<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hastalıklarına | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hastaliklarina/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastaliklarina</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Sep 2025 12:17:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>hastalıklarına | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastaliklarina</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Popüler diyetler kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlıyor uyarısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/populer-diyetler-kalp-damar-hastaliklarina-zemin-hazirliyor-uyarisi-579886</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 12:17:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetle]]></category>
		<category><![CDATA[diyetler]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp-damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp-Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[popüler]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[zemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, aşırı tuzlu yiyecekler, tütün ve alkol kullanımı, kalp-damar hastalıklarını tetikleyen faktörler arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/populer-diyetler-kalp-damar-hastaliklarina-zemin-hazirliyor-uyarisi-579886">Popüler diyetler kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlıyor uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, aşırı tuzlu yiyecekler, tütün ve alkol kullanımı, kalp-damar hastalıklarını tetikleyen faktörler arasında yer alıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, başlıca risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp hastalığı ve inmeye bağlı erken ölümlerin en az yüzde 80’inin önlenebileceğini söyledi. Tansiyon ve kan yağlarının yükselmesinin kalp-damar hastalıkları için en önemli risk faktörleri arasında geldiğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, günümüzde popüler olan bazı hatalı diyetlerin kalp-damar hastalıklarına zemin hazırladığı uyarısında bulundu. Prof. Dr. Alphan, “Bu diyetler, ketojenik diyetler, glutensiz ve laktozsuz diyetlerdir. Ketojenik diyetlerin özelliği, karbonhidratı tamamen keserek aşırı yağlı ve proteinli besinleri tüketmektir. Aşırı yağlı ve proteinli besinler, kan kolesterolünü yükselttikleri gibi posanın kaynağı olan karbonhidratlı besinlerin kısıtlanması nedeniyle mikrobiyotayı da olumsuz etkiler ve bu da kalp-damar hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlar” uyarısında bulundu.</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlıklı ve dengeli beslenmenin kalp sağlığına etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><b>Kalp damar hastalıkları, ölüm nedenlerinin ilk sırasında geliyor</b></p>
<p>Kalp damar hastalıklarının dünyada ve ülkemizde ölüm nedenlerinin birinci sırasında yer aldığını belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Kalp hastalıklarının yüksek kan kolesterol düzeyi ile ilişkili olduğu ve kan kolesterol düzeyinin düşürülmesinin kalp hastalıkları görülme riskini azalttığı bilinir. Kan kolesterol düzeyi yükseldikçe, kalp hastalığı oluşma olasılığı da artar. 29 Eylül Dünya Kalp Günü, insanları her yıl tüm dünyada yaklaşık 18 milyon kişinin yaşamını kaybetmesine neden olan kalp hastalıkları ve inmenin, başlıca ölüm nedeni olduğuna ilişkin bilgilendirmek için düzenleniyor” dedi.</p>
<p><b>Ülkemizde ölüm nedenlerinin ilk sırasında dolaşım sistemi hastalıkları var</b></p>
<p>Kalp damar hastalığına bağlı ölüm oranlarına ilişkin bilgileri paylaşan Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Kalp hastalığının en yaygın görüldüğü ülkeler ABD, Orta Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleri olsa da kalp-damar hastalığına bağlı gerçekleşen ölümlerin yüzde 75’inin düşük ve orta gelirli ülkelerde olduğu tespit edilmiştir. Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinin ise bu hastalığa bağlı ölüm oranlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında olduğu bildirilmiştir. Kalp-damar hastalığı nedeniyle en düşük ölüm oranlarına sahip ülkeler ise Güney Kore, Fransa, Japonya, İsrail ve Portekiz’dir. TÜİK verilerine göre; Türkiye’de de dünyada olduğu gibi ölüm nedenlerinin birinci sırasında 2024 yılında yüzde 36,0 ile dolaşım sistemi hastalıkları yer aldı. 2023 yılında bu oran yüzde 33,6 idi” dedi.</p>
<p><b>Erken ölümlerin en az yüzde 80’inin önlenmesi mümkün</b></p>
<p>Kalp hastalığını tetikleyen faktörleri sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, aşırı tuzlu yiyecekler, tütün ve alkol kullanımı olarak sıralayan Prof. Dr. M. Emel Alphan, bu risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp hastalığı ve inmeye bağlı erken ölümlerin en az yüzde 80’i önlenebilir” dedi.</p>
<p><b>Kalp-damar sağlığını korumada beslenmenin yeri önemli</b></p>
