<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hazineleri | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hazineleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hazineleri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 08:22:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hazineleri | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hazineleri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;İncil&#8217;in Kayıp Hazineleri: İnancın Sırları&#8217;, 5 Nisan Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/incilin-kayip-hazineleri-inancin-sirlari-5-nisan-pazar-20-00de-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-624854</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 08:22:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[nancın]]></category>
		<category><![CDATA[ncil]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[sırları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624854</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arkeologların kutsal metinlerde anlatılan şehirleri, medeniyetleri ve kayıp hazineleri araştırdığı heyecan dolu bir keşif yolculuğunu anlatan ‘İncil'in Kayıp Hazineleri: İnancın Sırları’nda, yeni keşifler, bu hikâyelerin ardındaki tarihsel gerçekleri ortaya çıkarırken; ileri teknoloji ve CGI canlandırmaları da antik dünyanın gizemlerini yeniden gözler önüne seriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/incilin-kayip-hazineleri-inancin-sirlari-5-nisan-pazar-20-00de-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-624854">&#8216;İncil&#8217;in Kayıp Hazineleri: İnancın Sırları&#8217;, 5 Nisan Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arkeologların kutsal metinlerde anlatılan şehirleri, medeniyetleri ve kayıp hazineleri araştırdığı heyecan dolu bir keşif yolculuğunu anlatan ‘İncil&#8217;in Kayıp Hazineleri: İnancın Sırları’nda, yeni keşifler, bu hikâyelerin ardındaki tarihsel gerçekleri ortaya çıkarırken; ileri teknoloji ve CGI canlandırmaları da antik dünyanın gizemlerini yeniden gözler önüne seriyor. </p>
<p>“İncil’in Kayıp Hazineleri: İnancın Sırları”, 5 Nisan Pazar saat 20.00’de National Geographic ekranlarında başlıyor.</p>
<p>Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/incilin-kayip-hazineleri-inancin-sirlari-5-nisan-pazar-20-00de-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-624854">&#8216;İncil&#8217;in Kayıp Hazineleri: İnancın Sırları&#8217;, 5 Nisan Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşayan İznik Hazineleri 41. Belgeseli Yayınlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasayan-iznik-hazineleri-41-belgeseli-yayinlandi-606597</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[41]]></category>
		<category><![CDATA[78]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[asırlık]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseli]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[iznik]]></category>
		<category><![CDATA[Kırk]]></category>
		<category><![CDATA[özen]]></category>
		<category><![CDATA[ustası]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlandı]]></category>
		<category><![CDATA[znik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606597</guid>

					<description><![CDATA[<p>İznik Belediyesi hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” projesinin 41.belgeselinde hayatını eğitime adayan Mustafa Özen’in (78) anılarını ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasayan-iznik-hazineleri-41-belgeseli-yayinlandi-606597">Yaşayan İznik Hazineleri 41. Belgeseli Yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İznik Belediyesi hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” projesinin 41.belgeselinde hayatını eğitime adayan Mustafa Özen’in (78) anılarını ele aldı.</b></p>
<p>Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün “Yaşayan İznik Hazineleri” projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak İlahiyatçı ve Eğitimci Mustafa Özen’in (78) hayatı ele alındı.</p>
<p>1948 yılında Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde dünyaya gelen Mustafa Özen ilkokulunu burada tamamladıktan sonra Lise öğrenimi için Tokat İmam Hatip Lisesi’ne gider. Daha sonra İstanbul da devam ettiği öğrenim hayatı sonrasında Erdek İmam Hatip Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak göreve başlar.5 yıl burada görev yaptıktan sonra çeşitli okullarda idarecilik ve öğretmenlik yapan Özen, Ankara’ya Milli Eğitim Bakanlığı emrine atanır. Buradaki görevi sırasında ülkenin birçok yerindeki okulları ziyaret ederek, yeni okulların planlanması aşamasında raporlar hazırlar.23 yıl çalıştığı bakanlıktaki görevinin ardından yeniden Bursa&#8217;ya dönen Özen tüm hayatı boyunca İznik’ten kopamaz ve her fırsatta İznik’te sosyal, kültürel ve siyasal faaliyetlerin içerisinde yer alır. Tüm bu hayatı ile İznik’teki anılarını anlattığı ‘Yaşayan İznik Hazineleri’ 41.bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı.</p>
<p><b>İznik’in Yaşayan Hazineleri</b></p>
<p>İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası Merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75)  altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55)  ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) otuz ikinci belgesel genç kemençe ustası Ali Öztürk ile otuz üçüncü belgesel sanatçı Hüseyin Acarol ile otuz dördüncü belgesel Mahmut Usta (82) ve Kamil Özbek (78) ile otuz beşinci belgesel müzisyen Faik Doğan (69) ile otuz altıncı belgesel Marangoz Abdullah Çolak (76) ile otuz yedinci belgesel Aşık Fevzi Olgun (78) ile otuz sekizinci belgesel Emekli Öğretmen ve Müzisyen Orhan Hekimoğlu (81) ile otuz dokuzuncu belgesel kırk üç senelik çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük (66) ile kırkıncı belgesel Esnaf Kemal Kumcu (72) ile kırk birinci belgesel ise Eğitimci Mustafa Özen ile gerçekleştirildi.</p>
<p>Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasayan-iznik-hazineleri-41-belgeseli-yayinlandi-606597">Yaşayan İznik Hazineleri 41. Belgeseli Yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğe Miras 40. Belgesel Yayında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecege-miras-40-belgesel-yayinda-599268</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 13:39:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[72]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğe]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[iznik]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[ustası]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[Yarım Asırlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599268</guid>

					<description><![CDATA[<p>İznik Belediyesi hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” projesinin 40.belgeselinde İznik Spor’un eski başkanlarından Kemal Kumcu’nun (72) hayatını ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecege-miras-40-belgesel-yayinda-599268">Geleceğe Miras 40. Belgesel Yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İznik Belediyesi hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” projesinin 40.belgeselinde İznik Spor’un eski başkanlarından Kemal Kumcu’nun (72) hayatını ele aldı.</b></p>
<p>Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün “Yaşayan İznik Hazineleri” projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak İznik Spor’un 3. Lig’te mücadele ettiği dönemde başkanlık yapan Kemal Kumcu’nun (72) hayatı ele alındı.</p>
<p>1953 yılında İznik’te dünyaya gelen Kemal Kumcu ilk ve orta öğrenimini İznik’te tamamladıktan sonra Lise öğrenimi için İstanbul Kabataş Lisesi’ne gider. Lise hayatından sonra aile mesleği olan ticarete atılarak uzun yıllar ticari hayatını devam ettirir. Ortaokul dönemlerinde başlayan çizim merakı onu 2000 yılında İznik Çinisi üzerine çalışmaya iter. 2000 yılından bu yana İznik Çinisi’ne desenler çizen Kumcu’nun kendisine ait tescilli tasarımları da bulunur. İznikspor’un 3. Lig’te mücadele ettiği dönemde kulübün başkanlığını yürüten Kemal Kumcu o günkü anılarını belgeselde adeta yaşarcasına anlattı.</p>
<p><b>İznik’in Yaşayan Hazineleri</b></p>
