<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hazırlıkta | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hazirlikta/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hazirlikta</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Feb 2026 09:28:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hazırlıkta | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hazirlikta</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ramazan YKS&#8217;ye hazırlıkta &#8220;Turbo&#8221; etkisi yapabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazan-yksye-hazirlikta-turbo-etkisi-yapabilir-615023</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 09:28:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Akoğlan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[turbo]]></category>
		<category><![CDATA[yapabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<category><![CDATA[yks]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615023</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde Ramazan ayına giren adaylara önemli mesajlar verdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-yksye-hazirlikta-turbo-etkisi-yapabilir-615023">Ramazan YKS&#8217;ye hazırlıkta &#8220;Turbo&#8221; etkisi yapabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde Ramazan ayına giren adaylara önemli mesajlar verdi</p>
<p><strong>“Ramazan bir duraklama değil, turbo fırsatıdır”</strong></p>
<p>YKS maratonunda sona yaklaşılırken öğrencilerin zihninde benzer kaygıların oluştuğunu belirten Özgür Akoğlan, “Çoğu öğrencinin zihninde şu endişeli sorular dönüp duruyor: ‘Açken odaklanabilir miyim?’, ‘Uyku düzenim bozulursa netlerim düşer mi?’, ‘Bu ayı rölantide mi geçirsem?’ Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, büyük resmi kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü Ramazan ayı, sınav öğrencisi için bir mazeret değil, yılın en büyük ‘hızlandırma (turbo)’ fırsatıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Tokluk rehavetine son, zihinsel berraklığa geçiş</strong></p>
<p>Oruç sürecinin biyolojik etkilerine dikkat çeken Özgür Akoğlan, “Normal zamanda, günde üç öğün yemek ve aralardaki atıştırmalar, kan şekerimizde sürekli dalgalanmalar yaratır. Her yemek sonrası çöken o ağırlık hissi (rehavet), masanın başından kalkmamızın en büyük sebebidir. Oruçlu bünye ise ilk birkaç günlük adaptasyondan sonra müthiş bir zihinsel berraklığa (mental clarity) ulaşır. Mide boşken, vücut sindirime harcadığı enerjiyi beyne gönderir. ‘Ne yesem?’, ‘Çay mı koysam?’ derdi olmadan, blok çalışmalar yapmak için kesintisiz zaman dilimleri doğar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sahur sonrası saatler altın değerinde</strong></p>
<p>Ramazan’ın en büyük avantajlarından birinin zaman yönetimi olduğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “Normal bir günde sabah 05.00’te kalkıp ders çalışmak çok zor gelebilir. Ama Ramazan’da zaten uyanıksınız! Sahur yemeğinden sonraki o sessiz, telefonların hiç çalmadığı, şehrin uykuda olduğu 2 saatlik dilim, günün en verimli ‘Altın Saatleri’dir. Bu saatlerde zihin, henüz günün stresiyle kirlenmemiştir. Sahur sonrası uyumayıp derse oturan bir öğrenci için o 2 saat, normal zamandaki 5 saate bedeldir. En zorlandığınız, en karmaşık konuları bu sessizlikte halledebilirsiniz.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ramazan bir sosyal detoks imkânı sunuyor</strong></p>
<p>Ramazan’ın sosyal hayatı doğal olarak yavaşlattığını belirten Özgür Akoğlan, “Ramazan, bir nevi ‘sosyal hayat diyeti’dir. Dışarıda kafelerde vakit öldürme, sinema kaçamakları veya gereksiz sosyalleşme minimuma iner. Herkes evine, kabuğuna çekilir. Bu, sizin için dikkat dağıtıcı unsurların (çeldiricilerin) kendiliğinden elenmesi demektir. Enerjinizi dışarıya değil, masanıza ve hedeflerinize kanalize etmek için bundan daha iyi bir ortam bulamazsınız.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İrade kasları güçleniyor</strong></p>