<p>Kalp ve damar sağlığını korumada alınacak önlemlere dikkat çeken Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Sigara ve alkol kullanımı ile hipertansiyon yani yüksek tansiyon ve kan yağlarının yükselmesi, kalp-damar hastalıkları için en önemli risk faktörlerindendir. Hipertansiyon ve kan yağlarının yükselmesini önlemek için beslenme önerilerine göre, birinci kural özellikle doymuş yağdan (tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı vb.) ve zeytinyağı bile olsa aşırı yağ tüketiminden kaçınarak kan kolesterol düzeyinin yükselmesini önlemek son derece önemlidir. Aslında kolesterol, dışarıdan diyetle alındığı gibi vücutta da yapılan yağa benzer bir yapısı olan, vücuttaki pek çok hormonun (östrojen, progesteron, testosteron vb.) ön maddesidir ve vücut için gereklidir” dedi.</p>
<p><b>Zeytinyağı tüketiminde ölçüye dikkat edilmeli</b></p>
<p>Aşırı kolesterol ve doymuş yağ alımı ne kadar zararlı ise tamamen yağsız bir beslenmenin de vücut için o kadar zararlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Zayıflamak amacıyla yağsız bir diyet uygulayanlarda hormon dengesizliği nedeniyle kadınlarda adet döngüsü bozulur. O yüzden sağlıklı beslenme için belirli bir yağa ihtiyaç vardır ki bu oranın enerjinin yüzde 20’sinin altına düşürülmemesi gerekir. Yapılan yanlışlardan birisi de zeytinyağının faydalı olduğunu düşünerek bardak bardak zeytinyağı içilmesidir. Unutmayın ki 1 çay bardağı zeytinyağı ile vücuda bir günlük enerji ihtiyacınızın yarısını (yaklaşık 900 kalori) almış olursunuz” uyarısında bulundu.</p>
<p><b>Kalp-damar sağlığını korumada bu önerilere dikkat!</b></p>
<p>Prof. Dr. M. Emel Alphan, kalp-damar hastalığını önlemek ve kolesterolü yükseltmemek için önerilerini şöyle sıraladı:</p>
<p>-Doymuş yağ içeren tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı gibi yağları ve trans yağ içeren besinleri tüketmemek. Özellikle zeytinyağını ve diğer bitkisel yağları tercih etmek.</p>
<p>-Kırmızı et, tavuk ve balık tüketiminin günde 1 porsiyonla sınırlandırılması gerekir. Kolesterol sadece kırmızı ette yoktur, balık ve tavuk da benzer miktarlarda kolesterol içerir.</p>
<p>-Hayvansal kaynaklı besinleri azaltırken, bitkisel kaynaklı proteinlerin alımını (kurubaklagiller) arttırmak.  Mümkünse her gün kurubaklagilleri tüketmek.</p>
<p>-Beyin, böbrek, dil, karaciğer, dalak, işkembe gibi organ etlerinden kaçınmak.</p>
<p>-Sucuk, salam, sosis, pastırma gibi şarküteri ürünlerinden kaçınmak.</p>
<p>-Yemek pişirme metodu olarak kızartılmış besinleri (et vb. hamur ve sebze kızartmaları da dahil) tüketmemek, aşırı yağlı yemek tüketiminden kaçınmak.</p>
<p>-Az yağlı süt, yoğurt vb. süt ürünlerini tercih etmek.</p>
<p>-Sebze ve meyve tüketiminin günlük 5-10 porsiyon olması.</p>
<p>-Fındık, fıstık, ceviz ve badem vb. sert kabuklu yemişleri günde 20-25 gramı aşmayacak miktarlarda tüketmek (Çünkü bu besinlerin 100 gramı 650-700 kalori içerir).</p>
<p>-Rafine şeker tüketimini azaltmak, kompleks karbonhidratları ve dolayısıyla posalı besinlerin özellikle tam tahılların (tam buğday ekmeği, çavdarlı ve yulaflı ekmekler) tüketimini arttırmak.</p>
<p><b>Akdeniz, DASH ve vejetaryen diyetler kalp-damar sağlığını korumada etkili</b></p>
<p>Dünyada en sağlıklı beslenme modeli olan Akdeniz ve DASH diyetleri ile vejetaryen ve düşük yağlı diyetlerin hipertansiyon ve kalp-damar hastalığından korumada etkili olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Hipertansiyonu olanların da tuzu az tüketmelerinin yanı sıra DASH diyetini uygulaması onların kalp-damar hastası olmasını önleyecektir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. M. Emel Alphan, şunları söyledi: “Kalp krizi geçirenlerin yüzde 50’sinin kan kolesterollerinin<b> </b>düşük olması, kalp damar hastalığı riskine neden olan başka faktörlerin de olduğunu ortaya koymuştur. Kalp-damar hastalıklarında D vitamininin düşük olması, homosisteinin yüksek olması ve inflamasyonun (iltihabi durumun) rolü hakkındaki bilgilerin artması ve mikrobiyota denilen vücudun ikinci beyini olarak kabul edilen vücudumuzdaki yararlı mikroorganizmaların zararlı mikroorganizmalarla yer değiştirmesi (disbiyozis) sonucu oluşan endotoksemi, ateroskleroz (damar sertliği) varlığını ve aterosklerozun derecesini göstermek için kullanılan belirteçlerdir.</p>
<p><b>Popüler diyetlere dikkat!</b></p>
<p>Zayıflamak amacıyla diyet yapanlar bazen hatalı diyetleri uygulayabiliyor. Bu hatalı diyetler de kalp-damar hastalığına zemin hazırlayabiliyor. Bu diyetler, ketojenik diyetler, glutensiz ve laktozsuz diyetlerdir. Ketojenik diyetlerin özelliği, karbonhidratı tamamen keserek aşırı yağlı ve proteinli besinleri tüketmektir. Aşırı yağlı ve proteinli besinler, kan kolesterolünü yükselttikleri gibi posanın kaynağı olan karbonhidratlı besinlerin kısıtlanması nedeniyle mikrobiyotayı da olumsuz etkiler ve bu da kalp-damar hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlar.</p>
<p>Ayrıca aralıklı açlık diyetlerinin kısa vadede kilo kaybı ile glikoz ve insülin duyarlılığı gibi metabolik avantajları olmasına rağmen, 2024 yılında Sebastian SA ve arkadaşları tarafından yayınlanan bir araştırmanın sonuçlarına göre, bu tarz beslenmenin uzun vadede olumsuz etkileri olabileceği öne sürülmüştür. 20 bin kişide yapılan bir çalışmanın sonuçları; yiyeceklerini günde 8 saatten az bir sürede tüketen kişilerde kardiyovasküler hastalıktan ölüm riskinin yüzde 91 daha yüksek olduğu bulunmuştur.”</p>
<p><b>Kalp sağlığını koruyan mucize bir besin yok</b></p>
