<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hayatı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hayati/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hayati</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 11:59:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hayatı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hayati</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi&#8217;nden İlham Veren Buluşma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-ilham-veren-bulusma-624640</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[lham]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[Otizmli Birey]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624640</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Girişimci Kafası” programında, otizmli bireylerin iş gücündeki yeri ve üretime sağladıkları katkı ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-ilham-veren-bulusma-624640">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden İlham Veren Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Girişimci Kafası” programında, otizmli bireylerin iş gücündeki yeri ve üretime sağladıkları katkı ele alındı. Programda, kapsayıcı istihdamın bireylerin sosyal ve ekonomik bağımsızlığına sunduğu katkılar vurgulanırken, paylaşılan başarı hikayeleri katılımcılara ilham verdi.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi’nin gençlerin üretkenliğini ve yenilikçi fikirlerini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “Girişimci Kafası” programı, toplumsal farkındalığı artıran önemli bir söyleşiye daha ev sahipliği yaptı. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen programın bu haftaki konusu, “Otizmli Bireyler İş Gücünde” oldu. Söyleşide, otizmli bireylerin iş hayatındaki yeri, üretime kattıkları değer ve istihdamın bireylerin yaşamına sağladığı olumlu katkılar ele alındı. </p>
<p>Otizmli Bireyler İş Gücü’nde söyleşisine iş koçu olarak görev yapan Melin Özer ile Eker Süt Ürünleri’nde üretim personeli olarak çalışan otizmli birey Hasan Tunç Dalkılıç konuk olurken, katılımcılar hem uygulamada elde edilen deneyimleri hem de bireysel başarı hikayelerini paylaşarak dinleyicilere motivasyon sağladı.</p>
<p>“Amacımız Kendi Bağımsızlığını Kazanabileceğini Göstermek”</p>
<p>Söyleşide konuşan İş Koçu Melin Özer, Türkiye’de iş koçu destekli istihdam modelini ilk hayata geçiren ekip olduklarını belirterek, model kapsamında 14 otizmli bireyin aktif olarak iş hayatında yer aldığını ifade etti. Özer, “Otizmli bireylerin iş alanında gayet verimli olduğunu, gerekli desteklerle firmaya katkı sağladığını görüyoruz. Amacımız, otizmli bireylerin uygun ortam ve kapsayıcı bir eğitim ile birlikte iş gücüne katabileceği değerleri ve burada verimli olarak kendi bağımsızlığını kazanabileceğini göstermek” diye konuştu.</p>
<p>Projede yer alan bireylerin hem sosyal hem de ekonomik anlamda önemli gelişimler kaydettiğini vurgulayan Özer, istihdamın otizmli bireyler için yalnızca bir iş değil, aynı zamanda toplumsal hayata katılımın anahtarı olduğunu dile getirerek, “İş hayatında yer alan otizmli bireylerin sosyalleşme düzeylerinin arttığını, odaklanma becerilerinin güçlendiğini gözlemliyoruz. Eğitim sonrası daralan yaşam alanlarını istihdam yoluyla genişletmek mümkün. Bu sayede bireyler hem üretiyor hem de toplumla daha güçlü bağlar kuruyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Zorlandığınızda Vazgeçmeyin, Denemekten Korkmayın”</p>
<p>Söyleşinin bir diğer konuğu olan Hasan Tunç Dalkılıç ise kendi yaşam öyküsünü ve iş hayatındaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Sporla iç içe bir yaşam sürdüğünü, masa tenisi ve yüzmede Türkiye şampiyonalarına katıldığını belirten Dalkılıç, eğitim hayatının ardından Eker Süt Ürünleri’nde çalışmaya başladığını söyledi. Çalışmayı sevdiğini ve üretmenin kendisini mutlu ettiğini dile getiren Dalkılıç, “İşimi iyi yaptığımda mutlu oluyorum. Takdir edilmek beni motive ediyor. Çalışma hayatı bana zamanı iyi kullanmayı, düzenli olmayı, sorumluluk almayı ve bağımsızlığı öğretti. Herkesin öğrenme şekli farklıdır, kendi yolunuzu bulun. Zorlandığınızda vazgeçmeyin, zamanla daha iyi olacağınızı bilin. En önemlisi denemekten korkmayın. Kendi ayaklarım üzerinde durmak, üretmek ve faydalı olmak benim de hakkım. Beni tanımadan karar vermeyin. Farklı iletişim kurabilirim ama bu çalışamayacağım anlamına gelmez” sözleriyle büyük alkış aldı.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-ilham-veren-bulusma-624640">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden İlham Veren Buluşma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meslek Fabrikası hayatları değiştiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meslek-fabrikasi-hayatlari-degistiriyor-623204</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[değiştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[fabrikası]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hayatları]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Fabrikası]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[sayesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623204</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, yıllarca seyyar satıcılık yapan ve zorluklarla mücadele eden yurttaşlara umut oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meslek-fabrikasi-hayatlari-degistiriyor-623204">Meslek Fabrikası hayatları değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, yıllarca seyyar satıcılık yapan ve zorluklarla mücadele eden yurttaşlara umut oldu. Aldıkları eğitimlerle belediye denetiminde stantlarda satış yapmaya başlayan kursiyerler, artık ailelerine güvenli bir şekilde ekmek götürebiliyor ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunuyor. Meslek fabrikası sayesinde hayata yepyeni bir başlangıç yapanlar, meslek fabrikasına dokunulmaması çağrısı yapıyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, bugüne kadar 145 bin 77 kursiyere ulaştı ve binlerce hanede yeni bir hikâye başlattı. Halkapınar Kurs Merkezi’nde 2016 yılından bu yana açılan 531 kurstan mezun olan 13 bin 149 kişi, hayatlarına yeni bir yön verdi. 35 alan ve 215 branşta verilen eğitimler, kimi için ilk iş, kimi için yeniden ayağa kalkma, kimi için ise çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmanın anahtarı oldu. Yolu Meslek Fabrikası’ndan geçen seyyar satıcılar, eğitimlerin ardından belediye denetiminde stantlarda çalışmaya başladı; daha önce kayıt dışı çalıştıkları için zabıta ekiplerinden kaçanlar artık huzurlu ve güvenli bir şekilde hizmet sunuyor. Nesiller boyu aynı meslekle evini geçindiren ve çocuklarını okutabilen kursiyerler, Büyükşehir Belediyesi’ne minnettar.</p>
<p><strong>“Umudu söndürmeyelim”</strong></p>
<p>Meslek Fabrikası’nda alınan eğitimler, kursiyerlerin hayatına doğrudan yansıyor. İzmir Seyyar Esnaf Meclisi Kurucusu ve İzmir Doğa İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Heptepe de dezavantajlı grupların Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimlerin ardından meslek kollarına göre sertifika sahibi olduklarını ve hayata tutunduklarını belirterek, şunları söyledi: “Meslek Fabrikası’nın ışığını söndürmek, geleceğin ışığını söndürmek olur. Çünkü bu insanlar Meslek Fabrikası’nda aldıkları eğitimlerle istihdam edildi. Meslek Fabrikası’na sahip çıkalım. Umudu söndürmeyelim. İzmir’e miras bırakılan Meslek Fabrikamızın ışığını hiçbir zaman kapatmayalım.”</p>
<p><strong>“Dezavantajlı yurttaşlar topluma kazandırıldı”</strong></p>
<p>Sokak Emekçileri ve Balık Ekmekçiler Derneği Başkanı Semih Çavdarcı ise Meslek Fabrikası’nın kapanmasının birçok yurttaşı olumsuz etkileyeceğini belirtti. Çavdarcı, “Meslek Fabrikası’nın kapanması demek bazı insanların karanlık güçlere teslim olması anlamına geliyor. Karanlık güçlere teslimiyeti demek yeniden uyuşturucuya tekrar dönmesi demek. Oysa Meslek Fabrikası sayesinde meslek sahibi olan insanlar, topluma kazandırıldı. Bu insanların çoğu toplum dışına itiliyordu. Bunların yeniden yaşanmaması gerekiyor. Atatürk’ün İzmir’e mirası olan Meslek Fabrikası’na dokunulmaması gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>“Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı”</strong></p>
<p>Güzel İzmir Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Yüksel Ördekoglu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine Meslek Fabrikası üzerinden ekmek kapısı açtığını söyledi. Önce hijyen belgesi ve sertifikalarını aldıklarını belirten Ördekoğlu, “Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı. Daha önce stantlarımızı zabıtadan dolayı açamıyorduk. Ama her şey değişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bize hediye ettiği stantlarda ekmeğimizi kazanıyoruz. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapanmasını kesinlikle istemiyoruz. Cemil Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı”</strong></p>
<p>Ege İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı ve Ege Bölgesi Kestane ve Mısırcılar Dernek Başkanı Şerif Akbulut, 1972 yılından bu yana 3 nesil aynı işi yaptıklarını belirtti.</p>
<p>Akbulut, “Bizim başka bir gelirimiz, başka bir işimiz yok. Tek işimiz bu. Daha önce seyyar satıcılık yapıyorduk. Ancak Büyükşehir Belediyesi sayesinde tezgahlarımız tek tip oldu. Hijyen koşullarını en üst seviyeye çıkararak hizmet sunuyoruz. Bunların hepsi İzmir Büyükşehir Belediyesi sayesinde oldu. Meslek Fabrikası’ndaki eğitimleri tamamlayıp sertifika aldıktan sonra çok mutlu ve huzurlu olduk. O gün biz resmen tanındık. İşimizi belediye denetiminde sürdürüyoruz. Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı. Daha iyi koşullarda çalışmamızı oraya borçluyuz. Kapanmasını istemiyoruz. Her zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanındayız” dedi.</p>
<p><strong>Büyükşehir denetiminde çalışıyorlar</strong></p>
<p>Meslek Fabrikası’nda satış yaparken dikkat etmesi gereken hijyen kurallarının yanı sıra müşteri ile sağlıklı ve doğru iletişim konusunda eğitim alana evli ve 2 çocuk babası 33 yaşındaki Mert Altınar da “Meslek Fabrikası sayesinde bu işi yapıyoruz. O nedenle kapanmasını istemiyoruz.</p>
<p>Onun sayesinde ekmek yiyoruz” dedi. Daha önce zabıta ekiplerini gördüklerinde kaçtıklarını, Büyükşehir Belediyesi ile yaptıkları iş birliği sayesinde yetkililerin denetiminde satış yaptıklarını ifade eden Altınar, şimdi zabıta ekiplerini gördüğü zaman kaçmadan, huzurlu şekilde çalıştıklarını söyledi.</p>
<p><strong>“Binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı”</strong></p>
<p>43 yaşında 3 çocuk babası çiçek satıcısı Emin Demirdöven’in hayatına da Meslek Fabrikası dokundu.  Daha güzel buket yaparken,  daha iyi satış yapmayı öğrendiğini vurgulayan Demirdöven, “Meslek Fabrikası’nın bize çok büyük katkısı oldu. Daha önce yaptığımız buketler biraz zayıftı ancak aldığımız eğitimlerin ardından daha şık çiçek buketleri hazırlamayı öğrendik. Görsel olarak daha da zenginleştik. Bu da satışlarımıza yansıdı. Meslek Fabrikası’nda eğitim alan binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı. O nedene lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın” dedi.</p>
<p><strong>“Bu sayede ekmek yemeye başladık”</strong></p>
<p>15 yıl boyunca eşi ile büyük zorluklarla seyyar çiçekçilik yapan 3 çocuk babası Rafet Keski’in yolu da Meslek Fabrikası ile kesiştikten sonra değişti. Meslek Fabrikası’ndan aldıkları eğitimlerin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de kendilerine çiçek satış tezgahı verdiğini ve yine belediyenin belirlediği noktada satış yapmaya başladığını anlattı. Rafet Keski, “Daha önce çalışma şartlarımız çok zordu. Yağmur çamurda satış yapmaya çalışıyorduk. Zabıta gelince kaçıyorduk. Çoğu zaman da yakalanıyorduk ve çiçeklerimize el konuyordu. Meslek Fabrikası hayatımızı değiştirdi. Artık zabıtadan kaçmadan satış yapıyoruz. Bu sayede ekmek yemeye başladık. Hayatımızda çok şey değişti. Çok güzel günler yaşıyoruz. Lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın. Ekmeğimizi onun sayesinde kazanıyoruz. Çocuklarımı burada büyüttüm ve bu tezgah sayesinde çocuklarıma ekmek yediriyorum. Bunun sayesinde onları okutabiliyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı”</strong></p>
<p>Mesleği tekstilcilik olan ancak alanında iş bulamadığı için İnciraltı’nda balık ekmek satışı yaparak geçimini sağlayan Fatma İnan, Meslek Fabrikası’ndan aldığı eğitimlerin ardından hayatında yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: “Aile bütçesine katkı sunmak isteyen ancak eğitimi veya mesleği olmayan kadınlar, Meslek Fabrikası sayesinde hayatlarını değiştirdi. Meslek Fabrikası’na giden kadınlar, ilgi alanlarına göre mesleklerini seçerek çalışmaya başladı. Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı. Hem aile bütçesine daha fazla destek sağlayabildim hem de yaptığım iş hakkında daha çok bilgim var. İşimi daha profesyonel şekilde yapıyorum. Balığı daha iyi kızartma konusunda çok güzel eğitimler aldım. Daha güzel sunum yapıyorum. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapatılması toplum açısından zararlı. Orada meslek edinmek için eğitim alan gençler de var. Bu tür yerler insanlara yol gösteriyor. O nedenle lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın.”</p>
<p><strong>Bir eğitimden fazlası</strong></p>
<p>Meslek Fabrikası, kursiyerler için yalnızca meslek öğrenilen bir yer değil, aynı zamanda bir dönüşüm alanı. Burada edinilen bilgi ve beceriler, insanların hayatına doğrudan dokunuyor. Kuşaklar boyu seyyar olarak çiçek satıcılığı yaptıklarını anlatan Hanım Dalak’ın da hayatı Meslek Fabrikası sayesinde değişti. Yaptığı işin kendisini son derece mutlu ettiğini anlatan Dalak, “Meslek Fabrikası’ndan aldığımız eğitimler sayesinde çok güzel çiçekler yapmayı öğrendik. Müşteriye daha iyi sunum yapıyoruz. İşin inceliklerini öğrendik. Bilmediğimiz modelleri öğrendik. Daha şık buketler hazırlıyoruz. İzmirliye daha güzel hizmet sunuyoruz. Evimize ekmek götürüyoruz. Çok memnunuz. Çocuklarımıza buradan ekmek götürüyoruz. Bu işten başka bir iş bilmiyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meslek-fabrikasi-hayatlari-degistiriyor-623204">Meslek Fabrikası hayatları değiştiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alarm]]></category>
		<category><![CDATA[Araz]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ergene]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarda]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622851</guid>

					<description><![CDATA[<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851">Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş’ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde ciddi komplikasyonlara ve erken ölümlere yol açtığını vurguladı.</p>
<p>27 Mart ‘Dünya Tedaviye Uyum Günü’ kapsamında Kahramanmaraş KİGEM Kadın İşgücünü Geliştirme Merkezi’nde Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, Servier Türkiye’nin koşulsuz katkılarıyla Türkiye’de ilk defa 14 derneğin iş birliği ile hayata geçen “Türkiye 2030’da yüzde 50” projesi kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Hasta, hasta yakını, sağlık profesyonelinin katıldığı ve katılımcıların tansiyon değerlerinin ölçülmesiyle başlayan etkinliğin moderatörlüğünü tiyatro sanatçısı-yönetmen Mert Öner yaptı.</p>
<p><strong>Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Araz, </strong>Dünya Tedaviye Uyum Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Kronik hastalıkların uzun vadede organ ve dokularda ciddi hasarlara yol açtığını ifade eden Araz, “En sık görülen hastalıklar arasında hipertansiyon ve diyabet yer alıyor. Bu hastalıklar; kalp, damar, böbrek ve sinir sistemi gibi birçok organda hasara neden olarak uzun vadeli komplikasyonlara ve ölüm riskinde artışa yol açıyor” dedi.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de kronik hastalık oranları yüksek&#8221;</p>
<p>Türkiye’de hipertansiyonun erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 31’inde, diyabetin ise yüzde 16’sında görüldüğünü aktaran Araz, bu oranların yüksekliğine dikkat çekti. Kontrol oranlarının ise istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Araz, kronik hastalıklarda hedef değerlere ulaşma oranının yüzde 30-40 civarında olduğunu kaydetti.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de tedaviye uyum oranı yüzde 36&#8221;</p>
<p>Tedaviye uyumun hem dünyada hem de Türkiye’de yeterli düzeyde olmadığını dile getiren Araz, “Hastaların tedaviye uyum oranı dünya genelinde yüzde 30 ila 50 arasında. Türkiye’de ise bu oran yaklaşık yüzde 36 seviyesinde” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Uyum artarsa ölüm ve komplikasyonlar azalıyor&#8221;</p>
<p>Tedaviye uyumun artırılmasının önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Araz, “Tedaviye uyum sayesinde ölüm oranlarında yaklaşık yüzde 21 azalma, organ hasarı ve komplikasyonlarda ise yüzde 30 ila 50 oranında düşüş sağlamak mümkün” dedi.</p>
<p>&#8220;2030’da tedavi başarı hedefi yüzde 50&#8221;</p>
<p>2030 yılına yönelik hedeflere de değinen Araz, tedaviye uyumu artırarak tedavi başarısında artışa yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti ve “Amacımız Türkiye’de tedavi başarı oranını diyabette yüzde 36,7’den, hipertansiyonda ise yüzde 22,2’den %50’ye çıkarmak. Bu sayede hastalıkların uzun vadede oluşturduğu zararları azaltmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p> &#8220;Metabolik hastalıklar erken ölümlerin başlıca nedeni&#8221;</p>
<p><strong>Kalp Damar Hastalıklarından Korunma ve Farkındalık Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Ergene</strong> ise diyabet, obezite ve hipertansiyonun birbiriyle bağlantılı olduğunu belirterek, bu hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde erken ölüm riskinin ciddi şekilde arttığını söyledi.</p>
<p>Metabolik hastalıkların temelinde obezite ve glikoz kontrol bozukluğunun yer aldığını belirten Ergene, “Diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları birbiriyle ilişkili. Bu hastalıklar orta ve uzun vadede ciddi organ hasarlarına yol açarak dünyada erken ölümlerin en önemli nedenlerinden biri haline geliyor” dedi.</p>
<p>&#8220;50 yaş sonrası risk hızla artıyor&#8221;</p>
<p>ABD’de yapılan bir araştırmaya değinen Oktay Ergene, belirli yaşın üzerindeki bireylerde bu hastalıklardan en az birinin görülme oranının yüzde 90’ların üzerine çıktığını belirterek, “50 yaş sonrası 10 kişiden 9’unda bu hastalıklardan en az biri görülüyor” diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de obezite ve diyabet oranı yüksek&#8221;</p>
<p>Türkiye’de obezite oranının erişkin nüfusta yüzde 36-40 seviyelerinde olduğunu, diyabetin ise yaklaşık yüzde 17 oranında görüldüğünü aktaran Ergene, bu oranların Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>&#8220;Türkiye’de yaşam süresi daha kısa&#8221;</p>
<p>Türkiye’de yaşam süresinin gelişmiş ülkelere göre daha kısa olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Oktay Ergene, “Gelişmiş ülkelerde ortalama yaşam süresi 80’li yaşların üzerine çıkarken, Türkiye’de bu rakam 77 civarında. Arada 10 yıla varan farklar bulunuyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Sağlıklı yaşam alışkanlıkları erken yaşta kazanılmalı&#8221;</p>
<p>Hastalıkların önlenmesinde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine işaret eden Ergene, yaşam tarzının genç yaşlarda düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Hastalık geliştikten sonra ise ilaç tedavisinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.</p>
<p>&#8220;Hipertansiyon çoğu zaman ciddiye alınmıyor&#8221;</p>
<p>Hipertansiyonun çoğu zaman hafife alındığını dile getiren Prof. Dr. Oktay Ergene, “Hipertansiyon, dünyadaki ölümlerin ve kalp hastalıklarının önemli bir kısmından sorumlu. Ancak toplumda yeterince ciddiye alınmıyor ve ilaç kullanımı ihmal ediliyor. Türkiye’de sağlık sisteminde ilaca erişim çok iyi durumda iken kronik hastalıklar için düzenli ilaç kullanım oranlarımız çok düşük.” dedi.</p>
<p>&#8220;Tuz tüketiminin azaltılması önemli&#8221;</p>
<p>Toplumsal önlemlerin önemine de değinen Ergene, tuz tüketiminin azaltılmasının hipertansiyonla mücadelede önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>
<p>&#8220;70 yaşında hipertansiyon oranı yüzde 70&#8221;</p>
<p>İleri yaşlarda hipertansiyon görülme sıklığının arttığını ifade eden Ergene, “30 yaşındaki bireylerde hipertansiyon görülme oranı %30 iken, 40 yaşındaki bireylerde %40, 70 yaşındaki bireylerde ise bu oranı %70’i buluyor. Yani 10 kişiden 7’sinde hipertansiyon var” dedi. </p>
<p> &#8220;Tansiyon kontrolü hayati önem taşıyor&#8221;</p>
<p>Kan basıncının kontrol altına alınmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Ergene, “Günümüzde artık biliyoruz ki tansiyonun 130/80 mmHg’nin altına indirilmesi gerekiyor. Aksi halde kalp krizi ve inme riski ciddi şekilde artıyor. Basit bir ilaç tedavisiyle bu riskleri büyük ölçüde azaltmak mümkün” diye konuştu.</p>
<p>“Tiyatro hatırlatır. Uyum yaşatır.”</p>
<p><strong>Tiyatro sanatçısı Mert Öner</strong> ise aynı takvimde buluşan Dünya Tedaviye Uyum Günü ve Dünya Tiyatro Günü’nün adeta hayatın dengesine vurgu yaptığını söyledi: “27 Mart’ın iki anlamı var: Dünya Tiyatro Günü ve Tedaviye Uyum Günü. Aynı günde buluşmaları, hayatın hem sahnede hem bedenimizde aynı incelikli dengeyle aktığını hatırlatıyor; bu rastlantının içinde tuhaf bir sevinç, derin bir anlam var.   Sahne, insanın doğayla yeniden aynı ritmi aradığı yerdir. Bir nefes, bir söz, bir beden…  Hepsi görünmeyen bir uyumun parçası. Tiyatro hatırlatır. Uyum yaşatır. Hikâyeler ise unuttuklarımızı iyileştirir. Bizi birbirimize, toprağa, hayata yeniden bağlar. Çünkü dünya, ancak hikayelerimizi paylaştığımız sürece dengede kalır.” diye konuştu.</p>
<p>“Türkiye 2030’da yüzde 50 projesi”</p>
<p>Dünyada veriler her iki hastadan birinin tedaviye uyumsuz olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre dünyada 1.3 milyar kişi hipertansiyon, 800 milyondan fazla kişi de diyabet hastası. Her 9 kişiden biri diyabetle yaşadığının farkında değil. OECD verileri, tedaviye uyumun artmasıyla uzun dönemde ölüm oranlarının yüzde 21 azaltılabileceğini gösteriyor. Aynı araştırma, yüksek hasta uyumunun sağlık harcamaları üzerinde yıllık 125 milyar Euro katkı sağlayabileceğini ortaya koymaktadır.  </p>
<p>Türkiye’de ise tüm erişkinlerin yüzde 31’i hipertansiyon, yüzde 16,6’si diyabet hastası. Hipertansiyon tedavisine başlayan hastaların yarısı ilk iki yılda tedavilerini yarım bırakıyor. Tedaviye uyum sağlamayan hastaların hastaneye yatışlar üzerindeki artış oranı yüzde 20’ye varıyor. Alarm veren bu tablonun değişmesine katkı sağlamak için hayata geçen Türkiye 2030’da %50 projesi 13 uzmanlık 1 hasta derneğinin katılımıyla ortaya çıkan ve hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarda hastanın tedaviye uyumu ve tedavi başarısının yükselmesini hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesidir.  Servier Türkiye’nin koşulsuz desteklediği bu projenin amacı 2030 yılına kadar hipertansiyonda %22,2, diyabette yüzde 36,7 olan tedavi başarı oranını %50’ye çıkartmaktır.</p>
<p>“14 dernek ortak amaç için birleşti”</p>
<p>Hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarda tedaviye uyum oranlarını yükselterek hastalık kontrol başarısını 2030&#8217;a kadar en az yüzde 50&#8217;ye ulaştırmayı hedefleyen bu projede, Ateroskleroz Derneği, Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği, Dahiliye Uzmanları Derneği, İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitim Araştırma Derneği, Kalp Damar Hastalıklarıyla Mücadele ve Farkındalık Derneği, Kardiyovasküler Akademi Derneği, Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği, Metabolik Sendrom Derneği, Türk Diyabet Cemiyeti, Türk Girişimsel Kardiyoloji Vakfı, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Türkiye Diyabet Vakfı, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği yer alıyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-kronik-hastaliklarda-alarm-tedaviye-uyum-hayati-onemde-622851">Türkiye&#8217;de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayati İnanç Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayati-inanc-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-621525</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 18:18:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid]]></category>
		<category><![CDATA[nanç]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinburnu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621525</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşandı. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan atmosferi Zeytinburnu’nda hissedildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-inanc-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-621525">Hayati İnanç Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Ramazan coşkusu Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yaşandı. Söyleşiler, konserler ve çocuklar için hazırlanan özel etkinliklerle Ramazan atmosferi Zeytinburnu’nda hissedildi. 14 Mart Cumartesi akşamı saat 21.30’da Hayati İnanç, Zeytinburnu’nda Ramazan’ın son söyleşisini gerçekleştirdi. </b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Hayati İnanç, Ramazan etkinlikleri kapsamında Zeytinburnu Kültür Sanat’ın konuğu oldu. 14 Mart Cumartesi akşamı saat 21.30’da gerçekleştirilen söyleşi öncesinde Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy bir selamlama konuşması yaptı. Söyleşi, Zeytinburnu halkı tarafından yoğun ilgi gördü. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Hem düğünde hem cenazede okunan tek şiir Mevlid’dir.”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Hayati İnanç, Mevlid’in şiirsel gücüne ve önemine vurgu yaptı:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Kabri Bursa’da olan Süleyman Çelebi’yi duymuşsunuzdur. Süleyman Çelebi, Mevlid yazarıdır. Mevlid duymaz olan gençler adına üzülüyorum. Bizim gençliğimizde her vesileyle Mevlid okunurdu. Çocuğu askere gönderirken Mevlid okursun, gelince yine okursun. Tarih boyunca hem düğünde hem matemde okunan tek şiirdir. 770 beyitlik, muazzam bir şiirdir. Çok güzel bir Türkçesi vardır. Ezberlemenizi tavsiye ederim.”  </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>“Asıl iş, kendimizi kabre hazırlamak.”</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Hayati İnanç, anekdotlarla söyleşiyi zenginleştirdi:</span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Ben henüz dışındayım ama kabrim Eyüpsultan’da. İsmimi de yazdım. Görseniz yatasınız gelir. Kabrimi lütfen ziyaret edin. Geçen bir dostum beni uyandırdı. ‘Kendine kabir hazırlamak iş değil, kendini kabre hazırlamak iş.’ dedi. İnsanın ağzının tadını kaçırıyorlar. Dost böyle yerde lazım. Dost bunun için lazım. Seni öveni dost zannetme. Bugün över, yarın söver. Allah rızasını gözetmezsen rezil olmak kaçınılmaz.”</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-inanc-soylesisi-zeytinburnu-kultur-sanatta-gerceklesti-621525">Hayati İnanç Söyleşisi, Zeytinburnu Kültür Sanat&#8217;ta Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çevirebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtıkların]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kabusa]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan ve zamanla büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen dev karın duvarı fıtıkları, hem yaşam kalitesini düşürüyor hem de hayati risk oluşturabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzeri kişilerde özellikle ameliyat sonrası gelişen bu fıtıkların toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirterek, “Yapılan çalışmalar; karın ameliyatlarından sonra ortaya çıkan insizyonel, yani ameliyat kesi yerinden gelişen karın duvarı fıtıklarının, 50 yaş üzerindeki hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde görülebildiğini gösteriyor” diyor. Prof. Dr. Metin Ertem hayatı kabusa çevirebilen, bazı hastaların boyunlarına çarşaf bağlayarak taşıdıkları dev karın fıtıklarını ve yeni tedavi yöntemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Vücudumuzda ‘koruyucu zırh’ olan karın duvarı zayıfladığında ya da ameliyat gibi bir nedenle bütünlüğü bozulduğunda, iç organlar dışa doğru itilerek dev karın fıtığı ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Ertem</strong>, 50 yaş üzerindeki kişilerde dev karın fıtıklarının görülme sıklığının arttığını belirterek “Bunun en önemli nedeni yaşla birlikte kolajen doku sentezinin azalmasıdır. Kolajen, karın duvarının dayanıklılığını sağlayan temel yapı taşlarından biridir. Bu yapı zayıfladığında karın duvarı adeta bir kumaşın sökülen dikişi gibi açılmaya başlar” diyor. Karın duvarındaki büyük açıklıkların sadece estetik bir sorun olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ertem şöyle konuşuyor: “Bu dev fıtıklar, bel ve sırt ağrılarına, ıkınma olamayacağından dışkılama zorluğuna ve hatta solunum güçlüğü gibi yaşamı tehdit eden sorunlara neden olabiliyor. Fıtıklar tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilirken, bunun en tehlikeli sonuçlarından birini, halk arasında “bağırsak düğümlenmesi” olarak bilinen sorun oluşturuyor.”</p>
<p><strong> Bağırsak delinmesi ve hayati riske yol açabiliyor</strong></p>
<p>Bağırsakların fıtık kesesi içinde sıkışarak; hastalarda şiddetli karın ağrısı, kusma ve büyük abdest yapamama gibi şikayetlere neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ertem, soruna müdahale edilmezse bağırsak delinmesine kadar giden çok ciddi tablolar oluşturabildiğini ve bu durumun hayati riske yol açabildiğini söylüyor. Dev fıtıkların boyutlarının bazen dramatik olabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Metin Ertem, bazı hastaların yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: ”Bazen fıtık o kadar büyüyebiliyor ki, neredeyse iki çocuk başı büyüklüğüne ulaşabiliyor. Hatta bazı hastalar fıtığı desteklemek için karınlarının altından çarşaf geçirip boyunlarına bağlayarak taşımak zorunda kalabiliyor. Bu nedenle sorun ilerlemeden erken tedavi olmak günlük yaşam konforu açısından ve tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.” </p>
<p><strong> Ameliyat sonrası iyileşme döneminde dikkat!</strong></p>
<p>Karın ameliyatı geçiren kişilerin özellikle iyileşme döneminde dikkatli olması gerekiyor. Prof. Dr. Ertem, ihmale gelmez bazı önlemleri “ameliyat sonrası erken dönemde ağır kaldırmamak, kabız kalmamaya özen göstermek, kronik öksürük varsa mutlaka tedavi olmak, yeterli ve dengeli beslenmek” şeklinde sıralıyor. Çünkü bu faktörler karın duvarına binen baskıyı artırarak fıtık gelişimini kolaylaştırabiliyor. Karın ameliyatı olmayan kişilerde de bazı fıtık türlerinin görülebileceğini; özellikle doğum yapanlarda karın duvarındaki zayıf noktalardan yağ dokusu ve bağırsakların dışarı çıkmasıyla epigastrik fıtıklar (göbek üstü fıtığı) oluşabildiğini belirten Prof. Dr. Ertem “Gebelik sırasında karın büyüdükçe karın duvarı gerilir ve bazı bölgelerde zayıflık oluşabilir. Bu durum küçük fıtıkların gelişmesine yol açabilir” diyor. </p>
<p><strong>Dev fıtıklarda yeni tedavi dönemi</strong></p>
<p>Dev karın fıtıklarının cerrahisinin oldukça özellikli bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metin Ertem, son yıllarda kullanılan yeni yöntemlerin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek şöyle konuşuyor: “Eskiden bu fıtıklar çoğunlukla sadece dikiş yöntemiyle kapatılmaya çalışılırdı. Ancak bu yöntemde nüks oranları yüzde 50’ye kadar çıkabiliyordu. Günümüzde ise dev fıtıklarda çok daha ileri teknikler kullanıyoruz. Özellikle, özel cihazlarla karın duvarı kontrollü şekilde genişletiliyor. Gerekli durumlarda karın kaslarına botoks uygulanarak kasların gevşemesi sağlanıyor. Ardından karın duvarı onarılıyor ve yama ile destekleniyor. Bu modern yöntemler nüks oranlarını yüzde 2-5’lere kadar düşürdü.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-karin-fitigi-hayati-kabusa-cevirebiliyor-620018">Dev karın fıtığı hayatı kabusa çevirebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarık Akan&#8217;ın hayatı tiyatro sahnesinde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarik-akanin-hayati-tiyatro-sahnesinde-618862</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akan]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[sahnesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tarık]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT) tarafından sahnelenen ve Tarık Akan’ın yaşadığı olaylardan yola çıkarak kaleme aldığı “Anne Kafamda Bit Var” kitabından uyarlanan tiyatro oyununun prömiyeri, Leyla Gencer Opera ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarik-akanin-hayati-tiyatro-sahnesinde-618862">Tarık Akan&#8217;ın hayatı tiyatro sahnesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT) tarafından sahnelenen ve Tarık Akan’ın yaşadığı olaylardan yola çıkarak kaleme aldığı “Anne Kafamda Bit Var” kitabından uyarlanan tiyatro oyununun prömiyeri, Leyla Gencer Opera ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Bakırköylü komşumuz Tarık Akan’ın hatırasına sahip çıkıyoruz” dedi.</p>
<p>Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın sahneye taşıdığı “Anne Kafamda Bit Var”, hem tarihi bir tanıklık sunması hem de güçlü oyunculuklarıyla izleyiciden büyük ilgi gördü. Yönetmenliğini Turgay Kantürk’ün yaptığı oyun, Gökhan Aktemur tarafından sahneye uyarlandı. BBT Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş’ın başrolünü üstlendiği oyun, Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Tarık Akan’ın otobiyografik anlatısından yola çıkarak, 12 Eylül döneminin toplumsal ve bireysel etkilerini sahneye taşıyor. 12 Eylül döneminin baskı ortamını ve o yıllarda Tarık Akan’ın yaşadıklarını güçlü bir anlatımla izleyiciyle buluşturuyor. Eser, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutarken, toplumsal bellekte iz bırakan bir dönemi tiyatronun diliyle yeniden hatırlatıyor.</p>
<p><b>“TİYATROYU GÜÇLENDİRECEĞİZ”</b></p>
<p>Sanatın gücüyle Tarık Akan’ın hatırasına sahip çıktıklarını ifade eden Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Bakırköylü komşumuz, Yeşilçam’ın usta oyuncusu Tarık Akan’ın hikayesine hayat veren “Anne Kafamda Bit Var”, muhteşem bir kadro ile sahneleniyor. Genel Sanat Yönetmenimiz Ragıp Savaş’ın yönetimindeki Bakırköy Belediye Tiyatrolarımız bu kentin vicdanı, hafızası ve nefesidir. Yıllardır cesur oyunları ve güçlü oyuncu kadrosuyla kentimizin sanat yaşamına değer katıyor” dedi.</p>
<p><b>“SANAT ZOR DÖNEMDE İYİLEŞTİRİYOR”</b></p>
<p>Başkan Ovalıoğlu, “Sanat; zor zamanlarda bizi bir arada tutan, düşündüren ve iyileştiren en güçlü bağdır. Biz de Bakırköy Belediyesi olarak sanatın ve sanatçının yanında olmaya, tiyatromuzu daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu değerli eseri oyunlaştıran Gökhan Aktemur’u, sahneye taşıyan yönetmenimiz Turgay Kantürk’ü, oyuncularımızı, teknik ekibimizi ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarik-akanin-hayati-tiyatro-sahnesinde-618862">Tarık Akan&#8217;ın hayatı tiyatro sahnesinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Doğal Yaşam Parkında &#8220;Yaban Hayatı Günü&#8221; kutlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-dogal-yasam-parkinda-yaban-hayati-gunu-kutlandi-617530</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 09:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilkokulu]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[parkı]]></category>
		<category><![CDATA[parkında]]></category>
		<category><![CDATA[yaban]]></category>
		<category><![CDATA[Yaban Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü etkinliklere kapsamında Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda çocukları ağırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-dogal-yasam-parkinda-yaban-hayati-gunu-kutlandi-617530">Antalya Doğal Yaşam Parkında &#8220;Yaban Hayatı Günü&#8221; kutlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü etkinliklere kapsamında Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda çocukları ağırladı. Çocuklar, çeşitli etkinliklerle yaban hayatı hakkında bilgi sahibi olurken, hayvanları yakından görme fırsatı buldu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi “3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü” dolayısıyla gerçekleştirdiği farkındalık çalışmaları kapsamında Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda öğrencileri misafir etti. Kepez Gülveren İlkokulu ve Muratpaşa Ramazan Savaş İlkokulu 3’üncü sınıf öğrencilerinin katıldığı etkinlikte öğrenciler Doğal Yaşam Parkı’nda keyifli bir gün geçirdi. İlk etapta öğrencilere alanında uzman veteriner hekimler yaban hayatı ve çevre bilincini anlattı. Eğitimde yaban hayatının korunması, yasa dışı avcılık, nesli tükenmekte olan hayvanların korunması, çevre bilinci farkındalığı, Antalya’da yaban hayatı ve Doğal Yaşam Parkı’nın çalışmaları hakkında bilgi verildi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>EĞLENEREK ÖĞRENDİLER</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Eğitim programlarının ardından Doğal Yaşam Parkını rehber eğitmenler eşliğinde gezen çocuklar 118 türde hayvanı yakından görerek, doğal yaşam alanları ve hikâyeleri ile ilgili bilgiler aldı. Aslan’dan kaplana, zebradan yılan ve maymunlara kadar Doğal Yaşam Parkını gezen öğrenciler yaban hayvanlarını yakından görmenin heyecanını yaşadı. Ardından etkinlik alanında özel olarak hazırlanan oyunlara katılan çocuklar eğlenerek öğrenmenin keyfini çıkardı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>AMACIMIZ ÇOCUKLARA YABAN HAYATINI TANITMAK</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yaban Hayatı Günü Etkinlikleri ile ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hekimi Oğulcan Demir “Doğada bulunan yaralı hayvanlar buraya getirilerek titizlikle tedavileri gerçekleştiriliyor ve doğaya tekrar dönebilecekler doğaya salınıyor. Bu süreci çocuklarımıza aşama aşama gözlemlemelerini sağlayarak anlattık. Amacımız yaban hayatı ile ilgili farkındalık oluşturmak. Çocuklarımızı eğlenirken öğrenmelerini sağlamayan etkinliklerimiz devam edecek” dedi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>KALICI BİR ÖĞRENME OLUYOR</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Ramazan Savaş İlkokulu Müdür Yardımcısı Firdevs Denizer “Doğal Yaşam Parkı gerçekten çok güzel, çok temiz. Çalışan arkadaşların bilgilendirmeleri, eğitimleri çok güzel. Çocuklarımız burada görerek yaşayarak öğreniyorlar. Okulda sadece anlatıyoruz ama böyle etkinliklerde dokunuyor, gözlemliyor ve hissediyor o yüzden çok daha kalıcı bir öğrenme oluyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>HER HAYVANIN HİKÂYESİ VAR</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Ramazan Savaş İlkokulu 3’üncü sınıf öğrencisi Mira Gökhan “Çok eğlenceli bir etkinlik oldu. Canlıların ne kadar hayatımıza dokunduğunu, onları yuvalarından eksik etmediğimizi gördük. Yaraları tedavi edilen birçok yaban hayvanının doğaya yeniden salındığını öğrendik. Doğal yaşam Dünya’mız için çok önemli” dedi. Gülveren İlkokulu 3”üncü sınıf öğrencisi Reyhan Seven ise “Birçok hayvanı ilk kez görme şansımız oldu. Bazı yaban hayvanlarının nesli tükenmek üzere Antalya’da da bu türde hayvanlar var bunları öğrendik. Çok verimli bir gün geçirdik” diye konuştu. </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-dogal-yasam-parkinda-yaban-hayati-gunu-kutlandi-617530">Antalya Doğal Yaşam Parkında &#8220;Yaban Hayatı Günü&#8221; kutlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erişilebilir istihdam için hayati destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erisilebilir-istihdam-icin-hayati-destek-614470</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 12:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[erişilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[Zihinsel Engelli Bireyler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614470</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Destekli İstihdam Ofisi ve Karşıyaka Akademi Zihinsel Engelliler Derneği (KAZED) sponsorluğunda yürütülen, zihinsel engelli bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımını hedefleyen IDEA-VET projesinin “Erişilebilir İstihdam” adlı kapanış konferansı yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erisilebilir-istihdam-icin-hayati-destek-614470">Erişilebilir istihdam için hayati destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Destekli İstihdam Ofisi ve Karşıyaka Akademi Zihinsel Engelliler Derneği (KAZED) sponsorluğunda yürütülen, zihinsel engelli bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımını hedefleyen IDEA-VET projesinin “Erişilebilir İstihdam” adlı kapanış konferansı yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, istihdamın engelliler için sağlanacak en hayati destek olduğunu ifade ederek projeye katkı vermekten onur duyduğunu belirtti.</p>
<p>İtalya Ulusal Ajansı tarafından kabul edilerek, zihinsel engelli bireylerin sosyal hayata ve iş hayatına hazırlanması için geliştirilen ve Mutfak Becerileri Modülü’nü temel alan IDEA-VET Erasmus + projesinin “Erişilebilir İstihdam” adlı kapanış konferansı Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Küçük Salon&#8217;da yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde sunduğu destek mektubu ile hayat bulan IDEA-VET projesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü Destekli İstihdam Ofisi ile kurumsal bir yapıya dönüştü. Projenin Türkiye ayağında Karşıyaka Akademi Zihinsel Engelliler Derneği (KAZED)  ve Ege Üniversitesi yer aldı. Zihinsel engelli bireylerin üretim süreçlerine katılımlarını güçlendiren, onları iş yaşamının aktif ve görünür bir parçası haline getirmeyi hedefleyen projenin kapanış konferansına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, KAZED Başkanı Tülin Topuzoğlu, IDEA-VET Proje Koordinatörü Giuseppe Scarabello, Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fatma Orgun ve projedeki zihinsel engelli bireyler ile aileleri katıldı. Konferansta mutfak eğitimlerini tamamlayan 10 genç sertifikalarını aldı. Destekli İstihdam Ofisi tarafından geliştirilen “Mutfak Becerileri Modülü”, Meslek Fabrikası aracılığıyla kalıcı ve uygulanabilir bir yapıya dönüştürülecek.</p>
<p><strong>“Yeter ki desteklensinler”</strong></p>
<p>Törende konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay Tugay, “Dünya Sağlık Örgütü, dünya nüfusunun yüzde 16’sının ciddi düzeyde engellilik ile yaşamına devam ettiğini belirtiyor. Bu da 1,3 milyar insan engelli demek. Türkiye’de 5,5 milyon ila 11 milyon arasında engellinin yaşadığı söyleniyor. İyi bir eğitimle, iyi bir destekle topluma katkı verecek birçok engelli yurttaşımız var. Yeter ki desteklensinler. Bunun yollarının olduğuna inanıyoruz ve farklı çalışmalar yapıyoruz. Pek çok merkezimizde engelli yurttaşlar için eğitim, danışmanlık hizmeti ve destek hizmetleri sunuyoruz. Engellilik Eylem Planımız var. Bir yol haritası oluşturduk ve aşama aşama çalışıyoruz” diyerek engellilik alanındaki çalışmalardan bahsetti.</p>
<p><strong>“Elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz”</strong></p>
<p>İstihdam konusunun engelliler için sağlanacak en önemli ve en hayati destek olduğunu belirten Başkan Tugay, “Bunun için Destekli İstihdam Ofisi’ni Türkiye’de ilk kez hayata geçirdik. Bu çalışma İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gurur duyduğu çalışmalardan biridir. Biz burada sadece engelli bireylerin meslek edinmesi için onlara eğitim vermekten ya da onların işe yerleştirmekten değil, çalışmaya başladıktan sonra da onlara destek vermeye devam etmekten bahsediyoruz. IDEA-VET de çok güzel bir proje. Bu tablonun parçası olmaktan çok mutluyum. İlham verici bir proje olduğuna inanıyorum. Benzer projelerin yapılmaya devam etmesini dilerim. Proje çıktılarından yola çıkarak Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü de bazı çalışma başlıkları açacak ve elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Başkan Tugay’a müteşekkirim”</strong></p>
<p>KAZED Başkanı Tülin Topuzoğlu da “Bugün çok heyecanlıyız. Çok çalıştık, çabaladık ve bu ana ulaştık. İstihdam konusunu benimsedik ve bu konuda çalışıyoruz. Dernek olarak gençlerimizin işe erişimleri için gayret gösteriyoruz. Meslek edindirme kursları düzenledik, onları istihdama ulaştırmanın çarelerini aradık ve bunu sağladık. 50’ye yakın gencin işe ulaşmasını sağladık. Bu kursları düzenlerken el yordamıyla çalıştık. İşverenlere, insan kaynaklarına ulaşamadık. Gençleri işe yerleştirince de onların hali nedir diye sorma iznimiz yoktu. Ancak öyle bir gün geldi ki bu konuda Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a müteşekkirim. Destekli İstihdam Ofisi gençleri işe yerleştirmek konusunda bambaşka bir yöntem izliyor. İş analizi, işyeri analizi yapıyorlar. Gençleri işverenlerle buluşturup süreci takip ediyorlar. Bu olanaklarla işe yerleştirme konusunda büyük gelişme kaydedildi ve işe kabul hızı büyük oranda arttı. Destek olan, yol gösteren iş koçlarına teşekkür ediyoruz. Dışarıda kalıp yapamadığımız her şeyi doğru yöntemlerle yapmaya başladılar. Başkanımızın destek mektubuyla başlayan IDEA-VET çalışmaları, kendisinin varlığıyla tamamlanmış oldu. Başkanın ilgisini hep yanımızda hissettik” dedi.</p>
<p><strong>“Bu bir toplum projesi”</strong></p>
<p>IDEA-VET Proje Koordinatörü Giuseppe Scarabello, “Proje ile çok iyi sonuçlar aldık. Erasmus + tarafından fonlanan bu proje, farklı ülkelerdeki ortak ihtiyaçları olan bireylerin bir araya gelmesine olanak sağladı. Geçmişte zihinsel engeli olan insanlar çok fazla topluma dahil olamıyordu. Evde kalıyorlardı, sosyal hayata çok fazla karışamıyorlardı ve bu konuda önyargı vardı. Ancak projemiz okyanusta bir damla oldu. Zihinsel engellilerin sosyal hayata ve iş yaşamına katılmalarına olanak sağladı. Zihinsel engellilerin mesleki eğitim almasını, istihdam edilmelerini ve kültürel bir değişim yaratmayı amaçlıyoruz. Bu konuda farkındalık yaratılması gerekiyor. Bu bir toplum projesi. Toplumda çeşitlilik çok önemli bir değer. Farklılıkları hediye olarak kabul ettiğimizde zihinsel engelliler için çok fazla katkı sunabiliriz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Sertifikaları takdim edildi</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fatma Orgun da proje kapsamında yapılan çalışmaları aktararak projeyi bir son olarak değil, daha kapsayıcı uygulamaların başlangıcı olarak görmek gerektiğini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından Başkan Tugay tarafından projeye katılan zihinsel engelli bireylere sertifikaları takdim edilirken, projeye destek sunanlara da plaket takdim edildi. Tören, sunum ve oturumlarla devam etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erisilebilir-istihdam-icin-hayati-destek-614470">Erişilebilir istihdam için hayati destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eren&#8217;in hayatı &#8220;beyaz baston&#8221; eğitimiyle değişti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erenin-hayati-beyaz-baston-egitimiyle-degisti-612415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 11:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Baston]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[değişti]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimiyle]]></category>