<p>Sınavın yalnızca bilgi değil, aynı zamanda psikolojik dayanıklılık gerektirdiğini vurgulayan Özgür Akoğlan, “Sınav sadece bilgi işi değil, aynı zamanda bir psikolojik dayanıklılık testidir. Açlığa ve susuzluğa sabreden irade kaslarınız, zor sorulara ve sınav anındaki strese karşı da ‘çelik gibi’ olur. Ramazan’da nefsini ve iradesini yönetmeyi öğrenen öğrenci, sınav kitapçığı önünde stresini de yönetmeyi öğrenir.” dedi.</p>
<p><strong>Direksiyon sizin elinizde</strong></p>
<p>Son olarak öğrencilere çağrıda bulunan Özgür Akoğlan, “Şimdi bir karar vermelisiniz. Bu ayı; ‘Yorgunum, açım’ diyerek sağ şeride geçip yavaşlayarak mı geçireceksiniz, yoksa rakiplerinizin yavaşlamasını fırsat bilip ‘sol şeride’ geçerek mi? Unutmayın; herkes dururken yürüyen, koşmuş sayılır. Bu Ramazan, sizin mazeretiniz değil, ‘Turbo’nuz olsun.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-yksye-hazirlikta-turbo-etkisi-yapabilir-615023">Ramazan YKS&#8217;ye hazırlıkta &#8220;Turbo&#8221; etkisi yapabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afetlere hazırlıkta direnç var ve bu içimi yakıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afetlere-hazirlikta-direnc-var-ve-bu-icimi-yakiyor-601746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 12:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[afetlere]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[Direnç]]></category>
		<category><![CDATA[dirençli]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[içimi]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yakıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Afetlere Dirençli Toplum Şûrası'nın açılışında konuşan Başkan Büyükakın, özellikle kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan zorluklara değindi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetlere-hazirlikta-direnc-var-ve-bu-icimi-yakiyor-601746">Afetlere hazırlıkta direnç var ve bu içimi yakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Afetlere Dirençli Toplum Şûrası&#8217;nın açılışında konuşan Başkan Büyükakın, özellikle kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan zorluklara değindi. Afetlere hazırlıkta toplumsal bilinç düzeyini artırmak gerektiğini vurgulayan Başkan Büyükakın, &#8220;Bu konuda içim yanıyor&#8221; dedi.</p>
<p><b>AFET YÖNETİMİNE YÖN VERİLECEK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde, Kocaeli’nin afet yönetim kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik Kocaeli Afetlere Dirençli Toplum Şûrası ve Çalıştayı düzenlendi. Gün boyu süren şûranın açılış töreni Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Jeoloji Profesörü Dr. Şükrü Ersoy, Garnizon Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, AFAD Eğitim ve Farkındalık Daire Başkanı Recep Şalcı, AFAD İl Müdürü Mehmet Emin Koçan, Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Kadir Çetin ve gönüllüler katılım sağladı.</p>
<p><b>GERDAN: KOCAELİ AVANTAJLI BİR ŞEHİR</b></p>
<p>Kocaeli Üniversitesi Afet Acil Durum Hazırlık Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Serpil Gerdan şûranın açılış konuşmasını yaptı. Kocaeli’nin avantajlı şehirlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Gerdan, düzenli olarak eğitimler düzenlendiğini belirtti. Japon Yüksek Mimar ve Yüksek İnşaat Mühendisi Yoshinori Moriwaki, Japonya ve Türkiye arasındaki deprem farklılıklarını anlattı. Prof. Dr. Şükrü Ersoy da “Geleceğe Geçmişten Daha İyi İnşa Etmek İçin Afetle Başetme Kapasitesinin Arttırılması” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Ersoy, “Şehirleşme kendi afetlerini de beraber getiriyor. Doğayı suçlamak haksızlık olur” ifadesini kullandı.</p>