<p>İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası Merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75)  altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55)  ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) otuz ikinci belgesel genç kemençe ustası Ali Öztürk ile otuz üçüncü belgesel sanatçı Hüseyin Acarol ile otuz dördüncü belgesel Mahmut Usta (82) ve Kamil Özbek (78) ile otuz beşinci belgesel müzisyen Faik Doğan (69) ile otuz altıncı belgesel Marangoz Abdullah Çolak (76) ile otuz yedinci belgesel Aşık Fevzi Olgun (78) ile otuz sekizinci belgesel Emekli Öğretmen ve Müzisyen Orhan Hekimoğlu (81) ile otuz dokuzuncu belgesel kırk üç senelik çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük (66) ile kırkıncı belgesel ise Esnaf Kemal Kumcu (72) ile gerçekleştirildi.</p>
<p>Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecege-miras-40-belgesel-yayinda-599268">Geleceğe Miras 40. Belgesel Yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Roma&#8217;nın Yer Altı Hazineleri&#8217;, 28 Eylül Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında İzleyicilerle Buluşuyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/romanin-yer-alti-hazineleri-28-eylul-pazar-20-00de-national-geographic-ekranlarinda-izleyicilerle-bulusuyor-579433</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 08:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[eylül]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[roma]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Roma sokaklarının altında olağanüstü bir maceraya çıkarak; devasa bir metro projesi ve benzersiz bir arkeolojik kazının nasıl yan yana ilerlediğine tanıklık ediyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/romanin-yer-alti-hazineleri-28-eylul-pazar-20-00de-national-geographic-ekranlarinda-izleyicilerle-bulusuyor-579433">&#8216;Roma&#8217;nın Yer Altı Hazineleri&#8217;, 28 Eylül Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında İzleyicilerle Buluşuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Roma sokaklarının altında olağanüstü bir maceraya çıkarak; devasa bir metro projesi ve benzersiz bir arkeolojik kazının nasıl yan yana ilerlediğine tanıklık ediyoruz. Tarihi Roma’nın altına 26 kilometrelik bir metro hattı kazılırken, modern çağın en dikkat çekici arkeolojik keşiflerinden bazıları gün yüzüne çıkıyor. Gelişmiş modelleme ve 3D animasyon teknikleriyle Roma’nın gömülü geçmişi göz alıcı bir şekilde canlanıyor. </p>
<p>İlginç görüntülerle dolu “Roma’nın Yer Altı Hazineleri”, 28 Eylül Pazar 22.00’de National Geographic ekranlarına geliyor.</p>
<p>Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/romanin-yer-alti-hazineleri-28-eylul-pazar-20-00de-national-geographic-ekranlarinda-izleyicilerle-bulusuyor-579433">&#8216;Roma&#8217;nın Yer Altı Hazineleri&#8217;, 28 Eylül Pazar 20.00&#8217;de National Geographic Ekranlarında İzleyicilerle Buluşuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İznik Sahili&#8217;nde yarım asırlık serüven</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iznik-sahilinde-yarim-asirlik-seruven-569370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 15:40:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[iznik]]></category>
		<category><![CDATA[ustası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569370</guid>

					<description><![CDATA[<p>İznik Belediyesi hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” projesinin 39.belgeselinde çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük’ün (66) hayatını ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iznik-sahilinde-yarim-asirlik-seruven-569370">İznik Sahili&#8217;nde yarım asırlık serüven</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İznik Belediyesi hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” projesinin 39.belgeselinde çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük’ün (66) hayatını ele aldı.</b></p>
<p>Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün “Yaşayan İznik Hazineleri” projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak İznik Sahili’nde 1982 yılında açtığı çay bahçesini halen aynı konsepte işleten Murat Sürük’ün (66) dolu dolu geçen hayatı ele alındı.</p>
<p>Dedesi Süleyman Sürük’ün 1933 yılında hakim olarak tayin olmasıyla başlayan Sürük Ailesinin İznik hayatı bu şekilde başlar.İznik’i çok beğenmeleriyle buradan birkaç gayrimenkul alarak yerleşirler.1959 yılında İznik’te dünyaya gelen Murat Sürük ilkokuluna 1965 yılında İznik Alpaslan İlkokulunda başlar. İlk ve ortaokulunu burada tamamlayan Sürük daha sonra İznik Lisesi’ne devam eder.1989 yılında Semiha Sürük ile dünya evine giren Murat Sürük’ün spor, siyaset ve hizmet sektöründe geçirdiği yarım asırlık serüveni yayınlanan belgeselde izleyiciyle buluştu.</p>
<p><b>İznik’in Yaşayan Hazineleri</b></p>
<p>İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası Merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75)  altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55)  ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) otuz ikinci belgesel genç kemençe ustası Ali Öztürk ile otuz üçüncü belgesel sanatçı Hüseyin Acarol ile otuz dördüncü belgesel Mahmut Usta (82) ve Kamil Özbek (78) ile otuz beşinci belgesel müzisyen Faik Doğan (69) ile otuz altıncı belgesel Marangoz Abdullah Çolak (76) ile otuz yedinci belgesel Aşık Fevzi Olgun (78) ile otuz sekizinci belgesel Emekli Öğretmen ve Müzisyen Orhan Hekimoğlu (81) ile otuz dokuzuncu belgesel kırk üç senelik çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük (66) ile gerçekleştirildi.</p>
<p>Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iznik-sahilinde-yarim-asirlik-seruven-569370">İznik Sahili&#8217;nde yarım asırlık serüven</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay: Elimizin altında olan hazineleri görmeliyiz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugay-elimizin-altinda-olan-hazineleri-gormeliyiz-561423</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 07:54:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altında]]></category>
		<category><![CDATA[elimizin]]></category>
		<category><![CDATA[görmeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561423</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir turizmini geliştirmek amacıyla ilki geçen Haziran ayında yapılan Turizm Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nın ikincisi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-elimizin-altinda-olan-hazineleri-gormeliyiz-561423">Tugay: Elimizin altında olan hazineleri görmeliyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir turizmini geliştirmek amacıyla ilki geçen Haziran ayında yapılan Turizm Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nın ikincisi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay&#8217;ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Birlik beraberlik vurgusu yapan Başkan Dr. Cemil Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sizlerin rehberliği ve desteğiyle daha iyi çalışmalar yapacağına şüpheniz olmasın. İzmir’in kalkınması için turizm önemli. Mevcut potansiyelin çok azı kullanılıyor. Pek çok proje yapılabilir. Bunu beraber başaracağız. Elimizin altında olan hazineleri görmemiz çok kritik” dedi.  </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kent turizmini geliştirmek için çalışmalarına devam ediyor. Kentin turizm dinamikleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde ikinci kez bir araya geldi. Tarihi Havagazı Fabrikası&#8217;ndaki Turizm Koordinasyon Kurulu Toplantısı&#8217;nda İzmir&#8217;in turizm potansiyeli, sorunlar, yapılması gerekenler gündeme geldi.</p>
<p><strong>Tugay: Şehri profesyonel şekilde tanıtmalıyız</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in tanıtılmasının önemine değinerek “Burada çok profesyonel olmak gerekiyor. Söylemi, sloganı, içeriği ve görselleri çok güçlü olmalı. İzmir kendine ait özellikleri olan bir şehir. İzmir’e insanların gelmesi için onlara sebep vermeliyiz” dedi.</p>
