<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hayatta | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hayatta/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hayatta</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jan 2026 08:12:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hayatta | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hayatta</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ölmesi Gereken Hücreler Hayatta Kalırsa Ne Olur</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olmesi-gereken-hucreler-hayatta-kalirsa-ne-olur-606570</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[hücreler]]></category>
		<category><![CDATA[kalırsa]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[ölmesi]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606570</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlanma araştırmalarında son yıllarda dikkat çeken başlıklardan biri, vücutta biriken ve halk arasında “zombi hücreler” olarak adlandırılan senesans hücreleri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olmesi-gereken-hucreler-hayatta-kalirsa-ne-olur-606570">Ölmesi Gereken Hücreler Hayatta Kalırsa Ne Olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanma araştırmalarında son yıllarda dikkat çeken başlıklardan biri, vücutta biriken ve halk arasında “zombi hücreler” olarak adlandırılan senesans hücreleri. Bu hücreler, çoğalma yeteneğini kaybetmesine rağmen dokuda kalmaya devam ediyor. Peki bu hücreler bizi koruyor mu, yoksa yaşlandırıyor mu? <strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong> bu belirsizliğe dikkat çekerek, “Senesans hücreleri bugün için ne tamamen ‘’iyi’’ ne de tamamen ‘kötü’ olarak tanımlanabilir. Asıl mesele bu hücrelerin yaşlanma sürecinde nasıl, ne zaman ve ne ölçüde devreye girdiğini doğru anlamak ve süreci abartıdan uzak, bilimsel veriler ışığında yönetmektir” değerlendirmesinde bulunuyor.</p>
<p><strong>Hücreler Ölmezse Ne Olur?</strong></p>
<p>Her gün vücudumuzda milyonlarca hücremizin DNA hasarı, çevresel stres, toksinler ve yaşa bağlı süreçler nedeniyle yıprandığını belirten <strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Sağlıklı işleyen bir sistemde bu hücreler ya onarılır ya da kontrollü bir şekilde devre dışı bırakılarak yerlerini yeni hücrelere bırakır. Zombi hücreler olarak da adlandırılan senesans hücreleri ise bu doğal döngünün dışında kalır; çoğalma yeteneklerini kaybetmelerine rağmen ölmezler ve sağlıklı hücreler gibi işlev görmezler. Yani normalde yaşam döngüsünü tamamlaması gereken bir hücrenin sistem içinde tutunmaya devam etmesidir. Başlangıçta bu mekanizmanın, tümör oluşumunu engelleyen ve doku bütünlüğünü koruyan bir savunma refleksi olduğu düşünülür. Ancak bu hücrelerin zamanla dokularda birikmesi, yaşlanma sürecini hızlandıran ve çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayan bir tabloya dönüşebilir” diyor. </p>
<p><strong>Yaşlanmanın Nedeni mi Yoksa İyileştirici Güç mü? </strong></p>
<p>SASP (Senescence-Associated Secretory Phenotype) olarak adlandırılan süreçte, zombi hücrelerin bulundukları dokuda iltihaplanmayı artıran maddeler, doku yıkımına yol açabilen enzimler ve hücreler arası sinyalleşmeyi etkileyen büyümeyi düzenleyici proteinler salgılayabildiğini söyleyen Dr. Erkan Sarıyıldız, “Bu durum, çevredeki sağlıklı hücrelerin yapısını ve normal işlevlerini bozabiliyor. Klinik çalışmalarda bu hücrelerin vücutta uzun süre kalmasının; kalıcı iltihaplanma, doku yenilenmesinde yavaşlama, bağışıklık sistemi performansında düşüş, metabolik dengenin bozulması ve insülin direnci ile yaşla ilişkili hastalık risklerinde artış gibi süreçlerle ilişkili olabileceği gösterildi” diyor. </p>
<p><strong>Zombi Hücreler Yok Edilmeli mi? </strong></p>
<p>Bununla birlikte senesans hücrelerinin yalnızca olumsuz süreçlerle ilişkilendirildiğini söylemenin de doğru olmadığını ifade eden <strong>Acıbadem Life Danışmanı Dr. Erkan Sarıyıldız,</strong> “Araştırmalar, bazı koşullarda bu hücrelerin doku bütünlüğünün korunmasına katkı sağlayabildiğini, ani stres durumlarında hasarın sınırlandırılmasına yardımcı olabildiğini ve yara iyileşmesinin düzenlenmesinde rol oynayabildiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca senesans hücrelerinin, kontrolsüz hücre çoğalmasını baskılayarak tümör gelişimine karşı koruyucu mekanizmaları desteklediği de bilinmektedir. Bu nedenle söz konusu hücrelerin “tamamen yok edilmesi” yaklaşımı, güncel bilimsel veriler ışığında tartışmalı kabul edilmektedir. Mevcut çalışmalar, senesans hücrelerinin hedefli, kontrollü ve kişiye özel biçimde düzenlenmesinin, daha dengeli ve gerçekçi bir yaklaşım sunduğuna işaret etmektedir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Panik Olmalı mıyız?</strong></p>
<p>Bugün için klinik pratikte kabul görmüş bir ‘zombi hücre tedavi rehberi’ bulunmadığını söyleyen <strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Buna karşın düzenli fiziksel aktivite, yeterli ve kaliteli uyku, iltihaplanmayı azaltmaya yönelik beslenme modelleri ve metabolik risklerin kontrol altına alınması gibi yaşam tarzı temelli yaklaşımlar, senesans hücreleri üzerinde dolaylı ve destekleyici etkide bulunabilir. Bugün için ise senesans hücreleri panik yaratacak bir tıbbi başlık olmadığı gibi göz ardı edilmemesi gereken önemli bir biyolojik gerçekliktir” diyor. </p>
<p><strong>Bilim Zombi Hücreleri Araştırırken… </strong></p>