<p><b>BÜYÜKAKIN: NE YAPACAĞIMIZI BİLMELİYİZ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli&#8217;nin en iyi arama kurtarma ekiplerine sahip illerinden biri olduğunu belirterek iki önemli konuya vurgu yaptı. Büyükakın şunları söyledi: “Türkiye&#8217;deki müteahhitler, hem Türkiye&#8217;de hem dünyanın birçok yerinde inanılmaz güvenli binalar yapıyorlar. Demek ki sorun bilmememiz veya yetkinliğimiz değil. Başka bir şey oluyor demek ki. Oysa yapılacaklar belli. Bizi harekete geçirmeye engel olan şey ne ise onun üzerine düşünmeli ve ne yapacağımızı belirlemeliyiz. İşte bu toplantıda aslında bu konunun üstüne de yoğunlaşılmalı. Tak ve kullan, yani işe hızlı ve işe yarar projeler önermenizi istiyorum. Büyükşehir Belediyemizin Anne Süt Projesi bu masalardan çıktı. Bu masalarda bu yapılsın ki, aynı şeyleri bir daha tekrarlamayalım.</p>
<p><b>HATAY ÖRNEĞİNİ ANLATTI</b></p>
<p>Herkes söylüyor, afet öncesi, afet anı ve sonrası var. Bu bütün literatürde böyledir. Biz öncesinde ne yapacağız? Yapmamız gereken şeylerden bir tanesi, şehrin planlarının doğru yapılması. Bu kısmı tamam. Biz bunun dışında kentteki tüm binaların taramasını yaptık. Ve o doğrultuda bir yenileme çalışması başlattık. 7 ilçede 14 bölge belirledik. Asıl sıkıntı burada başlıyor. Ben o evlerdeki insanlarla masaya oturduğumda dirençle karşılaşıyorum. Afetlere hazırlanmada böyle bir direnç var. Yani bu, sadece politik isteksizlikten kaynaklanmıyor. Bu değişime karşı bir direnç var ve burada en kötü şey ne biliyor musunuz? Biz bunu yapmaya kalktığımızda muhalefet de önünüze çıkıyor. Ve siz dönüşüm yapamıyorsunuz. Aynısı, 6 Şubat depremleri öncesinde Hatay Sevgi Parkı’ndaki toplantılarda yaşandı. Vatandaş dönüşüm istememiş, yaptırmamış. O orada insanlar öldü.</p>
<p><b>TOPLUMSAL DİRENÇ İÇİMİ YAKIYOR</b></p>
<p>İnsanlar başka motivasyonlarla hareket ediyor ve direnç göstermeye başlıyor. Bu direnci kırmadan afet öncesini yönetmek imkansız. Buradaki motivasyonu, siyasal direnci anlamadan burayı yönetme şansınız yok. Dolayısıyla ne gerekiyor? Toplumu bu tür direnç noktalarına karşı ayakta tutacak aydınlar lazım. Özellikle de üniversiteler lazım. Kimin popülizm yaptığını kimin doğru söylediğini kamuoyuna anlatmaları önemli. Bu toplantının bir başka amacı ise budur. Bu konuları konuşmam gerekiyor. Çünkü içim yanıyor.</p>
<p><b>AKADEMİSYENLERE ÇAĞRI</b></p>
<p>Kentteki binaları tararken şununla da karşılaştık. Kanunen binaların güvenli olup olmadığını araştırmak zorunda değilim. Ama biz kamusal sorumluluk açısından bakıyoruz. Sizlerden ricam, gerçek ile sahte arasındaki farkı bu topluma anlatın. Yoksa? Bir söz vardır, doğru ayakkabısını giyene kadar yalan dünyayı dolaşır. Ve buna karşı politik olarak direnmek mümkün değil. Buna ancak bilinçli toplumla karşı konabilir ve bunu yapacak olanlar aydınlar, akademideki öğretim üyeleridir. Yani afet öncesi direnci kırma noktasında bir şeyler yapmalıyız.”</p>
<p><b>AFETLERE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM</b></p>
<p>Gün boyu sürecek kapsamında; Kentsel Dirençlilik, Afet Eğitimi ve Toplumsal Farkındalık, Toplum Destekli Kriz Yönetimi, Sağlık Psikososyal Destek, Barınma ve Gıda Güvenliği Lojistik, Afet Teknolojileri Haberleşme ve Yenilikçi Yaklaşımlar, Gönüllülük ve Sivil Toplum Katılımı, Afet Yönetişimi Kurumlar Arası İşbirliği, Endüstriyel Kazaların Çevresel Toplumsal Etkileri ve İklim Değişikliğine Toplumun Uyumu başlıklı 10 masada Kocaeli’nin afet yönetimi kapasitesi bütüncül bir yaklaşım ile güçlendirilecek. TAMP ve İRAP planları uygulamasında toplumun etkinliği arttırılarak kurumlar arası işbirliği geliştirilecek. Afetlere dirençli şehir vizyonunu hayata geçirebilmenin yanında ise afetlere dirençli toplum oluşturmaya yönelik politika ve proje önerileri geliştirilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetlere-hazirlikta-direnc-var-ve-bu-icimi-yakiyor-601746">Afetlere hazırlıkta direnç var ve bu içimi yakıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite Sınavına Hazırlıkta Yapay Zekâ Devrimi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-sinavina-hazirlikta-yapay-zeka-devrimi-598055</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 16:38:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sınavına]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca öğrenci aynı sorunu yaşıyor: “Ne çalışacağım, nasıl ilerleyeceğim, eksiklerimi nasıl kapatacağım, motivasyonumu nasıl koruyacağım?”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-sinavina-hazirlikta-yapay-zeka-devrimi-598055">Üniversite Sınavına Hazırlıkta Yapay Zekâ Devrimi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca öğrenci aynı sorunu yaşıyor: “Ne çalışacağım, nasıl ilerleyeceğim, eksiklerimi nasıl kapatacağım, motivasyonumu nasıl koruyacağım?”</p>
