<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hastaya | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hastaya/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastaya</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 09:03:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>hastaya | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastaya</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Işık Saçan Bakterilerle Hızlı Tanı: Hastaya Uygun Antibiyotik Dakikalar İçinde Saptanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isik-sacan-bakterilerle-hizli-tani-hastaya-uygun-antibiyotik-dakikalar-icinde-saptaniyor-625929</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[bakterilerle]]></category>
		<category><![CDATA[boya]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastaya]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[saçan]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[uygun]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625929</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antibiyotik direnci, günümüzde küresel sağlık sistemlerinin karşı karşıya olduğu en ciddi tehditlerden biri olarak kabul ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isik-sacan-bakterilerle-hizli-tani-hastaya-uygun-antibiyotik-dakikalar-icinde-saptaniyor-625929">Işık Saçan Bakterilerle Hızlı Tanı: Hastaya Uygun Antibiyotik Dakikalar İçinde Saptanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Antibiyotik direnci, günümüzde küresel sağlık sistemlerinin karşı karşıya olduğu en ciddi tehditlerden biri olarak kabul ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl yaklaşık 1,27 milyon insan doğrudan antibiyotik direnci nedeniyle yaşamını yitiriyor. Uzmanlar, etkili önlemler alınmadığı takdirde bu sayının önümüzdeki yıllarda çok daha yüksek seviyelere ulaşabileceğine dikkat çekiyor. Sorunun temel nedenlerinden biri ise enfeksiyon tedavisinde çoğu zaman doğru antibiyotiğin hemen belirlenememesi ve hastalara geniş spektrumlu ilaçların deneme-yanılma yöntemiyle verilmesi. Bu yaklaşım, hem hastanın tedavisinin gecikmesine hem de bakterilerin zamanla ilaçlara karşı direnç geliştirmesine yol açabiliyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Bu önemli soruna çözüm olabilecek yeni bir teknoloji ise Acıbadem Üniversitesi’nde geliştirildi. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tanıl Kocagöz ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özge Can’ın kurucusu olduğu ve Acıbadem Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde yer alan Bio-T Biyoteknoloji Çözümleri ve Üretim A.Ş.’de geliştirilen “Hızlı Antibiyotik Duyarlılık Testi”, hastadaki bakterinin hangi antibiyotiğe duyarlı olduğunu çok kısa sürede belirleyebiliyor. Testte, antibiyotiğin etkisiyle ölen bakteriler özel bir boya sayesinde ışık veriyor; böylece hangi antibiyotiğin işe yaradığı hızlı ve net bir şekilde anlaşılabiliyor. Bu hızlı antibiyotik duyarlılık testi sayesinde, normalde bir gün sürebilen antibiyotik duyarlılık belirleme süreci 15-90 dakikaya indirilebiliyor. Laboratuvar çalışmaları tamamlanan testin yakın zamanda sağlık sisteminde kullanıma girmesi hedefleniyor.</strong></em></p>
<p><strong>Antibiyotik İşe Yaradığında Işık Saçan Bakteriler </strong></p>
<p>Geliştirilen test, enfeksiyon etkeni bakterinin farklı antibiyotiklere duyarlılığını hızlı bir şekilde saptayarak hastaya hangi ilacın etkili olacağını ortaya koyuyor. Böylece hekimler, vakit kaybetmeden hastaya doğru ve etkili tedaviyi başlatabiliyor. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz yöntemi şu şekilde anlatıyor: “Bu yöntemde, bakterinin hücre zarından canlıyken içeri giremeyen özel bir boya kullanıyoruz. Bakteri, antibiyotiğin etkisiyle öldüğü anda hücre zarı geçirgen hale geliyor ve bu boya bakterinin içine sızıyor. İçeri giren boya, bakterinin DNA’sına bağlandığında ışık yaymaya başlıyor. Bu sayede bakterinin ölüp ölmediğini çok kısa sürede anlayabiliyoruz. Klasik testlerde ise bakterinin çoğalmasını ve besi yerinde gözle görülür bir bulanıklık oluşturmasını beklemek gerekiyordu. Bu da zaman kaybına yol açıyordu. Bizim geliştirdiğimiz yöntemde ise bunu beklemeye gerek kalmıyor; bakteri öldüğü anda boya içeri giriyor ve hemen ışık sinyali veriyor.” </p>
<p>Antibiyotik direnci olduğunda ise bakterinin hiç tepki vermediğini söyleyen Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, “Eğer bakteri kullanılan antibiyotiğe dirençliyse ve ölmezse, boya hücre içine giremiyor ve herhangi bir ışık oluşmuyor. Bu durumda da o antibiyotiğin etkisiz olduğunu, o hastada işe yaramadığını, yani bakterinin dirençli olduğunu hızlıca saptayabiliyoruz” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>Saatler İçinde Doğru Tedaviye Başlanıyor </strong></p>