<p>Plastik cerrah olması nedeniyle sağlık turizmi konusunda tecrübeli olduğunu ifade eden Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir’in bu konudaki potansiyeline dikkat çekti. Kaliteli ve güvenli bir sağlık hizmetinin verilmesi gerektiğinin altını çizen Tugay, “Mevcut sağlık kuruluşlarının, yabancı hastalara hizmet verme kapasitesini artırmak için destekleyici çalışmalar yapılabilir. Yine bir kalite standardı çalışması yapılması lazım” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Antik Tiyatro önündeki yapıları kamulaştırıyoruz”</strong></p>
<p>İzmir&#8217;in tarihi ve kültürel mirasına dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, “Sahip olduğumuz olağanüstü zenginliğin farkına varmalıyız. Tabii önce bazı tarihi zenginlikleri ortaya çıkartmalıyız. Kadifekale’de surlar görünmesin diye önüne ağaç dikmişler. Antik Tiyatro önünde de yapılar vardı, kamulaştırıyoruz, kaldıracağız onları. Kazıya da daha fazla maddi destek sağlıyoruz. Antik Tiyatro ortaya çıktığı zaman, 5 bin kişilik bölümünün performansa açılacağını söyleyebilirim. Önünü de açınca aşağıdan Antik Tiyatroyu göreceğiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Şehrin değerleri ayağa kaldırılmalı”</strong></p>
<p>Birlik beraberlik içinde şehrin değerlerinin ayağa kaldırılması gerektiğini söyleyen Başkan Tugay, “Şehrin merkezindeki muhteşem tarihi eserleri tertemiz hale getirip, rehberler eşliğinde hikayelerini anlatarak gezdirebilecek altyapıyı kuruyorsunuz. Diyorsunuz ki; ‘İzmir 8 bin 500 yıllık bir şehir, böylesine değerli mirasları var, onları ortaya çıkardık, size anlatacağız’. İnanılmaz bir şey. Sıfırdan bir şeyleri kurmak yerine, önce elimizdekilerin kıymetini bilmek, geliştirmek, ortaya çıkarmak, daha albenili hale getirmek gerekmez mi?” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“Şüpheniz olmasın”</strong></p>
<p>Hedefleri iyi hesaplanmış şekilde İzmir tanıtımının yapılabileceğini kaydeden Başkan Dr. Cemil Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sizlerin rehberliğinde ve desteğiyle daha iyi şeyler yapacağına şüpheniz olmasın. İzmir’in kalkınmasında turizm önemli. Buradaki potansiyelin çok azı kullanılıyor. Pek çok şey yapılabilir. Bunu beraber yapacağız, tekrar toplanacağız. Elimizin altında olan hazineleri görmemiz çok kritik” dedi. </p>
<p><strong>Çevik: İzmir’in ihtiyacı olan şey sürdürülebilir turizm</strong></p>
<p>İzmir İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Kerem Çevik, “Sağlık turizminde yatırım çok önemli. Yatırım olmadan hiçbir toplantı, kongre ya da benzeri toplanmalar amacına ulaşamaz. İzmir’in aslında ihtiyacı olan şey sürdürülebilir bir turizm ve turizm çeşitliliği. Yanlış yapılacak hamleler, şehrimizin ve ülkemizin yanlış temsil edilmesi sonucunu doğurabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Özkardeş: Farklılık getirsin o da şehre yansısın</strong></p>
<p>Sağlık turizmi konusuna değinen İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özkardeş, “Biz İzmir Ticaret Odası olarak muhtelif konularda turizm alanında destek veriyoruz. Bir şehrin kendisini geliştirmesi zaten turizmin gelişmesiyle iç içedir. Bir şehir kendini geliştirdiğinde zaten turizm gelişir. Bundan sonraki aşamada İzmir Ticaret Odası olarak, çalışmalara yön verecek grup oluşumuyla ilgili teklif sunalım. Şehri ilgilendiren, bütçesi uygun ve hızla hayata geçirebilecek konularda çalışma yapıp sunalım. Bu konsey eski dönemdeki çalışmalarla sınırlı kalmasın, bu konsey bir farklılık getirsin, o da şehre yansısın” dedi.</p>
<p><strong>Denizli: Sadece yerel yönetimler ile olmaz</strong></p>
<p>Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, “İzmir’in tanıtımını konuşurken, yalnızca yerel yönetimler olarak değil, bunu Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın desteğiyle birlikte başarabileceğimize inanıyorum. Bu, uluslararası bilinirlik açısından çok önemli” dedi.</p>
<p><strong>Balkan: Yıllardır unutulan Urla artık fark edildi</strong></p>
<p>Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Buradaki söylemlerin hepsi çok önemli. Kentin turizminin 12 aya yayılmasını önemsiyoruz. Yarımada bölgesinde yapılan çalışmalarla yıllardır unutulan Urla fark edildi ve ciddi bir konuma geldi. Ancak gelişen kentlerin yoğun turizm sonucunda nasıl boğulduğunu da görüyoruz. Karşımızda böyle örnekler de var. Kentler planlanmadığında çok fazla sıkışıyor. 1/25 binlik planları da buna göre yapmalıyız” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kimler katıldı?</strong></p>
<p>Sektörün birçok paydaşının yer aldığı toplantıda; İzmir İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Kerem Çevik, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İZFAŞ Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marim, İzmir Vakfı Genel Müdürü Deniz Karaca, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özkardeş ve İzmir Ticaret Odası temsilcileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Yener Ceylan, Turizm Şube Müdürü Melih Kayacık, Fuarcılık ve Turizm Komisyonu Başkanı Seyhan Müşerref Kuralı, ilçe belediyelerin başkan vekilleri, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, turizm derneklerinin başkanları ile temsilcileri, birlik temsilcileri, sektör profesyonelleri katıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugay-elimizin-altinda-olan-hazineleri-gormeliyiz-561423">Tugay: Elimizin altında olan hazineleri görmeliyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu’nun Saklı Hazineleri: Türkiye’nin Doğal ve Tarihi Güzellikleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anadolunun-sakli-hazineleri-turkiyenin-dogal-ve-tarihi-guzellikleri-541070</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 21:15:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anadolunun]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[güzellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[saklı]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541070</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, binlerce yıl öncesine dayanan tarihiyle ve dört mevsimi bir arada sunan eşsiz doğasıyla adeta açık hava müzesi niteliğinde bir ülkedir. Doğu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e uzanan bu geniş coğrafyada her bölge, hem doğal hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini büyülemeyi başarır. Antik uygarlıkların izlerini taşıyan kalıntılardan turkuaz rengine sahip koylara, lavanta tarlalarından peri bacalarına kadar sayısız güzellik, bu toprakları keşfetmek isteyenler için birer hazine niteliğindedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolunun-sakli-hazineleri-turkiyenin-dogal-ve-tarihi-guzellikleri-541070">Anadolu’nun Saklı Hazineleri: Türkiye’nin Doğal ve Tarihi Güzellikleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section id="content-section">
<div class="wp-preview__content" dir="auto">
<div class="wp-preview__content">
<h3><b>Tarihin İzinde: Antik Kentlerden Osmanlı’ya Uzanan Zenginlik</b></h3>
<p>Anadolu coğrafyası, binlerce yıldır insanlık tarihine ev sahipliği yapıyor. Hititler, Lidyalılar, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar gibi birçok uygarlık, Türkiye topraklarında izler bırakmıştır. Bu nedenle ülkenin dört bir yanı antik kentler, kaleler, saraylar ve külliyelerle çevrilidir. İzmir’in Selçuk ilçesindeki Efes Antik Kenti, Roma döneminin ihtişamını bugüne taşıyan en önemli arkeolojik alanlardan biridir. Celsus Kütüphanesi, Büyük Tiyatro ve Artemis Tapınağı gibi yapılar, bu bölgenin tarihi önemini gözler önüne serer. Benzer şekilde Antalya’daki Aspendos Tiyatrosu ve Termessos Antik Kenti, hem mimari hem de tarihi açıdan dikkat çeken yapılar arasındadır.</p>
<p>Osmanlı dönemine ait eserler ise özellikle İstanbul, Edirne ve Bursa’da yoğunlaşır. İstanbul’daki Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camii ve Ayasofya, dünya tarihinin simgesel yapıları arasındadır. Bursa’da yer alan Yeşil Türbe ve Ulu Camii ile Edirne’deki Selimiye Camii, Osmanlı’nın sanatsal ve kültürel mirasını yansıtan yapılardır. Bu eserler sadece mimari anlamda değil, aynı zamanda dönemin sosyal, dini ve politik yapısını da anlamamıza olanak sağlar. Türkiye’nin tarihi güzellikleri, zaman içinde birçok medeniyetin bir arada yaşadığına dair önemli ipuçları sunar.</p>