<p>Öğretmenlerin onlarca öğrenciyi takip etmeye gücü yetmiyor, veliler çocuklarının gerçek durumunu göremiyor, kurumlar hâlâ değişmeyen yöntemlerle süreç yönetmeye çalışıyor. </p>
<p>Özellikle üniversite hazırlık süreci dağınık, verimsiz ve yorucu. </p>
<p>İşte bu tabloyu kökten değiştirmeye aday bir yapay zekâ geliştirildi: v7 Groove.</p>
<p>Take Off İstanbul’da ilk kez sahneye çıkacak olan v7 Groove, üniversite sınavı hazırlığında Türkiye’de bugüne kadar görülmemiş düzeyde kişisel bir öğrenme deneyimi sunuyor.</p>
<p><strong>Her öğrenciye kendi koçu!</strong></p>
<p>v7 Groove, her öğrenci için tamamen kişiye özel bir çalışma planı oluşturuyor.</p>
<p>Öğrencinin seviyesi, eksikleri, çalışma ritmi ve günlük duygu durumunu dikkate alarak otomatik bir program oluşturuyor; havuzdaki en uygun soruları tam zamanında öğrenciye sunuyor.</p>
<p>Bu, “gerçek anlamda bire bir koçluk” deneyimi. Üstelik tamamen yapay zekâ ile.</p>
<p><strong>Çalışma düzeni + duygu düzeni = Sınav başarısının iki temel taşı</strong></p>
<p>Platform, öğrencinin yalnızca “hangi konuyu bilmediğini ve neye çalışması gerektiğini” değil, nasıl daha iyi odaklandığını, ne zaman mola vermesi gerektiğini, hangi çalışma ritmiyle en verimli olduğunu da takip ediyor.</p>
<p>v7 Groove, son yılların en etkili yaklaşımı olan “öğrenci davranışı ve duygu düzeni” modelini Türkiye’de ilk kez bu düzeyde uygulayan sistem.</p>
<p><strong>Sınav değerlendirmede bir dönem kapanıyor: Optik okuyucuya veda</strong></p>
<p>v7 Groove’un en çok ses getirecek yeniliklerinden biri de optik okuyucuya ihtiyacı kaldırması. v7 Groove, telefonla çekilen bir sınav kâğıdını birkaç saniyede okuyor. Optik okuyucu yok. Makine yok. Ek maliyet yok. Bu teknoloji sayesinde sınav değerlendirme süreç yönetimi çok daha hızlı, hatasız ve erişilebilir hâle geliyor.</p>
<p><strong>Öğretmen ve kurumlar için tam otomasyon</strong></p>
<p>Ödev takibi, ilerleme analizi ve yıllık akademik akış… Hepsi otomatik. Öğretmenler artık zamanlarını veriye değil, öğrencilerine ayırabilecek. Oluşan öneri çalışma programı tamamen öğretmenin kontrolünde! Öğretmen isterse “bir komutla” programı baştan düzenleyebilecek, isterse ekleme/çıkarma yapabilecek. Böylece öğrencisine en uygun yolu belirlerken güçlü bir veri altyapısını yanında bulmuş olacak. Kurumlar ise tüm süreci tek bir panelden yönetebilecek.</p>
<p><strong>Pilot uygulama Şubat 2026’da başlıyor</strong></p>
<p><strong>• 20.000’den fazla soru işlendi.</strong></p>
<p><strong>• 10 pilot kurum hazır.</strong></p>
<p><strong>• İlk fazda 2.000 öğrenci platforma dahil olacak.</strong></p>
<p>Türkiye’de üniversite sınavına hazırlık kültürünü dönüştürecek bu adımın sahibi,  v7 Teknoloji Kurucusu Musab Ensar Ertürk. Ertürk, v7 Groove’u “Her öğrenciye kendi kişisel destek koçunu veriyoruz. Eğitimde dağınıklığı bitirip öğrenciyi, öğretmeni, kurumu ve veliyi aynı ekosistemde buluşturuyoruz.” şeklinde özetliyor.</p>
<p><strong>Take Off İstanbul’da deneyim alanı</strong></p>
<p>v7 Groove’un basınla ilk buluşması, Take Off İstanbul’da olacak. Basın mensupları, fuar alanında:</p>
<p>• kişisel öğrenme planının nasıl oluşturulduğunu,</p>
<p>• telefonla sınav okuma sistemini,</p>