		<category><![CDATA[eren]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, aylar süren eğitim çalışmalarının meyvelerini almaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erenin-hayati-beyaz-baston-egitimiyle-degisti-612415">Eren&#8217;in hayatı &#8220;beyaz baston&#8221; eğitimiyle değişti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, aylar süren eğitim çalışmalarının meyvelerini almaya başladı. Merkezde eğitim gören 24 yaşındaki görme engelli Eren Aladağ, aldığı “beyaz baston” eğitimiyle günlük yaşamında daha bağımsız ve özgüvenli adımlar atmaya başladı.</p>
<p><b>YAŞADIĞI SÜRECİ ANLATTI</b><br />Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, aylar süren eğitim çalışmalarının meyvelerini birer birer alıyor. Merkez bünyesinde faaliyet gösteren Görme Engelliler Sınıfı’nda verilen eğitimler sayesinde özel gereksinimli bireyler, hem günlük yaşamda hem de sosyal hayatta daha bağımsız hâle geliyor. Bu başarı hikâyelerinden biri de 24 yaşındaki Eren Aladağ. Merkezde aldığı “beyaz baston” eğitimi sayesinde hayatında büyük bir değişim yaşadığını dile getiren Eren, süreci kendi sözleriyle anlattı.</p>
<p><b>“OTOBÜSE BİLE BİNEMİYORDUM”</b><br />Daha önce yalnızca yakın mesafelere gidebildiğini belirten Eren, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: “Eski tip baston kullanıyordum, tekerleği yoktu. Gelişigüzel kullanıyordum. Sadece bakkala kadar gidebiliyordum. Otobüse ve tramvaya binemiyordum.” Merkezde aldığı eğitimlerin ardından günlük yaşamda çok daha aktif hâle geldiğini dile getiren Eren, yeni bastonunun ve doğru kullanım tekniklerinin kendisine büyük katkı sağladığını söyledi.</p>
<p><b>BEYAZ BASTON EĞİTİMİYLE GÜVENLİ ADIMLAR</b><br />Merkezde verilen “beyaz baston” eğitimi, bireylerin bastonu doğru kullanma, engelleri algılama, merdiven ve kaldırımlarda güvenli yön bulma gibi becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Eğitimlerde aynı zamanda toplu taşıma kullanımı ve alışveriş gibi günlük yaşam senaryoları da uygulamalı olarak öğretiliyor. Öğrenciler, zaman zaman servisle AVM gibi kamusal alanlara götürülerek sosyal hayatın rutinlerine alıştırılıyor. Bu eğitimlerin kendisine özgüven kazandırdığını belirten Eren Aladağ, “Kendi başıma camiye gitmek istiyordum ama gidemiyordum. Şimdi alıştım, yavaş yavaş gidiyorum. Başardıkça daha mutlu ve özgüvenli hissediyorum” dedi.</p>
<p><b>“BURASI EVİMİZ GİBİ”</b><br />Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ne girdiği ilk andan itibaren sınıfını kimseden yardım almadan bulabilen Eren Aladağ, merkeze duyduğu sevgiyi dile getiriyor. Merkezin yalnızca bir eğitim alanı değil, aynı zamanda sıcak bir ortam olduğunu vurgulayan Aladağ, haftada bir gün gelmesine rağmen burayla güçlü bir bağ kurduğunu ifade ediyor. “Buraya o kadar alıştım ki evimiz gibi oldu. Sınıfımız ev gibi. Günlük yaşam dersini gördüğümüz yer de evimiz gibi geliyor. Her gün gelmek istiyoruz.” sözleriyle duygularını paylaşan Eren Aladağ, hayatına kattığı katkılardan dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>
<p><b>BRAİLLE ALFABESİYLE KUR’AN-I KERİM OKUYOR</b><br />Merkezde “Braille Alfabesi”, “Braille Daktilo” ve “Kabartma Kur’an-ı Kerim” eğitimleri de veriliyor. Bu eğitimler sayesinde görme engelli bireyler, bilgiye kimseye ihtiyaç duymadan ulaşabiliyor. Eren Aladağ’ın istekli ve marifetli yönleri bunlarla da sınırlı değil. Merkezde Braille alfabesiyle okuduğu Kur’an-ı Kerim, dinleyenleri hayran bırakıyor. Eren bu konudaki sevincini ise şu sözlerle dile getirdi: “Kur’an okumayı okulda öğrendim. Daha sonra kabartma Kur’an-ı Kerim ile devam ettim. Şimdi burada da okuyabiliyorum.”</p>
<p><b>“BU KURUMU AÇANLARDAN ALLAH RAZI OLSUN”</b><br />Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Eren Aladağ,  sözlerini şu şekilde tamamladı: “Başta Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a, hocalarımıza ve tüm ekibe çok teşekkür ediyorum. Sinan hocam, Fatih hocam ve diğer öğretmenlerimiz sayesinde kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Bu merkezi açanlardan Allah razı olsun.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erenin-hayati-beyaz-baston-egitimiyle-degisti-612415">Eren&#8217;in hayatı &#8220;beyaz baston&#8221; eğitimiyle değişti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgililer Günü&#8217;nde Hayatı Kolaylaştıran Teknoloji Hediyeleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sevgililer-gununde-hayati-kolaylastiran-teknoloji-hediyeleri-608811</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 07:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hediyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıran]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608811</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sevgililer Günü yaklaşırken, teknoloji ürünleri hem günlük kullanıma eşlik eden hem de kişisel deneyimi zenginleştiren hediye seçenekleri arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililer-gununde-hayati-kolaylastiran-teknoloji-hediyeleri-608811">Sevgililer Günü&#8217;nde Hayatı Kolaylaştıran Teknoloji Hediyeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgililer Günü yaklaşırken, teknoloji ürünleri hem günlük kullanıma eşlik eden hem de kişisel deneyimi zenginleştiren hediye seçenekleri arasında yer alıyor. Pozitif Teknoloji, üretkenlikten eğlenceye, müzikten sağlıklı yaşama uzanan ürün yelpazesiyle bu özel günü teknolojiyle tamamlıyor.</p>
<p>Güçlü A16 çipi ve Liquid Retina ekranıyla dikkat çeken <strong>iPad 11 inç</strong>, <strong>Apple Pencil (USB-C)</strong> ile birlikte not alma, çizim ve günlük kullanımda akıcı ve çok yönlü bir deneyim sunuyor. <strong>Apple Pencil’a alternatif olarak konumlanan Zagg Pro Stylus 2</strong>, yüksek hassasiyetli yapısı, kablosuz şarj desteği ve uzun pil ömrüyle iPad kullanıcıları için farklı bir kullanım seçeneği oluşturuyor. iPad deneyimini tamamlayan <strong>Zagg Pro Keys klavyeli kılıf</strong> ise çıkarılabilir klavyesi ve çoklu açılı stand özelliğiyle yazmayı daha konforlu hale getiriyor.</p>
<p>Apple’ın en ince ve hafif dizüstü bilgisayarı olan <strong>MacBook Air 13.6 inç</strong>, M2 işlemcisi, sessiz çalışma performansı ve uzun pil ömrüyle hem iş hem de günlük kullanım için ideal bir hediye alternatifi olarak öne çıkıyor. Müzik ve ses deneyimini ön planda tutanlar için <strong>AirPods 4</strong>, adaptif ses, aktif gürültü engelleme ve H2 çipiyle net ve dengeli bir dinleme deneyimi sunuyor. Kompakt tasarımı ve güçlü Beats sesiyle <strong>Beats Solo Buds</strong>, hareket halindeki müzik keyfini tamamlıyor.</p>
<p>Gün boyu bağlantıda kalmayı ve sağlıklı yaşamı destekleyen <strong>Apple Watch SE (3. nesil)</strong> ise kalp atış hızı bildirimleri, uyku evreleri ve güvenlik özellikleriyle Sevgililer Günü’nde sevdiklerine teknolojik bir eşlikçi sunmak isteyenler için dikkat çekiyor.</p>
<p>Pozitif Teknoloji, Sevgililer Günü’nde teknolojiyle değer kazanan hediye alternatifleriyle sevdiklerine kalıcı bir deneyim sunmak isteyenlere ilham veriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililer-gununde-hayati-kolaylastiran-teknoloji-hediyeleri-608811">Sevgililer Günü&#8217;nde Hayatı Kolaylaştıran Teknoloji Hediyeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşayan İznik Hazineleri 41. Belgeseli Yayınlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasayan-iznik-hazineleri-41-belgeseli-yayinlandi-606597</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 08:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[41]]></category>
		<category><![CDATA[78]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[asırlık]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseli]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[iznik]]></category>
		<category><![CDATA[Kırk]]></category>
		<category><![CDATA[özen]]></category>
		<category><![CDATA[ustası]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlandı]]></category>
		<category><![CDATA[znik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606597</guid>

					<description><![CDATA[<p>İznik Belediyesi hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” projesinin 41.belgeselinde hayatını eğitime adayan Mustafa Özen’in (78) anılarını ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasayan-iznik-hazineleri-41-belgeseli-yayinlandi-606597">Yaşayan İznik Hazineleri 41. Belgeseli Yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İznik Belediyesi hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” projesinin 41.belgeselinde hayatını eğitime adayan Mustafa Özen’in (78) anılarını ele aldı.</b></p>
<p>Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün “Yaşayan İznik Hazineleri” projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak İlahiyatçı ve Eğitimci Mustafa Özen’in (78) hayatı ele alındı.</p>
<p>1948 yılında Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde dünyaya gelen Mustafa Özen ilkokulunu burada tamamladıktan sonra Lise öğrenimi için Tokat İmam Hatip Lisesi’ne gider. Daha sonra İstanbul da devam ettiği öğrenim hayatı sonrasında Erdek İmam Hatip Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak göreve başlar.5 yıl burada görev yaptıktan sonra çeşitli okullarda idarecilik ve öğretmenlik yapan Özen, Ankara’ya Milli Eğitim Bakanlığı emrine atanır. Buradaki görevi sırasında ülkenin birçok yerindeki okulları ziyaret ederek, yeni okulların planlanması aşamasında raporlar hazırlar.23 yıl çalıştığı bakanlıktaki görevinin ardından yeniden Bursa&#8217;ya dönen Özen tüm hayatı boyunca İznik’ten kopamaz ve her fırsatta İznik’te sosyal, kültürel ve siyasal faaliyetlerin içerisinde yer alır. Tüm bu hayatı ile İznik’teki anılarını anlattığı ‘Yaşayan İznik Hazineleri’ 41.bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı.</p>
<p><b>İznik’in Yaşayan Hazineleri</b></p>
<p>İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası Merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75)  altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55)  ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) otuz ikinci belgesel genç kemençe ustası Ali Öztürk ile otuz üçüncü belgesel sanatçı Hüseyin Acarol ile otuz dördüncü belgesel Mahmut Usta (82) ve Kamil Özbek (78) ile otuz beşinci belgesel müzisyen Faik Doğan (69) ile otuz altıncı belgesel Marangoz Abdullah Çolak (76) ile otuz yedinci belgesel Aşık Fevzi Olgun (78) ile otuz sekizinci belgesel Emekli Öğretmen ve Müzisyen Orhan Hekimoğlu (81) ile otuz dokuzuncu belgesel kırk üç senelik çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük (66) ile kırkıncı belgesel Esnaf Kemal Kumcu (72) ile kırk birinci belgesel ise Eğitimci Mustafa Özen ile gerçekleştirildi.</p>
<p>Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasayan-iznik-hazineleri-41-belgeseli-yayinlandi-606597">Yaşayan İznik Hazineleri 41. Belgeseli Yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kar Yağışı Osmangazi&#8217;de Hayatı Aksatmadı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kar-yagisi-osmangazide-hayati-aksatmadi-604433</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 08:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aksatmadı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[Yağışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, Bursa’da gece saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışıyla birlikte kent genelinde ve kırsal mahallelerde karla mücadele çalışmalarını hızlandırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kar-yagisi-osmangazide-hayati-aksatmadi-604433">Kar Yağışı Osmangazi&#8217;de Hayatı Aksatmadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, Bursa’da gece saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışıyla birlikte kent genelinde ve kırsal mahallelerde karla mücadele çalışmalarını hızlandırdı. Ulaşımın güvenli şekilde sağlanması ve günlük yaşamın aksamaması amacıyla sahaya çıkan belediye ekipleri, şehir merkezi ile köy yollarında eş zamanlı çalışmalar yürüttü.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, kış şartlarına karşı kent merkezi ve kırsal mahallelerde gerekli tüm tedbirleri alarak vatandaşların güvenli ulaşımını sağlamayı sürdürüyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, kent merkezinde yer alan İvazpaşa ve Mollafenari mahallelerinde ana ve ara yollarda kar küreme ile tuzlama çalışmaları gerçekleştirerek yolları güvenli hale getirdi. Aynı zamanda kırsal mahalleleri de ihmal etmeyen ekipler, Kirazlı, Süleymaniye, Tuzaklı ve Yiğitali mahallelerinde yürüttükleri çalışmalarla olası buzlanmaların önüne geçti.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>İş makineleri ve tuzlama araçlarıyla desteklenen çalışmalar çerçevesinde, özellikle ulaşımın yoğun olduğu güzergahlara öncelik verildi. Acil durumlara karşı hazır bekleyen ekipler, kar yağışının etkisini sürdürdüğü saatlerde sahadaki çalışmalarına aralıksız devam ediyor.</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kar-yagisi-osmangazide-hayati-aksatmadi-604433">Kar Yağışı Osmangazi&#8217;de Hayatı Aksatmadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orhan Veli&#8217;nin Şiir Dolu Hayatı Osmangazi&#8217;de Sahnelendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orhan-velinin-siir-dolu-hayati-osmangazide-sahnelendi-604091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 12:06:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[orhan]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Veli]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatral]]></category>
		<category><![CDATA[veli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604091</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk şiirinin usta ismi Orhan Veli Kanık’ın hayatı, şiirleri ve Türk edebiyatına kazandırdığı yenilikler, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen tiyatral şiir dinletisiyle sanatseverlerle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orhan-velinin-siir-dolu-hayati-osmangazide-sahnelendi-604091">Orhan Veli&#8217;nin Şiir Dolu Hayatı Osmangazi&#8217;de Sahnelendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türk şiirinin usta ismi Orhan Veli Kanık’ın hayatı, şiirleri ve Türk edebiyatına kazandırdığı yenilikler, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen tiyatral şiir dinletisiyle sanatseverlerle buluştu.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Ördekli Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Şiirleriyle Orhan Veli Kanık” adlı etkinlik, renkli görüntülere sahne oldu. Yaklaşık 20 kişilik amatör şair ve yazardan oluşan grubun sahne aldığı tiyatral şiir dinletisinde, Orhan Veli’nin kısa ama derin izler bırakan yaşamından kesitler tiyatral bir kurguyla izleyiciye sunuldu. Gecede şairin İstanbul sevgisi, aşka bakışı ve edebiyat anlayışı sahne performanslarıyla harmanlanırken, izleyiciler canlandırmaları adeta alkış yağmuruna tuttu. </span></span></span></p>
<p><span><span><b><span>“Konseptin Dışına Çıkarak Şiir Tiyatrosu Düzenledik”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>İçerisinde tamamen Orhan Veli Kanık’ın şiirleri olan tiyatral bir gösteri hazırladıklarını ifade eden Halk Şairi ve Yazar Hatice Türkmen Yurtseven, “Orhan Veli Kanık’ı anmak için bir araya geldik. Bugüne kadar yapılan konseptin dışına çıkarak şiir tiyatrosu düzenledik. İçerisinde tamamen Orhan Veli Kanık’ın şiirleri olan tiyatral bir gösteri hazırladık. 20 kişilik bir gurubumuz var. Hepsini yürekten kutluyorum. Bize bu imkanları sağlayan Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ediyorum” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Tiyatral etkinlik, Orhan Veli’nin “Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti” şiiri eşliğinde toplu fotoğraf çekimi ve sertifika töreniyle sona erdi.</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orhan-velinin-siir-dolu-hayati-osmangazide-sahnelendi-604091">Orhan Veli&#8217;nin Şiir Dolu Hayatı Osmangazi&#8217;de Sahnelendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anoreksiya: Zayıflık takıntısı hayatı tehdit ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anoreksiya-zayiflik-takintisi-hayati-tehdit-ediyor-602805</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 07:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anoreksiya]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[eder]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[takıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, Anoreksiya Nervoza’nın estetik bir tercih değil, erken müdahale edilmezse hayati risk taşıyan ciddi bir psikiyatrik hastalık olduğu konusunda detaylı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anoreksiya-zayiflik-takintisi-hayati-tehdit-ediyor-602805">Anoreksiya: Zayıflık takıntısı hayatı tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, Anoreksiya Nervoza’nın estetik bir tercih değil, erken müdahale edilmezse hayati risk taşıyan ciddi bir psikiyatrik hastalık olduğu konusunda detaylı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Takıntılı kilo verme davranışına sahip kişiler vakit kaybetmeden bir psikiyatri uzmanına başvurmalı!</strong></p>
<p>Günümüzde herkesin ‘daha zayıf olmalıyım’ düşüncesine sahip olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Her mahallede, her sokakta, küçük şehirlerde bile spor salonları var.” dedi.</p>
<p>Buraya gidenlerin zayıflamak için gittiğini, ‘spor yapayım kalori kaybedeyim’ düşüncesinde olduklarını kaydeden Prof. Dr. Erkmen, “Böyle bir durumda olan birisi varsa, çok fazla vakit geçirmeden bir psikiyatri uzmanına başvurmaları uygun olur. Basit işlerde bile başlangıçta işi bitirmek çok daha kolayken zaman geçtikçe daha zor olur. Atalarımız söylemiş; ağaç yaşken eğilir. Bir fidanı herkes eğebilir, büyük ağaç olduğu zaman kimse eğemez. Bunun için çok vakit kaybetmemek önemli. Aklınıza gelen her türlü tıbbi olayda vakit kaybetmemek, bir an evvel doktora başvurmak gerekir.” uyarısında bulundu. </p>
<p><strong>Anoreksik zayıflık, beyindeki aksamalardan kaynaklanan ciddi bir psikiyatrik hastalık! </strong></p>
<p>Anoreksiyanın genellikle huzursuz aile ortamında büyüyen kişilerde daha fazla göründüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Anoreksiyaya sahip kişilerin kendilerini güzel bulmalarının temelinde psikiyatrik sorunlar olabilir.” dedi.</p>
<p>Bazı kadınların kalçalarını ve göğüslerini yok ederek kadınlık yönlerini reddetmeye çalıştıklarını, bazılarının da ‘ne kadar zayıf o kadar iyi’ algısını ön plana taşıdıklarını belirten Prof. Dr. Erkmen, “Sonuç olarak bu beyindeki bir takım aksamalardan ortaya çıkan bir zayıflamadır. Basitçe, bir insanın diyet yapıp kilo vermesinden çok daha ileri bir şeydir. Her kilo verdiğinde anoreksik olduğunu zannetmemek demektir. Hatta bazen aşırı kusmaya bağlı olarak bir sebeple diş hekimine giderse, diş hekimleri dişlerinin arka kısımlarının aşınmış olduğunu fark ederler. Kusarken çıkarılan asit dişleri tahrip eder ve bir süre sonra dişler dökülmeye başlar. Kesinlikle bir güzellik ortaya çıkmaz. Aksine olabildiğince çirkin bir tablo ortaya çıkar. İyi beslenemedikleri için saçlar dökülebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>30 kilonun altı hastane yatışı gerektiren ciddi bir durum! </strong></p>
<p>Anoreksiya Nervoza’da zayıflama hızının başlangıçta yavaş olduğuna ve giderek arttığına değinen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, bunun nedeninin de hiçbir şekilde gıda almayıp, aldıklarında da kusarak çıkarma, ishalle çıkarma veya aşırı spor yapma gibi eylemler olduğunu söyledi. </p>
<p>“Bu hastaların çok ilginç olan tarafı da her türlü gıdanın ne kadar kalori vereceği hakkında çok ciddi bilgileri vardır.” diyen Erkmen, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Onlar bir ekmek, bir tabak et kaç kalori bilirler. Dolayısıyla da ona dikkat ederek yemek yemeye başlarlar. Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama ne yazık ki sonu çok tatsız bir şekilde gelir. İşin kötü olan tarafı da herkes bunun kötü bir zayıflık olduğunu fark eder. Hastalar ise ‘daha şişmanım biraz daha kilo vermem gerekiyor’ gibi kendilerinin daha şişman olduğunu iddia ediyor olabilirler. Ancak ne yazık ki iş kötüye gidiyor manasına gelir. Özellikle 30 kilonun altına düşerse ciddi tehlike vardır. Hastaneye yatırmak gerekir. Belki zorla besleme metotları uygulanabilir.” </p>
<p><strong>Tedavide başarıyı sağlamak için kişinin hastalığı kabul etmesi gerekir! </strong></p>
<p>Tedavi süresi ve başarı oranının hastadan hastaya değişiklik gösterdiğini aktaran Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Çok kötü hastalığa tutulmuş bir insan ameliyat olur, bir bakarsın bir şey olmadan güzel bir şekilde yaşar ya da çok basit bir hastalıktan dolayı da ölebilir.” dedi.</p>
<p>Anoreksiyada da benzer bir durum söz konusu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erkmen sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Dereceleri vardır. Mantıklı miktarda zayıfladıktan sonra ‘bu işin tadı kaçtı ben burada durayım’ diyenler de var, sonuna kadar gidenler de var. Otuz kilonun altına düşmüş, çocuk ağırlığında neredeyse ama hala yemek yememeye, kusmaya veya başka şeyler yapmaya çalışabilir. Yaşamı kısaltan bir hastalıktır. Belli bir tanıyı geçtikten sonra bir ölüm olmasa bile vücut her türlü hastalığa açık hale gelir. Başka türlü bir hastalığa tutulabilir.</p>
<p>Tedavide başarıyı sağlamak içinse kişinin hastalığı kabul etmesi ve tedavi için erken başvurması gerekir. 1-2 senedir devam eden bir şey halinde gelinirse ve hasta iyi uyum sağlarsa tedaviye iyileşir. Ancak eğer ilaçlarını kullanmaz ve kilo vermek için aynı davranışlarına devam ederse bu iş kötüye doğru gider ne yazık ki.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anoreksiya-zayiflik-takintisi-hayati-tehdit-ediyor-602805">Anoreksiya: Zayıflık takıntısı hayatı tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabetin yol açtığı hayati sorun: Diyabetik Ayak Yaraları!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyabetin-yol-actigi-hayati-sorun-diyabetik-ayak-yaralari-601596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 07:51:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açtığı]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabetik Ayak]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetin]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Yara]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artan diyabet, yaşamı tehdit edebilen çok ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabetin-yol-actigi-hayati-sorun-diyabetik-ayak-yaralari-601596">Diyabetin yol açtığı hayati sorun: Diyabetik Ayak Yaraları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artan diyabet, yaşamı tehdit edebilen çok ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Yalnızca kan şekerini değil, zamanla sinirleri, damarları ve yara iyileşmesini de etkileyen; kalpten böbreklere dek birçok organa zarar verebilen diyabetin yol açtığı en ciddi sorunlardan biri de ayak yaraları! <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Uzmanı Doç. Dr. Selim Aydın </strong>“Diyabetik ayak yaraları konusunda ülkemizde farkındalık ne yazık ki son derece az hatta yok denecek seviyededir. Toplumda en sık yapılan yanlışlardan biri; ayakta meydana gelen bir yaranın ‘önemsemeyerek’ geçer diye beklenilmesi ya da bilinçsizce kişisel müdahalede bulunulmasıdır. Oysa diyabetli bireylerde ayakta gelişen küçük bir çatlak, basit bir su toplaması ya da fark edilmeyen minik bir kesik kısa sürede kronik yaraya dönüşebilmekte, bu yaralar zamanında ve doğru tedavi edilmediğinde enfeksiyonlara, uzuv kaybına ve hatta yaşam kaybına neden olabilmektedir” diyor. Diyabetik ayak yaralarının önlenebilir bir sorun olduğunu vurgulayan KVC Uzmanı Doç. Dr. Selim Aydın, 7 kritik önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Kan şekerinizi mutlaka düzenli ölçtürün</strong></li>
</ul>
<p>Diyabet hastalarının diyabetik ayak gelişimini önlemek için alacağı en önemli önlemlerin başında; kan şekeri düzeylerinin düzenli kontrol altında tutulması ve düzenli hekim kontrollerinin aksatılmaması gelmektedir. Bu farkındalığın oluşması ve düzenli kontrollerin yaptırılması diyabetik ayak gelişme riskini büyük ölçüde azaltır. Kan şekeri kontrolü iyi olmayan bireylerde yaralar daha geç iyileşir ve enfeksiyon riski artar. </p>
<ul>
<li><strong>Ayak bakımınıza önem verin</strong></li>
</ul>
<p>Günlük ayak bakımını sadece estetik ya da fuzuli olarak görmeyip, özellikle diyabet hastalarında zaruri bir ihtiyaç olduğunu bilmek gerekir. Diyabetik ayak yaralarına karşı günlük ayak bakımı büyük önem taşır. Ayaklar ne çok sıcak ne de çok soğuk suyla yıkanmalı, iyice kurulanmalı ve özellikle parmak araları nemli bırakılmamalıdır. Tırnaklar düz şekilde kesilmeli, nasır ve sertleşmeler bilinçsizce kesilmemelidir. Gerekirse ayak bakımı için diyabet konusunda bilgili sağlık profesyonelinden destek alınmalıdır.  </p>
<ul>
<li><strong>Ayağınızı bakarak kontrol edin</strong></li>
</ul>
<p>Diyabetli bireylerde sinir hasarı nedeniyle his kaybı yaygın olduğundan ayaktaki yaralar geç fark edilebilir. Bu nedenle ayaklar mutlaka her gün bakılarak incelenmeli, kızarıklık, çatlak, su toplaması, yara, akıntı veya renk değişikliği fark edildiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Ayak tabanı görülemiyorsa ayna kullanılmalıdır. Çünkü diyabet hastalarında ayakta küçük bir su toplaması, nasır ya da renk değişikliği bile ciddi bir sorunun habercisi olabilir. </p>
<ul>
<li><strong>‘Geçer’ diye bekleyerek zaman kaybetmeyin</strong></li>
</ul>
<p>Diyabetik ayak yaraları kolayca enfekte olabilir ve enfeksiyon hızla kemiğe kadar ilerleyebilir.<br /> Gecikmeden uygun antibiyotik tedavisi, gerekli durumlarda cerrahi temizlik (debridman) hayat kurtarıcı olabilir. Evde bilinçsiz pansuman, alkol, oksijenli su, rastgele antibiyotikli kremler ya da bitkisel ürünler ayakta sorunu daha da kötüleştirebilmekte, bu nedenle sorunun tedavisi çok daha karmaşık ve zor hale gelebilmektedir. Her yara tıbbi değerlendirme gerektirir. </p>
<ul>
<li><strong>Çıplak ayakla yere basmayın</strong></li>
</ul>
<p>Evde çok sık yapılan yanlışlardan biri de; evde çıplak ayakla yere basılmasıdır. Oysa diyabetik ayak yaralarının önemli bir kısmı ev içinde oluşur. Diyabet hastalarının yere çıplak ayakla basmaması, ayaklarını mutlaka koruması, hele de kumsal vb yerlerde kesinlikle terlik olmadan dolaşmaması gerekir. Parmak arası terlik ya da ucu açık terliklerden uzak durulmalı, terliğin önü kapalı olmalıdır. </p>
<ul>
<li><strong>Damar tıkanıklığı sorununuz var mı mutlaka öğrenin</strong></li>
</ul>
<p><strong>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selim Aydın </strong>diyabetik ayak yaralarının en önemli nedenlerinden birinin damar tıkanıklıkları olduğunu belirterek “Günlük yaşamda yanlış alışkanlıklarımızın da etkisiyle damar tıkanıklıkları hızla yaygınlaşmaktadır. Diyabetik ayakta da; ayaktaki kan dolaşımı yetersizse, en iyi yara bakımı bile iyileşme sağlamaz. Bu nedenle tedavinin ilk adımlarından biri, ayak damarlarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve gerekiyorsa damarların açılmasıdır” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Ayakkabı seçiminize önem verin</strong></li>
</ul>
<p>Ayakkabı alırken görünüşünden ziyade sağlık açısından doğru ve rahat olmasına dikkat edilmelidir. Dar, sert, dikişli ya da ayağı sıkan ayakkabılar, fark edilmeden yaraya yol açabilir. Ayağı sıkmayan yumuşak ayakkabılar tercih edilmelidir. Ayakkabı ayağa tam uyumlu ve yumuşak tabanlı olmalı, iç dikişi bulunmamalı, vurma yapmayan özellikte olmalıdır. Yeni ayakkabılar ayakta vurma yapmaması için başlangıçta kısa sürelerle giyilmelidir. </p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Erken müdahale ve multidisipliner tedavi kritik önem taşıyor!</strong></p>
<p>KVC Uzmanı Doç. Dr. Selim Aydın, diyabetik ayak tedavisinde erken müdahale ve multidisipliner tedavinin kritik önem taşıdığını belirterek şöyle konuşuyor: “Diyabetik ayak yaraları, tek bir hekimin değil; kalp-damar cerrahisi, endokrinoloji, yara bakım, enfeksiyon hastalıkları, ortopedi ve plastik cerrahi gibi uzmanların birlikte çalışmasını gerektirir. Multidisipliner yaklaşımın yanısıra günümüzde gelişen damar açıcı (endovasküler) tedaviler ve modern yara bakım yöntemleri sayesinde, diyabetik ayak hastalarının büyük bölümünde uzuv kaybı önlenebilmektedir. Diyabetik ayak kader değildir. Erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip ile ayaklar korunabilir, hayatlar kurtarılabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyabetin-yol-actigi-hayati-sorun-diyabetik-ayak-yaralari-601596">Diyabetin yol açtığı hayati sorun: Diyabetik Ayak Yaraları!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Yılda Günlük Hayatı Kolaylaştıran Fonksiyonel Bir Hediye: Acer Aspire Go 15</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-yilda-gunluk-hayati-kolaylastiran-fonksiyonel-bir-hediye-acer-aspire-go-15-601376</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 09:35:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[acer]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hediye]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıran]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[performans]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601376</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni yıla hem şık hem de işlevsel bir başlangıç yapmak isteyenler için Acer, Aspire Go 15 ile performans ve erişilebilirliği dengeli bir noktada buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-yilda-gunluk-hayati-kolaylastiran-fonksiyonel-bir-hediye-acer-aspire-go-15-601376">Yeni Yılda Günlük Hayatı Kolaylaştıran Fonksiyonel Bir Hediye: Acer Aspire Go 15</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yıla hem şık hem de işlevsel bir başlangıç yapmak isteyenler için Acer, Aspire Go 15 ile performans ve erişilebilirliği dengeli bir noktada buluşturuyor. Günlük kullanım, eğitim ve uzaktan çalışma ihtiyaçlarına yanıt veren bu yeni nesil dizüstü bilgisayarlar; geniş ekranı ve güçlü donanımının yanı sıra ulaşılabilir fiyat seviyesiyle yılbaşı hediyesi arayışında olanlar için hem anlamlı hem de uzun süre kullanılabilecek dikkat çekici bir alternatif oluyor. Minimal tasarımı ve pratik kullanım odaklı yapısıyla Aspire Go 15, hem evde hem okulda hem de ofis ortamında rahatlıkla kullanılabilen çok yönlü ve bütçe dostu bir teknoloji deneyimi vadediyor.</p>
<p><strong>Çalışma Alanını Genişleten Yeni Nesil Ekran Deneyimi</strong></p>
<p>Acer Aspire Go 15, kullanıcının ihtiyacına en iyi şekilde yanıt veren ekran seçenekleri ile birlikte geliyor. 15,6 inçlik (AG15-71P) gümüş rengi ve 15,3 inçlik (AG15-51P) demir rengi modelleriyle Aspire Go 15, WUXGA çözünürlüklü ve 16:10 en-boy oranına sahip ekranda hem çalışırken hem de içerik üretirken daha geniş bir görüntü alanı sunuyor. Acer BlueLightShield teknolojisini destekleyen ekran, uzun süreli kullanımlarda dahi gözleri koruyor; belgeler üzerinde çalışmayı, ders notlarını görüntülemeyi ve aynı anda birden fazla pencereyle çalışmayı daha pratik hale getiriyor. Yüksek çözünürlük sayesinde metinler daha net, görseller daha canlı görünürken, uzun süreli kullanımlarda göz konforunu destekleyen ekran teknolojileri de gün boyu ekran başında vakit geçiren kullanıcılar için konforlu bir deneyim sağlıyor. Böylece Aspire Go 15, hem üretkenlik hem de eğlence için ideal bir ekran deneyimi sunuyor. </p>
<p><strong>Günlük Kullanım İçin Dengeli ve Akıcı Performans</strong></p>
<p>Intel® Core<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> i7-13620H ve Intel® Core<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> i5-1334U işlemci seçenekleriyle donatılan Aspire Go 15, günlük işlerden eğitime, çevrimiçi toplantılardan çoklu uygulama kullanımına kadar pek çok senaryoda akıcı ve güvenilir bir performans vadediyor. Hızlı 512 GB SSD depolama sayesinde sistem açılışları ve uygulama geçişleri hız kazanırken, 16 GB’ye varan bellek kapasitesi çoklu görevlerde akıcılığı destekliyor. Gün boyu mobil kullanım için optimize edilen pil performansı ve güncel bağlantı teknolojileriyle Aspire Go 15, tempolu bir öğrenci hayatına ya da ev–ofis arasında geçen yoğun günlere kolayca uyum sağlıyor. Bağlantı seçenekleri bakımından da kullanıcı ihtiyacını ilk sıraya koyan cihaz, çift tam işlevli USB Type-C aracılığıyla çevre cihazların sorunsuzca bağlanmasını veya şarj olmasını mümkün kılıyor. Öte yandan Wi-Fi 6 ve HDMI 2.1 bağlantıları da tüm deneyimi daha hızlı, daha akıcı ve daha keyifli hale getiriyor. Bileşenlerin optimum performansını tek tuşla erişilebilen AcerSense arayüzü üzerinden kontrol etmek son derece kolay. Öte yandan Acer TNR çözümü ve yapay zeka destekli gürültü azaltıcı özellikli Acer PurifiedVoice, görüntülü görüşmelerde ekstra netlik ve kalite seviyesini mümkün kılarak, çıtayı yukarılara taşıyor. Kullanıcı sonrası geri dönüştürülmüş plastikten meydana gelen ambalajıyla çevreye duyarlılığını da gözler önüne seren Aspire Go 15, hem Energy Star sertifikası hem de EPEAT kaydına sahip bir model. Uygun fiyatlı segmentte konumlanan bu cihazlar, yılbaşında hem bütçeyi zorlamayan hem de yeni yılda uzun süre keyifle kullanılabilecek akıllı bir hediye seçeneği olarak öne çıkıyor. </p>
<p><strong>Fiyat ve Bulunabilirlik</strong></p>
<p>Acer Aspire Go 15 modelleri (AG15-51P ve AG15-71P), 20.998 TL’den başlayan fiyatlarla satışta. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-yilda-gunluk-hayati-kolaylastiran-fonksiyonel-bir-hediye-acer-aspire-go-15-601376">Yeni Yılda Günlük Hayatı Kolaylaştıran Fonksiyonel Bir Hediye: Acer Aspire Go 15</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Travmatik bellek hayatı sabote ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travmatik-bellek-hayati-sabote-ediyor-601077</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 16:34:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bellek]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[eryılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sabote]]></category>
		<category><![CDATA[travmatik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, travmatik anıların günlük yaşamı, ilişkileri ve ruh sağlığını nasıl etkilediğine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmatik-bellek-hayati-sabote-ediyor-601077">Travmatik bellek hayatı sabote ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, travmatik anıların günlük yaşamı, ilişkileri ve ruh sağlığını nasıl etkilediğine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Travmatik anılar geçmiş olarak kodlanamaz; tetiklendiğinde beyin olayı yeniden yaşar! </strong></p>
<p>Yaşanan travmatik bir olayın kişi üzerinde psikolojik, sosyal, bedensel birçok etkisi olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Bunlardan en önemlisi de bellek üzerine olan etkisidir.” dedi.</p>
<p>Travmatik bir olay yaşama, böyle bir olaya şahit olmanın özellikle duygusal bellekte işlenmeden kalacağını kaydeden Prof. Dr. Eryılmaz, “Yani güncel bilgilerimizin belleği olan hipokampüs (beynin hafıza merkezi), olayları işlerken zaman damgası vurur. ‘Bu 10 yıl önceydi’ der. Bu bilgi beynin duygu üretiminde ve davranış yönetiminde önemlidir. Duygu yükü yüksek olaylar yani travma sonrası bilgi hipokampüste işlenemez ve örtük bellekte kalır. Yani herhangi bir durum, nesne geçmişi hatırlattığında sanki bugün olmuş gibi beyin yeniden bu olayı yaşar. Neredeyse hatırlamaz yeniden yaşar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Travmatik bellek, kişinin hem kendisiyle hem de dünyayla ilişkisini bozar! </strong></p>
<p>Travmatik belleğin kişilerde hangi belirtilere neden olduğuna değinen Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Günlük yaşantılar sırasında aşırı tepkili olmak, tahammülsüzlük, sese duyarlılık, zil çalsa zıplamak, kendi ya da dünya hakkında olumsuz düşüncelerde artış, sebepsiz anksiyete atakları, bedensel yakınmalar, sebebi bulunamamış ağrı bozuklukları, olumsuz ilişkilerden ayrılamama, sürekli kendini sabote etme, dikkat ya da bellek sorunları gibi belirtiler görülür.” dedi.</p>
<p>Bu durumun kişinin günlük yaşamını olumsuz etkilediğine vurgu yapan Prof. Dr. Eryılmaz, “Günlük yaşamda kişinin işlevselliğinde bozulma olacaktır. Kişiler arası ilişkilerde bozulma, depresif yakınmalar ya da sürekli hep aynı hataları yapma gibi kendine ya da dünyaya yabancılaşma olabilir.” ifadelerini kullandı.<strong> </strong></p>
<p><strong>Duygusallık travmatik belleğin bir belirtisi olabilir!</strong></p>
<p>Posttravmatik stres bozukluğunun (PTSD) travma sonrası gelişen bir psikiyatrik hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Eryılmaz, “PTSB’de de travmatik bellek vardır.” dedi.</p>
<p>Travmatik belleğin; travmanın özel tedavisi, EMDR (bir psikoterapi çeşidi), gerekirse ilaç tedavileri ile tedavi edildiğini anlatan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocukluk çağında yaşanan travmatik olaylar sonrası duygusal biri olarak kendini tanımlamak&#8230; Kişi kendisini ‘duygusal tepkiler veririm, hep duygum ön plandadır, bu nedenle hiç aklımı kullanmam’ dediği noktada duygusallık aslında travmatik belleğin bir belirtisi olabilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travmatik-bellek-hayati-sabote-ediyor-601077">Travmatik bellek hayatı sabote ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayatı Paylaşmak Adına Hiçbir Engel Tanımıyoruz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayati-paylasmak-adina-hicbir-engel-tanimiyoruz-596007</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 12:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adına]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[tanımıyoruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada: “3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü bir kutlama gününden ziyade; engelli vatandaşlarımızın yaşadıklarını anlama ve bu minvalde bizlerin de hayatlarını gözden geçirmesi gereken bir farkındalık günüdür. Hepimizin engelli adayı olduğunu unutmamalıyız.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-paylasmak-adina-hicbir-engel-tanimiyoruz-596007">Hayatı Paylaşmak Adına Hiçbir Engel Tanımıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada: “3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü bir kutlama gününden ziyade; engelli vatandaşlarımızın yaşadıklarını anlama ve bu minvalde bizlerin de hayatlarını gözden geçirmesi gereken bir farkındalık günüdür. Hepimizin engelli adayı olduğunu unutmamalıyız.</p>
<p>Engelli vatandaşlarımızın sosyal yaşam içinde yer almalarını sağlama, ihtiyaçlarını iyi anlama ve onlara mevcut şartlar içinde en iyi ortamı hazırlama sorumluluğu ile hareket etmeliyiz. Kadın ve çocuklarımız için olduğu gibi engelli hemşehrilerimiz için de pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini düşünüyoruz.</p>
<p>Gölcük Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezimizde, Gölcük Engellilerle Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanımız Sayın Hasan Bat ve yönetiminin özverili çalışmalarıyla, engelli kardeşlerimizin de azmiyle, toplumun diğer kesimlerinde olduğu gibi; sportif, kültürel ve sanatsal başarılara imza atabilmeleri, bizleri ziyadesiyle mutlu etmektedir. </p>
<p>Bugüne kadar olduğu gibi; önümüzdeki süreçte de engelli vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak, karşılaştıkları engelleri ortadan kaldıracak, sorunlarının çözümüne katkı sağlayacak çalışmaların öncüsü olmaya, bu konuda kentimizin tüm dinamiklerince yürütülen çalışmalara da azami destek sağlamaya devam edeceğiz.</p>
<p>Yol arkadaşlarım olarak gördüğüm çok değerli engelli kardeşlerim ve büyüklerimin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü en kalbi duygularımla tebrik ediyor, kendilerine sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler diliyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-paylasmak-adina-hicbir-engel-tanimiyoruz-596007">Hayatı Paylaşmak Adına Hiçbir Engel Tanımıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hukuk Fakültesi Öğrencileri: &#8220;Çocukların Hayatı Tartışmaya Kapalıdır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hukuk-fakultesi-ogrencileri-cocuklarin-hayati-tartismaya-kapalidir-593578</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 10:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kapalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[tartışmaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uludağ Üniversitesi Asım Kocabıyık Yerleşkesi’nde faaliyet gösteren Tiyatro Topluluğu, Model Birleşmiş Milletler, Hukuk Dava Yarışmaları Topluluğu, Temyiz Topluluğu ve Gemlik Toplum Gönüllüleri, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hukuk-fakultesi-ogrencileri-cocuklarin-hayati-tartismaya-kapalidir-593578">Hukuk Fakültesi Öğrencileri: &#8220;Çocukların Hayatı Tartışmaya Kapalıdır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uludağ Üniversitesi Asım Kocabıyık Yerleşkesi’nde faaliyet gösteren Tiyatro Topluluğu, Model Birleşmiş Milletler, Hukuk Dava Yarışmaları Topluluğu, Temyiz Topluluğu ve Gemlik Toplum Gönüllüleri, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Öğrenciler, hazırladıkları döviz ve pankartlarla çocukların eğitim, yaşam, güvenlik ve eşitlik haklarına dikkat çekti.</p>
<p>Hukuk Fakültesi önünde gerçekleştirilen açıklamada “Hayattan Koparılan” başlıklı pankartlar yer alırken; şiddet, ihmal ve çocuk işçiliği sonucu yaşamını yitiren çocukların isimleri taşıdığı mesajlarla kamuoyuna sunuldu. “Çocuk bugünün yarını, yarının umududur” ifadeleri etkinliğin ana sloganı oldu.</p>
<p>Topluluklar adına yapılan açıklamada, BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye rağmen Türkiye’deki durumun endişe verici olduğu vurgulandı. Eğitim Reformu Girişimi verilerine göre 2024–2025 döneminde 611 binden fazla çocuğun örgün eğitim dışında kaldığı, TÜİK verilerine göre ise 2024 yılında güvenlik birimlerine getirilen 612 bin çocuğun yüzde 86’sının mağdur olduğu hatırlatıldı.</p>
<p>Ayrıca, 15–18 yaş arası suça sürüklenen çocukların yetişkinlerle aynı şekilde yargılanmasını öngören 11. Yargı Paketi’nin çocuk haklarına aykırı olduğu belirtilerek, “Çözüm cezayı artırmak değil; yaşam koşullarını iyileştirmektir” denildi.</p>
<p>2024 yılında yaklaşık 30 bin çocuğun cinsel istismar mağduru olarak kayıtlara geçtiği, gerçek sayıların ise daha yüksek olduğunun altı çizildi.</p>
<p>Açıklamanın sonunda, Narin, Sıla Bebek, Muhammed Kendirci, Berkin Elvan ve Eren Bülbül gibi hayatını kaybeden çocukların isimlerinin çocuk hakları mücadelesinde unutulmaz bir yer taşıdığı belirtilerek &#8220;Çocukların hayatı ve onuru tartışmaya kapalıdır. Çocukları korumak devletin görevi, toplumun sorumluluğudur”  denildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hukuk-fakultesi-ogrencileri-cocuklarin-hayati-tartismaya-kapalidir-593578">Hukuk Fakültesi Öğrencileri: &#8220;Çocukların Hayatı Tartışmaya Kapalıdır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>520 gramla tutunduğu hayatı Gonca&#8217;da gelişiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/520-gramla-tutundugu-hayati-goncada-gelisiyor-592303</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 13:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[520]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[gelişiyor]]></category>
		<category><![CDATA[gonca]]></category>
		<category><![CDATA[gramla]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ipek]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Özkal]]></category>
		<category><![CDATA[tutunduğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, ailelerin adeta umut merkezi oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/520-gramla-tutundugu-hayati-goncada-gelisiyor-592303">520 gramla tutunduğu hayatı Gonca&#8217;da gelişiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, ailelerin adeta umut merkezi oluyor. Gonca bu kez, henüz 25 haftalık iken 520 gram olarak dünyaya gelen İpek Özkal’ın hayatına dokundu. 3 yaşındaki minik İpek, Gonca’da büyüyerek gelişim gösteriyor.</p>
<p><b>GONCA KORİDORLARINDA NEŞEYLE KOŞUYOR</b></p>
<p>Minik İpek’in hikâyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu hizmetlerin hem bireylerin hem de ailelerin hayatı için ne kadar yararlı olduğunun en açık örneklerinden biri. Yaklaşık üç aydır ailesiyle birlikte Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ne gelen İpek Özkal bu farkındalığı görebileceğiniz çocuklardan sadece biri. Minik İpek merkeze geldiğinde annesinin elini bırakıp neşeyle koşuyor, kitaplara uzanıp inceliyor, hocalarına sarılıyor. Annesi Esra Özkal bu durumu şöyle açıklıyor; “Buraya geldiğimizde sanki her şey biraz daha kolaylaşıyor. Neredeyse merkezdeki her yeri öğrendi. Gonca’ya gelmeden önceki geceler ‘okuluma gideceğim’ diyerek heyecanla sayıklıyor.”</p>
<p><b>HAYATA 520 GRAMLA TUTUNMAK</b></p>
<p>Gonca’nın tatlı dilli sevecen ve bir o kadar da güler yüzlü üyesi İpek Özkal merkez için çok değerli. 25+5 haftalık dünyaya gelen İpek, 4,5 ay yoğun bakımda kaldı. Annesi Esra Özkal o günleri “Evde neşe yoktu, sanki hava kararınca ev de kararıyordu” şeklinde özetledi. Tüm zorluklara rağmen İpek yaşama direndi. Hem minik İpek’in hem de ailesinin mücadelesi bugün birçok aileye örnek oluyor. Bu süreci Gonca ile yürüten anne Esra Hanım, İpek’in burada kendini güvende hissettiğini, yaşına uygun etkinlikler sayesinde hem sosyalleştiğini hem de özgüven kazandığını söyledi. Merkezdeki ilgi ve şefkatin, özellikle küçük yaşta olan İpek’in gelişimine büyük katkı sunduğunu vurgulayan Esra Hanım, “Onu her gün biraz daha mutlu ve istekli görmek benim için tarif edilemez bir duygu” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>GONCA İLE BÜYÜRKEN GELİŞİYOR</b></p>