<p>Özellikle hastane enfeksiyonlarının yaygın olduğu ve çoklu ilaç direncine sahip mikroorganizmaların giderek arttığı günümüzde bu tür hızlı tanı yöntemleri büyük önem taşıyor. Yoğun bakım ünitelerinde ya da bağışıklık sistemi zayıf hastalarda, doğru antibiyotiğe hızlı ulaşmak, tedavinin başarısını doğrudan etkileyen kritik bir faktör olarak görülüyor.</p>
<p>Geliştirilen teknolojinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, klasik yöntemlerde antibiyotik duyarlılığını belirlemenin oldukça zaman aldığını vurgulayarak, “Bugüne kadar bir bakterinin hangi antibiyotiğe duyarlı olduğunu anlamak için en az bir gün beklemek zorunda kalıyorduk. Geliştirdiğimiz hızlı antibiyotik duyarlılık testi sayesinde bu süreyi bir buçuk saatten kısa bir süreye indiriyoruz. Bu da enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde çok önemli bir zaman kazancı anlamına geliyor” diyor.</p>
<p><strong>Gereksiz Antibiyotik Kullanımına Karşı Güçlü Adım</strong></p>
<p>Yanlış ya da gereksiz antibiyotik kullanımının antibiyotik direncinin en önemli nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, “Hangi antibiyotiğin işe yarayacağını bilmeden tedaviye başlamak çoğu zaman kaçınılmaz olabiliyor. Ancak bu durum hem hastanın doğru tedaviye geç ulaşmasına hem de bakterilerin direnç geliştirmesine yol açabiliyor. Bizim geliştirdiğimiz test, her hastaya uygun antibiyotiğin hızlı şekilde belirlenmesini sağlayarak gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçmeyi hedefliyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Testin, kişinin enfeksiyonuna uygun antibiyotik kullanımının önünü açtığını vurgulayan Prof. Dr. Özge Can ise teknolojinin yalnızca bir tanı yöntemi değil, aynı zamanda tedavi başarısını artıran bir sistem olduğunu belirterek, “Gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesiyle, hem hasta için daha etkili bir tedavi sağlanıyor hem de antibiyotik direncinin yayılması engellenebiliyor” diyor.</p>
<p>Günümüzde birçok hastada test sonuçları beklenmeden geniş spektrumlu antibiyotiklerin kullanıldığını hatırlatan Prof. Dr. Özge Can, “Yanlış ya da gereksiz antibiyotik kullanımı yalnızca tedaviyi zorlaştırmıyor, aynı zamanda bakterilerin antibiyotiklere direnç kazanmasına neden oluyor. Geliştirdiğimiz hızlı antibiyotik duyarlılık testi sayesinde her hastaya uygun, hedefe yönelik tedavi mümkün hale geliyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Testin özellikle hastane enfeksiyonlarıyla mücadelede önemli bir rol oynayabileceğini de belirten Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, geliştirdikleri sistemin kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımına katkı sunduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, hastane enfeksiyonlarında en büyük sorunlardan biri, etken bakterinin hangi antibiyotiğe dirençli olduğunu hızlıca tespit edememek olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Yeni testin bir diğer önemli katkısının, antibiyotiklerin daha akılcı kullanılmasına destek olmak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tanıl Kocagöz, “Bu yöntemle artık antibiyotik seçimi tahmine dayalı olmaktan çıkıyor. Veriye dayalı, hastaya özel bir tedavi planı oluşturulabiliyor” diyor.</p>
<p><strong>Toplum Sağlığı İçin Önemli Adım </strong></p>
<p>Laboratuvar aşaması tamamlanan ve yerli bir teknoloji olarak geliştirilen hızlı antibiyotik duyarlılık testinin yaygın kullanıma girebilmesi için çalışmalar sürüyor. Prof. Dr. Özge Can, “Bu teknolojinin en kısa sürede hastanelerde kullanılmasını istiyoruz. Şu anda piyasaya çıkması için sağlık endüstrisiyle görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Amacımız, geliştirdiğimiz bu yöntemin hastalara en hızlı şekilde ulaşması” diyor.</p>
<p>Uzmanlara göre enfeksiyon hastalıklarında doğru tedaviye hızlı ulaşmak yalnızca bireysel hastalar için değil, toplum sağlığı açısından da kritik önem taşıyor. Hızlı antibiyotik duyarlılık testleri, gelecekte antibiyotik direnciyle mücadelede en önemli araçlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isik-sacan-bakterilerle-hizli-tani-hastaya-uygun-antibiyotik-dakikalar-icinde-saptaniyor-625929">Işık Saçan Bakterilerle Hızlı Tanı: Hastaya Uygun Antibiyotik Dakikalar İçinde Saptanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastaya Özel Tümör Kopyasıyla Laboratuvarda En Etkili İlaç Belirleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hastaya-ozel-tumor-kopyasiyla-laboratuvarda-en-etkili-ilac-belirleniyor-624357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:08:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastaya]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kopyasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvarda]]></category>