<h3><b>Doğanın Kalbinde: Türkiye’nin Eşsiz Coğrafi Mirası</b></h3>
<p>Türkiye’nin doğası, kıta sınırlarını aşan bir çeşitliliğe sahiptir. Karadeniz’in yemyeşil yaylalarından Akdeniz’in sıcak koylarına, Doğu Anadolu’nun yüksek dağlarından İç Anadolu’nun altın sarısı bozkırlarına kadar ülke adeta bir coğrafya atlası gibidir. Her bölge, kendine has bir iklim, flora ve fauna zenginliğine sahiptir ve bu durum Türkiye&#8217;yi sadece gezginler için değil, doğa bilimcileri ve çevreciler için de cazibe merkezi haline getirir.</p>
<p>Nevşehir, Kayseri ve Aksaray üçgeninde yer alan Kapadokya, peribacaları, yer altı şehirleri, kaya oyma kiliseleri ve balon turlarıyla hem yerli hem de yabancı turistlerin gözdesi olmuş bir bölgedir. Binlerce yıl boyunca volkanik faaliyetlerin şekillendirdiği bu doğa harikası alan, aynı zamanda insanoğlunun doğayla nasıl bir uyum içinde yaşayabileceğini gözler önüne serer. Göreme, Uçhisar, Avanos ve Ortahisar gibi yerleşim yerleri; taş mimarisi, üzüm bağları ve kültürel etkinlikleriyle Kapadokya deneyimini daha da derinleştirir.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolunun-sakli-hazineleri-turkiyenin-dogal-ve-tarihi-guzellikleri.html/tarihiguzellikler2" rel="attachment wp-att-541077"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-541077 aligncenter" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/05/tarihiguzellikler2.png" alt="" width="860" height="571" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/05/tarihiguzellikler2.png 860w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/05/tarihiguzellikler2-600x398.png 600w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/05/tarihiguzellikler2-272x182.png 272w" sizes="(max-width: 860px) 100vw, 860px" /></a></p>
<div class="wp-preview__content">
<p>Karadeniz Bölgesi, yılın büyük bir bölümünde yeşilin onlarca tonunu sunan yaylalarıyla tanınır. Ayder Yaylası, Uzungöl, Pokut ve Huser Yaylası, sisle kaplı dağ manzaraları ve serin havasıyla doğaseverlerin uğrak noktaları arasında yer alır. Yalnızca manzaraları değil; yöresel mimarisi, ahşap evleri, geleneksel yayla şenlikleri ve yerel mutfağıyla da ziyaretçilerine zengin bir kültürel deneyim sunar. Rize ve Artvin’deki yaylalar ise doğa yürüyüşü (trekking), yamaç paraşütü ve fotoğrafçılık gibi aktiviteler için doğal birer parkur niteliğindedir.</p>
<p>Akdeniz ve Ege kıyıları ise mavi ile yeşilin iç içe geçtiği bir doğa harikasıdır. Fethiye, Datça, Kaş, Göcek ve Marmaris, hem berrak suları hem de koylarıyla dikkat çeker. Turkuaz rengiyle ünlü bu kıyılar, çam ormanlarıyla çevrili bakir koylarıyla doğanın en saf halini sunar. Özellikle yaz aylarında yapılan tekne turları, deniz tutkunlarına sadece yüzmekle kalmayıp, aynı zamanda tarih ve doğayla iç içe bir yolculuk yapma imkânı verir. Bu bölgelerde rotaları kişiselleştirmek ve farklı deneyimler oluşturmak isteyenler için <a href="https://www.teknevia.com/">Teknevia</a> gibi yerel platformlar devreye girer. Bu sayede geleneksel turizm kalıplarının dışına çıkılarak daha özgün, esnek ve doğayla uyumlu tatil planları yapılabilir.</p>
<p>İç Anadolu Bölgesi, her ne kadar bozkır görüntüsüyle tanınsa da aslında içerisinde gizli kalmış birçok doğal oluşuma da ev sahipliği yapar. Tuz Gölü, Türkiye’nin en büyük ikinci gölü olarak yaz aylarında adeta bir beyaz çöl görünümüne bürünür. Gölde yürümek, fotoğraf çekmek ve flamingoları izlemek benzersiz bir deneyim sunar. Nallıhan Kuş Cenneti ise özellikle kuş gözlemcileri için bölgenin doğal yaşam zenginliğini gözler önüne serer.</p>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek dağları ve soğuk iklimi ise bambaşka bir doğa profili sunar. Nemrut Dağı, zirvesinde yer alan devasa heykelleriyle sadece arkeolojik değil aynı zamanda görsel bir şölen sunar. Gün doğumunda Nemrut’un tepesinde olmak, insanın doğa karşısındaki küçüklüğünü ve tarihin derinliğini aynı anda hissettiren bir deneyimdir. Van Gölü ise Türkiye’nin en büyük gölü olmasının yanı sıra çevresindeki zengin ekosistemle dikkat çeker. Gölün ortasında yer alan Akdamar Adası ve üzerindeki tarihi kilise, hem doğa hem kültür turizmi açısından önemli bir destinasyondur. Kış aylarında bölge kayak turizmiyle de öne çıkar; Palandöken ve Sarıkamış kayak merkezleri, hem yurt içinden hem de yurt dışından ziyaretçileri ağırlar.</p>
<p>Türkiye’nin doğası sadece görsel bir şölen sunmaz; aynı zamanda tarım, ekoturizm, macera turizmi ve doğa sporları açısından da büyük potansiyel taşır. Dağ bisikleti, rafting, kampçılık, kaya tırmanışı, kuş gözlemciliği gibi birçok aktivite için uygun alanlar mevcuttur. Bu çeşitlilik, Türkiye’yi sadece klasik tatil anlayışıyla değil, sürdürülebilir ve deneyim odaklı seyahatler açısından da öne çıkarır.</p>
<p>Türkiye’nin coğrafi mirası yalnızca dört mevsimi bir arada yaşatmakla kalmaz; aynı zamanda her mevsimde farklı bir yüzünü göstererek insanı tekrar tekrar keşfe davet eder. Doğal güzellikleri, coğrafi çeşitliliği ve yerel kültürleriyle birleştiğinde ise ortaya dünya çapında bir zenginlik çıkar. Bu nedenle Türkiye, doğanın kalbinde bir yolculuk yapmak isteyen herkes için eşsiz bir noktadır.</p>
<h3><b>UNESCO Miraslarıyla Kültürel Yolculuk</b></h3>
<p>Türkiye, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren pek çok değere sahiptir. Bu liste, hem doğal hem de kültürel mirasları kapsar ve dünya çapında korunması gereken alanları ifade eder. Türkiye’de yer alan 20’den fazla alan, bu prestijli listede yer almaktadır. Bunların başında İstanbul’un Tarihi Yarımadası gelir. Ayasofya, Sultanahmet Camii ve Hipodrom alanı, hem Bizans hem de Osmanlı döneminden kalma eserleriyle tarihi derinliği olan bir bölgedir. Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, doğal oluşumlar ile tarihi yapıların birleştiği nadir alanlardan biridir.</p>
<p>Hattuşa (Boğazkale), Hitit İmparatorluğu’nun başkentidir ve Anadolu’da ilk yazılı antlaşmanın yapıldığı yer olarak bilinir. Safranbolu ise Osmanlı sivil mimarisinin günümüze taşındığı nadir şehirlerden biridir. Dar sokakları, konakları ve ahşap evleriyle Türkiye’nin kültürel mirasının somut bir temsilcisidir. Pamukkale-Hierapolis, travertenleri ve antik kentiyle hem doğa hem tarih tutkunlarını cezbeden bir başka UNESCO alanıdır. Pamukkale’nin beyaz merdiven şeklindeki travertenlerinde yürümek, Hierapolis’in antik tiyatrosunu gezmek, adeta geçmişle bugün arasında bir yolculuk yapmak gibidir. UNESCO Mirasları, sadece turistik alanlar değil; aynı zamanda kültürel kimliğin korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından da büyük önem taşır.</p>
<h3><b>Yerel Mucizeler: Keşfedilmeyi Bekleyen Doğal Cennetler</b></h3>
<p>Türkiye’nin turistik merkezlerinin dışında kalan ve henüz geniş kitleler tarafından keşfedilmemiş pek çok doğal ve tarihi alan bulunur. Bu bölgeler, sadeliği ve doğallığıyla öne çıkar ve alternatif turizm anlayışını destekler. Mardin, taş yapıları, dar sokakları ve Süryani kültürüyle bambaşka bir atmosfer sunar. Gündoğumu ve gün batımında şehrin altın rengine bürünmesi, ziyaretçilerine unutulmaz manzaralar sunar. Kaz Dağları, oksijen oranıyla dünyanın en zengin bölgeleri arasında yer alırken; mitolojik öykülerde de adı geçen bir doğa harikasıdır. Trekking, kampçılık ve organik köy yaşamı gibi aktivitelerle doğayla iç içe bir tatil vadeder. Salda Gölü, &#8220;Türkiye&#8217;nin Maldivleri&#8221; olarak anılsa da aslında çok daha fazlasıdır. Beyaz kumsalı ve turkuaz rengi suyuyla dikkat çeken göl, aynı zamanda Mars yüzeyiyle benzerlik taşıyan minerallere sahiptir. Ihlara Vadisi, Melendiz Çayı’nın şekillendirdiği, yaklaşık 14 kilometre uzunluğunda bir doğa mucizesidir. Vadi boyunca yer alan kaya kiliseler, fresklerle süslenmiş duvarlarıyla dikkat çeker. Sessizliği ve mistik atmosferi, meditasyon ya da doğa yürüyüşü yapmak isteyenlere ideal bir ortam sunar.</p>