<p>Kalp hastalığını önleyen mucize bir besin, sebze ya da meyve olmadığını kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı: “Sağlıklı beslenme bir bütündür.  Bahsedilen diyetlerin içerdiği besinlerin her birisinin vücuda farklı yararları vardır.  O yüzden bütün besin gruplarının yer aldığı sağlıklı beslenme tarzı, kalp-damar hastalıklarından koruyucu olduğu gibi kalp-damar hastalarının da uygulayabileceği bir beslenme tarzı olacaktır. Kalp-damar hastalarında, omega-3 yağ asidi, C, D, E vitaminleri, beta-karoten ve kalsiyum dahil olmak üzere besin desteklerinin kullanımı, akut kardiyovasküler hastalık riskini azaltmada faydalı değildir. Bunun yerine sağlıklı beslenme yoluyla bu besin öğelerinin besinlerden alınması yararlı olacaktır. Çünkü besinlerde vücuda gerekli olan vitamin ve mineraller gibi besin öğelerinin yanı sıra, özellikle sebze ve meyvelerde pek çok hastalıktan koruyucu oldukları kanıtlanmış olan fitonutrientler ile antioksidan ve antiinflamatuar etkileri olan, besin öğesi olmayan bileşenler de bulunur. O yüzden tek başına kalsiyum, magnezyum vb. takviye almak yerine, farklı renklerdeki sebze ve meyveleri her gün tüketerek pek çok besin öğesini ve besin öğesi olmayan bileşenlerini almak mümkün olacaktır.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/populer-diyetler-kalp-damar-hastaliklarina-zemin-hazirliyor-uyarisi-579886">Popüler diyetler kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlıyor uyarısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz sonbahar hastalıklarına hazırlıklı mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-sonbahar-hastaliklarina-hazirlikli-mi-575994</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 08:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575994</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin sona erip sonbahara girilmesi ve okulların açılmasıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere hastalıkların görülme sıklığı artıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-sonbahar-hastaliklarina-hazirlikli-mi-575994">Çocuğunuz sonbahar hastalıklarına hazırlıklı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin sona erip sonbahara girilmesi ve okulların açılmasıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere hastalıkların görülme sıklığı artıyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş,</strong> özellikle kapalı alanlarda daha uzun süre zaman geçirilmesi nedeniyle, sağlığımızı korumak için önlem almanın çok daha önemli hale geldiğini belirterek “Sonbahar ve kış aylarında ağırlıklı olarak üst solunum yolu enfeksiyonlarını görüyoruz. Bu enfeksiyonlar öksürme, hapşırma hatta konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklar yoluyla kolayca ve hızla bulaşıyor. Bu nedenle bazı basit önlemler almak, mikropların konsantrasyonunu azaltmada ve hastalıklardan korunmada büyük önem taşıyor” diyor. Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş, sonbaharda çocukları enfeksiyonlardan korumanın 7 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Ortamı sık sık havalandırın</strong></li>
</ul>
<p>Sınıflar ve odaların çocuklar yokken iyice havalandırılması, mikroplarla karşılaşma riskini azaltacaktır. Ders aralarında bu havalandırma yapılabilir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş “Bazı hastalıkların bulaştırıcılığı klinik bulgu vermeden başlar. Havalandırma ile bulaş riski, mikrop konsantrasyonu azaltılır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Hijyenin önemini öğretin</strong></li>
</ul>
<p>Hastalıklardan korunmada el temizliği başta olmak üzere hijyen kurallarına dikkat etmek son derece önemlidir. Çocuklara özellikle tuvaletten sonra ve yemeklerden önce ellerini sabunla, doğru bir şekilde yıkamanın önemi öğretilmeli, bu konuda rol model olunmalıdır. </p>
<ul>
<li><strong>Bu eşyaların kişiye özel olduğunu anlatın</strong></li>
</ul>
<p>Çocuklar sınıfta birbirlerinin eşyalarını (özellikle su kabı, çatal, bıçak vb) kullanmamalıdır. Aksi halde bulaş ağız yoluyla kolaylıkla olacaktır. Aynı şekilde kalemleri ağıza değdirmemek ve elleri gün içinde özellikle ağız ve gözlere sürmemek de çok önemlidir. </p>
<ul>
<li><strong>Grip aşısı yaptırın</strong></li>
</ul>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş “Grip aşısı kış sezonu öncesinde çocukları gripten korumada önemli bir rol oynamaktadır. Aşıların ihmal edilmemelidir. Grip aşısı, grip sonrası ortaya çıkabilecek kulak iltihabı ve zatürre gibi komplikasyonları da önler” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Hasta ise okula göndermeyin</strong></li>
</ul>
<p>Çocukların hastayken kreşe götürülmemesi ve okula gönderilmemesi, kapalı alanlarda enfeksiyonların yayılmasını büyük ölçüde azaltır. Ailelerin buna çok dikkat etmesi gerekir. Gerekirse maske kullanılmalı ve maske dört saatte bir değiştirilmelidir. </p>
<ul>
<li><strong>Açık havada zaman geçirmesini sağlayın</strong></li>
</ul>
<p>Sonbaharla birlikte güneş yavaş yavaş yerini bulutlu ve serin havaya bıraksa da, fırsat buldukça mutlaka çocuğunuzun açık havada güneşten faydalanmasını sağlayın. Bu sayede hem D vitamini almış olacak hem de bağışıklık sistemi güçlenecektir.</p>
<ul>
<li><strong>Gelişigüzel vitamin ve mineral takviyesi kullanmayın</strong></li>
</ul>
