<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hastalığının | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/hastaliginin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastaliginin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 08 Nov 2025 08:01:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>hastalığının | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/hastaliginin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alzheimer hastalığının 10 uyarıcı belirtisi nedir?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaliginin-10-uyarici-belirtisi-nedir-590196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2025 08:01:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının sıradan unutkanlıklarla karıştırılmaması gereken 10 sinsi ve uyarıcı belirtisini açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaliginin-10-uyarici-belirtisi-nedir-590196">Alzheimer hastalığının 10 uyarıcı belirtisi nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ, Alzheimer hastalığının sıradan unutkanlıklarla karıştırılmaması gereken 10 sinsi ve uyarıcı belirtisini açıkladı.</p>
<p>Prof. Dr. Tanrıdağ, bu belirtilerin bir veya birkaçının sürekli olarak yaşanmasının, vakit kaybetmeden bir uzmana danışmayı gerektirdiğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>Alzheimer&#8217;ın 10 uyarıcı belirtisi:</strong></p>
<p><strong>Gündelik Hayatı Felç Eden Unutkanlık:</strong> Özellikle yakın zamanda planlanan randevuları, toplantıları veya alışveriş listesini sık sık unutmak. Bu, basit bir dalgınlığın ötesinde, yeni bilgiyi kaydetmede yaşanan bir soruna işaret eder.</p>
<p><strong>Planlama ve Hesaplamada Güçlük:</strong> Daha önce kolayca yapılan yemek tarifini karıştırmak, faturaları takip edememek veya basit hesaplamalarda zorlanmak.</p>
<p><strong>Bilinir Görevlerde Aksama:</strong> Yıllardır yapılan iş ve ev görevlerinde (evin düzeni, alet kullanımı gibi) kafa karışıklığı yaşamak ve işleri tamamlayamamak.</p>
<p><strong>Zaman ve Mekân Algısının Kaybı:</strong> Her gün gidilen marketin, caminin yolunu şaşırmak. Günleri, ayları veya günün hangi saatinde olduğunu karıştırmak. Evin içinde odaları bulmakta zorlanmak.</p>
<p><strong>Görüntüleri Anlamlandırma Zorluğu:</strong> Yazıları okumakta, şekilleri algılamakta ve mesafeyi kestirmekte zorlanmak. Bu durum, özellikle trafikte ciddi sorunlara yol açabilir. İnsan yüzlerini veya mekânları karıştırmak da bu belirtiye dâhildir.</p>
<p><strong>Konuşma ve Anlamada Bozulma:</strong> Sohbet sırasında doğru kelimeyi bulamamak, cümleleri yarıda bırakmak veya nesnelerin adını hatırlayamamak.</p>
<p><strong>Eşyaları Garip Yerlere Koymak ve Başkalarını Suçlamak:</strong> Gözlüğü buzdolabına, ayakkabıyı yatağın altına koymak gibi olağandışı davranışlar ve sonrasında eşyayı bulamayınca yakınlarını hırsızlıkla suçlama eğilimi.</p>
<p><strong>Yargılama ve Karar Vermede Zayıflama:</strong> Giyilecek kıyafeti seçmek gibi basit kararları bile verememek, para yönetiminde anlamsız ve riskli kararlar almak.</p>
<p><strong>Sosyal Hayattan Elini Eteğini Çekmek:</strong> Düzenli olarak katıldığı arkadaş toplantılarından, hobilerden veya sosyal aktivitelerden sebepsizce uzaklaşmak ve eve kapanmak.</p>
<p><strong>Kişilik ve Davranış Değişiklikleri:</strong> Normalde cömert olan birinin aniden cimrileşmesi, sakin birinin aniden öfkeli veya şüpheci birine dönüşmesi. Hiçbir şeyden zevk alamama (apati) ve abartılı davranışlar sergileme.</p>
<p>Prof. Dr. Tanrıdağ, bu belirtilerin Alzheimer hastalığının beyinde yarattığı bölgesel hasarlardan kaynaklandığını belirterek, erken teşhisin hastalığın ilerleyişini yavaşlatma ve hastanın yaşam kalitesini artırma açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaliginin-10-uyarici-belirtisi-nedir-590196">Alzheimer hastalığının 10 uyarıcı belirtisi nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Necmi Eren: &#8220;Türkiye&#8217;de her beş hastadan biri, polikistik böbrek hastalığının genetik olduğunu bilmiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-necmi-eren-turkiyede-her-bes-hastadan-biri-polikistik-bobrek-hastaliginin-genetik-oldugunu-bilmiyor-560108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 08:44:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[bilmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[eren]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[hastadan]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[necmi]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunu]]></category>