<p>Bugün için en uygulanabilir sağlıklı ve uzun yaşam yaklaşımının düzenli klinik izlem, metabolik risklerin yönetimi ve iltihaplanmayı azaltmayı hedefleyen sürdürülebilir yaşam tarzı stratejileri olduğunu ifade eden <strong>Acıbadem Life Danışmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Zombi hücrelerin tedavi edilip edilmemesi gerektiği ile ilgili yaklaşım standart kılavuzlara girecek mi? Bunu zaman gösterecek. Mevcut bilgiler ışığında en gerçekçi hedef, yaşlanma sürecini daha kontrollü, daha sağlıklı ve daha az hasarla yönetebilmek” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olmesi-gereken-hucreler-hayatta-kalirsa-ne-olur-606570">Ölmesi Gereken Hücreler Hayatta Kalırsa Ne Olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 17:26:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[yansıdı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587328</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” seyirciyle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328">Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” seyirciyle buluştu. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular”, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>GERÇEK MEKANLARDA ÇEKTİK</p>
<p>Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi. Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen Sunay Terzioğlu, “Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık” dedi. </p>
<p>‘HAZAL’ GÜÇLÜ BİR KARAKTER</p>
<p>Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakterini; “Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum. Çünkü başka bir seçeneği yok. Güçlü durmak zorunda. ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor” diye anlattı. </p>
<p>DOĞUDAN FRAGMANLAR İZLEYECİYLE BULUŞTU</p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “Doğudan Fragmanlar”ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. </p>
<p>Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden ‘Doğudan Fragmanlar’ filmi kendine özgü üslubuyla dikkat çekti. </p>
<p>Yönetmen Yazıcı, filminin sinema anlayışını şu sözlerle anlattı; “Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalda-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587328">Altın Portakal&#8217;da beyazperdeye hayatta kalma hikayeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 11:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyazperdeye]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yarısında]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmeni]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587175</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” bugün seyirci karşısındaydı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175">Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” bugün seyirci karşısındaydı. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden “Bağlar, Kökler ve Tutkular”, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası; yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi: “1992’de Bulgaristan’dan ailemle göç ettim buraya; 9 yaşındaydım. Beş yıl kaçak yaşadık. O yüzden bildiğim konular, bildiğim mekanlar. Karakterlerime yakın olduğuma ve filmi çekerken de karakterlerime doğru rehberlik ettiğime inanıyorum”</p>
<p>Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen, “Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık” diye konuştu.  </p>
<p>Bu ‘gerçekçi bakış’ı, filmin biçimsel özelliklerinde de sürdürmeyi amaçladıklarını dile getiren Terzioğlu, şunları söyledi: “Film montaj anlamında da farklı bir film; bakan bir göz gibi. Çünkü bu film 30 mm tek lensle çekildi. Çünkü belli bir mesafeden bakmak istedik. Ne yargılamak ne de uzak kalmak istedik. Hiç siyaha düşmüyoruz; başta açılıyor ve jenerikten sonra kapanıyor; gözün açılıp kapanması gibi”</p>
<p>“Sanat tarihine layık bir şeyler çekmek istiyorum”</p>
<p>Terzioğlu, çekimlerde ise gerilla taktiği ile çalışırken çok zorlandıklarından bahsetti: “Basmane’de çekim yaptık. Bir yandan oyuncularımızla çalışırken bir yandan kalabalığı kontrol etmeye çalışıyorduk. Çünkü gerçek mekanlarda, göçmenlerin yaşadığı evlerde çekim yaptık. Onlar odada gündelik hayatlarını yaşarken biz de yan tarafta çekimlere devam ediyorduk. Çekimlere İzmir’de başladık ama Erzincan’da bitirdik. İzmir’de aradığımız doğayı bulamadım. Şuna inanıyorum; sinema kaydedilen anlardır. Okuldan beri öğrendiğim ve yapmak istediğim şey, sanat tarihine layık bir şeyler çekebilmek” </p>
<p>Filmdeki sorunların çözümüne dair fikri sorulan yönetmen, “Hiçbir zaman karamsar bakmadım. Öyle olsaydı şu an bu filmi çekmiş ve karşınızda olamazdım. Yönetmen olarak amacım bu konuyu düşündürtebilmek. Karakterleri bir noktada bırakıyoruz ve sonrasını bilmiyoruz” dedi. </p>
<p>Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakteri üzerinden aynı soruyu şöyle cevaplandırdı: “Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum çünkü başka bir seçeneği yok; güçlü durmak zorunda. Ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor” </p>
<p>Sinema, hakikati arıyor: Doğudan Fragmanlar</p>
<p>Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “Doğudan Fragmanlar”ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. </p>