<p>Bir yakınları vasıtasıyla Özkal ailesi Büyükşehir Belediyesi’nin en kıymetli hizmetlerinden birini verdiği Gonca ile tanıştı. Merkezin uzman ekibiyle her öğrenci için olduğu gibi İpek içinde özel programlar belirlendi. Gonca’da yürütülen programla İpek’in gelişiminde gözle görünür farkındalıklar oluştu. Dokunmaya karşı hassas olan İpek artık çimene, kuma, oyun hamuruna çok daha rahat temas ediyor, dikkat süresi belirgin şekilde artıyor. Denge, koordinasyon ve hareket kontrolü güçlenen, ayrıca kornea nakli geçmişi nedeniyle özel seçilen ışıklı materyallerle görsel takip becerisi gelişen İpek, Gonca sayesinde artık büyürken gelişim gösteriyor.</p>
<p> </p>
<p><b>“İYİ Kİ GONCA VAR”</b></p>
<p>Anne Esra Özkal, Gonca’nın kendileri için ne ifade ettiği sorulduğunda şu cevabı veriyor; “Böyle bir imkânı dışarıda karşılamak çok zor. Bu merkez aileler için gerçekten çok kıymetli. İyi ki Gonca var. Bunu öylesine bir ifadeyle söylemiyorum. İpek için özel kurslara bakıyorduk. Kurslar neredeyse ateş pahası ama Gonca’da biz bu hizmetlerin tamamına ücretsiz ulaşıyoruz. Kızım için gerçekten çok koşturuyorum, çok araştırıyorum, çok soruyorum. Buradaki hocalarımızla iletişime geçiyorum. Geçtiğimiz günlerde diyetisyen hocaya bir şey sorduğumda beni çok güzel yönlendirdi. Bireysel hocamıza da aynı şekilde soruyorum, ‘nasıl yapalım, nasıl yönlendireyim?’ diye. Bu şekilde yönlendirmeler yaparak daha güzel ilerliyoruz. Bu yüzden Gonca gerçekten iyi ki var.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/520-gramla-tutundugu-hayati-goncada-gelisiyor-592303">520 gramla tutunduğu hayatı Gonca&#8217;da gelişiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sporla hayatı değişenlerin ilham veren hikâyeleri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sporla-hayati-degisenlerin-ilham-veren-hikayeleri-591939</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 16:36:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[değişenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilham]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sporla]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591939</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu kapsamında Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda gerçekleştirilen “Kocaeli’den Dünyaya: Şampiyon Sporcular” konulu oturum, spor dünyasının yıldız isimlerini bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sporla-hayati-degisenlerin-ilham-veren-hikayeleri-591939">Sporla hayatı değişenlerin ilham veren hikâyeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu kapsamında Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda gerçekleştirilen “Kocaeli’den Dünyaya: Şampiyon Sporcular” konulu oturum, spor dünyasının yıldız isimlerini bir araya getirdi. Prof. Dr. Levent Atalı’nın moderatörlüğünde yapılan oturumda milli sporcular ve efsane isimler, kendi başarı yolculuklarını gençlerle paylaşarak salonda büyük ilham etkisi oluşturdu.</p>
<p><b>ŞAMDAN: ASIL YENİLGİ VAZGEÇMEKTİR</b></p>
<p>Milli karateci ve olimpiyat madalyalı sporcu Eray Şamdan, spor salonunda büyümüş olmanın hayatındaki en büyük şans olduğunu belirterek, “Babamın (Adnan Şamdan) antrenör olması benim en büyük şansımdı. Evden çok spor salonundaydım. Ablalarıma ve abilerime özenerek büyüdüm. En tepeyi hedeflediğim için hiç durmadım. Rakibim bana bir tane vurduysa ben iki tane vurmadan bırakmazdım. Yenilgiyi hazmedemezdim” dedi. Başarıdaki en kritik unsurun kendine inanmak olduğunu vurgulayan Şamdan, “İçinizdeki cevheri siz çıkaracaksınız. Asıl yenilgi, vazgeçmektir. Kendinize inanıp potansiyelinizi ortaya koyduğunuzda başarı zaten geliyor” diyerek gençlere seslendi.</p>
<p><b>TAŞÇI: GÜNÜ ÜÇE BÖLDÜM, 15 YIL BOYUNCA 8 SAAT ÇALIŞTIM</b></p>
<p>Türk güreşinin efsane ismi, Kırkpınar Başpehlivanı Ahmet Taşçı, başarı hikâyesinin gecikmiş ama güçlü bir başlangıçla geldiğini anlatarak,</p>
<p>“Sporu severdim ama imkânım yoktu. 25 yaşına kadar farklı işlerde çalıştım. Güreşe tesadüfen başladım. Karamürsel’de ata sporu çok sevilirdi. Yaşım diğer branşlara geç olduğu için güreşi seçtim” dedi.</p>
<p>Disiplinle geçen kariyerini ise şu sözlerle özetleyen Taşçı, “Günü 8 saat uyku, 8 saat çalışma, 8 saat istirahat olarak üçe böldüm. Sabah 5’te kalkıp koşardım. Kramplardan gece uyuyamadığım oluyordu ama hiç vazgeçmedim.” Kocaeli’nin güreş geleneğindeki yerini hatırlatan Taşçı,</p>
<p>“Bizim zamanımızda Karamürsel’de ağırlık salonu yoktu. Otobüsle Kocaeli’ye gelir çalışırdık. Bugün imkânlar çok gelişti. Tahir Başkan bu desteği artırınca yeni sporcular yetişmeye başladı” dedi. Taşçı konuşmasının son bölümünde gençlere mesaj vererek, “Bir işi severek yapın. Hırslı ve inatçı olun. Vazgeçmezseniz başarı mutlaktır” dedi.</p>
<p><b>YAKAN: ŞİMDİ ROL MODEL OLARAK KARŞINIZDAYIM</b></p>
<p>Dünya ve Avrupa şampiyonu Kağıtspor karatecisi Tuba Yakan, sporla tanışmasını şöyle anlattı; “Çok hareketli bir çocuktum, eve girmezdim. Akrabalarım karateye gidince ben de başladım. Sarı kuşakken Türkiye ikincisi olunca yeteneğimi fark ettim.” Kağıtspor’da yetişmenin kendisine büyük bir ufuk açtığını belirten Yakan, “Ben de sizler gibi oturup büyüklerimi dinlerdim. Şimdi rol model olarak karşınızdayım. Kağıtspor çok güçlü bir aile. Bu başarı ortamında yetişmek en büyük avantaj” ifadelerini kullandı. Şampiyonlukla efsanelik arasındaki farkı ise şu sözlerle ortaya koyan Yakan, “Şampiyon olabilirsin ama efsane olmak istiyorsan bütün zincire kendini adayacaksın. Azim, disiplin, erdem ve çalışkanlık. Hepsi bir arada olmalı” dedi.</p>
<p><b>USLU: “KOCAELİ SPORUN BAŞKENTİ</b></p>
<p>Görme engelli milli judocu Merve Uslu Hajabipour, sporun hayatındaki dönüştürücü gücünü vurgulayıp, “Buradakilerin hepsi benim kulüp arkadaşım. Bana hep destek oldular. Halk arasında engelli sporculara ‘1-0 yenik başlıyor’ denir ama benim için asla geçerli değil” dedi. 2021’den beri milli takımda olduğunu hatırlatan Hajabipour “Avrupa ve dünya derecelerim var. Kağıtspor’da çalışmak büyük mutluluk. Spor benim tüm hayatım. Kocaeli sporun başkenti. Türkiye’de ve dünyada madalya getiren sporcuların çoğu bu şehirden. Bu zincirin bir halkası olmaktan onur duyuyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>
<p><b>“BU HİKÂYELER YENİ İDOLLER YETİŞTİRECEK”</b></p>
<p>Oturumun moderatörü Prof. Dr. Levent Atalı, Kocaeli’nin spor kültürünün derinliğine dikkat çekerek, “Bu kent çok şanslı bir kent. İnşallah bu hikâyelerden yeni idoller çıkaracağız. Gençler burada sadece başarıyı değil, başarının arkasındaki emeği görüyor” dedi.</p>
<p><b>GENÇLERE İLHAM VEREN BULUŞMA</b></p>
<p>Samimi bir ortamda gerçekleşen oturum, genç sporcuların yoğun ilgisiyle tamamlandı. Sporcuların samimi hikâyeleri ve başarıya giden yoldaki mücadeleleri, salonda bulunan yüzlerce gence ilham kaynağı oldu. Oturumun sonunda başarılı sporculara plaket takdim edildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sporla-hayati-degisenlerin-ilham-veren-hikayeleri-591939">Sporla hayatı değişenlerin ilham veren hikâyeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yakın Geçmişin Peşinde Belgeseller</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yakin-gecmisin-pesinde-belgeseller-587885</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 14:53:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akm]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseller]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişin]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[peşinde]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sertel]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[Yapımcı]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587885</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşandı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla, sinemanın her rengini kucakladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yakin-gecmisin-pesinde-belgeseller-587885">Yakın Geçmişin Peşinde Belgeseller</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bugün her türden, her konudan, her açıdan filmlerle tam bir festival keyfi yaşandı. Atatürk Kültür Merkezi (AKM), Aspendos ve Perge salonlarıyla, sinemanın her rengini kucakladı. </p>
<p>“Gerçek diye bir şey yok; algılarımız var”</p>
<p>Otokurmaca hikâyeleriyle tanınan bir yazar hakkında çekilen belgesel şeklinde başlayıp önce kamera arkası çekimlerine, sonra da bir kurmacaya dönüşen ilginç yapısıyla dikkat çeken “The Making of Michale Petite”, festivalde Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında seyirciyle buluştu. Gösterimin ardından gerçekleşen söyleşiye; yönetmen Feyyaz Yıldırım, yapımcı Ferahnaz Ör ve ortak yapımcı Melda Çınar katıldı. </p>
<p>Yönetmen, projeyi en baştan böyle tasarlamadığını ancak tesadüflerin şekillendirdiğini söyledi. Böyle bir projenin büyük cesaret gerektirdiği yönündeki yoruma ise “Benim bir projenin peşinde koşmam için projenin beni heyecanlandırması ve farklı bir şey yaptığımı hissettirmesi gerekiyor. Bu da zaten risk alarak yapılabilen bir şey. O yüzden ben en başından motiveydim” cevabını verdi. Yapımcı Ferahnaz Ör ise proje sürecinde yaşanan heyecanın, riskten değil ‘hep birlikte iş çıkarma’ heyecanından kaynaklandığını dile getirdi. </p>
<p>Filmdeki bakışın, kendi günlük hayatı içinde bir karşılığı olup olmadığı şeklindeki soruyu da Yıldırım şöyle cevapladı: “Bütün bir hayatı kurmaca olarak görüyorum aslında. Bir gerçeklik yok sadece bizim yarattığımız küçük gerçeklikler var. Daha somut gidecek olursak günlük yaşantımızdan bir hikâye yazarken veya günlük tutarken bile kendimizi, olduğundan farklı yazıyoruz; bize yansımasını yazıyoruz. Somut bir gerçeklik yok; her şeyin bize yansıması ve bizim onu algılayış biçimimiz var”</p>
<p>“Sizi rahatsız edebildiysem memnun olurum”</p>
<p>Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi Sabiha Sertel’in yeğeni Nur Deriş’in, “Roman Gibi” adlı kitabı okuyup hayran kaldığı Sabiha Sertel’in, dedesinin kız kardeşi olduğunu öğrenmesinden hareketle Sertel’in zorlu hayatını ele alan “Roman Gibi”, Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterimden sonra yönetmen Tayfun Belet ve Nur Deriş, seyircilerin sorularını cevapladı. Belet, “Bu film, 50-60 yaşındaki insanların yurt dışına gitmek zorunda bırakıldığını ve Türkiye’nin bu kadar önemli değerlerinin gidip oralarda ölmeyi beklediğini anlatıyor. Bu yüzden sizi rahatsız etmek istedim; rahatsız olduysanız memnun olurum” diye konuştu. Nur Deriş ise Sabiha Sertel’in, eşi Zekeriya Sertel ile birlikte yayınladığı Tan Gazetesi’ne yönelik baskın olayı üzerinden ifade özgürlüğünün bugününü yorumlanması istenince şunları söyledi: “Cumhuriyet’i bu kadar desteklemiş Serteller’in başına gelenler; çok güzel düşüncelerle, özgürlük, eşitlik gibi fikirlerle kurulmuş bu cumhuriyette ve aynı zamanda bu cumhuriyetin taşıdığı çocukluk hastalıklarının da sürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Bu çocukluk hastalıkları bir türlü tedavi edilemiyor. Bir türlü demokrasiyi sindiremiyor bu ülke” </p>
<p>“Nilgün Marmara’nın dilinin peşine düştük”</p>
<p>Cezmi Ersöz ve Haydar Ergülen gibi isimlerin de katkıda bulunduğu “Nilgün” belgeseli, objektifini Türk edebiyatının en özgün kalemlerinden Nilgün Marmara’nın hayatına çeviriyor. Ulusal Belgesel Yarışması’ndaki filmin gösteriminin ardından yönetmen Tolga Oskar, yapımcı Beyazıt Yüksekdam, sanat yönetmeni Ebrarnur Altın ve görüntü yönetmeni Atakan Demirbozan seyircilerin sorularını cevapladı. Marmara üzerine uzun süre araştırmalarda bulunduklarını söyleyen Oskar, “Dilin olanaklarını yetkin bir biçimde kullandığı ve kelimelerin yerlerini değiştirerek semantik bir yapı oluşturduğundan dolayı bu işe başladık” dedi. Eserlerinden çok intiharından bahsedilen Marmara’yı, belgeselde de bu yönüyle konumlandırmaktan kaçındıklarını belirten Atakan Demibozan ise “Bunu dramatikleştirmemek için başta daha yalın bir dil kullandık. İntihara odaklanmaktan ziyade onun yaşamına, nasıl biri olduğuna dikkat ettiğimiz bir çerçeveye yaklaştırmak istedik ve görsel dünyamızı da bunun üzerine kurduk” diye konuştu. </p>
<p>Kısa Film 2. Seçkisi AKM Perge’deydi</p>
<p>Ulusal Kısa Film Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki, AKM Perge Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. “Giderayak” filminden yönetmen Nuh Lalbay, yönetmen yardımcıları  Burak Lalbay ve Nesli Özalp ile oyuncular Atilla Acar, Vadi Cirik ve  Bahadır Kaytan, gösterimin ardından soruları cevapladı. Filmde yardımcılığını da yapan oğlu Burak’ın aldığı “yurt dışına git, hayatını kurtar” tavsiyelerinden hareketle filmi yaptığını söyleyen Nuh Lalbay, “Ben filmde bu konuda bir sonuca varmaya çalışmadım sadece tartışmak istedim” dedi. </p>
<p>“Akşam Yemeği” filmi ekibindense yönetmen Okan Akgün, yapımcı-senarist Suat Köçer, uygulayıcı yapımcı Hümam Özkara ve oyuncular Yağmur Ruken Kahraman, Berfin Taş ve Sefa Şenel; gösterimden sonra seyirci karşısındaydı. Suat Köçer, senaryoyu; 30’lu yaşlarında ve henüz evlenmediği için ailesinden baskı gören bir arkadaşının yaşadıklarından hareketle yazdığını belirtirken yönetmen Okan Akgün, şu an hikâyenin uzun metraj halini tasarladığını duyurdu. </p>
<p>“Defne” filminin; yönetmen Hamdi Furkan Yıldırım, yapımcılar M. Sait Dindar ve Faruk Ulusoy, görüntü yönetmeni Cemal Çimen ve oyuncular Gülşah Büktür ile Lidya Akkuş’tan oluşan ekibi de seyirciyle buluştu. Yönetmen; defnenin mitolojik hikâyesine, Joseph Campbell&#8217;ın &#8220;Kahramanın Sonsuz Yolculuğu&#8221; kitabını okurken rastladığını, bunun üzerine bu filmi yapmaya karar verdiğini söyledi. </p>
<p>Festivalin bu yıl hayata geçirdiği Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’ndaki filmlerden oluşan ikinci seçki de bugün AKM Aspendos Salonu’daydı. “Sazdan Örülen Hayat” filminin yönetmenleri Zeynep Aslı Yoncu ve Zübeyde Melek Algül, “Çukurova’nın Kara Ekmeği” filminin yönetmeni Onur Sürek, “Seni Görebilecek Miyim Anne?” filminin yönetmeni Hasan Hüseyin Korkmaz, “Tümseğin Uğultusu” filminin yönetmeni Abdurrahim Karabulut, “Köye Dönerken” filminin yönetmeni Musa Uysun gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilere katıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yakin-gecmisin-pesinde-belgeseller-587885">Yakın Geçmişin Peşinde Belgeseller</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın ilk yapay zekâ belgeseli &#8220;Post Truth&#8221; Altın Portakal&#8217;daydı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyanin-ilk-yapay-zeka-belgeseli-post-truth-altin-portakaldaydi-587382</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 19:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bana]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[belgeseli]]></category>
		<category><![CDATA[bozuk]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ilhan]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[post]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[truth]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alkan Avcıoğlu’nun, tümüyle yapay zekâ araçlarıyla yaptığı         ve dünyada türünün ilk örneği olan belgesel çalışması         “Post Truth”, Altın Portakal’da seyirciyle buluştu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-ilk-yapay-zeka-belgeseli-post-truth-altin-portakaldaydi-587382">Dünyanın ilk yapay zekâ belgeseli &#8220;Post Truth&#8221; Altın Portakal&#8217;daydı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alkan Avcıoğlu’nun, tümüyle yapay zekâ araçlarıyla yaptığı         ve dünyada türünün ilk örneği olan belgesel çalışması         “Post Truth”, Altın Portakal’da seyirciyle buluştu. </p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 27 Ekim Pazartesi günü, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda iki belgesele ev sahipliği yaptı. Bunlardan biri; dünyada ilk kez tümüyle yapay zekâyla hazırlanan, Alkan Avcıoğlu imzalı “Post Truth”tu.</p>
<p>Gittikçe daha kaotik bir hal alan teknoloji ve insan ilişkisini ve önü alınamaz şekilde artan enformasyon bombardımanını ele alan çalışma, dünya galasını Varşova Film Festivali’nde yapmıştı. </p>
<p>Gösterimden sonra seyircilerin sorularını cevaplayan Avcıoğlu, uzun zamandır yapay zekâ ile ilgilendiğini ve yapay zekâyla sanat çalışmaları yaptığını söylerken yapay zekâyla bir belgesel yapma fikrinin nasıl oluştuğunu ise şöyle açıkladı:    </p>
<p>“Ben bu araçlarla yıllardır çalışırken şunu düşündüm: Yapay zekâ ruhsuz görüntüler üretiyor, deniyor. Çağımız da epey ruhsuzlaşıyor; o zaman belgesel için çok iyi. Ya da ‘çağımız yapaylaşıyor’. O zaman belgesel için gene çok iyi. Belgeselin sınırlarını esnetmek için belki de güzel olur, diyen bir köyün delisi ben çıktım. Henüz hâlâ bir belgesel projesi de duymadım yapay zekâyla; yapılanlar hep kurmaca.</p>
<p>Yapay zekâ konusunda ben de dünya gibi sağa sola savruldum diyebilirim. Hem sosyal medya hem o teknoloji ilerledikçe hepimizin, sübjektif ve sadece kendi eko çemberimizde gerçek bulduğu paradigmanın içinde boğuldum diyebilirim. Enformasyon bombardımanı altında yaşıyoruz. Filmin kendisi de zaten bu noktada bir ayna; yani hem sahte ve gerçekliğin arasındaki sınırı zorluyor hem de kendisi de bir enformasyon bombardımanı. Düşünmeye fırsat bırakmamaya çalışıyor” </p>
<p>Film için pek çok farklı yapay zekâ aracını kullandığını belirten Avcıoğlu, bunların isimlerini ise özellikle vermek istemediğini belirtti: “O şirketlerden beni arayıp ‘röportajlarda bizim ismimizi söyle’, diye para teklif eden bile oldu. Sadece şunu söyleyebilirim; yapay zekâyla çalışan çoğu sanatçıya göre aşırı araç kullanıyorum. Benimki eklektik bir yaklaşım diyebilirim. Hem tek bir araca indirgensin istemiyorum hem de o aracın esiri olmak istemiyorum. Şöyle bir şansım var; hemen hemen hepsini başından beri kullanıyorum. Hemen her birinin türünü bildiğim için kimisi yakın çekim yüz planı için iyi, kimisi hareketli kamera için iyi, kimisi bozuk insan formu yapmak için daha iyi; her birinin kendine özgü avantajını kullanmaya çalıştım. Zaten filmde de gördüğünüz gibi kusursuz bir görüntü yaratmaktan ziyade bu ham bozukluğunu çok seviyorum yapay zekânın. Çünkü bu abartılı çağı çok iyi yansıttığını düşünüyorum”</p>
<p>Sanatçı bu noktada yapay zekâdaki gelişimlere ters bir mantıkla yaklaştığını ifade etti: “Kuşkusuz bu teknoloji çok daha gerçekçi görüntüler üretmeye gidecek ve muhtemelen benim bile ayırt edemeyeceğim bir hale gelecek. Fakat sanırım bence o biraz daha ticarâ sinema ya da reklam üretimi gibi işlerin işine yarayacak. Bense sanatsal dilin bu bozuk formdan çok iyi besleneceğini düşünüyorum. Brian Eno&#8217;nun bir sözü var: Bir teknoloji kusursuzlaştıktan sonra geriye dönüp o bozuk dönemlerini imza haline getiririz. Mesela ilk bilgisayar oyunlarının o 8 bit ilkel sesleri bugün elektronik müzikte çok kullanılır. Analog filmin karlı bir görüntüsü vardı, grenli; post prodüksiyonda efekt olarak onu koymaya, ona ulaşmaya çalışıyoruz. Bana göre yapay zekâ 10 yıl sonra kusursuz bile olsa belki de sanatsal anlatım, bu bozuk formda yatıyor”</p>
<p>Seyircilerden gelen bir soru, belgeselin bakış açısına dairdi: “Kısır döngüden bahsetmişsiniz ama bunun için bir şey yapılamayacağından söz ediliyor aslında belgeselde. Sadece bu kısır döngüyü anlatmak için mi yaptınız?” şeklindeki soruyu Avcıoğlu, şöyle cevapladı: </p>
<p>“İyi bir soru. Teknolojiye bağımlılığımız var ama, belgeselin de ifade ettiği gibi, sorun aslında teknolojide ya da teknoloji şirketlerini yöneten kötü adamlarda değil. Bir noktada zihinlerimizde makineleşiyoruz. Eğer zihnimizdeki makineleşmeyi durdurursak kısır döngünün çözümü var. Çok bariz bir çözüm gibi sunmuyor bunu belgesel, çünkü çok kısa vadede uygulanabilir şeyler değil. Döngünün tamamen dışına çıkmak çok efor gerektiriyor. Uzun vadede insanlık belki oraya gidecek ama kısa vadede biraz böyle çalkalanacağız, kısır döngünün içinde gideceğiz gibi görünüyor. Ama bana göre çıkış kendi zihinlerimizi ve mental modlarımızı makineleşmekten uzaklaştırmakta yatıyor” </p>
<p>“Attila İlhan belgeseli yapmak istiyorum ama duygusal olarak zor”</p>
<p>Yönetmen Biket İlhan’ın, sinemaya girişinden bugüne uzanan kariyerini konu alan “Sisler Bulvarı’ndan Geçtim: Biket İlhan” belgesel de AKM Perge Salonu’nda seyircin yoğun ilgisiyle karşılandı. Yönetmen ve müzisyen Mehmet Güreli’nin imzasını taşıyan belgeselin ardından Yönetmen Biket İlhan ve kızı, müzisyen- yönetmen Nihan Belgin, seyircilerin sorularını cevapladı. </p>
<p>Sinemaya, büyük şair ve yazar Attila İlhan’ın eserlerinin uyarlamasıyla başlayan ve bir dönem kendisiyle evli de olan İlhan’a, ilk soru; Attila İlhan’ın kendisine desteğiyle ilgiliydi. İlhan bu soruyu şöyle cevapladı: “Bir kere bana  çok inanır, çok güvenirdi. Bu, benim için çok önemli. Sizler için de çok önemli ama o, benim hayatımda farklı bir yerde duruyor. Biz bir hayatı paylaştık ve o hayatın içinde bana güvenen biri vardı yanımda. Bu bile yetti bana, diyebilirim”</p>
<p>İlhan’ın; bir Attila İlhan belgeseli yapmayı düşünüp düşünmediği sorusuna cevabı da söylediklerinin devamı niteliğindeydi. İlhan, “Bu hep soruluyor; inşallah yapmaya çalışacağım. İstiyorum da ama hayatımdaki yeri, bana ifade ettikleri dolayısıyla duygusal olarak biraz zorlanıyorum” diye konuştu.  </p>
<p>Nihan Belgin’e yöneltilen bir soru ve cevabı da yine duygusaldı. “Annenizin hayatının anlatıldığı bir işte sesinizle var olmak nasıl bir his?” diye sorulan Belgin, şu cevabı verdi: “Ses kaydını yaparken çok da duygusuna varamamıştım ama şu an perdede kendi hayatımın da büyük bir bölümünü izledim. Çünkü ben de vardım o projelerde. Gurur duydum, hiç görmediğim fotoğraflarımı gördüm. Aynı yoldan yürüyor olmak da benim için çok gurur verici” </p>
<p>Biket İlhan, sinemayla ilgilenmek isteyen gençlere ise şu tavsiyelerde bulundu: “Okumanızı öneririm. Sanatçı olmayabilirsiniz ama sanata merakınız olabilir; bunu için de okumalısınız. Öncelikle klasikleri. Ben bir yandan oyunculuk hocalığı da yapıyorum ve öğrencilerime söylediğim şeyi size de söylemek isterim. Bizim işimizde süreklilik yok; oyunculuk için özellikle, proje gelebilir, gelmeyebilir. O yüzden oyunculuğu bırakma ama mesela kendi projelerini de üret”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-ilk-yapay-zeka-belgeseli-post-truth-altin-portakaldaydi-587382">Dünyanın ilk yapay zekâ belgeseli &#8220;Post Truth&#8221; Altın Portakal&#8217;daydı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HPV Aşısı Hem Kadınlar Hem de Erkekler İçin Hayati Önem Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hem-kadinlar-hem-de-erkekler-icin-hayati-onem-tasiyor-586051</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 14:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Lezyon]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586051</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın sağlığını tehdit eden en önemli enfeksiyonlardan biri olan HPV çoğu zaman basit bir “siğil” olarak görülse de ilerleyen yıllarda rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hem-kadinlar-hem-de-erkekler-icin-hayati-onem-tasiyor-586051">HPV Aşısı Hem Kadınlar Hem de Erkekler İçin Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın sağlığını tehdit eden en önemli enfeksiyonlardan biri olan HPV çoğu zaman basit bir “siğil” olarak görülse de ilerleyen yıllarda rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açabiliyor. Üstelik bu virüs sadece kadınları değil, erkekleri de etkiliyor. Bu nedenle, aşının her iki cinsiyette de uygulanması, toplum genelinde bulaşın azaltılmasında ve kanser vakalarının önlenmesinde hayati önem taşıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum  Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Doğukan Yıldırım, HPV’nin kadın ve erkek sağlığındaki etkilerine dikkat çekerek, en etkili koruma yöntemlerinden biri olan HPV aşısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>HPV sık görülen ama az bilinen bir enfeksiyon</strong></p>
<p>Araştırmalara bakıldığında HPV’nin (Human Papilloma Virüsü) 200’ün üzerinde tipi olduğu görülmektedir. HPV türleri aslında sık görülen ama toplum tarafından az bilinen enfeksiyonlardır. Bunların bir kısmı yalnızca kozmetik sorunlara yol açarken, bir kısmı ise rahim ağzı, vajina, vulva, anüs ve hatta baş-boyun bölgesi kanserlerine kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. HPV, cinsel yolla bulaşan en yaygın virüslerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, cinsel olarak aktif bireylerin yaklaşık yüzde 80’i hayatlarının bir döneminde HPV ile karşılaşmaktadır. Bağışıklık sistemi çoğu zaman virüsleri temizler; ancak HPV 16 ve 18 gibi yüksek riskli tipler kalıcı hale geldiğinde hücrelerde DNA hasarına neden olabilir ve kanserleşme süreci başlayabilir.</p>
<p><strong>HPV yıllar sonra da kansere dönüşebilir</strong></p>
<p>HPV enfeksiyonunun etkileri yalnızca ciltteki siğillerle sınırlı değildir. Virüs, fark edilmeyen hücresel değişikliklerle yıllar sonra kansere dönüşebilir. Benign denilen iyi huylu lezyonlar, en sık görüleni genital siğillerdir ve bunlar kondilom olarak adlandırılır. Genellikle HPV 6 ve 11 tipleriyle ilişkilidir. Kansere dönüşmez, ancak yaşam kalitesini etkileyebilir. Bir diğer lezyon ise premalign; yani kanser öncüsü lezyonlardır. Dışarıdan fark edilmezler, mikroskobik düzeyde ilerleyen lezyonlardır. Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN), vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN) ve vajinal intraepitelyal neoplazi (VaIN) bu gruptadır. Özellikle CIN 2 ve CIN 3 tedavi edilmezse rahim ağzı kanserine dönüşebilir.</p>
<p><strong>Her yıl 600 bin kadın rahim ağzı kanseri tanısı alıyor</strong></p>
<p>Her yıl dünyada yaklaşık 600 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konmakta ve maalesef 300 bin kadın bu hastalık nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamında HPV etken olarak yer alır. Virüs hücre içine yerleşip E6 ve E7 adlı onkojen proteinleri üretir; bu proteinler hücrenin DNA onarım mekanizmalarını bozarak kanserleşme sürecini başlatır.</p>
<p><strong>Sadece 2 test ile kanser riskini önlemek için adım atın</strong></p>
<p>HPV çoğu zaman belirti vermeden ilerler. Bu nedenle düzenli kontroller ve tarama testleri büyük önem taşır. Bu konuda kadınlara önerilen iki test bulunmaktadır. Bunlar Pap Smear ve HPV DNA testidir. Pap Smear testi, hücrelerdeki erken değişiklikleri gösterir. HPV DNA testi ise yüksek riskli tipleri doğrudan tespit eder. Bu iki testin birlikte uygulanması, rahim ağzı kanserinin erken teşhisi ve önlenmesinde altın standarttır.</p>
<p><strong>HPV aşısı kadınlar ve erkekler için koruma sağlar</strong></p>
<p>HPV aşısı, rahim ağzı kanseri dahil birçok HPV ilişkili kanseri önlemede bilimsel olarak kanıtlanmış en güçlü koruma aracıdır. HPV aşısı sadece kız çocukları için değil, erkekler için de koruyucudur. Bulaşmayı azaltır ve genital siğillere karşı da etkilidir. Hem kadınlar hem de erkekler HPV aşısı olabilir. HPV aşısı genellikle 11-12 yaşlarında rutin olarak tavsiye edilir. Cinsel temas ve HPV&#8217;ye maruz kalmadan önce aşılanma idealdir; ancak bu yaşlardan sonra da yapılmasında bir sakınca yoktur. Aşılar, en tehlikeli HPV tiplerine karşı yüksek koruma sağlamaktadır. </p>
<p><strong>Farkındalık, aşılama ve düzenli kontrol şart!</strong></p>
<p>HPV, yalnızca dışarıdan fark edilen siğillerden ibaret değildir; sessizce ilerleyip yıllar sonra da kansere yol açabilir. Bu nedenle aşılama, tarama ve doğru bilgilendirme kadın sağlığının korunmasında temel unsurlardır. HPV ile mücadelede başarı, toplumun bilinçlenmesi, aşının yaygınlaşması ve uzman ellerde yürütülen doğru tedavi ile mümkündür. Aşının yaygın uygulandığı ülkelerde kanser öncüsü lezyonlarda ve rahim ağzı kanseri oranlarında belirgin azalma gözlenmiştir. Türkiye’de aşının henüz ulusal aşı takviminde yer almaması nedeniyle aşılama oranları düşük olsa da, bireysel olarak yaptırmak mümkündür.</p>
<p><strong>İleri evrelerde jinekolojik cerrahi müdahale gerekebilir</strong></p>
<p>HPV’ye bağlı lezyonların tanı ve tedavisinde jinekolojik onkoloji uzmanlarının deneyimi büyük önem taşır. Anormal smear sonuçlarında kolposkopi, biyopsi veya cerrahi gerekebilir. Erken evrelerde konservatif yaklaşımlar yeterli olurken, ileri evrelerde minimal invaziv cerrahi, sentinel lenf nodu biyopsisi ve immünoterapi gibi modern yöntemler uygulanır.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-asisi-hem-kadinlar-hem-de-erkekler-icin-hayati-onem-tasiyor-586051">HPV Aşısı Hem Kadınlar Hem de Erkekler İçin Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-2-583904</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 08:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[durumunu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[esenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[inin]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[meditopia]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-2-583904">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde açıklanan veriler, iş yaşamında psikolojik dayanıklılığın ve duygusal esenliğin önemini yeniden hatırlattı. Türkiye genelinde 100 şirkette 15 bini aşkın çalışanın dahil olduğu Meditopia Çalışan Destek Platformu tarafından hazırlanan Meditopia 2025 Wellbeing Raporu, çalışanların stres ve kaygı düzeylerinin yüksek, mutluluk düzeyi ve uyku kalitesinin orta, hareket seviyesinin ise düşük seviyede seyrettiğini ortaya koydu. Verilere göre, çalışanların %93’ü duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkilerinin etkilediğini belirtirken esenlik dengesinin yıl boyunca dalgalı seyrettiği görülüyor.</strong></p>
<p>Sağlık ve esenlik, geçmişten günümüze, üzerine en çok çalışmaların gerçekleştiği konuların başında yer alıyor. Bu yüzden Dünya Ruh Sağlığı Günü, bireylerin ve kurumların psikolojik iyi oluş ve dayanıklılığa verdiği önemi yeniden düşünmeleri için güçlü bir hatırlatıcı oluyor. Meditopia, 2025’in ilk üç çeyreğini baz alarak hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların hem ruhsal hem de bütüncül esenlik durumuna dair güncel tabloyu ortaya koydu. Ülke genelinde 15 bini aşkın çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre çalışanların genel esenlik seviyesinin 54,4 puanla orta düzeyde seyrettiği raporlandı. 100 puan üzerinden yapılan skorlamada 66 puanla stres ve 63,3 puanla kaygı indekslerinin ise yüksek seviyelerde olduğu vurgulanıyor. Meditopia uzmanlarına göre bu tablo, yılın farklı dönem ve aylarında değişkenlik gösteriyor ve çalışanların yıl boyunca duygusal dalgalanmalar yaşadığını ve destek mekanizmaları yetersiz kaldığında bu dengenin hızla bozulabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışanların %49’u stres ve kaygılarının en büyük sebebi olarak gelecek belirsizliğini işaret ederken, %46’sı fiziksel sağlık ve uyku problemlerini, %40’ı ise kişisel zaman eksikliğini öne çıkarıyor. Bu veriler, çalışanların psikolojik desteğe ek olarak fiziksel ve sosyal açıdan da desteklenmeye ihtiyaç duyduklarını gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Çalışanların Mutluluk Seviyesi 54,3 Puanla Orta Düzeyde</strong></p>
<p>Raporun en çarpıcı bulgularından biri, çalışanların duygusal durumları üzerindeki iş ve özel yaşam dengesinin belirleyici rolü oldu. Rapora göre katılımcıların %93’ünün duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkileri etkiliyor. %75’i ise bu dalgalanmaların merkezinde doğrudan iş hayatının yer aldığını belirtiyor. Bu veriler, işverenlerin çalışan esenliğinde üstlendikleri sorumluluğun büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. İş yükü, performans baskısı, finansal zorluklar ve yönetici ilişkileri, stres ve tükenmişliğin en güçlü tetikleyicileri arasında geliyor. Mutluluk İndeksi bulgularına göre çalışanların mutluluk seviyesi 54,3 puanla orta düzeyde raporlandı. Araştırma süresi boyunca elde edilen sonuçlara göre her 10 çalışandan 1’i son bir ay içinde hiçbir zaman ya da neredeyse hiç bir zaman mutlu veya memnun hissetmediğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>İş-Özel Yaşam Dengesindeki Bozulmalar Hareketsizliği Artırıyor</strong></p>
<p>Rapor, çalışanların yalnızca duygusal değil, fiziksel esenlik alanında da desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Uyku kalitesinin 50,6 ile orta, egzersiz indeksinin ise 37,1 puanla düşük seviyede kaldığı ise diğer bulgular arasında. Verilere göre katılımcıların %84’ü fiziksel ağrı yaşıyor olsa da %50’sinden fazlası hiç egzersiz yapmıyor. Meditopia verilerine göre düzenli hareket ve kaliteli uyku, genel esenlik skoruyla paralel dalgalanmalar gösteriyor. Ancak iş-özel yaşam dengesindeki zorlanmalar, çalışanların bu alanlarda sürdürülebilir bir rutin oluşturmasına engel teşkil ediyor. </p>
<p><strong>“Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası”</strong></p>
<p>Bugün iş yaşamının profesyonel becerilerin ötesinde, duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir alan haline geldiğini belirten Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Çalışanlar, artan tempo ve belirsizlik içinde fiziksel sağlıklarını, sosyal ilişkilerini ve kişisel alanlarını korumakta zorlanıyor. Hızla değişen koşullar, artan belirsizlikler ve sürekli tetikte olma hali, çalışanların içsel dengesini korumasını her zamankinden daha zor hale getiriyor. Kurumların çalışanlarının iyi oluşunu stratejik bir öncelik olarak ele almadıkları sürece sürdürülebilir bir başarı inşa etmeleri ise mümkün görünmüyor. Gerçek sürdürülebilirliğin, finansal büyüme ya da operasyonel verimlilikle sınırlı kalmaması, çalışanların ruhsal dayanıklılığının, yaşam dengesi ve aidiyet duygusuyla ölçülmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçek. Meditopia olarak, bireylerin ve kurumların ruh sağlığına dair farkındalığını artırmak, bu alanı konuşulabilir ve erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz bütüncül çözümlerle çalışanların stres, kaygı, uyku, hareket ve mutluluk gibi temel wellbeing alanlarında ihtiyaç duydukları desteğe diledikleri anda ulaşmalarını sağlıyoruz. Çünkü bizce çalışanların sağlık ve wellbeing hizmetlerine erişebiliyor olması, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-2-583904">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-583642</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[durumunu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[esenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[inin]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[meditopia]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-583642">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde açıklanan veriler, iş yaşamında psikolojik dayanıklılığın ve duygusal esenliğin önemini yeniden hatırlattı. Türkiye genelinde 100 şirkette 150 bini aşkın çalışanın dahil olduğu Meditopia Çalışan Destek Platformu tarafından hazırlanan Meditopia 2025 Wellbeing Raporu, çalışanların stres ve kaygı düzeylerinin yüksek, mutluluk düzeyi ve uyku kalitesinin orta, hareket seviyesinin ise düşük seviyede seyrettiğini ortaya koydu. Verilere göre, çalışanların %93’ü duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkilerinin etkilediğini belirtirken esenlik dengesinin yıl boyunca dalgalı seyrettiği görülüyor.</strong></p>
<p>Sağlık ve esenlik, geçmişten günümüze, üzerine en çok çalışmaların gerçekleştiği konuların başında yer alıyor. Bu yüzden Dünya Ruh Sağlığı Günü, bireylerin ve kurumların psikolojik iyi oluş ve dayanıklılığa verdiği önemi yeniden düşünmeleri için güçlü bir hatırlatıcı oluyor. Meditopia, 2025’in ilk üç çeyreğini baz alarak hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların hem ruhsal hem de bütüncül esenlik durumuna dair güncel tabloyu ortaya koydu. Ülke genelinde 15 bini aşkın çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre çalışanların genel esenlik seviyesinin 54,4 puanla orta düzeyde seyrettiği raporlandı. 100 puan üzerinden yapılan skorlamada 66 puanla stres ve 63,3 puanla kaygı indekslerinin ise yüksek seviyelerde olduğu vurgulanıyor. Meditopia uzmanlarına göre bu tablo, yılın farklı dönem ve aylarında değişkenlik gösteriyor ve çalışanların yıl boyunca duygusal dalgalanmalar yaşadığını ve destek mekanizmaları yetersiz kaldığında bu dengenin hızla bozulabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışanların %49’u stres ve kaygılarının en büyük sebebi olarak gelecek belirsizliğini işaret ederken, %46’sı fiziksel sağlık ve uyku problemlerini, %40’ı ise kişisel zaman eksikliğini öne çıkarıyor. Bu veriler, çalışanların psikolojik desteğe ek olarak fiziksel ve sosyal açıdan da desteklenmeye ihtiyaç duyduklarını gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Çalışanların Mutluluk Seviyesi 54,3 Puanla Orta Düzeyde</strong></p>
<p>Raporun en çarpıcı bulgularından biri, çalışanların duygusal durumları üzerindeki iş ve özel yaşam dengesinin belirleyici rolü oldu. Rapora göre katılımcıların %93’ünün duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkileri etkiliyor. %75’i ise bu dalgalanmaların merkezinde doğrudan iş hayatının yer aldığını belirtiyor. Bu veriler, işverenlerin çalışan esenliğinde üstlendikleri sorumluluğun büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. İş yükü, performans baskısı, finansal zorluklar ve yönetici ilişkileri, stres ve tükenmişliğin en güçlü tetikleyicileri arasında geliyor. Mutluluk İndeksi bulgularına göre çalışanların mutluluk seviyesi 54,3 puanla orta düzeyde raporlandı. Araştırma süresi boyunca elde edilen sonuçlara göre her 10 çalışandan 1’i son bir ay içinde hiçbir zaman ya da neredeyse hiç bir zaman mutlu veya memnun hissetmediğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>İş-Özel Yaşam Dengesindeki Bozulmalar Hareketsizliği Artırıyor</strong></p>
<p>Rapor, çalışanların yalnızca duygusal değil, fiziksel esenlik alanında da desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Uyku kalitesinin 50,6 ile orta, egzersiz indeksinin ise 37,1 puanla düşük seviyede kaldığı ise diğer bulgular arasında. Verilere göre katılımcıların %84’ü fiziksel ağrı yaşıyor olsa da %50’sinden fazlası hiç egzersiz yapmıyor. Meditopia verilerine göre düzenli hareket ve kaliteli uyku, genel esenlik skoruyla paralel dalgalanmalar gösteriyor. Ancak iş-özel yaşam dengesindeki zorlanmalar, çalışanların bu alanlarda sürdürülebilir bir rutin oluşturmasına engel teşkil ediyor. </p>
<p><strong>“Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası”</strong></p>
<p>Bugün iş yaşamının profesyonel becerilerin ötesinde, duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir alan haline geldiğini belirten Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Çalışanlar, artan tempo ve belirsizlik içinde fiziksel sağlıklarını, sosyal ilişkilerini ve kişisel alanlarını korumakta zorlanıyor. Hızla değişen koşullar, artan belirsizlikler ve sürekli tetikte olma hali, çalışanların içsel dengesini korumasını her zamankinden daha zor hale getiriyor. Kurumların çalışanlarının iyi oluşunu stratejik bir öncelik olarak ele almadıkları sürece sürdürülebilir bir başarı inşa etmeleri ise mümkün görünmüyor. Gerçek sürdürülebilirliğin, finansal büyüme ya da operasyonel verimlilikle sınırlı kalmaması, çalışanların ruhsal dayanıklılığının, yaşam dengesi ve aidiyet duygusuyla ölçülmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçek. Meditopia olarak, bireylerin ve kurumların ruh sağlığına dair farkındalığını artırmak, bu alanı konuşulabilir ve erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz bütüncül çözümlerle çalışanların stres, kaygı, uyku, hareket ve mutluluk gibi temel wellbeing alanlarında ihtiyaç duydukları desteğe diledikleri anda ulaşmalarını sağlıyoruz. Çünkü bizce çalışanların sağlık ve wellbeing hizmetlerine erişebiliyor olması, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-583642">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kırım Savaşı, Türk sosyal hayatı için devrimdir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kirim-savasi-turk-sosyal-hayati-icin-devrimdir-583446</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 11:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[devrimdir]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kırım]]></category>
		<category><![CDATA[Kırım Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583446</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, daha önceki yıllarda olduğu gibi aynı coşku ve heyecanla gerçekleşiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirim-savasi-turk-sosyal-hayati-icin-devrimdir-583446">&#8220;Kırım Savaşı, Türk sosyal hayatı için devrimdir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, daha önceki yıllarda olduğu gibi aynı coşku ve heyecanla gerçekleşiyor. Kamuoyunun tarih alanında yakından tanıdığı Araştırmacı Yazar Prof. Dr. Tufan Gündüz, Selim Sırrı Paşa Salonu’nda “Kendi Gök Kubbemiz” adlı söyleşisinde katılımcılarla bir araya geldi. Gündüz, ”Kırım Savaşı, Türk sosyal hayatı için devrimdir” dedi.</p>
<p><b>“TÜRKLER ASLINDA ROMANTİK BİR MİLLETTİR”</b></p>
<p>Araştırmacı Yazar ve Tarihçi Prof. Dr. Tufan Gündüz, “Genelde Türk tarihinin büyük olaylarını, meydan savaşlarını ve büyük sultanları sürekli yüksek perdeden konuşuyoruz. Sanki bizim ecdat işi gücü bıraktı, sadece savaştı gibi bir anlayış ortaya çıkıyor. Aslında onlarda günlük işlerini yapan ve belli dönemlerde savaşan insanlardı. Bizim tarihimizde şairlerimiz, ediplerimiz yetişiyor. Göktürk kitabelerini düşünün ne kadar yüksek edebi güçle yazılmıştır. Türkler aslında romantik bir millettir. Bilge Kağan’ın kitabesi çok romantik bir hitaptır ve şöyle denilmiştir; ‘Kardeşim Kültegin vefat etti. Kendim düşünceye daldım. Görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu. Kendim düşünceye daldım. Gözden yaş gelse mani olarak, gönülden ağlamak gelse geri çevirerek düşünceye daldım’. Ben düşündüm demek bir eylemin tarifidir ama ağlamaklı bir şekilde düşünmek o zaman edebiyat başlıyor” dedi.</p>
<p><b>KIRIM SAVAŞININ SOSYAL HAYATA ETKİSİ</b></p>
<p>1853-1856 yılları arasında gerçekleşen Kırım savaşının tarihte hiç görülmeyen bir ayrıntısının olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gündüz, “Hiç dikkat çekmez ama Kırım Savaşından sonra Türk sosyal hayatında bir devrim yaşanıyor. Neden biliyor musunuz? 1826 Yeniçeri Ocağını kaldırdıktan sonra yeniden ordu kurmaya çalışıyoruz, tabi ordunun yeniden toparlanması zaman alıyor. Bu arada 1853 yılında Ruslarla Kırım Savaşı patlayınca Avusturya, İngiltere, İtalya ve Fransa bizim yardımımıza geliyor. Aslında Kırım Savaşı bir anda bizim savaşımız olmaktan çıkıyor Avrupa-Rus savaşına dönüşüyor. Bu arada içeride de 1839 yılında ilan edilen Tanzimat var deniliyor. Her konuda Müslümanlarla gayri Müslümleri eşitledik ama onlardan asker almıyoruz deniliyor. Şimdi onları askere alalım görüşü ortaya çıkıyor. Onlarda Türkler gibi askerlik yapsınlar deniliyor. Ahmet Cevdet Paşa diyor ki; ‘Yüzyıllardır imparatorluğun yükünü çeken Türkler artık tükenmek üzere’ bu yüzden kura usulünü veya artık gayri Müslümanlardan da asker almak gündeme geliyor” şeklinde konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kirim-savasi-turk-sosyal-hayati-icin-devrimdir-583446">&#8220;Kırım Savaşı, Türk sosyal hayatı için devrimdir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40 Yaş Altı Kalp Krizi Hayati Riske Neden Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/40-yas-alti-kalp-krizi-hayati-riske-neden-olabilir-582790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[riske]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda ileri yaş problemi olarak bilinen kalp krizi günümüzde gençlerde de sık görülmeye başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yas-alti-kalp-krizi-hayati-riske-neden-olabilir-582790">40 Yaş Altı Kalp Krizi Hayati Riske Neden Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda ileri yaş problemi olarak bilinen kalp krizi günümüzde gençlerde de sık görülmeye başladı. 45 yaşın altındaki bireylerde ve ileri yaştaki hastalarda görülen kalp krizleri, rahatsızlığın seyri ve hayati riske neden olma oranları bakımından farklılık gösteriyor. İleri yaşta zamanla gelişen “kollateral” isimli yan damarlar kalp krizi durumunda hastayı bir süre de olsa koruyabiliyor. Ancak 45 yaş altındaki gençlerde bu damarlar henüz gelişmediği için olası bir kalp krizi hızlı bir şekilde ölümle sonuçlanabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, gençlerde görülen kalp krizlerinin nedenleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>“Gencim bana bir şey olmaz” demeyin</strong></p>
<p>Uzun yıllar boyunca kalp krizi ileri yaş hastalığı olarak bilindi. Ancak günümüzde tablo tamamen değişmiş durumda. Kalp krizine bağlı ölümler yalnızca yaşlılarda değil, genç yaşta da dikkat çekici biçimde artmaya başladı. Araştırmalar genç yaşta geçirilen kalp krizlerinin ölümle sonuçlanma oranının ileri yaşlarda geçirilen kalp krizine göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu durumun en temel nedeni, gençlerin riskleri ve belirtileri hafife almasıdır. “Ben gencim, bana bir şey olmaz” düşüncesi, kalbin en tehlikeli düşmanıdır. </p>
<p><strong>Yaşam biçiminizle kalbinizi yıpratmayın</strong></p>
<p>Sigara, düzensiz beslenme, aşırı stres, uykusuzluk, hareketsiz yaşam ve enerji içeceklerinin sık tüketimi, başta gençler olmak üzere tüm bireylerde kalbin yıpranmasına neden olur. Genetik yatkınlık, diyabet, yüksek kolesterol ve obezite ise tabloyu daha da ağırlaştırır. </p>
<p><strong>Bu belirtilere kulak vermek hayat kurtarır</strong></p>