		<category><![CDATA[laç]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[Organoid]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde “deneme-yanılma” dönemi yavaş yavaş kapanıyor. Şu sıralar özellikle kolon kanserinde yapılan araştırmalar umut vaat ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaya-ozel-tumor-kopyasiyla-laboratuvarda-en-etkili-ilac-belirleniyor-624357">Hastaya Özel Tümör Kopyasıyla Laboratuvarda En Etkili İlaç Belirleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kanser tedavisinde “deneme-yanılma” dönemi yavaş yavaş kapanıyor. Şu sıralar özellikle kolon kanserinde yapılan araştırmalar umut vaat ediyor. Kolon kanserinde hastadan alınan tümör dokusu laboratuvarda kopyalanarak üç boyutlu bir “organoid” modeli oluşturuluyor ve hedefe yönelik ilaçlar bu model üzerinde deneniyor. Böylece her hastaya özel en etkili tedavi seçeneği, tedaviye başlanmadan önce belirlenebiliyor. Yapay zekâ destekli bu yeni yaklaşım, hem dünyada hem Türkiye’de öncü ve ilk olma özelliği taşıyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Bilişimi ve Biyoistatistik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uğur Sezerman liderliğinde yürütülen proje, Organoid alanındaki çalışmalarıyla tanınan İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi Baş Araştırmacısı ve bir organoid firması kurucusu Prof. Dr. Esra Erdal iş birliğiyle, kolon kanserinde kişiye özel tedaviyi somut bir laboratuvar modeline taşıyor. Proje kapsamında geliştirilen sistemle, yaklaşık 6 hafta gibi kısa bir sürede hastanın tümörüne en etkili ilacın belirlenmesi hedefleniyor.</strong></em></p>
<p>Bioinformatik alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Uğur Sezerman, kanserde artık çok katmanlı veri analizinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Tümörün dijital ve biyolojik haritasını çıkardıklarına dikkat çeken Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Bioinformatik; tıbbi verileri bilgisayar tabanlı yaklaşımlarla analiz ederek tanı ve tedavide kullanılacak yöntemler geliştiren bir alan. Günümüzde DNA dizileme teknolojileri sayesinde elimizde çok büyük miktarda veri var. Özellikle kanserde, tümör dokusunu ve kandan elde edilen DNA’yı dizileyerek tümöre özgü somatik varyasyonları tespit edebiliyoruz” diyor.</p>
<p>Bu analizler sayesinde tümörün hangi genetik değişimlerle tetiklendiği, hangi sinyal mekanizmaları üzerinden büyüdüğü ortaya konuyor. Ancak tümör tek tip bir yapı değil. Heterojen, yani farklı klonlardan oluşan karmaşık bir yapı. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Tümör içindeki farklı klonları ve her birinin ‘driver’ dediğimiz tetikleyici mekanizmalarını belirleyebiliyoruz. Böylece tümördeki çeşitliliği yakalamış oluyoruz” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b>Sadece DNA Yetmiyor: Çok Katmanlı “Omik” Analiz</b></p>
<p>Kolon kanseriyle ilgili yürüttükleri proje yalnızca DNA dizilemesiyle sınırlı değil. Transkriptom analizleriyle hangi genin ne kadar üretildiği ölçülüyor; sağlıklı ve tümör dokusu karşılaştırılıyor. Epigenetik mekanizmalar da incelenerek hangi genlerin aktif, hangilerinin baskılanmış olduğu ortaya konuyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Tümörün genetik yapısından hücre içinde üretilen proteinlere ve metabolik ürünlere kadar çok sayıda biyolojik veriyi, yani ‘omik veri’yi bir araya getirerek hastanın tümörünün detaylı bir modelini oluşturuyoruz. Bu kadar büyük ve karmaşık veriyi insanın tek başına analiz etmesi mümkün olmadığı için yapay zekâdan yararlanıyoruz. Bu analizlerin ardından geliştirdiğimiz PANACEA yöntemi devreye giriyor. Ağ temelli algoritmalarla tümörün tetikleyici genleri ve ilaçlarla hedef alınan genler haritalanıyor. Amaç; tüm tetikleyici mekanizmaları aynı anda susturabilecek en uygun ilaç ya da ilaç kombinasyonunu belirlemek” diyor. </p>
<p><b>Laboratuvarda “Mini Organlar” Oluşturuluyor</b></p>
<p>Prof. Dr. Uğur Sezerman laboratuvar ortamında üretilen organoidlerin çok önemli olduğunu vurguluyor: “Hastadan alınan dokudan laboratuvar ortamında üretilen, üç boyutlu ve gerçek organa biyolojik olarak oldukça benzeyen mini doku modellerine ‘organoid’ diyoruz. Bu yapılar, tümörün hücresel mimarisini ve biyolojik davranışını büyük ölçüde taklit eder. Bu sayede ilaçlar, doğrudan hastanın tümörünün kopyası üzerinde denenebilir. Böylece hayvan deneylerine de ihtiyaç kalmaz”…</p>
<p><b>Kolon Kanseri Çalışması Dünyada ve Türkiye’de Bir İlk</b></p>