<p>Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş “Ebeveynler çocuklarının bağışıklığını kuvvetlendirmek için; internetten, sosyal medyadan ya da arkadaş çevresinden duyduklarıyla takviye ürünler kullandırabiliyorlar. Oysa çocuğun kan testi ile değerlerine bakılarak, vitamin ve mineral takviyesine gerek görüldüğü durumda doktor önerisiyle başlanmalıdır. Aksi taktirde fayda yerine çok ciddi zararlara yol açabilir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-sonbahar-hastaliklarina-hazirlikli-mi-575994">Çocuğunuz sonbahar hastalıklarına hazırlıklı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı etkili önlemler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-yaz-hastaliklarina-karsi-etkili-onlemler-553122</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 07:53:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553122</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarında çocuklar tatilin de etkisiyle dışarıda daha fazla vakit geçirerek, hem hareket etme hem de stres atma imkanı buluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-yaz-hastaliklarina-karsi-etkili-onlemler-553122">Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı etkili önlemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında çocuklar tatilin de etkisiyle dışarıda daha fazla vakit geçirerek, hem hareket etme hem de stres atma imkanı buluyor. Ancak bu dönemde mevsimsel bazı hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Recep Kavas</strong> son günlerde çocuklarda; yüksek ateş, ishal, kusma, cilt döküntüleri, böcek ısırıkları sonrası şişlik veya alerjik reaksiyonlar ile kulak ağrısı gibi şikayetlerin yoğun olarak görüldüğünü belirterek “Şikayetler baş gösterdiğinde ailelerin hekime başvurmayıp ‘biraz dinlensin geçer’ gibi bir yaklaşımda bulunmaları ciddi tehlikelere yol açabiliyor. Oysa erken müdahale ve tedavi sayesinde ciddi sorunları önlemek mümkün” diyor. Mevsimsel özelliklerin de etkisiyle çocuklarda görülme sıklığı artan hastalıkların çoğunun alınacak basit önlemlerle kolayca önlenebileceğini ya da azaltılabileceğini vurgulayan Dr. Recep Kavas, çocuklarda yaz aylarında görülme sıklığı artan 5 hastalığı anlattı, bu hastalıklara karşı basit ama etkili önlemleri açıkladı, önemli uyarılarda ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Yaz ishali </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Yaz aylarındaki ısı ve nem artışı mikroorganizmaların ve özellikle virüslerin gıdalarda ve durgun sularda daha hızlı üremesine yol açar. Uygun şartlarda saklanmamış ve iyi yıkanmamış yiyeceklerle virüs-bakteri bulaşı çok daha kolay olur. El hijyeninin yeterince sağlanmaması da hastalığı kolaylaştırıcı etmendir. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> Sık ve sulu dışkılama, ateş, karın ağrısı, inatçı kusmalar, sıvı ve elektrolit kaybına bağlı halsizlik ve bitkinlik, dışkıda mukus ve bazen kan hekime getirten şikayetlerdir. Özellikle Rota ve Adenovirüsler ve Giardia en sık karşılaşılan etkenlerdir. Yaz ishali, gıda alerjileri ve antibiyotik kullanımına bağlı ishallerle karıştırılabilir. </p>
<p><strong>TEDAVİSİ:</strong> Tedavi açısından nedeni ve etkeni saptamak önemlidir. Bebeklik döneminde ilk 6 ay içinde uygulanan Rota aşıları rota ishallerinden korunmada çok etkin bir korunmadır. En önemli tedavi sıvı kaybının önlenmesidir. Bakteriyel sebep yoksa antibiyotik gerekmez. Tedavide gecikme, ciddi su kaybı, elektrolit dengesizliği ağızdan alım azlığı ve kusma hastaneye yatış gerektirebilir. </p>
<ul>
<li><strong>El-ayak-ağız hastalığı </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Hastalığa enterovirüsler (özellikle Coxsackie virüsü) sebep olur. Sıcak ve nemli ortamda rahat yayılırlar. Yaz aylarında çocukların daha sık dış ortamda olması, kreş, parklar, havuz gibi toplu ortamlarda temas riski yüksektir. İstanbul gibi coğrafi göç alan metropollerde son yıllarda sıklığı artmıştır. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> Ateş, boğaz ağrısı, ağız içi aftlar, el ve avuç içinde ve ayak tabanlarında veziküler döküntüler, huzursuzluk ve iştahsızlık, ağızdan beslenmede ciddi ölçüde azalma sık görülür. Suçiçeği, alerjik döküntüler veya ağız içi pamukçuk ile karıştırılabilir. </p>
<p><strong>TEDAVİSİ:</strong> Virüs olduğundan spesifik tedavisi yoktur. Destek tedavisi (ateş düşürücüler, sıvı alımı, ağız içi dezenfektanları) uygulanır. Nadiren beyin zarı iltihabı komplikasyon olarak görülebilir. Yüksek ateş ve oral alımı iyi olmayan süt çocukları ve çocuklarda hastane yatışı gerekebilir. </p>
<ul>
<li><strong>İdrar yolu enfeksiyonları </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Yaz aylarında sıklıkla havuz bazen de deniz sonrası girilen suyun hijyenik olmaması, mayo ile uzun süre ıslak kalınması, terleme ile artan bakteri yükü idrar yolu enfeksiyonu (İYE) riskini artırır. Kız çocuklarda anatomik yapı sebebi ile daha sık görülebilir. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> İdrar yaparken yanma, idrara sık ve ağrılı çıkma, mesane alt kısmında ağrı, ateş, halsizlik, bebeklerde huzursuzluk, huy değişikliği, bazen kusmalar eşlik edebilir. Viral ateşli hastalıklar ve bebeklerde gaz sancısı ile karıştırılıp, tanı gecikebilir. </p>