<p>Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden film, yönetmenin kendine özgü üslubuyla dikkat çekti ve yönetmene ilk olarak bu soruldu. Yazıcı, sinema üzerine düşüncelerini ve sinema dilini şöyle açıkladı: “Benim için film sanatı, sanat; özünde bir hikaye anlatma biçimi değil aynı zamanda bir zaman inşâ etme işi. Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım. Zaman; bir kader alanı, hakikatin temsil bulduğu bir alan ve mekân da oyuncuların içinde gidip geldikleri bir çerçeve değil zamanı inşâ eden, ona gerçeklik kazandıran, onu varlık haline taşıyan bir yer” </p>
<p>Yönetmenin sinema perspektifi doğrultusunda hazırlıkların da uzun sürdüğünü belirten yapımcı Mehpare Tanın, “Önce farklı mevsimlerde dört defa mekânları gezdik. Mekânların o mevsimlerde nasıl göründüğünü görmek istedi. Karın çok yoğun olabileceği, kardan çıkamama ihtimalimizi de öngörerek alternatif mekânlar belirledik” derken görüntü yönetmeni Vedat Oyan da birkaç ay süren bir ‘resim çalışması’ yaptıklarından bahsetti: “Referans aldığımız ressamlar vardı. Birçok ressamla başladık, eleyerek gittik ve günün sonunda Bruegel&#8217;i ayırdık. Bruegel&#8217;in tablolarında da karakter ve mekânın, zamanın içinde eridiğini, hiçliğin içerisinde gittiğini görürüz. Keza bizim karakterlerimiz de sürekli aynı mekânlarda dolanıp duruyor; sıfır çizgisine ulaşma ve bunun içinde erime hali var”</p>
<p>Filmin aslında neredeyse her unsuru, özel olarak en baştan tasarlanmış. Kurgucu Umut Sakallıoğlu bunlardan şöyle anlattı: “Şunun altını çizmek lazım: Arka planda bir savaş meselesi, insanî meseleler var. Film dilinde bunun için o yabancılaşmayı, gerginliği ve tedirginliği hep canlı tutmaya çalıştık. Filmdeki müzik kullanımları da alıştığımız kullanımlardan farklı. Görsel, grafik ve yazı kullanımları da farklı. İç mekânlara girilmemesi de bunların hepsi gibi aynı amaca hizmet ediyor. Bizim sinemamızda çok panoramik resimler vardır ama bazen fon gibi kullanılır. Bu filmde manzaranın da farklı bir kullanımı var; manzara size bir haz veren bir şeyin ötesinde”</p>
<p>Filmde sadece dış mekânlarının olmasının sebebine dair sorulan soruya ise yönetmen şu cevabı verdi: “Benim zihnimde gerçeklik alanı ve onun ötesinde hakikate dair bir tefekkür çizgisi var. Hayatta, algıladığımız gerçekliğin ötesinde hakikat dediğimiz bir şey var. Karakterler mekânların içine girdiğinde benim gerçeklik alanım sınırlanıyor. Var ya da yok, oluyor ya da olmuyor gibi bir duygunun içerisinde, izleyiciyi öncel tedirgin edip sonra görmeye zorlamak istedim. Bu, hakikate dair görme beklentim esasında. Kameramı dışarıda tutarak izleyiciye, o gerçeklikle ilgili sınır koyup ‘bunun ötesi hakikattir, buraya bakmamız gerek’ demek istedim”</p>
<p>“Karakterimi çalışırken değil kara çıktığımda buldum”</p>
<p>Oyuncuların, karakterlerine hazırlanırken yaşadıkları da seyircilerin merak ettiği konulardandı. Güldestan Yüce, “Safiye bugüne kadar oynadığım karakterlerden çok başka bir yerde. Bütün renkleri göğsünde taşıyıp mücadele eden ve inatla yürümeye devam eden bir kadın” şeklinde tarif ettiği karakterine dair en çok zorlandığı şeyin, istemeden de olsa birini öldürmek zorunda kalma fikri olduğunu söyledi. </p>
<p>Elvin Köse ise karakterini tam olarak çalışmalar sırasında değil ‘kara çıktığı zaman’ bulduğunu dile getirdi: “Kara çıktığımızda yani doğanın, dağların ve soğuğun karakterime çok şey kattığını düşünüyorum. Mesela Zeynep&#8217;in kendini yıkadığı o sahnede; evet, oynuyorum ama bir yandan da aslında oynamıyorum”</p>
<p>Anlattıklarına bakılırsa rol için kendini en çok zorlayan ve en çok zorlanan, general rolündeki Turgay Atalay’dı: “Bu general birçok savaşta vurulmuş, birçok insanı öldürmüş, kirli biri. Pek çok film, belgesel izledim, araştırdım, sonunda yönetmenimize ‘benden ne istiyorsunuz?’ diye sordum. Ondan sonra kendimi yönetmene ve doğaya teslim ettim. Artık diyaloglara bir aidiyetle oynamıyordum; ben bir generaldim! Sadece çok yoruldum. Yönetmenimiz, istediğini almak için çok uğraşıyordu” </p>
<p>Güldestan Yüce ise en çok Safiye’den fakat asıl olaraksa kendini doğaya teslim etmekten destek gördüğünü dile getirdi: “Bir hikâyenin içindeyiz ve hikâyenin içindeki kahramanlar başka hikâyeler anlatıyor! Bu filme dair en sevdiğim şey bu. Ama şöyle enteresan bir şey oldu: Filme çalışırken Safiye benimle iletişime geçti, ‘akşamları bana yaz’ dedi. Bir defter tuttum. Hatta bir gün ben çok korkuyordum. Çünkü Mahpare Tanın; koşullar zor olacak, karın içinde olacağız, yükseklere çıkacağız, demişti. Safiye o zaman bana ‘Biz Allah&#8217;ın kızıyız Güldestan, bize hiçbir şey olmaz’ demişti. Ama, diğer arkadaşlarımın da söylediği gibi, doğa o kadar güçlü ki&#8230; Ben, doğanın bu kadar güçlü olduğunu ve insanın, doğa karşısında bu kadar çaresiz kaldığını bizzat orada deneyimledim. En basitinden; karda ses kayboluyor! Görüş mesafesini kapatmak gibi asla ses duyulmuyor”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakal-yarisinda-bugun-beyazperdeye-hayatta-kalma-hikayeleri-yansidi-587175">Altın Portakal yarışında bugün beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Timsah: Avustralya&#8217;nın Hayatta Kalanı&#8217;, 5 Ekim Pazar 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/timsah-avustralyanin-hayatta-kalani-5-ekim-pazar-20-00de-national-geographic-wild-ekranlarinda-580946</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 09:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[kalanı]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[timsah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580946</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük sürüngenleri olan Avustralya’nın tuzlu su timsahları, sabır, güç ve hayatta kalma ustalarıdır. Avlanma ve insan baskısına rağmen mucizevi biçimde varlıklarını sürdürürler. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/timsah-avustralyanin-hayatta-kalani-5-ekim-pazar-20-00de-national-geographic-wild-ekranlarinda-580946">&#8216;Timsah: Avustralya&#8217;nın Hayatta Kalanı&#8217;, 5 Ekim Pazar 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük sürüngenleri olan Avustralya’nın tuzlu su timsahları, sabır, güç ve hayatta kalma ustalarıdır. Avlanma ve insan baskısına rağmen mucizevi biçimde varlıklarını sürdürürler. </p>