		<category><![CDATA[polikistik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de 7 farklı nefroloji merkezinde yürütülen çok merkezli bir araştırma, Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) olan bireylerin hastalık farkındalığına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-necmi-eren-turkiyede-her-bes-hastadan-biri-polikistik-bobrek-hastaliginin-genetik-oldugunu-bilmiyor-560108">Doç. Dr. Necmi Eren: &#8220;Türkiye&#8217;de her beş hastadan biri, polikistik böbrek hastalığının genetik olduğunu bilmiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de 7 farklı nefroloji merkezinde yürütülen çok merkezli bir araştırma, Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) olan bireylerin hastalık farkındalığına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Beş yüzün üzerinde hastayla yapılan çalışmaya göre, her beş hastadan biri bu hastalığın genetik geçişli olduğunu bilmiyor.</p>
<p><strong>ODPBH hastalarının %18’i hastalığın kalıtsal olduğunu bilmiyor!</strong><br /> Araştırmaya katılanların %82’si hastalığın genetik bir bozukluk olduğunu bildiğini ifade etti. Oysa ODPBH, dünyada en yaygın görülen kalıtsal böbrek hastalıklarından biri olarak biliniyor. Ülkemizde yapılan araştırmalara göre diyaliz tedavisi gören ya da böbrek nakli yapılan hastalarda böbrek hastalığının dördüncü sıradaki nedeni olarak saptanmıştır. Hastalık farkındalığı arttıkça, hastaların erken tanı, etkin takip ve uygun tedavi seçeneklerine ulaşması kolaylaşıyor.</p>
<p><strong>Farkındalık yaşla birlikte azalıyor</strong><br />Farkındalık puanları yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde, yaş ilerledikçe hastalık bilgisi anlamlı biçimde azalıyor. Özellikle 65 yaş üstü bireylerde farkındalık düzeyinin belirgin şekilde düştüğü gözlemlendi.</p>
<p><strong>Bölgeler arasında fark var</strong><br />Bölgesel farkındalık düzeyleri incelendiğinde, İç Anadolu Bölgesi’ndeki hastaların hastalık bilgisi, Akdeniz Bölgesi’ndekilere kıyasla daha yüksek çıktı. Bu farkın, bazı merkezlerde düzenli olarak yapılan hasta eğitim toplantılarından kaynaklandığı düşünülüyor.</p>
<p><strong>Semptom yaşayanlarda farkındalık daha yüksek</strong><br />Bel ağrısı, idrar yolu taşı ve hematüri (idrarda kan saptanması) gibi belirti gösteren bireylerin farkındalık düzeylerinin, semptom göstermeyenlere kıyasla daha yüksek olduğu tespit edildi. Bu bulgu, hastalıkla yaşam kalitesi etkilenen bireylerin daha sık sağlık danışmanlığı aldığına işaret ediyor.</p>
<p><strong>Aile taraması hayat kurtarabilir</strong><br />Çalışmada dikkat çeken bir başka bulgu ise, ailesinde hastalık öyküsü bulunan bireylerin yalnızca %67’sinin aile bireylerini taramaya yönlendirdiği. Ancak bu kişilerin aile üyelerinde %70 oranında hastalık tespit edildi. Bu oran, aile taramasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Tedaviye erken erişim için farkındalık şart</strong><br />Günümüzde ODPBH’nın seyrini yavaşlatabilen, dolayısıyla diyaliz tedavisi ihtiyacını 8-10 yıl kadar geciktiren özel tedaviler mevcuttur. Ancak hastaların bu tedavilere ulaşabilmesi için hastalık hakkında bilinçli olması ve doğru zamanda doğru sağlık hizmetine başvurması gerekmektedir. Ailenizde benzer semptomlar varsa tarama için bir nefroloji hekimine başvurabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-necmi-eren-turkiyede-her-bes-hastadan-biri-polikistik-bobrek-hastaliginin-genetik-oldugunu-bilmiyor-560108">Doç. Dr. Necmi Eren: &#8220;Türkiye&#8217;de her beş hastadan biri, polikistik böbrek hastalığının genetik olduğunu bilmiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narenciye sektörü KKTC&#8217;de görülen yeşillenme hastalığının Türkiye&#8217;ye sıçramaması için topyekûn mücadele istiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/narenciye-sektoru-kktcde-gorulen-yesillenme-hastaliginin-turkiyeye-sicramamasi-icin-topyekun-mucadele-istiyor-449740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Apr 2024 09:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[istiyor]]></category>
		<category><![CDATA[kktcde]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[narenciye]]></category>
		<category><![CDATA[sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[sıçramaması]]></category>
		<category><![CDATA[topyekn]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyeye]]></category>