<p>• öğretmen panelinin otomatik işleyişini bire bir deneyimleyebilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-sinavina-hazirlikta-yapay-zeka-devrimi-598055">Üniversite Sınavına Hazırlıkta Yapay Zekâ Devrimi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınavlara Hazırlıkta Zaman Yönetimi için 4 Önemli Adım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinavlara-hazirlikta-zaman-yonetimi-icin-4-onemli-adim-454928</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2024 12:38:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sınavlara]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=454928</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilişim çağında bilgiye erişim kolaylaştıkça her kademede öğrenen özellikleri ve öğrencilerden beklenilenler de değişime uğruyor. Bu arada geliştirilen pek çok yetenek fark yaratmayı sağlarken zamanı doğru kullanma becerisi büyük önem kazanıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinavlara-hazirlikta-zaman-yonetimi-icin-4-onemli-adim-454928">Sınavlara Hazırlıkta Zaman Yönetimi için 4 Önemli Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilişim çağında bilgiye erişim kolaylaştıkça her kademede öğrenen özellikleri ve öğrencilerden beklenilenler de değişime uğruyor. Bu arada geliştirilen pek çok yetenek fark yaratmayı sağlarken zamanı doğru kullanma becerisi büyük önem kazanıyor. </p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, birçok öğrencinin zamanı doğru kullanma ile ilgili sorun yaşadığını ifade ettiğini belirterek zaman yönetimine ilişkin görüşlerini paylaştı. <strong> </strong></p>
<p><strong>Kendi Öğrenme Sürecini Yapılandırma </strong></p>
<p>Bilişim çağında kullanılan materyal, kaynak ve kitapların sayısına ilişkin son otuz yıldaki veriler incelendiğinde inanılmaz bir artış olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Coşkun, “Yani bilgiye erişimin kolaylaştığı bir dönemdeyiz. Bilgiye erişim kolaylaştıkça her kademede öğrenen özellikleri ve öğrencilerden beklenenler de değişime uğruyor. Bilişim çağında doğru bilgiyi arama, kendi öğrenme sürecini yapılandırabilme, bilişim etiğine uygun davranma ve en önemlisi zamanı doğru kullanma becerisi gibi yeni özelliklere sahip olmak önem kazandı” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Zamanımızı Sosyal Medyada Heba Ediyoruz</strong></p>
<p>Özellikle sosyal medya araçlarının kullanım sıklığının artmasıyla zaman yönetimine duyulan ihtiyacın arttığını gözlemlediklerini ifade eden Prof. Dr. Coşkun, “Günümüzde birçok üniversite öğrencisinin zamanla ilgili sorun yaşadığını ifade ediyor olmasının altında yatan önemli nedenlerden birisi sosyal medyada harcanan zamanı doğru yönetememe. Zaman yönetimi, zamanınızı farklı faaliyetler arasında nasıl bölüştüreceğinizi organize etme ve planlama süreci. Üniversitede öğrencilerin sahip olması beklenen bilgiler ve öğrenme hızımızın sınırlı olması öğrencilerde zaman yönetimi eksikliği akademik ve sosyal başarı ile ilgili kaygılar yaratır. Özellikle vize ve final dönemlerinde üniversite öğrencileri bu kaygılar nedeniyle çeşitli sorunlar yaşayabilir” diye konuştu. </p>
<p>Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, bu sorunları en aza indirebilmek için izlenebilecek adımları şöyle sıraladı: </p>
<p><strong>Rutin tekrar programı uygulamak:</strong> Yeni öğrenilen bilgiyi belleğimize doğru yerleştirmede dinlenmiş beden ve zihinle yapılan tekrar önemli. Tüm akademik döneme yayılan günlük ya da haftalık zaman dilimlerine ayrıştırılmış genel tekrar programı uygulamak faydalı olur. Bu genel tekrar programının gerçekçi ve uygulanabilir olması önemli. Araştırmalar yeni öğrenilen bilgilerin bellekte doğru şekilde saklanabilmesi için ilk 24 saatte bir kez, 3-5 gün içerisinde ikinci kez ve iki hafta sonra üçüncü kez tekrar edilmesinin etkili olduğunu gösteriyor. Programınızı birkaç hafta uygulayıp ve neyin işe yarayıp yaramadığını değerlendirip gerekirse yeniden düzenlemeye gidilmeli.</p>
<p><strong>Gerçekçi bir zaman planlaması yapmak:</strong> Akademik çalışmalar için zaman planlaması yapılırken dinlenme, uyku, sosyal yaşama ilişkin zaman aralıklarının bırakılması önemli. Vize ve sınav haftalarının olduğu dönemlerde ders çalışma zamanlarının yoğunlaşması normal ancak bizi rahatlatacak, kapasitemizi doğru kullanmamızı olumlu yönde etkileyecek örneğin kısa bir yürüyüş, film izleme vb. fiziksel ve sosyal aktivitelerin mutlaka zaman planlamasında kendisine yer bulması sağlanmalı.</p>
