<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>havva | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/havva/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/havva</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Mar 2026 15:08:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>havva | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/havva</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Konya Büyükşehir Belediyesporlu Havva Sena&#8217;dan 1 Ayda 2 Madalya</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-belediyesporlu-havva-senadan-1-ayda-2-madalya-623954</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 15:08:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[ayda]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesporlu]]></category>
		<category><![CDATA[Bronz Madalya]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[Sena]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623954</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyespor Judo Takımı sporcularından Havva Sena Tokmak, Mart ayında ikinci madalyasını kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-belediyesporlu-havva-senadan-1-ayda-2-madalya-623954">Konya Büyükşehir Belediyesporlu Havva Sena&#8217;dan 1 Ayda 2 Madalya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyespor Judo Takımı sporcularından Havva Sena Tokmak, Mart ayında ikinci madalyasını kazandı. Çekya’da düzenlenen Ümitler Avrupa Kupası’nda 40 kiloda mücadele eden Tokmak, bronz madalyanın sahibi oldu.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesporlu sporcular uluslararası arenada başarılı şekilde mücadele ediyor.</p>
<p>Avrupa Judo Birliği (EJU) faaliyet programında yer alan Ümitler Avrupa Kupası, 28-29 Mart tarihlerinde Çekya’nın Teplice şehrinde düzenlendi.</p>
<p>Kadınlar 40 kiloda tatamiye çıkan Büyükşehirli sporcu Havva Sena Tokmak, bronz madalya kazanarak Mart ayında ikinci madalyasını kazanmış oldu. </p>
<p>Millî formayla ülkemizi ve şehrimizi temsil eden Havva Sena son 16 turunda Fransız Emma Sarrail’i, çeyrek finalde Ukraynalı Anna Hryhorenko’yu mağlup ederek yarı finale yükseldi.</p>
<p>Ukraynalı rakibi Sofia Palamarenko karşısında alkış toplayan başarılı sporcu, bronz madalya müsabakasına çıktı. Brezilyalı Gabrielli Casola’yı yenen Havva Sena ülkemize bronz madalya kazandırdı.</p>
<p><strong>MART AYI UĞURLU GELDİ</strong></p>
<p>Çekya’dan bronz madalya ile ayrılan Konya Büyükşehirli başarılı sporcu Havva Sena, aynı başarıyı 7-8 Mart tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Ümitler Nazım Canca Avrupa Judo Kupası’nda da elde etmişti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-belediyesporlu-havva-senadan-1-ayda-2-madalya-623954">Konya Büyükşehir Belediyesporlu Havva Sena&#8217;dan 1 Ayda 2 Madalya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Türkiye&#8217;nin KKTC&#8217;ye F-16 gönderme hamlesi güçlü ve zamanında bir yanıt!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-turkiyenin-kktcye-f-16-gonderme-hamlesi-guclu-ve-zamaninda-bir-yanit-619210</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arslan]]></category>
		<category><![CDATA[askeri]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[F-16]]></category>
		<category><![CDATA[hamle]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğini artırmaya yönelik planlamalar kapsamında 6 F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemlerinin adaya konuşlandırıldığını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-turkiyenin-kktcye-f-16-gonderme-hamlesi-guclu-ve-zamaninda-bir-yanit-619210">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Türkiye&#8217;nin KKTC&#8217;ye F-16 gönderme hamlesi güçlü ve zamanında bir yanıt!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğini artırmaya yönelik planlamalar kapsamında 6 F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemlerinin adaya konuşlandırıldığını açıkladı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Doğu Akdeniz’de artan askeri hareketlilik ve bunun Kıbrıs meselesine yansımalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>İran meselesi küresel düzenin kritik düğüm noktalarından biri</strong></p>
<p>Prof. Dr. Havva Kök Arslan, İran merkezli gerilimin Doğu Akdeniz’de yeni bir güvenlik mimarisinin oluşmasına neden olduğunu belirterek, “İran meselesi, yalnızca bir güvenlik veya nükleer program tartışması olmanın ötesinde, küresel düzenin enerji, finans ve jeopolitik yapısında kritik bir düğüm noktası haline gelmiştir. Bu düğümün çözülmeye çalışıldığı sahalardan biri de Doğu Akdeniz’dir. ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin genişlemesi, Kıbrıs adasında askeri yığınağın artmasına neden olmuştur. Avrupa Birliği ülkelerinin bölgeye savaş gemileri ve uçaklar göndermesi ile Yunanistan’ın GKRY’ye askeri takviye yapması, tansiyonu yükselten başlıca etkenlerdir.” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye’nin KKTC’ye F-16 göndermesi çok katmanlı bir stratejik hamle</strong></p>
<p>Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri konuşlandırmasının bölgesel dengeler açısından kritik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arslan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu kritik dönemde, Türkiye’nin KKTC’ye 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemi göndermesi, bölgesel ve küresel dengeler açısından önemli bir hamle olarak değerlendirilmektedir. Peki, bu adımın arkasındaki stratejik mantık nedir? Bölgesel ve küresel güçler (ABD, AB ülkeleri, Yunanistan, İran) bu süreçte hangi pozisyonları almış, ne tür hamleler yapmıştır? Türkiye’nin 6 F-16 ve hava savunma sistemlerini KKTC’ye konuşlandırması, çok katmanlı ve zamanında bir stratejik hamledir. Türkiye, 1959 Londra ve Zürih Antlaşmaları ile 1960 Kıbrıs Anayasası çerçevesinde, yalnızca KKTC değil, tüm Kıbrıs adasının garantörüdür. Uzmanlar, bu hamlenin olası bir çatışma ortamında adanın bütünlüğünü ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğini koruma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle belirsizlik ortamında, mevcut anayasal düzeni bozma veya toprak kazanma amaçlı girişimlere karşı caydırıcı bir güç oluşturmak hedeflenmiştir.”</p>
<p><strong>Doğu Akdeniz’deki güç dengesi hızla değişiyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Arslan, Doğu Akdeniz’de birçok küresel ve bölgesel aktörün aynı anda askeri varlık gösterdiğini belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>“Bölgede halihazırda önemli bir askeri varlık bulunmaktadır. ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Yunanistan, İran tehdidine karşı olduklarını belirterek bölgeye savaş gemileri ve uçaklar göndermiştir. Türkiye de bu ortamda ‘sahada olmak’ ve bölgesel bir güç olarak pozisyon almak durumundadır. Bu hamle, aynı zamanda Türkiye’nin KKTC’nin yanında durduğunu göstermesi açısından da önem taşımaktadır.”</p>
<p><strong>Enerji güvenliği Türkiye için stratejik önemde</strong></p>
<p>Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları açısından taşıdığı öneme de dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, “Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları ve ticaret yolları Türkiye için stratejik öneme sahiptir. Bu adım, enerji arz güvenliği ile ilgili potansiyel sorunlarda Türkiye’nin sahada bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>GKRY’nin NATO üyeliği girişimi Türkiye açısından kritik bir risk</strong></p>
