<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hekimlik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hekimlik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hekimlik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2026 07:23:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hekimlik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hekimlik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Geleceğin hekimleri ilk adımı attı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-hekimleri-ilk-adimi-atti-619664</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:23:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[adımı]]></category>
		<category><![CDATA[attı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[hekimleri]]></category>
		<category><![CDATA[hekimlik]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı 1. sınıf öğrencileri, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen törenle hekimlik mesleğinin simgesi olan beyaz önlüklerini giydi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-hekimleri-ilk-adimi-atti-619664">Geleceğin hekimleri ilk adımı attı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı 1. sınıf öğrencileri, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen törenle hekimlik mesleğinin simgesi olan beyaz önlüklerini giydi. Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerine yeni başlayan geleceğin hekimleri, kutsal mesleklerine ilk adımı atmanın gururunu yaşadı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirilen &#8220;14 Mart Tıp Bayramı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni&#8221;, akademi dünyasını ve geleceğin doktorlarını bir araya getirdi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “İyi hekim olmanın yolu önce iyi insan olmaktan geçer”</strong></p>
<p>Ailelerin de ilgi gösterdiği törende konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hekimlik mesleğinin yalnızca bilimsel bilgiye dayalı bir alan olmadığını, aynı zamanda etik değerler, insanlık ve iletişim becerileriyle şekillenen bir meslek olduğunu vurguladı.</p>
<p>Beyaz önlük giyme töreninin hekim adaylarının hayatında unutulmaz bir dönüm noktası olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan hayatında unutulmayacak bazı günler vardır. Beyaz önlük giyme töreni de bu açıdan çok önemli bir gün. Öğrencilerimizin meslek hayatları boyunca hatırlayacakları anlamlı bir başlangıçtır.” dedi.</p>
<p>Hekimliğin hem bir bilim hem de bir sanat olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Hekimlik sadece bir meslek değildir; aynı zamanda bir sanattır ve bilimle birlikte yürür. Bu nedenle iyi hekim olmadan önce iyi insan olmak gerekir. İyi insan olmayı başaramayan bir kişinin iyi hekim olması mümkün değildir.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, hekimliğin dünyada etik kuralları en erken gelişmiş mesleklerden biri olduğunu belirterek, meslek hayatında etik ilkelere bağlı kalmanın önemine dikkat çekti ve “Meslek hayatında sizi en güçlü şekilde koruyacak kalkan etik ilkelerdir. Küçük bir yanlış ya da küçük bir yalan zamanla büyük hatalara dönüşebilir. Büyük kötülükler çoğu zaman küçük bir hatayla başlar.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>“Bilimsel merakınızı kaybetmeyin”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, tıp alanında bilginin hızla değiştiğini belirterek genç hekim adaylarının sürekli öğrenmeye açık olması gerektiğini ifade ederek, “Bilginin yarı ömrü eskiden 30 yıldı, bugün 3 yıla kadar düştü. Bu nedenle bilimsel merakınızı kaybetmemek çok önemli. Hastaya zarar vermenin yollarından biri de onu tedavisiz bırakmaktır. Yeni bilgileri takip etmek, literatürü sürekli güncel tutmak gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Tevazu ve eleştiriye açıklık hekimi geliştirir”</strong></p>