<p>Kalp krizine neden olan bir başka önemli nokta ise farkındalık eksikliğidir. Gençlerde kalp krizi belirtileri genellikle “yorgunluk” ya da “mide rahatsızlığı” sanılarak göz ardı edilir. Oysa göğüste baskı hissi, sol kola yayılan ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme ve ani halsizlik gibi sinyaller kalp krizinin açık habercisi olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden en yakın hastaneye başvurmak, çoğu zaman hayat kurtarır. Yaşam şeklimizde yaptığımız birkaç küçük değişiklikle kalp krizinden korunabiliriz. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, stres yönetimi, sigaradan uzak durmak ve düzenli sağlık kontrolleri kalp hastalıklarının önüne geçme konusunda büyük rol oynar. Ayrıca ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan gençlerin, 20’li yaşlardan itibaren kardiyolojik taramalara başlaması gerekir. Çünkü kalbimiz yaşımıza değil, yaşam tarzımıza tepki verir. Kişi genç yaşta da olsa, kalbinin sesini dinleyerek yaşamınızı sürdürmelidir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yas-alti-kalp-krizi-hayati-riske-neden-olabilir-582790">40 Yaş Altı Kalp Krizi Hayati Riske Neden Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayatı Paylaşmak Hastalık Riskini de Paylaşmaya Neden Olabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayati-paylasmak-hastalik-riskini-de-paylasmaya-neden-olabiliyor-565041</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 10:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmaya]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerikan Kalp Derneği'nin dergisi Journal of the American Heart Association'da yayınlanan çalışmaya göre, eşlerden birinde yüksek tansiyon olan çiftlerde diğer partnerde de sıklıkla aynı sorun görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-paylasmak-hastalik-riskini-de-paylasmaya-neden-olabiliyor-565041">Hayatı Paylaşmak Hastalık Riskini de Paylaşmaya Neden Olabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Amerikan Kalp Derneği&#8217;nin dergisi Journal of the American Heart Association&#8217;da yayınlanan çalışmaya göre, eşlerden birinde yüksek tansiyon olan çiftlerde diğer partnerde de sıklıkla aynı sorun görülüyor. Bu ilginç çalışmanın detayları hakkında bilgi veren Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Yılmaz, ortak hayatların ortak riskleri de beraberinde getirebilmesinin çok şaşırtıcı olmadığını söyleyerek bu riski yaşam tarzı değişiklikleri ile fırsata çevirmenin mümkün olduğunu anlattı. </em></p>
<p>Dünyanın dört bir yanından on binlerce çiftin verilerinin analiz edildiği çalışma hakkında bilgi veren Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr.  Mehmet Fatih Yılmaz, “ABD, İngiltere, Çin ve Hindistan’da toplam 67 bine yakın bireyin katıldığı dev çalışmanın sonuçları, hipertansiyonun sadece bireysel değil, çift olarak da ele alınması gerektiğini gösterdi.” Dedi.  Doç. Dr. Fatih Yılmaz, araştırmanın çarpıcı sonuçlarını şöyle aktardı: “Çalışma, heteroseksüel ve aynı evde yaşayan çiftlerde, eşlerden birinde hipertansiyon varsa, diğerinde de bu hastalığın görülme riskinin anlamlı ölçüde arttığını ortaya koyuyor. Örneğin Çin’de, eşlerden biri hipertansiyonsa, diğerinde bu risk yüzde 26 daha fazla olduğu gösterilmiş. Araştırma çiftlerin sadece hipertansiyonu değil, diyabet, obezite, kolesterol yüksekliği, depresyon gibi durumların da çiftler arasında benzer oranlarda görülebileceğini gösteriyor.” </p>
<p><strong>“KÜLTÜREL FARKLAR DA BELİRLEYİCİ”</strong></p>
<p>Sonuçlarda toplumların kültürel farklılıkların da etkili olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, “Çin, Hindistan gibi kolektivist toplumlarda çiftlerin birbirine etkisi daha fazla. ABD ve İngiltere gibi bireyci toplumlarda ise bu etki daha zayıf kalabiliyor. Araştırma da benzer göstergeler bulunuyor” değerlendirmesini yaptı. </p>
<p><strong>“ORTAK HAYATLAR ORTAK RİSKLERİ DE BERABERİNDE GETİRİYOR”</strong></p>
<p>“Ortak yaşam tarzı ve çevre faktörler bu eğilimi artırır. Dolayısıyla bu bulgular çok şaşırtıcı olmadığını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çiftler yalnızca bir evi değil, aynı zamanda alışkanlıkları, sofraları, stres kaynaklarını ve uyku düzenlerini de paylaşıyor. Bu da yaşam tarzına bağlı hastalıklarda benzerliklere yol açıyor.” Beslenme biçimi, egzersiz alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı gibi davranışsal faktörlerin çoğu zaman çiftler arasında örtüştüğünü belirten Doç. Dr. Yılmaz, “Ailede tuzlu yemek tercih ediliyorsa, her iki eş de risk altındadır. Aynı şekilde sigara, alkol gibi alışkanlıklar, uyku düzeni ya da düzensizliği de eşler arasında benzerlik göstererek her iki eşin tansiyonunu etkileyebilir. Bunun yanında birlikte spor yapan çiftlerde tansiyon kontrolü daha başarılı olabilir” diyor.</p>
<p><strong>DUYGUSAL YÜKLER TANSİYONA DOĞRUDAN ETKİ EDİYOR!</strong></p>
<p>Paylaşılan duygusal yüklerin de tansiyona doğrudan etki ettiğine işaret eden Doç. Dr. Yılmaz, “Bir eşin yaşadığı stres, diğer eşin de fizyolojik yanıtlarını etkileyebilir. Bu duruma ‘empatik stres’ diyoruz. Maddi sorunlardan çocuklarla ilgili kaygılara kadar birçok ortak stres kaynağı, çiftlerin tansiyonunu birlikte yükseltebilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>GENETİKTEN ÇOK ÇEVRE ETKİLİ</strong></p>
<p>Eşlerin genetik olarak akraba olmaması nedeniyle hipertansiyonun çiftlerde görülme benzerliğinin genetikten ziyade çevresel ve davranışsal faktörlere dayandığını belirten Doç. Dr. Yılmaz, “Ancak bazı toplumlarda akraba evliliği yaygınsa, bu durum genetik etkileri artırabilir. Aynı şekilde, hava kalitesi, gürültü seviyesi, ısıl konfor, yerleşim yeri (kırsal/kentsel) gibi çevresel faktörleri ortak hale getirir. Gelir düzeyi, sağlık hizmetlerine erişim, beslenme bütçesi gibi sosyoekonomik koşullar da aynıdır. Bu ortak çevresel etkiler, tansiyon düzeylerinin benzer olmasına katkı sağlar” diye konuştu. </p>
<p><strong>HEM RİSK HEM FIRSAT!</strong></p>
<p>Kalp hastalıkları, inme, böbrek yetmezliği, yaşam kalitesinde düşüş ve artan sağlık harcamaları gibi her iki eşin de hipertansiyon hastası olmasının risklerinin büyük olduğunun altını çizen Doç. Dr. Yılmaz’a göre bu durumu avantaja çevirmek de mümkün. “Bu konuda yapılan çalışmalar, ortak egzersiz planları, birlikte tuz tüketimini azaltma, sağlıklı yemek hazırlama ya da birlikte meditasyon yapmak, diyetisyen, fizyoterapist ya da doktor ziyaretlerine birlikte gitmek, birbirini teşvik etme ve izlemek gibi çift olarak yapılan programların daha uzun vadeli başarı sağladığını gösteriyor.” Diye konuştu. </p>
<p><strong>HİPERTANSİYONU PAYLAŞMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ!</strong></p>
<p>“Sonuç olarak eğer eşinizde hipertansiyon varsa, sizin de olma ihtimaliniz anlamlı şekilde artıyor, bunun için gerekli önlemlerin alınması önemli” diyen Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Yılmaz, çiftlere şu önerilerde bulundu: “Birlikte egzersiz yapmaya çalışın, sağlıklı beslenin ve tuzu sofranızdan azaltın, varsa sigara alkol gibi zararlı alışkanlıklarınız bırakın, stresle baş etmenin yollarını birlikte keşfedin ve düzenli uyku ve rutin sağlık kontrollerini ihmal etmeyin. Unutmayın hipertansiyonu paylaşmak zorunda değilsiniz ama sağlıklı bir yaşamı birlikte paylaşabilirsiniz.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-paylasmak-hastalik-riskini-de-paylasmaya-neden-olabiliyor-565041">Hayatı Paylaşmak Hastalık Riskini de Paylaşmaya Neden Olabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Yangını Dumanı Hayatı Tehdit Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orman-yangini-dumani-hayati-tehdit-ediyor-559809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 09:13:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dumanı]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yangını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde çıkan geniş orman yangınları, doğa ve ekosistemin yanı sıra insan sağlığını da büyük bir tehdit altına alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-yangini-dumani-hayati-tehdit-ediyor-559809">Orman Yangını Dumanı Hayatı Tehdit Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Güler Yürekli, özellikle duman inhalasyonunun sağlık üzerindeki kısa ve uzun vadeli etkilerine dikkat çekerek, baş ağrısı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı gibi belirtiler ortaya çıkması halinde gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Güler Yürekli, son günlerde artan orman yangınları sonrası oluşan yoğun duman ve kül tabakasının, özellikle solunum yolları üzerinde ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p>Büyük yangınların en önemli sağlık risklerinden birinin duman inhalasyonu olduğunu belirten Dr. Yürekli, dumanın hem termal hem de kimyasal açıdan akciğerleri tehdit ettiğini söyledi. Yangın dumanının karbon monoksit, siyanür, formaldehit, akrolein gibi birçok zararlı madde içerdiğini belirten Dr. Yürekli, &ldquo;Bu maddeler, solunum yollarını tahriş ederek inflamasyona yol açar, bazı durumlarda ise hayati tehlike oluşturur. Karbon monoksit dokuya oksijen taşınmasını engellerken, siyanür hücresel düzeyde oksijen kullanımını durdurabilir&rdquo; dedi.</p>
<p><b>SOLUNUM PROBLEMLERİ GÜNLER SONRA BİLE ORTAYA ÇIKABİLİR</b></p>
<p>Duman soluyan bireylerde ilk etapta öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, boğazda yanma ve hırıltılı solunum gibi belirtiler görülebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Yürekli, bazı etkilerin ise saatler veya günler içinde gelişerek daha ciddi bir tabloya dönüşebileceğini söyledi.</p>
<p>&ldquo;Yangına maruz kalan bireylerde akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS), zatürre, bronşiolit obliterans ya da nadiren akciğer fibrozisi gibi kalıcı hasarlara yol açabilecek komplikasyonlar gelişebilir&rdquo; uyarısında bulunan Dr. Yürekli, özellikle astım ve KOAH gibi kronik solunum hastalığı olan kişilerin dumanlı ortamlardan kesinlikle uzak durması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/orman-yangini-dumani-hayati-tehdit-ediyor-0-4X6j7O6x.png"></p>
<p><b>BELİRTİ GÖSTERENLER GECİKMEDEN HEKİME BAŞVURMALI</b></p>
<p>Dr. Yürekli, yangın dumanına maruz kalan bireylerde; bilinç bulanıklığı, baş dönmesi, göğüste sıkışma hissi, kalp çarpıntısı, morarma, kalıcı öksürük veya hırıltılı solunum gibi belirtiler görülmesi halinde, zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasını önerdi.</p>
<p><b>TANI, TEDAVİ VE TAKİP HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</b></p>
<p>Uzm. Dr. Güler Yürekli, yangın sonrası başvuran hastalarda karbon monoksit seviyesi (COHb), kan gazı analizi, akciğer grafisi gibi tetkiklerin uygulandığını, gerekirse bronkoskopi ile hava yollarının doğrudan görüntülendiğini aktardı. Tedavide ise,</p>
<p>yüksek akımlı oksijen desteği, nebülizatörle uygulanan bronkodilatör tedaviler, siyanür zehirlenmesi şüphesi durumunda özel antidotlar kullanıldığını belirtten Uzm. Dr. Yürekli, uzun vadede kalıcı hasar riski olan hastalarda solunum fonksiyon testleri ve görüntüleme yöntemleriyle izlem yapılması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><b>TOPLUM İÇİN UYARILAR</b></p>
<p>Yangınların yoğun olduğu dönemlerde halkı tedbirli olmaya çağıran Dr. Yürekli, şu uyarılarda bulundu:</p>
<p>&ldquo;Mümkün olduğunca açık havada uzun süre kalmaktan kaçınılmalı. Çocuklar, yaşlılar ve solunum rahatsızlığı olan bireyler korunmalı. Zorunlu durumlarda dışarı çıkarken partikül filtreli<b> </b>maskeler tercih edilmeli.&rdquo;</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-yangini-dumani-hayati-tehdit-ediyor-559809">Orman Yangını Dumanı Hayatı Tehdit Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mardin’de Sıcak Hava Hayatı Felç Etti: Sıcaklık 52 Dereceyi Gösterdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mardinde-sicak-hava-hayati-felc-etti-sicaklik-52-dereceyi-gosterdi-557651</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 05:45:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dereceyi]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[gösterdi]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[mardinde]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557651</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mardin, kavurucu sıcakların etkisiyle zorlu günler yaşıyor. Termometrelerin 52 dereceyi göstermesiyle birlikte vatandaşlar bunaltıcı havadan olumsuz etkilenirken, meteoroloji uzmanları sıcak hava dalgasının özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde etkili olduğunu belirterek, halkı özellikle öğle saatlerinde dışarı çıkmamaları konusunda uyardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mardinde-sicak-hava-hayati-felc-etti-sicaklik-52-dereceyi-gosterdi-557651">Mardin’de Sıcak Hava Hayatı Felç Etti: Sıcaklık 52 Dereceyi Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcaklıkların rekor seviyelere ulaştığı Mardin ve çevresinde, sokaklar adeta boşaldı.</p>
<p>Vatandaşlar, serinlemek için gölgelik alanlara ve klimalı mekânlara sığınırken, bazı mahallelerde yaşanan elektrik kesintileri, sıcağın etkisini daha da artırıyor.</p>
<p>Meteoroloji yetkilileri, 25-26 Temmuz tarihlerinde sıcaklıkların pik yapacağını ve bazı bölgelerde 50 dereceyi aşabileceğini ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/mardinde-termometreler-52-dereceyi-gosterdi-sicak-hava-hayati-felc-etti-0-GwK4T2JY.jpeg" /></p>
<p><strong>UZMANLARDAN ÖNEMLİ UYARILAR</strong></p>
<p>Uzmanlar, “Özellikle öğle saatlerinde dışarıda bulunmaktan kaçınılmalı, bol su tüketilmeli ve su tasarrufuna dikkat edilmeli” uyarısında bulundu.</p>
<p>Mardin Valiliği ve yerel yönetimler, sıcak hava dalgasına karşı vatandaşları bilgilendirmek için çalışmalarını sürdürürken, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olan vatandaşların sıcak çarpmasına karşı dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı.</p>
<p>Sıcaklıkların önümüzdeki günlerde de yüksek seyretmesi beklenirken, uzmanlar serin saatlerde dışarı çıkılması ve hafif giysilerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mardinde-sicak-hava-hayati-felc-etti-sicaklik-52-dereceyi-gosterdi-557651">Mardin’de Sıcak Hava Hayatı Felç Etti: Sıcaklık 52 Dereceyi Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anoreksiya Nervosa: Hayati Tehlike Yaratan Bir Sağlık Sorunu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anoreksiya-nervosa-hayati-tehlike-yaratan-bir-saglik-sorunu-553984</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 11:07:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anoreksiya]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[nervosa]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[yaratan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553984</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hastalığın hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı etkileyen karmaşık bir bozukluk olduğunu belirten Dr. Erdinç, toplumun bu konuda bilinçlenmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anoreksiya-nervosa-hayati-tehlike-yaratan-bir-saglik-sorunu-553984">Anoreksiya Nervosa: Hayati Tehlike Yaratan Bir Sağlık Sorunu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren tıbbi bir sorun olarak tanımlanan anoreksiya nervosa, 20. yüzyıl boyunca batı toplumlarında yaygınlaşarak bugün dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Dr. Erdinç’e göre, hastalığın ortaya çıkmasında biyolojik, emosyonel ve kültürel faktörlerin karmaşık etkileşimi söz konusu. Ancak hastalığın nedenleri hakkında sunulan çeşitli kuramlar arasında henüz net bir üstünlük sağlanmış değil.</p>
<p><b>&#8220;KİLO KAYIPLARI YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİDE&#8221;</b></p>
<p>Anoreksiya nervosa hastalarının, yaşa ve boya göre olması gereken kilonun en az %15’ini kaybetmiş olmalarına rağmen kendilerini h&acirc;l&acirc; kilolu hissettiklerini belirten Dr. Erdinç, &ldquo;Hastalar çoğu zaman durumun ciddiyetini ink&acirc;r eder ve kilo almamak için aşırı diyet, yoğun egzersiz gibi çeşitli davranışlar sergilerler. Hatta bazıları, sosyal ortamlarda yemek yemekten tamamen kaçınabilir&rdquo; dedi.</p>
<p>Dr. Erdinç, anoreksiya nervosa’nın oluşumunda genetik yatkınlık kadar aile içi dinamiklerin, çocukluk döneminde yaşanan travmaların ve sosyokültürel baskıların da etkili olduğunu ifade etti. Obsesif kompulsif bozukluk öyküsü ve ailede obezite geçmişi bulunan bireylerde riskin arttığına dikkat çekti.</p>
<p>Hastalığın yalnızca psikolojik değil, fiziksel olarak da ciddi belirtilere yol açtığını vurgulayan Erdinç, &ldquo;Aşırı zayıflık, kalp ritminde yavaşlama, vücut ısısında düşme, adet görmeme, el ve sırtta yara izleri gibi bulgular görülebilir. Özellikle adet görememe, yağ dokularının azalmasıyla ilişkilidir&rdquo; şeklinde konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/anoreksiya-nervosa-hayati-tehlike-yaratan-bir-saglik-sorunu-0-Edqu1KG8.jpeg"></p>
<p><b>TEDAVİDE ÇOK YÖNLÜ YAKLAŞIM ŞART</b></p>
<p>Anoreksiya nervosa tedavisinde tek bir yöntemle başarı sağlanamayacağını belirten Dr. Erdinç, &ldquo;Tedavi planlamasında hastanın genel tıbbi durumu ve ruhsal yapısı mutlaka değerlendirilmelidir. İlaç tedavileri, psikoterapi ve beslenme düzenlemeleri birlikte uygulanmalıdır&rdquo; dedi. Uzm. Dr. Erdoğan Erdinç, vakaların yaklaşık yüzde 40’ında tam iyileşme görüldüğünü, ancak hastalık nedeniyle ölüm riskinin yüzde 5-10 arasında olduğunun da altını çizdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anoreksiya-nervosa-hayati-tehlike-yaratan-bir-saglik-sorunu-553984">Anoreksiya Nervosa: Hayati Tehlike Yaratan Bir Sağlık Sorunu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Sıvı Tüketimi Hayati Önem Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-sivi-tuketimi-hayati-onem-tasiyor-551440</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 08:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551440</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, günlük sıvı alımının ne kadar olması gerektiği sorusu yeniden gündeme geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-sivi-tuketimi-hayati-onem-tasiyor-551440">Yaz Aylarında Sıvı Tüketimi Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, günlük sıvı alımının ne kadar olması gerektiği sorusu yeniden gündeme geldi. Ancak bu sorunun herkes için geçerli, net bir cevabı olmadığını belirtmek gerekiyor. Günlük su tüketimi; kişinin yaşı, cinsiyeti, aktivite düzeyi, çevresel faktörler, kronik hastalıkları ve kullandığı ilaçlara bağlı olarak değişkenlik gösteriyor.</p>
<p>Özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin alması gereken sıvı miktarı konusunda mutlaka doktorlarına danışmaları ve kendilerine önerilen düzeyde sıvı tüketmeleri gerekiyor.</p>
<p>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Nefroloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ali Rıza Uçar, yaz aylarında artan sıvı ihtiyacı, sağlıklı su tüketimi ve aşırı su alımının yol açabileceği riskler hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Su Yaşam İçin Vazgeçilmez</strong></p>
<p>Vücudumuzun yaklaşık üçte ikisi sudan oluşur ve bu oran, yaşam fonksiyonlarımızın sürdürülebilmesi için büyük önem taşır. Terleme, nefes alıp verme, böbrekler ve bağırsaklar aracılığıyla her gün belirli miktarda sıvı kaybederiz. Vücudumuzun suyu depolama kapasitesi olmadığından, düzenli olarak su tüketilmesi şarttır. Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için alınan ve kaybedilen sıvı arasında denge sağlanması gerekir. Bu dengeyi bozan hem yetersiz hem de aşırı sıvı tüketimi, sağlık açısından risk oluşturabilir.</p>
<p><strong>Ne Kadar Su İçilmeli?</strong></p>
<p>Sağlıklı bireyler için günlük sıvı ihtiyacı konusunda bilimsel verilere dayalı çeşitli öneriler bulunmaktadır. Sıvı alımı yalnızca sudan değil; diğer içecekler ve özellikle meyve-sebzeler gibi bazı gıdalardan da karşılanabilir. Ancak bu seçenekler arasında en sağlıklı ve ideal olanı sudur.</p>
<p>Genel kabul gören önerilere göre, sağlıklı bir erişkinin günlük sıvı ihtiyacı yaklaşık 2–2,5 litredir. Bunun %20’lik kısmı yiyecek ve diğer içeceklerden karşılanabildiği için günlük su tüketiminin 1,5–2 litre civarında olması gerektiği belirtilmektedir. Yaz aylarında artan sıcaklık ve buna bağlı terleme ile birlikte sıvı kaybı da arttığı için, bu dönemde su tüketiminin biraz daha artırılması önerilir. Aynı şekilde yoğun fiziksel aktivite veya egzersiz yapan bireylerin de su ihtiyacı artar.</p>
<p>Vücut suyunun azaldığını gösteren susama hissi, ağız ve cilt kuruluğu, koyu renkli ve az miktarda idrar gibi belirtiler de dikkate alınmalıdır.</p>
<p><strong>Kronik Hastalığı Olanlar Dikkatli Olmalı</strong></p>
<p>Bu genel önerilerin yalnızca sağlıklı bireyler için geçerli olduğu unutulmamalıdır. Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları olanlar ile gebelik ve emzirme dönemindeki bireyler, sıvı alımını mutlaka doktorlarının önerdiği şekilde düzenlemelidir. Bu kişilerde genel geçer su tüketim önerileri, eksik ya da fazla sıvı alımına bağlı olarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.</p>
<p><strong>Aşırı Su Tüketimi de Zararlı</strong></p>
<p>Yeterli su tüketimi kadar, aşırı sıvı alımından da kaçınılmalıdır. Aşırı su tüketimi bazı durumlarda fizyolojik ya da psikolojik nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Bu durum vücutta sıvı artışına ve kandaki sodyum seviyesinin düşmesine yol açarak “su zehirlenmesi” (hiponatremi) adı verilen, ciddi sonuçları olabilecek bir tabloya neden olabilir. Hücrelerin şişmesiyle birlikte özellikle beyin fonksiyonları zarar görebilir; bulantı, kusma, halsizlik, baş ağrısı ve ciddi nörolojik problemler ortaya çıkabilir.</p>
<p>Bununla birlikte böbrek, karaciğer veya kalp yetmezliği gibi sıvı atılımını azaltan hastalıklar bulunan bireylerde aşırı sıvı tüketimi, cilt altı dokular, akciğer ve karın boşluğu gibi alanlarda sıvı birikimine yol açarak ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.</p>
<p>Sonuç olarak, vücut fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için yeterli miktarda sıvı alımı büyük önem taşımaktadır. Sağlıklı bir erişkinin günlük su ihtiyacı ortalama 2 litre civarındadır. Yaz aylarında artan sıvı kaybına karşı bu miktarın biraz artırılması önerilir. Ancak gereğinden fazla su tüketiminin de ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği unutulmamalıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-sivi-tuketimi-hayati-onem-tasiyor-551440">Yaz Aylarında Sıvı Tüketimi Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanında evde yangın güvenliği için hayati uyarılar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmaninda-evde-yangin-guvenligi-icin-hayati-uyarilar-550257</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 15:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[uyarılar]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanında]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550257</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Ensari Özay, evde alınması gereken temel güvenlik önlemleri hakkında önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmaninda-evde-yangin-guvenligi-icin-hayati-uyarilar-550257">Uzmanında evde yangın güvenliği için hayati uyarılar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Ensari Özay, evde alınması gereken temel güvenlik önlemleri hakkında önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Mutfakta yağ yangınlarını söndürmek için ‘Yangın Battaniyesi’ kullanılabilir</strong></p>
<p>Bireysel kullanım için en yaygın yangın söndürme cihazlarının, taşınabilir portatif ABC Kuru Kimyasal yangın söndürücüler olduğunu kaydeden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Katı maddeler (A sınıfı), yanıcı sıvılar (B sınıfı) ve gaz yangınları (C sınıfı) için uygundur. Evler ve mutfaklar için ideal bir tercihtir. Karbondioksitli yangın söndürücüler elektrik kaynaklı yangınlarda tercih edilirler. Ancak kapalı ortamlarda oksijen yetersizliğine neden olacağı için insan ve hayvanlar tahliye edildikten sonra kullanımı önerilir. Küçük mutfak yangınlarını, özellikle yağ yangınlarını söndürmek için ‘Yangın Battaniyesi’ kullanılabilir. Açık alevi oksijensiz bırakarak söndürmeye yardımcı olur. Evlerde en az 6 kiloluk ABC tipi portatif kuru kimyasal söndürücü ve yangın battaniyesi bulundurulması önerilir.” dedi.</p>
<p><strong>Duman dedektörü yangına erken müdahaleyi mümkün kılıyor</strong></p>
<p>Duman dedektörlerinin, yangın sırasında havadaki duman partiküllerini algılayarak erken uyarı veren cihazlar olduğunu dile getiren Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Yangının başlangıç aşamasında alarm vererek bina sakinlerinin tahliyesini ve yangına erken müdahaleyi mümkün kılar. Binalarda kullanılan optik duman dedektörlerinin, uluslararası akredite kuruluşlar tarafından verilen EN 54-12 CPR sertifikasına sahip olması gerekmektedir. EN 54-14 standardına göre, 9-12 metre tavan yüksekliğine sahip mahallerde ışın tipi duman dedektörleri kullanılmalıdır. Bu dedektörler, TS CEN/TS 54-14 standardının ilgili bölümlerine göre seçilmeli ve yerleştirilmelidir. Işın tipi duman dedektörleri alıcı-verici üniteli ve reflektörlü olmak üzere iki çeşittir. Alıcı-verici üniteli sistemlerde, vericiden çıkan kızılötesi (IR) ışınları normal şartlarda alıcıya ulaşırken, yangın sırasında duman bu ışınları keserek dedektörün alarm vermesini sağlar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dedektörler nereye konulmalı?</strong></p>
<p>Duman dedektörlerinin, yatak odaları, oturma odaları, koridorlar, bodrum, garaj ve yüksek tavanlı mahallerde stratejik olarak konumlandırılması gerektiğini de anlatan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Mutfaklarda yanlış alarm riskini azaltmak için ısı dedektörleri tercih edilmelidir. Dedektörler tavanın merkezine veya duvar ile tavan arasına, hava akımı yoğun bölgelerden uzağa monte edilmelidir. Yangın güvenliğinin sağlanması için dedektörlerin düzenli test edilmesi ve pillerinin değiştirilmesi gereklidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Elektrik tesisatlarının periyodik kontrollerinin yasal bir zorunluluk</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de elektrik tesisatlarının periyodik kontrollerinin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bu kanuna dayanarak çıkarılan &#8220;İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği&#8221; kapsamında yasal bir zorunluluk olduğunu ifade eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu yönetmelik uyarınca, elektrik tesisatlarının periyodik kontrolleri en az yılda bir kez yetkilendirilmiş uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Bu kontroller, tesisatın güvenli ve verimli çalışmasını sağlamak, olası elektrik kaynaklı kazaları ve yangınları önlemek amacıyla gerçekleştirilir. Periyodik kontroller kapsamında, topraklama tesisatı, yıldırımdan korunma tesisatı (paratoner sistemleri), artık/kaçak akım rölesi ve elektrik panoları gibi kritik bileşenlerin de denetimleri yapılmalıdır. Özellikle topraklama ve yıldırımdan korunma tesisatlarının kontrolleri, yılda en az bir kez gerçekleştirilmelidir. 31 Aralık 2023 tarihinden itibaren, elektrik tesisatlarının periyodik kontrollerinde tesisat projesi bulundurulması da zorunlu hale getirilmiştir. İşverenlerin, bu periyodik kontrolleri düzenli olarak yaptırmaları ve kontrol raporlarını muhafaza etmeleri, iş güvenliği açısından yasal zorunluluktur. Aksi takdirde, risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaları yapmamak fiili nedeniyle, çalışan sayısına göre değişen idari para cezaları uygulanabilmektedir.”</p>
<p><strong>Evde yangın söndürme tüpü bulundurulmalı</strong></p>
<p>Elektrikli cihazların güvenli kullanımında ilk olarak, cihazlar her zaman üreticinin kullanım talimatlarına uygun şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Elektrik kabloları ve prizler düzenli olarak kontrol edilmeli, yıpranmış veya hasar görmüş kablolar kullanılmamalıdır. Yüksek güç tüketen cihazlar, uygun prizlere bağlanmalı ve çoklu prizler kullanılmamalıdır. Elektrikli cihazların suyla temas etmemesi gerekmektedir, bu nedenle cihazlar su sıçramasından uzak alanlarda kullanılmalıdır. Ayrıca, kullanılmadığında cihazların fişleri çekilmeli ve tamamen kapalı olduğundan emin olunmalıdır. Cihazlar, topraklamalı prizlere takılmalı ve yangın riski taşımaması için güvenli malzemelerle üretilmiş olmalıdır. Elektrikli cihazların düzenli bakım ve kontrolleri yapılmalı, özellikle eski cihazlar dikkatlice gözden geçirilmelidir. Çocukların elektrikli cihazlarla teması engellenmeli, prizlere koruyucu kapaklar yerleştirilmelidir. Son olarak, yangın riski göz önünde bulundurularak, evde yangın söndürme tüpü bulundurulmalı ve duman dedektörlerinin çalışır durumda olması sağlanmalıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gazlı cihazların düzenli bakımları yapılmalı</strong></p>
<p>Doğalgaz veya tüp gaz kullanımı sırasında güvenliği sağlamak için ilk olarak, gazlı cihazlar kullanılmadan önce gaz kaçağının kontrol edilmesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Gaz kaçağı şüphesi durumunda, hemen gaz vanası kapatılmalı ve ortam havalandırılmalıdır. Ayrıca, gazlı cihazların düzenli bakımları yapılmalı, özellikle brülörlerin temizliği ihmal edilmemelidir. Gazlı cihazlar ve tüp gaz, açık ateş, sigara içmek veya kıvılcım çıkarabilecek eylemlerden uzak tutulmalıdır. Gaz birikmesi patlama riskini önlemek için doğalgaz ve tüp kullanılan odalar iyi havalandırılmalıdır. Cihazlar kullanılmadığı zaman gaz vanası kapatılmalı ve tüp gazlar doğru şekilde yerleştirilmelidir; tüpler, sıcak yerlerden ve doğrudan güneş ışığından uzak tutulmalıdır. Ayrıca, gaz kullanılan ortamlarda yangın söndürücü ve duman dedektörü bulundurulmalı, çocuklar ve evcil hayvanların gazlı cihazlara erişimi engellenmelidir.” dedi.</p>
<p><strong>Patlama durumunda hızlı, dikkatli ve soğukkanlı hareket edin</strong></p>
<p>Evde bir patlama durumunda acil durum tahliyesinde kişilerin güvenli bir şekilde bulundukları yerden uzaklaştırılmasını sağlamak için sakin kalmak gerektiğini dile getiren Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Panik yapmayın, çünkü panik, doğru ve hızlı hareket etmeyi engeller. Hızlı, dikkatli ve soğukkanlı hareket edin. Acil durum planı doğrultusunda hareket edin. Tehlikeli alanı hızla terk edin. Güvenli çıkış yolu seçilirken, merdivenler ve asansörlerden kaçınılmalı, duman varsa bir bez ile ağız ve burunu kapatarak yere yakın hareket edilmelidir. Elektrik ve gaz vanalarını kapatma işlemi, güvenli bir şekilde yapılabiliyorsa uygulanmalıdır. Eğer gaz vanası, patlama riski veya sızıntı tehlikesi olan bir ortamda kapatılmaya çalışılırsa, kıvılcım veya ateşten kaynaklanan bir patlama meydana gelebilir. Binadan çıkıldıktan sonra, önceden belirlenen güvenli toplanma alanına geçilmeli, 112 aranmalı ve olay hakkında bilgi verilmelidir.” şeklinde de sözlerini tamamladı.              </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmaninda-evde-yangin-guvenligi-icin-hayati-uyarilar-550257">Uzmanında evde yangın güvenliği için hayati uyarılar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmandan Hayati Çağrı: Kan Bağışı İhmal Edilmemeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmandan-hayati-cagri-kan-bagisi-ihmal-edilmemeli-547293</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 13:54:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağışı]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[edilmemeli]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[uzmandan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547293</guid>

					<description><![CDATA[<p>Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Melda Özdamar, kan bağışının birey ve toplum için hayati önem taşıdığını belirterek, süreçle ilgili önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmandan-hayati-cagri-kan-bagisi-ihmal-edilmemeli-547293">Uzmandan Hayati Çağrı: Kan Bağışı İhmal Edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. Özdamar, bazı durumlarda kan bağışının geçici kansızlığa yol açabileceğini, bu nedenle adet dönemindeki kadınlar, yetersiz beslenenler veya vegan bireylerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Bağış öncesi hemoglobin seviyesinin ölçüldüğünü ve düşükse bağışa izin verilmediğini ifade eden Özdamar, bağış sonrası kırmızı et, tavuk, balık, ıspanak ve mercimek gibi demir açısından zengin gıdaların tüketilmesini, çay ve kahveden ise bir süre uzak durulmasını önerdi.</p>
<p><strong>KAN BA&#286;IŞI SÜRECİ GÜVENLİ VE HIZLI</strong></p>
<p>Tam kan bağışında yaklaşık 450 ml kan alındığını, bunun vücuttaki kanın yüzde 8-10’una denk geldiğini belirten Özdamar, sağlıklı bireyler için bu işlemin tamamen güvenli olduğunu ve 5-10 dakikada tamamlandığını aktardı. Kayıt, muayene, bağış ve ikram süreçleriyle toplam 30-40 dakika süren işlemde, bağışçının durumu yakından izleniyor. Bağış sonrası meyve suyu ve hafif yiyeceklerle kan basıncı düşüşü veya baş dönmesi gibi yan etkiler önleniyor. Alınan kan, HIV, Hepatit B ve C, Sifiliz gibi bulaşıcı hastalıklara karşı testlerden geçirilerek hastalar için hazır hale getiriliyor.</p>
<p><strong>KİMLER KAN BA&#286;IŞLAYABİLİR?</strong></p>
<p>Kan bağışlamak isteyenlerin 18-65 yaş aralığında, en az 50 kg ağırlığında, bulaşıcı hastalığı olmayan, uygun tansiyon ve hemoglobin değerlerine sahip bireyler olması gerektiğini vurgulayan Özdamar, bağış öncesi bir form doldurulduğunu ve kısa bir fiziksel muayene yapıldığını belirtti. Grip, diş çekimi, dövme, cerrahi müdahale gibi durumlar geçici ret nedeni olurken, HIV, Hepatit, ciddi kalp hastalığı veya kanser öyküsü gibi durumlar kalıcı ret gerektiriyor. Bağış sonrası kolda ağrı, şişlik, iltihap veya 24 saatten uzun süren baş dönmesi gibi şikayetlerde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ekledi.</p>
<p><strong>KAN BA&#286;IŞININ FAYDALARI</strong></p>
<p>Özdamar, kan bağışının hem birey hem de toplum için pek çok fayda sağladığını belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p><strong>Hayat kurtarır</strong>: Kazalar, ameliyatlar, kanser tedavileri ve doğum gibi durumlarda kan ihtiyacı için tek kaynak bağışçılar.</p>
<p><strong>Psikolojik rahatlama:</strong> Bağış, bireyde aidiyet hissi ve mutluluk yaratır.</p>
<p><strong>Toplumsal dayanışma:</strong> Kan bağışı kampanyaları, yardımlaşma kültürünü güçlendirir.</p>
<p><strong>Sağlık yararı: </strong>Vücut, kan hücrelerini yenileyerek kan yapım sistemini aktif tutar; düzenli bağış, demir dengesini sağlayarak organ hasarını önleyebilir.</p>
<p><strong>Acil durumlar için stok:</strong> Deprem, savaş veya kazalarda hazır kan stoğu hayat kurtarır.</p>
<p><strong>Nadir kan grupları: </strong>Sürekli bağış, özellikle nadir kan gruplarının bulunabilirliğini artırır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmandan-hayati-cagri-kan-bagisi-ihmal-edilmemeli-547293">Uzmandan Hayati Çağrı: Kan Bağışı İhmal Edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Yerlikaya’dan Hız Kontrolü Farkındalığı: Hayatı Tercih Edelim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakan-yerlikayadan-hiz-kontrolu-farkindaligi-hayati-tercih-edelim-546511</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 11:01:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[edelim]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[yerlikayadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546511</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 2025 yılında aşırı hız kaynaklı meydana gelen ölümlü trafik kazasına dikkati çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-yerlikayadan-hiz-kontrolu-farkindaligi-hayati-tercih-edelim-546511">Bakan Yerlikaya’dan Hız Kontrolü Farkındalığı: Hayatı Tercih Edelim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı farkındalık paylaşımlarını sürdürüyor.</p>
<p>Trafik güvenliğine yönelik farkındalığı artırmayı ve hız ihlallerinin yol açtığı trajedilere dikkat çeken Bakan Yerlikaya, son farkındalığı Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 2025 yılında aşırı hız sonucu meydana gelen trafik kazasının görüntüleri ile paylaşarak yaptı. Bir vatandaşın hayatını kaybettiği, bir vatandaşında yaralandığı kazayla ilgili sürücülere uyarıda bulunan Bakan Yerlikaya, &ldquo;Aşırı hız yapmasaydı bir canımızı daha yitirmeyecektik&rdquo; diyerek üzüntüsünü dile getirdi.</p>
</p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p>AŞIRI HIZ YAPMASAYDI &#10071;&#65039;</p>
<p>2025 yılında Kahramanmaraş&#8217;ın Onikişubat ilçesinde sürücünün &#8220;Aşırı Hız&#8221; yapması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu ölümlü bir trafik kazası meydana geldi.</p>
<p>Kazada 1 vatandaşımız yaralandı, maalesef 1 vatandaşımızı ise kaybettik. Aşırı&hellip; pic.twitter.com/W5EMwvTVLk</p>
<p>&mdash; Ali Yerlikaya (@AliYerlikaya) June 19, 2025</p></blockquote>
<p><strong>2024’TE HIZ İHLALİ: GÜNDE 10 CAN KAYBI</strong></p>
<p>Bakan Yerlikaya, 2024 yılında 266 bin 854 ölümlü-yaralanmalı kazanın 107 bin 198’inin hız kurallarına uymamaktan kaynaklandığını belirtti.</p>
<p>Hız ihlali dolayısıyla 3 bin 657 kişi hayatını kaybederken, bu rakamın her gün ortalama 10 can kaybına denk geldiğini vurguladı.</p>
<p><strong>&ldquo;GÜVENLİ YOLLAR, HUZURLU YOLCULUKLAR&rdquo;</strong></p>
<p>Trafik kazalarında can kayıplarını önlemenin tek amaçları olduğunu ifade eden Bakan Yerlikaya, &ldquo;Hızdan değil, hayattan yana olalım. Güvenli yollar, huzurlu yolculuklar,&rdquo; çağrısında bulundu. Bakan, sürücüleri trafik kurallarına uymaya ve aşırı hızdan kaçınmaya davet etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-yerlikayadan-hiz-kontrolu-farkindaligi-hayati-tercih-edelim-546511">Bakan Yerlikaya’dan Hız Kontrolü Farkındalığı: Hayatı Tercih Edelim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malatya İtfaiyesi&#8217;nden Yaz İçin Hayati Uyarılar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/malatya-itfaiyesinden-yaz-icin-hayati-uyarilar-544552</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 14:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[malatya]]></category>
		<category><![CDATA[uyarılar]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi, yaz mevsimiyle birlikte artış gösteren anız yangınları ve boğulma vakalarına karşı vatandaşlara uyarıda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malatya-itfaiyesinden-yaz-icin-hayati-uyarilar-544552">Malatya İtfaiyesi&#8217;nden Yaz İçin Hayati Uyarılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcaklarıyla birlikte Malatya’da anız yangınları ve boğulma vakaları ciddi bir artış gösterdi.</p>
<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Ömer Çoban, günlük yangın ihbarlarının 15’ten 35’in üzerine çıktığını, bu ihbarların yüzde 20’sinin anız yangınlarından kaynaklandığını belirtti. Çoban, &ldquo;Küçük kıvılcımlar büyük felaketlere dönüşüyor. Bağ, bahçe ve arazilerde ateş yakılarak temizlik yapılmamalı. Bu yangınlar evlere, ahırlara ve besilere zarar verebiliyor&rdquo; diyerek vatandaşları uyardı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/06/13/itfaiye-dairesi-baskani-omer-coban-1749821489-640-x750.jpeg"></p>
<p><strong>BO&#286;ULMA VAKALARINA KARŞI AİLELERE ÇA&#286;RI</strong></p>
<p>Boğulma vakalarının genellikle baraj, gölet, dere ve sulama kanallarında serinlemek isteyenlerde meydana geldiğini vurgulayan Çoban, &ldquo;Bu alanlar yüzmeye uygun değil. En büyük görev ailelere düşüyor. Çocukları Gençlik Spor İl Müdürlüğü havuzlarına, belediye sosyal tesislerine veya özel havuzlara yönlendirin&rdquo; dedi. Mişmiş Park göletinde yaşanan boğulma vakalarına karşı belediyenin altyapı ve mimari düzenlemeler yaptığını, uyarı tabelaları yerleştirdiğini ancak vatandaş duyarlılığının kritik olduğunu ekledi.</p>
<p>Malatya Büyükşehir İtfaiyesi’nin donanımlı bir sualtı arama kurtarma ekibine sahip olduğunu belirten Daire Başkanı Ömer Çoban, uzman dalgıçların üç kurtarma botu ve yüksek donanımlı teçhizatla 7/24 göreve hazır olduğunu belirterek, önceliğin bu tür olayların yaşanmasını önlemek olduğunu söyledi.</p>
<p>Büyükşehir İtfaiyesi, vatandaşları dikkatli olmaya ve güvenli alanları tercih etmeye davet etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malatya-itfaiyesinden-yaz-icin-hayati-uyarilar-544552">Malatya İtfaiyesi&#8217;nden Yaz İçin Hayati Uyarılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakarya’da Olası Deprem İçin Hayati Adım: Yüzbinlere Ulaşacak Sesli Uyarı Sistemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sakaryada-olasi-deprem-icin-hayati-adim-yuzbinlere-ulasacak-sesli-uyari-sistemi-544196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 12:15:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[olası]]></category>
		<category><![CDATA[sakaryada]]></category>
		<category><![CDATA[sesli]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşacak]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[yüzbinlere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi afetlere hazır bir şehir hedefiyle yeni çalışmaları hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakaryada-olasi-deprem-icin-hayati-adim-yuzbinlere-ulasacak-sesli-uyari-sistemi-544196">Sakarya’da Olası Deprem İçin Hayati Adım: Yüzbinlere Ulaşacak Sesli Uyarı Sistemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya Telsiz ve Radyo Amatörleri Elektronik Haberleşme Derneği (SAKRAD) öncülüğünde afete hazırlık için yürütülen &ldquo;Telsizle İletişime Geç, Afete Hazırlığı Seç&rdquo; projesi Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) &#8220;Sivil Katılım Hibe Programı&#8221; kapsamında destek almaya hak kazanmıştı.</p>
<p>Sakarya’da deprem, yangın, heyelan, sel ve akla gelebilecek her türlü afet anında vatandaşların kesintisiz iletişim kurabilmesi için kritik bir adım atılıyor.</p>
<p><strong>EN ÖNEMLİ AKTÖRLER MUHTARLAR</strong></p>
<p>Yerel yönetimler ile mahalle muhtarlıkları, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, amatör telsizciler arasında kesintisiz iletişim ağı kurmayı hedefleyen proje kapsamında tüm paydaşlar Adapazarı’nda bir otelde bir araya geldi.</p>
<p><strong>DO&#286;RU VE GÜVENİLİR İLETİŞİM BİLGİ AKIŞI VURGUSU</strong></p>
<p>Amatör telsizciler, afet anlarında kesintisiz iletişim kurma kapasitesinin geliştirilmesi üzerinde tartıştı ve doğru, güvenilir bilgi akışının sağlanmasına yönelik planları masaya yatırdı.</p>
<p>Programa Başkan Yusuf Alemdar’ın yanı sıra Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Genel Sekreter Yardımcısı Ziya Cevherli, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı Veysel Çıplak, Sakarya Telsiz ve Radyo Amatörleri Elektronik Haberleşme Derneği (SAKRAD) Başkanı Gürel Özbakış, Sakarya Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem, Başarsoft Bilgi Teknolojileri CEO’su Alim Küçükpehlivan, Medipol Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Betül Ok Şehitoğlu, belediye temsilcileri, STK temsilcileri, muhtarlar, Büyükşehir bürokratları katıldı.</p>
<p><strong>&ldquo;TELSİZ İLETİŞİMİ KESİNTİSİZ HABERLEŞMENİN ANAHTARI OLABİLİR&rdquo;</strong></p>
<p>Bu projenin afet anında ani müdahaleleri büyük ölçüde kolaylaştıracağına vurgu yapan Başkan Alemdar, &ldquo;Özellikle ilimiz ve bölgemiz için çok hayırlı bir çalışma. Bizler afetleri ve depremleri yaşamış bunun bedelini ödeyen insanlar olarak analizlerimizi çok iyi yapmamız gerekiyor. Afet anında devreye girecek olan telsiz iletişimi, kesintisiz haberleşmenin anahtarı olabilir. Afet öncesinde gerçekleştirilecek çalışmalar afet anında yapılacak ani müdahaleleri kolaylaştıracaktır. Vaktinde ve saatinde olmanız gereken yerde olamazsanız bunun bedeli maalesef ağır oluyor. Afetler olmadan önce harekete geçip kesintisiz bir iletişim ağı kurmamız gerekiyor&rdquo; dedi.</p>
<p><strong>MAHALLE TEMELLİ İLETİŞİM A&#286;I</strong></p>
<p>Afet anlarında ilk müdahalenin mahalle düzeyinde başlayacağına dikkat çeken proje yetkilileri, muhtarların yerel ihtiyaçların belirlenmesi ve kesintisiz iletişimin sağlanmasında en önemli aktör olduğunu vurguladı ve mahalle temelli telsiz iletişim ağının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakaryada-olasi-deprem-icin-hayati-adim-yuzbinlere-ulasacak-sesli-uyari-sistemi-544196">Sakarya’da Olası Deprem İçin Hayati Adım: Yüzbinlere Ulaşacak Sesli Uyarı Sistemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiyatro kırsalda filizlendi köy sakinlerinin hayatı değişti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiyatro-kirsalda-filizlendi-koy-sakinlerinin-hayati-degisti-543296</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jun 2025 11:11:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişti]]></category>
		<category><![CDATA[filizlendi]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kırsalda]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[sakinlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543296</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Köy Tiyatroları, hem izleyenlerin hem de oyuncuların hayatlarını dönüştürerek onlara sanat yoluyla farklı bakış açıları kazandırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiyatro-kirsalda-filizlendi-koy-sakinlerinin-hayati-degisti-543296">Tiyatro kırsalda filizlendi köy sakinlerinin hayatı değişti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Köy Tiyatroları, hem izleyenlerin hem de oyuncuların hayatlarını dönüştürerek onlara sanat yoluyla farklı bakış açıları kazandırıyor. Köy kahvesinin önünden geçmeye çekinirken kahvede tiyatro yapmaya başlayan, tarlada çapasını bırakıp provalara koşan, bir yandan hayvancılık bir yandan tiyatro yapan onlarca oyuncu, İzmir’den sanata ve hayata dair önemli bir mesaj veriyor. </p>
<p>Türkiye’de ilk kez Köy Tiyatroları birimini kurarak kırsalda yaşayan yurttaşları sanatla buluşturan İzmir Büyükşehir Belediyesi, hem köy halkının hem de oyuncularının hayatını değiştirdi. Çoğu orta yaş üstü kadınlardan oluşan tiyatro ekipleri, aldıkları oyunculuk eğitimlerinin ardından büyük bir özgüvenle sahneye çıktı. Tiyatro sayesinde içe kapanık yaşamlar canlandı, toplumsal roller kırıldı. Kadınlar daha önce önünden geçmeye çekindikleri kahvenin ortasında şimdi tiyatro yapmaya başladı. Bir yandan hayvancılıkla uğraşan diğer yandan tiyatrocu kimliğiyle turnelere katılanlar, elindeki çapayı tarlada bırakıp tiyatroya koşanlar, sanatın dönüştüren gücünü gözler önüne serdi. Köy Tiyatroları sahnesi, yalnızca bir performans alanı değil aynı zamanda bir iyileşme mekânı haline de geldi. Tiyatro desteği ile kanseri atlattığını söyleyen de var, 90 yaşına merdiven dayayıp tiyatro sayesinde gençleştiğini dile getiren de. İzmir’in 10 farklı noktasında kurulan Köy Tiyatroları, bugüne dek 200’e yakın gösteri yaparak 24 bin seyirciye ulaştı. Proje, çeşitli yarışmalardan elde edilen ödüllerle taçlandı. </p>
<p><strong>“Kahvenin önünden geçmeye çekinirdik, kahvede oyun oynar olduk”</strong></p>
<p>Ulamış Köy Tiyatrosu’nun oyuncusu 76 yaşındaki Ayşe Duruk, başlarda tiyatro yapmaya çekinse de artık tiyatrosuz yapamıyor. Ailecek tarımla uğraştıklarını belirten Duruk, “Bir gün köyde tiyatro eğitimlerinin başladığını söylediler. Görmeye gittim ama kaydolmak istemedim, ‘Ben yapamam’ dedim ama hocamız bana rol vermiş. Sonra tiyatroyu çok sevdim. Elimde bastonumla tiyatro sahnesindeyim. Eskiden kahvenin önünden geçmeye çekinirdik. Tiyatroyla tanışınca kahvede oyun oynar olduk. Kendimize güvenimiz geldi” dedi.</p>
<p>Televizyona, radyoya çıktığını söyleyen Duruk, sözlerine şöyle devam etti: “Artık tanınıyoruz. Tiyatroya başlamadan önce bazıları ‘gidip de ne yapacaksın?’ diye sorguladı ama ben tiyatroyu sevdim. Şu an sağlığım nedeniyle tarlada çalışamıyorum ama tiyatroya gidiyorum. Tiyatro hayatımın bir parçası oldu. Biz üç kuşak tiyatro oynuyoruz. Bana böyle bir hayatımın olacağını söyleseler aklıma gelmezdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi bize destek vermese bunları yapamazdık. Tiyatro sayesinde görmediğim şehirleri gördüm. Turne yaptık, oyunlar oynadık.” </p>