		<category><![CDATA[yeşillenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıllık 4,7 milyon tonluk üretimde dünya sekizincisi olan, 2023 yılında 1 milyar 112 milyon dolarlık ihracatla dünyaya şifa dağıtan Türk narenciye sektörü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki narenciye bahçelerinde ve enginar tarlalarında görülen Psyllidi (Yeşillenme) hastalığının Türkiye’ye sıçramaması için kolları sıvadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narenciye-sektoru-kktcde-gorulen-yesillenme-hastaliginin-turkiyeye-sicramamasi-icin-topyekun-mucadele-istiyor-449740">Narenciye sektörü KKTC&#8217;de görülen yeşillenme hastalığının Türkiye&#8217;ye sıçramaması için topyekûn mücadele istiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllık 4,7 milyon tonluk üretimde dünya sekizincisi olan, 2023 yılında 1 milyar 112 milyon dolarlık ihracatla dünyaya şifa dağıtan Türk narenciye sektörü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki narenciye bahçelerinde ve enginar tarlalarında görülen Psyllidi (Yeşillenme) hastalığının Türkiye’ye sıçramaması için kolları sıvadı.</p>
<p>Türk narenciye sektörü, KKTC’deki narenciye bahçelerinde yeşillenme hastalığının ortadan kaldırılması için Tarım ve Orman Bakanlığı, Turunçgil Konseyi, ziraat odaları, ihracatçı birlikleri başta olmak üzere sektörün tüm paydaşlarının katılımıyla ortak mücadele çağrısında bulundu.</p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’deki narenciye üretiminin riske edilmemesi için KKTC’deki narenciye bahçelerinde ve enginar üretim alanlarında biyolojik mücadelenin zaman geçirmeden başlatılması gerektiğini savundu.</p>
<p><strong><span>KKTC’nin ada olması avantaj ortak hareket ederek bir sezonda hastalığın kökünü kurutabiliriz</span></strong></p>
<p>Türkiye’nin yıllık 4,7 milyon ton turunçgiller üretimiyle dünyanın 8. büyük üretici ülkesi olduğunu paylaşan Uçak, “KKTC’nin narenciye üretimi 100 bin ton seviyesinde. KKTC’deki narenciye alanları da Türkiye ile kıyaslandığında, Türkiye’deki narenciye alanlarının yüzde 2’si seviyesinde. KKTC’nin ada olması mücadelenin hızlı sonuç vermesini kolaylaştıracak konumda. Tarım ve Orman Bakanlığı, ziraat odaları, ihracatçı birlikleri başta olmak üzere sektörün tüm paydaşları ortak hareket ederek KKTC’deki narenciye bahçelerinde görülen yeşillenme hastalığını bir sezonda ortadan kaldırabiliriz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın bilgi birikimi ve teknik altyapısı bu hastalıkla mücadele için yeterli. Bu iradeyi ortaya koymazsak bu hastalık Türkiye’ye sıçrarsa o zaman Türk narenciye üreticileri ve ihracatçıları büyük darbe alır. Bu hastalık önceki yıllarda ABD’de <span>Florida ve California turunçgil üretimine büyük hasarlar vermişti. Acil aksiyon alınmalı, Amerika’daki hataya biz düşmemeliyiz” diye konuştu. </span></p>
<p><strong><span>Faydalı böcek kullanarak hastalığı taşıyan böcekle mücadele etmeliyiz</span></strong></p>
<p><span>“Hastalıktan etkilenmiş ağaçlar, sürekli meyve döküyor, geriye doğru kuruyor, bodurlaşıyor ve meyveleri yeşil renkte kalarak gerçek rengini alamıyor” bilgisini veren Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “</span>KKTC’de görülen yeşillenme hastalığı ile mücadele için faydalı böcek kullanılarak hastalığı taşıyan böcekle mücadele edilmesi gerekmektedir. Ülkemizde narenciye bahçelerinde görülen Akdeniz Meyve Sineği’nin önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda sürdürdüğümüz biyoteknik mücadeleyi, yeşillenme hastalığı içinde yapmalıyız.</p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri olarak, Akdeniz Meyve Sineği’yle mücadele eylem planı çerçevesinde üreticilere biyoteknik mücadele kapsamında tuzak dağıtımı yaptıklarını hatırlatan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2023 yılında İzmir, Aydın ve Muğla illerinde toplam 17 bin 500 adet tuzağın üreticilere dağıtımı yaptık. Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlükleriyle çok koordineli hareket ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p><strong><span>Mandalina rekoltede ve ihracatta aslan payını alıyor</span></strong></p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de 2022 yılında 4,7 milyon ton turunçgiller üretimi gerçekleşti. Türkiye, bu üretim ile dünya turunçgiller üretiminde 8’inci sırada yer alıyor. Ülkemizde 2022 yılında üretilen turunçgillerin yüzde 39,6’sını mandalina, yüzde 28,1’ini portakal, yüzde 28,1’ini limon, yüzde 4,2’sini greyfurt üretimi oluşturuyor.</p>
<p><span>Türkiye’nin 2023 yılındaki narenciye ürünleri ihracatında mandalina 577 milyon dolarlık tutarla narenciye ürünleri arasında ihracat liderliğini sürdürürken, Limon ihracatımız yüzde 30’luk artışla 272 milyon dolardan 355 milyon dolara yükseldi. Portakal ihracatımız yüzde 15’lik ilerlemeyle 98 milyon dolardan 112 milyon dolara çıkarken, Greyfurt ihracatımız ise; 68 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. </span></p>