<p>“Timsah: Avustralya’nın Hayatta Kalanı”, 5 Ekim Pazar saat 20.00’de National Geographic WILD ekranlarında izleyicilerle buluşuyor.</p>
<p>Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan <strong>National Geographic WILD</strong> kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/timsah-avustralyanin-hayatta-kalani-5-ekim-pazar-20-00de-national-geographic-wild-ekranlarinda-580946">&#8216;Timsah: Avustralya&#8217;nın Hayatta Kalanı&#8217;, 5 Ekim Pazar 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet Durumlarında Araçta Hayatta Kalmanın Yolları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afet-durumlarinda-aracta-hayatta-kalmanin-yollari-551157</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 17:53:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[araçta]]></category>
		<category><![CDATA[durumlarında]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[kalmanın]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551157</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin önde gelen online ilan platformu arabam.com, deprem, sel ve yangın gibi afetlerde araç kullanıcılarının güvenliği için alınması gereken önlemleri paylaştı. Araç içi afet çantasından şanzıman bakımına kadar kritik öneriler açıklandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-durumlarinda-aracta-hayatta-kalmanin-yollari-551157">Afet Durumlarında Araçta Hayatta Kalmanın Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ortam güvenliyse, araç sağa çekilip durdurulmalı, kontak anahtarı üzerinde bırakılmalı ve camlar kapatılarak sarsıntı geçene kadar araç içinde beklenmeli. Eğer riskli bir konumdaysa (örneğin, ağaç altı, elektrik direği veya köprü üzeri), araç terk edilip güvenli, açık bir alana geçilmeli. Tünel içindeyse ve çıkışa yakın değilse, araçtan inilerek &ldquo;çök-kapan-tutun&rdquo; pozisyonu alınmalı. Kapalı otoparklardaysa, araçtan çıkıp yanına yatarak baş ve boyun korunmalı. Araç bu gibi durumlarda bir tampon görevi görebilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/afet-durumlarinda-aracta-hayatta-kalmanin-yollari-0-GZAIJFM6.jpeg"></p>
<p><strong>AFET ÇANTASININ YALNIZCA EVDE DE&#286;İL, ARAÇTA DA BULUNMASI FAYDALI OLABİLİR</strong></p>
<p>Afet anında dışarıda veya trafikte olma ihtimali göz önüne alındığında, araç içinde temel ihtiyaçları karşılayacak bir çanta bulundurmak büyük önem taşıyor. El feneri, düdük, su, konserve yiyecek, ilk yardım çantası, yedek şarj aleti ve powerbank gibi malzemeler, özellikle iletişimin kesildiği ya da yolların kapandığı durumlarda hayati rol oynayabilir.</p>
<p><strong>ARACINIZI KONTROL ETMEDEN YOLA ÇIKMAYIN</strong></p>
<p>Afet sonrası araçlarda oluşabilecek hasarlar, fark edilmese bile güvenlik riski oluşturabilir. Fren sistemi, direksiyon, lastikler ve motor alt aksamı gibi kritik parçaların kontrol edilmeden kullanılması ciddi kazalara neden olabilir. Ayrıca artçı sarsıntılar veya başka afet riskleri bekleniyorsa, araçlar mümkünse açık alanlara ve sağlam yapıların uzağına park edilmelidir.</p>
<p><strong>RESMİ KAYNAKLARDAN YOL DURUMU TAKİBİ YAPILMALI</strong></p>
<p>Köprüler, tüneller, viyadükler ve benzeri altyapıların afet sonrası zarar görmüş olabileceği unutulmamalı. Navigasyon uygulamalarına ek olarak, AFAD, Emniyet Genel Müdürlüğü ve valilik gibi resmi kaynaklardan alınan bilgilerle hareket edilmesi gerekir.</p>
<p><strong>OTOMATİK ŞANZIMANLI ARAÇLAR, DİKKAT</strong></p>
<p>Yaşanan afetler sonrasında birçok kişi yola çıkıp bulunduğu şehirden uzaklaşmak isteyebilir. Bu durumlarda yoğun trafik meydana gelebilir. Yoğun trafikte sürekli dur-kalk yapmak, düşük hız ve yüksek motor devri nedeniyle otomatik şanzımanlı araçlarda şanzıman yağı, aşırı ısınma yapabilir. Aşırı ısınan yağ, vites geçişlerini zorlaştırabilir, sistemin kendini korumaya alarak devre dışı kalmasına sebebiyet verebilir. Gösterge panelinde çıkan arıza simgeleri, sistemin aşırı yüklendiğini veya hata verdiğini gösterebilir. Bu tür durumlarda yola devam etmek yerine aracı müsait bir yere çekip uzman servislerden destek alınmalı. Özellikle eski model veya bakımsız otomatik vitesli araçların bu tür olağanüstü durumlarda daha yüksek arıza riski taşıyabileceğini unutmamak gerekir. Şanzıman yağı değişimi, sensör kontrolleri ve genel bakımın aksatılmaması bu tür acil durumlar için önem taşıyor.</p>
<p>Araç seyir halindeyken aşırı ısınma uyarısı alınması durumunda ise, araçlar güvenli bir şekilde durdurularak motoru kapatılmalı ve şanzıman yağının soğuması beklenmelidir. 10-15 dakika beklendikten sonra araç yeniden çalıştırılmalı, uyarı devam etmiyorsa kontrollü bir şekilde yolculuğa devam edilebilir. Bu süreçte, start-stop sistemine sahip araçlarda sistemin devreye alınması şanzıman yağının daha az ısınmasına yardımcı olabilir. Start-stop sistemi bulunmayan araçlarda ise, özellikle trafikte uzun süreli duruşlarda vitesin &ldquo;N&rdquo; konumuna alınması, şanzımanın motorla bağlantısını keserek şanzıman yağının daha hızlı soğumasına yardımcı olur. Ancak aynı uyarının tekrar etmesi halinde vakit kaybetmeden en yakın yetkili servis ile iletişime geçilmesi gerekir.</p>