<p>Prof. Dr. Arslan, Batı dünyasının İran tehdidini gerekçe göstererek GKRY’yi NATO’ya dahil etme girişimlerinin gündeme gelebileceğini de ifade ederek, “Bazı yorumcular, Batı dünyasının İran tehdidini bahane ederek GKRY’yi NATO’ya dahil etme girişiminde bulunabileceğini belirtmektedir. Türkiye’nin onayı olmadan GKRY’nin NATO’ya üyeliği, Türkiye’yi çevreleme ve KKTC’nin varlığını göz ardı etme riski taşıyacaktır. Bu hamle, söz konusu planları önden engellemeyi hedeflemektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Yunanistan bölgedeki en aktif askeri aktörlerden biri</strong></p>
<p>Bölgede Yunanistan’ın askeri hareketliliğinin dikkat çektiğini belirten Prof. Dr. Arslan, “Yunanistan’ın F-16 ve savaş gemisi göndermesi, Avrupa ülkelerinin askeri yığınağı ve GKRY’ye Patriot füzeleri konuşlandırması, Türkiye’de bir tehdit algısı oluşturmuştur. Türkiye, bu algıya yanıt vererek hem caydırıcılığını artırmış hem de olası sürpriz gelişmelere hazırlık göstermiştir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Doğu Akdeniz uzun süre kriz potansiyeli taşıyacak</strong></p>
<p>Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Doğu Akdeniz’in, farklı aktörlerin karmaşık bir satranç tahtası haline geldiğini ifade ederek, “ABD, İran’a yönelik operasyonları başlatan taraf olarak görülmekte ve bölgede stratejik bir çıkış planının eksikliği nedeniyle önemli yıkımlar yaşanmaktadır. Uzun vadede ise ABD, doların rezerv para statüsünü koruma çabasıyla jeopolitik sertliğini artırmaktadır. İsrail ise doğrudan bir çatışmadan kaçınmakta, ancak Kıbrıs ile askeri iş birliği yaparak dolaylı bir güvenlik şemsiyesi oluşturmayı sürdürmektedir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Fransa, İngiltere, İtalya, Hollanda ve İspanya’nın İran tehdidini gerekçe göstererek Doğu Akdeniz’deki askeri varlıklarını artırdığını da kaydeden Prof. Dr. Arslan, “Bu hamlelerin temel stratejileri şunlardır: Enerji ve ticaret güvenliğini sağlamak, AB üyesi GKRY’yi olası saldırılara karşı korumak, İsrail’in dolaylı güvenliğini desteklemek, NATO içinde bağımsız bir güvenlik rolü üstlenmek, Fransa ve İngiltere’nin Kıbrıs merkezli operasyon alanları oluşturduğu dikkat çekmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yunanistan GKRY’ye 4 F-16 ve savaş gemisi gönderdi</strong></p>
<p>Yunanistan’ın bölgedeki en aktif aktörlerden biri olarak, GKRY’ye 4 F-16 ve savaş gemisi gönderdiğini söyleyen Prof. Dr. Arslan, “Bazı generaller, Ege Adaları’nın silahlandırılması ve olası bir çatışmada AB ve ABD desteği olacağını varsayarak hareket etmektedir.” dedi.</p>
<p>ABD-İsrail saldırılarının hedefi olan İran’ın, karşılık vererek bölgesel yayılma riskini artırdığını da kaydeden Prof. Dr. Arslan, “İngiliz üslerine düzenlenen dron saldırısı Doğu Akdeniz’i de etkilemiştir. Uzun vadede İran meselesi, dolar merkezli küresel finans sistemine meydan okuma niteliği taşımakta ve yalnızca bölgesel değil, küresel düzenin geleceğini de ilgilendirmektedir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kıbrıs artık Avrupa’nın ileri savunma platformlarından biri</strong></p>
<p>Kıbrıs Adasının artık yalnızca diplomatik veya enerji temelli bir rekabet alanı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Ada, artık yalnızca enerji veya diplomasi sahası olmaktan çıkmış, jeostratejik bir düğüm noktası ve Avrupa’nın ileri savunma platformu haline gelmiştir. Bölgede üç ana askeri eksen oluşmaktadır. Kuzey Eksen: Türkiye kıyıları, KKTC ve Türk donanması, Orta Eksen: Kıbrıs Adası, İngiliz üsleri (Akrotiri ve Dikelya) ve Avrupa unsurları, Güney Eksen: İsrail kıyıları, Levant havzası ve ABD müttefik unsurları.”</p>
<p><strong>Beklenmedik hamleler doğrudan çatışma riskini artırabilir</strong></p>
<p>Bölgedeki askeri yığılmanın çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Arslan, geleceğe dair riskleri şöyle sıraladı:</p>
<p><strong>“</strong>Doğrudan Çatışma: Yunanistan’ın Ege Adaları veya Kıbrıs’ta beklenmedik hamleleri doğrudan bir çatışmayı tetikleyebilir. GKRY’nin NATO Üyeliği: Batı’nın bu girişimi, Türkiye için kırmızı çizgiyi oluşturabilir ve ittifak içinde kriz yaratabilir. Uzun Vadeli Askeri Yığınak: Bölgeye konuşlandırılan silah ve gemiler, tehdit ortadan kalktıktan sonra da kalabilir; bu durum Türkiye için risk yaratabilir. Bölgesel Rekabetin Derinleşmesi: Avrupa ülkelerinin kalıcı askeri varlığı, Doğu Akdeniz’deki güç rekabetini artırabilir. Küresel Düzenin Test Edilmesi: İran merkezli kriz, sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel ekonomik ve güvenlik düzeninin sınandığı bir durumdur.”</p>
<p><strong>F-16 gönderilmesi zamanında ve güçlü bir yanıt</strong></p>
<p>Türkiye’nin KKTC’ye F-16 gönderme hamlesinin, artan askeri yığınağa karşı verilen güçlü ve zamanında bir yanıt olarak değerlendirilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu hamle, garantörlük hakkının kullanılması, enerji güvenliğinin sağlanması ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin temini açısından kritik öneme sahiptir. Önümüzdeki dönemde Doğu Akdeniz, enerji rekabeti ve büyük güçlerin güvenlik stratejilerinin kesiştiği bir kriz alanı olmaya devam edecektir. Türkiye’nin hem kendi güvenliğini hem de KKTC’nin varlığını korumak için sahada olmayı sürdüreceği açıktır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-turkiyenin-kktcye-f-16-gonderme-hamlesi-guclu-ve-zamaninda-bir-yanit-619210">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Türkiye&#8217;nin KKTC&#8217;ye F-16 gönderme hamlesi güçlü ve zamanında bir yanıt!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Havva Alyurt, Portekiz&#8217;de yeni başarı hikâyesi yazacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/havva-alyurt-portekizde-yeni-basari-hikayesi-yazacak-590154</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2025 07:39:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[alyurt]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[portekiz]]></category>
		<category><![CDATA[şampiyonası]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yazacak]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor'da ağır engel grubunun oynadığı Bocce’de önemli bir başarılara imza atan Havva Alyurt, Coimbra World Bocce Cup Dünya Şampiyonası için Portekiz’e gitti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/havva-alyurt-portekizde-yeni-basari-hikayesi-yazacak-590154">Havva Alyurt, Portekiz&#8217;de yeni başarı hikâyesi yazacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor&#8217;da ağır engel grubunun oynadığı Bocce’de önemli bir başarılara imza atan Havva Alyurt, Coimbra World Bocce Cup Dünya Şampiyonası için Portekiz’e gitti. Engeline rağmen azmi ve başarılarıyla örnek olan Alyurt, Portekiz’den altın madalya ile dönmek istiyor.</p>
<p><b>BAŞARININ ADI; HAVVA ALYURT</b></p>
<p>29 yaşındaki milli sporcu Havva Alyurt, SMA Tip 2 hastası olmasına rağmen 2017 yılında tanıştığı bocce sporunda kısa sürede büyük başarılara imza attı. Henüz altı aylık sporcuyken 2018 yılında Samsun’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda hem BC3 bireysel hem de BC3 çiftler kategorisinde Türkiye şampiyonu olarak dikkatleri üzerine çeken Havva Alyurt, başarılı kariyerine yenilerini eklemek için Portekiz’e gitti.</p>