<p>Başarılı bir hekim olmanın önemli özelliklerinden birinin tevazu olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Tevazu, insana ‘Ben hata yapabilirim’ duygusunu verir. Bu duygu eleştiriye açık olmayı sağlar. Araştırmalar tevazu sahibi kişilerin daha az hata yaptığını ve karar mekanizmalarını daha sağlıklı kullandığını gösteriyor.” dedi.</p>
<p><strong>“İletişim, bazen ilaçtan daha etkilidir”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, hekim-hasta ilişkisinde iletişimin önemine dikkat çekerek, “İlaçtan daha etkili bir yöntem vardır; iletişim. Hastayla kurulan güven ilişkisi tedavinin başarısını doğrudan etkiler.” diye konuştu.</p>
<p>Plasebo etkisinin de bu güven ilişkisini gösteren bilimsel bir örnek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, hastanın hekime güvenmesi durumunda tedavi sürecinin daha olumlu ilerleyebildiğini söyledi.</p>
<p><strong>“Hastayı vaka değil insan olarak görmek gerekir”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, hekimlikte yapılan en büyük hatalardan birinin hastayı yalnızca bir “vaka” olarak görmek olduğunu dile getirerek, “Hastayı vaka olarak değil insan olarak görmek gerekir. Hastayı dinlemek, onun duygularını anlamak tanı koymada ve tedavide büyük fark yaratır.” ifadesinde de bulundu.</p>
<p>Konuşmasında İbn-i Sina’nın hekimlik anlayışına da değinen Tarhan, “İbn-i Sina’nın dediği gibi; ‘Hekim bazen tedavi eder, çoğu zaman teselli eder.’ Hekimin görevi sadece tedavi etmek değil, aynı zamanda hastaya umut ve güven verebilmektir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, konuşmasının sonunda hekimliğin insan hayatına doğrudan dokunan çok özel bir meslek olduğunu belirterek, “Hekimin eli kutsaldır denirken aslında insanın varoluşuna ve hayatına dokunabilen bir meslekten söz edilir. Bu mesleğin size sunduğu fırsatı etik değerler ve insan sevgisiyle değerlendirmenizi diliyorum.” dedi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Hikmet Koçak: “Hekimlik bir meslek değil, bir yaşam tarzıdır”</strong></p>
<p>14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen beyaz önlük giyme töreninde konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak, hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olduğunu vurgulayarak tıp öğrencilerini tebrik etti ve “İnsan hayatında önemli aşamalar vardır. Bunlardan biri de liseden sonra meslek seçme dönemidir. Belki bazılarınız kendi isteğiyle, bazılarınız da ailelerinin yönlendirmesiyle bu yolu seçti. Ancak sonuçta en kıymetli mesleklerden biri olan hekimliği tercih ettiniz. Hepinizi tebrik ediyorum, hayırlı olsun.” dedi.</p>
<p><strong>“Beyaz önlük güven ve sorumluluğun sembolüdür”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Koçak, beyaz önlüğün hekimlik mesleğinde önemli bir sembol olduğunu belirterek, “Beyaz önlüğü giydiğinizde karşınızdaki hastaya aslında şu mesajı veriyorsunuz: ‘Bana güvenebilirsiniz. Ben sizin dertlerinize çare bulmak için kendimi bu mesleğe adadım.’ Aynı zamanda hekimlik, hastanın sırlarını korumayı da gerektirir. Çünkü hekim ile hasta arasında güçlü bir güven ilişkisi vardır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>“Steteskop sadece bir araç değil, emeğin sembolüdür”</strong></p>
<p>Hekimliğin bir diğer önemli simgesinin steteskop olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koçak, “Steteskop sadece bir kalbi dinlemek için kullanılan bir araç değildir. Gençliğinizi, hayallerinizi ve emeğinizi temsil eden bir semboldür. Beyaz önlük ve steteskop bir araya geldiğinde karşınızdaki insana güven veren bir hekim kimliği ortaya çıkar.” dedi.</p>