<p>Kolon kanseriyle ilgili yürütülen yeni projede, kolon kanseri hastasından alınan dokudan kişiye özel bir organoid oluşturulacak. Önce yapay zekâ ile tümörün tetikleyici mekanizmaları belirlenecek, ardından bu mekanizmaları hedefleyen ilaç adayları seçilecek. Bu ilaçlar, kök hücre ve organoid teknolojileri laboratuvarında üretilecek organoid modelleri üzerinde test edilecek.</p>
<p>Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Organoidler özellikle kolon kanserinde kanseri mimik edecek şekilde başarıyla üretilebiliyor; ancak bizim farkımız, kişinin kanser mekanizmasını aydınlatıp doğrudan hedefe yönelik ilaçların bu model üzerinde denenmesini sağlamak. Yüzlerce ilaç denemektense, birkaç deneyle hızlı bir şekilde organoid tümör üzerinde hastaya uygun tedaviyi belirlemenin mümkün olduğu bu yöntem dünyada da bir ilk. Omik verilerden hastanın dirençli olduğu ilaçları da, geliştirdiğimiz yapay zeka yöntemleri ile belirliyoruz. Böylece hastanın yanıt verebileceği ilaçlar ile deneme yapılmasını sağlayarak hem ekonomik yükü hafifletiyor hem de denemelerin hızlanması açısından sürece önemli katkıda bulunuyoruz” diyor.  </p>
<p>Bu çalışma sayesinde yaklaşık 6 hafta içinde hangi ilacın etkili olduğu belirlenecek ve sonuç doğrudan klinisyene bildirilecek. Sonrasında da hekim, en etkili tedaviyi hastaya uygulayacak. Bu tedavilerin rutine girebilmesi için tabii ki uluslararası kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç olacak.</p>
<p><b>İlk Aşamada Son Evre Hastalarda Uygulanacak</b></p>
<p>Organoidlerin ilaç denemelerinde kullanımı FDA tarafından da onaylanmış durumda. Bu yaklaşım, deney hayvanı kullanımını önemli ölçüde azaltma potansiyeli de taşıyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Organoid üzerinde deneyeceğimiz ve çalışan tedavinin, gerçek tümörde de çalışmasını hedefliyoruz. Bu model sayesinde hayvan deneylerine ihtiyaç büyük ölçüde ortadan kalkabilir” diyor.</p>
<p>Çalışma ilk etapta, mevcut tüm tedavileri almış ve yanıt alınamamış son evre kolon kanseri hastalarında uygulanacak. Ancak hedef çok daha büyük. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Yöntemler geliştikçe bunu son aşamadaki hastalarda değil, hastaya ilk tanı konduğu anda uygulayabileceğiz. Böylece hasta zaman kaybetmeyecek; gereksiz ve etkisiz tedavilerle maddi ve biyolojik yük altına girmeyecek. Kolon kanserinin tüm alt türlerinde uygulanabilecek olan bu yöntem, tamamen kişiye özel bir yaklaşım sunuyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p><b>2 Yılda 30 Hasta, 5 Yılda Klinik Rutine Girebilir</b></p>
<p>TEYDEB onayı alan proje kapsamında iki yıl içinde 30 hasta üzerinde uygulama tamamlanacak. Ardından yöntemin diğer kanser türlerinde, özellikle meme kanserinde uygulanması planlanıyor. Prof. Dr. Uğur Sezerman, “Kanser ciddi bir yara. Gereksiz ve etkisiz tedaviler hastanın en değerli şeyi olan zamanını alıyor. Artık tıbbın özüne gidip, hastalık yoktur hasta vardır yaklaşımıyla hastalığın tetikleyici mekanizmasını bulup onu hedefleyen çözümler üretmek zorundayız. Tıpta bu yaklaşımın 5 yıl içinde çok daha yaygın hale geleceğine inanıyorum. Kanserde yeni dönem artık çok net: Tümörü tam olarak anlamadan tedaviye başlanmamalı. İlaç hastaya verilmeden önce, laboratuvarda oluşturulan tümörün kopyasında denenmeli<strong>”</strong> diyor.</p>
<p>Kolon kanseriyle başlayan bu çalışma; gelecekte diğer kanserlerde olduğu gibi ülseratif kolit, irritabl bağırsak sendromu gibi hastalıklarda da organoid modelleri üzerinden kişiye özel tedavilerin geliştirilmesinin önünü açabilir… </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastaya-ozel-tumor-kopyasiyla-laboratuvarda-en-etkili-ilac-belirleniyor-624357">Hastaya Özel Tümör Kopyasıyla Laboratuvarda En Etkili İlaç Belirleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Hastaya Aynı İlaç Devri Bitti: Kanserle Mücadelede Savaşçı Hücreler Dönemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-hastaya-ayni-ilac-devri-bitti-kanserle-mucadelede-savasci-hucreler-donemi-608796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 07:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemini]]></category>
		<category><![CDATA[bitti]]></category>
		<category><![CDATA[devri]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastaya]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kanserle]]></category>