<p><strong>Bir yandan hayvancılık bir yandan tiyatroculuk</strong></p>
<p>Ulamış köyünde pazarcılık ve hayvancılık yapan 49 yaşındaki Aslı Esenli de çocukluk hayalini tiyatro sahnesine çıkarak gerçekleştirdi. Tiyatrocu olmayı çok istediği için yeğenini tiyatro kursuna yazdıran, ardından Köy Tiyatroları projesinin başlamasıyla Ulamış ekibine dahil olan Esenli, “İlk sahneye çıktığım an benim için gurur vericiydi. Köyümüzün yaşlıları da oynamaya heveslendi. Önceden kahvenin önünden geçmeye çekinirlerdi ama sonra herkes zincirleri kırdı. 84 yaşındaki halamı bile tiyatroda oynattık. Ben provalardan bir gün önce hayvanlarımın yemlerini hazırlıyorum. Sabah erkenden onları besleyip provalara koşarak gidiyorum. Eve döndüğümde sütleri süzüyorum, kaynatıyorum, peynir yapıyorum. Haftada bir gün de pazara çıkıyorum. Günüm yoğun geçiyor ama tiyatroda çok mutlu oluyorum. Oyunlar oynayıp ödüller alacağımızı hiç hayal etmemiştim. Hedefimiz festivallere katılıp ödüller almak, Avrupa’ya açılmak” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tarlada çapa, sahnede oyun </strong></p>
<p>60 yaşındaki Fatma Gider ise Ödemiş’te çiftçilik yaparak geçimini sağlıyor. Bir yandan çalışıp bir yandan da Konaklı Köy Tiyatrosu ekibi ile sahneye çıkan Gider, “Tiyatroya gitmeye ilk başka çok çekindim ve işlerimi bahane ettim. Biz kadınların tiyatro yapması abes bir durumdu ama iyi ki gitmişim. Hayatımda çok şey değişti. Çevremizde de ‘Koskoca kadınlar, ne işiniz var orada?’ diyenler oldu ama şimdi herkes alıştı. Ben de gururla tiyatroya gittiğimi söylüyorum. Tiyatro bizi rahatlattı. Bakış açımızı değiştirdi. Tarladan dönünce bazen yorgunluktan yemek bile yiyemiyoruz ama tiyatro varsa her şeyi bırakıp severek gidiyorum. Ben her gün tarladayım. Prova günü işlerimi bir an önce bitirip zamanımı tiyatroya ayırıyorum” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Bir doktor hastanede, bir doktor sahnede iyileştirdi”</strong></p>
<p>11 yıldır faaliyet gösteren, 3 yıl önce de İzmir Büyükşehir Belediyesi Köy Tiyatroları birimine bağlanan Ürkmez Kadın Tiyatrosu’nun oyuncularından 60 yaşındaki Gülay Erdoğan, 8 yıldır sahne tozu yutuyor. Arkadaşını tiyatro sahnesinde izledikten sonra oyuncu olmaya karar verdiğini belirten Erdoğan, 2021 yılında kansere yakalandığını ve hastalığı atlatmasında tiyatronun da etkisi olduğunu söyledi. Zor günler geçirdiğini dile getiren oyuncu, “Yoğun bakım sürecinde 3 ay tiyatrodan ayrı kaldım. Dördüncü ay tiyatroya yine geldim. Hastanede doktor beni iyileştirdi, başka bir doktor olan Başkanımız Dr. Cemil Tugay da beni bu tiyatro ile bir kez daha iyileştirdi. Tiyatroda olmaktan çok mutluyum. Ben ciddi bir hastalık geçirdim ama hiç ‘ben hastayım’ demedim. Dün ilacımı aldım, ardından Ödemiş’e gidip oyunumu oynadım. Bu sabah yine sahnedeyim” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Ekibin tek erkek oyuncusu</strong></p>
<p>Ürkmez Kadın Tiyatrosu’nun tek erkek oyuncusu 81 yaşındaki Tezcan Alkurt da yakalandığı kanseri atlatmasında tiyatronun etkisi olduğunu dile getirdi. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda personel olan babası sayesinde çocukluğundan bu yana pek çok tiyatro oyunu izlediğini ve tiyatronun çocukluk aşkı olduğunu söyleyen Alkurt, tiyatro ile iç içe olmasına rağmen babasının konservatuvara girmesine onay vermediğini anlattı. 2017 yılında Ürkmez’e yerleşen Alkurt, “Tiyatro eğitimleri olduğunu öğrenince dünyalar benim oldu ve koşa koşa derse gittim. Eğitimde benden başka erkek yoktu. Şu anda da ekipteki tek erkek benim. Birçok arkadaşım ‘Kadınların arasında ne işin var?’ dedi ama benim için bu hiç önemli değildi. Bu tiyatroda özellikle kadınların sorunları dile getiriliyor. Bu tam da benim istediğim bir şeydi. Tiyatro, yaşanılan sorunları haykıran, insanların yüzüne söyleyen bir sanattır. 2016’da cilt kanserine yakalandım ve pandemi döneminde hastalığım 3. evreye geçmişti. Hastanede tedavi görüyordum ama bu tiyatro da benim için farklı bir tedavi oldu. Çünkü sahnede hastalığımı unutuyordum. Bunun için Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a da yürekten teşekkür ediyorum. Bizimle çok ilgileniyor ve destek veriyor” sözlerine yer verdi. </p>
<p><strong>86’lık oyuncuya tiyatro ile gençlik aşısı</strong></p>
<p>Ürkmez Kadın Tiyatrosu’nun en yaşlı oyuncusu 86 yaşındaki Müjgan Hasdemir, tiyatro sayesinde gençleşen oyuncular arasında yer alıyor. 11 yıl önce tiyatroya başladığını ifade eden Hasdemir, “Ben çeşitli kurslara geliyordum. Bir gün tiyatro kursu açılacağını duyduk ve katıldık. Bugüne dek yedi oyunda oynadım. İyi ki Vedat Hoca’yı tanıdım, ona minnet borçluyum. Çünkü hayatım değişti. Sabah hasta gibi kalkıyordum ama şu anda sağlıklıyım. Çünkü bir gayem var. Tiyatroya koşarak geliyorum. Burası bana gençlik aşısı oldu. Eğer evde kalsaydım belki de hayatta yoktum. Etrafımdan çok güzel tepkiler aldım, destek gördüm. Pek çok kişiden övgü aldım. Torunlarım çok mutlu, arkadaşlarına gururla bahsediyorlar” dedi. </p>
<p><strong>24 bin izleyici, beş ödül</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Köy Tiyatroları Genel Sanat Koordinatörü Vedat Murat Güzel de 3 yılda pek çok yurttaşa tiyatro eğitimi verdiklerini belirtti. Eğitimlerin ardından sahnelere çıkıldığını kaydeden Güzel, “Sanata ve tiyatroya ulaşmakta zorluk çeken kırsal bölgelerde yaşayan insanların sanatla harmanlanması, örf ve geleneklerini gelecek nesillere tiyatro vasıtasıyla aktarmalarına destek olmaya çalıştık. İlk başta üç-dört köyle başlayan hikâyemiz, 10 köy ve 200 katılımcıyla devam ediyor. İzmir’in pek çok yerinde ve farklı illerde 200’e yakın gösteri ve 24 bin seyirciye ulaştık. Ödüller aldık. Bu çalışmada yaş sınırlaması getirmedik ama genellikle yaş ortalaması yüksek ve kadınlardan oluşan bir kitle ile çalışıyoruz. Onlar kendi hikâyelerini anlatırken doğallıklarını bozmadan gerçekçi bir duruş sergiliyor” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiyatro-kirsalda-filizlendi-koy-sakinlerinin-hayati-degisti-543296">Tiyatro kırsalda filizlendi köy sakinlerinin hayatı değişti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl Belediyesi&#8217;nden Hayatı Kolaylaştıran Adımlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-hayati-kolaylastiran-adimlar-522381</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 14:12:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adımlar]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıran]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522381</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uygulama ve projeleriyle şehri geleceğe hazırlayan İnegöl Belediyesi, bir yandan da hayatı kolaylaştırıyor. Özellikle şehir merkezinde üretilen otoparklar tüm vatandaşların beğenisini kazanırken, merkezde trafik ve parklanma sorununa karşı adeta ilaç oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-hayati-kolaylastiran-adimlar-522381">İnegöl Belediyesi&#8217;nden Hayatı Kolaylaştıran Adımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><b>Uygulama ve projeleriyle şehri geleceğe hazırlayan İnegöl Belediyesi, bir yandan da hayatı kolaylaştırıyor. Özellikle şehir merkezinde üretilen otoparklar tüm vatandaşların beğenisini kazanırken, merkezde trafik ve parklanma sorununa karşı adeta ilaç oldu.</b></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span>İnegöl Belediyesi’nin şehri geleceğe taşıyacak proje ve yatırımlarının yanından en önem verdiği ve merkeze koyduğu konuların başında otopark geliyor. Hızla büyüyen şehirde araç sayısının da hızlı artışı nedeniyle yaşanan trafik ve parklanma sorununa çözüm olacak otopark uygulamaları şehrin dört bir yanında hayata geçiriliyor. Mahalle aralarında kamulaştırmalarla otopark alanları oluşturulurken, yapılan hemen her projenin etrafında parklanma alanları planlanıyor. Merkezde ise son dönemde yapılan yer altı ve yerüstü otoparklarıyla İnegöl bu anlamda ciddi mesafe katetti.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><b>MERKEZİ RAHATLATAN OTOPARK HAMLESİ</b></span></span></p>
<p><span><span>Belediye Başkanı Alper Taban’ın görev süresi boyunca 150’ye yakın farklı noktada 6 bin dolayında otopark üretildi. Otopark hamlelerinin en önemlisi ise merkezde hayat buldu. Kent Meydanı ve Yeni Yaşam Alanı Projesinde Merkez Park ve Belediye Hizmet Binasının altında yeraltı otoparkları, yine bu bölgelerde kazandırılan açık otoparklar ile toplamda 390 araçlık otopark elde edildi. Zamanla vatandaşların da yoğun şekilde kullanmaya başladığı otoparklar merkezin parklanma sorununu büyük ölçüde ortadan kaldırdı.</span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><b>VATANDAŞLARDAN TAM NOT: “İNSANLIK İÇİN EN BÜYÜK HİZMET”</b></span></span></p>
<p><span><span>Ücretsiz olarak hizmet veren bu otoparklar vatandaşlardan da tam not aldı. Otoparkı kullanan vatandaşlar röportajlarda şu ifadeleri kullandı: “Ücretsiz otoparkın şehrin merkezinde olması insanlık için en büyük hizmetlerden biri. Yabancılar geldikleri zaman arabalarını park edecek yer bulamıyorlar. Ama burayı bulunca da rahat ediyorlar. Çok teşekkür ediyoruz, devamını da istiyoruz.” “İnegöl’ün merkezinde olmasından dolayı güzel olmuş. İnegöl Belediyemize teşekkür ediyoruz. Ayrıca araçlarımızı da yıkatabiliyoruz. Çarşının ortasında olması ayrı bir avantaj. Teşekkür ederiz İnegöl Belediyemize.” “Otoparktan memnunuz. Çok güzel oldu. Çarşıda park edecek yer bulamıyoruz zaten. Çok memnunuz. İnşallah birkaç tane daha olur İnegöl için.” “Memnunuz. Araç park etmesi kolay, giriş çıkışı kolay. Bizim için büyük kolaylık merkezde.”</span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><b>BAŞKAN TABAN’DAN “OTOPARKLARI KULLANALIM” ÇAĞRISI</b></span></span></p>
<p><span><span>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da otopark uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Otopark konusunun öncelikli ve sürekli geliştirilerek devam eden bir konu olduğunu kaydeden Başkan Taban, “Şehrimizde mahalle aralarımızda da merkezi lokasyonlarda da yeni yeni otoparklar üretme adına çalışmalarımız var. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecek. Her bölgede ücretsiz otoparklar yapıyoruz. Özellikle merkezi lokasyonlarda da 100, 150, 200 araçlık otoparklar üreterek şehrin çarşı bölgesi ve merkezi yerlerini biraz daha rahatlatma ve yayalaştırma adına adımlar atıyoruz. Kent Meydanı ve Yeni Yaşam Alanı Projemizle de merkezde ciddi bir otopark üretmiş olduk. Toplamda 390 araçlık otopark elde edildi. Bu vesileyle vatandaşlarımıza da özellikle kapalı otoparkları kullanmaları çağrısında bulunmak istiyorum” dedi.</span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-hayati-kolaylastiran-adimlar-522381">İnegöl Belediyesi&#8217;nden Hayatı Kolaylaştıran Adımlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstismara uğramış çocukların tepkilerini anlamak hayati önem taşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istismara-ugramis-cocuklarin-tepkilerini-anlamak-hayati-onem-tasiyor-446491</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 09:08:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[istismara]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tepkilerini]]></category>
		<category><![CDATA[uğramış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446491</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstismara uğrayan bir çocuğun tepkilerini anlamanın önemine işaret eden uzmanlar, bazı çocuklar öfke problemleri yaşayabilirken, diğerlerinin içe kapanabileceğini, yeme içme düzensizlikleri ve uyku problemleri gibi birçok farklı davranış gözlemlenebileceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istismara-ugramis-cocuklarin-tepkilerini-anlamak-hayati-onem-tasiyor-446491">İstismara uğramış çocukların tepkilerini anlamak hayati önem taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bazı çocuklar öfke problemleri yaşıyor ya da içe kapanabiliyor!</strong></p>
<p><strong>İstismara uğrayan bir çocuğun tepkilerini anlamanın önemine işaret eden uzmanlar, bazı çocuklar öfke problemleri yaşayabilirken, diğerlerinin içe kapanabileceğini, yeme içme düzensizlikleri ve uyku problemleri gibi birçok farklı davranış gözlemlenebileceğini söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Çocukların uğradıkları tacizin ne olduğunu bilemeyebileceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Çocuklar kendilerini güvende hissettiklerinde ve yargılanmadıklarını düşündüklerinde, duvarlarını indirir ve olayları açıklarlar. Oyunlar, resimler, sohbetler ve yürüyüşler gibi etkinlikler, çocukların kendilerini ifade etmelerine yardımcı olabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, süngerli odada mahallenin çocuklarının yıllarca istismar edilmesi olayı ve çocuklara cinsel istismarın önlenmesi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“İstismarın fark edilmemesi mümkün değil”</strong></p>
<p>“Çocukların istismar gibi büyük travmatik bir olaya maruz kaldığında, bu durumun fark edilmemesi mümkün değildir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, her çocuğun kendini farklı yollarla ifade ettiği göz önüne alındığında, çocukların yaşlarına bağlı olarak sözel veya sözel olmayan davranışlar sergilediğinin bilinmesi gerektiğini dile getirdi.</p>
<p><strong>“Bazı çocuklar öfke problemleri yaşayabilirken, diğerleri içe kapanabilir”</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Bu nedenle, istismara uğrayan bir çocuğun yaş dönemi ve kişisel gelişimi, tepkilerini anlamak için önemlidir. Çocukların yaşlarına ve kişilik yapılarına göre, istismar gibi büyük bir travma karşısında farklı davranışlar sergileme olasılıkları vardır. Örneğin, bazı çocuklar öfke problemleri yaşayabilirken, diğerleri içe kapanabilir. Eskiden zevk aldıkları aktivitelerden keyif alamama, yeme içme düzensizlikleri, uyku problemleri gibi birçok farklı davranış gözlemlenebilir.” dedi.</p>
<p><strong>“Ebeveynlerin çocuğun davranışlarını istismar olarak tanımlamamaları sıkça görülen bir durum”</strong></p>
<p>Ancak, ebeveynlerin bu davranışları istismar olarak tanımlamamaları ve başka sebeplere yormalarının da sıkça görülen bir durum olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Örneğin, çocuğun oyunlardaki başarısızlığını veya arkadaşlarıyla yaşadığı kavgaları istismara bağlamak yerine, farklı açıklamalar bulabilirler. Bu durumda, ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını anlamak ve değerlendirmek yerine, kendi iç dünyalarında bir sorgulama yapmaları gerekebilir.</p>
<p><strong>“Ebeveynler, çocuklarının duygusal ve davranışsal değişikliklerini dikkatle gözlemlemeli”</strong></p>
<p>Çocuk istismarı konusunda farkındalık ve eğitim, ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını doğru bir şekilde değerlendirmelerine ve gerektiğinde profesyonel yardım almalarına yardımcı olabilir. Ebeveynlerin, çocuklarının duygusal ve davranışsal değişikliklerini dikkatle gözlemlemesi ve gerekli durumlarda uzmanlardan destek alması önemlidir.</p>
<p>Sonuç olarak, çocukların istismara maruz kaldığında gösterdikleri davranışlar ebeveynler için önemli bir işarettir ve bu davranışların doğru bir şekilde değerlendirilmesi ve ele alınması gerekmektedir. Ebeveynlerin çocuklarını dinlemesi ve onların ihtiyaçlarına duyarlı bir şekilde yanıt vermesi, çocukların güvenliğini ve iyi oluşunu sağlamak için önemlidir.”</p>
<p><strong>Aileler çocuklara nasıl yaklaşmalı?</strong></p>
<p>Çocukların ailelerine olan güveninin, kendilerini ifade etmelerini sağlayacağını kaydeden Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Ancak, yetişkinler olarak, çocuklarla iletişim kurmak her zaman kolay değildir çünkü onların iletişim dili bizimkinden farklı olabilir. Ayrıca, çocuklar uğradıkları tacizin ne olduğunu bilemeyebilirler. Bu nedenle, çocukları anlamak için onların dillerini anlamamız gerekmektedir. Çocuklar kendilerini güvende hissettiklerinde ve yargılanmadıklarını düşündüklerinde, duvarlarını indirir ve olayları açıklarlar. Bu nedenle, çocuklarla iletişim kurarken, onların dilinden konuşmaya başlamalıyız. Oyunlar, resimler, sohbetler ve yürüyüşler gibi etkinlikler, çocukların kendilerini ifade etmelerine yardımcı olabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Çocuklar ancak, saygı ve sevgi olduğunda kendilerini açarlar”</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, çocuğun zihninde &#8220;eğer anlatırsam, annem ve babam bana inanır, güvenir ve bana kızmayacaklardır&#8221; düşüncesini oluşturmanın önemine vurgu yaparak, “Çocuklar, cezalandırılacaklarını düşündükleri durumlarda konuşmaktan kaçınırlar. Basit bir mantıkla, ceza olduğunda kendilerini kapatırlar veya uzaklaşırlar. Ancak, saygı ve sevgi olduğunda kendilerini açarlar. Bu nedenle, çocukların güvenli ve destekleyici bir ortamda büyümelerini sağlamak önemlidir. Bu şekilde, çocukların kendilerini ifade etmeleri ve olumsuz deneyimlerini paylaşmaları daha kolay olacaktır.” sözlerine ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istismara-ugramis-cocuklarin-tepkilerini-anlamak-hayati-onem-tasiyor-446491">İstismara uğramış çocukların tepkilerini anlamak hayati önem taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlaçları zamanında ve uygun şekilde kullanmak hayati önem taşıyor! İlaçları zamanından önce bırakmayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ilaclari-zamaninda-ve-uygun-sekilde-kullanmak-hayati-onem-tasiyor-ilaclari-zamanindan-once-birakmayin-2-444089</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:11:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmayın]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[önce]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uygun]]></category>
		<category><![CDATA[zamanında]]></category>
		<category><![CDATA[zamanından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doktora muayene olduktan sonra verilen ilaçların zamanında ve uygun şekilde kullanılmasının önemini vurgulayan uzmanlar, ilaçların belirlenen sürede kullanılmamasının, direnç gelişimine ve hastalığın alevlenmesine neden olabileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilaclari-zamaninda-ve-uygun-sekilde-kullanmak-hayati-onem-tasiyor-ilaclari-zamanindan-once-birakmayin-2-444089">İlaçları zamanında ve uygun şekilde kullanmak hayati önem taşıyor! İlaçları zamanından önce bırakmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doktora muayene olduktan sonra verilen ilaçların zamanında ve uygun şekilde kullanılmasının önemini vurgulayan uzmanlar, ilaçların belirlenen sürede kullanılmamasının, direnç gelişimine ve hastalığın alevlenmesine neden olabileceği uyarısında bulunuyor.</strong></p>
<p><strong>Ülkemizde bilinçsiz ilaç kullanımının çok fazla olduğunu, çok sayıda antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucu ilacın bilinçsizce kullanıldığını ve bunun sonucunda birtakım yan etkiler ortaya çıktığını dile getiren Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “İlaçlar kimyasal maddelerdir. Kimyasal maddelerle zehir arasındaki çizgiyi belirleyen nokta ise ilaçların kullanma dozu ve şeklidir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, ilaç kullanımında doğru bilinen yanlışları anlattı. </p>
<p><strong>&#8220;Doktorun verdiği ilaçlar uygun ve zamanında kullanmalı”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Aytaç Atamer, kişilerin doktora muayene olduktan sonra verilen ilaçları uygun ve zamanında kullanması gerektiğini kaydederek, “Çünkü her ilacın bir kullanma süresi vardır. Örneğin bir enfeksiyon hastalığına karşı verilen ilacı hasta kendisini iyi hissettiği zaman keserse o an iyileşebilir fakat antibiyotiklere karşı bir direnç geliştirir. Buna bağlı olarak da sonrasında hastalık daha da alevlenebilir. Bu nedenle ilaçları zamanından önce bırakmak uygun değildir. Kullanılan ilaçlar ve hastalığa göre ilaçları zamanında kullanmak gerekir. Özellikle enfeksiyon hastalıklarına verilen ilaç zamanından önce bırakılırsa o an için rahatlamakla beraber daha sonrası için antibiyotik direnci gelişmekte ve aynı hastalıklara karşı daha güçlü antibiyotiklere geçmek durumunda kalınabilir.” dedi. </p>
<p><strong> “Eğer ilaçlar erken kesilirse hastalık iyileşmemekle beraber kronikleşiyor”</strong></p>
<p>Antibiyotikler, ağrı kesiciler veya kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yarıda kesilmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Eğer erken kesilirse hastalık iyileşmemekle beraber kronikleşiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>İnsanlar genellikle hekim tavsiyesinden ziyade komşusunun tavsiyesine göre ilaç aldığını da söyleyen Prof. Dr. Aytaç Atamer, “İlaçlar her kişiye farklı etki göstermektedir. Kişinin kullandığı ilaç kendisine özgüdür. Bu nedenle komşuları ya da çevreyi dinlemek yerine hekimleri dinlemek gerekmektedir. Ülkemizde de bilinçsiz ilaç kullanımı çok fazladır. Çok sayıda antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucu ilaçlar bilinçsizce kullanılmakta ve bunun sonucunda birtakım yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak ilaçlar kimyasal maddelerdir. Kimyasal maddelerle zehir arasındaki çizgiyi belirleyen nokta ise ilaçların kullanma dozu ve şeklidir.” dedi. </p>
<p><strong>“Antibiyotik direnci olan durumlarda ölüme kadar uzanan bir direnç söz konusu olabiliyor”</strong></p>
<p>Özellikle antibiyotik konusunda önemli bir problem yaşandığını dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Çünkü ilaç şirketleri yeni antibiyotikler geliştirmemektedir. Bu nedenle antibiyotik direnci olan durumlarda ölüme kadar uzanan bir direnç söz konusu olabilmektedir. Kişilerin yoğun antibiyotik kullanması ileride belki de yoğun bakım koşullarına neden olan bir hastalığa düştüğünde antibiyotik direnci yüzünden hayatta kalma şansları da azalabilir.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilaclari-zamaninda-ve-uygun-sekilde-kullanmak-hayati-onem-tasiyor-ilaclari-zamanindan-once-birakmayin-2-444089">İlaçları zamanında ve uygun şekilde kullanmak hayati önem taşıyor! İlaçları zamanından önce bırakmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlaçları zamanında ve uygun şekilde kullanmak hayati önem taşıyor! İlaçları zamanından önce bırakmayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ilaclari-zamaninda-ve-uygun-sekilde-kullanmak-hayati-onem-tasiyor-ilaclari-zamanindan-once-birakmayin-444091</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:11:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmayın]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[önce]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uygun]]></category>
		<category><![CDATA[zamanında]]></category>
		<category><![CDATA[zamanından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444091</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doktora muayene olduktan sonra verilen ilaçların zamanında ve uygun şekilde kullanılmasının önemini vurgulayan uzmanlar, ilaçların belirlenen sürede kullanılmamasının, direnç gelişimine ve hastalığın alevlenmesine neden olabileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilaclari-zamaninda-ve-uygun-sekilde-kullanmak-hayati-onem-tasiyor-ilaclari-zamanindan-once-birakmayin-444091">İlaçları zamanında ve uygun şekilde kullanmak hayati önem taşıyor! İlaçları zamanından önce bırakmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doktora muayene olduktan sonra verilen ilaçların zamanında ve uygun şekilde kullanılmasının önemini vurgulayan uzmanlar, ilaçların belirlenen sürede kullanılmamasının, direnç gelişimine ve hastalığın alevlenmesine neden olabileceği uyarısında bulunuyor.</strong></p>
<p><strong>Ülkemizde bilinçsiz ilaç kullanımının çok fazla olduğunu, çok sayıda antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucu ilacın bilinçsizce kullanıldığını ve bunun sonucunda birtakım yan etkiler ortaya çıktığını dile getiren Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “İlaçlar kimyasal maddelerdir. Kimyasal maddelerle zehir arasındaki çizgiyi belirleyen nokta ise ilaçların kullanma dozu ve şeklidir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, ilaç kullanımında doğru bilinen yanlışları anlattı. </p>
<p><strong>&#8220;Doktorun verdiği ilaçlar uygun ve zamanında kullanmalı”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Aytaç Atamer, kişilerin doktora muayene olduktan sonra verilen ilaçları uygun ve zamanında kullanması gerektiğini kaydederek, “Çünkü her ilacın bir kullanma süresi vardır. Örneğin bir enfeksiyon hastalığına karşı verilen ilacı hasta kendisini iyi hissettiği zaman keserse o an iyileşebilir fakat antibiyotiklere karşı bir direnç geliştirir. Buna bağlı olarak da sonrasında hastalık daha da alevlenebilir. Bu nedenle ilaçları zamanından önce bırakmak uygun değildir. Kullanılan ilaçlar ve hastalığa göre ilaçları zamanında kullanmak gerekir. Özellikle enfeksiyon hastalıklarına verilen ilaç zamanından önce bırakılırsa o an için rahatlamakla beraber daha sonrası için antibiyotik direnci gelişmekte ve aynı hastalıklara karşı daha güçlü antibiyotiklere geçmek durumunda kalınabilir.” dedi. </p>
<p><strong> “Eğer ilaçlar erken kesilirse hastalık iyileşmemekle beraber kronikleşiyor”</strong></p>
<p>Antibiyotikler, ağrı kesiciler veya kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yarıda kesilmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Eğer erken kesilirse hastalık iyileşmemekle beraber kronikleşiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>İnsanlar genellikle hekim tavsiyesinden ziyade komşusunun tavsiyesine göre ilaç aldığını da söyleyen Prof. Dr. Aytaç Atamer, “İlaçlar her kişiye farklı etki göstermektedir. Kişinin kullandığı ilaç kendisine özgüdür. Bu nedenle komşuları ya da çevreyi dinlemek yerine hekimleri dinlemek gerekmektedir. Ülkemizde de bilinçsiz ilaç kullanımı çok fazladır. Çok sayıda antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucu ilaçlar bilinçsizce kullanılmakta ve bunun sonucunda birtakım yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak ilaçlar kimyasal maddelerdir. Kimyasal maddelerle zehir arasındaki çizgiyi belirleyen nokta ise ilaçların kullanma dozu ve şeklidir.” dedi. </p>
<p><strong>“Antibiyotik direnci olan durumlarda ölüme kadar uzanan bir direnç söz konusu olabiliyor”</strong></p>
<p>Özellikle antibiyotik konusunda önemli bir problem yaşandığını dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Çünkü ilaç şirketleri yeni antibiyotikler geliştirmemektedir. Bu nedenle antibiyotik direnci olan durumlarda ölüme kadar uzanan bir direnç söz konusu olabilmektedir. Kişilerin yoğun antibiyotik kullanması ileride belki de yoğun bakım koşullarına neden olan bir hastalığa düştüğünde antibiyotik direnci yüzünden hayatta kalma şansları da azalabilir.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilaclari-zamaninda-ve-uygun-sekilde-kullanmak-hayati-onem-tasiyor-ilaclari-zamanindan-once-birakmayin-444091">İlaçları zamanında ve uygun şekilde kullanmak hayati önem taşıyor! İlaçları zamanından önce bırakmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fırtınalarla mücadelede hayati 3 aşama!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/firtinalarla-mucadelede-hayati-3-asama-442489</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2024 21:03:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aşama]]></category>
		<category><![CDATA[fırtınalarla]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442489</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuvvetli fırtınaların, olumsuz hava koşullarına hazırlıklı olmayanları olumsuz etkileyeceğini dile getiren uzmanlar, fırtına öncesinde, sırasında ve sonrasında alınması gereken tedbirleri sıralayarak vatandaşları uyardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/firtinalarla-mucadelede-hayati-3-asama-442489">Fırtınalarla mücadelede hayati 3 aşama!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kuvvetli fırtınaların, olumsuz hava koşullarına hazırlıklı olmayanları olumsuz etkileyeceğini dile getiren uzmanlar, fırtına öncesinde, sırasında ve sonrasında alınması gereken tedbirleri sıralayarak vatandaşları uyardı.</strong></p>
<p><strong>Fırtına öncesinde balkon, teras gibi alanlarda bulunan saksı veya uçabilecek her türlü eşyanın kaldırılması veya sabitlenmesi gerektiğini hatırlatan Acil Yardım ve Afet Yönetimi Uzmanı Dr. Ayşe Aydemir Yıldırım,</strong> <strong>elektrik, su, doğalgaz gibi vanaları kapatmak için hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Acil Durum ve Afet Yönetimi Program Başkanı Öğr. Gör. Dr. Ayşe Aydemir Yıldırım, bireysel olarak fırtınaya karşı korunma konusunda bilgi verdi.</p>
<p><strong>Fırtınalar öncesinde alacağımız tedbirleri, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenleri bilmemiz önemli</strong></p>
<p>Dr. Ayşe Aydemir Yıldırım, kuvvetli rüzgârlarla ortaya çıkan ve kar, yağmur gibi yağışların da eşlik ettiği fırtınaların ciddi hasarlara yol açabileceğini ifade ederek, “Acil durum olarak değerlendirebileceğimiz bu doğa olayının öncesinde alacağımız tedbirleri, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenleri bilmemiz önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Balkon ve teraslardaki saksılar, uçabilecek her türlü eşyalar kaldırılmalı veya sabitlenmeli</strong></p>
<p>Dr.  Yıldırım, fırtına öncesinde yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Meteorolojik uyarılar televizyon, radyo vb. yayın kuruluşlarından takip edilmelidir. Burada en önemli nokta uyarıları takip etmek ve dikkate almak. Uyarılar yapıldıktan sonra gerekmedikçe kesinlikle dışarıya çıkılmamalı. Sahil bölgesinden uzaklaşılmalı. Balkon, teras gibi alanlarda bulunan saksılar, uçabilecek her türlü eşya kaldırılmalı veya sabitlenmeli. Kapılar, pencereler, kepenkler kapatılarak, rüzgâr girişi engellenmeli. Araçlar mümkünse kapalı garajlara park edilmeli; bina, ağaç, duvar gibi yıkılma veya parça düşme ihtimali olan yerlerden uzaklaştırılmalı. Afet ilk yardım çantası yanına alınmalı.”</p>
<p><strong>Ağaç, elektrik direği, cami minaresi gibi yerlerden uzak yürümeliyiz</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Dr. Ayşe Aydemir Yıldırım, fırtına sırasında yapılması gerekenler hakkında da şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Sakin bir şekilde herkes güvenliği için evlerinde veya kapalı alanlarda beklemeli. Dışarı çıkma durumunda, bina, ağaç, elektrik direği, cami minaresi gibi yerlerden uzak yürümeliyiz. Fırtına esnasında hasar meydana geldiyse hasarı onarmak için dışarı çıkılmamalı. Fırtınanın geçmesi beklenmeli. Binalara girerken kapılar kapatılmalı.</p>
<p><strong>Soba kullanımında dikkatli olunmalı</strong></p>
<p>Fırtınaya maruz kalan yollarda araba kullanılıyorsa; köprü, viyadük gibi yapılara dikkat edilmeli. Mümkünse alternatif yollar kullanılmalı. Fırtına meydana geldiğinde dışarıda yapılan her türlü çalışma iptal edilmeli. Askıda eşya, yük bulundurulmamalı, vinç çalışmaları durdurulmalı. Gerekli durumlarda binanın elektrik, su, doğalgaz gibi vanalarını kapatmak için hazırlıklı olunmalı. Bilhassa fırtınalı havalarda soba kullanımından kaynaklanan karbonmonoksit zehirlenmeleri meydana gelmektedir.  Dolayısıyla soba kullanımında dikkatli olunmalı.”</p>
<p><strong>Alınacak önlemlerle, fırtınalara karşı kendimizi ve sevdiklerimizi koruyabiliriz</strong></p>
<p>Fırtına sonrasında yapılması gerekenler hakkında da Dr. Ayşe Aydemir Yıldırım, şu bilgileri sıraladı:</p>
<p>“Yere düşmüş ya da hala sallanmakta olan elektrik kablolarına dokunulmamalı. Güvenliğinden emin olunmayan duvar, bina ve ağaçlara yakın yürünmemeli. Hasar sonradan ortaya çıkabilir. Güvenli bir şekilde yapıdaki hasarlar tespit edilmeli ve güvenlik sağlanmadan hasarlı alanlara giriş yapılmamalı. Alınacak bu önlemlerle, fırtınalara karşı kendimizi ve sevdiklerimizi koruyabiliriz.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/firtinalarla-mucadelede-hayati-3-asama-442489">Fırtınalarla mücadelede hayati 3 aşama!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların cinsel istismardan korunması için ailelere hayati öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-cinsel-istismardan-korunmasi-icin-ailelere-hayati-oneriler-422969</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Nov 2023 07:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ailelere]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[istismardan]]></category>
		<category><![CDATA[korunması]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü’nde önerilerde bulunan Gaziemir Belediyesi’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Hatice Saraç, doğru iletişimin altını çizerek; “Unutmayalım ki cinsel eğitim ailede başlayıp okulda devam eder” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-cinsel-istismardan-korunmasi-icin-ailelere-hayati-oneriler-422969">Çocukların cinsel istismardan korunması için ailelere hayati öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların cinsel istismardan korunması için ailelere hayati öneriler</p>
<p>Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü’nde önerilerde bulunan Gaziemir</p>
<p>Belediyesi’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Hatice Saraç, doğru iletişimin altını çizerek;</p>
<p>“Unutmayalım ki cinsel eğitim ailede başlayıp okulda devam eder” dedi.</p>
<p>Gaziemir Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nde görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı</p>
<p>Hatice Saraç, Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü’nde, çocuklarını cinsel</p>
<p>istismardan korunması konusunda anne ve babalara önerilerde bulundu.</p>
<p>Ailelerin çocuklarıyla kuracağı olumlu iletişimin cinsel istismarı engellemede ilk anahtar olduğunu</p>
<p>belirten, “Unutmayalım ki cinsel eğitim ailede başlayıp okulda devam eder” diyen Hatice Saraç,</p>
<p>“Çocuklara 3 yaşından itibaren mahremiyet algısını öğretmeye başlamalıyız.4 yaşından itibaren ise</p>
<p>çocuklarda ‘dokunulması yasak yerlerim’ refleksini geliştirmeliyiz. 7 yaşından sonra ise çocuğun</p>
<p>özel bölgelerinin başkalarınca görülmesine izin vermemeliyiz” diye konuştu.</p>
<p>Ailelerin doğru iletişimle çocuklara cinsel eğitim vermesinin önemine dikkat çeken Hatice Saraç,</p>
<p>“İlk olarak çocuklarımıza dudak, bacak arası, popo ve göğüs bölgelerinin vücudumuzun dört özel</p>
<p>bölgesi olduğunu anlatmalıyız. Özel bölgeler hakkında bilgi verirken vajina/vulva- penis demekten</p>
<p>çekinmemeliyiz. Başka isimlerle lakap takarak adlandırmamalıyız” önerisinde bulundu.</p>
<p>Her çocuğun bir birey olduğu ve hakları olduğunu ifade eden Hatice Saraç, tavsiyelerini şöyle</p>
<p>sıraladı:</p>
<p>“Çocukların giysilerini, iç çamaşırlarını ya da bezini başkalarının yanında değiştirmemeliyiz.</p>
<p>Çocuklara el şakası, vurarak sevme, gıdıklama, sıkıştırma gibi hoşlanmadıkları davranışları</p>
<p>yapmamalıyız. Öz bakım sorumluluğunu üstlenebilecek yaşa geldiği halde tuvalet sonrası temizliğini</p>
<p>yapmak, banyo yaptırmak gibi konularda çocuğun özel alanına dâhil olmamalıyız. Çocukların</p>
<p>‘Hayır’ deme hakkı vardır. Bedenleri hakkında bir şeyi istemediklerinde hayır demesine saygı</p>
<p>duymalıyız. Çocuklara zorla yemek yedirmemeli, istemediği kıyafetleri giydirmemeliyiz. ‘Gel bana</p>
<p>sarıl’ yerine ‘sana sarılabilir miyim?’, ‘Elimi tut’ yerine ‘Elini tutabilir miyim?’, ‘Yaralanan yerine</p>
<p>bakabilir miyim?’ gibi soruları günlük hayatın bir rutini haline getirmeliyiz. Yani bedenine yönelik</p>
<p>her davranışta çocuğun onayını almalıyız. Çocuklara ‘Öpersen sana çikolata alırım,’ ‘Sarılırsan sana</p>
<p>oyuncak veririm’ gibi vaatlerde bulunmamalıyız. Çocuğu eleştirmeden, kızmadan duygularını kabul</p>
<p>ederek dinlemeliyiz. Yardım istediklerinde çocukların taleplerini geçiştirmemeli ve geri</p>
<p>çevirmemeliyiz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-cinsel-istismardan-korunmasi-icin-ailelere-hayati-oneriler-422969">Çocukların cinsel istismardan korunması için ailelere hayati öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir hayatı kolaylaştırıyor Geyikbayırlılara ceviz ayıklama ve salça makinesi </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-hayati-kolaylastiriyor-geyikbayirlilara-ceviz-ayiklama-ve-salca-makinesi-419593</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 21:02:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayıklama]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[ceviz]]></category>
		<category><![CDATA[geyikbayırlılara]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[makinesi]]></category>
		<category><![CDATA[salça]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=419593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Konyaaltı Geyikbayırı Mahallesi’nde çiftçilerin zamandan tasarruf edip hayatlarını kolaylaştırmak için ceviz soyma ve salça makinesi hibe etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-hayati-kolaylastiriyor-geyikbayirlilara-ceviz-ayiklama-ve-salca-makinesi-419593">Büyükşehir hayatı kolaylaştırıyor Geyikbayırlılara ceviz ayıklama ve salça makinesi </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Büyükşehir hayatı kolaylaştırıyor</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Geyikbayırlılara ceviz ayıklama ve salça makinesi </span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Konyaaltı Geyikbayırı Mahallesi’nde çiftçilerin zamandan tasarruf edip hayatlarını kolaylaştırmak için ceviz soyma ve salça makinesi hibe etti.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda ilçelerde yaşayan ve çiftçilik ile uğraşan vatandaşlara hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla birbirinden faydalı makineler hibe ediliyor. Çalışmalar kapsamında Konyaaltı ilçesine bağlı Geyikbayırı Mahallesi’nde bulunan çiftçilere ceviz ayıklama ve salça makinesi hibe edildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>ZAMANDAN TASARRUF EDİLEBİLECEK</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Hibe edilen makinelerin üreticilerin hayatlarını kolaylaştıracağını söyleyen Geyikbayırı Mahalle Muhtarı Salih Teker, “Yaylalarda yıllık yaklaşık 15-20 ton ceviz hasadımız oluyor. Vatandaşlarımız bu hasattan elde ettikleri cevizleri elleri ile soyuyordu. Büyükşehir Belediyesi’ne başvuruda bulunduk. Ceviz ayıklama makinesini teslim aldık. Ceviz soyma, hamur yoğurma ve salça sıkma makinelerinin gelmesi ile zamandan tasarruf edebileceğiz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>BAŞKAN BÖCEK’E TEŞEKKÜR</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Mahalle sakinlerinden Muhittin Bayık ise hibe edilen ceviz soyma ve sıkma makinelerinin onlar için çok faydalı olacaklarını söyledi. Bayık “Salçalık domateslerimizi başka yerlerde çektirip geliyorduk. Ayrıca cevizleri ellerimiz ile soymak çok zaman kaybettiriyordu. 1 günde sadece 3 çuval ceviz soyabiliyorduk. Ceviz soyma makinesi ile 15-20 çuval cevizi soyma imkanımız olabilecek. Zaman kaybımız azalacak. Hibe edilen makinelerden dolayı Başkanımız Muhittin Böcek’e çok teşekkür ediyorum” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-hayati-kolaylastiriyor-geyikbayirlilara-ceviz-ayiklama-ve-salca-makinesi-419593">Büyükşehir hayatı kolaylaştırıyor Geyikbayırlılara ceviz ayıklama ve salça makinesi </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in hayatı ve eserleri konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/necip-fazil-kisakurekin-hayati-ve-eserleri-konusuldu-418996</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2023 01:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[fazıl]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kısakürekin]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[necip]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418996</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yüz yılda yetişen büyük şairlerden Necip Fazıl Kısakürek’in eserleri ve hayatı Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumla anlatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/necip-fazil-kisakurekin-hayati-ve-eserleri-konusuldu-418996">Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in hayatı ve eserleri konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yüz yılda yetişen büyük şairlerden Necip Fazıl Kısakürek’in eserleri ve hayatı Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumla anlatıldı.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi, Uludağ Üniversitesi ve Türkiye Yazarlar Birliği Bursa Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen ‘2. Bursa Sezai Karakoç Edebiyat ve Şiir Günleri’ çerçevesinde “Ruh poyrazında bir deha Necip Fazıl Kısakürek” temalı sempozyumun ilk oturumu Uludağ Üniversitesi Mete Cengiz Salonu’nda gerçekleşti. Yaşantısı, kişiliği, görüşleri ve eserleriyle Türk Edebiyat ve fikir dünyasına damga vuran Necip Fazıl Kısakürek, vefatının 40’ıncı yılında düzenlenen sempozyumun ilk oturumunda Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Prof. Dr. Feridun Yılmaz, D. Mehmet Doğan, Metin Önal Mengüşoğlu, Ali Hazım Günvar, Prof. Dr. Turan Karataş, Prof. Dr. Nesrin Karaca, Cem Yavuz, Ali Sali, Habil Sağlam ve Asım Öz, ünlü düşünür Necip Fazıl Kısakürek’in eserlerini ve hayatını anlattı.</p>
<p>Düzenlenen programa Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye Yazarlar Birliği Bursa Şubesi Başkanı Mustafa Baki Efe, Yazarlar Birliği Onursal Başkanı Mehmet Doğan, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, belediye başkan yardımcıları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.</p>
<p> </p>
<p><b>“Biz edebiyat ve şiire önem veriyoruz”</b></p>
<p>Programda konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, “Osmangazi Belediyemiz şehircilik, kentsel dönüşüm ve tarihi mirasa sahip çıkma noktasında çok önemli faaliyetleri ve eserleri var. Osmangazi Belediyesi Türkiye’nin en büyük belediyelerinden bir tanesi ve her yönüyle güçlü iyi eserler ortaya çıkartıyor. Yapılan fiziki yapıların içerisine kendi kültür, edebiyat ve şiirimizi koyamıyorsak sıkıntı olur. Biz kendi edebiyat ve şiirlerimizi irdeleyip okuyarak geleceğe aktarırsak kendi kültürümüzü bulmuş olacağız. Biz edebiyat ve şiire önem veriyoruz. Osmangazi Belediyesi’nin 160’ın üzerinde basılı eseri var. Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışmasını 22 yıldır aralıksız yapıyoruz. Her yıl bir eser ortaya çıkıyor. Mevlana Şiir Yarışmasını 13 yıldır organize ediyoruz. Sezai Karakoç Edebiyat ve Şiir Günleri de inşallah kesintisiz bir şekilde ileriye doğru devam eder. Bizim pek çok kütüphanemiz var ve yenilerini inşa ediyoruz. Tarihi mekanları kütüphane olarak açıyoruz. Bursa’nın en büyük projelerinden biri olan Osmangazi Meydanı’nda da millet kütüphanesi hizmete açacağız” dedi.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi’nin kültürel alanda her zaman öncü bir belediye olduğu belirten Türkiye Yazarlar Birliği Bursa Şubesi Başkanı Mustafa Baki Efe de, “Osmangazi Belediye Başkanımız Mustafa Dündar, 3 dönemdir Bursa’da şehrin mimari alt ve üst yapı diğer konularda çalışırken kültürel meselelerde de her zaman öncü olduğunu biliyoruz. Türkiye Yazarlar Birliği olarak 13 yıldır Seyid Usül Kültür Merkezinde faaliyetlerimize devam ediyoruz. Ben başkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Üstat Necip Fazıl Kısakürek üzerine birçok eser, makale yazıldı ve tezler yazıldı. Yaptığımız sempozyumda hayatıyla ilgili yeni bir şey söylenmeyecek ve ya söylenecek bu büyükleri anmak bile bizim için çok önemlidir. Bursa’nın her köşesi şiir ve şairlerle dolu bir şehir” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise bu organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ettiğini belirterek, “Bu toplantıda 2 tane büyük ismimizi anmak ve eserlerini hatırlamak için bir araya geldik. Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç, bu ülkede bu dünyaya ve dile doğmuş olan bizlerin kendi var oluşunu anlamlandıran adımlarda bu 2 değerli isimle karşılaşmayanımız herhalde yoktur. Ben bu iki ismi yan yana getirdiği için Türkiye Yazarlar Birliği ve Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/necip-fazil-kisakurekin-hayati-ve-eserleri-konusuldu-418996">Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in hayatı ve eserleri konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital okuryazarlık bireyler için hayati öneme sahip! Yanıltıcı ve güvenilmez bilgi salgını var</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-okuryazarlik-bireyler-icin-hayati-oneme-sahip-yaniltici-ve-guvenilmez-bilgi-salgini-var-415403</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 10:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[güvenilmez]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[okuryazarlık]]></category>
		<category><![CDATA[öneme]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[salgını]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yanıltıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gül Esra Atalay, dijital okuryazarlığının önemine işaret ederek, teknolojinin hızla gelişmesi ile bilgiye erişimin büyük ölçüde dijital teknolojiler aracılığıyla sağlanmaya başlandığını ve yaşamlarımızın birçok alanının dijital teknolojilerle birebir ilişkili hale geldiğini anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-okuryazarlik-bireyler-icin-hayati-oneme-sahip-yaniltici-ve-guvenilmez-bilgi-salgini-var-415403">Dijital okuryazarlık bireyler için hayati öneme sahip! Yanıltıcı ve güvenilmez bilgi salgını var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijital okuryazarlığın en önemli işlevlerinden birinin doğru bilgiye nereden, hangi kaynaktan ulaşabileceğine dair bireylere farkındalık kazandırması olduğunu anlatan Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Gül Esra Atalay,</strong> <strong>sosyal medya mecralarının yoğun bir şekilde kullanılmasıyla toplumda adeta yanıltıcı ve güvenilmez bilgi salgını olduğunu belirterek, bu salgından korunmak ya da en az hasarla kurtulmak için kullanıcıların sahip olması gereken bir dizi prensip mevcut olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Atalay, “İçeriği oluşturan kişi ya da kişilerin uzmanlığı, kaynağın yayınlandığı platformun güvenilirliği sorgulanmalı. Yine kaynakta sunulan kanıtlar, görseller, atıflar farklı kaynaklardan kontrol edilerek eleştirel bir süzgeçten geçirilmeli. Birden fazla kaynaktan doğrulama yapmak, yanıltıcı veya hatalı bilgilere maruz kalmayı önlemek açısından son derece önemlidir.” dedi. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gül Esra Atalay, dijital okuryazarlığının önemine işaret ederek, teknolojinin hızla gelişmesi ile bilgiye erişimin büyük ölçüde dijital teknolojiler aracılığıyla sağlanmaya başlandığını ve yaşamlarımızın birçok alanının dijital teknolojilerle birebir ilişkili hale geldiğini anlattı.</p>