<p><strong>TEDAVİSİ:</strong> Tam idrar tetkiki ve kültürü ile teşhis konur ve kültür sonucuna göre hangi bakteri olduğu ve hangi antibiyotiğe duyarlı olduğu belirlenip tedaviye başlanır. Tedavide bol sıvı tüketimi ve hijyenin de önemi büyüktür. Tedavisiz bırakılırsa mesane ve böbrek enfeksiyonlarına yol açıp kalıcı hasar oluşturabilir. </p>
<ul>
<li><strong>Dış kulak yolu enfeksiyonu </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Yaz aylarında havuza ve denize giren çocuklarda kulak yolu ve kanalı uzun süre ıslak-nemli kalır. Bu nemli ortam, bakteri ve mantar çoğalması için çok elverişli hale gelir. Aşırı ve sık yapılan kulak temizliği uygulamaları da tahrip olan ciltte, enfeksiyon riskini artırır. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> Kulakta aniden başlayan ağrı (özellikle dokununca artan), kaşıntı, tıkanıklık hissi, kulakta akıntı ve bazen ateş hekime getirten şikayetler arasındadır. Orta kulak iltihabı ile karışabilir. Ancak yüzücü kulağında işitme kaybı daha az ve ağrı daha yüzeyeldir.</p>
<p><strong>TEDAVİSİ:</strong> Doktora başvurmak ve tedaviye başlamak şarttır aksi taktirde sorun çok daha karışık bir hale gelebilir. Doktor önerisiyle kulak damlası ve ağrı kesici ile tedaviye başlanır. Gerekli görülürse antibiyotik kullanılır. Tedavi süresince kulağın kuru tutulması, kulak temizliğinde kulak çubuğu vb kullanılmaması gerekir. </p>
<ul>
<li><strong>Güneş çarpması </strong></li>
</ul>
<p><strong>NEDENLERİ:</strong> Yaz aylarında çocuklar sıcak havalarda uzun süre açık havada kalırlar. Çocuklarda vücudun ısı düzenleme mekanizmaları yetişkinlere göre daha zayıftır. Şapkasız olmak, koruyucu krem kullanılmaması, yetersiz sıvı alımı, kalın giyinme ve açık hava etkinliklerinde uzun süre kalınması gibi nedenler durumu ağırlaştırır. </p>
<p><strong>BELİRTİLERİ:</strong> Genelde acil servise yüksek ateş, baş ağrısı, mide bulantısı, yoğun halsizlik, bilinç bulanıklığı ve bazen de bayılma gibi şikayetlerle başvurulur. Viral enfeksiyonlar ve menenjit gibi nörolojik acillerle karışabilir.</p>
<p> <strong>TEDAVİSİ:</strong> Çocuğun derhal serin-gölge ortama alınması, vücut ısısının düşürülmesi ve sıvı verilmesi gerekir. Ciddi ve düzelmeyen durumlarda hastaneye yatış gerekebilir. Gecikme durumunda beyin hasarı, çoklu organ yetmezliği nadiren görülebilir. </p>
<p><strong>xxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</strong></p>
<p><strong>Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı basit ama etkili önlemler! </strong></p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Recep Kavas, çocuklarda yaz hastalıklarına karşı basit ama etkili önlemleri şöyle sıraladı; </p>
<ul>
<li>Bol su içmesini sağlayın. </li>
<li>Şapka ve güneş gözlüğü kullandırın. </li>
<li>Saat 11:00-16:00 arası güneşten uzak tutun. </li>
<li>Havuz ve deniz hijyenine dikkat edin. </li>
<li>Yüzdükten sonra duş aldırın ve mayosunu değiştirin.  </li>
<li>Açıkta satılan yiyeceklerden uzak tutun. </li>
<li>El hijyenini öğretin.</li>
<li>Böcek ve sineklerden korumak için uygun losyon kullanın.</li>
<li>Pamuklu, açık renkli ve ince giysiler giydirin. </li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-yaz-hastaliklarina-karsi-etkili-onlemler-553122">Çocuklarda yaz hastalıklarına karşı etkili önlemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Aylarında Artan Göz Hastalıklarına Dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-artan-goz-hastaliklarina-dikkat-552728</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 07:39:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artan]]></category>
		<category><![CDATA[aylarında]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=552728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde çeşitli çevresel faktörler göz sağlığı için önemli riskler oluşturuyor. Güneş ışınlarının dünyaya daha dik açıyla gelmesi, sıcaklık değerlerinin yükselişi ile havuz ve klima kullanımının artması bazı göz hastalıklarının görülme sıklığındı artışa neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-artan-goz-hastaliklarina-dikkat-552728">Yaz Aylarında Artan Göz Hastalıklarına Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde çeşitli çevresel faktörler göz sağlığı için önemli riskler oluşturuyor. Güneş ışınlarının dünyaya daha dik açıyla gelmesi, sıcaklık değerlerinin yükselişi ile havuz ve klima kullanımının artması bazı göz hastalıklarının görülme sıklığındı artışa neden oluyor. Ayrıca yaz aylarında göz sağlığı ile ilgili olarak “Havuz ve denizde kontakt lens kullanılmalı mı? Güneş gözlüğü takmanın önemi nedir? Klima kullanımı göz sağlığını nasıl etkiler? gibi sorular da uzmanlara sıkça soruluyor. Memorial Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Olcay Yalçın, yaz aylarında gözlerde görülen problemlerin artışına değinerek, bu konuda merak edilen soruları yanıtladı ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi. </p>
<p><strong>Yazın katarakt ve sarı nokta riskine dikkat!  </strong></p>
<p>Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak, katarakt oluşumunu hızlandırabilmekte, sarı nokta hastalığı riskini artırabilmekte ve kornea tabakasında güneş yanığı (fotokeratit) oluşumuna sebep olabilmektedir. Göz sağlığını korumak, hem kısa vadede hem de uzun vadede göz rahatsızlıklarını önlemek için kritik öneme sahiptir. </p>