<p><strong>YAKIT İÇİN PANİK YAPILMAMALI, TOPLUMSAL SORUMLULUKLA HAREKET EDİLMELİ</strong></p>
<p>Afet sonrasında yaşanan panik, akaryakıt istasyonlarında uzun kuyruklara neden olabiliyor. Ancak bu durum tahliye ve yardım araçlarının yakıt erişimini engelleyebilir. Depo seviyesini en az yarıda tutmak önemlidir; fakat panik alımlar yerine kontrollü ve bilinçli tüketim tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>TRAFİKTE DİKKATLİ VE SAKİN SÜRÜŞ, HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>
<p>Afet sırasında direksiyon başında olan sürücülerin ani manevralardan ve hızdan kaçınmaları hem kendi güvenliği hem de başkalarının güvenliği için kritik. Özellikle afetin hemen sonrasında diğer sürücülerin de panik içinde olabileceği göz önünde bulundurulmalı.</p>
<p><strong>TOPLANMA ALANLARINI ÖNCEDEN Ö&#286;RENİN, ACİL GÜZERGAH PLANINIZI YAPIN</strong></p>
<p>Yaşanılan bölgedeki toplanma alanlarının bilinmesi ve afet anında hangi güzerg&acirc;hın kullanılacağının önceden planlanması, olay sonrası yönsüzlük hissini azaltır ve güvenli tahliyeyi kolaylaştırır.</p>
<p>Ambulans, itfaiye ve arama-kurtarma ekipleri için yolların açık tutulması, şerit ihlali yapılmadan araçların kenara çekilmesi hayati önem taşır. Bu tür durumlarda her bireyin toplumsal sorumlulukla hareket etmesi gerekir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-durumlarinda-aracta-hayatta-kalmanin-yollari-551157">Afet Durumlarında Araçta Hayatta Kalmanın Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PUBG: BATTLEGROUNDS 36.1 Güncellemesi, &#8216;Hayatta Kalan&#8217; Kademesini Sunar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pubg-battlegrounds-361-guncellemesi-hayatta-kalan-kademesini-sunar-544175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 11:42:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[battlegrounds]]></category>
		<category><![CDATA[güncellemesi]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[kademesini]]></category>
		<category><![CDATA[kalan]]></category>
		<category><![CDATA[pubg]]></category>
		<category><![CDATA[sunar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544175</guid>

					<description><![CDATA[<p>KRAFTON, Inc. (CEO CH Kim), PUBG: BATTLEGROUNDS dereceli sistemine köklü bir yenilenme getiren ve oyuna 2025 Kara Borsası'nı ekleyen 36.1 Güncellemesini yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pubg-battlegrounds-361-guncellemesi-hayatta-kalan-kademesini-sunar-544175">PUBG: BATTLEGROUNDS 36.1 Güncellemesi, &#8216;Hayatta Kalan&#8217; Kademesini Sunar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KRAFTON, Inc. (CEO CH Kim), <em>PUBG: BATTLEGROUNDS</em> dereceli sistemine köklü bir yenilenme getiren ve oyuna 2025 Kara Borsası&#8217;nı ekleyen <strong>36.1 Güncellemesini</strong> yayınladı.</p>
<p>Oyundaki en büyük değişiklikler “<strong>Kristal</strong>” ve “<strong>Hayatta Kalan</strong>” adında iki yeni kademeye merhaba diyen Dereceli modda yaşanıyor. <em>Hayatta Kalan</em> kademesi an itibarıyla rekabetin en yüksek olduğu seviye. Dereceli Kademeleri ve RP’ler artık grup türleri (Duo/Squad) ve perspektifler (FPP/TPP) genelinde birleştirilerek daha akıcı ve şeffaf bir rekabet deneyimi sunuluyor. Ayrıca, daha önce sadece Normal Maçlara özel olan Geri Çağırma Sistemi ve Kırmızı Alan gibi oyun öğeleri artık Dereceli&#8217;de de mevcut ve bu da oyuna stratejik bir derinlik getiriyor. Dereceli Oynama Puanı Ödülleri de oyuncu geribildirimleri göz önünde bulundurularak güncellendi.</p>
<p>Bu yıl Black Market önceki yıllara göre daha erken açılıyor. Popüler geliştirilebilir silah kozmetikleri ve kromaları, Gizlenme Yeri’nde yeni haftalık rotasyonlarla oyuna geri dönüyor. Kaçak Mal Sandıkları, Atölye Biletleri ve özel üretim içerikleri gibi çok çeşitli ürünlerin yer aldığı Black Market 2025 ile oyunculara daha fazla seçenek sunuluyor.</p>
<p>36.1 Güncellemesi önemli silah dengelemeleri ve belirme ayarları da içermekte. AUG&#8217;nin hasarı azaltıldı (41 → 40) ve aim punch’ı (vurulduğunda ekranın titremesi ve nişan kayması) kullanımı iyileştirmek adına %50 oranında azaltıldı. VSS, artırılmış hasar (43 → 45), iyileştirilmiş namlu çıkış hızı (330 m/s → 430 m/s), basitleştirilmiş sıfırlama adımları ve 300 m&#8217;ye çıkarılmış maksimum sıfırlama mesafesi ile güçlendirildi; bu da silahın orta ve uzun menzilli çatışmalarda kullanılabilirliğini artırdı. Ayrıca namlu ağız baskısı dikey geri tepme kontrolünü iyileştirmek için ayarlandı (+8% → +10%).</p>
<p>Silahların belirme kuralları da yenilendi: VSS, Mini14, Kesik Namlu, SCAR-L, S12K ve Vector artık tüm haritalarda beliriyor. Win94 (Karakin), G36C (Vikendi), QBU (Sanhok), DP-28 (Paramo), PP-19 Bizon (Erangel) ve Mosin Nagant (Deston) gibi silahlarsa artık haritaya özel belirecekler. Silah Laboratuvarı’nda SNT&#8217;ler (Seçilmiş Nişancı Tüfekleri) yaklaşık %12 hasar azaltma ve %40-45 atış hızı düşürme ile deneysel denge testlerine tabii tutuluyor.</p>