<p><b>ULUSLARARASI ARENADA ZİRVEYE ULAŞTI</b></p>
<p>Yıllar içinde başarı grafiğini istikrarlı şekilde yükselten Alyurt, 2019 yılında Antalya’da yapılan Türkiye Şampiyonası’nda BC3 çiftler kategorisinde Türkiye üçüncülüğü elde etti. 2022 yılında Kocaeli’de düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda hem BC3 kadınlar hem de çiftler kategorilerinde Türkiye şampiyonluğu kazanan başarılı sporcu, aynı yıl Polonya’da yapılan World Boccia Challenger’da BC3 kadınlar ve çiftler kategorilerinde dünya ikinciliğine ulaştı. 2023 yılında Yalova’da gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonası’nda iki farklı dalda Türkiye şampiyonluğu elde eden Alyurt, 2024 yılında Roma’da düzenlenen World Boccia Challenger’da dünya ikinciliğiyle başarısını sürdürdü. Aynı yıl Brezilya’nın Sao Paulo kentinde yapılan World Boccia Cup’ta ise büyük bir başarıya imza atarak dünya şampiyonu unvanını Türkiye’ye kazandıran Havva Alyurt, Portekiz’de de yeni bir başarı hikâyesi yazmak istiyor.</p>
<p><b>HAZIRLIKLARINI GONCA’DA TAMAMLADI</b></p>
<p>Portekiz’deki dünya şampiyonası öncesi antrenmanlarını Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nde yapan milli sporcu Havva Alyurt, haftada dört gün, günde ise altı saat süren yoğun bir çalışma programı uyguladı. Alyurt’un ulaşım desteği ise Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı “Engelsiz Taksi” hizmeti tarafından sağlandı.</p>
<p><b>“ENGEL, HİÇBİR ŞEKİLDE ENGEL DEĞİL”</b></p>
<p>Spora 2017 yılında başladığını belirten milli sporcu Havva Alyurt, kendisine verilen desteklerin önemine vurgu yaparak, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başkanımız Tahir Büyükakın’ın destekleriyle sporumuza çok büyük katkı sağladı. Biz hiç bilinmeyen bir alanda başarı elde ettik. Engelsiz Taksi, antrenörler, kurumlar ve ailem desteklerini hiç esirgemedi” ifadelerini kullandı. Engelli bireylere de seslenen Alyurt, “Aile desteği çok önemli. Gerekli kurumların desteğiyle hiçbir engel, engel değil. Evde kalmayın, bir spor dalıyla hayata tutunun. Kendinizin bile şaşıracağı yeni şeyler keşfedeceksiniz” dedi.</p>
<p><b>BÜYÜKŞEHİR’DEN ENGELSİZ DESTEK</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin sosyal ve sportif yaşama katılımlarını teşvik eden projeleriyle dikkat çekiyor. Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi, birçok branşta spor yapmak isteyen bireylere ev sahipliği yaparken, “Engelsiz Taksi” hizmetiyle de ulaşım desteği sağlıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/havva-alyurt-portekizde-yeni-basari-hikayesi-yazacak-590154">Havva Alyurt, Portekiz&#8217;de yeni başarı hikâyesi yazacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Türk Dışişleri açısından yılın belki de en sorunlu günü 24 Nisan&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-turk-disisleri-acisindan-yilin-belki-de-en-sorunlu-gunu-24-nisan-453741</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Apr 2024 13:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arslan]]></category>
		<category><![CDATA[belki]]></category>
		<category><![CDATA[dışişleri]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlu]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yılın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453741</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Türkler, Rumlar ve Ermeniler yeniden bir ekonomik ve kültürel birliğin temelini atabilirler”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-turk-disisleri-acisindan-yilin-belki-de-en-sorunlu-gunu-24-nisan-453741">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Türk Dışişleri açısından yılın belki de en sorunlu günü 24 Nisan&#8230;&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Türkler, Rumlar ve Ermeniler yeniden bir ekonomik ve kültürel birliğin temelini atabilirler”</strong></p>
<p><strong>24 Nisan’ın Birinci Dünya Savaşı sırasında İttihat ve Terakki Hükümetinin İstanbul’daki Ermeni aydınlarını tutuklamaya başlaması ile Tehcir uygulamasının başladığı gün olarak kabul edildiğini ifade eden Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan,</strong> <strong>“Türk Dışişleri açısından yılın belki de en sorunlu günü 24 Nisan’dır.” dedi.</strong></p>
<p><strong>Türkiye’nin bu olay karşısındaki tutumunun devlet politikası olarak ‘soykırım’ kavramının reddi üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Eğer bu bölgenin halkları Birinci Dünya Savaşı’nın travmalarını arkada bırakarak geleceğe bakabilirlerse Türkler, Rumlar ve Ermeniler yeniden bir ekonomik ve kültürel birliğin temelini atabilirler.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi&#8217;nde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, 24 Nisan 1915&#8217;te İstanbul&#8217;daki Ermeni toplumundan 2 bin 234 kişinin tutuklanarak tehcir edilmesi nedeniyle Ermeni tehcirinin başlangıç günü olarak kabul edilen 24 Nisan tarihinin siyaset ve dışişleri açısından değerlendirdi.</p>
<p><strong>Tehcir uygulamasının başladığı gün&#8230;</strong></p>
<p>“Türk Dışişleri açısından yılın belki de en sorunlu günü 24 Nisan’dır.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu tarih Birinci Dünya Savaşı sırasında İttihat ve Terakki Hükümetinin İstanbul’daki Ermeni aydınlarını tutuklamaya başlaması ile Tehcir uygulamasının başladığı gün olarak kabul edilir. Bu tarih Ermeni diasporası ve lobilerinin çabaları ile dünyanın birçok ülkesinde ‘Ermeni Soykırımını Anma Günü’ olarak kabul edilmiştir. Türkiye’nin bu olay karşısındaki tutumu devlet politikası olarak ‘soykırım’ kavramının reddi üzerine kuruludur.” dedi.</p>
<p><strong>“1915’te neler olmuştu ve neden Türkiye ‘soykırım’ kelimesini asla kabul etmedi”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “1915’te neler olmuştu ve neden Türkiye ‘soykırım’ kelimesini asla kabul etmedi.” Sorularına da yanıt vererek, şunları kaydetti:</p>
<p>“Elbette olan bitenler Türk tarihi açısından keşke hiç olmasaydı diyeceğimiz acı sonuçlar doğurmuş bir uygulamaydı. İngiltere, Rusya ve müttefikleri ile savaş halindeki Osmanlı İmparatorluğu vatandaşları olan Ermenilerin Hınçak ve Taşnaksutyun gibi siyasi partileri Ermeni Cemaatini Türkiye topraklarında bağımsız bir Ermeni devleti kurulması için Doğu Cephesinde Rus ordularını desteklemeye çağırıyor ve bu çağrı sınır illerinde etkili de oluyordu. Ermeniler maalesef Doğu cephesinde Rus Ordusuna karşı savaşan Türk Ordusunu arkadan vuran sabotaj ve isyan gibi kalkışmalara imza atarak azınlıkta oldukları bir toprak parçasında dış destekle bir ülke kurma sevdasına düştüler. </p>
<p>Oysa milleti sadıka olarak bilinen bu halkın evlatları daha üç yıl önceki Balkan Savaşlarında Türk Ordusunun askerleri olarak büyük yararlıklar göstermiş ve kahramanlıklara imza atmışlardı. Eğer tarih farklı aksaydı ve Doğu’daki Kürt aşiretleri gibi Ermeniler de vatandaşı oldukları Türkiye’yi ve binlerce yıldır yaşadıkları anavatanlarını Türk Ordusu içinde Rus işgalcilerine karşı savunmuş ve Kurtuluş Savaşına da katılmış olsaydılar Osmanlı’da olduğu gibi bugün de Ermeni generallerimiz, bakanlarımız ve büyükelçilerimiz olacaktı. Ancak tarih farklı aktı ve emperyalistlerin Balkanlarda kurdukları oyun Doğu Anadolu’da da ortaya sürüldü. Terör, baskı ve dış destekle bir Hıristiyan azınlık Müslüman halkın çoğunlukta olduğu bir toprak parçasında devlet kurmaya itildi.” </p>