<p><strong>“Tıp geçmişten gelen bir birikimin devamıdır”</strong></p>
<p>Konuşmasında tıp tarihine de değinen Prof. Dr. Koçak, hekimliğin geçmişten bugüne birikerek gelen bir bilgi ve deneyim alanı olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Hikmet Boran’ın Kurtuluş Savaşı dönemindeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Koçak, ayrıca Osmanlı döneminde radyoloji alanında öncü çalışmalar yapan hekimleri de anarak, Esad Feyzi’nin Türkiye’de ilk röntgen ışınlarını getiren hekimlerden biri olduğunu, İbrahim Vasıf Çınar’ın ise röntgen uygulamalarında öncü çalışmalarıyla tanındığını ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Koçak, “Hekim, geçmişten bugüne kadar oluşan bütün birikimi üzerinde taşıyan kişidir. Bugün burada aldığınız eğitim, geçmişte bu mesleğe emek vermiş insanların katkıları sayesinde mümkün olmuştur.” diye konuştu.</p>
<p>Konuşmasının sonunda sağlığın insan hayatındaki değerine değinen Prof. Dr. Koçak, Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” ünlü dizelerini hatırlattı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Haydar Sur: “Beyaz önlük törenleri hekimlik yolculuğunun unutulmaz anlarıdır”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, törende yaptığı konuşmada, hekimlik mesleğinin değerlerinin kuşaktan kuşağa aktarılan bir emanet olduğunu vurguladı ve “Törenler aslında çok önemlidir; çünkü hayatımızın ilkelerinin görünür hale geldiği anları yaşarız. Öğrencilerimizin bugün yaşayacağı bu beyaz önlük giyme töreni, onların meslek hayatları boyunca unutamayacakları anlardan biri olacaktır.” dedi.</p>
<p><strong>“Hekimlik değerleri bir emanettir”</strong></p>
<p>Akademisyenlerin öğrencileri yetiştirme sorumluluğunu büyük bir onurla taşıdıklarını ifade eden Prof. Dr. Sur, hekimlik mesleğinin temel ilkelerinin geçmişten bugüne aktarıldığını söyledi ve “Bizler burada akademik önlüklerimizle, öğrencilerimizi yetiştirmek için şerefle karşınızdayız. Bu ilkeler bize gökten inmedi; bizden önceki hocalarımızın bize bıraktığı emanetlerdi. Biz de bu emaneti kendi öğrencilerimize devrediyoruz. Eminim ki öğrencilerimiz bu emaneti bizden daha iyi sahiplenip bir sonraki kuşaklara aktaracaklar. Böylece bilim ilerleyecek, insanlığa daha iyi hizmet sunulacaktır” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Öğrencilerimizi gördükçe umutlanıyoruz”</strong></p>
<p>Konuşmasında dünyada yaşanan savaşlar ve haksızlıklara da değinen Prof. Dr. Sur, bu durumların kendisini derinden üzdüğünü ifade etti ve “Dünyadaki savaşlar, haksızlıklar ve mazlumların yaşadığı acılar karşısında içim kan ağlıyor. Dünya hüzün içinde olabilir; ancak öğrencilerimizi gördüğümüz zaman içimiz umutla doluyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tıp öğrencisi Yusuf Alpay: “Hekimlik yalnızca bir meslek değil, ömür boyu süren bir öğrenme yolculuğu”</strong></p>
<p>Tıp Fakültesi Türkçe 1. Sınıf Temsilcisi Yusuf Alpay, hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını atmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, tıp eğitiminin yalnızca bilgi değil aynı zamanda insan hayatına dokunma sorumluluğu taşıdığını vurguladı ve “Tıp ailesinin en genç üyeleri olarak yıllarca hayalini kurduğumuz hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını attığımız bu dönemde böylesine köklü ve onurlu bir ailenin parçası olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Beyaz önlük sadece bir kıyafet değil</strong></p>