<p><strong>Kontakt lens ile deniz ve havuza girilmemeli </strong></p>
<p>Özellikle tatil döneminde deniz ve havuza girerken kontakt lens kullanmamaya özen gösterilmelidir. Kontakt lenslerle havuza veya denize girmek gözde kornea enfeksiyonu riskini artırmaktadır. Normal şartlarda göze zarar veremeyen mikroplar, kontakt lens kullanımıyla göz yüzeyinde oluşan mikrotravma alanlarına tutunarak kornea iltihabı (keratit) gibi ciddi enfeksiyonlar yapar hale gelmektedir. Bu da görme kaybına kadar giden çok ciddi bir süreç oluşturmaktadır. Bu nedenle kontakt lenslerle havuza, denize asla girilmemesi gerekmektedir. </p>
<p><strong>Tek kullanımlık lensler takılabilir</strong></p>
<p>Genel göz sağlığı açısından ve kontakt lensleri takarken havuza ve denize yüzücü gözlükleriyle girilmesi önerilmektedir. Eğer kontak lensle havuza veya denize girilmişse o lensi hemen çıkarmak ve bir daha kullanmamak gerekmektedir. Mümkün ise günlük kullan-at kontakt lenslerin kullanılması önerilmektedir. Kontakt lensle birlikte olan enfeksiyonlar maalesef daha ciddi seyretmekte ve özellikle havuzda bulunan “acanhthomoeba“ mikrobuyla oluşan göz enfeksiyonu körlükle sonuçlanabilmektedir. </p>
<p><strong>Alerji ve göz kuruluğunu önlemek için güneş gözlüğü kullanımı önemli!</strong></p>
<p>Aynı zamanda güneşin ciltteki zararlı etkilerini gözlerde ve göz çevresinde görmek mümkündür. Ultraviyole ışınları ciltteki yaşlanmayı ve göz çevresi kırışıklıklarını artırdığı gibi alerji ve göz kuruluğu şikayetlerini de artırmaktadır. Uzun vadede pterjiyum yani göz eti, katarakt ve sarı nokta hastalığına da katkısı olduğunu bildiğimiz güneş ışığından ve zararlı ultraviyoleden gözleri korumanın en kolay yolu %100 UV blokaj sertifikalı güneş gözlüklerini kullanmaktır. Ayrıca, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çok çıkmamak ve şapka ile göz çevresi ve yüzü güneş maruziyetinden korumak da önem arz etmektedir. </p>
<p><strong>Temizliği iyi yapılmayan klimalar alerji sebebi!</strong></p>
<p>Özellikle yaz aylarında kullanımı artan klimalar da, ortamdaki nemi alıp soğuk ve kuru hava üfleyerek ortamı serinletmekte ama aynı zamanda göz kuruluğuna neden olmaktadır. Göz kuruluğu olan kişiler ve kontakt lens kullananlar klimalardan daha çok etkilenir. Klimalarla gelen mikroplar göz yüzeyine daha kolay tutunur ve keratit gibi daha ciddi göz enfeksiyonlarına neden olabilmektedir. Ayrıca iyi temizlenmemiş klimalar, toz ve küf yayarak hem gözlerde alerjik konjonktivite hem de alerjik kişilerin havayollarında astım benzeri şikayetlere yol açabilmektedir. Klimaların devamlı açık tutulması daha fazla göz kuruluğuna neden olacağı için, ortamı arada dış hava ile de havalandırmak ve de suni gözyaşı damlaları ile gözleri nemli tutmak gerekmektedir.   </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-aylarinda-artan-goz-hastaliklarina-dikkat-552728">Yaz Aylarında Artan Göz Hastalıklarına Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşırı Sıcaklarda Tansiyon Hastalıklarına Özel 10 Kritik Uyarı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asiri-sicaklarda-tansiyon-hastaliklarina-ozel-10-kritik-uyari-397511</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2023 09:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklarda]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397511</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birbiri ardına gelen sıcak hava dalgaları, her 10 kişiden 3’ünün yüksek tansiyon hastası olduğu ülkemizde kalp ve damar sağlığını zorlayacak sonuçlara yol açıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asiri-sicaklarda-tansiyon-hastaliklarina-ozel-10-kritik-uyari-397511">Aşırı Sıcaklarda Tansiyon Hastalıklarına Özel 10 Kritik Uyarı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birbiri ardına gelen sıcak hava dalgaları, her 10 kişiden 3’ünün yüksek tansiyon hastası olduğu ülkemizde kalp ve damar sağlığını zorlayacak sonuçlara yol açıyor. Yüksek sıcaklık ve yüksek nem faktörleri bir araya geldiğinde daha fazla kan akışına, dolayısıyla kalbin normal bir güne göre dakikada iki kat daha fazla kan pompalamasına ve daha hızlı atmasına yol açıyor. Oysa ki basit önlemlerle kalp için stres yaratan ve yüksek tansiyonu tetikleyen bu sıcak havanın etkisinden korunmak mümkün. </p>
<p><strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan</strong> vücudun atar damarlarını etkileyen yüksek tansiyonun (hipertansiyon), kalbin kan pompalamak için daha çok çalışmasını gerektirdiğini ve bunun da kalbin zorlanmasına neden olduğunu belirterek ülkemizde erişkin nüfusun yüzde 31,2’sinde hipertansiyon görüldüğüne dikkat çekiyor. </p>
<p> <strong>Bu sayılara dikkat!</strong></p>
<p>Hava şartları, belirli sağlık sorunlarının tetiklenmesinde rol oynuyor. Yüksek sıcaklıklar ve yüksek nem, yüksek tansiyon hastalığı olan kişiler için ciddi sağlık sonuçlarına neden olabiliyor. En büyük riskler ise, sıcaklığın 21 derecenin üzerinde ve nemin yüzde 70&#8217;in üzerinde olduğu durumlarda ortaya çıkıyor. 50 yaşın üzerinde, fazla kilolu veya kalp, akciğer veya böbrek rahatsızlıkları olanlar başta olmak üzere bazı insanlar nemden etkilenme açısından daha yüksek riskle karşı karşıya kalıyor. </p>