<p><strong><span>Rusya, Irak ve Ukrayna ihracatımızda ilk üç ülke</span></strong></p>
<p><span>Türkiye’nin narenciye ihracatında ilk sırada 428 milyon dolarla Rusya yer alırken, Irak’a yaptığımız narenciye ürünleri ihracatı yüzde 165’lik rekor artışla 68 milyon dolardan 181, 5 milyon dolara yükseldi ve ikinci basamağa yerleşti. Ukrayna’ya ihracatımız yüzde 20’lik artışla 84 milyon dolardan 101 milyon dolara çıktı. İlk üç ülkeyi 57 milyon dolarla Polonya, 49 milyon dolarla Romanya, 30 milyon dolarla Sırbistan, 26 milyon dolarla Bulgaristan, 19 milyon dolarla Suudi Arabistan, 15 milyon dolarla Beyaz Rusya ve 14 milyon dolarla Moldavya izledi. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narenciye-sektoru-kktcde-gorulen-yesillenme-hastaliginin-turkiyeye-sicramamasi-icin-topyekun-mucadele-istiyor-449740">Narenciye sektörü KKTC&#8217;de görülen yeşillenme hastalığının Türkiye&#8217;ye sıçramaması için topyekûn mücadele istiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer Hastalığının Tedavisi İçin Heyecan Yaratan Çalışma: Gen, Yenilikçi İlacı Sul-238&#8217;in Faz 1 Çalışmasını Başlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaliginin-tedavisi-icin-heyecan-yaratan-calisma-gen-yenilikci-ilaci-sul-238in-faz-1-calismasini-baslatti-443652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Feb 2024 21:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlattı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmasını]]></category>
		<category><![CDATA[faz]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[heyecan]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[sulin]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaratan]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443652</guid>

					<description><![CDATA[<p>GEN, Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanılması hedeflenen yenilikçi araştırma ilacı SUL-238'in sağlıklı gönüllülerle yapılan Faz 1 klinik çalışmasına başlandığını bildirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaliginin-tedavisi-icin-heyecan-yaratan-calisma-gen-yenilikci-ilaci-sul-238in-faz-1-calismasini-baslatti-443652">Alzheimer Hastalığının Tedavisi İçin Heyecan Yaratan Çalışma: Gen, Yenilikçi İlacı Sul-238&#8217;in Faz 1 Çalışmasını Başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>GEN, Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanılması hedeflenen yenilikçi araştırma ilacı SUL-238&#8217;in sağlıklı gönüllülerle yapılan Faz 1 klinik çalışmasına başlandığını bildirdi.</p>
<p>Türkiye’nin önde gelen ilaç firmalarından biri olan GEN, sınıfının ilk üyesi yenilikçi araştırma ilacı SUL-238&#8217;in sağlıklı gönüllülerde yürütülecek Faz 1 klinik araştırmasına başladı. 2021 yılında, Hollanda merkezli biyoteknoloji şirketi Sulfateq BV iş birliğinde çalışmalarına başlayan GEN, Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanılması hedeflenen SUL-38 ilacının ilk dozunun 19 Şubat 2024 tarihinde uygulandığını duyurdu.</p>
<p><strong>İLAÇ, GEN LABORATUVARLARINDA ÜRETİLİYOR</strong></p>
<p>SUL-238’in Faz 1 klinik araştırmasında kullanılacak araştırma ürünlerinin formülasyon ve AR-GE stabilite çalışmaları GEN’in Ar-Ge laboratuvarlarında gerçekleştirildi ve bu araştırmada kullanılacak klinik araştırma ürünleri GEN’in üretim tesislerinde üretildi. </p>
<p><strong>ABİDİN GÜLMÜŞ: SUL-238’İ GELİŞTİRME YOLCULUĞUMUZUN BİR SONRAKİ ADIMINA GEÇTİK</strong></p>
<p>Alzheimer hastalığının tedavisine yönelik önemli bir çalışmaya imza atmanın heyecanını ve gururunu yaşadıklarını belirten GEN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür’ü Abidin Gülmüş, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Türkiye ilaç endüstrisinin dinamik bir oyuncusu olarak, inovasyon ve küresel büyüme stratejilerimiz doğrultusunda, Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklara çözüm sunmak için yeni bir oral tedavi olan SUL-238&#8217;i geliştirme yolculuğumuzun bir sonraki adımına ulaşmaktan dolayı heyecan duyuyoruz. Yürüttüğümüz bu özel çalışmanın, ülkemize ve insanlığa fayda sağlayacak önemli bir adım olduğunu biliyor ve bu sorumluluk bilinci ile çalışmaya devam ediyoruz.&#8221;</p>
<p><strong>DR. NADİR ULU: BU AŞAMA, SUL-238 GELİŞTİRME PROGRAMI ADINA ÖNEMLİ BİR KİLOMETRE TAŞIDIR</strong>                                                                        </p>