<p>Tıp fakültesine başlamanın yalnızca akademik bir süreç olmadığını vurgulayan Alpay, “O bembeyaz önlükleri omuzlarımıza geçirirken aslında sadece bir önlük giymediğimizi çok iyi biliyorduk. O önlük şifayı, umudu, merhameti ve insan hayatına duyulan derin saygıyı temsil ediyordu. Steteskoplarımız şimdilik çoğu zaman kendi heyecanlı kalp atışlarımızı dinliyor. Hücrenin, dokunun ve insan bedeninin o muazzam düzenini yeni yeni keşfediyoruz. Ancak biliyoruz ki bugün bu sıralarda öğrendiğimiz her bilgi, yarın bir insanın hayatına dokunacaktır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>14 Mart aynı zamanda bir direnişin sembolü</strong></p>
<p>Alpay, 14 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını belirterek, “1919 yılında İstanbul işgal altındayken Tıbbiyeli öğrenciler okulun iki kulesi arasına devasa bir Türk bayrağı asarak bağımsızlık ateşini yakmışlardı. Tıbbiyeli Hikmet Boran ve arkadaşlarının ortaya koyduğu cesaret yalnızca bir bayrak asma eylemi değil; bilimin, özgürlüğün ve vatan sevgisinin güçlü bir sembolüdür.” dedi.</p>
<p><strong>Tıp öğrencisi Emre Aydın: “Beyaz önlük yalnızca bir kumaş değil, büyük bir sorumluluğun simgesidir”</strong></p>
<p>14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen törende konuşan İngilizce Tıp 1. sınıf öğrenci temsilcisi Emre Aydın da hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını atmanın gururunu yaşadıklarını belirterek beyaz önlüğün sadece bir sembol değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluğun ifadesi olduğunu vurguladı.</p>
<p>Aydın, öğrencilerin bu noktaya büyük fedakârlıklarla geldiğini ifade ederek, “Bugün giyeceğimiz bu beyaz önlüğün her bir parçasında geçmişteki uykusuz gecelerimizin, verdiğimiz emeklerin ve döktüğümüz alın terinin izleri var. Kimimiz uykusundan, kimimiz sosyal hayatından, kimimiz de gençliğinin en güzel anlarından feragat ederek bu noktaya geldi.” dedi.</p>
<p>Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe verdiği öneme de değinen Aydın, “Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe yürümeye söz veriyoruz. ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözüne layık bireyler olarak aklın, vicdanın ve bilimin rehberliğinde mesleğimizi icra edeceğiz.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Önlükler giyildi, heyecan doruğa çıktı</strong></p>
<p>Konuşmaların ardından törenin en çok beklenen duygu dolu anlarına geçildi. Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümü 1. sınıf öğrencileri, gruplar halinde alkışlar eşliğinde sahneye davet edildi. Üniversitenin saygıdeğer akademisyenleri ve hocalarının ellerinden beyaz önlüklerini giyen öğrenciler, kutsal hekimlik mesleğine resmi olarak ilk adımlarını atmış oldular. 2025-2026 Akademik Yılı 14 Mart Tıp Bayramı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni, hocalar ve önlüklerini giyen öğrencilerin sahnede bir araya gelerek günün anısına dev bir aile fotoğrafı çektirmesiyle coşku içinde sona erdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-hekimleri-ilk-adimi-atti-619664">Geleceğin hekimleri ilk adımı attı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hekimlik Yasa Tasarısı İvedilikle Yasalaşmalı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hekimlik-yasa-tasarisi-ivedilikle-yasalasmali-606082</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 19:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hekimlik]]></category>
		<category><![CDATA[tasarısı]]></category>
		<category><![CDATA[vedilikle]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>
		<category><![CDATA[yasalaşmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hekimsen Sendikası, tarafından hazırlanan malpraktis sorununa hasta, hekim ve devlet açısından adil bir biçimde ele alan bir Hekimlik Yasa Tasarısı hazırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekimlik-yasa-tasarisi-ivedilikle-yasalasmali-606082">Hekimlik Yasa Tasarısı İvedilikle Yasalaşmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hekimsen Sendikası Başkanı Uzm.Dr. Adil Kurban, iki yıl üzerinde çalıştıkları Hekimlik Yasa Tasarısı hakkında Bilim ve Sağlık Haber Ajansı’na (BSHA) önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p><b>Adli Tıp Kurullarının ‘Kusur Yoktur’ dediği Dosyalarda Bile Cezalar Veriliyor</b></p>
