pek çok önemli sağlık sorunları gelişebiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Göğüs Hastalıkları / Uyku Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, </strong>bu nedenle, özellikle solunum sisteminde hava akımının en az 10 saniye kesilmesi olarak tanımlanan Uyku Apne Sendromu’nun eşlik ettiği horlamaların mutlaka tedavi edilmesi gerektiği uyarısında bulunarak, <strong> </strong>“Horlama haftada üç geceden sık gelişiyorsa, nefes durmaları eşlik ediyorsa, gündüz aşırı uyku hali veya yorgun uyanma sorunu varsa, bir uyku merkezine başvurmak gerekmektedir” diyor. Horlamanın altta yatan sebebe göre tedavi edildiğini belirten <strong>Göğüs Hastalıkları / Uyku Uzmanı</strong> <strong>Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu,</strong> “Cerrahi tedavi ve alerjik nezle eşlik ediyorsa, uygun hastada ilaç tedavisine başvurulmaktadır. Uyku Apne Sendromu mevcutsa basınçlı hava uygulayan cihazların kullanımı gereklidir. Bunların yanı sıra kilo vermek, alkol ile tütün ürünü kullanımını bırakmak önem taşımaktadır” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Hava yolunun dar olması </strong></p>
<p>Boğazımızın arkasında bulunan yumuşak damağın sarkık olması, küçük dilin uzayıp büyümesi, alt çenenin küçük ve geride olması, dilin büyük olması, büyük bademcikler, burun kıkırdağında eğrilik ve burun etlerinin büyük olması hava yolunun daralmasına neden olabiliyor. Özellikle alerjik nezle burun etlerinin şişmesine yol açabiliyor. Uygun hastalar cerrahi tedavi açısından değerlendiriliyor. Bademcik, geniz eti, yumuşak damak veya burun operasyonları uygulanabiliyor. Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu,<strong>  </strong>“Alerjik nezlesi olan hastalarda ilaç tedavisi, burun etlerine yönelik küçültme işlemleri ve alerjenlere karşı önlemlerin alınması gerekmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Obezite  </strong></p>
<p>Fazla kilo nedeniyle boyun çevresinin kalınlaşması, kadınlarda 38 cm, erkeklerde 40 cm üzerinde olması, horlama ve Uyku Apne Sendromu için risk taşıyor. Bunun nedeni ise kalınlaşan boynun havayolunu daraltması. Fazla kilolarda hekim ve diyetisyen eşliğinde kilo kaybı öneriliyor. Ayrıca, eşlik eden insülin direnci veya tip 2 diyabet varsa tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri gerekiyor.</p>
<p><strong>Alkol ve tütün tüketimi</strong></p>
<p>Alkol ve tütün ürünleri havayolundaki kasların gevşemesine neden olarak horlamayı artırıyor. </p>
<p><strong>Hava yolunu genişleten ilaçlar </strong></p>
<p>Hava yolunu genişleten ilaçlar da kasları gevşeterek horlamaya sebep olabiliyor. Bu ilaçlar arasında uyku ilaçları, antidepresanlar, anestezi ilaçları ve ağrı kesiciler yer alıyor. </p>
<p><strong>Çeşitli hastalıklar</strong></p>
<p>Soğuk algınlığı, alerjik nezle, reflü ve hipotiroidi gibi bazı hastalıklar ödem oluşturdukları havayolunun daralmasına neden oluyor.  Bazı nörolojik hastalıklar da kasları gevşeterek horlamaya yol açabiliyor. </p>
<p><strong>Uyku yoksunluğu</strong></p>
<p>Yorgun olduğumuzda ve uyku borcu biriktirdiğimizde horlama artabiliyor. </p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;kutu bilgisi&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p><strong>Bu sendromda her 10 hastadan 9’unda horlama görülüyor</strong></p>