<p>GEN Ar-Ge ve Klinik Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Nadir Ulu ise, şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>&#8220;GN-001 çalışmamızda ilk sağlıklı gönüllüye ilk ilaç dozunun uygulandığını duyurmaktan gurur duyuyoruz. Bu hem GEN ve Sulfateq ekipleri hem de Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklarda SUL-238 geliştirme programı adına önemli bir kilometre taşıdır. Nörodejeneratif hastalıkları olan bireyler için potansiyel bir tedavi seçeneği olarak SUL-238&#8217;i geliştirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürmeyi dört gözle bekliyoruz. Sağlıklı gönüllülerden ve klinik araştırmamızda görev alan araştırmacılardan aldığımız destekten ötürü minnettarız.&#8221;</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaliginin-tedavisi-icin-heyecan-yaratan-calisma-gen-yenilikci-ilaci-sul-238in-faz-1-calismasini-baslatti-443652">Alzheimer Hastalığının Tedavisi İçin Heyecan Yaratan Çalışma: Gen, Yenilikçi İlacı Sul-238&#8217;in Faz 1 Çalışmasını Başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Erken Tespit Edilerek Şah Damarı Hastalığının Yarattığı Ciddi Sonuçların Önüne Geçmek Mümkün&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-tespit-edilerek-sah-damari-hastaliginin-yarattigi-ciddi-sonuclarin-onune-gecmek-mumkun-429942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Dec 2023 08:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[damarı]]></category>
		<category><![CDATA[edilerek]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[geçmek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[önüne]]></category>
		<category><![CDATA[şah]]></category>
		<category><![CDATA[sonuçların]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[yarattığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sadece yaşlıların değil gençlerin de karotis arter -şah damarı- hastalığı ile karşı karşıya kalabileceğine işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, “Özellikle hareketsiz hayat, beslenme şeklinin kötüleşmesi, diyabetin daha çok karşımıza çıkması, obezitenin artması gibi durumlar şah damarı hastalığının genç popülasyonda izlenmesine, felç ve inmelerin artmasına sebep oluyor” dedi.   </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-tespit-edilerek-sah-damari-hastaliginin-yarattigi-ciddi-sonuclarin-onune-gecmek-mumkun-429942">&#8220;Erken Tespit Edilerek Şah Damarı Hastalığının Yarattığı Ciddi Sonuçların Önüne Geçmek Mümkün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Sadece yaşlıların değil gençlerin de karotis arter -şah damarı- hastalığı ile karşı karşıya kalabileceğine işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, “Özellikle hareketsiz hayat, beslenme şeklinin kötüleşmesi, diyabetin daha çok karşımıza çıkması, obezitenin artması gibi durumlar şah damarı hastalığının genç popülasyonda izlenmesine, felç ve inmelerin artmasına sebep oluyor” dedi.   </em></p>
<p>İnme geçiren hastaların büyük bir bölümünden sorumlu tutulan karotis arter, yaygın bilinen ismiyle şah damarı hastalığı yarattığı etkiler büyük olmasına karşın yeterince tanınmayan bir hastalık. Bununla birlikte hastalık sinsi seyrettiği için fark edilmediği takdirde yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek bir tabloyla karşı karşıya kalındığına söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, hastalığın erken tespit edildiğinde tedavisinin mümkün olduğunu anlattı. Tüm dünyada yaşam kayıplarında hala kardiyovasküler hastalıkların ilk sırada yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Özveren, şah damarı hastalığının da bu hasta grupları içinde yaklaşık yüzde 36’lık orana sahip olduğunu belirtti. </p>
<p><strong>“GENÇLERİ VE SPORCULARI DA ETKİLİYOR”</strong></p>
<p>Şah damarı hastalığında ileri yaş risk faktörleri arasında yer alsa da bu sorunun gençleri de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Özveren, “Karotis arter hastalığının cinsiyetler açısından görülme farklılığı bulunmuyor. Kadın erkek arasındaki oran neredeyse eşit. Daha çok yaşlı popülasyonda görülmekle birlikte genç popülasyonda bu hastalıkla karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle sedanter hayat, beslenme şeklinin kötüleşmesi, diyabetin daha çok karşımıza çıkması, obezitenin artması şah damarı hastalığının genç popülasyonda izlenmesine, felç ve inmelerin artmasına sebep oluyor. Bununla birlikte genç aktif sporcularda ani boyun hareketleri ile damar içerisinde yırtıklar oluşabiliyor. Romatizmal hastalıkların seyrinde de vaskülit dediğimiz damar tutulumları olabiliyor. Dolayısıyla bu grubunda dikkatli olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.  </p>