		<category><![CDATA[laç]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedaviler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserle mücadelede dengeleri değiştiren yeni bir dönem yaşanıyor. Bilim insanları artık kanseri yalnızca dışarıdan verilen ilaçlarla değil, vücudun doğuştan gelen savunma gücü olan bağışıklık sistemini kullanarak yenmeyi hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-hastaya-ayni-ilac-devri-bitti-kanserle-mucadelede-savasci-hucreler-donemi-608796">Her Hastaya Aynı İlaç Devri Bitti: Kanserle Mücadelede Savaşçı Hücreler Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kanserle mücadelede dengeleri değiştiren yeni bir dönem yaşanıyor. Bilim insanları artık kanseri yalnızca dışarıdan verilen ilaçlarla değil, vücudun doğuştan gelen savunma gücü olan bağışıklık sistemini kullanarak yenmeyi hedefliyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası tanı alırken, 10 milyona yakın insan da kanser yüzünden yaşamını kaybediyor. Türkiye’de ise yılda 240 bini aşkın yeni vaka bildiriliyor. Bu tabloya rağmen umut veren gelişmeler hız kazanıyor. Özellikle bağışıklık sisteminin en etkili savaşçıları arasında yer alan NK (Natural Killer &#8211; Doğal Öldürücü) hücrelerine dayalı hücresel immünoterapiler, kanser tedavisinde ezberleri bozuyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tolga Sütlü, bu alandaki çalışmalarıyla, “kanseri kendi hücrelerimizle yok etme” fikrini bilimsel gerçekliğe dönüştürmeyi amaçlıyor.</strong></em></p>
<p>NK hücreleri, bağışıklık sisteminin doğuştan gelen ve hızlı tepki veren hücreleri olarak tanımlanıyor. NK hücrelerinin kanserle savaşta önemli rol oynadıklarını vurgulayan Dr. Tolga Sütlü, “NK hücreleri, vücutta anormalleşmiş ya da kanserleşmiş hücreleri önceden eğitilmeye gerek duymadan tanıyabilen ‘katil hücrelerdir’. Bu özellikleri sayesinde NK hücreleri, özellikle kanserin erken yayılımını ve nüksleri önlemede büyük potansiyel taşıyor” diyor. </p>
<p><strong>Kanserde “Her Hastaya Aynı İlaç” Dönemi Kapandı </strong></p>
<p>Geleneksel kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerinin yerini giderek daha fazla immünoterapiler alıyor. İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser<strong> </strong>hücrelerini tanıma ve yok etme kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan tedavilerin genel adı olarak tanımlanıyor. Bu yöntemde, doğrudan kanser hücresini hedefleyecek ilaçlar kullanmak yerine, vücudun kendi savunma mekanizmaları yeniden devreye sokuluyor. Bağışıklık sisteminin hedefe yönelik tepki verebilme özelliği sayesinde sağlıklı hücreler mümkün olduğunca korunurken, kanser hücreleri hedef alınabiliyor. Günümüzde en sıklıkla kullanılan klinik uygulamalar, bağışıklık sistemini harekete geçirecek antikor veya sitokin gibi moleküllerin hastaya verilmesine dayansa da, immünoterapi alanındaki en çarpıcı gelişmeler, bağışıklık hücrelerinin bizzat tedavinin kendisi haline geldiği hücresel immünoterapiler olarak öne çıkıyor. </p>
<p>Bu yaklaşımın, kanser tedavisini tamamen kişiye özel hale getirebildiğine de dikkat çeken Dr. Tolga Sütlü, “Artık bağışıklık sistemini sadece uyarmıyoruz, onu doğrudan yönlendiriyoruz. Hastanın kendi NK hücrelerini veya T hücrelerini alıyoruz, genetik olarak kanseri hedefleyebilecek şekilde yeniden programlıyoruz ve tekrar hastaya veriyoruz. Bu hücreler de doğrudan kanser hücrelerini hedef alarak onları yok ediyorlar. Bu, her hasta için özel olarak tasarlanabilen bir tedavi” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>NK hücre temelli tedavilerde süreç, hastanın kendi bağışıklık hücreleriyle başlıyor. Bu hücreler özel GMP laboratuvarlarında çoğaltılıyor ve kanser hücrelerini daha etkili tanıyacak şekilde yeniden programlanıyor. Bu yönüyle hücresel immünoterapiler, ‘her hastaya aynı ilaç’ döneminin kapandığının en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.</p>
<p><strong>NK Hücreleri Uzun Yıllar Vücutta Kansere Karşı Savaşıyor</strong></p>
<p>Antikor bazlı tedaviler belirli bir süre sonra vücuttan temizlenirken, hücresel tedaviler çok daha kalıcı etkiler gösterebiliyor. “Antikorlar birkaç hafta içinde etkisini kaybeder ve tekrar tekrar uygulanması gerekir. Ancak bağışıklık sistemi hücreleri, vücutta uzun süre kalabilir ve kanser hücrelerini aktif olarak aramaya devam eder. Bu hücreler, kansere karşı ömür boyu savaşacak şekilde programlanıyor. Bugün dünyada, 10–20 yıl önce hücresel immünoterapi almış ve hastalığı kontrol altında olan hastalar var” diyen Dr. Tolga Sütlü, hücresel tedavilerin uzun vadeli koruma potansiyeline dikkat çekiyor.</p>
<p>Peki NK hücre temelli hücresel immünoterapiler özellikle hangi kanserlerde etkili? Bu tedavinin özellikle lösemi, lenfoma, multiple miyelom gibi hematolojik kanserlerde yüksek başarı oranları gösterdiğini söyleyen Dr. Tolga Sütlü, “Ancak gelişmeler bununla sınırlı değil. Meme, akciğer ve kolon kanseri gibi solid tümörlerde de NK hücreleriyle ilgili yüzlerce klinik çalışma yürütülüyor. Önümüzdeki yıllarda bu alanda da onaylı tedavileri göreceğiz” şeklinde solid tümörler için de umutlu konuşuyor.</p>