<p><strong>Dijital okuryazarlık, dijital platformlardaki güvenlik ve gizliliğe dair farkındalığı artırır</strong></p>
<p>“Dijital okuryazarlık günümüzde bireyler için hayati bir öneme sahiptir” diyen Doç. Dr. Atalay, dijital okuryazarlığın çeşitli dijital kaynaklardan bilgi edinebilme, bu bilgileri eleştirel bir şekilde değerlendirme, dijital teknolojilerle etkili iletişim kurma ve teknolojik araçları etkili bir şekilde kullanma yetileri olarak tanımlanabileceğini anlattı.</p>
<p>Doç. Dr. Atalay, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu beceriler sayesinde bireyler, internet üzerinden hızlı ve geniş bir bilgi yelpazesine erişebilirler. Ancak bu bilgi bolluğu içinde, yanıltıcı veya düşük kaliteli bilgilerle de karşılaşma riski bulunmaktadır. Dijital okuryazarlık becerisi bu noktada çok önemlidir. Çünkü bireyleri bu tür bilgileri ayırt etme ve eleştirel bir perspektiften değerlendirme konusunda donatır. Dijital okuryazarlık, dijital platformlardaki güvenlik ve gizliliğe dair farkındalığı artırır. Bireyler, dijital okur yazarlık eğitimi aldıklarında kişisel bilgilerini koruma, çevrimiçi tehditleri tanıma ve dijital güvenlik önlemlerini alma konusunda daha bilinçli davranırlar.”</p>
<p><strong>Birden fazla kaynaktan doğrulama yapmak hatalı bilgilere maruz kalmayı önler</strong></p>
<p>Doç. Dr. Atalay, dijital dünyada çok sayıda içerik var olduğunu ancak bu içeriklerin hepsinin doğru ve faydalı bilgi içermediğini de kaydederek, dijital okuryazarlığın işlevleri hakkında bilgi verdi ve sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Dijital okuryazarlığın en önemli işlevlerinden biri doğru bilgiye nereden, hangi kaynaktan ulaşabileceğine dair bireylere farkındalık kazandırmasıdır. Herhangi bir kaynağın doğruluğunu ve güvenilirliğini değerlendirmeden önce kaynağı eleştirel bir gözle incelemek gerekiyor. Söz konusu içeriği oluşturan kişi ya da kişilerin uzmanlığı, kaynağın yayınlandığı platformun güvenilirliği sorgulanmalı. Yine kaynakta sunulan kanıtlar, görseller, atıflar farklı kaynaklardan kontrol edilerek eleştirel bir süzgeçten geçirilmeli. Birden fazla kaynaktan doğrulama yapmak, yanıltıcı veya hatalı bilgilere maruz kalmayı önlemek açısından son derece önemli. Özellikle sosyal medya mecralarında karşılaşılan içeriklere karşı çok daha şüpheci yaklaşmak şart.”</p>
<p><strong>Sosyal medya platformlarında içerik neredeyse denetimsiz bir şekilde yayımlanıyor </strong></p>
<p>“İlgi çekici bir içeriğin doğrulanmadan, eleştirel bir süzgeçten geçirilmeden paylaşılması, çoğaltılması yanlış bilgi ve dezenformasyonun yayılmasına hizmet ediyor. Çünkü sosyal medya platformları kullanıcı üretimi içeriğe dayanan ve her isteyenin kolayca hesap açarak istediği içeriği neredeyse denetimsiz şekilde yayımlayabildiği mecralar. Gazete ya da televizyon gibi geleneksel medya araçlarında yer alan denetim ve editörlük süreçleri sosyal medyada bulunmuyor. Bu açıdan, dijital okur-yazarlık becerileri sosyal medyayı verimli, etkili ve zarara uğramadan kullanmak için son derece gerekli.”</p>
<p><strong>Sosyal medya mecralarının yoğun kullanımı güvenilmez bilgi salgınına neden oldu</strong></p>
<p>Dijital okuryazarlık ve medya okuryazarlığının dijital medya okuryazarlığı kavramında kesiştiğini anlatan Doç. Dr. Atalay, şunları ifade etti:</p>
<p>“Medya okuryazarlığı kavramının bugün dijital medya teknolojilerinin kullanımına ve tüketimine hâkim olmayı da kapsayan şekilde geniş bir perspektiften ele alındığını söyleyebiliriz. Sosyal medya mecralarının yoğun bir şekilde kullanılmasıyla toplumda adeta yanıltıcı ve güvenilmez bilgi salgını olduğunu biliyoruz. Bu salgından korunmak ya da en az hasarla kurtulmak için kullanıcılar olarak bizlerin sahip olması gereken bir dizi prensip mevcut. Dijital medyadan ulaştığımız ilgi çekici, şaşırtıcı, korkuya sürükleyen her bilgiye şüpheyle yaklaşmalıyız. Eleştirel düşünme son derece önemli. Önemli gördüğümüz, düşüncelerimize, davranışlarımıza ve yaşamımıza etki edecek içerikleri mutlaka birden çok kaynaktan doğrulamak gerekiyor. Özellikle bu tür içerikleri tekrar paylaşıma sokmadan önce iki kez kontrol etmeliyiz.”</p>
<p><strong>Sosyal medya kullanımı için dijital okuryazarlık becerileri şart</strong></p>
<p>Dijital okuryazarlığın, dijital platformlarda nasıl içerik oluşturulacağını bilmenin önemine de vurgu yapan Doç. Dr. Atalay, dijital dünyanın nezaket kurallarına hakim olan bireylerin dijital platformlarda daha etkili bir şekilde iletişim kurduklarını, dijital medya yoluyla kurulan sosyal ilişkilerde de belirli nezaket ve davranış kurallarına uyulmazsa olumsuz bir imaj çizilebileceğini ve ilişkilerin bundan zarar görebileceğini unutmamak gerektiğini belirtti.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gül Esra Atalay sözlerini şöyle tamamladı: “Sosyal medya kullanımı için dijital okuryazarlık becerileri son derece gerekli. Özellikle doğru ve değerli içeriği tespit etmek için bu platformların doğasını iyi bilmek ve buralarda karşılaşılan her bilginin gerçeği yansıtmayabileceğini, tanınmış, ünlü, önemli biri tarafından yapılıyor gibi görünen açıklamaların verilen bilgilerin sahte hesap kaynaklı olabileceğini akılda tutmak gerekiyor. Bu yıl yaşanan Kahramanmaraş merkezli deprem felaketi sırasında sosyal medyada şahit olduğumuz üzere, önemli ve ciddi kurumlardan yapılan açıklamalarmış gibi lanse edilen paylaşımlar insanları zor durumlara düşürdü, yardım çalışmalarının yanlış yönlendirilmesine, gecikmesine neden oldu. Dolayısıyla bir kez daha tekrar etmek gerekirse, sosyal medya söz konusu olduğunda şüpheciliği elden bırakmamak ve kaynağın doğruluğunu, paylaşımdaki görsellerin bahsi geçen konu, bölge, ya da kişilerle ilişkili olup olmadığını kontrol etmek gerekiyor.” </p>
<p><strong>Dijital okuryazarlığın en önemli işlevlerinden birinin doğru bilgiye nereden, hangi kaynaktan ulaşabileceğine dair bireylere farkındalık kazandırması olduğunu anlatan Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Gül Esra Atalay,</strong> <strong>sosyal medya mecralarının yoğun bir şekilde kullanılmasıyla toplumda adeta yanıltıcı ve güvenilmez bilgi salgını olduğunu belirterek, bu salgından korunmak ya da en az hasarla kurtulmak için kullanıcıların sahip olması gereken bir dizi prensip mevcut olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Atalay, “İçeriği oluşturan kişi ya da kişilerin uzmanlığı, kaynağın yayınlandığı platformun güvenilirliği sorgulanmalı. Yine kaynakta sunulan kanıtlar, görseller, atıflar farklı kaynaklardan kontrol edilerek eleştirel bir süzgeçten geçirilmeli. Birden fazla kaynaktan doğrulama yapmak, yanıltıcı veya hatalı bilgilere maruz kalmayı önlemek açısından son derece önemlidir.” dedi. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gül Esra Atalay, dijital okuryazarlığının önemine işaret ederek, teknolojinin hızla gelişmesi ile bilgiye erişimin büyük ölçüde dijital teknolojiler aracılığıyla sağlanmaya başlandığını ve yaşamlarımızın birçok alanının dijital teknolojilerle birebir ilişkili hale geldiğini anlattı.</p>
<p><strong>Dijital okuryazarlık, dijital platformlardaki güvenlik ve gizliliğe dair farkındalığı artırır</strong></p>
<p>“Dijital okuryazarlık günümüzde bireyler için hayati bir öneme sahiptir” diyen Doç. Dr. Atalay, dijital okuryazarlığın çeşitli dijital kaynaklardan bilgi edinebilme, bu bilgileri eleştirel bir şekilde değerlendirme, dijital teknolojilerle etkili iletişim kurma ve teknolojik araçları etkili bir şekilde kullanma yetileri olarak tanımlanabileceğini anlattı.</p>
<p>Doç. Dr. Atalay, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu beceriler sayesinde bireyler, internet üzerinden hızlı ve geniş bir bilgi yelpazesine erişebilirler. Ancak bu bilgi bolluğu içinde, yanıltıcı veya düşük kaliteli bilgilerle de karşılaşma riski bulunmaktadır. Dijital okuryazarlık becerisi bu noktada çok önemlidir. Çünkü bireyleri bu tür bilgileri ayırt etme ve eleştirel bir perspektiften değerlendirme konusunda donatır. Dijital okuryazarlık, dijital platformlardaki güvenlik ve gizliliğe dair farkındalığı artırır. Bireyler, dijital okur yazarlık eğitimi aldıklarında kişisel bilgilerini koruma, çevrimiçi tehditleri tanıma ve dijital güvenlik önlemlerini alma konusunda daha bilinçli davranırlar.”</p>
<p><strong>Birden fazla kaynaktan doğrulama yapmak hatalı bilgilere maruz kalmayı önler</strong></p>
<p>Doç. Dr. Atalay, dijital dünyada çok sayıda içerik var olduğunu ancak bu içeriklerin hepsinin doğru ve faydalı bilgi içermediğini de kaydederek, dijital okuryazarlığın işlevleri hakkında bilgi verdi ve sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Dijital okuryazarlığın en önemli işlevlerinden biri doğru bilgiye nereden, hangi kaynaktan ulaşabileceğine dair bireylere farkındalık kazandırmasıdır. Herhangi bir kaynağın doğruluğunu ve güvenilirliğini değerlendirmeden önce kaynağı eleştirel bir gözle incelemek gerekiyor. Söz konusu içeriği oluşturan kişi ya da kişilerin uzmanlığı, kaynağın yayınlandığı platformun güvenilirliği sorgulanmalı. Yine kaynakta sunulan kanıtlar, görseller, atıflar farklı kaynaklardan kontrol edilerek eleştirel bir süzgeçten geçirilmeli. Birden fazla kaynaktan doğrulama yapmak, yanıltıcı veya hatalı bilgilere maruz kalmayı önlemek açısından son derece önemli. Özellikle sosyal medya mecralarında karşılaşılan içeriklere karşı çok daha şüpheci yaklaşmak şart.”</p>
<p><strong>Sosyal medya platformlarında içerik neredeyse denetimsiz bir şekilde yayımlanıyor </strong></p>
<p>“İlgi çekici bir içeriğin doğrulanmadan, eleştirel bir süzgeçten geçirilmeden paylaşılması, çoğaltılması yanlış bilgi ve dezenformasyonun yayılmasına hizmet ediyor. Çünkü sosyal medya platformları kullanıcı üretimi içeriğe dayanan ve her isteyenin kolayca hesap açarak istediği içeriği neredeyse denetimsiz şekilde yayımlayabildiği mecralar. Gazete ya da televizyon gibi geleneksel medya araçlarında yer alan denetim ve editörlük süreçleri sosyal medyada bulunmuyor. Bu açıdan, dijital okur-yazarlık becerileri sosyal medyayı verimli, etkili ve zarara uğramadan kullanmak için son derece gerekli.”</p>
<p><strong>Sosyal medya mecralarının yoğun kullanımı güvenilmez bilgi salgınına neden oldu</strong></p>
<p>Dijital okuryazarlık ve medya okuryazarlığının dijital medya okuryazarlığı kavramında kesiştiğini anlatan Doç. Dr. Atalay, şunları ifade etti:</p>
<p>“Medya okuryazarlığı kavramının bugün dijital medya teknolojilerinin kullanımına ve tüketimine hâkim olmayı da kapsayan şekilde geniş bir perspektiften ele alındığını söyleyebiliriz. Sosyal medya mecralarının yoğun bir şekilde kullanılmasıyla toplumda adeta yanıltıcı ve güvenilmez bilgi salgını olduğunu biliyoruz. Bu salgından korunmak ya da en az hasarla kurtulmak için kullanıcılar olarak bizlerin sahip olması gereken bir dizi prensip mevcut. Dijital medyadan ulaştığımız ilgi çekici, şaşırtıcı, korkuya sürükleyen her bilgiye şüpheyle yaklaşmalıyız. Eleştirel düşünme son derece önemli. Önemli gördüğümüz, düşüncelerimize, davranışlarımıza ve yaşamımıza etki edecek içerikleri mutlaka birden çok kaynaktan doğrulamak gerekiyor. Özellikle bu tür içerikleri tekrar paylaşıma sokmadan önce iki kez kontrol etmeliyiz.”</p>
<p><strong>Sosyal medya kullanımı için dijital okuryazarlık becerileri şart</strong></p>
<p>Dijital okuryazarlığın, dijital platformlarda nasıl içerik oluşturulacağını bilmenin önemine de vurgu yapan Doç. Dr. Atalay, dijital dünyanın nezaket kurallarına hakim olan bireylerin dijital platformlarda daha etkili bir şekilde iletişim kurduklarını, dijital medya yoluyla kurulan sosyal ilişkilerde de belirli nezaket ve davranış kurallarına uyulmazsa olumsuz bir imaj çizilebileceğini ve ilişkilerin bundan zarar görebileceğini unutmamak gerektiğini belirtti.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gül Esra Atalay sözlerini şöyle tamamladı: “Sosyal medya kullanımı için dijital okuryazarlık becerileri son derece gerekli. Özellikle doğru ve değerli içeriği tespit etmek için bu platformların doğasını iyi bilmek ve buralarda karşılaşılan her bilginin gerçeği yansıtmayabileceğini, tanınmış, ünlü, önemli biri tarafından yapılıyor gibi görünen açıklamaların verilen bilgilerin sahte hesap kaynaklı olabileceğini akılda tutmak gerekiyor. Bu yıl yaşanan Kahramanmaraş merkezli deprem felaketi sırasında sosyal medyada şahit olduğumuz üzere, önemli ve ciddi kurumlardan yapılan açıklamalarmış gibi lanse edilen paylaşımlar insanları zor durumlara düşürdü, yardım çalışmalarının yanlış yönlendirilmesine, gecikmesine neden oldu. Dolayısıyla bir kez daha tekrar etmek gerekirse, sosyal medya söz konusu olduğunda şüpheciliği elden bırakmamak ve kaynağın doğruluğunu, paylaşımdaki görsellerin bahsi geçen konu, bölge, ya da kişilerle ilişkili olup olmadığını kontrol etmek gerekiyor.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-okuryazarlik-bireyler-icin-hayati-oneme-sahip-yaniltici-ve-guvenilmez-bilgi-salgini-var-415403">Dijital okuryazarlık bireyler için hayati öneme sahip! Yanıltıcı ve güvenilmez bilgi salgını var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardiyovasküler Cerrahi ve Sağlıklı Yaşam: Hangi Alışkanlıklar Hayati Öneme Sahip?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kardiyovaskuler-cerrahi-ve-saglikli-yasam-hangi-aliskanliklar-hayati-oneme-sahip-414089</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2023 14:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler]]></category>
		<category><![CDATA[öneme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp ve damar sağlığını korumak için neler yapılabilir? En yaygın görülen bu sağlık sorunlarından uzaklaşmak için sahip olmanız tavsiye edilen alışkanlıkların neler olduğunu, Kardiyovasküler cerrahi uzmanı, Prof. Dr. Hakkı Kazaz açıklıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardiyovaskuler-cerrahi-ve-saglikli-yasam-hangi-aliskanliklar-hayati-oneme-sahip-414089">Kardiyovasküler Cerrahi ve Sağlıklı Yaşam: Hangi Alışkanlıklar Hayati Öneme Sahip?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve damar sağlığını korumak için neler yapılabilir? En yaygın görülen bu sağlık sorunlarından uzaklaşmak için sahip olmanız tavsiye edilen alışkanlıkların neler olduğunu, Kardiyovasküler cerrahi uzmanı, Prof. Dr. Hakkı Kazaz açıklıyor.</p>
<p>Kardiyovasküler cerrahi, kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde hayati bir rol oynar. Ancak bu ameliyatların başarısı sadece cerrahi müdahaleye değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam tarzına da dayanır. Bu noktada hastaların ve aslında herkesin belli alışkanlıklara sahip olması ve yaşam tarzını sağlıklı yaşam yönünde sürdürmesi gerekir.</p>
<p>Sağlıklı Beslenme</p>
<p>Sağlıklı beslenme, kalp sağlığı için temel bir taşınması gereken bir yapı taşıdır. Bu beslenme yaklaşımı, kalp-damar sağlığını desteklemek ve korumak için önemlidir. İdeal bir beslenme planı, yüksek lifli gıdaların (tam tahıllar, sebzeler ve meyveler), az yağlı protein kaynaklarının (tavuk, balık, fasulye) ve sağlıklı yağların (zeytinyağı, avokado) dengeli bir şekilde tüketilmesini içerir. Ayrıca sodyum (tuz) ve şeker alımını sınırlamak da önemlidir. Bu, yüksek tansiyon ve obezite riskini azaltabilir. Kalp-damar hastalıklarını önlemek veya mevcut durumu iyileştirmek isteyenler için, doymuş yağlar ve trans yağlar gibi zararlı yağların sınırlanması önemlidir. Bunun yerine, omega-3 yağ asitlerini içeren balık gibi besinler ve doğal yağ kaynakları tercih edilmelidir. Ayrıca porsiyon kontrolüne dikkat ederek aşırı yemekten kaçınılmalı ve düzenli öğünlerle metabolizma desteklenmelidir. Sağlıklı beslenme, kolesterol seviyelerini düşürebilir, kan basıncını kontrol altında tutabilir ve kalp-damar sistemi için gerekli olan besin maddelerini sağlayarak kalp sağlığını olumlu yönde etkileyebilir.</p>
<p>Düzenli Egzersiz</p>
<p>Düzenli Egzersiz: Kalp sağlığı için düzenli egzersiz, vazgeçilmez bir unsurdur. Her gün yapılmasına gerek olmamakla birlikte haftada en az 3-4 gün, her seferinde 30-40 dakika süren orta yoğunluklu aerobik egzersizler, kalp sağlığını olumlu yönde etkiler. Bu tür egzersizler, kalp atış hızını artırarak kalp kasını güçlendirir, kan dolaşımını iyileştirir ve kolesterol seviyelerini düşürebilir. Ayrıca egzersiz vücut ağırlığını kontrol altında tutmaya yardımcı olur ve obezitenin önlenmesine katkı sağlar. Fiziksel aktivite, aynı zamanda stresi azaltabilir ve genel yaşam kalitesini artırabilir. Ancak başlamadan önce doktora danışmak önemlidir, özellikle de mevcut sağlık sorunları veya kardiyovasküler cerrahi sonrası bir program başlatmak isteniyorsa. Egzersiz düzeni kişiselleştirilmeli ve bireyin yaş, sağlık durumu ve hedeflerine uygun olmalıdır. Kalp sağlığını korumak için egzersizi yaşam tarzının ayrılmaz bir parçası haline getirmek önemlidir.</p>
<p>Sigara ve Alkolün Bırakılması</p>
<p>Sigara ve alkol tüketiminin bırakılması, kalp sağlığı açısından hayati bir öneme sahiptir. Sigara içmek, vücuda zarar veren birçok toksini serbest bırakır ve bu toksinler damarları daraltarak kan basıncını artırabilir. Aynı zamanda sigara içmek, vücudu oksijensiz bırakır ve kalp krizi riskini artırır. Alkol tüketimi ise aşırıya kaçıldığında kalp ritim bozukluklarına ve yüksek tansiyona yol açabilir. Alkol, kalp kasına da zarar verebilir ve kalp yetmezliği riskini artırabilir. Bu nedenle sigara içmeyi bırakmak ve alkol tüketimini sınırlamak, kalp sağlığını olumlu yönde etkileyen önemli adımlardır. Sigara bırakma programlarına katılmak, destek gruplarına katılmak ve alkol tüketimini azaltmak için danışmanlık almak, bu alışkanlıklardan kurtulmayı kolaylaştırabilir. Bu adımlar, kalp-damar sağlığını korumanın yanı sıra genel sağlık açısından da büyük faydalar sağlayabilir.</p>
<p>Stres Yönetimi</p>
<p>Stres yönetimi, kalp sağlığını korumak ve kardiyovasküler cerrahi sonrası iyileşme sürecini desteklemek için kritik bir faktördür. Yoğun stres, vücudu sürekli olarak yüksek seviyede kortizol adı verilen stres hormonu üretmeye zorlayarak kan basıncını artırabilir, kalp atış hızını hızlandırabilir ve damarların sıkışmasına neden olabilir. Bu durum, kalp hastalıklarının gelişme riskini artırabilir. Stresle başa çıkmak için gevşeme teknikleri, meditasyon ve derin nefes alma gibi yöntemler önerilir. Ayrıca düzenli fiziksel aktivite, stres seviyelerini azaltmaya yardımcı olabilir. Kişisel hobilerin veya sosyal destek ağlarının oluşturulması da stresi azaltabilir. Stres yönetimi, kalp sağlığını korumak için vazgeçilmez bir adımdır ve yaşam kalitesini artırabilir.</p>
<p>İlaçların Düzenli Kullanımı</p>
<p>Kalp sağlığını korumak veya kardiyovasküler cerrahi sonrası tedaviyi desteklemek için ilaçların düzenli kullanımı son derece önemlidir. Kalp hastalıkları için reçete edilen ilaçlar, kan basıncını düzenlemek, kolesterol seviyelerini kontrol altında tutmak, kan pıhtılarını önlemek ve kalp ritmini düzenlemek gibi önemli görevlere sahiptir. Bu ilaçları doktorun önerdiği şekilde ve düzenli olarak kullanmak, tedavi sürecinin başarısını artırabilir. İlaçların zamanında alınmaması veya düzensiz kullanılması, hastalığın ilerlemesine ve komplikasyon riskinin artmasına yol açabilir. Bu nedenle doktorun önerdiği dozları ve kullanım talimatlarını tam olarak takip etmek çok önemlidir. Ayrıca ilaçların yan etkileri veya etkileşimleri hakkında doktorla iletişim halinde olmak da gereklidir. İlaçların düzenli kullanımı, kalp sağlığına yönelik yapılan diğer çabaları destekler ve uzun vadeli başarı için kritik bir adımdır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardiyovaskuler-cerrahi-ve-saglikli-yasam-hangi-aliskanliklar-hayati-oneme-sahip-414089">Kardiyovasküler Cerrahi ve Sağlıklı Yaşam: Hangi Alışkanlıklar Hayati Öneme Sahip?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dubai Çöl ve Doğal Hayatı Koruma Rezervi&#8217;nde Yeni Ziyaretçi Merkezi Açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dubai-col-ve-dogal-hayati-koruma-rezervinde-yeni-ziyaretci-merkezi-acildi-413757</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2023 12:54:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çöl]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[dubai]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[rezervinde]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413757</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dubai Çöl Ve Doğal Hayatı Koruma Rezervi'nin (DDCR) ziyaretçileri artık BAE'nin üç boyutlu yerli flora ve faunası ile tanışmanın keyfini çıkarıyorlar</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dubai-col-ve-dogal-hayati-koruma-rezervinde-yeni-ziyaretci-merkezi-acildi-413757">Dubai Çöl ve Doğal Hayatı Koruma Rezervi&#8217;nde Yeni Ziyaretçi Merkezi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dubai Çöl Ve Doğal Hayatı Koruma Rezervi&#8217;nin (DDCR) ziyaretçileri artık BAE&#8217;nin üç boyutlu yerli flora ve faunası ile tanışmanın keyfini çıkarıyorlar. Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde açılan yeni ziyaretçi merkezinde, rezervde bu güzel ama kırılgan ekosistemi korumaya yönelik yapılan çalışmalar hakkında da bilgi edinilebiliyor.</p>
<p><strong>Emirates Grubu&#8217;nun Tesis, Proje Yönetimi, Satın Alma ve Tedarik Zincirinden Sorumlu İdari Başkan Yardımcısı Ali Mubarak Al Soori </strong>yaptığı açıklamada şunları söyledi: “DDCR&#8217;ye gelen ziyaretçilerin deneyimini geliştirmekten, habitatın korunması ve rezervin başarıları konusunda farkındalığın artırılmasına yardımcı olmaktan mutluluk duyuyoruz. Yoğun kış sezonunun gelmesiyle birlikte konuklarımızı ziyaretçi merkezinde ağırlamayı ve onların Dubai&#8217;nin yaban hayatı ve doğasına olan ilgilerini ve verdikleri değeri artırmak için sabırsızlanıyoruz.”</p>
<p>DDCR ziyaretçi merkezi, rezervin koruma uzmanlarının 5 farklı alanda özenle düzenlediği içerikleri sunuyor:</p>
<ul>
<li><strong>Resepsiyon salonu</strong>, devasa bir duvar ve geniş tavan fotoğrafıyla Arap Oryx&#8217;ini doğal ortamlarında öne çıkararak ziyaretçileri merkeze davet eden çekici bir açık alandır. Etkileşimli kiosk ise ziyaretçilerin rezervin haritasını ve Arap Tilkisi gibi vahşi doğada bulunması zor olan hayvanların nerelerde görüldüğünü keşfetmelerine olanak tanıyor.</li>
<li><strong>Kültür salonu</strong>, DDCR&#8217;nin BAE&#8217;deki koruma alanlarının öncüsü olarak kurulduğu tarih olan 1999&#8217;dan bugüne kadar habitatı koruma, turizm, eğitim ve bilimsel araştırma için başarılı bir model olan önemli kilometre taşlarını sergiliyor. BAE&#8217;nin çöl mirasıyla yakından bağlantılı olan şahincilik, hurma çiftçiliği ve deve çiftçiliği gibi kültürel unsurlar da bu salonda DDCR&#8217;nin tarihinin bir parçası olarak yer alıyor.</li>
<li><strong>AV salonu</strong>, ziyaretçilerin rezerve ilişkin genel bir bakış elde etmeleri adına kısa filmi izleyebilecekleri bir &#8220;mini sinema&#8221; salonudur.</li>
<li><strong>Habitat salonunda</strong> rezervin çeşitli yerli flora ve faunası, çöllerin çorak olduğu yanılgısını ortadan kaldıran gerçekçi 3D baskılı modeller, holografik görüntüler, etkileşimli kiosklar ve DDCR&#8217;de bulunan çeşitli kuş türlerinin melodilerini çalan cihazlar yer alıyor. Meraklı doğa tutkunları için gerçek hayattan örnekler de sergileniyor.</li>
<li><strong>Gece salonunda</strong>, Dubai&#8217;deki gece hayatına yepyeni bir bakış açısı sunan bu salonda en son teknolojili kubbe ekran, DDCR&#8217;nin geceleyin ortaya çıkan yaban hayatı sakinlerini üç boyutlu olarak gösteriyor.</li>
</ul>
<p>DDCR Ziyaretçi Merkezi&#8217;nin video turunu izleyebilirsiniz.</p>
<p>Ziyaretçilerin sergileri kendi kendilerine keşfetmelerine olanak tanıyan, merkez geneline yerleştirilmiş Arap Tavşanı&#8217;nın gerçek boyutlu replikaları, önceden kaydedilmiş sesli açıklamalar yapıyor ve yerdeki Oryx toynak izleri de ziyaretçilere bir salondan diğerine olan yolculuklarında rehberlik ediyor.Ziyaretçiler salonları gezdikten sonra yaban hayatını gerçek anlamda gözlemlemeyi deneyebilir veya yükseltilmiş bir izleme platformundan açık çölün muhteşem manzarasının keyfini çıkarabilirler.</p>
<p>DDCR Ziyaretçi Merkezi, başlangıçta rezervin onaylı tur operatörlerinden Arabian Adventures, Sand Sherpa, Travco, 57 Heritage, Nara Desert Escapes ve Platinum Heritage aracılığıyla safari deneyimlerinin bir parçası olarak rezervasyon yapan okul gruplarına ve ziyaretçilere odaklanacak. Rezervasyonu olmadan gelen ziyaretçiler de yetişkinler için 35 AED ve çocuklar için 25 AED tutarındaki giriş ücreti karşılığında merkezdeki sergilerin keyfini çıkarabilirler.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Emirates Hakkında: </strong></p>
<p>Emirates, dünyayı global merkezi olan Dubai aracılığıyla birbirine bağlayan, dünyanın en hızlı büyüyen havayolu şirketlerinden biridir. Emirates, bugüne kadar 500’ün üzerinde uluslararası ödül kazandı. Modern, verimli ve rahat uçaklarıyla 1987 yılından beri Türkiye’deki yolcularını Dubai üzerinden dünyaya bağlıyor. Emirates, ikonik çift katlı süperjumbo Airbus A380 ve Boeing 777 &#8211; 300ER uçakları ile İstanbul Havalimanı’ndan haftada toplam 21 sefer gerçekleştiriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dubai-col-ve-dogal-hayati-koruma-rezervinde-yeni-ziyaretci-merkezi-acildi-413757">Dubai Çöl ve Doğal Hayatı Koruma Rezervi&#8217;nde Yeni Ziyaretçi Merkezi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erbaş: Yazılı Bir Hayatı Olmayan İnsanın Hayatı Olmamıştır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erbas-yazili-bir-hayati-olmayan-insanin-hayati-olmamistir-412181</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Oct 2023 13:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[erbaş]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[insanın]]></category>
		<category><![CDATA[olmamıştır]]></category>
		<category><![CDATA[olmayan]]></category>
		<category><![CDATA[yazılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412181</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli’nin okuyan ve okutan kent olarak anılmasına büyük katkılar sağlayan 13. Kocaeli Kitap Fuarı tüm heyecanıyla başladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erbas-yazili-bir-hayati-olmayan-insanin-hayati-olmamistir-412181">Erbaş: Yazılı Bir Hayatı Olmayan İnsanın Hayatı Olmamıştır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli’nin okuyan ve okutan kent olarak anılmasına büyük katkılar sağlayan 13. Kocaeli Kitap Fuarı tüm heyecanıyla başladı. Birbirinden ünlü yazarların ve 390 yayınevinin katıldığı fuarda kitapseverler ve yazarlar bir araya gelerek kâğıdın büyülü dünyasıyla buluşuyor. Bu kapsamda Büyükşehir’in düzenlediği 13. Kocaeli Kitap Fuarı’na katılan Şair ve Yazar Şükrü Erbaş, Selim Sırrı Paşa Salonu’nda okuyucularıyla bir araya geldi. “Şiir: İnsanın Dünya Şarkısı” konu başlığıyla söyleşisini gerçekleştiren Erbaş, “Bir insanın yazılı bir hayatı yoksa bir hayatı olmamıştır” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“ŞİİR BAŞKA BİR DİLDİR”</b></p>
<p>Şiirin insan için önemli olduğunu ifade eden Erbaş, “Bizim içine doğduğumuz dünya bizden önce tanımlanmıştır. Büyüdükçe yaşadığımız dünyada hayat bize bir şeyler öğretir. Biz öğrenmeye başlarız. Okulda gördüğümüz her ders bize bir şeyler katar. Burada hayatımıza giren kitaplar bize farklı dünyaların kapılarını açar. Edebiyat, resim ve müzik yapan herkes aslında kalabalığı yalnızlığa taşır. İnsan sanat akımını başlattı. Şiir bu akımdan çıkmıştır. Ben şiirlerimi yazmaya başladığımız zaman dünyayla bütün bağımı kesiyorum. Zaman akıp gidiyor anlamıyorum. Ben şuna inanıyorum. Bir insanın yazılı bir hayatı yoksa bir hayatı olmamıştır. Şiir başka bir dildir” ifadesini kullandı. Erbaş, söyleşinin ardından sevilen şiirlerini okuyucuları için seslendirdi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erbas-yazili-bir-hayati-olmayan-insanin-hayati-olmamistir-412181">Erbaş: Yazılı Bir Hayatı Olmayan İnsanın Hayatı Olmamıştır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ormanya&#8217;nın Yaban Hayatı TRT Belgesel Ekranlarında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ormanyanin-yaban-hayati-trt-belgesel-ekranlarinda-409139</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 13:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[ekranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ormanyanın]]></category>
		<category><![CDATA[trt]]></category>
		<category><![CDATA[yaban]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409139</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin özgün doğa belgeseli programı "Yok Olmadan Keşfet," yeni bölümüyle izleyicilerini Ormanya'nın büyüleyici doğasına davet ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ormanyanin-yaban-hayati-trt-belgesel-ekranlarinda-409139">Ormanya&#8217;nın Yaban Hayatı TRT Belgesel Ekranlarında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin özgün doğa belgeseli programı &#8220;Yok Olmadan Keşfet,&#8221; yeni bölümüyle izleyicilerini Ormanya&#8217;nın büyüleyici doğasına davet ediyor. Programın sunucusu, doğa tutkunu ve maceraperest kişiliğiyle tanınan Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu bu kez yaban hayatı ve doğal güzellikleri keşfetmek için Ormanya&#8217;ya yolculuk yapıyor. Ormanya&#8217;nın eşsiz doğasını ve yaban hayatını tanıtmak amacıyla çekilen, hedef türün porsuk olduğu bu bölüm, izleyicilere benzersiz bir ekran seyri sunmaya hazırlanıyor.</p>
<p> </p>
<p><b>YABAN HAYATININ PERDE ARKASI</b></p>
<p>Ormanya&#8217;nın yaban hayatı, &#8220;Yok Olmadan Keşfet&#8221; programının odak noktalarından biri olacak. Yaban hayatı ve biyoçeşitliliğin korunduğu bölgelerden biri olarak bilinen Ormanya’da izleyiciler, ormanın gizemli sakinleri, kızıl geyik, porsuk, çakal, tilki, küçük memelileri yakından tanıma fırsatı bulacak.</p>
<p> </p>
<p><b>ÇEKİMLER ORMANIN DERİNLİKLERİNDE</b></p>
<p>Belgesel yapımcısı Emre Akgün tarafından yönetilen programın çekimleri, Ormanya&#8217;nın yaban bölgelerinde gerçekleştirildi. Program ekibi, göllerin çevresinde, ormanın derinliklerinde unutulmaz sahneleri kayıt altına almayı başardı. Doğanın kalbinde geçen bu çekimler, izleyicilere Ormanya&#8217;nın doğal güzelliklerini ve yaban yaşamını en iyi şekilde sunacak.</p>
<p>Prof. Dr. Mustafa Sözen, Dr. Faruk Çolak ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Doğal Yaşam alanları Şube Müdür Ömer Bahadır Özyılmaz’ın uzman konuk olarak katıldığı program TRT Belgesel’de yayınlanacak.</p>
<p> </p>
<p><b>“YOK OLMADAN KEŞFET” ORMANYA</b></p>
<p>&#8220;Yok Olmadan Keşfet&#8221; programının izleyicileri, Ormanya&#8217;nın benzersiz doğasını ve yaban hayatını keşfetmeye davet ediyor. Bu heyecan verici yolculuk, izleyicilere doğanın büyüleyici güzelliklerini keşfetme fırsatı sunarken, aynı zamanda çevresel koruma ve doğal yaşamın önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Programın izleyicilere neler sunacağı konusundaki heyecan, &#8220;Yok Olmadan Keşfet&#8221; takipçileri tarafından büyük bir sabırsızlıkla bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ormanyanin-yaban-hayati-trt-belgesel-ekranlarinda-409139">Ormanya&#8217;nın Yaban Hayatı TRT Belgesel Ekranlarında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omurilik Yaralanmalarında Zamanında Müdahale Hayati Önem Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/omurilik-yaralanmalarinda-zamaninda-mudahale-hayati-onem-tasiyor-407191</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 12:41:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[omurilik]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaralanmalarında]]></category>
		<category><![CDATA[zamanında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407191</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaş ya da cinsiyet gibi herhangi bir ayrım gözetmeden toplumun tamamı için potansiyel bir risk oluşturan omurilik hasarı veya yaralanması hasarın yeri ve dağılımına bağlı olarak ciddi nörolojik sonuçlara yol açabiliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/omurilik-yaralanmalarinda-zamaninda-mudahale-hayati-onem-tasiyor-407191">Omurilik Yaralanmalarında Zamanında Müdahale Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yaş ya da cinsiyet gibi herhangi bir ayrım gözetmeden toplumun tamamı için potansiyel bir risk oluşturan<strong> </strong>omurilik hasarı veya yaralanması hasarın yeri ve dağılımına bağlı olarak ciddi nörolojik sonuçlara yol açabiliyor. Trafik kazalarından ateşli hastalıklara, enfeksiyonlardan travmatik olaylara kadar birçok durumun bu sorunun ortaya çıkmasına neden olabileceğine dikkat çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Dr. Öğr. Ü. Kübra Neslihan Kurt Oktay, “Unutmamamız gereken en önemli nokta omurilik yaralanmalarının sadece kötü şans sonucu meydana gelmediğidir! Gerekli tedbirleri alarak bu tür yaralanmaların birçoğunun önlenebileceği unutulmamalıdır.” diye konuştu. </em></p>
<p> </p>
<p>Omurilik hasarı, vücutta duyusal ve motor işlevlerin kaybına neden olabilen ve hastanın yaşam kalitesini büyük ölçüde etkileyebilen bir durum. Omurilik yaralanmalarını hayatları kökten değiştiren trajik olaylar olarak tanımlayan<em> </em>Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Kurt Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Omurilik, vücudumuzun her tarafıyla beyin arasında çift yönlü iletişim sağlayan bir yol olarak görev sağlar. Vücutta meydana gelen duyusal bilgileri beyne iletir ve beyinden gelen komutları da vücuda ileterek hareket etmemizi sağlar. Motor işlevler (kas hareketleri gibi), duysal işlevler (ağrı, dokunma, sıcaklık hissi gibi) gibi sinir yollarını içeren bu önemli yolda bir hasar olması durumunda, tutulan bölgeye göre değişen ağırlıkta ve yaygınlıkta vücutta duyu veya kas gücü kayıpları gibi nörolojik fonksiyon kayıplarına neden olur. Yaralanma sonucunda ortaya çıkan felç sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel, sosyal, cinsel, mesleki ve ekonomik açıdan da büyük zorluklara yol açar. Bir omurilik felci geçiren kişi, hayatının her anında yeni engellerle karşılaşabilir ve sürekli destek gerekebilir.” </p>
<p> </p>
<p><strong>OMURİLİK YARALANMASINDA BU FAKTÖRLER RİSKİ ARTIRIYOR</strong></p>
<p>Omurilik yaralanması için kaza ya da travmalara açık bazı meslekler ya da bazı hastalıkların varlığı gibi etkenlerin riski arttırabildiğini hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Neslihan Kurt Oktay konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Omurilik hasarının dünyada en sık görülen nedenleri arasında travmalar olup motorlu araç kazaları ilk sırada yer almaktadır. Trafik kazaları, düşmeler ve ateşli silah yaralanmaları omurilikte en fazla hasar yaratan nedenlerdir. Bunun yanısıra yüksekten düşmeler, güreş, buz hokeyi gibi bazı yakın temas sporları da risk yaratabilir. Bu tür travmatik olaylar, omuriliğe doğrudan darbe veya baskı uygulayarak hasara yol açabilir ve nörolojik kayıplara neden olabilir. Ayrıca, osteoporoz gibi kemikleri zayıf ve kırılgan olan kişiler düşme veya hafif bir travma sonucu omurilik yaralanmasına yol açabilen omurga kırıkları yaşayabilirler. Bunun yanı sıra omurilik bölgesindeki damar tıkanıkları, enfeksiyonlar, romatizmal ve bağ doku hastalıkları, tümör gibi yer kaplayan lezyonlar, gelişimsel anormallikler de bu bölgede hasara neden olabilir. Parkinson hastalığı veya Multipl Skleroz gibi nörodejeneratif hastalıklar omuriliği etkileyebilir ve yaralanma riskini arttırabilir. Bu tür tıbbi durumlarla başa çıkmak ve omurilik yaralanmalarını önlemek için uygun tıbbi bakım ve tedavi önemlidir. Ayrıca bu tür durumları olan kişilerin düşme ve travma riskini azaltmak için dikkatli olmaları ve uygun önlemleri almaları önemlidir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>NEDENE BAĞLI OLARAK HASARIN ŞİDDETİ ARTIYOR</strong></p>
<p>Omurilik yaralanmasının şiddetinin yaralanmanın türüne, konumuna ve ciddiyetine bağlı olarak değişebileceğini anlatan Dr. Öğr. Ü. Kurt Oktay, tam omurilik yaralanmaları ve kısmi omurilik yaralanmaları ve ortaya çıkabilecek sorunlarla ilgili şu bilgileri verdi: “Bu yaralanma tipleri, omurilikteki hasarın yaygınlığına ve etkilediği bölgeye göre farklı derecelerde hastalık şiddeti ve vücut felcine neden olur. Tam omurilik yaralanması, omuriliğin tamamen kesildiği veya ciddi şekilde hasar gördüğü bir durumu ifade eder. Bu tür yaralanmalar, omurilik üzerindeki iletimi tamamen engeller ve vücudun alt kısmının felç olmasına neden olabilir. Şiddeti genellikle en üst seviyededir. Omurilik üzerindeki hasarın kısmi olduğunu ifade eden kısmi yaralanma tipleri sonucunda vücudun belirli bir bölgesi veya fonksiyonu etkilenir ve hastalık şiddeti genellikle tam omurilik yaralanmalarına göre daha azdır denebilir. Bunun yanısıra omurilik yaralanması, omuriliğin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak farklı sonuçlara yol açabilir. Örneğin boyun seviyesindeki bir omurilik yaralanması bazen vücudun alt kısmının tamamen felç olmasına neden olabilirken, bel seviyesindeki bir yaralanma sadece bacaklarda kısmi felç oluşturabilir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>OMURİLİKTE HASAR OLDUĞUNU GÖSTEREN İŞARETLER</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Ü. K. Oktay, omurilik hasarının belirtilerinin kişiden kişiye ve hasarın ciddiyetine göre değişebilmekle birlikte omurilikte hasarı gösteren işaretlerle ilgili şu bilgileri verdi: </p>
<p>“Vücudun belirli kas grupları veya vücudun alt kısmi gibi bir takım bölgelerde motor felç gelişip hareket etmeyebilir. Ayrıca, dokunma, acı, sıcaklık veya titreşim gibi duyusal hislerde değişikliklere neden olabilir. Bazen hissizlik, karıncalanma veya ağrıya duyarsızlık yaşanabilir. Omurilik hasarı, idrar ve bağırsak kontrolüne etkileyebilir ve buna bağlı olarak da idrar kaırma veya kabızlık gibi sorunlara yol açabilir. Boyun seviyesindeki yani yukarı seviyeli omurilik yaralanmaları, solunum kontrolüne etkileyebilir ve bu da solunum sorunlarına yol açabilir. Kasların gücünü kaybetmesi veya kas kütlesinin kaybının yanısıra omurilik hasarı, tansiyon kontrolü kaybı, terleme ve cinsel işlev problemleri gibi otonomik sistemi ilgilendiren sorunların da kaynağı olabilir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ FAKTÖR</strong></p>
<p>Omurilik hasarı belirtilerinin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini ve yaralanmanın konumu ve ciddiyet derecesine bağlı olarak değişebileceğinin altını çizen Dr. Öğr. Ü. Kurt Oktay, özellikle semptomlar ciddi değerlendirilmediğinde veya belirtiler yanlış yorumlandığında, tanı ve tedavi süreçlerinde atlanma ihtimali ve riskinin bulunduğuna dikkat çekti. Herhangi bir omurilik yaralanması durumunda zaman faktörüne işaret eden Dr. Öğr. Ü. Kurt Oktay sözlerine şöyle devam etti: “Bazen omurilik yaralanması sadece bir idrar kaçırma veya barsak kontrolü kaybı ile de kendini gösterebilir, bu durum omurilik hasarı tanı ve tedavisinde gecikmeye yol açabilir. Omurilik hasarı belirtileri hemen tıbbi müdahale gerektiren ciddi durumları da içerebilir. Unutmayın ki omurilik yaralanması şüphesinde hızlı başvuru ve müdahale bu hastalığın atlanma riskini en aza indirip, yaralanmanın türünü ve ciddiyetini değerlendirerek uygun tedaviye bir an önce başlamaya yardımcı olup bu hasarın sonuçlarını en aza indirir. “</p>
<p> </p>
<p><strong>TEDAVİYLE YAŞAM KALİTESİ ARTIRILABİLİR</strong></p>
<p>Spinal kord yaralanmalarının tedavisinde fizyoterapi ve rehabilitasyon hastanın en iyi potansiyelini elde etmesine yardımcı olacağını söyleyen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Dr. Öğr. Ü. Neslihan Kurt Oktay, komplikasyonları engelleyip tedavi ederek hastanın yaşam kalitesini artırabileceğini söyledi. Rehabilitasyon sürecinin hastanın bireysel ihtiyaçlarına özgü bir planı içerdiğini dolayısıyla da multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini anlatan Dr. Öğr. Ü. Kurt Oktay, “Bu nedenle fiziksel tıp ve rehabilitasyon hekimleri, fizyoterapistler, ergoterapistler, psikologlar ve diğer sağlık profosyonelleri ile bu süreçte iş birliği yapar. Spinal kord yaralanması rehabilitasyonu, kişinin en üst düzeyde bağımsızlık ve yaşam kalitesine ulaşmasına yardımcı olur” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong> “OMURİLİK YARALANMALARI SADECE KÖTÜ ŞANS SONUCU MEYDANA GELMEZ”</strong></p>
<p>“Omurilik hasarıyla mücadelede, erken teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve destek sağlama önemlidir. Unutmamamız gereken en önemli nokta ise omurilik yaralanmalarının sadece kötü şans sonucu meydana gelmediğidir. Bu tür yaralanmaların birçoğu önlenebilir” diye konuşan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Neslihan Kurt Oktay, sözlerini şöyle tamamladı: “Güvenlik tedbirleri almak, trafik kazaları ve spor yaralanmaları sırasında koruyucu ekipmanları kullanmak gibi basit önlemler, omurilik yaralanmalarını azaltabilir. Omurilik yaralanması yaşayan bireylere destek olalım; basit görünüp uygulandığında hayatımızı kurtaran koruyucu ekipmanları ve önlemleri lütfen benimseyelim ve bu zorlu sürecin farkında olalım. Unutmayalım ki omurilik hasarı yaşayan insanlar, güçlü ve destekleyici bir toplumun desteğiyle hayatlarını sürdürebilirler.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/omurilik-yaralanmalarinda-zamaninda-mudahale-hayati-onem-tasiyor-407191">Omurilik Yaralanmalarında Zamanında Müdahale Hayati Önem Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gribe Karşı Hayati Önlem: Grip Aşısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gribe-karsi-hayati-onlem-grip-asisi-406297</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 06:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[gribe]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406297</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her grip sezonunda milyonlarca kişi hastalığa yakalanmakta, ciddi iş gücü kaybına uğramakta, yüzbinlerce insan hastaneye yatırılmakta, on binlerce insan influenza ve komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybetmektedir</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gribe-karsi-hayati-onlem-grip-asisi-406297">Gribe Karşı Hayati Önlem: Grip Aşısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her grip sezonunda milyonlarca kişi hastalığa yakalanmakta, ciddi iş gücü kaybına uğramakta, yüzbinlerce insan hastaneye yatırılmakta, on binlerce insan influenza ve komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Grip virüsü damlacık, aerosol ve temas ile bulaşabilmektedir. Özellikle kapalı ortamda bulaş ihtimali artmaktadır. Covid-19 pandemisi nedeniyle kullandığımız maske, mesafe ve hijyen önlemleri grip virüsü için de koruyucudur. Son yüzyılda grip virüsüne bağlı dünyada 4 pandemi meydana gelmiştir.</p>
<p><strong>Domuz gribinde aşağıdaki semptomlar görülmektedir;</strong></p>
<ul>
<li>Boğaz ağrısı</li>
<li>Baş ağrısı</li>
<li>Ateş yüksekliği</li>
<li>Yaygın vücut ağrısı (Kas-eklem-Kemik ağrıları)</li>
<li>Burun akıntısı</li>
<li>Öksürük</li>
<li>Nefes Darlığı</li>
<li>Kusma, İshal</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Grip aşılarının hastalığın ortaya çıkmasının azalması, hastaneye yatış ve ölüm oranlarının azalmasının yanında diğer insanlara hastalığın bulaşının azalması gibi birçok faydası vardır. Grip aşısının yapılmasından iki hafta sonra koruyucu antikorlar oluşur.</p>
<p>Özellikle 65 yaşın üzerinde, astım, KOAH, Diabetes mellitus(şeker hastalığı), Kalp yetersizliği, İnme, Gebelik ve lohusalık, HIV/AIDS, Kanser hastalığı, kronik böbrek yetersizliği, bağışıklık sistemi baskılayan ilaç kullanımı, morbid obezite ve huzurevi/bakımevinde yaşayanlar kişilerde hastalık daha sık ve ağır geçmektedir. 6 ay-18 yaş arasında olan ve uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanlarda her grip sezonu aşılanmalıdırlar. Yukarıda belirtilen hastalığı olan hastaların her yıl Eylül-Ekim aylarında aşılanmaları önerilmektedir. İdeal olarak herkes Ekim ayının sonuna kadar aşılanmalıdır. İki nedenle grip aşıları her yıl tekrarlanmalıdır. Birincisi aşıya bağlı koruyucu antikorlar aylar içinde azalır. İkinci olarak da her yıl grip virüsü şekil değiştirdiği için, güncel aşıların bileşimi her yıl en yaygın virüsler için yeniden düzenlenir.</p>
<p><strong>Gebeler ve bağışıklığı düşük olanlarda canlı aşılara dikkat!</strong></p>
<p>Grip aşıları genel olarak burun yoluyla uygulanan canlı aşılar ve parenteral yolla uygulanan inaktif aşılar olarak ikiye ayrılır. Gebelik ve bağışıklık yetersizliği olan durumlarda canlı aşı uygulanmamalıdır. İnaktif(cansız) grip aşıları bu grup hastalarda tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>Grip aşısının faydaları nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Grip aşısı, grip hastalığına yakalanma ihtimalinizi azaltır.</li>
<li>Grip aşısının, aşı olan ancak yine de hasta olan kişilerde hastalığın şiddetini azalttığı çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir.</li>
<li>Grip aşısı, griple ilişkili hastaneye yatış riskini azaltır.</li>
<li>Grip aşısı, belirli kronik sağlık problemlerine sahip kişiler için önemli bir önleyici araçtır.</li>
<li>Grip aşısı, hamilelik sırasında ve sonrasında hamile kişilerin korunmasına yardımcı olur.</li>
<li>Aşı olmak, bebekler ve küçük çocuklar, yaşlılar ve belirli kronik sağlık sorunları olan kişiler gibi ciddi grip hastalığına karşı daha savunmasız olanlar da dâhil olmak üzere çevrenizdeki insanları da koruyabilir.</li>
</ul>
<p><strong>Grip aşısının en sık yan etkileri;</strong></p>
<ul>
<li>Aşının yapıldığı yerde ağrı, kızarıklık ve/veya şişlik</li>
<li>Baş ağrısı (düşük dereceli)</li>
<li>Ateş</li>
<li>Kas ağrıları</li>
<li>Mide bulantısı</li>
<li>Halsizlik</li>
</ul>
<p>Aşılanmayan ve hastalık semptomları olan hastaların erken teşhisi oldukça önemli olduğunu söyleyen Öztürk; ‘’Çünkü Grip virüsü özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan virüsler arasında antiviral tedavisi olan nadir virüslerden birisidir. Semptomlar başlamasından sonraki 48 saat içerisinde başlanan tedaviler ile hastalık süresi kısaltabilir, hastaneye yatış ihtimalini azaltabilirsiniz’’ dedi.</p>