<p><strong>“ÇOĞUNLUKLA SİNSİ SEYREDER” </strong></p>
<p>Karotis arterin felç geçirmiş hastaların büyük bir bölümünden sorumlu olan bir damar hastalığı olduğunu anlatan Prof. Dr. Özveren, &#8220;Özellikle koroner arter hastalığı açısından da riskli grupta yer alan; diyabet hastaları, sigara kullananlar,75 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, sedanter hayat sürenler ve obez kişiler şah damarı hastalığı açısından da risk altında yer alıyor. Çoğunlukla sinsi seyreden bu sorun bazen klinikte muayene sırasında fark edilen üfürümle ortaya çıkar. Sonrasında ayrıntılı muayeneye geçilir” dedi. </p>
<p><strong>“GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ HASTALIĞIN ORTAYA ÇIKMASINDA ÖNEMLİ” </strong></p>
<p>Hastalığın görüntüleme yöntemleriyle açığa çıktığını söyleyen Prof. Dr. Özveren, “Bu hastalığı ultrasonografi, tomografik, anjiyografi, klasik anjiyografi, konvansiyonel anjiyografi yöntemlerle açığa çıkartabiliyoruz. Daralma çok tıkayıcı değilse, klinik sonlanım olmadıysa ya da damarı tıkayan segmentte yüzde 50’den daha az bir daralma söz konusuysa biz bunu ilaç tedavisi ile tedavi edebiliyoruz. İlaç tedavisi bunun küratif olarak olmasını engelleyebiliyor” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>“TEDAVİ ŞEKLİ KİŞİYE GÖRE BELİRLENİR”</strong></p>
<p>Şah damarı hastalıklarının tedavi edilebilir hastalıklar grubu arasında yer aldığının altını çizen Prof. Dr. Özveren, tedaviyle ilgili şu bilgileri verdi: “Tedavide üç farklı yöntem kullanıyoruz. İlaç tedavisi, boyun damarına stent takılması ya da karotis endarterektomi dediğimiz cerrahi yöntemlerle plağı tedavi edebiliyoruz. Akut inme geliştiği zaman ise trombüs aspirasyon yöntemleri dediğimiz atan pıhtıyı alıp hastanın tamamen düzelmesini sağlayabiliyoruz. Bu tedavi yöntemlerinin çeşitlenmesinde hastanın klinik durumu, damar yapısı, ek hastalıkların varlığına göre değişebilir. Bazı hastalarda sekel -doku bozukluğu- kalabiliyor. Trombüs dediğimiz pıhtı atmasından sonra ilk 6 saat içerisinde girişim yapmak gerekiyor. Bu durumda hastalara tamamen iyileşme sağlanabiliyor.” </p>
<p><strong>TEKRARLAMASINI ÖNLEMEK İÇİN KLİNİK TAKİP ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Erken tedaviyle şah damarı hastalığının neden olabileceği yaşam kaybı ya da inme gibi sonuçların önüne geçilebildiğini ancak hastalığın tekrar etme riskinin olduğunun da bilinmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Özveren konuşmasına şöyle devam etti: “İki şah damarı olduğu için tek taraflı olan problemi çözdüğünüz zaman diğer tarafta da aynı problemle karşı karşıya kalma ihtimali var. Biz bunu klinik takiplerde engellemeye çalışıyoruz.”</p>
<p><strong>“5 YILLIK PERİYOTLARLA BOYUN DAMAR ULTRASONOGRAFİ YAPTIRMALARINI ÖNERİYORUZ” </strong></p>
<p>Diğer kardiyovasküler hastalıklar gibi şah damarı hastalıkları da önlenebilir hastalıklar grubu içerisinde olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, korunma amacıyla yapılması gerekenleri şöyle sıraları: “45 yaş üstü popülasyonda da koroner arter risk faktörleri olan özellikle diyabet hastaları, sedanter yaşamı olanlar, obez kişiler, hipertansiyonu olanlar ve sigara içenlerin 5 yıllık periyotlarla boyun damar ultrasonografi yaptırmalarını öneriyoruz. Yaptığımız ultrasonografi incelemede boyun damarlarında ateroskleroz plak sapladığımız hastalarda bu takip sürecini yıllık periyotlarla indiriyoruz. Diğer kardiyovasküler hastalıklarda olduğunu gibi kişinin yaşam tarzı değişiklikleri de son derece önem taşıyor. Günlük hayatımızda sporu aktif etmek, beslenmemize dikkat etmek, obezite var ise diyet ve egzersizle obeziteden kurtulmak, diyabetin kontrolü, sigarayı bırakmak gibi faktörlerle aslında şah damarı hastalığını engelleyebiliyoruz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-tespit-edilerek-sah-damari-hastaliginin-yarattigi-ciddi-sonuclarin-onune-gecmek-mumkun-429942">&#8220;Erken Tespit Edilerek Şah Damarı Hastalığının Yarattığı Ciddi Sonuçların Önüne Geçmek Mümkün&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdi İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü: Polistik Böbrek Hastalığının Seyrini Değiştirmek Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-otsuka-medikal-direktorlugu-polistik-bobrek-hastaliginin-seyrini-degistirmek-mumkun-408221</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 11:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[direktörlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim]]></category>