<p><strong>Yapay Zeka ile NK Hücreleri Daha Akıllı Hale Geliyor</strong></p>
<p>Türkiye’de CAR-T hücreleri ve NK hücreleriyle hücresel immünoterapi alanında çalışma yapan, sınırlı sayıda merkez bulunuyor. Acıbadem Üniversitesi’nin bu alanda yürüttüğü çalışmalarla öne çıktığını vurgulayan Dr. Tolga Sütlü, malign melanom (deri kanseri), lösemi, lenfoma başta olmak üzere birçok kanser türünde NK hücrelerini merkeze alan yenilikçi tedaviler üzerinde çalıştıklarına dikkat çekiyor. </p>
<p>Ayrıca gelişmiş DNA analizleri ve yapay zeka destekli veri işleme yöntemleri sayesinde, NK hücrelerinin hangi hastada daha etkili olacağı artık daha doğru öngörülebiliyor. “Yapay zeka, kişiye özel hücresel tedavilerin geliştirilmesini hızlandırıyor. Artık kanser olan herkese aynı yaklaşımı uygulamıyoruz”<br /> diyen Dr. Tolga Sütlü, geleceğin onkolojisinin kişiselleştirilmiş hücresel tedaviler üzerine kurulacağını vurguluyor. Dr. Tolga Sütlü’ye göre NK hücreleriyle yürütülen çalışmalar, kanseri vücudun kendi gücüyle durdurmanın mümkün olabileceğini gösteriyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-hastaya-ayni-ilac-devri-bitti-kanserle-mucadelede-savasci-hucreler-donemi-608796">Her Hastaya Aynı İlaç Devri Bitti: Kanserle Mücadelede Savaşçı Hücreler Dönemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Patolojide Dijitalizasyon ve Yapay Zeka Hastaya Ve Hekime Yeni Ufuklar Açıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/patolojide-dijitalizasyon-ve-yapay-zeka-hastaya-ve-hekime-yeni-ufuklar-aciyor-421781</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2023 07:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[hastaya]]></category>
		<category><![CDATA[hekime]]></category>
		<category><![CDATA[patolojide]]></category>
		<category><![CDATA[ufuklar]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421781</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijitalizasyon tüm sektörlerde olduğu gibi sağlıkta da geleceği şekillendiriyor. Patoloji ise özellikle morfolojik temelli bir bilim olması nedeniyle yapay zeka çalışmaları için uygun bir platform oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/patolojide-dijitalizasyon-ve-yapay-zeka-hastaya-ve-hekime-yeni-ufuklar-aciyor-421781">Patolojide Dijitalizasyon ve Yapay Zeka Hastaya Ve Hekime Yeni Ufuklar Açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PATOLOJİDE DİJİTALİZASYON VE YAPAY ZEKA HASTAYA VE HEKİME YENİ UFUKLAR AÇIYOR</strong></p>
<p>Dijitalizasyon tüm sektörlerde olduğu gibi sağlıkta da geleceği şekillendiriyor. Patoloji ise özellikle morfolojik temelli bir bilim olması nedeniyle yapay zeka çalışmaları için uygun bir platform oluşturuyor. Ayrıca dijital iş akışı sayesinde süreçler her an takip edilebiliyor. Patolojide çalışma verimini, patolojik tanıda doğruluk oranını artıran, hasta güvenliği ile ilgili ciddi katkı sağlayan yapay zeka algoritmaları patolojinin geleceğinde önemli bir yerde bulunuyor. Memorial Patoloji Kurucu hekimi ve Koordinatörü Prof. Dr. İlknur Türkmen, ‘Yapay zeka ile hastalıkların gidişatı ve tedavi cevapları tahmin edilebilir mi?” sorusunun yanıtını patolojide yapay zeka kullanımı hakkındaki değerli bilgileri ile verdi. </p>
<p><strong>Zaman ve mekandan bağımsız patoloji </strong></p>
<p>Tüm dünyada patoloji alanındaki temel problemler; her geçen gün artan bir ivme gösteren kanser olgularına karşın, görece azalan patolog ve uzmanlaşmış patolog sayısıdır. Patoloji hemen tüm branşlarla ilgilidir ve bilginin yarılanma ömrünün günlerle ölçüldüğü günümüzde, branşlaşma olmazsa olmaz kural haline gelmektedir. Bir patoloğun akciğer, böbrek, kan hastalıkları, beyin ve sayısı bunlarla sınırlı olmayan tüm branşlara hakim olması mümkün değildir. Dijitalizasyon, patolojik incelemelerin zaman ve mekan bağımsız şekilde yapılmasını sağlamaktadır. İstanbul’daki laboratuvarımızda hazırlanan biyopsiler, tüm Türkiye’deki patologlar ile paylaşılabilmekte, Türkiye’deki bir hastanın incelemesi Amerika’daki bir hekim tarafından, bir bağlantı linki sayesinde yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>Patolojideki gelişmeler tıp tarihindeki dönüm noktalarını da belirliyor</strong></p>
<p>Patolojide son yıllardaki en büyük değişiklik ve gelişme dijital patoloji ve buna paralel olarak patolojik tanıda yapay zeka algoritmalarının kullanımıdır. Patologların tekrarlayan/yoğun iş yükü oluşturan kalemlerde asiste edilmesi, hücre sayımlarının gerektiği numerik işlemlerin objektif olarak yapılması, laboratuvarda insan hatalarının azaltılması, raporlama sürelerinin düşürülmesi gibi başlıklarda dijital patoloji ve yapay zeka sürece katkı sağlamaktadır. Geliştirilen bu yapay zeka algoritmaları ‘karar destek sistemleri’ olup, patologları asiste etmek için vardırlar. Son karar ‘Patolog’a aittir. Algoritmaların kullanımı,  ‘tekrarlayan/sıkıcı/zaman alan’ işler yerine, patologların yetkinliklerini kullanabilecekleri ‘kalifiye’ işlere daha çok zaman ayırmalarına olanak sağlamaktadır.</p>