<p><strong>Çok yönlü gelişimi destekleyen bir program olmalı:</strong> Üniversite yaşamı kültürel ve sosyal aktivitelerin yoğun olduğu bir ortam. Öğrencilerin bu aktivitelerden yararlanması kişisel gelişimleri için oldukça önemli. Günümüzde yükseköğretim diplomasına değer katan en önemli unsurlar katılmış olduğunuz kültürel etkinlikler, projeler, bilimsel faaliyetler ve sosyal sorumluluk çalışmalarının size kattığı çok yönlülüktür. Bu nedenle akademik dönem içerisinde düzenli bir planlama ile bu etkinliklere katılım sağlanacak şekilde program yapılmalı.</p>
<p><strong>Öğrenme yöntem ve tekniklerinizi belirleyin:</strong> Birçok öğrenme yöntem ve tekniği arasından size en uygun olanları belirleyip ders çalışma alışkanlıklarınızı bunlarla desteklemelisiniz. Örneğin özet çıkarmak ya da kavram haritaları kullanmak gibi tekniklerden faydalanılabilir. Ayrıca öğrenme ve tekrar için geliştirilmiş birçok mobil uygulama var. Herhangi bir yerde uygun bir zaman aralığında tekrar için bu uygulamalar kullanılabilir. Bazı derslerde ön bilgilerin eksikliği nedeniyle de zorluk yaşanılabilir. Bunun için kavram yanılgıları ya da öğrenilmekte zorlanılan konularla ilgili araştırma yapmak ya da dersin öğretim üyesinden yardım almak süreci kolaylaştırır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinavlara-hazirlikta-zaman-yonetimi-icin-4-onemli-adim-454928">Sınavlara Hazırlıkta Zaman Yönetimi için 4 Önemli Adım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Olası depremlere hazırlıkta her evde YOTA çalışması yapılmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olasi-depremlere-hazirlikta-her-evde-yota-calismasi-yapilmali-353224</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 09:21:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[depremlere]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[olası]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yota]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin ortaya çıkardığı sonuçlar, olası depremlerde alınması gereken önlemleri gündeme getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olasi-depremlere-hazirlikta-her-evde-yota-calismasi-yapilmali-353224">Olası depremlere hazırlıkta her evde YOTA çalışması yapılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin ortaya çıkardığı sonuçlar, olası depremlerde alınması gereken önlemleri gündeme getirdi. Bireysel ve toplumsal olarak hazırlık yaparak depremlerin afete dönüşmesine engel olunabileceğini belirten uzmanlar,</strong> <strong>YOTA (Yapısal Olmayan Tehlikelerin Azaltılması) çalışması yapılmasını tavsiye ediyor. Acil Durum ve Afet Yönetimi Uzmanı Ayşe Aydemir Yıldırım, “Yapısal olmayan tehlikelerden kastettiğimiz şey, evimizin içerisinde bulunan eşyalardır. Evimizdeki eşyaları güvenli şekilde yerleştirerek ve eşyaları sabitleyerek evimizde bir YOTA çalışması yapabiliriz” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Acil Durum ve Afet Yönetimi Programı Öğretim Görevlisi Ayşe Aydemir Yıldırım, olası depremler öncesinde alınacak önlemlerle depremin afete dönüşmesinin engellenebileceğini söyledi.</p>
<p><strong>Bu deprem yaşadığımız en büyük afet olmayacak</strong></p>
<p>Yaşanan afetlerden bir an önce dersler çıkartıp artık risk odaklı afet yönetimi sistemine geçilmesi gerektiğini kaydeden Acil Durum ve Afet Yönetimi Uzmanı Ayşe Aydemir Yıldırım, “Geçmişte Türkiye’de yaşadığımız en büyük afet olarak Erzincan depreminden bahsederdik. 7.9 büyüklüğündeydi ve yaklaşık 33 bin kişi Erzincan depreminde yaşamını kaybetti. Sonra 1999 Marmara depremini yaşadık ve yaklaşık 18 bin kişi yaşamını kaybetti, çok fazla sayıda binamız yıkıldı.  Şimdi ise Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’de yaşadığımız en büyük afet olan Kahramanmaraş depremi meydana geldi. Maalesef üzülerek söylüyorum ki bu yaşadığımız en büyük afet olmayacak. İstanbul’da hepimizin bildiği gibi büyük bir İstanbul depremi bekliyoruz. Bu yüzden bizim bu afetlerden bir an önce dersler çıkartıp yaralarımızı sarıp artık risk odaklı afet yönetimi sistemine geçmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Depremlerin afete dönüşmesine engel olabiliriz</strong></p>