<p><strong>“Bu ülke benzer bir durumu Balkan savaşlarında yaşamıştı”</strong></p>
<p>1821 Mora ayaklanması ve Yunanistan’ın kurulmasından beri aynı oyunun sahneye konulduğunu ve başarılı olarak 1915’te bütün Rumeli’nin Osmanlının elimizden çıktığını anlatan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Sert ve kararlı bir önlem alınmazsa Sivas’a kadar olan topraklarımız da Rus ordularının da desteği ile bir gecede elimizden çıkacaktı. Bu ülke benzer bir durumu Balkan savaşlarında yaşamış ve ülkenin yarısını kısa bir zamanda kaybetmişti ve tekrar aynı kaderi yaşayamazdı.” diye o dönemde yananlara işaret etti.</p>
<p><strong>Tehcir Kanunu neden çıktı?</strong></p>
<p>Tehcir kararını alan İttihatçıların 2. Abdülhamit rejimine karşı Ermeni devrimci örgütleri ile birlikte çalıştığının bir sır olmadığını da dile getiren Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Gerçekten de ülke Birinci Dünya Savaşı’na girdiğinde İttihatçılar Ermenilerin ülke savunmasına katılmaları için epey gayret sarf ettiler. Patrikhane bu talebe kerhen olumlu cevap vermiş ancak Ermeni silahlı terör örgütleri olan Hınçak ve Taşnak örgütleri bu savaşı fırsat bilerek Rus ordusunun da yardımı ile sınırları Kafkasya’dan Adana ve Mersin’e kadar uzanan Büyük Ermenistan&#8217;ı kurma hayaline kapılmışlardı. Talat Paşa Hükümeti ise ülke bir yandan Çanakkale savaşlarında ölüm kalım mücadelesi verirken, Doğu Anadolu’yu kaybetmemek için bölge nüfusunu Müslümanlaştırarak Ermeni tehlikesinden kurtulmak amacıyla Anadolu’daki Ermeni halkını savaş süresince geçici olarak tümden Suriye’deki Osmanlı vilayetlerine sürgün etme kararını aldı ve Tehcir Kanunu’nu çıkardı. Talat Paşa anılarında bu kararı bir savaş önlemi olarak aldıklarını, bu kadar çok kayıpla karşılaşacaklarını düşünmediklerini ve bu uygulamanın bir trajediye dönüştüğünü kabul eder.” diye anlattı. </p>
<p><strong>Van’ın Ermeni Belediye Başkanı Bedros Kapamacıyan Efendi’nin öldürülmesi&#8230;</strong></p>
<p>Ermeni tehcirinin savaş süresi içinde Ermeni sivillerin geçici olarak yani savaş sonunda evlerine dönebilecekleri geçici bir askeri önlem olarak düşünüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Osmanlı Devleti’ne bağlı kalan Ermenilerin başına gelenleri de şöyle hatırlattı:</p>
<p>“Van’ın Ermeni Belediye Başkanı Bedros Kapamacıyan Efendi’nin Osmanlı Devleti’ne bağlı kaldığı ve Taşnak örgütüne destek olmadığı için bu örgütün militanları tarafından öldürüldüğünü bugünkü Ermeni lobilerine hatırlatmakta fayda var. Kapamacıyan Efendi 10 Aralık 1912&#8217;de 65 yaşındayken Taşnak üyesi Aram Manukyan tarafından başına iki kurşun sıkılarak öldürülmüştür. Öldürüldüğü zaman Müslüman halk da çok üzülmüş ve Kilisedeki cenaze törenine Ermeniler kadar Türkler de büyük oranda katılmıştı. Cenaze törenine katılmayanlar ise Taşnakçılardı. Tehcirden üç yıl önce gerçekleşen bu suikastı anlamadan tehciri ve Ermeni sorununu anlamak mümkün değildir. Çünkü bu suikast açıkça göstermektedir ki Tehcir Kanunu Osmanlı Hükümetinin bir gece Ermeni halkını tümden ortadan kaldırmak ve yeryüzünden silmek amacıyla gerçekleştirdiği ırkçı bir soykırım planı ya da uygulaması değildi. Bunun bir soykırım olmadığının yine en büyük ispatından biri de Osmanlı Devleti’nin tehcire tabi tutulan Ermeni vatandaşlarına savaş sonrasında memleketlerine dönme hakkını tanımış olmasıdır.” </p>
<p><strong>“Türk Devleti Ermenileri Ermeni oldukları için değil devlete isyan ettikleri için tehcir etmiştir”</strong></p>
<p>Tehcir uygulaması sırasında o yıllarda tren ve motorlu araçlar ve de düzgün yollar olmadığı için birçok sivilin yoldaki olumsuz koşullardan ötürü açlık ve hastalıktan hayatını kaybettiğini kaydeden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Asker kaçakları, bölgesel eşkıya çeteleri ve de durumu fırsat bilen bazı yerel güçler de Ermeni kafilelerine saldırıp katliamlar yaptılar. Yine bazı disiplinsiz kolluk kuvvetlerinin de zulme varan infazlar yaptıklarına yönelik tanıklıklar mevcuttur. Bütün bunların hiçbiri sistematik bir soykırımın olduğunu göstermez. Türk Devleti Ermenileri Ermeni oldukları için değil devlete isyan ettikleri için tehcir etmiştir. Üstelik Hem Osmanlı Hükümetleri hem de TBMM Hükümetleri Devlete isyan eden Türklere ve Kürtlere de benzer ağır cezaları vermiştir. Türk devletlerinde belki ortak bir töre ve siyasi refleks olarak süregelen bir gelenek vardır o da devlet her şeyi affedebilir ama devlete isyanı asla affetmez. Fatih Sultan Mehmet’in Bizans Rumu bir paşası olan Rum Mehmet Paşa’nın Osmanlı’ya başkaldıran Konya-Karaman Türkmenlerini nasıl büyük bir kırımdan geçirdiğini biliyoruz. Hırvat asıllı Kuyucu Murat Paşa’nın Anadolu Türkmenlerini kuyulara atarak katlettiğini tarihler yazmaktadır. Soykırım kavramı ise İkinci Dünya Savaşından sonra Yahudi soykırımı sonucunda oluşmuş bir hukuki tabirdir ve soykırım yapan devletlere ağır tazminat cezaları yükler.” dedi. </p>
<p><strong>“Türkiye her 24 Nisan’da tehcirde ölen suçsuz sivil Osmanlı Ermenileri için üzüntülerini bildirmektedir”</strong></p>
<p>Ermenilerin Birinci Dünya Savaşında Doğu Anadolu’da isyan etmekle kalmamış, üstüne bir de Rus İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra kurulan bağımsız Ermeni Cumhuriyeti’nin TBMM Hükümeti ile Doğu Anadolu ya da onların iddiasına göre Batı Ermenistan’ı topraklarına katmak için savaşa giriştiğini ve Kazım Karabekir Paşa’nın komutasındaki 3. Ordu tarafından çok ağır bir yenilgiye uğratıldığını da hatırlatan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu saydığımız tarihi koşulları, isyanları ve askeri yenilgilerini hiç kaale alıp hatırlamak istemeyen Ermeni lobileri bir çocuk mızıkçılığı ile azınlıkta oldukları bir ülkede isyan çıkarıp yenildikleri halde soykırım iddialarına sığınarak Türkiye aleyhinde toprak ve para tazminatı peşinde koşmakta ve de bütün bir Ermeni ulusunu mağduriyet travması altında yaşatmaktadır. Oysa Türkiye her 24 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan taziye mesajları ile tehcirde ölen suçsuz sivil Osmanlı Ermenileri için üzüntülerini bildirmektedir. Türkiye olayın sonucu olarak gelişen insanlık trajedisine gözlerini kapamamıştır. Türkiye sadece bu insani trajedisinden siyasi rant koparmaya çalışan şımarıklığa boyun eğmemiştir ve de eğmeyecektir.” dedi.</p>
<p><strong>“TRT’de Ermenice ve Yunanca kanallarının da yayına girdiğini görmek hiç de hayalperestlik değil”</strong></p>
<p>“Ermenistan Cumhurbaşkanı Paşinyan’ın bu yıl soykırım kelimesini kullanmamış olması ise artık bazı Ermeni siyasetçilerinin Türkiye’den şımarıkla Batılı devletleri arkalarına alarak bir takım hukuki oyunlarla toprak koparamayacaklarını anlamış olduklarını göstermesi açısından önemlidir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Eğer bu bölgenin halkları Birinci Dünya Savaşının travmalarını arkada bırakarak geleceğe bakabilirlerse Türkler, Rumlar ve Ermeniler yeniden bir ekonomik ve kültürel birliğin temelini atabilirler. Bir gün devlet televizyonu olan TRT’de Arapça ve Kürtçe kanalları olduğu gibi Ermenice ve Yunanca kanallarının da yayına girdiğini görmek hiç de hayalperestlik değildir.” dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-turk-disisleri-acisindan-yilin-belki-de-en-sorunlu-gunu-24-nisan-453741">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Türk Dışişleri açısından yılın belki de en sorunlu günü 24 Nisan&#8230;&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Erdoğan&#8217;ın Nahçıvan Ziyaretinin Zamanlaması Manidar&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-erdoganin-nahcivan-ziyaretinin-zamanlamasi-manidar-408860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Sep 2023 15:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arslan]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğanın]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[manidar]]></category>