<p>Bu yerel mucizeler, Türkiye’nin sadece büyük şehirlerinden ibaret olmadığını; aksine her köşesinin ayrı bir değer taşıdığını gösterir. Türkiye, geçmişin mirası ile doğanın cömertliğini harmanlayan eşsiz bir ülkedir. Antik çağlardan bugüne uzanan tarihi yapıları, farklı iklim bölgelerine sahip coğrafyası ve kültürel çeşitliliği ile her ziyaretçisine farklı bir hikâye anlatır. İstanbul’un kalabalık caddelerinden Karadeniz’in sisli yaylalarına, Akdeniz’in masmavi koylarından Doğu’nun mistik dağlarına kadar uzanan bu coğrafya, her gezginin ruhuna dokunacak bir durak sunar. Teknevia gibi modern seyahat platformlarının sunduğu hizmetler sayesinde artık bu güzelliklere ulaşmak, kişiselleştirilmiş rotalar oluşturmak ve unutulmaz deneyimler yaşamak daha kolay. İster bir <a href="https://www.teknevia.com/tekne-turu">tekne turu</a> ile Ege’nin koylarında süzülen bir gün, ister bir dağ yamacında sessiz bir yürüyüş… Türkiye, aradığınız her deneyimi kendi doğasında ve tarihinin derinliklerinde sunmaya hazır.</p>
</div>
</div>
<div class="d-flex justify-content-end">Bir metnin (boşluklu) karakter sayısı : 9588</div>
</section>
<div id="clipboard-content" class="wp-preview__clipboard">
<p>Türkiye, binlerce yıl öncesine dayanan tarihiyle ve dört mevsimi bir arada sunan eşsiz doğasıyla adeta açık hava müzesi niteliğinde bir ülkedir. Doğu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e uzanan bu geniş coğrafyada her bölge, hem doğal hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini büyülemeyi başarır. Antik uygarlıkların izlerini taşıyan kalıntılardan turkuaz rengine sahip koylara, lavanta tarlalarından peri bacalarına kadar sayısız güzellik, bu toprakları keşfetmek isteyenler için birer hazine niteliğindedir.</p>
<h3><b>Tarihin İzinde: Antik Kentlerden Osmanlı’ya Uzanan Zenginlik</b></h3>
<p>Anadolu coğrafyası, binlerce yıldır insanlık tarihine ev sahipliği yapıyor. Hititler, Lidyalılar, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar gibi birçok uygarlık, Türkiye topraklarında izler bırakmıştır. Bu nedenle ülkenin dört bir yanı antik kentler, kaleler, saraylar ve külliyelerle çevrilidir. İzmir’in Selçuk ilçesindeki Efes Antik Kenti, Roma döneminin ihtişamını bugüne taşıyan en önemli arkeolojik alanlardan biridir. Celsus Kütüphanesi, Büyük Tiyatro ve Artemis Tapınağı gibi yapılar, bu bölgenin tarihi önemini gözler önüne serer. Benzer şekilde Antalya’daki Aspendos Tiyatrosu ve Termessos Antik Kenti, hem mimari hem de tarihi açıdan dikkat çeken yapılar arasındadır.</p>
<p>Osmanlı dönemine ait eserler ise özellikle İstanbul, Edirne ve Bursa’da yoğunlaşır. İstanbul’daki Topkapı Sarayı, Süleymaniye Camii ve Ayasofya, dünya tarihinin simgesel yapıları arasındadır. Bursa’da yer alan Yeşil Türbe ve Ulu Camii ile Edirne’deki Selimiye Camii, Osmanlı’nın sanatsal ve kültürel mirasını yansıtan yapılardır. Bu eserler sadece mimari anlamda değil, aynı zamanda dönemin sosyal, dini ve politik yapısını da anlamamıza olanak sağlar. Türkiye’nin tarihi güzellikleri, zaman içinde birçok medeniyetin bir arada yaşadığına dair önemli ipuçları sunar.</p>
<h3><b>Doğanın Kalbinde: Türkiye’nin Eşsiz Coğrafi Mirası</b></h3>
<p>Türkiye’nin doğası, kıta sınırlarını aşan bir çeşitliliğe sahiptir. Karadeniz’in yemyeşil yaylalarından Akdeniz’in sıcak koylarına, Doğu Anadolu’nun yüksek dağlarından İç Anadolu’nun altın sarısı bozkırlarına kadar ülke adeta bir coğrafya atlası gibidir. Her bölge, kendine has bir iklim, flora ve fauna zenginliğine sahiptir ve bu durum Türkiye&#8217;yi sadece gezginler için değil, doğa bilimcileri ve çevreciler için de cazibe merkezi haline getirir.</p>
<p>Nevşehir, Kayseri ve Aksaray üçgeninde yer alan Kapadokya, peribacaları, yer altı şehirleri, kaya oyma kiliseleri ve balon turlarıyla hem yerli hem de yabancı turistlerin gözdesi olmuş bir bölgedir. Binlerce yıl boyunca volkanik faaliyetlerin şekillendirdiği bu doğa harikası alan, aynı zamanda insanoğlunun doğayla nasıl bir uyum içinde yaşayabileceğini gözler önüne serer. Göreme, Uçhisar, Avanos ve Ortahisar gibi yerleşim yerleri; taş mimarisi, üzüm bağları ve kültürel etkinlikleriyle Kapadokya deneyimini daha da derinleştirir.</p>
<p>Karadeniz Bölgesi, yılın büyük bir bölümünde yeşilin onlarca tonunu sunan yaylalarıyla tanınır. Ayder Yaylası, Uzungöl, Pokut ve Huser Yaylası, sisle kaplı dağ manzaraları ve serin havasıyla doğaseverlerin uğrak noktaları arasında yer alır. Yalnızca manzaraları değil; yöresel mimarisi, ahşap evleri, geleneksel yayla şenlikleri ve yerel mutfağıyla da ziyaretçilerine zengin bir kültürel deneyim sunar. Rize ve Artvin’deki yaylalar ise doğa yürüyüşü (trekking), yamaç paraşütü ve fotoğrafçılık gibi aktiviteler için doğal birer parkur niteliğindedir.</p>
<p>Akdeniz ve Ege kıyıları ise mavi ile yeşilin iç içe geçtiği bir doğa harikasıdır. Fethiye, Datça, Kaş, Göcek ve Marmaris, hem berrak suları hem de koylarıyla dikkat çeker. Turkuaz rengiyle ünlü bu kıyılar, çam ormanlarıyla çevrili bakir koylarıyla doğanın en saf halini sunar. Özellikle yaz aylarında yapılan tekne turları, deniz tutkunlarına sadece yüzmekle kalmayıp, aynı zamanda tarih ve doğayla iç içe bir yolculuk yapma imkânı verir. Bu bölgelerde rotaları kişiselleştirmek ve farklı deneyimler oluşturmak isteyenler için <a href="https://www.teknevia.com/">Teknevia</a> gibi yerel platformlar devreye girer. Bu sayede geleneksel turizm kalıplarının dışına çıkılarak daha özgün, esnek ve doğayla uyumlu tatil planları yapılabilir.</p>
<p>İç Anadolu Bölgesi, her ne kadar bozkır görüntüsüyle tanınsa da aslında içerisinde gizli kalmış birçok doğal oluşuma da ev sahipliği yapar. Tuz Gölü, Türkiye’nin en büyük ikinci gölü olarak yaz aylarında adeta bir beyaz çöl görünümüne bürünür. Gölde yürümek, fotoğraf çekmek ve flamingoları izlemek benzersiz bir deneyim sunar. Nallıhan Kuş Cenneti ise özellikle kuş gözlemcileri için bölgenin doğal yaşam zenginliğini gözler önüne serer.</p>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek dağları ve soğuk iklimi ise bambaşka bir doğa profili sunar. Nemrut Dağı, zirvesinde yer alan devasa heykelleriyle sadece arkeolojik değil aynı zamanda görsel bir şölen sunar. Gün doğumunda Nemrut’un tepesinde olmak, insanın doğa karşısındaki küçüklüğünü ve tarihin derinliğini aynı anda hissettiren bir deneyimdir. Van Gölü ise Türkiye’nin en büyük gölü olmasının yanı sıra çevresindeki zengin ekosistemle dikkat çeker. Gölün ortasında yer alan Akdamar Adası ve üzerindeki tarihi kilise, hem doğa hem kültür turizmi açısından önemli bir destinasyondur. Kış aylarında bölge kayak turizmiyle de öne çıkar; Palandöken ve Sarıkamış kayak merkezleri, hem yurt içinden hem de yurt dışından ziyaretçileri ağırlar.</p>
<p>Türkiye’nin doğası sadece görsel bir şölen sunmaz; aynı zamanda tarım, ekoturizm, macera turizmi ve doğa sporları açısından da büyük potansiyel taşır. Dağ bisikleti, rafting, kampçılık, kaya tırmanışı, kuş gözlemciliği gibi birçok aktivite için uygun alanlar mevcuttur. Bu çeşitlilik, Türkiye’yi sadece klasik tatil anlayışıyla değil, sürdürülebilir ve deneyim odaklı seyahatler açısından da öne çıkarır.</p>
<p>Türkiye’nin coğrafi mirası yalnızca dört mevsimi bir arada yaşatmakla kalmaz; aynı zamanda her mevsimde farklı bir yüzünü göstererek insanı tekrar tekrar keşfe davet eder. Doğal güzellikleri, coğrafi çeşitliliği ve yerel kültürleriyle birleştiğinde ise ortaya dünya çapında bir zenginlik çıkar. Bu nedenle Türkiye, doğanın kalbinde bir yolculuk yapmak isteyen herkes için eşsiz bir noktadır.</p>
<h3><b>UNESCO Miraslarıyla Kültürel Yolculuk</b></h3>
<p>Türkiye, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren pek çok değere sahiptir. Bu liste, hem doğal hem de kültürel mirasları kapsar ve dünya çapında korunması gereken alanları ifade eder. Türkiye’de yer alan 20’den fazla alan, bu prestijli listede yer almaktadır. Bunların başında İstanbul’un Tarihi Yarımadası gelir. Ayasofya, Sultanahmet Camii ve Hipodrom alanı, hem Bizans hem de Osmanlı döneminden kalma eserleriyle tarihi derinliği olan bir bölgedir. Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, doğal oluşumlar ile tarihi yapıların birleştiği nadir alanlardan biridir.</p>