<p>Ek iyileştirmeler arasında tutarlılığı arttırılmış araç kontrolleri, azaltılmış geri vites hızları, kullanıcı arayüzü geliştirmeleri ve daha fazla ücretsiz ödül bulunuyor. Özellikle yeni para birimi seçimi özelliği, oyuncuların seçili öğeleri G-Coin veya BP ile satın alabilmelerine olanak tanıyarak oyun öğelerinin genel erişilebilirliğini artırıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pubg-battlegrounds-361-guncellemesi-hayatta-kalan-kademesini-sunar-544175">PUBG: BATTLEGROUNDS 36.1 Güncellemesi, &#8216;Hayatta Kalan&#8217; Kademesini Sunar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Hayatta Kalma Ustaları&#8217;, Mayıs Ayı Boyunca Her Pazar İki Bölüm Art Arda 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayatta-kalma-ustalari-mayis-ayi-boyunca-her-pazar-iki-bolum-art-arda-2000de-national-geographic-wild-ekranlarinda-523852</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 May 2025 09:44:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[arda]]></category>
		<category><![CDATA[art]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[boyunca]]></category>
		<category><![CDATA[ekranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[geographic]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[kalma]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[national]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[ustaları]]></category>
		<category><![CDATA[wild]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=523852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerli eğitmen Phil Breslin, Avustralya’nın en zorlu bölgelerinde hayatta kalma ustası hayvanları keşfediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayatta-kalma-ustalari-mayis-ayi-boyunca-her-pazar-iki-bolum-art-arda-2000de-national-geographic-wild-ekranlarinda-523852">&#8216;Hayatta Kalma Ustaları&#8217;, Mayıs Ayı Boyunca Her Pazar İki Bölüm Art Arda 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yerli eğitmen Phil Breslin, Avustralya’nın en zorlu bölgelerinde hayatta kalma ustası hayvanları keşfediyor. Her bölümde üç türün benzersiz uyum yeteneklerini ve dayanıklılıklarını inceleyen “Hayatta Kalma Ustaları”, Mayıs ayı boyunca her Pazar iki bölüm art arda saat 20.00 ve 20.30’da National Geographic WILD ekranlarına geliyor.</p>
<p>Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan <strong>National Geographic WILD</strong> kanalını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayatta-kalma-ustalari-mayis-ayi-boyunca-her-pazar-iki-bolum-art-arda-2000de-national-geographic-wild-ekranlarinda-523852">&#8216;Hayatta Kalma Ustaları&#8217;, Mayıs Ayı Boyunca Her Pazar İki Bölüm Art Arda 20.00&#8217;de National Geographic WILD Ekranlarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ne hayatta ne tiyatroda istediği yeri bulamamış bir kadının hikâyesi &#8220;Ben Medea Değilim&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ne-hayatta-ne-tiyatroda-istedigi-yeri-bulamamis-bir-kadinin-hikayesi-ben-medea-degilim-425187</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 21:19:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bulamamış]]></category>
		<category><![CDATA[değilim]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[hikyesi]]></category>
		<category><![CDATA[istediği]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[medea]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroda]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425187</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Allison Gregory’nin yazdığı, Yeşim Gökçe’nin çevirdiği, Hülya Karakaş’ın yönettiği Ben Medea Değilim’i seyirciyle buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ne-hayatta-ne-tiyatroda-istedigi-yeri-bulamamis-bir-kadinin-hikayesi-ben-medea-degilim-425187">Ne hayatta ne tiyatroda istediği yeri bulamamış bir kadının hikâyesi &#8220;Ben Medea Değilim&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Allison Gregory’nin yazdığı, Yeşim Gökçe’nin çevirdiği, Hülya Karakaş’ın yönettiği Ben Medea Değilim’i seyirciyle buluşturdu.</p>
<p>Biri günümüzden, diğeri Antik Çağ’dan iki kadının hikâyelerinin paralel kurguyla anlatıldığı oyun, 22 Kasım 2023 Çarşamba günü Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ilk gösterimini yaptı. Seyircinin beğeniyle izlediği oyun uzun süre alkışlandı.</p>
<p>“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz.</p>
<p>Dramaturgisini Gökhan Aktemur’un, müziğini Deniz Noyan’ın, dekor ve kostüm tasarımını Almila Altunsoy’un, ışık tasarımını Özcan Çelik’in, efekt tasarımını Nesin Coşkuner ve Arıkan Demir’in, hareket düzenini Yasemin Gezgin Yavuzcan’ın yaptığı, fotoğraflarını Nesrin Kadıoğlu’nun çektiği oyunda; Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor.</p>
<p><strong>Medea Kimdir?</strong></p>
<p>Colchis (bugünkü Doğu Karadeniz) kralı Aietes’in kızı, Helios’un (Güneş’in) torunu, altın postu arayan kahraman İason’un ise karısıdır.</p>
<p>Medea Güneş soyundan gelen bir tanrıçayken halk arasında şekil değiştirmiş ve çocuk katili bir cadıya dönüşmüştür.</p>
<p>Büyü gücü bitkiler ve ilaçlar üzerinedir. İnsanları korur, iyileştirir ya da isterse öldürür. Büyü dışında işaretleri ve kehanetleri yorumlayabilme kabiliyetine de sahiptir.</p>
<p>Tarih boyunca Medea; kendi halkına ihanet eden, kardeşini ve çocuklarını öldüren güçlü, acımasız, kana susamış bir kadın olarak tasvir edilmiş, birçok yazara esin kaynağı olmuştur. Euripides ve Seneca bu yazarlar arasındadır.</p>
<p>Medea özellikle Euripides tarafından büyücülüğünün yanı sıra, çocuk katili bir anne olarak tanıtılmıştır.</p>
<p>Medea, İason’a duyduğu aşktan dolayı altın postun Colchis topraklarından kaçırılmasına yardımcı olur ve ardından Yunanistan’a gelir.</p>