<p>“Bu çalışma, ülkemizin kültürel yapısına uygun, bilimsel temelli ve hukuki açıdan dengeli bir bakış açısıyla hazırlanmıştır” diyen Dr. Adil Kurban, “Tasarı; <span>Malpraktis sorununu hasta, hekim ve devlet açısından adil biçimde ele almakta,</span><span> sadece kamuda çalışanları değil, özel sektör ve üniversitelerde görev yapan hekimleri ve sağlık çalışanlarını da kapsamaktadır. </span>Amaç; Hak edene hakkını vermek ve hukukun gerçekten adaletle işlemesini sağlamaktır. <span>Hukuk ve tıbbi gerçeklerin kopukluğu, hekimler üzerinde ağır tazminat baskısı yaratmaktadır. Hekimsen, bu adaletsizliği bitirecek kapsamlı Hekimlik Yasa Tasarısı’nın ivedilikle yasalaşmasını beklemektedir. </span>Son dönemde, klinik ve tıbbi tecrübeden yoksun, tıbbi terminolojiye ve uygulamalara uzak mahkemeler tarafından verilen kararlar, hekim camiasında ciddi bir endişe yaratmaktadır. Ne yazık ki mahkemeler, tüm tıbbi bilgi ve belgeleri görmezden gelerek, hekimler hakkında ağır yaptırımlara hükmedebilmektedir. Dahası, Adli Tıp kurullarının dahi “kusur yoktur” dediği dosyalarda bile cezalar verilebilmektedir. Buna rağmen bilimsel kanaatler yok sayılmakta, adaletten yoksun  hukuktıbbın yerine geçirilmektedir. Ayrıca bunu da özellikle vurguluyoruz; Adli Tıp kurulları da bu alanlarda mutlak ve tartışmasız bir yetkinliğe de sahip değildirler. Ortaya çıkan tablo, hekimler arasında bilinçli bir infial yaratılmak istendiği izlenimini doğurmaktadır. Bugün karşı karşıya olduğumuz şey, münferit hatalar değil; sistematik ve kabul edilemez hukuki uygulamalardır” dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/hekimlik-yasa-tasarisi-ivedilikle-yasalasmali-0-AVXFff6t.jpg"/></p>
<p><b>Diyarbakır’daki Down Sendromlu doğan çocuk olayı…</b></p>
<p>Kurban sözlerine şöyle devam etti, “Diyarbakır’da meydana gelen olayda, ailenin 3. çocuğu doğacaktır. Özelde takip yaptırırlar. Hekim 2 ve 3’lü tarama testini hastaneye göre 2, davacı taraf aileye göre ise hiç önermemiştir. Ancak bunun takiplerde önerilmemesi tıbben zaten mümkün değildir. Ama bu testler zaten % 100 tanı koyduramaz ve hastalık varsa yok, yok ise de sonuçta var çıkabilmektedir. Ayrııca 3. Gebeliğinde bu testleri yaptırmayı bilmemek aklı olan bir insan için söz konusu da olamaz. Hemşire ve doktorun beyanında gebeye bu söylediğinde gebe biz ALLAH’tan gelene razıyız, aldırmayacağım bir şey için test mi yaptırayım der. Doğumdan sonra ki Down sendrom’lu çocuğu aldırmak bile tıbben, bilimsel ve dinende doğru değildir. Bu konuda Yargıtay kararları da vardır. Down sendromlu doğan bebek için aile hekimin suçu varmış gibi Malpraktis davası açar ve kazanırlar. Burada 2. Sorun daha istinaf ve gerekirse Yargıtay’a gidecek dava öncesi yaşanan olaydır. Şöyle ki mahkeme büyük bir hızla karar verir ve gece 3’te bu yayınlanır. İlginçtir icra dairelerinde işi olanlar bilirler normal de birçok prosedür ve yoğunluktan aynı hafta bile gidemeyen icra memurları hekimin evine aynı gün saat 09.30’da giderler”</p>
<p><b><span>Kahramanmaraş’ta Yaşanan Olay</span></b></p>