<p>Hattuşa (Boğazkale), Hitit İmparatorluğu’nun başkentidir ve Anadolu’da ilk yazılı antlaşmanın yapıldığı yer olarak bilinir. Safranbolu ise Osmanlı sivil mimarisinin günümüze taşındığı nadir şehirlerden biridir. Dar sokakları, konakları ve ahşap evleriyle Türkiye’nin kültürel mirasının somut bir temsilcisidir. Pamukkale-Hierapolis, travertenleri ve antik kentiyle hem doğa hem tarih tutkunlarını cezbeden bir başka UNESCO alanıdır. Pamukkale’nin beyaz merdiven şeklindeki travertenlerinde yürümek, Hierapolis’in antik tiyatrosunu gezmek, adeta geçmişle bugün arasında bir yolculuk yapmak gibidir. UNESCO Mirasları, sadece turistik alanlar değil; aynı zamanda kültürel kimliğin korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından da büyük önem taşır.</p>
<h3><b>Yerel Mucizeler: Keşfedilmeyi Bekleyen Doğal Cennetler</b></h3>
<p>Türkiye’nin turistik merkezlerinin dışında kalan ve henüz geniş kitleler tarafından keşfedilmemiş pek çok doğal ve tarihi alan bulunur. Bu bölgeler, sadeliği ve doğallığıyla öne çıkar ve alternatif turizm anlayışını destekler. Mardin, taş yapıları, dar sokakları ve Süryani kültürüyle bambaşka bir atmosfer sunar. Gündoğumu ve gün batımında şehrin altın rengine bürünmesi, ziyaretçilerine unutulmaz manzaralar sunar. Kaz Dağları, oksijen oranıyla dünyanın en zengin bölgeleri arasında yer alırken; mitolojik öykülerde de adı geçen bir doğa harikasıdır. Trekking, kampçılık ve organik köy yaşamı gibi aktivitelerle doğayla iç içe bir tatil vadeder. Salda Gölü, &#8220;Türkiye&#8217;nin Maldivleri&#8221; olarak anılsa da aslında çok daha fazlasıdır. Beyaz kumsalı ve turkuaz rengi suyuyla dikkat çeken göl, aynı zamanda Mars yüzeyiyle benzerlik taşıyan minerallere sahiptir. Ihlara Vadisi, Melendiz Çayı’nın şekillendirdiği, yaklaşık 14 kilometre uzunluğunda bir doğa mucizesidir. Vadi boyunca yer alan kaya kiliseler, fresklerle süslenmiş duvarlarıyla dikkat çeker. Sessizliği ve mistik atmosferi, meditasyon ya da doğa yürüyüşü yapmak isteyenlere ideal bir ortam sunar.</p>
<p>Bu yerel mucizeler, Türkiye’nin sadece büyük şehirlerinden ibaret olmadığını; aksine her köşesinin ayrı bir değer taşıdığını gösterir. Türkiye, geçmişin mirası ile doğanın cömertliğini harmanlayan eşsiz bir ülkedir. Antik çağlardan bugüne uzanan tarihi yapıları, farklı iklim bölgelerine sahip coğrafyası ve kültürel çeşitliliği ile her ziyaretçisine farklı bir hikâye anlatır. İstanbul’un kalabalık caddelerinden Karadeniz’in sisli yaylalarına, Akdeniz’in masmavi koylarından Doğu’nun mistik dağlarına kadar uzanan bu coğrafya, her gezginin ruhuna dokunacak bir durak sunar. Teknevia gibi modern seyahat platformlarının sunduğu hizmetler sayesinde artık bu güzelliklere ulaşmak, kişiselleştirilmiş rotalar oluşturmak ve unutulmaz deneyimler yaşamak daha kolay. İster bir <a href="https://www.teknevia.com/tekne-turu">tekne turu</a> ile Ege’nin koylarında süzülen bir gün, ister bir dağ yamacında sessiz bir yürüyüş… Türkiye, aradığınız her deneyimi kendi doğasında ve tarihinin derinliklerinde sunmaya hazır.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolunun-sakli-hazineleri-turkiyenin-dogal-ve-tarihi-guzellikleri-541070">Anadolu’nun Saklı Hazineleri: Türkiye’nin Doğal ve Tarihi Güzellikleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tutankhamun, Çocuk Firavunun Hazineleri&#8217; sergisine Ankaralılardan büyük ilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tutankhamun-cocuk-firavunun-hazineleri-sergisine-ankaralilardan-buyuk-ilgi-458626</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 08:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ankaralılardan]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[firavunun]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[sergisine]]></category>
		<category><![CDATA[tutankhamun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada ziyaretçi rekorları kıran ünlü “Tutankhamun Çocuk Firavunun Hazineleri” sergisi Ankara’da büyük ilgi gördü. Panora AVM’de ziyaretçilerini ağırlamaya devam eden sergi, 1 ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 10 bin kişi tarafından ziyaret edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tutankhamun-cocuk-firavunun-hazineleri-sergisine-ankaralilardan-buyuk-ilgi-458626">&#8216;Tutankhamun, Çocuk Firavunun Hazineleri&#8217; sergisine Ankaralılardan büyük ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>60 yıldan uzun bir süredir dünyanın önemli metropollerini dolaşan ve 40 milyondan fazla ziyaretçiyle rekorlar kıran “Tutankhamun Çocuk Firavunun Hazineleri Sergisi” Ankara’da açıldığı ilk günden bugüne çocuklar, tarih severler ve aileler tarafından yoğun ilgi görüyor. 1 Nisan’da Ankara Panora AVM’de açılan sergiyi ilk 1 ayda yaklaşık 10.000 kişi ziyaret etti.</p>
<p>3300 yıl önce henüz 9 yaşında tahta geçen esrarengiz firavun Tutankhamun, trajik yaşam öyküsü, ünlü ölüm maskesi ve tabutu da dahil tümü som altından oluşan paha biçilemeyen eşyaları ve tam olarak çözülemeyen gizemleriyle 100 yıldır her yaştan milyonlarca insanın ilgisini çekmeye devam ediyor. </p>
<p>Mısır’daki Krallar Vadisi’nde keşfedilişinin 100. yıldönümünde Türkiye’de ilk kez İstanbul’da sergilenen ve şu anda Ankara’da yer alan “Tutankhamun Çocuk Firavunun Hazineleri Sergisi”, 20. Yüzyılın en önemli arkeolojik keşfi ve aynı zamanda tarihte keşfedilen en zengin ve en ilham verici antik kral hazinelerinden biri olarak görülüyor. Ankara’da son yılların en çok ilgi uyandıran kültür-sanat etkinliklerinden biri olan, özellikle tarih severler ve aileler tarafından yoğun ilgi gören sergi haftanın 7 günü açık ve 1 Haziran’a kadar ziyaret edilebiliyor.</p>
<p><strong>Sergide hangi eserler var?</strong></p>
<p>MÖ 1332 – MÖ 1323 yılları arasında hüküm süren Firavun Tutankhamun, Mısır&#8217;ın On Sekizinci Hanedanlığı&#8217;nın sonlarında babası Firavun Akhenaton’un saltanatı sırasında doğdu. Tutankhamun, tahta geçtiği sırada 9 yaşındaydı. 19 yaşında hayatını kaybeden Altın Firavun’un cesedi 70 gün içerisinde mumyalanarak, Luksor’daki Krallar Vadisi’nde 69 numaralı mezarlığa alınmış. İngiliz arkeolog ve Mısır bilimcisi Howard Carter, 1922’de Mısır’ın güneyinde yer alan Krallar Vadisi’nde keşfettiği Tutankhamun’a ait ihtişamlı hazine dünyada büyük bir yankı uyandırmış ve bulunan eserler Antik Mısır’ın simgesi haline gelmişti. Küçük Firavun’un hazineleri, eski Mısır uygarlığı tarihinin birçok yönünün aydınlanmasını sağladı. Mezarında bulunan tüm eşyaları som altından yapıldığı için ‘Altın Kral’ olarak da anılan Tutankhamun için düzenlenen sergide, hazineden özel seçilen 409 eserin birebir replikaları bulunuyor. </p>
<p>Sergide, değerli taşlarla süslenmiş dünyaca ünlü altın ölüm maskesi, üzerinde Mısır tanrıçaları İsis, Nephthys, Neith ve Selket tasvirlerinin bulunduğu tabut, tabutun içindeki mumya, altınla yaldızlanmış ahşaptan yapılmış yatak, savaş arabası, Tutankhamun’un eşi Kraliçe Ankhesenamun ile aşkını tasvir eden altın tahtı, çocuk kralı su aygırı avlarken tasvir eden heykeller, çeşitli mobilyalar, at arabası, ok ve yay gibi silahlar, Anadolu’ya düşen bir meteordaki demirden yapıldığı için “uzaydan gelen hançer” olarak adlandırılan silahı gibi ilginç eserler yer alıyor. Tutankhamun&#8217;un genç yaşta ölümünde de rol oynadığı ifade edilen genetik kusurlardan biri de onun bir ayağının aksamasına neden oluyordu. O nedenle mezarında bulunduğunda büyük hayret uyandıran bastonlarından örnekler ve daha yüzlerce parçanın replikaları bu heyecan verici sergide yer alıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tutankhamun-cocuk-firavunun-hazineleri-sergisine-ankaralilardan-buyuk-ilgi-458626">&#8216;Tutankhamun, Çocuk Firavunun Hazineleri&#8217; sergisine Ankaralılardan büyük ilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Olağanüstü bir Antik Mısır deneyimi sunan &#8216;Tutankhamun, Çocuk Firavunun Hazineleri&#8217; sergisi Ankara&#8217;da açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olaganustu-bir-antik-misir-deneyimi-sunan-tutankhamun-cocuk-firavunun-hazineleri-sergisi-ankarada-acildi-448700</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 14:10:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ankarada]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[firavunun]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[olağanüstü]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sunan]]></category>