		<category><![CDATA[nahçıvan]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[zamanlaması]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşmek için Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne ziyaretinin zamanlamasını ‘manidar’ olarak nitelendiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Zengezur Koridoru sadece Azerbaycan’ın batı bölgesi ile Nahçıvan’ı değil aynı zamanda Türkiye ile Türk dünyasının entegrasyonunu güçlendirecek olması bakımından önemlidir.” dedi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-erdoganin-nahcivan-ziyaretinin-zamanlamasi-manidar-408860">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Erdoğan&#8217;ın Nahçıvan Ziyaretinin Zamanlaması Manidar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşmek için Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne ziyaretinin zamanlamasını ‘manidar’ olarak nitelendiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Zengezur Koridoru sadece Azerbaycan’ın batı bölgesi ile Nahçıvan’ı değil aynı zamanda Türkiye ile Türk dünyasının entegrasyonunu güçlendirecek olması bakımından önemlidir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşmek için Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne ziyaretini değerlendirdi.</p>
<p>Prof. Dr. Arslan, iki liderin görüşmesi sonucunda iki ülke arasındaki ilişkileri daha da artıran adımlar atıldığını ifade ederek, bu kapsamda iki ülkenin liderinin katılımıyla Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Boru Hattı Temel Atma Töreninin gerçekleştirildiğini, ayrıca iki liderin Kars-Nahçıvan Demir Yolu Projesine ilişkin mutabakat zaptını imzaladığını ve Nahçıvan&#8217;da askeri bakım ve onarım fabrikasının açılışına katıldığını hatırlattı.</p>
<p><strong>Enerji ortaklığı projelerinin Avrupa’nın enerji arz güvenliğine olumlu etkileri var</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinin, dünyada eşi benzeri bulunmayan müstesna bir konumda olduğunu ifade ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Arslan, Azerbaycan ile gerçekleştirilen Hazar Geçişli Uluslararası Doğu-Batı Orta Koridoru, Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Hattı Projesi gibi enerji ortaklığı projelerinin Avrupa’nın enerji arz güvenliğine olumlu etkilerinin de altını çizdi. </p>
<p>‘Azerbaycan’ın kendi egemen topraklarında bir antiterör operasyonu gerçekleştirmek durumunda kaldığını’ ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Azerbaycan’ın zaferini kutlayarak Ermenistan’ın bu yeni normalleşme için yeni fırsatları değerlendirmesi gerektiğini vurguladığını da anlatan Prof. Dr. Arslan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinin güçlü şekilde sürdüğünü belirterek, Türkiye’nin Azerbaycan’a haklı davasında destek olmasından ötürü teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Aliyev, Nahçıvan hakkında açıklamalar yaparken Nahçıvan’ın Azerbaycan&#8217;ın kadim bir toprağı olduğunu ancak ne yazık ki Batı Zengezurun 1920 yılında Sovyetler tarafından Azerbaycan&#8217;dan ayrıldığını ve böylece Azerbaycan&#8217;ın ana kısmı ile Nahçıvan arasındaki coğrafi bağlantı kesildiğini vurguladı.”</p>
<p><strong>Türkiye Azerbaycan’a desteğini bir daha güçlü şekilde gösterdi… </strong></p>
<p>Siyaset Bilimci Prof. Dr. Arslan, ziyaretin zamanlaması hakkında şunları söyledi:</p>
<p>“İki lider arasında görüşmenin tam da Karabağ’daki ayrılıkçı Ermeni teröristlere ve 2020 tarihli ateşkes mutabakatına rağmen bölgeden çıkarmadığı Ermeni askeri birliklerine karşı düzenlediği antiterör operasyonu sonucunda Azerbaycan’ın tam zafer kazanması sonrasında gerçekleşmesi manidardır. </p>
<p>Türkiye’nin bu görüşme neticesinde Azerbaycan’a desteğini bir daha güçlü bir şekilde göstermesi açısından çok önemlidir. Türk Devletler Teşkilatı da 20 Eylül 2023 tarihli beyanatında Azerbaycan’ın antiterör operasyonuna destekleyici ifadelerde bulunmuştur.”</p>
<p><strong>Zengezur Koridoru Türk dünyası ile entegrasyonu güçlendirecek </strong></p>
<p>Prof. Dr. Arslan, Zengezur Koridorunun önemine atıfta bulunarak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bugün sıklıkla ifade edilen Zengezur Koridoru sadece Azerbaycan’ın batı bölgesi ile Nahçıvan’ı değil aynı zamanda Türkiye ile Türk dünyasının entegrasyonu güçlendirecek olması bakımından önemlidir. Ayrıca Zengezur Koridoru gerçekleşmesi halinde küresel jeopolitiği de etkileyecek bir konuma sahiptir. Zira, Türkiye’den Çin’e uzanan Hazar Geçişli Uluslararası Doğu-Batı Orta Koridorunun öneminin artması ile birlikte Avrupa ile Çin arasındaki ticarette daha hızlı ve daha kolay ulaşım sağlanacak, Türk dünyasının jeopolitik konumu buradan sağlanacak ekonomik fırsatları iyi değerlendirdiği takdirde Doğu ve Batı arasında denge unsuru olacaktır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-erdoganin-nahcivan-ziyaretinin-zamanlamasi-manidar-408860">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Erdoğan&#8217;ın Nahçıvan Ziyaretinin Zamanlaması Manidar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepeli Havva Kara 89.Yaşına Alo Evlat İle Girdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepeli-havva-kara-89yasina-alo-evlat-ile-girdi-383847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 12:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alo]]></category>
		<category><![CDATA[evlat]]></category>
		<category><![CDATA[girdi]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kara]]></category>
		<category><![CDATA[kartepeli]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi’nin ödüllü projesi olan Alo Evlat Sağlık Kulübü mutlu etmeye devam ediyor. Havva Kara’yı 89. doğum gününde yalnız bırakmayan Alo Evlat ekibiyle yine yüzleri güldürdü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepeli-havva-kara-89yasina-alo-evlat-ile-girdi-383847">Kartepeli Havva Kara 89.Yaşına Alo Evlat İle Girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kartepe Belediyesi’nin ödüllü projesi olan Alo Evlat Sağlık Kulübü mutlu etmeye devam ediyor. Havva Kara’yı 89. doğum gününde yalnız bırakmayan Alo Evlat ekibiyle yine yüzleri güldürdü.</b></p>
<p>Kartepe Belediyesi’nin ödüllü projelerinden olan Alo Avlat Sağlık Kulübü, 7/24 görev yaparak Kartepelilerin en önemli anlarına eşlik ediyor. Kartepeli büyüklerini hiçbir zaman yalnız bırakmayan Alo Evlat Sağlık Kulübü ekipleri Havva Kara’ya doğum günü sürprizi yaptılar.</p>
<p><b>SÜRPRİZ DOĞUM GÜNÜ</b></p>
<p>Alo Avlat Sağlık Kulübü tarafından sağlanan bir çok hizmetten faydalanan Havva Kara, doğum günü sürprizinden çok mutlu oldu. Ekipler hazırladıkları pasta ile Havva teyzeyi evinde ziyaret ederek bu mutlu gününde yanında oldular. Böylelikle Havva teyze yeni yaşına yalnız girmek yerine, Alo Evlatın genç ekibiyle birlikte pasta üfleyerek girdi.</p>