<p> <strong>Sıcak, tansiyon düşüklüğüne yol açabilir</strong></p>
<p><strong>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan</strong>, sıcak havaların yüksek tansiyonu nasıl etkilediğini şu sözlerle anlatıyor: “Kan basıncı vücudun ısıya maruz kalmasından etkileniyor; yüksek sıcaklıklar ve yüksek nem cilde daha fazla kan akışına neden oluyor. Bu da, kalbin normal bir güne göre dakikada iki kat daha fazla kan pompalamasına ve daha hızlı atmasına yol açıyor; sıcak havalarda vücut ısı kaybetmek için cilde giden kan akımını artırıyor. Bu da damarlarda gevşeme sağlayarak gerçekleşiyor. O yüzden yaz aylarında kan basıncı normal insanlarda daha düşüktür. Ancak hem terleme hem de damar yatağının gevşemesi tansiyonu özellikle ilaç alan hastalarda ileri derecede düşürebilir. Ayrıca bazı hipertansiyon ilaçları güneşe duyarlılığı artırır. Sonuç olarak, daha yüksek güneş yanığı riskine ve ciltte kabarcıklara veya kızarıklığa neden olabilen aşırı duyarlılık reaksiyonlarına sebep olabilir”. </p>
<p>Isı ve terleme ise ayrıca vücuttaki sıvı miktarını ve kan hacmini azaltarak vücudun susuz kalmasına yol açabiliyor. Bu durum da, vücudun soğuma kabiliyetine müdahale ederek kalp üzerinde stres yaratabiliyor. Ayrıca ilaçların vücutta dağılımlarına ve etkisinin değişmesine neden oluyor. </p>
<p><strong>10 öneriyi dikkatle uygulayın</strong></p>
<p>Peki, bu kadar yaşamsal süreçleri tetikleyen sıcak havalardan nasıl korunmalıyız? <strong>Kardiyolog Prof. Dr. Murat Turfan, </strong>kalp ve damar sağlığımızı korumak için alınabilecek 10 öneriyi şöyle sıralıyor:   </p>
<ul>
<li>Bol su veya sağlıklı içecekler içerek susuz kalmayın. Su en iyisidir ama kalp yetmezliğiniz olduğu için sıvı alımınızı kısıtlamanız söylendiyse, doktorunuzla konuşmalısınız.</li>
<li>Alkollü içkiden kaçının. Alkol su kaybına neden olduğundan vücudunuz susuz kalabilir. </li>
<li>Yüksek su içeriğine sahip, iyi vitamin ve mineral kaynağı olan salata ve meyve gibi soğuk yiyecekleri tüketin. </li>
<li>Evinizi serin tutmaya çalışın. Direkt güneş ışığı alan pencereleri varsa panjur veya perde ile kapatın. Dışarısı evinizden daha soğuksa pencereleri açın. Evinizi daha sıcak hale getirebileceklerinden, ihtiyacınız olmayan tüm ışıkları veya elektrikli ekipmanı kapatın.</li>
<li>Uyumak için evinizin en serin yerini seçin.</li>
<li>Hafif, bol giysiler giyin.</li>
<li>Gündüz 11:00 ile 15:00 saatleri arasında günün en sıcak saatlerinde güneşten uzak durun. Çıkacaksanız güneş kremi sürün, şapka takın ve yanınızda su taşıyın.</li>
<li>Aşırı fiziksel egzersizden kaçının.</li>
<li>Bazı ilaçlar, vücuttaki su oranını ve yüksek sıcaklıklara tepki verme yeteneğinizi etkileyebilir. Eğer şu ilaçları kullanıyorsanız yaz aylarında doktorunuza danışın: Beta blokerler ve diüretikler dahil olmak üzere yüksek tansiyon için kullanılan ilaçlar; antihistaminikler veya dekonjestanlar gibi alerji ilaçları ile antipsikotikler gibi psikiyatri ilaçları. </li>
<li>Tıpkı yüksek sıcaklıklarda vücudunuzu serin tutmanın yollarını bulmanız gerektiği gibi, ilaçlarınızı da aşırı sıcağa maruz kalmamaları için uygun şekilde saklayın. Diyabet tedavisi için kullanılan insülin de dahil olmak üzere bazı ilaçlar sıcaklık değişimleri sırasında bozulabilir. İlaçları serin ve kuru bir yerde saklayın. İlaçları banyoda, pencere pervazında veya bir araçta saklıyorsanız, aşırı ısı ve nemden etkilenme oranını düşürmek için ilacı orijinal kabında saklayın.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asiri-sicaklarda-tansiyon-hastaliklarina-ozel-10-kritik-uyari-397511">Aşırı Sıcaklarda Tansiyon Hastalıklarına Özel 10 Kritik Uyarı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Meme Hastalıklarına Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-meme-hastaliklarina-dikkat-383273</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2023 11:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarına]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme hastalıklarının kadınlarda sıklıkla görüldüğü biliniyor ancak çocukluk dönemlerinde de meme hastalıklarına rastlanabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-meme-hastaliklarina-dikkat-383273">Çocuklarda Meme Hastalıklarına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme hastalıklarının kadınlarda sıklıkla görüldüğü biliniyor ancak çocukluk dönemlerinde de meme hastalıklarına rastlanabiliyor. Çocuklarda meme sağlığının korunması için anne babaların bu konuda bilinçli olması ve çocukların sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi önem taşıyor. Memorial Hizmet Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Hülya Öztürk, çocuklarda meme hastalıkları ve tedavi yöntemleri ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Çocuklarda farklı meme hastalıkları görülebiliyor</strong></p>