<p>Ancak Medea, Thesselia’da kocasının menfaatlerini korumak için başta kardeşi olmak üzere, insanların canını çekinmeden alır.</p>
<p>Yaptıkları yüzünden iki oğlu ile birlikte Corinthus topraklarına sürülen Medea, esas kötülüğü ise kendisini başka bir kadın uğruna terk eden kocasını cezalandırmak için, iki oğlunu kendi elleriyle öldürerek yapar.</p>
<p>Seneca&#8217;nın Medea&#8217;sında ise Medea, acımasız bir büyücü olarak tasvir edilir.</p>
<p>Oyun, 23-25 Kasım, 29 Kasım-2 Aralık 2023 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ne-hayatta-ne-tiyatroda-istedigi-yeri-bulamamis-bir-kadinin-hikayesi-ben-medea-degilim-425187">Ne hayatta ne tiyatroda istediği yeri bulamamış bir kadının hikâyesi &#8220;Ben Medea Değilim&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cesur: Hayatta Çok Fazla Ton Var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesur-hayatta-cok-fazla-ton-var-414005</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2023 11:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cesur]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[ton]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414005</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük kitap fuarı olma unvanını taşıyan Kocaeli Kitap Fuarı, Kocaeli Kongre Merkezi’nde devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesur-hayatta-cok-fazla-ton-var-414005">Cesur: Hayatta Çok Fazla Ton Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük kitap fuarı olma unvanını taşıyan Kocaeli Kitap Fuarı, Kocaeli Kongre Merkezi’nde devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve bu yıl 13’üncü kez kapılarını açan Kitap Fuarı yazar Dilek Cesur’u ağırladı. İnsanlarla ilişkilere çok fazla anlam verilmemesi gerektiğini söyleyen Dilek Cesur, Akçakoca Konferans Salonu’ndaki söyleşisinde hayatın içerisinde çok fazla ton olduğuna da vurgu yaptı.</p>
<p> </p>
<p><b>“FARKINDA OLMADAN YETERSİZLİK HİSSİ OLUŞTURUYORUZ”</b></p>
<p>“Sabırlı Aileler Merhametli Çocuklar Yetiştirir” konulu söyleşide konuşan Cesur, “Hayatın içerisinde çok fazla ton var. Ama biz sadece bir tonu görüyoruz. Beni hiç bağırırken gördünüz mü? Görmeyin zaten. Siz benim hem yumuşak tonlu yönümü görüyorsunuz. Bizler farkında olmadan sizde yetersizlik hissi oluşturuyoruz.  Bu aslında beni üzüyor. Ben de insanım. Ben de eşimle tartışıyorum, küsüyorum. Ama biz birbirimize fiziksel şiddet, psikolojik şiddet uygulamıyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“KENDİ HAYATIMIZI KAÇIRIYORUZ”</b></p>
<p>Konuşmasına “Kendi hayatımızı kaçırıyoruz” diyerek devam eden Cesur, “Başkalarının hayatlarına bakarken kendimizi eksik görüyoruz. Bunu yaparken de kendi hayatımızı kaçırıyoruz. Bir kuyu kazıyorsanız eğer o işi en iyi şekilde yapın. Bölgenizdeki en iyi kuyu kazıcısı siz olun. Yüreğinizle yapın ne yapıyorsanız. İnsanlarla ilişkilerimizde onlara çok fazla anlam yüklüyoruz. Bu anlamları kendimize yüklersek aslında çok daha mutlu oluruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><b>“KALEM VE KELİME ÇOK GÜZEL BİR ŞEY”</b></p>
<p>13. Kocaeli Kitap Fuarı’nda yazarların söyleşileri diğer salonlarda da devam ediyor. Selim Sırrı Paşa Salonu’nda “Ne haliniz varsa gülün” konulu söyleşisiyle okuyucularının karşısına çıkan yazar Mine Sota, <b> </b>“Bu dünyada niçin bulunduğumuzun farkına varmalıyız” dedi. Sota şunları aktardı; “Dünyanın en çok netliğe ihtiyacı var. Seviyorsanız sevdiğinizi belli edin. Kimseye sevmiyorsanız seviyorum demeyin.  Hayatımızda olduğumuz gibi gözüken arkadaşların adına dost, yüreğini sana gösterene ise arkadaşa denir. Neden kendimiz olamıyoruz. Bizim bir gücümüz var. Kalem ve kelime kadar güçlü bir şey yoktur. Bir kelime ile vicdanları aralayabilirsin. Biz mutlu insan görmeye çalışıyoruz. Kapitalizm mutluluk satar. Bu dünyada niçin bulunduğunuzun farkına varamazsanız yaşadığınız her şey anlamsızdır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesur-hayatta-cok-fazla-ton-var-414005">Cesur: Hayatta Çok Fazla Ton Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tunç Soyer: Hayatta en çok ressamları kıskandım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tunc-soyer-hayatta-en-cok-ressamlari-kiskandim-382215</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jun 2023 10:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[kıskandım]]></category>
		<category><![CDATA[ressamları]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[tunç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=382215</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Konak Metro Sergi alanında 30 Temmuz'a kadar sanatseverlere ev sahipliği yapacak "İzmir ve Kültürel Değerleri" resim yarışması sergisinin açılışına katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tunc-soyer-hayatta-en-cok-ressamlari-kiskandim-382215">Tunç Soyer: Hayatta en çok ressamları kıskandım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Konak Metro Sergi alanında 30 Temmuz&#8217;a kadar sanatseverlere ev sahipliği yapacak &#8220;İzmir ve Kültürel Değerleri&#8221; resim yarışması sergisinin açılışına katıldı.  