<p><b>KOCAMAN’A TEŞEKKÜR</b></p>
<p>Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman başta olmak üzere herkese teşekkür eden Havva Kara “Bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan evlatlarıma çok teşekkür ediyorum. Onlar her zaman bizlerin yanında oldular. Teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.     </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepeli-havva-kara-89yasina-alo-evlat-ile-girdi-383847">Kartepeli Havva Kara 89.Yaşına Alo Evlat İle Girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Batı medyası, Erdoğan&#8217;ın iktidarının sona ermesi gerektiği algısını besledi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-bati-medyasi-erdoganin-iktidarinin-sona-ermesi-gerektigi-algisini-besledi-378485</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 May 2023 11:26:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[algısını]]></category>
		<category><![CDATA[arslan]]></category>
		<category><![CDATA[batı]]></category>
		<category><![CDATA[besledi]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğanın]]></category>
		<category><![CDATA[ermesi]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiği]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarının]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[medyası]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sona]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378485</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dış politikanın Cumhurbaşkanlığı seçimlerine etkisini değerlendiren Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim propagandalarında Cumhur ve Millet İttifakının dış politika paradigmaları arasında çok ciddi farklılıklar olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-bati-medyasi-erdoganin-iktidarinin-sona-ermesi-gerektigi-algisini-besledi-378485">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Batı medyası, Erdoğan&#8217;ın iktidarının sona ermesi gerektiği algısını besledi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dış politikanın Cumhurbaşkanlığı seçimlerine etkisini değerlendiren Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim propagandalarında Cumhur ve Millet İttifakının dış politika paradigmaları arasında çok ciddi farklılıklar olduğunu söyledi. Dış politikanın daha önceki seçimlerde olmadığı kadar belirleyici bir rol oynadığını belirten Kök Arslan, Batı medyasının Türkiye’deki seçimler için ‘dünyanın en önemli seçimi’ açıklamalarını hatırlattı ve Batı medyasının Erdoğan’ın iktidarının sona ermesi gerektiği algısını beslediğini sözlerine ekledi. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı, Politik Psikoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dış politika etkisini değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Batı medyası, Erdoğan’ın iktidarının sona ermesi gerektiği algısını besledi.” </strong></p>
<p>28 Mayıs 2023 seçimlerinde dış politikanın daha önceki seçimlerde olmadığı kadar belirleyici bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bunun en büyük göstergesini seçimlere Batı medyasının gösterdiği olağanüstü ilgide gördük. Seçim öncesinde Batı medyası Türkiye’deki seçimlerin ‘dünyanın en önemli seçimi’ olduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidarının sona ermesi gerektiği çerçevesinde algıyı besledi. Bunlardan <em>The Economist</em>, Türkiye’de seçimlerin küresel sonuçlarının olacağı ve Erdoğan’ın gitmesi gerektiği gibi yorumlarda bulundu.” dedi.</p>
<p><strong>“Cumhur ve Millet İttifakı dış politika paradigmaları arasında ciddi farklılıklar vardı.”</strong></p>
<p>“Seçim öncesi propaganda söylemlerinde, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakının dış politika paradigmaları arasında çok ciddi farklılıklar olduğu söylenebilir.” diyen Kök Arslan, “Cumhur İttifakı Türkiye’nin bağımsız, bölgesel liderlik peşinde koşan iddialı bir dış politika ve güvenlik politikası sürdürmesi gerektiğini savundu. Millet İttifakı, bu iddialı dış politikanın ülkeye maliyet getirdiğini söyledi. İçe dönük bir siyasete ağırlık veren, ülkeyi bölgesel konulardan çekerek daha az maliyetli olacağını varsaydıkları ‘geleneksel’ Batı yanlısı bir politika izlenmesi gerektiğini savundu. Erdoğan, özellikle 2015 sonrası Türkiye’nin ülke içinde karşı karşıya kaldığı terörizm dalgası ve yakın çevresinde yaşadığı savaş ve çatışmalar karşısında iddialı bir dış politika izlemeye başladı.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>“İddialı dış politika seçmeni de motive etti.”</strong></p>
<p>İzlenilen bu iddialı politikanın 11 Nisan’da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti seçim manifestosunun ilanında ‘Türkiye Yüzyılı’ olarak ifade edildiğini hatırlatan Kök Arslan, “Cumhur İttifakının en büyük ortağı MHP de Erdoğan’ın dış politikada daha proaktif bir pozisyon ortaya koyması yönündeki politikasını destekledi. Bu iddialı pozisyon, bir taraftan Cumhur ittifakının kendisini konsolide ederken, öbür taraftan Cumhur İttifakını destekleyen seçmeni de sosyolojik olarak birleştirerek motive etti. Cumhur İttifakı seçmenin seçime giderken ruh hali ülkesine yönelik, özellikle Batılı, ‘yedi düvelin hayâsız akınını’ durdurmak şeklindeydi.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Millet İttifakı da dış politika üzerinden kendi siyasal alanlarını tanımladı</strong></p>
<p>Dış politika üzerinden Cumhur İttifakı bünyesinde yaşanan bu konsolidasyonun Millet İttifakı bünyesinde de bir rekabet duygusu yarattığını dile getiren Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Orada da siyasi ve sosyolojik düzeyde, bütüncül olmasa da geniş bir muhalif kitlenin de konsolidasyonunu beraberinden getirdi. Dolayısıyla tıpkı Cumhur İttifakının tecrübe ettiği gibi Millet İttifakı partileri de dış politika üzerinden kendi siyasal alanlarını tanımladılar. Özellikle ikinci tur öncesi milliyetçi söylem geliştirerek Suriye ve Türk dünyası üzerinden söylemler geliştirmesi buna örnek verilebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Cumhur İttifakı’nın dış politika tercihleri seçmen nezdinde destekleniyor</strong></p>
<p>Millet İttifakı’nın özellikle birinci tur öncesi dış politika tercihine de değinen Kök Arslan, “Ortak politikalar metninde de görülebileceği gibi Erdoğan iktidarının, Türkiye’yi uluslararası siyasette yalnızlaştırdığı, Batı ittifakından kopardığı, Rusya’ya daha fazla yaklaştırdığı, Türkiye’nin Ortadoğu’daki geleneksel tarafsızlık statüsünü bozduğu ve dış politikanın ‘Ortadoğululaşmasına’ neden olduğu sebebiyle eleştirilmesi şeklinde olmuştur. Bu eleştileri başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’nin dış politika kurmaylarından yapılan kritik dış politika açıklamalarında görebiliyoruz. Millet İttifakının dış politika uygulaması, dış politikada tarafsızlık ve müdahalesizlik üzerine inşa edilmiş durumda. Libya, Suriye, Doğu Akdeniz, Ukrayna, Karabağ ve PYD-YPG gibi örnekler, bu pozisyonu yeterince temsil eder nitelikte olduğunu görmek mümkündür.” dedi.</p>
<p>28 Mayıs’ta gerçekleştirilen 2. tur sonuçlarını değerlendiren Kök Arslan sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p><strong>“Erdoğan’ın kazanmasının dünyanın farklı yerlerinde kutlanması küresel önemdeki boyutu gösteriyor…”</strong></p>