<p>Acil Yardım ve Afet Yönetimi Uzmanı Ayşe Aydemir Yıldırım, depremlere engel olunamadığını ancak depremin afete dönüşmesine engel olunabileceğini kaydederek “Depremler oluşması engellenemeyen doğa olaylarıdır. Ne zaman, nerede, hangi büyüklükte bir deprem olacağını maalesef tahmin edemiyoruz. Ne yazık ki tüm teknolojik gelişmelere rağmen maalesef deprem afeti için henüz erken uyarı mümkün değildir. Dolayısıyla bizim her an deprem olacak gibi hazırlık yapmamız gerekir. Her deprem bir afet değildir. Depremleri afet olarak nitelendirebilmemiz için çok ciddi sonuçların meydana gelmesi gerekir. Ölüm ve yaralanmaların olması, binaların yıkılması, binaların ağır hasar görmesi durumunda yaşanan bu depremler afet olarak kabul edilmektedir. Yaşanan bu depremlere engel olamıyoruz fakat depremlerin afete dönüşmesine engel olabiliriz. Bunu ancak bireysel ve toplumsal olarak hazırlık yaparak sağlayabiliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Hiçbir hazırlığımız yok</strong></p>
<p>Şu anda beklenen büyük İstanbul depreminin olma ihtimalinin uzmanlar tarafından yüzde 62 olarak ifade edildiğinin altını çizen Yıldırım, bireysel ve toplumsal olarak hiçbir hazırlığın olmadığını söyledi. En uzun fay hattının İstanbul’a uzanan Kuzey Anadolu Fay hattı olduğunu ifade eden Yıldırım, “En son 1999 Marmara depremini yaşadık ve jeoloji mühendisleri 30 yılda bir bu depremlerin tekrarlayacağını ifade ediyor. 99 depreminden sonra 22 yıl geçti. Büyük bir deprem yaşanmadı, kaldı 8 yıl… Şu an jeoloji mühendisleri, şu an şu dakika İstanbul’da deprem olma ihtimali yüzde 62 tahmininde bulunuyor. Yani oldukça yüksek bir orandır. Biz bunu biliyoruz, uzmanlar söylüyor fakat hazırlık yapıyor muyuz? Maalesef bireysel olarak da toplumsal olarak da hiçbir hazırlığımız yok.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Toplumca bilinçlenmemiz ve hazırlık sürecine geçmemiz gerekiyor</strong></p>
<p>Kandilli Rasathanesinin hazırladığı deprem sonrası tahmin analizlerine göre Marmara denizinde7 ile 7.5 büyüklüğü arasında bir depremin olmasının beklendiğini kaydeden Yıldırım, “Kandilli Rasathanesinin hazırladığı tahmin senaryosuna göre 7.5 büyüklüğünde bir deprem olduğunda İstanbul’da 50-60 bin civarında ağır hasarlı bina yıkılacak. 500-600 bin civarında evsiz nüfus, 70-90 bin civarında can kaybı onunla beraber ağır yaralılar, elektrik, su, doğalgaz gibi altyapı sistemlerinde yine sıkıntılar yaşanacak ve 50 milyar dolarda maddi kayıp yaşanacağına yönelik tahminler var. Ayrıca İstanbul’da büyük bir deprem yaşandığında yaklaşık 1 milyon arama kurtarmacaya ihtiyaç duyulacak diye tahmin ediliyor. 1 milyon arama kurtarmacı maalesef Türkiye’de yok ki baktığımızda arama kurtarmacılar da birer afetzede adayıdır. Bizim onlara işi bırakmadan bireysel olarak, toplum olarak bilinçlenip hızlı bir şekilde hazırlık sürecine geçmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>YOTA çalışması yapılmalı</strong></p>
<p>Olası deprem öncesi yapılması gerekenlere dikkat çeken Acil Yardım ve Afet Yönetimi Uzmanı Ayşe Aydemir Yıldırım, “Deprem öncesi yapabileceğimiz şeyler var. Afet çantası hazırlamak, bina sağlam mı sorgulamak, uzman kişiler tarafından sorgulatmak, bir aile afet planı hazırlamak, tatbikatlar düzenlemek ve tatbikatlara katılım sağlamak gibi çalışmalarla deprem öncesi için hazırlık yapabiliriz. Aynı zamanda evimizdeki eşyaların yerlerini güvenli bir şekilde yerleştirebiliriz, tehlike arz eden eşyaları sabitleyerek evimizde tehlikelere yönelik zarar azaltma çalışması yapabiliriz. Bu kapsamda YOTA çalışmasını öneririm. YOTA çalışması; Yapısal olmayan tehlikelerin azaltılması çalışmasıdır. Yapısal olmayan tehlikelerden kastettiğim ise evimizin içerisinde bulunan eşyalardır. Evimizdeki eşyaları güvenli şekilde yerleştirerek ve eşyaları sabitleyerek evimizde böyle bir YOTA çalışması yapabiliriz’ dedi.</p>