<p>Uyku Apne Sendromu tespit edilen her 10 hastadan 9’unda horlama görülüyor. Göğüs Hastalıkları / Uyku Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu,<strong> </strong>bu nedenle horlama yakınmasıyla başvuran hastalarda mutlaka Obstrüktif Uyku Apne Sendromu’nun araştırıldığını belirterek, “Sabah yorgun uyanma, gündüz aşırı uyku hali, uykuda nefes durması, sabah ağız kuruluğu, dikkat eksikliği ve konsantrasyon güçlüğü, Uyku Apne Sendromu’nun tipik bulgularını oluşturmaktadır” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumda-her-4-eriskinden-1inde-goruluyor-586928">Toplumda her 4 erişkinden 1&#8217;inde görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Op. Dr. Ali Rahimi: &#8220;Horlama çok ciddi bir hastalıktır.&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/op-dr-ali-rahimi-horlama-cok-ciddi-bir-hastaliktir-367718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2023 12:14:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıktır]]></category>
		<category><![CDATA[horlama]]></category>
		<category><![CDATA[rahimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Horlama tansiyon, şeker ve kalp hastalıklarının kökenini oluşturuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/op-dr-ali-rahimi-horlama-cok-ciddi-bir-hastaliktir-367718">Op. Dr. Ali Rahimi: &#8220;Horlama çok ciddi bir hastalıktır.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Horlama tansiyon, şeker ve kalp hastalıklarının kökenini oluşturuyor</strong></p>
<p><strong>Uyku problemi yaşayan hastaların uyku laboratuvarında detaylı olarak tetkik edilebildiğini belirten Op. Dr. K. Ali Rahimi, “Hastayı elimizdeki verilerle değerlendirerek cerrahi mi, ilaç tedavisi mi yoksa CPAP dediğimiz uyku cihazıyla mı tedavi edeceğiz ona karar veriyoruz.” dedi. Horlamanın çok ciddi bir hastalık olduğunun altını çizen Rahimi; tansiyon, şeker, kalp hastalıklarının kökenini oluşturduğunu söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi KBB Uzmanı Op. Dr. K. Ali Rahimi, uyku problemlerinin uyku laboratuvarında nasıl tespit edildiği ve en yaygın uyku sorunu olan horlamanın nedenleri ve tedavisi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Uyku laboratuvarında tüm uyku süreci incelenebiliyor</strong></p>
<p>Polisomnografi laboratuvarı olarak da bilinen uyku laboratuvarı hakkında bilgi veren Op. Dr. K. Ali Rahimi, uyku problemi yaşayan hastaların bir gece laboratuvarda misafir edildiğini, rahat bir odada uyumalarının sağlandığını belirterek “Böylece uykunun bütün komponentleri; beyinde olan dalgalanmalar, vücutta olan nefes alışverişi, oksijen saturasyonu, uykunun kalitesi, REM uzunluğu, bacak hareketlerini tam ayrıntılı olarak tetkik edebiliyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Hastanın uyku sırasında nefesini ne kadar tuttuğu önemli</strong></p>
<p>Hastaların uyku laboratuvarında misafir edildiği sırada en az 6 saat kayıt yapıldığını ve çeşitli veriler elde ettiklerini belirten Op. Dr. K. Ali Rahimi, “Hastanın kalp ritmini, beyin ritmini, ne kadar uyuduğunu, ne kadar horladığını, ne kadar hareket ettiğini tespit edebiliyoruz. Ama bizim için burada en önemli şey apne miktarıdır. Yani nefesini ne kadar tuttuğudur. Bu bize çok ciddi bilgiler verir ve hastaya herhangi bir cihaz veya cerrahi işlem gerektiğini gösterebilir” şeklinde bilgilendirdi.</p>
<p><strong>Bilimsel veriler tedavi yöntemini belirliyor</strong></p>
<p>Hastaların genellikle bilimsel verilerle gelmediğini, eşleri horlamalarından şikâyet ettikleri için kendilerine başvurduğunu kaydeden Op. Dr. K. Ali Rahimi, “Her şeyi ölçmek için hastamızı bir gece burada misafir ediyoruz. Buradaki veriler bilimsel veriler olduğu için; hastaya cerrahi mi gerekir, yoksa ilaç tedavisi mi gerekir, yoksa CPAP dediğimiz uyku cihazı mı gerekiyor ona karar veriyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Horlamanın birçok nedeni var</strong></p>
<p>Horlamanın sadece kuru bir gürültü olmadığı, sistemik bir rahatsızlık olduğunun altını çizen Op. Dr. K. Ali Rahimi horlamanın birçok nedeni olduğunu söyledi. Horlayan biri için tüm nedenlerin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Rahimi, “Horlamayı biz genelde ikiye ayırıyoruz. Santral yani beyinden gelen horlama ve Periferik yani vücuttan gelen horlamalar. Santral horlamalar; çeşitli ilaçların kullanımı, çeşitli Mental Retardasyon hastalıkları, alkol kullanımı, alerji ilacı kullanımı ve antidepresanların kullanımıyla olur” dedi.</p>