<p>Diyarbakır’da yaşanan Down Sendromu vakasının ardından, bu kez Kahramanmaraş’ta meydana gelen basit bir bademcik ameliyatından yaklaşık bir hafta sonra, nedeni açıkça ortaya konulmayan bir kanama meydana gelmiş; çocuğun sevki sırasında yapılan taşıma hatası sonucunda solunum yolu tıkanmıştır. Ancak bu sürecin hiçbir aşamasında doğrudan sorumluluğu bulunmayan, yalnızca ameliyatı gerçekleştiren hekime yaklaşık 114 milyon TL tutarında tazminat yüklenmeye çalışılmaktadır. Bu hekim: <span>Hayatı boyunca bu miktarda bir gelire sahip olmamıştır, ç</span><span>oluğunun çocuğunun rızkı dâhil tüm mal varlığını kaybetme riskiyle karşı karşıyadır, </span><span>sahip olduğu her şey icra tehdidi altındadır. Ve bunları verse de borcu bitmeyecektir. </span>Down Sendromlu vakada yaşandığı gibi, daha da vahimi, dava henüz kesinleşmeden, istinaf ve Yargıtay süreçleri tamamlanmamışken; <span>gece saat 03.00’te verilen kararın ardından, </span><span>sabah 09.30’da hekim ve ailesi icra dairesinin baskınıyla karşılaşmıştır. </span>Bugün bu hekim, şunu bilerek yaşamaktadır: Yargıtay kararı bozsa dahi, elinden alınan parasını ve mal varlığını geri alamayacaktır. Bu durum, yalnızca hukuki bir sorun değil; adalet duygusunu derinden yaralayan bir yıkımdır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/hekimlik-yasa-tasarisi-ivedilikle-yasalasmali-1-attBOJJv.jpg"/></p>
<p><b>Bu Fahiş Cezaların Kaçınılmaz Sonuçları</b></p>
<p>Bu tür ölçüsüz ve adaletsiz cezaların doğuracağı sonuçlar son derece açıktır: Kamu hekimleri açısından, mevcut mevzuatla bu davaların hızla artacağı kesindir. Devletin bu tazminatları üstlendiği bir senaryoda dahi, binlerce dava ve yüz milyarlarca liralık yük kısa sürede hazineye yüklenecektir. Hekimler artık hiçbir riski göze almayacak, bu durum sağlık hizmetlerinin niteliğini doğrudan etkileyecektir. Sağlık maliyetleri artacak, gençler hekimliği tercih etmeyecek, hastalar ise risk almayan hekimler nedeniyle gerekli tedavilere erişemeyecektir. Bunun sonucu olarak: <span>Sağlık sistemi kaosa sürüklenecek, </span><span>riskli branşlarda hekim bulunamayacak, </span><span>tıp bilimi ve hekimlik sanatı bu ülkede işlevsiz hale gelecektir. </span>Hekimler göç edecek, kalanlardan ise yeterli ve nitelikli hizmet alınamayacaktır. <span>Adalet olmadan sağlık olmaz. </span>Adaletin sağlanamadığı bir yerde anarşi gelişir. Hukukun, bilimi yok sayarak işlemesi; hekimliği cezalandırılacak bir faaliyet gibi görmesi kabul edilemez. Bu noktada yapılması gereken açıktır: <span>Hukuk, tıpta malpraktis gerçeklikle uyumlu hale getirilmeli, haksız ve ölçüsüz uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.</span></p>
<p><b><span>Hekimsen’in Çözümü: Hekimlik Yasa Tasarısı</span></b></p>
<p>Hekimsen Sendikası, yaklaşık iki yıl boyunca Hekimlik Yasa Tasarısı üzerinde çalışmıştır. Bu çalışma, ülkemizin kültürel yapısına uygun, bilimsel temelli ve hukuki açıdan dengeli bir bakış açısıyla hazırlanmıştır. Tasarı; <span>Malpraktis sorununu hasta, hekim ve devlet açısından adil biçimde ele almakta,</span><span> sadece kamuda çalışanları değil, özel sektör ve üniversitelerde görev yapan hekimleri ve sağlık çalışanlarını da kapsamaktadır. </span>Amaç; Hak edene hakkını vermek ve hukukun gerçekten adaletle işlemesini sağlamaktır.</p>
<p><b><span>Açık ve Acil Bir Çağrı</span></b></p>
<p>Bu yasa tasarısı; <span>Hiç vakit kaybetmeden, </span><span>parçalar halinde değil, bütüncül yapısıyla ele alınmalı, e</span><span>n doğru ve en adil malpraktis uygulaması bir an önce hayata geçirilmelidir. </span><span>Aksi halde kaybeden yalnızca hekimler değil, ülkemiz ve toplumun tamamı olacaktır. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) </span></p>
<p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hekimlik-yasa-tasarisi-ivedilikle-yasalasmali-606082">Hekimlik Yasa Tasarısı İvedilikle Yasalaşmalı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ &#8220;1.Uluslararası, 4. Ulusal İntörn Hekimlik Kongresi&#8221; 600 intörn hekim bu kongrede buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-1uluslararasi-4-ulusal-intorn-hekimlik-kongresi-600-intorn-hekim-bu-kongrede-bulustu-454348</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2024 07:38:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[hekimlik]]></category>