<p><strong>Patolojide ilk kez yapay zeka algoritması FDA onayı aldı</strong></p>
<p>Kanser tanısında YZ kullanımı artık bir hayal veya akademik çalışma alanı değildir. Patoloji alanında FDA onayı alan ilk yapay zeka algoritması, patologları prostat kanseri tanısında asiste eden bir sistemdir. Bu algoritma ile prostattan alınan biyopsilerde kanserli alanlar, HE (hematoksilen eozin) kesitler üzerinde işaretlenerek hastalıkla ilgili tanısal ve gidişatı belirleyen unsurlar belirlenmektedir.  Bu sayede, belli durumlarda ek inceleme ihtiyacını azaltarak, patolojik raporlama süresini kısaltabilmekte ve tanı doğruluğunu artırabilmektedir.</p>
<p>FDA onayı yanı sıra, CE-IVD onaylı pek çok yapay zeka algoritması artık klinik kullanıma girmiştir. Meme kanserinde hormon profilinin belirlenmesi, lenf düğümlerinde kanser alanlarının saptanması, mitoz içeren hücrelerin belirlenmesi, immünohistokimyasal incelemelerde kalite kontrol çalışmalarının yapılması, laboratuvar ortamında bazı süreç hatalarının erken saptanması ve kalite kontrollerinin yapılması, mide biyopsilerinde H. pylori bakterisinin saptanması, kanser ve lenfoma alanlarının belirlenmesi gibi pek çok alanda algoritmalar mevcuttur. </p>
<p><strong>Yapay zeka ile gelecek tahmin edelebilir mi?</strong></p>
<p>Son yıllarda ‘açıklanabilir YZ’ (XAI- explainable AI) modelleri, rutin patolojik inceleme ile, ilk tanı anında hastanın tedavi yanıtını, hastalığın prognozunu (gidişatı), yayılma potansiyeli veya moleküler sınıflama tahminlerini yaparak, yeni bir ufuk açmaktadır. Kişiselleştirilmiş tedavilere her gün yenilerinin eklendiği günümüzde, dijital patoloji yapay zeka çalışmaları, yeni tedavi hedeflerinin belirlenmesi için büyük bir umut ve süreçleri hızlandıracak bir teknik sunmaktadır. Yeni ilaç geliştirmede Dijital Patoloji ve YZ algoritmalarının rolü artmaktadır. </p>
<p><strong>Yapay zeka hastalara daha hızlı tanı süreçleri sağlıyor</strong></p>
<p>Memorial Patoloji’de Paige<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Prostat algoritmasını kullanarak yapılan çalışma Haziran 2023’de Budapeşte’de yapılan Avrupa Dijital Patoloji Kongresinde sunulmuştur. Çalışmada, algoritmanın sensitivitesi ile patoloğun spesifitesinin birlikte kullanımının hasta yönetimini iyileştirdiği sonucu gösterilmiş, ikinci ayak çalışmada tarama testi olarak kullanımında patologlara yaptığı asistans ile tanı süreçlerini hızlandırabildiği görülmüştür.</p>
<p><strong>“Dijital Patoloji Webinar Serisi” birçok uzman ismi bir araya getirmeye devam ediyor</strong></p>
<p>Dijital patolojinin bugünü ve geleceği konusunda önemli bilimsel paylaşımların yapıldığı Dijital Patoloji Çalıştayı, Türk Patoloji Derneği ve Memorial Patoloji işbirliği ile Mart ayında gerçekleştirildi. Tüm gün süren kursta patolojide dijitalizasyon ve yapay zekanın patoloji rutinini nasıl değiştirdiği, sağlık yanında farklı sektörlerden katılımcılar tarafından tartışıldı. </p>
<p>Türkiye’de Dijital Patoloji alanında çalışan hekim ve mühendisleri bir araya getirmek ve sektörde farkındalık yaratmak üzere “Dijital Patoloji Webinar Serisi” planlanmış ve 31 Mayıs 2023’te yine yurtdışı ve yurt içinden birçok uzman ismi bir araya getirerek başlamıştır. Türk Patoloji Derneği etkinliği olarak Memorial Sağlık Grubu ve saygın sağlık kuruluşlarının da katkıları ile hazırlanan webinar serisinde Dijital Patoloji, Yapay Zeka, Dijital İş akışları, Patolojide YZ algoritmaları, YZ ve etik gibi günümüz ve gelecek gündemleri tartışılmaktadır. Konuşmacılar arasında yurtiçinden değerli bilim insanları yanı sıra, Paige Medikal Direktörü Juan Retamaro, Ohio State Üniversitesi DP ve Biyoinformatik bölümü başkanı Anil Parwani gibi isimlerin de olduğu webinarlar, her toplantıda 200’e yakın katılımcı ile yapılmaktadır. </p>