<p>“Cumhurbaşkanlığı seçimini Erdoğan’ın yüzde 52,18 ile kazanmasından yola çıkarak, Cumhur İttifakı’nın dış politika tercihlerinin seçmen nezdinde desteklendiğini söyleyebiliriz. Ayrıca Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimini tekrar kazanmasının<strong> Beyrut, Kudüs, Afrika, Saraybosna, Priştine, Bakü, Latin Amerika gibi dünyanın farklı yerlerde de kutlanması 2023 seçimlerinin küresel boyutta önemini gösterdi.”</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-bati-medyasi-erdoganin-iktidarinin-sona-ermesi-gerektigi-algisini-besledi-378485">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Batı medyası, Erdoğan&#8217;ın iktidarının sona ermesi gerektiği algısını besledi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Sandık başı bayram gibiydi&#8221; &#8220;13&#8217;üncü Cumhurbaşkanımızı olgunlukla seçeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-sandik-basi-bayram-gibiydi-13uncu-cumhurbaskanimizi-olgunlukla-sececegiz-375881</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 May 2023 14:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arslan]]></category>
		<category><![CDATA[başı]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanımızı]]></category>
		<category><![CDATA[gibiydi]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[olgunlukla]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sandık]]></category>
		<category><![CDATA[seçeceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[üncü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=375881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyaset bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, beklenilenin aksine tarihi önem taşıyan 14 Mayıs genel seçimlerinin Türk halkının milli iradesiyle barış içinde, sorunsuz ve şaibesiz şekilde tecelli ettiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-sandik-basi-bayram-gibiydi-13uncu-cumhurbaskanimizi-olgunlukla-sececegiz-375881">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Sandık başı bayram gibiydi&#8221; &#8220;13&#8217;üncü Cumhurbaşkanımızı olgunlukla seçeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siyaset bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, beklenilenin aksine tarihi önem taşıyan 14 Mayıs genel seçimlerinin Türk halkının milli iradesiyle barış içinde, sorunsuz ve şaibesiz şekilde tecelli ettiğini söyledi. Arslan “Başörtülüsü, mini eteklisi, dindarı ve dinsizi aynı sıralara girip birbirleriyle sohbet edip aynı sandıklarda oylarını kullandılar. Gerek oy verilmesinde gerekse oy sayımında hiçbir şiddet olayı görülmedi. Yürütme organı seçimlerin tarafsızlığına gölge düşürecek hiçbir eylemde bulunmadı ve seçim süreci yasama organı YSK’nın yetkisinde gerçekleştirildi.” ifadeleriyle seçim gününü değerlendirdi. Aynı zamanda 28 Mayıs’ta gerçekleşecek ikinci turda da siyasi sürecin sorunsuz işleyeceğini, bu aşamada siyasi tansiyonun daha azalacağını ve katılımın da bir miktar düşebileceği öngörülerini paylaştı. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi&#8217;nde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan 14 Mayıs sonrası yurt içi ve yurt dışındaki tepkileri değerlendirerek, genel seçimlerin tezahürü ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>“Milli irade sorunsuz ve şaibesiz şekilde tecelli etmiştir” </strong></p>
<p>Özellikle batılıların Türkiye’ye karşı çoğunlukla oryantalist önyargıları olduğunun altını çizerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Havva Kök Arslan “Büyük Türk milleti kendisine yakışan vakur ve sakin bir şekilde 14 Mayıs genel seçimlerini barış içinde yapmış ve de milli irade sorunsuz ve şaibesiz şekilde tecelli etmiştir. Gerek yurtta gerekse yurtdışında oluşturulmuş kamuoyunun aksine seçimler Türkiye’de büyük bir karmaşa ve kaos halinde gerçekleşmemiştir. Özellikle batılıların Türkiye’ye karşı çoğunlukla oryantalist önyargıları karşılık bulmamıştır. Yıllarca sömürüp 1960’larda sözüm ona özgürlük verdikleri Afrika ülkelerinde görmeye alışık oldukları seçimler sonucunda kabilelerin birbirine saldırıp kanlı olaylar çıkması şeklindeki şiddet sahnelerinin Türkiye’deki genel seçimler sonrasında da görülebileceğini hatırlatsalar da bu durum gerçekleşmemiştir” dedi.  </p>
<p><strong>“Ülkemizin tek kanlı seçimleri İngiliz İşgal Kuvvetleri’nin Meclis-i Mebusan’ı basmasıdır”  </strong></p>
<p>Seçim sonuçları ile ilgili yorum ve başlıklardan örnek veren Arslan, “Daha bir hafta önce Sayın Cumhurbaşkanımız için ‘Erdoğan sessizce makamını terk etmeyecek’ gibi kabul edilemez başlıklar atabilmişlerdir. Buradaki paradoks ise bu başlığı ülkemizdeki tek kanlı ve olaylı seçimin 1919 genel seçimlerinde demokratik yollarla seçilmiş Türk Meclis-i Mebusanı’nı basıp dağıtan İngiliz İşgal Kuvvetleri tarafından gerçekleştirildiğini başlığına taşıyan İngiliz dergisinin olmasıdır. TBMM 15 Temmuzda da saldırıya uğramıştır ama bu saldırının bir genel seçimin sonucunda olmadığını hepimiz biliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. </p>
<p><strong>“Oy verilmesinde ve sayımında şiddet olayı görülmedi”</strong></p>
<p>Sandık başında bayram gibi herkesin birbirine yardımcı olduğunu gözlemleyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan “Türk Milleti 14 Mayıs’ta başörtülüsü, mini eteklisi, dindarı ve dinsizi ile aynı sıralara girip birbirleriyle sohbet edip gülerek aynı sandıklarda oylarını kullandılar ve herkes birbirine hayırlı olsun dedi. Gerek oy verilmesinde gerekse oy sayımında hiçbir şiddet olayı görülmedi. Yürütme organı seçimlerin tarafsızlığına gölge düşürecek hiçbir eylemde bulunmadı ve seçim süreci yasama organı YSK’nın yetkisinde gerçekleştirildi. Seçimde yaşlılar ve engelliler için özel önlemler alındı. Bir de en güzeli bir bayram gibi herkesin herkese yardımcı olduğu ikramların yapıldığı bir ortamda yapılmasıydı.” dedi. </p>
<p><strong>“Şiddetsiz bir seçim geçirmiş olmamızı içlerine sindiremeyenler var…”</strong></p>
<p>Şiddetsiz bir seçim geçirmiş olmamızı içlerine sindiremeyenlere önemli bir cevap olarak gösteren Arslan  “Büyük bir milleti aşiret devletleri ile aynı kefeye koyan ve sadece kendilerini medeni sayan zihniyetlerini bir ölçüde değiştirmiş olmasını umuyorum.” dedi.  Kendi ülkelerinden daha yüksek katılım oranı, milli iradeye tam saygı ve de şiddetsiz bir seçim geçirmiş olmamızı içlerine sindiremeyenlere ise ülkemizde yıllarca gazetecilik yapmış olan İngiliz gazeteci Hugh Pope’un 1990’lı yıllarda ülkemiz hakkında yazmış olduğu kitabın önsözündeki ilk cümleyi hatırlattı:  </p>
<p>“Batılılar Türkiye’yi tanımakta zorlanırlar oysa Türkiye’yi ve Türk halkını tanımak için her şeyden önce bilmeleri gereken bir tek şey vardır; o da Türkiye’nin hiçbir zaman sömürge olmamış olmasıdır.”</p>