		<category><![CDATA[medikal]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[otsuka]]></category>
		<category><![CDATA[polistik]]></category>
		<category><![CDATA[seyrini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408221</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abdi İbrahim Otsuka, Türkiye’de her 10 kişiden birinde görülen ve kalıtsal bir hastalık olan polikistik böbrek hastalığının, tedavi edilmediği sürece diyalize veya böbrek nakline kadar ilerlediğine dikkat çekiyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-otsuka-medikal-direktorlugu-polistik-bobrek-hastaliginin-seyrini-degistirmek-mumkun-408221">Abdi İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü: Polistik Böbrek Hastalığının Seyrini Değiştirmek Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Abdi İbrahim Otsuka, Türkiye’de her 10 kişiden birinde görülen ve kalıtsal bir hastalık olan polikistik böbrek hastalığının, tedavi edilmediği sürece diyalize veya böbrek nakline kadar ilerlediğine dikkat çekiyor. Diyalize ihtiyaç duyan ya da organ nakli olan hastaların %5-10&#8217;unda, böbrek yetersizliğinin nedeni, polikistik böbrek hastalığıdır. Ancak yaşam tarzı değişikliği ve tansiyon kontrolü gibi basit ama etkili yöntemlerle hastalığın seyri yavaşlatılabilir.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p>ABDİ İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü, polikistik böbrek hastalığına dair çok faydalı bilgiler derledi. Kronik, ilerleyici ve kalıtsal bir hastalık olan polikistik böbrek hastalığı Böbrekler ve özellikle karaciğer olmak üzere diğer organlarda kist denilen sıvı dolu keselerin çoğalıp büyüdüğü karmaşık bir hastalık. Anne veya babadan birinde bu hastalık varsa, çocuğa geçiş riski ise %50. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bazı hastalarda bulgu ve şikâyet olmayabilir</strong></p>
<p> </p>
<p>Polikistik böbrek hastalığı olan hastaların bazılarında hiçbir şikâyet ve bulgu olmayabilir. Hatta bazı hastalarda, hastalık yaşam boyu fark edilmeyebilir. Bazı hastalarda ise çeşitli şikâyet ve bulgular gelişebilir. Yaş ilerledikçe, şikâyet ve bulguların ortaya çıkma riski artar. Bunlar arasında en sık görülenler böbrek (yan) ağrısı, kanlı idrar, idrar yolu enfeksiyonu bulguları, böbrek taşı oluşumu ve yüksek tansiyondur.</p>
<p> </p>
<p><strong>60 yaşından önce böbrek nakli veya diyaliz ihtiyacı doğar</strong></p>
<p> </p>
<p>Hastalarda, uzun yıllar içinde böbrek fonksiyonlarında giderek bir azalma görülebilir. Bazı hastalarda gelişebilecek olan böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisine ihtiyaç duyan ya da böbrek nakli yapılmış olan hastaların %5-10&#8217;unda, böbrek yetersizliğinin nedeni, polikistik böbrek hastalığıdır. Hastaların büyük kısmında ortalama 60 yaşından önce böbrek nakli veya diyaliz ihtiyacı doğar. Bu nedenle, polikistik böbrek hastalığı birey ve toplum sağlığı açısından önemli bir hastalıktır.</p>
<p> </p>
<p>Yüksek tansiyonu olanlarda böbrek yetersizliği gelişmesi riski daha fazla olduğu için, yüksek tansiyonun tedavisi çok önemlidir. Ayrıca, sigara içen böbrek hastalarında, böbrek yetersizliği daha kolay geliştiği için, hastalar kesinlikle sigara içmemelidir.</p>
<p>Polikistik böbrek hastalığında, idrar yolu enfeksiyonu gelişmesi ve taş oluşması riski normal bireylere göre daha yüksektir. Bazen idrar yollarında oluşan bir taşa bağlı olarak çok şiddetli ağrı ile karşılaşılabilir. Böyle durumlarda hasta mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı ve kendisinde polikistik böbrek hastalığı olduğunu söylemelidir. Bu riski azaltmak amacıyla, hastaların günlük sıvı alımını artırmaları önerilir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Hastalığın seyrini yavaşlatmak mümkün</strong></p>
<p> </p>
<p>Bazı önlemlerle hastalığın seyrini belirgin bir şekilde yavaşlatmak mümkün. Örneğin yaşam tarzı değişikliği (uygun diyet, hastaların ideal kiloda olması, artmış su tüketimi, sigara içilmemesi vb.), tansiyon kontrolü gibi yöntemlerle bile hastalık seyri yavaşlayabilir ve böbrek yetersizliği daha geç yaşta gelişebilir.   Ayrıca son zamanlarda polikistik böbrek hastalığı tedavisinde kist gelişimini önleyen veya kistlerin büyüme hızını yavaşlatan ve hastalığın seyrini uzatan tedavilerin geliştirilmesi ile birlikte diyaliz ve böbrek nakline kadar geçen süre de uzatılabilir.</p>