<p>Webinar serisi tüm yıl devam edecektir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/patolojide-dijitalizasyon-ve-yapay-zeka-hastaya-ve-hekime-yeni-ufuklar-aciyor-421781">Patolojide Dijitalizasyon ve Yapay Zeka Hastaya Ve Hekime Yeni Ufuklar Açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir, Evde Sağlık Hizmetleri ile yüzlerce hastaya ulaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-evde-saglik-hizmetleri-ile-yuzlerce-hastaya-ulasiyor-403600</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Sep 2023 21:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[hastaya]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yüzlerce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=403600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi, hizmetlerini sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-evde-saglik-hizmetleri-ile-yuzlerce-hastaya-ulasiyor-403600">Antalya Büyükşehir, Evde Sağlık Hizmetleri ile yüzlerce hastaya ulaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi, hizmetlerini sürdürüyor. Öncelikli hedef kitlenin 65 yaş üstü yaşlılar, kronik hastalar, engelliler ve bakıma muhtaç bireylerin olduğu birimde, aktif olarak 4 bin 500 hizmet alan hasta bulunuyor. Her yıl 1500 yeni hastanın kaydı alınarak hizmet ağı genişletiliyor.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde merkez ilçeler olan Konyaaltı, Muratpaşa, Kepez, Aksu ve Döşemealtı&#8217;na düzenli aralıklarla hizmet sunan birim, özellikle kendi başlarına yaşamını sürdüremeyen bireyleri hedef alıyor. Bu kapsamda evde kendi işlerini yapamayan, kişisel bakımlarını sağlayamayan, kronik hastalıkları bulunan ve yoksulluk içinde yaşayan hastalara destek olunuyor. Sağlık Hizmetine ulaşmak isteyen hasta ve hasta yakınları 326 94 06 numaralı telefonu arayarak, Belediye&#8217;nin internet sitesi üzerinden veya ABİM aracılığıyla başvuru yapabilecekleri gibi doğrudan birim merkezine gelerek de başvuru yapabiliyor. Öncelikli hedef kitlenin 65 yaş üstü yaşlılar, kronik hastalar, engelliler ve bakıma muhtaç bireylerin olduğu birimde, aktif olarak 4 bin 500 hizmet alan hasta bulunuyor. Her yıl 1500 yeni hastanın kaydı alınarak hizmet ağı genişletiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>15 BİNİN ÜZERİNDE KAYITLI HASTAMIZ VAR</strong></p>
<p>Evde Sağlık Hizmetleri Birim Sorumlusu Diş Hekimi Dilara Bölükbaşı Büyükşehir Belediyesi Evde Sağlık Hizmetleri biriminde 15 bin 523 adet kayıtlı hastanın olduğunu söyledi. Bölükbaşı, “Aktif hizmet alan hasta sayımız 4500’lerde her sene bu sayımız git gide artıyor. Her sene 1500 yeni hasta ilavesiyle hizmetimizi çok daha fazla çok daha kişiye ulaştırmak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde ana ilçeler olmak üzere (merkez ilçeler) Konyaaltı, Muratpaşa, Kepez, Aksu ve Döşemealtı’na periyodik olarak hizmet vermekteyiz” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>HEDEF KİTLEMİZ 65 YAŞ ÜSTÜ HASTALAR</strong></p>
<p>Hizmette hedef kitlenin öncelikle 65 yaş üstü hastalar olduğunu aktaran ve hedef kitle hakkında bilgiler veren Dilara Bölükbaşı, şunları söyledi: “Kendi başlarına evde kendi işlerini ve bakımlarını yapamayan, kronik hastalıkları olan hastalarımız, engelli genç veya yaşlı hastalarımız, bakıma muhtaç yoksulluk ve yoksunluk içinde olan insanlar bizim hedef kitlemiz. Hizmetimizi verirken 62 kişilik bir ekip ile çalışıyoruz. Bu ekip içerisinde doktor, diş hekimi, hemşire arkadaşlarımız var. Fizyoterapistlerimiz var, hastane nakil ambulanslarımızla yürüyemeyen hastalarımızı hastaneye getirip götürebiliyoruz. Hastanede yardımcı elemanlarımızla servisli hastaneye götürdüğümüz hastalara yardımcı oluyoruz. Bunun haricinde yatağa bağımlı evde kendi işini yapamayan, kendi banyosunu, kişisel bakımını yapamayan hastalara evde bakım hizmeti kapsamında banyo hizmeti veriyoruz. Bakım elemanlarımız sayesinde evlerinde yaşam alanlarının temizliğine de yardımcı oluyoruz” diye konuştu.  </p>
<p> </p>
<p><strong>HASTA VE HASTA YAKINLARI HİZMETTEN ÇOK MEMNUN</strong></p>
<p>Son olarak yapılan işlemler ve sağlık hizmeti almak isteyen vatandaşların nasıl bir yol izlemesi gerektiğini açıklayan Dilara Bölükbaşı, alınan hizmetten dolayı hasta ve hasta yakınları tarafından gelen olumlu geri dönüşlerin mutluluk verdiğini söyledi. Bölükbaşı, “Nakil işlemleri konusunda 6 tane ambulansımız var. Yatağa bağımlı yürüyemeyen hastalarımıza hastaneye gidiş gelişlerinde yardımcı oluyoruz. Ayrıca hastane servisimiz var. Bu servislerle hastaneye gidiş gelişlerde zorluk yaşayan ve kendiişlerini yapamayan hastalara kolaylık sağlıyoruz. Bize en sağlıklı ulaşım telefon ile gerçekleştirebilirler. 326 94 06 telefon numarasını arayarak bizzat başvuru yapabilirler. İnternet aracılığı ile belediye üzerinden whatsapp ya da ABİM aracılığıyla bize başvuru yapabilirler. Bunun yanı sıra birime gelerek direkt olarak başvuru yapabilirler. Antalya Büyükşehir Belediyesi Evde Sağlık Hizmetleri gerçekten çok büyük bir boşluk dolduruyor. Çok fazla hastaya ulaşabilmemiz sebebiyle hastalarımızdan gelen pozitif geri dönüşlerde bizleri mutlu ediyor” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-evde-saglik-hizmetleri-ile-yuzlerce-hastaya-ulasiyor-403600">Antalya Büyükşehir, Evde Sağlık Hizmetleri ile yüzlerce hastaya ulaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