		<category><![CDATA[tutankhamun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448700</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada ziyaretçi rekorları kıran ünlü “Tutankhamun Çocuk Firavunun Hazineleri” sergisi İstanbul’dan sonra Ankaralı sanatseverlerle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olaganustu-bir-antik-misir-deneyimi-sunan-tutankhamun-cocuk-firavunun-hazineleri-sergisi-ankarada-acildi-448700">Olağanüstü bir Antik Mısır deneyimi sunan &#8216;Tutankhamun, Çocuk Firavunun Hazineleri&#8217; sergisi Ankara&#8217;da açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Tüm dünyada ziyaretçi rekorları kıran ünlü “Tutankhamun Çocuk Firavunun Hazineleri” sergisi İstanbul’dan sonra Ankaralı sanatseverlerle buluştu. </span></strong></p>
<p><strong><span>Ankara Panora AVM’de 1 Haziran’a kadar sürecek olan serginin tanıtım toplantısında; ünlü tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, T.C. Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı, Mısır Büyükelçisi Amr El-Hamamy’nin ve Fas, Singapur, Norveç, Polonya, Sırbistan, Hırvatistan, Yunanistan Büyükelçilikleri dahil olmak üzere 30’a yakın Büyükelçi’nin katılımıyla açıldı. </span></strong><span> <strong> Prof. Dr. İlber Ortaylı, Tutankhamun, Çocuk Kral’ın Hazineleri isimli sergi hakkında, “20. Yüzyılın en büyük arkeolojik keşfi olan Tutankhamun hazinelerinin, tarihe, kültüre, sanata ilgi duyanların yanı sıra her yaştan öğrencinin de mutlaka görmesi gereken bir sergi olduğunu” söyledi.</strong></span></p>
<p><span>3300 yıl önce henüz 9 yaşında tahta geçen esrarengiz firavun Tutankhamun, trajik yaşam öyküsü, ünlü ölüm maskesi ve tabutu da dahil tümü som altından paha biçilemeyen eşyaları ve tam olarak çözülemeyen gizemleriyle 100 yıldır her yaştan milyonlarca insanın ilgisini çekmeye devam ediyor. 60 yıldan uzun bir süredir dünyanın önemli metropollerini dolaşan ve 40 milyondan fazla ziyaretçiyle rekorlar kıran “Tutankhamun, Çocuk Firavunun Hazineleri Sergisi” İstanbul’da ziyaretçilerini ağırladıktan sonra Ankaralı tarih, kültür ve sanatseverlerin beğenisine sunuldu.  </span></p>
<p><span>Ankara Panora AVM’de “Tutankhamun, Çocuk Firavunun Hazineleri Sergisi”nin tanıtımı için düzenlenen basın toplantısında, ünlü tarihçi ve yazar <strong>Prof. Dr. İlber Ortaylı</strong>, serginin organizatörü Level A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Tufan Zaman</strong> ve serginin, Mısır’ın akredite küratörlerinden <strong>Mohamed Atef Abdelshafy</strong> katılarak sergi hakkında bilgi verdiler. </span></p>
<p><strong><span>Büyükelçilerden Tutankhamun çıkarması </span></strong></p>
<p><span>Antik Mısır tarihinin en güçlü kültürel simgelerinden biri olan Firavun Tutankhamun için açılan dünyaca ünlü serginin tanıtımı için düzenlenen toplantıya, Mısır başta olmak üzere aralarında Norveç, Belçika, Yeni Zelanda, Polonya, Suudi Arabistan, Şili gibi ülkelerin de bulunduğu 30’a yakın ülkenin Ankara büyükelçileri ve diplomatik temsilcileri katıldı. Büyükelçiler Prof. İlber Ortaylı’yı ve Mısırlı küratör <strong>Mohamed Atef Abdelshafy’</strong>yi ilgiyle dinledikten sonra dünyanın en çok ziyaret edilen sergisindeki eserleri inceleme fırsatı buldular. </span></p>
<p><strong><span>Mısır Büyükelçisi Amr El-Hamamy: Binlerce yıllık medeniyetimiz tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor</span></strong></p>
<p><span>Toplantıya katılan <strong>Mısır Büyükelçisi Amr Soliman Abdelmeguid El-Hamamy </strong>ise<strong> “</strong>Türk halkının Mısır’ı ziyaretinde tamamını görebileceği Kral Tutankhamun’un hazinelerinin sadece küçük bir kısmı bu sergi ile getirildi. Binlerce yıl öncesine dayanan medeniyetimiz, harikalarıyla halen tüm dünyayı hayrete düşürmeye ve etkilemeye devam ediyor” dedi.</span></p>
<p><span> </span><strong><span>“Antik Mısır, Nil deltasının zenginliğinin yarattığı ihtişamlı uygarlık”</span></strong></p>
<p><span>Tarihteki en önemli uygarlıklardan biri olan Antik Mısır ve Tutankhamun’un bu görkemli uygarlıktaki yeri ve önemi hakkında değerli bilgiler veren<strong> Prof. Dr. İlber Ortaylı</strong>, şunları söyledi:</span></p>
<p><span>“Medeniyet Yunanla başlamıyor, Mezopotamya’yla başlıyor ama devamlılık ve tutarlılık açısından Nil ve Nil deltasının zenginliği Mısır gibi böyle ihtişamlı bir medeniyet yarattı. Tutankhamun Mısır tarihinin sarsıntılı bir döneminde tahta geçti. Tutankmamun’un babası Akhenaton (ya da IV. Amenhotep olarak da bilinir) Mısır yeni dönem 18. hanedanının bir firavunudur.  Krallığının 6. yılında yüz yıllardır Mısır&#8217;ın başkenti olan Teb&#8217;i terk ederek bugün Tel el Amarna olarak bilinen el değmemiş topraklarda yeni bir başkent kurdu. Akhenaton, diğer tanrılara olan inancı yok etmek ve Aton dinini yerleştirmek için tapınaklardan diğer tanrıların isimlerini sildirdi. Aton, Babilonya’dan Mısır’a geçtiği düşünülen Güneşle ilgili bir tek tanrıdır. Tek tanrılı İbrani dinlerinin başlangıcı sayılabilir. Bilinen en önemli eşlerinden biri de Mitanni prensesi Nefertiti idi. Akhenaton tahttan indirildikten sonra onun oğullarından biri olan Tutankhamun 9 yaşında tahta geçti. Erken yaşta da öldü. Onun döneminde Mısır çok tanrılı eski dinine geri döndü. Amon rahiplerine de itibarları iade edildi. Fakat şurası bir gerçektir ki Tutankhamun’un 20. Yüzyılda mezarının bulunuşu ve Mısır medeniyetini aksettirişi dolayısıyla bizim en çok bildiğimiz firavundur.”</span></p>
<p><span>Mısır’daki kral mezarları olan Keops, Kefren ve Mikerinos isimli üç büyük piramitteki mezarlarda firavunlara ait hiçbir şey bulunamadığını çünkü tamamının soyulduğunu belirten Prof. Ortaylı, Tutankhamun’un yer altında bulunan mezarının mükemmel biçimde korunduğunu ve 1922’de İngiliz Arkeolog Howard Carter tarafından bulunduğunda, mezarı soyulmadan hazineleri günümüze ulaşan tek firavun olması bakımdan da önemli olduğunu kaydetti. </span></p>
<p><strong><span>“Dünyada rekorlar kıran sergiyi şimdi de Ankaralılarla buluşturmaktan mutluyuz”</span></strong></p>
<p><strong><span>Level A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve “Tutankhamun, Çocuk Firavunun Hazineleri Sergisi”nin organizatörü olan Tufan Zaman</span></strong><span> ise dünyanın en önemli metropollerinde ziyaretçi rekorları kıran bu sergiyi Türkiye’ye getirmekten büyük mutluluk duyduğunu belirterek şu bilgileri verdi:</span></p>
<p><span>“Türkiye’de ilk olarak İstanbul’da açtığımız sergimiz büyük ilgi gördü. Şimdi ise Ankara’da açmaktan dolayı çok mutluyuz. Sergide firavun Tutankhamun’un mezar odasından çıkan som altın tabutu, altın ve değerli taşlardan yapılmış dünyaca ünlü ölüm maskesi, savaş arabası, silahları, bastonları, mobilyaları gibi günlük eşyaları arasından seçilmiş paha biçilmez 400’ün üzerinde eserin, Mısır’ın akredite sanatçıları tarafından özenle üretilen birebir replikaları yer alıyor. Sergi, ziyaretçilerini Tutankhamun’un hazinelerinin 1922’de İngiliz arkeolog Howard Carter tarafından bulundukları zamanki gibi Antik Mısır’ın gizemlerini keşif yolculuğuna çıkaracak. Sergi boyunca Antik Mısır ve Tutankhamun ile ilgili Arkeolog Howard Carter’ın günlüklerine dayanan video ve projeksiyon gösterileri ile benzersiz bir deneyim sunuyoruz. Sergide hazineye ait 400’ün üzerinde eserin yanı sıra ünlü firavunun gizemli hikâyesi ve Antik Mısır’a dair yeniden kurgulanan görsel unsurlar yer alıyor. Her yaştan ziyaretçiler bu sayede Tutankhamun’un yaşamına yakından tanıklık ederken bu gizemli ve görkemli yaşamı en ince ayrıntısına kadar gözlemleyebilecek.”</span></p>
<p><strong><span>Tutankhamun’un aşk hikâyesi ve hazineleri</span></strong></p>