<p>Sizde veya yakınlarınızda bu hastalığın olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bir nefroloji uzmanına görününüz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-otsuka-medikal-direktorlugu-polistik-bobrek-hastaliginin-seyrini-degistirmek-mumkun-408221">Abdi İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü: Polistik Böbrek Hastalığının Seyrini Değiştirmek Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polikistik böbrek hastalığının ilerlemesini önlemek veya yavaşlatmak mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/polikistik-bobrek-hastaliginin-ilerlemesini-onlemek-veya-yavaslatmak-mumkun-373938</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 May 2023 09:16:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığının]]></category>
		<category><![CDATA[ilerlemesini]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[polikistik]]></category>
		<category><![CDATA[veya]]></category>
		<category><![CDATA[yavaşlatmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Polikistik böbrek hastalığı, en sık karşılaşılan kalıtsal böbrek hastalığı ve böbrek yetersizliğinin de önde gelen nedenlerinden biri konumunda.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polikistik-bobrek-hastaliginin-ilerlemesini-onlemek-veya-yavaslatmak-mumkun-373938">Polikistik böbrek hastalığının ilerlemesini önlemek veya yavaşlatmak mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Polikistik böbrek hastalığı, en sık karşılaşılan kalıtsal böbrek hastalığı ve böbrek yetersizliğinin de önde gelen nedenlerinden biri konumunda. Abdi İbrahim Otsuka da 10 Mayıs Polikistik Böbrek Hastalığı Günü’nde, Türkiye’de her 1000 kişiden birinde görülen ve kalıtsal bir rahatsızlık olan polikistik böbrek hastalığının, tedavi edilmediği takdirde diyalize veya böbrek nakline kadar ilerlediğine dikkat çekiyor. </strong></em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>POLİKİSTİK böbrek hastalığı, günümüzde en sık görülen yaşamı tehdit edici kalıtsal hastalıklardan ve böbrek yetersizliğinin de önde gelen nedenlerinden biri. Abdi İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü de 10 Mayıs Polikistik Böbrek Hastalığı Günü kapasımda yaptığı açıklamada polikistik böbrek hastalığının Türkiye’de her bin sağlıklı insandan 1&#8217;inde görülebileceğine işaret etti ve hastalıkla ilgili kritik bilgileri derledi.</p>
<p> </p>
<p>Polikistik böbrek hastalığı, kronik, ilerleyici ve kalıtsal bir hastalık. Anne veya babadan birinde bu hastalık varsa, çocuğa geçiş riski ise %50. Böbrekler ve özellikle karaciğer olmak üzere diğer organlarda kist denilen sıvı dolu keselerin çoğalıp büyüdüğü karmaşık bir hastalık olan polikistik böbrek hastalığında böbrek, sağlıklı bireylerdekinin birkaç katı daha büyük hale gelebilir ve hastalarda ağrı, kanama ve kist içinde enfeksiyon başta olmak üzere birçok şikâyete ve belirtiye neden olur. </p>
<p>Zamanla hastaların çoğunda böbrek yetersizliği gelişir. Ayrıca ODPBH hastalarında kan basıncı yüksekliği ve kardiyovasküler hastalıklara yatkınlık da sık rastlanan bir tablodur. Hastalığa hem yetişkin dönemde hem de çocukluk çağında tanı konabilir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Nakil gerektiren her 10 vakadan birinin nedeni, polikistik böbrek hastalığı</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Böbrek nakli gerektiren her 10 vakadan 1’inde böbrek yetmezliğinin temel nedeni polikistik böbrek hastalığıdır. Erken tanı ve tedavi ile hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması mümkünken, hastaların çoğunda ise ortalama 60 yaşından önce böbrek nakli veya diyaliz gereksinimi doğar.</p>
<p> </p>
<p>ODPBH&#8217;nin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilecek, ömür boyu devam eden fiziksel ve psikolojik etkileri vardır. Erken dönemlerde bile çoğu hasta iş yaşamına ve fiziksel aktiviteye engel olan belirtiler yaşar. Polikistik böbrek hastalığı; kayıp, belirsizlik ve korku gibi derin duygusal etkilere yol açabilir ve bu durum kaygı bozukluğu veya depresyon yaratabilir.</p>
<p> </p>
<p>Yüksek tansiyon, bel ve/veya sırt ağrısı, sık idrar yolu enfeksiyonu, kanlı idrar, sık taş düşürme gibi şikâyetleri olan ya da birinci derece akrabalarında ve ailesinde polikistik böbrek hastalığı bulunan kişilerin, bir nefroloji uzmanına başvurmaları, erken teşhis ve tedavi açısından büyük önem taşıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/polikistik-bobrek-hastaliginin-ilerlemesini-onlemek-veya-yavaslatmak-mumkun-373938">Polikistik böbrek hastalığının ilerlemesini önlemek veya yavaşlatmak mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