<p><strong>“İkinci turda da siyasi sürecin sorunsuz işleyeceğine inanıyorum” </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi&#8217;nde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Cumhuriyet’in yüzüncü yılında dünyaya demokrasi dersi veren ülkemizin kurucusu Atatürk’ü anmadan 14 Mayıs’ı değerlendiremeyiz. Cumhuriyeti en üst düzeyde temsil ederek 13’üncü Cumhurbaşkanımızı ve Meclisi dünyaya örnek olacak bir olgunlukla seçeceğimize inanıyorum.  İkinci turda da siyasi sürecin aynı şekilde sorunsuz işleyeceğini ancak bu aşamada siyasi tansiyonun daha azalacağını ve katılımın da bir miktar düşebileceğini düşünüyorum.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-sandik-basi-bayram-gibiydi-13uncu-cumhurbaskanimizi-olgunlukla-sececegiz-375881">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Sandık başı bayram gibiydi&#8221; &#8220;13&#8217;üncü Cumhurbaşkanımızı olgunlukla seçeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Dünyanın gözü Türkiye&#8217;de, seçimlerde…&#8221; &#8220;2023 Genel Seçimleri küresel çapta önemli&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-dunyanin-gozu-turkiyede-secimlerde-2023-genel-secimleri-kuresel-capta-onemli-374112</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 13:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arslan]]></category>
		<category><![CDATA[çapta]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[gözü]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[seçimlerde]]></category>
		<category><![CDATA[seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hilesiz hurdasız, kavgasız ve gürültüsüz, seçimler sonrasında iktidarın değişmesinin medeniyet seviyesinin bir göstergesi olduğunu söyleyen siyaset bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-dunyanin-gozu-turkiyede-secimlerde-2023-genel-secimleri-kuresel-capta-onemli-374112">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Dünyanın gözü Türkiye&#8217;de, seçimlerde…&#8221; &#8220;2023 Genel Seçimleri küresel çapta önemli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hilesiz hurdasız, kavgasız ve gürültüsüz, seçimler sonrasında iktidarın değişmesinin medeniyet seviyesinin bir göstergesi olduğunu söyleyen siyaset bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, ülkemizin karnesinin bu açıdan kötü olmadığını ifade etti. 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerini Uluslararası basın ve devlet kuruluşlarının yakından takip ettiğini belirten Arslan, seçimlerin küresel çapta öneme sahip olduğuna hatırlattı. Dünyanın gözünün Türkiye’de olduğunu vurgulayan Arslan, ülkemiz ve milletimizin kaderi bakımından gerçek anlamda büyük bir tarihi sürece tanıklık ettiğimizi kaydetti.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi&#8217;nde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan Türkiye’nin seçim tarihinden yola çıkarak 2023 Genel Seçimlerini değerlendirdi. </p>
<p><strong>“Ülkemizde seçim sonrası büyük kaos ve çatışmaların yaşandığı örnekler yok” </strong></p>
<p>Türkiye seçim tarihinden kronolojik örnekler veren siyaset bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Ülkemizde 1876 yılından beri demokratik bir süreç işliyor. Zaman zaman sorunlar yaşansa da seçimler yapılıyor. Halk iradesinin önce sandığa oradan da Meclis’e yansıması bize çok doğal bir süreç olarak görünse de bu her ülkenin ve her ulusun yaşadığı bir süreç değil. Hilesiz hurdasız, kavgasız ve gürültüsüz, seçimler sonrasında iktidarın değişmesi medeniyet seviyesinin bir göstergesidir. Ülkemizin karnesi bu açıdan çok da kötü değil. 1946 gibi şaibeli seçimler de yaşandı. Tek parti yıllarda yapılan iki dereceli seçimlerin halk iradesini yansıttığı iddia edilemese de yine de demokrasi tarihimizde seçim sonuçlarının muhalefet ya da iktidar tarafından tanınmadığı ve seçim sonrası büyük kaos ve çatışmaların yaşandığı örnekler de yok.” cümleleriyle seçimlere tarihsel bir yaklaşımda bulundu.  </p>
<p><strong>Meclis’in çalıştırılmadığı tek örnek 1919 genel seçimleri sonucunda yaşanmıştı</strong></p>
<p>Arslan, istisnalar için şu örnekleri verdi: “Türkiye’de demokratik süreçlerin sekteye uğradığı ve Meclis’in çalıştırılmadığı tek örnek 1919 genel seçimleri sonucunda yaşanmıştı. O da Meclisi Mebusan’ın demokrasinin en büyük örneği Büyük Britanya işgal askerleri tarafından basılıp zorla dağıtılmasıdır. 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan TBMM için yeni bir genel seçim yapılmamış kapatılan Osmanlı Meclisi Mebusan’ın üyeleri tarafından oluşturulmuştur.”</p>
<p><strong>Türkiye’de seçimler ve demokrasi köklü bir geçmişe sahiptir</strong></p>
<p>Demokrasi için savaştığını iddia eden batılı işgalcilere rağmen Türkiye’de seçimlerin köklü bir geçmişi olduğunu söyleyen Arslan, “Ülkemizde Kurtuluş Savaşı farklı görüş ve partilerin yer aldığı TBMM’nin çatısı altında Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde yapıldı. Milli Mücadele sivil ve seçilmiş bir organ tarafından yürütüldü. Bunun içindir ki Türkiye’de seçimler ve demokrasi köklü bir geçmişe sahiptir. Hem de demokrasi için savaştığını iddia eden batılı işgalcilere rağmen. Türkiye öyle bir ülkedir ki, 26 Ağustos 1921’de yabancı işgalini yırtıp atan nihai askeri harekâtın başarıya ulaştığını gören o büyük komutanın ağzından çıkan ilk emir ‘TBMM Orduları ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri’ olmuştur. Ülkemiz NATO’ya girdikten sonra bir Meclis ordusu olan TBMM Orduları TSK olarak isimlendirilmiştir.” dedi. </p>
<p><strong>Ülkemizde aslında derinden bir gerilim de her zaman yaşanır </strong></p>
<p>Ülkemizde seçimlerle beraber devlet politikalarının da değişmesi nedeniyle gerilim yaşanabildiğinin altını çizen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Demokratik geleneğe rağmen ve de bazı provokatif olaylar sayılmazsa genellikle barışçıl seçimler yaşayan ülkemizde aslında derinden bir gerilim de her zaman yaşanır. Bunun nedeni de seçimlerin müesses nizamı / var olan düzeni ve devlet politikalarını da değiştirebileceği gerçeğidir. Örneğin İngiltere’de hangi parti iktidara gelirse gelsin İngiliz dış politikası pek değişmez. Ancak ülkemizde devlet politikası olarak bilinen Kıbrıs sorunu dahi geçmişte Annan planının kabulü ile geri dönülmez bir şekilde ülke aleyhine sonuçlanabilirdi. Siyasi partiler ve iktidarlar ülkenin ekonomik ve siyasi bağımsızlığına farklı açılardan bakmaya devam ettikleri sürece de bu gerilim devam edecektir.” şeklinde yorumladı. </p>
<p><strong>Parti mitingleri şimdiye kadar sorunsuz gerçekleşti </strong></p>
<p>“Şimdiye kadar genel olarak sorunsuz giden parti mitingleri, 14 Mayıs 2023 Pazar günü seçimlerin de şaibesiz bir şekilde sonuçlanmasıyla; iktidar devam da etse değişse de kuruluşundan 100 yıl sonra Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin demokratik bir şekilde işlediğini dosta düşmana ve bütün dünyaya ilanı olmalıdır.” diyen Arslan 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerinin küresel çapta öneme sahip olduğunu söyledi. Arslan sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Uluslararası basın ve devlet kuruluşlarının yakından takip ettiği 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimleri küresel çapta öneme sahip. Dünyanın gözü Türkiye’de. Seçimin sonuçları Türkiye’nin NATO, AB, Orta Doğu, Rusya, Ukrayna, Yunanistan ile göç politikaları ve enerji ilişkilerini yakından etkileyecek. Ülkemizin ve milletimizin kaderi bakımından gerçek anlamda büyük bir tarihi öneme sahip görünüyor.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-havva-kok-arslan-dunyanin-gozu-turkiyede-secimlerde-2023-genel-secimleri-kuresel-capta-onemli-374112">Prof. Dr. Havva Kök Arslan: &#8220;Dünyanın gözü Türkiye&#8217;de, seçimlerde…&#8221; &#8220;2023 Genel Seçimleri küresel çapta önemli&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