<p><strong>Herkes üç gün hayatta kalmayı öğrenmeli</strong></p>
<p>Afet yönetiminde depremin ilk 72 saatinin altın saatler olarak ifade edildiğini, bu sürede herkesin kendiyle baş başa kalma ihtimalinin bulunduğunu kaydeden Yıldırım, üç gün hayatta kalmayı sağlayacak şekilde herkesin tedbir alması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Deprem meydana geldiğinde arama kurtarma ekipleri, AFAD ve sağlık çalışanlarının herkese ulaşmasının mümkün olmadığını kaydeden Ayşe Aydemir Yıldırım, “Altın saatlerde herkes kendiyle baş başadır. O nedenle herkes üç gün hayatta kalmayı öğrenecek. Ayrıca afet çantası hazırlamak çok kıymetlidir. Afet çantasında ilk üç gün hayatta kalacak yiyeceğinizi, suyunuzu, ilk yardım malzemelerinizi mutlaka koymanız gerekmektedir. Afet çantasında; çocuğunuz varsa onun için aktivite malzemeleri, içerisinde ıslak mendil, tuvalet kâğıdı, diş fırçası, diş macunu gibi malzemelerin bulunduğu bir hijyen paketi oluşturabilirsiniz. Fener, pil ve radyo mutlaka olmalıdır. Su ve yiyecek 72 saat yetecek kadar konulmalıdır. Burada uzun ömürlü ve size enerji verecek konserve yiyecekleri tercih edebilirsiniz. Yedek anahtarlar ve sağlık kayıtları da koyulmalıdır. Mevsime uygun kıyafetler ve battaniye de afet çantasına mutlaka koyulmalıdır. 6 ayda bir afet çantasını güncelleyerek kıyafeti değiştirmek önemlidir. Nakit para mutlaka olmalıdır. Afet çantasında ilk yardım çantası çok çok önemlidir. Düdük, koruyucu malzemeler ve aile planı da afet çantasına koyarak afet çantamızı hazırlayabiliriz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Deprem esnasında yapılması gereken temel davranış: “Çök, Kapan, Tutun”</strong></p>
<p>Deprem anında tahliye olmaya çalışmanın insan hayatını riske attığını söyleyen Yıldırım, “Deprem esnasında panik olmadan sakin bir şekilde ‘Çök, Kapan, Tutun’ davranışı yapmamız gerekiyor. Deprem öncesinde güvenli yerleri belirleyip koltuk yanı, masa yanı, yatağımızın yanında durarak çöküp, başımızı ensemizi koruyacak şekilde kapanmak ve düşmemek için de bir elimizle tutunmak gerekiyor. Yani ‘Çök, Kapan, Tutun’ davranışı deprem esnasında yapılması gereken temel davranıştır. Diğer bir deyişle cenin pozisyonudur. Yani aslında küçülerek hedefimizi de küçültmüş oluyoruz. Deprem olduğunda kesinlikle kaçmayacağız, panik olmayacağız, kapılardan, pencerelerden, merdivenlerden uzak duracağız, çünkü bir deprem meydana geldiğinde ilk yıkılacak yerler merdivenlerdir. Hiçbir taşıyıcı özelliği yoktur. Dolayısıyla tahliye olmaya çalışmak hayatımızı riske atmak anlamına geliyor.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Artçı sarsıntılara karşı da tedbirli olunmalı</strong></p>
<p>Artçı depremlerin bazen aylar, bazen yıllarca sürdüğüne değinen Acil Durum ve Afet Yönetimi Uzmanı Ayşe Aydemir Yıldırım, “Deprem sonrasında kendimizde ve etrafımızdaki kişilerde yaralanma var mı diye bakmamız gerekiyor. Zaten ilk yardım çantasını afet çantasına koyduk. Koyduğumuz ilk yardım malzemeleri ile kendimize ve etrafımızdaki kişilere ilk yardım yapmamız gerekiyor. Deprem sonrası artçı sarsıntılar devam eder. Artçı depremler bazen aylar, bazen yıllarca bile sürüyor. Mutlaka artçı sarsıntılara karşı da tedbirli olmamız gerekiyor. Pilli radyodan acil durum talimatlarını mutlaka takip edeceğiz. Uyarıları dinleyeceğiz. Afet sonrası yıkılmış elektrik direklerinden, ağaçlardan, yüksek katlı binalardan uzak durmamız gerekiyor ve lütfen telefonları meşgul etmeyelim. İnsanlar tanıdıklarını merak ediyor fakat bu oradaki afetzedeler ve çalışan arama kurtarma personelinin işini zorlaştırıyor.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olasi-depremlere-hazirlikta-her-evde-yota-calismasi-yapilmali-353224">Olası depremlere hazırlıkta her evde YOTA çalışması yapılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