<p>Çocuklarda görülen meme hastalıkları doğuştan ya da sonradan olabilir. Konjenital yani doğumsal olarak meme veya meme başının hiç bulunmaması ya da aksesuar meme dokusu şeklinde adlandırılan birden fazla meme başı, meme dokusunun olması gibi tablolar görülebilir. Memenin hiç olmaması nadir görülürken, aksesuar meme toplumda yüzde 1-2 sıklığında görünebilmektedir. Bunun dışında meme asimetrisi denilen, memenin büyüklükleri arasında fark olması çok sık rastlanan bir durum olup, hormonal veya travmaya bağlı gelişebilir. Makromasti adı verilen meme dokusunu aşırı büyümesi obezite ile beraber ortaya çıkabilir. Meme atrofisi yani normal boyutta bir memenin hızla küçülmesi, hızlı kilo kaybı görülen hastalarda ve yeme bozukluklarında olabilir. Juvenil hipertrofi yani aşırı büyüyen meme, tek veya çift taraflı olarak gelişme çağındaki çocuklarda meme dokusunun hormonlara aşırı duyarlı olmasına bağlı gelişmektedir. Meme dokusu, ergenlikle beraber çok hızlı büyüme gösterebilir. Bu durum kız çocuklarında utanma, erkek çocuklarda ise toplumdan soyutlanma, geniş giysiler seçme gibi durumlar ya da boyun ve sırt ağrılarına neden olabilir.</p>
<p>Bununla birlikte yenidoğan ya da ergenlik döneminde mastit denilen meme enfeksiyonuyla karşılaşılabilmektedir. Meme travmaları, meme başı akıntısı, mastalji yani meme ağrısı özellikle menstürasyon döngüyle ilişkili ağrı ve memede kitle, çocuklarda görülebilen meme hastalıklarıdır.</p>
<p><strong>Yanlış beslenme alışkanlıkları önemli bir risk faktörü</strong></p>
<p>Memenin doğuştan hastalıkları nadir görülürken, sonradan ortaya çıkan hastalıkları özellikle ergenlik döneminde hormonal durumlar, beslenme alışkanlıkları ve kullanılan ilaçlara bağlı olarak daha sık görülebilmektedir.</p>
<p>Meme kanseri, ergenlik veya çocuk yaş grubunda oldukça nadir görülür. Meme kanseri 20 yaş altındaki kadınların milyonda birinde görülürken, tüm çocukluk çağı kanserlerinin %1’ini oluşturur. Meme kitleleri ise 18 yaş altında %3,35 olarak tespit edilmiştir. Bu kitleler genellikle iyi huyludur.</p>
<p><strong>Çocuklarda meme hastalıkları konusunda bunlara dikkat edin   </strong></p>
<ul>
<li>Genetik faktörler (ailesel geçiş)</li>
<li>Hormonal nedenler, özellikle östrojen duyarlılığın artması (adrenal kaynaklı –yiyeceklerden)</li>
<li>Kullanılan bazı ilaçlar</li>
<li>Plastikten yapılmış günlük kullanım malzemeleri</li>
<li>Östrojen içeren ürünlerin tüketilmesi </li>
</ul>
<p><strong>Çocuklarda bu belirtilere dikkat!</strong></p>
<p>Tüm çocuklar ve ergenlik çağındaki bireylerin şikayeti olmasa bile yıllık kontrollerinin yapılması gerekir.</p>
<p>Özellikle ergenlikte daha önce göğüs kafesi bölgesine radyasyon almışsa, ailede meme kanseri öyküsü ya da ailesel BRCA-1 ve BRCA-2 gen bozukluğu tespit edilmişse bu kişiler daha yakından takip edilmelidir. Çocuklarda bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybedilmeden çocuk cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır.</p>
<ul>
<li>Memede ele gelen kitle, ağrı</li>
<li>Meme başında akıntı</li>
<li>Meme derisi üzerindeki eritem ( Kılcal damarlarda kan toplanması sonucu oluşan kızarıklık), ülserler meme başının içe çekilmesi</li>
<li>Koltuk altı lenf nodlarının büyümesi</li>
<li>Meme büyüklüklerinin farklı olması </li>
<li>Memede asimetri</li>
</ul>
<p><strong>Çay, asitli içecekler, kahve ve çikolataya dikkat! </strong></p>
<p>Yenidoğan döneminde rastlanılan neonatal mastit yani apse, sık olmamasına rağmen sepsis denilen tabloya yol açarak bebeğin hayatını tehdit edebileceği için gerekirse yatış yapılarak tedavi gerçekleştirilmelidir. Yine aşırı büyüme gösteren meme dokusu çocuklarda iskelet bozuklukları, duruş anomalileri ve baş boyun ağrılarına neden olabilir. Meme başı akıntıları gerekli tetkikler yapıldıktan sonra uygun antibiyotik tedavisi ile gerileyebilmektedir.</p>
<p>Mastodoni ve mastalji yani meme ağrıları yüzde 40 oranında görülür, meme dokusunun şişmesine bağlı nodülarite artışını neden olabilmektedir. Ağrı kesici ilaçlar fayda sağlayabilmekle birlikte, çay, asitli içecekler, kahve ve çikolata tüketiminin kısıtlanması tedavide öne çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Meme hastalığında tedavi çocuğa özel planlanıyor</strong></p>
<p>Çocuklarda meme hastalıklarının tanısı; fiziki muayenenin yanı sıra ultrason, ince iğne biyopsisi ve MR gibi tetkikler ile belirlenmektedir. Hastalığın özelliği belirlendikten sonra uygun tedavi kişiye özel planlanmaktadır. Memenin az gelişmesi veya asimetri söz konusu ise, iskelet gelişimi tamamlandıktan sonra redüksiyon mamoplastisi yani meme küçültme ameliyatı yapılabilir. Kitle varlığında gerekli tetkikler sonrası kitlenin iyi huylu olduğunun belirlenmesi durumunda takip ön planda olmalıdır. Eğer ağrı ve iskelet bozukluğuna neden olan, hızlı büyüyen bir kitle varsa, bu kitleler daha fazla meme dokusunun yol açmadan cerrahi işlemle çıkarılmalıdır. Çocuklarda nadir görülen meme kanserinde ise geniş doku rezeksiyonuyla beraber kitlenin tamamı çıkarılmalıdır. </p>
<p><strong>Erkek çocuklarında da görülebiliyor</strong></p>
<p>Meme hastalıkları sadece kız çocuklarında değil, erkek çocuklarında da görülen bir hastalıktır. Asimetrik meme büyümesi (erkek çocuklarda kadın tipi meme büyümesi dediğimiz jinekomasti ), meme başı akıntısı, memede ağrılı veya ağrısız kitle varlığında öncelikle gerekli tetkikler yapıldıktan sonra uygun tedavi yöntemleriyle hastanın takibinin yapılması önerilmektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-meme-hastaliklarina-dikkat-383273">Çocuklarda Meme Hastalıklarına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