<p>Periferi`den yani vücuttan gelen horlamanın tedavi edilebilir olduğunu vurgulayan Op. Dr. K. Ali Rahimi, “Bunun için baktığımız şeyler var. Önce boy uzunluğu, ikinci olarak boyun uzunluğu, kilo, göbek, kasların gevşek olması, spor yapmamak, burun tıkanıklığı, burundaki kemik eğriliği, et büyümesi, sinüzit, alerji, geniz eti -çocuklarda daha çok horlama sebebidir- bademciklerin büyük olması, uvula dediğimiz küçük dilin uzun veya bademciklere giden bantların çok geniş olması bunların hepsi tek tek araştırılır.” dedi.</p>
<p><strong>Horlama mutlaka tedavi edilmeli</strong></p>
<p>Horlamanın çok ciddi bir hastalık olduğunu vurgulayan Op. Dr. K. Ali Rahimi, sebebini de tansiyon, şeker, kalp hastalıklarının kökenini oluşturması olarak açıkladı. Rahimi “Onun için tedavi burada neyi gerektirirse çok şiddetle üzerine gitmemiz lazım. Özellikle hastanın boyuna ve kilosuna bakarız. Hastanın boyuna uygun bir kilosu yoksa kiloyu verdirerek onun endeksini düzeltebiliriz. Eğer bir insan şişmansa muhakkak kilo vermesi lazım. Bu horlamayı illa kesmemiz lazım” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Uyku apnesi ciddi kalp problemlerine neden olabilir</strong></p>
<p>Horlamanın iki önemli kriteri olduğunu söyleyen Op. Dr. K. Ali Rahimi, “Bir gürültüsü -ki o eşinizi çok ilgilendiriyor- iki apne kısmıdır. Apne, nefes kesilmesidir. Hastanın nefesi kesilir ve oksijen saturasyonu düşer, sonra şiddetli bir nefes almayla sıçrar. Bu aslında kalbin sıkıştığının ve beyne uyarı gönderdiğinin işaretidir. ‘Uyan ben rahatsız oluyorum’ deme şeklidir. O sıçrama hareketiyle beyin uyanır. Eşiniz size gecede beş kez sıçradığınızı söyleyebilir, halbuki bunlar apnedir” dedi.</p>
<p>Hipopneler de olduğunu ifade eden Op. Dr. K. Ali Rahimi, “Bunları eşiniz göremez. Bu oksijen saturasyonunun düşüklüğü ileride çok ciddi kalp, şeker problemleri, kilo ve tansiyon problemleri yaratır. Bunun için öncelikle apneyi tespit etmek için hastayı uyku laboratuvarına yatırırız. Burada invaziv bir işlem yapılmaz, uyku verileriniz toplanır. Sabah kalktığınızda kahvaltınız verilir, duşunuzu alıp hemen işinize geçebilirsiniz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tedavi için cerrahi işlem gerekebilir</strong></p>
<p>Horlama tedavisi için öncelikle kilo verilmesi, alkol tüketilmemesi ve iki yastık kullanılması gerektiğini belirten Op. Dr. K. Ali Rahimi, “Ama eğer burun tıkalıysa, kemik eğriliğiniz varsa, burun etleriniz çok büyükse, polip varsa bu durum cerrahi gerektirebilir.” dedi. Horlama cerrahisine Uvulopalatopharyngaplasty (UPPP) denildiğini söyleyen Rahimi, “Bu ameliyatla burnu açtıktan sonra küçük dil ve bademciklere ve yumuşak damağa yönelik bir ameliyat yaparız. Bu bölgeyi çok genişletiriz. Böylece burundan gelen hava rahat bir şekilde aşağıya iner” dedi.</p>
<p><strong>Uygun hastalara cerrahi operasyon öneriyoruz</strong></p>
<p>Hastayı uyku laboratuvarına yatırdıktan sonra sonuçları değerlendirdiklerini ifade eden Op. Dr. K. Ali Rahimi, “Hasta eğer gençse ve ameliyata uygunsa tercihimiz bu yönde oluyor. Ama eğer ameliyat yapmama endikasyonu varsa o zaman CPAP adında bir alet kullanıyoruz. Çok basit bir alettir. Bir maskedir. Boğaza veriyoruz orada basınçlı havayı tutuyor. Hasta en ufak bir nefes almak istediğinde havayı bol miktarda akciğerlere gönderiyor. Böylece nefes alma zorluğu ortadan kalkmış oluyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/op-dr-ali-rahimi-horlama-cok-ciddi-bir-hastaliktir-367718">Op. Dr. Ali Rahimi: &#8220;Horlama çok ciddi bir hastalıktır.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