		<category><![CDATA[intörn]]></category>
		<category><![CDATA[kongrede]]></category>
		<category><![CDATA[kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454348</guid>

					<description><![CDATA[<p>Verimli bir kongre geçirdiklerini belirten Dekan Prof. Dr. Rüçhan Sertöz, “Kongrede; dokuz çalıştay, ikisi uluslararası olmak üzere sekiz oturumda toplam 21 sunum yapıldı. Kongremize 172’si misafir fakültelerden olmak üzere, 600’ün üzerinde intörn hekim katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-1uluslararasi-4-ulusal-intorn-hekimlik-kongresi-600-intorn-hekim-bu-kongrede-bulustu-454348">EÜ &#8220;1.Uluslararası, 4. Ulusal İntörn Hekimlik Kongresi&#8221; 600 intörn hekim bu kongrede buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından “1.Uluslararası, 4. Ulusal İntörn Hekimlik Kongresi” etkinliği düzenlendi. EÜ Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisinde gerçekleştirilen etkinliğe Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rüçhan Sertöz,  Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Sezai Taşbakan, İntörn Hekimlik Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Murat Özdemir, Fakülte Temsilcisi İnt. Dr. Deril Müge Güçlü, intörn hekimler ve akademisyenler katıldı.</p>
<p>Verimli bir kongre geçirdiklerini belirten Dekan Prof. Dr. Rüçhan Sertöz, “Kongrede; dokuz çalıştay, ikisi uluslararası olmak üzere sekiz oturumda toplam 21 sunum yapıldı. Kongremize 172’si misafir fakültelerden olmak üzere, 600’ün üzerinde intörn hekim katıldı. 23 adet bildiri başvurusundan19’u sergilenmeye değer bulundu. Bu sergilerden dördü ödül aldı. Kullanılan ‘Menti’ programı neticesinde dinleyicilerimiz de sunumlara aktif olarak katıldılar. Kongremizin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>Fakülte temsilcisi İnt. Dr. Deril Müge Güçlü ise; “Kongrenin hazırlığında emek veren İntörn Hekimlik Komisyon Başkanımız Doç. Dr. Murat Özdemir&#8217;e, İntörn Hekimlik Komisyonu üyesi öğretim üyelerimize, İntörn Temsilcilerimize, destek sağlayan fakülte yönetimimize ve katılım gösteren tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederiz” dedi.</p>
<p>Kongre sonunda tüm oturumlara katılan intörn hekimlere kura çekimi sonucu ödül verildi. Ayrıca, sunumlar sırasında interaktif olarak sorulan soruları doğru yanıtlayan intörn hekimler de ödüllendirildi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-1uluslararasi-4-ulusal-intorn-hekimlik-kongresi-600-intorn-hekim-bu-kongrede-bulustu-454348">EÜ &#8220;1.Uluslararası, 4. Ulusal İntörn Hekimlik Kongresi&#8221; 600 intörn hekim bu kongrede buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Tıp&#8217;ta &#8220;3. Ulusal İntörn Hekimlik Kongresi&#8221; düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-tipta-3-ulusal-intorn-hekimlik-kongresi-duzenlendi-380153</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 09:40:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[hekimlik]]></category>
		<category><![CDATA[intörn]]></category>