Başkan Soyer “Hayatta en çok ressamları kıskandım. Çünkü onların gönül penceresi hayata başka türlü bakıyor, onlar başka bir zenginlik taşıyorlar. Ne mutlu sizlere” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir’i kültür sanat kenti haline getirme vizyonuyla yürütülen çalışmalar hız kesmiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin organizatörlüğünde kentin kültürel değerlerini sanatçıların gözünden görmeyi amaçlayan &#8220;İzmir ve Kültürel Değerleri&#8221; resim yarışması sergisi açıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katılımıyla kapılarını İzmirlilere açan ve 100 eserden oluşan sergi için İzmir Büyükşehir Belediyesi Konak Metro Sergi alanında etkinlik düzenlendi. Sergi 30 Temmuz&#8217;a kadar ziyaret edilebilecek.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Dairesi Başkanlığı, İZELMAN A.Ş. ve İzmir Suluboya Ressamları Derneği (yeni adıyla Uluslararası İzArtist Derneği) ile hazırlanan serginin açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in eşi Neptün Soyer, İZELMAN A.Ş. Genel Müdürü Burak Alp Ersen, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, Dernek Başkanı Muzaffer Bektaş ve sanatçılar katıldı.</p>
<p><strong>“Daha iyisini başarmaya muktediriz”</strong><br />Kentin kültürel değerleri için farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen ve kazanan yarışmacıların sertifika ve ödül aldığı törende konuşan Başkan Tunç Soyer, “Hayatta en çok ressamları kıskandım. Çünkü onların gönül penceresi hayata başka türlü bakıyor, onlar başka bir zenginlik taşıyorlar. Ne mutlu sizlere. Gördüğüm her resim olağanüstü güzel ve etkileyici. 2023 yılı maalesef çok büyük can ve mal kayıplarıyla başladı. Ama bizler Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatları olarak o büyük yıkımların yaşandığı 100 yıl öncesinde eğer bir cumhuriyet inşa edip çıkmışsak bugün de mutlaka daha iyisini başarmaya muktediriz. Hiç kimse enseyi karartmasın” ifadelerini kullandı.  <br />Başkan Tunç Soyer’e teşekkürlerini sunan İzmir Suluboya Ressamları Derneği/ Uluslararası İzArtist Derneği Başkanı Muzaffer Bektaş ise, “Böylesi anlamlı bir projeye imza atılması, sanat ve sanatçıya destek vermeleri bizleri mutlu etti ve onurlandırdı” dedi.</p>
<p><strong>Dereceye girenlere ödülleri teslim edildi</strong><br />Yarışmanın jürisinde sanatçılar Bedri Karayağmurlar, Hasan Rastgeldi, Mete Sezgin, Turan Enginoğlu yer aldı. Baskı kategorisinde birinciliği Gülnaz Ertan, ikinciliği Mualla Gürle, üçüncülüğü Mehlika Korol, mansiyon ödülünü ise Busen Nijen Alparslan aldı. Suluboya kategorisinde birinci Hakan Güngör, ikinci Hatice Turhan, üçüncü ise Huriye Tamer oldu. Mansiyon ödülünü de Zekiye Erçin kazandı. Yağlıboya kategorisinin ise birincisi Zahit Yıldız, ikincisi Fatma Şehnaz Şimşek, üçüncüsü Şükran Ulucan oldu. Mansiyon ödülü de Birgül Ergün’e verildi. Sanatçılara ödüller Başkan Tunç Soyer, Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, İZELMAN A.Ş. Genel Müdürü Burak Alp Ersen ve Dernek Başkanı Muzaffer Bektaş tarafından verildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tunc-soyer-hayatta-en-cok-ressamlari-kiskandim-382215">Tunç Soyer: Hayatta en çok ressamları kıskandım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selin Şekerci: &#8220;Bu hayatta hiçbir şeye kolay yoldan ulaşmadım&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/selin-sekerci-bu-hayatta-hicbir-seye-kolay-yoldan-ulasmadim-355630</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 12:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[hayatta]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[şekerci]]></category>
		<category><![CDATA[selin]]></category>
		<category><![CDATA[şeye]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşmadım]]></category>
		<category><![CDATA[yoldan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355630</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’in bu haftaki konuğu Kanal D’de yayınlanmaya hazırlanan ‘Kraliçe’ dizisinin başrol oyuncularından Selin Şekerci oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selin-sekerci-bu-hayatta-hicbir-seye-kolay-yoldan-ulasmadim-355630">Selin Şekerci: &#8220;Bu hayatta hiçbir şeye kolay yoldan ulaşmadım&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’in bu haftaki konuğu Kanal D’de yayınlanmaya hazırlanan ‘Kraliçe’ dizisinin başrol oyuncularından Selin Şekerci oldu</strong></p>
<p>Yeni projesi ‘Kraliçe’ ile ekranlara dönmeye hazırlanan Selin Şekerci ‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’e konuştu. Oyuncu, kariyer yolculuğundan aşka bakışına kadar birçok samimi açıklamada bulundu. </p>
<p> Oyunculuk dünyasında büyük bir rekabet olduğunu söyleyen Selin Şekerci “Öncelikle psikolojik olarak demir gibi olmanız gereken bir iş. Dizi sektöründe yetenekli olmak çok da bir şey ifade etmiyor. Daha çok iyi insan ilişkileri gerekiyor. Ben bu hayatta hiçbir şeye kolay yoldan ulaşmadım. Belki iyi de oldu. Mesleğimde iyi insanlarla çalıştım. Ama yolculuğum boyunca hep bir noktaya çıkıp düştüğüm ivmeler de oldu” dedi.  </p>
<p>Baba şefkatinin bir kadın için önemini belirten oyuncu “Her ne kadar güçlü kadın olmaya çalışsak da baba şefkati ve güveni büyürken ihtiyaç duyulan bir şeymiş. Babandan görmen gereken şeyleri göremeyince bir şeyler eksik kalıyor, karşındakinin gösterdiği şefkate de güvenemiyorsun. Benim için sevda hep mecburi istikamet. Aşksız zaten olmuyor, yapamıyorum. Hep olmak zorunda. İlişkide olmak bana hep iyi gelir” diye ekledi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/selin-sekerci-bu-hayatta-hicbir-seye-kolay-yoldan-ulasmadim-355630">Selin Şekerci: &#8220;Bu hayatta hiçbir şeye kolay yoldan ulaşmadım&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