<p> ‘’Akdeniz diyeti ile beslenin, kalabalık kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durun,  erişkin yaş aşılamaları için doktorunuza başvurmayı unutmayın!’’ diyerek önerilerde bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gribe-karsi-hayati-onlem-grip-asisi-406297">Gribe Karşı Hayati Önlem: Grip Aşısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Hayati Öneme Sahip İlaçlara Erişim Alarmı: &#8220;Şikayetler yüzde 113 arttı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-hayati-oneme-sahip-ilaclara-erisim-alarmi-sikayetler-yuzde-113-artti-403801</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Sep 2023 12:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alarmı]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[erişim]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlara]]></category>
		<category><![CDATA[öneme]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetler]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=403801</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birçok hasta ve hasta yakını, tedavide kritik öneme sahip ilaçların tedarik edilememesi sorununu, çözüm platformu Şikayetvar üzerinden dile getirdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-hayati-oneme-sahip-ilaclara-erisim-alarmi-sikayetler-yuzde-113-artti-403801">Türkiye&#8217;de Hayati Öneme Sahip İlaçlara Erişim Alarmı: &#8220;Şikayetler yüzde 113 arttı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birçok hasta ve hasta yakını, tedavide kritik öneme sahip ilaçların tedarik edilememesi sorununu, çözüm platformu Şikayetvar üzerinden dile getirdi. İlaç üretici firmalara yönelik şikayetler, platformda geçen yıla oranla yüzde 113 arttı. </strong></p>
<p>Türkiye genelinde birçok hasta ve hasta yakını, hayati öneme sahip ilaçlara erişimde yaşanan sorunlar nedeniyle mağduriyetlerini Şikayetvar üzerinden duyurmaya çalışarak çözüm arayışlarını sürdürüyor. Wilson hastalığından bipolar bozukluğa, lösemiden cilt hastalıklarına kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların tedarik edilememesi gelen şikayetler doğrultusunda vatandaşları zor durumda bırakmışa benziyor. Kamu kurum iskontosundaki yükseklik, ilaç fiyat kararnamesindeki sabit euro kuru, hammaddenin dolar üzerinden satılması yaşanan tedarik sorununun nedenlerinden bazılarını oluşturuyor. Hasta ve hasta yakınlarının eczanelerde ilaç bulamaması Şikayetvar verileri de yansıdı. Öyle ki ilaç üreticisi firmaların şikayetleri geçen yıla oranla yüzde 113 artış gösterdi.</p>
<p> <strong>Şikayetvar’a konuyla ilgili yansıyan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı:</strong></p>
<p><strong>“İlacımızın olmaması yavaş yavaş ölüme terk edilmek demek”</strong></p>
<p>“21 yıldır ben ve iki kardeşim Wilson hastasıyız ve ilaçlar temin edilmemeye başlandı. Ben ve benim gibi bir sürü Wilson hastası zor durumdayız. İlacımızın olmaması yavaş yavaş ölüme terk edilmek demek. Tüm Wilson hastalarına sesleniyorum susmayın şikayette bulunun sesinizi duyurun.”</p>
<p><strong>“Bunca insan şimdi ne yapacak?”</strong></p>
<p>“Bipolar bozukluk için üretilen ilaç piyasada yok. Bu ilaç ağrı kesici değil. Bu ilaç birçok hastayı ve hasta yakınını hayata bağlıyor. Nasıl olur da muadili olmadan hastalardan bu ilacı kesersiniz? Bunca insan şimdi ne yapacak?”</p>
<p><strong>“Lösemi hastası annemin ilacını bulamıyoruz”</strong></p>
<p>“Annem lösemi hastası. 2 aydır kullandığı ve faydasını gördüğü ilacı bulamıyoruz. Birçok yere baktık. Lütfen yardımcı olun.”</p>
<p><strong>“Kur farkı yüzünden basit bir ilaç bile bulunamıyor”</strong></p>
<p>“İlaç bulamıyoruz. Basit bir antibiyotiği bulabilmek için tam 8 tane eczane gezdim. 2 paket gerekliydi, 1 paket zor bulabildim. Kime sorsam ya ‘yok’ diyor ya da ‘en fazla 1 paket var’ diyor. Kalan 1 paketi de reçeteli olduğu için alamadım. Bu euro kuru sorunu yüzünden basit ilaçlar bile bulunamıyor. Tam bir rezalet.”</p>
<p> <strong>“İlaçlar, lüks tüketim ürünü değil. Neden piyasada bulunmuyor?” </strong></p>
<p>“Dikkat eksikliği için kullanılan ilaçlar hiçbir eczanede bulunmuyor. Bunlar ilaç, lüks tüketim ürünleri değil. Hangi eczaneye sorsam çok normalmiş gibi, ‘yok, gelmiyor’ diyorlar. Bir de çok garip bir şey istemişim gibi garip bir tavır takınıyorlar. Bütün dünyada kullanılan bu ilaçlar neden bulunamıyor?”</p>
<p><strong>“İlaç bulamadığım için tedavim iptal oldu”</strong></p>
<p>“Tüp bebek tedavisi görüyorum ve ihtiyaç duyduğum iğneyi bulamıyorum. Doktorlar muadillerini denedi ve başarısız oldu. Ne kadar eczane aradıysam kimsenin elinde ilaç bulunmuyor. İlaç bulamadığım için tedavim iptal oldu. Kim bu işin muhatabı? İlaç neden yok?”</p>
<p><strong>“En temel hakkımız olan ilaca ulaşamıyoruz, şaka gibi”  </strong></p>
<p>“Cilt hastalığı olan babamın 1 yıldır düzenli kullandığı ilaç, bir türlü tedarik edilemiyor. Önemli ilaçlar bunlar. Mutlaka elinizde fazla stok bulundurmanız gerekiyor. Tedarik edemiyoruz diye bir bahane kabul edilemez. En temel hakkımız olan ilaca ulaşamıyoruz şaka gibi…”</p>
<p><strong>“Hastamız var, ilaç bulmakta zorluk çekiyoruz”</strong></p>
<p>“Huntington hastalığında kullanılan ilacı bulamıyoruz. Lütfen bu soruna bir çare bulun. Hastamız var, ilacı bulmakta zorluk çekiyoruz. Raporlar düzenleyip gönderiyoruz, ama ret geliyor. Ne yapacağımızı bilemiyoruz.”</p>
<p><strong>“Neden çözüm üretilmiyor?”</strong></p>
<p>“DEHB’li çocuklarımız için çok çok önemli olan ilaç uzun zamandır depolarda dahil hiçbir yerde yok. Muadil ilaç verildiği zaman çocuğun bütün düzeni bozuluyor. İzmir, Antalya, İstanbul… Hiçbir yerde bulamıyoruz. Doktorlarımız da biliyor ilacın zor bulunduğunu ama neden çözüm üretilmiyor.”</p>
<p><strong>“Düzenli kullanılması gereken ilaç piyasada yok”</strong></p>
<p>“Dikkat eksikliği için kullandığımız ilaca ulaşamıyoruz. ‘Üretim durduruldu’ diyen var ‘Ülkede yok’ diyen var. Eczanelerde ve ilaç depolarında bulamıyoruz. İstanbul&#8217;daki eczanelere sordurdum. Haftalardır yok deniliyor. En son ilaç için 300 TL istendi. Düzenli kullanılması gereken bir ilaç. Neden piyasada yok? Ne zaman gelecek? Kısa sürede temin edilmesi gerekiyor. Sağlık Bakanlığı&#8217;nın bu duruma bir çare bulmasını istiyorum.”</p>
<p><strong>“İl dışındaki eczanelerde bile ilacım yok”</strong></p>
<p>“Uzun zamandır kullandığım ilacı bulamıyorum. Her üç ayda bir ilaç yazdırıyorum. Raporum olduğu halde gezdiğim tüm eczanelerde yok. İl dışındaki eczaneleri telefon ile arıyorum. Yok. Bir çözüm bulunsun. Tüp bebek tedavisi için çok önemli. Lütfen yardımcı olun.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-hayati-oneme-sahip-ilaclara-erisim-alarmi-sikayetler-yuzde-113-artti-403801">Türkiye&#8217;de Hayati Öneme Sahip İlaçlara Erişim Alarmı: &#8220;Şikayetler yüzde 113 arttı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara Buluşmaları&#8217;nda &#8220;Kent Hayatı ve Hayvan Hakları&#8221; konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ankara-bulusmalarinda-kent-hayati-ve-hayvan-haklari-konusuldu-402809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 22:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmalarında]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından sürdürülen ‘Ankara Buluşmaları’nda bu kez “Kent Hayatı ve Hayvan Hakları” konusu ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ankara-bulusmalarinda-kent-hayati-ve-hayvan-haklari-konusuldu-402809">Ankara Buluşmaları&#8217;nda &#8220;Kent Hayatı ve Hayvan Hakları&#8221; konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından sürdürülen ‘Ankara Buluşmaları’nda bu kez “Kent Hayatı ve Hayvan Hakları” konusu ele alındı.</p>
<p>Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’un başkanlık ettiği toplantıya Türk Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı Başkanı Safa Gür ve birlik üyeleri, Özel Hayvan Hastaneleri Derneği Başkanı Dr. Tarkan Özçetin, TÜRPAV Başkanı ve Gazi Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Demirtürk katıldı.</p>
<p>Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Turgut Altınok, “Masum ve dilsiz canlılarımızı korumak ve yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bir yandan da kısırlaştırma ve kimliklendirme çalışmalarına katkı sunuyoruz. Keçiören Belediyesi, Türkiye’nin en modern Geçici Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezine sahip belediyelerindendir. Tabii can dostlarımızı en konforlu şekilde yaşatmaya çalışırken bir yandan da sahipsiz hayvanlarımızın popülasyonunu kontrol altına alma meselesi var. Ankara özelinde bir değerlendirme yapacak olursak, şuanda Ankara bir başkente yakışmayacak aksaklıklar ve sorunlar ile yüz yüze. İşte bu aksaklıkları ortadan kaldırmak şehrimizi yakıştığı konuma taşımak adına siz kıymetli akademisyen ve veteriner hekimlerimizle çözüm yollarının arayışına başladık. Bugün burada bizimle paylaşacağınız kıymetli bilgiler ışığında inşallah çözüm yolları üretecek, Ankara’yı bir başkente yakışır konuma getireceğiz.” dedi.</p>
<p>Başkan altınok’un konuşmasının ardından sırayla söz alan alanında uzman akademisyen ve veteriner hekimler tarafından Türkiye&#8217;de ve dünyadaki hayvan hakları ve çözüm stratejileri ile ilgili uygulamaların sunumu gerçekleştirilerek bu çerçevede nelerin yapılabileceği konuşuldu. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE) verileri üzerinden yapılan değerlendirmelerle, hayvan sağlığı ve popülasyonunun kontrol altına alınması gerektiğinin önemine değinildi. Sahipli ve sahipsiz hayvan kontrolünün sağlanması için çip ve kimliklendirme ile ilgili sürdürülebilir uygulamaların gelişmiş ülkelerde nasıl yapıldığına işaret edilerek buna ilişkin farklı görüşler bildirildi. Sahipli ve sahipsiz hayvan konusunda merkezi yönetimle yerel yönetimlerin iş birliği politikalarını daha bütüncül ve organize bir çalışma metoduyla sürdürmesinin en önemli konu olduğunun altı çizildi.  5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile 5196 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu çerçevesinde denetimin ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilerek sahipsiz hayvanların popülasyonunu kontrol altına alma konusunda geniş çaplı değerlendirmelerde bulunuldu.</p>
<p>Başkan Turgut Altınok toplantının kapanışını yaparak katkılarından dolayı akademisyen ve veteriner hekimlere teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ankara-bulusmalarinda-kent-hayati-ve-hayvan-haklari-konusuldu-402809">Ankara Buluşmaları&#8217;nda &#8220;Kent Hayatı ve Hayvan Hakları&#8221; konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TMB Başkanı M. Erdal Eren: &#8216;Yeni acılar yaşamamak için yetkin mühendislik ve denetim hayati önemde&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tmb-baskani-m-erdal-eren-yeni-acilar-yasamamak-icin-yetkin-muhendislik-ve-denetim-hayati-onemde-398417</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Aug 2023 09:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Denetim]]></category>
		<category><![CDATA[erdal]]></category>
		<category><![CDATA[eren]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[önemde]]></category>
		<category><![CDATA[tmb]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamamak]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yetkin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, Marmara Depremi’nin 24. yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Acıları eskimeyen Marmara Depremi de Maraş ve Hatay merkezli depremler de yapılaşmada ‘doğru planlama, doğru proje, ehil müteahhitlik ve sıkı denetim’ hususlarının önemini ortaya koydu” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tmb-baskani-m-erdal-eren-yeni-acilar-yasamamak-icin-yetkin-muhendislik-ve-denetim-hayati-onemde-398417">TMB Başkanı M. Erdal Eren: &#8216;Yeni acılar yaşamamak için yetkin mühendislik ve denetim hayati önemde&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, Marmara Depremi’nin 24. yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Acıları eskimeyen Marmara Depremi de Maraş ve Hatay merkezli depremler de yapılaşmada ‘doğru planlama, doğru proje, ehil müteahhitlik ve sıkı denetim’ hususlarının önemini ortaya koydu” dedi.</strong></p>
<p>Marmara Depremi’nin yıldönümünde Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren tarafından yapılan açıklamada, 17 Ağustos 1999 tarihinde gerçekleşen, merkezi İzmit olmak üzere çeşitli şehirlerde hissedilen ve 18 binden fazla can kaybı ile sonuçlanan depremin toplumsal belleğimizin en acı hatıralarından biri olduğuna işaret edildi.</p>
<p>TMB Başkanı Eren, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ilimizi etkileyerek Marmara Depremi’nden çok daha fazla can kaybı ile sonuçlanan Kahramanmaraş depremlerini de hatırlattığı açıklamasında, “Acıları eskimeyen Marmara Depremi de Maraş ve Hatay merkezli depremler de ülkemizdeki dayanıksız yapı üretiminin yaygınlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu felaketler, yapılaşmada ‘doğru planlama, doğru proje, ehil müteahhitlik ve sıkı denetim’ hususlarının önemini ortaya koydu” dedi.</p>
<p><strong>Kentsel dönüşüm afet odaklı gerçekleştirilmeli</strong></p>
<p>Türkiye Müteahhitler Birliği olarak, depremlerin değil ihmalin ve kusurlu yapıların can aldığı gerçeğiyle yüzleşilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladıklarını belirten Eren, yeni bir büyük Marmara depremi olasılığının her geçen gün arttığı ve başka bölgelerimizde risklerin sürdüğü bir ortamda  depreme hazırlanmak için kaybedecek zamanın olmadığını söyledi. TMB Başkanı Eren, bu çerçevede atılması gereken adımlara ilişkin şunları ifade etti:</p>
<p>“Ülkemizin geniş bir kesiminin deprem riski ile karşı karşıya olduğu gerçeği, yapılaşmanın ilk aşaması olan kentsel planlamanın önemini ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle, zemin şartlarını dikkate alan imar planları ve yapı şartnameleri hazırlanması, olası imar aflarına güvenen kaçak yapılaşmanın önlenmesi, yüksek riskli yapı stoku için etkin kentsel dönüşüm politikaları geliştirilmesi gerekmektedir. Yapı müteahhitlerinin ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliklerine göre sınıflandırılması için 2019 yılında çıkarılan &#8216;Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik&#8217;, yurt çapında etkin ve taviz verilmeden uygulanmalıdır. Sektörde denetim sistemi mekanizmaları mutlaka güçlendirilmelidir. Süreçte sorumluluğun çok taraflı olduğu gerçeği kabul edilerek, ülkenin gündeminden imar affı ve benzeri uygulamalar tümden çıkartılmalı; aksine, müeyyidelerin caydırıcı olması sağlanmalıdır. Ülkemizde 1999 Marmara Depremi öncesi şartnamelerle yapılmış çok büyük yapı stoku bulunmakta olup ‘afet odaklı’ yaklaşımla kentsel dönüşüm adımlarının hızlandırılması büyük önem taşımaktadır. Bu hayati sürecin, vatandaşın tercihine  bırakılmadan başlatılıp sonuçlandırılması ve güvensiz yapıların hızla tahliye edilerek dönüşümün devletin desteğiyle gerçekleştirilmesine ihtiyaç vardır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Mehmet Özhaseki’nin büyük Marmara Depremi’ne hazırlık yönünde İstanbul için yürüttüğü çalışmaları bu açıdan son derece kıymetli buluyor ve yakından takip ediyoruz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tmb-baskani-m-erdal-eren-yeni-acilar-yasamamak-icin-yetkin-muhendislik-ve-denetim-hayati-onemde-398417">TMB Başkanı M. Erdal Eren: &#8216;Yeni acılar yaşamamak için yetkin mühendislik ve denetim hayati önemde&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun süreli tek tip beslenme hayati risk oluşturabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-tek-tip-beslenme-hayati-risk-olusturabilir-393528</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturabilir]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[süreli]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393528</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zayıflamak amacıyla tek bir besinin kullanıldığı diyetlerin sağlıksız olduğunun yıllardır bilindiğini belirten uzmanlar zayıf görünmenin daha güzel ve estetik  kabul edildiği bu çağın sağlıksız beslenme trendlerini de beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-tek-tip-beslenme-hayati-risk-olusturabilir-393528">Uzun süreli tek tip beslenme hayati risk oluşturabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zayıflamak amacıyla tek bir besinin kullanıldığı diyetlerin sağlıksız olduğunun yıllardır bilindiğini belirten uzmanlar zayıf görünmenin daha güzel ve estetik  kabul edildiği bu çağın sağlıksız beslenme trendlerini de beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. Uygulanan düşük kalorili diyetlerin, vücutta iştah hormonlarının artmasına ve metabolik hızın yavaşlamasına sebep olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, alınan besinlerin vücut işlevleri için yeterli olmadığının altını çiziyor. Bu tarz diyetlerin, bir çok metabolik dengesizliğin yanında ölüme bile sebep olabileceği konusunda uyaran Yiğit, düşük kalorili veya tek tip beslenme diyeti uygulayanların normal beslenme düzenine dönmesini öneriyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, vegan olan ve tek tip beslenen ünlü sosyal medya fenomeninin ölümüyle yeniden gündeme gelen tek tip beslenme hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Tek tip beslenmenin sağlıksız olduğu yıllardır biliniyor</strong></p>
<p>Dünyada artan obezite sorununun, sosyal medyanın etkisi ile zayıf görünmenin daha güzel ve estetik  kabul edildiği bir çağda yaşadığımızı dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Maalesef ki bu çağ sağlıksız beslenme trendlerini de beraberinde getiriyor. Özellikle yaz aylarında tek tip beslenmenin popülaritesi artıyor. Zayıflamak amacıyla egzotik meyve diyeti, kabak diyeti, çorba diyeti gibi sadece tek bir besinin kullanıldığı diyetlerin sağlıksız, kilo verme ve kilo koruma üzerinde işlevsiz olduğu yıllardır bilinse de, sosyal medya ve internetteki bilgi kirliliği nedeniyle her zaman ilgi görüyor.” dedi.</p>
<p><strong>Enerjisi kısıtlanmış diyetler iştah hormonlarının artmasına neden olur</strong></p>
<p>Tek bir besin ile yapılan enerjisi kısıtlanmış diyetlerin özellikle hipotalamusun iştah merkezindeki açlık-tokluk sinyallerinin salınımını olumsuz etkilediğine vurgu yapan Yiğit, “Uygulanan düşük kalorili diyetler, vücutta iştah hormonlarının artmasına ve metabolik hızın yavaşlamasına sebep olur. Ayrıca stres hormonları ve vücutta kortizol seviyelerinin artmasına, bu nedenle diyet bırakıldıktan sonra hızla kilo artışına sebep olurlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Vegan beslenme, vücudun işlevlerini sürdürebilmesi için yeterli değil</strong></p>
<p>Kilo vermek için veya artık bir inanış olarak da kabul edilen vegan beslenmenin de vücut fonksiyonlarını ve metabolik hızı olumsuz etkileyebildiğine dikkat çeken Yiğit, “Vegan beslenen bireyler lif, antioksidan ve birçok vitamini sebze, meyve ve tahıllardan karşılarlar. Ancak bunlar vücut işlevleri için yeterli değil. Bitkisel besinlerle vücuda gerekli olan B12 vitamini, demir, folik asit ve kalsiyum yeterli miktarda karşılanmaz. Bu vitaminler preparat olarak alınsa bile emilim konusunda çoğunlukla yetersizlik yaşanır. Bu nedenle kemik erimesi, gece körlüğü ve böbrek fonksiyonlarında bozulmalar görülebilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Uzun süreli tek tip beslenme ölüme neden olabilir</strong></p>
<p>Uzun süreli tek bir besin ile uygulanan diyetlerin, protein ve mineral eksikliklerine, elektrolit dengesizliğine, laktik asidoza ve hatta ölüme sebep olabileceğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Son günlerde sosyal medyada yer alan ‘egzotik meyve diyeti’ uygulayan fenomenin, ölüm nedeni kesinleşmese de bu saydığım nedenlerle olması muhtemeldir.” dedi.</p>
<p>Bu tarz tek bir besin ile yapılan diyetlerin, ilgi çekse de özellikle ergenlik çağında temelleri atılan, beden memnuniyetsizliği ile karakterize blumia nervoza, anoreksia nervoza gibi hastalıkların ortaya çıkmasına zemin oluşturabileceğini belirten Yiğit sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Eğer bu tarz düşük kalorili veya tek bir besinle yapılan bir diyet uyguladıysanız, zararlarını minimuma indirmek için öncelikle sebze meyve çeşitliliğini arttırarak, düşük yağlı hayvansal besinleri ve tam tahılları beslenmenize ekleyerek normal beslenme düzenine dönmeye başlayabilirsiniz.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-tek-tip-beslenme-hayati-risk-olusturabilir-393528">Uzun süreli tek tip beslenme hayati risk oluşturabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Axess, Özel Taksit Fırsatlarıyla Hayatı Kolaylaştırmaya Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/axess-ozel-taksit-firsatlariyla-hayati-kolaylastirmaya-devam-ediyor-393320</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 15:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[axess]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştırmaya]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[taksit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393320</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akbank’ın yeni nesil çözümlere sahip kartı Axess, peşin ödemeleri taksitlendirme ve taksitli alışverişlere ise ek taksit imkanlarıyla fark yaratıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/axess-ozel-taksit-firsatlariyla-hayati-kolaylastirmaya-devam-ediyor-393320">Axess, Özel Taksit Fırsatlarıyla Hayatı Kolaylaştırmaya Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akbank’ın yeni nesil çözümlere sahip kartı Axess, peşin ödemeleri taksitlendirme ve taksitli alışverişlere ise ek taksit imkanlarıyla fark yaratıyor. ‘Axess ile İyi Yaşayanlar’, Juzdan üzerinden ödemelerini diledikleri şekilde yönetiyor. </strong></p>
<p>Akbank, Axess’in yeni reklam filmi ile ekranlara taşıdığı ‘Taksit İste ve Ek Taksit’ özellikleri ile alışveriş ödemelerinde özel fırsatlar sunuyor. Axess sahipleri Juzdan ve Akbank Mobil üzerinden peşin ödemelerini taksitlendirebiliyor ve taksitli alışverişlerinde de ek taksit imkanından yararlanabiliyor.   Gülse Birsel’in yer aldığı yeni filmiyle Axess, alışveriş deneyimini ve bütçesini en iyi şekilde yönetmek isteyenleri ‘Axess ile İyi Yaşayanlar Kulübü’ne’ davet ediyor.</p>
<p>Axess’in ‘Taksit İste’ özelliği ile peşin alışverişlerde 18 aya kadar sonradan taksitlendirme yapmak mümkün. Taksitli alışverişlerde ise ‘Ek Taksit’ özelliği ile 16 aya kadar taksit olanaklarından faydalanılabiliyor. Ayrıca peşin alışverişlerden sonra tek bir talimat ile belirlenen tutar ve üzerinde kredi kartı harcamaları otomatik olarak taksitlendirilebiliyor. Axess’in fark yaratan taksit olanaklarından yararlanmak için Juzdan&#8217;a, Akbank İnternet&#8217;e veya Akbank Mobil’e giriş yapmak ya da 444 25 25 Müşteri İletişim Merkezini aramak yeterli. Sektörel sınırlamalar, taksit sayıları ve diğer detaylar için axess.com.tr’yi ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/axess-ozel-taksit-firsatlariyla-hayati-kolaylastirmaya-devam-ediyor-393320">Axess, Özel Taksit Fırsatlarıyla Hayatı Kolaylaştırmaya Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversiteye başlayanların eğitim hayatı boyunca kullanabileceği güç ve performans odaklı laptop önerileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universiteye-baslayanlarin-egitim-hayati-boyunca-kullanabilecegi-guc-ve-performans-odakli-laptop-onerileri-392498</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 22:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[başlayanların]]></category>
		<category><![CDATA[boyunca]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kullanabileceği]]></category>
		<category><![CDATA[laptop]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[performans]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm öğrencilerin hayatlarının dönüm noktası olan üniversite tercih süreci sona ermek üzere.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universiteye-baslayanlarin-egitim-hayati-boyunca-kullanabilecegi-guc-ve-performans-odakli-laptop-onerileri-392498">Üniversiteye başlayanların eğitim hayatı boyunca kullanabileceği güç ve performans odaklı laptop önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm öğrencilerin hayatlarının dönüm noktası olan üniversite tercih süreci sona ermek üzere. Çok yakında okullarına ilk adımı atacak olan öğrenciler not almak, ödev hazırlamak, proje tasarlamak ya da sunmak için yıllarca kullanabilecekleri güvenilir bir laptop arayışında. Fiyat-performans değeri, pil ömrü, ihtiyaca uygunluk ve teknolojik donanım en önemli faktörler arasında gelirken, bu değişkenler arasında doğru laptop modelini bulmak son derece zor. </strong></p>
<p><strong>İhtiyaçlar özelinde konfigüre edilebilen donanım ve yazılım kaynaklarını bir araya getiren Monster Notebook’tan kılavuz niteliğindeki öneriler…</strong></p>
<p>Tüm üniversite öğrencileri için bir laptop eğitim hayatı boyunca  kontrol merkezi konumunda. Bununla birlikte doğru laptop’ı seçmek, en zorlu ödevi yapmaktan daha zahmetli bir süreç olabilir. Kullanıcıların ihtiyaç duydukları teknolojileri güçlü donanım konfigürasyonlarıyla sunan Monster Notebook, öğrencilerin laptop seçimlerini kolaylaştırmak için en iyi cihazları bir araya getiriyor ve meslek gruplarına özel kılavuz niteliğinde öneriler sunuyor… </p>
<p><strong>Hukuk, işletme, psikoloji, iktisat, ekonomi gibi bölümleri tercih edenler için Monster Huma serisi: İnce, hafif, kolay taşınabilir ve güçlü bir laptop</strong></p>
<p>Mobilite ve performansı bir araya getiren Monster Notebook Huma serisi laptop’lar, Intel’in 10 nm üretim teknolojili yeni nesil Intel® Alder Lake Core<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> i5 ve i7 işlemcisi ile 12. nesil Alder Lake işlemci mimarisine sahip. Hukuk, işletme, psikoloji, iktisat, ekonomi gibi bölümleri tercih eden öğrencilerin uzun yıllar kullanabileceği modellerin dört çekirdekli ve sekiz iş parçacıklı işlemcisi, çalışma frekansını dinamik olarak değiştirip 4,7 GHz düzeyine kadar taşıyabiliyor. 64 GB’a kadar kapasiteli RAM ve 2 TB’a varan M.2 SSD ile güçlendirilen bilgisayarlar, Windows 10 Pro gibi ihtiyaçlarınıza yanıt veren işletim sistemlerini beraberinde getiriyor. Intel® Iris® Xe Graphics ekran kartı, 14,1&#8221; FHD 1920X1080 IPS Mat LED ekranı, 2x 2W hoparlörü ve HD kamerasıyla kendi sınıfının yükselen yıldızı olan  Monster Huma serisi laptop’lar, 16GB (2x8GB) DDR4 1.2V 3200MHz SODIMM belleğiyle gereksinimleri tam anlamıyla karşılıyor.</p>
<p>Güçlü ve ince kasa yapısı, klavyeye eğim sağlayan ergonomik kasa tasarımı, beyaz arka aydınlatmalı ve su sıçramalarına karşı dayanıklı klavyesi, kişisel verilerinizin daha güvende olmasını sağlayan gizlenebilir kamera ve parmak izi okuyucusuyla öne çıkan Huma serisi, günlük kullanıma uygun bir bilgisayardan beklenen tüm özellikleri bir araya getiriyor. 19,3 mm inceliği ve 1,6 kg ağırlığındaki hafif yapısıyla kolay taşınabilen laptop, zaman ve mekân sınırlarını ortadan kaldırarak yalnızca çalışmalarınıza odaklanmanızı sağlıyor. </p>
<p>Yüzde 100 sRGB destekli IPS ekranlı notebooklar, ekrana yansıyan her bir pikseli olması gerektiği renkte ve doygunlukta görüntülüyor. Seri; HDMI, DisplayPort özellikli USB-C gibi bağlantı noktalarıyla harici monitör ve televizyon gibi birimlerin de sisteme bağlanmasına imkân tanıyor. Huma serisi; 60W adaptörle uzun süreli şarj desteği, 1 saatte yüzde 75 şarj dolumu, 500 kez şarjdan sonra yüzde 80 pil sağlığı ve Type-C ile şarj edebilme avantajıyla sizi yarı yolda bırakmıyor. </p>
<p><strong>Mühendislik öğrencilerinin en iyi çalışma arkadaşı Monster Abra serisi laptop’lar: Güç, performans, hızlı sonuç bir arada</strong></p>
<p>Monster Notebook’un mühendislik öğrencileri için önerdiği Abra serisi, 15.6 ve 17.3 inç boyutlarında IPS ekranla multimedya içeriklerinde görüntüleri eksiksiz görebilmeniz ve Full HD çözünürlükte keyifli bir çalışma süreci yaşamanıza olanak veriyor. Intel® Wi-Fi 6 Gig+ teknolojisiyle gelen Abra serisi laptop’lar; güvenli, güçlü ve hızlı internet bağlantısıyla birlikte yüksek indirme ve yükleme hızını kablosuz olarak sunuyor. DDR5 bellek teknolojisi, hızlı frekansları, yüksek bant genişliğini ve verimliliği destekliyor. Bu teknoloji RAM performansını artırıyor, enerji sarfiyatını da ciddi oranda azaltıyor. </p>
<p>Serinin en iyilerinden olan A5 V20.2.2 Intel®’in Raptor Lake mimarisiyle üretilen 13. nesil Intel® Core<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> i5-13500H işlemcisiyle performansın daima yüksek olmasını sağlıyor. Intel® CoreTM i5-13500H’ın 45 Watt değerindeki güç tüketimi, 95 Watt değerine kadar çıkabiliyor, bu da kullanıcılara tüm uygulamalarda akıcılık olarak geri dönüyor. Intel® CoreTM i5-13500H, grafik ünitesiyle birlikte geliyor fakat istenirse grafik ünitesi devreden çıkarılabiliyor ve burada kullanılacak olan güç ekran kartına aktarılabiliyor. Cihazın 4 performans çekirdeği yazılımları optimize ederken, 8 verimlilik çekirdeği birlikte çalışmak veya boş vakitlerde oyun oynamak için çoklu görev yürütme gücü sağlıyor. Intel® Thread Director teknolojisi ise arka plandaki görevlerin sizi yavaşlatmasına izin vermiyor ve kesintisiz bir çalışma deneyimi sunuyor.</p>
<p>Ayrıca cihazın iş akışlarını güçlendiren NVIDIA Studio donanımı en iddialı proje fikirlerinin hayata geçirilmesinde kahraman rolü üstleniyor ve çalışmalarınızı kolaylaştırıyor. Özel ışın izleme, yapay zekâ ve video kodlama kabiliyeti sayesinde NVIDIA Studio sistemleri proje ve ödevleriniz için sizi en üst düzey performansla buluşturuyor. </p>
<p><strong>Mimar, iç mimar, endüstriyel tasarımcı, grafiker adayları için Monster Tulpar serisi yaratıcı uygulamalarda ilham veren performans</strong></p>
<p>15.6 ve 17.3 inçlik ekran boyutları opsiyonunun yanı sıra satış öncesi donanım özelleştirmesiyle dilediğiniz gibi yapılandırabileceğiniz Tulpar serisi laptop&#8217;lar, Intel ve NVIDIA’nın tepe seviyedeki işlem birimlerini beraberinde getiriyor. RGB LED arka aydınlatmalı klavye, IPS ekran, SSD ve geniş kapasiteli RAM ile Intel yonga setinin taşıdığı ekstralar, mükemmel bir çalışma deneyimi yaşamanızda anahtar rol üstleniyor. Taşınabilirlik sınırlarında kalmayı başarırken çoğu masaüstü bilgisayarlardan daha yüksek performans sunan Tulpar serisi laptop’lar, çalışmalarında yüksek performanslı grafik işlemcilere (GPU) ihtiyaç duyan öğrenciler için vazgeçilmez bir destekçi. Özel sürücü teknolojileriyle birleştirilen sektör lideri GPU&#8217;lar, yaratıcı uygulamalarınızı ilham veren performans ve beceri düzeyiyle geliştirirken; iş akışlarınızı güçlendiren NVIDIA Studio, tasarım süreçlerinde size üst düzeyde katkıda bulunuyor. NVIDIA Studio; 3B ve görüntü oluşturma, video düzenleme, fotoğrafçılık, grafik tasarımı, mimari görselleştirme gibi yaratıcılık gerektiren alanlarda gerçek zamanlı ön izlemeler, hızlandırılmış, fiziksel tabanlı görüntü oluşturma, ışın izleme özelliği ve yapay zekayla iyileştirilmiş görüntü parazitlenmelerini arındırma teknolojisi sayesinde işlemlerin daha hızlı ve kolay yapılmasını sağlıyor. </p>
<p><strong>Tüm laptop modellerinde ömür boyu ücretsiz bakım garantisi</strong></p>
<p>Satın alınan laptop’lara ilk 15 gün içinde koşulsuz iade garantisi veren ve parçalı ödeme kolaylığıyla kullanıcının yanında olan Monster Notebook, “Ömür Boyu Ücretsiz Bakım Garantisi” kapsamında altı ayda bir ücretsiz bakım hizmeti sunuyor. Bu hizmetten yararlanmak isteyen kullanıcılar, anlaşmalı kargo şirketleriyle  ücretsiz olarak Monster Notebook&#8217;larını teknik servislere gönderebiliyor. Bakım hizmeti kapsamında yapılan cihaz içi temizliği, termal macun değişimi gibi işlemler Monster Notebook&#8217;ların ilk günkü performansını koruyor ve aynı zamanda kullanım ömrünü uzatıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universiteye-baslayanlarin-egitim-hayati-boyunca-kullanabilecegi-guc-ve-performans-odakli-laptop-onerileri-392498">Üniversiteye başlayanların eğitim hayatı boyunca kullanabileceği güç ve performans odaklı laptop önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıcak havalarda kan bağışı hayati önem arz ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sicak-havalarda-kan-bagisi-hayati-onem-arz-ediyor-390895</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jul 2023 08:54:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arz]]></category>
		<category><![CDATA[bağışı]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[havalarda]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390895</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicak-havalarda-kan-bagisi-hayati-onem-arz-ediyor-390895">Sıcak havalarda kan bağışı hayati önem arz ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor.   Kavurucu sıcaklar kuraklık, orman yangınları ve insan sağlığını olumsuz etkilerken kan bağışlarında da düşüşe neden oluyor. </p>
<p> <strong>Aşırı sıcak havaların etkisi ile kan bağışında yaşanan düşüşün önüne geçmek için harekete geçen Kızılay, Kan Merkezlerinin çalışma saatlerini akşama kaydırdı. Sıcak havaların etkisinin yoğun hissedildiği illerde Kızılay Kan Merkezleri öğle saatlerinde açılarak akşam 22.00’a kadar kan bağışı alacak. </strong></p>
<p><strong> </strong>Kızılay, ihtiyacı olan tüm hastaların zamanında tedavi olabilmesi için güvenli ve düzenli kan ile kan ürünleri tedariki görevini zaman sınırı olmadan gerçekleştirmeye devam ediyor. <strong>Hayati öneme sahip kan bağışının önemine vurgu yapan Kızılay, vatandaşları kan bağışına davet ederek “Kan acil değil sürekli bir ihtiyaçtır” mesajını yineledi. </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Kan Bağış Merkezlerinden Akşam Mesaisi</strong></p>
<p> Kızılay kan merkezleri, sıcak havaların kan bağışına olumsuz etkisini azaltmak için mesailerini akşam saatlerine kaydırdı. Kan bağışından bulunmak isteyen vatandaşlar, kendileri için en yakın merkezi ve uygun saati kanver.org web sitesinden ve Türk Kızılay Mobil Kan Bağışı uygulamasından öğrenebilir. Ayrıca vatandaşlar 168 numaralı çağrı merkezinden de kendilerine en yakın kan bağış noktasının adresine ulaşabilir, randevu oluşturarak istediği noktada istediği zaman diliminde kan bağışında bulunabilir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicak-havalarda-kan-bagisi-hayati-onem-arz-ediyor-390895">Sıcak havalarda kan bağışı hayati önem arz ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayatı paylaşan Sevil ve Kemal Duman çifti yangınlara da birlikte müdahale ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayati-paylasan-sevil-ve-kemal-duman-cifti-yanginlara-da-birlikte-mudahale-ediyor-390544</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jul 2023 11:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[çifti]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kemal]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşan]]></category>
		<category><![CDATA[sevil]]></category>
		<category><![CDATA[yangınlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390544</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de yaşayan Sevil ve Kemal Duman, Urla’da yangınlara da birlikte müdahale ediyor. Duman çifti, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Yangına Dirençli Köyler” projesi kapsamında eğitim aldıktan sonra İzmir İtfaiyesi Gönüllüsü oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-paylasan-sevil-ve-kemal-duman-cifti-yanginlara-da-birlikte-mudahale-ediyor-390544">Hayatı paylaşan Sevil ve Kemal Duman çifti yangınlara da birlikte müdahale ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de yaşayan Sevil ve Kemal Duman, Urla’da yangınlara da birlikte müdahale ediyor. Duman çifti, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Yangına Dirençli Köyler” projesi kapsamında eğitim aldıktan sonra İzmir İtfaiyesi Gönüllüsü oldu. Yangın ihbarı aldıktan sonra biri motosikleti, diğeri de su tankerinin bağlı olduğu traktörü alarak olay yerine giden Duman çifti, itfaiye ekipleri gelene kadar birçok yangını başlangıç aşamasında söndürdü.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin yangınlarla mücadelesine yurttaşlar da gönüllü destek veriyor. Yangına Dirençli Köyler projesi kapsamında yangına ilk müdahale için su tankeri kullanma eğitimi alan köy sakinleri, İzmir İtfaiyesi Gönüllüsü oluyor. Urla&#8217;nın Birgi Mahallesi’nde projeye destek veren gönüllüler yangınlara müdahale ederek büyük felaketleri önlüyor. Hayatı her alanda paylaşan Birgi Mahalle Muhtarı Sevil Duman ile eşi Kemal Duman,  mahalle sakini Savaş Berk ve eşi Gülin Berk o isimlerden bazıları. Sevil Duman, yangın ihbarını alan ilk isim. İhbarı aldıktan sonra eşi Kemal Duman’a ve İzmir İtfaiyesi’ne haber veren Sevil Duman hemen ardından motosikletine atlayıp olay yerine gidiyor. Eşi Kemal Duman da yangına hızlı müdahale için traktöre takılı hazır olarak beklettiği su tankeriyle ona eşlik ediyor.  O sırada Savaş Berk ve eşi Gülin Berk’e de haber veriliyor ve yangın bölgesine gelmesi sağlanıyor.</p>
<p><strong>Yangının büyümesini engellemede önemli rol üsteniyorlar</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı İtfaiye Orman Köyleri ve Kırsal Alan Yangınları Müdahale Şube Müdürü Yaşar Korkmaz, eğitim alan yurttaşların örtü yangınlarına hızlı şekilde müdahale ettiklerini ve yangının büyümesini engellediklerini söyledi. Projenin şu ana kadar gayet başarılı ilerlediğini vurgulayan Yaşar Korkmaz, “Hiçbir orman yangını ormanın orta bölümünden başlamıyor. Üç yıl önce Ekmeksiz Plajı’nda 3 metrekarelik bir ot yangını, 100 aracın yanmasına neden oldu. Tanker ile bu yangına müdahale eden vatandaşlar, büyük bir yangının yaşanmasını engelledi. Yangın büyüdüğü zaman nereye evrileceği öngörülemiyor” dedi.</p>
<p><strong>İhbarı aldığında olay yerine koşuyor</strong><br />Yangın söndürme eğitiminin ardından adeta bir itfaiye personeli gibi olan Sevil Duman, ihbarı aldıktan sonra ekibe haber veriyor. Sevil Duman, “Burası orman bölgesi. Riskli bir bölge. Mümkün olduğunca köyden ayrılmamaya çalışıyoruz. Yangın ihbarı aldığımız zaman hemen ilk müdahaleyi yapıyoruz” dedi. Yangına ilk müdahaleyi eşi ile yaptıklarını söyleyen Sevil Duman, “Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği yangın tankeri ile olay yerine en kısa zamanda ulaşmaya çalışıyoruz. Köyümü, memleketimi çok seviyorum. Bu işi severek yapıyoruz. Rehberimde kaydı bulunmayan bir telefon aradığında veya kuleden ihbar geldiği zaman, inanın ilk yangın benim içimde başlıyor. En kısa zamanda nasıl müdahale edebiliriz, bir yeşili, ağacı nasıl koruyabiliriz duygusu ile olay yerine varmaya çalışıyoruz. Orman yangınları çok üzücü. Yangının olmadığı günler yaşayalım isteriz” dedi.</p>
<p><strong>Kritik yangınlara müdahale ettiler</strong><br />Kemal Duman da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve ekibine teşekkür ederek, “Tankeri bize geçen yıl verdiler. Yine geçen yıl köy içerisinde kritik üç yangına müdahale ettik. Uçaksız, itfaiye aracı olmadan üç kritik yangına müdahale ettik. Yayılmasını engelleyerek ormanlık alana varmadan söndürdük. Çok mutluyuz. Doğa bizim. Burada hayvanlar, böcekler var. Hiçbiri yanmasın. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Yangın çok kötü bir şey. Bir dakika içerisinde koca ormanı yakıyor. Şu yaz aylarında anız ve çöp lütfen yakmayalım. Sigara izmariti atmayalım. Doğamıza sahip çıkalım” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Bilgim ve gücüm dahilinde çabalarım”</strong><br />Mahalle sakini Savaş Berk de “Biz bu köyde yaşıyoruz. Yangına başlangıç aşamasında müdahale ettiğimizde, büyümeden söndürebiliyoruz. Biraz geç kaldığımız zaman büyüyor. Bu kez herkesin işi zorlaşıyor. Anızların yakılması basit gibi görünüyor. Ama rüzgar olduğunda ufak bir şeyden büyük sonuçlar doğuyor. İnsanlar özverili davransınlar. Birçok yangın zaten insan kaynaklı çıkıyor. Doğa hepimizin, sahip çıkmak gerekiyor. Bu dünyada biz emanetçiyiz. Bu dünyayı çocuklarımıza bırakacağız. Hiçbir zaman yangın çıktığında konforum bozulur diye düşünmedim. Rahatımı düşünmedim. Elimden geleni yaptım. Bir kova su dökebiliyorsam bir kova su, hortum tutabiliyorsam hortum&#8230; Bilgim ve gücüm dahilinde çabalarım” dedi.</p>
<p><strong>Mahalle sakinlerinden uyarı</strong><br />Çalışırken ellerinden geleni yaptıklarını anlatan Gülin Berk ise “Doğa hepimizin. Göç alıyoruz. Hayvancılık, tarım bitti. Her yerde işlenmemiş anız tarlası var. Buraları alanlar, tel örgü çevirip bırakmasın. Bu toprakları işlesin, otlar diz boyu. Yangın çıktığında itfaiye araçları tel örgüleri geçip müdahalede zorlanıyor. Bu da yangının büyümesine neden oluyor. Yerlerine sahip çıksınlar. Bu durum yangını önlemede önemli. Elimizle  yaktığımız ateşi, gözyaşlarımızla söndüremeyiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>820 kişiye eğitim verildi</strong><br />İzmir&#8217;in bin 293 mahallesi bulunuyor. Bunlardan yaklaşık 600&#8217;ü kırsal bölgede yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, şu ana kadar 300 kırsal mahalleye su tankeri dağıttı. Bu tankerlerin yanı sıra yaklaşık 820 kişiye yangın eğitimi ve tanker kullanma eğitimi veren Büyükşehir, birçok yangına başlangıç aşamasında müdahale edilmesini sağladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayati-paylasan-sevil-ve-kemal-duman-cifti-yanginlara-da-birlikte-mudahale-ediyor-390544">Hayatı paylaşan Sevil ve Kemal Duman çifti yangınlara da birlikte müdahale ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü Yazar Hayati İnanç Sevenleriyle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-yazar-hayati-inanc-sevenleriyle-bulustu-381301</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jun 2023 17:40:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[sevenleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karaman Belediyesi'nin düzenlediği 3. Karaman Kitap Günlerinde ünlü Yazar Hayati İnanç sevenleriyle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-yazar-hayati-inanc-sevenleriyle-bulustu-381301">Ünlü Yazar Hayati İnanç Sevenleriyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karaman Belediyesi&#8217;nin düzenlediği 3. Karaman Kitap Günlerinde ünlü Yazar Hayati İnanç sevenleriyle buluştu.</p>
<p>Karaman Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü yapılan Karaman Kitap Günleri, Lütfi Elvan Fuar ve Kongre Merkezi&#8217;nde yoğun bir katılımla devam ediyor. Fuar alanında okurlarını bekleyen onbinlerce kitabın yanı sıra ünlü şair ve yazarlar da okurlarıyla buluşuyor. Kitapseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ve her gün farklı bir ünlünün katıldığı etkinliklerin bugünkü konuğu Hayati İnanç oldu. &#8220;Hayata Şiirden Bakmak&#8221; konulu programıyla sevenleriyle bir söyleşi gerçekleştiren Hayati İnanç, söyleşinin ardından kitaplarını okurları için imzaladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-yazar-hayati-inanc-sevenleriyle-bulustu-381301">Ünlü Yazar Hayati İnanç Sevenleriyle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neyzen Tevfik Kolaydı&#8217;nın Hayatı Anlatıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/neyzen-tevfik-kolaydinin-hayati-anlatildi-374082</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 12:18:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[anlatıldı]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kolaydının]]></category>
		<category><![CDATA[neyzen]]></category>
		<category><![CDATA[tevfik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Edremit Belediyesi’nin düzenlediği “Neyzen Ya Yaşıyorsa?” adlı tiyatro oyunu seyirciyle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/neyzen-tevfik-kolaydinin-hayati-anlatildi-374082">Neyzen Tevfik Kolaydı&#8217;nın Hayatı Anlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Edremit Belediyesi’nin düzenlediği “Neyzen Ya Yaşıyorsa?” adlı tiyatro oyunu seyirciyle buluştu. Şükrü Tunar Kültür Merkezi’nde sahnelenen tiyatro oyunu ilgiyle izlendi.</p>
<p>2022 yılı En İyi Erkek ve En İyi Kadın Jüri Özel Ödülü’nü alan Erkan Cılak’ın yazıp yönettiği “Neyzen Ya Yaşıyorsa” Şükrü Tunar Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Oyuncular Emel Çalış, Hakan Urul, Gürsel Yarkent, Sinan Çalğın, Erkan Cılak’ın rol aldığı,  neyzen ve şair Tevfik Kolaylı bilinen adıyla Neyzen Tevfik’in hayatının anlatıldığı tiyatro oyunu ayakta alkışlandı. Edremit Belediyesi Kültür Müdürü Cumhur Dokur da katılarak sanatçılara teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/neyzen-tevfik-kolaydinin-hayati-anlatildi-374082">Neyzen Tevfik Kolaydı&#8217;nın Hayatı Anlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anneler Günü&#8217;nde hayatı kolaylaştıracak hediyeler MediaMarkt&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anneler-gununde-hayati-kolaylastiracak-hediyeler-mediamarktta-373548</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 11:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[anneler]]></category>
		<category><![CDATA[gününde]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıracak]]></category>
		<category><![CDATA[mediamarktta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373548</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geniş ürün yelpazesiyle teknolojiseverlere konforlu alışverişin keyfini sunan MediaMarkt’ta Anneler Günü Kampanyası devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anneler-gununde-hayati-kolaylastiracak-hediyeler-mediamarktta-373548">Anneler Günü&#8217;nde hayatı kolaylaştıracak hediyeler MediaMarkt&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geniş ürün yelpazesiyle teknolojiseverlere konforlu alışverişin keyfini sunan MediaMarkt’ta Anneler Günü Kampanyası devam ediyor. Kampanya kapsamında 9-14 Mayıs tarihleri arasında epilasyon cihazı, dizüstü bilgisayar, akıllı telefon, kulaklık, kahve makinesi ve mikrodalga fırın gibi birbirinden farklı ürünler çeşitli fırsatlarla satışa sunulacak.</strong></p>
<p>Türkiye’nin en geniş satış alanına sahip elektronik perakendecisi MediaMarkt, yaklaşan Anneler Günü’nde son teknoloji ürünü bir hediye almak isteyenler için başlattığı Anneler Günü kampanyasına devam ediyor. 9-14 Mayıs tarihleri arasında geçerli olacak kampanya kapsamında epilasyon cihazı, dizüstü bilgisayar, akıllı telefon, kulaklık, kahve makinesi ve mikrodalga fırın gibi birbirinden farklı ürünler çeşitli fırsatlarla satışa sunulacak.</p>
<p>9-14 Mayıs tarihleri arasında geçerli olacak kampanya kapsamında;</p>
<ul>
<li>BRAUN PL3139 Silk-Expert Pro 3 IPL Epilasyon Cihazı 5.499 TL’den,</li>
<li>HP 6G0C0EA/i5-1235U/8GB RAM/ 256GB SSD/15.6&#8243;/Win 11 Laptop 11.999 TL’den,</li>
<li>SAMSUNG Galaxy A54 Akıllı Telefon, Arzum Okka Minio Türk Kahve Makinesi hediyesi ile birlikte 12.999 TL’den,</li>
<li>JBL Tune Flex NC TWS Kulak İçi Bluetooth Kulaklık 1.749 TL’den</li>