		<category><![CDATA[kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[tıpta]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından “III. Ulusal İntörn Hekimlik Kongresi” gerçekleştirildi. Kongre “Olgu Örnekleriyle Tanı ve Tedavi Yaklaşımı” temasıyla EÜ Tıp Fakültesi Muhittin Erel Amfisinde düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-tipta-3-ulusal-intorn-hekimlik-kongresi-duzenlendi-380153">Ege Tıp&#8217;ta &#8220;3. Ulusal İntörn Hekimlik Kongresi&#8221; düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından “III. Ulusal İntörn Hekimlik Kongresi” gerçekleştirildi. Kongre “Olgu Örnekleriyle Tanı ve Tedavi Yaklaşımı” temasıyla EÜ Tıp Fakültesi Muhittin Erel Amfisinde düzenlendi. Kongreye EÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemil Gürgün, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Rüçhan Sertöz, Prof. Dr. Sibel Göksel, akademisyenler ve tıp fakültesi öğrencileri katıldı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kongrenin açılışında konuşan Prof. Dr. Cemil Gürgün, “Kongremiz; 6. Sınıf öğrencilerimizin hocaları gözetimde hazırladıkları gerçek olguları sundukları ve bu olguların tanı ve tedavilerinin de tartışıldığı bir öğrenci kongresidir. Kongre oturumlarında mezuniyet hedeflerine uygun olarak belirlenen konular, olgu temelli yaklaşım ile tanı ve tedavi uygulamalarıyla tartışılacak. Amacımız fakültemizden mezun olmak üzere olan intörnlerimizin özellikle birinci basamakta ve toplumda en çok karşılaşılan öncelikli sağlık sorunları konusunda bilgi ve becerilerini güncellemek, hekim olma yolundaki uzun soluklu yolculuklarında fakültemizden ayrılırken son mesajlarımızı verebilmektir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Öğrencilerimiz bu kongre sayesinde ek kazanımlar elde ediyor”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span> Tıp eğitiminin önemine değinen Prof. Dr. Gürgün, “Ülkemizde tıp eğitiminin son yılı ‘intörnlük’ olarak adlandırılır. Bu dönemdeki eğitimler Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi Ulusal Standartları’nda belirtildiği üzere öğrencilerin hekimlik yaşamında kullanacağı bilgi, tutum ve becerileri pekiştirecek şekilde uygulanmalıdır. Tıp eğitiminin üç önemli unsuru bulunmaktadır, ‘gözlemleme, uygulama ve öğretme’. Öğrenciler eğitimlerinin ilk beş yılında teorik ve uygulamalı derslerin yanı sıra hasta başı eğitimlerinden sonra öğretim üyeleri ve yardımcılarının gözetiminde ilk kez hasta ortamlarında bire bir uygulamaya bu dönemde geçmektedirler. 5 yıl boyunca edindikleri bilgi ve deneyimlerini pekiştirdikleri en önemli yıldır. Ayrıca, öğrencilerimiz bu kongre sayesinde ek kazanımlar da elde ediyor. Kongrede sunulacak olguları hazırlarken danışman öğretim üyeleri ile mesleki olarak yakın iletişimde bulunarak sunum becerilerini ve o konu hakkındaki bilgilerini pekiştirme fırsatı da yakalayabiliyorlar” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Gürgün, “Kongremizin bilimsel programının oluşması sosyal medyada tanıtılması dahil tüm organizasyonu fakültemiz intörnlerinin gayret ve çabaları ile oluşturuldu. Fakültemizin eğitim-öğretim, araştırma ve sağlık hizmeti alanlarında vermiş olduğu destek ve katkılarından dolayı başta Rektörümüz sayın Prof. Dr. Necdet Budak’a, kongre düzenleme kuruluna, bilimsel komite üyelerine, kongrede emeği geçen intörn doktorlarımıza, üniversitemiz uzaktan eğitim merkezi UZEM’e ve ülkemizin dört bir yanından kongremize katılan genç meslektaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Yakında fakültelerinden mezun olacak olan tüm intörn doktorlarımıza meslek yaşamlarında başarılar diliyor, verimli güzel bir kongre diliyorum” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kongre kapsamında yapılan sunumlar hem yüz yüze hem de aynı anda canlı olarak yayınlandı.</span></span></span> <span><span><span>Toplamda 750 katılımcının katıldığı kongrede 45 farklı tıp fakültesinden öğrenciler ve pratisyen hekimler sunumlar gerçekleştirdi.  </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-tipta-3-ulusal-intorn-hekimlik-kongresi-duzenlendi-380153">Ege Tıp&#8217;ta &#8220;3. Ulusal İntörn Hekimlik Kongresi&#8221; düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