<p><span>Serginin Mısırlı küratörü <strong>Mohamed Atef Abdelshafy </strong>ise toplantıda şunları söyledi: “Kral Tutankhamun&#8217;un hazinelerinin önemi çok büyük ve bugün buraya kadar gelmesi ve sizlerle buluşması bizler için de büyük önem taşıyor. Buraya teşrif eden tüm misafirlerimizle 3 hikâyeye tanıklık edeceğiz. Bunlardan birincisi Kral Tutankhamun ve eşi Kraliçe Ankhesenamun’un aşk hikayesi. İkincisi hazinenin keşfedilme hikayesi… İngiliz Arkeolog Howard Carter’ın 100 yıl önce hazineyi nasıl keşfettiği ve dünyaya nasıl sunduğunun hikâyesi… Üçüncü ve son olarak Tutankhamun’un mezarı ile ilgili. Mezarın dört odası, tümü som altından eşyalar ve hazineler&#8230; Buraya gelen insanlar Kral Tut&#8217;un eşyalarını ve hazinelerini sanki Mısır&#8217;daki gerçek müzeyi ziyaret etmiş gibi deneyimleme ve görme fırsatına erişecek.”</span></p>
<p><strong><span>Sergide hangi eserler var?</span></strong></p>
<p><span>MÖ 1332 – MÖ 1323 yılları arasında hüküm süren Firavun Tutankhamun, Mısır&#8217;ın On Sekizinci Hanedanlığı&#8217;nın sonlarında babası Firavun Akhenaton’un saltanatı sırasında doğdu. </span><span>Tutankhamun, tahta geçtiği sırada 9 yaşındaydı. 19 yaşında hayatını kaybeden Altın Firavun’un cesedi 70 gün içerisinde mumyalanarak, Luksor’daki Krallar Vadisi’nde 69 numaralı mezarlığa alınmış. </span><span>İngiliz arkeolog ve Mısır bilimcisi Howard Carter, 1922’de Mısır’ın güneyinde yer alan Krallar Vadisi’nde keşfettiği Tutankhamun’a ait ihtişamlı hazine dünyada büyük bir yankı uyandırmış ve bulunan eserler Antik Mısır’ın simgesi haline gelmişti. Küçük Firavun’un hazineleri, eski Mısır uygarlığı tarihinin birçok yönünün aydınlanmasını sağladı. Mezarında bulunan tüm eşyaları som altından yapıldığı için ‘Altın Kral’ olarak da anılan Tutankhamun için düzenlenen sergide, hazineden özel seçilen 409 eserin birebir replikaları bulunuyor. </span></p>
<p><span>Sergide, değerli taşlarla süslenmiş dünyaca ünlü altın ölüm maskesi, üzerinde Mısır tanrıçaları İsis, Nephthys, Neith ve Selket tasvirlerinin bulunduğu tabut,</span> tabutun içindeki mumya, <span>altınla yaldızlanmış ahşaptan yapılmış yatak, savaş arabası, Tutankhamun’un eşi Kraliçe Ankhesenamun ile aşkını tasvir eden altın tahtı, çocuk kralı su aygırı avlarken tasvir eden heykeller, çeşitli mobilyalar, at arabası, ok ve yay gibi silahlar, Anadolu’ya düşen bir meteordaki demirden yapıldığı için “uzaydan gelen hançer” olarak adlandırılan silahı gibi ilginç eserler yer alıyor. Tutankhamun&#8217;un genç yaşta ölümünde de rol oynadığı ifade edilen genetik kusurlardan biri de onun bir ayağının aksamasına neden oluyordu.  O nedenle mezarında bulunduğunda büyük hayret uyandıran bastonlarından örnekler ve daha yüzlerce parçanın replikaları bu heyecan verici sergide yer alıyor.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olaganustu-bir-antik-misir-deneyimi-sunan-tutankhamun-cocuk-firavunun-hazineleri-sergisi-ankarada-acildi-448700">Olağanüstü bir Antik Mısır deneyimi sunan &#8216;Tutankhamun, Çocuk Firavunun Hazineleri&#8217; sergisi Ankara&#8217;da açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tutankhamun, Çocuk Kral&#8217;ın Hazineleri&#8217; sergisi öğrencileri bekliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tutankhamun-cocuk-kralin-hazineleri-sergisi-ogrencileri-bekliyor-365235</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 13:14:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[kralın]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[tutankhamun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365235</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada ziyaretçi rekorları kıran ünlü “Tutankhamun Çocuk Kral’ın Hazineleri” sergisi UNIQ Expo İstanbul’da ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tutankhamun-cocuk-kralin-hazineleri-sergisi-ogrencileri-bekliyor-365235">&#8216;Tutankhamun, Çocuk Kral&#8217;ın Hazineleri&#8217; sergisi öğrencileri bekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm dünyada ziyaretçi rekorları kıran ünlü “Tutankhamun Çocuk Kral’ın Hazineleri” sergisi UNIQ Expo İstanbul’da ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Çocukların ve her yaştan insanların ilgisini çeken sergi, 1500 metrekarelik büyük bir alanda misafirlerini öğretici ve keyifli bir keşfe çıkarıyor. </strong></p>
<p><strong>3300 yıl önce henüz 9 yaşında tahta geçen ve 19 yaşında esrarengiz biçimde ölen firavun Tutankhamun’un, mezar odasından çıkan som altın tabutu, altın ve değerli taşlardan yapılmış dünyaca ünlü ölüm maskesi, savaş arabası, silahları, bastonları gibi paha biçilemez 400’ün üzerinde eserin birebir replikalarının yer aldığı sergi, mayıs ayı sonuna kadar ziyarete açık…</strong></p>
<p><strong>Ayrıca nisan ayı boyunca sergiyi ziyaret etmek isteyen öğrencilere sadece sergi gişesinde geçerli olmak üzere yüzde 15 indirim uygulanacak.</strong></p>
<p>60 yıldan uzun bir süredir dünyanın önemli metropollerini dolaşan ve 40 milyondan fazla ziyaretçiyle rekorlar kıran “Tutankhamun, Çocuk Kral’ın Hazineleri Sergisi” açıldığı ilk günden bugüne çocuklar, tarih severler ve aileler tarafından yoğun ilgi görüyor. Ara tatil ve bayram tatilinin birleşmesiyle aileler için hem öğretici hem de keyifle vakit geçirilecek etkinliklerin başında gelen sergi ayrıca eğitici ve gizem dolu bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.</p>
<p>Mısır’daki Krallar Vadisi’nde keşfedilişinin 100. yıldönümünde Türkiye’de ilk kez sergilenen “Tutankhamun, Çocuk Kral’ın Hazineleri Sergisi”, 20. Yüzyılın en önemli arkeolojik keşfi ve aynı zamanda tarihte keşfedilen en zengin ve en ilham verici antik kral hazinelerinden biri olarak görülüyor. İstanbul’da son yılların en çok ilgi uyandıran kültür-sanat etkinliklerinden biri olan, özellikle tarih severler ve aileler tarafından yoğun ilgi gören sergi haftanın 6 günü açık ve mayıs ayı sonuna kadar ziyaret edilebiliyor. </p>
<p>Ayrıca nisan ayı boyunca sergiyi ziyaret etmek isteyen öğrencilere sadece sergi gişesinde geçerli olmak yüzde 15 indirim uygulanacak.</p>
<p><strong>Biletler Biletix ve Mobilet platformlarında</strong></p>
<p>Pazartesi günleri hariç haftanın her günü açık olan sergi, hafta arası 11:30 – 18:00, hafta sonları ise 10:30 – 20:30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Serginin biletlerine Biletix ve Mobilet bilet platformlarından ulaşabiliyor.</p>
<p><strong>Sergide hangi eserler var?</strong></p>
<p>M.Ö. 1332 – M.Ö. 1323 yılları arasında hüküm süren Firavun Tutankhamun, Mısır&#8217;ın On Sekizinci Hanedanlığı&#8217;nın sonlarında babası Firavun Akhenaton’un saltanatı sırasında doğdu. Tutankhamun, tahta geçtiği sırada 9 yaşındaydı. 19 yaşında gizemli biçimde hayatını kaybeden Altın Firavun’un cesedi 70 gün içerisinde mumyalanarak, Luksor’daki Krallar Vadisi’nde 69 numaralı mezarlığa  alınmış. İngiliz arkeolog ve Mısır bilimcisi Howard Carter, 1922’de Mısır’ın güneyinde yer alan Krallar Vadisi’nde keşfettiği Tutankhamun’a ait ihtişamlı hazine dünyada büyük bir yankı uyandırmış ve bulunan eserler Antik Mısır’ın simgesi haline gelmişti. Küçük Firavun’un hazineleri, eski Mısır uygarlığı tarihinin birçok yönünün aydınlanmasını sağladı. Mezarında bulunan tüm eşyaları som altından yapıldığı için ‘Altın Kral’ olarak da anılan Tutankhamun için düzenlenen sergide, hazineden özel seçilen 409 eserin birebir replikaları bulunuyor.</p>
<p>Sergide, değerli taşlarla süslenmiş dünyaca ünlü altın ölüm maskesi, üzerinde Mısır tanrıçaları İsis, Nephthys, Neith ve Selket tasvirlerinin bulunduğu tabut, tabutun içindeki mumya, altınla yaldızlanmış ahşaptan yapılmış yatak, savaş arabası, Tutankhamun’un eşi Kraliçe Ankhesenamun ile aşkını tasvir eden altın tahtı, çocuk kralı su aygırı avlarken tasvir eden heykeller, çeşitli mobilyalar, at arabası, ok ve yay gibi silahlar, Anadolu’ya düşen bir meteordaki demirden yapıldığı için “uzaydan gelen hançer” olarak adlandırılan silahı gibi pek çok ilginç eserler yer alıyor. Tutankhamun&#8217;un genç yaşta ölümünde de rol oynadığı ifade edilen genetik kusurlardan biri de onun bir ayağının aksamasına neden oluyordu.   O nedenle mezarında bulunduğunda büyük hayret uyandıran bastonlarından örnekler ve daha yüzlerce parçanın replikaları bu heyecan verici sergide yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tutankhamun-cocuk-kralin-hazineleri-sergisi-ogrencileri-bekliyor-365235">&#8216;Tutankhamun, Çocuk Kral&#8217;ın Hazineleri&#8217; sergisi öğrencileri bekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