<li>DELONGHI ECAM290.61.SB Magnifica Evo Otomatik Kahve Makinesi 13.999 TL’den,</li>
<li>KOENIC KMW 202351 W 20 L Mikrodalga Fırın 1.399 TL’den satışa sunulacak.</li>
</ul>
<p>MediaMarkt’ın kampanyası hem Türkiye genelindeki 91 mağazasında hem de online alışveriş sitesi mediamarkt.com.tr’de geçerli olacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anneler-gununde-hayati-kolaylastiracak-hediyeler-mediamarktta-373548">Anneler Günü&#8217;nde hayatı kolaylaştıracak hediyeler MediaMarkt&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Sandıkçı, &#8220;Canik&#8217;te hayatı kolaylaştırıyor, engelleri ortadan kaldırıyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sandikci-canikte-hayati-kolaylastiriyor-engelleri-ortadan-kaldiriyoruz-364929</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 17:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[canikte]]></category>
		<category><![CDATA[engelleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kaldırıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ortadan]]></category>
		<category><![CDATA[sandıkçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçedeki engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye hediye etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sandikci-canikte-hayati-kolaylastiriyor-engelleri-ortadan-kaldiriyoruz-364929">Başkan Sandıkçı, &#8220;Canik&#8217;te hayatı kolaylaştırıyor, engelleri ortadan kaldırıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçedeki engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye hediye etti. </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Canik Belediyesi, ilçedeki engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını hassasiyetle sürdürüyor.  Engelli vatandaşlar için şehrin en kapsamlı Engelsiz Parkı’nı ilçeye kazandıran Canik Belediyesi, ilçedeki ihtiyaç sahibi ve dar gelirli engelli vatandaşlar için akülü ve manuel tekerlekli sandalye desteği sağlamaya devam ediyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçedeki ihtiyaç sahibi ve dar gelirli engelli vatandaşlar hakkında ekiplerden bilgi alarak tek tek ilgileniyor. Engelli vatandaşların her zaman yanında olduklarını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’te hayatı kolaylaştırıyor, engelleri ortadan kaldırıyoruz” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Hiçbir zaman yalnız bırakmıyoruz”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçedeki engelli vatandaşların tüm ihtiyaçlarının karşılandığını belirtti. Başkan İbrahim Sandıkçı, “ İlçemizde özel vatandaşlarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmıyoruz Belediyemiz Kadın-Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekiplerimizle birlikte ihtiyaç sahibi ve dar gelirli özel vatandaşlarımızı evlerinde ziyaret ediyoruz. Kendilerinin ihtiyaçlarını tespit ediyor, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak kendilerine ulaştırıyoruz” ifadelerinde bulundu. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span>Bakım ve Onarımları Gerçekleştiriliyor </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İlçedeki engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak adına akülü ve manuel tekerlekli sandalye desteği vermeye devam ettiklerini vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, engelli vatandaşlara hediye edilen araçların bakım ve onarımlarının düzenli olarak yapıldığını ifade etti. Başkan İbrahim Sandıkçı, “İlçemizdeki ihtiyaç sahibi ve dar gelirli özel vatandaşlarımız için akülü ve manuel tekerlekli sandalye desteği sağlamaya devam ediyoruz. Özellikle vatandaşlarımıza hediye ettiğimiz tekerlekli sandalyelerin takiplerini de gerçekleştiriyoruz. Ekiplerimizle birlikte sandalyelerin kontrollerini gerçekleştirerek düzenli olarak bakım ve onarımlarını yapıyoruz” şeklinde ifade etti.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Canik’te engelleri ortadan kaldırıyoruz”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Canik Uludağ Engelsiz Yaşam Parkı’nda engelli vatandaşlar için özel oyun gruplarının yer aldığını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “İlçemizde özel vatandaşlarımızın yaşam şartlarını kolaylaştıracak çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle sürdürüyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışımızla örnek bir çalışmayı daha ilçemize kazandırdık. Şehrimizin en kapsamlı engelsiz parkını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Parkımızda bulunan oyun gruplarını özel vatandaşlarımız için özel olarak tasarladık. Özel kardeşlerimiz bu oyun gruplarında sandalyeleri ile hiçbir problem yaşamadan keyifli bir şekilde vakit geçiriyorlar. Parkımızda çevre ilçelerden gelen vatandaşlarımızı da ağırlıyoruz. Gerçekten bizler için büyük bir mutluluk. Canik’te hayatı kolaylaştırıyor, engelleri ortadan kaldırıyoruz” diye konuştu. </span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sandikci-canikte-hayati-kolaylastiriyor-engelleri-ortadan-kaldiriyoruz-364929">Başkan Sandıkçı, &#8220;Canik&#8217;te hayatı kolaylaştırıyor, engelleri ortadan kaldırıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gaziemir&#8217;de, Türkan Saylan&#8217;ın hayatı sahnelendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gaziemirde-turkan-saylanin-hayati-sahnelendi-361112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 09:54:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[gaziemirde]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[sahnelendi]]></category>
		<category><![CDATA[saylanın]]></category>
		<category><![CDATA[türkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’n özel olarak hazırladığı etkinliklerinde finalinde Levent Üzümcü Tiyatrosu’nun sahnelediği “Ben Türkan Saylan” oyunu seyirciden tam not aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemirde-turkan-saylanin-hayati-sahnelendi-361112">Gaziemir&#8217;de, Türkan Saylan&#8217;ın hayatı sahnelendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’n özel olarak hazırladığı etkinliklerinde finalinde Levent Üzümcü Tiyatrosu’nun sahnelediği “Ben Türkan Saylan” oyunu seyirciden tam not aldı.</p>
<p>Gaziemir Belediyesi’nin Dünya Tiyatro Günü kapsamında düzenlediği tiyatro gösterimlerinin finalinde “Ben Türkan Saylan” oyunu sahnelendi. Cengiz Toraman’ın yazdığı ve yönettiği oyunda Levent Üzümcü Tiyatrosu oyuncusu Şenay Gürler tek başına sahne aldı.</p>
<p>Oyunda aydınlığın, çağdaşlığın, cumhuriyet ilkelerine bağlılığın simge isimlerinden olan Türkan Saylan’ın hayatı, gençlik yıllarından başlayarak anlatılıyor. Şenay Gürler’in muhteşem performansıyla izleyiciden tam not aldığı oyuna, Mert Fırat, Berna Laçin, Levent Üzümcü, Uğur Dündar, Ayşe Yüksel, Yetkin Dikinciler, Revna Sarıkoç gibi isimler de dış ses olarak katkı koyuyor.</p>
<p>Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyuna yoğun ilgi gösteren Gaziemirliler, oyun sonunda sanatçıları ayakta alkışladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gaziemirde-turkan-saylanin-hayati-sahnelendi-361112">Gaziemir&#8217;de, Türkan Saylan&#8217;ın hayatı sahnelendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ILO Türkiye Direktörü Özcan depremin istihdam ve çalışma hayatı üzerindeki etkilerini incelemek üzere Hatay&#8217;daydı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ilo-turkiye-direktoru-ozcan-depremin-istihdam-ve-calisma-hayati-uzerindeki-etkilerini-incelemek-uzere-hataydaydi-358000</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 14:39:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[depremin]]></category>
		<category><![CDATA[direktörü]]></category>
		<category><![CDATA[etkilerini]]></category>
		<category><![CDATA[hataydaydı]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ilo]]></category>
		<category><![CDATA[incelemek]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[özcan]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üzere]]></category>
		<category><![CDATA[üzerindeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358000</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özcan: “İşgücü talebinin ve arzının aynı anda düşmesinden kaynaklı olarak ciddi bir istihdam ve gelir kaybı olduğu görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilo-turkiye-direktoru-ozcan-depremin-istihdam-ve-calisma-hayati-uzerindeki-etkilerini-incelemek-uzere-hataydaydi-358000">ILO Türkiye Direktörü Özcan depremin istihdam ve çalışma hayatı üzerindeki etkilerini incelemek üzere Hatay&#8217;daydı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özcan: “İşgücü talebinin ve arzının aynı anda düşmesinden kaynaklı olarak ciddi bir istihdam ve gelir kaybı olduğu görülüyor.</strong></p>
<p><strong>İstihdamın canlanması için öncelikle deprem bölgesi dışına çıkanların geri dönebileceği kaliteli barınma alanlarının yapılması, dönüşü teşvik edecek aktif ve pasif istihdam tedbirlerinin hayata geçirilmesi, işletmelerin yeniden açılabilmesi için teşviklerin verilmesi ve hizmet ve üretim yapılabilecek alternatif yerlerin hazırlanması gerekiyor.</strong></p>
<p><strong>Diğer yandan, kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde yapılabilmesi için kamu çalışanlarına uygun barınma ve çalışma koşulları sağlanmalı.”</strong></p>
<p>Uluslararası Çalışma Örgütü ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan, depremin istihdam ve çalışma hayatı üzerindeki etkilerini incelemek üzere Hatay’ı ziyaret etti. </p>
<p>Beraberindeki heyetle birlikte yapılan çalışmaları yerinde görmek ve bölgede yapılacak kısa ve orta vadeli işbirliklerini değerlendirmek üzere Afet Koordinasyon Merkezi’nde Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaşla görüşen Özcan, daha sonra aralarında Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Nihat Tazearslan, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, Mobilyacılar Odası Başkanı Mehmet Ali Yapar, oda, esnaf ve işveren temsilcileri, işçi temsilcileri ve akademisyenler ile birlikte ekonominin ve istihdamın iyileştirilmesi ve tersine göçün teşvik edilmesine yönelik bir istişare toplantısına katıldı.</p>
<p>Ardından İŞKUR Genel Müdür Yardımcısı Varol Dur ve İl Müdürü Abdullah Kılınç ziyaret edildi. Toplantıda İŞKUR’un hizmet altyapısının güçlendirilmesi ve bölgede istihdamın artırılmasına yönelik iş birliği imkanları ele alındı. </p>
<p>Görüşmelerin ardından Özcan ve beraberindeki heyet Bozoklu bölgesindeki çadır alanını ziyaret etti ve ILO’nun sahadaki uygulama ortağı olan Pikolo Derneğinin iş birliğiyle kurulan çocuk dostu psikososyal alanda incelemelerde bulundu. Heyet burada öğretmenler, çocuklar, aileler ve psikologlarla görüşerek bilgi aldı. </p>
<p>Özcan daha sonra, ILO’nun çocuk işçiliğiyle mücadele programı kapsamındaki saha uygulama ortaklarından Genç Hayat Vakfı’nın koordine ettiği yardım dağıtım merkezinde vakıf yetkilileri ile bir araya geldi.     </p>
<p>Ziyaretin son durağında Kırıkhan’da Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi projesi kapsamında inşa edilen mevsimlik tarım işçilerinin yaşam alanı yer aldı. Özcan 23 işçi evinin bulunduğu yerleşim yerinde işveren ve mevsimlik tarım işçileri ile görüşerek değerlendirmelerini aldı. </p>
<p><strong>Özcan’dan işgücü piyasalarına yönelik değerlendirme </strong></p>
<p>Görüşme ve ziyaretlerinin ardından depremin istihdam ve işgücü piyasası üzerindeki etkilerini üç ana başlıkta değerlendiren Numan Özcan şunları kaydetti: “Öncelikle deprem işgücü piyasasının arz ve talep dinamiklerini alt-üst etti. Onbinlerce çalışan hayatını kaybetti, daha fazlası yaralandı ve sakat kaldı. 2.7 milyon kişi deprem bölgesini terketti. Tüm bunlar ciddi manada bir işgücü açığını ortaya çıkardı. Diğer yandan, binlerce işyerinin yıkılması veya hasar almasından dolayı işletmelerin faaliyetleri durdu. Bu da bölgede işgücüne olan talebi azalttı. Dolayısıyla şu anda yaşadığımız, işgücü talebinin ve arzının aynı anda düşmesinden kaynaklı olarak ciddi bir istihdam ve gelir kaybı.”</p>
<p><strong>İSG ve çocuk işçiliği riski vurgusu </strong></p>
<p>Özcan, “Bölgedeki yüksek asbest hacmi nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği (İSG) risklerinin arttığını görüyoruz. Deprem sonrası enkaz kaldırma döneminde işçiler, asbeste ve tehlikeli kimyasallara veya gazlara maruz kalma, düşen molozlardan kaynaklanan yaralanmalar, elektrik tehlikeleri ve ergonomik riskler dahil olmak üzere önemli İSG riskleriyle karşı karşıya kalıyor.” dedi.</p>
<p>Numan Özcan çocuk işçiliğinin artması riskine de dikkati çekerek “Yine, ebeveynlerin çalışamayacak durumda olması ve okulların kapalı olması nedeniyle, önümüzdeki dönemde çocuk işçiliğinin artma riski de sözkonusu” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Kamu istihdam hizmetlerine vurgu</strong></p>
<p>Kamu istihdam hizmetlerine vurgu yapan Özcan, “İşgücü piyasası aktörlerinin, örneğin İŞKUR’un gerek binalarının yıkılması veya hasar alması, gerekse de çalışanlarının hayatını kaybetmesi ve bölge dışına çıkması nedeniyle olumsuz etkilendiklerini görüyoruz. Oysa ki, kamu istihdam hizmetlerinin etkin bir şekilde verilmesi bu dönemde hızlı bir şekilde istihdamın yeniden canlandırılması için son derece önemli” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Kamu istihdam hizmetlerinin etkin bir şekilde yapılabilmesi için kamu çalışanlarının da barınma sorunları giderilmeli ve uygun çalışma koşulları sağlanmalı”</strong></p>
<p>Hatay’da yaptığı görüşmelerden izlenimlerini de aktaran Özcan “İstihdamın canlanması için öncelikle deprem bölgesi dışına çıkanların geri dönebileceği kaliteli barınma alanlarının yapılması, dönüşü teşvik edecek aktif ve pasif istihdam tedbirlerinin hayata geçirilmesi, bunların yanısıra işletmelerin yeniden açılabilmesi için teşviklerin verilmesi, ve hizmet ve üretim yapılabilecek alternatif yerlerin hazırlanması gerekiyor. Diğer yandan, kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde yapılabilmesi için kamu çalışanlarının da barınma sorunları giderilmeli ve uygun çalışma koşulları sağlanmalı” dedi. </p>
<p>ILO olarak bu çabalara destek vermeye hazır olduklarını dile getiren Özcan, öncelikle İŞKUR’un hizmet birimlerine ve depremzedelere yönelik uygulamaya koyduğu toplum yararına çalışma programına destek olacaklarını duyurdu. Bunun yanısıra, işletme destekleri, istihdam etki analizleri, ve temel çalışma haklarının korunması gibi konularda da önümüzdeki dönemde çalışmaların başlayacağını ifade etti. </p>
<p>Özcan, erken toparlanma ve yeniden inşa sürecinin geçmişe göre daha iyi, daha sürdürülebilir, daha yeşil ve daha akıllı olması için hükümet, sosyal ortaklar, donörler ve BM kuruluşlarıyla birlikte çalışmaya kararlı olduklarını ekledi.</p>
<p><strong>Deprem Bölgesinde Yürütülen Çalışmalar ve Planlananlar</strong></p>
<p><strong>ILO tarafından bölgeye 2 milyon dolarlık yardım yapıldı</strong></p>
<p>ILO Türkiye Ofisi depremin ilk günlerinden itibaren, mevcut proje kaynaklarının hızlı bir şekilde depremzedelere yardım amaçlı kullanılabilmesi için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) ve donörlerle yoğun bir mesai yürüttü. Bu kapsamda, Alman Kalkınma Bankası (KfW) ve Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen iki proje aracılığıyla ILO, Türkiye’de yaşanan ve büyük yıkıma sebep olan depremlerin ardından bölgeye 2 milyon USD değerinde acil yardım yaptı. İlk etapta 2500 giysi seti, 8250 hijyen kolisi, 2000 sıcak yemek ve gıda kolisi, 240 duş ve WC kabini, 1650 kışlık çadır, 3960 uyku tulumu ve 2860 yastık dağıtımı yapıldı. Bölgede ayrıca çocuklar için kurulan oyun alanında psikososyal destek de sağlanıyor. </p>
<p>Bunun yanısıra, İŞKUR’un hizmet birimleri olarak faaliyet gösterecek konteylerin temini ve İŞKUR’un depremzedelere yönelik uygulamaya koyduğu toplum yararına çalışma programından yararlananların sayısının artırılması için çalışmalar devam ediyor.</p>
<p>ILO, veri toplama ile işgücü piyasası odaklı ihtiyaç tespitlerinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını müteakip, depremin etkilerinin azaltılması ve hızlı bir toparlanma için kapsamlı bir program hazırlayacak.</p>
<p>ILO bu çalışmalarını Birleşmiş Milletler (BM) insanı yardım koordinasyon yapısı içerisinde, Türk makamlarıyla irtibat halinde yürüyor. ILO ayrıca depremlerin ardından ortaya çıkan insani ihtiyaçların karşılanmasına destek amacıyla BM tarafından 16 Şubat 2023 tarihinde yayımlanan Acil Yardım Çağrısı (Flash Appeal Türkiye) kapsamında da istihdam-yoğun altyapı yatırımları ve enkaz kaldırma çalışmaları için 10.5 $’lık destek çağrısında bulundu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilo-turkiye-direktoru-ozcan-depremin-istihdam-ve-calisma-hayati-uzerindeki-etkilerini-incelemek-uzere-hataydaydi-358000">ILO Türkiye Direktörü Özcan depremin istihdam ve çalışma hayatı üzerindeki etkilerini incelemek üzere Hatay&#8217;daydı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;den Adıyaman&#8217;a Hayati Destek: Mobil İçme Suyu Tesisi Açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deuden-adiyamana-hayati-destek-mobil-icme-suyu-tesisi-acildi-356092</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Mar 2023 11:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adıyamana]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[deüden]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<category><![CDATA[tesisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356092</guid>

					<description><![CDATA[<p>Afet bölgesine desteğini sürdüren Dokuz Eylül Üniversitesi’nin (DEÜ), akademisyenlerden ve gönüllü öğrencilerinden oluşan son 25 kişilik ekibi Adıyaman’a ulaşmıştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-adiyamana-hayati-destek-mobil-icme-suyu-tesisi-acildi-356092">DEÜ&#8217;den Adıyaman&#8217;a Hayati Destek: Mobil İçme Suyu Tesisi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><i><span><span>Afet bölgesine desteğini sürdüren Dokuz Eylül Üniversitesi’nin (DEÜ), akademisyenlerden ve gönüllü öğrencilerinden oluşan son 25 kişilik ekibi Adıyaman’a ulaşmıştı. </span></span></i></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><i><span><span>Burada yeni sosyal sorumluluk ve destek projelerini hayata geçirecek olan ekibe, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar da eşlik etti. </span></span></i></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><i><span><span>Rektör Hotar ve DEÜ ekibi, Üniversitenin destek faaliyetlerini uygulamak için bölgede çalışmalara başlarken, Adıyaman Altınşehir (K-1) Konteyner Kent&#8217;te Mobil İçme Suyu Arıtma Tesisi’nin açılısı yapıldı. Türkiye’de bir üniversitede geliştirilerek ilk kez depremden etkilenen Adıyaman’da faaliyete konulan mobil su arıtma tesisi, günlük üreteceği 125 metreküp içme suyunu depremzedelerin ihtiyacına sunacak.</span></span></i></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Türkiye’nin köklü yükseköğretim kurumlarından biri olan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin büyük yıkıma neden olduğu illerde yara sarma mesaisini sürdürüyor.  Bölgede yürütülen afet koordinasyonuna bugüne kadar farklı birimlerinin destek çalışmaları ve bilimsel faaliyetleri ile katkı sunan DEÜ&#8217;nün, son olarak akademisyenlerden ve gönüllü öğrencilerinden oluşan 25 kişilik ekibi Adıyaman’a ulaşmıştı. Burada yeni sosyal sorumluluk ve destek projelerini hayata geçirecek olan ekibe, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar da eşlik etti.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>GÜNLÜK 125 METREKÜP İÇME SUYU</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Depremlerden en çok etkilenen illerden biri olan Adıyaman’da sağlıklı içme suyu temin edecek Mobil İçme Suyu Arıtma Tesisi kuran DEÜ, burada üretilecek günlük 125 metreküp içme suyunu depremzedelerin ihtiyacına sunacak. Adıyaman Altınşehir (K-1) Konteyner Kent&#8217;te kurulan tesisin açılışını yapan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, depremin etkilediği farklı bölgelerdeki birçok proje ve uygulamanın hayata geçirilmesi için DEÜ gönüllü ekipleri ile bölgede çalışarak yaraları sarmaya devam ettiklerini belirtti. Bu kapsamda, Adıyaman’da kurulan Mobil İçme Suyu Arıtma Tesisi hakkında bilgi veren Rektör Hotar, “Burada en çok ihtiyaç duyulan konulardan biri de sağlıklı içme suyuna olan erişim. DEÜ olarak bu noktada üzerimize düşeni yapmak adına, Mühendislik Fakültemizin Çevre Mühendisliği Bölümü öncülüğünde bu tesisi kurduk” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>KONTEYNER KENTİN İHTİYAÇLARINA GÖRE YAPILDI</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>DEÜ’nün Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında ileri seviyedeki içme suyu tesisinin oluşturulduğunu aktaran Rektör Hotar, “Tamamı Üniversitemizin öz kaynakları ile hayata geçirilen projenin tasarımını Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Azize Ayol tarafından yapıldı ve yine Çevre Mühendisliği bölümümüz kurulumunu tamamladı. Üst düzey bir arıtma tesisi olarak bulunduğu konteyner kentin ihtiyaçlarına göre yapılan tesiste, ön filtrasyon, aktif karbon, ultrafiltrasyon membran sistemi ve dezenfeksiyon üniteleri bulunuyor. Ters ozmos üniteleri ile de geliştirilecek arıtma tesisi, bölgedeki içme suyu sorununa yönelik önemli bir ihtiyacı karşılamış olacak. Bölge için örnek teşkil eden tesisimizin hayırlı olmasını diliyoruz” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>FARKLI KAYNAKLARDAN ALINAN SU ARITILABİLİYOR</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Arıtma tesisinin ileri teknolojiyle oluşturulan güvenli bir sistem olduğunu belirten Rektör Hotar, &#8220;Dediğimiz gibi ileri arıtma yöntemleriyle ve ilerleyen zamanda ters ozmos sistemini kullanarak hem şehir şebekesinden gelen suyu hem de başka bir su kaynağından gelen suyu güvenli bir şekilde kullanımını sağlamak üzere ünitemizi oluşturduk. Hocalarımızın verdiği bilgiye göre, bir süre önce bir Japon ekip de gelip tesisimizi ziyaret etmiş ve hayranlıklarını dile getirmiş. Elbette bu tür öncü çalışmalara vesile olmamızdan dolayı gururluyuz. Umut ediyorum ki, kaynaklarımızı kullanarak başka alanlarda da yaşamlara dokunmaya devam edeceğiz&#8221; ifadesinde bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-adiyamana-hayati-destek-mobil-icme-suyu-tesisi-acildi-356092">DEÜ&#8217;den Adıyaman&#8217;a Hayati Destek: Mobil İçme Suyu Tesisi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Şairin Hayatı Osmangazi&#8217;de Sahnelendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/milli-sairin-hayati-osmangazide-sahnelendi-355858</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Mar 2023 10:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazide]]></category>
		<category><![CDATA[sahnelendi]]></category>
		<category><![CDATA[şairin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, İstiklal Marşı’nın kabulünün 102’nci yıldönümünde Burs Devlet Tiyatrosu işbirliğiyle ‘Şair, Şiir, Şuur’ oyununu sahneledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milli-sairin-hayati-osmangazide-sahnelendi-355858">Milli Şairin Hayatı Osmangazi&#8217;de Sahnelendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, İstiklal Marşı’nın kabulünün 102’nci yıldönümünde Burs Devlet Tiyatrosu işbirliğiyle ‘Şair, Şiir, Şuur’ oyununu sahneledi. </p>
<p>Ördekli Kültür Merkezi’nde gerçekleşen tek kişilik oyuna Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Bülent Hamdi Cingil ile öğrenciler yoğun katılım gösterdi. Burak Akyüz’ün yazdığı, Murat Ozan’ın yönettiği, Emre Nurettin Örük’ün ise Mehmet Akif Ersoy’u canlandırdığı oyun boyunca vatan şairinin aile hayatının yanı sıra cephe ve milli mücadelede üstlendiği rolü ile İstiklal Marşı’nı yazdığı dönemde geçirdiği zor günlere değinildi.</p>
<p>Yaklaşık 1 saat süren ‘Şair, Şiir, Şuur’ oyununun sonunda öğrenciler duygu dolu anlar yaşarken, Başkan Cingil emeği geçen sanatçıları tebrik etti. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milli-sairin-hayati-osmangazide-sahnelendi-355858">Milli Şairin Hayatı Osmangazi&#8217;de Sahnelendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar dayanışmayla hayatı yeniden kuracak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlar-dayanismayla-hayati-yeniden-kuracak-354940</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 14:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışmayla]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kuracak]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354940</guid>

					<description><![CDATA[<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde nedeniyle Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğiyle yürüyüş düzenlendi. “Kadınlar Dayanışmayla Hayatı Yeniden Kuracak” sloganıyla yapılan yürüyüşte dayanışma ve birlik olma çağrıları yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-dayanismayla-hayati-yeniden-kuracak-354940">Kadınlar dayanışmayla hayatı yeniden kuracak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde nedeniyle Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğiyle yürüyüş düzenlendi. “Kadınlar Dayanışmayla Hayatı Yeniden Kuracak” sloganıyla yapılan yürüyüşte dayanışma ve birlik olma çağrıları yapıldı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Nilüferli kadınlar düzenlenen yürüyüşte bir araya gelerek seslerini duyurdu. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüş Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde sona erdi. Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in eşi Zeynep Terzioğlu Erdem, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Dr. Sibel Özer ile çok sayıda personelin ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte Kahramanmaraş’ta yaşanan deprem nedeniyle müzik yayını yapılmadı. Kadınlar yürüyüşte sadece kadına yönelik şiddete ve cinsiyet ayrımcılığına karşı sloganlar attı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span> “Kadınlar Dayanışmayla Hayatı Yeniden Kuracak” sloganıyla gerçekleşen yürüyüş boyunca çevredeki vatandaşlar da kadınlara destek verdi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Halk Evi önüne kadar gelen kadınlar adına Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Serpil Altun açıklama yaptı. 8 Mart’ta her yıl dayanışmanın en güzel örneklerini Nilüfer’de sergilediklerini söyleyen Altun, “Barışı ve dayanışmayı çoğaltan biz kadınlar, eşit, adil ve özgür bir dünya için bir aradayız. İnsan elinin yol açtığı yıkıma karşı, birbirimizden aldığımız güçle hayatı yeniden kuracağımızı söylemek için buradayız! Hem yasta hem isyanda olduğumuzu, eril bir iktidar tarafından kuşatılan haklarımızdan vazgeçmediğimizi haykırmak için sokaklardayız. Asrın felaketi olarak lanse edilen depremin tıpkı kadın cinayetlerinde olduğu gibi yıkıcı etkilerinin önlenebilir olduğunu hatırlatmak için sesimizi yükseltiyoruz” dedi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Afet bölgesindeki kadınları da unutmadıklarını ifade eden Serpil Altun, “Afet bölgesindeki kadınlar birçok güçlüklerle karşılaşıyor. Afet bölgesindeki kadın ve çocuklara yönelik cinsiyet temelli şiddetin önlenmesi için acil tedbirler alınması yönünde çağrı yapıyor, insani yardım faaliyetlerinin hak temelli bakış açısıyla yürütülmesi gerektiğini savunuyoruz. Birlikte, şiddetten uzak bir yaşamı yeniden kuracağımızı ve birbirimize sarılarak iyileşeceğimizi biliyoruz” diye konuştu.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Altun, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Nilüferli kadınlar olarak, Samandağ’daki kadınlara Mor TIR’la hijyen kitleri yollayacaklarını belirterek “Birlikte dayanışmamızı büyütüyoruz” dedi.  </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Sibel Özer de konuşmasında kadın dayanışmasına vurgu yaptı. Dünyanın her yerinde yaşanan afetlerden en çok kadın ve çocukların etkilendiğini ifade eden Sibel Özer, “Biliyoruz ki günlük hayatta uğradığımız ayrımcılık ve eşitsizlik, deprem bölgesindeki kadınlarımızın yaşamını daha da zorlaştırıyor. Bölgedeki kadın ve çocukların tekrar travma yaşamaması için gereken önlemlerin alınması için çağrımızı yineliyoruz. Buradaki dayanışma ağı sayesinde depremin yaralarını saracağız. Yaşamın her alanında eşit bir dünya istiyoruz. Bizim için her gün 8 Mart olmalı ve dayanışma içinde olmalıyız. Kadınlar hayatı dayanışmayla yeniden kuracak” diye konuştu. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem de basın açıklamasına katılarak kadınlara destek verdi. Başkan Erdem ve eşi Zeynep Terzioğlu Erdem daha sonra Hatay Samandağ’a gidecek olan yardımların TIR’a yüklenmesine destek verdi. Kadınlar için toplanan hijyen kiti ve kişisel bakım ürünlerinin bulunduğu TIR, yüklemenin ardından Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünden Hatay’a hareket etti.  </span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-dayanismayla-hayati-yeniden-kuracak-354940">Kadınlar dayanışmayla hayatı yeniden kuracak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük Belediyesi&#8217;nden Hayatı Kolaylaştıran Dokunuşlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcuk-belediyesinden-hayati-kolaylastiran-dokunuslar-353545</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2023 11:15:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[dokunuşlar]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıran]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353545</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi, ilçede yaşayan hemşehrilerinin ihtiyaçlarına yönelik hayatı kolaylaştıran çalışmalar yapmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-belediyesinden-hayati-kolaylastiran-dokunuslar-353545">Gölcük Belediyesi&#8217;nden Hayatı Kolaylaştıran Dokunuşlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi, ilçede yaşayan hemşehrilerinin ihtiyaçlarına yönelik hayatı kolaylaştıran çalışmalar yapmaya devam ediyor.</p>
<p>Gölcük Belediyesi ilçede vatandaşlarının hayatlarını kolaylaştıracak çözümler üretmeye devam ediyor. Çalışmalar kapsamında Makina Bakım ve İkmal Müdürlüğü tarafından Kavaklı Sanayi Parkı&#8217;nın girişi ve Şirinköy 676. Sokak’taki dere geçişine yayaların güvenli ulaşımını sağlamak için iki yaya köprüsü imal edildi. Belediyenin kendi imkanları ile üretilen iki yaya köprüsü belirlenen yerlere yerleştirilerek vatandaşların hizmetine sunuldu.</p>
<p><b>BAŞKAN SEZER KÖPRÜLERDE İNCELEME YAPTI</b></p>
<p>İmal edilen iki köprü ile Kavaklı Sanayi Parkı&#8217;nın girişi ile Şirinköy 676. Sokak dere geçişindeki yolda yaya geçişleri daha güvenli hale getirildi. İki köprüde incelemeler yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, maharetli personeline teşekkür ederek köprülerin ilçeye hayırlı olmasını diledi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-belediyesinden-hayati-kolaylastiran-dokunuslar-353545">Gölcük Belediyesi&#8217;nden Hayatı Kolaylaştıran Dokunuşlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Kahramanları Anlattı; İlhan, &#8220;Cehennem Çukurundan Bir Hayatı Kurtarmanın Mutluluğu Anlatılamaz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-kahramanlari-anlatti-ilhan-cehennem-cukurundan-bir-hayati-kurtarmanin-mutlulugu-anlatilamaz-350602</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2023 12:48:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlatılamaz]]></category>
		<category><![CDATA[anlattı]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[çukurundan]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ilhan]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanları]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarmanın]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=350602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hatay’da enkaz kaldırma çalışmalarının başlaması ile birlikte deprem bölgesinden ayrılan Muğla Büyükşehir Belediyesi arama kurtarma ekipleri yaşadıklarını anlattı. 28 kişiyi enkaz altından sağ olarak çıkaran ekibin bir parçası olan Yavuz İlhan, “Hatay’da gördüğümüz her şey yıkılmıştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-kahramanlari-anlatti-ilhan-cehennem-cukurundan-bir-hayati-kurtarmanin-mutlulugu-anlatilamaz-350602">Deprem Kahramanları Anlattı; İlhan, &#8220;Cehennem Çukurundan Bir Hayatı Kurtarmanın Mutluluğu Anlatılamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><b><span><span>Hatay’da enkaz kaldırma çalışmalarının başlaması ile birlikte deprem bölgesinden ayrılan Muğla Büyükşehir Belediyesi arama kurtarma ekipleri yaşadıklarını anlattı. 28 kişiyi enkaz altından sağ olarak çıkaran ekibin bir parçası olan Yavuz İlhan, “Hatay’da</span></span></b><span><span> <b>gördüğümüz her şey yıkılmıştı. Nasıl bir cehennem çukurundayız dedik. Ancak bu çukurdan bir hayatı kurtarmanın mutluluğu anlatılamaz</b> <b>” dedi.</b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan ve 10 ili etkileyen depremde birçok vatandaş hayatını kaybederken, birçok mucizeye de şahitlik edildi. Şüphesiz bu mucizeleri gerçekleştirenlerin başında arama kurtarma ekipleri geliyor. Depremin ilk anından bu yana afet bölgesinde bulunan ve enkaz altından 28 kişiyi canlı olarak çıkaran Muğla Büyükşehir Belediyesi arama kurtarama ekipleri bölgede enkaz kaldırma çalışmalarının başlaması nedeniyle Muğla’ya döndü. Afet bölgesinden dönen ekipler yaşadıklarını anlattı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>Kalkan, “8 Katlı Binanın Altında Çalışırken Artçı Depremler Oldu”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Hatay’ın Defne ilçesi Elektrik Mahallesinde görev yapan arama kurtarma ekibinden Münyamin Kalkan, bölgedeki durumu cehenneme benzetirken, “Ortalık savaş alanı gibiydi. 8 Katlı binanın altında çalışırken artçı sarsıntılar olmaya devam ediyordu. Bina ağır hasar almıştı ve çökme ihtimali vardı. Aldığımız eğitimler ve tecrübelerimiz olsa da riskli çalışmalar yoğunluktaydı. Kalkan, “Deprem bölgesine vardığımızda büyük bir felaket olduğunu gördük. Ortalık adeta bir savaş alanıydı. Cehennemden farksızdı. Her enkazın altından sesler çıkıyordu. Kurtarma çalışmalarına başladık. İlk gün bir bebeği ve orta yaşlı bir kişiyi kurtardık. En büyük sıkıntıyı koordinasyon ve haberleşmede yaşadık. İnsanlar birbirlerine ulaşamadı. Ulaşım ve iletişim olsaydı bazı şeyler daha farklı olurdu. Zaman geçtikçe umutlarımız da azaldı. 7 katlı 8 katlı binaların altında çalıştık. Devamlı sarsıntılar oluyordu. Bu sarsıntılara rağmen dışarı çıkıp yeniden binaların altına girdik. Çalışma alanı çok risk taşısa da enkaz altında kalan vatandaşlarımızı çıkartmaya çalıştık” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>Öztürk, “Umudumuz kaybetmedik 152. Saatte Rabia’yı Çıkarttık”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Muğla Büyükşehir Belediyesi Ortaca İtfaiye Gurup Amirliğinde Çavuş olarak görev yapan Murat Can Öztürk böyle bir felakete daha önce şahit olmadığını, felaket çok büyük olsa da insanları yaşamda tutmak için var güçleriyle çalıştıklarını söyledi. Depremin hemen ardından Hatay bölgesine intikal ettik. Olay yerine ulaştığımızda felaketin ne derece de büyük olduğunu gördük. İnsanların feryatlarını, çırpınışlarını duyduk. Binalar yerle yeksan olmuştu. Daha önce Gölcük depremini gördüm. Böylesiyle ilk defa karşılaştım. Bölgede elektrik, su iletişim hiçbir şey yoktu. Göçük altında kalanlarını çıkartmaya başladık. Ekip olarak bulup çıkartamadığımız hiçbir vatandaşımız kalmadı. Emre isimli 19 yaşında bir arkadaşımıza ulaştık. 12 saatlik bir çalışma sonucunda enkazdan çıkarttık. Bu sırada artçı depremler oluyordu. Enkazlardan 28 vatandaşımızı çıkarttık. En son 29 yaşında Rabia isimli bir arkadaşa 152’inci saatte ulaştık dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>İlhan, “Cehennem Çukurundan Bir Hayatı Kurtarmanın Mutluluğu Anlatılamaz”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bir başka kahraman Milas İtfaiye Grup Amirliğinde görev yapan Yavuz İlhan ise “Hatay’a girdiğimiz ilk gün nasıl cehennem çukurundayız dedik. Yıkılmamış bina kalmamış. Gördüğümüz her şey yıkılmış. İlk gün girdiğimiz binada 1,5 yaşında bir bebeği 2,5 saatlik bir çalışmanın ardından çıkarttık. Annesine teslim ettik. Bir hayatı kurtarmanın verdiği mutluluğu tarif etmek mümkün değil. O bebeği oradan çıkartmak bizlere güç verdi, ilham verdi. Bebeği kurtarmanın verdiği güçle enkaz altından diğer yaralıları kurtardık. Riskli binalar vardı. Yan yatmış binalar vardı. Bu binalar artçı depremlerde yıkıldı” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-kahramanlari-anlatti-ilhan-cehennem-cukurundan-bir-hayati-kurtarmanin-mutlulugu-anlatilamaz-350602">Deprem Kahramanları Anlattı; İlhan, &#8220;Cehennem Çukurundan Bir Hayatı Kurtarmanın Mutluluğu Anlatılamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKUT&#8217;tan hayati uyarı: &#8220;Umutlar yitirilmesin; daha çok işimiz var!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akuttan-hayati-uyari-umutlar-yitirilmesin-daha-cok-isimiz-var-349949</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2023 13:21:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akuttan]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[işimiz]]></category>
		<category><![CDATA[umutlar]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yitirilmesin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349949</guid>

					<description><![CDATA[<p>AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Zeynep Yosun Akverdi: “Artık enkazlardaki hayatlar için kritik saatler başladı. Bu saatler hem hayati hem de tehlikelidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akuttan-hayati-uyari-umutlar-yitirilmesin-daha-cok-isimiz-var-349949">AKUT&#8217;tan hayati uyarı: &#8220;Umutlar yitirilmesin; daha çok işimiz var!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><u>AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Zeynep Yosun Akverdi</u>: “Artık enkazlardaki hayatlar için kritik saatler başladı. Bu saatler hem hayati hem de tehlikelidir. Tehlikelidir zira umutlar tükenmeye başlar ama bu tehlikeyi bertaraf etmek lazım… </strong></p>
<p><strong>AKUT olarak hep söyleriz eğitimlerde, ‘Bu saatlerde öyle kurtarmalar gerçekleştirirsiniz ki, belki ömür boyu unutamazsınız.’ Örneğin bu büyük afette, Adıyaman’daki, Efe bebek ve annesinin 47. saatte kurtarışımızı, 71. saatte Gaziantep’te, 75 yaşındaki Bekir Amcayı (Bekir Yıldırım) kurtarışımız ve 83. saatte Suriye kökenli bir anne ve 3 çocuğunu kurtarışımızı asla unutmayacağım. Ayrıca, depremin ilerlemiş saatlerindeki kurtarmalar sonrası, gerçekten fiziken ve ruhen dinleniyoruz. Asla umutları yitirmemeliyiz, daha yapacak çok işimiz var.”</strong></p>
<p><strong>AKUT Arama Kurtarma Derneği, Kahramanmaraş</strong>&#8216;ın <strong>Pazarcık</strong> ve <strong>Elbistan</strong> ilçeleri merkezli gerçekleşen iki depremdeki gönüllü sayısı ve kurtardığı kişi sayısını arttırmaya devam ediyor. Depremin ilk anından itibaren hızla koordine olan <strong>AKUT</strong> ekipleri, <strong>10 Şubat 2023</strong> Saat <strong>14.00</strong> itibari ile deprem bölgesinde <strong>30</strong> ekip ve <strong>777</strong>’si saha, 300’den fazla masa başı olmak üzere <strong>1.100</strong>’e yakın gönüllüsü ile operasyonlarını sürdürüyor. Dernekten yapılan açıklamada, <strong>4</strong> arama köpeğiyle desteklenen çalışmalarda <strong>151 </strong>kişinin canlı olarak enkazdan tahliye edildiği belirtildi. Arama kurtarma çalışmalarında ayrıca, <strong>180</strong> cansız bedenin tahliye edildiği bildirildi. Böylece AKUT <strong>331</strong> kişiyi tahliye etmiş oldu. </p>
<p><strong>AKUT, Türkiye çapındaki tüm ekipleriyle deprem bölgesinde</strong></p>
<p>AKUT, <strong>Gaziantep, Kahramanmaraş,</strong> <strong>Afyonkarahisar, Alanya, Ankara, Antalya, Bingöl, Bodrum, Bozüyük, Bursa, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Fethiye, Gaziantep, Giresun, İstanbul, İzmir, Kaş- Kalkan, Kuşadası, Kocaeli, Manisa, Marmaris, Mersin, Niğde, Rize, Selçuk, Tekirdağ, Trabzon</strong> ve <strong>Yarımada</strong> ekipleriyle; başka bir ifadeyle ülke çapına yayılan tüm ekipleriyle deprem bölgesinde çalışmalarını kesintisiz sürdürmekte.<strong> </strong></p>
<p><strong>Zeynep Yosun Akverdi: “Adıyaman’da Efe bebek ve annesini 47. saatte kurtarışımızı unutamam.”</strong></p>
<p>Artık enkazlardaki hayatlar için kritik saatlerin başladığını belirten AKUT Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Zeynep Yosun Akverdi, </strong>bu saatlerin hem hayati hem de tehlikeli olduğunu vurgulayarak; “Tehlikelidir zira umutlar tükenmeye başlar ama bu tehlikeyi bertaraf etmek lazım… AKUT olarak hep söyleriz eğitimlerde, bu saatlerde öyle kurtarmalar gerçekleştirirsiniz ki, belki ömür boyu unutamazsınız. Örneğin bu büyük afette, Adıyaman’daki, Efe bebek ve annesinin 47. saatte kurtarışımızı, 71. saatte Gaziantep’te, 75 yaşındaki Bekir Amcayı (Bekir Yıldırım) kurtarışımız ve 83. saatte Suriye kökenli bir anne ve 3 çocuğunu kurtarışımızı asla unutmayacağım örneğin. Ayrıca, depremin ilerlemiş saatlerindeki kurtarmalar sonrası, gerçekten fiziken ve ruhen dinleniyoruz. Asla umutları yitirmemeliyiz, daha yapacak çok işimiz var. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrar Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akuttan-hayati-uyari-umutlar-yitirilmesin-daha-cok-isimiz-var-349949">AKUT&#8217;tan hayati uyarı: &#8220;Umutlar yitirilmesin; daha çok işimiz var!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük&#8217;te Hayatı Kolaylaştıran Dokunuşlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcukte-hayati-kolaylastiran-dokunuslar-346407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 10:08:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dokunuşlar]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[gölcükte]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıran]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi, Şirinköy 676. Sokak’ta yayaların güvenli ulaşımını sağlamak amacıyla kendi imkanları ile imal ettiği yaya köprüsünün montajına başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcukte-hayati-kolaylastiran-dokunuslar-346407">Gölcük&#8217;te Hayatı Kolaylaştıran Dokunuşlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi, Şirinköy 676. Sokak’ta yayaların güvenli ulaşımını sağlamak amacıyla kendi imkanları ile imal ettiği yaya köprüsünün montajına başladı.</p>
<p>Gölcük Belediyesi, ilçede yaşayan vatandaşların hayatını kolaylaştıracak dokunuşlara devam ediyor. Bu kapsamda Gölcük Belediyesi; Şirinköy 676. Sokak’ta, dere geçişindeki yolun dar olması nedeniyle, yayaların karşıdan karşıya geçişi kolaylaştırmak ve güvenli hale getirmek için çalışma başlattı. Belediyenin kendi imkanları Makina Bakım ve İkmal Müdürlüğü bünyesinde imal edilen yaya köprüsünü yapımı tamamlanarak, dere üzerinde montajına başlandı.</p>
<p><b>KISA SÜREDE YAYA KULLANIMINA AÇILACAK</b></p>
<p>Beton yol ile köprü arasına çelikten yaya yolu ve sonrasında da belediye ekiplerince alana güvenlik için korkuluklar yapılacak. Çalışmaların tamamlanması sonrasında yaya köprüsünü Gölcüklülerin kullanıma açılacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcukte-hayati-kolaylastiran-dokunuslar-346407">Gölcük&#8217;te Hayatı Kolaylaştıran Dokunuşlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;in ulaşım projeleri Kocaeli&#8217;de hayatı kolaylaştıracak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-ulasim-projeleri-kocaelide-hayati-kolaylastiracak-344843</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2023 10:06:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirin]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[kocaelide]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıracak]]></category>
		<category><![CDATA[projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir, Kocaeli’de hem yayaların hem sürücülerin hayatını kolaylaştıracak ulaşım projeleri üretiyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-ulasim-projeleri-kocaelide-hayati-kolaylastiracak-344843">Büyükşehir&#8217;in ulaşım projeleri Kocaeli&#8217;de hayatı kolaylaştıracak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir, Kocaeli’de hem yayaların hem sürücülerin hayatını kolaylaştıracak ulaşım projeleri üretiyor</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde oluşturduğu ulaşım projeleriyle vatandaşların günlük hayatını kolaylaştırmak için çalışıyor. Bu kapsamda 2022 yılında 95,55 kilometre karayolu ağı, 121 adet kavşak, 6 bin 745 araçlık otopark ve 20 km bisiklet yolu projelendirildi.</p>
<p><b>ULAŞIM VİZYONU OLUŞTURULDU</b></p>
<p>Geleceğe yönelik ulaşım vizyonunun oluşturulması ve stratejik kararların katılımcı bir şekilde oluşturulabilmesi adına 2053 Kocaeli Ulaşım Ana Planı ve Lojistik Ana Planı Revizyonu, 2022 yılı içerisinde tamamlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu hibe anlaşması çerçevesinde imzalanan ve 2 yıl sürecek olan Kocaeli Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı çalışmalarına ağustos ayında başlandı. Proje kapsamında yayaların ana odak noktasında düşünüldüğü, paydaş katılımının yüksek yoğunlukta sağlandığı ve toplu taşıma, bisiklet modlarının bütüncül olarak planlandığı bir ulaşım sistemi oluşturulması hedefleniyor.</p>
<p><b>YENİ KARAYOLU PROJELERİ</b></p>
<p>Ulaşım alanında birçok projeyi hayata geçiren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, trafik akışı, trafik güvenliği, yeni otopark alanları ve yeni karayolu için yıl boyunca çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Ulaşım Dairesi Başkanlığı Ulaşım Planlama Şube Müdürlüğünce 2022 yılında 95.55 kilometre karayolu ağı projelendirildi.</p>
<p><b>6 BİN 745 ARAÇLIK OTOPARK ve BİSİKLET YOLLARI</b></p>
<p>Vatandaşların araç parkında sorun yaşamaması içinde çalışmalar yapıldı. 2022 yılı içerisinde 6 ilçede 6 bin 745 araçlık otopark projesi çalışıldı.</p>
<p>Ayrıca sürdürülebilir ulaşım ağlarının oluşturulabilmesi için Darıca, Kandıra, Körfez ve Gebze ilçelerinde 20 km bisiklet yolu projesi tamamlandı.</p>
<p><b>TRAFİK SİRKÜLASYON PROJELERİ</b></p>
<p>Taşıt ve yaya trafiğinin güvenli ve sorunsuz çalışması amacıyla yıl boyunca çalışmalar yapıldı. Doğu Kışla Bölgesi Dolaşım Planı Çalışması, Musa Kazım Caddesi Trafik Düzenleme Çalışması, Yunus Emre Caddesi Hürriyet Bulvarı Kesişimi Trafik Düzenleme Çalışması, Limanyolu Caddesi Düzenleme Çalışması, Derince Rıhtım Caddesi Trafik Düzenleme Çalışması ve K1 Kavşağı Proje Çalışması gibi kentin birçok noktasında 121 adet kavşak projesi tamamlandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirin-ulasim-projeleri-kocaelide-hayati-kolaylastiracak-344843">Büyükşehir&#8217;in ulaşım projeleri Kocaeli&#8217;de hayatı kolaylaştıracak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
